onedio
İstanbul Modern'de 'Yüzyıllık Aşk'
Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.Türkiye'de sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla sinema tarihinin belleğini görünür kılan, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.İstanbul Kalkınma Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla İstanbul Modern tarafından Türk Sinemasının 100. yılına ithafen hazırlanan, küratörlüğünü İstanbul Modern Sinema Yöneticisi Müge Turan ve araştırmacı yazar Gökhan Akçura'nın üstlendiği serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, serginin Türk sinemasının 100. yılına dair en önemli etkinliklerden olduğunu söyledi.Serginin sinemaya seyirci gözünden baktığını ve bunun kavramsal olarak çok önemli olduğunu dile getiren Çelik, Türk sinemasının bir kültür-sanat faaliyeti olmanın ötesinde hafızalarını ve belleklerini oluşturan bir sektör olduğunu ifade etti.Çelik, sinemada toplumsal hayatın çeşitli evrelerinin olduğunu ve tiyatrocuların baskın olduğu dönemden Yeşilçam'ın altın çağlarına kadar çok farklı dönemlerin görüldüğünü kaydetti.Bakan Çelik, 'En önemlisi çeşitli toplumsal ve siyasi evreleri görüyoruz. Bunlar da gelenek-modernizm çatışması, siyasi merkez ve çevre çatışması, tarım toplumu ile sanayi toplumu çatışması, kır-kent çatışması gibi. Tüm bu unsurlar aslında Türkiye'yi, tarihini anlamamız için mutlaka bilmemiz, derinlemesine anlamamız gereken bütün bu unsurlar sinemamız tarafından bugüne kadar saklanmış durumda' diye konuştu.'Hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık'Bundan sonrasında akademisyenlerin, araştırmacıların Türkiye'yi anlamak için çeşitli konuları ele alırken sinemaya daha fazla eğilmesi gerekeceğini vurgulayan Çelik, İstanbul Modern'in böyle bir sergiyle kendilerinin de hafızalarını tazelediğini bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Ayrıca bildiğiniz gibi en önemli unsurlardan bir tanesi sinema mirasının korunması. Bugüne kadar bu mirasın iyi korunduğunu söyleyemeyiz. Birtakım toplumsal şartlar, bireysel hassasiyetlerdeki zaaflar neticesinde iyi korunamamış. Hem ihtilal dönemlerinde veya başka muhtıra dönemlerinde yakılmış sansürlenmiş. Sinema hafızamız ciddi bir şekilde hasar görmüş. Bunun korunmasıyla ilgili bir adım atıyoruz. Sinema Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bir Sinema Arşiv Müzesi oluşturacağız. Ayrıca bu hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık. Bundan sonra korunmasıyla ilgili de tedbirler alacağız. Tüm bunlarla sinemanın 100. yılını kutluyoruz. Herkes bu sergiyi gezsin. Sinemanın gerçek sahibi sokaktaki seyircidir. Aslında bir bakıma da seyircinin gözünden Türkiye'nin geçmişini, toplumsal sıkıntılarını, çeşitli tarihi karelerini anlatan bir sergi olmuş. Emeği geçenleri kutluyorum.'Çelik, sinemanın halkın sıkıntılarını paylaşması açısından da önemli olduğuna işaret ederek, Türk halkının sinemada kendi hayatının resmini çektiğini anlattı.'Sergi, sinema ile seyirci arasındaki aşk öyküsünü gündeme getiriyor'İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı da İstanbul Modern'in benimsediği disiplinlerarası yaklaşımını, kuruluşunun 10. yılında yenilikçi projelerle görünür kılmaya devam ettiğini anlatarak, 11 Aralık 2004'te açılan İstanbul Modern'in, Türkiye'de bir müze çatısı altında hizmet veren sinema salonu ve bölümüne sahip ilk kurum olduğu bilgisini verdi.İstanbul Modern Sinema'nın, hem dünya sineması hem de Türk sinemasından örnekler sunduğunu, sıra dışı film ve belgeselleri sinemaseverlerle buluşturduğunu aktaran Eczacıbaşı, Türk sinemasının 100. yılında sinema ile seyirci arasında yüzyıldır süren aşk öyküsünü gündeme getiren ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen araştırma sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.Eczacıbaşı, 'Ülkemizde sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen sergi, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla, sinema tarihimizin belleğini görünür kılıyor. Sinemanın bizi nasıl değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü yansıtarak, sayısız sosyo-kültürel dinamiği yeniden değerlendirmemize olanak sağlıyor. Yazılı ve görsel arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması ve hazırlanan kapsamlı sergi kataloğu sayesinde, yapılan araştırmalardan gelecek kuşakların yararlanacağını umuyorum' ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından, sergiye katkısı olanlara plaket verildi.Açılışa, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, iş adamı Ethem Sancak, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisiİstanbul Modern'in kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının 100. yıl dönümüne ithafen sunduğu 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi, sinemayı yaşatan unsur olarak seyirciye odaklanıyor, sinemanın seyirciyle buluşma anlarına, bu buluşmanın yarattığı şaşırtıcı ve büyülü kolektif ve kişisel dünyalara yer veriyor.'