onedio
25 Renklendirilmiş Fotoğrafla Devrimden Önce Rusya
Sergey Prokudin-Gorsky (1863-1944), yazar Tolstoy'un porte fotoğrafını renklenerek ünlendi. 1909 yılında ise Çar II. Petro'nun dikkatini çekti.Produkin'in daha sonra çar ve çarın ailesi ile yapacağı toplantılar hayatının dönüm noktası olacaktı. Çar, Produkin'in bundan sonra yapacağı işler için finansman sağladı ve yetki verdi. Sonraki 10 yıl boyunca, karanlık oda olarak tasarlanmış bir araçla birlikte Produkin, bütün Rusya İmparatorluğu'nu katederek 10.000'den fazla renklendirilmiş fotoğraf çekti.
Sürpriz Bir Şekilde Cinsiyetçilikten Sınıfta Kalan 10 Popüler Film
Sinema kültürünün sadece izlemekle değil, çözümlemekle de ilgili olduğunu düşünenler beri gelsinler. Birazdan bahsedeceğim test, bundan sonra film izlerken 2 kat dikkatli olmanıza sebep olabilir. Daha önce duymamışlar için Bechdel Test, filmleri değerlendirmek için 1985 yılında Alison Bechdel tarafından geliştirilen bir tekniktir. Bir filmin bu testten geçmesi için temel kriter, bir sahnede bir ya da daha fazla kadının mevzubahis erkeklerin olmadığı konuşmalar yapmasıdır. Fakat bu konuşmalar basmakalıp kadın muhabbetleri üzerine olursa - ayakkabı, çanta vs- filmimiz yine testten geçememiş sayılacaktır. Bu şekilde kulağa basit geliyor ancak 2500 film içerisinden yapılan değerlendirmede, sadece yarısı bu testi geçebilmiştir. Durumu netleştirmek adına, testi geçmesi filmin iyi ya da kötü olduğu anlamına gelmemektedir. Filmin testi geçememesi de filmin kadın düşmanı olarak adlandırılamayacağı gibi, testi geçmesi de feminist bir film olduğunu göstermemektedir. Örnek vermek gerekirse, Alien filmi bu testi geçmiştir. Çünkü filmde, Ripley ve Lambert'ın Alien hakkında ufak bir konuşmaları vardır.Şimdi gelin fenomen ve bu testi geçememiş testlere bir göz atalım
Yalnız Kalmaktan Keyif Almaya Başladığınızda Yaşayacağınız 10 Değişiklik
Yalnız olmak ya da tek başına takılmak genel olarak kötü algılanan bir durum. Asosyal, hiç arkadaşı olmayan ya da istenmeyen biri olarak algılanmanız kaçınılmaz. Ama yalnızlığınızla barıştıkça, kendi kendinize zaman geçirmekten keyif aldıkça tüm genellemelere inat bunun hiç de kötü bir şey olmadığını aksine bir çok getirisinin bulunduğunu anlarsınız.
