Gökçeada Rumları Fişlenip, Göçe Zorlanmış
İstanbul’da başta Rumlar olmak üzere tüm azınlıklara yönelik tahrip ve yağmanın yapıldığı 6-7 Eylül’ün 59. yılında, Gökçeada’daki Rumlara yönelik yürütülen göç politikasının ayrıntılı olarak yer aldığı rapor ve planlar ortaya çıktı. Avukat Erhan Pekçe ’nin eline geçen “çok gizli” ibareli rapor, Milli Güvenlik Kurulu’nun 1964’te aldığı 35 sayılı kararla İmroz’u (Adanın adı 1970’de Gökçeada olarak değiştirildi) Türkleştirme politikasının nasıl uygulamaya konulduğunu anlatıyor.Sümeyra Tansel ’in Taraf’ta yer alan haberine göre, planlarda “İmroz Politikası”nın ana fikri adanın Türkleştirilmesi şeklinde özetleniyor. Avukat Pekçe, Rumların adadan kaçırtılmasını amaçlayan planla “insanlığa karşı suç” işlendiğini ifade ederek Gökçeada Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık soruşturma başlattı. İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi’nden Avukat Bihter Bilir ise soruşturmayı takip ettiklerini ifade etti.Adanın Türkleştirilmesi için yapılacakların anlatıldığı planda Adadaki Rumların “Türk düşmanı”, “Tehlikeli”, “Enosisçi” ve “Normal” olarak tek tek fişlendiği görülüyor. Fişlenen isimleri değerlendiren Gökçeadalı Yorgo Zarbozan , söz konusu kişilerin adada yaşamış olduğunu ve hepsini tanıdığını ifade etti. Olası bir askeri çıkarma için adanın elverişli noktalarının anlatıldığı planda “İmroz ve Bozcaada ile ilgili MGK Kararı” başlığı altında bakanlıklar nezdinde neler yapılacağı tek tek ele alınıyor. Buna göre İçişleri Bakanlığı’nın gerçekleştirmesi öngörülen hedefleri arasında “Adaların turistik çekiciliğini azaltmak için bölgenin yasak bölge ilan edilmesi”, “Adaların en verimli ve en önemli kısımlarının kamulaştırılması”, “Rumların kendi milli bayramlarına katılmalarına mani olunması ancak Türk Milli bayramlarına katılımlarının sağlanması” bulunurken Maliye Bakanlığı’ndan ise “Kanuni yoldan sistemli şekilde Rumların topraklarının ellerinden alınması” ve “Rum vakıfların hesaplarının sık sık teftiş edilmesi” istenmiş.Diyanet İşleri Başkanlığı’na “metropolitin karşısına kudretli bir müftü atanması” görevi verilirken Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden ise “Türk kültürünü tebarüz ettiren bir cami inşa edilmesi” istenmiş. İmar ve İskan Bakanlığı’na verilen hedefler arasındaysa “Adadaki Rumlara karşı Doğu Karadenizlilerin iskan edilmesi” yer alıyor. Raporda Rum okullarından da “ Fesat yuvası” olarak bahsediliyor. Adadaki Rum okullarının 1964’teki kanunla kapatıldığı ifade edilirken adalıların çocuklarını hala Türk okullarına gönderme- diklerinin altı çiziliyor. Planda ayrıca adalara gönderilecek memur ve öğretmenlerin büyük bir titizlikle seçilmesi istenirken, Rumca bilen Türklerin tercih edileceği ve onlara adalar hakkında özel bilgiler verileceği ifade ediliyor.İmroz’da 1960 yılından sonra uygulanan politikalar adalı Rumların İmroz’dan göç etmesine neden oldu. Adada yarı açık bir cezaevi inşa edildi. Bu tarihe kadar insanların kapılarını kilitlemediği bir yer olan İmroz’a 750 mahkumun gönderilmesinin ardından adada hırsızlıklar ve yağmalar başladı. Mahkumlar Rum kadınlara tecavüz etti. Cinayetler işlendi. Cezaevi yetkilileriyse olaylara göz yumdu. Rumların bir kısmı adada güvenlik kalmadığı gerekçesiyle göçerken kalanlar için de hayat kolay olmadı. Eğitime büyük önem veren Rum halkının bütün okulları kapatıldı. Rumca öğrenmek yasaklandı. Adanın en verimli toprakları kamulaştırılarak tarım ve hayvancılığın önüne geçildi. Adadan göçen Rumlar yerine Karadeniz’den getirilen topraksız köylüler yerleştirildi Adadaki tüm yer isimleri de Türkçeleştirildi. Tüm bu politikalar sonucunda adada 1960’larda 5 bin olan Rum nüfus 200’e kadar geriledi. Bugün Gökçeada’da yalnızca yaşlı 200 Rum kalıyor.
Türk Edebiyatının En Garip Şiiri: İlk Dizesi İdam, İkinci Dizesi Ödül Sebebi!
