IŞİD'den Türkiye Sınırı Yakınında Bombalı Saldırı
Irak Şam İslam Devleti'nin, (IŞİD) militanları ele geçirmek istedikleri Suriye'nin Halep kentine bağlı Azez ilçesinin Türkiye sınırına birkaç kilometre uzaklıktaki Sucu kasabasında bomba yüklü araçla saldırı düzenlediği belirtildi.Türkiye tarafında tedirginliğe yol açan patlamada yaralanan ve Türkiye'ye getirilen 5 kişi arasında bulunan 2 çocuk yaşamını yitirdi.Kilis'in karşısında bulunan Özgür Suriye Ordusu mensuplarının kontrolündeki Öncüpınar Sınır Kapısı'nın karşısındaki Suriye'nin Halep kentine bağlı Azez İlçesi'ne bağlı Sucu Köyü'nde saat 14.45 sıralarında büyük bir patlama meydana geldi. Kısa süre sonra patlamanın Öncüpınar Sınır Kapısı'nın karşısındaki Suriye'nin Esselame Sınır Kapısı'na yakın bir noktada bulunan ve Türkiye'ye geçmek isteyenlerin pasaportlarının kontrolünün yapıldığı Sucu Köyü'nde kontrol noktasında bomba yüklü araçla yapılan saldırı gerçekleştiği belirlendi. İddiaya göre, bölgeyi ele geçirmek isteyen IŞİD güçlerince gerçekleştirilen saldırıda ölen ve yaralananlar oldu.'2 ÇOCUK ÖLDÜ'Türkiye tarafında tedirginliğe yol açan patlamada yaralanan 2'si çocuk 5 kişi araçlarla Öncüpınar Sınır Kapısı'na getirildi. Burada bulunan ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi'ne taşınan yaralılar arasında bulunan 2 çocuk, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak öldü. Acil serviste ilk müdahalesi yapılan ve hayati tehlikesi bulunan diğer 3 yaralı ise Gaziantep'teki hastanelere sevk edildi.Yaralı gelme ihtimaline karşı hastanede teyakkuz durumuna geçilirken, yaşanan tedirginliğin ardından güvenlik güçleri sınır hattında önlemlerini artırdı.Reşit ÇELEBİOĞLU - KİLİS (DHA)
Emre Uslu İçin Zorla Getirilme Kararı
Emre Uslu, İHH Başkanı Bülent Yıldırım'a 'basın yoluyla iftira atma' suçlaması ve 1 ile 7 yıl arası hapis istemiyle yargılanmaya başladı. Mahkeme duruşmaya gelmeyen Uslu'nun bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar verdi.Taraf Gazetesi yazarı Emre Uslu, 'El Kaide, İHH, tır vs...' başlıklı yazısıyla İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı (İHH) Başkanı Bülent Yıldırıma'a 'basın yoluyla iftira' attığı suçlamasıyla yargılanmaya başladı. 1 ile 7 yıl arası hapsi istenen Uslu duruşmaya gelmedi. Mahkeme Uslu'nun bir sonraki duruşmaya 'zorla getirilmesi'ne karar verdi.Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya müşteki Bülent Yıldırım da katılmazken, tarafları avukatları temsil etti. Duruşmada söz alan Uslu'nun avukatı Veysel Ok, 'Müvekkilim yurtdışında olduğu için duruşmaya katılamadı. Bir sonraki celseye hazır etmeye çalışacağız' dedi. Mahkeme hakimi ise 'Ne amaçla yurtdışında bulunuyor? Hangi ülkede?' diye sordu. Uslu'nun avukatı Ok, 'Kendisi akademik bir çalışma amacıyla Belçika'ya gitmiştir. Gerekirse talimatla ifadesi alınabilir' karşılığını verdi.'Yakalama kararı çıkarılsın' talebiYıldırım'ın avukatı Mehmet Talha Güvençer de suçun sabit olduğunu belirterek, 'Sanık yurtdışına gitmişse de savunmadan kaçmaktadır. Hakkında yakalama kararı çıkarılsın' ifadelerini kullandı.Mahkeme hakimi Hüseyin Kılıç, davetiyeye rağmen duruşmaya gelmeyen Uslu'nun bir dahaki celseye zorla getirilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Taraf gazetesinin 15 Ocak 2014 tarihli nüshasında, 'El Kaide, İHH, tır vs...' başlıklı yazıya atıfta bulunuluyor. Uslu hakkında, İHH'yı 'silah kaçakçılığı' ile itham ettiği gerekçesiyle şikayette bulunulduğu aktarılan iddianamede, yapılan soruşturma neticesinde Uslu'nun, 'İHH'nın Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle insani yardım adı altında bu ülkede faaliyet gösteren yasadışı El-Kaide örgütüne yardım götürdüğü, istihbarat teşkilatının silah transferi işleminde yardım kuruluşlarını kullandığı' iddialarını dile getirerek basın yayın yoluyla iftira suçunu işlediği belirtiliyor.Kaynak: AA
"Sergen Yalçın 200 Bin TL Alıyorsa Bende 400 Bin TL Alıyorum"
