TBB Başkanı Feyzioğlu, 30 Ağustos Resepsiyonuna Katılmıyor
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın ev sahipliğinde yapılacak olan ilk 30 Ağustos resepsiyonuna katılmayacağını söyledi. Hürriyet.com.tr'den Aysel Alp'in haberine göre, Metin Feyzioğlu, resepsiyona katılmama gerekçesini, 'çok önceden belirlenmiş bir program' olduğunu söyledi. Feyzioğlu şöyle konuştu: 'Benimki bir tepki değil. Yarın saat 18.00'da İstanbul Kadıköy'de yapılacak 30 Ağustos yürüyüşüne katılıyorum. ardından da saat 20.00'de konuşmam var. Bunların afişleri bile basıldı. Bu programı iptal etmem mümkün değildi. Yoksa bir tepki değil. Kişilerle olan ilişkim, kurumlarla olan ilişkimi etkilemez. Bu önceden verilmiş sözümüz olmasaydı, elbette ki resepsiyona katılacaktım.' Feyzioğlu, TBB Başkanı olarak daha önceki yıllarda katıldığı gibi, bundan sonra da 29 Ekim resepsiyonuna katılacağını da söyledi. '29 Ekim resepsiyonuna davet gelmeme olasılığı olabilir mi' sorusuna karşılık ise şu yanıtı verdi: '29 Ekim için TTB Başkanı'na davet gelmemesini düşünemem bile. Çünkü bir Cumhurbaşkanı kendisine gelen bir davete kişisel tercihi olarak katılmayabilir. Ama, 29 Ekim gibi bir resepsiyona davet etmemesini düşünmek bile istemem. O zaman bir camiayı tamamen yok saymış olur. Devlet protokolünü de yok saymış olur. Onun polemiğine girmem, spekülasyonunu da yapmam.'T 24
iPhone 6'nın Avrupa'daki Fiyatı Cep Yakıyor
Apple ve iPhone 6'la ilgili hareketli bir gündeyiz. Bazı gelişmeler oldu. Apple bir yandan etkinlik için davetiyeleri göndermeye başladı. Diğer yandan bazı iddialar da var. Mesela etkinlikte iPhone 6'la birlikte 8 GB'lık iPhone 5S'in tanıtılacağı söyleniyor. iWatch'la ilgili bazı fısıltılar var, ama halen kesin değil. iWatch'la ilgili raporlananlar birbiriyle çelişkili. Bir yandan tanıtılacağı ileri sürülürken, diğer yandan verim ve üretim sorunlarından dolayı 2015'te sevkiyatının gerçekleşeceğine dair raporlar yayınlanmıştı. 5.5 inç'lik iPhone belki sınırlı sayıda çıkabilir, bu modelle alakalı birbirine zıt bir sürü iddia var. Bir yandan belirsizlikler devam ederken, diğer taraftan ise fiyatlandırma konusunda yeni bir rapor yayınlandı. İspanya menşeli rapor bu yılki iPhone'ların daha pahalı olacağı fikrini kuvvetlendiriyor. Belki 5.5 inç'lik iPhone için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalabiliriz de. Detaylara birlikte bakalım. Fiyat artışı MovilZona sitesinin Telefonica (İspanyol operatör) içindeki kaynakları, 4.7 inç'lik modelin 750 euro, 5.5 inç'lik modelin ise premium fiyatlandırma ile 950 euro olduğunu söylüyor. Telefonica'nın halen iPhone hakkında Apple'la görüşmeler içinde olduğu belirtilmiş. Şu anda iPhone 5S'in 16 GB'lık modeli 699, 32 GB'lığı 799 ve 64 GB'lığı 899 euro'dan satılıyor. Bu fiyatlar doğruysa kabaca euro'dan TL'ye çevirirsek 4.7 inç'lik model 2135 TL, 5.5 inç'lik olansa 2705 TL'ye denk geliyor. Amerika'da ise 750 ve 950 dolar civarlarında olabilir. Ama euro ve dolar arasında oynama var. Mesela 16 GB'lık iPhone 5S Avrupa'da 699 euro, ama Amerika'da 650 dolar. Dolar bazında çeviri yaparsak 4.7 inç'lik model kabaca 1620 TL, 5.5 inç'lik ise 2050 TL oluyor. 5.5 inç'lik modelin uzun zamandır premium model olacağı iddia ediliyor. Daha öncesinde bu noktadan yola çıkan analist K. Tong-mu, iPhablet olarak da adlandırılan 5.5 inç'lik modelin neredeyse 200-250 dolar daha pahalı olabileceğini iddia etmişti.teknokulis
Marmara'da Tsunami Tehlikesi
'Tarihsel deprem kayıtlarına göre, 1506 yılında meydana gelen depremde deniz seviyesinin 6 metre yüksekliğindeki dalgalar Yenikapı'ya kadar ulaştı' Türk ve Japon bilimadamlarının işbirliği ile geçen yıl başlatılan 'Marmara Bölgesi'nde Deprem ve Tsunami Zararlarının Azaltılması ve Türkiye'de Eğitim Projesi' (MARDİM) kapsamında yapılan çalışmalarda 1 yıl geride kaldı. Japon Deniz ve Yer Bilimleri Teknoloji Kurumu ile Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından ortaklaşa yürütülen ve Marmara Bölgesi'nde deprem ve tsunami zararlarının azaltılmasını amaçlayan projenin detayları hakkında bugün basın toplantısı düzenlendi. Kandilli Rasathanesi'nde yapılan toplantıya katılan, aynı zamanda MARDİM Projesi'nin koordinatörlüğünü de yürüten Japon Prof. Yoshiyuki Kaneda ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Nurcan Meral Özel, proje kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Prof. Nurcan Meral Özel, proje ile amaçlarının, Marmara'da beklenen deprem için deniz ve kara gözlemlerini yaparak, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi içindeki hareketliliğinin gözlemlenmesi olduğunu söyledi. Prof. Özel, 'Deniz dibine yerleştirilmiş aletlerle gözlem yapılmaya devam edilecek. Bu aletler bize Marmara Denizi'nin içinden bilgiler verecek. Aynı zamanda, Marmara Denizi'nin içerisine ilk kez yerleştirilecek olan ekstansometreyle, deniz içindeki fayın açılma, kapanma, genişleme ve kısalmaları 5 yıl boyunca her gün bir kez ölçmek suretiyle, yeni bir teknoloji hayata geçirilecek' dedi. 