Bu şiir Divan Edebiyatında Rücu sanatına iyi bir örnektir. Rücu, ilk dizede söylenilen şeyin, ikinci dizesinde ondan vazgeçmek demektir!Şiirin hikayesi ise şöyle: Bir gün padişah Vehbi Efendi'yi yanına çağırır ve: 'Bana öyle bir şiir yaz ki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin' der. Sünbülzade ise bu şiiri yazar:Not: Bilinmeyen kelimeler için, sözlük en alttadır!
İspanya'da Diego Costa'nın Yerine Barcelonalı Munir Kadroya Alındı
İspanya Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, Fransa'ya 1-0 kaybedilen hazırlık maçında sakatlandıktan sonra yapılan kontrollerde, sol bacağında adale zorlanması tespit edilen Diego Costa'nın milli takım kadrosundan çıkarıldığı bildirildi.Teknik direktör Vicente Del Bosque, golcü futbolcunun yerine kadroya Barcelona'nın Fas asıllı genç yeteneği Munir El Haddadi'yi dahil etti.2016 Avrupa Şampiyonası elemelerinde C Grubu'nda mücadele edecek İspanya, ilk maçında 8 Eylül Pazartesi günü Makedonya'yı konuk edecek.Rossi'nin sakatlık kabusuİtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) ekiplerinden Fiorentina'nın golcü futbolcusu Giuseppe Rossi, sakatlığı nedeniyle yaklaşık 5 ay forma giyemeyecek.Fiorentina Kulübü'nden yapılan açıklamada, 27 yaşındaki Rossi'nin sağ dizinden geçirdiği operasyon sonrasında iyileşme sürecinin 4-5 ay süreceği belirtildi.Rossi, ocak ayında yaşadığı çapraz bağ sakatlığı sebebiyle geçen sezon uzun süre forma giyememiş ve 2014 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele eden İtalya Milli Takımı'nın kadrosunda yer alamamıştı.
Fenerbahçe 'İsviçre'den Kötü Haber' Başlıklı Haberi Yalanladı
Fenerbahçe Spor Kulübü, Habertürk'te yer alan 'İsviçre'den kötü haber' başlıklı ve sarı-Lacivertliler’in, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yaptığı itiraz kesin olarak reddedildiğine dair haberi yalanladı.Habertürk'te yer alan haberin üzerine Fenerbahçe adına davayı İsviçre'de yürüten avukatlardan Abdullah Kaya; '1 Eylül tarihinden İsviçre Federal Mahkemesi tarafından verilen karar yürütmenin durdurulması talebinin reddidir. İsviçre Federal Mahkemesi tarafından CAS kararını karşı açtığımız davada verilmiş nihai bir karar yoktur; dava hala devam etmektedir.' demişti.İşte Fenerbahçe'nin açıklaması;'Bugünkü Habertürk Gazetesi’nde Hilal Öztürk imzasıyla yayınlanan 'İsviçre’den Kötü Haber' başlıklı yazı gerçek değildir.Fenerbahçe’nin İsviçre Federal Mahkemesi’nde CAS Kararı aleyhine açtığı davada nihai kararın verildiği haberi gerçeği yansıtmamaktadır. İsviçre Federal Mahkemesi’nde yürütülen dava halen görülmeye devam etmektedir.Kamuoyunda algı kirliliği yaratma amaçlı yapılan bu tür haberlere itibar edilmemesini rica ederiz.Sporx
Reklam
Maç Öncesi Malta Milli Marşı Yerine Linkin Park Çalınması
Stadyumda bulunan taraftarlar ve futbolcular Malta'nın milli marşı çalmasını beklerken hoparlörlerden kısa bir süre Linkin Park'ın 'Numb' adlı şarkısı çalmaya başladı.Taraftarlar ve futbolcular kahkahalara boğulurken kısa sürede şarkı kesilip Slovakya Marşı çalındı.
Reklam
'Oğlum Şu Haberi Düzgün Yaz Lan' | CNN Türk
Görüntüler eşliğinde haberi anlatan seslendiricinin mikrofonu açık unutulunca, haber editörüne isyanı canlı yayına yansıdı.Seslendiricinin, ''Oğlum şu haberi düzgün yaz lan'' şeklindeki tepkisinden sonra, haber bültenini sunan Nevşin Mengü bozuntuya vermeden yayına devam etti.
