onedio
CHP'li Oran: 'Rehine Sayısı 49 Değil'
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) rehin aldığı kişi sayısının 49 olmadığını iddia ettiğini belirterek, 'İçerideki rehine sayısı, Türk vatandaşı sayısı 49 değil.Rakamları tekrar gözden geçirmemiz lazım. Baştan bu yana 49 rakamı gidiyor ama saydığımız zaman bebekler dahil olmak üzere 49 olmadığını iddia ediyorum' dedi. Oran, rehinelerin kurtulması ile ilgili farklı açıklamalar yapıldığını, Başbakan Davutoğlu'nun bu konuda konuşma yasağı getirmesi gerektiğini savundu.CHP Bolu İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek basın toplantısı düzenleyen Umut Oran, IŞİD'in rehin aldığı konsolosluk görevlilerinin Türkiye'ye getirilmesinin mutluluk verici olduğunu söyledi. Oran, rehine sayısının belli olmadığını ifade ederken şöyle konuştu:'Basın kuruluşları rakamı 49 olarak geçiyor şu an. Basın kuruluşları bu rehineleri parmak hesabı saysın. Bizim içeriden aldığımız bilgilere göre aileler son 2-3 haftadır rehineler tarafından aranıyordu. Bu pazarlıklardan aileler haberdardı ve bu sürecin kısa sürede biteceğini söylüyorlardı. Ama içerideki rehine sayısı, Türk vatandaşı sayısı 49 değil. 49 denilen kişilerin içerisinde Iraklı olarak çalışanlar da, bordroya dahil olmayan geçici olarak çalışan veya orada tesadüf eseri bulunanlar da var. Rakamları tekrar gözden geçirmemiz lazım. Baştan bu yana 49 rakamı gidiyor ama saydığımız zaman bebekler dahil olmak üzere 49 olmadığını iddia ediyorum.'REHİNE OLAYIYLA İLGİLİ KONUŞMA YASAĞI KOYSUNKonsolosluk görevlilerinin Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili Başbakan Davutoğlu'nun 'Konuşma yasağı' getirmesi gerektiğini savunan Oran, şöyle devam etti:'Bu olayla ilgili hükümet ya konuşmasın, ya da konuşma yasağı getirsin ve başbakan konuşsun. Çünkü kafalarımız karışıyor. Erdoğan çıkıp 'Bu bir operasyon' diyor. Davutoğlu çıkıp 'Burada çatışmasız şekilde bir temas var' diyor. Bir pazarlık var demeye çalışıyor. Başbakan Yardımcısı Arınç çıkıp diyor ki; 'MİT'e madalya takmak lazım.' İçlerinden bir milletvekili de çıkıp bu işin içinde CIA olduğunu söylüyor. Başbakan'ın bu konuda bir yasak getirmesi lazım. Burada doğru bilgileri aktaracak sadece başbakanın konuşması, kimsenin rol çalmaması lazım. İzin vermemeleri lazım. O rehinelere kavuşmanın sevincini yaşayalım. 101 gün bizim bu yurttaşlarımız nerede kaldı? Bu vatandaşlarımızı neden kaptırdık? Aylar öncesinden bilgiler, istihbarat, MİT'in raporları vardı. Olaydan bir gün önce orada bulunan yabancı bir firmanın personeli tahliye ediliyor, fakat bizim yurttaşlarımız tahliye edilmiyor. Davutoğlu, 'Bu planlı operasyon' dedikleri operasyonda yurt dışındaydı ve tribünden olayı izledi. Operasyonu direkt olarak yönetmediğini görüyoruz.''TBMM OLAĞANÜSTÜ TOPLANMALI'Oran, bölgedeki sıcak gelişmeler nedeniyle TBMM'nin olağan üstü toplanması gerektiğini, bölgede ve dünyada bir savaşın sürdüğünü, Irak ve Suriye'deki savaştan kaçanların sınırlarımıza geldiğini ülkeye girdiklerini kaydederek şöyle dedi:'Sınırdaki köyler bu terörist örgüt tarafından basılıyor. Korkunç bir savaş var. Bu savaşta bir koalisyon grubu da yer alacak, orada bombalayacaklar. Bizim hükümetimiz de baktığımızda bir takım görüşmeler yaptı. ABD ve başka ülkelerle görüştü. Bizim bu süreçten haberimiz yok. Türkiye bir savaşın ortasında, sınırlarında savaş var. TBMM, ana muhalefet partisi ve muhalefet partileri bu süreci basından takip ediyor. Böyle bir şey olamaz. TBMM'yi bu nedenle olağanüstü toplantıya davet ediyoruz. Tampon bölge neresi olacak ve buna kim karar veriyor. Bunların hepsinin konuşulması ve tartışılması lazım.'Haberartıbir
"Gerekirse Hapis Bile Yatarım Ama Bu Maça Taraftar Girecek"
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 'Gaziantepspor maçının dolu tribünlere oynanmasını istiyorum' dedi. Yöneticiler, Passolig'le kulübün belirlediği şartlar çerçevesinde anlaşmaya vardıDün Fenerbahçe Kürek Şubesi kayıkhanesinin 100. kuruluş yılı kutlandı. Konuşulan en önemli konu, Fenerbahçe-Gaziantepspor maçına taraftarların biletle girip giremeyeceğiydi. Başkan Aziz Yıldırım , “Bu maça taraftar gelecek” diyordu. Yöneticiler, şunu söyledi; “Başkanım, bu maça taraftar alırsak cezası var.” Yıldırım, 'Cezayı öderiz' dedi. “Ama başkanım E-bilete geçilmezse hukuki müeyyideler var' karşılığı gelince Başkan, “Bu işi bir an önce çözün. Gerekirse, bir