İstanbul Moda Haftasında Dikkatleri Çeken 21 Sokak Stili
Modanın kalbinin attığı şehirlerde düzenlenen moda haftaları sevilen modacılar ve markaları moda aşıkları ile bir araya getirmektedir. Moda endüstrisini canlandırmaya ve modacıları desteklemeye yönelik bu organizasyonlar İstanbul modasını dünyaya tanıtmaktadır.
Çocuk Yapma Fikrini Size Tekrar Sorgulatacak 20 Hınzır Küçük
Çocukları sevmeyen yoktur aramızda. Tatlı tatlı hareketleri, sürekli kendilerini sevdirme çabaları, komik tavırlarıyla çoğu zaman yüzümüzü güldürseler de, zaman zaman ebeveynlerine 'Nerden doğurdum seni!' diye isyan ettirmiyorlar desek yalan olur.İşte ailelerinin tatlı belası olduğuna emin olduğumuz 20 küçük çocuk ve size bebek yapma fikrini tekrar sorgulatacak yaramazlıkları ;
Bilic, Yıldız Oyuncunun Üstünü Çizdi
Yönetim, Hırvat teknik direktöre 'Sana müjdemiz var, Avrupa'nın en iyi 10 numaralarından birisi ile anlaştık. Hem kulübü hem Ben Arfa tamam' dedi Bilic'in yanıtı ise yönetimi yok etti: 'Onu istemem sorunlu biri. Fernandes'ten çok çektim. Benim için Sosa, insan kalitesi olarak 10 tane Ben Arfa eder!'Beşiktaş'ta Jose Sosa'nın siyah-beyazlı takıma transferinin altında, Slaven Bilic'in ısrarının yattığı öğrenildi. Fikret Orman'ın, Bilic'e Ben Arfa ile anlaştığını belirterek, 'Müjdem var, Avrupa'nın en iyi 10 numaralarından birisi ile anlaştık. Kulübü de Ben Arfa da tamam' dediği, Bilic'in ise buna cevap olarak, 'İstemem. Sorunlu adam! Ahengi bozmaya hiç niyetim yok. Geçen sezon Fernandes'ten çok çektim. Yine başıma gelmesini istemiyorum. Sosa, Ben Arfa kadar kaliteli bir futbolcu olmayabilir ama insan kalitesi olarak 10 tane Ben Arfa eder' dediği bildirildi. Bunun üzerine Orman'ın, Sosa'da karar kıldığı ve Ben Arfa'dan vazgeçtiği öğrenildi.DOKTOR DİYOR Kİ!Slaven Bilic'in, genç isimlerin gece dışarılarda görünmesinin önüne ilginç bir sistemle geçtiği ortaya çıktı. Hırvat hoca, konunun uzmanı bir doktoru getirerek futbolcularına gece gezmeleri ile ilgili bilgi verdirdi. Uzman oyunculara, 'Maçta vücudunuzda çok fazla laktik asit birikir. Maç bitimi gece dışarı çıkmanız yanlış bir tercih. Hele bar gibi içkili ortamlarda yorgun vücutla bulunmanız çok yanlış, daha yorucu. Doğru olan maçın ertesi akşamı dışarı çıkmanız ama onda da 02.00'de yatmış olmanız koşuluyla' dedi. Ondan sonra Beşiktaşlı futbolcuların alemlerde görünme oranının % 70 azalması dikkat çekti.Fotomaç
Reklam
34 Hükümet Eskiten Ama Bitmeyen 4 Proje
50 Yıllık 4 Projeyi Erdoğan Bitiremedi Davutoğlu Yapabilir mi?CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, AKP’nin “Türkiye’yi yıkıp yeniden yaptıkları” algısı yaratan toplu açılışları, “Show must go on!” mantığıyla Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde de sürerken, Türkiye’de yeterli ödenek ayrılmadığı için 50 yıldır bitirilemeyen önemli kamu yatırımları bulunduğunu bildirdi. Umut Oran, 'Madem Erdoğan 12 yıllık başbakanlığında binlerce tesisi, eseri, projeyi topluma kazandırdı, yarım asırlık kamu yatırımlarını neden bitirmedi? Acaba Başbakan Davutoğlu 34 hükümet eskiten bu projeleri bitirebilecek mi?' diye sordu.Yarım asırdır bitirilemeyen kamu yatırımlarını araştıran CHP'li Umut Oran, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:·        DSİ’nin 1964’te başlayan Meriç Taşkın, Kara Yolları’nın aynı yıl başlayan İl Yolları Yapımı projeleri 50 yılını doldurdu. TCK’nın Bozkır-Hadim-Adiller yol projesi 49,  DSİ’nin Isparta Atabey Sulama projesi 46 yılı geride bıraktı.·        Kamu yatırım programında ayrıca 1970’li yıllarda başlayıp hala devam eden 36 adet, 1980’lı yıllarda başlamış ve hala bitirilememiş 70 ve 1990’lı yıllarda başlayıp hala süren 325 önemli proje yer alıyor.·        Yani bir yanda toplu açılış şovu, öbür yanda bitirilemeyen asırlık gerçek yatırımlar. Üstelik bunlar; park, kaldırım, kanalizasyon değil, bitirildiğinde ülke ekonomisi ve sosyal yapısına önemli katkılar sağlayacak gerçek projeler.·        AKP’nin algı yönetiminde anaokulu, park, kaldırım gibi işler “büyük eser”, “önemli proje”, “dev tesis” olurken; 40-50 yıl önce başlatılan gerçek yatırım projeleri yılan hikâyesine döndü.·        Her yıl yatırım programlarında iz bedelle ya da sembolik ödeneklerle devam ettirilen bu yatırımların öngörülen bitirilme tarihleri sürekli ötelendi. Yakında açıklanacak 2015 yatırım programında bu tarihlerin de ötelenmesi kuvvetle muhtemel.·        1960-1990 döneminde başlayan projelerin bitirilememesinden elbette önceki hükümetler de sorumlu. Ancak onların hiçbiri bu kadar uzun süre iktidarda kalmadı, kaynak imkânları AKP ile kıyaslanmayacak denli azdı.·        Önceki hükümetlerin hiçbiri sanal kalkınma algısı yaratmak için bu tür bir toplu açılış şovlarına girişmedi.·        Şimdi Erdoğan ve Davutoğlu’na sormak lazım: Madem 12 yıllık başbakanlığınızda binlerce tesisi, eseri, projeyi topluma kazandırdınız, yarım asırlık kamu yatırımlarını neden bitirmediniz?AKP’nin adeta “Türkiye’yi yıkıp baştan yeniden yaptığı” algısı yaratan “toplu açılış şovu” yurt çapında devam ederken, ülkede yeterli ödenek ayrılmadığı için 50 yıldır bir türlü bitirilemeyen önemli kamu yatırımları bulunuyor.Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde il il gezerek, kerameti kendinden menkul binlerce “dev eser”, tesis, proje ve yatırımın (?!) toplu açılışını yaptı. Toplu açılış programları, Erdoğan ve partisinin Türkiye’yi baş döndüren bir hızla büyütüp, kalkındırdığı algısına yol açtı. Oysa toplu açılış listelerinde okul, park, üst geçit, kavşak, cami onarımı, kanalizasyon, sokak asfaltı, kaldırım, imam hatip lisesi, karakol ve bazı diğer idari binalar vb. ağırlıklı yer tutuyordu. Önemli proje, dev eser diye sayılanlar arasında, dış cephe onarım işleri, hatta foseptik, otopark, mesire yeri, fidanlık borsası, fitness, ıtri bitki merkezi, dere kenarına yapılan duvarlar gibi işler bile yer alıyordu. Bazı açılışlarda bir projenin üç bölümü üç ayrı proje gibi gösterildi. zaten yıllardır faaliyette olan okul, tesis gibi yerler yeni gösterilerek listeye alındı. Erdoğan’ın birkaç ay içinde aynı tesisi, binayı iki kez açtığına tanık olduk. Yapay biçimde şişirilen toplu açılış listelerinde ekonomiye getirisi olacak üretken projeler ise yok denecek kadar azdı. Özel sektör tarafından yapılan yatırımlar da toplu açılış listelerine dâhil edilip iktidar icraatı gibi gösterilerek şov aracı yapıldı. Listelerde, ekonomiye getirisi olacak katma değerli gerçek yatırımlar da zaten ağırlıkla özel sektöre aitti. Bunları daha önce belgeleriyle sunduk. Şimdi Erdoğan, “Show must go on!” mantığı ve aynı teknikle, “toplu açılış” şovunu, Cumhurbaşkanlığı döneminde de sürdürüyor.YARIM ASIRLIK KAMU YATIRIMLARI HALEN BİTİRİLEMEDİBir yanda toplu açılış şovu devam ederken, diğer yanda yıllardır yeterli ödenek ayrılmadığı için bitirilemeyen; 40-50 yıldır devam eden önemli kamu yatırımları bulunuyor.Kamu yatırım stoku içinde ta 1960’lı yıllardan kalan, hala bitirilemeyen 4 önemli yatırım projesi yer alıyor.  Her yıl Meriç nehrinin taşması sonucu sular altında kalan Edirne’nin bu sorununu çözmek amacıyla DSİ’nin 1964’te başlattığı Meriç Taşkın projesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (TCK) aynı yıl başlayan İl Yolları Yapımı projeleri 50 yılını doldurdu. AKP’nin iktidarda ilk yılı olan 2003 yatırım programında bu iki projenin bitirilme yılı 2007 olarak öngörülmüştü. Bu tarih her yıl yatırım programlarında sürekli ötelenerek, 2014 yatırım programında Meriç Taşkın projesi için 2016’ya, İl Yolları için 2017’ye kaydırıldı. Toplam tutarı 2013 fiyatlarıyla 387.2 milyon lira olan Meriç Taşkın projesine aynı yılın sonu itibariyle yapılan kümülatif harcama 278.7 milyon liraydı ve projenin bitirilmesi için 108.5 milyon lira gerekirken, 2014 yatırım programında 15 milyon liralık bir ödenek ayrıldı. Karayolları’nın toplam tutarı 6 milyar 590.9 milyon lira olan ve 2013 sonu itibariyle kümülatif  2 milyar 320.1 milyon lira harcanan İl Yolları projesine, 2014 yılında kalan tutarın sadece yüzde 1.6’sı kadar olmak üzere 70 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu düzeyde bir yıllık ödenekle projenin 2017’de bitirilmesi için bir mucize olması gerekiyor.Bu konuda yapılacak olası itirazı ve öne sürülebilecek argümanları dikkate alarak şunu sormak istiyoruz: Eğer bunlar doğası gereği sürekliliği olan projeler (?) ise neden her yıl yatırım programlarında ötelenen “bitiş yılı” ibareleri ile yer alıyor, (ucu açık bir yatırım süreci ise) toplam proje tutarı neye göre hesaplanıyor?Yine 1960’lı yıllarda başlatılan TCK’nın Bozkır-Hadim-Adiller yol projesi 49,  DSİ’nin Isparta Atabey Sulama projesi 46 yılı geride bıraktı. Bu iki proje için de öngörülen bitirilme yılı şimdilik 2016 ve 2017.1964-1999 DÖNEMİNDEN KALMA, BİTMEMİŞ 431 GERÇEK YATIRIMToplam 2 bin 753 kamu yatırımının yer aldığı 2014 yatırım programında, 1960 model bu 4 yatırımın dışında; 1970’li yıllarda başlayıp hala devam eden 36 adet, 1980’lı yıllarda başlamış ve hala süren 70 ve 1990’lı yıllarda başlayıp hala devam eden 325 önemli proje olduğu görülüyor.Üstelik bunlar; park, kaldırım, kanalizasyon, sokak asfaltı, hanımlar lokali değil, bitirildiğinde ülke ekonomisi ve sosyal yapısına önemli katkılar sağlayacak gerçek projeler.Bunlar içinde GAP ile DAP, KOP, DOKAP gibi diğer entegre bölgesel kalkınma projeleri kapsamında olanlar önemli yer tutuyor.Yani bir yanda sanal toplu açılış şovu, öbür yanda bitirilemeyen asırlık gerçek yatırımlar...AKP’nin algı yönetiminde anaokulu, park, kaldırım gibi işler “büyük eser”, “önemli proje”, “dev tesis” olurken; 40-50 yıl önce başlatılan gerçek yatırım projeleri yılan hikâyesine döndü.Her yıl yatırım programlarında iz bedelle ya da sembolik ödeneklerle devam ettirilen bu yatırımların öngörülen bitirilme tarihleri sürekli ötelendi.Yaşlı projelerden; Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 1973’te başlayan 48 kilometrelik Seydişehir 13. Bölge Hududu-Mortaş Bağlantısı ve 1974’te başlayan 70 kilometrelik Elmalı ayrımı-Finike yol yapımları ile DSİ’nin 1974’te başlayan Konya Çumra II. Merhale projesinin öngörülen bitirilme tarihi bu yıl. Yine Karayolları’nın 1979’da başlayan 124 kilometrelik Kalkan-Fethiye-2. Bölge Hududu yol projeleri için öngörülen bitiş yılı 2014.  