onedio
Neymiş Neciymiş Bu Çiçekler
Ah şu kırmızı güller. Her derde devadır kendileri tabiri caizse çiçek ülkesinin başkentidir. İster bir tane ister onlarca ister yüzlerce hiç fark etmez. Taşıdığı tek bir anlam vardır; 'Seni seviyorum'. Hiç beklenmedik anda gönderilir şaşırtılıp mutlu edilir, bir eşeklik yapılmıştır özür dilenir.. Kısacası kırmızı gül her zaman her durumda kurtarıcıdır.
'Sağ Kolu' Artık Başbakan Başdanışmanı
AKP’de Başbakanlığa en yakın isimlerden biri olarak gösterilen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun danışmanlarından Ali Sarıkaya, 27 Ağustos yapılacak olan Olağanüstü Genel Kurul öncesi Başbakan Başdanışmanı olarak atandı.Hürriyet.com’dan Uğur Ergan’ın haberine göre Ali Sarıkaya, Davutoğlu’nun üniversiteden öğrencisi ve sağ kolu olarak da biliniyor. Davutoğlu ile birlikte 12 yıldır çalışan Sarıkaya, en kritik görüşmelerinde bile Davutoğlu’nun yanından ayrılmıyordu. Sarıkaya’nın adı, daha önce de Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak geçmiş, ancak bu göreve Büyükelçi Naci Koru getirilmişti. Sarıkaya’nın Başbakanlık Başdanışmanı olarak atanması kulislerde “Davutoğlu’nun başbakanlığı için bir işaret” olarak değerlendirildi.Zete
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Yıl 2009. Hani şu Balyoz davasının sahte delillerinin üretildiği yıl. ( 11 no’lu CD’deki tarih çelişkileri ve Gölcük donanmasında bulunan 5 no’lu harddiskte yapılan çalışmalar bu tarihi işaret ediyordu.) İşte o yılın Ekim, Kasım veya Aralık ayı. Odaklanın. Ve hatırlamaya çalışın bakayım. O vakitlerde kimlerle yazıştınız e-postanız üstünden? Yahoo, Hotmail ya da Gmail’inizden. Patronunuzla, annenizle, dostunuzla, sevgilinizle, kuzeninizle, çocuğunuzla… Bankanızla? İnternet üstünden alışveriş yaptığınız şirketle? Psikiyatristinizle? Doktorunuzla? Kan tahlil sonuçlarınızı gönderen laboratuvarla? Kredi kartı ekstrenizi mi e-posta ile alıyorsanız? Cep telefon faturanızı ve konuşma dökümünüzü? Sosyal medyadaki hesaplarınızla ilgili güncellenen bilgilerinizi?
Aksaray'da Yolcu Otobüsü Devrildi: 7 Ölü, 44 Yaralı
Aksaray'da şehirlerarası yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 7 kişi hayatını kaybederken, 44 kişi de yaralandı. Alınan bilgiye göre, sürücüsü henüz belirlenemeyen 34 HTS 45 plakalı yolcu otobüsü, Aksaray-Ankara karayolunun 20. kilometresinde, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada, ilk belirlemelere göre 7 kişi öldü, 44 kişi yaralandı. Yaralılar Aksaray Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Aksaray Valisi Şeref Ataklı, yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde meydana gelen kazada 7 kişinin öldüğünü, yaralılardan 2'sinin durumunun ağır olduğunu bildirdi. Ataklı, İl Sağlık Müdürü Akın Südemen ile beraber, kazada yaralananları, kaldırıldıkları hastanelerde ziyaret etti. Hastane yetkililerinden bilgi alan Ataklı, yaralılara 'geçmiş olsun' dileklerinde bulundu. Şeref Ataklı, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, sabah saat 08.25 civarında İstanbul'dan Hatay'a giden bir yolcu otobüsünün Aksaray'a 30 kilometre mesafede yoldan çıkarak yan yatmak suretiylekaza yaptığını belirtti. Kazada, 7 kişinin öldüğünü ifade eden Ataklı, 'Yaralılardan 2 vatandaşımızın durumu ağır, ameliyat gerektiren durumda. Diğer vatandaşlarımızda küçük yaralanmalar söz konusu. Onların da devlet hastanemize ve özel hastanemize sevkleri kısa süre içinde tamamlandı ve müşahede altına alındılar, takipleri yapılıyor. Geçmiş olsun diyorum. Allah, bundan sonra bu şekilde elim kazalar göstermesin' dedi. Öte yandan görgü tanıkları, otobüsün kazadan önce yolda zikzaklar çizdiğini, bir süre sonra da şarampole devrildiğini belirtti. Kazada, 44 kişinin yaralandığı, yaralıların Aksaray'daki hastanelerde tedavi altına alındığı öğrenildi. Muhabir: Özkan Beyer, Rifat Yerlikaya, Adem Koçak | AA