TRT Spor'da Sergen Yalçın ile birlikte haftanın maçlarını yorumlayan FIFA kokartlı eski futbol hakemlerinden, yorumcu Erman Toroğlu, İlhan Cavcav'ın söylediği ve büyük tartışmaya neden olan 'Sergen Yalçın 200 bin TL aylık alıyor' açıklamasını Bursa'da cevapladı.Bursa'nın Kestel İlçesi'ne bir etkinlik için gelen Erman Toroğlu gazetecilerin soruları üzerine tartışmaya açıklık getirdi. Toroğlu, basında yer alan Sergen Yalçın'ın 200 bin TL aylık aldığı haberinin abartma olduğunu, böyle paraların alınamayacağını belirterek, 'Televizyonlarda bu kadar büyük para verilmiyor. ilhan Cavcav, teknik direktörlük için Sergen Yalçın'a teklifte bulunmuş. Bu şekilde iddialar var. Sanıyorum Cavcav, bu rakamı telefus ederken Sergen'in diğer çekimler dizi ve reklam gibi kazançlarının tümünü kastetmiştir. Olayı basında abarttı. Sergen Yalçın 200 bin TL alıyorsa o zamanda bende 400 bin TL alıyorum' dedi.KULÜPLER SIKINTIDABasın mensuplarının çeşitli sorularını yanıtlayan Erman Toroğlu, 'Kulüpler maddı maddi yönden büyük sıkıntı çekiyor. UEFA'nın önümüzdeki sezon büyük kulüpleri Avrupa Kupası maçlarına almayabilir. Kulüpler iyi yönetilmiyor. Federasyon halen bir önlem alıp çalışma yapmıyor' dedi.PASSOLİG DOĞRU BİR KARARErman Toğrul Passolig uygulamasının doğru bir karar olduğunu, ancak Türkiye'de oturtulamadığını belirterek, 'Yanlışlıklar ve hatalar var. Tanıtımı iyi yapılmadı. Hatta hiç yapılmadı' diye konuştu. Toroğlu, olay çıkartılanların kavulması gerektiğine dikkat çekerek açıklamalarını şöyle sürdürdü:PARAZİTLER AYIKLANMALI'Hadise yapan seyirciyi kovmazsak başımız belaya girecek. Kavga döğüş yapanı, sahada maçı bitiremeyen adamı, yani parazitleri ayıklamazsak futbolda başarılı olamayız. Nerede hata yaptıklarını biliyorlar. Türkiye'de birkaç yönetici şiddeti körüklüyor. Trabzon maçında konuşmadılar, çünkü olay yok. Olay yapan yönetici ve futbolcular belli. Bakın son 10 yıl içerisinde hep aynı kişiler olaylarda var. Son 10 yılın gazetelerine açıp bakın hep onları görürsünüz.'BURSA'YA BEŞİKTAŞ SEYİRCİLİ GİRMELİ'Bursaspor ile Beşiktaş maçına seyirci kesinlikle gitmeleri lazım. Bu konuda organize yapılmalı ve önlemler alınmalıdır. Futbol Federasyonu Manisa'da oynanan Süper Lig maçı için önlemler almadı. Maçta olaylar çıktı. Kale arkasını birinde file var diğerinde yok. Sonra file olmayan yerden yabancı maddeler atıldı.'ALİ GÜNEŞ - BURSA / DHA
Dünyanın En Büyük Bisiklet Parkının Temeli Hollanda'da Atıldı
Eric van Schagen, Hollanda'nın internet teknolojileri konusunda tanınmış holdinglerinden birinin yönetim kurulu başkanı. Birçok Hollandalı gibi onun da en önemli tutkularından biri bisiklet.Küçük arkadaş grubuyla, her yıl Avrupa'nın bir başka ülkesine bisikletle tatile gidiyor. Berlin, Roma, Prag, Dublin, Oslo bisikletle tatil güzergahlarından bazıları. Her yıl ortalama 15 gün süren tatiller boyunca bisikletle binlerce kilometre yol kat ediyor.Sadece tatillerde değil. Haftasonları ve zaman zaman da işe gidip gelirken yine bisiklet kullanıyor.Tıpkı, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve kabine üyeleri gibi.2012 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Hollanda'ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Gül'ün kabul ettiği Hollanda Başbakanı Rutte'nin görüşmeye bisikletle gelmesi, Türkiyeli gazetecilerin yoğun ilgisini çekmişti.Oysa bisikletle işe gidip gelen şık giyimli siyasteçi ya da iş adamı görüntüsü Hollandalılar için günlük sıradan görüntülerden biri.Bisikletin, günlük yaşamın vazgeçilmezlerinden bir olduğu ülke bu konuda yeni bir rekora daha imza atıyor.Dünyanın en büyük kapalı bisiklet parkı Hollanda'da yapılıyor. Utrecht kentinde temeli atılan bisiklet parkının 2016 yılında bitirilmesi planlanıyor.Utrecht Merkez Tren İstasyonu'nun bitişiğinde yapılacak 3 katlı tesiste, aynı anda 12 bin 500 bisiklet park edilebilecek.16 milyon nüfuslu