"Beşiktaş'a Kesinlikle Dönmeyeceğim"
Beşiktaş ile sözleşme imzalayan ancak kamptan gönderilen Yalçın Ayhan, Beşiktaş'a geri döneceği iddialarını yalanladı. Al Jazeera 'ye konuşan deneyimli futbolcu, bugün gazetelerde yazılanların tamamen yalan olduğunu belirtti. Beşiktaş'a kesinlikle dönmeyeceğini söyledi. Gelecek tekliflere göre kariyerine yön vereceğini de sözlerine ekledi. Beşiktaş anlaşmaya vardığı Kasımpaşa'nın savunma oyuncusu Yalçın Ayhan'ı İngiltere kampına götürmüştü. Fakat tecrübeli futbolcu kampa katılmasının bir gün sonrasında gönderilmişti. Yaşanan bu olaydan sonra Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ile İstanbul'da bir araya gelen futbol direktörü Önder Özen görevinden istifa etmişti. Canatar: Beşiktaş defterini kapattık, Sivasspor ile görüşüyoruz Yalçın Ayhan'ın menajeri Haluk Canatar da Beşiktaş defterini tamamen kapattıklarını söyledi. Beşiktaş'tan sözleşme fesih bedeli olarak bir milyon euro talep ettikleri iddialarını kesin bir dille yalanlayan Canatar, Siyah Beyazlı kulüpten 25 kuruş dahi talep etmediklerinin altını çizdi. Beşiktaş'ın uzun süre kendilerini beklettiğini ve bu nedenle diğer kulüplerle bugüne kadar görüşme yapmadıklarını belirten Yalçın Ayhan'ın menajeri, gelen teklifleri artık değerlendirmeye başladıklarını söyledi. Canatar, Sivasspor'un Yalçın'ı kadrosuna katmak istediğini açıkladı. Sivasspor'un teknik direktörü ve kadrosu ile hedefe oynayan bir takım olduğunu belirten Canatar 'Yalçın ligin en önemli defans oyuncularından bir tanesi. Milli takımda da forma giymek istiyor. Bu nedenle Sivasspor onun için uygun bir takım. Bugün Sivasspor ile görüşeceğiz. Transfer bitene kadar tabii ki kesin konuşamayız' ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz sezonu Kasımpaşa'da geçiren 32 yaşındaki stoper, Galatasaray, Manisaspor, Antalyaspor, Gaziantepspor ve Orduspor gibi takımlarda forma giydi. Kaynak: Al Jazeera
Bahçeli'den Başbakan Erdoğan'a Sert Sözler
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında hükümete yönelik sert eleştirilerde bulunan Bahçeli, Fethullah Gülen'e Türkiye'ye dönmesi çağrısında bulundu. 'PENSİLVANYA'YA SESLENİYORUM' Bahçeli konuşmasında 'Pensilvanya'ya sesleniyorum. Sayın Fethullah Gülen bey Türkiye'ye geliniz. 12 yıllık AKP iktidarının 10 yılıyla yüzleşeceğinizi ifade ediniz. 'Herşeyi karşılıklı tartışalım. Bakalım ben geldiğimde sen nereye kaçacaksın' diye sorması lazım' ifadelerine yer verdi. BAHÇELİ'NİN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI; Erdoğan Gazzeli yavruların ölüme terk edilmemesi için hangi somut katkıyı sunmuştur? Allah aşkına bu adam hangi yaraya merhem olmuştur? Erdoğan periyodik sistematik şiddet karşısında ne yapmıştır? İsrail'in hunhar cinayetlerini durdurmak adına bizim bilmediğimiz hangi mücadeleleri Erdoğan icra etmiştir. Bize göre Erdoğan susmalı bir daha da konuşmamalıdır. Zira konuştukça batmakta rezil olmaktadır. KALBİMİZ FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZLE İsrailin saldırılarını kınıyorum. Kalbimizin Filistinli kardeşlerimizle olduğunu söylemek istiyorum. Ölenlere de Allah'tan rahmet diliyorum. Uluslararası toplumun insiyatif almasını umuyoruz. Ekmel beyin Cumhurbaşkanlığıyla Türkiye'nin daha dinamik bir pozisyonda olacağını biliyorum. İsrail ve Filistin arasındaki sorunun aşılması konusunda kışkırtıcı beyanlara itibare edilmemesi zaruridir. TÜRKMENLER ÖLDÜRÜLMEKTEDİR Zulüm sadece Gazze'de değildir. Türkmenler öldürülmektedir. Mukayese etme niyetimiz yok. Ama Kerkük, Telafer, Tuzhurmatu başta olmak üzere Türkmen yurtlarında akan kan Gazze'yi aratmamaktadır. IŞİD, Peşmerge ve Merkezi Irak güçleri tarafından Türkmenler kuşatma altındadır. Türkmeneli kan revan