onedio
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Cumhurbaşkanlığı seçim zaferi, Türkiye’nin “Tayyip Erdoğan mühürlü” yeni bir döneme adım atmış olduğunun “tescili” oldu. Ülke, zaten, uzun bir süredir, “Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’si” ne dönüşmüş vaziyette idi. Ama, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları ile, bu durum “tescil” edildiği gibi, önümüzdeki en az beş yıl böyle olacağı da “teyit” edildi. Çünkü, daha önce defalarca altı çizilmiş olduğu gibi, cumhurbaşkanı seçimini bu kez “özel” kılan iki “unsur” söz konusu idi: 1) Cumhurbaşkanı’nın cumhuriyet tarihinde ilk kez halk tarafından seçilecek olması; 2) Cumhurbaşkanlığı seçimine giren adaylardan birinin, iktidarın neredeyse tümünü kendi ellerinde toplamak isteyen, başbakanlıkta 11 yılını ardında bırakmış olan Tayyip Erdoğan olması.
Asus'un Android Wear'lı Saati Geliyor
Daha çok bilgisayarlar ve bilgisayarlar için hazırladığı ürünlerle adından sıklıkla söz ettiren Asus , son yıllar itibarıyla mobil tarafa da ilgi gösteren isimlerden bir tanesi. Bu bağlamda yakın bir zamanda Google'ın Android Wear işletim sistemine sahip ilk akıllı saatiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Focus Tayvan'ın haberine göre Asus CEO'su Jerry Shen, Berlin'de düzenlenecek olan IFA 2014'te Asus'un yeni akıllı saatini görücüye çıkaracaklarını bildirdi. Asus, LG, Samsung, Motorola ve HTC gibi firmalarla birlikte Google'ın resmi partnerlerinden bir tanesi ve bu tanıtılacak ürünün 99 ile 149 dolar arasında bir fiyat etiketiyle satılması düşünülüyor. Bu arada, LG ve Samsung'un şu anki Android Wear'lı ürünleri en az 199 dolar fiyat etiketine sahip.Peki Asus'un akıllı saati ne zaman çıkar? Bu konuda bir bilgi yok, ancak Asus CEO'su, giyilebilir teknolojik cihazlara karşı büyük planlarının olduğunu, ancak bu düşlerin bu sene, ya da 2015'in ilk yarısında gerçek olmasının zor göründüğünü, çünkü talebin artarak pazarın daha fazla gelişmesi gerektiğini dile getirmişti.teknokulis
Sıtma Olduğu Anlaşılan Nijeryalı Yolcu Türkiye'den Ayrıldı
Türk Hava Yolları (THY) ‘nın, Lagos-İstanbul seferini gerçekleştiren uçağında rahatsızlanıp, ‘Ebola virüsü’ şüphesiyle tedavi altına alınan ve yapılan tetkiklerde sıtma rahatsızlığı olduğu tespit edilen Stella Omorowa Türkiye’den ayrıldı.Ebola virüsü şüphesiyle Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gören Stella Omorowa ve 4 yaşındaki oğlu yapılan tetkiklerin ardından sabah saatlerinde taburcu edildi. Omorowa, Türk Hava Yolları personeli tarafından Barcelona’ya gitmek üzere Atatürk Havalimanı’na getirildi. Barcelona yolcuğu öncesi soruları yanıtlayan Omorowa, “Bir gün İstanbul’a gezmeye geleceğim” dedi. Hastanede yaşadığı süreç hakkında da açıklamalarda bulunan Stella Omorowa, “Ben rahatsızlandığımda herkes benim Ebola virüsü taşıdığımı düşünmüş. Ama ben herkese Ebola virüsü taşımadığımı anlatmaya çalıştım. Daha sonra yapılan tedavi sonucunda sıtma rahatsızlığı olduğum belirlendi ve tedavim başladı. Şimdi Barcelona’ya dönüyorum. Çok mutluyum” diye konuştu. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Atatürk Havalimanı Başhekimi Aykut Yener Kavak ise, “Hastamızı gördüğünüz gibi sağlıklı bir şekilde yolcu ediyoruz. İki gün önce uçak buraya geldiğinde bize hasta yolcumuz var diye anons edildi. Hudut sağlık havalimanı ekibi olarak kabin ekibine hasta hakkında bilgileri sorgulattık. Mevcut salgının olduğu bölgeye herhangi bir seyahati olmuş mu?, Son üç hafta içerisinde hayvanlarla bir teması olmuş mu?, Üç hafta içerisinde etrafında yüksek ateşli rahatsızlık geçiren yakın bir arkadaşı oldu mu? Diye sorular sorduk. Bu soruların cevaplarının negatif olduğunu öğrenince uçağa belli seviyede kontrol tedbirleri alarak çıktı. Daha sonra hastayı değerlendirdik. Hasta yol boyunca kustuğu için bitkin ve yerde yatar pozisyondaydı. İlk müdahalenin ardından hastaneye alınması gerektiğine karar verdik. Şuan hastamız son derece sağlıklı ve hastanenin uçabilir raporu ile kendisini uğurluyoruz” diye konuştu. DHA
Kaçak Cep Telefonu Kaydettirene Hapis Cezası
Yurt dışından getirilen telefonlarını sahte belgelerle kayıt altına alarak kullanıma açan bir kişi hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin konuya ilişkin gerekçeli kararı yayınlandı. İnternetten aldıkları 2 cep telefonunu, sahte belgelerle yurt dışına gitmiş gibi göstererek, GSM bayisinde iletişim danışmanı olarak çalışan Ayşegül Döş'e usulsüz şekilde işleten Dilan Özdemir ve Gülişe Oral hakkında sahtecilik suçundan dava açılmıştı. Davayı görüşen mahkeme, Dilan Özdemir, Gülişe Oral ve Ayşegül Döş'ün sahtecilik suçunu işlendiklerine kanaat getirerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına hükmetti. Mahkeme, Dilan Özdemir ile Gülişe Oral hakkında verdiği cezanın hükmün açıklanmasını geri bırakarak, 5 yıl denetim süresine tabii tutulmasına karar verirken, GSM bayisi iletişim danışmanı Ayşegül Döş'ü değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapise mahkum etti.teknolojioku
Sporun Manşetleri | 14 Ağustos 2014
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Gazetelerde Bugün | 14 Ağustos Perşembe
Hürriyet: İşte Başbakanlık Milliyet: CHP'de biat etmek yok!  Sabah: CHP paramparça Vatan: Çaresizler Birgün: 3. Köprü'ye de 'Reza' adı verilsin Akşam: Hezimet hareketi  Taraf: Yarın bırakmazsa adı darbe olur Star: Dünyanın vicdanı Cumhuriyet: Peygamber efendimizi bile desteklemeyenler oldu Yeni Şafak: Hücreler uyanıyor  Zaman: IŞİD komutanı: Yaralılarımızı Türkiye'de tedavi ettirdik, silahları sınırdan geçirdik Sözcü: 37. padişah Tayyip'in neleri yok ki!  Evrensel: O iş öyle değil 
Reklam
TBMM'de Sürpriz Tatil Kararı
Önceki gün 24 Ağustos'a kadar çalışma kararı alan Meclis dün geceki oturumda sürpriz bir şekilde tatil kararı aldı. Meclis'in bu kararıyla birlikte torba yasa tasarısının görüşülmesi Ekim ayına kaldı.
