onedio
'Hasan Ferit Gedik'in Kanlı Gömleği Nerede?'
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, İstanbul Gülsuyu Mahallesi’nde mahalle halkının yürüyüşünde çetelerin açtığı ateş sonucu vurularak hayatını kaybeden Hasan Ferit Gedik’le ilgili ayrıntıları Meclis gündemine taşıdı. Hasan Gedik’in yoğun bakımdayken odasına giren iki kişinin gömleğini ve iç çamaşırlarını yok ettiğine dikkat çeken Aygün, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya, “ Hasan Ferit Gedik’in kanlı gömleği nerededir” diye sordu. CHP’li Hüseyin Aygün’ün İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanıtlaması istemiyle Hasan Ferit Gedik’le ilgili soru önergesi şöyle: “29.09.2013 tarihinde mahalle halkının düzenlediği yürüyüşe çeteler tarafından açılan ateş sonucu Hasan Ferit Gedik hayatını kaybetmiş ve yaralananlar olmuştur. Aynı gün Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Gedik’in yaşamını kaybettiğinin bildirilmesinin ardından, yoğun bakıma ‘teknisyen kılığında’ sivil polis olduğu düşünülen iki şahsın girdiği kamuoyunca bilinmektedir. Odaya giren iki şahıs Hasan Ferit’in tutulduğu yoğun bakıma girerek gömleğini ve iç çamaşırlarını yok etmişlerdir. Yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen Hasan Ferit’in gömleği ve gömleği yok edenler bulunamamıştır. Hasan Ferit Gedik’in kanlı gömleği nerededir? Hasan Ferit Gedik’in hayatını kaybettikten sonra odaya giren iki kişi kimdir? Kimlikleri tespit edilmiş midir? Gömlek ve iç çamaşırı alanlar polis mi çete üyeleri mi? Polis oldukları iddiası doğru mudur? Eğer iki kişi polis ise neden odaya girmişlerdir? Odaya girme yetkisini kimden almışlardır? Bu iki kişi, hangi görevle ve ihtiyaç doğrultusunda söz konusu odaya girmiştir? Neden polis kimliği ile değil de teknisyen olduklarını söyleyerek girmeye çalışmışlardır? Ellerinde poşet ile girme gerekçeleri nedir? Delilleri karartmak için mi odaya girmişlerdir? ZETE
Doğal SİT Alanlarında HES Yapımına İzin Verilmeyecek
Özgün ekosistem, yapısına sahip ve endemik türlerin üreme ve beslenme ve göç yollarını içeren doğal alanlarda hidroelektrik santralı (HES) yapımına izin verilmeyecek. Doğal SİT alanlarında planlanan HES projelerinin gerçekleştirilmesine yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölge komisyonlarına gelen başvuruların değerlendirilmesinde uyulacak ilke kararı Resmi Gazete’'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Karara göre, ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu sonucunda; bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri/türleri bulunduran, özgün ekosistem yapısına sahip, doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlayan ve besin zinciri içinde yer alan kritik türleri barındıran doğal SİT alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek. Aynı rapor sonucunda; küresel ve ulusal ölçekte dar yayılımlı, kritik, nesli tehdit ve tehlike altında endemik tür veya türlerin üreme ve beslenme, yaşama ve göç yolu alanlarını içeren veya jeolojik ve jeomorfolojik açıdan istisnai özellikte olan doğal sit alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek. Doğal sit alanlarında yeniden değerlendirme yapılıncaya kadar, bu özellikleri bünyesinde barındırmayan birinci, ikinci ve üçüncü doğal sit alanlarında tarımsal su ihtiyaçların dikkate alınması ve biyolojik çeşitliliğin devamının teminat altına alınması şartıyla buralarda HES yapımı taleplerine izin verilebilecek. Ancak kesin korunacak hassas alanlarda HES projelerine gerçekleştirilemeyecek. DHA
Economist: 'Başbakanlık İçin En Yüksek İhtimal Davutoğlu'