daha hapis bile yatarım. Ama bu maça taraftar girecek” diye konuştu.Hürriyet Gazetesi'nden Ahmet Ercanlar 'ın haberine göre; yönetim kurulu üyeleri ve profesyonel yöneticileri, telefon trafiğine başladı. Önce Passolig yetkilileri arandı. İmza işinin çözümü için hemen çağrıldılar. Aziz Yıldırım’ın isteği üzerine önce icra kurulu başkanı Hasan Hakkı Yılmaz etkinlikten ayrıldı. Ardından Mahmut Uslu buluşma yerine gitti. Yıldırım “Sayın Yıldırım, taraftar maça girebilecek mi?' sorusuna 'Bir saat içinde resmi siteden gerekli açıklamayı yapacağız' şeklinde yanıt verdi.Bunun üzerine TFF 'Büyük ihtimalle Fenerbahçe taraftarı maçı izleyecek. Ya geçici kart ya da başka bir çözümle maçı izlemelerini sağlayacağız' şeklinde açıklama yaptı.Bugün yapılacak son görüşmelerin ardından sarı-lacivertli taraftarların maça girmesinin sağlanması bekleniyor.Kart ücreti 8 lira olacak.Kulüp herhangi bir para almayacak.Kart, kredi kartı olarak kullanılmayacak.T24
'Konuştuklarımız, Konuşacaklarımız Bir de Konuşamayacaklarımız Var'
Kurtarılan Musul Başkonsolosluğu personelini kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ayrı bir mutluluktu. Özellikle bu bir özgürlüğe, hürriyete kavuşmaydı' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IŞİD tarafından Irak'ta rehin alınan ve Türkiye'ye getirilen konsolosluk personeli ve ailelerini Çankaya Köşkü'nde kabul etti.Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 'Rabbime hamdolsun bayram denilecek bir sonla bu iş noktalanmış oldu. Bu ayrı bir mutluluktu. Özellikle bu bir özgürlüğe, hürriyete kavuşmaydı' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: 'Tarihe mal olacak bir imtihan sürecinden geçtik ve bu imtihan başarıyla neticelendi. Umudumuzu hiç bir zaman yitirmedik, bu umudu koruduk. Bunu koruduğumuz için de başarısız olmayı aklımızın ucundan dahi geçirmedik''Konuştuklarımız, konuşacaklarımız bir de konuşamayacaklarımız var' diyen Erdoğan, 'Çünkü devlet yönetmek bakkal işletmeye benzemez. Buradaki bu hassasiyetleri korumak durumundasınız. Korumadığınız zaman bunun farklı faturaları gelir' ifadelerini kullandı.Erdoğan, 'Sizlerin can güvenliğini düşünmek asli görevimizdi. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını muhafaza etmek bizim için çok çok önemliydi. Eğer biz, bazı koalisyon taleplerine, tekliflerine o anda hemen 'Ne demek tabii biz de varız' denilebilirdi. Dünyanın devleri bir arada. Ama biz hemen bu işe 'evet' diyemezdik. Çünkü bizim 49 canımız var' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Biz ecdadımızdan aldığımız o ahlak anlayışını, o medeniyet anlayışını, o oluşan kültürümüzü, bugün yaşamak, gelecekte de yaşatmak durumundayız. Şu anda yaptığımız da budur. Bakın ayrımcılığımız var mı? Yok. Arabı da geliyor, Kürdü de geliyor, Ezidisi de geliyor. Ne mezhep ayrımı, ne etnik unsur ayrımı. Hepsini biz şu anda bağrımıza bastık ve kucaklıyoruz' diye konuştu.Ayrıntılar geliyor..AA
Bir Cennet Daha Yok Oldu
KARS Kuzeydoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, Arpaçay İlçesi’ndeki Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’nin bilinçsiz su kullanılması nedeniyle tamamen kuruduğunu ve artık buraya göç mevsiminde bile kuşların uğramadığını söyledi.10 yıl önce Eylül ayında gölde 40 binden fazla kuşun olduğunu belirten Doç. Dr. Şekercioğlu, bu yılın Eylül ayında ise 17 angut kuşu saydıklarını kaydetti. Kuyucuk Gölü Kuş cennetinde belirlenen 232 kuş türüne artık rastlamadıklarını vurgulayan Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu 'Gölün bu hale gelmesi küresel ısınma veya sıcaktan dolayı değil. Maalesef bu muhteşem kuş cenneti, özellikle yanlış su kullanımı ve gölün korunmaması yüzünden kurudu' dedi.Kuzeydoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, kuraklık ve bilinçsiz kullanım nedeniyle tamamen kuruyan, Türkiye’nin gözde turizm mekanlarından Kuyucuk Kuş Cenneti’nin kurtarılması için Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na çağrıda bulundu. Geçen yıldan itibaren etkili olan kuraklık, çevre köylere ait büyükbaş hayvanlara su verilmesi ve otlatılması nedeniyle suların hızla çekilmeye başladığını anlatan Doç. Dr. Şekercioğlu 3 ay öncesine kadar masmavi bir görüntü sunan, rengarenk kuşların adeta dans ettiği gölün şimdilerde simsiyah bir renge büründüğünü ve gölün sazlıklarında artık hayvanların otladığını söyledi. 