onedio
'Beni Koç Getirmedi ki O'nun Sözleriyle İstifa Edeyim'
Muharrem İnce: Beni Koç getirmedi ki onun sözleriyle istifa edeyim Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası parti yönetimini eleştiren ve istifa edip genel başkanlık yarışına gireceği öne sürülen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce konuştu. İstifa etmeyeceğini dile getirdi.İNCE: İSTİFA ETMEYECEĞİM Radikal'in haberine göre yarın basın toplantısı düzenleyerek sürece ilişkin gerekli açıklamaları yapacağını dile getiren İnce, ‘İstifa edecek misiniz?’ sorusuna ‘Hayır istifa etmeyi düşünmüyorum‘ diye cevap verdi. Parti Sözcüsü Haluk Koç istifanızı istedi ne düşünüyorsunuz? sorusuna ise Muharrem İnce “Beni buraya Haluk Koç getirmedi ki onun sözleriyle istifa edeyim” diye sert karşılık verdi.Milliyet
Bahçeli'den İstifa Sorusuna Cevap: 'Erdoğan'ın Arzusuyla Paralel Gitme'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ziyareti sonrasında kısa bir açıklama yaptı. Bahçeli, 'İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?' soran Yeni Akit muhabirine, 'Çok mu arzuluyorsun? Recep Tayyip Erdoğan’ın arzusuyla paralel gitme.” diye cevap verdi.Devlet Bahçeli ve MHP’li milletvekili Meral Akşener, Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Levent’teki Seçim Koordinasyon Merkezi’nde ziyaret etti. Çıkışta gazetecilere kısa bir açıklama yapan Bahçeli, “Hepinizin bildiği gibi 10 Ağustos Pazar günü Türkiye 12. Cumhurbaşkanını seçmiştir. Bu seçimlere 3 aday katılmıştır. Bu adaylardan değerli bilim insanı ve diplomat olarak Türkiye’de çok sayıda siyasi partinin ortak aklı ve ortak adayı olarak seçimlere katılmıştır. Türkiye’nin siyasetine yüksek bir seviye, güzel bir üslup sunmak suretiyle bir mücadele vermiştir. Bu mücadele sonrasında kendilerini yerinde ziyaret ederek teşekkürlerimizi ve tebriklerimizi sunmak arzusu için Ankara’dan buraya gelerek değerli Ekmeleddin İhsanoğlu Beyle görüşme yaparak teşekkürlerimizi bizatihi iletmiş olduk.” diye konuştu. Açıklama bittikten sonra Yeni Akit muhabirinin, “1997 yılından beri seçimlere giriyorsunuz. 10 seçimi kaybettiniz. İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?' şeklindeki sorusuna Bahçeli, 'Çok mu arzuluyorsun? Recep Tayyip Erdoğan’ın arzusuyla paralel gitme.” cevabını verdi. Ekmeleddin İhsanoğlu ise Dvlet Bahçeli’ye ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerini iletti. İhsanoğlu, “Sayın Genel Başkanımız ziyaret ettiler. Seçim esnasında kendilerinin, partilerinin destekleri oldu. Ben de kendilerine teşekkür ettim. Böylece açık seçim kampanyası, her şey bitmiştir. Buradan size veda mesajımı iletmiştim. İlave edecek bir şey yok ancak Sayın Başkan ve parti mensuplarının ziyaretlerinden çok memnun olduğumu belirterek kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.” diye konuştu. Bir basın mensubunun, 'Siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?' sorusuna İhsanoğlu, 'Geçen arkadaşınız sormuştu, ben de söylemiştim; bende laf bitti!'YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları Cihan Haber Ajansı ve Reklamcılık A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.Cihan
O Vahşete 3 Yıl Hapis İstemi