İstanbul Kalkınma Ajansı 2014 yılı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı' kapsamında desteklenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleşen sergi, Türkiye'de ilk kez düzenleniyor.Sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi, seyircinin sinema ile buluşma noktası sinema salonlarını 'seyirci mabetleri' olarak değerlendirirken, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından günün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapıyor.Sergi, seyircinin sinema ve filmlerle ilişkisini sağlayan gazete ilanları, film broşürleri, afişler gibi unsurların yanı sıra sinema seyircisinin fanatizmini de ayrı bir bölümde ele alıyor.Cikletlerden çıkan resimlerden çay tabaklarına kadar sinemaya dair her şeySinema seyircisinin 'fanatik' olduğu saptamasını yapan sergide, ciklet, çikolata gibi malzemelerden çıkan resimler başta olmak üzere, sinema konulu kitaplar, romanlar, yıldız takvimleri, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Filiz Akın resimli cüzdan benzeri her tür sinema belgesi ve objesi yer alıyor.Sergi aynı zamanda fanatik olarak adlandırılabilecek üç kişiyi 'Sinema Seyircisi Fanatiktir' başlıklı bölümde büyüteç altına alıyor.Sergide sinema ve seyircinin 'büyülü' ilişkisi, yıldızlardan imzalı fotoğraflar, aktris Hümaşah Hiçan'a yazılmış hayran mektupları, dergi kapakları, sinema dergilerinin düzenlediği yıldız buluşmalarından örneklerle aktarılıyor.'Yüzyıllık Aşk' sergisi için 50'ye yakın filmden, Türkiye'deki sinema ve seyirci arasındaki özel ilişkiyi yansıtan sahneleri bir araya getiren özel bir çalışma hazırlandı. Bu video, 1950'li yıllardan bugüne seyircinin sinema deneyiminin tarihine dair önemli bir belge niteliği taşıyor.Aynı zamanda sergi kapsamında seyircinin film müzikleriyle kurduğu ilişkiyi, nostaljik bir deneyime dönüştüren özel bir alan tasarlandı. Ziyaretçiler Türk filmlerinde yer alan unutulmaz şarkılar arasından seçtikleri plağı dinlerken, o filmdeki sahneyi eş zamanlı izleyebiliyor.Türk sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi 4 Ocak 2015'e kadar görülebilecek.Muhabir: Uğur Aslanhan | AA
ABD, Biri Türk 11 Kişiyi Kara Listeye Aldı
ABD Yönetimi, Suriye’ye giden yabancı savaşçılara karşı yoğun bir mücadele içine girdi. Washington, dünya genelinde yabancı savaşçı trafiğini sağlayan 11 kişiyi kara listeye aldı.Dördü Türkiye bağlantılı kişilerin adlarının açıklanmasının ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yabancı savaşçıları önlemeyen ülkelere yaptırım öngören, ABD’nin hazırladığı bir karar tasarısını oybirliği ile kabul etti. Obama, Suriye’ye 80 ülkeden 15.000 yabancı savaşçının gittiğini açıkladı.Hürriyet’ten Tolga Tanış’ın haberine göre, ABD Başkanı Barack Obama’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Suriye’ye giden yabancı savaşçılar konusunda başkanlık ettiği oturumdan önce, Washington Yönetimi, aralarında Türkiye’den de bir kişinin olduğu 11 kişiyi ve bir organizasyonu terör örgütlerine finans ve militan sağladıkları gerekçesiyle karalisteye aldı.Karalisteye Türkiye’den alınan tek kişinin Malatya Pütürge doğumlu 25 yaşındaki Fatih Hasar olduğu açıklandı. Amerikan Yönetimi, “Ubayd at-Turki” olarak da bilinen Hasar’ın El Kaide’ye finansal ve lojistik destek sağladığını belirtti. Afganistan ve Pakistan’daki aşırılara para yolladığı ve El Kaide üyelerine yüz binlerce dolar transfer edilmesini koordine ettiği belirtilen Hasar’ın Suriye’deki El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’ne de finansal açıdan destek olduğu açıklandı. Hasar’ın aşırılar ve El Nusra’ya katılmaya çalışan bir El Kaide mutemedinin seyahatlerine de yardım ettiği belirtildi.Washington Yönetimi’nin Hasar dışında karalisteye aldığı yabancı uyruklu kişiklerden üçünün de yine Türkiye üzerinden Suriye’deki terör örgütlerine yabancı savaşçı gönderdikleri açıklandı. Bu kişilerin de IŞİD için çalışan 32 yaşındaki Tunuslu Awni Al-Harzi, El Nusra için çalışan 25 yaşındaki Ürdünlü ‘Uthman ‘Abd al-Salam ve Güneydoğu Asya’dan Suriye’deki muhalif gruplara savaşçı yollayan 39 yaşındaki