'DEPREMDE CAN VE MAL KAYBI ÇOK FAZLA OLABİLECEĞİ İÇİN PROJEYİ BAŞLATTIK' MARDİM Projesi'nin koordinatörlüğünü yapan Prof. Yoshiyuki Kaneda ise İstanbul ve Tokyo'nun nüfus açısından dünyanın iki önemli şehri olduğunu ifade ederek, buralarda meydana gelecek depremlerde can ve mal kaybının çok fazla olabileceğini düşündükleri için projeyi başlattıklarını söyledi. 3 yıl sürecek olan proje kapsamında 4 çalışma grubu oluşturduklarını anlatan Kaneda, çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: '1. grup, deprem kaynağıyla ilgili çalışmalar yapıyor. Bu kapsamda Marmara Denizi'nin dibine yerleştirilecek denizaltı gözlem istasyonlarıyla fay takip edilecek ve kaynağa ilişkin bilgiler elde edilecek. 2. çalışma grubu ise tsunamilere karşı önceden hazırlıklı olunması açısından modeller hazırlayacak. Marmara Denizi içinde özellikle heyelanlardan dolayı oluşabilecek tsunamiler için 'data base' ile senaryoların hazırlanması üzerinde incelemeler yapacak. 3. grup, yer hareketlerinin nasıl olabileceği ve ne türlü hasar yaratabileceği üzerinde hazırlık yapacak. 4 grup ise bütün bu çalışmalardan elde edilecek bulgu ve bilgilerin eğitim programı olarak hazırlanması için çalışmalar yapacak. Marmara Denizi'nin içindeki her türlü hareketi denizin içine yerleştireceğimiz denizaltı sismometreleriyle takip edeceğiz.' MARMARA'DA TSUNAMİ TEHLİKESİ Konuşmasında, ülkesinde 2011 yılında yaşanan tsunami felaketine de değinen Prof. Kaneda, Marmara Denizi içinde meydana gelebilecek bir depremin tsunami yaratma potansiyeli olduğunu vurguladı. 'Böyle bir deprem olursa tsunaminin etkileri ne olur? Bu proje kapsamında onun da modellemesi yapılacak' diyen Kaneda, 'Japonya'da 2011 yılında meydana gelen depremin ardından yaklaşık 45 dakika sonra tsunami felaketi yaşandı. Çok sayıda insan maalesef tsunamiden hayatını kaybetti. Biz Japonya'daki tsunaminin benzeşimini gösteren bir simülasyon hazırladık. Bu simülasyonda, depremden hemen sonra insanların yüksek yerlere çıkarılması gerektiğini anlıyoruz. MARDİM projesi ile birlikte aynen böyle bir benzeşimi Marmara Denizi için de bir senaryo olarak hazırlayacağız. Marmara'da çeşitli deprem senaryoları hazırlayarak, deniz suyunun ne kadar yükselebileceğini ve karada ise ne kadar içerilere girebileceği konusunda hazırlanacak simülasyonlar, projenin içinde yer alacak' şeklinde konuştu. 'BİZİM TSUNAMİ'YE HAZIRLIKLI OLMAMIZ GEREKİYOR' Toplantının sonunda, Prof. Yoshiyuki Kaneda ve Prof. Dr. Nurcan Meral Özel basın mensuplarını sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, 'Tsunaminin oluşabilmesi için büyük dalgalar gerekiyor. Marmara için böyle bir şey mümkün mü? Marmara Denizi gözönüne alındığında, oluşabilecek dalgaların boyu ne kadar olur?' şeklindeki sorusuna, Prof. Dr. Nurcan Meral Özel şu yanıtı verdi: 'Tsunami sadece okyanuslarda olmuyor. Deprem eğer denizin içindeyse, hemen hemen bütün deniz seviyelerinde yükselme oluyor. Marmara Denizi'nde meydana gelebilecek tsunamilerin sebebi, toprak kaymaları sonucunda deniz suyunun yükselmesiyle olur. Tarihsel deprem kayıtlarına göre, 1506 yılında meydana gelen depremde deniz seviyesinden 6 metre yüksekliğindeki dalgaların Yenikapı'ya kadar ulaştığı konusunda tarihsel belgeler var. Yine 1894 depreminde de, Marmara'da denizin yükseldiğini ve özellikle dalgaların surları harap ettiği konusunda tarihsel bilgilerimiz mevcut. Kocaeli depremi sırasında da, Gölcük'te deniz seviyesinde bir yükselme olduğunu biliyoruz. Yani bu tehlike Türkiye'yi çevreleyen denizlerde yok değildir. Pasifik ülkelerindeki tehlike kadar olmasa da, bizde de az bile olsa bir tehlike var. Bizim de buna hazırlıklı olmamız gerekiyor.' Toplantıda ayrıca, proje kapsamında afet zararlarının azaltılmasına yönelik Türkiye'de tsunami tehlikesi hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanan 'Tsunami hakkında ne biliyorsunuz?' başlıklı kısa afet eğitim filmi ve 'Tsunami-Dev Dalgalar' adıyla hazırlanan bilgi kitapçığı hakkında da bilgi verildi. DHA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İlk 30 Ağustos Mesajı