Reklam
'Kim Milyoner Olmak İster'i Yeni Sezonda Selçuk Yöntem Sunacak
Popüler yarışma programın sunucu koltuğu bu sezon usta oyuncuya emanet.Dünyanın en popüler yarışmalarından olan 'Kim Milyoner Olmak İster' yeni sezona hazırlanıyor.ATV ekranlarında yayınlanan yarışmayı Kenan Işık'ın rahatsızlığı nedeniyle yeni yayın döneminde ünlü oyuncu Selçuk Yöntem sunacak.Medya Tava
Saniyeler İçinde Arabayla Bahçeden İnek Çalmak
Kendi halinde otlanan ineği, saniyeler içinde yürüttüler. Hırsızların, çaldıkları ineği, itiş tıkış otomobile yerleştirerek yaptıkları hırsızlık güvenlik kamerasına yansıdı. Gündüz gözüne, koskoca ineğin, arabaya yerleştirilip bahçeden çalınması, bir dakika bile sürmedi
Reklam
'Melo'nun TFF Başkanı'nın Elini Sıkmaması Türkiye Cumhuriyeti'ne Hakarettir'
Başkan Aziz Yıldırım’ın 3 Temmuz süreci ile ilgili yaptığı çarpıcı açıklamaların ardından bir diğer gündemi de Galatasaray’ın yıldızı Felipe Melo’ydu. Özellikle Süper Kupa Finali’nde yaşanan olaylar başkan Yıldırım’ı fazlasıyla sinirlendirmiş.Fenerbahçeli oyuncuların Melo ile yıldızı pek barışmıyor. Geçen sezon Emre’yi attırdı, bu kez Volkan ile kapıştı.“Selçuk geldi penaltı attı, Volkan ile arasında hiçbir diyalog var mı? Hiçbir şey yok. Ama Melo ile var. Çünkü Melo devamlı hakaret ediyor. Fenerbahçe maçlarında her türlü pisliği yapıyor. Geçen sene Emre’ye yaptı, Emre atıldı.Kendisine belli vasıfları kendi kendine veren bir oyuncu. Her maçta oyuncularımıza tekme atıyor, dil çıkartıyor. Ve o oyuncu soyunma odasının kapısını kapatıyor, kendi takım arkadaşını dövüyor. Öldüresiye dövüyor. Bununla ilgili ne kendi camiası ne federasyon bir şey yapıyor. Kendi milli takımına almıyorlar, neden almıyorlar?Türkiye Cumhuriyeti’nin federasyon başkanının elini sıkmıyor ve o federasyon başkanının kendi gazeteleri ile başkanın kendisi bu konuda yorum yapmıyor. Melo’nun bu tavrı Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir. Bizim oyunculardan bir tanesi yapsa siz medya olarak neler yazarsınız, ne hakaretlerde bulunursunuz. Adam kendisini bir hayvanın yerine koyuyor ve kendisini zaten öyle gösteren bir insana mecazi anlamda söylenen bir sözü herkes eleştiriyor. Ne kadar yabancısever olduk ya!‘TÜRK İNSANINA IRKÇILIK YAPIYOR’“Acaba sporcularımız yurt dışında oynadıkları takımlarda bu davranışları yapsalar, o ülkede basın ve kamuoyu ne tür tepki gösterir? Muz göstermeye ırkçılık diyoruz. O hareketi yapan insana herkes saldırıyor. Bu adam Türk insanına karşı her türlü ırkçılığı yapıyor kimse sesini çıkarmıyor. Son Bursa maçında rakibine bir hareketi var. Yaptığı yine ırkçılık.Peki niye basın üzerine gitmez? Irkçılık değil mi bu? Hep Türk çocukları hedef yapılıyor. Bu ne biçim iş. Adamın dokunulmazlığı var. Bunu yarattılar. Federasyon başkanının elini sıkmadığı anda ceza kuruluna sevk etmen ve ceza vermen lazım. TFF kendisine saygılı olunmasını istiyorsa bu konuyu çözmelidir.HER iLE F.BAHÇE EViAziz Yıldırım’ın en önemli hedeflerinden biri de 1 milyon üye. Bu proje doğrultusunda aylardır hummalı bir çalışma var. sürdürülüyor. Yönetim Kurulu Üyesi Ender Alkaya koordinatörlüğünde ciddi adımlar atılmış durumda. Projenin lansmanı önümüzdeki ay içinde gerçekleştirilecek. Sistem hayata geçtiğinde Türkiye’nin her yerindeki her F.Bahçeli kongrede oy kullanabilecek. Tüm illerde şubeler açılacak. Mevcut dernekler şubelere dönüştürülecek. İlk adım dün Antalya’da atıldı. Şube kuruluşu tamamlanan Antalya Derneği’nin düzenlediği gecede 300 F.Bahçeli kulübe üye yapıldı.TÜM İLLERDE TESİSBu yönde derneklerin de kulübe ciddi başvurusu var. Şimdiden 15 derneğin işlemleri tamamlandı, şube olarak tescil edildi. 