Endonezyalı Wiji Joko Santoso olduğu açıklandı.Amerikan Yönetimi’nin karaliste kararlarının hemen ardından ise 15 üyeyle toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yabancı savaşçıların engellenmesine ilişkin karar tasarısını oybirliğiyle kabul etti. Obama’nın, 2009’da Beyaz Saray’da göreve geldiğinden beri ikinci kez başkanlık ettiği konsey oturumuyla geçen tasarı, yabancı savaşçıları önlemeyen ülkelere yaptırım uygulanmasını karara bağladı. Obama, oturumda yaptığı konuşmada, “Bu toplantıyı istedim, çünkü yabancı terörist savaşçıların büyüyen gerçek tehdidine karşı devletler ve uluslararası topluluk olarak bir araya gelmek zorundayız. Bu tarihi tasarı da bu soruna karşı koyma kararlılığımızı simgeliyor“ dedi. Amerikan Başkanı, konuşmasında son yıllarda 80’den fazla ülkeden 15.000 yabancı savaşçının Suriye’ye gittiği bilgisini verdi. Ve Suriye’de IŞİD gibi radikal örgütlere katılan bu kişilerin ülkelerine döndüklerinde yaratacakları güvenlik tehlikesine işaret etti.Ülkelere yabancı savaşçılar konusunda Interpol ile istihbarat paylaşımına gitme zorunluluğu da getiren tasarının ardından ise harekatın üçüncü ayağında, Interpol’ün aralarında Türkiye’nin bulunduğu bir dizi ülkeyle yabancı savaşçılar konusunda bir çalışma grubu oluşturduğu açıklandı. Belirlenen kişilerle ilgili geniş kapsamlı bir veritabanı kurulmasını öngören çalışmaya, Türkiye dışında Avustralya, Belçika, Kanada, Fransa, Yeni Zelanda, İspanya, İsviçre, Hollanda, İngiltere ve ABD’nin katılacağı belirtildi.Zete
Trafik Adabı Dersini Geçemeyen Ehliyet Alamayacak
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sürücü kurslarında trafikte adabımuaşeretin anlatılacağı trafik adabı dersinin içeriğiyle ilgili çalışma başlattı. Kurslarda, trafik adabı dersini geçemeyenler, ehliyet alamayacak.Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, yaptığı açıklamada, trafikte sürücülerden yayaya kadar herkesin trafik adabıyla ve genel görgü kurallarıyla ilgili problemler yaşadığına dikkati çekti. Hakkı olmadığı halde birbirinin önüne geçen, sinyal vermeden şerit değiştiren, emniyet şeridi ihlal eden, kavşakta sıra bekleyen aracın önüne geçen bir çok sürücü bulunduğunu dile getiren Yelkenci, 'İnsanların birbirine saygı göstermedikleri, birbirlerinin haklarını çiğnedikleri, nezaket kurallarını hiçe saydıkları bir trafiğin içinde seyahat ediyoruz ve sürücü olan veya olmayan herkes evine zihinsel yorgunlukla dönüyor. Bunun sebebi insanların trafikte sürekli hakkını korumak için mücadele etmek zorunda kalması' dedi. Yelkenci, insanların haklarını korumak için trafikte sürekli teyakkuz halinde bulunduğunu belirtti.'MİLLETİN NASIL OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN TRAFİĞİNE BAKIN''Trafiğin bu hali bize yakışmıyor' diyen Yelkenci, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Doğan Cüceloğlu'nun çok güzel bir tanımlaması var. 'Bir milletin nasıl bir millet olduğunu anlamak istiyorsanız, trafiğine bakın' diye. Eğer bizim milletimizi trafiğin durumuna göre değerlendirecek olursak, sınıfta kaldığımızı söyleyebiliriz. İnsanlarımız kuralları biliyorlar. İşte kırmızı ışıkta geçmemeleri ve emniyet şeridini kullanmamaları gerektiğini, takip mesafesini... Ama bunları uygulamıyorlar. Bize göre uygulamaların en önemli sebebi motivasyon eksikliği. Bunu sağlayacak motivasyon da trafik adabıdır. Kuralı bilmek önemlidir ama trafik adabını edinmiş olmak o kuralı uygulamayı getirir. 'Sürücülerin trafik adabına sahip olduğunda insan haklarına ve diğerinin hakkına saygıyı da edineceklerini belirten Yelkenci, trafik adabının mutlaka sürücü eğitimlerinin içinde yer alması gerektiğini dile getirdi. Sürücü eğitimleriyle ilgili son dönemde saatlere ve eğitimlerin şekline yönelik bir çok değişiklik yaptıklarını anımsatan Yelkenci, muhtevayla ilgili çalışmalar da yapılması gerektiğini söyledi.4 SAATLİK DERS OLACAKBu kapsamda Eskişehir'de iki günlük 'Trafik Adabı Dersi İçerik Geliştirme Çalıştayı' yapacaklarını kaydeden Yelkenci, 'Sürücü kurslarında, uygulamalı derslerin yanında trafik psikoloji, mevzuatı, trafik kazaları, cezaları, kusurlu davranışlar, araçların tescili, muayeneleri, teknik şartları ve çevre diye 16 saatlik teorik derslerimiz var. Sürücü kurslarında verilen teorik derslere trafik adabı dersini de ekleyeceğiz. Bu dersi geçemeyenler, kursu bitiremeyecek ve dolayısıyla ehliyet de alamayacak. 