'Yarınlarından kaygı duymayan bir ülkede yaşamanın gururu içerisindeyiz'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, 'Milletimizin aynı kararlılığı sergilemeye devam etmesi sayesinde bizler, artık her türlü vesayet zincirini kırmış olan, yarınlarından kaygı duymayan bir ülkede yaşamanın gururu içerisindeyiz. Yeni Türkiye vizyonumuzdaki hedefleri gerçekleştirerek dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri haline geleceğiz' dedi. 30 Ağustos Zaferi'nin tarihi önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Şanlı tarihimizdeki dönüm noktaları, millet olarak nereden gelip nereye gittiğimizi, kutlu yürüyüşümüzün mana ve değerini bizlere en güzel şekilde hatırlatmaktadır. 30 Ağustos Zaferi de, böyle bir dönüm noktası olarak hepimiz için gurur ve iftihar vesilesidir. Milletimizin bayrak ve vatan sevgisi, Ordumuzun kahramanlığı ve cesareti ile tarihimizin büyük destanlarından biri daha yazılmıştır. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ardından, 30 Ağustos’ta elde edilen nihai başarı, istiklal mücadelesini zaferle taçlandırmıştır. Böylelikle vatanımızın toprakları işgalden kurtarılmış, hepimizin ortak değeri Cumhuriyet’in de temelleri atılmıştır. 30 Ağustos Zaferi, tarihi boyunca karşılaştığı tüm engelleri birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik ruhuyla, inanç ve kararlılıkla aşan aziz milletimizin gücünün ortaya koyulması bakımından da büyük anlam ifade etmektedir' ifadelerini kullandı. 'YARINLARINDAN KAYGI DUYMAYAN BİR ÜLKEDE YAŞAMANIN GURURU İÇERİSİNDEYİZ' Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Aziz milletimiz, imkansızlıklar içinde bulunsa da, milli ve manevi değerlerini canını ortaya koyarak korumasını bilmiş, inandığı yoldan asla dönmemiş, varlığına kastedilmesine asla izin vermemiştir. Milletimizin aynı kararlılığı sergilemeye devam etmesi sayesinde bizler, artık her türlü vesayet zincirini kırmış olan, yarınlarından kaygı duymayan bir ülkede yaşamanın gururu içerisindeyiz. Şundan eminim ki, özellikle son 12 yılda önemli gelişmelere sahne olan Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük bir güvenle her alanda önemli mesafeler kat etmeye devam edecektir. Demokratik, ekonomik, siyasi yönden Türkiye’yi daha da güçlendireceğiz. Yeni Türkiye vizyonumuzdaki hedefleri gerçekleştirmek, toplumsal refahı daha da artırmak, Ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha da yükseltmek suretiyle, ülkemizi dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri haline getireceğiz' diye konuştu. 'EN İÇTEN DUYGULARIMLA KUTLUYOR EN KALBİ DUYGULARIMLA SELAMLIYORUM' Cumhurbaşkanı Erdoğan, '30 Ağustos Zaferi vesilesiyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını, tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Vatan savunması konusunda fedakar bir anlayışla vazife ve sorumluluklarını yerine getiren, bölgesel ve küresel barışın tesisi için yurt dışında görev üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımızı en içten duygularımla kutluyor, tüm vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyorum' ifadelerine yer verdi.DHA
Babacan-Kurtulmuş İkilisi Piyasayı Endişelendirdi
Yeni kabinede, Başbakan yardımcısı Ali Babacan'ın yanı sıra Numan Kurtulmuş'un da aynı görevi üstlenmesi piyasada endişe yarattı. Piyasa analistleri, Babacan ve Kurtulmuş'un eşit görevlerde olmasının, ekonomi yönetiminde 'çift başlılık' yaratabileceği endişesiyle, kâr realizasyonu kaygılarının da eklenmesiyle piyasada küçük çaplı satışlara neden oldu.Kabinenin açıklanmasından önce 2.1550 liraya kadar gerileyen dolar, ekonomi yönetimine ilişkin kaygıların belirginleşmesiyle 2.1655 liraya kadar yükseldi. Kapanış saatlerinde dolar 2.1635 ve euro da 2.8450 lira dolayında işlem görürken, yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan döviz sepeti de 2.5042 değerine yükseldi. Yeni kabinede ekonomi yönetiminin beklendiği gibi görevini korumasının ardından kâr realizasyonu ile karşılaşan hisse senetleri günü yüzde 0.65 ekside kapatırken, seans sonuna doğru banka hisselerinde satışlar arttı. Güne 81,009 puan ile artıda başlayan Borsa İstanbul Endeksi beklentilerin altında kalan Temmuz ayı dış ticaret açığı verisi sonrası 81,600 puanın üzerine çıktıktan sonra, yeni hükümetin açıklanmasının ardından eksiye geçti. Borsa İstanbul Endeksi 80,312.94 puandan kapanırken, banka hisseleri yüzde 1.53 geriledi. DHA
Reklam
Sosyal Medyada Beşiktaş Taraftarının 'Stat Abi' Sevgisi Büyüyor