İngiliz The Economist dergisi Başbakan Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı yüzde 52′lik sonucun Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu sağlayamayacağına dikkat çekerek, “Abdullah  Gül, şapkasını ringe attı, Erdoğan’ın Fransız tarzı güçlü başkanlık planı bozulabilir” diye yazdı. Dergi, bu ayın sonunda yapılacak kongrede partinin başına Ahmet Davutoğlu'nun getirileceği değerlendirmesini yaptı. Türkiye’de pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili ayrıntılı bir makaleye yer veren The Economist, Tayyip erdoğan’ın aldığı yüzde 52′lik sonucun Türkiye’nin sallantıdaki demokrasisinin geleceğinde derin bir etki yaratacağını öne sürdü. Tayyip Erdoğan’ın 12 yıllık iktidarında 9′uncu kez seçimleri kazanarak ülkenin ilk defa doğrudan seçilen cumhurbaşkanı olduğu ifade edilen yazıda Erdoğan’ın balkon konuşmasında söylediği “yeni çağın başlangıcı” sözleri; ülkeyi Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nden yönetmeye niyetli olduğunun sinyali diye yorumlandı. Erdoğan’ın tüm vatandaşları etnik kimliklerine veya inançlarına bakmaksızın kucaklama sözünün Erdoğan karşıtları tarafından ”Geçmişte de benzer sözler vermişti” diyerek eleştirildiğini yazan The Economist, “Erdoğan seçim kampanyaları sırasında kutuplaştırır bir tonda Alevi kökenli ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Zaza kökenli Kürt rakibi Selahattin Demirtaş’ı hedef almıştı” diye yazıyor. Seçimlere katılım oranının 30 Mart’da yapılan yerel seçimlere göre oldukça düşük olduğuna dikkat çeken makalede, CHP’li seçmenler arasındaki duyarsızlığın ve Milliyetçiler arasında AKP’ye kitlesel kaymanın Erdoğan’ın zaferini perçinleştirdiğine dikkat çekiliyor; CHP ve MHP’nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yüzde 38 oy ile etkilemeyi başaramadığı yorumu yapılıyor. Erdoğan’ın bir sonraki adımının 27 Ağustos’ta yapılacak AKP kongresinde varisini belirlemek olacağını ve bunun kendisine tam bir kontrol sağlayacağını yazan Economist, en yüksek ihtimalli adayın Erdoğan’ın liderliğine meydan okumayacak, İslami referansları olan ve partinin temelini bir arada tutma yeteneği olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğu vurguluyor. Yazıda şöyle deniliyor: ” Ancak bu planlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü üzebilir. AKP’nin kurucularından Gül, Erdoğan’ın ana rakiplerinden biri. Bu, Erdoğan’ın konuşmalarından birinde Gül’ün adını anmamasında sergilenmiş oldu. Gül, veda resepsiyonunda AKP’ye geri dönmeyi planladığını söyledi. Eski Dışişleri Bakanı Gül, tertemiz bir saygınlığa sahip..” Selahattin Demirtaş’ın HDP’sinin Kürtlerin, solcuların, liberallerin, dindar Müslümanların, Alevilerin ve Hristiyanların bir karışımı olduğunu ve İstanbul ve İzmir’de parti oylarını ikiye katlayarak ulusal bazda oyların yüzde 9.8′ini aldığına dikkat çekilen yazı şöyle noktalanıyor: “AKP, Erdoğan’a ihtiyacı olan ayrıcalıklı güç için anayasal değişiklikleri yapmaya imkan verecek yeterli çoğunluğu sağlayamayacak. Kürtlerin bu değişimleri ve siyasi imtiyazları büyük oranda desteklemesi bekleniyor. Şimdi Gül, şapkasını ringe attı, Erdoğan’ın Fransız tarzı güçlü başkanlık planı bozulabilir.”  Gonca YAĞCI/DHA
Bu Gece Meteor Yağmuru Var!
Gökyüzü bu gece ''yıldız kayması'' olarak da bilinen meteor yağmurlarına sahne olacak. Meteor yağmuru sırasında bazı parçaların dünyaya düşmesi bekleniyor. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi araştırmacısı ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında 'yıldız kayması' olarak da bilinen gök taşı yağmurunun bu gece en yüksek seviyeye ulaşacağını söyledi. Esenoğlu, 10 binlerce parçanın güneş ışınları ve çekimin etkisiyle 'Swift - tuttle' adlı kuyruklu yıldızdan koptuğunu, bunun da gökyüzünde 'görsel şölene' yol açacağını kaydederek, şöyle devam etti: 'Kopan parçaların bazıları çakıl taşı büyüklüğünde yeryüzüne düşecek. Uluslararası Göktaşı Organizasyonu'nun internet sitesinden kaç tane gök taşı görüldüğü yazılarak bilime katkıda bulunulabilir. Bu veriler dünyanın her yerinden toplandığı için bilgi değeri taşıyor. Bu doğal gök olayı, seyretmemiz, ilgilenmemiz gereken bir olay. Uzaydan gelen böyle görsel bir şölene hayır dememek lazım.' Gece boyu izlenebilecek Göktaşı yağmurunun gelecek yıl da aynı günlerde izlenebileceğini aktaran Esenoğlu, gökyüzündeki bu görsel şölenin kuzeydoğu yönünde az ışık alan yerlerden