onedio
'Onu da, Beni de Her Gün Öldürüyorlar'
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ’ın ölümü soruşturmasında şüpheli olduğu ve dinlendiği ortaya çıkan Semra Özal “Eşim 21 sene önce öldü. Bunları yapan insanlar her gün bir daha öldürüyorlar onu da beni de” dedi. Ahmet Özal ise “Eğer bizi dinlemişlerse ne buldularsa ortaya çıkarsınlar” diye konuştu.Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında ‘Ekonomik çıkar sağlamak amacıyla örgüt kurmak, örgüt faaliyeti kapsamında kasten adam öldürmek’ suçlamasıyla ‘şüpheli’ olarak haklarında 19 kez dinleme kararı alınmasına Semra Özal ve Ahmet Özal tepki gösterdi.Semra Özal, oğlu Ahmet Özal aracılığıyla Hürriyet’ten Oya Armutçu ’ya “Benim eşim 21 sene önce öldü. Bunları yapan insanlar her gün bir daha öldürüyorlar onu da beni de” açıklamasını yaptı.Ahmet Özal ise “Kafayı yer adam böyle saçmalıkları duyunca, adamı delirtecekler ya. Menfaat için cumhurbaşkanı öldürmek için salak olmak lazım, ne geri zekâlı çeteymiş bu. Sonunda Atatürk’ü de ben öldürdüm diye çıkarım herhalde ortaya. Kafayı yemiş bunlar, yasal yollara başvuracağım” dedi.Özal, şunları söyledi:“İnsanın dili tutuluyor, ne diyeceğini şaşırıyor. Rahmetli babam öldüğünden itibaren 20 yıldır biz bu işle uğraşıyoruz, öldürüldüğüne inandığımız için. Sonuçta nereye geldik, Türkiye’de şu adaletin durumuna bakın. Eğer bizi dinlemişlerse, anlamıyorum ama ne buldularsa ortaya çıkarsınlar. Müşteki olarak bizi çağırdıklarında Levent Ersöz değil ama avukatı oradaydı, avukat gizli tanıktan ötürü dava açılmasına itiraz ettiğinde ben de kendisini haklı bulduğumu söyledim, ‘Gizli tanıkla falan bu işler olmaz, kimse açıklansın’ dedim. Türkiye bu gizli tanık olaylarından büyük sıkıntılar çekti. İşte Ergenekon’da, son polislerle ilgili olayda bir sürü insan içeri atıldı, görüyorum ki şimdi bu insanların çoğu boşuna içeri atılmış. Türkiye’de adalet bu. Geri dönüp düşünüyorum da içeri giren, senelerce yatan bir sürü insan var, hepsi gizli tanık falan saçma sapan.”“Ben şunu çok merak ediyorum, mahkemede de savcılıkta da söylediğim şuydu: Rahmetli babamın ölümüyle ilgili mutlaka ve mutlaka 1987 suikastinin dosyaları açılsın, o dosyalar kozmik odalarda mutlaka vardır, bunlar incelenmeden bu olayı çözemezsiniz. Ama kimse bunları açmıyor. Sonra bize şüpheli sıfatı koyuyorlar. Savcı bey bunları yazdıysa şunları sormak isterim: Niye araştırmıyorlar? Babam mezardan çıkarıldığında adli tıpta otopsiyi yapanların ölümle tehdit edildiğini, hatta bunların savcıya da ifade verdiğini duydum, doğru mu değil mi? Niye bunlar hiçbir yerde yok, o örgüt neredeymiş?”Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Doçent Devrim Güngör, gizli tanık ifadesiyle makul şüphe olmadan kişilerin özel hayatına müdahale şeklinde telefon dinlemeye başvurularak soruşturma yapılamayacağını, bunun hukuka aykırı olduğunu ve suç teşkil ettiğini söyledi. Güngör, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararında adları yer alan 54 kişi ile Özal Ailesi’nin suç duyurusunda bulunup tazminat davası açabileceklerini belirtti.Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürülmesiyle ilgili dosyada ‘şüpheli’ olarak soruşturulan ancak haklarında 5 Mart 2014’te ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verilen, aralarında kızı Zeynep Özal ve gelini Elvan Özal’ın da bulunduğu 54 isim ve görevleri şöyle:Askerler : Dönemin Genelkurmay 2’nci Başkanı Orgeneral Fikret Küpeli, Özal’ın Başyaveri Albay Aslan Güner (Daha sonra Orgeneral oldu), Askeri Savcı Ülkü Coşkun, Kıdemli Albay Ferit Sucuka, Özal vefat ettiğinde nöbetçi olan yaveri Remzi Karaca.Doktorlar : Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yüksel Bozer, Coşkun Çankaya, Cumhur Özkuyumcu, Prof. Dr. Mehmet Kemal Erdem, Prof. Dr. Ayşe Gülşen Hasçelik, Prof. Dr. Hilmi Özkutlu, İbrahim Ünsal, Özcan Beşlioğlu, Nilgün Aslan, Prof. Dr. Mehmet Ali Oto, Prof. Dr. İlhan Paşaoğlu, Hafize Hikmet Sevil Atasoy Ekinci, Metin Demircin, Prof. Dr. Süleyman Sırrı Kes, Prof. Dr. Kubilay Varlı.Köşk görevlileri : Turgut Özal’ın Koruma Müdürü Musa Öztürk, Semra Özal’ın koruması Murat Asım Eşenol, Köşk görevlileri Aynur Yünay, Özcan Sönmez.İşadamları : Kemal Horzum, Selahattin Sönmez, Tekin Coşkuner, Bülent Manav.Aile üyeleri : Özal’ın kızı Şerife Zeynep Özal, gelini Ayşe Elvan Özal (Ahmet Özal’ın eşi).Bürokratlar : Osman Arslan, Harun Çilsal.Süreçteki isimler : Özal’ın avukatı Bilgin Yazıcıoğlu, dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Kemal Selçuk, Özal’ın Özel Kalem Müdürü Feyzi İşbaşaran’ın eşi Süreyya İşbaşaran, eski Cumhurbaşkanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Gülizar Temel, Turgut Özal’ın kaldırıldığı Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde kanını alan ve Ahmet Özal’ın ‘evinde ölü bulunduğunu’ söylediği ancak sonradan yaşadığı ortaya çıkan hemşire Dilber Karabulut, Özal’ın kan örneğini çöpe attığı öne sürülen teknisyen Sevgi Gümüş, ambulansın şoförü Ali Ören.Diğerleri : Kasım Aras, Necdet Güler, Selma Zübeyde Atılgan, Hatice Acar, Kaya Erol, Abdullah Doğancı, Ece Kayım, Erol Kayım, Ali Rıza Kök, Murat Abdülkadir Göncüler, Rafet Demirel, Sadık Demirel, Muzaffer Özdemir, Necla Cumhur, Celal Çelik Taşar.
