onedio
'Yunanistan Türkiye'nin  16 Ada ve 1 Kayalığını İşgal Etti'
Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Albay Ümit Yalım, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde Türkiye’ye ait 16 ada ve 1 kayalığa el koyduğunu savundu. Yalım, “Erdoğan ve AKP Hükümeti, 17 Aralık 2004’te Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi aldı. Yani müzakere tarihi, 16 Türk adası ve 1 kayalığın karşılığında alındı” dedi. Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk ’ün, “Yunanistan işgal ettiği iki adamıza karakol kurdu!..” başlığıyla yayımlanan (9 Ağustos 2014) haberi şöyle: Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı, tek kurşun atmadan işgal ettiği adalarımızdaki askerlerini teftiş etti. Bunun fotoğraflarını da resmi internet sitesinde yayımlandı. Ülkemizin Güneydoğu’sunda devletin varlığı giderek azalırken, Ege Denizi’nde ise Kanuni Sultan Süleyman ve 4. Mehmet döneminde fethedilen, Atatürk ve İnönü’nün Lozan’da vermediği 16 ada ve bir kayalığı Yunan askerleri tek kurşun atmadan, kolayca işgal etti. Didim’deki Bulamaç ve Eşek adalarının işgaliyle başlayan gelişmeleri, adalarımızla ilgili çalışmalarıyla bilinen Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Albay Ümit Yalım, gelişmeleri SÖZCÜ’ye belgelerle şöyle anlattı: “Türkiye Cumhuriyeti, Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık görevi sırasında Batı’dan bölünerek tarihinin ilk ve en büyük toprak kaybını yaşadı. 2004 yılında Yunan Silahlı Kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti’ne ait toplam 16 ada ve 1 kayalığı teker teker işgal etti. Erdoğan, TSK’ya işgalin önlenmesi için direktif vermediği gibi, Yunanistan’a da adaların boşaltılması için bir tek nota bile verilmedi. İşgale sessiz kalan Erdoğan ve AKP Hükümeti, 17 Aralık 2004’te Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi aldı. Yani müzakere tarihi, 16 Türk adası ve 1 kayalığın karşılığında alındı. Yunanistan’a alenen verilen adalar ve kayalıklar, 1936 yılında dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin envanterine kaydettirilmiştir. İzmir, Aydın ve Muğla il sınırları içerisinde bulunan bu adalarda Yunan Bayrağı dalgalanıyor, Yunan askerleri dolaşıyor. İşgal altındaki adalarımıza pasaport ile giriyoruz. Adalarımızın çevresindeki karasularımız Yunan Sahil Güvenlik Botları tarafından her gün ihlal ediliyor. Bu şahıslar Türk karasularının 6 mil içinde bulunan adalara nasıl gidiyor? Türkiye yol geçen hanı mı? Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz korumakla görevli, Türk Deniz Kuvvetleri Doğu Akdeniz Özel Görev Grubu, Girit Adası’nın etrafındaki 5 Türk adasını neden korumuyor? Güney Deniz Saha Komutanlığı, Ege Denizi’ndeki 11 Türk adasını ve 1 Türk kayalığını neden korumuyor? Deniz Kuvvetleri Komutanı neden görevini yapmıyor? Türkiye topraklarında devletin tek bayrağı olan Türk Bayrağı’nın yanı sıra Güneydoğu’da PKK paçavrasının da bazı illerde dalgalanmasına göz yumulduğunu söyleyerek duruma isyan eden Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Albay Ümit Yalım, şöyle konuştu: “16 adamızda da Yunan Bayrağı’nın yurttaki üçüncü bayrak olarak dalgalanmasına seyirci kalıyoruz. Ülkemizde bayrağımızdan başka bayrak dalgalandırmak isteyenler ihanet içindedir. 2004 yılından beri tam 10 yıldır, İzmir Aydın ve Muğla il sınırları içinde Yunan Bayrağı dalgalanıyor ve vatan topraklarında Yunan askerleri dolaşıyor. Buna seyirci kalanlar eninde sonunda bu ihanetin bedelini ödeyecektir.” Yunanistan Kara Kuvvetleri’nin o dönemdeki komutanı Korgeneral Athanasios Tselios ve Savunma Bakanı Yardımcısı Konstantinos Davakis, 4 Eylül 2013 tarihinde, Yunan işgali altındaki Kalolimnoz ve Bulamaç adalarını teftişe gitti. Türk karasuları içindeki adalara helikopterle inen komutan ile bakan, burnumuzun dibinde kurulan karakoldaki Yunan askerlerini ziyaret edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaretin fotoğrafları, Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın internet sitesi­ne de konuldu.T 24
ABD IŞİD'i Havadan 3 Defa Vurdu
ABD'nin Musul'da düzenlediği saldırılarda IŞİD militanlarından 8 kişi öldü, 20 kişi yaralandıMUSUL Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Musul'da düzenlediği hava saldırılarında, Irak Şam İslam Devleti'nden (IŞİD) 8 militanın öldüğü, 20'sinin yaralandığı bildirildi. Musul kentindeki Es-Selam Hastanesi'nde Doktor Ahmed Hamid, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Hastane'ye IŞİD militanlarından 8 kişinin cesedi ile 20 yaralı getirildi. Bunlar, ABD'nin Erbil yakınlarında, Musul'un 60 kilometre doğusundaki el-Hazer bölgesindeki hava saldırılarında ölen ve yaralananlar' dedi. Yaralıların çoğunun durumunun ağır olduğunu belirten Hamid, 'Bir çoğu yoğun bakım ünitesinde. IŞİD militanları, yoğun bakım ünitesinde ve hastanenin genelinde geniş güvenlik önlemleri aldı' diye konuştu. ABD Hava Kuvvetleri, dün de Irak'ın kuzeyinde bulunan IŞİD terör örgütü hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemişti. Biden, Irak Cumhurbaşkanı Masum ile görüştü ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum ile ABD'nin Kuzey Irak'taki askeri operasyonları ve Bağdat'ta devam eden hükümet kurma çalışmaları hakkında telefon görüşmesi yaptı. Beyaz Saray'ın açıklamasına göre Biden görüşmede, ABD Başkanı Barack Obama'nın Sincar Dağı'nda mahsur kalan masum Iraklı sivillere yardım edilmesi ve korunması ile Irak'ın, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütüyle mücadele yeteneğinin güçlendirilmesine yönelik bağlılığını yineledi. Biden, IŞİD'in tüm Iraklılar'a tehdit oluşturduğunu vurgularken, ABD'nin, bu uluslararası tehdide karşı ülkelerini savunmaya çalışan Irak ve Irak'ın dört bir tarafından tüm vatandaşlarını desteklemeye olan taahhüdünün altını çizdi. Irak Cumhurbaşkanı Masum da, Biden'ı Irak'taki hükümet kurma süreci hakkında bilgilendirdi. Biden, Irak'ta, ulusal güçleri IŞİD'e karşı birleştirmeye yardımcı olacak bir ulusal program da dahil olmak üzere, anayasal takvime göre yeni bir hükümetin kurulmasının önemini vurguladı. Masum, ABD yönetiminin kendilerine devam eden desteğinden dolayı Biden'a teşekkür etti. ABD, Sincar Dağı'nda mahsur kalan Iraklılara insani yardım yaptı ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Irak'ın Sincar Dağı'nda, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün tehdidi altındaki binlerce Iraklı'ya havadan yeni bir insani yardım operasyonu yapıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, havadan su ve gıda malzemesinin dağıtıldığı operasyon, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın sorumluluk sahasındaki birkaç hava üssünden kalkan uçaklarla düzenlendi. Operasyonda dün olduğu gibi yine bir C-17 ve iki C-130 kargo uçağı kullanıldı ve toplamda 72 paket malzeme havadan bırakıldı. Kargo uçaklarına USS George H.W. Bush uçak gemisinden kalkan iki F/A-18 uçağı eşlik etti. Bu son operasyonla birlikte, ABD askeri uçaklarının şu ana kadar 36 bin adetin üzerinde hazır yemek ve 6 bin 822 galon (yaklaşık 26 bin litre) su dağıttığı belirtildi. Pentagon, ABD ordusunun, Irak'ta önümüzdeki dönemde ilave insani yardım operasyonlarına yönelik ihtiyacı değerlendirmek için ABD Dışişleri Bakanlığı, Irak hükümeti, BM ve bağımsız kuruluşlarla birlikte çalışmaya devam edeceğini kaydetti. Muhabir: Arif Yusuf, Ali Semerci, Zeynep Hilal Karyağdı, Mehmet Ö. ToroğluAA
Seçim Hesabına Pazar Gününden Sonra da Bağış İstedi
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber'de ortak yayınlanan 'Başbakan ile Gündem Özel' adlı programda, kampanyaya yapılan bağış miktarını açıkladı: 'Kampanyada bir defa şöyle bir son akşam itibarıyla aldığım şeyi söyleyeyim, yani biliyorsunuz kişiler olarak bankalardaki görünüm olmuyor, bağış adeti olarak. Çünkü aynı kişi 2 kez, 3 kez de bağış yapabiliyor. Dolayısıyla toplam bağış adedi 1 milyon 350 bin 796, toplam bağış miktarı ise 55 milyon 260 bin 778. Akşam itibarıyla bu.' SEÇİMDEN SONRA BAĞIŞ 'Tabii rakam olarak fena bir rakam değil ama yarın da tabii devam edecek' diyen Erdoğan, şunları söyledi: 'Bu konuyla ilgili bankayla arkadaşlarımızın görüşmeleri oldu. Çünkü tabandan gelen şeyler bu istikamette. Hatta pazardan sonra da yapılabilecek. 3-4 gün ondan sonra da böyle bir imkan var. Çünkü bu konuda yapılan alım satımlarda belki açıklar da olabilir. Biliyorsunuz burada sizin resmi belgeli harcamalarınızın üstünde para kalacak olursa bu para hazineye devrolunur. Böyle bir durum da söz konusu.' İHSANOĞLU'NA 8.5 MİLYON TL BAĞIŞ Öte yandan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'na 8,5 milyon TL bağış topladı.Kampanyayı yürüten danışmanlar tarafından yapılan açıklamada İhsanoğlu'nun hesabına yapılan bağışların, 8 Ağustos 2014 itibarıyla 8,5 milyon TL'yi bulduğu açıklandı. TARAF/AJANSLAR
'Seçimde Elektrik Kesilmemesi İçin Tedbir Alındı mı?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde elektrik kesintilerini önlemek için alınan tedbirlerle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.Tanrıkulu soru önergesinde, 'Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi elektrik kesintisi olmaması için alınan tedbirler nelerdir?' sorusunu sordu. Tanrıkulu, soru önergesinde şunları kaydetti: 'Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 1- 10-24 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi elektrik kesintisi olmaması için alınan tedbirler nelerdir? 2- 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri esnasında gerçekleşen elektrik kesintileri ile ilgili ihmali olan sorumlular hakkında soruşturma açılmış mıdır? 3- Açıldıysa soruşturmanın güncel durumu nedir? 4 10-24 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi elektrik kesintilerini önlemek için kaç ilde bakım-onarım yapılmıştır ve tedbir alınmıştır? 5- 10-24 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi tedbir amaçlı kaç bakım-onarım personeli görevlendirilmiştir? 6- 2013 yılında Türkiye’de illere göre gerçekleşen elektrik kesintileri ve sebepleri nelerdir? 7- Elektrik trafolarının bakım-onarım süresi ne kadardır? DHA
Reklam
Yeşili Bitirip Keli Bıraktılar