ülkede 19 milyon civarında bisiklet bulunuyor. Her yaştan 13,5 milyon insan, yani nüfusun yüzde 84'ü bisiklet kullanıyor.Bisiklet kullananan kadın sayısı erkeklere göre daha fazla.Tren ve diğer toplu taşıma araçlarına bisikletle binilebiliyor. İş yeri uzakta olanlar, belli bir mesafeye kadar tren ya da otobüsle, geri kalanına bisikletle gidiyor.Bir Hollandalı bisikletle yılda 900 kilometre yol katediyor. Ülke genelinde bisikletle katedilen mesafe ise 15 milyar kilometre.Bisiklet kullanımı en fazla 'yerli' Hollandalılar arasında yaygın. Bunu Antilyanlar ve Surinamlılar izliyor. Fas kökenliler 4. sırada.Son sırada ise Türkiyeliler bulunuyor. Türkiye ve Faslıların başını çektiği göçmenler ise ulaşım için daha çok motorlu taşıtları tercih ediyor.Hollandalılar, küçük yaştan itibaren patlayan tekerleklerini kendilerini tamir ettikleri için bu konuda uzmanlaşmış. Bunu ek işe dönüştürenler de var.82 yaşındaki komşum Jan da bunlardan biri. Evinin garajında, çoğunluğu yabancılardan oluşan müşterilerinin bisikletlerini tamir ediyor.Çok fazla para talep etmiyor, benim de aralarında bulunduğum müşterilerinden. Kendine bir uğraş yaratmak daha önemli. Hem de bütçeye küçük bir katkı olarak görüyor.Hollanda'da çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren bisiklet eğitimi veriliyor. İlkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerin büyük çoğunluğu bisiklet kullanıyor.Özlelikle sabahları okula giderken ya da akşamüstü okul dönüşü, tek elle bisiklet kullanıp diğeriyle el ele tutuşan sevgililer Hollanda'nın değişmez manzaralarından biri.Tek elle bisiklet kullanıp diğeriyle telefonda mesaj yazmak ya da yağmur altında şemsiye tutmak da bisiklet sürücülerinin olağan görüntülerinden.Bisiklete binmek teşvik de ediliyor. Belediyeler sorumluluk alanlarına yerleşen göçmenler için bisiklet kursları düzenliyor.Şirketler, çalışanlarını bisiklet kullanmaları için destekliyor. Bazı şirketler işe bisikletle gidip gelen çalışanlarına ek ödeme yapıyor.Hollandalılar dünyanın en tutumlu toplumlarından biri olarak tanınıyor. Hatta bununla ilgili yaygın bir deyim de var: Kijken kijken niet kopen (Bakar bakar satın almaz)Holandalların bisiklet tercihinin kökeninde bu tutumluluk yatıyor. En ucuz ulaşım aracı olduğu için tercih ediliyor. Sağlıklı ve çevre dostu olması da önemli bir etken.Hollanda'da yaşam süresi uzuyor. 100 yaşın üzerindeki Hollandalı sayısı önemli ölçüde artıyor. Bunda çocuk yaştan itibaren bisiklet kullanımının da etkili olduğu belirtiliyor. Yaşlılarıın büyük bölümü günlük ulaşımını bisikletle sağlıyor.Trafikte bisikletlilerin önceliği var. Yollarda bisikletliler için özel bölümler bulunuyor. Ülkenin her köşesi bisiklet yollarıyla birbirine bağlanıyor.Talebin fazla olması nedeniyle bisiklet modelleri de oldukça çeşitli. Yatarak sürülenden, ön ve arkasında bebek/çocuk koltuğu olana, Harley Davidson görünümlüden engelliler için 3 tekerlekli olanına kadar çok sayıda bisiklet bulunuyor.Ülkedeki en önemli suçlardan biri de bisiklet hırsızlığı... Her yıl 1 milyon civarında bisiklet çalınıyor. Hırsızlık özellikle büyük kentlerde yaygın.Birçok kimse, kilitlenmemiş bisiklet gördüğünde alıp gideceği yere kadar kullanıyor. Sonra ya bırakıp gidiyor ya da kanallardan birine atıyor.Amsterdam'daki kanallarda temizlik sırasında her yıl çok sayıda bisiklet çıkarılyor.BBC
'Sizi Değil Beyonce'yi Bekliyordum'
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama ve ve eşi Michelle Obama, evsiz çocuklara okul malzemelerinin hazırlandığı bir yardım çalışmasına katıldı.Buradaki küçük bir kız çocuğunun, 'Özel birisinin geleceğini duyunca bunun şarkıcı Beyonce olacağını ummuştum' demesi, Obama çiftine eğlenceli anlar yaşattı.Barack Obama, 'kızları Malia ve Sasha'nın da böyle düşüneceğini' söylerken, Michelle Obama, 'ben de Beyonce'yi görmeyi tercih ederdim' dedi.BBC Türkçe
"O Paraya 10 Yıl Antrenörlük Yapardım."
