onedio
LG'nin 105 İnç'lik 5K Televizyonu Geliyor
Biz daha 4K'ya alışamamışken, 5K televizyon, anavatanında satışa çıktı bile! Fiyatı ise...4K'nın piksellerini yetersiz bulan LG, 105 inç'lik kavisli yeni dev televizyonunda çözünürlüğü 5K'ya çıkardı.İlk defa bu sene CES'te kendini gösteren televizyon, CinemaScope 21:9 ekran oranına sahip ve 5120 x 2160 çözünürlük sunuyor. Bütünleşik 7.2 kanal hoparlörlerle gelen TV, LG'nin webOS platformu sayesinde size çoğu TV'dekinden daha akıllı bir izleme deneyimi sunmayı amaçlıyor.Televizyonu şu an satın almanız mümkün, tabi yaklaşık 117.000 dolarlık fiyatının altından kalkabileceğinizi düşünüyorsanız. TV, şimdilik sadece Kore'de satılıyor ancak LG, cihazın yılın dördüncü çeyreğinde diğer pazarlara da sunulacağını ve bölgelere göre fiyatların açıklanacağını söylüyor.
Uyarı Levhası Yoksa, Radarla Ceza da Yok
Yargıtay, hız limitini aşarak radara yakalanan sürücüleri yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Karara göre, uyarı levhasının olmadığı yerde radara yakalanan sürücülere para cezası kesilemeyecek. Yargıtay'a taşınan dava, Manisa Alaşehir'de başladı. Radara yakalanan ve 343 lira ceza ödeyen sürücü F.A aynı gün mahkemeye başvurdu. Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesi, kontrolün yapıldığı yerde radar işaretinin bulunmaması nedeni ile radar cezasının kaldırılmasına hükmetti. Emniyet Genel Müdürlüğü, mahkeme kararına itiraz etti, Adalet Bakanlığı da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak kanun yararına bozma talebinde bulundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da kararın bozulmasını istedi, ancak Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi kararı bozmadı, aksine onadı. Milliyet
Bu Fotoğraf Kosova'yı Derinden Sarstı
Kosova'ın Kaçanik kentinden 1 buçuk yıl önce Suriye'ye ardından da Irak'a geçerek terör örgütü IŞİD'e katılan 27 yaşındaki Lavdrim Muhaceri'ni sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta bir kişinin başını keserken fotoğraflarını yayınladı.Muhaceri paylaştığı kan donduran fotoğraflarla birlikte paylaştığı görüntüde ise, IŞİD'e katılan 100'ün üzerinde Arnavut olduğunu belirterek, cihat çağrısı yaptı. Muhaceri'nin paylaştığı fotoğraflar Kosova'yı derinden sarstı. YAHYAGA, 'KOSOVA'NIN, DİNİ AŞIRICILIĞIN KAYNAĞI OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ' Olay üzerine Cumhurbaşkanı Atifete Yahyagayı, İçişleri Bakanı Bayram Recepiyi ve bazı siyasiler acilen toplandı. Kosova Güvenlik Kurulu toplantısında konuşan Yahyaga, Kosova'nın şiddet ve nefrettin ihracatçısı olmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Atifete Yahyaga, ülkede dini aşırıcılık ve radikalizm tehditlerinin tartışılması ve bu kabul edilemez olguların durdurulması ve bunlarla mücadelenin sürdürülmesi için Kosova güvenlik kurumlarının hemen harekete geçmeleri, Lavdrim Muhaçeri için tutuklama emri ve Muhaceri ailesin sorguya alınması isteminde bulunduğu belirtildi. Bildiride, Suriyedeki terör gruplarına üye oldukları gerekçesiyle tutuklanan Ilir Berişa , Sedat Topoyani ve Yetmir Kuçuku'nun gözaltı sürelerinin iki ay daha uzatıldığını kaydedildi. Muhaceri'nin görüntülerine, Kosova Demokratik Birliği Başkanı Isa Mustafa da tepki gösterdi. Turan KASAP / PRİŞTİNE, (DHA)
Çinli Rakipler Samsung'u Yaktı
Zaferden zafere koşan Samsung'u şaşırtan düşüşün nedeni, ortaya çıktı!Samsung , cep satışlarının pek de iyi gitmediğini yaklaşık 1 ay önce açıklamıştı . Yeni ortaya çıkan veriler, firmanın ne demek istediğini netliğe kavuşturdu.IDC 'nin tahminine göre Samsung'un satışları, ikinci çeyrekte yıldan-yıla nadir görülen bir düşüş yaşadı. Verilere göre firmanın yüzde 32.3'lük pazar payı, yüzde 25.2'e geriledi. Bu oran, Samsung'u tepede tutmaya rahatlıkla yetse de, sürekli büyüyen bir firma için şok yaratmış durumda.Analistlere göre düşüşün arkasında Çinli markaların Samsung'un alt seviye cihaz işini etkilemesi yatıyor. Sevkiyatını ikiye katlamayı başaran Huawei, akıllı telefonlardaki pazar payını yüzde 6.9'a yükseltmiş bulunuyor. Bunda Ascend P7 gibi telefonlarda yapılan indirimlerin etkisi büyük. Lenovo ise pazar payını yüzde 5.4'e yükseltmiş durumda.Apple (yüzde 11.9) ve LG (yüzde 4.9) pazar payı kaybetse de, IDC firmaların sevkiyatlarının arttığına dikkat çekiyor. Bunun yanında iki firmanın da sıçrama yapması beklenmiyordu. Zira LG G3 henüz piyasaya sürüldü ve Apple'ın satışlarını patlatması beklenen yeni iPhone (veya iPhone'lar), Eylül'de gelecek.Galaxy S5 ile satış grafiğinin tavan yapmasını bekleyen Samsung'un işi ise zor olabilir. Firmanın şu anki umutları, tanıtmaya hazırlandığı yeni Galaxy Note ve uygun fiyatlı Galaxy'ler. Ancak bu telefonların şimdiye kadar Galaxy S serilerini geçmediği biliniyor.