ANTALYA'nın Finike İlçesi'ne bağlı Alacadağ ve Gökçeyaka köylerindeki Kızılcık Yaylası'nda mermer ve taş ocaklarının yol açtığı doğa tahribatına ilişkin bölgede faaliyet gösteren firmalardan Adalya Mermer, 100 hektarın üzerindeki alandaki çalışmalarını tamamladı. Firmanın, sözleşmeye aykırı olarak alanı rehabilite etmeden terk etmesi nedeniyle köylüler, Orman İşletme Müdürlüğü aleyhine dava açmaya hazırlanıyor. Antalya Kent Konseyi Tüketici Hakları Çalışma Grubu Başkanı Ali Ulvi Büyüknohutçu, bölgedeki Kızılcık Yaylası'nda yaklaşık 8 yıl önce faaliyete başlayan ve 100 hektarın üzerindeki alanda limra taşı çıkartan Adalya Mermer firmasının, yaklaşık 4 ay önce faaliyetini tamamlayıp alanı terk ettiğini söyledi. Firmaların imzaladıkları sözleşmelerde 'Bölgeye eski eğimi verilerek ağaç dikilir' denildiğine dikkat çeken Büyüknohutçu, 'Fakat bırakın toprak getirilip eski eğimin verilmesini, ağaçlandırma bile yapılmıyor. Sözkonusu firma 3.5-4 ay önce alanı Orman'a teslim etti. Ancak görüldüğü gibi hiçbir rehabilitasyon gerçekleştirilmedi. Sanırım girilmesi tehlikeli olacağından dolayı kazı yapılan bölgenin etrafı tel örgüyle çevrildi' dedi. Bölgede benzer mermer ve taş ocağı firmalarınca kazı tamamlandıktan sonra rehabilitasyonu yapılmayan 5-6 alan daha bulunduğunu söyleyen Büyüknohutçu, 'Bunların içinde 6 yılı geçmiş yerler de var ve tek bir ağaç bile dikilmemiş. Alanlar olduğu gibi içler acısı durumda bırakılmış' dedi. İLGİNÇ BİR ÖRNEK Büyüknohutçu, bölgedeki Arif Köyü'nde bir vatandaşın kaynak yaptığı sırada sıçrayan kıvılcımlardan dolayı yangın çıktığını ve yaklaşık 1 dönüm alanın yandığını belirterek, 'Bu olay nedeniyle köylüye Orman idaresi tarafından 180 bin liraya yakın para cezası verildi. Halbuki taş ve mermer ocakları yüzlerce hektar alanları yok ediyor, rehabilatasyonu yapmıyor ama buna ses çıkarılamıyor' diye konuştu. Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Yozlaşmış siyasal iktidarlar, ceplerini doldurmak için çeşitli yöntemlerkullanır: 1) Haraç ve komisyon: Erdoğan TOBB’da yaptığı konuşmada “Paralel Yapı” diye nitelediği Gülen Cemaatiiçin “İşadamlarından haraç alıyorlar” dedi... Bu haberin çıktığı gün, Cumhuriyet, Sabah-atv operasyonu için, AKP iktidarının işadamlarından topladığı haracı, şu satırlarla aktarıyordu: “Havuz Nasıl Doldu: AKP’nin Sabahatv’yi ihale karşılığı işadamlarına aldırarak__yandaş medya oluşturma operasyonu saat saat telefon dinlemelerine takıldı ve 25 Aralık fezlekesine girdi. 
Reklam
Trabzonspor Kolo Toure ile Anlaştı
Bordo-Mavililer, Liverpool’un Fildişili savunmacısı Kolo Toure ile anlaşma sağladı. Ada ekibine 2 milyon Euro bonservis ödeyecek olan Fırtına, 33 yaşındaki defans oyuncusuna ise bonuslar hariç yıllık 2 milyon Euro ücret verecek. Anlaşma 2 sezonluk olacak. Son dakikada bir pürüz çıkmaması halinde Kolo Toure’nin hafta başında Türkiye’de olması planlanıyor. Teknik direktör Vahid Halilhodziç’in, siyahi yıldızla telefonda görüşerek planlarını aktardığı ve transferin bu görüşme sonrası olumlu şekilde sonuçlandığı öğrenildi.Fanatik
'Gülen Cemaati Onlara Katılmamı İstedi, Reddedince Dinlediler'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ’ın “Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak” sözlerine verdiği destekle tartışılan manken Tuğçe Kazaz , “Ben hiçbir zaman, gidip onlara katılmam yönündeki taleplerine karşılık vermedim” diyerek Gülen cemaatinin kendisine yönelttiği katılma teklifini reddettiği gerekçesiyle dinlendiğini öne sürdü. 'Devlet özel hayatıma karışmadığı sürece dinleyebilir' diyen Kazaz, 'Dinleyenler bir açığımı, yanlışımı yakalamaya çalışmışlar belli ki. Ben ortada iyi niyet göremiyorum' ifadelerini kullandı. Hürriyet gazetesinden İpek İzci ’ye konuşan Tuğçe Kazaz, son dönemde sıkça tartışma konusu haline gelen sözleri hakkında açıklama yaptı. İzci’nin sorularını yanıtlayan Kazaz şunları söyledi: Hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz? Bir şeyleri daha iyi analiz edip, daha sağlıklı idrak ettiğim bir dönemdeyim. Olaylara daha bütünsel bir pencereden bakıyorum, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyorum. Aydınlanma dönemi de diyebiliriz. Sizi bu döneme sokan nedir? Bu noktaya tecrübelerimle geldim. Öğrendiklerim var ama daha bilmediğim de çok. Ben hep doğru insan olmaya çabalıyorum. Sizce doğru insan nasıl biridir? Kendini, insanı seven, hatalarını kabul eden ve değiştirmek için çabalayan biridir. Dürüsttür, çevresine saygısı vardır, ülkesini, milletini sever, insanlarla çıkar, menfaat ilişkisi kurmaz, güven ilişkisi kurmaya çabalar. Nasıl bir ailede büyüdünüz? Çocukluğumun bir bölümü İzmir’de, bir bölümü Ayvalık’ta geçti. Banka memuru anne-babayla orta sınıf, kendilerince doğru bildikleri hayatı doğru yaşamaya çalışan geniş bir ailede büyüdüm. Elite Model Look ve akabinde Miss Turkey’ye katıldıktan sonra siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler okumanız bilinçli bir tercih miydi? Evet, bilinçliydi. Hep diplomat olmak istedim, siyaset çok ilgimi çekiyordu. O yarışmalara girmeden önce üniversite sınavımın tercihlerini belirlemiştim zaten. Bugün şimdi, bu noktada tekrar siyaset konuşuyorum. Modelliği isteyerek mi yaptınız peki? Belli bir süre evet ama istemeden yaptığım zamanlar da oldu. Bir şeye başladığımda onu en iyi noktaya taşımayı hedeflerim. Model olarak İtalya’ya, Fransa’ya, Amerika’ya gitmem, Türkiye’yi temsil etmem milli duygunun bende uyandırdığı bir şeydi. Ya oyunculuk? 