10 yıldır gölün korunması, tanıtılması ve turizm çekmesi için büyük çaba harcadıklarını vurgulayan Kuzeydoğa Derneği Başkanı Utah Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, göldeki Kuş Gözlem Kulesi’nin tahrip edilmesini de üzüntüyle karşıladığını belirtti.DOĞU ANADOLU’NUN İLK RAMSAR ALANITÜBİTAK özel ödülünü alan en genç kişi ve Biyolog Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, şu an çok korkunç bir görüntüyle karşı karşıya olduğumu belirtti. Doğu Anadolu’nun ilk Ramsar alanı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Doğu Anadolu’nun ilk Avrupa Seçkin Turizm Cenneti olan Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’nin yetkililerin ilgisizliği ve köy halkının bilinçsiz su kullanması yüzünden kuruduğunu ifade eden Doç. Dr. Şekercioğlu şunları söyledi: '2004 yılında Kuyucuk Gölü 232 kuş türü ile doluydu. 40 binden fazla kuş vardı. Bunların yarısı olan angut kuşları şu an 17 tane. Maalesef bu muhteşem yer, bütün bölgedeki en önemli kuş cenneti, özellikle yanlış su kullanımı ve gölün korunmaması yüzünden kurudu. Göle gelen en önemli kaynak olan dere Kuyucuk köyünden geçiyor. Kuyucuk köyü de bu derenin suyunu özellikle de hayvanlarına vermek için kesmiş durumda. Göl beslenemediği için sıcak geçen yazın etkisiyle tamamen buharlaştı.'’NEDENİ KÜRESEL ISINMA DEĞİL’Gölün bu hale gelmesinin küresel ısınma veya sıcaktan olmadığını deden Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: '1997 yılında 13 metre derinlikte olan göl yanlış su kullanımı yüzünden sürekli düşüyordu. Yıllardır buna dikkat çekmek için yetkilileri uyardık. Kimse umursamadı ve bu dediklerimiz gerçekleşti. Gölün çevresinde yaklaşık 6 bin hayvan var. Bunların yarısı büyükbaş, yarısı küçükbaş. Bu gölde sürekli ot yiyip su içiyorlar. Buradan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na tekrar sesleniyorum;, ’Lütfen bu gölün yok olmasına seyirci kalmayın.’ Hala şansımız var. Eğer göle gelen dere tekrar göle bırakılırsa benim ümidim; kıştan sonra eriyen kur sularıyla da Kuyucuk’un tekrar canlanma şansı olmasıdır. Yoksa bu kurumuş göl Türkiye’nin ve Kars’ın utanç kaynağı olarak literatüre geçecek.'Cumhuriyet
En Yaygın ve En Sık Görülen 10 Garip Fobi
Karanlıktan, kalabalıktan, yükseklikten korkan sadece siz değilsiniz. Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsüne göre Amerika'da ki yetişkinlerin yüzde 10'u bir fobiye sahip. Bazı insanların sahip oldukları fobilerin nedenleri bilinmemektedir. Genelde fobiler maruz kalınan kötü bir olaya bağlı gelişmektedir. Bazı uzmanlar ise fobileri evrimle ilişkilendirmektedir. Sebebi ne olursa olsun işte en çok sahip olunan 10 fobi;
Reklam
Kurtlar Vadisi Karakterlerinin Gerçek  Hayatta Temsil Ettiği İddia Edilen Kişiler
Bilindiği üzere Kurtlar Vadisi senelerdir 2003'ten beri Ülkemizde yayında olan en eski dizi. Yeri geldiğinde inanılmaz sahneleri ile dünyanın bile gündemine oturmayı başarmıştır. Örneğin: Polat alemdarın İsrail konsolosluğunu basması gibi...Bu fim başlarda gerçek Türkiye kabadayıları ve mafyalarını hatta milli istihbaratına kadar gerçekleri anlatıyordu fakat son virajlara doğru tamamen amacından saptı çünkü artık anlatıcak bir şeyleri kalmadı reyting için çeşitli manevlar yapmak zorunda kaldılar. Bu konuda sizle Kurtlar Vadisi Karakterlerinin gerçek hayatta yansıttığı kişileri görelim
Denizli'den Prandelli'ye Olay Sözler!
Galatasaray deplasmanda Balıkesirspor'a 2-0 mağlup olurken, Lig Tv'de yorumculuk yapan Mustafa Denizli, önemli açıklamalar yaptı.Spor Toto Süper Lig'in 3. haftasında Galatasaray deplasmanda Balıkesirspor'a 2-0 mağlup olurken, Lig Tv'de yorumculuk yapan Mustafa Denizli, önemli açıklamalarda bulundu.Sarı-kırmızılı takımın çalıştırıcısı Cesare Prandelli'yi eleştiren Mustafa Denizli, Galatasaray'ın defans ve orta sahasına dikkat çekti.