KCK: 'Hükümet Ya Aklını Başına Alacak, Ya da Aklı Başına Getirilecek'
Özgür Gündem'de 'Hüseyin Ali' mahlasıyla yazan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu hükümeti sert bir dille uyardı“Hüseyin Ali” mahlasıyla Özgür Gündem’de yazan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu , çözüm süreci konusunda hükümeti sert bir dille eleştirdi. Karasu, “AKP hükümeti tam bir demagoji ve yalan hükümeti haline gelmiştir. Zaten Kürt sorunu çözülmediği müddetçe Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri bir özel savaş hükümeti olmaya devam edecektir” dedi. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan için “Kendini akıllı sanan psikolojik savaş kafalı” diyen Karasu yazısında, “Yalçın Akdoğan kafasıyla Kürt sorununu çözmek ve bir yerlere varmak mümkün değildir. Hükümet ya aklını başına alacaktır ya da aklı başına getirilecektir” ifadelerini kullandı.Özgür Gündem gazetesinde “Hüseyin Ali” imzasıyla yayımlanan Mustafa Karasu’nun “Hükümet teslimiyet istiyor” başlığıyla yayımlanan (24 Ekim 2014) yazısı şöyle:AKP hükümeti tam bir demagoji ve yalan hükümeti haline gelmiştir. Zaten Kürt sorunu çözülmediği müddetçe Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri bir özel savaş hükümeti olmaya devam edecektir. Özel savaşta da psikolojik savaş her zaman önde gelen bir unsurdur. Bu da demagoji, yalan ve çarpıtma demektir.Hükümet yetkilileri “Biz Eylül’de HDP ve Kandil’e bir Yol Haritası ilettik” diyor. Bu düpedüz yalandır; toplumu ve kamuoyunu aldatmaktır. Sanki çözüm için bir şeyler yapılıyormuş, ama bunu birileri engelliyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar. AKP hükümeti böylece iki yıldır çatışmasızlık ortamında hiçbir adım atmaması durumunu psikolojik savaşla örtmeye ve farklı bir algı yaratmaya çalışıyor. Ancak Kürt sorunu öyle yalın bir sorundur ki, bu tür yalanlarla gerçeklerin üstü örtülemez.Bu hükümet artık pişkinliğini utanmazlık düzeyine çıkarmıştır. Kendini akıllı sanan psikolojik savaş kafalı Yalçın Akdoğan “Çatışmasızlık o kadar da önemli değildir” diyor. İki yıldır asker ve polis ölmüyor, süreç iyi gidiyor diyenler, şimdi asker ve polisin ölmemesi o kadar da önemli değildir diyebiliyor. Açıkça Kürt sorununun çözülmediği ortamda gelin teslim olun, kendinizi kültürel soykırım canavarının insafına bırakın vaazında bulunuyorlar. Adama, orada dur derler! Sen hangi sorunla ilgili konuştuğunun farkında değilsin derler. Herhalde devlet ve hükümet koltuğuna oturduğunda dünyaya en tepeden bakan ve kendi sözlerini tanrı buyruğu sanan bir ruh hali yaşanmaktadır.2013’te İmralı’da devlet heyetiyle üç aşamalı bir planda anlaşılmıştı. Birinci aşamada çatışmasızlık sağlanacak; esir kaymakam, asker ve polisler bırakılacaktı. Gerilla geri çekilme iradesi gösterecek, peyderpey Türkiye dışına çıkacaktı. Kürt Özgürlük Hareketi tüm bunları yerine getirmiştir. Bu aşamadan sonra Türk devleti Kürt sorununun çözümü için anayasal ve yasal adımlar atacaktı. Üçüncü aşama ise normalleşme dönemiydi; gerillanın tümden legalleşmesiydi. Toplumun öz savunma gücü olarak yeni bir konuma kavuşmasıydı. Böylece Kürt sorunu köklü çözülmüş ve normalleşme sağlanmış olacaktı.Ancak esir kaymakam, asker ve polisler bırakılmasına, çatışmasızlığın sağlanmasına ve gerilla geri çekilme iradesi gösterip güçlerinin yarıya yakınını Türkiye sınırları dışına çıkarmasına ve diğerlerini de çıkarma hazırlığı yapmasına rağmen Türk devleti anayasal ve yasal adım atma iradesi ortaya