Reklam
Vergide de 'En Az Üç Çocuk' Düzenlemesi Geliyor
Üç çocuk sahibi olan asgari ücretlilerin vergi yükü sıfırlanacak; bekar olanlar ise yandı...Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘ en az üç çocuk ’ söylemi konusundaki teşviklere bir yenisi ekleniyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çocuk sayısına göre belirlenen vergi oranlarının yeniden düzenleneceğini ve üç çocuk sahibi olan asgari ücretlilerin vergi yükünün sıfırlanmasına yönelik çalışma yaptıklarını açıkladı.Cumhuriyet’ten Mahmut Ilıcalı’nın haberine göre , Şimşek asgari ücretlilerin vergi düzenlemesiyle ilgili açıklamayı, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz’ın asgari ücretten alınan vergilerin kaldırılıp kaldırılmayacağına yönelik soru önergesine cevaben yaptı.BEKAR OLAN YANDIBakan Şimşek, asgari ücretlilerin gelir vergisi oranlarını bekar, evli ve çocuklu kategorilerine göre düzenlediklerini belirtirken, 891 lira ücret alan dört çocuk sahibi asgari ücretlilerin yüzde 12.8’lik vergi yükünden kurtulduğunu, üç çocuklu ücretliler için de düzenlemelerinin olduğu yanıtını verdi.Şimşek, diğer vergi oranlarını da şöyle açıkladı: “ Yüzde 12.8 oranındaki vergi yükü bekâr için yüzde 5.3; evliler için yüzde 3.8; evli ve bir çocuklu için yüzde 2.6; evli ve iki çocuklu için yüzde 1.5, evli ve üç çocuklu için yüzde 0.7; evli ve dört çocuklu için yüzde 0. ”Bu durumda, bekar veya tek ve iki çocuğu olan ancak asgari ücretle çalışan ailelerden ‘gelir vergisi’ alınmaya devam edecek.Demokrat Haber
"Hükümet, Aşırı Dinci Grupları Silahlandırdı"
AKP kurucusu Fırat, Kobani için bütün Kürtlerin hassas olduğunu belirterek, eylemlerde sadece HDP’lilerin değil, AKP’ye oy verenlerin de yer aldığını söylediKobani protestolarında ölenlerin sayısı 39’a ulaşırken yüzlerce kişi yaralandı. Diyarbakır başta olmak üzere bölge savaş alanına dökerken, STK yöneticileri, akademisyen ve siyasetçiler yaşananları Taraf’a değerlendirdi. Yaşanan olayların kaygı verici olduğu kanısının yaygın olduğu bölgede, sürecin provokasyonlara kurban edilmemesi gerektiği savunuldu.AKP’nin kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat: “Hükümet Rojava’daki oluşumun önünü kesebilmek için aşırı dinci gruplara tavizler vererek, silahlandırıp maddi destek sağladı. Tüm bunlar birikerek bu aşamaya geldi” dedi.SOKAKTA AK PARTİYE OY VEREN DE VARDIMehmet Fırat, sokak eylemlerinde sadece HDP’lilerin değil, AKP’ye oy verenlerin de olduğunu söyledi. Kobani konusunda tüm Kürtlerin hassas olduğunu belirten Mehmet Fırat, “Bu ayaklanma birden ortaya çıkmadı. Birikmeler uzun süre devam etti. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antep’te “Kobani düştü, düşüyor; PKK ile IŞİD’in farkı yok” gibi söylemleri bardağı taşıran son damla oldu. Dolayısıyla gösterilere baktığımız zaman ilk kez böylesine bir toplu hareket oluyor. Yoksa HDP ve PKK birçok kez halkı sokağa çağırdı. Fakat hiçbir zaman böyle bir ayaklanma olmadı. Dolayısıyla bunu HDP’ye, bir siyasi düşünceye veya örgüte mal etmenin yanlış olduğu kanısındayım” dedi.KOBANİ KÜRTLER İÇİN BİR SEMBOLDÜRKobani’nin sadece Türkiye’deki Kürtleri ilgilendiren bir konu olmadığını, dünyadaki tüm Kürtleri ilgilendir-diğini belirten Fırat, “Özellikle Suriye, Türkiye, İran