onedio
Silopi’ye Kaçan Ezidiler: Keşke Ölseydik de Bunları Görmeseydik
IŞİD'in Şengal'daki saldırılarından kaçarak Şırnak'ın Silopi ilçesine gelen Iraklı Ezidiler yaşadıklarını anlattı Şengal’den farklı yollar üzerinden Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne geçen daha sonra Habur sınır kapısından Türkiye’ye giriş yapan Ezidiler, Silopi belediyesi tarafından AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) konutlarında ağırlanıyor. IŞİD’in saldırılarından kaçtıklarını belirten Ezidiler’den bazıları Silopi’ye gelene kadar açlıktan ve susuzluktan yakınlarını kaybetmiş. Ezidiler “Keşke ölseydik de bunları görmeseydik” diyor. Mahmut Hamsici ’nin Silopi’deki Ezidileri dinlediği BBC Türkçe’deki haberi şöyle:  ‘İki çocuğum susuzluktan öldü, gömemedim’ Halid Çika , IŞİD saldırısının ardından Şengal dağına kaçtıklarını, bu sırada aç ve susuz kaldıklarını söylüyor. Çika konuşurken yanında iki kız çocuğu var. Zorlanarak iki çocuğu daha olduğunu ve onların susuzluğa dayanamayarak yolda öldüklerini söylüyor. Yutkunarak anlatıyor: “Dağa varmadan önce çocuklar yere düşüp kalkıyordu, dağ bize uzaktı. Susuzluktan düşüyorlardı. Ve yerde kaldılar”. Diğer iki çocuğunuysa taşıyarak yanında getirdiğini söylüyor Çika. “Ölen çocuklarımı gömme imkanım yoktu, öyle bıraktım” diye ekliyor. Dağdan Suriye sınırına yöneldiklerini, burada kendilerini YPG’lilerin karşıladığını (Halk Savunma Birlikleri. Suriye’nin Rojava bölgesindeki Demokratik Birlik Partisi’nin silahlı kanadı) belirtiyor ve ekliyor: “Yardım istedik. Bize araba tuttular, Habur’a gönderdiler.” 'Peşmerge'nin silahı yeterli değil' Çika yaşadıkları ile ilgili olaraksa Peşmerge güçlerini eleştiriyor. “Peşmerge bizim yanımızda hiçbir çatışmaya girmedi. Bizde iyi silahlar olsaydı biz de çatışırdık. Bazılarımızda kaleşnikof vardı ama onlarda (IŞİD) ağır silahlar vardı, doçkalar vardı” diyor. Süleyman Davut da “Vallahi Peşmergeler kaçtılar. Biz de mecburen kaçtık” diyerek tepki gösteriyor. Bazı yetkilier ise IŞİD’in silah ve mühimmat açısından Peşmerge’den üstün olduğunu söylüyor. Associated Press haber ajansına konuşan Irak Kürdistan hükümetinin Washington temsilcisi Kervan Zebari “Peşmerge güçleri korkuyor ya da savaşmak istemiyor değil” diyor. Zebari, “(IŞİD) üzerimize zırhlı Humvee’lerle geliyor ve biz onlara AK-47 kurşunları atıyoruz. Hiç etkili olmuyor. Bir noktada kurşununuz bitiyor” diyor. AP’nin haberine göre Kürtlerin tankları ve zırhlı araçları var ancak bunlar Kürtlerin merkezi şehirleri olan Erbil ve Süleymaniye’den uzakta bulunan Şengal’de değiller. Ajansa konuşan ve bölge ile sıkı bağları olan bir Amerikan haber alma teşkilatı, CIA yetkilisi Şengal’i savunan Peşmerge kuvvetlerinin sadece altı şarjör mermisinin olduğunu söylüyor. ‘Erkekler kaçırdıkları kadınlara zorla kendilerini yıkattırıyor’ Silopi’ye varabilen Ezidilerden Davut, IŞİD’in hem kadın hem de kız çocuklarını kaçırdığını söylüyor: “Sadece Bizim köyümüzden yaklaşık 50 kız ve kadını IŞİD çeteleri kaçırdı.” Kamu Hasan Yusuf , yaşadıklarını ağlamadan anlatmakta zorlanıyor. Onlar Şengal dağından ayrılırken dağda kalanların cep telefonundan arayarak “Burada kadınlar ölüyor, yaşlılar ölüyor” dediklerini aktarıyor. “Yüreğimiz dağlandı. Keşke biz de ölseydik” diyor Yusuf. Yusuf, “Kadın ve kızlarımızı yakaladılar, başka devletlere satacaklar. Kaçırdıkları kadınları ve erkekleri birbirinden ayırdılar. Hiçbirimiz yaşamasak daha iyi. Allah hepimizin canını alsaydı.” Irak İnsan Hakları bakanlığı ise IŞİD militanlarının yüzlerce Ezidi kadını alıkoyduğunu, bunların bir kısmının Musul'da okullarda tutulduklarını açıklamıştı. IŞİD’in eline geçen bazı kadınların gizlice kendileriyle telefonla konuştuğunu söylüyor Yusuf: “Bizi Babuş cezaevinde tutuyorlar’ diyorlardı. ‘Keşke ölsek, hiçbirimiz bir yere gidemeyecek durumdayız’ diyorlardı.” “Şu ana kadar bize bir şey yapmadılar ama bize diyorlar ki gelin bizi banyoya sokun, bizi yıkayın’ dediler. Kızlarımız onların erkeklerini yıkıyorlar. Sonradan artık telefonla onlara ulaşamadık, onlara ne yaptıklarını bilmiyoruz.' Şengal dağına kaçtıktan sonra dağlarda yattıklarını, kuru pirinç yiyerek hayatta kaldıklarını, havanın çok sıcak olduğunu söylüyor Yusuf. Yusuf Şengal dağından YPG’liler sayesinde kaçtıklarını söylüyor. “PKK’liler, YPG’liler olmasaydı hepimiz açlıktan ölecektik. Allah var onlarla YPG çatıştı.” Yusuf son olarak, “Evlerimizi yaktılar, bizi kaçırdılar, bize zulmettiler, bize yaptıklarını kimseye yapmadılar” diyor. ‘Kadınları Suudi Arabistanlılara satacaklar’ Hüseyin Hasan ise kendilerine YPG’lilerin önceden haber gönderdiğini söylüyor: “Önce Irak hükümeti çekildi. Peşmergeler de daha oraya gelmeden önce YPG’liler ‘eğer kendinizi savunmayacak duruma düşerseniz biz size korumaya hazırız’ diye haber gönderdi. Şu anda binlerce kişi Şengal dağında mahsur bir şekilde bekliyor. YPG’liler onları kurtarmak için harekete geçti. Bir kısmını kurtardı, aşağı indirdi. Suriye’ye geçirdi.” Hasan da kaçırılan kadınların telefonla gizlice kendilerini arayarak Suudi Arabistanlılar’a satılacaklarını söylediklerini belirtiyor. Hasan, “Silahlarımız olsaydı bütün bunlar olmazdı” diyor. T24
