onedio
'Nobel Barış Ödülü Kaldırılmalı'
Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, Nobel Barış Ödülü'nün kaldırılmasını istedi. Devlet Başkanı Mujica, dünyanın bir çok bölgesinin savaşlarla kan gölüne dönüştüğü bir ortamda barış ödülü verilmesinin anlamı kalmadığını öne sürerek soğuk savaş dönemlerini özlediğini söyledi. Uruguay Devlet Başkanı, soğuk savaş döneminde halkın çok zorluklar yaşadığını ancak hiçbir zaman bu kadar kan dökülmediğini hatırlatarak 'O zamanlar liderler oyunu kuralına göre oynuyordu, bir düzen vardı, telefonlar açılıp savaşlar durduluyordu, şimdi kimse bana gelip soğuk savaş dönemini eleştirmesin' dedi.Devlet Başkanı Jose Mujica, İspanyol El Mundo gazetesine verdiği özel röportajda, adının Nobel Barış Ödülü adayları arasında geçmesine karşı çıkarak kazanması halinde bu ödülü reddedeceğini açıkladı. 'Ukranya'da, Libya'da Irak'da Suriye ve Filistin'de yaşananları konuşmak bile istemiyorum' diyen Mujica, 'Bunun üzerine bir de barış ödülü vermek neyi ifade eder ki kaldırılması en iyi sonuç olur' dedi. Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica bir süre önce yaptığı 'İsrail Filistin halkına soykırım yapıyor' açıklamasının sorulması üzerine 'Bu sözlerimin arkasındayım ' diyerek, bu savaşın en büyük sorumlusunun Amerika Birleşik Devletleri olduğunun altını çizdi. 'ABD istese bölgeye biraz daha sarışın çocuk gönderir savaşı durdurur ancak istemiyor, her yere mavi bereli barış askeri gönderen ABD neden buraya göndermekte zorlanıyor' diyen Mujica, 'Çünkü bu durum onların işine geliyor, bu savaş kinden ve nefretten başka bir şey üretmiyor' açıklaması yaptı.DHA
Yeni Sistem Gayrimüslim Öğrencileri de İmam Hatipli Yaptı
Liselere geçiş için ilk kez uygulanmaya başlanan TEOG yerleştirmelerinde, iki gayrimüslim öğrenci, imam hatip liselerine otomatik olarak kaydedildi. Otomatik kayıt sistemini bilmeyen öğrenci ve veliler şaşkın. Hürriyet'ten Gönül Koca'nın haberine göre , Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan lise yerleştirmeleri önceki gün açıklandı. Tercih yapan öğrencilerin çoğu istediği liseye yerleşemediği için büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Bir kısmı tercihlerinde olmayan uzak semtlerdeki okullara yerleştirilirken, gayrimüslim öğrenciler de imam hatip liselerine otomatik olarak kaydedildi. Bunlardan biri Özel Pangaltı Ermeni Ortaokulu mezunu Arda Christof A., TEOG’dan 257.3422 puan aldı. Özel okula gitmek istediği için tercih yapmayan Arda’nın kaydı yapıldı. Öğrencinin babası Ümit A., şöyle konuştu: 'SANIYORUM BÜROKRATİK HATA' “Öğrencimiz Ayazağa Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne yerleştirildi. Sonuca güldük. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hassas yaklaşması gerekiyor. Sanıyorum bürokratik nedenlerle böyle bir durum oldu.” Ermeni olan bir başka veli K.B. de şunları söyledi: “Kızım Şişli Yunus Emre Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne kaydolmuş. O okuldan nakil yapacağız. Eğitimciyim, şaşırmadım.” YÜZDELİK DİLİMLER YANILTTI Uzmanlar’a göre yüzdelik dilimler yanılttı. Geçen yıl daha az öğrenci tercih yaptığı için her bir dilime 10 bin öğrenci düşüyordu, bu yıl herkes tercih yaptı. Dilimlere düşen öğrenci sayısı arttı. 1-2 dilim altına yerleştiler. DİLİM VE PUAN ÖNEMLİ DEĞİL Yarın başlayacak nakil dönemi 5 hafta sürecek. Yerleştiği okuldan memnun olmayan öğrenciler boş kontenjanı olan başka bir devlet lisesine ya da özel okula naklini isteyebilecek. Devlet okullarına nakil için puan üstünlüğü ya da yüzdelik dilimlere bakılmayacak.Her hafta boş kontenjanı olan bir okul tercih edilebilecek. İlk hafta istediği okula nakil yaptıramayan öğrencinin kaydı, ilk yerleştirildiği okulda kalacak. Öğrenciler 2’nci ve diğer haftalarda da tek okula olmak şartıyla nakil başvurusu yapabilecek. Devlet okulundan başka devlet okuluna gitmek isteyenler, e-Okul üzerinden nakil başvurusu yaptıracak. Hürriyet