iyi bir şekilde gece boyunca görülebileceğini belirtti. Esenoğlu, göktaşı yağmurunun saniyede ortalama 60 kilometre hızla ilerleyeceğini bildirdi. Yılda 130'dan fazla gök taşı yağmurunun meydana geldiğini anlatan Esenoğlu, en etkileyici olanları ise şöyle sıraladı: 'Ocak ayının ilk haftası'nda Quadrantid, Nisan'da Lyrid, Mayıs'ın ilk haftası Eta Aquarid, Temmuz'da Delta Aquarid, 20-21 Ekim'de Orionid, 17-18 Kasım'da Leonid, 13-14 Aralık'a ise Geminid göktaşı yağmuru.' Perseid göktaşı yağmuru, her yıl Ağustos ayında gözlemleniyor. Dünya, her yıl bir kez Swift-Tuttle adı verilen kuyrukluyıldızın saçtığı enkazın yağışına tanık oluyor. 26 kilometre genişliğindeki kuyrukluyıldız Güneş'in etrafında bir turu 130 yılda tamamlıyor. Gece başlayacak ve Çarşamba erken saatlere dek sürecek göktaşı yağmurunda her saat 30-40 göktaşı geçmesi bekleniyor. Göktaşı yağmurunu internetten canlı izlemek için: http://www.slooh.com Kaynak: AA ve Al Jazeera
Reklam
Reklam
Atatürk Havalimanı'nda Kanserli Çocuklar İçin Toplanan Yardım Parasını Çaldılar
ATATÜRK Havalimanı’ndaki Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’na ait yardım kutusu paralar çalındı. Dış Hatlar Terminali’nin çeşitli noktalarında ve özellikle pasaport geçişi öncesi çeşitli yardım kuruluşları ile derneklerin bağış ve yardım kutuları arasında bulunan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’na ait yardım kutusu çalındı. Kutu havalimanının metro katında bulunan merdiven aralığında bulundu. Hırsızlığı yapan kişi veya kişiler, yardım kutusunun içindeki kağıt paraları alarak kayıplara karışırken Atatürk Havalimanı polisi de hırsızları yakalamak için inceleme başlattı. Geçtiğimiz günlerde Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali Geliş Katı’nda ki PTT şubesi de soyulmuştu. Murat ÇAKIR/İSTANBUL,(DHA)
Robin Williams'ın Kişiliğine Dair Küçük Bir Anekdot
Robin Williams ile Christopher Reeve dostluğundan küçük bir kesit. kaynak:http://thechive.com/2013/06/27/the-beautiful-friendship-of-robin-williams-and-christopher-reeve-14-photos/http://www.buzzfeed.com/lyapalater/the-lifelong-friendship-of-robin-williams-and-christopher-re#4l0rwm3
İsmail Kartal: 'Buraya Gelmek İçin Çok Uğraştım'
Fenerbahçe'de teknik direktör Ersun Yanal'ın görevinden ayrılmasının ardından yardımcı antrenör İsmail Kartal, sarı-lacivertli takımın yeni patronu oldu.Basın toplantısında ilk olarak konuşan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Arda Turan'ı azarladığı yönünde çıkan haberler üzerine şu açıklamaları yaptı.'Bir konuda açıklık getireceğim. Sevemdiğim şeyler oluyor. Beni rahatsız ediyor. Kurumsal mı, değil mi bakmadan gereken ne varsa söyleyeceğim. Sizin de suçlarınız varsa söyleyeceğim. 'ARDA'YI ARADIM, DURUMUNU SORDUM'Fotomaç'ta Arda ile ilgili haber var. Arda'yı azarlamışız. Bunu acilen yarın yalan olduğunu yazacaklar. Bakın ben bunu açıkladım. Arda'yı aradım durumu nedir diye sordum. Arda dedi ki, 'Gayet iyi durumda çalışıyor ama bizim sisteme göre hoca oynatmıyor. Ama çok iyi oyuncu çok karakterli bir insan' dedi. 'ERSUN YANAL'I ARADIM...'Ondan önce Ersun Yanal'ı aradım 'Diego'yu alırsak ne dersin?' dedim. Ben araştırma yapayım döneyim dedi. Araştırdı döndü, o da Arda ile konuştu. Evet alabiliriz iyi olur dedi. Arda'nın tek söylediği laf budur. bizim ona ne kızmaya ne de sen karışma demeye hakkımız ykotur. Arda değerli bir oyuncudur. biz kendisinden istediğimiz bilgiyi duyduk. Biz bilgi takviyesi yaptık. Azarladı falan bunlar ayıp şeyler. 'İŞİM GÜCÜM YOK HERKESİ AZARLAMAK İÇİN...'İşim gücüm yok herkesi azarlamak için mi burdayım. Ahlaksızlık bu. Ağır konuşurum altından kalkamazsınız. Benim adımı bu şekilde anamazsınız. Bir şey söylemişsem arkasındayım. Dibine kadar. Sizler gibi değilim. Herkes doğru olanı yazsın biz de kabul edelim. Böyle ayıp yani.'BEN ARDA'YI NEDEN AZARLIYIM''Bu tip hareketleri yapmayın lütfen. Ben niye azarlıyayım çocuğu ya. Benim yaşadıklarımı ben biliyorum. Eğer sizin elinizde bir belge varsa, bu olayların böyle olduğuna dair getirin koyun önüme. Özür diliyeceğim. Arda'ya kızıyorsanız onun üzerinden, Yanal'a kızıyorsanız onun üzerinden haber yapın. Kim olursa sabah televizyona çıkarım herkese cevabını veririm. Bugün burada Fenerbahçe yeni teknik direktörünü imza ile başlatıyoruz.'