Beşiktaş JK tarafından Vodafone Türkiye sponsorluğunda inşa edilen ve tamamlandığında Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu olacak Vodafone Arena’ya taraftar ilgisi ve desteği artarak sürüyor. Vodafone Arena’nın Twitter, Facebook ve Instagram hesapları, birbirinden renkli sohbetlere sahne olurken, gönderilen mesaj ve fotoğraflarla eğlenceli bir sosyal medya “arşivi” oluştu. Selfie’li, tweet’li “Stat Abi hatıratı” Vodafone Türkiye tarafından hazırlanan infografiğe göre, 100’ü aşkın Beşiktaşlı taraftar, “Babadan oğula Beşiktaş” mottosuyla çocuklarının göbek bağlarını Vodafone Arena’nın temeline gömmek istediğini belirtti. Vodafone Arena’ya “Stat Abi” diye hitap etmeyi uygun gören taraftarlar, “Stat Abi” içerikli yaklaşık 2.500 tweet atarak inşaat konusundaki heyecanını dile getirdi. Aynı şekilde, Vodafone Arena inşaatı önünde 400’e yakını kartal pozu ile olmak üzere 6 bini aşkın selfie çektiren taraftarlar bunları sosyal medyada paylaşarak adeta bir “inşaat hatıratı” oluştururken, Vodafone Arena’nın mimarları da bugüne kadar molalarda denize karşı yaklaşık 3.700 demlik çay içerek bu benzersiz “hatırat”a katkıda bulundu. Öte yandan İstanbul’un yağmurlu havası Vodafone Arena’nın sosyal medya hesaplarına da yansıdı ve 500’e yakın sayıda taraftar “Yağmurlu bir günde görmüştüm seni” içeriğini paylaşırken, “Stat abi, kamerada damla kalmış, siler misin?” diyenlerin sayısı 80’e yaklaştı. İnşaat başladığından bu yana taraftarın coşkulu sesinden mahrum kalan Beşiktaş semti, büyük Beşiktaş taraftarı gibi olmasa da, iş makinalarının çıkardığı 102 desibellik sesle, güçlü “Beşiktaş ruhu”nu hissetmeye devam etti. Vodafone Arena’ya duyulan özlem ise hesaplanamadı. Binlerce hayran, milyonlarca paylaşım Vodafone Arena sosyal medya hesapları, Facebook’ta yaklaşık 920 bin , Twitter’da 91 bin , Instagram’da ise 14.000 hayran sayısına sahip. Hayran sayılarının büyümesinin yanı sıra hesaplardaki paylaşımlar da milyonlara ulaşıyor. Vodafone Arena “Yuvaya Ruh Katmaya Geldik” reklam filmi Facebook’ta 1,2 milyon kişiye , taraftar mesajlarının temele gömüldüğü “Temelinde Aşk Var” belgeseli ise 1,3 milyon kişiye ulaştı. Filmler sadece Facebook’ta 200 binden fazla www.vodafonearena.com.tr ve www.izlesene.com/vodafonearena sitelerinden 7/24 canlı yayınlanan Vodafone Arena inşaat çalışmaları, ilk gün itibariyle 80 bin izlenme rakamına ulaşırken, 30 Mayıs’tan bugüne kadar toplam 2.2 milyon izlenme rakamına erişti. Vodafone Arena ile ilgili en yeni gelişme, bilgi ve görsellerin paylaşıldığı Vodafone Arena sosyal medya hesaplarının adresleri ise şöyle: facebook.com/VodafoneArena, twitter.com/vodafonearena, instagram.com/VodafoneArena.teknolojioku
Reklam
GATA Birincisine Diplomasını Erdoğan Verdi
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesi 34. Dönem mezunu 53 tabip teğmene, törenle diplomaları verildi.GATA Spor Salonu'ndaki törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, GATA'da görevli subaylar, öğretim üyeleri ve mezunların yakınları katıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende konuşan GATA Komutanı Tümgeneral Ömer Paç, Gülhane Askeri Tıp Akademisinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlık bilimleri alanında en yüksek danışma organı olduğunu belirterek, muvazzaf askeri tabip ve diğer askeri personeli yetiştirdiğini söyledi. GATA'nın 116 yıldır hizmet verdiğini anımsatan Paç, bu yıl Azerbaycan, Afganistan ve Makedonya'dan toplam 6 yabancı tabip teğmenle birlikte, 53 tabip teğmenin mezun olduğunu bildirdi Mezunlara, ''Sevgili teğmenler. Bugün hayatınızdaki en önemli ve anlamlı günlerden birini yaşıyorsunuz. Biraz sonra içeceğiniz hekim andının anlamını çok iyi kavrayın. Çünkü bu ant askeri hekimin mesleğine yürekten bağlılığının ifadesidir. Teminatı şeref, bedeli de gerektiğinde vatan uğruna ölmektir' diye seslenen Paç, tabip teğmenlerin ailelerinin fedakarlıklarını unutmadıklarını ve çocuklarıyla gurur duymaları gerektiğini dile getirdi. Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Dekanı Tuğamiral Hayati Bilgiç de GATA'nın kurumsal kimliği ve akademik başarılarına ilişkin bilgiler verdi. Kurumun 116 yıllık bilgi birikimi ve deneyiminin tabip teğmenlerin eğitimlerinin temelini oluşturduğuna işaret eden Bilgiç, ''Sizler, Atatürkçülüğü bilen ve benimseyen, sağlık bilimi alanında mesleğinin bilgi, beceri, davranış ve genel kültürüne sahip, silah arkadaşlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerine sarsılmaz bir bağ ile bağlı birer tabip teğmen olarak yetiştirildiniz' diye konuştu. Konuşmaların ardından mezunlara ''Hekim Andı'' okutuldu. Dönem birincisi Tabip Teğmen Serhat Değirmen, mezunlar adına yaptığı konuşmanın ardından yaş kütüğüne plaket çaktı. Daha sonra, dereceye giren öğrencilere ve diğer mezunlara diplomaları verildi. Dönem birincisi Değirmen, diplomasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden aldı. TBMM Başkanı Çiçek, dönem ikincisi Tabip Teğmen Abdullah Güler'e, Başbakan Davutoğlu, dönem üçüncüsü Tabip Teğmen Esat Tevfik Çetin'e diplomasını verdi. Tabip Teğmenler, Gülhane Marşı'nı okuduktan sonra, kılıç çekerek mezuniyetlerini kutladı. Muhabir: Ferdi Türkten