Almanya Milli Futbol Takımı'nın ve Bayern Münih'in unutulmaz futbolcularından teknik direktör Lothar Matthaus, spor giyim markasının tanıtımından sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.Şu anki hayatından memnun olduğunu belirterek, 'Hayatımdan çok memnunum. Dünyanın en hızlı ekibinin üyesiyim. Televizyonda harika bir işim var. Başarılar elde etmek için ciddi bir ekiple yola çıkmak için iyi bir teklif gelirse Türkiye'de çalışmaya hazırım. Özellikle İstanbul kulüplerinde olabilir' diye konuştu.'O paraya 10 yıl antrenörlük yapardım.'2003-2005 yıllarında Macaristan Milli Takımı'nı çalıştırdığı dönemde Beşiktaş Kulübü'nden teklif aldığını belirten Alman teknik adam, 'O dönem, Beşiktaş'la iletişim halindeydik. Eski başkan, şimdiki Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile görüşme halindeydik. Oldukça ilerlemiştik ama sonra Del Bosque'yi aldılar. Sonrasında oldukça da tuzluya çıktı. O paraya ben 10 yıl antrenörlük yapardım' ifadelerini kullandı.'Türkiye, dünya şampiyonu olurdu'Lothar Matthaus, Türk futbolunu yakından tanıdığını anlatarak, 'Türk futbolunun seviyesi, taraftarların gösterdiği coşku kadar olsaydı, Türkiye dünya şampiyonu olurdu' dedi.Yaklaşık 6 yıl önce bir Fenerbahçe-Galatasaray derbisini statta izlediğini anlatan Alman teknik adam, 'Türkiye'de ve Almanya'da çok sayıda Türk dostlarım var. Sadece Türk Milli Takımı'nı değil. Kulüp takımlarını da takip ediyorum. Türk futboluna büyük saygı duyuyorum. Beş-altı yıl önce Fenerbahçe ile Galatasaray arasında bir maç izledim. O maçtaki atmosferle daha önce karşılaşmamıştım. Benim Türk futbolu için dileğim sadece atmosferin iyi olması değil, başarıların da bunları izlemesi' ifadelerini kullandı.'Milli takımımızda oynayan yabancılar için utanacak değiliz'Almanya Milli Futbol Takımı'nda Sami Khedira, Mesut Özil ve Lucas Podolski gibi devşirme futbolcuların yer aldığını hatırlatan Matthaus, bu durumdan memnun olduklarını söyledi.53 yaşındaki teknik adam, Almanya'da doğup, büyüyen Türk futbolcuların seçimlerini kendilerine bırakılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:'Türkiye'de kökleri olan birçok futbolcu Almanya'da doğup büyümüştür. Bu sayede de hangi milli takımda oynayacağını seçme hakkı var. Almanlar olarak, Mesut Özil gibi bir oyuncunun Almanya Milli Takımı'nı seçmesinden mutluyuz. Çünkü çok özel bir futbolcu. Öte yandan Almanya'da doğmuş, futbola başlamış ama Türkiye'de futbola devam eden birçok futbolcu var. Bunların kişisel kararlar olduğunu düşünüyorum. Bu kararı vermenin kolay olduğunu düşünmüyorum. Oldukça zorlanıyorlar. Alman Milli Takımı ile maça çıkıyor ama milli marşa eşlik etmiyor. Çünkü kökleri burada.'Yabancı kökenlere sahip olan oyuncuları Almanya Milli Takımı ile iyi entegre ettiklerini anlatan Matthaus, 'Almanya'da tek ilke geçerli; o da kim başarılıysa o öne çıkmalı. Aileleri başka ülkeden gelen futbolcular, daha başarılı olduğu için ön plana çıktı ama bu Almanya'ya has bir durum değil. Tüm dünyada böyle. Biz de bu fırsattan faydalandığımız için memnunuz. Milli takımımızda oynayan yabancılar için utanacak değiliz. Bundan dolayı memnunuz' değerlendirmesinde bulundu.'Derwall'e çok şey borçluyum'Lothar Matthaus, bir dönem Galatasaray'ı çalıştıran Alman teknik direktör Jupp Derwall'in kendisi için önemli olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:'Derwall'e çok şey borçluyum. İlk milli maçıma onun yönetiminde çıktım. Dört yıl milli takımda hocalığımı yaptı. İlk büyük turnuvalara onun yönetiminde çıktım. Türkiye'ye geldiğinde de kariyerini takip ettik. Türk ve Alman futbolu arasında yakın bir ilişki var. Derwall, Türkiye'de Alman teknik adamlar için kapıyı açan ilk teknik direktör olmuştur. Bence kendisinin Türkiye ile Almanya arasındaki futbol anlamında ilişkilerin ilerlemesinde önemli rolü var.'Türkiye'deki takımlar arasında bir tercih yapmadığını aktaran Matthaus, 'İstanbul takımlarını yakından takip ediyorum. Uluslararası arenada Türkiye'nin renklerini temsil ediyorlar. İstanbullu 3 büyük takımın taraftarıyım. Trabzonspor'un da maçlarını canlı izledim. Burada yetişmediğim için yürekten desteklediğim bir takım yok' diye konuştu.Lig Radyo