İşte o çarpıcı sözler...'G.SARAY BÜYÜKLÜĞÜNÜ KAYBETMEK ÜZERE...''Maç kaybedersin, kötü sonuçlar alsın bunlar düzeltilir. Galatasaray farkında olmadan büyüklüğünü kaybetmek üzere. Galatasaray'da oynayan futbolcuların yüzde 66'sı büyük takımda oynadığına inanmıyor. Galatasaray öyle bir transfer politikası izliyor ki, elinde bir takım iyi oyuncunun yanına vasat oyuncular alıyor. Büyük takım, büyük futbolcuları ile süreklilik gösteren bir takımdır. Galatasaray, zaman geldi 14 yıl şampiyon olmadı. Fakat bu görüntüler, oynanan futbol, geçen sezonun sonunda yaşananlar... Bu büyük bir çınar. Ama büyüklüğünü kaybetmeye hissettiğini başlarsa futbolcular, yavaş oynar, ya bu topu kaybederim diyer düşünür. Galatasaray'da Burak gibi düşünen 10 futbolcu var.'ORTA SAHA AYNI'Galatasarayın bu orta saha ile hızlı oynaması mümkün değil. İlk yarı bir kere ceza alanına girdiler. Bir büyük takımın 3 tane orta sahası 90 dakika 1-2 kere geliyor. Demek ki koşular yapılmıyor. Hepsi birbirinin kopyası. Dzemaili, Selçuk, Yekta...'BEKLERE ELEŞTİRİ'Kanatlarda iki kardeşimiz; Yasin Öztekin ve Tarık Çamdal, Galatasaray'ın futbolcuları mı? Tarık çıkacak sol ayağını kullanamıyor. Bunlar top kullanabilen futbolcular değil.'3 OYUNCUYA DİKKAT ÇEKTİGalatasaray'ın bu yapısı bugünkü kadro ile, Prandelli 2 aydır beraber. Üzülüyor ama artık tanıması lazım. Sabri, Hakan ve Gökhan... Milli takımdan 3 adamı var. Herkes diyecek ki Chedjou iyi... 3'ü yıllarca milli takımda oynadı. Ama Tarık'ı isteyince Galatasaray 'ihtiyacımız var' dedi galiba. Bu oyuncuları kullanmalı.ŞİMDİ PATLADIGalatasaray'ın sorunu birkaç yılın sorunu. Üst üste bindi balon şimdi patlama yaptı. 1 maç kaybetmekle iddiasından uzaklaşmaz ama güveninden uzaklaşıyor.Skorer
Reklam
Emma Watson'dan 'Cinsiyet Eşitliği' İçin Erkeklere Çağrı
BM Kadın Örgütü Küresel İyi Niyet Elçisi Emma Watson'a göre, erkekler de cinsel yargıların esareti altında...Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Örgütü'nün Küresel İyi Niyet Elçisi Emma Watson , erkeklere cinsiyet eşitliği hareketine katılmaları için çağrı yaptı. Harry Potter serisiyle tüm dünyada üne kavuşan İngiliz oyuncu, BM'nin New York'taki Genel Merkezi'nde 'HeForShe' kampanyası için düzenlenen etkinlikte erkeklere seslenerek 'Cinsiyet eşitliği sizin de sorununuz' dedi. Watson, “Erkekler de cinsel yargıların esareti altında. Erkekler bu esaretten kurtulduğunda doğal olarak kadınlar da kurtulacak. Erkeklerin saldırgan olmadığı bir dünyada kadınların da itaatkar olmasına gerek kalmayacak. Erkeklerin kontrol etme ihtiyacı ortadan kalktığında, kadınlar da kontrol edilmek zorunda olmayacak” dedi.BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon , “www.heforshe.org” internet adresi üzerinden başlatılan ve 21. yüzyılın en büyük dayanışma hareketlerinden biri olarak nitelenen kampanyanın ilk katılımcısı oldu.15 Nisan 1990 doğumlu Emma Watson, dokuz yaşındayken Harry Potter serisinde canlandırmaya başladığı Hermione Granger karakteriyle tanındı. Bu yıl 2014'de Brown Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan Watson, altı ay önce BM Kadın Örgütü'nün küresel iyi niyet elçisi seçildi ve kısa bir süre önce de Uruguay'ı ziyaret etti.T24
Türkiye 4G'ye Geçmek İstiyor
Ericsson, Türkiye’deki 3G bağlantılı akıllı telefon kullanıcılarının kullanım alışkanlıkları, eğilimleri ve 4G’den beklentilerine ilişkin çarpıcı sonuçlar içeren “2014 Ericsson ConsumerLab 3G Kullanıcı Eğilimleri ve Beklentileri Araştırması”nı yayınladı.Araştırma, Türkiye genelinde 25 şehirde, ayda en az bir kez akıllı telefon üzerinden mobil internet kullanan toplam 1.500 kullanıcı ile yüz yüze görüşmeler yapılarak gerçekleştirildi.Ericsson Türkiye Ülke Müdürü Ziya Erdem, araştırmayla ilgili olarak; “Bu yıl 5’incisini düzenlediğimiz bu araştırma ile 3G’nin hız kesmeden kullanım aktifliğinin arttığını ve 3G kullanıcılarının teknolojiyi çok yakından takip ettiklerini görüyoruz. BTK’nın 2014 ikinci çeyrek verilerine göre Türkiye’de 27 milyonu aşkın cepten mobil internet kullanıcısı bulunuyor ve yaptığımız bu çalışmada gördük ki 3G akıllı telefon kullanıcılarının farklı mobil servisleri kullanım sıklığı İngiltere, Amerika, Almanya gibi ülkeleri geçmiş durumda. Bu sonucu, Türkiye’de mobil genişbant penetrasyonunun diğer ülkelere kıyasla henüz daha düşük, fakat hızlı bir yükseliş trendinde olmasına bağlıyoruz.Diğer yandan, bu araştırmada gördük ki, kullanıcıların önemli bir kısmı daha hızlı ve ileri bir teknoloji olarak algıladıkları 4G’yi heyecanla bekliyor. Biz de Ericsson olarak 4G’yi mobil geleceğin kendisi olarak görüyoruz ve Türkiye’deki mobil ekosistemde yepyeni bir devri başlatmasını dört gözle bekliyoruz.” dedi.Türkiye’de 3G kullanıcılarının mobil servis kullanımı birçok ülkeye göre daha ilerideAraştırmaya göre Türkiye’deki kullanıcılar teknolojiye meraklı ve yeni cihaz sahibi olma konusunda oldukça istekli:Kullanıcıların % 43’ü, akıllı telefonlarının hayatlarının önemli bir parçası