10 saat olan trafik mevzuatı dersinin 6 saati yine mevzuat olarak kalacak, 4 saatini trafik adabı dersine ayıracağız' diye konuştu.Yelkenci, dersin içeriği belirlenirken sektörün aktörleriyle, derneklerle, akademisyenlerle çalışacaklarının altını çizdi. Çalıştaylarla dersin içeriğinin, kazanımlarının neler olması gerektiğinin belirleneceğini aktaran Yelkenci, daha sonra bunun bir program haline getirerek Talim Terbiye Kuruluna sunulacağını ifade etti. Dersin onaylanmasının ardından sürücü kurslarında verilecek dersler arasına konulacağını dile getiren Yelkenci, trafik adabı dersinin bir sihirli değnek vazifesi görmeyeceğini vurguladı.Dersin içinin boşalmaması için bütün ilgili sivil toplum kuruluşlarının, kamuoyunun, medyanın bir seferberlik yaparak bu konuyu gündeme taşımaları gerektiğinin altını çizen Yelkenci, medyanın trafikte adaba yönelik programlar yapması, trafik kuralların ihlal edildiği sahneler içeren filmler yerine trafik adabına uyan insanların yer aldığı film ve dizilerin çekilmesi gerektiğini söyledi.Bu tip zor işlerin sadece bir cepheyle hallolmayacağını vurgulayan Yelkenci, katkısı olan bütün unsurların harekete geçmesiyle trafikte yaşanan sorunların çözülebileceğini vurguladı.AA
İspanya Futbolu Şike Skandalı ile Çalkalanıyor
İspanya La Liga ‘da 2010-11 sezonunun son haftasında oynanan Levante-Real Zaragoza maçında şike yapıldığı gerekçesiyle dava açıldı.İspanya Rüşvet ve Organize Suçlar Savcılığı , karşılaşma ile ilgili yaptığı incelemede şike yapıldığını tespit etti. Aralarında kulüp yöneticileri ve futbolcuların da bulunduğu 20 kişi hakkında soruşturma başlatan savcılık, tüm şüphelilerin ifadelerini dinleme kararı aldı.Karşılaşmayı kazanması halinde ligde kalmayı garantileyecek olan Real Zaragoza, mücadeleden 2-1 galip ayrılmıştı. Real Zaragoza ligde kalmayı başarırken, Deportivo La Coruna, Hercules ve Almeira ligden düşmüştü. Karşılaşmada mağlup olan Levante takımına Real Zaragoza yönetimi ve futbolcuları tarafından maddi destek sağlandığı iddia edilmişti.İspanya ‘da değişen ceza kanunun neticesinde şikeye karıştığı iddia edilen kişiler ömür boyu spordan men ve hapis cezası ile yargılanacak.Açık Mert Korkusuz | Tarık ERYİĞİT
Merkez Bankası Faiz Kararını Açıkladı
Merkez Bankası faizlerde değişikliğe gitmedi. 8.25 olan politika faizi aynı kaldı.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,25 düzeyinde sabit tuttu.TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruya göre PPK, Erdem Başçı başkanlığında toplandı. Kurul, Merkez Bankası bünyesindeki bankalararası para piyasası ve Borsa İstanbul Repo-Ters Repo pazarlarında uygulanmakta olan faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının sabit tutulmasına karar verdi.Kurul, gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 11,25'te, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranını yüzde 10,75'te, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 7,5'te sabit bıraktı.Kurul, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,25 düzeyinde sabit tuttu.Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde sıfır (0) ve borç verme faiz oranı yüzde 12,75'te sabit bırakıldı.'İhracat dengeli büyümeyi desteklemeye devam etmektedir'Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızlarının makul düzeylerde seyrettiği belirtilen duyuruda, zayıflayan küresel talebe rağmen ihracatın dengeli büyümeyi desteklemeye devam ettiği kaydedildi.Duyuruda, şunlar ifade edildi'Yılın başında alınan makro ihtiyati önlemlerin ve para politikasındaki sıkı duruşun çekirdek enflasyon eğilimi üzerindeki olumlu etkileri gözlenmeye başlanmıştır. Gıda fiyatlarındaki yüksek seyir enflasyon görünümündeki iyileşmeyi geciktirmektedir. Bununla birlikte düşen emtia fiyatlarının enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri sınırlayabileceği değerlendirilmiştir.Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul'un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır'Para Politikası Kurulu toplantı özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.Merkez Bankası'nın 2013 yılbaşından bu yana uyguladığı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranları ise şöyle oldu:Tarih Değişim Faiz22.Oca 5,5019.Şub 5,5026.Mar 5,5016.Nis 0,50 5,0016.May 4,5018.Haz 4,5023.Tem 4,5020.Ağu 4,5017.Eyl 4,5023.Eki 4,5019.Kas 4,5017.Ara 4,50201421.Oca 4,5028.Oca 10,0018. Şub 10,0018. Mar 10,0024.Nis 10,0022.May 0,50 9,5024.Haz 0,75 8,7517.Tem 0,50 8,2527.Ağu 8,2525.Eyl 8,25Merkez Bankası'nın 2013 yıl başından bu yana uyguladığı kısa vadeli faiz oranları ise şöyle:Tarih Borçlanma Faiz Oranı Borç Verme Faiz Oranı22.Oca 4,75 8,7519.Şub 4,50 8,5026.Mar 4,50 7,5016.Nis 4,00 7,0016.May 3,50 6,5018.Haz 3,50 6,5023.Tem 3,50 7,2520.Ağu 3,50 7,7517.Eyl 3,50 7,7523.Eki 3,50 7,7519.Kas 3,50 7,7517.Ara 3,50 7,75201421.Oca 3,50 7,7528.Oca 8,00 12,0018.Şub 8,00 12,0018.Mar 8,00 12,0024.Nis 8,00 12,0022.May 8,00 12,0024.Haz 8,00 12,0017.Tem 7,50 12,0027 Ağu. 7,50 11,2525 Eyl 7,50 11,25CNN TÜRK