Ancak yakında açıklanacak 2015 yatırım programında bu tarihlerin de ötelenmesi kuvvetle muhtemel.BİTİRİLEMEYEN YATIRIMLAR VERİMLİLİĞİNİ YİTİRDİZamanında bitirilemeyen yatırımlar önceliğini ve yapılabilirliğini yitiriyor, verimsiz hale geliyor. Dünya Bankası’nın PEPSAL kredilerinin kullanım koşullarının bir sonucu olarak “yatırımların rasyonalizasyonu” programı kapsamında 2001’den itibaren yapılabilirliğini yitiren kamu yatırımlarını ayıklama işlemine başlanmıştı. Bu kapsamda AKP de iktidara geldiğinde yaptığı eleme ile 2002 sonu itibariyle 4 bin 414 olan kamu yatırım projesi sayısını 2003 yatırım programında 3 bin 851’e çekmişti. Toplam kamu yatırımı sayısı, 2004 yılında 3 bin 555’e, 2005 yılında 2 bin 627’ye ve 2006’da 2 bin 525’e kadar düşürülmüştü. İzleyen dönemde kamu yatırım stoku bir miktar artsa da bu artış düşük kaldı.  AKP’NİN İHMALİ BÜYÜK…1960-1990 döneminde başlayan projelerin hala bitirilememesinden önceki tüm hükümetler sorumludur. Ancak onların kaynak imkânları, AKP ile kıyaslanmayacak denli yetersizdi. Buna rağmen önceki hükümetler “satmak değil yapmak” peşindeydi ve kıt kaynaklarla bu projeleri gerçekleştirmeye çalışıyorlardı. İktidarı döneminde kamu varlıklarının özelleştirilmesinden 60 milyar dolar gelir elde eden AKP hükümeti, önceki hükümetlerin başlattığı bu önemli kamu yatırımlarını bir an önce ekonomiye kazandırmak için gerekli ödeneği ise ayırmaktan sürekli kaçındı.Ayrıca önceki hükümetler bu kadar uzun süre iktidarda kalmadı ve hiçbiri sanal kalkınma algısı yaratmak için bu tür bir toplu açılış şovu peşinde koşmadı.2014 YATIRIM ÖDENEĞİNİN BEŞTE BİRİ SURİYE’YE HARCANDI1960 ve 1970’li yıllarda başlayan 40 projenin toplam tutarı 39.8 milyar TL, 2013 sonu itibariyle bunlara yapılan harcama 22.4 milyar TL. Bu projelerin bitirilmesi için yaklaşık 18 milyar lira gerekiyor. Bu projelere 2014 yatırım programında ayrılan ödenek ise 1.6 milyar lira.Buna karşılık AKP hükümeti, yanlış dış politika ile Türkiye’ye yığılan 2 milyon Suriyeli için 4.5 milyar dolar (yaklaşık 10 milyar lira) harcadığını açıkladı.Bu arada, 2014 yatırım programında yer alan (belediyeler hariç) toplam 2 bin 753 kamu yatırımının tümü için ayrılan toplam ödenek ise 47.5 milyar lira. Buna göre yıllık toplam kamu yatırım ödeneğinin beşte birinden fazla bir tutar hükümetin dış politika yanlışı yüzünden harcanmış oldu.Şimdi Erdoğan ve Davutoğlu’na sormak lazım: Madem 12 yıllık başbakanlığında Erdoğan binlerce tesisi, eseri, projeyi topluma kazandırdı peki yarım asırlık kamu yatırımlarını neden bitirmedi? Davutoğlu bunları ne zaman bitirecek?
Yüksekova'daki Silahlı Saldırıyla İlgili 6 Gözaltı
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde PKK’lıların düzenlediği sanılan silahlı saldırıda 3 askerin yakın mesafeden katledilmesiyle ilgili 6 kişi gözaltına alındı.Yüksekova-Şemdinli karayolundaki Harunan Karakolu’nda görevli 3 askerin, çarşı izinleri sırasında sivil kıyafetle Cengiz Topel Caddesi’nde yürürken yüzleri maskeli kişilerin arkadan saldırısı ile ilgili soruşturma sürüyor.Olayla ilgili, İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı özel harekat polisleriyle terörle mücadele ekipleri sabah saatlerinde birçok adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı.6 kişinin Emniyet’teki sorguları sürüyor. (ZETE)
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Elektrikle Çalışan "Ekolojik Türk Otomobili" Ürettiler
Balıkesir'de iki mühendis, yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' adını verdikleri araç üretti.Balıkesir'de iki mühendisin yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' (ECTO) adını verdikleri 250 kilogram ağırlığa sahip araç, 1,60 liralık elektrikle 60 kilometre gidebiliyor ve 6 saatte şarj edilebiliyor.Aracın mucitlerinden metalürji ve malzeme mühendisi Çağatay Hergül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yeni trendin, elektrikli yenilenebilir enerji kaynağı kullanan ulaşım araçları olduğunu söyledi.Buradan çıkışla özellikle evlere paket sıcak yemek servisi gibi hafif kargo taşımacılığında kullanabilecek, motosikletlere alternatif bir araç imal etmek üzere harekete geçtiklerini anlatan Hergül, 'ECTO'yu da bu sebeple tasarladık. Bu araç ticari amaçla kullanılan motosikletlere bir alternatif. Nasıl bir alternatif? Çok daha güvenli. Ticari maliyetleri ve riskleri minimuma indiriyor. Özellikle kurye işinde minimum maliyetle, ürünlerin iletilebileceği bir aracı sunduk' dedi.Aracın tasarımcılarından elektrik ve elektronik mühendisi Murat Güngör ise bir hayali gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:'Çıkış noktamız fosil yakıta alternatif bir elektrikli araç üretmekti. Kalabalıklaşan şehirlerde hem ticari hem bireysel kullanım için bir projeye giriştik. Çok güzel ve özel bir ülkede yaşıyoruz. Bu araç tamamen Edremit koşullarında üretildi. Yaklaşık 1 lira 60 kuruşluk bir elektrik tüketimine sahip. Tam şarj ile 60 kilometre civarında yol yapabiliyor. Saatte 55 kilometre gibi kalabalıklaşan şehirlerde yeterli olabilecek bir hıza sahip. Şu anda Ar-Ge çalışmalarını yaptığımız bir aracımız daha var. Bu araç da engelli vatandaşlarımıza hizmet verecek.'Güngör, 250 kilogram ağırlığındaki araçlarının 5 beygirlik küçük bir motorunun bulunduğunu ifade ederek, 'Hafif kargo ile paket pizza, hamburger gibi sıcak gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılabilecek bu ürünümüz için bugünden sipariş almaya başladık. Patent başvurumuzu yaptık. Bizden seri üretim yapmamızı isteyenler var ancak bizim tek şartımız aracı Balıkesir'de üretmek. Balıkesir'de, Edremit'te üretmek istiyoruz' diye konuştu.Araçlarında 5 noktalı emniyet kemerine sahip koltuğuyla konforu unutmadıklarını dile getiren Güngör, 'İstenirse solar kapalı devre şarj sistemi ile güneş ışınlarıyla şarjla aracın menzili uzatılabiliyor. 