Van'da Erdoğan'ın Mitingi Sonrası Sokaklar Karıştı
Erdoğan'ın Van'a gelişinin ardından Cumhuriyet Caddesi üzerinde gerginlik yaşandı. HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın cadde üzerinde bulunan seçim bürosu önünde toplanan 600-700 kişilik bir grup, slogan atmaya başladı. Protestocu kalabalık, çevrede geniş güvenlik önlemi alan polislerin bulunduğu bölgeye zaman zaman taş attı. Polisler sadece kalkan kulanarak gelen taşlardan korunurken, herhangi bir müdahale olmadı.  'RAMAZAN'I BURUK YAŞADIK' Başbakan Erdoğan Van'da Beşyol mevkiinde düzenlenen mitingdeki konuşmasında, 10 Ağustos'taki seçimde Vanlıların kendisine oy vermesini istedi. Bayramın buruk geçtiğini belirte9n Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bayram trafiğinde 100'den fazla kardeşimizi kaybettik. Başta Diyarbakır'daki çocukları dağa zorla çıkarılmış annelerin feryadı ve Suriye, Irak, Mısır ve diğer İslam ülkelerinde yaşayan kardeşlerimizin yaşadıkları bizi hüzne, kedere sevk etti. Gazze'de yaşanan soykırım hem Ramazanı hem de bayramı maalesef kana buladı, millet olarak hepimizi huzursuz etti. Soykırımın Ramazan Bayramı'nda çok şiddetli devam etti. İsrail Ramazan, bayramda sivil, çocuk demedi. Okul, hastane demedi. Gazze'ye ölüm yağdırmaya devam etti. 25 günde 1300'e yakın Gazzeli şehit edildi. Bunların 250'si çocuk 100'ü kadın. Gazze'deki çocuklar bayramı göremediler. Evlerinde şehit edildiler. Camilerde, okullarda öldürdüler. Yaralı eli, ayağı kopmuş şekilde hastaneye gittiler. Orada havadan yağan bombalarla alçakça katlettiler. İsrail devletinin, yönetiminin yaptığının biz alçakça soykırım girişimi olduğunu dedikçe, birileri rahatsız oluyor. Nazilere benzetince birileri rahatsız oluyor. Dünyaya sesleniyorum. İsrail’in yaptığın Hitlerin nazilerin yaptığından ne farkı var. Soykırım değil de nedir. Bu ırkıçılığı, faşizmi ve Hitlerin ruhunu yaşatmaktır. Şu anda İsrail, Hitlerin söylediğini söylüyor. İsrail sergilediği insafsızlık, ahlaksızlığı meşru müdafaa diyerek dünyaya yutturmaya çalışıyor.' Antisemitizm ve İslamifobinin insanlık suçu olduğunu belirten Erdoğan, 'Museviler geçmişte bütün ülkelerden kovulduğu zaman kim sahip çıktı? Osmanlı sahip çıktı. Utanmıyor musunuz. Osmanlı evladı olarak sesleniyorum. Musevileri kendi topraklarımızda koruyan, güven içinde yaşatan biziz' dedi. 'ALIN ÖDÜLÜNÜZÜ BAŞINIZA ÇALIN' Musevi Kongresi'nin kendisine verdiği ödülün geri istendiğini belirten Erdoğan, 'ABD'deki Musevi Kongresi bana verdiği ödülü istiyormuş. Bu Hitlervari rejime destek veriyorsanız, alın ödülünüzü başınıza çalın. O bebeklerin arşıalayı inleten feryatları, o çocukların melekleri ağlatan feryatları karşılıksız kalmayacak. Bu zalimin sırtını sıvazlayanlar o gözyaşları ve feryatların altında kalacaklar. Zulme rıza zulümdür. Sessiz kalanlarda onların sınıfındadır. Dua edip Gazze'nin yanında olacağız. Mazlumların elinden tutacağız' dedi. Cumhurbaşkanı seçiminde rakibi Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, 'Gazze'yi bırak Türkmenlere bak' dediğini de söyleyen Erdoğan, 'Bunların kendi ülkelerinden haberi yok. Gazze'ye nasıl ulaştıysak, Suriye'ye, Irak'a AFAD üzerinden öyle ulaşıyoruz. Çünkü biz büyük devletiz. Reklam yaparak, davul zurna çalarak değil sessizce her yere yardım elimizi ulaştırıyoruz' diye konuştu. 12 YIL ÜLKEME HİZMET ETTİM Ak Parti döneminde yapılan hizmetleri anlatan Başbakan Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin de şöyle konuştu: 'Yaraları sarmak için hataları telafi etmek, kanı ve gözyaşını durdurmak için çalıştık. Çözüm sürecinde biz gençler ölmesin dedikçe, doğuda ve batıda ölsün diye çabalayanlar oldu. Biz analar gözyaşı dökmesin dedikçe sabotajlarla karşılaştık. Tahrikler tuzaklarla karşılaştık. Terör ve çeteler, Pensilvanya ihanet çetesini üzerimize saldılar eyvallah etmedik. Onun buradaki çetesine hak ettiğini şimdi hukuk içinde veriyoruz. İnlerine gireceğiz dedik, inlerine kadar giriliyor. 'Sen Çankaya'ya çıkarsan Pensilvayla ile mücadele ne olur?' diyorlar. Bu can bu tende oldukça bu mücadele devam edecek. Ulusal güvenliğimizi tehdit edenler karşılarında bizi bulacaktır. Çözüm sürecinin önünde engelleri kaldırdık. Eğer destek verirseniz, bizi seçerseniz inşallah çözüm süreci daha kararlı, daha hızlı ve güçlü devam edecek.'  KUR'AN-I KERİM'İN KÜRTÇE MEALİ BASILDI Türkiye'nin önemli mesafeler kat ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, 'Cezaevlerinde anne evladıyla Kürtçe konuşamıyordu. Peki şimdi ne oldu. 24 saat yayın yapan devlet televizyonu var. Üniversitelerde bölümler açtık. Bilgisayarın klavyelerine özgürlük getirdik. Kürtçe kaynak eserleri bizzat biz basıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız Ahmed-i Hani'nin eserini basmıştı. Şimdi Fakiye Teyran'ın eseri de basıldı. Bunun da müjdesini veriyorum. 2 cilt halinde Fakiye Teyran'ın eseri bastırıldı. Bir başka müjdeyi vereyim. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'inin Kürtçe mealini Ensar Vakfı hazırladı ve bastı. 12 yıl önce bu kitapların devlet eliyle yada gönüllü kuruluşlarca basılacağı söylense kim inanırdı. İşte biz hayalleri gerçeğe dönüştürüyoruz' dedi. İHSANOĞLU'NA İSTİKLAL MARŞI TEPKİSİ Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Mehmet Akif Ersoy'un mezarını ziyaret etmesine de değinen Erdoğan, şunları söyledi: 'Bu ortak aday neyle övünüyor. 