2003’te başladım. Bir heves vardı içimde, yapabildiğimi gördüm, kendimi geliştirmeye çalıştım. İşte hâlâ devam ediyorum. Şimdilerde de sıklıkla siyasi konularla gündeme geliyorsunuz, bu sizi rahatsız ediyor mu? Etmiyor, çünkü bu benim tercihim. Bülent Arınç’a destek yazısını kaleme alan, o yazıyı yazmaya tetiklenen benim. Bence bu, her vatandaşın doğru bir açıyla aklının erebileceği bir mesele. Aklı ermediklerinde zaten konuyu devlet ve gerekli şahıslar arasında bırakmalılar. Bugün birtakım davalar ortaya çıkıyor, elimizden geldiğince takip edebiliriz. Oynanan bir oyun var, birçok ülkenin gözü bizim ülkemizin topraklarında. İsim verin. Belli ülkeler işte... Amerika, İngiltere, İsrail ve bunlara hizmet edenler. Her hükümetin kendine göre dış politikaları olmalıdır, bunlara akıl ermez. Evet, vatandaşa şeffaf olunmalıdır ancak her konuda da olunamaz. Çünkü devlet sırrı denilen bir şey var. Yoksa vatandaşın huzuru kaçar. Bir milletin her şeyden önce huzur içinde yaşaması gerekir. Bu noktadan baktığımızda herkes siyasete onun güdümüne girmeden bir bakmalı bence. Zaten siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler okuduğum için bunlara uzak değilim. Ama şunu söylemek isterim: AK Parti’li değilim ve AK Parti’den hiçbir menfaatim yok. CHP’li de değilim. Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Bir şeylere bütünsel bakabilen, empati yaparak farklı bakış açılarını görebilen ve bunu siyaset üstü, insani değerlerle yapan biriyim. Hareket olarak sormuştum? Liberal mi, muhafazakâr mı, demokrat mı? Böyle bir ismim yok, ben insanım. Ama faşist değilim. İsim verip ukalalık etmek istemem, söylediğim bir kavram farklı yerlere çekilsin istemiyorum. Sınırlarım neler ona bakıyorum. Sınırlarını bilmek de bence bir özgürlüktür. “Ben o kapitalist sistemin bize öğretmeye çalıştığı özgürlükten geliyorum ve bunun zararını gördüm” demişsiniz. Evet, bu kapitalist sistemin bize getirdiği şey egoist, kendini düşünen, marjinallik ve sıradışılık adına her istediğini yapmayı özgürlük olarak tanımlayan bir sistem. Ama her istediğini yapmak özgürlük demek değildir. Tam tersine sen sorumluluklarını, içinde var olduğun toplumla uyumlu hale getirdiğinde bu senin özgürlüğün olur. Bugün benim önüme, geçmişte yaptığım hataları yani mesela fotoğraflarımı koyuyorlar. Bu benim özgürlüğümü kısıtlamıyor mu? Bizler bugün örfümüze bağlı olmanın geri kafalılık olduğunu düşünüyoruz, bunu bize kim öğretti? Kim? Bu sistem işte. Osmanlı Devleti’nde yoktu bu, Anadolu Selçuklu’da da yoktu. Şimdi oradan buraya uzandığımızda kadının geldiği durum ne kadar doğru? Mutlaka gelişmeler var ve daha iyi durumdayız. Her dönemde medeniyetlerin yanlışlıkları da olmuştur, yoktur diyemeyiz ama bu yeni düzen, dünya oyununun getirdiği bir şey. Bülent Arınç “Kadınlar iffetli olacak, herkesin içinde kahkahalar atmayacak” dedi, siz de yazılı bir açıklamayla destek verdiniz. Bir erkeğin, kadının nasıl olması gerektiği konusunda reçete vermesini nasıl kabul edebiliyorsunuz? Öyle söylenmedi işte o. Konuşmayı açın, bir daha izleyin. Bir kere ortada bir dayatma yok, “Gerekir” demedi. “Nerede o eski kadınlarımız birbirimize baktığımız zaman mahcubiyet duyan” dedi yani masumiyet ve iffetten bahsetti. Bu toplumda eşlerini masadaki çay ılık diye öldüren adamlar var. Yani sokakta kahkaha atması bir kadının öldürülme gerekçesi olarak kullanılabilir. Bunu düşündünüz mü? Ha oraya gidebilir yani olay? Ben oraya gideceğini düşünmüyorum. Sapkın beyinlilerin önüne kimse geçemez ama Bülent Bey’in söylemek istediği o değildi, biliyorum ben. Hiçbir zaman din ve inanç anlamında arayışımı saklamadım. İnandığım doğruyu her zaman savundum, yapım bu. Muhtevasında söylenen şey net: Edep, haya, iffet. Bunlar değerli kavramlar. “Kahkaha atma” demedi ki, söylediği şey şu: “Kadınlık erdemini unutup, cinselliğinle insanlığı cezbedip toplumda bununla yer bulman senin gerçek değerinden uzak.” Şu net anlaşılsın istiyorum: Elbette ben kadınların kendilerini ifade etmelerini, ülke yönetiminde daha çok söz sahibi olmalarını, şiddet görmemelerini istiyorum. Ama kadın bilge, anaç, erdemli, merhametli, inandığının yanında duran ve destekleyen, oturmasını kalkmasını bilen, bulunduğu ortama asaletiyle ışık saçan, edebini adabını bilen, aile kavramına sahip çıkan olmalıdır. Başbakan yardımcısının görevi kadının nasıl olması gerektiğini söylemek mi? Evet, yapmalı. Oturdukları koltuklara karşı sorumlulukları var, halka doğru bildiklerini söylemeliler. Arınç, AK Parti’den diye mi rahatsız olunuyor? Zamanında Atatürk çıksaydı ve böyle bir şey söyleseydi yanlış anlaşılır mıydı? Kimse bir şey dayatmıyor, kimse bana gelip “Kapan” demedi. Bu hükümetin, evet, tasvip etmediğimiz şeyleri olabilir. Ama bir sürü hizmetleri de var. Doğu’da hastaneler, okullar, yollar, Marmaray, metrobüs, hızlı tren, IMF’ye borcun