İSMAİL KARTAL İLE BİR ANLAŞMA İMZALAMADIK' Hiçbir anlaşma imzalamadık İsmail Kartal'la. Paran şu olacak bu olacak konuşmadık. Futbol A.Ş açıklayacaktır. Biz imza töreni yapıyoruz. Camianın çocuğudur diye bir laf var. Hayır. Sayın İsmail Kartal Fenerbahçe'de teknik direktörlüğü hak etmiş bir spor adamıdır. Bizim çocuğumuz şeklinde bakmıyorum olaya. İki üç gündür çalışma yaptık. Yönetim bir araya geldi iyice değerlendirdi. Sayın İsmail Kartal'la Fenerbahçe'yi yürütmeye karar verdik.'NE AYKUT KOCAMAN, NE ZICO, NE ERSUN YANAL...' Camiamızın çocuğudur, bizdendir yok. Her şeyi açık açık net konuştuk. İnşalllah uzun süre burada hizmet edecektir. Ne Aykut Kocaman, ne Zico, ne Ersun Yanal Türkiye'de hiçbir takımda başarılı olamamışlardır. Varsa diyin. Ama Fenerbahçe'yi şampiyon yapmışlardır. ancak kendileri yapmamışlardır. Burada bir ekip çalışması vardır. Bekçisi, taraftarı, kongre üyesi hepsidir. Bu ekip armonidir. Aynı sesi çıkarmazsa başarılı olamazsınız.''KİMSE 'BEN ŞAMPİYON YAPTIM' DEMESİN'Kimse 'Ben şampiyon yaptım' demesin. İyi inceleyin. İyi bakın. Trabzon'a burada şampiyonluğu kaybettik. Bizi iki defa şampiyon yaptı. O mu yaptı, o mu kaybetti? Bunların tartışmasını yapın. Aykut hoca evet Galatasaray'la burada ligi kaybettik ertesi sene şampiyon olduk. Bir sene şampiyon olmakla bu değerlendirmeleri yapmayın. Herkesle yaşadığımı anlatacağım. Ne çekiyorsak kurumsal yapı diye susuyoruz. İçimize atıyoruz. Ama başkaları gidip rakı masalarında, sohbet masalarında yalan şeyler anlatıyor biz cevap vermiyoruz diye. Ama artık cevap vereceğiz. Fenerbahçe'nin sorumluluğu yetkisi her şeyi İsmail hocanındır, başarı İsmail hocanındır, başarısızlık Yıldırım ve yönetiminindir.'MAHMUT USLU: 'HOCAYA ALLAH YARDIM ETSİN''Hayırlı uğurlu olmasını istiyorum. Bu söylediklerimizle köşe yazarlarını kast ediyorsunuz. Siz emekçileri kast etmiyor sayın başkan. Hep beraber bu seneyi de başarıyla kapatırız inşallah. Hocaya da Allah yardım etsin.'HASAN HAKKI YILMAZ: 'KARTAL, TAKIMIN SESSİZ KAHRAMANI''İsmail hoca her zaman bizim yanımızdaydı. Bana da sorarsanız takımın arkasındaki sessiz kahramanlardan bir tanesiydi. Şimdi öne çıkması takım üzerinde olumlu bir etken olacaktır. Hayırlı uğurlu olsun.'İSMAİL KARTAL: 'BURAYA GELMEK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIM'Sayın başkan Aziz Yıldırım'a bu görevi layık görüdkleri için teşekkür ederim. Buraya gelmek için çok uğraştım, çok sabrettim, çok bekledim. Bir değişiklik oldu. Profesyonel hayatta bunlar olabiliyor. Bu ayrılıktan sonra geçmişte yaşadığım tecrübelerim, 7 takımda teknik direktör olarak çalıştım. Yerli ve yabancı hocaların yanında yardımcılık yaptım. Çok büyük başarılar yakaladık hep beraber. Tüm bilgi birikimlerim, aldığım eğitimi takıma yansıtarak Fenerbahçeme daha büyük başarılara hep beraber yolumuza devam etmek için görevi seve seve kabul ettim.'BAZILARININ KAFASINDA SORU İŞARETİ OLABİLİR'Bu görevi bazılarının kafasında soru işaretleri olabilir. 4 yıldır bu takımın içinde olan bir antrenör olarak biz de kendimizi yeniledik. Orta ve uzun vadede Fenerbahçe futbol takımına neler lazım, neler yapılması geerkiyor hepsine hakim olduğumu düşünüyorum. Siz sormadan ben söyliyeyim. Bir de şöyle bir olgu var basında. Başkanımız her antrenörün işine karışıyor, İsmail hoca da geldi benim de işime karışabilir gibi bir algı var. benfutbolculuk hayatımda da, antrenörlük hayatımda da başkanımla bötyle bir diyaolog yaşamadım. Başkanımız bu kulübün babası gibidir. Bazı eksiklerimiz olabilir bunları diyalogla çözebiliriz. Ben bundan mutluluk duyarım, gurur duyarım. Altını çizerek söylüyorum. İsmail Kartal takıma neler katacak? Üstüne neler koyabilecek? Diye bunları sorabilirsiniz. İsmail Kartal hep sessiz durup işini yaptı. Bundan sonra da sadece işine konsantre olup şampiyon olmayı düşünüyorum.'EN ÖNEMLİ MİHENK TAŞLARINDAN BİRİ OLDUM'Fenerbahçe'de son 4 yılda 2 şampiyonluk, iki kupa şampiyonluğu UEFA'da yarı finale yükseldik. 