koymadığı gibi, Bülent Arınç ağzından “Cehenneme kadar yollar var” denilmiştir. Harcanan iki yıl için de sadece çatışmasızlık olsun, iktidarını rahat sürdürsün dışında AKP’nin bir yaklaşımı olmamıştır. Ölümlerin olmadığı çatışmasızlık ortamında yeni seçimler kazanma dışında başka bir şey düşünmemiştir. Dolayısıyla da Kürt sorununu kalıcı çözecek hiçbir adım atmamıştır. Hatta karakol, askeri amaçlı yol ve barajlar yapmakla kültürel soykırımcı politikaları sürdürmüş ve savaşa hazırlanmıştır. Karakol, askeri amaçlı yol ve baraj yapımını protesto edenlere saldırmış ve birçok genci katletmiştir. Hükümet yetkilileri bu gerçek ortadayken hala Kürt Özgürlük Hareketi’ni suçlamayı sürdürmektedirler.Hükümet bilmeli ki, hakları gasp edilen, ulusal varlığı tehlikede olan Kürtlerdir. Türk devleti Kürtlerin varlığını anayasal ve yasal güvenceye almaz, demokratik özerk yaşamını kabul etmez, başta anadilde eğitim olmak üzere Kürt halkının temel hakları konusunda ciddi bir adım atmazsa Kürt sorununun çözümünde bir adım atılmış olmaz ve sorun devam eder. Bu da gerilim ve çatışma etkenlerinin sürmesi anlamına gelir. Hakları gasp edilen, kültürel soykırımcı sömürgeci egemenlik ve baskı altında olan Kürtlerdir. Bu konuda adım atması gereken ise Türk devletidir. Çatışmasızlık dışında şunları da yap demek, teslim olun demektir. Kaldı ki çatışmasızlığın da anlamı kalmadığını, Türk devleti adım atmadığı takdirde yeni bir çatışmasızlığın da beklenmeyeceğini Kürt Özgürlük Hareketi ve sorumluları defalarca dile getirmiştir.Ortada Türk devletinin bir çözüm zihniyeti, iradesi ve Yol Haritası da yoktur. Eylül’de Yol Haritası falan da kimseye verilmemiştir. Kürt Halk Önderi bir Yol Haritası ortaya koymuş, bunu da Türk devleti yerine getirmemiştir. İdris Baluken’in bir sayfasını gösterdiler dedikleri taslak ya da “çiziktirilmiş” sayfada hiçbir şey yoktur. Bu “çiziktirilen” sayfada ‘bizim politikalarımız karşısında hiçbir şey söylemeyin, özel savaşımıza, tasfiye politikamıza sessiz kalın, ondan sonra da gelin teslim olun’ yazıldığı görülmüştür. Buna karşı da Kürt Özgürlük Hareketi’nin “Ciddi olunsun, ciddi adımlar görmeden bizim tutumumuzda bir değişiklik olmayacaktır” dediği bilinmektedir. Zaten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat yazdığı makalede tutumlarını açık ve net ortaya koymuştur. Hiç kimse Kürt Özgürlük Hareketi kendini bizim insafımıza bıraksın, çözümsüz politikalarımıza, özel savaş uygulamalarımıza ve saldırılarımıza sessiz kalsın diyemez. Asayiş sağlansın diyerek kastettikleri ise sessizlik ve teslimiyet dayatmaktır. Bunu da Kürt halkının, Özgürlük Hareketi’nin ve demokrasi güçlerinin kabul etmesi mümkün değildir. Kürt Halk Önderi son görüşmesinde herkes durumun ciddiyetini anlasın ve köklü adımlar atsın çağrısı yapmıştır. Hükümeti bir daha çözüm için adım atması konusunda teşvik etmiştir. Devlet ve hükümetin olumsuz tutumlarına karşı yine sabırlı davranarak eğer ciddi adımlar atılmazsa ortaya çıkacak sonuçları hatırlatmıştır. Hükümet ise hala martaval okumaya devam etmektedir. Yalçın Akdoğan kafasıyla Kürt sorununu çözmek ve bir yerlere varmak mümkün değildir. Hükümet ya aklını başına alacaktır ya da aklı başına getirilecektir.T24
Fenerbahçe'den TFF'ye Tarihi Dava