'Torunlar, 10 Milyon Liralık Vergi Avantajı İçin Tapuyu Almıyor' İddiası
TOKİ, kendisiyle iş yapan müteahhit ve şirketlere imar planlarından, emsal artışına, harçlardan denetime kadar birçok alanda avantaj sağlıyor. “Torun Center”da “Tüm sorumluluğu devrettik” demesine rağmen TOKİ’nin elinde tapu olduğu için Torunlar GYO’ya sadece vergi avantajı 10 milyon lirayı geçiyor, bu yüzden TOKİ, “Tapunu al” diyor, şirket kaçıyor.İstanbul Mecidiyeköy’deki asansör faciası inşaat sektöründeki “TOKİ avantajları”nı gündeme getirdi. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile Torunlar GYO’nun hasılat paylaşımı modeliyle inşa ettiği “Torun Center”da bu avantajlardan dolayı denetimin aksadığı bunun da faciaya yol açtığı iddia edildi.Neşe Karanfil ve Gülistan Alagöz ’ün Hürriyet’teki haberine göre, bugün bir inşaat projesinde TOKİ’nin varlığı birçok alanda kalkan görevi görüyor. Bunlar hukuki süreçte, imar sıkıntılarında, vergi muafiyetlerinde ve denetimlerde kendini gösteriyor. İşte bu avantajlardan yararlanmak için de inşaat şirketleri TOKİ’nin kalkanından bir türlü vazgeçmiyor. “Torun Center” faciasında da TOKİ’nin “Mart 2013’te tüm haklarımızı devrettik” demesine rağmen tapunun hala kendilerinde olması bu kalkanın ne denli kritik olduğunu kanıtlıyor.TOKİ’nin ortak olduğu şirketler nezrinde birçok avantajı var ama en önemlisi emlak vergisi ve harç muafiyetinde yaşanıyor. 2010 yılında emlak vergisi kanunda bir değişiklik yapıldı ve TOKİ’nin arsa arazilerine emlak vergisi muafiyeti getirildi. Eğer arsa şirkette olsaydı emlak ve inşaata başlarken tapu tahsis harcı ödemesi gerekecekti. Bu da tapu harcı için binde 15, emlak vergisi için de binde 6 olacaktı. Ama Torunlar GYO hasılat paylaşımı için TOKİ ile yaptığı sözleşme kapsamında TOKİ’nin tüm muafiyetlerinden yararlanmış oldu. Muafiyet Torunlar’ın TOKİ’den tapuyu alması ile bitecek. O zaman Torunlar’ın ödemekten muaf olduğu vergi ve harcın yaklaşık 10 milyon lirayı bulacağı tahmin ediliyor.Eğer bir arsa kişinin, şirketin üzerindeyse büyükşehirlerde emlak vergisi binde 6 oranında uygulanıyor. Ali Sami Yen, Şişli Büyükdere Caddesi mevkiinde bulunuyor. Bu bölgenin 2010 yılında belirlenen metrekare değeri 8 bin 400 lira. Projenin yürütüldüğü arsanın büyüklüğü ise 33 bin 615 metrekare. Buna göre ödenmesi gereken vergi yıllık 1 milyon 694 bin liraya denk geliyor. En az 3 yıllık bir muafiyet Torunlar’a 5 milyon liralık bir vergi avantajı sağladı. Eğer bu arsa Torunlar GYO’nın olsaydı söz konusu emlak vergisini ödemek zorunda kalacaktı.Bir arsanın üstüne inşaata başlandıktan sonra bu arsa için metrekaresi üzerinden belirlenen emlak vergisi ödeniyor. İnşaat daire ya da ofislere bölünüyor, ancak inşaat tamamlanmadığı için arsa bedeli üzerinden vergisi ödeniyor. İskan alındıktan sonra konutlar ya da işyerleri için ayrı ayrı emlak vergisi değerleri uygulanıyor. Bir inşaat şirketi arsa ve arazi üzerine yeniden inşa olunacak bina ve tesislerin tescili için emlak vergisi değeri üzerinden tapu tahsis harcı ödemesi gerekiyor. Bu harç binde 15 oranında uygulanıyor. Ancak TOKİ yaptığı için yine harç ödenmesine gerek kalmıyor. Buradan da sağlanan avantaj 4.2 milyon lirayı buluyor. İnşaat bittikten sonra konutların satışı yapılırken konut başına binde 20 oranında harç ödenmesi gerekiyor. Bu harcı hem alıcı hem de satıcının ödemesi şartı bulunuyor. Ancak TOKİ’nin bu harçta da mufaiyeti var. TOKİ’nin sattığı konutlarda alıcı taraf tapu harcı ödüyor. Eğer şirket kendisi satsaydı satıcı olarak da o da tapu harcı ödeyecekti.Torunlar GYO’nun, TOKİ’nin “520 milyon lira alarak 2013’te projeden çekildik” dediği rezidans inşaatının tapusunu sözleşmeye göre 31 Aralık 2014 tarihine kadar alması gerekiyor.Üst düzey bir TOKİ yetkilisi, “Hasılat paylaşımı modelinde tüm sorumluluk TOKİ’dedir, ancak bizden ayrıldıkları için sorumluluk şirkete geçti. Bizden 31 Aralık’a kadar tapuyu almak zorundalar, kazalardan ve zarardan doğrudan doğruya yüklenici sorumludur” bilgisini verdi. Yetkili, Hürriyet’ten Erdinç Çelikkan ’a şunları söyledi:“2013 yılında projeden çıktık, bu nedenle tüm sorumluluk Torunlar’a geçiyor. Şirketin Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin işyerlerinin korunması ve sigortalanmasını düzenleyen maddesine göre; müteahhit işin devamı süresince işçilerle çevre halkının kazaya uğramasını, zarar görmesini ve işyerinde zarar oluşmasını önleyici her türlü güvenlik önlemeni almak zorundadır. İş sahasında yeterli güvenlik önleminin alınmaması nedeniyle doğabilecek hasar ve zararın ödenmesinden müteahhit sorumludur. Bu nedenle tazminat yükümlülüğü var. Ayrıca müteahhit kaza, zarar ve risklerin doğmaması için tüm talimatlara da uymak durumundadır. Bunun için tapuyu almasa bile yapılan sözleşme gereği işçilere eğitim vermesi, makina, araç gereç ve patlayıcı maddelerin neden olabileceği kazalar için tedbirleri uygulamakla yükümlüdür. Yüklenicinin 1475 Sayılı İş Kanunu’nun 75. ve 76. maddesi uyarınca yapı işlerinde iş sağlığı hükümleriyle değişiklikleri yerine getirme sorumluluğu var. Bu nedenle kazalardan ve zararlardan doğrudan doğruya yüklenici sorumludur.”