3 Temmuz'dan bu yana bu başarıları yakalamış bir kulübün en önemli mihenk taşlarından biri oldum. bundan sonra da Fenerbahçe'nin teknik direktörü olarak Fenerbahçe'ye katabileceklerim İsmail Kartal'ın duruşu ve bilgi birikimi olacaktır.'YÜZLERİNİ KARA ÇIKARTMAMAK İÇİN...'Tekrar başkana, taraftarlara ve camiaya bu göreve beni layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Onların yüzünü kara çıkartmamak için gecemi gündüzüme katarak çalışacağımı herkesin bilmesini isterim. Hem kendim için, hem camiam için hem de Türk futbolu için herkese hayırlı olmasını diliyorum.sporx
Reklam
Kılıçdaroğlu'na Çağrı: 'Görevi Bırak, Kurultay'a Git'
CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, muhalif 5 diğer milletvekiliyle TBMM’de düzenlediği basın toplantısında cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Tarhan, 'İkinci tura taşıyabileceğimiz bir seçimi ilk turda kaybettik. 14 partinin desteğini alan bir adayın aldığı oyun Erdoğan’dan az oy almasını başarı olarak nitelemek CHP’nin aklıyla alay etmektir. Kılıçdaroğlu çekilmeli ve kurultaya gidilmeli' dedi.
Yarımburgaz Mağaraları 'Tarih' Olmak Üzere
İstanbul Yarımburgaz Mağaraları, Konya Çatalhöyük’ten sonra Türkiye’nin en eski yerleşim yeri. Tarihin her devrinde insanlara ev sahipliği yapan mağaraların şu andaki durumu ise içler acısı. Zira arkeologların yıllardır sürdürdüğü çalışmalara rağmen arkeolojik parka dönüştürülemedi. 2001’de 1. dereceden arkeolojik-doğal sit alanı ilan edilen mağaralar uyuşturucu ve alkol kullanıcıları tarafından mesken tutulmuş vaziyette. Mağaralarda 1986 yılında kazılar yapan İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, mağaraların arkeolojik park olması için birkaç kez proje yapıldığını fakat bir türlü hayata geçirilmediğini söylüyor. Nur Muhammed Tarhan'ın haberine göre, mağaraların yer aldığı Altınşehir Mahallesi Muhtarı Seyfettin Balki de, “Mağaralarda içki de içiyorlar uyuşturucu da kullanıyorlar. Buranın turizme açılması mahallemiz açısından da çok faydalı olacak.” diye konuşuyor. Mehmet Özdoğan, demir parmaklıklarla korunmaya çalışılan arkeolojik alanda 20 yıldır büyük tahribat yapıldığını belirtiyor. Özdoğan, uluslararası alanda da çok iyi bilinen mağaraların üzerinde çok sayıda konutun büyüdüğünü aktarıyor ve bu noktadan sonra kurtulmasının biraz zor olduğunu belirtiyor. 400 bin yıllık tarihiyle sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda Avrupa’nın da tarihine tanıklık eden mağaraların arkeolojik park olması için yıllarca çabaladığını kaydeden Özdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açık hava müzesi projesine sıcak bakmasına rağmen bu hayalin gerçekleşmediğini söylüyor. Özdoğan, “Burada ilk tahribat 1980 yılında başladı, yani üzerinden otuz sene geçti ve hâlâ gerekli önlemler alınmadı.” ifadelerini kullanıyor. Mağaraların bulunduğu alana bir de toplu konut ve viyadük projesinin yapılmak istendiği iddia edildi. Bölgede hem inşaat hem müze yapılamayacağını söyleyen Özdoğan, mağaraların bulunduğu alana yapılacak binaların mağara tavanlarını çökerteceğini anlatıyor. Bizans döneminde manastır olarak kullanılan ve Osmanlılardan da izler taşıyan mağaralardan çıkan buluntular ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. NUR MUHAMMED TARHAN | Zaman
Reklam
Altı Soruda Gül'ün AKP'ye Dönüş Kararı