'Benim babam Mehmet Akif'in arkadaşıydı' diyor. Önceki gün merhum Mehmet Akif'in kabrini ziyaret etmiş. Babasını da merhum Mehmet Akif'i de şahsi hırsına alet edecek. Babası muhterem bir insandı, doğru. CHP'nin zulmü yüzünden Kahire'ye ye gitti. Bir defa sen babana ihanet ettin. Bu MHP'nin, CHP'nin adayı ne yaptı biliyor musunuz? Edirnekapı'da Mehmet Akif’in mezarını ziyaretinde ortaya komik bir manzara çıktı. Akif'in mezarındaki dörtlüğü okuyor. Sonra diyor ki, ey Türkiye, ey CHP, ey MHP, HDP'yi hiç katmıyorum. Diyor ki 'bu dörtlük Çanakkale şiirleri kitabından herhalde' diyor. Sana yazıklar olsun, senin profluğuna, tarihçiliğine ve Mehmet Akif'e yaptığın saygısızlığa yazıklar olsun. Ona ne diyorlarsa onu yapıyor. Sonra CHP, MHP tabanına ne diyor? Gidip ona oy vereceksiniz diyorlar. Şimdi İstiklal Marşı'nı bilmeyen birine sen oy mu vereceksin?' HDP'NİN KÜRTLERE YAPTIĞI NE VAR 30 Mart seçiminde seçmenlerin Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda BDP adayına oy verdikleri için sitemde bulunan Erdoğan, 'Van, maalesef yerel seçimlerde büyükşehiri HDP'ye teslim etti. Bunlar hizmetle gelmiyorlar, tehditle geliyorlar. Bu tehdidi yapanlara en büyük dersi siz sandıklarda oylarınızla cevap verin. HDP adayını dün televizyonda izledim, hanımlarla toplantı yapıyor. Sizde zerre kadar kadına saygı olsa, Diyarbakır'da anaların evlatlarını alıp zorla dağa çıkartmazdınız' dedi. Erdoğan, HDP adayı Selahattin Demirtaş'ın doğuda farklı batıda faklı konuştuğunu ileri sürerek, 'Biz 81 ilde aynı dili konuşuyoruz. CHP genel müdürü 'Biz doğuda istediğimiz desteği alamadık' diyor. Ne verdiniz siz doğuya. Çözüm sürecinin önüne duvar oldunuz. İstanbul Çağlayan'da paralel yapının sorgulandığı adliye önünde şov yapıyorlar. Balyozda, Ergenekonda şov yapıyorlar. Şimdi de Pensilvanya'ya sahip çıkıyor. HDP adayının seçim kazanma ihtimali olduğuna inanıyor musunuz? Zaten birinci turda silkelenecek. Van'da referandumda yüzde 90'ı nasıl yakaladıysanız bunda da yakalayacaksınız. Cumhurbaşkanı olmam halinde Van'da devam eden yatırımlar ve projelerin takipçisi olacağım' diye konuştu. MURAT GÖĞEBAKAN'A FATİHA OKUTTU Murat Göğebakan için platformda Fatiha okutan Erdoğan,'Bu sabah 'Uzun Adam' şarkısını söyleyen Murat Göğebakan kardeşimiz ebedi hayata yürüdü. Rabbim mekanını cennet eylesin. İstanbul iftarında hastaneden çıktı yanımıza geldi, iftarı yaptık tekrar hastaneye döndü. Bu davaya aşıktı, yarın inşallah cuma namazından sonra Fatih Camii'nde cenaze namazı kılıp, Adana'ya uğurlayacağız. Ruhuna Fatiha' diyerek konuşmasını tamamladı. OLAY ÇIKTI, 3 POLİS YARALANDI Erdoğan'ın gelişi ile HDP adayı Selahattin Demirtaş taraftarlarıyla Ak Partililer arasında başlayan gerginlik, Erdoğan'ın mitinginin ardından tırmandı. Erdoğan'ın konuşmasından sonra Cumhuriyet Caddesi üzerinde toplanan kalabalık, miting alanına doğru yürümek istedi.  Cumhuriyet Caddesi ile mitingin yapıldığı Beşyol Meydanı arasında güvenlik önlemi alan polis ve zırhlı araçlar geçişe izin vermeyince, göstericiler taş atmaya başladı. Polis taş atan göstericileri göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanarak dağıtmaya çalıştı. Ara sokaklara dağılan protestocuların attığı taşlardan 1'i amir olmak üzere 3 polis memuru yaralandı. Yaralı polisler ambulansla Van bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı. Cadde ve sokaklardaki olaylar bir süre devam etti. DHA
Reklam
Dünyanın İlk Sanal Marketi Açıldı
Markete gitmek özellikle büyük şehirde yaşayanlar için bir çile haline gelebilmektedir; özellikle park yeri bulamadığınız zamanlarda. Bundan dolayı son zamalarda büyük internet sitelerinin market alışveriş işine girdiğini görmekteyiz. Google'ın da San Francisco ve California'da evden çıkamayan hastalar için başlattığı Google Shopping Express servisi büyük ses getirmiş ve toplumun iç huzuru için büyük bir adım olmuş olsada insanların günlük yaşamlarına entegre biçimde çalışmıyordu. Kore'de geliştirilen bir sanal market ise bunlardan çok daha fazlasını bilzlere sunuyor. Günlük koşuşturma içinde markete gitmek için zaman bulamıyorsanız metroda beklerken evinizin tüm alışverişini bu yöntemle yapabilirsiniz. Camların arkasında duran ürün resimlerinin yanındaki barkodları cep telefonunuza okutarak ürünleri tek tek sepetinize ekleyebiliyor ve daha sonra online olarak bunları satın alabiliyorsunuz. Büyük marketlerin belli bölümlerininde bu şekikde özellştiği Güney Kore'de insanların kendilerine daha fazla zaman yaratmak için yaptıkları bu girişimin kısa süre içinde yayılacağını öngörüyoruz. Peki siz böyle bir alışveriş deneyimi yaşamak ister misiniz? teknolojioku
Reklam
'Benim En Büyük Suçum Monşer Olmak'