Reklam
Hitler'in Soyu Tükensin Diye Yeğenleri Çocuk Yapmamış
ADOLF Hitler’in ABD’nin New York kentinde yaşayan yeğenlerinin asla çocuk yapmama kararıyla soylarını tükettiği ortaya çıktı. Bild Gazetesi, Long Island’da yaşayan Brian (42) ve Louis Stuart-Houston (62) kardeşlerin izini buldu.Adolf Hitler’in babası Alois’in 2. evliliğinden dünyaya gelen erkek kardeşi Alois Junior’un sürdürdüğü soy ağacı, Alexander, Brian ve Louis Stuart-Houston kardeşlerin çocuk yapmama kararı ile sona erecek. Kardeşlerin Hitler soyunun sürmemesi için böyle bir karar verdikleri söyleniyor.HaberTürk
Star Gazetesinin Erdoğan'a 'Photoshop Desteği' Sosyal Medyanın Diline Düştü
AKP’ye yakın Star gazetesinin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında boş kalan salonu teknolojiden faydalanarak ‘ doldurması ‘ sosyal medyanın gözünden kaçmadı. Sosyal medyada, Star ve Erdoğan’la dalga geçilen fotoğraflar hızla yayılıyor.Star bugünkü birinci sayfasında, Erdoğan’ın konuşmasını ‘ Yüzlerine haykırdı’ başlığıyla manşetine taşıdı. Ancak Erdoğan konuşurken Güvenlik Konseyi’ndeki IŞİD toplantısı nedeniyle boş kalan salon, Star’a göre doluydu.Zira Star, gazetecilerin ‘dekupe‘ diye andığı tekniği kullanarak, Erdoğan’ın fotoğrafını salonun dolu görüntülendiği bir başka karenin üzerine yapıştırmıştı. Üstelik bu kare, ABD Başkanı Barack Obama’nın konuşması sırasında, yani salonun en dolu olduğu anlarda çekilmişti.Diken
Reklam
Bursaspor Maçı Sonrası Yaşananlar Ortaya Çıktı
Bursaspor maçı dönüşü siyah-beyazlı kafileye protesto adı altında yapılan sözlü tacizin şoke eden görüntüleri Beşiktaş'ın resmi internet sitesinden kamuoyuyla paylaşıldı.Zorlu Bursaspor deplasmanından 3 puanla dönen Beşiktaş kafilesi İstanbul’a dönüşte hiç beklemediği bir manzarayla karşılaşmıştı.Bir kısım taraftar, siyah-beyazlı futbolcular, teknik ekip ve yöneticilere “adam gibi oynayı” ifadelerini kullanarak sözlü tacizde bulunmuş, gergin anlar yaşanmıştı.Başkan Fikret Orman dün yaptığı açıklamada, yaşananlara çok sert tepki göstermiş, “bunlar tek kaldıklarında kız gibi adamlar, yeke yek karşıma çıksınlar da adamlıklarını göreyim” diye konuşmuştu.Bugün ise Beşiktaş’ın resmi internet sitesinden Bursaspor maçı dönüşü yaşanan skandal görüntüler kamuoyuyla paylaşıldı.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Okmeydanı'nda Polis ve Göstericiler Birbirlerine El Sallayıp Dağılmış!
OKMEYDANI'nda eylem yapan yüzleri maskeli grup, yolu trafiğe kapatıp polise taş ve şişe attı. Polis, grubu biber gazı ve tazyikli suyla dağıttı. Geceyarısına kadar devam eden olaylar sonrası, göstericiler ile polisler birbirlerine el sallayarak dağıldı.Mahmut Şevket Paşa Mahallesi'nde saat 19.00 sıralarında toplanan yüzleri maskeli bir grup, caddeye barikat kurarak yolu trafiğe kapattı. Polis kısa süre sonra gruba müdahale etti. Ara sokaklara kaçan grup ile polisler arasında uzun süre çatışma yaşandı. Yüzleri maskeli bazı kişiler, ara sokaklardan çıkarak polise taş ve şişe attı. Polis ekipleri ise grubu dağıtmak için biber gazı ve plastik mermi kullandı. TOMA da tazyikli suyla gruba müdahale etti. Polisin attığı biber gazından mahalledeki vatandaşlar da etkilendi.Gece yarısına kadar aralıklarla devam eden olaylar, göstericiler ile polisin birbirlerine el sallayarak dağılmasıyla son buldu.Murat DELİKLİTAŞ - Ozan URAL / İstanbul, (DHA)
Reklam
Asya Oyunları'nda Başörtüsü Engeli
Asya Oyunları'nda başörtüsü ile maçlara çıkmasına izin verilmeyen Katar Kadın Basketbol Takımı, turnuvadan çekilme kararı aldı Katar Milli Takımı Kafile Başkanı Halid el-Cabir, turnuvadan çekilme kararı aldıklarını ve ülkelerine geri dönüş hazırlıklarına başladıklarını açıkladı.Turnuvadan çekilmekten başka şansları olmadığını vurgulayan Jabir, 'Başörtüsü ile maçlara çıkmamıza izin verilmiyor. Bir yandan kadınların böyle turnuvalarda daha fazla yer alması isteniyor ama başörtüsü takmak isteyen Müslüman kadınlara onur kırıcı bu tip müdahaleler de yapılıyor' değerlendirmesinde bulundu.Bu karar doğrultusunda Katar Kadın Basketbol Takımı, dünkü Moğolistan maçı ardından bugün Nepal ile oynayacağı karşılaşmaya da çıkmadı.Organizasyon yetkilileri, Katar kafilesinden maç öncesinde herhangi bir açıklama yapılmadığı için kadro listesinin basın mensuplarına dağıtıldığını ve taraftarların tribündeki yerini aldığını, buna rağmen Katarlı oyuncuların parkeye çıkmadığını belirtti.Asya Oyunları'nda badmintondan bowlinge kadar tüm spor branşlarında başörtüsüne izin verilmesine rağmen basketbolda söz konusu uygulamanın devam etmesi, tartışmalara da yol açtı.Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) tarafından yapılan açıklamada, başörtüsüne sadece ulusal seviyedeki turnuvalarda izin verildiği, Asya Oyunları'nın uluslararası nitelikte olması nedeniyle uygulama kapsamı dışında kaldığı ifade edildi.FIBA, daha önce yaptığı açıklamada, kadın basketbolcuların başörtüsü takmasına izin verdiğini ve söz konusu kararın iki yıllık deneme süresi olduğunu, uygulamaya ilişkin nihai kararın, 2016 Rio Olimpiyatları'nın ardından verileceğini bildirilmişti.Haber Türk
İşte Erdoğan'ın İETT'den İstifa Dilekçesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1974 yılında işçi olarak girdiği İETT'den 1981'de ayrılmasına ilişkin istifa dilekçesi ortaya çıktı. İETT'nin özel arşivinde yer alan dilekçeye göre Erdoğan'ın istifa gerekçesi özel sektörden aldığı uygun iş teklifi.İETT'nin 1,5 milyon sayfalık arşiviDevlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'ne devredildi. 1879-1985 yıları arasında Osmanlıca, Almanca, Fransızca, İngilizce ve diğer dillerde birçok belgenin yer aldığı İETT arşivinde çok çarpıcı belge ve mektuplar var.Özel sektörden gelen uygun iş teklifiİETT'nin arşivindeki dikkat çeken belgelerden birisi de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kurumdan ayrılırken verdiği istifa dilekçesi. 1974 yılında İETT'ye sınav ile giren ve kurumun spor servisinde 7 yıl çalıştıktan sonra 1981'de işten ayrılan Erdoğan, istifasına gerekçe olarak ise özel sektörden almış olduğu uygun iş teklifini sunmuş.'İzinlerim ihbardan düşülsün'18 Haziran 1981 tarihli dilekçesinde Erdoğan, kullanmadığı ücretli izinlerinin ise ihbar süresinden düşülmesini şu ifadeler ile talep etmiş: 'Hak kazanıpta kullanamadığım yıllık ücreti iznimin, ihbar önellerime ait çalışacağım 32 günlük yasal süreden düşülerek çıkışımın yapılmasını saygılarımla bilgilerinize arz ederim.' 5 numaralı kaptan Erdoğan 24 1974 tarihinde İETT'de geçici olarak işe alınan 16 kişiden biri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altıntepe binasının temizlik ve aksayan hizmetlerini yürütmekle görevlendirildi fakat asıl işi İETT'nin futbol takımında oynamaktı. İETT'de çalışırken İETT Spor Kulübü'nde '5' numaralı formayı giyen Recep Tayyip Erdoğan, kısa sürede takımın gözde futbolcusu oldu. 15 Ekim 1975 tarihinde İETT'de kadrolu işçi alımı sınavına giren Erdoğan, başarılı olarak kurumun kadrolu işçisi oldu ve spor biriminde görev yapmaya başladı.Fenerbahçe istedi babası izin vermediErdoğan forma giydiği dönemde hazırlık maçı yaptıkları Fenerbahçe'yi 2-1 yendikleri maçtan sonra sarı-lacivertli kulübün transfer listesine girmiş anacak babası buna engel olmuştu. Ligde fırtına gibi esen ve Erdoğan'ın kaptanı olduğu İETT futbol takımı, 1978 yılında İstanbul 1. Amatör Ligi Şampiyonu olmuştu.Vatan
Reklam
Galaxy'ler Birbirlerini Şarj Edecek!
Samsung, Galaxy serisi telefonları ve tabletleri arasında şarj aktarımını artık mümkün kılıyor. Aynı Galaxy serisi telefon ve tabletler Samsung’un akıllı saat gibi giyilebilir teknoloji ürünlerini de şarj edebilecek.Popüler akıllı telefon üreticisi Samsung, geçtiğimiz günlerde telefon ve tablet gibi akıllı ürünleri için yeni bir aksesuar geliştirdiğini duyurdu. Samsung Power Sharing olarak adlandırılan bu aksesuar iki tarafı microUSB içeren bir kablo. Cihazlar arasında güç paylaşımı yapılmasına izin verecek olan bu kablonun fiyatı ise 19.99 dolar.Telefona, tablete var da saatlere yok mu?Samsung Galaxy serisinin üst sınıf ürünleri sayesinde  Samsung‘un akıllı saatleri de bu teknolojiden nasibini alacak. Galaxy S5 ve Galaxy Note 4 benzeri akıllı telefonlar ile şarj edilebilecek olan Gear akıllı saatleri aynı zamanda Galaxy Tab S ailesi tabletlerden de rahatlıkla şarj edilebilecek.Sadece akıllı telefonlar, tabletler ya da saatlerin yer almadığı bu teknolojide Samsung‘un geliştirmiş olduğu diğer tüm giyilebilir teknoloji ürünleri de yer alıyor. Kablo aracılığı ile şarj paylaşımı yapılabilmesi için gerekli olan tek şey ise Samsung‘un bu paylaşımı gerçekleştirebilmek için geliştirdiği Power Sharing uygulaması. Bu uygulamaya ise hemen buradan ulaşabilirsiniz.