Vatan gazetesi yazarı Ruşen Çakır, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 'Partime döneceğim' açıklaması ardından AK parti'nin 27 Ağustos'ta olağanüstü kongre kararı alması sonrası tartışmalara yol açan süreci mercek altına aldı.  Gül neden AKP’ye dönüş kararını erkenden açıkladı?Gül, Nisan ayının ortasında 'Bugünkü şartlar çerçevesinde benim gelecekle ilgili siyaset planımın olmadığını paylaşmak isterim' diyerek siyasi geleceğini bizzat kendisinin belirleyeceğinin altını çizmişti. Gül bu çıkışıyla, cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde tek belirleyici isim olarak gözüken Recep Tayyip Erdoğan’dan, kısa süreliğine de olsa inisiyatifi almıştı. Gül’ün dünkü 'Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim' açıklamasını da benzer bir şekilde, inisiyatif alma çabası olarak görmek gerekir. Şöyle ki, kendisine yakın çevreler bir süredir,  Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi halinde AKP’nin yeni genel başkanının seçileceği olağanüstü kongrenin, devir-teslim töreninden önce, muhtemelen 27 Ağustos’ta yapılacağını söyleyip yazıyorlardı. Böyle bir durumda Gül’ün partinin başına geçmesi de mümkün olamayacaktı. Bu nedenle Gül’ün, AKP MYK toplantısının yapıldığı günde eve dönüşünü ilan ederek kongre tarihinin söylenenden ileri bir tarihe alınmasını sağlamak istediği anlaşılıyor.  AKP yönetimi neden kongre tarihini 27 Ağustos olarak belirledi?Bunun birden fazla nedeni var. Örneğin Erdoğan, kendisinden sonra genel başkanlık ve başbakanlığı aynı kişinin üstlenmesini tercih ettiğini söylemişti. Gül milletvekili olmadığı için başbakan olamıyor, dolayısıyla Erdoğan’ın kafasındaki profile uymuyor. Öte yandan Erdoğan ile Gül arasında bazı temel konularda, özellikle son yıllarda berraklaşan ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu bağlamda Gül’ün Fethullah Gülen cemaatine yönelik savaşta Erdoğan’ın sert çizgisine hayli mesafeli olduğu, hatta savaşı sonlandırmak istediği yönünde spekülasyonlar da yapılıyor. Her şey bir yana, yüzde 52 civarında bir oyla seçilen Erdoğan’ın, kafasındaki projeleri hayata geçirmesinde kendisine sorun çıkartabilecek Gül gibi yüksek profilli bir ismi genel başkanlık ve başbakanlık için tercih etmediği anlaşılıyor.27 Ağustos’ta AKP’nin ve hükümetin başına kim gelecek?Bu ismin Erdoğan’ın kafasında olduğu kesin. Dolayısıyla ortada dolaşan/dolaştırılan isimler hakkında yapılan değerlendirmelerin bir yerden sonra fazla bir anlamı yok. Yine de en çok Ahmet Davutoğlu’nun adının zikredildiği açık. Bununla birlikte son derece kritik olan bu dönemde Erdoğan’ın kendisine çok daha yakın bir ismi tercih etmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bu açıdan bakıldığında Binali Yıldırım ve Mehmet Ali Şahin gibi isimleri akılda tutmakta yarar var.Gül’ün ne gibi kozları var?Gelecek genel seçimlerden güçlü bir şekilde çıkmak isteyen AKP’lilerin, Erdoğan sonrası dönem için akıllarına gelen ilk ismin açık ara Gül olduğunu biliyoruz. 10 Ağustos’ta alınan yüzde 52 civarındaki oyun beklentilerin çok altında olduğu düşünüldüğünde Gül’e yönelik teveccühün artmış olması şaşırtıcı değil. Nitekim Gül de son çıkışını bu kısmi hayal kırıklığından hareketle erkene almışa benziyor.Gül daha sonra partinin başına geçebilir mi?28 Ağustos’tan sonra AKP’ye dönecek olan Gül’ün ilk andan itibaren potansiyel genel başkan ve başbakan adayı olarak görüleceği muhakkak. Eğer düzenli olarak yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP’de bariz bir iniş gözlenirse normal şartlarda 2015’in Eylül ayında yapılması beklenen AKP kongresi genel seçimlerden önceye alınabilir ve Gül partinin başına geçirilebilir. Dün de değindiğim gibi, Gül seçeneğinin yeniden gündeme gelmesinde, bölgemizdeki altüst oluşların doğurduğu ve doğurabileceği riskler de belirleyici rol oynayabilir. Dolayısıyla Gül eğer AKP Genel Başkanı olmak istiyorsa ki istiyor olması herhalde kimseyi şaşırtmaz, bir sonraki kongreyi beklemesi gerekecek.Üç dönem kuralı kalkar mı?Erdoğan defalarca bu kuralı kaldırmayacaklarını söyledi. Ancak kendisinden sonra AKP’de işlerin nispeten daha zorlaşacağı düşünüldüğünde pekala 'olağanüstü şartlar' gerekçe gösterilerek bu kuralda bazı esnemeler yapılabilir. Tabii bunun için de kongrenin genel seçimlerden önceye alınması gerekecektir. Yine de Erdoğan’ın bu kuralı kaldırtmamak için şartları sonuna kadar zorlayacağını düşünüyorum.Kaynak: rusencakir.com