15’inin de tamamlanmak üzere. Her ilde F.Bahçe evleri yapılacak. Konseptte spor sahaları, salonları, sosyal tesisler, havuzlar yer alacak. Spor okulları kurulacak. F.Bahçe üyeleri,nasıl ki İstanbul’daki, Ankara’daki sosyal tesislerden yararlanabiliyor, aynı tesisler artık tüm illerde olacak. Kulübe üyelik konusunda da tüm F.Bahçeliler’e cazip seçenekler sunulacak.AZİZ YILDIRIM: NE CHELSEA’DE NE R.MADRİD’DE VAR“Bir milyon üye projesi, benim cezaevinden beri üzerinde çalıştığım bir proje. Tüm Türkiye ve dünyadaki Fenerbahçelileri; birleşmeye, yetki ve sorumluluk almaya davet eden bir proje bu. Dünyada başka hiçbir kulüpte benzeri olmayan bir proje. Ne Chelsea’nin Team Card programı ne Real Madrid’in Madridista programları bu boyutta ve hacimde değildir...Ve bu proje her şeyden önce Aziz Yıldırım’ın antidemokratik yönetim sevdalısı olduğuna dair kelamlar düzenlere verilen en güzel cevap olacaktır. Lafa gelince 'AB’ye uyalım' diyen zihniyet sporda bunun tam tersini yapmaya başladı. Şimdi biz de bu operasyonu yaparak tamamen Türk çocuklarına uygun sistemi kurmaya çalışacağız.”ASBAŞKAN ENDER ALKAYA: KİŞİLER DEĞİL KİTLELER YÖNETECEK“Türkiye’nin her tarafında Fenerbahçeliler’in bulunduğu her yerde bir şube açmayı planladık. Her ilde Fenerbahçe evi olacak. Bankalarla yaptığımız anlaşma var. Denizbank’tan çok cazip kredi faizleri aldık, ortak bir kart yarattık. 36 ay vade ile temsilci üye olabilecekler. Sisteme göre her şubede 200 kişi tamamlandığında bir delege seçebiliyorlar. 5 kişilik yönetim kurulları da genel kurullara katılabiliyor. Dolayısıyla her Fenerbahçeli kongrede temsil edilmiş oluyor.”CEO HASAN HAKKI YILMAZ: TAM DEMOKRASİ“1 milyon üyeden bahsediyorsanız tam demokrasinden bahsediyorsunuz demektir. Türkiye’nin her yerinden gelen Fenerbahçeli’nin oy verdiği bir sistem. Müthiş bir demokrasi uygulaması. İki üç sponsor, zengin iş adamının parası ile bu işler sürdürülemez. Çözüm bulunamazsa Türk sporu duvara toslamak üzere. 500-600 milyon Euro bütçeli takımlarla 100 milyon Euro’luk bütçeyle yarışamazsınız. Bir kere şampiyon olsan ne olur sonrasında 15 sene bir şey olamıyorsan.”'VOLKAN YÖNETİCİ OLACAK KALİTEDE’Volkan bu kulüpte ileriki dönemlerde yönetici olacak kalitede bir insandır. Gerekirse de antrenör, idari menajer olacaktır. Her konuda iyi bir Fenerlidir. Milli Takım’a alınmaması oradaki teknik heyetin sorumluluğundadır ama alınması gerektiğini de ben buradan söylüyorum. Alınsaydı bazı yerlere mesaj olurdu.”'EVET DEĞİŞTİM'Başkan Vekili Abdullah Kiğılı’nın Fenerium’dan sonra yönetimdeki görevinden de istifası çok konuşulmuştu. Bununla ilgili olarak birçok iddia ortaya atılırken, başkan Aziz Yıldırım yaşananları tüm ayrıntısına kadar Habertük’e anlattı.-Abdullah Kiğılı istifa etti ve sizi de suçlayıcı açıklamalar yaptı. İstifadan döndürmeye çalıştınız mı? Abdullah beyin dediği gibi gerçekten de değiştiniz mi?“Ben Fenerbahçe’nin aleyhine olacak hiçbir şeye müsaade etmem. Fenerbahçe’de tek başına imza atma yetkisi başkanda bile yoktur. Aziz Yıldırım’ın imza attığı yerde muhakkak bir yönetici daha imza atacaktır. Tüzükte de böyledir ve ben bunu 16 senedir uyguladım. Ama bizim Fenerium müdürünün tek başına 150 milyon TL’ye imza atma yetkisi vardı...Bu olaydan önce ben kendilerini uyardım. Abdullah Kığılı’ya da söyledim. ‘Bu kulüpte benim bile böyle yetkim yok, bunun sorumluluğu ağırdır’ dedim. Ama o bunları anlamadı. En sonunda formalar satışa çıktı, ben de Mahmut bey ile tanıttım.”‘SEVKİYATI BEN YAPTIM’“Ertesi gün geldim buraya hiçbir Fenerium yetkilisi yoktu. Ben 30 tane forma aldım, pazar günü evimden kalktım yine buraya geldim. Mağazada forma bulamayan taraftarlarımıza versinler diye formaları iade ettim, yine Fenerium’da kimse yoktu. Depolara ben gittim, yığılmış, bekleyen malzemelerin sevkiyatını ben yaptırdım. Kargo şirketi ile anlaşma yapmışlar, buradan Suadiye’deki, Akasya’daki, Akmerkez’deki mağazaya bile kargo ile mal gidiyor İstanbul’un tüm semtlerine... Haliyle geç gidiyor. Müdahale ettim, her sevkiyatı kulübün araçlarıyla yaptırdım.”