Reklam
Dünya'nın En Güçlü 35 Ordusu | İnfografik
Business Insider, dünyanın en güçlü 35 ordusunu sıralayan bir infografik oluşturdu.İnfografikte yer alan veriler, Global Firepower Index’in açıkladığı bu yılın en güçlü orduları listesinden alındı. Sıralamada ülkenin sahip olduğu insan gücü, silah sayısı ve savunma bütçesi gibi faktörler baz alınıyor.Listede ABD başı çekerken; Rusya ve Çin ikinci ve üçüncü sırada yerini alıyor. Listenin son sırasında yer alan Kuzey Kore’nin 78 adet denizaltısı bulunuyor.Yaklaşık 41 milyonluk insan gücü (41,637,773), 3 bin 657 adet tank, 989 adet uçak, 14 adet denizaltısıyla ve savunmaya ayırdığı yaklaşık 18 milyar dolar (18,185,000,000) bütçe ile Türkiye sekizinci sırada yer alıyor.
Benzin İstasyonunda İnanılmaz Patlama
Gürcistan'da bir benzin istasyonunda aracının arızalanması sebebiyle bir sürücü yardım istemek için telefonuna sarılır. Bu sırada benzin istasyonu çalışanları aracı kontrol eder. Aracın egzoz borusundan çıkan dumanların artmasıyla acele bir şekilde araca müdahale etmek isteyen sürücü bir anda neye uğradığını şaşırın. Aracın aniden patlamasıyla büyük panik yaşayan sürücü hızlı bir şekilde o bölgeden uzaklaşır. Benzin istanyonundaki personellerin patlamaya müdahale etmesi sonucuda yaşanabilecek faciayıda önlemiş olurlar
Reklam
Robin Williams Oyun Karakteri Oluyor
WoW oyuncuları, Williams'ın hatırasını World of Warcraft'ta yaşatmak istiyor.Dünyaca ünlü aktör ve komedyen Robin Williams , geçtiğimiz gün 63 yaşında hayatını kaybetmişti. Henüz kesin bir sonuç yok, ancak aktörün son zamanlarda depresyonda olduğu için intihar etmiş olabileceği konuşuluyor. Ölü Ozanlar Derneği, Jumanji ve Günaydın Vietnam gibi filmlerde rol alarak gönüllerde taht kuran Williams, aynı zamanda sıkı bir video oyun tutkunuydu da. Nintendo oyunlarından tutun da World of Warcraft'a kadar geniş bir oyun yelpazesi bulunuyordu. İşte birçok oyunsever de buradan yola çıkarak Robin Williams'ı bir oyun karakteri olarak görmek istediklerini belirtti. En iyi 10 Robin Williams performansı Change.org adresinde başlatılan bir imza kampanyasında, Robin Williams'ın bir NPC olarak Blizzard'ın MMORPG oyunu World of Warcraft'a eklenmesi talebinde bulunulmuş ve bunun için de ilk etapta 10 bin dijital imza isteniyor. Ve bu rakam şimdiden geçildi bile. Çünkü Williams , sıkı bir oyuncu, sıkı bir Warcraft hayranıydı, WoW'da zaman zaman ona rastlamak mümkündü ve şimdi ona benzer bir karakterin olması, milyonlarca oyuncuyu da mutlu edecek ve aktörün hatırasını yaşatacaktır. Konu hakkında Twitter'dan cevap veren Celestalon isimli hesap (WoW'un teknik tasarımcısı) , bu düşünceyle ilgilendiklerini dile getirdi. Belki de yakın zamanda Williams'ı bu oyunda göreceğiz.https://twitter.com/Warcraft/status/499373912291938307teknokulis
Kanıtlar İntiharı Gösteriyor
Willams'ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten Marin Bölgesi Polis Şefliği'nden yapılan açıklamada tüm kanıtların ünlü oyuncunun kendisini kemerle asarak intihar ettiğini gösterdiğini söyledi. Yerel polisin raporuna göre Williams, önce bileklerini kesmiş, ancak beklediği sonucu alamayınca kemerle kendisini giyinme kabine asmış. Yapılacak olan kan testleri sonrası Williams'ın o esnada herhangi bir uyuşturucu veya ilaç etkisinde olup olmadığı anlaşılacak.  Sonuçların 2 ila 6 hafta arasında netleşmesi bekleniyor.