*TOKİ avantajları proje başlamadan imar planları ile başlıyor. TOKİ hiçbir belediyeye sormadan imar planı hazırla hakkına sahip. Özel sektör tek başına ise belediyenin planına uymak zorunda.*İnşaat projesi ile ilgili hukuku bir süreç olduğunda TOKİ adı yine kalkan görevi görüyor. Herhangi bir kişi ya da sivil toplu kuruluşu TOKİ ya da TOKİ iştiraki Emlak Konut adına plan iptal davası açarsa inşaatın durmaması için acil yeni bir plan yapılıyor ve süreç devam ediyor. Eğer özel sektör bir dava ile muhatap olursa inşaatı 2 yılı bulan sürelerde bekliyor. .*TOKİ ve Emlak Konut bir inşaat projesi için verilen emsal hakkını değiştirebiliyor. Söz gelimi belli alanlar emsal dışı ibaresini koyarak inşaat alanını 2-3 katına çıkarabiliyor. Özel sektör tek başına ise 1 emsal yere 1.01 yapamıyor ve yapmaması da gerekiyor. .*TOKİ projelerinde imar harcı, plan harcı gibi bedelleri ödenmiyor. İnşaat süresinde ödenen harçlar bir inşaat projenin toplam maliyetinin yüzde 3-4’üne denk geliyor. Milyonluk projelerde bu oranın oldukça önemli bir rakama denk geldiğine dikkat çeken inşaat sektörü temsilcileri, “Aynı lokasyonda benzer projelerin aynı fiyatla satıldığını düşünelim. Bu projelerden biri TOKİ projesiyse bilin ki TOKİ ile iş yapan müteahhit yüzde 4 fazla kazanıyor” diyor. .*Özel sektör herhangi bir şahıs ya da kurumla kat karşılığı iş yaptığında yüzde 18 KDV ödüyor. TOKİ projelerinde ise o projedeki evlerin katma değerine göre vergi oranı belli oluyor. Söz gelimi şirket 150 metrekareden küçük ev yaptıysa ve TOKİ ya da Emlak Konut projesiyse yüzde 1 KDV ödüyor. .*TOKİ projeleri Yapı Denetim Kanunu’ndan muaf. Yani TOKİ ile ortak müteahhittin şantiyesini dışardan biri denetlemiyor.
Finalin Adı Belli Oldu
2014 FIBA Dünya Kupası’nda çeyrek finalde Fransa ile Sırbistan kozlarını paylaştı.Nefes kesen bir mücadeleye sahne olan maçta Fransa’yı 90-85’lik skorla deviren Sırbistan finale yükseldi.Sırbistan finalde Amerika Birleşik Devletleri ile karşılaşacak.Sporx
Reklam
Apple iPhone 6 Plus Tükendi
iPhone kullanıcılarının şimdiye kadar Apple’dan istediği şeylerden biri iPhone modellerinin ekranının daha büyük olmasıydı. Bu yıl Apple bu isteklere yanıt verdi ve phablet iPhone 6 Plus’ı duyurdu. Ön siparişe sunulan iPhone 6 Plus stokları hemen tükendi.Apple’ın web sitesine göre iPhone 6 Plus tükendi ve 3-4 hafta stoklarda olmayacak. Apple’ın phablet telefonunun tüm sürümleri ilk olarak ABD, Almanya, Kanada, Fransa, Avustralya, Japonya, Singapur ve İngiltere'de Apple mağazalarında ön siparişe sunulmuştu ve genelinde 3 ila 4 haftalık bir tahmini teslim bekleme süresi mevcut.Diğer yandan 4.7 inçlik iPhone 6’nın oldukça fazla olduğu görülüyor. Ön siparişi yapılan iPhone modellerinin teslim tarihi ise 19 Eylül. Her iki modelin de gelecek Cuma günü Apple mağazalarında satışa sunulması bekleniyor.teknolojioku
Damadı Dövülen Komutan, Kuveytli Diplomatların Sınır Dışı Edilmesini Bekliyor
Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, F-16 pilotu olan damadını dövenler arasında askeri ateşenin de olduğunu söylediHava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk , Ankara Çankaya'da trafikte tartıştıkları F-16 pilotu olan damadı Hakan Karakuş 'u feci şekilde döven Kuveytli diplomatların sınır dışı edilmesi gerektiğini ifade etti.Vatan gazetesi yazarı Murat Çelik , Hakan Karakuş’un kayınpederi Orgeneral Öztürk'ü aradı ve komutanın anlattıklarını bugünkü köşesine taşıdı.İşte Öztürk'ün açıklamaları: Bizim damat yurt dışında görevli. Görevine dönüşü gecikecek şimdi. Dün (önceki) akşam, olaydan sonra, askeri personel olduğu için askeri hastaneye götürdük. Öncelikle beyin tomografisi çekildi çünkü sadece kafasına vurmuşlar. Tekmelerle, sürekli kafasına...Neyse ki beyninde bir hasar oluşmamış. Hayati risk olabileceği söylenmişti önce, neyse ki burun kırığı ile atlattı. Sabaha karşı bitti ameliyatı. Burnundan ameliyat oldu. Biz de herkes gibi gerekli yasal işlemleri başlattık. Avukatlarımız adli süreci yürütecek.İşin bir de diplomatik boyutu var tabii. Herhalde gereği yapılır, nihayetinde deport (sınır dışı etmek) gibi bir noktaya varır bu işin sonu. Şimdi bizim alabildiğimiz bilgilere göre, aralarında askeri ataşeleri de varmış. Diplomatik plakalı aracın bir tek şoförü Türkmüş galiba.