Diyarbakır'da Bayrak İndiren Kişi Yakalandı
Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki direkte asılı Türk bayrağını indiren kişinin yakalandığı bildirildi. Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki Türk bayrağını indiren kişinin yakalandığı bildirildi.Valilikten yapılan açıklamada, 8 Haziran'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki Türk bayrağını indiren Ömer M'nin (34) emniyet müdürlüğü ekiplerince yakalandığı belirtildi.Zanlı Ömer M'nin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yaşanan olaylarda hayatını kaybeden bir kişinin kent merkezinde cenazesinin defnedilmesi sonrasında mezarlık yakınında bulunan 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki direkte asılı Türk bayrağı bir gösterici tarafından indirilmişti.       AA
Zengin İnsanların Günlük Hayatlarında "Farklı" Yaptıkları 9 Şey
Araştırmacı yazar Thomas Corley, 'Rich Habits: The Daily Success Habits Of Wealthy Individuals' (Zengin Alışkanlıkları : Varlıklı Bireylerin Başarı Getiren Rutin Davranışları) adlı kitabı için, yıllık geliri $160,000 ve fazlası olan 'zengin'lerle, $35,000 aşağısı olan 'fakir'leri araştırdı. Corley'e göre Aslında gündelik hareketleriniz, yaşam standartlarınızı öyle bir ele veriyor ki... 'Zengin' , 'fakir'kavramları işin şakası tabii. İşte başlı başına 'varlıklı' ve 'yoksul'  insanların gündelik hareketlerine yansıyan davranışları.Kaynak
Ersun Yanal İstifa Etti
İstifa haberini Lig TV son dakika haberi olarak verdi. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, son bir haftadır basında yer alan 'Aziz Yıldırım-Ersun Yanal gerginliği' haberleriyle ilgili dün Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda basın toplantısı düzenlemiş ve özetle şunları söylemişti: 'Burası Fenerbahçe Spor Kulübü ve halka arz edilmiş şirketleri var. Kulüpler artık şirkettir ve denetlenmektedir. UEFA ve Federasyon kriterleri vardır. Fenerbahçe şirket mantığı ile yönetilmektedir. Ben kimsenin özel hayatıyla ilgilenmem. Sporcum da olsa teknik direktörüm de olsa yöneticim de olsa... İki gün bekledim bakalım nereye gidiyor diye? Ama dedikodularla işi götürüyorsunuz. Bu sporcular 2009'dan beri onur mücadelesi vermişler. Benim onlara kızma hakkım yok ama uyarılarda bulunabilirim. Ben onlarla konuştum, 'Bu sene şampiyon olmamız gerek, şampiyonlar ligi'ne gitmemiz gerek' dedim. Hoca'ya da anlattım. 'Fazla izin vermemek gerek, çalışalım çalışalım' dedim.' Taraf
Reklam
'Özerklik En Çok İzmir'e Yakışır'
Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın seçim çalışmaları kapsamında düzenlediği mitinglerin finali İzmir Gündoğdu Meydanı'nda gerçekleşti. HDP Milletvekilleri A.Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da mitinge katıldı. Miting için Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve diğer bölge illerinden binlerce kişi İzmir'e geldi. Miting meydanına girerken yapılan arama kontrellerinden geçen bazı vatandaşlar üzerlerindeki sarı, kırmızı ve yeşil renkteki kıyafetler bahane edilerek içeri alınmadılar, bunun üzerine yaşanan kısa bir gerginlikten sonra vatandaşlar içeri girdiler. Çeşitli sivil toplum örgütlerinin, derneklerin destek verdiği mitingde konuşan Demirtaş'ın hedefinde Başbakan Erdoğan ve IŞİD vardı. 'SİZİ YUHALATANA OY VERMEYİN' Kadınların önemine vurgu yapan Demirtaş, 'Sizin kaderiniz tacize, tecavüze uğramak, katledilmek eve kapanmak olamaz. Şen kahkahalarınızla toplumun geleceğini yaratacaksınız. Size hakaret eden yuhalatanlara neden oy veresiniz' dedi. İktidarın gençlere dair dair yapabildiği tek şeyin dindar ve kindar nesil yetiştirmek olduğunu belirten Demirtaş, 'Gençlerin genç adaydan, genç tavırdan yana olmaları lazım. Yarın sandık başında fotoğraflara baktığınızda tek seçenek olduğunu göreceksiniz. Demirtaş'a değil kendi geleceğinize oy verin' ifadelerinde bulundu. 'IŞİD NEYSE İSRAİL DE ODUR' IŞİD'in lanetlenmesi gerektiğini söyleyen Demirtaş, ' IŞİD vahşetini, barbarlığını kınıyorum.Buradan Şengal halkına, katliam tehdidi altında bulunan halkımıza dayanışma duygularımızı gönderiyoruz. Kobaniye, Rojova'ya selamlarımızı gönderiyoruz. Umarım insanlığın başına bela olan olan IŞİD yok edilir.. Bir tarafta barbarlık IŞİD tarafından gerçekleştiriliyorsa diğer tarafta Gazze de İsrail tarafından gerçekleştiriliyor. IŞİD neyse İsrail de odur. Aynı duygularımızı Filistinli halklar için paylaşıyoruz. Ama hükümet IŞİD için sesini çıkaramıyor, aman dokunmayalım diyorlar. Neredeyse bu örgütün haklı olduğunu söyleyecek durumdalar. İzmir'de 13 yaşındaki çocuğu kolundan tutup terörist derken, IŞİD'le ilgili dikkatli cümleler kuruyorlar, adeta meşru gösteriyorlar' dedi. 