Kenan İmirzalıoğlu'ndan Zeybek Şov
Engin Altan Düzyatan ile Neslişah Alkoçlar'ın düğününde Kenan İmizalıoğlu zeybek oynadı. Engin Altan Düzyatan ile Neslişah Alkoçlar çifti, dün akşam Çubuklu 29'da dünyaevine girdi. Düğüne pek çok sayıda ünlü isim katıldı. Karadayı dizisinin Mahiri Kenan İmirzalıoğlu, düğünde Angin Altan Düzyatan ile zeybek oyandı. Kenan İmirzalıoğlu'nun zeybek şovu, Türkan Şoray ile başrolünü paylaştığını Dilah Hanım dizisinde zeybek oynayan Kadir İnanır'ı anımsattı.Ensonhaber
Reklam
Bir Belge de Nazımiye Nüfus Müdürlüğü'nden
Bugün size Ordu tarafından yine 1938’de yapılan, ama bu sefer 54 + 1 = 55 kişilik başka bir aile katliamının çok daha yeni bir belgesini sunmak istiyorum: Nazımiye Nüfus Müdürlüğü tarafından imzalanıp kırmızıyla mühürlenmiş bir nüfus kayıt örneği. Bu hafta içinde, Dersim’le ilgili çok önemli iki haber çıktı, gördünüz mü? “1938 askerî harekatı” sırasında Hozat’a bağlı Karabakır (Bargini) Köyü Saka Sure mevkiinde kadın-çocuk dahil 2 aileden 24 kişinin topluca öldürülmesi hakkındaydı. 1) Yakınlarının 1938’de topluca öldürüldükleri mahalde anıtmezar yapmak isteyen köylüler kemiklere rastlayınca Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı ’na başvurup ayrıntılı inceleme talep ediyorlar. Ama aldıkları cevap, Türk adliyesinin yıllardır verdiği cevaptır: “Bunlar 1938’de ölmüştür, zaman aşımı vardır ”. Bunun üzerine başvurdukları Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi ilk defa hukuka uygun, çok farklı, çok insanca bir şey yapıyor. tarihli kararında özetle iki şey söylüyor: 1) Gerekli teknik-bilimsel inceleme yapılmadan ölüm tarihlerine karar verilemez; 2) Bu ret kararı Anayasa’ya, kanunlara, uluslararası hukuka aykırıdır. “Elimizde tarihli bir mahkeme kararı bulunmaktadır. tarihli olayda ana-babası kurşuna dizilerek öldürülen Rane adlı kadının veraset ilamı için mahkemeye yaptığı başvuru üzerine Hozat Asliye Ceza Mahkemesi ’nin verdiği bu kararda, insanlarımızın askerî harekât sırasında kurşuna dizilerek öldürülmeleri hakkında, ‘Harakatı [Harekât-ı] Askeriyede imha edilmek suretiyle’ tabiri kullanılmıştır”. 1937 ve 38, Dersim’de katliamdan geçilmeyen yıllar. Defalarca yazdım, isyan misyan olmadığı halde Ordu saldırıyor ( link ) ( link ). Amaç, “Dersim’i medeniyete kazandırmak”. Portekiz ve Fransa buna 1870’lerden itibaren “ mission civilisatrice ”i (uygarlaştırma görevi) demişlerdi. Konumuzdan uzaklaşmayalım. Bugün size Ordu tarafından yine 1938’de yapılan, ama bu sefer 54 + 1 = 55 kişilik başka bir aile katliamının çok daha yeni bir belgesini sunmak istiyorum: Nazımiye Nüfus Müdürlüğü tarafından imzalanıp kırmızıyla mühürlenmiş bir nüfus kayıt örneği. Fotokopisini ekte gördüğünüz bu belgeyi bana veren Kazım Arık dostum, 1938’de katledilen o ailenin reisi Bertal Efendi’nin, o sırada evli olup aile dışında bulunmak sayesinde katliamdan kurtulan kızı Azime’nin (Ezima) oğlu. Yani Bertal Efendi’nin torunu. Nasıl Rane Kadın veraset için deyip belge aldıysa, Kazım Bey de kadastro için deyip başvuruyor, mecburen veriyorlar. Zaten, belgenin ikinci sayfasının sol alt köşesinde yazıyor: “ İşbu nüfus kayıt örneği kadostro iş [kadastro işinde] ibraz edilmek üzere düzenlenmiş olup başka amaçla kullanılamaz ”. Katliamı nasıl kanıtlıyor? Doğumlarını gün/ay/yıl olarak verdiği bir dizi aile ferdinin ölüm tarihlerini sadece yıl olarak vererek 0/0/1938 . Ama önce olayın hikayesi anlatayım. Olay, Dersim’in Nazımiye (Kızıl Kilise) ilçesine bağlı 2.000 m. rakımlı dağ köyü Cıvrak ’ta geçiyor. Ailenin reisi, Bertal Efendi. Okumuş kişilere Dersim’de “Efendi” diyorlar. O dönemde çok nadir bir şey yapmış, Rüştiye (orta okul) okumuş. Çocuklarının da okur-yazar olmasına önem veriyor.1934’te verilen soyadı: Tanrıverdi. Bertal Efendi Askeriye’nin yem işinin de (at, katır, eşek) müteahhidi. Lider nitelikli bir adam. Oranın devlet ricaliyle dostluklar kurmuş. 1935 Tunceli Kanunu’nun 1. Maddesi gereği atanmış askerî vali Korkomutan Abdullah Alpdoğan Nazımiye’ye gelince halk onu öne sürüyor sorulara cevap vermesi için. Korkomutan aldığı cevapları yaverine not ettiriyor. 