Fatih'te iki yavru kediyi tekmeleyerek öldüren Derya K. hakkında soruşturma başlatıldı.İstanbul Müracaat Savcısı Mehmet Düzgün, bugün Derya K. hakkında “Haksız yere sahipli hayvanı öldürme' suçundan 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle soruşturma başlattı. Derya K., Fatih'te iki yavru kediyi tekmelerken güvenlik kamerasına yakalanmıştı. Dün gözaltına alınan Derya K., karakoldaki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. DHA
Washington Post IŞİD Komutanı ile Reyhanlı'da Görüşmüş
Amerikan Washington Post gazetesinde Anthony Faiola ve Souad Mekhennet tarafından kaleme alınan bir haberde, Türkiye'nin IŞİD'e karşı tutumuna ilişkin çarpıcı iddialar yer aldı. Haberde, iki gazetecinin Reyhanlı'da görüştüklerini söylediği üst düzey IŞİD komutanının 'Artık Türkiye'ye gelmek o kadar kolay değil ama gördüğünüz gibi hâlâ bunun yöntemleri var' ifadeleri dikkat çekiyor.İki gazetecinin Reyhanlı'daki gözlemlerine dayanan haberde, Ortadoğu'nun en korkulan terör örgütü haline gelmeden önce IŞİD militanlarının Reyhanlı'yı 'kendi alışveriş merkezleri' gibi gördüğü ifade ediliyor. Haberde ayrıca, 'Türkiye, Suriye lideri Beşar Esad'ın her türlü düşmanına yardım etmek için onların önüne kırmızı halı serdi' deniliyor. 'Bunu Türkiye yaptı' Militanların, Reyhanlı çarşısında üniformalarıyla rahatça gezindiğini, IŞİD ve El Nusra Cephesi'ne mensup yaralıların Türk hastanelerinde tedavi edildiğini, daha da önemlisi Reyhanlı gibi bazı Türk şehirlerinin yabancı savaşçılar ve silahlar için geçiş yolu olarak kullanıldığı iddia edilen yazıda, CHP Reyhanlı İlçe Başkanı Tamer Apiş'in şu ifadeleri yer alıyor: 'Türkiye, Esad'a karşı olan herkesi kabul etti ve şimdi bu insanlar ölüm saçıyor, kendi kötülüklerini yayıyor ve bedelini biz ödüyoruz. Bu Türkiye'nin yaptığı bir felaket.' Reyhanlı sokaklarında dolaşan bir IŞİD komutanı Washington Post'taki haberde, zaman geçtikçe IŞİD'in ilerleyişi karşısında Türkiye'nin alarma geçtiği, Avrupa hükümetleri ve ABD ile birlikte çalışarak yabancı savaşçılar ile silahların Suriye'ye geçişini kontrol edecek yeni önlemler aldığı belirtiliyor. Ancak buna rağmen, IŞİD'in Türkiye'ye sızmak için yeni yöntemler keşfettiği de anlaşılıyor. Yazıda, 'Reyhanlı sokaklarında dolaşan beyaz bir otomobilin arka koltuğunda röportaj veren 27 yaşındaki üst düzey IŞİD komutanı' diye tanıtılan Abu Yusaf isimli kişinin şu ifadeleri yer alıyor: 'Artık Türkiye'ye gelmek o kadar kolay değil. Ben kendim bile buraya kaçakçılar sayesinde geldim ama gördüğünüz gibi hala bunun yöntemleri var... Ülkelere inanmıyoruz, amacımız tüm sınırları yok etmek. Asıl önemli olan İslam ve Sünni saltanatıdır... Biz ABD'den korkmayız, sadece Allah'tan korkarız. Bizimle savaşan herkesle savaşır, bize çiçek uzatana biz de çiçek uzatırız. Ama bizi yakanı, biz de yakarız hem de evinin içine girene kadar. Bu Batılı ülkeler için de geçerli.' 'Batı bizimle istihbarat paylaşmıyordu' Birçoğu ABD ve AB pasaportu taşıyan yabancı savaşçılara yönelik korkunun gittikçe arttığı ifade edilen haberde, bir de ismi açıklanmayan bir Türk yetkilinin iddiaları yer alıyor. Söz konusu yetkili, Batılı müttefiklerin 'kötü kişilerin' sınırı geçmemesi için Türk tarafıyla yeterince işbirliği yapmadığı ve sınırlı istihbarat paylaştığı iddia ediliyor. Ancak aynı yetkili, haziran ayında IŞİD Musul'u ele geçirdikten sonra bunun değiştiğini, Avrupalı ve Amerikalıların daha fazla istihbarat paylaştığını ve Türkiye'nin de buna dayanarak bazı yabancı savaşçıların yakalanması için destek verdiğini belirtiyor. Yurt