'BU SEÇİM ADİL DEĞİL' 'Bu seçim adil değil' diyen Selahattin Demirtaş, 'Bu seçim AKP 'nin adayının bütün devlet olanaklarını, finans gücünü, medya gücünü arkasına alarak haksız bir şekilde yürüttüğü son derece çirkin bir seçime dönüşmüş durumda. Bizler onlar gibi mitingler yapamıyoruz, onlar gibi süsleyemiyoruz ama emin olun sizin verdiğiniz emek daha dürüstçe çünkü sizin bağışlarınız yüreğinizden geliyor' ifadelerinde bulundu. KENDİNİZE OY VERİN Etnik kimliğimin bir önemi yok diyen Demirtaş, 'Yarın oy kullanmaya gideceksiniz, oy kullanırken Laz kendini, Çerkez kendini, Türk kendini, Kürt kendini, Ermeni de kendini görecek. Kendinize oy vereceksiniz. Bana değil. Böylece bu ülkeyi yeni baştan yaratacağız hep beraber el ele. 'ÖZERKLİK EN ÇOK İZMİR'E YAKIŞIR' İzmir'in AKP'den çok çektiğini söyleyen Demirtaş, İzmir'de yaşanan hukuksuzluklara değinerek, 'İzmir'de yaşayanlar burada karşılaştığınız hukuk dışı şeyleri benden iyi biliyorlar. Yüzde 50 halkın iradesi ile Aziz Kocaoğlu'nu o koltuğa getirdiler. Ama Kocaoğlu burayı yönetemiyor. Neden? Çünkü gerekli çoğunluğu sağlayamamasına rağmen, İzmir'de gücü bulunmamasına rağmen AKP, İzmir'i Ankara'dan yönetiyor. İzmir'in bütün çılgın projelerine oradan idare ettiriyorlar. İzmir'in ovasını, tarlasını, bağını, bahçesini, tüm ekolojik dengesini tarumar ediyorlar. Aldıkları kararlarla İzmir'i İzmirlilere dar ediyorlar. Belediyenin parası yok, mecliste karar alamıyor, ne yapacaklar, nasıl yönetecekler maddi destek olmadan? İzmir halkı AK Parti'ye mi oy vermek zorunda? İşte bizim yeni yaşam çağrımız burada başlıyor sevgili kardeşlerim. Özerklik dediğimiz şey budur. En çok da İzmir'e yakışır, en çok da İzmir bunun faydasını görür. Burada kime oy verdiyseniz yetki onda olsun. Siz belediye başkanını seçmişsiniz ama vali sizlere ve yöneticilere hakaret ediyor. Bu valinin yardımcısı ne diyordu? Soma'da yaşanan katliam için 'Aklını kullananlar kaçtı' diyordu. Emekçiye, madenciye olan yaklaşım bu. Eğer burası yerinden yönetim modeli ile yönetilseydi, sizler bu vali yardımcısını bir günde değiştirebilirdiniz. Ama şimdi yapamıyorsunuz. AKP istediği valiyi atıyor, istediğini ise görevden alıyor. Siz oy vererek getirdiğiniz belediyeden yeterli hizmet alamıyorsunuz. İşte özerklik tam olarak bunlara çare olacak. Yıllardır metroyu bitiremiyorlar, bütçe yok. İstanbul ve Ankara'daki metrolar 2-3 katı bir maliyetle üstelik ulaştırma bakanlığının desteği ile bitiriliyor ama İzmir'e bu destek yok. Bunlar sadece İzmir AKP'ye oy vermiyor diye oluyor. Madem bize oy vermiyorsunuz bizler de sizi cezalandırırız diyorlar' dedi. İzmir'in yeni yaşam çağrısına kulak vermesi gerektiğini söyleyen Demirtaş, 'Bir tarafta bizim evrensel ilkelerimiz, yüzyıllardır insan hakları çerçevesinde belirlenen değerlerimiz var. İzmir halkı ilkelerin yanında mı olacak yoksa ilkeleri umursamayıp koltuk sevdasına tutulanların mı yanında olacak?' dedi. BÜTÜN RENKLERLE MEYDANLARDAYIZ 90 yılda hiçbir zaman halkın temsilcilerinin iktidara gelmediğini dile getiren Demirtaş, '90 yıldır iktidarda halk yok. Devlet sadece kendi için orada. Türkler de yönetmiyor ki devleti, hepimiz beraber eziliyoruz. Sadece öyle düşünmemizi sağlamaya çalışıyorlar. Aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Biz burada ırk, dil, din, cinsel yönelim ayrımı yapmamalıyız. Farklılıklarımızla beraber olmalıyız, yaşamalıyız. Bakın burada her kesimden insan var, Türk, Kürt, Alevi, Aünni, LGBT, Çerkez, Laz ve daha sayamadıklarımız. Hepimiz beraber olmalıyız. Aç insanın Laz'ı Türk'ü Kürt'ü yok. İşte bütün renklerle meydanlardayız. Birbirimizi suçlayarak kardeşliği inşa edemeyiz. Ezilen bütün kimlik ve inançlarımızla renklerimizi yarın sandığa yansıtalım. İzmir halkı uzatılan bu barış ve kardeşlik elini tutmalıdır. Demokratik çözüm Kürtler ve AKP arasında değildir. Halklar arasındadır. Yeni anayasayı da ancak böyle yazabiliriz' dedi. Yaklaşık 1.5 saat süren konuşmasının ardından arabasına binmek üzere sahneden ayrılan Selahattin Demirtaş'a vatandaşın ilgisi büyüktü. Neşe Yavuz / Ege'nin Sesi
Instagram'da Son "Moda": Sanat Eserlerinin Moda İkonlarıyla Şahane Birleşimi
William Adolphe Bouguereau'nun meşhur The Wave'i ve Chanel'in 2014 grafittili sırt çantasının bileşimine ne dersiniz? Korkmayın, anlamak için üstün sanatsever ya da moda takipçisi olmanıza gerek yok, Vogue'un katkılarıyla karşınızda @copylab adlı İnstagram hesabından, mükemmel moda - sanat tarihi karışımı resimler.