220 volt şebeke elektriği ile hiçbir özel aparata gerek kalmadan 6 saatte tam şarj olan araç şehir içi kullanımlar için dizayn edildi' dedi.AA
Reklam
Mersin'deki 'Özgürlük Heykeli'nde Kuşlar Uçtu, Türk Bayrağı Geldi
Ressam ve heykeltıraş Gencay Kasapçı’nın Mersin'de yaptığı 'Özgürlük Heykeli'ndeki kuşlar söküldü, heykel Türk Bayrağı'na dönüştürüldüKültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Mersin’de 1994’te yaptırılan seramik “Özgürlük Anıtı”nda yer alan kuş figürleri geçen ay sökülerek boyayla Türk bayrağına dönüştürüldü.Ressam ve heykeltıraş Gencay Kasapçı ’nın 1994’te yaptığı Mersin Adnan Menderes Bulvarı Göçmen Kavşağı’nda bulunan 270 santim çapındaki Özgürlük Anıtı, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı peyzaj düzenlemesinin ardından yok oldu. Seramik kuşların söküldüğünü yerine Türk bayrağı boyandığını gören 81 yaşındaki sanatçı, kendisinden habersiz yapılan müdahaleye tepki gösterdi.Birkaç kez Büyükşehir Belediye Başkanı MHP’li Burhanettin Kocamaz’a ulaşmaya çalışıp girişimleri sonuçsuz kalınca, kendisine geçen ay bir mektup yazdı. Mektubunun başında Kocamaz’a görevinde başarılar dileyerek şöyle dedi:“Heykel Kıbrıs’a bir selam niteliğinde olacaktı. Ben de özgürlüğü temsil ettiğini düşünerek kuşları kullandım. Seramikler bin 200 derece de pişirildi. Böylece havanın sıfırın altına inmesine de dayandılar.”“Deprem düşünülerek kaide 9 şiddetine dayanıklı yapıldı. Ama gösterdiğim özen gösterilmedi. Haberim olmaksızın kuşların tümünün söküldüğünü gördüm. Önceki belediye Portakal Anıtı heykelimi kaldırdı. Bu belediye de Özgürlük Anıtı’nı yok etti.”Ressam Kasapçı mektubun ardından da kendisine yanıt gelmediğini söyledi. Bunun üzerine Hürriyet gazetesinin ulaştığı Mersin’in Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, durumdan haberdar olmadığını anlattı:“İlk defa duyuyorum. Bilseydim müdahale ederdim. Hoca Hanım kabul ederse heykeli yeniden yaptırmak isteriz. Anıta bir araç çarpmış, arkadaşlar da onu kaldırmışlar. Hatta bayrak koymuşlar. Ben ‘Burada şey yok mu’ dediğimde ‘Araç çarptı’ dediler.”Sanatçı Gencay Kaptan’la görüşmek istediğini söyleyen Mersin Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz şunları anlattı:“Beni Tarsus’ta iken ‘heykelci başkan’ ilan ediyorlardı. Sanata benden duyarlı kimse olamaz. Bugün bunu duyunca, arkadaşlara da bir sürü fırça attım yani. Bu heykel gidip gelirken gördüğümde benim çok da hoşuma giderdi. Çok da güzel bir heykel, kuşların, martıların serbestçe koştuğu, uçtuğu bir görüntü”.Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Hamit Küçükbatır da “Söz konusu kavşakta bir süre önce anıta bir motosiklet çarptı, bu nedenle yeni düzenlemeye gidildi” dedi.T24
Kuyrukluyıldızın Kokusu Analiz Edildi
Avrupa Uzay Ajansı' ESA'nın Rosetta uzay aracı, 67P kuyrukluyıldızının kokusunu analiz etti. Elde edilen veriler, kuyrukluyıldızın 'çürük yumurta' gibi koktuğunu ortaya çıkardı.Rosetta, ağustosta yörüngesine girdiği 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına 12 Kasım'da Philae keşif aracını indirmeden önce gözlemlerine devam ediyor. ESA, kimyasal bulgular sonucunda kuyrukluyıldızın nasıl koktuğuna dair bilgi edindiklerini belirtti. Açıklamada, 'eğer şansınız olsaydı kesinlikle 67P'yi koklamak istemezdiniz' ifadesi yer aldı. Bulgular, kuyrukluyıldızın 'çürük yumurta ve kedi idrarı gibi koktuğuna' işaret etti.Kuyrukluyıldızın yaklaşık 10 kilometre yakınında turlayan Rosetta, ROSINA sensörüyle gök cisminden yükselen gazları analiz etti. Kuyrukluyıldızların ana bileşenleri olan su ve karbondioksitin yanı sıra, çürük yumurta kokusu saçan hidrojen sülfit, kedi veya at idrarı gibi koku saçan amonyak ve formaldehit tespit edildi. ESA ayrıca, sirke benzeri koku saçan sülfür dioksitin de kuyrukluyıldızdan saçılan gazlarda yer aldığını belirtti.Bilim insanları, Dünya'dan 450 milyon kilometre ötedeki donmuş buz ve karbondioksit parçası halindeki kuyrukluyıldızın gaz saçmasını şaşırtıcı bulurken, astronomi dünyası ilk kez bir kuyrukluyıldızı koklamayı başardı. Gökbilimciler, 67P'nin fiziksel ve kimysal analizleri sayesinde Güneş Sistemi'nin oluştuğu yaklaşık 4.6 milyar yıl öncesine ait yeni bilgiler elde edileceğini belirtti.Rosetta, 'koku alma' analizleri öncesinde 67P üzerinde 'Keops' adı verilen piramit şeklindeki yapıyı görüntülemişti. Uzay aracının, 2015 sonuna kadar görev yapması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
