450 Yıllık Hamam Meclis Salonu Oldu
Lüleburgaz Belediyesi, 450 yıllık Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi'ndeki hamamı belediye meclis salonuna çevirdi.Lüleburgaz Belediyesi, 450 yıllık Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi'ndeki hamamı 6 milyon liraya restore edip belediye meclis salonu haline getirdi. Salonun Türkiye 'deki belediyeler arasında bir ilk olduğunu savunan CHP 'li Belediye Başkanı Emin Halebak, 'Oturma düzeniyle de Başkan'ı üyelerle eşitledik' yorumunu yapıyor.Hürriyet Yazarı Vahap Munyar 'Bu meclise giren terler' başlıklı yazısında şunlara vurgu yaptıKırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Belediye Başkanı Emin Halebak aradı: 450 yıllık Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi'ndeki hamamı restore edip belediye meclis salonu haline getirdik. Bu, Türkiye'deki belediyeler arasında bir ilktir. Prof. Kenan Mortan ve Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Saffet Arolat'la birlikte geçenlerde Lüleburgaz'a açılış için gittik. Milli Eğitim eski bakanlarından Necdet Tekin, CHP İstanbul milletvekilleri Umut Oran ve Süleyman Çelebi'nin de katıldığı törende Lüleburgaz Belediyesi Fen İşleri Müdürü Nalan Koç, Sokollu Külliyesi'nin özelliklerini anımsattı: Sokollu Külliyesi, Mimar Sinan'ın Selimiye'den önce yaptığı eserlerden biridir. 1568'de yapımı gerçekleştirilen 3 bin metrekarelik alana sahip Külliye, Camii, Medrese, Arasta, Kervansaray, Hamam ve Sübyan Mektebi'nden oluşur. Bugün sadece cami, medrese, arasta, sübyan mektebi ve restorasyonunu gerçekleştirdiğimiz çifte hamam ayakta kalabilmiştir.6 MİLYONA MAL OLDU Restorasyonun bedelini ortaya koydu: 2006'da gerçekleşen satın alma süreci dahil restorasyon 6 milyon 205 bin liraya mal oldu. Bunun 235 bin 127 Euro'su, 'Bulgaristan ile Tarihi KültürelMirasın Korunması' çerçevesinde gelen hibeden oluştu. Bu para da mobilya ve bilgisayar donanımlarına harcandı.Emin Halebak, mecliste oturma düzenine işaret etti: TBMM dahil, birçok kurumun meclis salonunda başkanlık divanının bulunduğu yer daha yüksektedir. Biz, başkan ve meclis üyelerinin birbirlerini rahat görecekleri oturma düzeni tercih ettik. Usta yazar Çetin Altan'ın İşçi Partisi milletvekili olarak TBMM'de bulunduğu günlerdeki sözüne gönderme yaptı: Çetin Altan, o günlerde meclis başkanı ve divan üyelerinin daha yukarıda bir noktada oturmasına 'marangoz hatası' benzetmesi yapmıştı. Biz, 'marangoz hatası' yapmadık. Ardından Prof. Kenan Mortan, 'Yerel Yönetimler ve Demokrasi' başlıklı sunum yaptı: Değer yaratan projeyle rant projeleri arasında ak ile kara arasındaki gibi bir fark vardır. Rant projesi çıkar sağlar. Değer yaratan proje ise yurttaşın hayatını etkiler ve olumlu yönde değiştirir. Nobel ödüllü Prof. Hayek'ten alıntıyla şu noktaya dikkati çekti: Siyasi partiler için 'sağ' ve 'sol' kategorik hükümler yerine, 'değer yaratan' ve 'rant yaratan' ayrımı yapmak daha doğru olmaz mı?YEREL YÖNETİMLERİN PAYISonra yerel yönetimlerin kamu yatırımları içindeki payı konusunda örnekler verdi: Yerel yönetimlerin kamu yatırımları içindeki payı Türkiye'de yüzde 23 iken Fransa'da 70, İspanya'da 30, Polonya'da 62'dir. Türkiye'de kamu kaynağının yüzde 85'i merkezin tasarrufundayken, Avrupa'da bu pay ortalama yüzde 50'dir. Gelir örneklerinin de altını çizdi: - İtalya'da gelirlerin yüzde 60'ı, İngiltere ce Almanya'da da yüzde 34'ü yerel vergilerdendir. Türkiye'de ise yerel yönetimlerin vergi koyma, ekleme, azaltma yetkisi yoktur.Prof. Mortan, sunumunu Montesquie'nun sözüyle noktaladı: İdeal devleti yerel topluluk yaratır. Lüleburgaz Belediyesi, meclis salonunu tarihi