İsviçre Federal Mahkemesi, Fenerbahçe ile ilgili gerekçeli kararında, ' Fenerbahçe’yi 2011-12 sezonunda Şampiyonlar Ligi dışına Türkiye Futbol Federasyonu göndermemiştir' dedi. Bu kararı resmi belge olarak gören sarı lacivertli kulüp, TFF aleyhine milyonlarca Euro'luk tazminat davası açmaya hazırlanıyor.Fenerbahçe Kulübü İsviçre Federal mahkemesine yaptığı usul yönünden itirazın reddedildiğini dün duyurmuştu.Sarı lacivertli kulüp hakkında gerekçeli karar dün İsviçre Federal Mahkemesi tarafından yayınlandı.Bu gerekçeli karar önümüzdeki günlerde birçok tartışmayı alevlendirecek gibi görünüyor. Çünkü bu gerekçeli karara göre sarı lacivertlileri Avrupa’ya 2011-12 sezonunda UEFA değil Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) göndermemiş.“UEFA 2 YIL CEZA VERDİ, CAS DA ONAYLADIİsviçre Federal mahkemesi tarafından web sitesinden açıklanan gerekçeli kararda şu ifadeler kullanıldı:“Fenerbahçe Kulübü tarafından iki kez cezalandırıldıklarına ilişkin itiraz yerinde değildir. Fenerbahçe’yi 2011-12 sezonunda şampiyonlar ligi dışına Türkiye Futbol Federasyonu göndermemiştir. Daha sonra UEFA 2 yıl ceza vermiştir. CAS bu kararı onaylayarak eşitlik ve adil yargılama ilkesini ihlal etmemiştir.”TARTIŞMA BAŞLIYORŞimdi sarı lacivertli kulübün hukukçuları 2011-12 sezonunda zararlarının tazmini için TFF’ye dava açmaya hazırlanıyorlar.O dönem Fenerbahçe’nin, UEFA tarafından değil TFF tarafından Şampiyonlar Ligi dışında bırakıldığının resmi belgesi olarak bu gerekçeli kararı gören sarı lacivertli kulüp, TFF’nin bu hakka sahip olmadığını belirterek tazminat davası açmaya hazırlanıyor.Başkan Aziz Yıldırım’ın talimatı ile çalışma başlatan sarı lacivertlilerin hukukçuları önümüzdeki günlerde bu konuda açıklamalarda bulunacak.Fenerbahçe’nin TFF’den milyonlarca Euro talep edeceği ifade edildi.Açık Mert Korkusuz
DNA'nın Karanlık Leydisi "Rosalind Franklin" Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek
Rosalind Elsie Franklin 25 Temmuz 1920’de Londra’da doğmuştur. DNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi ve kristallografçıdır. En çok Watson ve Crick'in DNA'nın yapısını keşfetmelerinden önce yaptığı X-ışını kırınımı çalışmalarıyla ve öne sürdüğü hipotezlerle tanınmıştır.
Beklenen Yağış İlk Olarak Marmaris'i Vurdu!
MARMARİS'te yaklaşık 20 dakika boyunca yağan sağanak yağmur, çile oldu.Göle dönen kapalı çarşıdan turistler eşlerini ve çocuklarını sırtına alarak çıkabildi. İlçedeki cadde ve sokaklar suyla dolup taştı. Bazı karayollarında yumuşayan zeminden yola düşen küçük kaya parçaları ulaşımı aksattı. Karacasöğüt Mahallesi'nde sebze seraları ile arı kovanlarının sular altında kaldığı, arıların telef olduğu belirtildi.İlçede bugün saat 16.00 sıralarında başlayan ve 20 dakika süren sağanak yağmur hayatı olumsuz etkiledi. Suyla dolan Marmaris-Turunç, Marmaris-Datça ve Marmaris-İçmeler karayollarında yumuşayan zeminden yola düşen küçük kaya parçaları ulaşımın aksamasına neden oldu.SERALAR SULAR ALTINDA KALDIEkipler kaya parçalarını temizlerken ulaşım kontrollü verildi. Yağış nedeniyle ilçe merkezinde bulunan Kapalı Çarşı da göle döndü. Alışveriş yapan yabancı turistler ve vatandaşlar, ayakkabılarını çıkartarak ellerinde cep telefonlarıyla çekim yapıp çarşıyı yürüdü. Bazı turistlerin eşlerini ve çocuklarını sırtına alarak çarşıdan çıkmaya çalışması ilginç görüntüler oluşturdu. Esnaf, dükkanına ve çarşının yolunu temizlemek için süpürgeyle suları çekmeye çalıştı. Karacasöğüt Mahallesi'nde sebze seralarının sular altında kaldığı, buradaki arı kovanlarının telef olduğu ve bazı evlerde su baskını yaşandığı belirtildi.Marmaris Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, ilçeye metrekareye 67 kilogram yağış düştüğünü belirtti. Ayrıca ilçede 13 maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ana caddelerde trafik akışı durdu.Ali GÜNDOĞAN - DHA