ve Irak’taki Kürtlerin bir nevi simgesi haline gelmiş durumda. Olanları bu şekilde değerlendir-mekte fayda var. Tabii bu sırada can kayıpları, yağmalamalar gibi hoş olmayan hadiseler de oldu. Bu ayaklanma sadece protestoyla sınırlı kalsaydı vatandaşın hakkı olarak kalırdı” diye konuştu.Ergenekon hâlâ ayaktaGösterilerin provoke edildiğini belirten Fırat, Atatürk heykellerine ve bayrağa saldırılmasını örnek gösterdi. Bu filmin daha önce de sahnelendiğini hatırlatan Fırat, “Mersin’deki büyük bayrak provokasyonuna benzer bir şey. Ben her zaman söylüyorum, Ergenekon hâlâ ayakta. Tahminimce Demirtaş da böyle bir çağrı yaptığında bunların olmasını beklemiyordu. Demek ki o da kontrol edemiyor” dedi.“IŞİD’in yaralılarını tedavi ediyorlar”Sorunun bu aşamaya gelmesinin hükümetin politikasından kaynaklandığını ifade eden Dengir Mir Mehmet Fırat, şöyle devam etti: “Hükümet en son yaralıları tedavi ediyordu, sağlık bakanı kendisi ifade etti. ‘IŞİD yaralılarını tedavi etmek insani bir durumdur’ diye açıklama yaptı. O sırada YPG’li Kürt bir gencin cenazesi geldiğinde morga dahi alınmasına engel olundu ve orada hadiseler çıktı. Bu büyük bir çelişkidir. Tüm bunlar damla damla birikti ve bu noktaya geldi.ESAD ŞARTI, BATIYA ŞANTAJDIRKobani konusunda kimse, Türk ordusunun işgal veya tarafsız bölge oluşturma planını istemiyor. Mesela ABD uçaklarının bombardımanları çok kesin sonuç vermiyor. Çünkü hedeflerin lazerle işaretlendirilmesi yapılamıyor. Kuzey Irak’ta veya Güney Kürdistan’da çok daha etkili oluyor uçaklar çünkü orada ABD’nin özel kuvvetleri hedefleri işaretleyebiliyor. Veya koordinatları çok net verebiliyorlar. Türkiye burada müttefik güçlere o koordinatları belirleyip verebilir. İncirlik’i açabilir, ki daha evvel bu da konuşulmuştu. Ama şimdi Esad’ın düşürülmesi şartını öncelikli hale getirip, bunu batıya, ABD’ye bir şantaj unsuru olarak kullanmasını ben çok da doğru bulmuyorum.”“Devlet kendi vatandaşına misliyle cevap vermez”Konuşmasında hükümetin kullandığı dili de eleştiren Mehmet Fırat, şunları söyledi: “Devlet hiçbir zaman kendi vatandaşına misliyle cevap vermez. Sükuneti, asayişi sağlar. Misliyle cevap bir savaş halinde düşmana karşı yapılır. Türkiye daha önce Suriye’den buraya mermi düşerse biz bunu misliyle cevaplarız demişti. Orada bir karşıtlık var. Oturup düşünülmesi lazım neden bu noktaya gelindiğini konusunda, sebepleri çözümlemek gerekir. Ve biraz daha sükunet, itidal gerekir. Bu da devlete, devleti yöneten insanlara düşer.”Hükümet yanılgı içindeMazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, protesto sırasında ölümlerin meydana gelmesinin provokasyon olasılığını güçlendirdiğini belirtti. Öcalan’ın sükunet çağrısına rağmen gerginliğin devam etmesinin bu olasılığı güçlendirdiğini ifade eden Ünsal şunları söyledi: “Özellikle Kobani konusunda hükümetin öngörüsü sağlıklı değildi. Olaylar öncesi Türkiye’yi yönetenler, ‘Kobani sorunu sürece nasıl yansır’ yanılgısı içindeydi. Görünen odur ki Kobani çözüm sürecini etkiliyor. Suriye sorunu bizim iç sorunumuz diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Kobani’yi dış mesele olarak görmesi başlıca sorun.Bu yaklaşım doğal olarak sokaklara yansıdı. Kobani’de bir trajedi yaşanması öfke patlamasına neden