Sokakta Polis Dayağı Ağır Cezada
Eskişehir'de Gezi Parkı protestoları sırasında, bir sokak arasında dövülerek katledilen Ali İsmail Korkmaz'la ilgili davada yargılanan polislerin, bir başka 'dayak' dosyası da 'işkence' suçunu işlemiş olabilecekleri gerekçesiyle ağır cezaya sevk edildi.İsmail Korkmaz’ı döven polisler tarafından ve yine aynı sokakta dövülen Doğukan Bilir’le ilgili ilk duruşma bugün görüldü. Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi, Bilir’in dövülmesinin ‘işkence’ kapsamında olabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi ve dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.İsmail Saymaz'ın Radikal'deki haberine göre, Eskişehir’de, Doğukan Bilir adlı üniversiteli genci Ali İsmail Korkmaz’la aynı dakikalarda ve aynı sokakta döven üç polis ve bir sivil hakkındaki davanın ilk duruşması bugün görüldü. Bilir’in avukatları, Radikal’de yayınlanan ve Yargıtay’ın sokaktaki ve karakoldaki polis şiddetini işkence sayan iki kararını mahkemeye sunarak, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini istedi. Mahkeme de, suçun işkence kapsamına girebileceğini ve buna karar verme yetkisinin ağır ceza mahkemesinde olduğunu belirterek, görevsizlik kararı verdi ve dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Sanık polislerden ikisi, Ali İsmail Korkmaz’ı dövmekten de yargılanırken, diğer ikisi aynı davada tanık olarak yer alıyor.Ali İsmail Korkmaz’ı döven polisler tarafından, yine aynı sokakta dövülen Doğukan Bilir’le ilgili ilk duruşma bugün görüldü. Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Bilir’in avukatı Ali Çuvalcı, Radikal’de 12 Temmuz ve 27 Mayıs 2014’te yayınlanan iki ayrı haberde, Yargıtay’ın sokakta ve karakolda atılan polis dayağına işkence suçundan ceza verilmesi yönündeki kararlarını sundu. Ardından Çuvalcı, “Yargıtay’ın son zamanlardaki kararlarında sokak ortasında dövülmesini işkence olarak değerlendirmiştir. İşkence suçu açısından görevli mahkeme, ağır cezadır. Görevsiz mahkemece yapılacak işlemler geçersiz olacağından öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ediyoruz. Ayrıca suçun basit yaralama mı, yoksa işkence suçunu mu oluşturduğu hususunda delilleri takdir edecek yer, ağır cezadır” dedi. Dört sanığı avukatları ise bu talebe karşı çıktı. Savcı İlhan Akıllı, mütalaasında, “mağdurlara yönelik eylemlerin sistematik bir şekilde belli bir süreç içerisinde işleyip işlemediklerinin tespiti ve bu hususta suçu ve delilleri değerlendirme yetkisinin” ağır ceza mahkemesinde olduğunu belirterek, görevsizlik kararı verilmesini vurguladı. Hakim Bayram Arslan da bu görüşe uyarak, dosyayı ağır ceza mahkemesine yolladı. Eskişehir’de, üniversiteli Ali İsmail Korkmaz’la aynı sokakta ve aynı dakikalarda darp edilen Doğukan Bilir adlı gencin dövülmesine ilişkin sanık polis Şaban Gökpunar, Hüseyin Engin, Selçuk Bal ve elindeki meşe odunuyla kameralara yakalanan Serkan Kavak adlı sivil hakkında iddianame hazırlandı. Bilir’i dövdükleri için yargılanacak olan polis Gökpunar ve Engin, Ali İsmail Korkmaz davasında da sanıklar arasında yer alıyordu. Polis Bal ve sivil Kavak ise Korkmaz davasının tanıkları arasında bulunuyordu.Gazeteport
YouTube'ta Videolar İnternetsiz İzlenebilecek