İşin ilginç tarafı, damadım da yurt dışında görevli olduğu için onun aracı da diplomatik plakalı. Ama burada asıl olan, karşıdakilerin diplomatik dokunulmazlık zırhını kullanıp bu işi magandalığa çevirmiş olması. Olay anında orada olan ve gönüllü şahitlik yapacağını söyleyen bazı vatandaşların, bu kişilerin daha önce de bazı vukuatları olduğu yönünde beyanları yer aldı bugün medyada. Ama bakın her şey bir yana... Arabadaki insanın yanında eşi var. İki çocuğu var. Biri daha el kadar. 4 yaşındaki büyük torunum da yanlarında. Bebek daha bir haftalık değil, düşünün.Yani burada önemli olan bunu kimin yaşadığı değil. Biz burada vatandaşız. Herkes gibi sıradan insanlarız. Herkesin, hepimizin yaşadığı, yaşayabileceği bir olay yaşadık. Önemli olan şu; her vatandaşın aynı şekilde, eşit şekilde hakkının korunması lazım.Ankara Çankaya'da geçiş önceliği konusundaki anlaşmazlık üzerine Hakan Karakuş kornaya basmış diplomatik plakalı araçtan inen 4 kişi, korna çalan otomobilin sürücüsünü indirip öldüresiye dövmüştü.T24
Reklam
Ergin Ataman'dan Turnuva Sonrası Değerlendirme
Koç Ergin Ataman, FIBA Dünya Kupası maceramızın bitmesinden sonra değerlendirmelerde bulundu.Türkiye A Milli Basketbol Takımı Koçu Ergin Ataman, turnuvadan elenmemiz sonrasında değerlendirmelerde bulundu. Ersan İlyasova, Hidayet Türkoğlu, Enes Kanter, Kenan Sipiahi ve Birkan Batuk'un olmayışının kendi planları dışında olduğunu ifade eden başarılı koç, takımın yapısı ve rakiplere kadar birçok değerlendirmede bulundu.İşte o röportaj'Benim için tek fark kulüp takımlarından hep İngilizce konuşuyordum. Burada 2 ay boyunca Türkçe konuştum. Oldukça zevkliydi. Buna ek olarak farklı kulüplerde altyapıdan bu yana birlikte çalıştığım oyuncular vardı ve Ay - Yıldızlı bayrak için çalışmak oldukça gurur vericiydi. Bundan geri kalan şeyler aynıydı. Teknik açıdan fark olduğunu söyleyemem. Oyuncular Euroleague ve NBA'den tanıdık. Hocalar aynı şekilde. Ülke sorumluluğunu bir kenara koyarsak teknik açıdan bir fark yoktu.''İspanya'nın düzenlediği organizasyonu kötü buldum. Özellikle Euroleague Organizasyonu'nu gördükten sonra bu işi çok ciddiyetsiz buldum. 2. Tur'da 7 takımı aynı otelde konaklattılar. Küçük bir yemek salonu yapmışlar sıkışık bir şekilde. Bu turnuva İspanya ile Amerika final oynayacak şekilde düzenlenmiş sanki. Ama olmadı işte. Salona antrenman için gidiyorsunuz içerde çalışan 100 kişi var çıkartamıyorlar. Ama Amerika geliyor salon bir anda boşaltılıyor. Seyirci ve taraftar oldukça keyifliydi. Organizasyonu Futbol Dünya Kupası ve Basketbol Dünya Kupası olarak farşılaştırırsam fark büyük. NBA ile Euroleague arasında böyle fark yok.''Turgay Demirel FIBA Avrupa Başkanı oldu. Bunları oturup konuşacaklardır. Mesela turnuva için 12 oyuncu veriyorsunuz. Turnuvaya girdiğimiz gün iki oyuncu sakatlansa 10 kişi kalacağız. Bence 14 kişi liste verilmeli sakatlık olursa ekleme çıkarma yapılabilmeli.''Bazı kararların ve kuralların düzeltilmesi gerek. Küçük detaylarla maç kazanıp maç kaybediliyor. Bunların yeniden düzenlenmesi gerekir. Basın olarak da memnun olunmadığını biliyorum.''Takımı hak eden oyuncular buraya davet edildi ve 20 kişilik aday kadro tespit edildi. Bakıldığı zaman bu kadroda sezon boyunca kendi kulüplerinde en iyi oynayan oyuncular vardı. Bizim gönlümüzden geçen tam kadroyla oraya gidebilmek vardı. Kenan Sipahi ve Birkan'ın sakatlıkları planımızı bozdu. Bunun yanında Ersan İlyasova ve Enes Kanter'in de olacağını düşünüyordum. Ben A Milli Takım Antrenörlüğünü kabul ettiğim zaman bu oyuncuların, hatta Hidayet'in de takıma gelebileceğini düşünüyorduk. Mesela Litvanya maçında Darius Lavrinovic oyuna girdi ve art arda 3 üçlükle maça ortak etti takımını. Hidayet de böyle olabilirdi. Biz bu şekilde katılabilsek madalya şansımız yüksek olurdu.''Oyun kurucu mevkiinde 2 ana oyun kurucu üzerinde durduk. Bizim Litvanya'daki Pocius ve Seibutis ayarında oyuncularımız yoktu. Onun için Oyun kurucu mevkiinde ikili oyunları iyi oynayan Kerem ve Ender'i davet ettik. Barış Ermiş'i alırken de aynı tarzda oyuncu almak istedik. Ender ve Kerem sakatlanırsa orayı en iyi doldurabilecek oyuncu bize göre Barış Ermiş'di. Diğer oyunculara bakıldığı zaman Emir kadrodaki en çok yönlü oyuncumuzdu. Sinan turnuvanın parlayan isimleri oldu. Atıcı olarak da daha tecrübeli ve fiziksel özellikleri 3 numaraya daha yakın olduğu için Cenk'i tercih ettik. Melih'le arasında çok gidip geldik ama tercihimiz Cenk oldu. Bir de Cedi Osman'ı aldık.''O da yetenekli bir oyuncu. Takıma enerji kazandıran oyunculardan. Savunmada önemli işler yaptı. Nitekim bundan da faydalandık. Keşke 1 tane daha skorer şutörümüz olsaydı ama yer yoktu malesef. Ömer Aşık 2010 Dünya Şampiyonası'ndan sonraki en iyi oyununu oynadı. Oğuz da yine öyleydi. Hareketli uzun olarak Furkan'ı düşündük ama istediğim katkıyı alamadık. 