Konuşmasında Muhsin Yazıcıoğlu'nu da anarak başlayan İhsanoğlu,'Onu unutturmak isteyenler olabilir. Ama bu millet ve onun seçeceği Cumhurbaşkanı unutturmayacaktır' dedi. 'TEK PARTİNİN ADAYI MİLLETİN ADAYI OLAMAZ' Sivas'a geldiklerinde iki manzara görüp yaşadıklarını belirten İhsanoğlu konuşmasına şöyle devam etti: 'Bir köye gittik ayran içtik ve köylülerle beraber olduk. Mazotun pahalılığını, borçların yükünü, mahsulün az olduğunu, alımların başlamadığını öğrendik. Yüzde 70'i çiftçilikle geçinen Sivas'ta bu reva değildir. Türkiye'yi borç sarmış, insanlar artık orta direk olmaktan çıkmıştır. Hükümetin buna çare bulması lazım. Ben inşallah seçildiğim anda ilk başa alacağım konulardan birisi bu borç ve vergi meselesidir. Uzmanları, hükümeti, sivil toplum kuruluşlarını davet ederek buna bir çare bulmamız lazım. Aksi takdirde orta sınıf ortadan kaybolacaktır. Bu konuya büyük önem veriyoruz. İkinci manzara ise Valilik sonrası Madımak'a gidip oraya karanfil koyarak hayatını kaybedenlerin ruhuna fatiha okuduk. Orada yalnız değildim. Benim yanımda bana destek veren bütün partilerin hemen hepsinin temsilcisi vardı. CHP, MHP, BBP, DSP, BTP, DYP gibi bütün partiler vardı. Türkiye artık bugün perdenin etrafında değil, bir bayrağın etrafında toplanmıştır ve o bayrak Türk bayrağıdır. Milletin adayı herkesin adayıdır. Tek partinin adayı milletin adayı olamaz. Yeni Türkiye budur. Birliğini, beraberliğini arayan Türkiye budur. Sen şusun, busun, Sünnisin, Alevisin, Türksün, Kürtsün diyen Türkiye istemiyoruz biz. Hepimiz bir ve beraberiz. Kanun ve anayasa karşısında hepimiz eşitiz. O elim hadisede 30'dan fazla insanımızı kaybettik. Ama 3 gün sonra aynı karanlık eller bi kez Erzincan'da üzücü bir hadiseye neden oldu. Orada'da canlarımızı yitirdik. Türkiye'yi bölmek isteyenler var, buna alet olmayalım. Bakın Suriye'de, Irak'ta ne oldu. Bu ülkelerdeki çeşitli etnik gruplar yakın zamana kadar beraber yaşıyordu. Onlar da dostluk içinde yaşıyordu. Bazı kara emelli, kara eller araya giriyorlar. Biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. Türkiye'yi hiçbir zaman Suriye, Irak yapmayacağız. O yüzden 10 Ağustos'taki oyunuz çok önemli.' 'MİLLİ GELİRİ ŞİŞMAN KEDİLER YİYOR' Milletin emriyle yola çıktıklarını ifade eden İhsanoğlu, meclisteki 4 partiden 2'sinin kendi adaylarını gösterdiğini diğer 2 partinin ise kendisini tercih ettiklerini belirterek, 'Bu iki partiye teşekkür etmek lazım. Beni seçtikleri için değil. Türkiye'de bu makama layık çok insan var. 76 milyonluk millet kimleri çıkarttı. Bu milletten en 100 kişi bu makama layıktır. Ama bu iki parti anlaştı, fedakarlık yaptı. Kendisini düşünmedi, milleti düşündü' dedi. Partilerin, benim adamım,. senin damın mantığı gözetmeden hareket ettiğini anlatan İhsanoğlu şöyle devam etti: 'Düşündüler, tartıştılar. Dediler ki, 'Biz İhsanoğlu denilen kişiyi seçtik' dediler. Ben teşekkür ettim. 'Biz sizi istiyoruz, halk sizi istiyor' dediler. Sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Bahçeli'nin bu açıklamasından sonra Türkiye'de bulunan 13 parti en sağdan en sola kadar, milliyetçisi, muhafazakarı, merkez partisi, solcusu, sosyal demokratı, herkes geldi. Bu alay edilecek bir şey mi. Milletle mi alay ediyorsunuz. Size oy veren vatanperver ve sizin nimetinizden nimetperver olacak. Ama size oy vermeyen vatan düşmanı, hain olacak. Böyle siyaset olur mu. Bu ülkede yaşayan herkes, aslı vasfı ne olursa olsun, dini, mezhebi, meşrebi, etnisitesi ne olursa olsun Türk milletinin ferdidir, vatandaşıdır, kanunlar karşısında eşittir ve bu devlet ona aynı hizmetleri eşit şekilde vermesi lazım, ayrım yapmaması lazım. Oyunu ister A ister B partisine versin. 3'üncü dünya ülkelerinin ismini burada zikretmek istemiyorum. Çok ayıp olur, Türkiye bu noktaya gidiyor dersek. İşte borçlarımızın hali. Biz oraya mı gitmek istiyoruz yoksa Avrupa'ya mı. Bizim hedefimiz Atatürk'ün kurduğu hedeftir. Muasır medeniyet seviyesine ulaşmaktır. Muasır medeniyet artık sırf Avrupa'da değil. Latin Amerika'da, Asya'da da var. Bizden çok geride olan, zamanında bizim kurtarmak için gittiğimiz Güney Kore o gün bir köydü. 81'de oraya gittim. O günkü Güney Kore'nin başkenti, o dönemki anadolunun en orta halli fakir kasabaları kadardı. Şimdi milli gelirde 20 bin doları geçtiler. Biz halen 10 bin dolardayız. O on bin dolar da adil şekilde dağılsa. Yunanistan 30, İspanya 30 bin dolar. Yunanistan'da 2-3 sene önce ekonomi dibe vurmuştu. İspanya duman olmuştu. Halen 4-5 senedir bizde milli gelir 10 binin üzerine çıkmadı. Çünkü o şeklen 10 bin dolar. 10 bin doların büyük kısmını şişko kediler yiyor zaten. Bu seçim Türkiye'de demokrasinin önünü açacaktır.' 'BENİM EN BÜYÜK SUÇUM MONŞER OLMAK' Kampanyaya gönüldaş ve fikirdaşlarının desteğiyle başladığını ve dostlarının verdiği arabalarla, bilet alarak, paralarının yettiği kadar otobüs giydirerek çaba gösterdiklerini ifade eden İhsanoğlu, şunları söyledi: 'Karşı tarafta devletin bütün imkanları, başbakanlığın, bakanlıkların tüm imkanları mevcut. Bakanların hepsi bir ağızdan İhsanoglu'na küfür etmek, iftira atmak ve yalan söylemekle meşgul. Suç uydurmakla meşgul. Benim en büyük suçlarımdan bir tanesi monşer olmaktır. 5553 sayılı yasaya göre Monşer olmak yasaktır. Monşer olanlar idama mahkumdur. Böyle bir şey olur mu? Sonra ben İsrail taraftarıymışım. Yahu ben hayatımı Filistin davasına addetmiş insanım. Ben Filistin'in BM'ye girmesi için çalışmış bir insanım. Ben Hamas ile Fetih arasındaki kavgayı ilk durduran, ilk ateşkesi sağlayan insanım. Sayın Abbas adına da beyanat uydurdular dediler ki 'Yok öyle bir şey.' Sayın Cumhurbaşkanı Abbas ile 19 Aralık 2006'da saat 10.00'da metni kabul ettik. 