Hürriyet'in Yeni Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin Oldu
Enis Berberoğlu 'nun yaklaşık 5 yıl sürdürdükten sonra 8 Ağustos'ta istifa ettiği Hürriyet Genel Yayın Yönetmenliği'ne, gazetenin yazarlarından Sedat Ergin getirildi. Hürriyet yönetiminin duyurmaya hazırlandığı kararla Genel yayın Yönetmenliği'ne getirilen Sedat Ergin'in Hürriyet'teki ilk görevi Washington Temsilciliği olmuştu. Daha sonra Hürriyet Ankara Temsilciliği'ne getirilen Ergin, 2005 yılına kadar bu görevi sürdürdü. Ergin, Ekim 2000'de Milliyet Genel Yayın Yönetmenliği'ni üstlenen Mehmet Y. Yılmaz 'ın, Hanzade Doğan Boyner ile görüş ayrılığı yaşaması üzerine Nisan 2005'te bıraktığı bu göreve getirildi. Ergin'in Milliyet Genel yayın Yönetmenliği görevinden, yaklaşık 4,5 yıl sonra, 2009 Eylül ayı sonunda alındı. Milliyet gazetesi Doğan grubu bünyesindeyken yapılan bu oprerasyonun ardından tekrar Hürriyet'e dönen Ergin, köşe yazarlığını sürdürdü. Son kararla; Sedat Ergin, Hürriyet Ankara Temsliciliği görevinde selefi olan Berberoğlu'nun Hürriyet Genel yayın Yönetmenliği görevinde halefi olmuş oldu. Hem Enis Berberoğlu, hem de Sedat Ergin, T24 yazarı Hasan Cemal 'in Cumhuriyet Genel yayın Yönetmenliği görevi sırasında Cumhuriyer Ankara Bürosu'nda ekonomi ve diplomasi muhabiri olarak çalışmışlardı. Ergin, Cemal'in Cumhuriyet Ankara Temsilciliği sırasında Cumhuriyet gazetesi Ankara Bürosu'nda çalışmaya başlamıştı.T24
Trafik Uygulamalarından Haberdar Eden Sosyal Medya Hesapları Yasal mı?
Trafikte yapılan radarla hız kontrolü ve alkol muayenesi gibi uygulamalar, pek çok sürücü için caydırıcı bir etken oluyor. Özellikle son yıllarda kurallara uymayan sürücülere yapılan cezai yaptırımların artması, sürücüleri trafikte daha da dikkatli olmaya itiyor.Son dönemde ortaya çıkmaya başlayan ve takipçi sayıları da gün gittikçe artmaya başlayan bazı sosyal medya hesapları, trafikte yapılan standart kontrol uygulamalarını haberdar ederek, sürücüleri trafikteki kontrol noktalarından bilgilendiriyor. İçeriğini de kullanıcıların oluşturduğu bir yapıya sahip olan hesaplar, trafik uygulamalarını haber veren kullanıcıların tweet’lerini Twitter’da RT’liyor, Facebook’ta ise içerik olarak paylaşıyor.İzmir Çevirme Radar Twitter hesabının 43 bin, İstanbul’da Çevirme Twitter hesabının 29 bin, Ankara Çevirme Radar Twitter hesabının 35 bin takipçisi bulunuyor. Karayolları Trafik Kanunu’na göre, araç içerisinde radar tespit eden dedektör cihazların bulundurulması kesinlikle yasak ve cezaları net şekilde belirtilmiş. Fakat daha önce pek çok kez tartışma konusu olan, kullanıcıların birbirine selektör yaparak radarları haber vermesinin suç olup olmadığıyla ilgili tartışmalar bu sosyal medya hesapları yüzünden tekrar gündeme gelebilir.Benzer durumlar, Amerika Birleşik Devletleri’nde de yaşanıyor. ABD’deki durum, selektör yapmanın anayasal bir hak olması ve sürücünün herhangi bir sebeple selektör yapma hakkının bulunması. Kimi hukuki çevreler, selektör yaparak karşı şeritten gelen kullanıcıların aslında iyilik yaptığını, bu durumun sürücüleri dikkatli olmaya ittiğini söylüyor. Kimi çevreler ise, işlenen ilgili hız suçuna yardım ve yataklık yaptığı iddiasında. Şu anda ortada emsal bir karar yok ve sosyal medya hesaplarının da iyi amaçlı mı, yoksa kötü amaçlı mı olduğu tartışmaya açılabilir.Bir diğer yandan, radar uygulamalarının yapıldığı yollar çeşitli ikaz işaretleriyle belirtilmesi zorunlu. İşin ilginç yanı, örneğin Texas’taki Keller Polis Departmanı, trafik uygulamaları yaptığı yolları önceden Twitter hesabı üzerinden duyuruyor. Yine Dallas’ta, trafik departmanında Teğmen rütbesiyle çalışan Herb Ashford, Twitter üstünden bugün hangi yollarda konumlanacaklarını Twitter üstünden duyuruyor.