4 numarada ise emektar KErem Gönlüm'den büyük katkılar aldık. Barış Hersek'i de Ersan'ın yokluğunu doldurması için aldık. Turnuvanın başında iyi de oynadı ancak sonraki maçlarda bu formu durdu. Turnuvaya katıldığımız kadrodan memnunum. Yine bu kadroyla giderdim. Belki 12'de 11 olurdu ama kadro bozulmazdı.''Keith Langford'u devşirme olarak oynatma düşüncesiyle Milli Takım'a gelmedim. Ama geçmişte üst düzey yöneticiler 2011 ce 2013 Avrupa Şampiyonaları'nda skorer oyuncu sıkıntısı olduğunu ve skorer bir devşirme oyuncu olabileceğini oturup düşündüm. Ben de bu skorer ismin Euroleague sayı kralı Keith Langford olabileceğini söyledim. Oturduk konuştuk. Belli bir aşamaya da geldik. Emir çok iyi bir oyuncu ama biz bu skorer sıkıntısını giderebilecek bir isme yöneldik ve kendisiyle de anlaştık.''Anlaşırken de bir ücret ve para talebi oldu. Para istediler. Turgay Demirel de Milli Takım'daki oyunculara para vermediklerini söyledi. Ona Türk Pasaportu verecektik. Ligde 3+2 kontenjanından oynayabilecekti. Kendileri bunu kabul etti. O zaman Langford Türkiye'den bir takımla görüşüyordu. Ancak o sıra devşirme kurallarında değişiklikler vardı. Keith gelip ben Türkiye'de oynayamayacaksam niye Milli Takım içn oynayayım dedi. Biz de bir şey diyemedik. Emir'i çağırınca o da aynı şeyden bahsetti. Sonradan Federasyon bu kuralı kazanılmış hak olayına çevirdi ve Emir kadroya girdi. Emir'le aramızda bir sıkıntı yok. İlk antrenmanda kendisiyle konuştum ve her şeyi anlattım. 'Sen çok iyi bir oyuncusun ama önümüzde bazı farklı seçenekler vardı. Olmadı ve seni çağırdık. Seni şu anda takımın lideri olarak görüyorum.''Ersan'ın yokluğunu doldurmanı bekliyorum. Eğer bana kırgınsan bunu söyle ve seni affedelim ve yolumuza devşirmesiz devam edelim' dedim. Kendisi bana müthiş bir cevap verdi. 'Hayır koç ben yoluma devam edeceğim. Ortadaki belirsizlik beni huzursuz ediyordu. Tatil planı yaptığım için Çeşme'ye gelemedim ama burada devam etmek istiyorum' dedi.''Benim Emir'e karşı düşüncelerim farklıydı. Hep rakibim olduğu için antipatik buluyordum. Ama o kadar iyi bir insan olduğunu gördüm. Lider kimliğine büründe ve insan olarak da sınıf atladı. Takım içinde hiçbir sıkıntı yaşanmadı. Gayet mutlu bir turnuva geçirdik. Emir hakkındaki düşüncelerim tamamen değişti. İmkanım olsa 40 dakika sahada tutarım Emir'i. 3 numaradan 4 numaraya çekebileceğim tek oyuncu. ''Turnuva boyunca Enes Kanter konusunda hiç konuşmadım. Türkiye'deki bazı gazetecileri ve Türkiye'de ekol olmuş bir gazetenin yönetimini anlamıyorum. Gruptan çıkmış Avustralya'yla oynayacak takım herkes bizi konuşuyor. O gün Türkiye'deki en önemli gazetelerden birini açıyorsun Ener Kanter polemiği. Biz Enes'i bütün kamp boyunca konuştuk. Enes gelmek istiyordu ama ameliyat oldu. Bence zamansız bir operasyondu ama olmadı falan filan. Turnuva gününde bu polemiği sayfaya taşımak tamamen art niyet. Bunu gazetecilik olarak görmüyorum. Aynı olan Litvanya maçı öncesinde Emir'le ilgili yapıldı. Emir'in hikayesi yazıldı. Langford'u istiyormuşuz Emir'i istemiyormuşuz falan. Allahtan takım İspanya'daydı da bunlardan etkilenmedi.''Takımın temeli çok sağlamdı. Bu polemikleri yaratan gazeteciye de, editörlerine de, yöneticilerine de hayret ediyorum. Büyük kalemler ama bu onlara yakışmadı. Enes Türkiye adına yine oynayabilir. Tahsin Beyzadeoğlu ile Enes'in arasında yaşanan bir olay yok. Enes'in Amerika'daki doktorlarıyla konuştuk ama olmadı. Enes yine bizimle oynayabilir ama bunu onun da istemesi lazım. Ömer Aşık gelip oynadı. 27-28 dakika süreler aldı. Ayrılırken de gözlerinde ışığı gördüm. Şimdi NBA'de Türkiye'yi temsil edecek. Ben Milli Takım'ın koçuyum. Oyuncu peşinde koşamam. Aradığım zamaan işi var falan. Böyle olmaz. Enes'in çıkıp gelmesi lazım.''Turnuvadaki rakiplerimizi çok iyi etüt ettik. Maçlarını izledik. Oyuncularını değerlendirdik. Yeni Zelanda'nın oyunu Avrupa basketbıoluna çok ters geliyor. O yüzden bize çok ters gelen oyunları var. Topsuz kat yapan ve sonunda bir uzuna üçlük attıran bir sistemleri var. Porto Riko ile oynadığımız hazırlık maçını bu maç için oynamıştık. Porto Riko maçındaki ilk 5'le çıktık oyunc. Ama çok kötü oynadık. Planımız ters tepti. Ömer Aşık'ı oyuna sokamadık. Turnuvanıın ilk maçı olmasının da stresi vardı. Herkeste panik havası vardı. Sonrasında Oğuz Savaş hamlesi bizi kurtardı. Ömer'den faydalanamıyorduk. Oğuz Kerem uzunlarına geçtik ve Oğuz son periyotta 13 sayı attı. Böylece geriden gelip maçı kazandık. Kaybetsek yine ilk maçtan turnuvaya veda edebilirdik. Turnuva boyunca hiçbir an kaybedeceğimize inanmadık. Oyunculara da bunu söyledim