mekana taşıyarak kabul etmeyeni 5'inci kattan atarım Emin Halebak, hamam bölümünün alınması ve restorasyonunun tüm partilerin desteğiyle gerçekleştiğini belirterek şöyle konuştu: 'Belediye binamız tamirdeyken toplantılarımızı Ata İş Merkezi'nin 5'inci katında yapıyorduk. Sokollu Külliyesi çifte hamam konusunu gündeme getirdiğimde, 'Bu projeye oy vermeyeni 5'inci kattan atarım' dedim. Proje kabul gördü. SokolluKülliyesi'ndeki salonumuz giriş katı. Artık kimseye '5'inci kattan atarım' demek de mümkün değil.Belediyenin 2014 bütçesi 86-88 milyon lira dolayında. Sokollu Külliyesi'ne harcadığımız 6 milyon lira, bizim için küçük bir rakam.'Kaynak: T24
Fenerbahçe'nin Dev Projesi Acun'a Emanet!
Fenerbahçe'de Başkan Aziz Yıldırım'ın büyük önem verdiği '1 milyon üye projesi' tanıtımını Acun Ilıcalı'nın sahip olduğu Acun Medya üstlenecek.Ligin ilk 3 haftasında 7 puan toplayan Fenerbahçe'de son günlerde en çok konuşulan konuların başında takımın iki yıldız oyuncusu Emmanuel Emenike ve Diego Ribas'ın disiplinsiz davranışlarıydı. Emenike geçtiğimiz hafta oynanan Gaziantepspor maçında bir pozisyonda takım kaptanı Emre Belözoğlu ile tartışmış ardından kendisini ıslıklayan taraftarlara el kol hareketleriyle tepki göstermişti. Diego ise milli maçlar nedeniyle lige ara verildiği dönemde teknik heyet tarafından verilen iki günlük izinde dinlenmek ye- rine ailesiyle birlikte Bodrum'a tatile gitmiş bu durum Başkan Aziz Yıldırım'ın tepkisini çekmişti. Yaşanan gelişmelerin ardından iki futbolcuya ceza verilip verilmeyeceği merak konusu olmuştu.Takımdan özür diledilerBeklenen gelişme dün gerçekleşti ve Yıldırım önderliğindeki yönetim kurulunun kararıyla her iki futbolcu da para cezasına çarptırıldı. Emenike ve Diego'ya aldıkları cezaları ileten teknik direktör İsmail Kartal öğrencilerinden aynı hataları bir daha tekrarlamamalarnı, takım içinde huzursuzluğa neden olacak ve disiplini zedeleyecek davranışlardan kaçınmalarını istedi. Bunun üzerine ikilinin yaptıkları hatadan hem Kartal'dan hem de takım arkadaşlarından özür diledikleri bildirildi.‘1 MiLYON ÜYE'DE ACUN ILICALI iMZASIFenerbahçe'de Başkan Aziz Yıldırım'ın büyük önem verdiği '1 milyon üye projesi'nde lansman tarihinin 15 Ekim olarak belirlenmesinin ardından kampanya detayları da gün yüzüne çıkmaya başladı. Sarı-Lacivertli takımın ilk yıl içinde en az 200 bin üyeyi kazandırnmayı planladığı projenin tanıtım kampanyasını Fenerbahçelilliğiyle bilinen ünlü yapımcı Acun Ilıcalı'nın sahip olduğu Acun Medya üstlenecek.Sloganı 'Takımına sahip çık'Kampanya'nın ilk gösterimi 15 Ekim'de yapılacak olan reklam filmi de hazır hale getirildi. 'Takımına Sahip Çık' temalı filmin çekimi Urfa'dan Edirne'ye kadar birçok ilde gerçekleştirildi. Aile konseptinin ön planda tutulduğu filmde ayrıca ülkenin 4 bir yanındaki Fenerbahçe taraftarı çocukların anneleriyle olan diyaloglarına yer verildi. Film 15 gün boyunca ulusal TV kanallarında gösterilecek.Fenerbahçe yönetimi 1 milyon üye projesiyle yılda 400-500 milyon lira arası bir gelir kalemine sahip olmayı hedefliyor.(Bugün)
Yalçın Çakır'ın Türkiye'deki En İlginç Konuklara Sahip Olduğunun 17 Kanıtı
Türkiye'de bu tarz gerçek hayatın içinden hatta bazen gereksiz bir şekilde fazla içinden olan programlar yıllardır yapılıyor. Şüphesiz televizyon kanalları arasında dolaşırken çok değişik adamlara, kadınlara denk geliyorsunuz. Ama halinize şükredin! Yalçın Çakır görüp görebileceğiniz en ilginç insanlarla canlı yayında mücadele ediyor. İşte onlardan bazıları:Not: Şiddetin toplum nezdinde normalleşmemesi için popüler olmasına rağmen şiddet içeren programlar listeye eklenmemiştir.