1938 Ağustos başında Bertal Efendi yem bedelini almaya gidiyor, Yüzbaşı Çetin Bey diyor ki: “ Sana kötü haberim var. Bütün aileyi sürgün için Elazığ’a göndermem gerekiyor. Benim yapabileceğim bir şey yok. Emir böyle.” Bertal Efendi şaşkınlıktan çarpılıyor, itiraz edeyim diyor, ama yapacak hakikaten bir şey yok. Neticede, “O zaman ben köye gideyim aileyi toplayayım” diyor. “Gerek yok”, diyor Yüzbaşı. “Sen bir pusula yaz, gelsinler”. Mecburen öyle yapılıyor. Annesi Zarife Hanım (Dakoye) çok yaşlı olduğu için evde bırakılacak, herkes yükte hafif pahada ağır şeyleri alıp gelecek. Yüzbaşı yine diyor: “Bertal Efendi, görüyorum canın sıkkın. Seni birkaç askerle köyüne göndereyim”. “Çok iyi olur” diyor Bertal Efendi. “Ama askerlere gerek yok; buralarda beni herkes tanır, bir sıkıntım olmaz”. Ama Yüzbaşı ısrarlı. Yola çıkıyorlar. Bütün bu konuşmalar orada bulunan Mehmet Beyazgül’ün tanıklığıyla sabit. Nazımiye kışla inşaatında çalışan Usife Kurize’nin anlattığına göre, kafile geçtikten bir süre sonra Nazımiye’ye 3 km mesafedeki Kevle Kıslı denilen yerden silah sesleri geliyor. Gidip gözetliyorlar ve geçen askerlerin terkilerindeki kazma küreklerin hikmeti anlaşılıyor… Pusula ulaşınca aile mecburen toparlanıyor. Askerî müfrezenin nezaretinde yola düzülüyor. Askerler yolda hepsini kurşuna diziyor ve cesetlerini yakıyor. Köye koşup anlatan: Yanlarında işlerine yardımcı olan, aileden olmayan Mela Kali adlı kadın. Kurtulan yok. Bertal Efendi’nin oğlu Aziz’i de, Mazgirt’te hayvan yemi teminiyle meşgulken izini sürüp öldürüyorlar. Sadece, evli oldukları için ayrı evleri olan bazı kızları (Pelgüzar, Ağze, Zöhre, Ezima), Bingöl’de bulunan “Küçük Bertal” denilen oğlan, İstanbul’da bulunan oğulları Memik, bir de askerdeki oğlan Mustafa kurtuluyor. 1915’te askerde olan Ermeniler de kurtulmuştu … Katledilenler Bertal Efendi’yle birlikte toplam 54 kişiyi buluyor. Peki, “+1 ” kim? Haberi duyunca kendini asan yaşlı büyükanne Zarife Hanım (Dakoye). Dostum Kazım Arık’ın kadastro deyip aldığı nüfus kaydından okuyoruz: … … Belgede göreceksiniz. Böyle gidiyor. Bütün aile sanki depremde ölmüş. Ölenlerin toplamı, alınan nüfus kaydında 54 kişi değil. Çünkü Nüfus Müdürlüğü Kazım Arık’a sadece mirasçısı olduğu kişilerin kaydını vermeyi kabul ediyor. Kazım Bey nüfus kaydını alamadıklarının mirasçılarını bulup yolluyor alsınlar diye, Nüfus’tan cevap: “ Biz o kayıtları artık Ankara’ya gönderdik, oradan sorun ”. Ankara uyanmış . Daha doğrusu, Dersimlileri uyutmaya devam ediyor. Kazım Bey 13.08.2012′de TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlığı’na APS’yle bir dilekçe yolluyor, bugüne kadar cevap alamıyor. Ordu’nun yem müteahhidini ve tüm ailesini niye öldürüyorsun? Bunun cevabı, Dersim Harekatı başlamadan Mareşal Fevzi Çakmak’ın ettiği şu sözlerde: “ Bunların cahiliyle baş edemiyoruz, bir de okumuşunu düşünün ”. Rejim, Kürt’ün okumuşundan korkuyor. (Bugün AKP’nin Batı kültürü almışlardan korktuğu gibi) . Devlet’in sadece Bertan Efendi’yi değil, okuttuğu için bütün ailesini öldürtmesi de bundan. Bütün bunları çekmiş, atasını henüz toprağa verememiş insanlara dil dersi imkanı falan sağlayarak Kürt Meselesi’ni halletmek gibi şeyleri de, Allah kısmet ederse, nasılsınız inşallah, gelecek hafta konuşuruz… Not : Olayın öyküsünü Kazım Arık’tan dinledim. Elimde öldürülenlerin listesi ve TBMM’ye yollanmış dilekçe de var. İsteyen, olayı şu kaynaklardan da okuyabilir: Aziz Akgül, Cıvrak , İstanbul, Peri Yayınları, 2004, s. 169-170 ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi dostum Şükrü Aslan (der.), Herkesin Bildiği Sır: Dersim , İstanbul, İletişim Yayınları, 2011, s. 468-479. Baskın Oran – AGOS BELGELER
Vodafone’dan “ALS ile İlgili Ne Biliyoruz ve Neler Yapabiliriz?” Infografiği
Vodafone Türkiye , #ALSIceBucketChallenge sayesinde kısa sürede tüm dünyanın konuştuğu ALS hastalığı ile ilgili bir infografik yayınladı. “ALS ile İlgili Ne Biliyoruz ve Neler Yapabiliriz?” başlıklı infografik, farklı kaynaklardan derlenen bilgiler ve sosyal medyaya dair güncel verileri kolay anlaşılır bir şekilde gözler önüne seriyor. Vodafone Türkiye’nin hazırladığı infografik, ALS’yi tanımak, #ALSIceBucketChallenge’ı anlamak ve ALS hastalarına umut ışığı olmak adına ALS/MNH Derneği ’ne bağışta bulunmak için sosyal medya kullanıcılarına kolaylık sunuyor.Campaigntr
Tango'da Güvenlik Açığı Tespit Edildi