‘BİRİ YANLIŞ SÖYLÜYOR’“Birkaç gün sonra müdürü çağırdım. Bir gün önce yardımcısına ‘Adidas’tan kaç tane forma geldi?’ diye sordum. ‘29 bin geldi, bin 500 tane de bugün geliyor 30 binin üzerine çıktık’ dedi. O gün müdüre aynı soruyu sordum. ‘18 bin tane geldi’ dedi. ‘Bir yanlışlık olmasın’ dedim, ‘Bu listeleri ben hazırladım’ karşılığını verdi. Ben de ‘Yardımcısını çağırın biri yanlış söylüyor’ dedim. Yardımcı yine 30 bin 500 rakamını verdi, ‘Benim size söylediğim gibi’ dedi. Müdüre ‘Hani 18 bindi’ dedim. Cevap veremedi işine son verdim. Çünkü Fenerium ile müdürün ilgisi yoktu. Kendisine başkanda olmayan yetkiler verirseniz böyle olur.”‘150 MİLYON TL’LİK BÜTÇEYE ULAŞMASI GEREKİR’“Abdullah Kiğılı diyor ki; ‘Aziz Yıldırım değişti.’ Evet doğru! 2011 yılındaki Aziz Yıldırım neyse yeniden yargılama çıktıktan sonra da öyleyim. Çünkü o arada hiçbir şeye karışmıyordum. Karışmadığım için de anlattıklarım ortada. Fenerium olması gereken yerin gerisinde. Türkiye’de şu anda 150 milyon TL’lik bütçelere ulaşması lazım. Çünkü Fenerium’u Fenerbahçeliler büyütüyor, biz değil. Bizim orada çalışmamız, onlara hizmet, ürün götürmemiz lazım. Biz bunları yaparsak Fenerium kendisi büyür. Fenerium’la ilgili kısa bir bilgi vermek isterim. Fenerium 2007 yılında mağazacılık faaliyetlerinden 35.7 milyon dolar ciro, 12.9 milyon dolar kar elde etmişti. Geçen yıl ise 42.8 milyon dolar ciro elde edilmiş. Kar ise 10.6 milyon dolar olmuştur.”‘ABDULLAH BEY BASINLA KONUŞMAYI ÇOK SEVER’“Abdullah Kiğılı seçime 8 ay kala aday olmayacağını basına söyler, çünkü basınla konuşmayı çok sever. Bu sene, bu konuda neyseki rahatız! Abdullah Bey ile aramızda geçtiği iddia edilen yalan ve çirkin bir haber yayınlandı. Bunu yazan kişi Engin Verel ve gazetesi hakkında dava açtık. Verel’i de Disiplin Kurulu’na şikayet ettim.”ERSUN YANAL VE SES KAYDISoyunma odasındaki konuşmaların sızdırılmasının sorumlularını bulabildiniz mi?“Belirli bir gerçekliği ve seviyesi olamayan hiçbir iddia ve yalana cevap vermeme kararı aldık. 3 Temmuz’dan bu yana bu tür hukuka aykırı delillerden en çok mağdur olmuş bir yönetimiz. Önce futbolcularımıza suç attılar. Sonra yöneticilerimize saldırdılar. Ben ekibime ‘Sakın cevap vermeyin’ dedim. Sağolsunlar kimse muhattap olmadı. Sonra Ersun hoca zaten çıkıp ‘Tüm kayıtlar kontrolümde yapılıyordu’ dedi. Konu kapandı.”‘YENİDEN YARGILAMA İLE HERKES ETEĞİNDEKİ TAŞI DÖKMELİ’Bugün herkes bizim üzerimizden bu olayı kullanıyor. Türkiye de kullanıyor, Avrupa da kullanıyor. Herkes bizim üzerimizden kendi menfaatleri doğrultusunda 3 Temmuz’u kullanıyor. Bunu siyaset de kullanıyor, ekonomi de kullanıyor. Mahkemede hesaplaşılması lazım. Hesaplaşmanın sonucunda çıkacak düşüncenin doğrultusunda herkes o zaman samimi olarak birbirine elini uzatacaktır. Stadın karanlığında kupa almak için çarpışanlar, zorlayanlar “Biz dostuz” diye konuşurlarsa, bizi üzerler. Yeniden yargılama ile herkesin eteğindeki taşı mahkemede dökmesi lazım.‘SAHTE DOSTLUKLAR BANA TERS’Biz herkesi oraya çağıracağız. İnsanların bildikleri veya bilmedikleri konuları orada gündeme getireceğiz. Orası yalnızca Fenerbahçe’nin yargılanma yeri olmayacaktır. Türk sporunun yargılandığı yer olacaktır. Ondan sonra da hepimiz kucaklaşacağız.Onun dışında ben “Dost olalım” kelimesini kabul etmiyorum. Sahte dostluklar benim anlayışıma ters geliyor. Dostluğun yerine gelebilmesi için gerçeklerle yüzleşilmesi şarttır. Eğer gerçeklerle yüzleşilemezse kulüpler arası dostluk hiçbir zaman oluşturulamaz, barış getirilemez.