kapatılması, Merkez Bankası rezervlerinin artmış olması, dul kadınlara maaş bağlanması, kız çocukların okutulması, Avrupa ve Amerika krizin pençesindeyken büyüme trendimizdeki yükselişimizin devam etmesi gibi... Doğru olanı görmeyelim mi? Bunlar ne yaparsa yapsın nefret mi edelim? İnsanların rol modeli olarak inandığım şeyi söylüyorum. Ha benden çok bilen mutlaka ki var. Memnuniyetle, otururum konuşurum. Mesela kürtaj yasağını ne yapacağız? Kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkı elinden alındı. Ben yaptırmayı tercih etmem, istemem de... Biz aile mefhumunu kaybettik. Almanya gibi genç nüfusu olmayan bir ülke mi olalım? Bir süre sonra çocuklar gitmiş, yaşlı bir neslin kaldığı bir ülke mi olalım? Kürtaj yasağı gelsin hurra sokağa! Kadının beden hakkı elinden alınıyor sokağa dökülüyoruz ya da Sayın Arınç bir şey diyor hurra hadi kahkaha fotoğrafı gönderelim! Devletle vatandaş arasındaki ilişki bu mu olmalı? Nerede edep? Sokağa dökülüyorsak bu konuşmak, taleplerimizi makul ölçülerde iletmek ve anlaşmak için olmalı. Hangi eyleme katıldınız? Hiçbirine katılmadım, gözlemledim. Dışarıdan nasıl gözlemledin diye soracaksın belki ama gözlemledim, okudum. Kimseye karşı değilim. Terör örgütlerine, 2 bin insanı öldüren İsrail’e karşıyım. Yine Bülent Arınç’a destek verdiğiniz açıklamada “Kadın bir tarladır. Bu yüzden kendini çok kirletmemelidir” dediniz. Ne demek istemiştiniz? Toprak kutsaldır ve toprağı ne kadar korursanız o kadar verim elde edersiniz. Kadın da toprak gibidir. Kadın da tarla gibidir. Ne kadar marjinallik ve sıradışılık adına yaşamazsa ya da kendini korursa o kadar iyi olur. Çünkü kadın bir annedir ve annelerimiz de kutsaldır. Bir annenin de psikolojisi sağlıklı olmalıdır ve ne kadar geçmişinden kirlenmemiş gelirse çocuğu için o kadar verimli olur. Sol elinizdeki alyansı şimdi fark ettim. Evli olduğunuzu bilmiyordum. Evli olsam duyardınız. Manevi bir anlamı var benim için. O zaman çiftlik hayatınızı sorayım. ‘Topluluğum’ dediğiniz kimselerle aynı evi paylaşıyorsunuz. Komün hayatı mı? Bir dönem böyle bir yaşantım oldu ama şu anda yalnızım. Daha kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi seçimlerini yapabilen, kendi yolunda ilerleyebilen biriyim. Gereksiz insanlara gereksiz anlamlar yüklemeyelim. Genel başkan yardımcısı olduğunuz Birleşen Eller Yaşam ve Engelliler Derneği’nde neler yapıyorsunuz? Toplum adına bir şeyler yapmak, halkla bütünleşmek için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Şu anda 74 ilde 260 şubemiz var. Bu sadece engelli derneği de değil. Evet, öncelikli olarak engelli arkadaşlarımızın sorunları için yola çıktık ama çalışmalarımız kimsesiz çocuklar, şiddet gören kadınlar, ihtiyacı olan dul kadınlar, yaşlılar gibi bütün dezavantajlı grupları kapsıyor. Ne yapıyorsunuz tam olarak? Bu tarz sorunları devlet politikası haline getirip onların toplumla barışmasını ve ihtiyaçlarının uzun vadeli karşılanmasını sağlıyoruz. Diyelim ki engelli yakınım var, size geldim. Beni nasıl bir süreç bekliyor? Bize başvuran birinin sorununu bireysel bir sorun olarak değerlendirmiyoruz. Birçok engelli kardeşimiz sıkıntılarını dile getiremiyor. Sorunlarına karşı bürokratik bir çalışma başlatıyor, devletle vatandaş arasında bir köprü görevi görüyoruz. Raporlayıp ilgili bakanlığa mı iletiyorsunuz yani, hiç anlayamadım? Raporluyoruz, proje ekiplerimiz var. Avrupa fonundan, başbakanlığın ya da yerel yönetimlerin çalışmalarına katılıyoruz. Engelliye sandalye vermiyor musunuz yani? Bireysel sorunlara yönelmiyoruz. Siz gelip diyorsunuz ki “Bu soruna devlet neden çözüm bulmuyor?” Bizim önceliğiniz bu oluyor. Proje ekibimiz dosya hazırlıyor. Organizasyon yapıp üç sandalye alalım derdinde değiliz. Var olan sorunları tespit etmeye yönelik devreye girmiş, kişisel çıkarlarından arınmış tamamen topluma hizmet eden kişileriz. Hedefimiz 3 milyon üye. Nasıl buluyor bu insanlar sizi? Biz gidiyoruz onlara, kapılarını çalıyoruz. Haziran ayında verdiğiniz bir söyleşide, 17 Aralık süreciyle ilgili olarak “Eğer operasyon başarılı olsaydı, Türkiye bir yirmi yıl daha geri gidecek, ekonomik olarak büyük bir başarı trendi yakalayan Türkiye baronlar tarafından hortumlanacaktı” demiştiniz. E olmadı, yapamadılar (gülüyor). Sorulması gereken soru şu: Neden Türkiye’nin ekonomik olarak istikrar sağladığı bir dönemde başımıza bu geldi? Yapılan yanlış neyse görülmeli ve oradan çıkılmalı. Mesela ben bu ülkede neden korkuyordum net bir şekilde söyleyeyim: Sorgulamayan nesillerin devamını sağlıyorlar diye çekiniyordum fakat önüme bir fırsat çıktı. Dört yıldır süren lider öğretmen ve yenilikçi lider öğretmen projesi var. Tam da bu noktada incelendiğinde görülecektir ki Adana, İstanbul ve Bursa’da araştıran, sorgulayan ve düşündüğünü özgürce söyleyebilen nesiller yetiştiriliyor. Yani? Bu, korkularımızın yersiz olduğunu göstermez mi? Dini arayış noktasına geldiğimde ben bir dayatmayla karşı kaşıya kaldım mesela. Küçükken bana kimse dini olması gerektiği şekliyle öğretmedi. Bir doğuyorsun ki “Sen Müslümansın” deniyor. Bu sana gelişme sürecinde doğru anlatılmış olsa