Silikozis Bir Can Daha Aldı
Kot taşlama işçileri ile gündeme gelen silikozis, bu sefer Kütahya’da bulunan bir porselen işçisinin canını aldı. 38 yaşındaki Fatih Topçuoğlu yakalandığı hastalığa karşı iş mahkemesine başvurdu, ancak mahkeme sonuçlanmadan hayatını yitirdi.MAHKEME SONUÇLANANA KADAR...Kütahya’da 2002 ile 2012 yılları arasında Güral Porselen’de çalışan Topçuoğlu, yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle işten ayrılmış, şirket aleyhine dava açmıştı. Güral Porselen’de hammadde bölümlünde çalışan işçi, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık ve Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yüzde 69 oranında iş göremezlik raporu almıştı. Topçuoğlu SGK tarafından maluliyet maaşına bağlanırken, şirket aleyhine manevi tazminat cezası açıldı. Ancak işçi mahkeme sonuçlanmadan yaşamını yitirdi. Güral Porselen’e ait olan iş yeri daha önce de müfettişler tarafından “meslek hastalıklara neden olacak iş yeri” olarak nitelendirilmişti.Topçuoğlu’nun avukatı Ünal Demirtaş, şehirde denetimlerin yetersizliğinden yakındı. Müfettişlerin gerekli uyarıları yapmaktan uzak kaldığını ve silikozis hastalığından ötürü 2 kişinin daha yaşamını yitirdiğine değinen Demirtaş, şehirde 17 işçinin daha bu hastalığa yakalandığını ifade etti.SİLİKOZİS NEDİR?Silikozis, silika adı verilen maddeye uzun süreli maruz kalınması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Silika maddesine ait tozların akciğerlerde birikinti yaratması sonucu ortaya çıkan hastalık, büyük oranda yakalanan kişinin solunum yetmezliğine maruz kalmasına sebebiyet verir. Özellikle kot taşlama işçileri arasında görülen hastalık, maden işçileri, boya ve çimento fabrikası işçileri arasında da görülmektedir.Bilinen bir tedavisi olmamakla birlikte, maddeye belirli bir süre maruz kalanların hastalıkla baş başa kaldığı ve bu sebeple silika maddesi kullanılan ürünlerin üretimden mutlak suretle çıkartılması gerekmektedir. Uzmanlara göre koruyucu önlemler dışında hastalığı engellemenin başka bir yolu bulunmamakta. Kaynak: ileri.org
Yalan Dünya'nın Tek Gerçek Adamı Neşet Ertaş'a Bir Gününüzü Ayırmanızı Gerektirecek 9 Neden
etiket
Bozkırın Tezenesi aramızdan ayrılalı iki yıl oldu.. Takvimler 25 Eylül'ü gösterdiğinde, düşen sadece bir takvim yaprağı değil, bir Baba'ydı, bir Efsane'ydi... Sevdiğine edilebilecek en güzel iltifatları etti şarkılarında... Sosyalizmden anlamasa da en az bir sosyalist kadar eşitlikçi oldu...  Hiçbir zaman paraya düşkünlüğü olmadı, Devlet Sanatçısı olmayı, 'Ben halkın sanatçısıyım' diyerek reddetti.Tevazu ise onun en büyük özelliklerinden biriydi.. Konserlerine gelenlerden ceketini çıkartmak için dahi izin isterken 'Ayağınızın turabı olayım' derdi... Her zaman olduğu gibi onun da değeri öldükten sonra anlaşıldı belki.. Hala dinlemeyenler, veya hayatının her gününü 'halk'a ayıran Neşet Baba'ya vefa borcunu ona ve onun türkülerine ayırarak ödemek isteyenler için...Bir kez daha diyelim mi ? : 'Neşet Baba'ya..'