Dünya'da milyonlarca kullanıcısı bulunan programın web üzerinden çalışan uygulamasında , herhangi bir numara girilerek rehberlere ulaşılabiliyor. Kullanıcıların kayıt esnasında gerekli düzenlemeleri yapmaması nedeniyle oluşan açık sayesinde, hangi telefon numarasının kimin rehberinde kayıtlı olduğu görülebiliyor. Windows üzerinden girilebilen uygulamada herhangi bir numara girilerek kayıt yapılabiliyor. Masaüstü telefon numaraları dahi kullanılarak girilen kayıtta sorgulama kısmına girildiğinde, o numarayı kimlerin kullandığı ortaya çıkıyor. Rehber röntgenciliği olarak adlandırılan güvenlik açığıyla ilgili sosyal medyada da uyarılarda bulunuldu. Konuyla ilgili forum açılarak kullanıcıların dikkat etmesi istenildi. Tango'daki açık nedeniyle ticari ilişkiler, siyasi ve özel bağlantıları bulunan kişilerin mahrem ağlarının deşifre edildiğine dikkat çeken güvenlik uzmanları , bu tür uygulamaların güvenilirliğini bir daha gözden geçirmemiz gerektiğini ifade ediyorlar.teknokulis
Reklam
TEOG'da Boş Kontenjanlar Açıklandı
İstedikleri okula yerleşemeyen öğrenciler Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri e-okul üzerinden nakil talebinde bulunabilir Milli Eğitim Bakanlığı orta öğretim kurumlarında bu hafta oluşan boş kontenjanları açıkladı. e-okul üzerinden görülebilecek kontenjanlara nakil başvuruları önümüzdeki hafta Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri yapılabilecek. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı , TEOG sonrası istemediği okula yerleşen yaklaşık 40 bin öğrenci velisine “boş kontenjanları takip edin” çağrısında bulundu. Avcı şöyle konuştu: 'Özel okullara geçişlerin başlamasıyla devlet okullarında şimdiden 15 bin kontenjan oluştu. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Nakil talepleri pazartesi gününden itibaren yapılabilecek' dedi. Avcı, 40 bin öğretmen atamasının ise Meclis'in olağanüstü toplanmasıyla çözüleceğini açıkladı. Bakan Avcı, Cibuti Eğitim Bakanı Djama Elmi Okieh ile görüşmesinin ardından gündemdeki konularla ilgili soruları yanıtladı. Bu haftadan itibaren özel okullara geçişlerin başlamasıyla devlet okullarında yeni kontenjanların oluşmaya başladığını belirten Avcı, 'Son aldığım bilgiye göre bu kontenjan 15 bine yaklaştı. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Nakil talepleri pazartesi gününden itibaren yapılabilecek' dedi. 1 milyon 3000 öğrenci liseye geçiyor  TEOG nakillerine ilişkin bir soru üzerine Bakan Avcı, liselere yerleştirme süreciyle ilgili 1 milyon 300 bin öğrencinin ortaokulu bitirerek liseye başlayacağını, bu öğrencilerin yüzde 93'ünü oluşturan 1 milyon 50 bin öğrencinin 15 tercihinden birine yerleştiğini, burada bir sorunun bulunmadığını söyledi. ‘Velilerimize zorluk verdiğimizin farkındayız’ Kalan 250 bin öğrencinin ise seçtikleri okul türüne göre yerleştirildiklerini dile getiren Bakan Avcı sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bu hafta itibariyle kontenjanlarda bazı sıkıntılar vardı. Bunun anlaşılabilir nedenleri var. Çünkü özel okullara geçiş henüz başlamamıştı. O yüzden okullarda kontenjan boşlukları yeterince oluşmamıştı. Şimdi bu haftadan itibaren özel okullara geçişler başladığı için devlet okullarımızda yeni kontenjanlar oluşuyor. Son aldığım bilgiye bu kontenjan 15 bine yaklaştı. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Onlara biraz zorluk verdiğimizin farkındayız. Ama sistem oturuyor. ‘Eylül sonuna kadar nakiller devam edecek’ Özel okullara geçişlerle birlikte her bölgede devlet okullarında yeni kontenjanlar oluşacak ve bulundukları yerlerden daha uzak yerlere yönlendirilmiş olan öğrencilerimizi telafi edeceğiz. Boşalan kontenjanlara onlar kayıtlarını yaptırabilecekler. Bu süreç Eylül ayı sonuna kadar devam edecek. Her hafta pazartesi, salı, çarşamba, perşembe günü nakil talepleri alınacak. Bu talepler cuma günü değerlendirilecek ve her cuma kaymalardan ötürü oluşan yeni kontenjanlar tekrar ilan edilecek. Onu takip eden pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri o yeni boşalan kontenjanlara nakil talepleri alınacak. Sistem eylül sonuna kadar bu şekilde düzenli bir biçimde işleyecek. Dolayısıyla 1 milyon 300 bin öğrencimizin mümkün olan en yükseğini, kendi tercih ettikleri, istedikleri ve kendilerine uygun olan yerlerdeki okullara yerleştirmek için eğitim teşkilatımız, okullarımız, müdürlerimiz, yöneticilerimiz olağanüstü bir gayretle çalışıyorlar. İnşallah eylül ayı içerisinde bu sorunların tamamını çözmüş olacağız.' ‘Öncelik farkı olmayacak, yerleştirme puana göre’  Pazartesiden itibaren nakil taleplerinin alınacağını dile getiren Avcı, pazartesi nakil talebinde bulunan veli ile diğer günler talepte bulunan veliler arasında bir öncelik farkı olmayacağının altını çizdi. Taleplerin, puan üstünlüğüne göre gerçekleştirildiğini vurguladı.T24
Reklam
İstanbul'da Banka Soygunu!