ne kadar imanı kuvvetli, kendini bilen bir birey haline dönüşürsün. Tabii ters bir etki yaratmadığı sürece; çocukların üzerinde bir baskı yaratıp yanlış yerlere, yanlış inanca inandırmadan... Burada şöyle bir soru da var. Dayatan kim? Devlet mi, aile mi, aydın kesim mi, okuldaki öğretmen mi? Sizce kim? Toplum dayatıyor ama zamanında kendini laik sanan, aydın sanan cahil kesim de bize bunu dayatarak Müslümanlıktan uzaklaştırdı. Eğitim sisteminin de ailenin de hatası var. Bir yaşa geliyorsun “Ben Müslümanım” diyorsun ama Müslümanlık nedir bilmiyorsun. Ben onu öğrenmek yerine farklı bir seçeneğe yöneldim zamanında. Hıristiyanlığı inceledim, bir hak dini olduğunu fakat değiştirildiğini, bana hitap etmediğini gördüğümde Kur’anı Kerim’i incelemeye başladım. Hangi dönemde olursa olsun insanlığa yol gösterici tek kitap olduğunu -anlamadığım birçok noktası hâlâ olmasına rağmen- her okuduğumda tüm benliğime ve hücrelerime kadar hissederek, doğru algılandığında gerçekten ihtiyacımız olanı bize verdiğini gördüm. Bu nedenle kendince samimi bir Müslüman olduğuma inanıyorum. Kaldı ki bu noktada kişinin inancı Allah’la o kişi arasındadır. Bu yüzden kimsenin kimseyi inancından dolayı yargılamaması gerektiğine inanıyorum. Dinlenmeniz konusunu anlatır mısınız biraz? Telefonunuzun teknik takipte olduğunu ne zaman anladınız Bir sabah uyandım, gazete haberine baktım ve bunun belgeleriyle kanıtlandığını gördüğümde çok şaşırdım. 2008-2010 arasında dinlenmişim. Kim tarafından ve neden? Bu beni dinleyenler paralel diye adlandırılan bir grup. Bunun ortaya çıkış amacı ne? Dini bir amaç, sonradan siyasete karışıyor, devletin içinde başka bir devlet kurarak devleti yıkmaya çalışıyor. Sonra 17 Aralık’a geliyoruz, başka saldırılar başlıyor. Ha demek ki bu uzun yıllardır planlı yapılan bir çalışma. Belli ki burada menfaatlerine uymayan bir durum var. Sizi dinlemelerindeki menfaat ne olabilir? Ben hiçbir zaman, gidip onlara katılmam yönündeki taleplerine karşılık vermedim. Gülen cemaati onlara katılmanızı mı istedi? E tabii. Nasıl oldu bu davetler? İnsanlar aracılığıyla. Dinlemek de ne demek, sen devlet misin kardeşim! Devlet neden dinlesin? Devlet özel hayatıma karışmadığı sürece dinleyebilir. Dinleyenler bir açığımı, yanlışımı yakalamaya çalışmışlar belli ki. Ben ortada iyi niyet göremiyorum. Mevcut hükümetle araları iyiyken de cemaate karşı mıydınız peki? O kısmı beni ilgilendirmiyor. Ben bana ve ülkeme verdikleri zararla ilgileniyorum.T 24
NATO'dan Ukrayna'ya Dev Askeri Yardım
Rusya’yı “Ukrayna işgali” planlamakla suçlayan NATO Ukrayna’ya yardımı artırdı. Ukrayna ordusuna bugün 4,5 milyon dolarlık askeri ekipman ulaştı. Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlıları ve ordu arasındaki çatışmalar sürerken, Ukrayna ordusuna NATO’dan büyük bir yardım geldi. Kanadalı dev bir nakliye uçağı, içerisindeki 4,5 milyon dolarlık ölümcül olmayan askeri ekipmanla Harkov’a indi. Ukrayna’nın “Rus saldırganlığına karşı doğu sınırını korumasına” yardım emek için gönderildiği belirtilen NATO yardımının içerisinde kasklar, balistik gözlükler, koruyucu yelekler, ilk yardım kitleri, çadırlar ve uyku tulumu olduğu belirtiliyor. Kanada Savunma Bakanı Rob Nicholson yardım talebinin Ukrayna hükümetinden geldiğini söyledi. Nicholson, askeri ekipmana, Kanada askeri personelinin de eşlik ettiğini ekledi. Kanada Başbakanı Stephen Harper ise gönderilen yardımın Ukrayna güvenlik güçlerini ve sınır yetkililerini yaşadışı eşya ve insan hareketlerini tespit etme ve izleme konusunda daha donanımlı hale getireceğini söyledi. NATO yetkilileri önceki gün Rusya’nın Ukrayna sınırına 20 bin asker konuşlandırdığını ve kara işgali başlatmayı planladığını iddia etmişti. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen de NATO’nun ilerleyen dönemde Ukrayna’ya savunma planlaması, silahlı kuvvetlerin ve askeri kurumların yeniden düzenlenmesi gibi konularda daha fazla yardımda bulunacağı sözünü vermişti. Rasmussen ayrıca Ukrayna’yla ortak bir askeri tatbikat planladıklarını ilan etmişti. Bu arada Ukrayna’da çatışmalar şiddetleniyor. Kiev hükümeti dün yaptığı açıklamada perşembe günü 15 Ukrayna askerinin çatışmalarda hayatını kaybettiğini açıkladı. Çatışmalarda 79 Ukrayna askerinin de yaralandığı açıklandı. Öte yandan Rusya yanlıları da, orduyu kara ve havadan yerleşim alanlarına bombardıman yaparak sivilleri öldürmekle suçluyor. Çatışmaların başladığı Nisan ayından bu yana ölen Ukrayna askerlerinin sayısı 400’ü geçerken, hükümet güçlerinin aralarında sivillerin de olduğu bin 500 kişiyi öldürdüğü biliniyor. Sol Portal
Reklam
Fikirtepe Milyonerleri