içindedir. Türkmenlerin sesini işiten çok azdır. Gazze'ye gösterilen alakanın yarısı Türkmenlerden esirgenmektedir. IŞİD ve İsrail'in ikisi de cami vurmakta Müslüman öldürmektedir. İkisi de küresel projedir. IŞİD tarafından 49 vatandaşımız esir edilmiştir. TÜRKMENLERİN GAZZE KADAR HAKKI YOK MU? Aday Erdoğan 3 günlük yas ilan ederken Türkmenlerden bahsetmemektedir. Çünkü Erdoğan için Türkmenler ezilmesi ve asimile edilmesi gereken bir varlıktır. Türkmenelinin Gazze kadar hatrı yok mudur? İtibar ve ilgiye layık değil midir? Gazze Müslüman'dır da Türkmeneli değil midir? Aday Erdoğan'ın dili ne zamana kadar Türkmenlere duyarsız kalacaktır? Aday Erdoğan Esad muhaliflerine gönderdiği silah yüklü tırları Türkmenlere yardım kılıfıyla örtme basitliğinden derhal vazgeçmelidir. Türkmenler aç ve açıktadır. Yoksuldur. Salgın hastalıklarla mücadele etmektedir. Onbinlerce soydaşımız çöl şartlarında yaşamaktadır. Bir bardak suya bir dilim ekmeğe hasret çekmektedir. Aday Erdoğan ise dilsiz şeytanlıkla hatırlanmaya şimdiden namzettir. Türk milletine sırt döndüğü için 10 Ağustos'ta gereken cevabı alacak, Ekmel karşısında ekmeksizlerle girdiği ittifakı çok ağır kaybedecektir. ERDOĞAN KUTSALLARIMIZI İNCİTMEKTEDİR Erdoğan Ramazan'ın manevi havasını sabote etmek ve cumhurbaşkanı olmak için her şirretten medet ummaktadır. Orucun mehabetine hakaret etmektedir. Kutsallarımızı incitmektedir. İftar sofralarında İslam'a ve değerlerine saygısızlık yapmaktadır. Biz günlerdir Oruca hürmetimizle sabrettik. Erdoğan'ın aynı nakaratlarını dinledik. Aday Erdoğan grup toplantısında Cumhurbaşkanı seçim sürecinde şahsımın dayatmalara boyun eğdiğini ve sosyalist ve devrimcilerle aynı çatı altına yerleştiğimizi utanmadan sıkılmadan söylemiştir. Pensilvanya ile ortak gösterme edepsizliğine soyunmuştur. Sayın İhsanoğlu'na destek veren partileri Eski Türkiye koalisyonu olarak mimlemiştir. Erdoğan milletin adamı olduğunu iddia etse de PKK'nın iktidardaki adamı olduğu asla gizlenmeyecektir. Yeni Türkiye sloganı ise katmerli ve damgalı hainlerin el üstünde tutulacağı bir ülke özleminden başka bir şey değildir. Yeni Türkiye çöküş habercisi olup dönemsel ve korku eseridir. Bir yıl önce Yeni Türkiye amacı olmadığını söyleyen Erdoğan'dan eser kalmamıştır. Köhnemiş Erdoğan birden bire yeni Türkiye'yi uydurmuştur. Aday Erdoğan yolsuzluk şebekesini deşifre eden yüzü aşkın polisi sahurda kelepçelemesi hırsızın hırsızlığını gizlemesinden başka bir şey değildir. ERDOĞAN'IN YENİ TÜRKİYE'Sİ... Kanun devleti kanunsuzların meydan okumasıyla haksızlığa maruz kalmıştır. İşte bu Eski Erdoğan'ın Yeni Türkiye maskaralığının ön çalışması ve temel atma törenidir. TİB'in yetkilerini MİT'e devretme niyeti, arşivlerdeki yolsuzluk belgelerini imha hazırlığıdır. Aday Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması halinde MGK'daki olduğu gibi Bakanlar kuruluna başkanlık hevesini peşinen söylemesi antidemokratik bir ülkenin ihsas gayesidir. Erdoğan'ın yeni Türkiye'si taviz ve hüsran eğilimlidir. İki gün önce bölücü terör 3 Mehmetimizi şehit etmiştir. Konuşmamın bu aşamasında şehitlerimize Allah'tan rahmet, milletimize de başsağlığı diliyorum. Aday Erdoğan sanki bu şehadetler olmamış gibi bu mehmetçikler insan değilmiş gibi önceki akşam Aile bakanlığı tarafından Ankara'da şunları söylemiştir:' Çözüm sürecinde önemli mesafe katettik. En son netice olarak uzun zamandır terör kaynaklı şehit cenazeleri gelmiyor. Evlere ocaklara ateş düşmüyor. Anneler ve babalar evlat acısıyla kavrulmuyor'. Aday Erdoğan'ın bu beyanları karşısında söz bitmiş, diyecek bir şey kalmamıştır. Başbakan çocukları gemiler alıp Türkiye üzerinden soygun yaparken, vatan çocukları bayrak uğruna şehit