İranlı Profesör, 'Matematiğin Nobeli'ni Kazanan İlk Kadın Oldu
İran doğumlu matematikçi Meryem Mirzakhani, ‘matematiğin Nobel ödülü’ olarak bilinen Fields madalyasını alan ilk kadın oldu ABD’nin California eyaletindeki Stanford Üniversitesi’nde ders veren Mirzakhani, 13 Ağustos Çarşamba günü Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi’nde ödülünü aldı. Al Jazeera'da yer alan habere göre, ödülün verilmeye başlandığı 1936 yılından bu yana ödülü alan 56 bilim insanı arasında ilk kadın matematikçi olan Mirzakhani şunları söyledi: “Bu büyük bir onur. Bu ödülü almam, genç bilim kadınlarını ve matematikçilerini yüreklendirirse çok mutlu olurum. Gelecek yıllarda daha pek çok kadının bu tür ödüller kazanacağına eminim.” 37 yaşındaki Mirzakhani, Tahran doğumlu. Harvard Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan Mirzakhani aslında gençken yazar olmanın hayalini kurmuş. Matematik problemlerine olan tutkusunu, “Çok eğlenceli, bulmaca çözmek gibi bir şey. Bir dedektif gibi ipuçlarını birleştiriyorsunuz” diye anlatıyor. Mirzakhani ödülünü, ‘kavisli yüzeylerde simetri’ alanındaki çalışması için aldı. Fields ödülleri her dört yılda bir düzenleniyor. Çarşamba günü Mirzakhani’ye ödülünü veren de, bu göreve gelen ilk kadın olan Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye oldu.Birgün
Reklam
Üstün Yaratıcılığa Sahip Kişilerde Görülen 17 Farklı Davranış Biçimi
Yaratıcılık, tuhaf ve genellikle de mantık dışı görünen bir şeydir. Yaratıcı düşünce biçimi, bazı kişilik türleri için sabit ve belirgin bir karakter özelliğidir. Ama duruma ve şartlara göre de değişebilir. İlham ve fikirler en beklenmedik anda birden bire zihnimizde belirebilir, ama onlara en çok ihtiyaç duyduğumuz zaman bir türlü ortaya çıkmazlar. Yaratıcı düşünce özel bir algılama yeteneği gerektirirse de, düşünme sisteminden tamamen farklıdır. Nörolojik bilim bugün yaratıcılıkla ilgili çok karmaşık bir fotoğraf ortaya koymaktadır. Bilim insanları artık yaratıcılığın sandığımız gibi sağ ve sol beyin farklılığıyla (sol beyin = mantıklı ve analitik, sağ beyin= yaratıcı ve duygusal ) açıklanamayacağını anlamış bulunuyor. Gerçekten de, yaratıcılığın bir dizi bilişsel süreçler, sinirsel akımlar ve duygular sonucu ortaya çıktığı düşülmekte, ancak yaratıcı zekanın nasıl çalıştığı hakkında hala net bir bilgimiz yok. Psikolojik açıdan bakıldığında da, yaratıcı kişilikleri belirlemek çok zordur. Zira bu kişiler genelde karmaşık ve çelişkili davranışlar sergiler ve alışkanlıklardan ya da rutin işlevlerden uzak durmaya çalışır. Bu sadece “acı çeken sanatçı” şablonu da değildir – sanatçılar belki de daha zor anlaşılan kişilerdir. Yapılan araştırmalar, yaratıcılığın karakter özellikleri, davranış biçimleri ve sosyal etkilerin bir kişi üzerinde birleşmesiyle meydana geldiğini ortaya koyuyor. Yaratıcılık konusunda uzun yıllardan beri çeşitli araştırmalar yapan New York Üniversitesi Profesörlerinden Scott Barry Kaufmann, Huntington Post’la yaptığı söyleşide “Aslında yaratıcı kişilerin kendi kendilerini anlayabilmeleri de çok zordur. Zira yaratıcı benlik yaratıcı olmayan benlikten çok daha karmaşıktır. En belirgin şekilde ortaya çıkan özellikler, yaratıcı benliğin çelişkileri ve tutarsızlıklarıdır…. Hayal gücü yüksek olan kişilerin zihinleri daha karmaşıktır” diyor. Yaratıcı kişiliğin “tipik” bir tarifi olmasa da, üstün yaratıcılığa sahip kişilerde belli davranışlar ve karakter özellikleri görüldüğü kabul ediliyor. Bu kişilerde görülen 17 farklı davranış biçimi aşağıda yer alıyor:
Her Durumda Ayrı Bir Gözyaşı Salgıladığınızı Kanıtlayan ''Gözyaşı Topoğrafyası'' Çalışması
Lynn Fisher farklı duygular hissedilirken akan gözyaşlarının da farklı olabileceğini düşündü ve gözyaşlarını mikroskop altında incelemeye karar verdi.  100 farklı gözyaşını inceledikten sonra  mutluluk, soğan doğrama, acı, öfke, reddedilme, azim, kahkaha, esneme, doğum ve yeniden doğum gözyaşlarının her birinin farklı bir yapısı olduğunu fark etti. Fisher bu çalışmaya ''Gözyaşı Topografyası'' adını vermiş. Smithsonian Sanat ve Bilim Üniversitesi'nden Joseph Stromberg'in bulgularına göre; Gözyaşları bilimsel olarak üçe ayrılıyor. Korneayı kaygan tutmak için düzenli olarak salgılanan bazal gözyaşı; keder ya da sevinç gibi duygusal anlarda gelen psişik gözyaşı; ve toz, soğan ya da biber gazı gibi maddelere tepki olarak salgılanan refleks gözyaşı.  Her bir kategorideki gözyaşları farklı moleküller taşıyor, örneğin psişik gözyaşları doğal bir ağrıkesici sayılan leucine enkephalin adlı protein bazlı bir hormon içeriyor. Ayrıca mikroskop altında incelenen örnekler büyük oranda kristalize tuz olduğundan gözyaşlarının kuruma ortamı da farklı şekiller doğuruyor.  İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Android L, Hangi Cihazlara, Ne Zaman Gelecek?
Android L hangi cihazlara, ne zaman gelecek? İşte marka marka bilinenler ve tahminlerimiz!Android'e yeni özellikler ekleyen, görünümünü elden geçiren, pil yönetimini iyileştiren Android L tanıtılmış olsa da, henüz herkesin kullanımına hazır değil. Dahası hazır olduğunda bile, eğer bir Nexus sahibi değilseniz, üreticinizin güncellemeyi hazırlamasını beklemeniz gerekecek.Peki Android L, cebinize ne zaman gelecek? İşte bildiklerimiz ve tahminlerimiz.Android L, Google tarafından geliştirildiği için Nexus cihazlarının bazılarının onu ilk alanlardan olacağından emin olabilirsiniz. Android L'nin geliştirici önizleme sürümü, Nexus 5 ve yeni Nexus 7 için kullanılabilir durumda. Bu yüzden ilk güncellenecek cihazlar, muhtemelen Nexus 5 ve yeni Nexus 7 olacaklar.Bunun ne zaman olacağını Google bize söylemese de firma, Android L'nin 'bu sonbaharda' hazır olacağını söylemişti.Google'ın önemli Android güncellemeleriyle birlikte yeni Nexus'lar tanıtmayı sevdiğini de unutmayalım. Yani Nexus 6 ve Nexus 8'in aynı anda Android L partisine katıldığını görebiliriz.Google, cihazlarını yaklaşık 18 ay boyunca desteklediği için Nexus 7, Nexus 10 ve Nexus 4, güncellemeyi almayabilirler. Ancak Google'ın bu cihazlar için Android L kaynak kodunu yayınladığı için, güncellemeyi alma ihtimalleri yüksek.HTC One Play Edition ve Samsung Galaxy S4 Play Edition gibi Google Play Edition cihazları, 18 aylık dönemin içinde kaldıklarından, Android L'ye güncellenmeleri muhtemel.