her zaman. Bu grupta 2. olacağız, ilk 8'e kalacağız madalya kovalayacağız gibisinden. Psikolojik olarak bu düşüncelere izin vermedik.''ABD İLE BAŞ BAŞA OYNANACAĞINI GÖSTERDİK''Amerika maçına biz bugün çıkıp kazanacağız diye çıkmadık. Finlandiya o şekilde çıktı ilk basketi attılar salonda taraftarlar coştu ama 60 sayı yediler. Biz Amerika'yı oynatmamaya çalıştık. Bunu da başardık. Devreyi önde geçtik. Devre arasında kazanacağımızı düşündük ve bu düşünce bizi maçtan kopardı. Sonuçta Amerika takımının da akıllı bir oyunla başa baş oynanabileceğini gösterdik.''Amerika maçındaki oyunumuzla ilgili övgüler aldık. Bu bizi mutlu etti. Amerikalılar olayları büyütmeyi de severler. Bu oyun onların da hoşuna gitti. Amerika koçunun söyledikleri de önemliydi. Koç K, Dünya'nın en iyi koçu durumunda. Ben antrenörlüğe başladığımda onun kitaplarını okuyordum.''Finlandiya maçında geriden çok iyi geldik. Ama son dönemde 7'de 1 faul atışı yaptık ve son dakikaya geride girdik. Koponen'e bir faul yaptık o da kaçırdı. Bizden de Emir kaçırmıştı. Son 24 saniyede mola aldık ve topu Cenk'e gönderdik. Cenk'in atışı girince maç döndü.''Avustralya maçında son hücumda aldığımız molada ben oyuncuma topu al üçlük at demem. O anda dış atıcılarımız sahadaydı. Cenk'i oyuna aldık ki kafalar karışsın. Ender'e kullandırabilirdim ama yorgundu biraz. Emir'e Ömer'le ikili oyna savunma sana gelirse ikilik at içerde kalırsa üçlük at dedim. Emir'i onların 4 numarası tutuyordu. Sonunda basketi de buldu. Şans mıydı? Bence değildi. Emir'in yeteneği ve bizim de oyunu iyi çizmemizdi.''Biz gençlerimize çok güveniyoruz. Ama bu gençlerimizin kulüp takımlarında süre almaları lazım. Cedi Osman'ın Anadolu Efes'te aldığı sorumluluk gibi. Ama kendi takımında süre almayan oyuncusu sırf genç diye A Milli Takım'a almayı düşünmüyorum. Onlar da kendilerine süre verecek takımlara gitsinler. Büyük takımlarda süfe bulamayabilirler. Kenan Sipahi ve Metecan Birsen'in durumları iyi. Furkan ve Egemen yine genç jenarasyonda iyi. Ama bu isimlerin süre almaları gerek. Bakıldığı zaman kulüp takımında oynamayan isimlerin A Milli Takımlarında oynadıkları görülmüş değil. Önümüzdeki sene Avrupa Şampiyonası'na bazı genç oyuncularla gideceğiz. Bırakanların yerine yenileri gelecektir. Kerem Gönlüm de artık bırakacağını söyledi. Bunun yanında NBA oyuncularımız da kendilerini ayarlayıp milli takıma gelirlerse Avrupa Şampiyonası'nda şampiyonluk hedefimiz olabilir.''Fransa-Sırbistan maçının sonucunu bilm ek çok zor. İspanya elendiğine göre Amerika'nın finalde 20 sayı üzerinde farkla şampiyon olacağını düşünüyorum.'Sporx
Bilic'ten Personele Özel Yemek Ziyafeti
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, BJK Nevzat Demir Tesisleri personeli ve eşleriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.Teknik Direktör Slaven Bilic, Uskumru Balık Restoran’da BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde görev yapan personel ve eşlerine akşam yemeği verdi.Geçtiğimiz yıl da doğum günü nedeniyle personele yemek veren Slaven Bilic, geride kalan yıl da personel ve aileleriyle birlikte yemek yediklerini dile getirerek, “Bu yıl da arkadaşlarımızla hep birlikte olalım istedim. Herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.Yemeğin ardından kendisi için hazırlanan doğum günü pastasının üzerindeki mumları malzeme sorumlusu Ünal Akkoyun ile birlikte söndüren Bilic, pastanın ilk dilimini kız arkadaşı İvana Deldum’a ikram etti.Sporx
G.Saray'da Ali Kırca Görevinden İstifa Etti
Galatasaray Medya ve İletişim Direktörü Ali Kırca, kitap çalışmalarına zaman ayırmak için görevinden istifa etti.Sarı kırmızılı kulübün resmi internet sitesinden konuyla ilgili şu açıklama yapıldı;Galatasaray Spor Kulübü’nde Medya ve İletişim Direktörü olarak görev yapan Sayın Ali Kırca; kitap çalışmalarına zaman ayırmak amacıyla, kulübümüzdeki görevinden ayrılma arzusunu bildirmiştir.Özellikle, yazın alanındaki yeni projeleriyle ilgili heyecanı, tarafımızdan da anlayışla karşılanmış ve ayrılma isteği üzülerek te olsa kabul edilmiştir.Sayın Kırca, karşılıklı anlayış içerisinde geçen görüşmemizde, gelecekte, Galatasaray’da ne zaman kendisine bir görev düşerse, destek vermekten kaçınmayacağını belirtmiştir.Ali Kırca’ya, sadece profesyonel olarak görev aldığı dönem için değil, onun da öncesinde, uzun yıllar, Galatasaray’a sade bir taraftar olarak verdiği hizmetleri ve değerli katkıları için teşekkür eder, yeni yolculuğunda mutluluk ve başarılar dileriz.Ünal AysalGalatasaray Spor Kulübü BaşkanıSporx
Reklam
Güneş Fırtınası Bugün Dünya'ya Ulaşacak