‘YALANDAN BİR ARAYA GELME’-Kulüpler Birliği toplantılarına katılacak mısınız?Hayır.-Fenerbahçe’den katılım olacak mı?Onun şartlarına bakarız.-Kulüpler Birliği’nin başkanları bir araya getirme çabalarından bahsediliyor..Yalandan bir araya gelmenin önemi yok. Önemli olan isteyerek, tavırlarınızı ortaya koyarak bir araya gelmek. Yürekten bir araya gelelim. Onun da şartını söyledim. Yeniden yargılama Türk sporu için çok önemlidir. Sporun içinde dostluk olacaksa yeniden yargılamada Türk sporu geçmişinden bugüne yargılanmalıdır. Herkes gelsin korkmadan konuşsun. Devlet de desin ki ceza vermeyeceğiz. Biz suçluysak bize ceza versinler,bizim dışımızdakilere vermesinler. Ama gelsin herkes korkmadan söylesin doğruları. Herkes gelsin doğruları anlatsın ve bu iş bitsin.‘BİR TÜRK ÇOCUĞUNA YAPILAN MUAMELE BENİ ÜZDÜ’Süper Kupa Finali’nde yine olanlar oldu. En sonunda da Volkan, Milli Takım’a alınmadı. Sizce bir tavır mı söz konusu? Demirören’in manifestosu doğrultusunda mı kadroya çağrılmadı? Geçen sezonda da Melo ile tartışan Emre atılmıştı. Neler söylersiniz?Aslında bu konuları konuşmak istemiyorum ama madem ki soruyorsun, cevaplayayım. Fenerbahçeli olduğu için ceza aldı Volkan. Her şeyden önce Türk Milli Takım kaptanına ve bir Türk çocuğuna yapılan bu muamele beni üzdü. Ayrıca Süper Kupa’yı Fenerbahçe düzenlemedi. Bunun sorumluluğu tamamen federasyonundur. Oraya gelen seyircinin hiçbirinin içeri girmesinde bizim dahlimiz yok. Tüm tedbirleri federasyonun alması lazım. Kupada her şeyi federasyon uyguladı, cezayı biz yedik. Halka arz bir şirkete kafana göre ceza veriyorsun. Olmaz ki! O zaman düzenleme, kaldır Süper Kupa’yı.‘ADALETİ SAĞLAYAMAZSAN SAĞLAYAN BULUNUR’Volkan daha kalesine geçmeden su şişeleri yağdı. Küfür ediyorlar annesine, kızına, eşine... Volkan namuslu, şerefli, Anadolu çocuğunda olması gereken tüm vasıfları üzerinde barındıran bir çocuktur. Böyle bir insana tüm bunları yapacaksınız ve bu insandan hiçbir tepki koymamasını bekleyeceksiniz. Volkan dik ve delikanlıdır. Haksızlığa, küfre, hele hele ailesine yapılan hiçbir tacize kayıtsız kalmaz. Burada hakemin yapacağı şey maçı oynatmamaktı. Statlarda bu tür olayların olmasını engellemeniz lazım. Tribünlere gelen insanların onları atmamasını sağlayacaksınız. Bunun tedbirini de federasyon alacak. Siz bunları almamışsınız, suç sizde ama Volkan’ı suçluyorsunuz. Federasyonun tavrı üzücü. Volkan’a savunma hakkı bile tanınmadı. Nedense savunma yapmasından korkuldu. Apar topar karar verildi. Sen Seba Ligi diyorsan, Fair Play diyorsan, önce adaleti sağlayacaksın. Sağlayamazsan, sağlayanlar bulunur.TİCARİ OPERASYONA HAYIRSüper Lig’in başlamasıyla birlikte tartışılan bir diğer konu da Passolig... Tribünlerin büyük bir kısımı buna tepkili. Özellikle Fenerbahçeli taraftarlar bu uygulamayı istemiyor. Peki başkan Aziz Yıldırım’ın bu konudaki düşünceleri ne? Önümüzdeki günlerde Fenerbahçe Passolig’e geçecek mi? İşte bu konudaki duygu ve düşüncelerini de başkan Yıldırım çok net bir şekilde dile getirdi.‘E-BİLET’E KARŞI DEĞİLİZ’Sayın başkan, Passolig sistemine bir tek Fenerbahçe geçmedi. ‘Fenerbahçe’nin ayrıcalığı ne? Kanunen suç işliyorlar’ şeklinde eleştiri getirenler var. Anlaşmayı neden kabul etmiyorsunuz? Nelere karşı çıkıyorsunuz, ne istiyorsunuz?“Biz kanuna karşı hiçbir eylemde bulunmuyoruz. Kanun iyice okunduğunda bunun yalnızca e-bilet konusu olduğu görünmektedir. Biz de e-bilet satışına karşı değiliz. Ancak ihaleyi aldıklarını söyleyenler bizim diğer bankalarla yaptığımız anlaşmalar gereği kulübümüze gelen gelirleri de yok edecek bir tutum içindeler. Onlar diğer bankalarla yapılan anlaşmaların iptal edilmesini istiyorlar. Bunun karşılığında da kulübümüze 1.8 milyon dolar teklif ediyorlar. Taraftar kartımız ve bankalardan kulübümüzün elde ettiği gelir ise 18 milyon TL’dir.”