Burası Onedio'nun "Sessiz Köşe"si
Burası Onedio'nun 'sessiz köşesi'. Gün içinde işlerden sıkıldığında, bildirimler seni yorduğunda, cep telefonuna artık cevap vermek istemediğinde buraya gelecek, rahatlayacak, kafanı boşaltacaksın. Burası herkese açık ama sana özel köşe. Şimdi kulaklıklarını tak, müziği aç, sesi yükselt ve 1-2 dakikanı bize ver. Merak etme sen buradayken kimse hayati derecede önemli bir ileti paylaşmayacak... Emin ol...Şimdi müziği aç ve başla...
'F.Bahçe Sayesinde Hala Buradayım'
Türkiye'ye geldiği ilk sezonda Samsunspor formasıyla Fenerbahçe kalesine 3 gol birden bırakan Teofanis Gekas, Yunan Nova Sport radyosuna konuştu.Gekas, son dönemde Yunan futbolcuların Türkiye'ye gelmesinde kendisinin payı olduğunu söyledi.Geçen sezon Kayserispor'a gelen Tziolis ile bu sezon Trabzonspor'a transfer olan Papadapoulos'un kendisinden bilgi aldığını açıkladı. Mitroglou ile de konuştuğunu, vatandaşının Türkiye'ye gelmeye hazırlandığını ama transferin son anda suya düştüğünü itiraf etti. Yunan Milli Takımı'nda oynamak için her zaman hazır olduğunu belirtti. İstanbul takımlarından teklif aldığını ama daha sonra görüşmelerin sonunun gelmediğini belirtti.Gekas hafta sonunda oynanacak Fenerbahçe maçı içinse, 'Belki de şu anda ilk sezonumda Fenerbahçe maçında 3 gol attığım için hala buradayım. O yüzden Fenerbahçe'nin benim için yeri bambaşka. Sezona iyi başladım. 3 maçta 4 gol attım. Belki Fenerbahçe'ye bu kez 3 gol atamam ama 2 gol atsam da yeter' esprisini yaptı.Şampiy10
Shellshock Dünyayı Tehdit Ediyor
Nisan ayında ortaya çıkan ve binlerce bilgisayarı etkileyen HeartBleed'den sonra bilişim dünyası şimdi de Shellshack açığının tehdidi altında. Uzmanlar milyonlarca bilgisayarın bu açıktan etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.Gelmiş geçmiş en büyük açıklardan biri olarak kabul edilen HeartBeed'den de tehlikeli olan bir güvenlik açığı bulundu. Unix ve Linux işletim sistemlerini etkileyen açık Shellshock ya da Bash olarak isimlendiriliyor.Açık sayesinde kötü niyetli kişiler bu işletim sistemlerini kullanan bilgisayarları uzaktan ele geçirebiliyor. Güvenlik şirketlerince bu açığı kullanan az sayıda saldırı kayda geçirilmiş olsa da yakında bu sayının artmasından endişe ediliyor.Dünya çapında özellikle sunucularda ve kurumsal şirketlerde Linux, Unix ya da bu işletim sistemlerinin farklı sürümleri kullanılıyor. Benzer şekilde Apple tarafından üretilen Mac işletim sistemi de Unix tabanlı. Benzer açıktan Mac bilgisayarların da etkilenebileceği uyarısı yapıldı.BBC'ye açıklamalarda bulunan Profesör Alan Woodward, Hertbleed açığının dünya çapında 500 bin bilgisayarı etkilediğine dikkat çekerek, 'Shellshock'ta bu rakam 500 milyon olabilir' dedi.