oluyor. Bu öfke patlamasının olması doğal. Öte yandan Kobani sorunu olduğu gibi duruyor. Adım atılmış değil. Sokakların durulması için sadece bir taraf değil, iki tarafında çağrı yapması gerekir. Kobani sorunun devam etmesi sokakları daha çok karıştırabilir. Sokaklar Kobani’nin düşmesi halinde ne olacağını gösterdi. Bunun dikkate alınması gerekir.”Süreci istemeyen gruplar olabilirDicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, yaşanan olayların kaygı verici olduğunu söyledi. Çözüm sürecinin en kritik ve en keskin aşamalarından geçildiğini ifade eden Vahap Coşkun, “Bir çok ilden ölüm haberi geliyor, farklı gruplar karşı karşıya gelmiş durumda” diyerek, yaşanan ölümlerin provokasyon olasılığını güçlendirdiğini söyledi.Gerek devlet, gerek PKK veya farklı grupların içinde olduğu bir kesimin sürecin bu şekilde ilerlemesini istemiyor olabileceğine dikkat çeken Coşkun, “Çözümü istemeyen bu kesimler harekete geçmiş olabilir. Karşılıklı birbirini suçlamak yerine, durumun daha da kötüye gitmemesi için, ne yapılabilir, bunun konuşulup tartışılması gerekir” ifadesini kullandı.Kobani'ye sadece insani yardım yeterli değilBu aşamada öncelikle sokakların boşlatılması gerektiğini savunan Coşkun, hareketli olan sokakların karşıt görüşlü grupların çatışma olasılığını güçlendirdiğini söyledi. Kobani sorununun hâlâ güncelliğini koruduğunu ifade eden Coşkun, “İnsanların hassas olduğu bu konuda Türkiye’nin özelikle Kobani’ye sadece insani yardım yapması demek ki yeterli değilmiş. Kürtlerin temel beklentisi Türkiye’nin koalisyon güçleri ile birlikte YPG’ye yardım etmesidir. Bu toplumda önemli derecede rahatlama sağlar” dedi.“HDP o kadar insanı sokağa çıkaramaz”Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, yaşanan olayların karanlık elleri suçlayarak çözülemeyeceğini söyledi. Mehmet Kaya, HDP’nin tek başına o kadar insanı sokağa dökemeyeceğini belirterek, toplumda kırılma yaşandığını söyledi. Kaya, eylemlerin sivil itaatsizlik olduğunu belirterek, bugün HDP ile sokağa çıkanların yarın kendi kendinelerine hareket edebileceğinin tespitinde bulundu.Mehmet Kaya, “50 yıldır Diyarbakır’da yaşıyorum. İlk defa böyle toplumsal bir hareketin, hemen hemen tüm kesimleri kapsadığını ve sokaklara çıktığını gördüm” dedi. Kaya, bu tepkinin altına bir sosyoloji yattığını söyledi. Kürt toplumunun çözüm sürecine rağmen sokağa çıkmasının doğru anlaşılması gerektiğini ifade eden Kaya, “Toplumun taleplerini ve toplumun geldiği noktayı iyi ölçemeyen bir hükümet var. Çözüm süreci adı verilen ve neredeyse iki yılını dolduracak olan bu süreç, insanların ne sosyal ne de ekonomik yaşamlarına temas edecek noktada değil. Toplum beklenti içerisindeydi. Beklentiler neredeyse ortadan kalktı ve insanlarda bir aldatılma endişesi oluşmaya başladı” diye konuştu.HDP’li olmayıp sokağa çıkan büyük bir kesimin şiddet eylemlerini tasvip etmemekle birlikte hükümetin politikalarından rahatsız olduğunu hatırlatan Kaya, “Sadece HDP değil Kürt kimliği olan bir çok kesim son dönemlerde hükümetin Kobani’ye bakışından, kullandığı dilden, barış sürecinde ağır hareket etmesinden rahatsız. Adıyaman, Gaziantep, Şırnak Diyarbakır’da herkes sokağa çıkmıştı. AK Parti’lisi, HDP’lisi, muhafazakarı da vardı” dedi.Hükümet'in