Reklam
Rakı İçerken Yapılmayacak 100 Şey
etiket
İnternet dezenformasyona çok müsait bir alan, bunun bir örneği de bu yazı. İnternette birçok kaynakta Aydın Boysan ismiyle paylaşılan bu yazı aslında Metin Solmaz'a aitmiş. Yazının kaynağı ise burası: http://buyukkeyif.com/raki-icerken-100-yapilmaz/2271
IŞİD'den Açık Tehdit: 'İstanbul'u Vururuz'
Irak ve Suriye’de büyük miktarda toprak ele geçiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Türkiye’yi de tehdit etti. Suriye’nin Fırat nehri kıyısındaki Rakka kentini kontrol altında tutan IŞİD, news.vice.com sitesinde yayımlanan bir belgeselde, bir IŞİD militanı, Türkiye hükümeti Atatürk barajını açmazsa, İstanbul’a saldıracaklarını söylüyor. Rakka’da çekilen 5 bölümlük IŞİD belgeselinin dün yayımlanan ikinci bölümünün 3. dakikasından itibaren Türkiye ile ilgili bölm başlıyor. Fırat nehri üzerindeki Atatürk Barajı’nda su tutulması nedeniyle bölgenin su sıkıntısı çektiği belirtilen belgeselde bir militan, Türk hükümetine seslenerek, “Allah’a mürted (dinden dönmüş) hükümet (Türkiye’yi kastediyor) kararlarını gözden geçirsin diye dua ediyorum. Eğer gözden geçirmezse İstanbul’u özgürleştirerek biz gözden geçireceğiz” diyor. IŞİD militanı, “Bu bir tehdit mi” sorusuna “Evet açık bir tehdit” diye yanıt veriyor. Militan “İnşallah eğer onlar barajı açmazlarsa, biz onu İstanbul’dan açarız” diye devam ediyor. Belgeselde ayrıca örgütün küçük çocukları cihat için nasıl eğittiği görülüyor. Görüntilerde 7-8 yaşlarındaki Belçikalı olduğu belirtilen çocuğa, “Cihatçı mı olmak istersen yoksa bir şehit operasyonu (intihar saldırısı) mı düzenlemek istersin?” sorusunun yöneltiliyor. Aynı çocuk, Avrupa’dakiler de dahil “tüm kafirleri” öldüreceğini söylüyor. Milliyet
Reklam
Galatasaray, Podolski İçin Wenger'le El Sıkıştı
Ga­la­ta­sa­ra­y’­da ya­ban­cı oyun­cu trans­fe­ri giz­li­ de­vam edi­yor. Bir sü­re­dir tek­nik di­rek­tör Pran­del­li­’nin ra­po­ru doğ­rul­tu­sun­da for­vet ve 10 nu­ma­ra po­zis­yo­nu­na fut­bol­cu ara­yan Cim­bom, Ar­se­na­l’­in Kos­ta Ri­ka­lı oyun­cu­su Jo­el Camp­bel­l’­a göz dik­miş­ti. Yö­ne­tim ön­ce­ki gün Lon­dra­’ya çı­kar­ma yap­tı. Bugün gazetesinden Özgür Sancar’ın haberine göre, Ku­lüp me­na­je­ri Cenk Er­gün, bek­le­nenin ak­si­ne Camp­bell için de­ğil ta­kı­mın Al­man yıl­dı­zı Lu­kas Po­dols­ki için ma­sa­ya otur­du. Zi­ra Arsenal Teknik Direktörü Wen­ger, yük­se­len for­mu ne­de­niy­le Camp­bel­l’­ın gi­di­şi­ne izin ver­mi­yor. Er­gün ise Fran­sız tek­nik ada­mı, Po­dols­ki ko­nu­sun­da ik­na et­ti. KAPIDAN DÖNMÜŞTÜ Radikal’de yer alan habere göre, şim­di sı­ra for­vet, for­vet ar­ka­sı ve sol açık­ta oy­na­yan Po­dols­ki ile me­na­je­ri­nin ik­na edil­me­sin­de. Er­gü­n’­ün Al­man fut­bol­cuy­la 1-2 gün için­de bir ara­ya gel­me­si bek­le­ni­yor. Ga­la­ta­sa­ra­y’­ın ama­cı 29 ya­şın­da­ki fut­bol­cu­yu bon­ser­vi­siy­le bir­lik­te trans­fer et­mek. Ama fut­bol­cu İn­gil­te­re­’den ay­rıl­ma­ya pek sı­cak bak­maz­sa, Sa­rı-Kır­mı­zı­lı­lar, Po­dols­ki­’yi ki­ra­lık ola­rak trans­fer et­me­nin yol­la­rı­nı ara­ya­cak. Bu ara­da Po­dols­ki­’nin As­lan ile olan iliş­ki­si ye­ni de­ğil. Üç se­zon ön­ce yıl­dız fut­bol­cu Köl­n’­de oy­nar­ken, dö­ne­min baş­kan yar­dım­cı­sı Ad­nan Öz­türk Al­man­ya­’da Po­dols­ki için ma­sa­ya otur­muş­tu. An­cak bon­ser­vi­s ücreti yük­sek olun­ca Cim­bom bu trans­fer­den vaz­geç­mek zo­run­da kal­mış­tı.AMK Spor
Babacan-Bank Asya-Yiğit Bulut Üçgeni TBMM’de