Genellikle dar gelirli ailelerden oluşan Fikirtepeliler, mahalleleri kentsel dönüşüm alanı ilan edildikten sonra müteahhitlerle yaptıkları sözleşmeler sayesinde milyonerler kervanına katıldı Duygu Erdoğan Şehrin ortasında olmasına karşın gecekondu imajından kurtulamayan fikirtepe, kentsel dönüşüm sayesinde çağdaş gökdelenlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Eskiden kendi yağıyla kavrulan Fikirtepeliler de müteahhitlerle yaptıkları anlaşmalardan sonra milyonerliğe adım atıyor. Dönüşüme önceleri mesafeli yaklaşanlar şimdi ‘en karlı’ seçeneği bulmaya çalışıyor. Bazı firmalar 50 metrekareye bir daire verirken bazıları 30 metrekareye bile bir daire veriyor. Dönüşüm tamamlandıktan sonra bölgede evlerin tanesinin en az 750 bin lira olacağı tahmin ediliyor. Merdivenköy, Dumlupınar ve eğitim mahallelerini sokak sokak dolaşıp, Fikirtepelilerle konuştuk. Genellikle dargelirli ailelerin yaşadığı Fikirtepe’de vatandaş attığı imzadan memnun, tek sorun dönüşümün yavaş ilerlemesi. 300 metrekareye 7 milyon Dumlupınar Mahallesi üzerinde bir bakkal önünde rastladığımız Bülent Güngül, artık ‘zenginler listesinde.’ 330 metrekare yeri olan Güngül’ün, anlaştığı firma her 40 metrekare için bir daire verecek. Güngül, dönüşüm tamamlanıp dairelerini aldığında 7.2 milyon liralık servete sahip olacak. Tek sıkıntının ‘teminat’ olduğunu belirten Güngül, “İmzalar atıldı, güven sıkıntımız var, teminat verilmedi, yani diyelim firma battı, evim de yıkılmış olacak, sonra ne yapacağız. Onun dışında iyi oldu, elimize bir fırsat geçti, aklımıza bile gelmezdi” diyor. Mehmet çiçek ise 192 metrekare olan yeri için dört daire alacak. “Artık yaşanacak hali de kalmadı, dönüşmesi daha iyi” diyen Çiçek, daireleri satması durumunda eline geçecek paraya “Fazla bile” diyor. Fiyatı az buldu Mahallede bir dondurma dükkanı olan Yalçın Emin, ‘satıştan memnun değil.’ Dairelerinin tanesinin bitince 300 bin lira edeceğini öğrenen Emin, “900 bin liraya kadar alıcısı olan yerler var, bizimki böyle gitti, az oldu” yorumunu yapıyor. Hatun Aydın, dönüşümün en şanslılarından. 130 metrekare yeri için 4 tam bir de yarım daire alacak. Aydın, “Önce şaşırdık, biri bir tarafa çekiyordu biri bir tarafa, böyle anlaştık, yıllardır buradayız yerimizden olmak istemeyiz ama artık oldu olan, çok şükür memnunuz” diye konuşuyor. 40 m2’si vardı, 700 bin TL’lik evi olacak 26 metrekareye bir daire Mahallenin kahvesinde konuştuğumuz Mehmet Sait Çelik, ailesinin 26 metrekare arsa payına bir daire alacağını söylüyor. Çalışmaların başlamasını beklediklerini belirten Çelik, “Eğer tüm konuştuklarımız ve evler yapılırsa hayal bile edemeyeceğimiz bir şey olacak. Aylık kira yardımı da alıyoruz, her ay için 1000 lira, 6 ayda bir kira anlaşmaları yenilenecek, taşınma için de 1500 lira yardım yapacaklar” diyor. Bakkal dükkanı işleten Ahmet Sesler’in ise 200 metrekare arsası var, anlaşmaya çalıştığı firma 4 daire verecek. “Tek sıkıntım teminat” diyen Sesler, “O da yerine gelirse tabii ki çok iyi oldu bizim için” diyor. 700 bin lirası oldu Eğitim Mahallesi’nde bir kahvede ‘dönüşüm’ deyince herkes anlatmaya başlıyor. Herkes dönüşüm fikrine alışmış, birçok ev boşaltılmış, yeni yapılar başlamış. Kahvedekiler, “Memnunuz ama artık beklemek istemiyoruz” diyor. Konuştuğumuz Bayram Yıldız, 40 metrekare olan arsa değeri karşılığında bir daire alacağını söylüyor. Yıldız, “Baktığınız zaman çok iyi bir anlaşma oldu. Küçük bir yerim 700 bin liralık daire olacak. Tek şikayetim çok bekledik, üç yıl oldu, artık çalışmaları görmek istiyoruz” diyor. ‘Satıp bahçeli eve geçeceğim’ Bülent Güngül, 7 sokağın bir ada yaptığı bölgede evlerin kurayla belirleneceğini belirtiyor. Fikirtepe’de yaşamayı sevdiğini söyleyen Güngül, “Ancak komşuluk kalmayacak, eskilerden belki kimse olmayacak, buralarda oturamayız. Ben yine bağırıp çağırabileceğim, içinde mangal yapabileceğim bahçesi olan bir yere giderim” diyor. sinema aletleri tamir ettiğini ifade eden Güngül, mahallenin videosunu çektiğini, ‘canını sıkmayan komşularına’ birer DVD yapıp vereceğini anlatıyor. ‘Çantacılar’ hâlâ sorun Bazı firmalar vatandaşa gerçekleşmesi mümkün olmayan teklifler sunuyor, karşılığında imza alıyor. Çoğu mahallede yaşayan kimselerden olan ‘çantacı’ olarak bilinen firma temsilcileri, “Evinizi yenilemek için bizimle anlaşırsanız emsal artışı yapar ve size daha geniş metrekareli ev veririz” diyor. Anlaşmayı yapan firmalar daha sonra bu anlaşmaları bölgedeki büyük gayrimenkul şirketlerine pazarlıyor. Milliyet
Gazetelerde Bugün | 9 Ağustos Cumartesi
Hürriyet: Erbil bombası Milliyet: Dur füzesi Sabah: Türkiye hasımları Ekmel'in yanında Vatan: Irak'a dönüş Taraf: Savunma kabinesi Akşam: Suç yoksa da dinleyin Cumhuriyet: Stratejik vuruş Star: Başörtü zulmü bitmiştir Birgün: Safsatalarınız aynı, şakşakçılarınız aynı Zaman: Komplo görüntüleri üst düzey siyasetçi talimatıyla Yeni Şafak: 3. Irak Savaşı Evrensel: ABD IŞİD'i büyüttü, besledi, vurdu
Reklam
Hemen Satışa Çıksın! - Yeni Nesil Tasarım Harikası Bisiklet
etiket
Uzun zamandır bu kadar heyecan verici bir araç görmediğimi söyleyebilirim. Denny ile tanışın!  Oregon Manifest'in bisiklet tasarım yarışmasının kazanan ekibi ile Teague X Sizemore'un ortaklaşa çalışmasından ortaya çıkan bisiklet, şehir kullanımı için en iyi tasarımı sunuyor...Çok ince düşünülmüş tasarımı, otomatik vitesi, elektrik motorlu pedal çevirme destek ünitesi ile şehir içi ulaşımınızda tek ihtiyacınız olan şeyFuji bisikletleri tarafından üretilecek olan Denny, yakında piyasaya sürülecek. Fiyatı ne kadar olur bilinmiyor ama, çok satacağı kesin!