İşletim sistemi üreticilileri birçok Unix işletim sisteminde komut satırı olarak kullanılan Bash modülündeki bu açığı kapatmak için yamalar yayınlamaya başladılar.Al Jazeera'ya açıklamada bulunan güvenlik araştırmacısı Evren Yalçın şunları söyledi:Shellshock, HeartBleed'den daha tehlikeli bir zafiyet. Şu an itibariyle internete bağlı Unix tabanlı milyonlarca cihaz bu açıktan etkilendi. Evinizde, arabanızda güvende olmayabilirsiniz. Shellshock zafiyetinin etkileri uzaktan kontrol edilebilen kapı kilitlerine, Tesla Motor'un elektrikli arabalarına, evinizdeki akıllı televizyonlara kadar uzanıyor. Bu yüzden, hayatımızın her alanında aktif bir şekilde kullandığımız bu cihazların acil bir şekilde güncellenmesi gerekiyor.Kaynak: BBC ve Al Jazeera
iPhone 6 ve iPhone 6 Plus İstanbul'da Satışa Sunuldu
Apple'ın sabırsızlıkla beklenen yeni modelleri iPhone 6 ve iPhone 6 Plus, İstanbul'da satışa sunuldu. iPhone meraklıları, saat 00.00'dan itibaren yeni telefonlarına kavuştu.Apple'ın yeni ürünleri iPhone 6 ve iPhone 6 Plus, Türkiye'de gece saat 00.00 itibariyle satışa sunuldu. Türkiye'ye ilk kez getirilen yeni model telefonlar satışa sunulmadan önce çok sayıda müşteri, Bakırköy, Kadıköy ve Sarıyer'deki elektronik malzeme satan mağazalara akın etti. Mağazalar önünde sıraya giren vatandaşlar, saat 00.00'da kepenklerin açılmasıyla birlikte içeri girmeye başladı. İstedikleri model iPhone 6 telefonları alan vatandaşların, kasada ödeme yaparken oldukça heyecanlı oldukları görüldü.3 KİŞİYE TELEFON HEDİYE EDİLDİKadıköy, Suadiye'de bulunan bir GSM mağazasında bilgi yarışması düzenlendi. Vatandaşlara dağıtılan numaramatiklerle sorulan sorulara doğru yanıt veren ilk 3 kişiye iPhone 6 hediye edildi. Sınırlı sayıdaki telefonlar dakikalar içerisinde tükendi.TÜRKİYE'DEKİ SATIŞ FİYATLARIiPhone 6'nın Türkiye'deki satış fiyatı:16 GB iPhone 6: 2 bin 349 TL, 64 GB iPhone 6: 2 bin 649 TL, 128 GB iPhone 6: 2 bin 949 TLiPhone 6 Plus'ın satış fiyatı:16 GB iPhone 6 Plus: 2 bin 649 TL, 64 GB iPhone 6 Plus: 2 bin 949 TL, 128 GB iPhone 6 Plus: 3 bin 249 TL'BİR AYDIR BEKLİYORUM'iPhone 6 için mağaza kapısı önündeki kuyrukta bekledikten sonra istediği model cep telefonunu alan Ataberk Calaz isimli müşteri, 'Bir aydır bekliyorum. Çok heyecanlıydım. İlk olarak aldığım için mutluyum. iPhone 6 Plus 64 GB 2.950 liraya aldım' şeklinde konuştu.'GAYET HOŞ VE ZARİF BİR TELEFON'Başka bir vatandaş ise, 'Şuan ki piyasada en lüks telefon olarak görülüyor. Gayet hoş ve zarif bir telefon. Ön siparişi vermiştim zaten. Eski telefonumu satmıştım ve iki aydır bu telefonun çıkmasını bekliyordum' ifadelerini kullandı.Ozan URAL - Ramazan EĞRİ - Soner HASIRCIOĞLU / İstanbul DHA
E-5'te Zincirleme Kaza!