Banka şubesine gelen 2 kişi, güvenlik görevlisini uzun namlulu silahla etkisiz hale getirerek, yaklaşık 160 bin TL ve güvenlik görevlisinin tabancasını alarak kaçtı.İSTOÇ'ta bir banka şubesi silahlı 2 kişi tarafından soyuldu. Soyguncular 160 bin lirayı alarak kaçtı. Alınan bilgiye göre, üzerlerinde uzun namlulu silah bulunan 2 kişi, saat 16.30 sıralarında Mahmutbey Mahallesi'ndeki İSTOÇ Sanayi Sitesi'nde bulunan bir banka şubesinden içeri girdi. Soyguncular, bankanın güvenlik görevlisini silahını alarak etkisiz hale getirdi. Veznedeki görevlileri de silahla tehdit eden soyguncular, yaklaşık 160 bin TL ve güvenlik görevlisinin tabancasını alarak yaya olarak uzaklaştılar. MİNİBÜSLE KAÇTILAR Banka çalışanlarının ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri, kaçan saldırganları yakalamak için banka ve çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Ekipler, soyguncuların bankanın biraz ilerisindeki 17 PA 613 plakalı bir minibüse binerek kaçtıklarını tespit etti. 2 zanlının yakalanması için çalışmalar devam ediyor. Çağatay KENARLI / İstanbul DHA
İstanbul Valiliği'nden Anonslu Uyarı
İSTANBUL Valiliği, Büyükçekmece'de deniz bisikletiyle açıldıktan sonra kaybolan gençlerin bulunması amacıyla video anonsu hazırladı. 'Vatandaşlarımızın dikkatine...' diye başlayan 32 saniyelik videoda, şu ifadeler yer alıyor: '17 Ağustos 2014 tarihinde Kumburgaz açıklarında kaybolan 5 gencimizden 4'ünü arama ve kurtarma çalışmaları; devletimizin tüm imkanları kullanılarak aralıksız sürdürülmektedir. Kayıp gençlerin bulunmasına yardımcı olmak için, sahillerimizde ve denizlerimizde görülecek şüpheli durumların Alo 158 Sahil Güvenlik ve Alo 155 Polis İmdat hatlarına bildirilmesi rica olunur.'Milliyet
ALS Hastası Stephen Hawking de 'Ice Bucket Challenge'a Katıldı
Merkezi sinir sistemi hastalığı ‘Amyotrofik Lateral Skleroz’a (ALS) sahip ünlü fizikçi Stephen Hawking, bu hastalığa dikkat çekmek ve bağış toplamak için yapılan ‘ Ice Bucket Challenge ‘a dolaylı yoldan katıldı. Hawking, buz dolu bir kova suyu geçen yıl zatüreeye yakalandığı için başından aşağı dökemese de, ünlü fizikçinin çocukları Robert, Lucy ve Tim onun yerine meydan okumayı gerçekleştirmeye gönüllü oldu. 21 yaşında yakalanmıştıHawking, videoda herkesi ‘ Bu korkunç hastalığı yok etmeye’ çağırdı. Stephen Hawking, 21 yaşında yakalandığı ALS’ye rağmen alanında sahip olduğu ünle hastalığın sembol isimlerinden biri olmuştu. Ünlü fizikçinin meydan okuduğu isimler ise şöyle: Bilim Müzesi Müdürü Ian Blatchford, Cambridge Üniversitesi Rektörü Lord Sainsbury ve Rektör vekili Sir Leszek Borysiewicz. ABD’de hastalık için şu zamana kadar toplanan bağışlar 100 milyon sınırını aşmış durumda.
Beşiktaş ve Trabzonspor'un Rakipleri Belli Oldu
UEFA Avrupa Ligi'nde grup kuraları çekildi. Beşiktaş ve Trabzonspor'un rakipleri belli oldu. Beşiktaş C Grubu'nda, Trabzonspor ise L Grubu'nda yer aldı. Siyah Beyazlıların rakipleri İngiliz ekibi Tottenham, Sırp ekibi Partizan ve Yunan takımı Asteras Tripolis oldu. Avrupa Ligi'nde C Grubu'ndaki Beşiktaş'ın fikstürü şu şekilde oluştu: 18 Eylül: Beşiktaş-Asteras2 Ekim: Tottenham-Beşiktaş23 Ekim: Partizan-Beşiktaş6 Kasım: Beşiktaş-Partizan27 Kasım: Asteras-Beşiktaş11 Aralık: Beşiktaş-TottenhamL Grubu'nda yer alan Bordo Mavililer ise Ukrayna'dan Metalist Kharkiv, Polonya'dan Legia Varşova ve Belçika ekibi Lokeren ile aynı grupta yer aldı. Trabzonspor'un fikstürü ise şu şekilde belirlendi: 18 Eylül: Metalist-Trabzonspor2 Ekim: Trabzonspor-Legia Varşova23 Ekim: Trabzonspor - Lokeren6 Kasım: Lokeren-Trabzonspor27 Kasım: Trabzonspor-Metalist11 Aralık: Legia Varşova-TrabzonsporFutbolda Avrupa'nın kulüpler bazındaki ikinci önemli organizasyonun kura çekimi Monaco'daki Grimaldi Forum'da yapıldı. Kura çekimine toplam 48 takım katıldı. Türkiye'yi temsil eden Beşiktaş ve Trabzonspor kura çekiminde ikinci torbada yer aldı. Takımlar dörderli 12 grupta mücadele edecek. İlk iki sırayı alan 24 takım bir üst tura yükselecek. 2014-15 sezonunda Avrupa Ligi'nde final maçı Polonya'nın başkenti Varşova'daki Ulusal Stat'ta oynanacak. UEFA Avrupa Ligi'nde geçtiğimiz sezon Sevilla, Benfica'yı finalde mağlup ederek kupayı müzesine götürdü. Sevilla, üçüncü kez şampiyon olmuştu. A Grubu Villarreal Mönchengladbach Zürih Apollon Limassol B Grubu Kopenhag Club Brugge Torino HJK Helsinki C Grubu Tottenham BEŞİKTAŞ Partizan Asteras Tripolis D Grubu Salzburg Celtic Dinamo Zagreb Astra E Grubu PSV Eindhoven Panathinaikos Estoril Dinamo Moskova F Grubu Inter Dnipro Saint Etienne Karabağ G Grubu Sevilla Standart Liege Feyenoord Rijeka H Grubu Lille Wolfsburg Everton Krasnodar I Grubu Napoli Sparta Prag Young Boys Sloven Bratislava J Grubu Dinamo Kiev Steaua Bükreş Rio Ave AAB K Grubu Fiorentina Paok Guingamp Dinamo Minsk L Grubu Metalist Kharkiv TRABZONSPOR Legia Varşova Lokeren Kaynak: Al Jazeera
Reklam