IŞİD’i desteklediğine yönelik algı varKaya, Kobani konusunda hükümetin sadece batıdaki algıyı yönetmeye kalkıştığını söyleyerek “Burada hükümetin IŞİD’e destek verdiği konusunda bir inanç var. Orada savaşan Kürt gençlerinin sınırda bekletilerek kan kaybından öldüğü gerçeği var. IŞİD Kürt gençlerinin, kızlarının kafasını kesiyor. Bunların hepsi Kürtlere bir travma yaşatıyor. Hükümet de dönüp ‘IŞİD ile PKK-PYD aynıdır’ dediği zaman bölgedeki kırılma yaşanıyor” tespitinde bulundu.HDP olmadan da ayaklanma olurÇözüm süreci ve çatışmasızlığın toplumsal ayaklanmayı sadece ertelediği tespitinde bulunan Kaya, “Selahattin Demirtaş’ın açıklamaları bu ayaklanmaları bir süreliğine erteler. Toplumsal ayaklanmayı ortadan kaldıracak, toplumsal rahatlama sağlayacak adımlar atılmalıdır. Bir süre sonra artık küçük bir kıvılcımla, HDP’nin çağrısı bile olmadan tekrar daha büyük çatışmalar yaşanabilir. Bu toplumsal başkaldırıyı iyi çözümlemek lazım” dedi.BAHAR KILIÇGEDİK-REMZİ BUDANCİR / DİYARBAKIRTARAF
Reklam
Efsane Dizi Oyun Olarak Geri Dönüyor
Bilim kurgu alanındaki en iyi televizyon dizilerinden biri olarak kabul edilen 'Firefly', çevrimiçi rol yapma oyunu olarak geri dönüyor. 'Firefly Online', 2015'te piyasaya çıkacak.Yüzbaşı Malcom 'Mal' Reybolds ve mürettebatının galaksinin uçsuz bucaksız köşelerinde geçen görevlerini konu alan Firefly, video oyun olarak 12 yıl sonra geri dönüyor. Quantum Mechanix (QMx) ve Spark Plug Games, 'Firefly Online' adlı oyunun gelecek yıl sunulacağını açıkladı.Space.com'un haberine göre, 'Firefly Online Cortex' adı verilen bir platform sayesinde, oyuncular Firefly Online henüz piyasaya sunulmadan karakterlerini oluşturabilecek. New York Comic Con etkinliğinde yapılan açıklamada, oyundaki karakterleri dizinin orijinal oyuncularının seslendireceği ifade edildi.QMx, 'Cortex'in gezegenlerarası iletişim ağı olarak görev göreceğini ve oyunculara yardımcı olacak ipuçları sunacağını' belirtti. Oyuncular ayrıca Cortex'de eşya takası yapabilecek. Çevrimiçi rol yapma oyunu olarak sunulacak Firefly Online'da, her oyuncu bir uzay gemisinin kaptanı olacak ve kendi mürettebatını kuracak. Sadakat unsurunu öne çıkaran oyunda, mürettebat kaptanın verdiği emirlere göre zamanla daha sadık veya isyankar hale gelebilecek.Yapımcılar, oyunda Yüzbaşı Reynolds ile Inara arasındaki geçmişi konu alan bir aşk hikayesi olabileceğini de not düştü. Inara karakterini canlandıran ve en son olarak Homeland serisinde oynayan Morena Bacarin, Comic Con için yapılan röportajda 'Firefly'ın sürekli eğlendikleri harika bir tecrübe olduğunu' belirtti.QMx, oyunun tanıtımı için dizinin oyuncularıyla röportaj serisi yayınlanacağını duyurdu. Firefly Online'ın, 2015 baharında sunulması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
Gazetelerde Bugün | 12 Ekim Pazar
Hürriyet: Kritik SeçimMilliyet: Üçüncü güç planıVatan: Cezalar artıyorTaraf: AKP'li kürtlerde ayaklandıZaman: Yardımların engellenmesi Gazze'ye en büyük kötülükCumhuriyet: Sokağa sıkı yönetimYeni Şafak: Bize şantaj sökmez
THY Uçağının Motoruna Kuş Sürüsü Girdi