Meclis Savaş Gündemiyle Açılacak
Yeni yasama yılı için 1 Ekim'de açılacak Meclis'te ilk iş, süreleri dolan ve askere sınır ötesi operasyon yetkisi veren Suriye ve Irak tezkerelerinin uzatılması olacak. AKP'nin bu yıl Rojava'ya tampon bölge kurma hazırlıklarını da tezkerelere eklemesi bekleniyor. Ayrıca Meclisin açılmasıyla birlikte, çözüm süreci kapsamında hükümetin yapacağı yasal değişiklikler merak edilirken, Aralık ayına kadar bu tür adımların atılması için Meclis gündemi müsait gözüküyor.1 Ekim saat 15.00'te toplanacak olan Meclis Genel Kurulu'nda, yeni seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez yasama yılı açılış konuşmasını yapacak. Erdoğan'ın konuşmasının ardından başka bir faaliyet yürütmeden o gün için çalışmalarını tamamlayacak olan Genel Kurul çalışmaları dışında akşam da Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından yeni yasama yılı resepsiyonu verilecek.AKP hükümetinin meclis kapanmadan önce çıkardığı Torba Yasa görüşmelerinden sonra bütçe maratonunun başlayacağı Meclis'te, bütçenin alt komisyonlarda görüşülmesinin ardından Genel Kurul'a gelmesinin Aralık ayının sonunu bulması bekleniyor. Bu tarihe kadar meclis genel kurulunda rutin çalışmalar yürütülecek.AKP, CHP VE MHP'NİN TEZKERE KARDEŞLİĞİMeclisin yeni dönemdeki ilk görüşmesi ise, TSK'ye sınır ötesi operasyon yetkisi tanıyan savaş tezkerelerinin görüşülmesi olacak. İlk kez 17 Ekim 2007 yılında AKP hükümeti tarafından PKK'ye karşı çıkarılan ve Federal Kürdistan Bölgesi'ne yönelik operasyon yetkisini içeren tezkere o tarihten beri her yıl Meclis gündemine getirilerek birer yıl daha uzatılıyor. Yürütülen çözüm sürecine rağmen hükümetin gündemde tuttuğu PKK'ye karşı savaş tezkeresi o tarihten beri de AKP, CHP, MHP'nin ortak ittifakı ile Meclis'te kabul ediliyor. Meclis'e geldiği ilk yıl yapılan oylamada, o dönem Meclis'te temsil edilen BDP'nin 19 karşı oyuna karşılık, tezkere bütün grupların ortak ittifakıyla, 507 oyla Genel Kurulu'nda kabul edildi. Tezkerenin kabul edilmesiyle birlikte Kandil'e yönelik yüzlerce hava operasyonunun yanı sıra, PKK'yi bitirme amacıyla 19 Şubat 2008 tarihinde kara operasyonu yapıldı. Dönemin Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, daha sonra verdiği bir demeçte, Zap operasyonu için, 'tereyağından kıl çeker gibi geri çekildik' açıklaması yapmıştı. PKK'yi bitirme amacıyla 2008,'den 2013 yılına kadar her yıl yenilenen tezkere, yine her üç partinin oylarıyla 400'den fazla oyla kabul edildi. 17 Ekim tarihinde süresi dolacak olan Irak tezkeresinin yeniden her üç partinin oylarıyla bir yıl daha uzatılması bekleniyor.CHP, 'PKK'YE OPERASYONA EVET, ESAD'A HAYIR' DEMİŞTİPKK'ye karşı çıkarılan tezkerelere destek veren CHP, Beşar Esad'a karşı çıkarıldığını düşündüğü Suriye tezkeresine 'savaş karşıtlığı' gerekçesiyle karşı çıkmıştı. İlk olarak 2012 tarihinde Meclis'ten geçirilen ve geçen yıl süresi uzatılan tezkerenin gerekçesinde, Türkiye'ye yönelik artan göç baskısı ve saldırılardan 'sivil halkın zarar görmesi' gerekçe gösterilmişti. Ayrıca Suriye'de sivil insanların hayatını kaybetmesi ve Suriye'de Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı iddiaları üzerine Meclis'e sunulan tezkere, 320 kabul, 129 ret oyuyla Meclis'ten geçmişti. AKP ve MHP tezkereyi desteklerken, CHP ile BDP 'hayır' oyu vermişti. BDP, bütün tezkerelere 'savaş karşıtlığı' üzerinden karşı çıkmasına karşılık, Irak tezkeresine PKK karşıtlığı nedeniyle destek veren CHP sadece Suriye tezkeresine karşı çıkmıştı.TEZKERELER YENİLENECEKBu yıl yeniden gündeme gelecek ve süreleri uzatılacak olan tezkereler için hükümet yeni bir hazırlık yapıyor. Hükümetin her iki tezkereyi birleştirebileceği belirtilirken, özellikle Kobanê'de yaşanan durumu ve oradaki göç akınını gerekçe göstererek tezkereye tampon bölge oluşturmaya yönelik bir madde ekleyebileceği de bekleniyor. Ancak Türkiye'nin tampon bölge oluşturması için BM Genel Kurulu'nu ikna etmesi gerekiyor ki, hükümet IŞİD'e karşı oluşturulan Uluslararası Koalisyonda yer alma karşılığında tampon bölgeyi pazarlık haline getirmiş durumda.Meclisin rutin çalışmalarının yanı sıra hükümetin çözüm sürecine yönelik ne tür çalışmalar yapacağı da yeni yasama yılıyla birlikte merak edilen konular arasında. Hükümetin yol haritası konusunda verdiği sözü yerine getirmesi halinde, daha önce çıkarılan 'çerçeve yasa'yı tamamlayacak bir takım yasal düzenlemelerin de yapılması bekleniyor. Bu tür çalışmaların yapılması için Aralık ayına kadar meclisin gündemi müsait ve bu tarihe kadar istenilen her türlü çalışma meclisten geçirilebilir. Söz konusu çalışmanın Aralık ayına kadar meclis gündemine getirilmemesi halinde daha sonrasında meclisteki bütçe maratonu ve 2015 genel seçimleri gerekçe gösterilerek, hükümetin herhangi bir adım atmayacağı belirtiliyor. Bu konuda Kürt tarafının ceza yasalarında, örgüt üyeliği tanımında bir takım değişiklikler yapılması gibi talep ve beklentileri var. Evrensel
Reklam