‘BİZ ZATEN TARAFTARIMIZA BAZI HİZMETLERİ VERİYORUZ’“Fenerbahçe’nin haklarını kimseye yedirmeyiz. Onlara teklifimiz vetavsiyemiz yalnızca Biletix’in yaptığı gibi bilet satışını organize etmeleridir. Firma yetkilileri bizimle yaptıkları ilk görüşmede 25 milyon TL kazanacağımızı ve 5 milyon dolar da ayrıca harcama yapacaklarını beyan ettiler. Biz ise yapılacak 5 milyon dolar harcamayı kulüp olarak yapmayı taahhüt edeceğimizi söyledik. Onlara 20 milyon TL yılda bize ödemeyi taahhüt ettikleri taktirde 10 yıllık bir anlaşma yapabileceğimizi söyledik.Bu toplantıdan sonra bize ancak 1.8 milyon dolar ödeyebileceklerini beyan ettiler. Biz ise Fenerbahçe Spor Kulübü olarak kredi kartı operasyonuna girmek istemiyoruz. Çünkü karta tüm belediye ve kuruluşlardaki hizmetleri de almak istiyorlar. Biz bugün bazı hizmetleri kendi taraftarımıza zaten veriyoruz.”‘SPONSORLUK İSTEMİYORUZ’“Biz sizin sponsorluk paranızı istemiyoruz dedik, 9 milyonu sildik. Hatta ‘yatırımı da kendimiz yapacağız’ dedi başkanımız. ‘25 lirayı da istemiyoruz, kendi hakkınızı ve federasyon hakkınızı alın, geri kalanı biz taraftar kartına yükleyeceğiz’ dedik. ‘Bunun karşılığında passolig sistemine biz de girelim’ dedik. Bu sistem kanuna uyumlu şekilde çalışsın, ama biz bu ticari olayın içinde yokuz dedik. Biz sponsorluk da istemiyoruz. Sadece kart maliyetini taraftardan alabileceklerini söyledik.”HABERTÜRK
Reklam
İmam Hatip Dayatmasına ‘Artık Yeter’
Şişli'de iki okul imam hatibe dönüştürüldü. Bir okulun bünyesinde de iki sınıfa imam hatip şubesi açıldı. Eğitimciler, okulların imam hatibe dönüştürülmesinin ve okulların bünyesinde imam hatip şubeleri açılmasının öğrenciler üzerinde mahalle baskısı oluşturacağı konusunda endişeli.AYDIN DEMİR4+4+4 kesintili eğitim sistemine geçişle başlayan eğitimdeki dönüşüm projesiyle okullar imam hatibe dönüştürülmeye devam ediyor. İstanbul Şişli’de Yunus Emre İmam Hatip Lisesi ve 19 Mayıs İmam Hatip ortaokulu mevcutken, yeni eğitim-öğretim döneminde, ilkokul ve ortaokul olarak hizmet veren okullar da imam hatibe dönüştürüldü. Bir okulun bünyesinde ise imam hatip şubesi olarak iki sınıf açıldı.Şişli’de imam hatibe dönüştürülen okullar arasında yer alan ve 2014-2015 eğitim öğretim yılına kadar ilkokul olan Süleyman Şah İlkokulu, imam hatip kız lisesine, Selahattin Eyyubi Ortaokulu ise Selahattin Eyyubi Hamza Saruhan İmam Hatip Ortaokulu’na dönüştürüldü. Kurtuluş mahallesinde yer alan Talatpaşa ilkokulu-ortaokulu bünyesinde ise iki tane imam hatip şubesi sınıfı açıldı. 2014-2015 eğitim-öğretim yılı için öğrenci kayıtlarının başlamış olduğu okullardan Selahattin Eyyubi Hamza Saruhan İmam Hatip Lisesine 30 öğrenci, Talatpaşa imam hatip şubelerine ise 25 öğrenci kayıt olmuş durumda.İki imam hatip sınıfının açıldığı Talatpaşa İlkokulunda normal eğitim programından öğrenciler ile imam hatip öğrencileri aynı binada eğitim görecek. İki ayrı eğitim programının aynı okulda uygulanmasının eğitimcilere göre birçok sakıncası var. Öğrenciler arasında mahalle baskısının olacağı, okullarda sosyo kültürel çatışmaların yaşanacağından endişeleniliyor.MAHALLE BASKISIİmam hatip müfredatının dine dayalı olduğunu hatırlatan Eğitim Sen 3 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, aynı okulda farklı eğitim programlarının olmasının çatışma ortamına zemin hazırlayarak öğrenciler üzerinde mahalle baskısına neden olabiliceğini söyledi.MİLLİ EĞİTİM ÖNÜNDE PROTESTOOkulların imam hatipe dönüştürülmesini ve bünyesinde imam hatip şubesi açılmasını proptesto etmek için Eğitim Sen 3 No’lu Şube, 10 Eylül Çarşamba günü Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde, öğrenciler, öğretmenler ve velilerle eylem yapacak.