Ankara'daki Çatışmanın Sırrı Çözüldü
Başkentte korku dolu anlar yaşandı. Suç örgütü lideri Bülent Aramaz ve adamları, polise pusu kurdu. Aramaz öldü, sevgilisi ile 3 polis yaralandı.Hürriyet Gazetesi'nin emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ankara Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, öldürücü uyuşturucu bonzai satan çeteyi takibe aldı.Uyuşturucu trafiğini elinde bulundurduğu iddia edilen çetenin, eğlence mekânlarına bonzai satmaları konusunda baskı yaptığı, kabul etmeyenleri kurşunlandıkları belirlendi. Son 4 ayda 7 ayrı işyerinin kurşunlanmasının ardından polis, çalışmaları hızlandırdı. 15 gün önce çetenin önemli elemanlarından Kadir İ. gözaltına alındı. İfadeleri doğrultusunda Aramaz çetesine ulaşıldı. Çetenin elebaşısı olduğu öne sürülen Bülent Aramaz teknik takibe alındı. Polis, sürekli yer değiştiren ve haberci kullanan Aramaz’ın yerini belirleyemedi. Bunun üzerine sevgilisi olduğu iddia edilen Rus Elena K. da takibe alındı. Elena K.’nın 3 gün önce Aramaz ile buluştuğu eve baskın yapıldı, ancak çift kaçtı.Polis belirlenen adreslerden birinde iki ekiple beklemeye geçti. Aramaz ve adamları, polise pusu kurdu. Elena K. ve 2 adamı, dün öğle saatlerinde 2 araçla polisleri çapraz ateşe tuttu. 3 polis yaralandı. Gözcü ekibin müdahalesiyle çatışma çıktı. Başından vurulan Aramaz, hastanede öldü. Aynı araçta bulunan Elena K. de yaralandı. Araçta bir kalaşnikof silah, bir glock marka tabanca, çok sayıda mermi ve uyuşturucu ele geçirildi.Polis ile çatışmaya giren Aramaz’ın 2 adamı kaçtı. Bunun üzerine mahalle ablukaya alındı. Özel harekât polisi ile binalara baskınlar yapıldı. Bir polis helikopteri ise havadan operasyona destek verdi. Ancak örgüt elemanları yakalanamadı. Baskınlarda çok miktarda uyuşturucu ve silah ele geçirildi.Çatışmada Ankara Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’nde görevli polisleri D.K., Y.A, G.K. yaralandı. Polislerden Y.K.’nın hayati tehlikesi devam ettiği belirtildi.Yeraltı dünyasının önde gelenlerinden ‘Öksüz Ahmet’ lakaplı Ahmet Aramaz, 2000’de saldırıda öldürülmüştü. Ardından örgütün liderliğini yeğeni Bülent Aramaz üstlendi. Ankara’da otopark işletmeciliği yapan Bülent Aramaz’ın adı ilk olarak Aralık 1999’da Ulucanlar Cezaevi’nde çıkardığı isyan ile duyuldu.O dönem ‘tecavüz, cinayet, haraç almak, silahlı tehdit ve yıldırma yöntemleriyle para toplama’ suçlarından cezaevinde bulunan Aramaz, “Af istiyoruz” diyerek yatak ve yorganları ateşe vermişti. Aramaz ve adamları İnfaz Koruma Memurları’yla çatışmıştı.1999’da tutuklanan Aramaz, 7 ay önce cezaevinden çıktı. Haziranda 3 kişiyle İzmir’e giden Aramaz trafik kazası geçirdi. “Foça yolunda esrarengiz kaza” olarak basına yansıyan bu olayda, yara almayan Aramaz’ın kaçtığı öne sürülüyor.
Reklam
2014 E-KPSS Ağustos 4.151 Engelli Memur Alımı Tercih Robotu
4.151 engelli memur alımına dair kadro dağılımı belli oldu.2014 E-KPSS engelli memur alımlarına ilişkin ilkokul-ortaokul-ilköğretim, ortaöğretim(lise), önlisans ve lisans seviyesinde 4.151 adet kadroya yapılacak olan yerleştirme dair tercih robotu Devlet Personel Başkanlığı tarafından kullanıma açıldı.Tercih işlemleri 27 Ağustos-5 Eylül 2014 tarihleri arasında ÖSYM Başkanlığının internet sitesi üzerinden yapılabilecek.2014 AĞUSTOS E-KPSS ENGELLİ MEMUR ALIMI TERCİH ROBOTU İÇİN TIKLAYIN
Sultanlar Dördüncü Oldu
Tükiye Kadın Voleybol Milli Takımı, FIVB Dünya Grand Prix'sini dördüncü sırada bitirdi. Ay Yıldızlılar, turnuvadaki son maçında Belçika'yı 3-1 yendi. Türkiye, Dünya Grand Prix'sinde ilk altı takımın belirlendiği final grubundaki son maçını geriden gelerek kazandı. Japonya'nın başkenti Tokyo'da oynanan maçın ilk setini, Dünya Grand Prix'si finallerinde ilk kez kendine yer bulan ve önceki dört maçını kaybeden Belçika 26-24 aldı. Türkiye ikinci seti 25-21 üstünlükle bitirerek maçta beraberliği yakaladı. 25-23 ve 25-20'lik setlerle de galibiyete ulaştı. Neriman Özsoy 32 sayıyla maçın oyuncusu oldu. Filenin Sultanları turnuvaya son şampiyon Brezilya'yı 3-2 yenerek başlamıştı. Ancak Japonya'ya 3-0, Rusya'ya ve Çin'e 3-2 yenilmişti. Brezilya ya da Japonya Dünya Grand Prix'sinin şampiyonu son maçta, Brezilya-Japonya karşılaşmasında belirlenecek. Bu takımlardan biri kupanın sahibi olurken diğeri ikinci sırayı alacak. Rusya, Çin'i 3-2 yenerek üçüncülüğü garantilemişti. Brezilya onuncu Grand Prix şampiyonluğunu elde ederek rekorunu geliştirmeyi hedefliyor. Japonya ise 22'nci kez katıldığı turnuvada ilk zaferini elde etmenin peşinde. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Fenerbahçe'nin Süper Kupa'daki Muhtemel 11'i