Reklam
Tuncay Gürel'in Oğlundan 'Öldü' Haberlerine Yalanlama
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Servisi'ndeki tedavi gören Tuncay Gürel'in (75) hayatını kaybettiği yönünde bazı basın yayın kuruluşlarında hakikat dışı olarak ' hayatını kaybettiği ' yönünde haberlerin ortam alması, başta ailesi olmak üzere sevenlerince tepkiyle karşılandı. Gürel'in Yalova'da imamlık yapan ve babasının rahatsızlığı dolayısıyla İzmir'e gelen oğlu Halil Gürel, AA muhabirine yapmış olduğu duyuruda , babasının hayatta olduğu ve tedavisinin sürdüğünü bildirdi. Bu sabah Anadolu Ajansına (AA) yapmış olduğu beyanatın dışında hiç bir basın kuruluşuyla konuşmaması, tekrar hastane yetkililerinin de bu mevzuda bir beyanları olmamasına karşın babasının hayatını kaybettiği yönünde haber yapılmasına anlam veremediğini açıklayan Gürel, 'Babamın hayatını kaybettiği haberi yalan, böyle bir haberi sormadan soruşturmadan nasıl yaparlar, bu haberi yapanları mahkemeye vereceğim' diye belirtti . ' Tüm Yalova ayağa kalktı' Gürel, gercekleşen yalan haberin hem kendilerini hem de hastanede babasının sağlığına kavuşması için ilgiyle hizmet veren doktorlarını çok fazla üzdüğünü dile getirerek, bunları açıkladı : 'Bu yalan haber, hocalarımızı, hepimizi çok fazla üzdü. Şimdi Yalova, ayağa kalkmış durumda. Yalova'daki ablam da bu haber yüzünden hastanelik oldu, şu anda hastanede, onun da durumu kritikmiş. Yalova milletvekilimiz Ana Coşkun ve bakanlıktan beni aradılar... Böyle bir haber nasıl olur. Ben bu haberi yapanların bulunmasını arzu ediyorum . Onlardan davacıyım.' Gürel, babasının sıhhat durumunun yoğun bakım servisinde stabil olduğunu, durumunda bir değişikliğin söz konusu bulunmadığı vurguladı. Türk sinemasında, başrollerini Kemal Sunal, Müjde Ar, Adile Naşit ve Şener Şen'in üstlendiği 'Tosun Paşa' filminde canlandırdığı 'küçük enişte Bekir' karakteriyle ünlenen ve akabinda 'Uzaylı Zekiye', 'Bizimkiler' ve 'Yazlıkçılar' başta olmak üzere pek çok fazla televizyon dizisinde unutulmaz rollere imza atan oyuncu Gürel, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) dolayısıyla yaklaşık olarak 1 aydır EÜ Tıp Hastanesinde tedavi görüyor. Sanatçı Gürel, dün durumunun ağırlaşması üzerine Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Servisine kaldırılmış ve tedavisi burada devam ediyor.
Beklenen Motosiklet Kaskı Satışa Çıkıyor
Hızla gelişen teknolojiden motosiklet kaskları da nasibini aldı. Arkadan gelen aracı görememe sorunu motosiklet sürücülerinin en çok sıkıntı yaşadığı olaylardan biri olarak biliniyor. Her ne kadar ayna da olsa motorun çevikliğinden dolayı arkadan gelen araçlar gözden kaçabiliyor. Skully , işte tam da bu soruna çözüm getiriyor. Skully AR-1 adını taşıyan akıllı kaskı motorculara güvenli sürüş vaat ediyor. İleri teknolojiye sahip olan bu kask Indiegogo'daki bağış hedefine 30 günlük kampanya sonrasında ulaşabildi. İstenilen bağışı alan ürün nihayet 1499 dolar fiyat etiketi ile tarihinde tüketicilerin beğenisine sunulacak. Söz konusu kaskın marifetlerinden bahsetmek gerekirse; Ürün, arka tarafında barındırdığı 180 derece görüş açılı kamera sayesinde sürücülere yardımcı oluyor. Kamera yaklaşık 10 metre uzaklığı gösterebiliyor. Bu sayede sürücüler kör noktaları bile çok rahat bir şekilde görebilme fırsatı yakalıyor. GPS, hoparlör, mikrofon ve ses kontrolü gibi özellikler barındıran kask, yaklaşık dokuz saat pil ömrü sunuyor. Son olarak firmanın CEO'su Marcus Weller , bu kaskı 2011 yılında geçirmiş olduğu motosiklet kazası sonrasında yapma kararı aldığını açıkladı.teknokulis