CHP, Irak'ta ihracatçıların IŞİD nedeniyle uğradığı zararı da takip ediyorBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Yiğit Bulut arasında bir süredir devam eden gerilim Bank Asya kriziyle zirveye çıkarken, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, ekonomi yönetimindeki bu çift başlılığı ve yaşanan usulsüzlükleri TBMM gündemine taşıdı. Oran, IŞİD nedeniyle ihracatçıların Irak’ta uğradığı zararın giderilmesi için önlem alınıp alınmadığını da hükümete sordu.AB’de bunun örneği var mı?CHP’li Umut Oran, Bank Asya ile ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde şu soruları yanıt istedi:Geçmişte Başmüzakareci göreviniz de olduğu için yakından tanıdığınız ve tam üyesi olmaya çalıştığımız AB’de ekonomi yönetimleri arasında bu tür çelişkilerin yaşandığı başka bir örnek var mıdır? Ekonomi yönetimi başıbozuk mu?Aranızdaki bu çelişki ve tartışma hükümetinizin ekonomi yönetimdeki başıbozukluğu mu göstermektedir?ABD’de 2008 yılında merkezi hükümet bankaları kurtarmaya çalışırken Türkiye’de tam tersi biçimde Bank Asya’nın batırılmaya çalışılmasının gerekçesi nedir?Kırılgan 5’li riski artmaz mı?Türkiye’de tam da Dünya ekonomisinde “Kırılgan Beşli” ülkeler arasına alınmış ve Arjantin temerrüde düşmüşken hükümetiniz bu tavrı ülkemiz için riski daha da artırmıyor mu?Yabancı yatırımcı kaçar!Hükümet üyesi ve yönetim kadroları arasındaki bu çelişki ve Bank Asya’ya kural dışı getirilen baskılar yabancı yatırımcının güvenini sarsıp, Türkiye’ye gelmekten vazgeçmesine yol açmaz mı?Zararı kim karşılayacak?Bank Asya ile ilgili bu çelişkiler ve gelinen durum “paralel yapı” ile mücadelenin bir unsuru mudur?Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olan Bank Asya’nın oluşan zararı ve hissesini elinde bulunduran vatandaşların zararını kim karşılayacak?İşlem gören hisse senedi fiyatlarına dışarıdan yapılan siyasi müdahale serbest piyasa ekonomisine uygun mudur? Yapılan bu açıklamaların bankacılık sektörüne ve ekonomiye verdiği zararın sorumlusu kimdir?Hangi adli işlemler yapılacak?Piyasaların sahip olmadığı bu bilgiyi siz hangi kaynaktan edindiniz? İçeriden edinilen bu bilgiyi açıklayarak hükümetiniz herhangi bir menfaat edinmiş midir? 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106. maddesine göre ortada bir bilgi suiistimali var mıdır? Varsa sorumluları için hangi adli ve idari işlemi uygulayacaksınız?BDDK ve SPK’nın tavrıBank Asya’nın ortak alıp almaması, yerli yabancı gruba satılıp satılmayacağı tamamen yönetim kurulunun takdirindeyken her halka açık finans kuruluşu gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) mutat denetimine tabi Bank Asya’nın satışıyla ilgili açıklamalar yapmak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun ‘itibarın korunması’ başlıklı 74. Maddesine göre suç değil midir? Bu suçun sorumlularıyla ilgili herhangi bir adli veya idari soruşturma başlattınız mı?Bank Asya ile ilgili olarak yapılan spekülasyonlar karşısında, gereğinin yapılması istemiyle BDDK ve SPK nezdinde girişimde bulundunuz mu?BDDK’ya Bank Asya’yı kapat baskısı mı var?Bank Asya’nın kapatılması için BDDK nezdinde hükümetinizin baskı yaptığı iddiası doğru mudur?Irak’ta 2 bin Türk şirketi etkilendiUmut Oran, Irak’ta ihracatçıların oluşan zararı için de Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya şunları sordu:Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün Erbil’e kadar dayanması Türkiye ile olan ticareti de olumsuz etkilemiştir. Bölgede faaliyet gösteren 2 bin şirketimiz de bu koşullardan olumsuz etkilenmiştir. Irak’a karayolu ile yapılan sevkiyatlarda yaşanan güvenlik sorununu nasıl aşacaksınız? Bu konuda alınmış bir karar var mı?İhracat yarı yarıya düştüMayıs ayında 1 milyar dolar ihracat yaptığımız Irak’a Temmuz ayı ihracatımız 569 milyon dolara gerilemiştir. Çatışmaların şiddetlenmesi ve Kuzey Irak’ın daha fazla zarar görmesi halinde tüm ticaretin durma noktasına gelme olasılığı karşısında hükümetiniz önlem aldı mı, bunlar nelerdir?TIR şoförleri haraç veriyorTürk TIR’larının yaklaşık 3 aydır Bağdat ve Basra gibi güneydeki merkezlere farklı yollarla ulaştığı ve bazı şirketlerin ise IŞİD terör örgütüne haraç vermek zorunda kaldığı bilinmektedir. Hükümetiniz bu duruma neden sessiz kalmaktadır, bunu nasıl önleyeceksiniz?Son verilere göre 1.5 milyon nüfuslu Erbil’de yaklaşık 200 bin Türk vatandaşının yaşadığı tahmin edilmektedir. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği nasıl sağlanmaktadır? Irak’taki son gelişmelerin ardından sınır kapılarında herhangi bir kısıtlama yapıldı mı?