düşmektedir. Erdoğan gözgöre göre şehit yakınlarının önünde şehadetlerin yaşanmadığını söylemektedir. Erdoğan nasıl bu kadar gerçekleri öğütmekle iftar sofralarında yalancılara taş çıkarmaktadır. EN ACI MAĞLUBİYET OLUR Şehitlerimizi kimler kara toprağa sokmuştur. Aday Erdoğan nerede yaşamaktadır, Aklı ve vicdanı kimlere esirdir? Pazarlıklarla gönlünü okşadığı hain teröristlerle mi? Erdoğan'ın şehide hakaret edercesine açıklama yapmasını AKP'ye oy vermiş kardeşlerim ve vatandaşlarım eminim ki affetmeyecektir. Şehide kelle diyen gafil hak ettiği dersi almalıdır. Bu adamın 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanı olması Türk milletinin en acı mağlubiyeti olacaktır. Şehitlerimiz Erdoğan'a hakkını haram etmektedir. Şehit evladının hüznünü yüreğinde taşıyan gözü yaşlı anne babalar haklarını asla helal etmeyecektir. Çünük Erdoğan PKK'nın kostüm değiştirmiş, maske takmış, karakter nakli yapmış bir çehresidir. Erdoğan kandil süsü, imralı limanı, oslo masasıdır. Bize göre Erdoğan artık eşittir Öcalan'dır. Erdoğan milletin değil PKK'nın İmralı'nın, IŞİD'in, haçlı hesaplarının adamı ve taşeronudur. Erdoğan sokağa çıkamadığımızı ahlaksızca iddia etmiştir. Adam olamayan Adaya buradan söylüyorum. Senin baktığın yerde elbette biz olmayız. Senin bulunduğun zeminlerde elbette biz görünmeyiz. Zira senin gözlerin haine alışkındır, senin kulakların para sayma makinelerinden çıkan seslere, ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlara duyarlıdır. Bizim nerede durduğumuzu büyük Türk milleti bilmektedir. PKK severler kendi işlerine bakmalıdır. Erdoğan ne yaparsa yapsın Allah'ın izniyle 10 Ağustos'ta Ekmek kazanacak Ekmel bey devletin çatısına oturacaktır. Ekmel bey Ekmek, Aday Erdoğan erozyondur. Ekmel bey huzur, Aday Erdoğan hazımsızlıktır. Ekmel bey istikbale açılan kapı, Aday Erdoğan ikbal ve iffetsizliğe açılan yaralı simadır. Eğilmiş baş, egoist mizaç, ehli salip cümle için zafer kapısı Erdoğan'dır. POLİSLERE YÖNELİK OPERASYONLAR Erdoğan gider ayak bu operasyona devam etmelidir. Sonunda ayağına dolanacaktır. haberler.com
Üst Gelir Grubunu Hedefleyen Arkadaşlık Sitesi ILookForYou Açıldı
Oldukça çetrefilli bir iş olmasına rağmen, Türkiye’de -dünyanın birçok yerinde olduğu gibi- online arkadaşlık servisleri giderek yaygınlaşıyor. Bu sayede, daha fazla site ve uygulama, daha odaklı hizmet sunabiliyor. Türkçe’de seni arıyorum anlamına gelen, ILookForYou ‘nun odağında ise premium hizmet ve 25-45 yaş arası kadınlar var. Bundan iki yıl önce SEM Connect’i İstanbul’da kuran Lionel Farinha‘nın eşi Cecile Ferinha‘nın projesi ILookForYou geçtiğimiz Mayıs ayında açıldı. Lionel, ILookForYou ile, eğitimli, meslek sahibi ve birçoğu meşguliyetleri nedeniyle özel hayatlarına zaman ayıramayan kadınları hedeflediklerini söylüyor. Lionel ve Cecile çiftini bu tip bir iş fikrine yönelten faktörlerden biri de kendi çevrelerinde bu profile uyan çok sayıda arkadaşları olmasıymış. ILookForYou, bu spesifik segmente, Türkiye’deki diğer arkadaşlık sitelerinden farklı olarak, kendilerini rahat hissedebilecekleri bir alan sunmak amacıyla kurulmuş. Ücretsiz olarak kullanmaya başladığınız ILookForYou’da bir süre sonra ücretli üye olmaya ihtiyaç duyuyorsunuz. 