Reklam
Cezaevine Girecek Bebekler İçin Meclis'te Çağrı
Terör örgütüne üye olmak suçundan hapis cezası alan Mülkiye Kılınç ve Arzu Ceylan Oral, bebekleriyle birlikte cezaevine girmemek için arayışlarına devam ediyorlar. Anneler Kılınç ve Oral bir kez daha ceza ertelemesi istediler. CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ve HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Türkiye'nin gündeminde olan ve çocukları ile birlikte cezaevine girmek zorunda olan Mülkiye Demir Kılınç ve Arzu Ceylan Oral’ı Meclis'e getirdi. Basın toplantısında, cezaevinde annesi ile birlikte kalmakta olan çocukların sorunlarına dikkat çekildi. Türkiye’de 285 bebeğin çeşitli sebeplerden dolayı aileleri ile birlikte cezaevinde olduklarını belirten CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, “Ailelerden birisi Mülkiye ve Ahmet Kılınç; onların ikizleri var. Bir ara ertelettik ama şimdi her an polis kapıya dayanıp alıp götürebilirler. Son olarak Mülkiye’nin cezaevinde kalabileceğine dair rapor geldi hastaneden. Biz Adalet Bakanı bu işi durdurması iıin göreve çağırıyoruz. Arzu Ceylan Oral, 18 Ağustos’ta bebeği ile cezaevine girecek. Zeynep annesi ile cezaevine girecek. Annesinin suçıu basın açıklamasına katılmak, Mülkiye’nin de suçu kitap satmaktı. Yeni Türkiye’den söz ediliyor, bu çocuk cezaevine girecekse ben böyle bir yeni Türkiye istemiyorum' dedi. Cezaevinde 285 çocuk var Cezaevinde 285 çocuğun cezaevlerinin kötü koşullarında yaşamak zorunda olduklarının altını çizen HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, “Mülkiye 2011 yılında Mezopotamya Kültür Merkezi'nde sattığı kitapların bir şahıs tarafından alınması ve o şahsında o kitapları örgüte ulaştıracağı nedeniyle yargılandı, gözaltına alındı. 2 yıl 1 ay ceza aldı ve bu ceza da Yargıtay tarafından onaylanmıştır. Paralel yapı dediğimiz devlet iıinde odaklanmış bir kesimin Tşrkiye’deki muhalif kesimlere uydurma bir takım delilerle mahkemeleri işlettiği, hukuksuz ve adaletsiz kararlarla insanları uzun süreli cezalandırdıklarını biliyoruz. Bu sürecin çok iyi incelenmesi gerekiyor. 2009 yılından itibaren mahkemelerde verilen bu cezaların hepsinin tek tek ele alınması gerekiyor' diye konuştu. Talep yeniden yargılanmak Bebeği ile cezaevine girmek istemediğini söyleyen Arzu Ceylan Oral, “Birkaç basın açıklamasına katıldığım için silahlı terör örgütüne üye olmaktan ceza aldım. Dava 8 sene sonra sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk, erteleme talep ettik, Anayasa Mahkemesi'nden bize ulaştılar, ayın 18’ine kadar benim davamın görüşüleceğini söylediler. Bu sürenin sonunda maalesef bebeğimle cezaevine gireceğiz. Bebeğimle cezaevine girmek istemiyorum. Bizim talebimiz yeniden yargılanmak, ev hapsi ya da elektronik kelepçe ile bu cezayı çekebiliriz. Bebeklerimizi cezaevine sokmayın, taş duvar arasına girmesinler. Onların dışarıda ailesi ile birlikte büyümeye, parkta oynamaya ihtiyacı var' ifadelerini kullanırken, Cezaevine girmeden önce çocukları ile olabildiğince zaman geçirmeye çalıştığını belirten Mülkiye Demir Kılınç, “Her an tedirgin yaşıyorum. Her an Adli Tıp’tan rapor gelebilir. Çocuklarla olabildiğince zaman geıirmek istiyorum. Onları cezaevine hazırlamaya çalışıyorum. Şuan hukuk mücadelesi veriyoruz. Umarım olumlu anlamda bir şeyler değişir. Bizim bebeklerimiz dışında 285’e yakın cezaevinde bebek var, Türkiye’ için utanç kaynağı' açıklamasında bulundu. Murat Kaynak / AA