'Galatasaray'ın Teknik Adam Arayışlarında Ersun Yanal İlk Sırada'
Duygun Yarsuvat'ın Prandelli ile yolları ayırmaya hazırlandığı iddia edilirken, sarı kırmızılı takımdaki Ersun Yanal sesleri de her geçen gün artıyor.Dün yapılan Galatasaray kongresinde Alp Yalman'ı geride bırakarak Galatasaray başkanlığına seçilen Duygun Yarsuvat, sarı kırmızılı takımda iz bırakacak değişiklikler için kolları sıvadı.Cimbom'un yeni başkanının işe, Dortmund maçı sonrası 'Asıl hedefimiz dördüncü yıldızı takmak' açıklamasıyla tepki çeken Cesare Prandelli ile yolları ayırarak başlayacağı iddia edilirken, sarı kırmızılı takımın yeni teknik adam adayı da hayli ses getirecek cinsten.Albayrak yerli hocadan yanaGalatasaray'ın teknik adam arayları arasında geçtiğimiz sezon Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıyan Ersun Yanal'ın adının ilk sırada olduğu iddiaları her geçen gün artarken, geçtiğimiz günlerde bu iddiaları yalanlamayan tecrübeli teknik adamın 'Bu işler belli olmaz' diyerek açık kapı bırakması da dikkat çekiyor. Yarsuvat'la birlikte yönetime dönen Abdurrahim Albayrak'ın da yerli hocadan yana olduğu ifade edilirken, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler merakla bekleniyor.Dortmund maçı kritikDuygun Yarsuvat'ın Prandelli için son kararını Dortmund deplasmanı sonrası vereceği öğrenilirken, Arena'daki oyunun tekrarlanması halinde İtalyan teknik adamın biletinin kesilmesi ve Ersun Yanal'la resmi temasların başlaması bekleniyor.Eurosport
Reklam
Erdoğan: 'PKK ve HDP'nin Kürtleri Düşünmek Diye Bir Derdi Yok'
Cumhurbaşkanı Erdoğan uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken çözüm süreci, Kobanê'ye yardım ve paralel yapı konuları hakkında konuştuCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Çözüm Süreci’ni değerlendirirken, “Güneydoğu’daki vatandaşların hepsi memnun ama terör örgütü bu işten memnun değil. Uzantısı HDP, o da memnun değildi, çünkü onun üzerinden pazarlıklarını yapıyorlardı. İmralı gördüğüm kadarıyla rahatsız oldu ve ‘Çözüm sürecini bozmayın’ açıklamasını yaptı” dedi.Erdoğan Estonya dönüşü uçakta gazetecilerle yaptığı sohbette “Kobanê’de ne yapılmak istendiğini, ABD Başkanı Obama ile ne konuştuklarını, PYD’nin hesaplarını” da anlattı.“Paralel yapı” konusuna da değinen Erdoğan, “Ülkemizde en kolay şey parti kurmaktır, şu anda 70’i aşkın parti var. Herkes kurabilir. Keşke bunlar da böyle bir parti kurmuş olsalar, bundan çok çok mutlu oluruz. Çünkü herkes nerede olduğunu, kilosunu, boyunu, posunu görmüş olur” ifadelerini kullandı.Akif Beki ’nin Hürriyet’te köşesine taşıdığı Cumhurbaşkanı’na sorulan sorular ve yanıtları özetle şöyle:Son PKK eylemleri ve barış sürecine yönelik saldırılar bu büyük oyunun içinde mi?Hepsi bunların içinde. Yani çözüm sürecinin özellikle engellenme gayretleri de bu işin içinde. Tabii, PKK bir defa Türkiye’de barışı istemiyor. PKK’nın uzantısı olan siyasi parti (HDP) de barışı istemiyor. İki kere iki dört. Bunlar sadece, meydanlara çıktıkları zaman, barış, özgürlük derler ama işte yapılanları görüyorsunuz. Daha yeni Kağızman’da gittiler, ciddi bir baraj inşaatında iş makinelerini yaktılar. Sen Kürt’e hizmet gitmesini istemiyorsun yahu. Bunların Kürtleri düşünmek diye bir derdi yok. Bunların derdi başka. Bunların derdi, bu ülkeyi kendi içinde karıştırmak, barış ortamından bu ülkeyi bir kere tamamen, gerilim, kavga ortamına, kaos ortamına sürüklemek. Tabii 11 yıldır bunu başaramadı. Bunu başaramadıkları için çok rahatsızlar. Sizi rahatsız eden ne? Yapılan yollar mı, yapılan okullar mı, o yaktığınız okullar mı, yapılan hastaneler mi? Sizi rahatsız eden ne?Süreç için 2015 final yılı olacak mı? Böyle bir tarih verebiliyor musunuz?Bunlar matematik değil, sosyal olaylardır. Sosyal olaylarda böyle iki kere iki dört diye bir şey olmaz. Bu süreçtir, süreç devam eder. Ne zamana kadar? Çözüme kadar devam eder. Burada bu işin sosyolojik analizini yaparak bir yere geldik. Bundan Güneydoğu’daki vatandaşların hepsi memnun ama terör örgütü bu işten memnun değil ve onu pazara çıkarıyorlar. Uzantısı HDP, o da memnun değildi çünkü onun üzerinden pazarlıklarını yapıyorlardı. Fakat İmralı gördüğüm kadarıyla rahatsız oldu ve ‘Çözüm sürecini bozmayın’ açıklamasını yaptı. ‘Engellemeyin vesaire’ dedi. Yani burada da, 2015 final yılı olacak gibi yaklaşımları çok çok yanlış buluyorum. Bu noktada bizim için her an finaldir, her an başlangıçtır. Bunun böyle bilinmesi lazım. Yol haritası zaten yayınlandı.Ortadoğu’da nasıl bir sıkıntı var?Öncelikle maalesef çok ciddi bir dezenformasyon var. Maalesef ülkemizdeki bazı görsel ve yazılı medya organları da dahil olmak üzere, konuşanlar başlık atanlar bunu yapabiliyor. Örneğin, Sayın Obama ile yaptığımız görüşmeden sonra birçok uydurma haber ve yorumlar yapıldı. Görüşmeler esnasında benim Obama’ya söylediğim şuydu: ‘PYD’ye yapılacak olan bu yardımları tasvip etmemiz mümkün değil. Çünkü PYD, PKK ile eş bir terör örgütüdür. Bunu PYD kendisi kabul eder veya etmez, ama biz PYD’nin uygulamalarını biliyoruz, görüyoruz ve PKK’nın içerisindeki Suriyeli lider kadrolarının, PYD içerisinde savaştığını da bilenlerdeniz.’ Sayın Obama’nın görüşmeden sonra kalkıp hemen 3 tane C130’la, silah ve mühimmatı Kobani’ye indirmiş olmaları gerçekten tasvip edilmez. Ne oldu? Bu indirilen silahların bir kısmı PYD’nin eline düşerken, bir kısmı da IŞİD’in eline düştü. Şimdi bunun Musul’da olandan bir farkı var mı? Yok. Musul’da da Maliki ordusu kaçtı, Amerika’nın Ordu’ya vermiş olduğu bütün o ağır silahlar tank, top, diğer uzun menzilli o silahların hepsi kimin elinde kaldı? IŞİD’in elinde kaldı.Bütün bunlar ortada iken Kobani ABD için niçin bu kadar stratejik? Eğer stratejik ise bizim için öyle olması lazım. Çünkü burası bizim sınırımızda, buranın ABD ile hiçbir alâkası yok. Bu konuda bana verilebilen bir cevap da yok. Bana söylenen (Obama tarafından) tek bir şey var: “Eğer Kobani düşerse IŞİD ‘Bak ben Amerika’ya karşı koalisyon güçlerine karşı büyük bir zafer kazandım’ edasıyla dolaşacak.” Dediği bu. Ben de Obama’ya ısrarla şunu söyledim; ‘Bakın şu anda Kobani boş bir şehir, 200 bin insan benim ülkemde. Onlara ev sahipliğini şu anda biz yapıyoruz… Biz, Suriye’den ülkemize geçenlere şu ana kadar 4,5 milyar dolar destek vermiş bir ülkeyiz. Buna rağmen, Siz ne yapıyorsunuz? Ne yediriyorsunuz, ne giydiriyorsunuz, bunun kaynakları nereden geliyor?’ diye kimse bize sormuyor. Amerika, Koalisyon Güçleri şu anda havadan bombalıyorlar. Kısmen faydası yok değil, var ama karadan operasyonlar olmadığı sürece buradan netice almak mümkün değil.Salih Müslim’in bir demeci var. Diyor ki ‘Kimse bizi Suriye’deki rejimle savaştıramaz.’ Bunu açıkça söylüyor…Zaten PYD’nin önceki destekçisi kimdi, rejimdi. Rejim daha sonra PYD ile arayı açtı. Ondan sonra da belli bir süre de, aynı zamanda IŞİD’i de destekledi. IŞİD’e her türlü desteği verdi. Bu arada Obama ile yaptığım görüşmede, ‘Ben bu gece hemen Barzani ile gerekirse görüşürüm, kendilerinden Peşmergeleri gönderme işinin hızlandırılmasını isterim’ dedim. Gece 02.00, kendisiyle bu görüşmeyi yaptık. Obama’nın verdiği cevap şuydu: ‘Kobani’dekiler 2-3 gün bile dayanamazlar. Ellerinde herhangi bir silah mühimmat kalmadı.’ Dedim ki Obama’ya: ‘Biz kendi üzerimizden oraya peşmergelerin geçişini sağlayacağız.’ Tabii oradakilerin hesapları bana göre farklı. Neydi hadise? PYD peşmergenin gelmesini istemiyor. Peşmerge oraya gelirse, Kobani’ye Peşmerge hakim olur diye Peşmergeyi istemiyor. Yani, Kürt’müş, Arap’mış, Türk’müş o mesele değil. PYD, oraya peşmergenin gelmesi durumunda oyununun bozulacağını düşünüyor. Tezgâh bozulacak. Bundan dolayı Peşmergeyi istemiyor. Sayın Obama’ya şunu da söyledim: ‘Birinci derecede tercihimiz, Hür Suriye Ordusu’dur’ dedim. Ve biz, Hür Suriye Ordusu ile de görüşürüz’ dedim. Ve nitekim her iki tarafla yapılan görüşmelerde, Kuzey Irak yerel yönetimi Barzani onlar kabul ettiler.Hedef neydi? Spekülasyonların ortadan kalkması için bunları söylemek zorundayım: Hedef 2000 kadar peşmergenin gelmesiydi. İlk etapta 500 göndereceklerdi fakat daha sonra PYD bu sayının 155’e inmesini… Hatta onlar 155’i de istemediler. ‘Bize ağır silah gönderin.’ dediler. Tabii. Kuzey Irak yönetimi dedi ki, ‘Hayır, biz silahı size göndermeyiz. Biz kendi elemanlarımızla bu silahları göndeririz, tekrar onlarla da alırız.’ Peki biz ne yaptık? Biz, bunun bizim kontrolümüzde gireceğini esasa bağladık. Bu arada Hür Suriye Ordusu’ndan da olumlu cevap geldi. Onlar da 1300 kişiyi göndermeyi kabul ettiler ve 1300 kişinin gönderilmesiyle ilgili adımı attılar. Çok enteresandır; PYD önce bu 1300 kişiye biraz kabul etmeme noktasındaydı. Fakat sonra bu 1300 kişiyi kabul etme konumunda kaldı. Fakat burada da yine farklı bir adım attı. O da şu: ‘Biz onlara ayrı bir cephe açalım.’ Oyun içerisinde oyun. Hesap bu. Fakat bir hesap karşısında, tabii oyun bozuluyor. Şunun üzerinde bizim iyi düşünmemiz lazım: Tabii, bu tuzağı veya bu tezgahı kuran muhtemelen başka bir mantık var. Yani şu anda PYD’nin mantalitesinin bu kadar güçlü olduğunu ben düşünmüyorum.(“Nedir efendim bu?” sorusu üzerine) Onu artık siz düşüneceksiniz. Muhtemelen daha üst bir akıl var. Kobani ile alakalı olarak, orası aslen, Kürtlerin mi yoksa Arapların mı tartışmasına girmek istemiyorum. Ama işin aslına bakarsanız, adı üzerinde, Ayn’el Arap’tır. Daha sonra bu Kobani’ye dönüşmüştür. Şimdi oradaki bu gelişme bunları rahatsız ederken, olay farklı. ‘Sizin için stratejik mi?’ Söylenmiyor. Ne deniyor? Burada IŞİD burayı düşürdüğü anda, “Bak ben koalisyon güçlerine karşı bir zafer kazanmış olacağım’ diyebilir. Bu çok tehlikeli yaklaşım. Peki, aynı şeyi İdlib, Rakka düştüğünde niye düşünmüyorsunuz? IŞİD oraları da işgal etti. Oralarda niye vurmadınız IŞİD’i? Aynı şekilde Irak’ın üçte biri de malum IŞİD’in işgali altında, orada niye bunları vurmadınız? Üstelik sizin silahlarınızla bu işgal devam ediyor. Niye vurmuyorsunuz? Erbil’e 30, 40 kilometre yaklaştıkları zaman Erbil giderse, orada da ağırlıklı Kürtler var. Erbil giderse ne olur bu hal, niye bu soruyu sormuyorsunuz?Sizce Kobani neden aniden bu denli önemli hale geldi. Kobani olunca neden müdahale gündeme geldi hemen?Bunu konuşmak için biraz erken. Onun için şu anda konuşmamayı yeğliyorum. Ama sınırlarımızda oynanan