D- 100 Karayolu Pendik mevkii Ankara istikametinde 16 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. DHA muhabiri Elvan Ezber'in aktardığı bilgiye göre yolun Ankara istikameti kapandı. Kazada şans eseri hayatını kaybeden olmadı, 3 kişinin yaralı olduğu belirtiliyor. Ayrıntılar gelecek...DHA
Gazetelerde Bugün | 26 Eylül Cuma
Hürriyet: Sınırda şu an Milliyet: Peninsula mutabakatı Sabah: 'Darbeciyle aynı masaya oturmam'Vatan: İşkenceye ‘fırça’ var ceza yok! Taraf: Darbe itirafı Akşam: Yabancı evdeki huzura koştu Birgün: 'Alo Fatih'in nedeni Konya Ilgın madeniStar: Paralel'le kirli takas Cumhuriyet: Kara listede Türkiye iziYeni Şafak: Kırmızı çizgi çözüm süreci Zaman: AYM, yasakçı düzenlemeleri esastan inceleyecekEvrensel: Tecavüze uğradığı cezaevine gönderildi
‘Tampon’ mu, ‘Güvenli Bölgeler’ mi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye'nin IŞİD’e karşı “askeri destek verebileceğini” söylemesiyle birlikte yeni bir tartışma başladı.Bu açıklamanın hemen ardından Türk yetkililer, “tampon bölge” ya da “güvenli bölge” ve bunlara ek olarak “uçuşa kapalı bölge” olasılıklarını gündeme getirdi. Bu kapsamda Türkiye’nin, IŞİD’le mücadeleye ne kadar katkı yapacağıyla ilgili tartışmalar ise daha da büyüdü.2 Ekim Salı günü TBMM Genel Kurulu’na gelmesi beklenen Irak ve Suriye ile ilgili tezkereler de Ankara’nın gündemini oldukça meşgul etmeye başladı. Hükümet, tezkerelerin içeriğine ilişkin net açıklamalar yapmazken, ana muhalefet partisi CHP “tezkerenin içeriğine katkı yapalım” diyerek hükümete çağrıda bulundu.Özcan: Politik hedefiniz, stratejiniz olacakBBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Tezkerenin içeriği de dahil her türlü katkıya hazırız ama öncelikle hükümetin bir talebi ya da teması olması lazım” dedi.Altay, ‘IŞİD’le mücadelede, Kürtlere silah yardımı yapılması’ yönündeki kimi taleplere karşı, “O konuda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yorumu, görüşü önemli. IŞİD’le mücadele etmek için her yol da mubah değildir. İç güvenlik hassasiyetlerimizi de dikkate alarak süreci götürmek lazım” ifadesini kullandı.TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nihat Ali Özcan, ‘tampon’ ya da ‘güvenli bölgeler’in teknik tarifinin birbirinden farklı olduğunun altını çizdi.Özcan, “Tampon bölgede, daha çok sınır güvenliğiyle ilgili ve geride sizin bölgenizin güvenliğini sağlaması açısından talepte bulunuyorsunuz. Güvenli bölgede ise güvenlik kenarda kalıyor, insani amaçlarla bunu yapmak istediğiniz argümanı ön plana çıkıyor. Bu nedenle böyle bir fikri uluslararası alanda daha kolay kabul ettirebilirsiniz” dedi.‘Güvenli bölgeler doğru bir tercih mi’ sorusuna Özcan, “Bu, tek başına hiçbir şeyin çözümü değil. Sizin önce bir politik hedefiniz, onu da gerçekleştirmek için bir stratejiniz olacak. Eğer o stratejinizin bir parçası ‘tampon’ ya da ‘güvenli bölge’, ‘uçuşa yasak bölge’ ise ancak o zaman bunun bir karşılığı, anlamı olur. Yoksa tek başına böyle bir şey yapıyorsanız, ‘neden yapıyorsun’ sorusu sorulduğunda, cevap veremezsiniz. Stratejinizin parçasıyla evet, gerekçesi de kendi içinde tutarlı olur. Tüm bunları gözetmeden, ‘bu mu, bu mu’ yaparak sorunun üstesinden gelemezsiniz” yanıtını verdi.Turan: ‘Tampon’ oluşturmak birkaç yönden güçİstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan ise Türkiye’nin ‘tampon bölge’den beklediği faydayı, “Suriye’den