Teknik direktör değişikliğinin ardından, İsmail Kartal yönetiminde çıktığı son iki hazırlık mücadelesinde ortaya koyduğu performansla yeni sezona hazır bir görüntü ortaya koyan sarı-lacivertli ekip, kupa hedefinde taraftarına umut verdi. Sarı-kırmızılı ekip karşısında 2012'de Erzurum'da, 2013'te de Kayseri'de kupa finallerini kaybeden Fenerbahçe, Manisa'dan kupayla dönerek, lige moralli başlamayı hedefliyor. Olası 11 Teknik direktör İsmail Kartal'ın yarınki kupa derbisinde, Roma ile deplasmanda yapılan hazırlık maçının 11'inden tek değişiklikle takımını sahaya sürmesi bekleniyor. Sarı-lacivertlilerin Galatasaray karşısına çıkması beklenen olası 11 şöyle: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Alves, Bekir İrtegün, Caner Erkin, Mehmet Topal, Meireles, Emre Belözoğlu, Kuyt, Sow, Emenike. Diego'nun lisansı çıkarılamadı Sakatlığının ardından perşembe günü takımla çalışmalara başlayan ancak henüz lisansı çıkarılamayan Diego Ribas'ın durumu belirsizliğini koruyor. Brezilyalı futbolcunun, yeni sezonda kadroda düşünülmeyen Cristian, Yobo ve Krasic ile olan sözleşmelerin fesh edilememesi nedeniyle, henüz lisans çıkarma şansı bulunmuyor. Kartal yönetimindeki ilk resmi maç Fenerbahçe, kupa derbisinde, teknik direktörü İsmail Kartal yönetimindeki ilk resmi maçına çıkacak. CNN Türk
Twitter'da Takip Etmediklerinizi de Göreceksiniz
Twitter, bazı kullanıcıların zaman akışlarında, o kullanıcıların takip etmediği kişilerin tweet’lerini göstermeye başladı. Bu tweet’ler, gündemle yakından ilgili ve popüler tweet’ler arasından otomatik olarak seçiliyor ve tıpkı bir retweet gibi zaman akışınızda görünüyor. Kullanıcılar tarafından pek hoş karşılanmasa da Twitter bu uygulamayı tüm Twitter kullanıcıları için hayata geçirmeye karar verdi. Diyelim ki hiç adını duymadığınız bir kişi IŞİD infazlarıyla ilgili bir haber paylaştı, onu takip eden bir arkadaşınız da bu tweet’i favorilerine ekledi. O tweet’i 500 kişi daha favorilerine eklediyse, Twitter bunun popüler ve ilginizi çekebilecek bir tweet olduğunu düşünecek. Tweet’i yazan kişiyi takip etmeseniz bile o tweet’i zaman akışınızda göreceksiniz. Gündemdeki konuları hızlıca öğrenmek açısından faydalı olacak gibi görünüyor ama karşımıza çok alakasız tweet’ler de çıkmaya başlayabilir. Bu değişikliğin tüm kullanıcılar üzerinde ne zaman etkili olacağı henüz açıklanmadı, fakat tahminimiz bir ayı geçmeyeceği yönünde.
ABD'ye En Olumlu ve En Olumsuz Bakan Ülkeler Hangileri?
PEW Araştırma Şirketi, dünya genelinde bir araştıma yaparak, Amerika'nın ülkeler arasındaki beğeni ve eleştiri yüzdelerini ortaya çıkardı. Amerika'yı en çok eleştiren ülkelerin başında yüzde 85'lik oranla Mısır yer alırken, Türkiye yüzde 78'le 3. sırada yer aldı. ABD'yle aralarında uzun yıllar soğuk savaşın hakim olduğu Rusya ise yüzde 71'lik eleştiri oranı ile 4. sırada yer alarak dikkat çekti. Araştırma'ya göre Amerika'yı en çok seven ülke yüzde 92'lik oran ile Filipinler olurken, İsrail yüzde 84 ile 2. sırada yer aldı. İşte Pew tarafından hazırlanan grafik
Reklam
Muğla'da Bir Haftada İkinci Yangın
Muğla'nın Ortaca ilçesinde dün gece saatlerinde henüz sebebi belirlenemeyen orman yangını çıktı. Oteller bölgesine yakın olan kızılçam ormanında bir hafta içinde yaşanan ikinci yangın olayı oldu. (soL-Haber Merkezi) Muğla'ya bağlı Ortaca ilçesi Sarıgerme Mahallesi'nde 23.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Otellere yakın ormanlık alanda çıkan yangında üç hektar alan zarar gördü. Bölge sakinlerinin ihbarı üzerine gelen Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü ve Ortaca Orman İşletme Şefliğine bağlı 18 arazöz, 7 su tankı, 3 iş makinesi ve yaklaşık 100 kişiden oluşan itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. 19 Ağustos'ta da Sarıgerme Mahallesi İkiağızlı mevkiinde, turistik otellerin yakınında çıkan yangında iki dönüm ormanlık alan zarar görmüştü.