Reklam
Yeni Bond Kızı Lea Seydoux
James Bond serisinin 24’üncü filminde Daniel Craig’in karşısında oynayacak Bond kızı seçildi. Hollywood kulislerine göre; Altın Palmiyeli La vie d’Adele / Mavi En Sıcak Renktir filmiyle bir anda yönetmenlerin gözdesi hâline gelen Léa Seydoux, yeni Bond filminde başrolde yer alacak. Seydoux ile yapımcıların prensipte anlaştığı, ayrıntılar üzerinde görüştükleri konuşuluyor. Léa Seydoux, Mavi En Sıcak Renktir filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne de değer görülmüştü. Daniel Craig’in dördüncü kez 007’yi canlandıracağı, Sam Mendes’in de ikinci kez yönetmen koltuğuna oturacağı Bond filmi için pek çok aktrisin adı gündeme gelmişti. Son yılların en gözde modellerinden Cara Delevingne ve Penelope Cruz’un isimleri de adaylar arasında öne çıkıyor. 40 yaşındaki Penelope Cruz rolü aldığı takdirde en yaşlı Bond kızı olacak. Ne ki, İsrail çıkışının ardından Cruz’a “böyle önemli bir rolün verilmesinin ihtimal dâhilinde bile olmadığı” söyleniyor. WP
'Yeni Yetmeler Birliğimizi Zedeleyebilir'
Arınç, Gül'ün dönüş kararına parti içinden gelen bazı yorumlar için 'Yeni yetmelerin 'aslında öyle olması gerekir aslında şöyle olması gerekir' diye hesaplar yapması bizim aramızdaki yıllardır süren kardeşliği zedeleyebilir' dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AK Parti'ye genel başkan olarak dönmesine gerek olmadığını söyledi. Arınç, 'Dönecektir, birlikte siyaset yapacağız, belki önümüzdeki süreç içerisinde 'Senin yerin burasıdır' diye teklif edilecektir' dedi. Gül'ün dönüş kararına parti içinden gelen bazı yorumlar için ise 'Yeni yetmelerin kendilerine bir şeyler evham ederek, mevhum bazı değerler üzerinden 'aslında öyle olması gerek, aslında böyle olması gerekir' diye hesaplar vermesi bizim aramızda yıllardan beri bozulmayan kardeşliği zedeleyebilir. Bence herkesin çevresindeki bu tür insanlara karşı, onları ayıplayıcı, aman böyle yapma şöyle yapın diyen bir tavır alması lazım' diye konuştu. Arınç A Haber televizyonunda katıldığı programda Gül'ün AK Parti'ye dönme kararını ve AK Parti kongre tarihiyle ilgili soruları yanıtladı. Arınç, Gül'e parti içinde önemli bir göreve getirilmesinin mümkün olduğunu ancak 2015 genel seçimleri öncesinde bunun mümkün olmayabileceğini söyledi. Arınç, Gül'e hak ettiği değerin mutlaka verileceğini vurguladı: '2015’ten itibaren AK Parti içinde Gül'ün çok büyük sorumluluk alması mümkündür ama öncesinde, 2015 öncesinde bir başka düşünceye sahip olmaması gerekebilir. Bugün için Sayın Gül'e, cumhurbaşkanlığı yapmış bir insana 'önce asker olarak yazıl da bakalım' diyecek halimiz yok. 'Gel seni grup başkanvekili yapalım' diyemeyiz. Sayın Abdullah Gül dolgu malzemesi değil. Geldiği zaman kendisine layık bir görev verilmesi gerekir. 'Kayseri'den milletvekili yapacağız' denilemez. Kendisi tek başına bir değerdir, o değerin karşılığı verilir.' Arınç kongre tarihinin Gül'ün görev süresinin dolmasına bir gün kala yapılacak olmasını 'siyasette devamlılık esastır' sözleriyle savundu. Arınç genel başkan ve başbakanın aynı kişi olması yönünde partide güçlü bir irade olduğunu belirtti, 'Bir köyde iki muhtar olmaz' dedi. Arınç kongrenin 28'inden sonra yapılmasının pratik bir faydası olmadığını açıkladı: 'Tamam canım kongreyi sonra yapın, Gül gelsin genel başkan seçilsin, pratik faydası yok. Genel başkan olacak ama başbakan olamayacak çünkü milletvekili değil. Şimdilik 2015’e kadar olamaz. Bayburt Gümüşhane modeli var denebilir ancak onlar zaman içinde ihtiyaca göre uygulanmış formülerdir. Şu anda iptal edilen bir seçim olmadığına göre, tek milletvekilinin ayrıldığı bir ilden olabilir ama böyle zorlama bir formülü sayın Gül kabul eder mi, milletvekilleri sıcak bakar mı, bu tartışılmalı. Gül'e karşı alınmış bir karar değil, hukuki ortam nedeniyle alınmış bir karardır.' Erdoğan'ın görev süresiyle ilgili tartışmalar Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkmadan önce başbakanlık görevinin ne zaman sona ereceği konusunda, cumhurbaşkanlığı yemini etmenin esas olduğunu söyledi. Arınç örnek olarak tutuklu miletvekillerinin yemin etmeden yasama görevlerinin başlamadığını hatırlattı. 