Melih Gökçek: 'Cemaat Bizi Sırtımızdan Vurdu'
A Haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel Yönetimindeki Deşifre Programı’nda Gezi süreci ve Cumhurbaşkanlığı seçimi masaya yatırıldı. Programa konuk olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek birbirinden farklı çarpıcı açıklamalarda bulundu.''GEZİ SÜRECİNDE ULUSLARARASI GÜÇLER, AMERİKA'DAKİ NEOCONLAR, PARALEL YAPININ EMİR VE KOMUTASINDAKİ SİYASİ PARTİLER VAR''Gezi sürecinde uluslararası güçler var. Amerika'daki Neoconlar var. Paralel yapının emir ve komutasındaki siyasi partiler var. Başbakan kimseye boyun eğmedi. ''One Minute'' olayı ile Erdoğan mazlumların yanında oldu, bu da Dünya'da bir ilkti. Bu yapıyla zamanında iç içe oldum. Çok aktif bir kurumdu. Yasal çerçevede yardımcı olduk. CHP ile uğraşmak bana keyif veriyor, her şeyiyle karşımızda. Dinimize düşman, kişiliğimize düşman, partimize düşman. 17 Aralık'ta bu yapıyla ipler koptu. Başbakan, MİT olayında ilk kez irkildi ve ne oluyor dedi. Gelip sırtımızdan hançerlediler. Biz onlara farklı gözle bakıp destek vermiştik.''İHSANOĞLU MALESEF 'ARİEL ŞARON' HAYRANI'' İhsanoğlu tanınmış en solcu yazarların kitaplarını Arapçaya çevirmiş. Ekmeleddin Bey'i Süleyman Demirel'e benzetiyorum. Her kesimden oy alıyordu ancak icraat yoktu. Yaptığı atamalara bakıyoruz hep sol kesimden ve Mason kişilerdi. Ekmeleddin Bey de aynı yolu izliyor. Eski bir bakan olan bir ağabeyim şöyle bir şey söyledi ' Ekmeleddin Bey babasının, adını Akif'in vasiyeti ile koyduğunu söylüyor. 1. ve 2. çocuğuna isimleri vermiyor ancak 3. çocuğuna Ekmeleddin ismi konuluyor.' Bizim camiaya iyi görünmek için yalanlar söylüyor. Başkalarının yazdığı kitaplara kendi ismini veriyor. Ünlü yazarlarımızdan biri çok bilim hırsızı gördüm ama böylesini ilk kez görüyorum dedi. Ariel Şaron'un komaya girdiğini duyan Ekmeleddin Bey'in yorumu; yazık oldu, büyük devlet adamıydı diyor.''EKMELEDDİN, BUGÜNÜN ADAYI DEĞİL 3 YIL ÖNCE BELİRLENMİŞ BİR ADAY'' Ekmeleddin, bugünün adayı değil 3 yıl önce belirlenmiş bir adaydır. İki yıldan uzun bir süredir Doğan Yayın Grubu Ekmeleddin Bey'e yoğun ilgi gösteriyor. 2013 Aralık ayında yazılmış kitapta da belirtildiği gibi, Aydın Doğan Cumhurbaşkanı adayı olmasını istiyor. Takvim Gazetesi yazarı Ergün Diler'in Ağustos 2011 tarihli yazısında da 'çok güvendiğim bir arkadaşım bana dediğine göre büyük bir medya patronu Cidde'de Ekmeleddin Bey ile görüşüp, sizi önümüzdeki dönem Çankaya'da görmek isteriz demişler. İhsanoğlu da bu öneriye çok sıcak bakmış' diyor. Hürriyet'in 2009'da attığı büyük başlık İslam Dünyası'nın yükselen yıldızı Ekmeleddin. 3 kere manşet Ekmeleddin İhsanoğlu'na verildi, halka tanıtmak o zamandan başladı. Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök ile İhsanoglu'nun hiçbir zaman dostluğu yoktur. Adeta parlatıyorlar, bugünler için besliyorlar. Uluslararası güçler Ekmeleddin Bey'i öne sürdü. Türkiye'nin baronuna ABD'den baskı geliyor.''KILIÇDAROĞLU, BAHÇELİ VE DESTİCİ KÜRESEL BARONLARIN TAŞERONU'' Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Destici küresel baronların taşeronu. Bu üç liderin açıklarını yakalayanlar var ve kullanıyorlar. Bu iki partinin oyları düşerse ne olacak insanların yüzüne nasıl bakacaklar. Partilerin alt yapısından tepkiler gelecek ister istemez. BBP seçimden sonra Destici'yi devirecek. Benim kanaatim Destici'yi dışarıdan sıkıştırdıklarına yönelik. Bahçeli ve Destici'yi iyi tanıyorum ama onlara yakıştıramıyorum. Kılıçdaroğlu'nu konuşmaya gerek yok. Muhsin Yazıcıoğlu'na karşı her zaman saygı ve sevgi göstermişimdir. BBP'nin ve MHP'nin alt yapısı bu kişiye oy vermez ve Erdoğan'a oy verecek adım gibi eminim. El Eser Örgüt'ü Ak Parti'ye desteğini açıkladı ve İhsanoğlu'nun yanlışlarını açıkladı. Toplam oyları % 55 olan muhalefetin oy oranını göreceğiz. Kılıçdaroğlu halka tıpış tıpış geleceksiniz diyor diktatörlük budur. Başbakanımız ise halka sağ duyu ile seçime çağırıyor oyunuza talibiz diyor. Ben kendimi partime borçlu hissediyorum. Biz bir dava insanıyız ve dava arkadaşlarımızın sonuna kadar arkasındayız. Bu Ankara'da son dönemim ve emekli olmayı düşünüyorum.''YABANCI SERMAYE PARA KAZANMAK İÇİN MÜSLÜMAN KANI AKITIYOR'' Erdoğan 2002 yılında Başbakan oldu ülkemizi nereden nereye getirdi. Aradaki fark ortada ve bunu kimse görmezden gelemez. Halk bunun için Recep Tayyip Erdoğan diyor. Bunları yapan Erdoğan, sen ne yaptın Devlet Bahçeli? Sen ne yaptın Kılıçdaroğlu? Her şeyi yapan kendileri, hileyi, hurdayı ancak miyavlayanlar yine kendileri. Tatilde, yazlıkta olan vatandaşlarımız milletin adayı Erdoğan'ı desteklemek için gelip oylarını kullansınlar. Ve dış güçlerin adayına kaptırmasınlar oylarını. Yenilmeye doymadınız artık pes edin, gidin çalışın paranızı kazanın bu dönemde servetinize servet kattınız zaten uğraşmayı bırakın artık. % 45'den % 35'e düşünce onlar da anlayacaklar gerçekleri. Nedir bu düşmanlık Başbakanımız zalimin karşısında durdu, mazlumun yanında oldu. Batı'da şimdi aynı yolu izliyor. Biz mazlumun yanındayız, zalime silah satan Batı'nın karşısında olduğumuz için uğraşıyorlar. Yabancı sermaye para kazanmak için Müslüman kanı akıtıyor. Biz Osmanlı torunuyuz sen kimin torunusun Uğur Dündar? Neden Osmanlı düşmanısın. Bilim adamları ilerde Çin'in dünya lideri karşısında da Türkiye'yi gördüğünü söylüyor. Pazar günü herkesi sandık başına bekliyorum.