'Hastayım' Deyip İfade Vermeyen Soma Holding'in Patronu Müfettişler İçin 'Masa Donatmış'
TBMM'de kurulan Soma Komisyonu'na sağlık sorunlarını gerekçe göstererek gitmeyen Soma Holding patronu Alp Gürkan, 17 Ağustos'ta müfettiş ve TKİ bürokratlarıyla buluştu. Buluşmaya tepki gösteren CHP'li Özel, TBMM'ye verdiği soru önergesinde 'hangi pazarlıkların' yapıldığını sordu. 301 işçinin hayatını kaybettiği maden ocağını işleten Soma Holding’in patronu Alp Gürkan’ın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek TBMM Soma Araştırma Komisyonu’na bilgi vermekten kaçınırken, kazanın yaşandığı ocağı denetleyen Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) müfettişleriyle ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) bürokratı Hakkı Duran ile 17 Ağustos’ta Soma’da buluşarak yemek yediği belirtildi. Komisyon üyesi CHP’li Özgür Özel, Alp Gürkan’ın müfettişlerle yediği yemeğin faturasını kimin ödediğini sorarak, “MİGEM müfettişlerinin ocakları denetlediği gün böylesine bir buluşma neden yapılıyor, orada neler konuşuluyor? Hangi kirli pazarlık masaya yatırılıyor?” dedi. Soma’da 301 işçinin yaşamını yitirdiği facianın ardından Enerji Bakanlığı MİGEM müfettişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri kazanın yaşandığı ocağın yanı sıra Soma Holding’e ait Ata Bacası ve Işıklar ocaklarını da geçtiğimiz ay incelemişti. Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin ardından her iki ocak da iş sağlığı ve güvenliğine uygun olmadığı gerekçesiyle kapatılmıştı. Kapatılan madenlerde tekrar üretime başlamak isteyen şirket ocaklarda bazı düzenleme çalışmaları yapıyordu. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, geçen hafta Soma Holding’in patronu Alp Gürkan’ın Soma’ya geldiği ve TKİ bürokratları ve madeni denetleyen müfettişlerle bir araya geldiği ortaya çıktı Hangi kirli pazarlık yapılıyor? TBMM’de tüm partilerin desteğiyle kurulan Soma Araştırma Komisyonu Gürkan’ı bilgi almak üzere komisyona çağırmasına karşın, Gürkan sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görüşmeye gelmemişti. Komisyona sağlık sorunları gerekçesiyle gelmeyen Gürkan’ın geçen hafta Soma’ya gelmesi akılları karıştırırken, komisyonun CHP’li üyesi Özgür Özel, Gürkan’ın Enerji Bakanlığı MİGEM müfettişleriyle yemekte buluştuğunu söyledi. Özel’in verdiği bilgiye göri, Gürkan; MİGEM müfettişleri, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Ege Linyitleri İşletmesi (ELİ) Müdürü Hakkı Duran ile Soma’da yemekte bir araya geldi. 17 Ağustos’ta gerçekleşen yemeğe Gürkan’a facianın ardından gözaltına alınıp serbest bırakılan Soma Holding Muhasebe Müdür Yardımcısı Ali Ulu da katıldı. MİGEM müfettişlerinin ocakları denetlerken, böyle bir buluşmanın siyaset-sermaye ilişkisini gösterdiğine işaret eden Özel, şunları dile getirdi: “MİGEM müfettişlerinin ocakları denetlediği gün böylesine bir buluşma neden yapılıyor, orada neler konuşuluyor? Hangi kirli pazarlık masaya yatırılıyor? Komisyona bilgi vermedi ama müfettişlere yemek veriyor. Alp Gürkan maç izlerken sahaya pet şişe atsa bir daha stadyuma giremez, ancak 301 kişinin öldüğü olayda başrol oyuncusu hiçbir şey olmuyor. Soma Holding, Amasya’da yeni enerji yatırımları yapıyor. Soma’da diğer iki ocağın açılması için çalışmalar yürütülüyor. Şirket yetkilileri birkaç içinde bu ocakları açarız diyorlar. 301 civciv ölse yüreğimiz sızlar, burada 301 insan ölüyor hiçbir şey olmuyor. Soma Komisyonu’nda biz çay ve su dışında bir şey içmiyoruz. Boğazımızdan geçmiyor; ama ne Gürkan, ne bürokratlar ne de müfettişler umursuyor. Gürkan’ın nasıl bir vicdanı varsa; bu ölümlerin ardından oturup birbirlerine ziyafet veriyorlar.” Cumhuriyet
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Taraf gazetesi, tam 74 gün önce Türkiye’nin Musul Konsolosluğu’ndaki 49 kişiyi rehin alan IŞİD’in rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Süleyman Şah Türbesi’ndeki Türk askerlerinin çekilmesini istediğini, Ankara’nın bu talebi kabul ettiğini, bunun kamuoyuna açıklanması için formül arandığını yazdı. Hükümet Taraf’ı ‘sorumsuzlukla’ suçlamaktan öteye bir şey yapamadı, Taraf da haberinin arkasında durdu. Hatta “Mahkemeye verilirsek, sunacağımız belgeler var” diyerek meydan okudu. Süleyman Şah Türbesi’nin adı bundan birkaç ay önce, Dışişleri Bakanlığı’nın bir toplantısına ait yasadışı dinlemelerde de geçmişti. Hatırlanacağı üzere bu kayıtlarda bazı devlet görevlileri, Suriye’ye müdahale etmek için gerekirse Süleyman Şah Türbesi’ni bombalamaktan söz ediyorlardı. Mahkeme kararıyla bu konuşmanın da üstü örtülmüştü ama o günden beri pek çok kişi Süleyman Şah Türbesi’yle şu veya bu düzeyde ilgileniyor. Bu konuda yazılar yazılıyor. Ama ortada dolaşan bilgilerin çoğu yanlış. Elbette ben de bu konunun birinci derece uzmanı değilim ama elimden geldiğince, yanlışlara işaret edip, olası doğru cevapları sizlerle paylaşmak istedim.