Google'ın sahibi olduğu popüler video platformu YouTube, kullanıcılarına ilerleyen haftalarda büyük bir jest yapacak. Kullanıcılar artık videoları internete bağlı olmadıklarında dahi izleyebilecek.Hürriyet'te yer alan habere göre, İlk etapta Hindistan'da uygulamaya konacak olan YouTube'un yeni özelliğinin Google'ın en ucuz telefonu Android One'ın ülkede satışa sunulmasının ardından gelmesi ise dikkatlerden kaçmadı. YouTube'un yöneticisi Ceasar Sengupta , konuyla ilgili yaptığı açıklamada birkaç hafta içinde YouTube videolarının offline olarak da izlenebileceğini, tek tıklamayla videoları hem telefona, hem de tablet veya bilgisayara indirilebileceğini kaydetti.YouTube'un video içlerine serpiştirdiği reklamların offline mod'da nasıl görüntüleneceği ise netlik kazanmadı; ancak YouTube'a yakın kaynaklar offline olarak izlenebilen videolara da Google'ın reklamı yerleştireceğine kesin gözüyle bakıyor.Hindistan'ın ardından YouTube'un bu özelliği diğer ülkelere sunup sunmayacağı ise henüz netlik kazanmadı.T24
Türk Ehliyetleri Yunanistan'da Geçerli
Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği, Türk ehliyetlerinin artık Yunanistan’da geçerli olacağını duyurdu.Atina Büyükelçiliği, Türkiye makamları tarafından verilen sürücü ehliyetlerinin artık Yunanistan'da da geçerli olacağını duyurdu.Türkiye'nin de taraf olduğu 1968 tarihli Viyana Karayolu Trafik Sözleşmesi'ne getirilen değişikliklerin Yunanistan tarafından kabul edildiği bildirildi.10 Haziran 2014 tarihli Yunanistan Resmi Gazetesi'nde yayımlanan değişiklik, Yunanistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Türkiye Büyükelçiliğine bildirildi.Değişiklik çerçevesinde, Türkiye’den alınan tüm geçerli sürücü belgeleri ve Türkiye’de kullanılan tüm uluslararası geçerli sürücü belgeleri Yunanistan’da da geçerli olacak.Atina Büyükelçiliği, sınır kapılarında yaşanabilecek olası sorunların önüne geçmek için, konu hakkında Yunanistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen Nota örneğini de kamuyla paylaştı.Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Atina Büyükelçiliği | Al Jazeera
Torunlar İnşaat da Asansör Firması da Suçlu
Mecidiyeköy'de 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporunda asansör firması yetkilileri ve teknik personeli ile Torunlar GYO'nun idari ve teknik sorumlularının kazada kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen raporda 5 sayfalık ön raporun sonuç bölümünde, 'Cephe asansörünün şantiyeye montajını ve bakımını yapan Geda Major firmasının yetkilileri ve teknik personelinin, asıl işveren konumundaki Torunlar GYO-Torun yapı-Torunlar Gıda Proje ortaklığının idari ve teknik sorumlularının kazada kusurlu oldukları kanaati oluşmuştur' denildi.7 kişilik uzman heyetin imzası bulunan ön raporda ayrıca, 'Kimliği tarafımızca bilinmeyen asansör kullanıcısının, yapı denetimi firması yetkililerinin, İş Sağlığı Güvenliği firmasının yetkililerinin kazada kusur durumları nihai raporda değerlendirilecektir' ifadelerine yer verildi.Haber: Cem TURSUN / İSTANBUL DHA
Amazon'un Kurucusu Jeff Bezos, Gizli Uzay Seyahati Girişimiyle Elon Musk'a Rakip Oluyor
Amazon’un kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos, uzunca bir süredir gözlerden uzak bir şekilde, Blue Origin adlı girişimiyle uzay yolculuklarının maliyetlerini düşürmek üzere çalışmalar yapıyor. Bezos’ın 14 yıl önce kurduğu Blue Origin, kısa süre içinde çok daha fazla konuşulmaya başlanacak. Çünkü Bezos, Blue Origin’le NASA’nın Özel Uzay Taksisi diye bilinen Commercial Crew Development(CCDev) ihalesinde Boeing’in yanında yer almaya hazırlanıyor.NASA’nın, astronotların Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) ve Dünya arasındaki ulaşımını sağlamak üzere özel bir şirketi görevlendireceği milyar dolarlık ihalede havacılık devi Boeing, Blue Origin, Elon Musk’ın SpaceX’i ve Sierra Nevada şirketleri rekabet ediyor. Bu görev için Rus roketlerine bağımlı olan NASA, bu sorunu yerel bir şirketin düşük maliyetli teklifiyle çözmek istiyor. Rusya’nın Kırım çatışması da bu konuya yeni bir aciliyet kazandırmıştı.Hatırlayacağınız gibi Musk, geçtiğimiz Mayıs ayında SpaceX’in uzay seyahatleri maliyetlerinde önemli tasarruf sağlayan aracı Dragon V2’yi tanıtmıştı. Gerek üretim süreci gerekse operasyonel becerileriyle endüstriden olumlu dönüşler alan Dragon V2, bu nedenle ihalenin