Reklam
IBM Beyni Taklit Eden İşlemci Üretti
IBM, insan beyninin mimarisini taklit eden bilgisayar işlemcisi geliştirdi. 1 milyon elektronik sinir içeren TrueNorth adındaki çip, beyin gibi algılayabilen işlemcilerin geliştirilmesi adına çok önemli bir adım olarak görülüyor. IBM'in dünya genelindeki 12 laboratuvarından oluşan Ar-Ge birimi IBM Research, insan beynine en çok benzeyen bilgisayar işlemcisini üretmeyi başardı. TrueNorth adı verilen çip, 1 milyon programlanabilir sinir, 4 bin 96 bireysel nörosinaptik çekirdek ve 5.4 milyon transistör içeriyor. İnsan beynini taklit etmesi için geliştirilen işlemci, sahip olduğu milyonlarca transistöre rağmen sadece 72 miliwatt gücünde enerji harcıyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmayla duyurulan TrueNorth, birbirine bağlı transistör ağıyla insan beyninin karmaşık sinir ağını model alıyor. Çip, bu sayede beyin gibi algılama özelliği kazanıyor. New York Times'ın haberine göre, TrueNorth'un sahip olduğu elektronik sinirler, ışık gibi verileri belli bir eşik değerini geçtikleri zaman fark etme ve birbirlerinden ayırt etme özelliğine sahip. Programlanabilir sinirler, veriyi desenlere içinde organize ederek ışığın parlaklığının artması, renginin veya şeklinin değişmesi gibi değişimleri fark edebiliyor. Bu özelliği, işlemcinin bir videoda yer alan insan hareketlerini algılayabilmesini sağlıyor. Örneğin, bir kadınının cüzdanını çıkartması hareketini insan beyni bilinçli düşünce olmaksının algılayabilirken, günümüzde robotlar ve bilgisayarlar bu hareketleri yorumlayamıyor. TrueNorth, taklit ettiği yapısıyla, beyin gibi yorum yapabilen ilk işlemci olabilir. Tartışmaları beraberinde getirdi ExtremeTech sitesinin verdiği bilgiye göre, Samsung'un 28 nanometre yongaları kullanılarak üretilen TrueNorth, watt başına saniyede 400 milyar sinaptik işlem yapabiliyor. Bu miktar, TrueNorth'a kadar geliştirilen beyin mimarisi taşıyan modern işlemcilerden 176 bin kat daha etkin. Modern bir silikon işlemci, evrendeki en gelişmiş bilgisayar olarak kabul edilen ve toplam enerji tüketimi 20 watt olan insan beynine kıyasla milyonlarca kat daha fazla enerji harcıyor. IBM'in, TrueNorth ile insan beyni gibi çalışan ilk bilgisayar işlemcisine giden yolda önemli bir adım attığı kabul ediliyor. New York Times'a konuşan Facebook yapay zeka araştırmaları direktörü Yann LeCun ise IBM'in günümüzün en hızlı işlemcilerini geçebileceği konusunda şüpheli olduğunu belirtti. LeCun, 'TrueNorth'un birçok açıdan limitli olduğunu ve performansının görüldüğü kadar yüksek olduğunu sanmadığını' belirtti. LeCun, makine öğrenimi alanında TrueNorth'un etki yapabileceğini düşünmediğini ifade etti. Salk Enstitüsü Bilgisayımsal Sinirbilim Laboratuvarı'ndan Terrence T. Sejnowski ise TrueNorth'un uzun bir gelişim süreci geçireceğini ancak bir gün akıllı telefonlara eklenebilecek bir teknoloji haline geleceğini savundu. İki amaca hizmet edecek TrueNorth, Pentagon'un Ar-Ge kurumu DARPA tarafından desteklenen SyNAPSE programı kapsamında geliştirildi. Programın direktörü Gill PRatt, DARPA'nın makine öğrenimi çalışmalarıyla iki amacı olduğunu belirtti. İlk olarak askeri drone'ları otomatik hale getirmek istediklerini söyleyen Pratt, böylece kontrol etmesi için yeterli insan bulunmayan verilerle baş edebileceklerini belirtti. İkinci amaç ise beynin nasıl çalıştığını daha iyi anlamak için bilim insanlarının laboratuvarlarda kullanabileceği yeni bir teknoloji geliştirmek olarak açıklandı. IBM'in ilk başarısı değil IBM, insan beyni gibi çalışan işlemci konusunda yaptığı çalışmalarda ilk önemli başarıyı Kasım 2012'de göstermiş ve en büyük beyin simülasyonunun oluşturulduğunu açıklamıştı. DARPA'nın desteklediği projede, 10 milyar sinir hücresi ve 100 trilyon sinaps kullanılarak bilinen en büyük beyin simülasyonu hazırlamıştı. IBM, Mart 2013'te ise silikon çiplerden çok daha etkin olacak yeni nesil transistör geliştirildiğini açıklamıştı. Al Jazeera
Bu Sefer de Apple'a Saldırdı
Çin hükümeti aldığı radikal kararlarla hem teknoloji dünyasını, hem de politik dünyayı sallıyor...Çin hükümeti bir süredir teknoloji dünyasına karşı açtığı savaşta, radikal kararlar alıyor. En son Microsoft ofislerine yapılan baskınlarla gündeme gelen ülke, şimdi de Apple'a tavrını belli etmiş durumda.Yayılan bir habere göre, Çin hükümeti Apple'ı da ülke içerisinde satış yapması uygun görülen firmalar listesinden sildi. Fakat Merkezi Tedarik Yönetim Merkezinden (MTYM) gelen bir açıklamaya göre, ortaya çıkan haber bir noktada tamamen yalan zira Çin hükümeti hiçbir zaman Apple ürünleri için gereken izinleri tam olarak vermemiş. Öyle görünüyor ki Apple'ın ülke içerisinde sahip olduğu tek izin, enerji tasarruflu ürünler kategorisi altında yer alıyor. MTYM ise konuya olan bakış açısı şu sözlerle dile getirdi; 'Apple'ın elindeki izin belgesi, hiçbir şekilde gerekli satış ve dağıtım izinlerini beyan etmiyor.'Konu hakkında araştırma yapan internet sitelerinin birleştiği ortak kararsa, durumun değişen fiyat politikaları ile alakalı olması. Birçok analizci, Çin hükümetinin yaptığı 'durdurma' işleminin genel geçer bir hükümet politikası olduğu konusunda hemfikir. Apple ürünlerinin yeniden internet üzerinden satışına başlandı ama her konuda ulusal güvenliği ön plana çıkaran Çin, bakalım önümüzdeki günlerde ne şekilde kararlar alacak...