kaynaklanan göçün bu tampon bölgede tutulması ve Türkiye’ye gelmemesi” diye açıkladı.Turan, bunu gerçekleştirmenin ise “birkaç yönden güç olduğunu” ifade etti ve “Birincisi, bir tampon bölge kurulabilmesi ve oraya yerleşecek nüfusun korunabilmesi için siz, o bölgenin saldırıdan korunmasını da temin etmek mecburiyetindesiniz. Bu da ancak sizin oraya karadan silahlı güç göndermenizle mümkün olabilecek bir şeydir. Bölgenin uçuşa yasak ilan edilmesi, oranın yeterince korunmasını sağlamaz. İkincisi, dar olması düşünülen bir tampon bölgede çok sayıda nüfusun barındırılması son derece güçtür” yorumunu yaptı.Turan ayrıca tampon bölgenin gerçekleştirilmesi için uluslararası işbirliği yapılması gerektiğini de ekledi ve Suriye’nin “böyle bir tampon bölge kurulmasını kendi egemenlik hakkının ihlali olarak göreceğini” söyledi.Kaplan: Çözüm sürecini dinamitlerHalkların Demokratik Partisi (HDP) ise ‘tampon bölge’nin “fikrine” bile karşı. HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ‘tampon bölge’ kurulması durumunda Suriye'nin kuzeyinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Rojava bölgesindeki “direnişin de kırılacağı” yorumunu yaptı ve 'Tampon bölge kurulma fikri, çözüm sürecini dinamitler' dedi.Kaplan, çözüm sürecinin, “Türkiye'deki Kürtler açısından olduğu kadar, Rojava ve Irak'taki Kürtler açısından da geçerli, birbiriyle bağlantılı bir süreç” olduğunu savundu ve “Kimin arasına tampon kuruyorsunuz? Bunların hepsi akraba' diye konuştu.Gazeteci Semih İdiz ise ‘tampon bölge kurulması yönündeki tartışmaların çözüm sürecine zarar vereceği’ ve ‘sınırın diğer tarafındaki Kürt halklarını dağıtacağı’ yönündeki yorumlar için “Bunlar biraz yakıştırma. Çünkü şimdi ilk etapta herhalde Kürt Devleti, Türkiye gibi konularla meşgul değiller. Şu anda kendilerinin halklarının güvenliklerini sağlamakla meşguller” dedi.Bu yöndeki yorumlar için “spekülatif kalıyor” ifadesini kullanan İdiz, “Şu anda bölgede sadece Kürtler değil, bir koalisyon var. Hem Özgür Suriye Ordusu, hem de ılımlı ve Batı'yla işbirliği yapan İslami Cephe var. Bu tip yorumlar mevcut durum karşısında biraz prematüre gibi geliyor bana” yorumunda bulundu.Sinan Onuş | BBC Türkçe
Polis Aracına Silahlı Saldırı
DİYARBAKIR'da devriye görevi yürüten polis aracına uzun namlulu silahlarla açılan ateşte 3 polis yaralandı. Saldırıda yaralanan ve aracı kullanan polis memuru hiç durmadan otomobili özel bir hastanenin acil servisine kadar ulaştırdı. Diyarbakır'da saldırıyı düzenleyenlerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı.Olay, saat 23.30 sıralarında merkez Kayapınar İlçesi Peyas Mahallesi'nde meydana geldi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne ait resmi 2 polis aracı, devriye görevi yürütürken, kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından uzun namlulu silahlarla tarandı. Açılan ateşte araçta bulunan 3 polis yaralanırken, yaralı polislerin de saldırganlara ateş açtığı öğrenildi. Ateş açılması üzerine saldırganlar bölgeden kaçtı.Kendisi ile 2 polisin yaralandığı aracının sürücüsü hiç durmadan otomobilini olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede bulunan özel bir hastanenin acil servisine ulaştırdı. Burada polisler tedaviye alındı. Yaralı 3 polisin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Diyarbakır'da 3 polisin yaralandığı silahlı saldırıyı düzenleyenlerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı. Kentin giriş ve çıkışları tutulurken, polis olası yeni bir saldırıya karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıldı.Canan ALTINTAŞ/DİYARBAKIR,(DHA)