Güneş'te yaşanan dev bir patlama, Dünya'ya ilerleyen çok güçlü bir kozmik fırtına doğurdu. Bilim insanları, yüklü parçacıklardan oluşan güneş fırtınasının atmosfere ulaşmasıyla enerji ve iletişim şebekelerinin hasar görebileceğini belirtti.Güneş'te yaşanan dev bir patlama, Dünya'nın enerji ve iletişim ağını tehdit ediyor. NASA Güneş Dinamikleri Gözlemevi (SDO) tarafından 10 Eylül'de gözlemlenen ve şiddeti X1.6 olarak belirlenen güneş patlaması, dev bir kozmik fırtınayı Dünya'ya doğru harekete geçirdi.NASA'dan yapılan açıklamada, en şiddetli Güneş faaliyetini temsil eden X sınıfı patlamanın, güneş lekelerinin en aktif olduğu 2158'inci bölgede yaşandığı ve ortaya çıkan fırtınanın direkt Dünya'ya yöneldiği ifade edildi.ABD'nin Uzay Hava Tahmin Merkezi'nden yapılan açıklamada, saatte 4.02 milyon kilometre hızla ilerleyen kozmik fırtınanın, Güneş'in merkezinden Dünya'ya savrulduğu belirtildi. Merkezde görev alan Tom Berger, fırtınanın bugün Dünya'ya ulaşmasını beklediklerini söyledi.Berger yaptığı açıklamada, 'Güneş'te devasa bir manyetik patlama meydana geldi... Doğrudan Dünya'ya yöneldiği için yüksek enerjili parçacıklar ve manyetik plazmadan oluşan fırtınanın bir kısmı bize uğrayabilir' ifadesini kullandı. Dünya'nın manyetik alanını etkileyebilecek olan kozmik fırtına, enerji ve iletişim ağlarında hasara neden olabilir. Yörüngedeki uydular da kozmik fırtınaya hedef olmaları durumunda geçici ve süresiz olarak devre dışı kalabilir.Berger, 'Güneş fırtınasının korkutucu boyutta olmadığını' vurgularken, 'Gerekli uyarı yapıldı ancak insan hayatı tehlikede değil' dedi. Dünya'yı sıyırması ve Kuzey Kutbu üzerinden geçme ihtimali de bulunan kozmik fırtınanın, güçlü kuzey ışıkları ortaya çıkarması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
'ABD'nin Silahları IŞİD'in Eline Geçti'
Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’le bir görüşme gerçekleştiren Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 24′te katıldığı programda ABD’nin IŞİD’e karşı attığı adımların gerekli ama yeterli olmadığını söyledi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 24′te gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Türkiye’nin IŞİD politikasına ilişkin Davutoğlu, “Suriye, bölgenin en önemli bölgesi. Suriye krizinin bir an önce çözülmesi lazım. ‘Suriye krizi kontrol altına alınmazsa buraların hepsinde çok ciddi depremler yaşanır’ diye hep anlatmaya çalıştık. Başta Esad’a anlattık. 8,9 ay. Anlamadı, dinlemedi. Neredeyse yalvardık ‘bu gidişat kötü reformlar yapın’ diye. Dinlemedi bizi. Bu defa başka ülkelere konuyu anlattık. Türkiye her toplantıda neredeyse feryat etti” diye konuştu.ABD’nin IŞİD’e karşı attığı adımların gerekli olduğunu ancak siyasi istikrarı sağlamak için yeterli olmadığını söyleyen Davutoğlu, “Kendilerinin dışlandığını hissedenler radikalleşmeye yönelir. Maalesef olan Suriye’de yüzde 12′lik sınırlı bir azınlık geri kalanına hükmetmeye çalışınca bir mezhep çatışmasına dönüştü. Amerika’nın Irak’a bıraktığı silahlar, külliyen, topluca, en sofistike silahlar IŞİD’in eline geçti. Radikalleşme büyük tehdit. Biz sınırımızda herhangi bir terör yapılanması, radikalleşme istemeyiz. Sünni, Şii olması önemli değil. Şiiler yalnızlaşmış olsa onları da savunmak gerekirdi. Yapılması gereken derhal bu tür tehditlere karşı ortak bir tutum sergilemek. Ortak tutumun bir taraf adına dönüşmemesine özen göstermek” ifadelerine yer verdi.DHA
10 Sevimli Sualtı Fotoğrafı İle 'Suda Oynayan Köpekler 2'
Sudan nefret eden kedilerin aksine köpekler suda oynamayı çok severler. Bu yüzden fotoğrafçı Seth Casteel suda oynayan köpekleri su altından fotoğraflamış. Fotoğrafçının ilk çalışmasını sizlerle paylaşmıştık. Yine ortaya aşırı sevimli ve fazlasıyla eğlenceli görüntüler çıkmış.İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Gazi Mahallesi'nde Yürüyüşe Polis Müdahalesi
Gazi Mahallesi'ni sabah saatlerinde yapılan polis baskının ardından akşam saatlerinde Belediye'ye ait olduğu ileri sürülen bir depo ateşe verildiİstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gazi Mahallesi'nde sabaha karşı daha önceden belirlenen adreslere baskın yaptı.Gün boyu devam eden polis baskınında 15 kişi gözaltına alındı. Operasyonun ardından polisle, operasyonu protesto eden bir grup arasında çatışma çıktı.Akşam saatlerinde, gündüz yapılan polis baskını Gazi Mahallesi'nde oturanlar tarafından bir yürüyüş gerçekleştirilerek protesto edildi.Binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen protesto gösterisinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu söylenen bir depo ateşe verildi.Binlerce kişiyi bulan yürüyüşe polis müdahale etmeye başladı. Mahallede çatışmaların devam ettiği öğrenildi.Ayrıntılar geliyor...Fotoğraf: Yusuf CevahirT24
Xperia Z3 Compact İçin Ön Sipariş Süreci Başladı