12.00'de bütün dünyaya ilan ettik. Ben bunu söylediğimde 'hayır siz yapmadınız, yok öyle bir şey'. Şimdi yine bir şey uydurmuşlar. 'BM'de Filistin kabul edildiği gün siz neredeydiniz'. Alp dağlarında kayak yapıyormuşum. Böyle saçma şey olur mu. BM'nin kabul edilmesinden önce Unesco'da kabul yaptık. Unesco'da çalıştım. Bazı fireler vardı. Birkaç ülkeden bizim üyemiz olan, olmayan bazı ülkelerde fireler vardı. Bunların olmaması için biz dedik ki 'Bu ülkelere Cumhurbaşkanları, bakanlarını gönderelim, ikna edelim, vazgeçmesinler'. Ben bunun için uğraştım. Ben bunları sağlarken, bir zatı muhterem o gün toplantıya denk geldi. Orada bir zatı muhterem gidiyor, BM salonu, Filistin heyeti başka tarafta, Türk heyeti en sonlarda oturuyor. Karar için oylama yapıldı. Çok parlak şekilde bizim sağladığımız oylarla oturum başkanı ilan etti, Filistin BM gözlemci üyesi oldu diye. Orada durmuş bekliyorlardı. Alkış kopunca, koşarak aşağı inip Abbas'ı kucaklıyor. Neden, ilk fotoğrafta o çıksın diye. Bu fotoğraf her yerde tebessüm konusu oldu başka bir şey değil. Gerisini siz anlayın. Şimdi birileri diyor ki 'Siz Alp dağlarında kayak yapıyordunuz, keyif çatıyordunuz. Sayın bakanımız BM'de Filistin'i savunuyordu'. Bunun aksini iddia edenlerin ortaya delil koyması lazım. Ben söylediğimin deliline sahibim. Benim Alp dağlarında kayak yaptığımı söyleyenler bunu delille ilan etsinler veya özür dilesinler. Bir daha da böyle çirkin iftiralar kullanmasınlar. Siz kendinizden eminseniz, niye iftira atıyorsunuz. Millet seçer sizi. Demokrasi var. Millet istediğini getirir, istediğini götürür. Başkasına iftira etmeyin, hakaret etmeyin bu dinimize aykırıdır. Bu Müslümanlığa yakışmaz. Kötü söz kullanmak, alay etmek. Siz din adına hareket ediyorsanız, bari dinin ahlak kısmına riayet ediniz.' 'ÜLKEYİ 12 SENEDİR KİM İDARE EDİYOR' Cmhurbaşkanlığı seçim kampanyasında kullanılan vesayet sisteminin sona erdirilmesi söylemlerine de değinen Ekmeleddin İhsanoğlu, rakiplerin Türkiye'nin vesayet sistemi altında inlediğini ve bunun kaldırılacağı söyleminin kullanıldığını hatırlatarak, şunları söyledi: 'Vesayet sistemi nedir. Askeri, bürokratik vesayeti kaldıracağız. Peki 12 senedir devleti kim idare ediyor. 7 sene Çankaya'da Türk devletin Cumhurbaşkanı'nı kim seçti, hangi partiden. Böyle bir iddia olur mu. Cumhurbaşkanı başka bir partiden gelir, asker veya sivil olur. Anayasa Mahkemesi başkanı olur. O zaman dersin ki, bu vesayet sistemi. Ama sizin adamınız partinizin kurucusu. Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Hem sayın Cumhurbaşkanımıza hem başbakana o makamları işgal ettiği için saygı duyuyorum. Benim aile terbiyem bunu gerektirir. Vesayet nedir. Efendim 12 Eylül'ün getirdiği kanunlar. E peki. Onların hepsini kaldırıp, değiştirdiniz. YÖK, RTÜK kanunu, Seçim kanunu ve Sendikalar kanunu kaldı. Peki 12 senedir niye bunları değiştirmediniz. (Eliyle Rabia işareti yaparak) İşte burada o 4. 17 Eylül'den beri var. Niye 4, niye sıfırlamadınız bunları. Kanunları yeni vesayeti artırmak için değiştirdiler. Vesayet sistemini kaldıracağım diyenler, kendi vesayet sistemini getirecekler. O partiye oy verenlere saygılıyız. ama siz o oyları kendi şahsi emelleriniz, şahsi propagandanız, kendi şahsi gücünüzü artırmak için kullanamazsınız. Kendi arzunuzla bunu yapamazsınız. Millet bunu kabul etmedi. Meclis de bunu kabul etmedi. Siz mevcut Anayasa'ya göre seçileceksiniz. Seçilecek kişi mevcut Anayasanın hükümlerine göre devleti idare edecek. Millet sadece sana oy veren 45.6 değil. Milletin adı yüzde 100 dür, 76 milyondur. Seçilen Cumhurbaşkanı 76 milyonun hepsinin temsilcisi olmalı. Hepsinin birlik ve beraberliğinin temsilcisi olmalı. Böyle olmadığı takdirde bu gemi su alır. Biz bu geminin su almasını hiç istemeyiz. Bu fırtınalı günlerde Türkiye'nin selametle rotasını çizmeli, biz istiyoruz ki Türkiye istikrar içerisinde büyüsün. Türkiye'de insanlar korkuyor. İnsanlar korkudan kurtulsun. Telefon dinlemelerinden, ortam dinlemelerinden.' 'TÜRKMENLER İLE MEŞGUL OLUN' Basın özgürlükleri konusunda Türkiye'nin Bulgaristan ve Ermanistan'dan geride olduğunu, yavaş yavaş Kuzey Kore seviyesine yükseldiğini hatırlatan İhsanoğlu, 'Böyle şey olur mu. Türkiye AB'ye girmek isterken isterken bu seviyeye düştü.' dedi. Ekonominin de sıkıntıda olduğunu iddia eden İhsanoğlu şöyle devam etti: 'Ekonomiden bahsederken sorumlu bakan bunu söylüyor, sanayinin ekonomideki payının azaldığını söylüyor. İnşaat sektörü var. İnşaat sektöründeki balon patlarsa bir çok insan büyük sıkıntıya girecektir. Türkiye'nin gerçekten huzura, istikrara ihtiyacı vardır. Türkiye'nin yurt dışında itibarını korumaya ihtiyacı vardır. Türkiye eğer hale 49 evladını Irak'tan kurtaramamışsa bu çok acı bir şeydir. Her gün sabahtan akşama kadar Gazze'deki kardeşlerimiz için dövünüyorsa, milleti de o şekilde heyecanlandırıyorsa durum böyle olmamalı. Şimdi garip garip insanlar ülkemizde cihad namazı kılıyorlar. Ne demek cihad, kime karşı cihad. Cihadın manasını bilmiyor bunlar. Peygamber efendimiz, müşrikleri def ettikten sonra sahabe kirama diyor ki 'Biz küçük cihaddan zafer çıktık diyor, şimdi asıl büyük cihada yönelmemiz lazım.' diyor. Sahabe diyor ki 'Ey Allah'ın resulu büyük cihad nedir.' Diyor ki , 'Büyük cihad, nefse karşı mücadeledir' diyor. Bir çok ülkede bazı gruplar var. Terörist caniler, hep cihad adını kullanıyor. Bunların hepsi İslam'ın düşmanıdır. En büyük düşmanıdır bunlar. Biz maalesef bunlarla uğraşmayı bıraktık. Sabahtan akşama kadar Gazze diye dövünüyoruz. İyi de Gazze için ne yapıyoruz. Bunu bırakıp yardım edelim, ama bütün kapılar kapalı bize. 