olduğunu ifade ederken, %37’si operatör seçerken maliyetten önce hıza önem veriyor.Kullanıcıların % 40’ı cihaz alırken en son çıkan modelleri tercih ediyor.Mobil servislerin kullanımı, Türkiye’de çok aktif durumda ve sosyal medya, anlık mesajlaşma, uygulama indirme gibi pek çok serviste İngiltere, Amerika, Almanya gibi ülkeleri gerisinde bırakmış durumda. Örneğin, Türkiye’deki akıllı telefon kullanıcılarının %91’i haftada en az bir kez sosyal ağlara bağlanırken, Amerika’da bu oran %81, İngiltere’de %77 ve Almanya’da ise %70. Bu sonuç, Türkiye’de mobil genişbant penetrasyonunun diğer ülkelere kıyasla henüz daha düşük, fakat hızlı bir yükseliş trendinde olması ile açıklanabilir.İnternet tabanlı iletişim hizmetleri yükselişteAkıllı telefon kullanıcılarının internet üzerinden sesli/görüntülü görüşme ve anlık mesajlaşma hizmetlerini kullanımı yine pek çok ülkenin ilerisinde seyrediyor. İnternet tabanlı bu iletişim hizmetleri geleneksel operatör ses ve SMS hizmetlerini tamamlıyor ancak onların yerini henüz almış değil.Kullanıcıların %56’sı her gün hem SMS hem de internet üzerinden anlık mesajlaşma servislerini kullanıyor. Her gün internet bazlı anlık mesajlaşma servislerini kullanıp SMS kullanmayan kullanıcılar ise sadece %6 seviyesinde.Benzer sonuç arama servisleri için de geçerli. Kullanıcıların %38’i her gün hem internet üzerinden sesli/görüntülü arama, hem de operatörler üzerinden normal arama gerçekleştiriyor. Her gün internet üzerinden telefon görüşmesi gerçekleştiren fakat mobil operatör üzerinden ses çağrısı yapmayan kullanıcılar ise %5’te kalıyor.İnternet iletişim servis kullanıcıları tarafından gönderilen her 10 mesajdan 4.4’ü ve yapılan her 10 çağrıdan 3.3’ü internet üzerinden gerçekleşiyor. Bu oranlarla Türkiye; Amerika, İngiltere, İsveç ve Danimarka gibi ülkeleri geride bırakıyor.Kullanıcılara, “Telefonunuzu aramalar/SMS için kullanmak YA DA internet hizmetleri/uygulamaları için kullanmak arasında seçim yapmak zorunda kalsaydınız, hangisini seçerdiniz?” şeklinde yöneltilen bir soruya, kullanıcıların %17’si operatör üzerinden ses/SMS servislerinden vazgeçerek sadece veri hizmetlerini kullanmayı tercih edeceğini belirtiyor. Bu sonuç, geleneksel ses ve SMS hizmetlerinin hala kullanıcıların hayatlarında önemli rol oynadığına işaret ediyor.3G kullanıcıları daha fazla mobil veri kullanmak istiyorKullanıcıların %41’i hız ve çekim gücü anlamında servis iyileşecekse kullandığı veri paketini artırmayı düşünebileceğini ifade ediyor.Hali hazırda mobil veri paketine sahip olan kullanıcıların yalnızca %46’sı, paketlerinin kullanımları için yeterli olduğunu düşünüyor. Kullanıcıların %40’ı ise limitsiz mobil veri paketlerine sıcak bakıyor.Her 10 kullanıcıdan 4’ü 4G için istekliTürkiye’de 4G’ye olan ilgi giderek artıyor. Her 10 kullanıcıdan 4’ü, 4G teknojisinden haberdar durumda. 4G’yi düşünmelerinin ana sebebi ise mevcut 3G teknolojisinden memnuniyetsizlik değil, daha ileri olarak algıladıkları 4G teknolojisine ilgi ve daha hızlı internet kullanma istekleri olarak karşımıza çıkıyor.Türkiye’deki akıllı telefon kullanıcılarının en az %42’si, halihazırda 4G abonesi olma konusunda istekli ve %35’i 4G özellikli bir akıllı telefon almak istiyor.4G ile en çok tanışmak isteyen kesim arasında birinci sırada %36 oran ile 30-39 yaş grubundaki kullanıcılar bulunuyor. Onu, 40-49 ve 25-29 yaş arası kesim izliyor.Kullanıcıların yarısından fazlası (%58) 4G’nin 2015’in sonuna kadar Türkiye’de kullanılmaya başlanacağını bekliyor.4G’ye ilgili kullanıcıların %48i 4G geldiği andan itibaren 6 ay içinde 4Gye geçmeye istekli3G’den 4G’ye geçişte, kullanıcılar ana sebep olarak 4G’yi daha hızlı ve ileri bir teknoloji olarak algılamalarını işaret ediyor.Kullanıcılar, 4G’nin hayatlarına girmesiyle birlikte ile sosyal ağ kullanımından videoizlemeye, görüntülü konuşmadan, online müzik dinlemeye, bulut servisleri kullanımından uygulama indirmeye kadar birçok servis kullanımlarının artacağını düşünüyor.Büyükşehirde mobil operatörü tavsiye oranı daha yüksek2014 yılında akıllı telefon kullanıcılarının operatörlerini tavsiye etme oranını gösteren “net tavsiye skoru”na bakıldığında 2013 yılına göre bir artış söz konusu. 2013 yılında +16 olan bu skorun, 2014 yılında +18’e çıktığı görülüyor. Şebeke performans memnuniyeti ise Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerde oldukça yüksekken, diğer şehirlerde memnuniyet seviyesi nispeten daha düşük seviyelerde seyrediyor.Stuff