'Devir Teslim Sonrası Dönmesine Mâni Yok'
Yaşanan Gül odaklı tartışmalar nedeniyle gündemin birinci sırasına oturan Köşk resepsiyonu gerçekleşti. Gül’ün veda resepsiyonunda Erdoğan soruları yanıtladı. Erdoğan, “Ayın 27’sinde kongremizi yapacağız. Abdullah Bey’in dönmesine, devir teslimden sonra hiçbir mâni hal yok” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı seçildiği pazar gününden bu yana Cumhurbaşkanı Abdullah Gül odaklı tartışmalar nedeniyle gözlerin çevrildiği Çankaya Köşkü’ndeki resepsiyon dün akşam gerçekleşti. Gül ile Erdoğan’ı son 48 saatte yaşanan sıcak gelişmelerden sonra ilk kez buluşturan, Gül’ün veda resepsiyonunda, ikili ve eşleri samimi görüntüler verdiler. Resepsiyona, Başbakan Erdoğan’ın gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar damga vurdu. Erdoğan, “Allah nasip ederse ayın 27’sinde olağanüstü kongremizi yapacağız ve kongre ile birlikte bundan sonraki normal kongreye, büyük kongreye kadar partimizin yönetim değişikliği olmuyor. Sadece genel başkan. Abdullah Beyin partiye dönmesine, şu devir teslimden sonra hiçbir mâni hiçbir hal yok. Şu anda bu şey değil. Siyasette biliyorsunuz, boşluk asla kabul etmez. İlk iş bu doğabilecek boşlukları ortadan kaldırmaktır. Atılacak adım zaten sadece buna yöneliktir. Bir de tabii partinin başında ayrı bir kişi, başbakanlıkta ayrı bir kişi bu yanlış bir olaydır” dedi. Görev süresi 28 Ağustos’ta bitecek olan Gül, dün devlet erkanına yönelik “veda resepsiyonu” verdi. Resepsiyonun başında Başbakan Tayyip Erdoğan ve eşinin gelmesini bekledikten sonra kürsüye çıkarak kısa bir veda konuşması yapan Gül, Erdoğan’a “seçilmiş cumhurbaşkanı” şeklinde hitap ederek, başarılar diledi. Gül, Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı da kutladı. Mini zirve Her zamanki Köşk resepsiyonlarından farklı bir formatta gerçekleşen davette Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan, salonun bir bölümüne yerleştirilen koltuklarda yanyana oturarak ikili sohbet ettiler. Resepsiyon sırasında gazetecilerle siyasi gündeme ilişkin herhangi bir diyaloğa girmeyen Gül, beklentilerin aksine davet bitiminde de basın mensuplarıyla biraraya gelmedi. Resepsiyonun bitiminde, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve eşleri, Gül’ün daveti üzerine Köşk’te 1 saat süreyle biraraya geldiler. Söz konusu görüşme sıcak gündem maddeleri nedeniyle büyük merak uyandırdı. Erdoğan, sınırı çizdi Başkentte, Ak Parti kongresinin devir teslim töreninden önce, 27 Ağustos’ta yapılacağının açıklanmasının hemen ardından “ara formül” kulisleri gündeme geldi. Dün Ankara’da sabah saatlerinden itibaren Ak Parti MKYK’da, kongrenin Gül’ün görev süresi dolmadan yapılması kararının yaratacağı olası etkiler tartışıldı. Kulislerde, Gül’ün devir teslim sonrasında partiye döneceği, kurulacak yeni hükümetin performansına göre, Haziran 2015’teki seçim öncesi ikinci bir kongre yapılarak genel başkanlık koltuğuna oturabileceği konuşuluyordu. Eş zamanlı olarak başbakanlık koltuğuna da oturabilmesi için Bayburt’taki tek vekilin istifa ederek, ara seçim yapılmasını sağlayabileceği ifade ediliyordu. Çankaya’dan gelen hava da bu formüle kapıların açık tutulduğu şeklindeydi. Neşeli geçen, “ayrışma yok” görüntüsünün verildiği resepsiyonda, Erdoğan, ilk olarak kongre tarihi ile ilgili soruları yanıtlayarak, şunları söyledi: “Hüseyin Bey, parti sözcüsü olarak bizim adımıza konuşmayı yaptı. Allah nasip ederse ayın 27’sinde olağanüstü kongremizi yapacağız ve kongre ile birlikte bundan sonraki normal kongreye, büyük kongreye kadar partimizin yönetim değişikliği