1 aylık 199 TL, 3 aylık 299 TL, 6 aylık 399 TL veya 12 aylık 499 TL olmak üzere dört farklı üyelik teklifi sunan ILookForYou’nun fiyatlandırma politikası da pazarda üst segmentte konumlandırıldığını gösteriyor. Bu politika, ILookForYou’nun daha yüksek gelir grubunun “kaliteli hizmet” arayışını karşılamayı amaçlıyor. Kurucuları ILookForYou’nun online eşleşmeye psikolojik açıdan yaklaştığını belirtiyorlar. Siteye üyelik aşamasında, en sevdiğiniz yemekten beğendiniz filmlere, kendinizi tanımladığınız kişilik özelliklerinden favori hediyelerinize kadar bir dizi soruyu yanıtlamanız gerekiyor. Sitede OKCupid’de olduğu gibi karşı taraftan beklentilerinizi yansıtan her cevabın sizin için ne kadar öncelikli olduğunu da belirtmeniz gerekiyor. Bu bilgilerle kişilik, ilişki ve değerler başlıkları altında eğilimlerinizi Harmoni raporuyla analiz eden ILookForYou, girdiğiniz diğer, yaş, cinsiyet, kilo vs gibi bilgilerinizle birlikte detaylı bir profilinizi oluşturuyor. Ardından site bu verilerle en çok uyuşan (yüzde 50′nin üzerinde) potansiyel eşleri sıralıyor. Eşleşen her profilin sizin profilinizle yüzde kaç oranında uyuştuğunu görebiliyor, dilerseniz profilleri görüntüleyebiliyorsunuz. Site, diğer kullanıcılar profilinizi görüntülediğinde size e-posta gönderiyor. ILookForYou’da iletişim yanlızca metin mesajlarıyla sağlanmıyor ve premium birçok özelliğin iletişimde devreye girdiğini görmek mümkün. İlk etapta kendini tanıtmakta zorlananlar için “Beni tanıt” ile sitenin sizi karşı tarafa tanıtmasına izin verebiliyor, “Any 5″ ile seçtiğiniz 5 soruyu göndererek karşı tarafı daha yakından tanıyabiliyorsunuz.Dilerseniz e-kart ya da fotoğraf gönderebiliyor veya fotoğraf isteyebiliyorsunuz. Şu anda yalnızca webde olan ILookForYou’nun yakın zamanda iPad ve iPhone uygulamalarının yayınlanması planlanıyor. Denemek isterseniz ILookForYou burada.webrazzi
Marmara'da Yine Hortum
Balıkesir'in Bandırma İlçesi'ndeki Tatlısu ve Dalyan sahilleri açığında görülen hortum paniğe neden oldu. Bandırma Körfezinde saat 12.00 sıralarında yoğunlaşan bulutların ardından oluşan hortuma Erdekin Tatlısu ve Dalyan sahillerinde denize girenler tanık oldu. Cep telefonları ile hortumu görüntüleyenler paniğe kapıldı. Hortum daha sonra ilerleyerek Bandırmanın Livatya Mevkii'nde de görüldü. Yaklaşık 10 dakika süren hortum herhangi bir zarara yol açmadan sona erdi. Hortumu cep telefonuyla görüntüleyen Evren Çolak 'Ben ilk gördüğümde önce çizgi halinde belirdi. Daha sonra hızla ilerleyerek gözden kayboldu' dedi Erdem ÖZCAN-Mehmet BAKİ/BANDIRMA(Balıkesir), (DHA)-
Marmaray İstasyonundaki Lekelerin Nedeni Su Sızıntısı mı, Kimyasal mı?
Marmaray'ın Sirkeci istasyonuna giden yeraltı tünellerindeki fayanslarda, nemlenme izleri görülüyor. Marmaray çalışanlarına göre, Marmaray mühendisleri 6 aydır devam eden bu sorunun kaynağını henüz bulabilmiş değil. Marmaray'ın en derin kara istasyonu olan Sirkeci istasyonu, açılıştan 1 ay sonra gecikmeli olarak 1 Aralık 2013'te açıldı. Bu gecikmenin sebebi hazırlıkların henüz tamamlanmaması olarak açıklanmıştı. Sirkeci İstasyonu'nda vatandaşlar perona ulaşmak için uzun bir koridordan geçiyor. Bu koridordaki geniş bir alanda ise fayanslar arasında yer yer renk değişimi olduğu görülüyor. Radikal'in soruları üzerine TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları), yerlerdeki izlerin temizlik için kullanılan kimyasallardan kaynaklandığını öne sürdü. Ancak uzmanlar, bu lekelere su sızıntılarının neden olacağını belirtiyor.Açılışı Aceleye Getirildi Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) İstanbul Şube Başkanı ve makinist Mithat Ercan'a göre sorunun nedeni, Marmaray'ın izolasyon çalışmalarının yeterince tamamlamadan sefere açılmış olması. Ercan bunu şöyle açıklıyor: 'Karadan gelen bazı yer altı suyu sızıntılarını önleyemiyorlar. Tünele giriş ve çıkış noktaları olan Üsküdar ve Sirkeci istasyonlarında su sızıntısı var. Oralarda birçok elektronik cihaz var. Eğer sızıntının kaynağı bulunamazsa, bu sızıntılar elektronik cihazlarda oksitlenme yapacak ve zarar verecek. Bunun yanı sıra ileride küf yapacak. Bu noktadan sonra sızıntının nereden kaynaklandığının bulunması çok daha zor. Henüz inşaat halindeyken izolasyonunu düzgün yapmaları gerekiyordu.'