de favorisi olarak da gösteriliyordu.NASA’nın Uzay Taksisi ihalesinin sonuçlarının duyurulmasına az bir süre kala, The Wall Street Journal, hükümet ve özel sektörden konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberiyle, ihale sonucunun Boeing lehine olacağını paylaştı. Halihazırda yaklaşık 40 yıldır NASA ile birlikte çalışan Boeing’in, ihalenin erken aşamalarındaki finansal ve teknik gerekliliklerin tümüne cevap vermesiyle başarıya ulaşacağı söyleniyor. Boeing’in ihaleyi kazanması durumunda Sierra ve SpaceX’ten biriyle daha küçük bir kontrat yapılacağı da haberdeki bilgiler arasında.Halihazırda CCDev programının partnerlerinden biri olan Blue Origins, geliştirdiği yenilikçi Launch Abort System için NASA’dan 3,7 milyon dolarlık destek almıştı. Projenin birinci ve ikinci aşamalarına katılan şirketin aldığı toplam destekse 25,6 milyon dolardı.Jeff Bezos’ın Uzay Takisisi girişiminde Boeing’in yanında yer alacağı bilgisinin farklı kaynaklar tarafından gündeme getirilmesiyle kesinlik kazandığı söylenebilir. Boeing’in dünyanın önde gelen savunma şirketlerinden ortaklığıyla kurduğu United Launch Alliance‘ın geliştireceği yeni roket motorunda Blue Origin’in de rol alması bekleniyor.Blue Origin, uzay seyahati konusunda yaptığı yenilikler SpaceX’e benzerliğiyle dikkat çekiyor. Şirketin geliştirdiği yeniden kullanılabilir roketler ve dikey kalkış ve iniş yapabilme hedefleri Musk’ın adreslediği ve gündeme getirdiği konular oldu şimdiye kadar.Blue Origin’in ihalenin sonuçlanmasıyla birlikte bilinirlik kazanması SpaceX ile rekabetine yeni bir boyut kazandıracak gibi görünüyor.Webrazzi
İngiliz Siyasi Liderlerden Ortak İskoçya Bildirisi
İngiltere'nin iktidardaki koalisyon ortakları muhafazakarlar ve liberaller ile ana muhalefetteki İşçi Partisi İskoçya bağımsızlık referandumu öncesi ortak bildiri kaleme aldı ve Büyük Britanya'da kalırsanız daha fazla özerklik alacaksınız' sözünü verdi.Muhafazakar parti lideri Başbakan David Cameron'un yanı sıra koalisyon ortağı Liberal Parti lideri Nick Clegg ve muhalefetteki İşçi Partisi lideri Ed Miliband'ın imzasını taşıyan bildiri İskoçya'nın Daily Record gazetesinin baş sayfasında 'Söz' başlığıyla yer aldı.Üç ana bölümden oluşan bildiride 'İskoçya'nın Büyük Britanya'nın bir parçası olarak kalmaya karar vermesi durumunda, İskoçya parlamentosuna daha fazla yetki verilecek' deniyor.Yeni yetkilerin devredilmesi için somut tarihlerin de belirleneceği ifade ediliyor.İkinci bölümde ise 'Büyük Britanya'nın kaynaklarının tüm halklar tarafından hakkaniyetli biçimde paylaşılması sağlanacak' deniyor.İskoçya'da bağımsızlık yanlılarının en önemli iddialarından birisi İskoçya'nın enerji kaynaklarından İskoçların değil İngilizlerin faydalandığı yönündeydi.Bildirinin son bölümünde ise Ulusal Sağlık Sistemi'nde İskoçya'nın yerine vurgu yapılıyor ve 'Sağlık sisteminin finansmanı konusunda son sözü İskoçya parlamentosu söyleyecek' deniyor.İngiltere'nin eski başbakanlarından İskoç Gordon Brown da geçtiğimiz hafta benzer özerklik haklarının İskoçya'ya verilmesi gerektiğini ifade etmişti.Brown referandum kampanyasının başından bu yana İskoçya'nın Birleşik Krallık'ta kalmasını destekliyordu.Bağımsızlıktan yana olanlar ise hiçbir özerklik vaadinin tam bağımsızlıktan daha fazla yetkiyi kapsayamayacağını söylüyor.İskoç Ulusal Partisi'nin (SNP) oluşturduğu hükümetin başkanı Alex Salmond, Westminster partilerinin referanduma sayılı günler kala yaptığı girişimlerin 'boşuna' olduğunu ifade ediyor ve 'Son dakika manevralarına girişmeleri ne kadar paniklemiş olduklarının bir göstergesi' diyor.BBC Türkçe
Depresyondaki Birinin Duymayı En Son İsteyeceği 16 Cümle
Depresyon ülkemizde 'iç sıkıntısı' olarak algılanmaya ve ciddiye alınmamaya devam ediliyor. Kafaya takmayarak, arkadaşlarla iki gece dışarı çıkılarak üstesinden gelinebileceği düşünülüyor.Oysa kişi içine atmasa, anlatsa iki saatte atlatacak ama işte olmuyor.