Reklam
Validebağ'da İnşaat Yeniden Başladı, Yeşil Alanı Savunan Herkese Çağrı Yapıldı
İstanbul Anadolu yakasının en büyük ikinci ormanlık alanı Validebağ Korusu’nun yanındaki yeşil alanda yürütmeyi durdurma kararı olmasına rağmen 10 gündür devam eden ‘cami inşaatı inadı’ nda bugün de bir darp vakası yaşandı, inşaat yeniden başladı. Yeşil alanın korunmasını isteyen herkese acil çağrı yapıldı.Bir kişi yine darp edildiDün iki ağacın kesildiği yeşil alana sabah 7’den bu yana alanda bekleyen semt sakinleri ve onları destekleyenler yeniden gelen hafriyat kamyonlarının önünü oturma eylemiyle kesti.Hem sivil hem çevik kuvvet polisleri alana sahip çıkanları kalkanlarıyla sürdü. Bu esnada polislerin bir kişiyi de darp ettiği, yaralanan kişinin hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Dün de zabıtalar sivil bir yurttaşa saldırmış ve yaralamıştı.Altı hafriyat kamyonu girdiPolisin dün içlerinde Mimarlar Odası avukatı Can Atalay, Yurt Gazetesi muhabiri Hakan Akpınar ve İstanbul Kent Savunması’ndan Çiğdem Çidamlı’nın yanı sıra HTKP’den Deniz Gürsen ve Halkevleri üyesi Alper Ateş’in darp edilerek gözatına alınmasının ardından bugün de polis gözaltı yapmaya çalıştı. Ancak alanın önündeki yurttaşlar buna engel oldu.Alana hafriyat kamyonlarının girmesine engel olunamaması üzerine mahalledekiler yeşil alanın korunmasını isteyen herkese acil çağrı yaptı.Diken
Ankara'da Polise Saldırı
Ankara'da uygulama yapan polis ekibine uzun namlulu silahla ateş açıldı.Altındağ ilçesinde Kale Sokak'ta uygulama yapan polis ekibine uzun namlulu silahla ateş açıldı.Bunun üzerine harekete geçen polis geniş çaplı operasyon başlattı. Zanlıların yakalanması için operasyonlar devam ediyor.Ayrıntılar geliyor...T24
Reklam
Hırvatistan da Filistin'i Tanıyacak
Fransa'nın ardından Hırvatistan'ın da Filistin'i tanıyacağı açıklandı.Hırvatistan Dışişleri Bakanı Vesna Pusiç, tüm diğer Avrupa Birliği (AB) ülkeleri gibi, Hırvatistan'ın da Filistin'i tanıma yolunda ilerlediğini söyledi.Pusiç, düzenlediği basın toplantısında, İsveç'in Filistin'i tanıma kararını hatırlatarak, 'Sanırım bölye bir kararı alan ilk ülke İsveç oldu. Bu ülkenin dışişleri bakanı, Dışişleri Bakanları Konseyi'nde kararı yürürlüğe sokacaklarını bize bildirdi. Onun görüşüne göre, kararı, bir hafta içinde uygulayacaklar' şeklinde konuştu.AB üyesi diğer ülkelerin de Filistin'i tanıma yolunda ilerlediğini ifade eden Pusiç, 'Aynı şekilde, Hırvatistan da Filistin'i tanıma yolunda ilerliyor' dedi.İsveç'te yeni seçilen merkez-sol hükümeti Filistin'i devlet olarak tanıyacağını açıklamıştı.Parlamentonun 2 Ekim'de başbakanlığını onayladığı Sosyal Demokrat Parti lideri Stefan Löfven, basın açıklamasında, Filistin'i tanıyacaklarını açıklarken, 'İsrail ile olan sorunlar, uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm ile aşılabilir' ifadesini kullanmıştı.Öte yandan, İngiliz Parlamentosu'nda da 13 Ekim'de Filistin'in devlet olarak tanınmasına ilişkin önerge, 12'ye karşı 274 oyla kabul edilmişti. Ancak Birleşik Krallık'ta devletleri parlamento değil, hükümet tanıyor. Dolayısıyla oylama sonucunun bağlayıcılığı bulunmuyor ve sembolik nitelik taşıyor.Milliyetİspanya Parlamentosu'nun da 1967 sınırları içinde bağımsız Filistin devletinin tanınması için sunulan bir öneriyi tartışmaya başlayacağı açıklanmıştı.