Reklam
iPhone 6 İlk Etapta 80 Milyon Adet Üretilecek
Apple'ın iPhone 6 lansmanını 9 Eylülde yapacağı görüşü ağırlık kazanırken Apple iPhone 6'nın üretiminin yapıldığı Foxconn'a ve A8 yonga setinin üreticisi TMSC'ye 70 ile 80 milyon adet ön sipariş verdiği ortaya çıktı. 2013 3.çeyreği ile 2014 3.çeyreği arasında Apple'ın 160 milyon adet iPhone sattığı düşünüldüğünde bu rakamın belki küçük bir miktar olduğunu düşünebilirsiniz ama Apple dalga dalga ürünlerini satmaktadır. İlk dalgada Amerika, Kanada, İngiltrere ve Japonya bulunurken daha sonraki dalgada Avrupa ülkeleri yer almaktadır. Son dalgada ise Apple'ın 3.dünya ülkeleri olarak adlandırdığı ülkeler, Orta Doğu ve Türkiye bulunmaktadır. Daha ilk dalgada 80 milyon adet telefon siparişi veren Apple'ın tarihin en çok satılan iPhone modelini yapması bekleniyor. iPhone 6 beklentisinden dolayı telefon satışlarının bile düştüğü bir dönem geçiren sektör bakalım iPhone 6'dan umduğunu bulacak mı?teknolojioku
Şükrü Ergün: 'Forma Reklamı Konusunda Anlaşmaya Yakınız'
Şükrü Ergün, Yurt Spor'a konuştu. Cim-Bom, çok önemli bir firma ile sözleşme imzalamaya çok yakın.Galatasaray Basın Sözcüsü Şükrü Ergün, Yurt Spor'a önemli açıklamalarda bulundu. Transfer çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünün altını çizen Ergün “Transfer bir saat içinde de, bir ay içinde de bitebilir. O nedenle net bir tarih vermek doğru olmaz. Ancak çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu. ANLAŞMADA YOL KATETTİK Göğüs reklamı olmayan yeni sezon formalarını satışa sunan Galatasaray'da en çok merak edilen konuların başında Sarı-Kırmızılıların reklam alıp almayacağı bulunuyor. Göğüs reklamı alınıp alınmayacağıyla ilgili olarak Ergün “Bugün (dün) göğüs reklamıyla ilgili çok önemli bir toplantımız var. Başkanımızın önderliğinde çok önemli bir şirketle sponsorlukla ilgili temas halindeyiz. Bu konuda önemli yol katettik. Anlaşmanın kısa bir süre içinde açıklanmasını bekliyorum” dedi. İHMAL VARSA ORTAYA ÇIKAR Sabah Gazetesi foto muhabiri Erkan Koyuncu'nun yaşamını yitirdiği olaya da değinen Ergün “Herkes gibi bizimde içimiz yandı. Ancak bazı kesimlerin söylediği gibi kapının kaldırılması gündemde yok. Trafik kazası oldu diye yol kapatılır mı? Olayla ilgili araştırmalar yapılıyor. Herkesin içi rahat olsun. İhmal varsa her şey ortaya çıkacaktır” diye konuştu. YURT HABER / ÖZEL
Reklam
Reklam
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinin En Efsane 5 Hocası
2 saatlik hasta gezintisinin ardından 'köpeğin dalağını alsak koşar mı' gibi bir soru sorabilen ve karşılığında ciddi bir cevap bekleyen tuzaklarla dolu cerrahi hocası. köpeklerde dalak yokmuş.Sözlü sınavda öğrencilerin ameliyata girip girmediğini anlamak için ameliyatla ilgili bir soru sormak yerine 'ameliyathane duvarlarının rengini' sorarak öğrencilere nasıl bir belayla karşı karşıya olduklarını anında belleten hocadır aynı zamanda..