İzolasyon, En Temel İşlerden Biri İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe'ye göre yeraltı sularının sızmasını engellemek için izolasyon yapılması en temel işlerden biri. Sirkeci İstasyonu'ndaki fayanslarda görülen izlerin çeşitli sebepleri olabileceğine dikkat çeken Gökçe bu konuyu şöyle açıklıyor: 'Fayansların altındaki yer altı sularının iyi bir şekilde izole edilmemiş olmasından kaynaklanan bir sorun olabilir. Bu gelişi güzel akan suların yapıya zarar vereceği söylenebilir. Aynı zamanda görüntü kirliliğine de yol açar ki zaten o hat üzerinde sıvalar ve kaplamalarda birçok yerde benzer sorunlar görülebiliyor. Bu konuda teknik araştırma yapılması gerekir'.Sızıntı Var, Ama Risk Yok Marmaray makinisti ve BTS Genel Sekreteri Hasan Bektaş'a göre asıl tehlike, denizin altındaki tüpte bir sızıntı olursa yaşanır. Bektaş, bu durumu şöyle açıklıyor: 'Marmaray'ın denizin altındaki tüp kısmında herhangi bir su sızıntısı yok. Ancak kara hatlarında su sızıntıları olabiliyor. Biz makinistler tünelin içini görebildiğimizden, bazı kara hatlarındaki bölgelerde akıntı halinde olan sızıntıları görebiliyoruz. Ama bu risk oluşturacak bir düzeyde değil. Sadece görüntü olarak kötü diyebiliriz ve havada nem kokusuna yol açıyor.'Suntalardan Fayanslara Reçine Aktı TCDD'ye göre ise, fayanslardaki izlerin sebebi su sızmalarından kaynaklı nemlenme değil. TCDD Ankara Basın Müşaviri Mehmet Aycı, nemlenmenin zeminde değil ancak duvarlarda olabileceğini söyleyerek su sızıntısından kaynaklı nemlenme iddialarını reddetti. Aycı, fayanslardaki izlerin nedenini ise şu sözlerle açıkladı: 'Sirkeci hattının fayansları erken döşendi. Yapım esnasında önceden döşenen fayanslar etkilenmesin diye üzerleri sunta ile kaplandı. Suntalardan bazı fayanslara reçine aktı. Akan reçineleri temizlemek için kimyasal madde kullanıldı. O renk değişiminin sebebi kullanılan bu kimyasal maddelerdir.' Temel bir sorun da saatlerce o nemli ortamda çalışmak zorunda kalan görevliler. Baş ağrısı, bacak ağrısı gibi sorunlara neden olan nem oranı çalışanlarca bir tehdit oluşturuyor. İsmini vermekten çekinen görevliler, zaman zaman nefes almakta zorlandıklarını, iş çıkışında eklem ağrısı çektiklerini dile getiriyorlar. Fundanur Öztürk | Radikal
Avrupa'nın Çevreyi En Çok Kirleten 30 Santrali
Avrupa’nın En Kirli 30’u adlı rapor ile Avrupa Birliği enerji sektöründeki sera gazı salınımının en yüksek olduğu 30 enerji santralinin listesi açıklandı. 2013 verilerini temel alan raporun oluşumunda İklim Hareketi Ağı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Avrupa Çevre Bürosu gibi birçok organizasyon bulunuyor. Listenin başında Polonya’nın Belchatow kömür yakıtlı enerji santrali bulunurken ikinci ve üçüncü sırada Almanya’nın kuzeyinde bulunan iki santral yer alıyor. Rapora göre, Avrupa Birliği uzun zamandır iklim değişikliği ile mücadelede lider olarak görülse de son yıllarda kömür santrallerindeki emisyonlar artış gösteriyor. 1990’lı yıllar ile kıyaslandığında kömürden enerji üretiminde anlamlı bir düşüş gözlense de son yıllarda Avrupa enerji sektöründe kömür tüketiminde artış görülüyor. Ekonomik faktörlerin, artan gaz fiyatlarının, düşük kömür ve düşük karbon fiyatlarının etkisi birliğin iklim politikalarında esnemeye neden olurken 2009’dan beri elektriğin kömürden elde edilmesinde artışı beraberinde getiriyor. Petrol ya da gaza oranla görece düşük kömür fiyatları nedeniyle Avrupa’daki kömür yakıtlı santraller tam kapasite ya da tam kapasiteye yakın çalışıyor. Avrupa’da ayrıca büyük miktarlarda kömür ihracatı da yapılıyor, özellikle enerji üreticilerinin kömür yerine kaya gazına geçtiği ABD’den. Rapor yazarları