Şampiyonlar Ligi'nde Şike!
Letonya Ligi takımlarından Daugavpils’in Şampiyonlar Ligi öneleme maçında şike yaptığı gerekçesi 2 futbolcusu ve 2 yöneticisi tutuklandı.Letonya polisinin bu sabah düzenlediği operasyonda 2013 sezonu şampiyonu takımdan 2 futbolcu ile 2 yönetici gözaltına alındı. Toplamda 8 kişinin tutuklanırken ifadeleri alındıktan sonra 1 kişi tutuklu kalırken diğer isimler serbest bırakıldı. Letonya polisinin açıklamasına göre bahis şikesi, vergi dolandırıcılığı ve para aklama gibi suçlara karışan bu çete, Şampiyonlar Ligi maçı yanı sıra 5 veya 6 maçın sonucuna da müdahale etti.17 2013’te oynanan Şampiyonlar Ligi 2. Tur ön eleme karşılaşmasında Daugava Daugavpils ile İsveç ekibi Elfsborg karşı karşıya geldi. Elfsborg maçı 7-1 kazanırken ilkk devre 1-1 sona ermişti. İsveç ekibine galibiyeti getiren 6 gol ise ikinci 45’de atıldı. Karşılaşmanın rövanşında da Elfsborg deplasmandan 4-0’lık galibiyetle döndü.Şampiy10
Reklam
Outlast 2 Geliyor!
Hayatta kalma ve korku tarzı oyun Outlast 2, Red Barrels Games tarafından bugün duyuruldu.Outlast 2, yine aynı evrende geçecek fakat farklı karakterler ve farklı ayarlara sahip olacak. Ancak bu sefer hikayenin geçtiği mekan Mount Massive Asylum olmayacak.Oyunun yapımcıları belki bir gün Mount Massive Asylum’a geri döneceklerini ancak şimdilik yeni fikirler ve yeni temalar üzerinde çalıştıklarını belirtti.İlk oyun Colorado’nun dağlarında terkedilmiş bir akıl hastanesi olan Mount Massive Asylum’da geçmekteydi. Hikaye ise cesur bir gazetecinin haber için terkedilmiş bu akıl hastanesine girişini ve orada başına gelen olayları konu alıyor.Oyun ilk olarak PC için 4 Eylül’de, PS4 için şubatta ve Xbox One için Haziran 2014’te çıkmıştı.IGN
Reklam
İstanbul’a Şiddetli Yağış ve Rüzgar Uyarısı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 'İstanbul bu gece yarısı itibariyle şiddetli rüzgarların ve yağışın etkisi altına girecek. İBB tüm birimlerini uyararak alarma geçti. Sağanak ve şiddetli yağışın yanı sıra kuvvetli rüzgârın hafta başına kadar aralıklarla fırtına seviyesinde saatte 30 ila 100 km hıza ulaşacağı tahmin ediliyor' açıklaması yaptı.İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yazılı bir açıklama yaparak, İstanbul bu gece yarısı itibariyle şiddetli rüzgarların ve yağışın etkisi altına gireceğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, meteoroloji raporlarına göre tüm birimlerini uyararak alarma geçtiğini bildirdi. Yapılan açıklamada, sağanak ve şiddetli yağışın yanı sıra kuvvetli rüzgârın hafta başına kadar aralıklarla fırtına seviyesinde saatte 30 ila 100 km hıza ulaşacağı tahmin edildiği bildirerek şunlara yer verildi:'Cumartesi sabah itibariyle İstanbul'un Avrupa yakasından başlayarak, öğleye doğru il genelinde kuvvetli ve çok kuvvetli gök gürültülü sağanak yağmur geçişleri olacağı tahmin ediliyor. Radar görüntülerine göre saatte 21-75kg/m2 yağış düşeceği gözleniyor. Pazar akşam saatlerine kadar aralıklarla kuvvetli yağış olması beklenirken fırtınanın Salı günü akşam saatlerinde ise etkisini azaltması bekleniyor.Rüzgârın açık deniz seferlerini aksatması, çatı ve tabela uçması, ağaç devrilmesi, denizde dalga yüksekliğini artırarak (2 ila 5m arası) olumsuzluklara neden olması bekleniyor.Muhtemel olumsuzluklara