Reklam
Bilic: "Arsenal'a Cesur Oynayacağız"
Şampiyonlar Ligi play-off turundaki Arsenal eşleşmesini değerlendiren Hırvat teknik adam, Londra ekibinden çekinmediklerini söyledi.  Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Soma yararına düzenlenen sonrasında açıklamalarda bulundu. Şampiyonlar Ligi play-off turundaki Arsenal eşleşmesini değerlendiren Hırvat teknik adam, Londra ekibinden çekinmediklerini söyledi. İşte Bilic'in açıklamaları: 'Bugün hayırlı bir iş için buradaydık. Yardımı her zaman hak eden insanlar için güzel bir organizasyon yaptık. Beşiktaş ailesinin bir ferdi olarak burada bulunmaktan gurur duyuyorum.' 'Güçlü rakiplere karşı güzel maçlar oynadık. Zorlu bir Feyenoord maçından çıkıp buraya geldik. İki rakibimize de karşı gösterdiğimiz direnç beni memnun etti. Aldığımız sonuçlarla özgüvenimiz yükseldi. İki galibiyeti de hak ettik. Chelsea’ye karşı bulduğumuz gol biraz şans golüydü.' 'Erken form tutmak kötü değildir. Her maça aynı önemi vermek gerek. Önemli olan ivmeyi koruyabilmektir. Bunun için kadro derinliği ve kalitesi lazımdır.' 'Arsenal, Avrupa’nın en iyi takımlarından biri. En zor kuralardan birini çektik. Bu eşleşmenin favorisi şüphesiz Arsenal. Rakibimize büyük saygımız var. Arsenal’i elemek için sadece umudumuz değil planımız da var. Bu planı uygulamaya çalışacağız. Cesur oynayacağız ve onları elemek için elimizden geleni yapacağız. Chelsea karşısında oynadığımız futbol, bu eşleşme hakkında bize sinyal verdi. Chelsea ile başa çıkabiliyorsak Arsenal ile de başa çıkabiliriz.'Sporx
ABD IŞİD'i 2. Kez Vurdu
ABD uçakları Irak'taki IŞİD hedeflerine hava operasyonu düzenledi. ABD'ye ait 2 adet F/A 18, Kuzey Irak'ta, Erbil yakınlarında bulunan mobil IŞİD topçusunu bombaladı. ABD, akşam saatlerinde de 2 ayrı saldırıda 7 araçtan oluşan IŞİD konvoyunu vurdu. Öte yandan Irak'a ait savaş uçakları da IŞİD'e saldırı düzenledi. Operasyonda 45 IŞİD militanı öldürülürken, 60 militan da yaralandı. Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, 'ABD ve Obama'ya IŞİD'i vurma kararı için teşekkür ediyoruz. Saldırı başarıya ulaştı, iki IŞİD birimi tamamen yok edildi' dedi.Pentagon Sözcüsü John Kirby sosyal medya hesabı üzerinden ABD savaş uçaklarının Erbil yakınlarında IŞİD hedeflerini vurduğunu açıkladı. Pentagon, F-18 tipi savaş uçaklarının iki adet lazer güdümlü bomba ile hedefleri vurduğunu duyurdu. Uçakların George W. Bush savaş gemisinden havalandığını belirten Pentagon yetkilileri, IŞİD'in ilerleyişi duruncaya kadar saldırıların süreceğini açıkladı. Gelen haberlere göre, ABD'ye ait 2 adet F/A 18, Kuzey Irak'ta, Erbil yakınlarında bulunan mobil IŞİD topçusunu bombaladı. Havadan yaklaşık 225 kg ağırlığında lazer güdümlü bomba bırakıldı. İki kargo uçağı da 20 bin litre taze içecek, 8 bin paketlenmiş yemek bıraktı bölgeye. Operasyonda İncirlik üssü kullanılmadı, uçaklar Katar'dan havalandı. Öte yandan CNN'in verdiği bilgiye göre, Irak savaş uçakları IŞİD'in bulunduğu bölgeleri vurdu. Sincar'ın kuzeyinde vurulan noktalarda 45 IŞİD militanı öldürülürken, 60 IŞİD militanı da yaralandı.IŞİD'in saldırıları soykırıma benziyor. ABD Havacılık Dairesi IŞİD tehlikesi nedeniyle Irak üzerinden geçen uçuşlarını iptal etti. Bir iptal kararı da THY'den geldi. THY de güvenlik gerekçesiyle Erbil uçuşlarını durdurdu.İkinci kez vurulduABD, akşam saatlerinde de 2 ayrı saldırıda 7 araçtan oluşan IŞİD konvoyunu vurdu. Saldırıların birinde insansız hava araçları kullanılarak, havan topu merkezleri vuruldu.'Soykırıma benziyor'Bu arada, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, IŞİD'in saldırılarının soykırıma benzediğini söyledi.Fransa: Yardıma hazırızFransa'dan ise ''Irak'taki insani trajedinin bitmesi için yardıma hazırız'' açıklaması geldi.Irak'tan teşekkürIrak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, 'ABD ve Obama'ya IŞİD'i vurma kararı için teşekkür ediyoruz' dedi. Zebari, 'Bugünkü saldırı başarıya ulaştı, iki IŞİD birimi tamamen yok edildi. Sincar Dağı'ndaki mültecilere yardım yapıldı' diye konuştu.Obama sinyali vermiştiABD Başkanı Barack Obama, dün yağtığı basın açıklamasında IŞİD tehdidine karşı hava kuvvetlerine nokta operasyon yetkisi verdiğini açıklamıştı.CNN Türk
Reklam