son yıllarda Avrupa’nın kömür yakıtlı enerji santrallerindeki emisyon yükselişini yeni santrallerin eklenmesinden değil varolanların tam kapasite çalıştırılmasına bağlıyor. Bu santrallerin bazılarının aşamalı olarak üretiminin durdurulması planlanmasına rağmen tam kapasite çalışmaya devam ediyor. Almanya ve İngiltere kirlilikte başı çekiyor Almanya ve İngiltere her ne kadar kendilerini Avrupa’nın iklim şampiyonu olarak ilan etse de listede her iki ülkenin yüzlerce ton seragazı salımı yapan 9’ar santrali bulunuyor. Listedeki en büyük kirlilik yaratan ilk 5 santralden 4’ü Almanya’da. Kömürün gerçek maliyeti ‘En Kirli 30′ raporuna göre, kömür yakıtlı enerji santralleri tek başına en büyük sera gazı salınımı kaynağıdır. Kömür en kirli yakıt ve dünyadaki kömür revervleri potansiyel olarak en büyük C02 kaynağını oluşturmaktadır. Kömür yakıtlı santraller dünya enerji üretimini %40’ını oluştursa da enerji sektöründeki sera gazı salınımlarının %70’inden fazlasından sorumlu. Kömürün yarattığı kirliliğin insan sağlığına ve çevreye negatif etkisi vardır. Kardiyovasküler ve solunum hastalıkları başta akciğer kanseri Avrupa’da önde gelen kronik rahatsızlıklar olmakla beraber bu hastalıkların tedavisi ise sağlık harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Tüm bu hastalık gruplarının hava kirliliği ile ve özellikle havadaki partikül parça miktarı ile açık bir bağlantısı vardır. Rapora göre kömürden elde edilen elektriğe ödenen fiyat iklime, havaya ve insan sağlığına yönelik yarattığı zararı karşılayamıyor. Azot oksit ve sülfür dioksit benzeri kirletenler nedenli hastalıkların Avrupa’ya yıllık maliyeti 26-71 milyar Avro’dur. En kirli 30 santral listesindeki santraller, enerji sektörünün sağlık maliyetlerinin %20’sine neden olurken tüm endüstri kollarındaki sağlık maliyetlerinin %14’ünü oluşturmaktadır. Avrupanın iklim hedefleri tehlikede Araştırma, eğer Avrupa 2030’a kadar emisyonlarını 1990 seviyesinin %40 altına indirme planını gerçekleştirmek istiyorsa bu santrallerin kapatılmasının hayati önemde olduğunu belirtiyor. Ancak, kısa vadeli ekonomik hedeflerin iklim değişikliğinin kontrolünün uzun dönemli hedeflerinin önüne geçtiği aşikardır. Raporun sonucunda da belirtildiği gibi; “Avrupa’nın enerji ve iklim politikasındaki gelişmeler kömür santrallerini teşvik edip sürelerini uzatırken Avrupa’nın kendi iklim hedefleri ile çelişki yaratmaktadır” (Yeşil Gazete)
Gazze'deki Ateşe Uzaydan Bakış
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (UUİ) görevli Alman astronot Alexander Gerst, Gazze'nin gece uzaydan çekilmiş iki fotoğrafını Twitter'dan paylaştı. Almanca ve İngilizce iki tweet atan Gerst, 'Şimdiye kadarki en hüzünlü fotoğrafım. UUİ'den sahiden patlamaları ve Gazze ve İsrail üzerinde uçan roketleri görebiliyoruz.' diye yazdı. Kaynak: Twitter
Bir Haftada Üçüncü Uçak Faciası: Kayıp Cezayir Uçağının Düştüğü Açıklandı
Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougou'dan, Cezayir'in başkenti Cezayir'e giden Air Algeria Havayolları'na ait 116 yolcu taşıyan uçak havalandıktan 50 dakika sonra çöle düştü.Cezayir tarafından yapılan açıklamada uçakta 110 yolcu, iki pilot ve 4 hostes bulunuyordu. Yerel saat ile 01.17'de Ouagadougou'dan havalanan uçağın Cezayir'e saat 05.10'da inmesi gerekiyordu. Yaklaşık 6 saat önce gideceği yere inmesi gerekirken tüm iletişimin kesildiğini duyuran ajanslar uçağın kaybolduğu bölgenin Sahra çölüne denk geldiğini ve burada hava sıcaklığının 45 dereceyi geçtiği ve hiçbir kara yolunun bulunmadığına dikkat çektiler. Burkina Faso Ulaştırma Bakanı fırtına nedeniyle uçağın pilotundan rotasını değiştirmesinin istendiğini açıklanmıştı. Fransa Ulaştırma Bakanı uçakta çok sayıda Fransız yolcunun bulunduğunu açıkladı. Amsterdam-Kuala Lumpur seferini yapan Malezya Havayolları'na ait uçak 17 Temmuz'da 'bir füzenin isabet etmesi sonucu' Ukrayna-Rusya sınırında düşmüş, uçakta bulunan 298 kişi hayatını kaybetmişti. Dün de Tayvan'da 54 yolcu ve 4 mürettebatıyla Transasia Havayolları'na ait GE222 sefer sayılı ATR72-500 tipi yolcu uçağı düşmüş, kazada 48 kişi ölmüş 10 kişi kurtulmuştu.T24