101- madde “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer” diyor. Cumhurbaşkanı'nın yemin etmesiyle ilgili 103. madde ise 'Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde ant içer' ifadesini kullanıyor. Arınç anayasa hukukçularından aldıkları görüşler doğrultusunda '103. madde esastır' dedi. 'Milletvekileri de ant içerek yasama görevine başlayabiliyor. Milletvekilleri de tutukluyken yemin etmeden yasama görevlerine başlamadılar' diye konuştu. Arınç, Erdoğan'ın 28 Ağustos'ta mazbatasını alacağını, ant içeceğini ve görevine başlayacağını söyledi. 'Ayıplı malzeme değiliz' Arınç son dönemde Gül ve Erdoğan'ın yakın çevresine dayanılarak verilen haberlere tepki gösterdi. Arınç, 'Gül ve Erdoğan'ın arasını mesafeli tutmaya çalışanlar olabilir' dedi ve bir uyarıda bulundu: 'İkisi hakkında konuşma hakkını kendinde görenler olabilir. Herkes kendi çevresindekilere sükunet telkin etmelidir. Sayın Gül de, bir başkası da. Üç dönem kuralı gereği 2015’te aday olamayacaklardan biri benim, benim gibi 70 kişi daha var. Bunları ayıplı malzeme olarak görmeye çalışan varsa yanlış yapıyor. Bu isimlerin hepsinin kendine göre bir değeri vardı, bazılarının özgül ağırlığı vardır. Yeni yetmelerin kendilerine bir şeyler evham ederek, mevhum bazı değerler üzerinden 'aslında öyle olması gerek, aslında böyle olması gerekir' diye hesaplar vermesi bizim aramızda yıllardan beri bozulmayan kardeşliği zedeleyebilir. Bence herkesin çevresindeki bu tür insanlara karşı, onları ayıplayıcı, aman böyle yapma şöyle yapın diyen bir tavır alması lazım. Partimizden en az 40 Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Ali Babacan çıkar. Arkasının gürül gürül geldiğine inanıyorum. Bunları bir zafiyet olarak görmek ve onlardan kurtulmaya çalışmak olmaz.' Başbakan adayları Başbakan Yardımcısı Arınç başbakanlık için parti içinde istişareler yapılacağını, il başkanlarıyla ve delegelerle de görüşüleceğini söyledi. Arınç, genel başkan ve başbakan olarak belirlenecek kişinin performansının 2015 genel seçimlerine kadarki performansının önemli olduğunu söyledi. Bu tarihe yakın yeni bir değerlendirme yapılarak yeni bir kongre toplanabileceğinin işaretini verdi. Arınç, bu kişinin AK Parti'de üç dönem kuralına takılan isimlerden biri olabileceğini de söyledi: 'Genel başkan ve başbakan olacak kişinin üç döneme takılacak olanlardan olması mümkündür. Bu kurala takılan 70 kişi içinden seçilebilir. Bugün seçilecek olanlar 2015 dahil, 2019’a kadar devam etsin derseniz üç döneme takılanları saf dışı bırakmış olursunuz.' Arınç kendi isminin de başbakan adayları arasında gösterilmesini değerlendirdi: 'Siyasette her noktaya geldim, bileğimin gücüyle geldim. Çanta taşıyarak gelmedim. 'Sen şu işe layıksın gel' dediler, gittim. Bir beklenti içinde değilim ama görev noktasında bize görev düşerse ve görev emanet edilirse en iyi şekilde yapmaya çalışırız. O görev verildiğinde görevden kaçmayız.' Arınç adı geçen diğer adaylara karşı olduğu yönündeki haberleri yalanladı. Kongre kararı AK Parti, Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından partinin en üst düzey karar organı MKYK’yı 11 Ağustos’ta toplayarak kongre kararı aldı. Toplantı sırasında Cumhurbaşkanı Gül, ‘partime dönmem doğaldır’ açıklaması yaptı. Ancak oybirliğiyle kongrenin Gül’ün Çankaya Köşkü'nden ineceği 28 Ağustos’tan bir gün önce, 27 Ağustos’ta yapılması kararı alındı. Davutoğlu ismi önde AK Parti’de genel başkanlık ve başbakanlık için üç dönem kuralına takılmayan ve milletvekili olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ismi öne çıkmış durumda. Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı’ndaki yakın çalışma arkadaşlarından, akademi yıllarından öğrencisi ve danışmanı olan Ali Sarıkaya Başbakanlık Başmüşaviri olarak atandı. Kaynak: Al Jazeera, A HABER
Reklam