Suriye Sınırında Askerler ile Kaçakçılar Arasında Çatışma
Suriye'den Türkiye'ye kaçakçılık yapmak üzere yaklaşan grubun ikazlara rağmen durmaması üzerine havaya ateş açan askerlere, sınırın karşı tarafından ateşle karşılık verdi. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sayfasında yer alan bilgiye göre; Türkiye-Suriye sınırında Kara Kuvvetleri 1'inci Hudut Alay Komutanlığı İnanlı Hudut Karakolu'na bağlı askerler, Kilis'te, sınıra doğru 40-50 kişilik bir grubun geldiğini tespit etti. Bölgede görevli Hudut Devriye Timi gruba, sınıra yaklaşmamaları konusunda 'Dur' ikazında bulundu. Yapılan ikaza uyulmaması üzerine askerler tarafından havaya uyarı ateşi açıldı. Suriye'ye geri kaçan gruptakiler de askerlere doğru otomatik silahlarla ateş etti. Bu gelişmenin ardından askerlerin de ateşle karşılık vermesiyle grup Suriye'ye kaçtı ve kaçakçılık girişimi engellenmiş oldu. CNN Türk
Reklam
Microsoft Office Devri Kapanıyor mu?
Microsoft Office'i kullanmaya başladığım ilk yılları hayal meyal hatırlıyorum. Sonuçta Word, Excel ve Powerpoint programlarını ortaokuldan tutun da gazeticilik kariyerimin hemen hemen her alanında kullandım. Birkaç yılda bir Microsoft Office güncelleniyor olsa da, özellikle de Google Docs, Sheets and Slides ve Apple uygulamalarının daha cazip geldiğini söylemem gerekiyor. Örneğin her hafta yazılarımı Microsoft Word'de yazıp, düzeltmeleri yapmak adına Google Docs'a aktarıyorum. Burada Microsoft Office kullanan 1,1 milyar insanın başka bir şansı olmadığını belirtmekte fayda var. Şirketlerinin onlardan talebi üzerine Microsoft Excel'deki küçük kutucukların içinde yaşıyor, Power Point'teki sekmelerde geziniyorlar. Ancak eğer yeni bir bilgisayar alıyorsanız ve yaratıcılık adına kullandığınız yazılımın daha gelişmiş olmasını istiyorsanız kendinize şu soruyu sormanız gerekebilir: Illa Microsoft Office mi kullanmalıyım? Microsoft Office'in sunduğu hizmetlere üç farklı uygulamadan bedavaya ulaşabilirsiniz, bu uygulamaların hepsi de Office dosyalarını açabiliyor. Bu yeni rakipler, daha iyi bir internet işlevi ve internet üzerinden birlikte çalışmanızı sağlıyor. Öte yandan Microsoft'un yeni Office 365'indeki özellikler, verdiğiniz paraya değecek gibi duruyor. Microsoft Office 365 Artık Microsoft Office yüklemek için CD ile kurulum yaptığınız günler geride kaldı. Adobe ve Salesforce gibi Microsoft da internet üzerinden çalışan yeni bir model benimseyerek, daha düşük maliyetli ve uzun süreli bir versiyona geçti. Office'in yeni versiyonu sayesinde yeni özellikler ve hizmetler internet üzerinden sürekli olarak yenilenecek. Bu yenilikler nedeniyle Office 365'e ödeceğiniz miktarı hesaplamak için elinize bir kalem ve kağıt almanız gerekebilir. Öyle ki, Office 365'i bir bilgisayara yüklemek ve iPad ya da mobil cihazlardan erişebilmek adına ayda 7 dolar ödemeniz gerekiyor. Eğer 10 dolar öderseniz, Office 365'i beş bilgisayara da yükleyebiliyorsunuz. Ancak bu fiyata yalnızca Office 365'i satın almıyorsunuz, çünkü Microsoft programı yükleyen beş kullanıcının her birine OneDrive'da 1 terabaytlık depolama alanı veriyor. Yani teorik olarak 5 terabaytlık depolama alanına ve Office 