Massive Attack'tan Gazze'ye Selam
Sayısız ödül sahibi 11 milyonluk albüm satışlı beş stüdyo albüm sahibi İngiliz trip-hop grubu Massive Attack, Dublin, Longitude Festivali’ndeki konserlerinde Gazze için bir mesaj yayınladı. Sayısız ödül sahibi 11 milyonluk albüm satışlı beş stüdyo albüm sahibi İngiliz trip-hop grubu Massive Attack, Dublin, Longitude Festivali’ndeki konserlerinde Gazze için bir mesaj yayınladı. Her konserinde bulundukları ülkelerin sosyo-politik gündemine ait mesajları sahnelerinin arkasına kurdukları led ekranlardan veren politik eylemci Massive Attack, festivalde İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği katliama seyirci kalmadı. Uzun süredir İsrail’in Filistin politikalarına karşı olup özgür Filistin’i savunan Massive Attack, konserlerinde led ekranlardan “Gazze, 1948’den beri işgal ve ambargo altında” yazısıyla tepkisini gösterdi. Aynı konserde ‘Unfinished Sympathy’ şarkısı sırasında ekranda Gazze’de ölenlerin sayısını da veren Massive Attack, izleyicisinden büyük alkış aldı. Konser sırasında İsrail’i boykot etmenin bir gereklilik olduğunu söyleyen Massive Attack’ın kurucusu ve solisti Robert Del Naja, boykotun İsralli halka yapılan agresif bir eylem olmadığını da konser sonrasında verdiği bi röportajda belirtirken “Boykot, devlet ve politikalarını hedef alır. Herkesin bu fikirlerin Yahudi düşmanlığı olmadığını bilmesi gerek. Burada konu Yahudiler değil İsrail devletidir” dedi. İstanbul’daki Gezi vurgusu Massive Attack, İstanbul’da geçen aylarda verdiği konserinde de Gezi Direnişi’ne de büyük bir yer ayırmıştı. Ekip, Gezi hakkında da konuşmuş ve eylemlerde öldürülen kayıplarımızın isimleri ekranına yansıtmıştı. “Berkin Elvan’ı Unutma” mesajıyla birlikte Soma’yı da unutmayan ekip Soma faciası için de mesaj yayınlamıştı. Birgün
Sivas'ta Koruyucu Aile Skandalı
Sivas'ta 46 yaşındaki H.S.’nin koruyucu aile olarak yanına aldığı 3 çocuktan 15 yaşındaki C.C.’yi 11 yaşındayken hamile bıraktığı ve gizlice bebeğini aldırdığı ortaya çıktı. H.S. tutuklanırken, kürtaj yaptığı ileri sürülen doktor hakkında da soruşturma başlatıldı. Sivas’ta yaşayan H.S. ve S.S. çifti, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü bünyesindeki yurtlardan 2004 yılında 6 yaşındaki U.A, 2008 yılında 9 yaşındaki C.C. ve 2010 yılında ise 8 yaşındaki S.Ş. adlı çocuklara koruyucu aile oldu. Görme sorunu nedeniyle memurluktan malulen emekli olduğu öğrenilen H.S., iddiaya göre korumak için aldığı çocuklardan C.C.’yle 2010 yılında cinsel ilişkiye girdi. HAMİLE KALINCA KÜRTAJ YAPTIRDI Bu ilişki sonrası küçük kız hamile kaldı. Hamilelik karnının ağrıdığını söyleyen kıza eczanede test yapılmasıyla anlaşıldı. İlgili kuruma haber verilmeden H.S. tarafından kentteki özel bir tıp merkezine götürülen C.C.’nin 8 haftalık olan bebeği, doktor H.V.G. tarafından kürtajla alındı. Bebek aldıran kız çocuğu ailenin yanında kalmaya devam etti. Bu süre içinnde iddiaya göre H.S. onunla cinsel ilişkiye girmeyi sürdürdü. EŞİNE SORUNCA OLAY ORTAYA ÇIKTI Skandal olay, iddiaya göre H.S.’nin verdiği ifadelere göre ilginç bir şekilde ortaya çıktı. Buna göre H.S. bir gece uyuduğu sırada yatağına gelen ve karanlıkta eşi zannettiği kişiyle ilişkiye girdiğini söyledi. Ertesi sabah eşi S.S.’ye gece ilişkiye girdiği kişinin kendisi olup