Şengal Dağı Ceset Dolu
IŞİD'in ele geçirdiği Sincar'dan (Şengal) Ezdilerin gece gündüz dağlar üzerinden hayatta kalabilmeleri kaçışları sürüyor. Şengal Dağı'nda aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu çok sayıda açlık ve susuzluktan binlerce kişinin öldüğünü belirten Ezidiler, dağın cesetlerle dolu olduğunu dile getirdi. Irak Kürdistan Bölgesinin Pışhabur Sınır Kapısı Müdürü Şevket Berbuhari, son 5 günde yaklaşık 100 bin kişinin Kürt bölgesine sığındığını söyledi. IŞİD'in Musul'u ardından en büyük ilçesi olan Türkmenlerin yoğunlukta yaşadığı Telafer'i ve 10 gün önce peşmergelerin terk etmesi nedeniyle dünyada Ezidilerin merkezi durumunda bulunan Şengal İlçesi'ni ele geçirmesinin ardından burada yaşayan Ezidilerin katliamlardan kaçışları sürüyor. Evlerini terk ederek canlarını kurtaran onbinlerce Ezidi, Şengal Dağı üzerinden YPG ve PKK'lıların açtığı koridorlar üzerinden Suriye'nin Rojava ile Irak Kürdistan Bölgesi'ne gitmek için gece gündüz günlerce süren zorlu bir yolculuk yapıyor. 'CESETLERİ KAYALARIN ALTINA GİZLEDİK' Irak Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani'nin Ezidiler için her türlü önlemin alması ve geldikleri yerlerde konuk edilmeleri için verdiği talimatlar üzerine bölgesel hükümete bağlı çeşitli kurumlar sınır hattında 24 saat görev yapıyor. Suriye'nin Rojava bölgesine geçen ve sınır hattı üzerinde bekleyen Ezidileri, Kürt Bölgesinden gönderilen araçlar bulundukları yerlerden alarak Duhok, Zaho, ile çevredeki köylere yerleştiriliyor. Ezidilerin akın ettiği Duhok ile Zaho arasındaki Pışhabur Sınır Kapısı'nda büük bir izdihamyaşanıyor. Kürt bölgesinden alınan aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu perişan haldeki Ezidilere ilk etapta bol bol sıvı yiyecekler veriliyor. Bazı Ezidi aileler, Kürt bölgesinde yakınlarının yanına, açıkça kalanlar ise Pışhabur bölgesinde oluşturulan kamplara, okullara, boş kamu binalarına yerleştiriliyor. Çorak bir yapıya sahip olması nedeniyle suyun hemen hemen hiç bulunmadığı Şengal Dağı'nda günlerce açlık ve susuzlukla boğuştuktan sonra Irak Kürdistan Bölgesine ulaşabilen Yezidiler ise geride bıraktıkları yakınlarına ağlıyor. Yollardaki ağır koşullara dayanamayan onlarca yaşlı,çocuk ve hastanın yollarda öldüğünü dile getiren Ezidiler cesetleri ise kayaların ve ağaçların altına bırakmak zorunda kaldıklarını söyledi. ŞENGAL DAĞI CESET DOLU DHA'ya konuşan 35 yaşındaki Mervan Sino, Şengal Dağı'na açılan yollarda IŞİD tarafından öldürülen kadın, çoluk çocuk yüzlerce kişinin cesedini gördüğünü belirterek, 'Bir tepeye kurtulmak için kaçan ve IŞİD tarafından takip edilerek öldürülen çoğu çocuk ve yaşlı onlarca kişinin cesedini gördüm. Aşırı sıcaklardan dolayı cesetlerin kokusu her tarafa yayılmıştı. Şengal Dağı adeta ceset kokuyordu ve dağ artık cesetlerle dolu. Cesetleri kendi gözlerimle gördüm. Yaklaşık 30 aileninde yine bir tepede olduğunu gördüm. Ancak orası PKK'lılara uzak bir yer. Eğer oraya yardım ulaştırılmazsa hepsi ölecek. PKK ve YPG bize yetişmeseydi IŞİD bizede ulaşır ve öldürürdü. YPG ve gelir gelmez IŞİD'in bize ulaşabileceği yolları tuttu. Ağır silahlarla IŞİD'lilerin bulundukları alanlara ateş açtı. IŞİD sanırım onların varlığını hissedince bizi izlemekten vazgeçti. 