Sahaya Atılan Taş Futbolcuyu Öldürdü
Cezayir’in JS Kabylie futbol takımının Kamerunlu oyuncusu Albert Ebosse, lig maçının ardından taraftarların attığı taşın başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti Cezayir 1. Ligi’nde dün gece USM Alger ile JS Kabyle takımları karşılaştı. USM Alger’in JS Kabylie’yi 2-1 yendiği maçın ardından, yenilen takım taraftarları sahaya taş ve molotofkokteyli attı. Maçta takımı adına 1 gol atan 25 yaşındaki Kamerunlu oyuncu Albert Ebosse, atılan taşlardan birinin başına isabet etmesi sonucu yaralandı. Hastaneye kaldırılan Ebosse, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. ZETE
Reklam
O Heykelin 8 Ay Önce Çekilmiş Fotoğrafı Ortaya Çıktı
PKK’lı Mahsum Korkmaz heykelinin 8 ay önce çekilmiş fotoğrafı ortaya çıktı.Diyarbakır'da mahkeme kararıyla el konulan PKK’lı Mahsum Korkmaz heykeliyle ilgili Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında polis heykelin dikildiği Yolçatı Köyü Muhtarı Necat İzgi’nin de ifadesine başvurdu. Muhtar İzgi heykelin 8 ay önce mezarlıkta yapıldığını ve üstünün perdeyle örtüldüğünü belirterek, “Muhtar seçilmeden önce o heykel mezarlığa yapılmıştı. Mezarlıktaki heykelin açılışı yapılmadan 2 gün önce işlerim nedeniyle Diyarbakır’a gittim. Otelde kaldım, belgelerim mevcut. Kaldı ki suç duyurusunda bulunmam için benim yetki alanımda olması lazım. Mezarlık, köyün sınırları içinde ve görev alanımda değil. Mezarlık, Orman İşletme Müdürlüğü’nün arazisinde yapılmış” dedi. Lice Cumhuriyet Başsavcılığı ise Lice Belediyesi’ne heykelle ilgili işlem yapıp yapmadığını sordu. Belediye yetkilileri, heykelin yapıldığı bölgenin daha önce kapatılan Diyarbakır İl Özel İdare sınırlarında olduğunu, şu anda ise Büyükşehir Belediyesi sınırları ile Orman İşletmeleri İl Müdürlüğü sorumluluğunda olduğu yanıtını vereceklerini söylediler. 8 AYLIK FOTOĞRAFI ÇIKTI PKK mezarlığında Şubat 2014’de çekilen fotoğrafta mezarlığın duvar ve iç peyzaj çalışmalarının yapıldığı, heykelin tamamlandığı görülüyor.Veysi İPEK / DİYARBAKIR | Haber Türk
Tarkan, Monaco'da Rekor Kırdı!
MEGASTAR Tarkan'ın heyecanla beklenen Monaco konseri geçtiğimiz cuma akşamı Monte Carlo'daki Yıldızlar Salonu'nda gerçekleşti.Yaklaşık 850 kişilik özel davetlinin bulunduğu gecede Tarkan, şarkıları ve sahne şovuyla büyük beğeni topladı. 40'ıncı yılını kutlayan Monte Carlo Sporting Summer Festivali kapsamında gerçekleşen kapanış konserine Tarkan'ın Avrupalı, Rus, Azeri ve Ortadoğulu konuklarının yanı sıra Türkiye'den de birçok isim katıldı. Yaklaşık 1,5 saat sahnede kalan ve 20 şarkı seslendiren Megastar, konserine 'Firuze' şarkısıyla başladı. Monaco'nun Monte Carlo şehrinde her yıl düzenlenen ve bu yıl 40'ıncı yılını kutlayan “Monte Carlo Sporting Summer Festival kapsamında ilk kez bir Türk sanatçı Yıldızlar Salonu'nda (Salles des Etoiles) konser verdi. Monte Carlo'daki konserine “Firuze” ile başlayan Tarkan, Şımarık, Unutmamalı, Öp, Acımayacak ve Sevdanın Son Vuruşu'nun yer aldığı toplam 20 şarkıyla geceye damgasını vurdu. Farklı ülkelerden yüzlerce davetlinin olduğu konserde Avrupalı, Rus, Azeri ve Ortadoğulu konukların yanı sıra Türk cemiyet ve iş dünyasından önemli simalar da konserde sanatçıyı yalnız bırakmadı. Geceye Neslihan-Yalçın Sabancı, Revna Demirören, Tuğana-Arzu Savgı, İdil Fırat, Gökhan-Siren Ertan Çarmıklı, Dilek Hanif, Olgun-Berrin Zorlu, Sema Basa, Berrin Okçu, Jülide ve Aynur-Meral Özderici Ateş gibi isimler katıldı. Türkiye'nin Fransız Büyükelçisi Hakkı Akil ve eşi de konseri izleyenler arasındaydı. 850 kişilik özel bir davetli grubunun ağırlandığı gecenin sonunda Tarkan yoğun istek üzerine “Şımarık şarkısı ile bis yaptı. Konseri düzenleyen Monte Carlo La Societe des Bains de Mer (SBM) şirketinin Türkiye ve Ortadoğu Temsilcisi Hülya Biren, festival kapsamında bu yıl düzenlenen tüm konserler arasında rekoru Tarkan'ın kırdığını söyledi. Monaco'nun Tarkan'a hayran kaldığını belirten Biren, “Hedefimiz gelecek yıl da Tarkan'ı yine Monaco'da ağırlamak” dedi. Monaco Prensi II. Albert'in sahibi olduğu Monte Carlo La Société des Bains de Mer (SBM) tarafından düzenlenen festivalde bugüne kadar Elton John, Rihanna, Kylie Minogue, Pink, Julio Iglesias, Celine Dion, Scorpions, Santana ve Kevin Costner gibi dünyaca ünlü yıldızlar sahne aldı. Cuma akşamı Tarkan konseriyle kapanışını yapan ve 40 yıldır aralıksız devam eden festivalin bu yılki açılışını dünyaca ünlü Amerikalı sanatçı Lana Del Rey yapmıştı. Emel GÖKBULUT / (MONACO) (DHA)