karşı, İtfaiye Daire Başkanlığı, Yol Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı, Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, İSKİ ve Trafik Müdürlüğü, Atık Yönetim, Beyaz Masa, Destek Hizmetleri, Zabıta Daire Başkanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İETT, İGDAŞ, İDO, Şehir Hatları, ilgili müdürlük personeli muhtemel olumsuzluklara karşı hazır bekletiliyor. Oluşabilecek olumsuzluklara karşı kriz yönetimi AKOM'dan yönetilecek.'EGE İÇİN DE UYARIMeteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatleri itibariyle İzmir, Aydın ve Muğla'nın kuzeyinde etkisini artıracak yağışların; yarın bölge genelinde (İzmir, Aydın, Manisa, Denizli, Afyonkarahisar, Uşak ve Kütahya) yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/metrekare), Muğla civarlarında şiddetli (76-100 kg/metrekare) olmasının beklendiğini açıkladı.DHA
Reklam
Çin, Ay'a İnsansız Keşif Aracı Gönderdi
2020 yılında uzay istasyonu kurmaya hazırlanan Çin, Ay keşif projesinde bir adım daha attı ve Ay'a test amaçlı insansız uzay aracı gönderdi.Resmi Xinhua ajansına göre, geliştirilmiş yerli üretim Uzun Yürüyüş (Long March) -3C tipi taşıyıcı roketle uzaya gönderilen deney amaçlı uzay modülü, öngörülen yörüngeye başarılı bir şekilde oturdu. Çin'in Ay keşif projesinin üçüncü ayağı kapsamında yapılan bugünkü fırlatılış, ülkenin ilk ay misyonunu yürütecek Chang'e-5 uzay aracında kullanılacak teknolojileri test etmek amacıyla gerçekleştirildi. Çin'in güneybatısındaki Sichuan eyaletinde bulunan Xichang Uydu Fırlatma Merkezi'nden yerel saatle bu sabah fırlatılan modül, 2017 yılında Ay'a gönderilecek ve örnekler alıp dünyaya geri dönecek Chang'e -5 uzay modülünün Ay keşfine güçlü teknik destek sağlayacak.Uzaydaki uçuşu 8 gün sürecek ve Ay'dan numune toplayıp, ülkenin kuzeyindeki İç Moğolistan Özerk Bölgesi yakınlarına dönecek uzay aracının fırlatılması, Çin'in Ay keşif projesinin üçüncü ayağı için kritik önem taşıdığı kaydediliyor.OSMAN EROL | CİHAN
Havadan Panono ile Panaroma Çekin
Yeni nesil teknolojiler geliştirilmeye devam ediliyor. İşte o teknolojilerden biri olan Panono'da ilginç şekilde panaromik fotoğraflar çekmenizi sağlıyor.Son yıllarda fotoğrafçılık teknolojileri çok fazla gelişme gösterdi. Özellikle GoPro gibi aksiyon kameralarının gelişmesiyle birlikte, klasik kameralar eski, popülerliğini yitiriyor gibi görünüyor.Yeni geliştirilen bir kamera teknolojisi ise panaromik fotoğraf çekmeyi sevenler için çok iyi bir haber olabilir.Panono adlı kamera her yönünde bulunan kameralar ile çok kaliteli panaromik fotoğraflar çekebiliyor. Ancak bildiğiniz fotoğraf çekme yöntemiyle değil.Panono ile fotoğraf çekmek için onu havaya atmanız gerekiyor. Havaya atıldığında içerisindeki sensörler sayesinde otomatik olarak fotoğraf yakalayan Panono , düştüğünde kırılmaması için özel olarak darbelere dayanıklı olarak geliştirilmiş.108 Megapiksel çözünürlükte panaromik fotoğraflar yakalayabilen ve 440 gram ağırlığa sahip Panono , her yönünde bulunan kameralar ile fırtlatılmasına ve çok hareketli olmasına rağmen oldukça net görüntüler yakalayabiliyor. Ayrıca 400 adet fotoğrafa kadar kendi dahili depolamasını kullanabiliyor.Türkiye 'deki mağazalarda olup olmayacağı bilinmeyen Panono 'yu, panono.com adresinden 