'Başkanlar telefona çıkmıyor' diyorlar. Türkiye bu noktaya çıkacak ülke mi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı dost, müttefik bir ülkenin başkanı ile konuşmak istediğinde karşı taraf bundan kaçınıyorsa bunu düşünmek lazım. Türkiye'nin bunlardan kurtulması lazım. Türkiye'nin Türkler ile Türkmenler ile meşgul olması lazım. Varsa yoksa İsrail'i kınıyoruz.' 'AK PARTİLİLERDEN DE OY BEKLİYORUM' 10 Ağustos'ta verilecek oyların önemli olduğunu belirten İhsanoğlu seçim sonucunun Türkiye'nin önünü ya kapayacağını, ya da açacağını belirterek şunları söyledi: '10 Ağustos'taki seçimler parti seçimi değil, mebus seçimi, belediye seçimi değil. Burada bulunan herkes 30 Mart'ta istediği partiye oy vermiştir. Ben de öyle yaptım. Ama bu seçimde 3 tane aday bir sandalye var. Başka yok. Biz 12 partiden olduğu gibi Ak Parti'den de bu desteği bekliyoruz. Onlar bizim kardeşimizdir. Siyasi tercihi öyle kullanmıştır, saygı duyarız. Kardeşlerimize sesleniyorum, siz partinizi de korumak istiyorsanız, ülkenin de öfkeli ellere düşmemesini istemiyorsanız. Siz devletin başında, serinkanlı, dünyanın tanıdığı sevdiği, saygı duyduğu, komşularının, batının tanıdığı bir adam. O adam sizin gibi muhafazakar, milliyetçi, demokrat, dindar, Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'ndaki niteliklerine sahip, milli birlik ve bütünlüğe sahip bir adam. Hem size hem bize yakın. Ama sizden yana bizim, bizden yana sizin aleyhinizde olmayacak bir adam. Gelin bunu seçiniz. Yine siz kendi partinizi de koruyun. Siz de partinin dağılmasını istemiyorsanız, bunu tercih edin. Ben bu yolun başında, teklif geldiği anda çok seçkin arkadaşlarıma danıştım. Ak Parti kurucuları arasında, çünkü bana da kuruculuk teklifi gelmişti teşekkür ettim. Gündelik siyasette olmak istemedim. Ak Parti'nin kurucuları bana 'Lütfen kabul ediniz, memleketin size sizin tecrübenize, sizin gibi sakin bir insana ihtiyacı var. Türkiye'yi rahatlatacak, gerginliği giderecek ve herkesi kucaklayacak insana ihtiyaç var lütfen kabul edin' dediler ve ben böyle yola çıktım, kabul ettim. Ben bize oy verecekler arasında AK Partili kardeşlerimiz olduğuna da inanıyorum.' 'EKMEĞİ PAYLAŞIRIZ, VATANI ASLA' Konuşmasının sonunda mevki kavgası değil, ekmek davası için yola çıktıklarını dile getiren İhsanoğlu sözlerini şöyle noktaladı: 'Biz bu ekmeği büyütmek, refahı artırmak, huzuru getirmek istiyoruz. Türkiye'nin tekrar 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ülküsünde yol almasını sağlamak istiyoruz. Biz sevgi, saygı, birlik tohumları ekmek istiyoruz, dirlik ekmek istiyoruz. Ekmeğimiz büyüsün, mutluluk ve refahımız artsın. Büyüttüğümüz ekmeği ahlaklıca paylaşalım. Karınlarımız doysun. Bize dışarıdan gelen misafirlerimizle de paylaşalım. Paylaştıkça bereket artar. Biz ekmeğimizi paylaşmaya hazırız ama toprağımızı, vatanımızı asla paylaşmayız.' İhsanoğlu programın ardından yürüyerek dinleneceği otele geldi. Sevgi gösterisinde bulunan kişilerle fotoğraf çektirdi. İhsanoğlu her fotoğraf için bir oy istedi. Kentteki bir yerel televizyonun canlı yayınına katıldı. SİVAS, DHA
Reklam
Sivrisinekler Hakkında 16 İlginç Gerçek
etiket
Sivrisinekler, yaz aylarının en büyük düşmanları... Akşam bahçede oturtmazlar, keyiflendirtmezler, uyutmazlar, hatta bazen hastalık bile bulaştırırlar. En iyisi öldürmek... Kaynak: http://thoughtcatalog.com/michael-koh/2014/06/16-things-you-didnt-know-about-mosquitoes/
AK Parti Mitingi İçin 150 Bin Kutu Soğuk Çay Siparişi
AKP'nin İzmir'de düzenleyeceği mitingde katılımcılara üç püskürtme makinesinden gül suyu sıkılacakAKP'nin Cumhurbaşkanı adayı Tayyip Erdoğan’ın 2 Ağustos Cumartesi günü İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapacağı mitingte katılımcılar soğuk çay ile serinletilecek. Hürriyet'te yer alan haberde AKP İzmir İl Başkanı Bülent Delican, 150 bin kutu soğuk çay siparişi verdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Tayyip Erdoğan , 2 Ağustos Cumartesi günü saat 18.00’de İzmirliler’den oy isteyecek. Sıcaklığın 32 derece olması beklenen mitingte katılımcıların üzerine üç püskürtme makinesi ile gül suyu sıkılacak. Mitinge katılanlara soğuk pet şişe suyun yanısıra soğuk çay verilecek. Ak Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, 150 bin adet soğuk çay siparişi verdiklerini söyledi. Mitinge gelenlere Erdoğan logolu tişört ve şapka da verilecek.T24
Yeryüzünün Bir Cennet Olduğunun Kanıtı Sörf Videosu
The Best Mentawai Islands Surf Video from my drone, Phyllis. June 2014, by Paul Borrud from The Bird on Vimeo. Endonezya’nın Mentawai Adaları’nda çekilmiş bu video adeta yeryüzünde cennetin olduğunun kanıtı. Bir drone tarafından kuş uçuşu çekilen videoda dalga sörfü yapan insanlar, eşsiz bir kumsal ve deniz yer alıyor. Özellikle videonun 1:23 ve 2:51′nci dakikalarına göz atın.