olmuyor. Sadece genel başkan. Zaten tek maddelik bir gündemle toplanacak. O da genel başkan seçimidir. Sadece genel başkan seçimidir, yapılacak. Gündem budur.” Erdoğan’ın bu sözleri, Ak Parti’nin olağan kongresinin 2015 genel seçiminden sonra Eylül 2015’te gerçekleşeceği hesaba katıldığında, parti yönetiminde bundan sonraki değişikliğin en erken bu tarihte olabileceği şeklinde yorumlandı. Erdoğan’ın çizdiği çerçeve, Gül’ün yeni bir olağanüstü kongreyle genel başkanlık koltuğuna oturmaması halinde 2015 Eylül’ünde yapılacak olağan kongreye kadar beklemek zorunda kalacağı yorumlarına yol açtı. Erdoğan, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, partiye dönmek istediğini söyledi. Şu anda çok mümkün görünmüyor. 2015 seçimlerinden önce bir olağan kongreniz gerçekleşip orada genel olarak gelir mi? Nasıl bir siyasi resim çiziyorsunuz” sorusuna “Abdullah Beyin partiye dönmesine, şu devir teslimden sonra hiçbir mani hiçbir hal yok” yanıtını verdi. “Ama genel başkan olamayacak” denilmesi üzerine Erdoğan, şunları söyledi: “Şu anda bu şey değil. Siyasette biliyorsunuz, boşluk asla kabul etmez. İlk iş bu doğabilecek boşlukları ortadan kaldırmaktır. Atılacak adım zaten sadece buna yöneliktir. Bir de tabii partinin başında ayrı bir kişi, başbakanlıkta ayrı bir kişi bu yanlış bir olaydır. Yanlış bir süreçtir. Onun için biraz da gelecek noktasında inanıyorum ki gelecek noktasında partide de taşlar yerine çok daha iyi oturacaktır. Abdullah Beyin, partisine, partimize artık, bundan sonra, dönmesinden daha doğal, daha tabii hiçbir şey olamaz. Böyle bir adımı atması da doğaldır.” SERPİL ÇEVİKCAN | Milliyet
Reklam
Sony, Düşük Özellikli Ancak Büyük Ekranlı Bir Telefon Hazırlıyor
6.4-inç büyüklüğünde ekrana sahip Xperia Z Ultra ile geçtiğimiz yıl büyük ekranlı telefonlar kategorisine giriş yapan Sony, dev ekranlı telefonla beklediğinin çok altında satış elde edebildi. Sony şimdi aynı kategori için bu defa giriş seviyesi bir telefonu kullanıcılara sunmanın hesabını yapıyor. Kriter testinde D2203 model numarasına sahip yeni bir Xperia telefon ortaya çıktı. Sahip olduğu özellikler itibariyle giriş/orta düzeyde konumlandırılan D2203’ün en dikkat çeken özelliği ise kuşkusuz 6.1-inç büyüklüğündeki ekranı görünüyor. 6.1-inç büyüklüğündeki ekran 854 x 480p çözünürlüğünde ve inç başına sadece 160ppi piksek yoğunluk sunuyor. Telefonun arka bölümünde 5MP çözünürlüklü bir kamera, ön kısmında ise VGA kameraya yer veriliyor. Sony D2203’ün işlemci tarafını 1.2GHz hızında çalışan dört çekirdekli Snapdragon 400 ve Adreno 305 grafik birimi oluşturuyor. 1GB RAM, 4GB dahili depolama (artırılabildiği tahmin ediliyor), Android 4.4.2 KitKat işletim sistemi, Bluetooth, GPS, NFC, ve tabii ki Wi-Fi telefonda yer alacak diğer özellikler olacak. Sony’nin büyük ekranlı telefonu ne zaman duyuracağı henüz bilinmiyor. kaynak: xperiablog
Köpeğin Rüzgarla İmtihanı
ABD'nin Arizona eyaletinde sahibiyle yolculuk yaptığı aracın açılan tavanından başını uzatan Weimaraner cinsi köpeğin aldığı yüz şekli, ilginç görüntülere sahne oldu. Arizona'da otomobille yolculuk yapan kişi, birlikte yolculuk yaptığı sıcaktan bunalan köpeklerini rahat ettirmek amacıyla aracın tavanını açtı. Hayvanlardan Weimaraner cinsi köpek, başını tavandan yukarıya doğru çıkarıp aracın gidiş yönüne doğru bakmaya başladı. Ancak güçlü rüzgar, sevimli köpeğin yüzünü şekilden şekile soktu. Yanakları gerilen, tuhaf bir görüntü alan köpek, rüzgara bakmakta zorlandı. Bu ilginç anları an be an kaydetmeyi başaran sahibi, görüntüleri, video paylaşım sitesi Yotubu'de yayınladı.