62. Hükümet TBMM Genel Kurulu'nda Güven Oyu Aldı
Ahmet Davutoğlu ’nun başbakanlığında kurulan 62. hükümet için TBMM’de güven oylaması yapıldı. Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığındaki hükümet, AKP’li milletvekillerinin oylarıyla güven oyu aldı. CHP, MHP ve HDP güven oylamasında ret oyu verdi.Oylamada, 306 kabul, 133 ret oyu verildi.62. hükümetin güven oylamasına muhalefet liderlerinden Meclis'e ilk ve tek gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu.CHP'nin devam eden kurultayı nedeniyle PM'ye aday olmayan vekiller Meclis'e geldi. CHP’li vekiller güven oylamasında ret oyu verdi.Davutoğlu'ndan teşekkür konuşmasıHükümet'in güven oyu almasından sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu kürsüye geldi ve teşekkür konuşması yaptı.Davutoğlu, kısa konuşmasında ''Sizden aldığımız destekle gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz. Hiçbir güç Hükümetimizin bu azmini kırmaya yetmeyecektir. Tüm partilerin aktif olarak bu sürece katılmalarını, muhalefet partilerinden gelecek her türlü eleştiriyi gözönüne alarak ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa etmek istiyoruz.  Güvenoyu nedeniyle şahsım ve bakan arkadaşlarım adına teşekkürlerimi sunuyorum'' dedi.Davutoğlu daha sonra muhalefet sıralarına gitti ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP'nin grup başkanvekilleriyle tokalaştı.T24
İstanbul Boğazı Transit Gemi Geçişlerine Kapatıldı
Sabah erken saatlerde İstanbul Boğazı'na giren Vanuatu bayraklı, 114 metre boy ve 57 metre yüksekliğindeki petrol arama platformuna, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait 'Kurtarma 4', 'Kurtarma 9', 'Kurtarma 7' ve 'Kurtarma 8' adlı römorkörler ile bir hızlı tahlisiye botu eşlik ediyor. Romanya'ya gitmek üzere İtalya'dan yola çıkarılan 30 bin 236 groston ağırlığındaki platformun boğaz geçişi devam ediyor.Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - İSTANBUL DHA
Apple Suçu Jennifer Lawrence'a Attı: Şifresi Yeterince Güçlü Değildi!
Jennifer Lawrence ve Rihanna dahil bir dizi Hollywood yıldızının mahrem fotoğraflarının sızmasının ardından, hacklenen iCloud uygulamasının sahibi Apple’ın açıklaması tepki çekti. Apple, yeni güvenlik önlemleri alacağını duyursa da asıl sorumlunun kendi sistemi değil, kötü şifre tercihleri olduğunu savundu.İki adımlı doğrulama uyarısıWall Street Journal’ın haberine göre Apple şirketi, ünlülerin iki adımlı doğrulama olarak bilinen güvenlik önlemini kullanmadığına, hackerların da şifreleri veya güvenlik sorularının yanıtlarını bu sayede elde edebildiğine inanıyor.iPhone 6 öncesi kabus senaryosuApple’ın bu tavrı ‘ Bize güvenebilirsiniz ama sadece dediklerimizi yaparsanız ‘ dayatması olarak yorumlanırken, şirketin önümüzdeki hafta yapılacak iPhone 6 tanıtımından önce müşteri güvenini sağlam tutmakta zorlandığı belirtiliyor. Zira iPhone 6′da, iCloud üzerinden hizmet verecek bir tür ‘mobil cüzdan’ özelliği bile bulunuyor.Yeni önlemler geliyorApple’ın CEO’su Tim Cook ise Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, şifre değişikliği, iCloud’daki bilgilerin kopyalanması veya iCloud hesaplarına yeni bir cihazdan bağlanma gibi girişimler söz konusu olduğunda, kullanıcılarını bundan böyle e-posta ve bildirimler yoluyla uyaracaklarını söyledi.Ünlülerin hesaplarının, bu üç yolla hacklendiği düşünülüyor. Ancak bu uyarılar sadece, kullanıcıların iki adımlı doğrulama önlemine onay vermesi halinde devrede olacak.Diken
Reklam