Amerikalıların Üçte Biri Ülkenin Nasıl Yönetildiğinden Bihaber
Her üç Amerikalıdan biri ABD devletine bağlı üç erkten birinin bile adını söyleyemiyor.Pensilvanya Üniversitesi’ndeki The Annenberg Public Policy Center’ın 1416 kişi üzerinde yaptığı ankete göre ABD’lilerin yüzde 35’i yasama, yürütme ve yargı erklerinden habersiz. Yüzde 36’sı ise en az birini söyleyebiliyor.Ankete katılanların yine birçoğu bu erklerin nasıl çalıştığından da habersiz. ABD’lilerin yüzde 27’si ise Senato üyelerinin üçte iki oyunun bir yasanın veto edilmesi için yeterli olduğundan habersiz.Yüzde 21’i ABD Temyiz Mahkemesi’nin beşe dört oy şeklinde ayrılığa düştüğü kararların Kongre’ye taşındığını bilmiyor.ABD’lilerin yüzde 17’sinin de Kongre’de Cumhuriyetçiler’in mi, yoksa Demokratlar’ın mı çoğunluk olduğu hakkında bir fikri yok.Diken
Reklam
İstanbul'da Elektrik Kesintisi
Anadolu Yakası'nda 3 ilçenin bazı bölgelerine 23 Eylül'de elektrik verilemeyecek.İstanbul'un Anadolu Yakası'nda 3 ilçenin bazı bölgelerine 23 Eylül'de elektrik verilemeyecek. İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ'nden yapılan açıklamaya göre, 23 Eylül Salı günü elektrik alamayacak yerler şöyle:' Kartal 'da, 09.00-17.00 saatleri arasında Hürriyet Mahallesi, Mithat Paşa Caddesi, Gökhan, Ok, Aslan, Mutlu ve Gazanfer Bilge sokaklar. Tuzla 'da 09.00-18.00 saatleri arasında Aydınlı Mahallesi, Bahçeler Caddesi, Kemah, Sena, Murat, Güneşli, Kar, Firdevs, Karakaş sokaklar ve civarı. Şile 'de 09.00-17.00 saatleri arasında Davutlu, Gökmaslı, İhsanoğlu, Edeyli, Embeyler, Çataklı, Soğullu, İsaköy, Koltu, Bozahlat ve Kılıçlar köyleri.' İSTANBUL - AA
Erdoğan'dan '4 Çocuk' Manisi
AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş'ın oğlunun nikah şahidi olan Erdoğan, genç çifte '4 çocuk manisi' söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş'ın oğlu Ömer Ataş'ın nikah törenine katıldı.Haliç Kongre Merkezi'ndeki törende nikah şahidi olan Erdoğan, en az 3 çocuk tavsiyesini bu kez 4’e çıkararak '1 olur garip olur, 2 olur rakip olur, 3 olur denge olur, 4 olur bereket olur, gerisi Allah kerim' diye konuştu.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş'ın kıydığı nikahın bir diğer şahidi de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ oldu.Cumhuriyet
Reklam
Deniz Seki İlk Kez Konuştu: 'Mahkum Edildiğim Suçun Masumuyum'
Deniz Seki'den samimi itiraflar... 'Uyuşturucu ticareti yapmaktan' 6 yıl 3 ay hapis cezası onanan şarkıcı AKŞAM'a konuştu. İşte Seki'nin kendisini kaçışa sürükleyen yakalama kararından önceki son sözleri: Yok edilişime izin vermeyin. Elimi bırakmayın!İç burkan bir hikayenin son parçası Deniz Seki’nin yarın yayınlanacak olan albümü ‘İZ’… Bundan tam 118 gün önce, o albümü konuşmak için sözleştik onunla… Ben sordum, o anlattı. Ağzından çıkan her şeyi onun gözlerinde de gördüm ben o gün… Acısını, umudunu, kırgınlığını, ihtirasını, feryadını… ‘Her şeye rağmen’ yaşayışını gördüm... Henüz üstünden 24 saat bile geçmeden, dünyasını başına yıkan o haber geldi… Birazdan okuyacağınız son cümlelerini kurduktan sonra kayboldu Deniz Seki… Ertesi gün planladığımız fotoğraf çekimine gelmedi ve bir daha hiç duyamadık sesiniAilemle, eşimle, bebeğimle...Yorucu, yıpratıcı bir süreç yaşıyorsunuz... Buna rağmen hep sessizsiniz, içinizde neler oluyor?İçimde fırtınalar kopuyor tabii ki ancak süren yaşam içinde acı ve sıkıntılarınızı kalbinizin derinlerinde saklamak zorunda kalıyorsunuz. Suçsuzum. Yargının bu gerçeği göz ardı etmeyeceğinden de eminim. Ancak yasalarımızda ve adli sistem işleyişinde önemli boşlukların olduğunu görüyorum, bu boşlukların doldurulması gerektiğine inanıyorum... İçimdekiler hep içimde kaldığı için bu noktaya vardım. Kavga, çıkar insanı olsaydım, koşullar değişirdi belki ama dediğim gibi ben buyum. Ben, bana yapılanları yapamadım kimseye. İnsanları karalamadım, harcamadım! Sessizim, hep sessiz kaldım.Cezaevinden çıktıktan sonra, sizi mutlu gördük... İşinize sarıldınız, zayıfladınız. Nasıl motive oldunuz?Kolay bir süreç sanmayın. Dışarıya yansıttığım ve yaşadığım öylesine farklıydı ki aslında. Çalışmak, üretmek, hep güçlü, hep yaşama bağlı olmak… Umutluydum, yeni bir enerjiyle doluydum, kendimi ve hayatımı sıfırladım. Hatta yeni bir yuva kurmak, bu mutlulukla şarkılar üretmek, başarılarımı