Sony’nin ekranı itibariyle mini telefonlar kategorisinde yer alan ancak donanımı söz konusu olduğunda üst seviye akıllı telefonlar arasında konumlandırılan yeni akıllı telefonu Xperia Z3 Compact için Almanya ve İngiltere’de ön sipariş süreci başladı. Xperia Z3 Compact İngiltere’de resmi Sony Mobile mağazasında 430£’den (1.535 lira) ön siparişe açıldı. Xperia Z3 Compact İngiltere’de online mağazalar tarafından da ön siparişe açıldı. Üstelik telefonun fiyatı vergiler dahil Sony’nin resmi satış mağazasından daha uygun fiyata listelendi. Eylül sonunda stoklara girecek Xperia Z3 Compact Clove UK ve Handtec mağazalarında 350£ (1.250 lira) fiyatla satışa sunuldu.Xperia Z3 Compact için ön sipariş sürecinin başladığı bir diğer ülke Almanya oldu. Telefon Almanya’da resmi Sony Mobile mağazasında 500€ (1.250 lira) fiyatla satışa sunuldu. Xperia Z3 Compact’ın siyah, beyaz, turuncu ve yeşil renkleri mevcut.Xperia Z3 Compact’ta 4.6-inç büyüklüğünde HD çözünürlüklü IPS LCD ekran, 2.5GHz frekans hızında çalışan dört çekirdekli Snapdragon 801 işlemci, 2GB RAM, 16GB dahili depolama, hafıza kart girişi, 4K Ultra HD video kaydı gerçekleştiren 20.7MP arka kamera, 2.2MP ön kamera, Android 4.4.4 KitKat işletim sistemi ve 2.600mAh kapasiteli pil yer alıyor.teknolojioku
Reklam
Fenerbahçe'de Sow ve Emenike Sevinci
Fenerbahçe, Trabzonspor maçı hazırlıklarını sürdürdüFenerbahçe, 14 Eylül Pazar günü deplasmanda Trabzonspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını akşam saatlerinde Can Bartu Tesislerinde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetiminde saat 18.30'da başlayan çalışma, 1 saat 15 dakika sürdü. Koşu, ısınma ve koordinasyon çalışmalarıyla başlayan antrenman, taktiksel ve bireysel çalışmalarla noktalandı.Milli takımlarından dönen Moussa Sow ile Emmanuel Emenike, antrenmanı rejenerasyon çalışmalarıyla tamamladı. Caner Erkin, Raul Meireles ve Egemen Korkmaz ise tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürdü.HT Spor
Kayıp Malezya Uçağını Uzaylılar mı Kaçırdı?
Kayıp Malezya uçağı hakkındaki iddiaları bir yenisi daha eklendi. 8 Mart 2014'te Kuala Lumpur'dan Pekin'e gitmekte olan Malezya Havayolları'na ait uçakla bağlantı bir anda kopmuştu. Esrarengiz olaydan sonra yaklaşık 5 aydır uçaktan hiç bir haber alınamadı.Mürettebat da dahil 239 kişinin bulunduğu uçak kaybolduğundan beri herkes uçaktan gelecek habere odaklanmış durumda. Kaybolan uçağın denize veya ıssız bir adaya düşme ihtimali üzerinde durulurken, dış basından oldukça sansasyonel bir iddia ortaya atıldı.İddiaya göre, bugüne kadar haber alınamayan uçak uzaylılar ve uzay araçları tarafından kaçırıldı. Kaçırılma olayı üzerine uçaktan tek bir cisim bile bulunamadı.Galactic Connection isimli internet sitesinde uzaylılarla röportaj yaptığını iddia eden şahıs, Malezya uçağını uzaylıların kaçırdığını belirtti.'UÇAK KAZA YAPMADI, BİZ KAÇIRDIK'Röportajda oldukça ilginç ifadelere rastlanırken, 'Uçağı hiç boşuna aramayın. Ortalıkta herhangi bir kaza yok. Uçağı kaçıran biziz.' şeklindeki sözler dikkat çekti. Uçaktaki herkesin güvenli bir yerde yaşamına devam ettiği ve dünya ile müzakere yapılabileceği de iddialar arasında yer aldı. Uzaylıların insanlara zarar vermek istemediği, sadece ince bir mesaj göndermek istediği de belirtildi.Sabah
Sandisk'ten 512 GB'lık Hafıza Kartı
Depolama devlerinden SanDisk, profesyonel fotoğrafçılara oldukça yardımcı olabilecek olan yeni hafıza kartını duyurdu. Amsterdam'da düzenlenen IBC 2014 kongresinde SanDisk, tam 512GB'lık ilk hafıza kartını görücüye çıkardı. Extreme PRO SDXC UHS-I adını taşıyan SD kart, depolama hafızası ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.SanDisk'in geliştirdiği Extreme PRO SDXC UHS-I hafıza kartı piyasanın en yüksek veri depolayabilen SD kartı olarak ön plana çıkıyor. 512GB veri depolamanın yanı sıra kart saniyede 95MB'a kadar aktarım hızına sahip. 4K video kaydı yapanlar için iyi bir çözüm olarak gösterilen hafıza kartı aynı zamanda UHS-I Speed Class 3 ile saniyede 90MB'a kadar yazma yeteneğine sahip. Ayrıca hafıza kartı zorlu koşullar için de test edildi. Suya ve darbelere karşı dayanıklı olan kart yüksek sıcaklığın ve x-ray ışınlarının da üstesinden gelebiliyor.Çok yakında satışa çıkması beklenen hafıza kartı yaklaşık 800 dolar fiyat etiketine sahip.teknokulis
Mourinho, Ronaldo İddialarına Yanıt Verdi
Geçtiğimiz günlerde çıkan haberlerde Jose Mourinho’nun Cristiano Ronaldo’yu Chelsea’ye getirmek için hamlede bulunabileceği ifade edilmişti.Bleacher Report’ taki habere göre basın mensuplarının konu hakkındaki sorusunu yanıtlayan Mou, “Ronaldo mu? Unutun gitsin…” diyerek oldukça net bir cevap verdi.Ronaldo’nun ismi aynı zamanda Manchester United ile de anılıyor.Goal
Reklam