Reklam
'İlk İşim TRT Genel Müdürü'nü Görevden Almak Olacak'
Hatay'da konuşan HDP'li cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, kürsüdeki TRT mikrofonunu eline alıp, seçilirse ilk işinin TRT Genel Müdürü'nü görevden almak olacağını söylediCumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hatay’da düzenlenen salon toplantısında konuştu. TRT’nin seçim çalışmaları yapan üç adaya adil yaklaşmadığını söyleyen Demirtaş, Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 bin 244 dakika, kendisinin ise sadece 244 dakika TRT ekranlarında yer aldığını söyledi. Kürsüde bulunan TRT Haber mikrofonunu eline alan Demirtaş, cumhurbaşkanı seçilirse ilk işinin TRT Genel Müdürü’nü (İbrahim Şahin) görevden almak olacağını ifade etti.Tüm insanların ve halkların kardeşliği için mücadele ettiklerini aktaran Demirtaş, seçmenlere mührü ortadaki fotoğrafa basmaları tavsiyesinde bulundu. Ramazan ÇELİK/HATAY, (DHA)
Reklam
Sapanca Gölü'nde Su Seviyesi İşletme Kodunun da Altına Düştü
İki yıldır yaşanan kuraklığın etkisiyle gölü besleyen kaynakların çoğunluğunun kuruması sonucu su seviyesi gittikçe düşen Sapanca Gölü'nde tehlike her gün biraz daha büyüyor.Yıllardır ilk kez göldeki su kodu 2.90 olan işletme kodunun altına düştü. Şu anda 29.64 olarak ölçülen su koduna rağmen Sakarya ve Kocaeli gölden su çekmeye devam ederken, su seviyesi dikey olarak normalden 2 metre 54 santim aşağı düşen gölün bazı noktalarında ise ötrifikasyon belirtileri görülmeye başlandı. Marmara Bölgesi'ne, 2012-2013 yılı dahil yeterli miktarda kar ve yağmur düşmemesi sonucu, Kocaeli ve Sakarya'nın içme suyu havzası olan, ayrıca Dünya'nın suyu içilebilir ender göllerinden biri olarak bilinen Sapanca Gölü'ndeki su seviyesinin giderek düşmesine neden oldu. Daha önce sadece Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin şehir içme suyu şebekesi için su aldığı, bazı sanayi kuruluşlarının da bu çektiği gölden, geçtiğimiz yıldan itibaren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de su almaya başladı. Daha çok Kartepe'den gelen 14 güçlü dere suyuyla beslenen Sapanca Gölü, iki belediyenin her gün daha da artan su ihtiyacını karşılamak için su çekmesi, gölü besleyen derelerden 10'unun kuruması, diğer kaynaklar üzerinde de sayıları 30'u bulan su şirketlerinin tesis kurması nedeniyle beslenemez hale geldi. Bu yaz başından itibaren de su kodunda önlenemeyen bir düşüş yaşanmaya başladı. İlk kez işletme kodunun altında Sakarya su kanalizasyon İdaresi'nin bugün yaptırttığı ölçümlere göre, normalde 32.18 olması gereken su işletme kodu, 29.64'e kadar düştü. Gölden su çekme, yani işletme kodunun 32.18 ile 29.90 arasında olması gerekirken, belediyeler ve sanayi kuruluşları başka kaynak olmadığından kod işletme seviyesinin altı olan 29.64'e düşmesine rağmen su çekmeye devam ediyor. Sapanca Gölü'nün özellikle Kocaeli'nin Kartepe sınırları içinde kalan bölgelerinde su çekilmesi nedeniyle geniş bataklıklar oluştuğu görülürken, göl suyunun üzerinin yeşillendiği, göl çevresindeki çekilmenin 100 metreyi aşmaya başladığı görüldü. Bu bölgelerde de daha önce suyla kaplı olan bölgedeki iskeleler, su kayağı tesisleri su mesafesinin 100 metre gerisinde kaldı. Bu arada aynı bölgede 200 metre kadar açıkta da, su seviyesi diket olarak 2 metre 54 santim aşağı düştüğünden tarihi eser olduğu ileri sürülen yazı yapı taşları ve adacıklar da ortaya çıktı. Ötrifikasyon belirtileri Yetkililer, şu anda göldeki su seviyesinde dikey olarak gerçekleşen düşüşün 2 metre 54 santim olduğunu belirterek, tüm umutların bu kış mevsiminde yağacak kar ve yağmurlara bağlandığını söyledi. CNNTürk
Tarlada Bir Gecede Beliren Gizemli Daire!