Gazze'de Ölenlerin Sayısı 2 Bin 103'e Yükseldi
İsrail savaş uçakları Gazze'de Şeyh Rıdvan mahallesini bombaladı, bir Filistinli hayatını kaybetti. Refah kentinde hedef alınan hükümet binası da yerle bir oldu. İsrail savaş uçaklarının, Gazze'nin Şeyh Rıdvan Mahallesi'ne düzenlediği saldırıda 11 Filistinli yaralandı. Yaralılar Şifa hastanesine kaldırıldı. İsrail savaş uçaklarının Gazze'nin güneyindeki Refah kentine düzenlediği hava saldırısında İçişleri Bakanlığı'na bağlı 7 katlı binanın tamamen yıkıldığı, çevredeki binalarda büyük hasar meydana geldiği, ölen ya da yaralanan olmadığı ifade edildi. Kassam ve Kudüs Tugayları ise İsrail-Gazze sınırındaki bir askeri tesisin yanı sıra bir yerleşim birimine füze fırlattıklarını duyurdu. Konu ile ilgili İsrail tarafından bir açıklama yapılmadı. Duyurunun ardından İsrail savaş uçakları Gazze’nin kuzeyinde sınır bölgesinde bulunan Filistinlilere ait bazı binaları bombaladı. Saldırıda ölü ve yaralı olup olmadığı henüz bilinmiyor. İsrail'in Cumartesi Gazze'de sivillerin ikamet ettiği 13 katlı binaya düzenlediği hava saldırısında 17 kişi yaralanmıştı. Sivillerin ikamet ettiği 80 haneli El Zafer Kulesi adlı bina saldırı sonucu yıkıldı. İsrail, yıllardır abluka altında tuttuğu Gazze'ye, 7 Temmuz'da havadan ve denizden, 17 Temmuz'da ise karadan saldırıya geçmişti. Mısır'da gerçekleştirilen müzakerelerde kalıcı ateşkes sağlanamadı. Beş gün süren uzun ateşkesin 18 Ağustos’ta 24 saat daha uzatılması için anlaşmaya varılmıştı. İsrail ordusu, ateşkesin süresi tamamlanmadan roket atıldığı iddiayla ateşkesi bozdu ve yeniden Gazze'yi bombalamaya başlamıştı. 7 Temmuz'dan bu yana düzenlediği saldırılarda toplam 2 bin 103 Filistinli hayatını kaybetti, 10 bin 627 kişi de yaralandı. Kaynak: Al Jazeera ve Anadolu Ajansı
‘Traşlanma’yı Bekleyen 16:9'un Çok Özel Konukları
Danıştay'ın yıkım kararını onaması, 16/9’da dairesi olanların yüreğini ağzına getirdi.Danıştay’ın, Zeytinburnu’ndaki gökdelenlerin “tarihi silüeti bozan kısmının yıkılması” kararına yapılan itirazı reddederek yıkım kararını onaması, 16/9’da dairesi olanların yüreğini ağzına getirdi. Yüreği ağzına gelenler arasında AKP’li yönetici ve bürokratların da olması muhtemel. Zira çok sayıda AKP’li bürokrat ve yöneticinin de bu kulelerde daireleri var. Miyase İlknur'un Cumhuriyet'te yer alan haberine göre AKP’li siyasiler ve bürokratların daireleri çoğunlukla çocukların, kardeşlerin ve yeğenlerin üstüne kayıtlı. Hepsinin ortak özelliği de dairelerin bedeli olan milyon dolarları nakit olarak ödemeleri. Hiçbiri banka kredisi kullanmaya gerek duymamış. 16/9’da kendilerinin ve yakınlarının üzerine dairesi bulunan AKP’li siyasiler ve bürokratlar arasında İstanbul Milletvekili ve eski Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri Adem Baştürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Tandıroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Sefer Kocabaş, Zeytinburnu Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Hasan Albayrak bulunuyor. 