365'e sahip oluyorsunuz. Fiyatın yanı sıra Microsoft Office 365'in en çarpıcı noktası, sahip olduğu özellikler. Google ve Apple'ın sunduğu hizmetlerle kıyaslandığında Microsoft'un özelliklerinin en güçlü olduğu görülüyor. Office 356'de neyin nerede olduğu açıkça belli oluyor, muhtemelen de aklınıza gelebilecek her türlü özelliğe sahip. Ancak gerçek şu ki, Microsoft Office'teki çoğu özelliğin kullanılmadığını da belirtmek gerekiyor. Bu durumu, Microsoft'un muhtemelen daha önce duymadığınız, internetteki sınırlı versiyonunu test ettiğimde fark etmiştim. Bir Microsoft hesabı kullanarak giriş yaptığınızda yeni belgeler açabilir ve bu belgeleri düzenleyebilir, slaytlar hazırlayabilirsiniz. Hatta bu noktada Microsoft size kullanmanız için 15 gigabaytlık depolama alanını bedava olarak veriyor. Office'in internetteki sürümlerinde bazı eksiklikler mevcut, örneğin Word'de bir yazı kutusu açamıyorsunuz ya da Excel'de 3 boyutlu grafikler yapamıyorsunuz. Ancak buna rağmen internetteki sürümleri Office'in klasik versiyonu gibi geliyor ve internet üzerinden dosya kaydetme, iş arkadaşlarıyla iletişim kurma gibi konularda daha iyi performans göstererek farkını ortaya koyuyor. Google Docs, Sheets, Slides Microsoft ve Apple'ın aksine Google'ın Docs, Sheets ve Slides programının masaüstü bir sürümü bulunmuyor. İyi de kötü de olsa her şey tarayıcınızın çerçevesi içinde gerçekleşiyor. Bir belgeyi açmak için yapmanız gereken tek şey ise belgeyi internet sitesine yüklemek. Dosyayı açmak için yüklediğiniz anda bu dosyalar Google Drive'daki hesabınızda depolanıyor. Google belgelerinizdeki içerikle ilgili reklamları karşınıza çıkarmayı hedeflemediğini söylese de, belgeleriniz yüklendiği anda bir virüs taraması yapıyor ve 'hızlı arama' gibi imkanlar sunuyor. Tıpkı Microsoft gibi Google'da kullanıcılarına 15 gigabaytlık bir depolama alanı sunuyor. Bu depolama alanının 1 terabaytı aylık 10 dolar. Google Docs, Sheets ve Slides'daki temel özelliklerin hepsi programın içine önceden eklenmiş durumda, hatta Office ile uyumlu belgeleri açabiliyor veya masaüstüne aktarabiliyorsunuz. Programda bulunmayan özellikler ise üçüncü parti eklentileri sayesinde tamamlanıyor (örneğin test ederken bulduğum eş anlamlılar sözlüğü ve e-posta araçları gibi). Yine de Google, Microsoft'un düzenleme araçlarını ve şablonlarının önüne geçemiyor. Ayrıca görüntü açısından da Google'ın düz, gri ve siyah renkli tabloları göze fazlasıyla yorucu geliyor. Öte yandan Google'ın ister internet, ister Android veya iOS uygulamaları olsun her türlü cihazdan erişilebilmesi kayda değer bir özellik. Google'ın övündüğü bulut bilişim temelli ilişkiler sayesinde, aynı iş yerinde çalışanlar belgeler üzerinde yorumlar veya düzenlemeler yapabiliyor. Ayrıca Google'ın uygulamaya koyduğu anlık mesajlaşma sistemi sayesinde işinizin başından kalkmadan iş arkadaşlarınızla konuşabiliyorsunuz. Ancak Google'ın aşil topuğu var: Çevrimdışı kullanım. İnternet yokken belgeler yaratabiliyor olsanız bile, internetle çalışan araçları kullanamıyorsunuz. Bu nedenle 5 gigabaytlık çevrimdışı depolama alanınızda saklayacağınız belgeleri iyi seçmeniz gerekiyor. Böyle