549 Dolar fiyat ile Türkiye 'nin de dahil olduğu pek çok ülkeden satın alabiliyorsunuz.iOS 7+ ve Android 4.0+ işletim sistemlerinde kullanılabilen Panono 'yu kullanabilmek için aşağıda paylaştığımız adreslerden mobil uygulamasını yükleyip, Panono kamera ile eşliyorsunuz. Daha sonra Panono ile yakaladığınız fotoğraflar telefonunuza yükleniyor.Android uygulaması için buraya, iOS uygulaması için buraya tıklayın.Ayrıca USB kablo ile şarj edilenbilen Panono 'yu normal priz, bilgisayarınız ya da harici güç kaynağı ile şarj edebiliyor ve Wifi ya da USB bağlantısı ile içerisindeki fotoğraflar başka depolamalara aktarılabiliyor.ShiftDelete.Net
Puzzle With Instagram: Instagram Fotoğraflarını Puzzle Haline Getiren Yerli Mobil Oyun
Sosyal ağların çeşitlenmesi ve her birinin kendi içinde çok büyük kullanıcı kitleleri ve içerik barındırmasıyla birlikte platformları ve dinamikleri birbiriyle bağlayan uygulamarın sayısı oldukça arttı.Bunlardan bir taneside geçtiğimiz hafta içerisinde yayınlanan yerli mobil oyun Puzzle With Instagram. Uygulama ile kullanıcılar kendilerinin veya diğer Instagram kullanıcılarının fotoğraflarını puzzle oyunu haline getirebiliyorlar.Yazılım geliştirme uzmanı İsmail Işlak tarafından geliştirilen uygulama ile Instagram fotoğraflarınızı veya başka kullanıcıların fotoğraflarını puzzle haline getirebiliyorsunuz ardından puzzle’ı tamamlayarak resmi oluşturuyorsunuz. Uygulamayı ilk açtığınızda seçilen bazı Instagram profillerinin resimlerini görüyorsunuz isterseniz Instagram profilinizle giriş yapmadan bu resimlerden birini seçebiliyorsunuz ancak uygulamayı tüm özellikleriyle birlikte kullanabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.Giriş yaptıktan sonra kendi profilinizden seçtiğiniz fotoğrafları puzzle haline getirebiliyorsunuz dilerseniz ücret karşılığında diğer Instagram kullanıcılarının fotoğraflarını da puzzle haline getirebilmeniz mümkün. iPhone’lar maksimum 144 parça, iPad’ler için ise maksimum 625 parça olarak puzzle oluşturabilmek mümkün.Ancak 100 parçadan fazla bir puzzle oluşturmak için ücret ödemek zorundasınız. Uygulamanın çıktığı düşünce ve uygulanışını ilk versiyon için yeterli buldum. Ancak uygulama içerisinde birçok şeyin ücretli olması yerine daha dengeli bir uygulama içi fonksiyon satışı olabilirdi. Şu an için yalnızca iOS versiyonu olan Puzzle with Instagram‘ı sizde indirebilirsiniz.Webrazzi
Genelkurmay'dan Gelen 3 Jandarma İtirazı TBMM'de
Jandarma Genel Komutanlığı'nın İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak olması ve Genelkurmay'ın konuyla ilgili itiraz ve kaygıları CHP tarafından TBMM zeminine taşındı.Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in, Jandarma'nın İçişleri Bakanlığına bağlanmasına yönelik kaygılarını Başbakan Davutoğlu'na yazılı olarak ilettiği Ankara gündemine düştü. bunun üzerine, konuyu 4 ay önce de gündeme getirmiş olan CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na, 'Org. Özel'in kaygılarına katılıyor musunuz? Jandarmanın İçişleri'ne bağlanması PKK ve IŞİD'le mücadeleyi olumsuz etkilemeyecek mi?' diye sordu.Oran'ın, Davutoğlu'na yönelttiği ve yanıt bekleyen sorular şöyle:1.      Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in, Jandarma’nın atama yetkisinin İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasıyla ilgili kaygılarını yazılı olarak size ilettiği doğru mudur?2.      