10 gün süren bir yolculuktan sonra sonra Rojava bölgesine oradan da Irak Kürdistan Bölgesi'ne geçtik' dedi. 200 YAKINIMI KURTARIN 40 yaşındaki Hacı İsmail Hüso ise, Şengal'in Koço Köyü'nde 200 yakının IŞİD'in katliamı altında bulunduğunu, IŞİD'in köyün etrafını sardığını, köylülerin ellerinde bulunan silahlarla direnmeye çalışsalarda müdahale edilmemesi halinde hepsinin öldürüleceğini söyledi. Hüso, 'IŞİD Şengal'e aniden saldırdı. Bizde silahımız olmadığı için mecburen kaçtık. Çoluk çocuk Şengal Dağı'na çıktık. Dağda sığınak ağaç bulmak çok zor. Kayaların arasına gizlendik. IŞİD bu arada peşimize vermişti. Yakaladığı erkekleri öldürüp kadınları ise yanlarında götürüyorlardı. Köylerimize baskın düzenleyen IŞİD'in öldürdüğü yakınlarımızın cesetleri evlerde kaldı. IŞİD'in gücünün kırılması için daha etkin bir mücadele yapılması lazım. PKK ve YPG Şengal Dağı'na gelmeseydi IŞİD peşimizi bırakmayacaktı ve belkide katliamın boyutu çok daha büyük olabilirdi. Irak Kürdistan Bölgesi'de bize destek verdi. Ancak dağda koruma anlamında PKK ve YPG daha fazla çaba sarf etti. Onlarca akrabamız ise halen kayıp. Kimin nerde hangi durumda olduğunu bilmiyoruz. Canımızı kurtarmak için yanımıza hiç bir şeyden almadan evden çıktık. Sağ salim şekilde buraya ulaşabildiğimiz içinde mutluyuz' dedi. KIZLAR ONLAR İÇİN SAVAŞ GANİMEDİ Ferho Saik isimli Ezidiği ise, IŞİD'in özellikle kızları kaçırmaya çalıştığını belirterek, 'Bir çok köyde yüzlerce genç kızı zorla kaçırdılar. Kızları Telafer'e oradan ise sanırım Arap ülkelerine götürüyorlar. IŞİD ele geçirdiği yerlerde her şeye el koymayı savaş ganimeti olarak görüyor. Kızları da bu nedenle kaçırıp köle gibi satıyor. Kaçırılan genç kızların aileleri gece gündüz ağlıyor. Benimde kaç yakınımın kızı kaçırıldı. Yüzlerce genç kızımız götürüldü. Durumlarının ne olduğunu bilmiyoruz. Bu çağda bu katliam, bu acı nasıl olabilir? ' dedi. 15 yaşındaki Feleknaz Keşko ise, babasının IŞİD tarafından öldürüldüğünü gözyaşları içinde anlatırken, 'Babam bizim kaçmamızı istedi. Ben, annem ve diğer yakınlarım yanımıza doğru dürüst su bile alamadan kaçtık. Babam ise silahıyla onlara karşılık verdi. Biz dağa tırmanırken babamın öldürüldüğünü gördük. Yakınlarımla birlikte günlerce yollarda aç susuz yürüdür. Ayaklarımız kan içinde kaldı ' dedi. SINIRDAN 5 GÜNDE 100 BİN KİŞİ GEÇTİ Suriye'nin Rojava bölgesine açılan Pışhabur Sınır Kapısı Müdürü Şevket Berbuhari ise, IŞİD katliamından kaçan Ezidilere her türlü yardımı yapabilmek için adeta seferberlik halinde bulunduklarını söyledi. Son 5 günde Suriye'nin Rojava bölgesi üzerinden 100 binin üzerinde Ezidi Kürt'ünün Irak Kürdistan Bölgesine geçtiğini belirten Berbuhari, 'Ezidi kardeşlerimiz günlerce süren yolcukları yüzünden perişan halde. Suriye'nin Rojava bölgesinde sınır kesimine gelir gelmez araçlarımızı buradan göndererek onları alıyor seyyar köprü üzerinden ise Kürt bölgesine geçişlerini yapıyoruz. Gelenlerin arasında onlarca yaralı da bulunuyor. Yaralıları hazır beklettiğimiz ambulanslarla anında hastanelere ulaştırıyoruz. İlk etapta gelenlere sıvı yiyecek ve içecekler veriyoruz. Çünkü günlerdir doğru dürüst su içmedikleri, yemek yemedikleri hallerinden belli. İsteyen yakınları varsa onların yanına yerleşiyor, kimsesi olmayanları ise biz sahipleniyor, her türlü ihtiyalarını karşılıyoruz. Gelmeye halen devam ediyorlar' dedi. Ramazan YAVUZ/DUHOK (DHA)
Reklam