durumlarda, LibreOffice'i kullanmayı seviyorum. LibreOffice bedava ve herkes tarafından kullanılabilen bir program. Tasarım konusunda her ne kadar Microsoft, Google veya Apple'la bir olmasa da, bu programlarla neredeyse başa baş gidiyor. LibreOffice'de aynı zamanda belgelerinizi doğrudan Google Drive'a kaydetmenizi sağlayan bir eklenti bulunuyor. Apple iWork Apple tarafından çıkarılan iWork, bu tip programların bulunduğu listenin üçüncüsü ve sonuncusu. iWork, Mac bilgisayarlarla ve iPad tabletlerle birlikte geliyor, bu yüzden de bedava sayılabilir. Ayrıca herkesin kullanabileceği bir iCloud internet sitesi mevcut ancak hala geliştirme aşamasında ve birtakım aksaklıklar yaşıyor. iWork'te notların, kişilerin ve belgelerinizin saklandığı kısımlar bulunuyor. Ayrıca tasarım açısından da kullanıcı rahatlığına en çok önem veren program. Rapor, özgeçmiş veya diğer projeleri yazmakta Microsoft'unkiler yerine Apple'ın şablonları tercih edilebilir. İnternet sürümünde belgeleri yüklemek konusunda bir takım sıkıntılar ve temel özelliklerde bazı eksiklikler olsa da, internet üzerinden bilgi alışverişi konusunda iWork hiç de fena sayılmaz. Örneğin iCloud hesabı olmayan kullanıcılar bile paylaşılan bir belgeyi görebiliyor. Ancak Google'daki gibi anlık konuşma veya yorum yapma özellikleri bulunmuyor. Apple, bulut depolama konusunda da rakiplerine yetişiyor. Yeni iCloud Drive ile bu sonbaharda rekabet ortamına girecek olan Apple'ın bulut depolama aracının Windows tarafından destekleneceği belirtiliyor. Peki hangisini seçmeliyiz? Office 365'i satın almak, kullanmayacağınız bir sürü alet edevata sahip olmak gibi. Bir sürü İngiliz anahtarına, kerpetene ve torpidoya sahip olduğunuzu düşünün: Gerçekten kaç tanesini kullanabilirsiniz ki? Böyle düşündüğünüzde Google, Apple ve hatta Microsoft'un bedava sürümlerinin aslında yeterli olduğunu görebilirsiniz. Yani aslında bu programları satın almak, eğer yalnızca bulut depolama sistemi de satın almak istiyorsanız mantıklı. Bu noktada Office 365'inin size şunları söylüyor: Yanlızca siz değil; eşiniz, çocuklarınız hatta belki de annenizin bile 1 terabaytlık depolama alanı olacak ancak yalnızca siz tüm Office özelliklerinden yararlanabileceksiniz. Eğer yanlızca kendinize kadar bir depolama alanı olmasını istiyorsanız, Google size aynı fiyata 1 terabaytlık alan sağlayabilir. Joanna Stern editorturkiye@wsj.com
Türkiye, ABD'den 320 Milyon Dolarlık Füze Alacak
Türkiye, 320 milyon değerinde gelişmiş AMRAAM füzesi satın almak için ABD Savunma Güvenlik ve İşbirliği Dairesi'ne başvurduABD Savunma Güvenlik ve İşbirliği Dairesi (DSCA) Türkiye’nin 320 milyon dolar değerinde çok sayıda gelişmiş AMRAAM füzesi satın almak için talepte bulunduğunu açıkladı. Hürriyet.com.tr'den Cengizhan Çatal'ın haberine göre, Hava Kuvvetleri Komutanlığı için alınan füzeler F-35 ve F-16’larda kullanılacak. DSCA, daha önce Türkiye’nin çok sayıda denizaltı torpidosu talep ettiğini açıklamıştı. Türk askeri kaynaklar da bu alımı doğruladı. ABD Kongresi’nin onayına satışla ilgili çarpıcı ayrıntılar da yer alıyor. Füzelerin nerede kullanılacağı da açıklandı. Alınacak füzeler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın envanterine 2018’de girecek hayalet uçak F-35’lerde kullanılacak. Füzeler gerekli olması durumunda envanterdeki F-16’lara takılacak. Türkiye 145 adet orta menzilli havadan-havaya AMRAAM füzesi, 40 adet ateşleyici, 10 adet füze yönlendirme sistemi için ABD’ye 320 milyon dolar ödeyecek. ABD Senatosu’na gönderilen onay isteğinde “füzelerin NATO üyesi olan Türkiye’nin deniz ve kara sınırlarından gelecek hava tehditlerine karşı kullanılabileceği” belirtildi.T24
Reklam
Kabul Edilmedi: Soma'dan Van'a Neden Reddedildiğini Anlayamayacağınız 50 Meclis Önergesi
'Hizmet aşkıyla', 'vatanın ve milletin sıhhati' için var gücüyle çalışan, kendini bu 'sevdaya' adamış, tövbe billah milletten başka bir şey düşünmeyen fanilerden mürekkep siyaset dünyamız başka ülkelerdeki insanların akıllarına hafzalalarına sığdıramayacakları bir çok vakanın da mimarı. Örneğin belki başka ülkelerde milletin temsilcileri, 'bunu da reddersek artık ayıp olur' diye düşünerek, muhalefet partilerinden gelen önerileri de kabul etmeye meyyal olabilir. Bizim kül yutmaz siyasetçilerimiz ise muhalefete yarayacak bir şeyin en nihayetinde iktidara yaramayacağını, mazallah muhalefetin bir önergesi kabul edilirse bu şahısların sağda solda 'işte biz önerdik de böyle oldu' diye kabara kabara gezeceğini hesap ettiğinden olacak hiçbir şeyi kabul etmezler. Ancak bazen öyle şeyler oluyor ki, neden kabul etmediklerini anlamak için gerçekten bakla falına bakmak gerekiyor. İşte bu niteliklere haiz tam 50 öneri.
Brezilya Cumhurbaşkanı Adayı Uçak Kazasında Öldü
Brezilya’da, 5 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin 3 adayından biri olan Eduardo Campos, özel jetinin düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Sosyalist Parti’nin cumhurbaşkanı adayı olan Eduardo Campos’un içinde bulunduğu özel jet, Brezilya’nın güneyindeki Santos şehrine giderken düştü. Eduardo Campos da dahil olmak üzere uçaktaki tüm yolcuların ve mürettebatın hayatını kaybettiği açıklandı. 5 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin 3 adayından biri olan Campos, anketlerde 3. sırada gözüküyordu. Campos’un ölüm haberi üzerine seçimin favorisi gözüken Brezilya Cumhurbaşkanı Dilma Roussef kampanyasına 3 gün ara vereceğini açıkladı.  Reuters
“PKK, Hakkari'de 13 IŞİD Militanını Gözaltına Aldı”
Hakkari'de 13 IŞİD militanının, terör örgütü PKK'nın askeri unsuru YDG-H tarafından gözaltına alındığı bildirildi.Terör örgütü PKK'nın yayın organı ajansta yer alan haberde, Şemdinli üzerinden Rojova'ya geçmeye çalışan IŞİD üyesi olduklarından şüphe edilen 13 kişinin PKK'nın askeri unsuru YDG-H tarafından yakalandığı duyuruldu. Haberde, iki gün önce yaşanan olayda gözaltına alınan IŞİD üyesi olduğu iddia edilen kişilerin Trabzon, Ordu, Diyarbakır'ın yanı sıra Halep'ten geldiği belirtildi. Yakalanan şüphelilerin üzerinde ise İngiliz ve Brezilya bayrakları, bilgisayar, 25 bin dolar para, Kürt şehirlerini gösteren not ve krokiler çıktığı kaydedildi. Haberin duyurulmasının ardından sosyal medyada Türkiye topraklarında PKK gözaltı işlemlerine mi başladı? İşte gerçek paralel yapı yorumları yapılmaya başladı. Zaman
Reklam