oyun sıradan rastgele bir oyun değil. Basit bir oyun değil. Niye çünkü 1295 kilometrede bu oyun oynanıyor.Kobani’ye koridordan 1300 Özgür Suriye Ordusu mensubunun geçeceği konusu netleşti mi? ÖSO ‘Bizim anlaşmamız yok’ diye açıklama yaptı.Hayır, tam aksine, 1300 rakamını ÖSO yetkilileri ifade etti. En yetkili ağızdan, bizim de yetkili arkadaşlarımıza bunlar bunu bildirdiler. Şu anda ÖSO’nun attığı bu adım birçok tuzağı da bozuyor. Onun için ben bunu çok hayırlı bir adım olarak görüyorum. PYD’nin tezgâhını, tuzağını bozacak. PYD samimi değil.Obama’nın başkanlığının sonuna kadar ABD Esad’ın gitmesi için bir şey yapar mı?Bana göre şu anda tabii, ABD hâlâ orta noktada. Sadece yani, uçuşa yasak bölge dediğimiz bölgenin ilanıyla alakalı dahi kesin bir adım atmış değil. Güvenli Bölge konusunda ‘Tartışılabilir’ diyor. Üçüncüsü Eğit-Donat’da adım attı gibi. Ben çünkü gökten uçaklarla atılan silahların Eğit-Donat tanımı içerisine girdiğini kabul etmiyorum, böyle bir şey yok. Eğitmeden Donat’tır bu. O da kimi donattığı da belli değil. Dolayısı ile burada yapılanın şu anda rejime de hiçbir beklentilerimiz istikametinde olumlu tesiri yoktur. Esed’in gidip gitmeyeceği konusunda da kafalarından şu düşünceyi silmeleri lazım; hâlâ Batı’da şu mantık var: Esed giderse yerine kim gelecek? Bir defa şuna kafayı yormuyorlar: Halkın iradesi ile kim seçildi ise o gelecek. Esed giderse kim gelecek? Bırak Esed bir gitsin. Ha ondan sonra halk kimi isterse o gelsin. Yani, Saddam Hüseyin’i gönderdiniz, Saddam giderse yerine kim gelecek dediniz mi? Ne oldu, gelen belli.Maalesef, Rusya ile biz Suriye konusunda karşı karşıyayız. Aynı istikamete bakmıyoruz. Bunu çok konuştuk, bu konuşmalarımıza rağmen zaman kaybettik. Rusya’nın Suriye’ye olan desteği sürmektedir. Bunun dışında, bizim ekonomik meselelerde ilişkilerimiz gayet iyi. Şu anda bizim ticaret hacmimiz çok çok iyi. Ama Ukrayna’da Kırım meselesinde Rusya ile maalesef yine aynı konumda değiliz. Çünkü Kırım Tatarlarının oradaki durumuna yönelik söylenenler bize umut vermiyor. Onlar daha önceki yönetime göre daha iyi olacaklar deniyor ama mesela şu anda Cemiloğlu’nun Kırım’a girişinin yasaklanması akla mantığa ters düşüyor. Bunlar yıllarca malum zulüm görmüş insanlar, niçin bunlara kapıyı kapatıyorsun da, vatanlarından ayrı yaşamalarını reva görüyorsun. Bunu anlamak mümkün değil. Bunu anlamak mümkün değil.Son zamanlarda tabii İran’ın bölgedeki etkinliği çok daha farklı bir konumda. Irak ve Suriye’ye yönelik etkinlik, bunlar devam ediyor. Maalesef bunlar samimi bir yaklaşımla devam etmiyor. İran’ın yaklaşımında ne yazık ki şöyle bir durum görüyoruz. ‘Gel, burayı Türkiye İran beraber çözelim.’ Bunu Başbakanlık dönemimde de söyledim. Cumhurbaşkanlığı sürecim içinde de söyledik. Ne yazık ki İran böyle bir yaklaşımın içerisine girmedi. Ama kendileri ile ikili görüştüğümüz zaman ‘Bunu beraber çözelim’ diyorlar. Adım atmaya gelince ne yazık ki, kendilerine has çalışma usulleri vardır, bu usullerle işi götürüyorlar. Çok üzücü tabii bu. Bundan dolayı İran’la rahat bir çalışma zeminini bulamıyoruz. Mezhebi yaklaşımı çok öne çıkartıyorlar. Çünkü ben defaatle şunu bütün ileri gelenlere söylemişimdir: Gelin, Alevi, Sünni, bunu bir kenara koyalım. Biz her şeyden önce Müslümanız. Şu olaya Müslümanca bakalım. Sünni’nin Alevi’ye, Alevi’nin Sünni’ye ve Şia’nın üstünlüğü vesaire bunları konuşmayalım. Müslümanca buna bakalım.Cardiff’te NATO zirvesinde, yine onlar da (Peşmergeye) silah yardımı yapacaklarını söyledikleri zaman ben de kendilerine (Şansölye Merkel) şöyle dedim: “Kime yapacaksınız bu silah yardımlarını? Buradaki gruplardan hangisine bu silahı vereceksiniz, verdiğiniz bu silahların yarın IŞİD’in eline geçmeyeceğini kim garanti edebilir. Bunları bizzat konuştum orada.Paralel Yapı’nın yeni bir parti kurma yolunda adım attığı söyleniyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?Ülkemizde en kolay şey parti kurmaktır, şu anda 70’i aşkın parti var. Herkes kurabilir. Keşke bunlar da böyle bir parti kurmuş olsalar, bundan çok çok mutlu oluruz. Çünkü herkes nerede olduğunu, kilosunu, boyunu, posunu görmüş olur. Bu bakımdan çok çok isabetli olur. Yani, bazı şeyler var ki, efsane olarak güç devşiriyorlar. ‘Bizim şu kadar oyumuz var’ gibi. Sadece onlar değil başkaları da yapıyor aynı şeyi. Yaptılar yıllar yılı. 25 milyon oyum var, diyenler oldu. En az yüzde 25 oyumuz var, diyenler oldu. Bunları çok yaşadık. Ama sonra baktık ki, Ana muhalefet partisi bile böyle bir oy alamadı. Bu gerçekleri görmemiz lazım.Validebağ konusunun, cami ile inşaatla yakından uzaktan alakası yok. Validebağ Korusu mezbelelikti, berbattı, rezillikti. Üsküdar Belediye Başkanı benden rica etti, Başbakanlık dönemimde. Ben de Üsküdar’da oturuyorum. ‘Burayı bize veya İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edin’ dedi. Biz burayı, bir ele alalım, temizleyelim. Çünkü insanlar biraz da korkuyor, gelsinler yürüyüşlerini rahatlıkla yapabilsinler, çay vesaire içebilecekleri mekânlar olsun. Yoksa içerisinde apartman, şu bu, böyle bir şey asla yok. Üsküdar Belediye Başkanımız, korunun yan tarafındaki bir yere de şöyle bir mescit yapma planı içindeydi. Zaten İmar Planı’nda da önceden varmış bu. Ama bu Validebağ Korusu’nun sınırları içinde değil. Orada mescit var ya. Kimileri bundan rahatsızlık duymuş olabilir.T24