ailemle, eşimle, bebeğimle paylaşma hayalini kurmaya başladım.DÜŞÜNMEK NEFESSİZ BIRAKIYORMahkumiyet sonrası özgürlük ne hissettiriyor insana?Günlerce evimden çıkmadım. Çiçeğe, toprağa dokundum. Anneme, aramızda engel olmadan sarıldım. Dünyayı kokladım. Cezaevinden çıkan, o dört duvar arasında yaşamın en zor sınavını veren, hele de masum ama sesini duyuramayan bir kişi, özgürlüğe kavuştuğu an anlayabilir ancak bu duyguyu. Cezaevinden çıktığımda kendimi anlatabilecek bir yol vardı önümde. Kararlı, dürüst ve doğrularıyla yoluna devam eden bir kişi olacaktım.Peki ya özgürlük sonrası mahkumiyet hissi?Düşünmek korkunç, nefessiz bırakıyor, ürpertiyor insanı. Gökyüzünü sadece yirmi metrekarelik bir alan içinden seyretmek korkunç bir duygu. Yargıtay’da 9 kişi benim mahkum edilmemi doğru bulmadı. Maalesef 13 kişi böyle düşünmedi ama bakın, öyle net, siyah beyaz bir durum yok. Bir taraftan masum insanlar ceza aldı diye mahkemeler kaldırılıyor, diğer yanda kararları kaldırılmıyor... Şimdi buna adalet mi diyelim? Yanlışlık bir yerden mutlaka dönecektir.ARKAMDA BİR CAMİA YOKTU!İnsanlar sürecin bir bölümünü Aziz Yıldırım'ınkiyle kıyasladı. Siz ne düşünüyorsunuz?İkimiz de aynı özel yetkili mahkemelerin mağduruyuz ama galiba bana daha da acımasızca davranıldı. Hep sessiz kalışım galiba ‘vur abalıya’ dedirtti. Yalnız bir kadın olarak gördüler, arkamda bir camia yoktu. Bu nefessiz bir bekleyiş. Yaşamayan bilmez. Aziz Bey için de kendim için de tüm özgürlüğünü yitirmişler için de bir bakış bir anlayış bekliyorum.İnfaz kararıyla birlikte on binler ayağa kalktı. Sosyal medya adeta yıkıldı. 'Deniz Seki'ye özgürlük' dedi insanlar...Gerçeği görebilen sevenlerimin, yanlışların farkında olan, sorgulayan kişilerin olduğunu görmek güzel... Tüm yüreğinizle yanımda olun... Bu yanlışın düzeltilmesi için desteğinizi esirgemeyin. Yok edilişime izin vermeyin. Elimi bırakmayın. İnansın ki herkes, ben mahkum edildiğim suçun masumuyum.'BAĞIŞLANMAYI DiLiYORUM'Kendi cezanızı kendiniz verseydiniz o ceza ne olurdu?Suç işlemedim. Suçun cezası olur. Ben hata yaptım. Hata bağışlanır. Bağışlanmayı diliyorum. İnsanlardan, sevdiklerimden uzak, üretmeden yaşamayı istemiyorum. Bana işlemediğim bir günahın bedeli ödetilmeye çalışılıyor. En ağırı bu.Hadi bir özeleştiri yapalım... Neyi neden hak ettiniz, neyi neden hak etmediniz?Başarımı, ünümü hak ettim. Tırnaklarımla, kazıya kazıya ulaştım bu noktaya. Onurumla ‘Deniz Seki’ oldum. Hak etmediğim şey ortada.. Yaptığım bir hatanın, hayatıma son verecek bir noktaya ulaşması... Kendimi ifade edemeden, adaletli bir yargılanmaya reva görülmeden, sonumun getirilmek istenmesini hiç ama hiç hak etmedim. Beni canlı canlı mezara gömmeyin, hiçbir vicdan buna sessiz kalmamalı.Sizce neyin bedelini ödüyorsunuz?Ben bir yanlış yaptım ama bedelini çok faizli ödedim. Bana ödetilmek istenen, benim yapmadığım, işlemediğim bir günah içindir. Suçsuz olduğumu bildiğim için çözümün kolay olacağına inanmıştım. Ben sanatçıyım, tek silahım şarkılarım, tek tetiği dilim ve yüreğim'Bu albüm hayatımın iKiNCi PERDESi'Henüz albümün tamamını dinlememiş olsam da duygu olarak en yoğun albümünüz olduğunu düşünüyorum. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu şarkıları?Hayatımın ikinci perdesi bu albüm. Umarım bu perde hep alkışlarla, huzurla, sevinçli günlere açılır.ÖNDER SARIAHMETOĞLU AkşamRöportajın devamı için tıklayınız...**
iPhone 6'yı Türkiye'den mi Yurtdışından mı Almalı?
iPhone 6 ve iPhone 6 Plus dün itibariyle ABD başta olmak üzere İngiltere ve Japonya dahil bazı ülkelerde satılmaya başladı. Türkiye'de ise satışlar 26 Eylül'de başlıyor. Kullanıcıların aklındaki soru ise şu: iPhone 6'yı yurtdışından almak mı daha keseye uygun yoksa Türkiye'den mi? Gelin, bu soruya birlikte yanıt arayalım.Türkiye'de 2 bin 349 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulacak olan iPhone 6'lar özellikle ABD'den çok daha uygun fiyatlarla alınabiliyor. Örneğin 2 bin 349 TL'ye 16 GB iPhone 6 alınabilirken, aynı cihazı ABD'den 773 TL daha ucuza alabiliyorsunuz. Benzer şekilde 64 GB'lık bir iPhone 6'yı ABD'den 830 TL daha ucuza satın alabilmek mümkün.Ancak Almanya ve İngiltere'deki iPhone fiyatlarının Türkiye'deki fiyatlardan pek bir farkı olmadığı gibi, yer yer bu ülkelerdeki iPhone modellerinin fiyatlarının Türkiye'deki fiyatlardan da yüksek olduğu göze çarpıyor.Hürriyet
Reklam
Almanya'yı Delirten Türk!