Mail.ru, Rusya'nın Facebook'u Vkontakte'nin Tamamını Satın Aldı
Rusya’nın en büyük internet şirketlerinden, Mail.ru, bir başka Rus internet devi Vkontakte’nin (VK) tamamını satın aldığını bugün duyurdu. Rusya’nın Facebook’u olarak bilinen VK’nın halihazırda yüzde 52’sine sahip olan Mail.ru, VK’nın geri kalan yüzde 48’lik kısmı için 1,47 milyar dolar ödedi. Meblağın tamamının nakit olarak ödendiği belirtiliyor.Bugüne kadar, rakibi VK’daki paylarını adım adım artttıran Mail.ru, geçtiğimiz Mart ayında VK’nın yüzde 12’sini karşılığı belirtilmeyen bir anlaşmayla satın almış ve toplam payını yüzde 52’ye çıkarmıştı. Yaptığı 1,47 milyar dolarlık son ödemeyle birlikte Mail.ru’nun, VK’nın tamamı için 2007 yılından bu yana yaptığı yatırım miktarı 2,06 milyar dolara çıkmış oldu.Anlaşmanın Mail.ru’nun büyümesine önemli bir katkı yapacağı ortada. Zira aylık aylık 93 milyon aktif kullanıcısı (MAU) olan VK’nın, geçtiğimiz yılı yaklaşık 1,5 milyar dolar net karla kapattığı belirtiliyor. VK, 2014 yılı birinci yarısında yaklaşık 52 milyar dolar haılatına karşılık net geliri 6,5 milyar dolara ulaşmış.Anlaşmayla birlikte, VK’nın kurucusu Pavel Durov ile United Capital Partners (UCP) arasındaki bütün davaların da geri çekileceği bilgisi paylaşılıyor. UCP, geçtiğimiz yıl Nisan ayında VK’nın yüzde 48 hissesini satın almıştı. VK kurucusu Durov ise geçtiğimiz Nisan ayında UCP ile yaşadıkları anlaşmazlıklar neticesinde şirketten ayrıldığını duyurmuş, kısa bir süre sonra Telegram adında yeni bir şirket kurmuştu.Webrazzi
G.Saray'dan Anderlecht Maç Biletleri ile İlgili Açıklama
Galatasaray, uzun süredir tartışma konusu olan Anderlecht maçının biletleri ve passolig durumu hakkında bir açıklama yaptı.İşte resmi siteden paylaşılan o açıklama:Değerli Galatasaraylılar,Anderlecht maçı ve stadyuma giriş konularında dün yapmış olduğumuz duyurunun kamuoyunda yanlış anlamalara yol açmasını engellemek amacıyla tekrar vurgulamak isteriz ki bugün stadımızda oynanacak UEFA Şampiyonlar Ligi müsabakasında Passolig kart kullanımı mecburi değildir. Ancak stadyuma giriş altyapı ve sistemleri e-bilet sistemine uygun olarak TFF’nin belirlerdiği konsorsiyum tarafından hazırlanmıştır. Dolayısı ileGeçerli Passolig kart sahipleri bu maçta da kartlarını kullanabileceklerdirPassolig kart başvurusu yapmış ve kartları eline ulaşmamış taraftarlarımız ise stadyum gişelerinden alabilecekleri tek geçişlik plastik kartlar ile giriş yapabileceklerdir.Kombine sahibi olan ancak Passolig kart için başvuru yapmamış taraftarlarımız için de tek geçişlik plastik kartlar stadyum gişelerinden temin edilmektedir.Passolig kartı veya başvurusu olmadan maç bileti satın almak isteyen taraftarlarımız ise stadyum gişeleri ve daha önce duyurulan GS Store satış noktalarından bilet temin edebilmektedirler.Passolig kartı bulunan kombine sahibi taraftarlarımız için son bir hatırlatma olarak; koltuk bilgilerinin üzerinde yazılı olduğu Passolig kartınızı henüz teslim almamış olsanız dahi, mevcut Passolig kartınızla stadyuma giriş yapabilirsiniz.Bu vesile ile değerli taraftarlarımıza, maç saatinde oluşabilecek yoğunluğa mahal vermemek adına, ilgili kart temini işlemlerini maç saatinden en az 2 saat önce yapmalarını rica ederiz.Eurosport