Kulak Çubuğundaki 5 Tehlike
Uzmanlar uyarıyor: Kulak çubuğu deyip geçmeyin!Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdar Baylançiçek, normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilen kulak çubuklarının, kulak kanallarının içini temizlemek amacıyla bilinçsizce derinliklere sokularak temizlenmesi durumunda mantardan kulak zarında delinmeye, enfeksiyondan işitme kaybına dek birçok hastalığa yol açabileceğini belirterek uyarıyor.Dr. Baylançiçek, kulak çubuğundaki o 5 tehlikeyi anlattı.DIŞ KULAK YOLUNDA ÇİZİK YA DA ZEDELENME MEYDANA GELİYORÖzellikle yaz aylarında havuz, deniz ve duş esnasında suyla temas artarken; kulağını sık sık temizleme ihtiyacı hisseden ve kulak çubuğuyla karıştıran insanlar, dış kulak yolunda gözle görülmeyen bazı çiziklere, zedelenmelere yol açabiliyor. O zedelenmeler ve çatlaklardan bakteriler kolayca girerek dış kulak yolunda enfeksiyona neden olabiliyor. Haliyle çok kolay enfeksiyon kapılıyor. O nedenle bilinçli hareket etmek, kulak çubuklarını kulakların derinliklerine doğru koyuvermemek gerekiyor.KİRLER DAHA DA DİBE İTİLİYORNormalde dış kulak yolu kahverengi bir salgı yapıyor. Dış kulak yolunu enfeksiyonlardan koruyan bu salgı normalde dış kulak yolu tarafından dışarı atılıyor ama biz onu günlük yaşantımızda göremiyoruz. Dışarı atılmasında problem olması durumunda ise bu içeride birikebiliyor. İşte o salgıyı kulak çubuğu ile temizleyeceğiz derken aslında tam tersi o birikenleri daha da içeri atıp birikmesine neden olabiliyor, dış kulak yolu kanalını kapatabiliyoruz.İŞİTME KAYBINA YOL AÇABİLİYORKulağımız doğal yapısı gereği kendi kendini temizleme özelliğine sahip. Üstelik kulak kirleri sanılanın aksine kulağımız için faydalı. Ama kulak çubuğu ile bu faydalı kirlere müdahalede bulunarak kendi kendimize kötülük yapıyoruz. Zira bilinçsiz kullanım kulak tıkanıklıklarını hatta işitme kaybını beraberinde getirebiliyor.KULAK ZARINDA DELİNME MEYDANA GELEBİLİYORKulak zarı yaklaşık 2.5-3 santim ileride yer alıyor. Ani ve aşırı basınç değişikliklerinin yanı sıra, patlama, aşırı ses, travma, Tokat atma ve darp gibi sebeplerle delinebilen kulak zarı, kulak çubuğu ve şişle kulağı kurcalama sonucunda da aynı sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle özellikle havuz, deniz ve duştan sonra kulağın nemini almak yeterli oluyor.MANTARA NEDEN OLABİLİYORKulak çubukları normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilmesine karşın, kulak kanallarının içini temizlemek için bilinçsizce derinliklere sokulması kulağın kendi kendini doğal yoldan temizleme mekanizmasını bozduğu gibi buşon denilen tıkaçların ortaya çıkması ve suyla temasıyla mantar gelişimine de neden olabiliyor.Milliyet
Dövme ve Dövme Ekipmanları ile İlgili Bilgi Sahibi Olmanızı Sağlayacak İlginç Çalışma
Son zamanların en popüler bilim blogu haline gelen Smarter Every Day'den Destin dövme makinesinin nasıl çalıştığına, kaç tip makine olduğuna ve iğne çeşitlerine dair harika bir çalışma hazırlamış. İşin mutfağına giderek her şeyi ustasından öğrenen ve bizlere aktaran Destin'e teşekkür ederiz. Hem ekipmanları tanıyalım hem de makinenin çalışma mantığını öğrenelim.Makine tipleriyle başlıyoruz...