Gazetelerde Bugün | 13 Ağustos Çarşamba
Hürriyet: E-postamınıza polis girmiş Milliyet: Sınırları çizdi Sabah: Devir teslim sonrası gelsin Vatan: Kongreye kadar değişmezTaraf: Tren kavgası Birgün: Yalan yere yemine gidip, çarpılmayın!Akşam: Çözüm sürecinin garantisi Cumhuriyet: Pişmanım Zaman: Başbakanlık tartışmasıYeni Şafak: Başbakanlık kriterleriEvrensel: Bir gün bile sadede vatandaş olamıyor Star: Yeni başbakanın önceliği paralel mücadele ve çözüm 
Reklam
Süper Kupa Real Madrid'in!
Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid, Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'yı Ronaldo'nun iki golüyle yenerek Süper Kupa'nın sahibi oldu. Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid ile UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'nın Cardiff'te karşılaştığı Süper Kupa maçında gülen taraf 2-0'lık skorla Real Madrid oldu. Karşılaşmaya hızlı ve daha istekli başlayan taraf Real Madrid oldu. Oyuncu kalitesi ve gücüyle oyunda üstünlük kuran Real Madrid ilk golü yıldız futbolcusu Ronaldo ile buldu. Maçın 30. dakikasında sol kanattan çabuk çıkan Real Madrid'de yıldız futbolcu Bale harika bir orta yaptı. Uzak direkte kendini unutturan Ronaldo, gelen ortaya sert bir vuruş çıkardı ve kaleci Beto'yu avladı. Real Madrid bu golle Süper Kupa'da 1-0 öne geçti. Kalesinde gördüğü ilk golden sonra oyundan düşen rakibi Sevilla karşısında baskısını arttıran Real Madrid, Ronaldo ve Bale ile kanatları etkili kullanmaya başladı. Real Madrid defansta boş alan bırakan Sevilla yarı sahasına oyunu tamamen yerleştirmesine rağmen kaleci Beto'yu geçemedi ve ilk yarı 1-0'lık skorla tamamlandı. Maçın ikinci yarısında fırtına gibi başlayan taraf yine Real Madrid oldu. Santradan tam 4 dakika sonra sahneye çıkan isim Ronaldo oldu. Sahasından hızlı çıkan Real Madrid'de Kroos ile paslaşan Ronaldo bir anda kaleciyle karşı karşıya kaldı. Sol çaprazdan sert bir şut çıkaran Ronaldo'nun şutuna kaleci Beto müdahele etse bile gole engel olamadı ve Real Madrid 2-0 öne geçti. İkinci yarının hemen başında kalesinde gördüğü golden sonra oyun disiplininden iyice kopan Sevilla'da teknik direktör Unia Emery'nin yaptığı oyunda yaptığı müdaheleler etkili olmadı ve Real Madrid sahadan 2-0 galip ayrıldı. Karşılaşmadan notlar Galler'in başkenti Cardiff'te oynanan maçta, UEFA Avrupa Şampiyonlar Ligi'nin son şampiyonu Real Madrid, yeni transferlerinin yer aldığı kadrosuyla görücüye çıktı. Madrid ekibinin İtalyan teknik direktörü Carlo Ancelotti, Bayern Münih'ten transfer edilen Toni Kroos ile Monaco'dan kadroya dahil edilen Kolombiyalı James Rodriguez'e Sevilla karşısında ilk onbirde şans verdi. Dünya Kupası'nda 400 dakika forma giyen 23 yaşındaki Rodriguez, 6 gol atıp, 2 asist yaparken, kupanın en golcü ismi olmuştu. 24 yaşındaki orta saha oyuncusu Kroos ise 7-1 kazandıkları tarihi yarı final maçında Brezilya'ya 2 gol atma başarısını göstermişti. Ancelotti, 2014 Brezilya Dünya Kupası'nda yıldızı parlayan takımın diğer transferi Kosta Rikalı kaleci Keylor Navas'ı ise yedek soyundurdu. İtalyan teknik adam, kaleci tercihini 2000 ve 2002 yıllarında da Real Madrid'in UEFA Süper Kupa maçlarında görev yapan İspanyol file bekçisi Casillas'dan yana kullandı. Real Madrid'in 24 Mayıs'ta Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanan ve 4-1 kazandığı Şampiyonlar Ligi finalindeki ilk onbirinde yer alan Varane ve Khedira, Sevilla karşısındaki kadroda yer bulamadı. 