Gazetelerde Bugün | 26 Ekim Pazar
Hürriyet: Kuşlar uçtu, bayrak olduMilliyet: PYD'den daha üst akıl var!Sabah: Sınırlarda büyük oyun oynanıyorVatan: Maskeli alçaklarTaraf: Sıfırlayana ballı koltukAkşam: Kobani'deki oyun üst akıl tezgahıStar: Oyunu bozacakCumhuriyet: Sefalete övgüZaman: Barışa kurşun: 3 şehitYeni Şafak: Tuzak kuran üst akıl var
Reklam
Google Glass’a Park Yeri Uygulaması
Büyük bir şehirde mi yaşıyorsunuz? Muhtemelen Google Glass’ınız da yok, etrafta park yerleri de... Ama Kanada ve ABD’de işler bir hayli farklı şekilde ilerliyor...İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan herkes otopark noktalarının azlığından şikayet edebilir. Yarım saatlik bir park yeri bulmak bile şehrin birçok bölgesinde kabustan farksızdır. Kanada ve ABD’nin bazı bölgelerinde işlev görebilen yeni bir Google Glass uygulaması ise park yeri bulmasorununa ileri düzeyde bir çözüm getiriyor.CitySpot adlı Google Glass park yeri bulma uygulaması; San Francisco, Toronto ve Ottawa’da çalışıyor. Bu bölgelerde park yeri bulma deneyimikolaylaştırmayı hedefleyen uygulama, sürücünün mevcut konumunu tespit ettikten sonra yakın park yerlerini buluyor. Üstelik en yakın park yerine nasıl gidileceğini de en kestirme şekilde gösteriyor. Uygulamanın New York, Los Angeles gibi daha büyük şehirlere de gelmesi bekleniyor.İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan herkes otopark noktalarının azlığından şikayet edebilir. Yarım saatlik bir park yeri bulmak bile şehrin birçok bölgesinde kabustan farksızdır. Kanada ve ABD’nin bazı bölgelerinde işlev görebilen yeni bir Google Glass uygulaması ise park yeri bulmasorununa ileri düzeyde bir çözüm getiriyor.CitySpot adlı Google Glass park yeri bulma uygulaması; San Francisco, Toronto ve Ottawa’da çalışıyor. Bu bölgelerde park yeri bulma deneyimikolaylaştırmayı hedefleyen uygulama, sürücünün mevcut konumunu tespit ettikten sonra yakın park yerlerini buluyor. Üstelik en yakın park yerine nasıl gidileceğini de en kestirme şekilde gösteriyor. Uygulamanın New York, Los Angeles gibi daha büyük şehirlere de gelmesi bekleniyor.
Bugün Hava Nasıl Olacak?
Yapılan son değerlendirmelere göre: Marmara, Ege, Batı ve Orta Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısı ile Adana, Kahramanmaraş, Adıyaman, Bingöl, Muş, Bitlis ve Van'ın kuzey ilçelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Yalova, Kocaeli, Bursa çevreleri ile Çanakkale'nin kuzey ve doğu kesimleri, Balıkesir'in kuzey ilçeleri ve Antalya'nın doğu ilçelerinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/metrekare) olması bekleniyor. Sabah saatlerinde Marmara'nın doğusu, İç Ege ile Zonguldak ve Eskişehir çevrelerinde yer yer sis hadisesi bekleniyor.
Twitter, Twitpic'i Satın Alıyor
Twitter kullanıcıların fotoğraflarını mikro bloglama sitesi aracılığıyla paylaşmalarına olanak sağlayan Twitpic’i satın alacak. Twitpic bugün kendi blogu üzerinden yaptığı açıklamada, aylar boyunca süren anlaşmazlığın ardından Twitter ile uzlaştıklarını, Twitter’ın Twitpic alan adını ve fotoğraf arşivini devralarak Twitter üzerinden paylaşılan Twitpic fotoğraflarını ve bağlantılarını yayında tutacağını kaydetti.Twitpic’in , bunun sonrasında da bu servis aracılığıyla paylaşılan bütün fotoğrafların uçup gitmesi bekleniyordu. Twitter bu kadar çok paylaşımın boşa gitmesini ve kendi servisi üzerinden paylaşılan bağlantıların kırık çıkmasını arzulamamış olmalı ki, çözümü Twitpic’i satın almakta buldu.Twitpic geçtiğimiz eylül ayında kapanmayla ilgili planını açıklamıştı. Sosyal ağ sitesiyle Twitter markası nedeniyle yaşanan anlaşmazlık ve buna bağlı olarak Twitpic’in Twitter API’sine erişiminin kesilmesine yönelik tehditler nedeniyle şirket havlu atmıştı.Twitter ile varılan anlaşmaya göre, Twitpic bundan böyle yeni fotoğraf veya veri kabulünde bulunmayacak, uygulamaları da Google Play ve Apple App Store’dan kaldırılacak. Twitpic sadece eski fotoğrafları göstermek amacıyla açık kalmayı sürdürecek.Teknoblog
Cumhurbaşkanı Erdoğan HYSK Üyelerini Seçti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HSYK asıl üyeliklerine, avukatlar Rasim Aytin, Muharrem Özkaya, Hayriye Şirin Ünsel ve Aysel Demirel'i seçti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) asıl üyeliklerine, avukatlar Rasim Aytin, Muharrem Özkaya, Hayriye Şirin Ünsel ve Aysel Demirel'i seçti.Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, HSYK asıl üyeliğine, HSYK asıl üyesi avukat Rasim Aytin'i yeniden seçti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Barosu avukatı Muharrem Özkaya ile İstanbul Barosu avukatları Hayriye Şirin Ünsel ve Aysel Demirel'i de HSYK asıl üyesi olarak seçti.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, avukatlar Rasim Aytin, Muharrem Özkaya, Hayriye Şirin Ünsel ve Aysel Demirel'inHSYK asıl üyeliklerine seçmesine ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer aldı.AA
Reklam