6 KAT İZNİ TOPRAK'TA 36 KAT OLDU Bilindiği gibi 16/9 kulelerinin dikildiği arsa, Halil Bezmen’den alacaklı olan Yapı Kredi Bankası ve TMSF’ye geçmişti. Çoğunluk hissesi TMSF’de olan 28 dönümlük arazi, 45 milyon dolara Mesut Toprak’a satılmıştı. Ne hikmettir ki, TMSF’de iken inşaat izni 1 emsal olan arazi, Başbakan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı Mesut Toprak’a geçtikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından inşaat izni 2.5 emsale çıkarıldı. TMSF’de iken en fazla 6 katlı binaların yapılabileceği arazi, turizm ve ticaret alanına çevrilip, inşaat emsali de 1’den 2.5’a çıkarılınca 36 kata varan rezidans izni çıkmış oldu. 16/9 projesinin gerçekleşmesi için hangi kurumlardan iş bitirilmesi gerekiyorsa o kurumlarda yönetici olanların yakınları nasıl olmuşsa bu rezidanslardan daire sahibi olmuşlar. Hem de gencecik insanlar milyon dolarları peşin sayarak. İLK İŞLEM ZEYTİNBURNU Belediyesi’nde bu alanın Turizm ve Ticaret Merkezine çevrilmesi. O dönem Zeytinburnu Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Hasan Albayrak’ın o bölgede birlikte inşaat ve emlak işi kotardığı amcazadesi ANAP Milletvekili Yaşar Albayrak’ın oğlu Hasan Ali Albayrak’ın burada dairesi var. Hem de peşin para ödenerek alınmış. Kayıtlarda kredi ile alınan dairelerin altında “ipotekli” kaydı var. Hasan Ali Albayrak’a ait dairede böyle bir kayıt görünmüyor. Sonraki aşama İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ilçe belediyesi tarafından Turizm ve Ticaret alanına çevirme kararının onanıp inşaat izninin 1 emsalden 2.5 emsale çıkarılması. Bu işlemler de sorunsuz gerçekleşmiş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Tandıroğlu’nun oğlu da daire almış bu kulelerden. Üstelik Tandıroğlu’nun oğlu, 16/9 kulelerini yapan Astay İnşaat’ta çalışmaya başlamış. Köksal Tandıroğlu, iki ay önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde cemaatçi olduğu öne sürülen üst düzey bürokratlara yapılan operasyonla görevinden alınmıştı. DAVA DA DURDURMAMIŞ AKP İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık’ın çocukları, kulelerin yıkımının Danıştay’a gitmesinden sonra daire sahibi olmuşlar. Hem de Başbakan’ın “küstüm” demesine rağmen. Soma faciasından bir gün sonra almışlar daireyi. Kulislerde Dünya Ticaret Merkezi’ndeki hukuk bürosu olan ve ortaklarına devreden Kıyıklık’tan Danıştay’daki dava için 16/9’un sahiplerinin hukuki yardım isteyip istemediği merak ediliyor. İstanbul eski Emniyet Müdürü Celallettin Cerrah ile kızı da ortak bir daire edinmişler bu mütevazi kuleden. Onlar da parayı nakit ödemiş. İmar Komisyonu Başkanı Sefer Kocabaş, Başbakan Erdoğan, “kuleleri tıraşlayın dedim dinlemediler. O nedenle sahibi ile 5 yıldan beri konuşmuyorum” dediği halde Büyükşehir Meclisi’nde kürsüye çıkıp kulelerin siliüeti bozmadığını savunmuş. Bu nedenle de son yerel seçimde meclis üyeliği veto edilmiş. Sefer Kocabaş ile Adem Baştürk’ün de bu kulelerde dairesi, hatta daireleri olduğu bir televizyon programında dile getirildi. Kendisine bu iddiaları sormak üzere aradığımız Kocabaş ne telefona çıktı ne de iddiayı açık bir şekilde yazdığımız mesajı cevapladı. KULELER NASIL DİKİLMİŞTİ? Arazi 2007’de Mesut Toprak’a satıldıktan sonra nazım imar plan teklifi yapıldı. 10.10.2008 tarihli Zeytinburnu Belediye Meclisi’nin ve 16.05.2008 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararıyla arazi ticaret ve turizm alanına çevrildi. İnşaat izni de 1/5000 planlarda 1 emsalden 2.5 emsale çıkarıldı. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 117 sayılı plan tadili kararı 16.08.2008 tarihinde Kadir Topbaş tarafından da onaylandı. Bu değişiklik uyarınca turizm tesis alanına dönüştürülen arazide otel, motel, apart otel, toplam inşaat alanının yüzde 40’ı kadar rezidans ve ticari üniteler yapılacak konuma getirildi. Hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği de 1/5000 ölçekli nazım imar plan kararlarına uygun olarak düzenlendi. Bu düzenleme Zeytinburnu Belediyesi Meclisi kararı ile onandı ve karar alınması için İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderildi. Ancak 10 Kasım 2009 tarihli büyükşehir belediyesi meclis gündemine alınmasına karşın dosya, 13 Mart 2009 tarihinde meclis kararı ile iade edildi. 5216 sayılı kanunun 14. maddesinin son fıkrasının “üç ay içinde büyükşehir belediye meclisinde görüşülmeyen kararları onaylanmış sayılır” hükmüne karşın üç ay içinde karar alınmadı. Bu nedenle ilçe belediyesinin almış olduğu karar kesinleşmiş oldu.Gerçek Gündem
Reklam