'Los Galacticos'da, cezalı olan Xabi Alonso, Süper Kupa maçında forma giyemedi. Sevilla cephesi Sevilla Teknik Direktörü Unai Emery de yeni transferlerle takviye ettiği kadrosuyla Real Madrid karşısında galibiyet aradı. İspanyol teknik adam, takıma transfer döneminde katılan Krychowiak, Suarez ve Vidal'ı ilk onbirde sahaya sürerken, Barbosa ile Liverpool'dan kiralanan Aspas yedek kulübesinde görev bekledi. İspanyol ekibinde, Benfica ile oynanan UEFA Avrupa Ligi finali kadrosundan farklı olarak Barcelona'ya giden Rakitic, Moreno ve Mbia kadroda yer almazken, Portekiz ekibine karşı forma giyen Reyes Sevilla karşısında yedek kulübesinde oturdu. Moreno kadroda yer almadı İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool'a transferi gündemde olan Sevillalı futbolcu Alberto Moreno için İngiliz ekibinin 12 milyon sterlinlik transfer ücretini kabul ettiği ve bunun ardından İspanyol sol bekin 18 kişilik kadrodan çıkarıldığı iddia edildi. Sevilla Teknik Direktörü Emery, dün düzenlediği basın toplantısında 22 yaşındaki futbolcunun transferiyle ilgili soruya, 'Bilmiyorum. Yarın bizimle birlikte olacak' yanıtını vermişti. Bale, evinde coşkuyla karşılandı İki İspanyol ekibinin de ikinci kez müzesine götürmek istediği UEFA Süper Kupa maçının Cardiff'te oynanması Madrid ekibinin yıldız futbolcusu Gareth Bale için karşılaşmayı daha da özel kıldı. Cardiff'te 1989 yılında doğan Bale, dün maçın oynanacağı stada gelişinde Galli futbolseverler tarafından coşkuyla karşılanmıştı. Futbol kariyerine Southampton'da başlayan Bale, 2007-2013 yıllarında Tottenham Hotspur'da forma giydi ve geçen sezon öncesinde 85 milyon sterlinlik rekor transfer bedeliyle Madrid ekibine gitti. Galler Milli Takımı'nın bugüne kadar 44 kez formasını giyen Bale, Cardiff City Stadı'nda 4 kez rakip fileleri havalandırdı. Futbolseverler şöleni kaçırmadı 33 bin kişilik Cardiff City Stadı, karşılaşmanın başlamasına kısa süre kala tamamen doldu. İki İspanyol ekibinin mücadele ettiği maçı İspanya'dan gelenn çok sayıda futbolsever de tribünden takip etti. Karşılaşmayı UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ve Manchester United'ın eski teknik direktörü Alex Ferguson da tribünden izledi. Bu arada mücadelenin başlamasına kısa bir süre kala kale arkasında alev alan reklam panosuna görevliler müdahale etti ve panoyu değiştirdi. Eurosport
Reklam
‘Bu Arkadaşları Partiye Getirmekle Hata Etmişim’
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini istifaya çağıran ulusalcı milletvekillerine sert çıktı. Altı milletvekilinin de cumhurbaşkanlığı seçimleri boyunca çalışmadığı halde seçim sonuçlarını eleştirdiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Bu arkadaşlarımı siyasete taşımakla hata etmişim” dedi. CHP’de Emine Ülker Tarhan ’ın sözcülüğünü yaptığı altı milletvekilinin, basın toplantısı düzenleyerek istifasını istediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’ndan çok sert yanıt geldi. Kılıçdaroğlu muhaliflerin çıkışına ilişkin şu Cumhuriyet'ten Utku Çakırözer'e şu değerlendirmeleri yaptı: ‘AKP’den bile daha aleyhte çalıştılar’ Partinizden 6 milletvekilinin bugün yaptığı çıkışı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu arkadaşlarımıza sormak isterim: Acaba Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde seçim bölgelerine gidip çalıştılar mı? Örneğin ben Eskişehir’e gittim, Ekmel Bey de gitti. O grupta yer alan Eskişehir milletvekili ( Süheyl Batum’u kastederek) neredeydi? Niye orada değildi? Hem çalışmayacaksın hem de eleştireceksin. CHP’yi bu eski hastalıktan kurtarmak lazım. Bunu yapmak konusunda kararlıyım. ‘AKP’deki çatlağı gölgeliyorlar’ Hatta bu arkadaşlarımız partili olduklarını unutup, kendi partilerinin çıkardığı adayın aleyhine AKP’den bile daha fazla propaganda yaptılar. Ekmel Bey seçimlerde başarısız olsun diye her türlü çabayı gösterdiler. Şimdi de yine aynı şekilde AKP’nin içinde Erdoğan ile Gül arasındaki büyük çatlağı gölgelemek için bu tartışmalara zemin hazırlanıyor. Hiç çalışmayan arkadaşlarımız böyle bir günde kalkıp basın toplantısı yapıyorlar. ‘Beni onlar getirmedi’ İlk talepleri istifa etmeniz... Beni o göreve onlar getirmedi ki taleplerini yerine getireyim. Aralarında hukukçular olmasına rağmen bu basit gerçeği bile anlamaktan uzaklar. ‘Toplasınlar imzayı görelim’ İkinci talepleri de kurultay toplanması. - Kendilerine açık çağrıda bulunuyorum: Tüzüğümüzde kurultayın nasıl toplanacağı yazılı. Güçleri yetiyorsa kurultay için gerekli imzayı toplayıp karşıma çıkarlar. Getirsinler imzaları, derhal kurultayı toplayayım. Görelim bakalım ne kadar destekçileri varmış partide. ‘Partiye getirmekle hata yapmışım’ Kurultay için gerekli imzaları bulabilirler mi? Zannetmiyorum. CHP’nin tabanı bu çıkışlarından rahatsız. Burada üzülerek ifade edeyim ki, bu arkadaşlarımın çoğunu siyasete taşıyan benim. Eğer bir hata aranacaksa bunları getiren kişi olarak bende aranması lazım. Bu vekillere yönelik parti yönetiminin bir tavrı olacak mı? CHP’de disiplinin sağlanması için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyım. Bu kadarını söylemekle yetineyim. ‘Samimi olsalar dinlerdim’ Parti içinden gelen eleştirilere bu tepki sert değil mi? Ben parti içi demokrasiye inanan, eleştiriye saygı duyan biriyim. Eğer bu arkadaşlarım şunu yapsalar saygı duyardım: Ekmel Bey’in kampanyası için çalışıp, çaba harcayıp sonrasında dönüp parti yetkili organlarında “Biz saygı duyduk. Çalıştık, çabaladık. Ama bu kararınız yanlıştı” deselerdi o zaman saygı duyardım. Hatta gelip benimle samimi konuşsalar, belki ben kendim kurultay çağrısı yapardım. Birilerinin arzusuyla eleştiri yapmak olmaz. ‘İnce çalıştı, eleştirmek hakkı’ Grup Başkanvekiliniz Muharrem İnce’nin eleştirileri için de tepkiniz aynı mı?  Hayır. O ayrı. Sayın İnce için şunu söyleyebilirim: Yiğidi öldür hakkını ver! O diğerleri gibi değil. Ekmel Bey’in adaylığını o da savunmuyordu. Ancak resmi olarak adayımız olduğu an “Beni üç ilde görevlendirin gidip çalışacağım” dedi ve nitekim gitti çalıştı da. Dolayısıyla onun yaptığı eleştirilere saygı duyarım. O konuda tek söyleyebileceğim şu: Sayın İnce Grup Başkanvekili olarak benim vekilimdir. Kamuoyuna dönük eleştiri yapma hakkı yok. Keşke gelip bu eleştirilerini yetkili organlarımızda yapsaydı. Zaten biz bu tür değerlendirmeleri, özeleştirileri yapıyoruz parti organlarımızda. Size yönelik muhalefet büyür mü? Yeterli imzaya ulaşırlar mı? - Bilemiyorum. Ben hiçbir zaman parti içi meselelerle ilgili