Almanya'nın Bavyera bölgesindeki bir tarlada, bir gecede ortaya çıkan 75 metre çapındaki dairenin nasıl yapıldığı merak uyandırdı. BBC Türkçe'nin haberine göre, çevreden birçok ziyaretçi, başakların kesilmesiyle açılmış bu karmaşık şekli görmek için tarlaya gidiyor. Nasıl yapıldığı ise daha önceki benzer olaylarda olduğu gibi 'meçhul'... Dairenin uydu iletişim merkezinin hemen yanında olmasının 'rastlantı' olmadığını düşünenler var.BBC Türkçe
'Alın Ödülünüzü Başınıza Çalın'
Başbakan Van mitingin'de 'Musevi komitesi ödülünü geri istiyormuş. Eğer bu zulme bu soykırıma destek veriyorsanız alın ödülünüzü başınıza çalın.' dedi. Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Van’ın Hastane Caddesi’nde düzenlenen mitingde konuşuyor. Erdoğan buradaki konuşmasında 'bütün azınlıklar benim ülkemde huzur içinde barış içinde yaşayacak. Musevi komitesi ödülünü geri istiyormuş. Eğer bu zulme bu soykırıma destek veriyorsanız alın ödülünüzü başınıza çalın.' dedi. 'ALIN ÖDÜLÜNÜZÜ BAŞINIZA ÇALIN' Erdoğan, 'Bundan sonra da bütün azınlıklar benim ülkemde huzur içinde barış içinde yaşayacak. Bu arada bir şey oldu. Neymiş Amerikan Musevi Komitesi bana verdiği ödülü geri istiyormuş. Eğer bu zulme bu soykırıma destek veriyorsanız alın ödülünüzü başınıza çalın.' diye konuştu İşte Başbakan Erdoğan’ın Van mitingindeki konuşmasından satır başları 'İSRAİL'İN HİTLER'DEN NE FARKI VAR' 'İsrail’in yaptığını, Hitlerin, Nazilerin yaptığını benzetice birileri rahatsız oluyor. Van’dan tüm dünyaya sesleniyorum İsrail’in yaptığını Hitlerin, Nazilerin yaptığından ne farkı var. Bunu soykırım değil de ne ile izah edeceksiniz. Ne diyordu Hitler: İnsafsız olabiliriz ama Almanya’yı kurtardığımızda dünya insaflı bir yer olacak. Adaletsiz olabiliriz, ama Almanya’yı kurtardığımızda dünyaya adalet gelecek. Ahlaksız olabiliriz ama Alman vatandaşlarını kurtardığımızda dünya daha ahlaklı bir yer olacak. Hitler bu sapıkça düşüncelerin arkasına sığındı, milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. İsrail şu anda Hitlerin söylediğinin aynısını söylüyor, aynısını yapıyor. 'MUSEVİLERE ECDADIMIZ SAHİP ÇIKTI' Her türlü insanlık dışı eylemi yapacaksın, ayrım yapmadan şehri havadan bombalayacaksın. Sana dur deyince de antisemitist diye ahlaksızca suçlama yapacaksın. Dünyada herkesin Musevilerden uzaklaştığı, ülkelerinde kovduğu dönemde Musevilere kim sahip çıktı. Ecdadımız sahip çıktı, Osmanlı sahip çıktı. Utanmıyor musunuz ya? 'TÜRKMENLERE BAK DİYORLAR' Biz hem dua edeceğiz hem de sütün imkanlarımızla Gazze’nin yayında duracağız. Ne içeride ne dışarıda hakkı savunmaya devam edeceğiz. Şimdi bu CHP, MHP onların ortak adayları ne diyor? Gazze’yi bırak Suriyeli misafirleri bırak Türkmenlere bak diyorlar. Bunların dünyadan kendi ülkelerinden bile haberleri yok. Biz Gazze’ye nasıl ulaşıyorsak AFAD ile Suriye’ye de öyle ulaşıyoruz Somali’ye nasıl ulaşıyorsak Suriye’nin, Irak’ın Türkmenlerine de öyle ulaşıyoruz. Çünkü biz büyük devleti, Ak Parti iktidarıyız. Reklam yaparak değil davul zurna çalarak değil sessizce herkese her yere yardım elimizi ulaştırıyoruz. Ülkemize 12 yıl boyunca büyük hizmetler eserler kazandırdım. En büyük mücadeleyi eğitimde sağlıkta adalette çözüm sürecinde verdik. Kanı durdurmak için acıları gözyaşları dindirmek için samimi şekilde çalıştık. Karşılaştığımız engelleri sizler de görüyorsunuz. Biz gençler ölmesin dedikçe gençler ölsün diye çabalayanlar oldu. 'İŞTE ŞİMDİ İNLERİNE KADAR GİRİLİYOR' İnlerine gireceğiz dedik siz bize destek verdiniz işte şimdi inlerine kadar giriliyor. Diyorlar ki “Başbakanım sen Çankaya’ya çıkarsan bu Pensilvanya ile mücadele ne olacak?” Bu can bu tende oldukça bu mücadele sonuna kadar devam edecektir. Bizim ulusal güvenliğimi tehdit eden unsurlar nerede nasıl olursa olsun karşılarında bizi bulacaklar. Türkiye’nin nereden nereye geldiğini sizlere burada göstermek istiyorum, On yıllar boyunca bu ülkede kitaplar, türküler, şarkılar bu ülkede yasaklandı. Kürt demek Kürtçe demek bu ülkede suçtu. Cezaevlerinde anne evladıyla Kürtçe konuşamıyordu. Şimdi 24 saat Kürtçe yayın yapan devlet televizyonu var.'Haberler
'Bütün Askerlik Şubeleri Kapatılabilir'
2011 yılından itibaren 150 askerlik şubesini kapattıkları bilgisini veren Milli Savunma Bakanı Yılmaz, 'Türkiye'deki bütün askerlik şubeleri kapatılabilir. Hizmet aksamaz' dedi Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Erzincan Valiliği'ni ziyareti sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sivas'tan karayoluyla Erzincan'a gelen Yılmaz, Erzincan Valiliği'ni ziyareti sırasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 2011 yılından itibaren 150 askerlik şubesini kapattıklarını belirterek, 'Çok daha net söyleyeyim, şu anda Türkiye'deki bütün askerlik şubeleri kapatılabilir. Hizmet aksamaz. Niye aksamaz? E-Devlet üzerinden bir şifre alınması kaydıyla bu ağustos celbinde de başlattık, internete girersiniz, hangi askerlik şubesine sevkinizin yapıldığını öğrenirsiniz' diye konuştu. Yılmaz, şöyle devam etti: 'Ondan sonra o sevk için size bir yolluk ücreti ödenir, o yolluk ücretinizin de hangi PTT şubesi ya da banka şubesine yattığını da öğrenirsiniz. Ömrünüzde bir sefer bile askerlik şubesine gitmeden askerlik hizmetini tamamlarsınız. Dolayısıyla diyoruz ki vatandaş devletin memuruyla muhatap olmasın. Vatandaş gelip de askerlik şubesinde beklemesin.'Dünya
Reklam