olmadığını sorduğunda C.C. ile ilişkiye girdiği ortaya çıktı. Bunun üzerine C.C. koruyucu annesi S.S.’ye olayı anlatarak, eşiyle çok uzun zamandan biri ilişki yaşadıklarını söyledi. Olayın ortaya çıkması üzerine evden kaçan C.C. Malatya’da yaşayan öz annesi R.C.’nin yanına giderek durumu anlattı. PANİĞE KAPILDILAR Koruyucu aile de anne R.C.’yi arayarak görüşmek istedi. Anne R.C.’nin, görüşmeyi reddederek koruyucu aileden şikayetçi olacağını söylemesi üzerine, endişeye kapılan H.S.ve S.S. çifti geçen 14 Temmuz’da Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvurarak birim görevlilerine yaşananları anlattı. ÇOCUKLAR ELİNDEN ALINDI Kurumda yapılan koruyucu aile komisyon toplantısı sonucunda H.S. ile hamilelik sürecini sonlandırdığı iddia edilen doktor H.V.G. hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması; ailenin yanında bulunan biri erkek 3 çocuğun alınarak kurumun yurtlarına yerleştirilmesi; H.S. ve S.S. çiftinin koruyucu aile statülerinin sonlandırılmasına karar verildi. Ayrıca H.S. ve S.S. çiftinin kendi öz çocukları olan 7 yaşındaki E.S.’nin de aileden alınması yönünde soruşturma başlatılması istendi. KORUYUCU BABA TUTUKLANDI Komisyon toplantısında alınan kararlar çerçevesinde koruyucu baba H.S. ve doktor H.V.G. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Savcılığın ifadesini aldığı H.S. geçen hafta tutuklanarak cezaevine konuldu. H.S.’nin verdiği ifadede suçlamaları kabul etmediği, bebeğin kendisinden olmadığını ileri sürdüğü öğrenildi. İfadesi alınan C.C. ise ailenin yanında kalmaya başladığı tarihten itibaren H.S. ile ilişki yaşadıklarını, aldırdığı bebeğin de H.S.’den olduğunu, sonraki tarihlerde de ilişki yaşamaya devam ettiklerini anlattı. DOKTOR: KİMDEN HAMİLE KALDIĞINI SÖYLEMEDİ Kadın Doğum Uzmanı doktor H.V.G. ise savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Doktor H.V.G. olay tarihinde söz konusu kişinin kendilerine gelerek koruyucu aile olduğunu, yanında kalan kızın okulda yaşadığı bir ilişki nedeni ile hamile kaldığını ve bebeği aldırmak istediklerini söylediğini anlattı. Çalıştığı tıp merkezi yöneticilerinin de yönlendirmesiyle aileden koruyucu aile olduğuna dair yazı getirmelerini istediğini anlatan H.V.G., yasal olarak 18 yaşından küçüklere kürtaj için vasi izni gerektiğini, koruyucu ailenin de bu statüde kabul edilmesi nedeniyle işlemi gerçekleştirdiğini söyledi. Çalıştığı kurumun resmi değil, özel sektör olması nedeni ile de her hangi bir kuruma işlemle ilgili bilgi vermediğini söyleyen H.V.G. genç kızın o dönem kimden hamile kaldığını ise ısrarlara rağmen ’Bilmiyorum’ diyerek söylemediğini iddia etti. Mağdur C.C.’nin şu an öz annesinin yanında bulunduğu öğrenildi. 3 ÇOCUK İÇİN 1950 LİRA BAKIM ÜCRETİ Koruyucu Aile Yönetmeliği gereği H.S. ve S.S. çiftinin yanlarında aldığı 3 çocuğun her biri için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nden 650 lira olmak üzere toplamda 1950 lira aylık bakım ücreti aldığı öğrenildi. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ise konu hakkında her hangi bir açıklama yapmadı. Eraydın AYTEKİN- Halife YALÇINKAYA/ SİVAS, (DHA)
WhatsApp Kullanıcılarının 'Bellek' İsyanı!
Popüler anlık mesajlaşma programı WhatsApp'ı kullanan Android kullanıcıları isyanda. WhatsApp, bellek hatası veriyor Akıllı telefonların vazgeçilmez programlarından WhatsApp verdiği bir hata ile Android kullanıcılarını çılgına çevirdi. Cumhuriyet'te yer alan habere göre geçtiğimiz hafta gelen güncellemenin ardından program 'bellek hatası' veriyor. WhatsApp bellek hatası, karşı tarafa; video ve ses gönderimi sırasında daha çok görülüyor. Google Play üzerinden sorunu dile getiren kullanıcılara şirketten henüz bir açıklama yapılmış değil. Birgün