milletvekillerine “şöyle yap, böyle yap” telkininde bulunmadım. Bulunmayı da doğru bulmam. ‘Süreçte hatamız yok’ Size yönelik eleştiriler Köşk adayının kimliği ve belirleme süreciyle ilgili. Bu eleştiriler karşısında “Şunu da yanlış, eksik yapmışız” dediğiniz bir husus var mı? Hayır yok. Samimi olarak bir yanlışımız olmadığını düşünüyorum. Ancak partimizin yetkili organlarında biz bu sonuçları değerlendirip başarısızlığın nedenleri üzerinde duracağız tabii ki. “Neden adayın kimliği parti yönetimi ile paylaşılmadı” deniyor?  Bu bir parti teşkilatına yapılacak seçim değil. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Eleştirenler bugüne kadar yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine baksınlar. Mesela Ahmet Necdet Sezer ismi nasıl belirlendi? Liderler isim açıklandıktan sonra mı bir araya geldi? Hayır, bir araya gelip ismi belirlediler ve açıkladılar. ‘Ekmel Bey ‘muhafazakâr’ değil’ Ekmel Bey için “Muhafazakâr elitist” değerlendirmesine katılıyor musunuz? - Muhafazakârlık nedir? Bunun tartışılması lazım. Bana göre “değişime karşı olmak” tır muhafazakârlık. Ekmeleddin Bey Türkiye’de hangi değişime karşı çıktı ki? Her inançlı, dindar insan muhafazakâr demek değildir. ‘Tıpış tıpış’ sözünde haklıydım Sandığa gitmeyen seçmenlere yönelik eleştirileriniz ve “Tıpış tıpış sandığa gidecekler” sözlerinize de tepkiler var. O sözden pişman mısınız? Oyunu kullanan seçmene, hangi adaya verirse versin saygılıyım. Ancak sandığa gitmeyenleri eleştirme hakkım var. Eğer ülkeye karşı kendini sorumlu hissediyorsan sandığa gideceksin. Ben o ‘tıpış tıpış’ sözünü de tek bir aday için söylemedim. “Çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz varsa tıpış tıpış sandığa gideceksin” dedim. Orada şu parti ya da bu parti diye telkinde bulunmadım. Sandığa gideceksiniz, oyunuzu kullanacaksınız. Ülkenin kaderi belirleniyor, “Ben sandığa gitmeyeceğim” demek olmaz. Gördünüz işte. Sandığa gidilseydi bugün farklı sonuç çıkacaktı.Utku Çakırözer | Cumhuriyet
Farkındalık Projesi İçin Herkesin Ortasında Bebeğini Emziren 21 Anne
Fotoğrafçı ve 4 çocuk annesi olan Leilani Rogers  ''Kamu Emzirme Bilinçlendirme Projesi'' isimli bir çalışma başlattı. Dünya Emzirme Haftası sebebiyle ABD, İrlanda ve Kanada'da bazı fotoğrafçılarla birlikte kamusal alanlarda bebeklerini emziren anneleri fotoğrafladı. Bir fotoğrafçı ve emziren bir anne olan Kayla Gonzales bu çalışmanın dünya çapında bir harekete dönüşmesinden çok mutlu olduğunu ve çekilen fotoğrafların ne şartta, nerede ve ne şekilde olursa olsun anneleri çocukları beslemeleri konusunda cesaretlendireceğine inandığını söylüyor.  Ayrıca Gonzales, bebekleri beslemenin ayıp bir şey olmadığını ve toplumun buna alışması ve yadırgamaması gerektiğini de söylüyor. Gonzales'e göre, emzirmek teşhir etmek değil sadece aç bir bebeğin karnını doyurmak olarak görülmelidir. Bu konudaki tartışmalar devam ederken, kamusal alanlarda bebeklerini emziren annelerin fotoğraflarına bakabilir ve kendi görüşünüzü ortaya koyabilirsiniz.
21 Eylül'de Yeni Bir Leonard Cohen Albümü Geliyor
Son olarak 2012′de Old Ideas adlı bir albüm yayınlayan efsanevi müzisyen Leonard Cohen, tamamı yeni şarkılardan oluşan Populer Problems adlı bir albüm yayınlamaya hazırlanıyor. Hem de 80. yaş günü olan 21 Eylül’de.Bantmag
Reklam