'Abla katili bizimle dalga geçiyor'Almanya’da 2005 yılında ablası Hatun Sürücü’yü “serbest yaşıyor” diyerek silahla öldüren ve cinayet sırasında 19 yaşında olduğu için gençlik yasasından yararlanarak 9 yıl 3 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılan Ayhan Sürücü, Alman basınına yine konu oldu.Alman Bild Gazetesi, Sürücü’nün Facebook sayfasından Almanya’daki adaletle dalga geçmeye devam ettiğini yazdı. Facebook’taki fotoğrafında, bir banyo küvetinin içinde güneş gözlüklü olarak poz veren Ayhan Sürücü, “Almanya’da hapiste işte böyle yaşadım” diye yazdı. Gazete, 27 yaşındaki Ayhan Sürücü’nün Facebook sayfasında yayınladığı fotoğrafı koyarak “Bizimle dalga geçiyor” diye sitem etti.‘SANKİ KATİL O DEĞİL’Alman gazetesi, “Sanki ablasını öldüren o değil ve yaptıklarıyla gurur duyuyor” cümlesine de yer verdi. Ayhan Sürücü 7 Şubat 2005’te 23 yaşındaki ablası Hatun Sürücü’yü yanında küçük oğlu bulunduğu sırada otobüs durağında tabanca ile vurup öldürmüştü.Habertürk
IŞİD, 300 PKK'lıyı Kurşuna Dizdi İddiası
Kandil ve Türkiye’den 400 PKK’lı, IŞİD’e karşı savaşmak için Suruç sınırından geçerek Koba-nê’ye gitti. Ağır saldırı altındaki kentte hükümet üyeleri de silahlanarak mevzilere yerleştiIŞİD’in Kobanê’nin doğusunda bulunan ve çatıştığı köylerde esir aldığı yaklaşık 300 kadar PYD/YPG milisini Akçakale’de kurşuna dizdiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Kobane’yi doğu, batı ve güneyden olmak üzere üç koldan kuşatıp yoğun top, tank ve füze saldırısına maruz bırakan IŞİD militanları, Kobane’nin doğu köylerinde çatışmada yakaladıkları 300 kadar PYD/YPG esirini üzerleri çıplak olarak yerlerde sürükleyerek Akçakale’ye götürerek burada kurşuna dizdikleri öğrenildi. Öte yandan Suriye’de IŞİD ile PYD’nin silahlı kanadı YPG arasındaki çatışmalar tüm şiddeti ile devam ederken PKK’dan çokkritik bir hamle geldi.400 PKK’LI GİTTİIrak Kürdistanı ve Türkiye topraklarında konuşlanmış yaklaşık 400 kadar HPG militanı dün gece yarısından itibaren Türkiye sınırının sıfır noktasında bulunan Kobanê’ye ulaştı. Yaklaşık 400 kadar PKK militanının, yanlarında uçaksavar, doçka anti tank gibi ağır makineli silahlar getirdikleri öğrenildi. Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’ne bağlı Mürşitpınar Köyü’nün sıfır noktasında bulunan Kobane’de konuşlanan HPG militanlarının IŞİD’le savaşmak üzere doğu ve batı cephelerine gittikleri belirtildi.Taraf
Samsun 4.1'le Sallandı
Samsun’da gece saatlerinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiSamsun açıklarında Richter ölçeğine göre, 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı Deprem Bilgilendirme Servisi, ön değerlendirme sonuçlarına göre deprem, saat 02.24'te meydana geldi.Samsun açıklarında meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremin yerin 8.86 kilometre derinlikte olduğu açıklandı. Bafra'daki Sahilkent'e yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki deprem hasara yol açmazken yörede oturanların büyük bölümünün uykuda olması nedeniyle hissedilmedi.T24
İstanbul'da 15 Bin Polisli, Helikopterli Narkotik Operasyonu
İstanbul'daki 39 ilçede 14 bin 500 personelin katılımıyla gerçekleştirilen operasyonlarda, 610 kişinin yakalandığı bildirildi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, il genelinde 39 ilçenin tamamında 14 bin 500 personelin katılımıyla suç işlenmesinin önlenmesi, aranan kişilerin yakalanması ve suç delillerinin elde edilmesi amacıyla 20 Eylül'de saat 20.00'de başlayan operasyonların, 21 Eylül'de saat 01.00'e kadar devam ettiği bildirildi.Açıklamada, aranan 408, suça karışan 202 olmak üzere toplam 610 kişinin yakalandığı belirtildi.Açıklamada, operasyon sırasında belirlenen adresler, şüpheli araçlar ve şahıslar üzerinde yapılan aramalarda ise 7 adet çalıntı araç, 17'si kuru sıkı 58 ruhsatsız silah ve bu silahlara ait çok sayıda mermi, çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirildiği kaydedildi. İdari yönden yapılan çalışmalarda ise 162 iş yerine idari yaptırım uygulandığı, 397 kişi hakkında Kabahatler Kanunu'na göre işlem yapıldığı, trafik yönünden de bin 42 sürücüye ceza işlemi uygulandığı, 281 aracın trafikten men edildiği, toplam 657 bin 891 lira para cezası kesildiği bildirildi.Operasyon sırasında polis kamerası ile çekilen görüntüler de basın mensuplarına dağıtıldı.AA
Reklam