Necdet Özel’in, Jandarma’nın İçişleri’ne bağlanması halinde; “Askeri hiyerarşiye göre yapılanmış olan jandarmanın politize olacağı, teşkilatın siyasi etkilere açık hale geleceği, Doğu ve Güneydoğu’da PKK ve Suriye-Irak sınırında IŞİD tehditleri açısından güvenlik krizi oluşacağı, TSK personelinde 200 bin kişilik bir eksiklik oluşacağı ve bunun da savaş durumunda büyük soruna yol açacağı” yönündeki kaygılarının geçerliliği var mıdır? Bu olası tehdit ve kaygılara karşı hangi önlemleri aldınız, alacaksınız?3.      Jandarmanın dönüştürülmesi PKK ve IŞİD’e karşı silahıl mücadeleyi olumsuz etkilemeyecek mi?4.      Jandarma Genel Komutanlığı (JGK), Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile halen süren askeri hiyerarşi, atama, terfi ilişiği kesilerek, idari yönetim dışında tüm yetki, görev ve yapılanma açısından tamamıyla İçişleri Bakanlığı’na bağlanacağı bilgisi doğru mudur?5.      Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihinde yeniden yapılandırılan jandarma teşkilatı, 10 Haziran 1930 tarihli 1706 sayılı Kanunla bugünkü yapısına kavuşturulmuşken, tam 84 yıl sonra böyle bir radikal değişikliğe neden gerek görüldü?6.      Kolluk kuvveti olsa da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı’nın siyasi kişiliğin başında bulunduğu bir bakanlığa tam olarak bağlanmasının gerekçeleri nedir?7.      Halen Fransa’da dahi Ulusal Jandarma Teşkilatı, Denis Favier isimli bir generale bağlıdır. Fransız Jandarma Teşkilatı aynen bizde olduğu gibi idari açıdan İçişleri’ne, askeri açıdansa Savunma Bakanlığına bağlı iken niçin Türkiye çok daha radikal bir adım atmaktadır? Konunun AB mevzuatı ile herhangi bir ilgisi var mıdır?8.      Jandarma sınır tümen komutanlıkları yeni yapılanmada kime bağlı olacak, İçişleri Bakanlığı’na mı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na mı Genelkurmay Başkanlığı’na mı bağlanacak? Sınır tümen komutanlıkları, Sınır Güvenliği Teşkilatına mı dönüştürülecek? Mevcut Kara Kuvvetleri Komutanlığı hudut komutanlıkları da oluşturulacak bu yeni sınır teşkilatına mı bağlanacak?9.      Jandarma Genel Komutanlığı, bağlandığı tarihte İçişleri Bakanlığı teşkilat yapısında hangi noktayla monte edilecek? Jandarma Genel Komutanlığı müsteşarlık veya genel müdürlük olarak mı yönetilecek? İçişleri Bakanlığı’na bağlandığı takdirde Jandarma teşkilatının en üst amiri kim olacak, asker mi yoksa sivil personel mi?10.  JGK’nın İçişleri’ne bağlanmasının ardından Jandarma Özel Harekat birliklerinin akıbeti ne olacak, buradaki personel hangi kuvvete-komutanlığa kaydırılacak?11.  Bugün itibariyle Jandarma Genel Komutanlığı’nda kaç orgeneral, korgeneral, tümgeneral, tuğgeneral, albay, yarbay, binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen, teğmen, astsubay, uzman jandarma görev yapmaktadır? Bu personelin her bir rütbeye göre dağılımı ayrı ayrı nedir? Halen yurt genelinde kaç adet jandarma karakol, üs komutanlığı ve harekât merkezi bulunmaktadır?12.  Halen Jandarma Genel Komutanlığı personeli olan TSK mensubu subay, astsubay, uzman erbaşın, JGK’nın İçişleri Bakanlığına dahil edileceği tarih itibariyle statüleri, özlük hakları ne olacaktır?
Reklam