Reklam
3 Soruda Gazze'nin Yıkılan Alt Yapısı Nasıl Onarılacak?
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı Gazze'nin tamamında büyük yıkım yaratırken altyapıtı da kritik bir şekilde etkiledi. BM'ye göre saldırı sırasında 10.000'den fazla ev yok edildi veya onarılamayacak şekilde tahribat gördü, 65.000 insan evsiz kaldı. BM Uydularından elde edilen fotoğraflar yıkımın boyutunu çok daha net gösteriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Operet Sahnesi'ni Sanata Kapattı
Ankara’nın bu önemli kültür ve sanat merkezlerinden olan Operet Sahnesi, Bakanlığın aldığı kararla artık bu sanatsal çalışmalara perdesini kapattı. Bakanlık gerçekçesini “Tarihi mekâna daha fazla zarar vermemek” olarak açıkladı Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi dokusuyla Ankara’nın en seçkin mekânlarından olan Operet Sahnesi’ni, Devlet Opera ve Balesi, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün temsilleri başta olmak üzere sanatsal organizasyonlara kapattı. Umut Erdem’in haberine göre sahne, artık sadece Bakanlıkça düzenlenecek özel törenlerin kullanımına açılacak. Bakanlık, kararın gerekçesini “Tarihi mekâna daha fazla zarar vermemek” olarak açıkladı. Operet Sahnesi, ‘Tarihi Türk Ocağı Binası’ olarak bilinen Resim ve Heykel Müzesi’nin bünyesinde yer alıyor. 1930 yılında Yüksek Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından Namazgah Tepesi’nde inşa edilen bina, I. Ulusal Mimarlık Dönemi’nin de en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 1979 yılında Resim ve Heykel Müzesi’ne dönüştürülen binanın en önemli özelliklerinden birisi de içerisindeki görkemli Operet Sahnesi’nde düzenlenen sanatsal etkinlikler. Operet Sahnesi’nde, Ankara Devlet Opera ve Balesi haftada bir olmak üzere temsiller veriyordu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı korolar ve sanat toplulukları da burada sık sık seyirciyle buluşuyordu. Sahne, bu etkinliklerin yanı sıra önemli sanatsal organizasyonlara da ev sahipliği yapıyordu. OPERET SAHNESİ ARTIK TÖRENLERE MEKANI Başkentin bu önemli kültür ve sanat merkezi, Bakanlığın aldığı kararla artık bu sanatsal çalışmalara perdesini kapattı. Sahne, artık sadece Bakanlıkça düzenlenecek özel törenler için kullanılacak. Kültür Sanat Sen’in sahne ile ilgili bilgi talep ettiği yazısına yanıt veren Güzel Sanatlar Genel Müdürü Salim Tokaç şunları söyledi. “Sanatsal anlamda Ankara’nın tarihi dokusuyla en seçkin salonlarından biri olan Operet Sahnesi bugüne kadar Bakanlığımızın sanata verdiği destek kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere tahsis edilmekteydi. Ancak, Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin tarihi dokusu da göz önüne alınarak bu tarihi mekâna daha fazla zarar vermemek adına Bakanlığımıza bağlı Koro ve Topluluklar dahil 2014-2015 sanat sezonunda kültürel, bilimsel ve sanatsal etkinliklere sınırlamalar getirilerek sadece Bakanlığımızca düzenlenecek özel törenler İçin kullanılması kabul edilmiştir.”Birgün
Spor Toto Süper Lig'de İlk Haftanın Programı Belli Oldu
Spor Toto Süper Lig'de ilk haftanın programı belli oldu. Oluşan programda ilk maçları şöyle: Eskişehirspor-T.Konyaspor, Bursaspor-Galatasaray, Başakşehir-Kasımpaşa, Mersin İdmanyurdu-Beşiktaş Spor Toto Süper Lig'de 2014-2015 sezonu 29 Ağustos Cuma günü oynanacak Çaykur Rizespor-Gençlerbirliği ve Balıkesirspor-Akhisar Belediyespor karşılaşmalarıyla başlayacak. Spor Toto Süper Lig'de yeni sezonun programının belirlenmesiyle ilgili açıklama yapan TFF 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, fikstür çekiminde söz verildiği şekilde ilk devrenin kalan maçlarının 1 Eylül 2014 tarihinde duyurulacağını belirtti.Eurosport
Nietzsche'den İyi Yazmanın 10 Kuralı
8 Ağustos 1882 ile 24 Ağustos 1882 tarihleri arasında Nietzsche; Lou Andreas-Salomé'ye yazdığı mektuplarda iyi bir yazar olmak için sahip olunması gereken on altın kuralını açıklar.
Reklam