İstanbul-Trabzon seferini yapan Türk Hava Yolları'na (THY) ait yolcu uçağının motoruna, kalkışından kısa süre sonra kuş sürüsü girdi.Uçak Atatürk Havalimanı'na geri dönmek zorunda kaldı.THY'nin TK-2830 sefer sayılı Airbus 321 tipi yolcu uçağı, 120 yolcusuyla Trabzon seferini yapmak üzere saat 20.40'da Atatürk Havalimanı'ndan havalandı. Ancak kalkışından kısa süre sonra uçağın motoruna kuş sürüsü girdi. Durum üzerine, uçağın kaptan pilotu Atatürk Havalimanı Hava Trafik Kontrol Kulesi ile bağlantıya geçerek geri döneceğini bildirdi. Uçak sorunsuz şekilde saat 21.25'de Atatürk Havalimanı pistine iniş yaptı. Uçak bakım için teknik hangar önüne çekilirken, yolcular da başka bir uçakla saat 23.18'de Trabzon'a gönderildi.Haber: Hüseyin ASLIYÜCE / İSTANBUL DHA
Reklam
Sevgilisi Müzisyen Olanların Adı Gibi Bildiği 15 Mevzu
Malum yaratıcılık güçleri geceleri baş gösteriyor ve bu doğrultuda çoğu prova gece gerçekleşiyor. Hatta kayıtlar da.. Yoğun çalışma dönemlerinde yatağa yalnız girip, sabahA karşı sevgilinizi karşılamaya alışır hale gelebilirsiniz.
Erdoğan'dan Putin'e IŞİD Telefonu
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptıkları telefon görüşmesinde İŞİD’in yarattığı tehdit başta olmak üzere uluslararası sorunları değerlendirdi.Kremlin basın servisinden yapılan açıklamada, Türk tarafının inisiyatifi ile gerçekleşen telefon görüşmesinde, 'Uluslararası konularda fikir alışverişi yapan iki lider İŞİD konusuna dikkat çektiler' ifadesi kullanıldı.Ayrıca, açıklamada iki liderin yıl sonunda Türkiye'de düzenlenmesi planlanan Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) öncesi gündem maddelerini ele aldıkları ve tarafların başta tarım ve yüksek teknoloji sektörü olmak üzere Rus-Türk ticari ve ekonomik bağlarının geliştirilmesi konusunda anlaştıkları belirtildi.Siyamend KAÇMAZ / MOSKOVA, (DHA)
Mevlüt Çavuşoğlu: 'Farklılıklarını Kaybetmiş Bir Toplum Arayışı İçinde Değiliz'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 'Biz hiçbir zaman tek sesle konuşan, renklerini ve farklılıklarını kaybetmiş bir toplum arayışı içinde değiliz' dedi.NEW YORKDışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, New York Türkevi'nde ABD'deki Türk sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile biraraya geldi. Toplantıya Washington ve Ottawa Büyükelçileri ile ABD'de görev yapan başkonsoloslar da katıldı.Bakan Çavuşoğlu burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, güçlü ittifak ve ortaklık bağları bulunan ABD ile ilişkilerinin dış politikanın önemli sac ayaklarından birini teşkil ettiğini kaydederek, ABD'deki Türk toplumunun her geçen gün daha kuvvetli hale geldiğini söyledi.Türk-Amerikan derneklerinin ABD yönetimi, kongresi ve Amerikan kamuoyu nezdinde önemli roller oynadığını ifade eden Çavuşoğlu, 'Türk- Amerikan toplumunun yeni nesil üyelerinin bir yandan kendi kültürleri ile olan bağlarını korurken diğer yandan Amerikan toplumu ile bütünleşmesini ve toplumsal ve siyasal yaşama başarıyla katılmalarını önemsiyoruz' dedi.'Tek sesle konuşan...'ABD'deki Türk toplumunun dünya ve Türkiye'ye farklı açılardan bakmasının doğal ve yararlı olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, 'Biz hiçbir zaman tek sesle konuşan, renklerini ve farklılıklarını kaybetmiş bir toplum arayışı içinde değiliz' diye konuştu.Türkiye'nin çıkarları gerektirdiği zaman birlikte hareket edilmesinin önemini de vurgulayan Çavuşoğlu, 'Biz hiçbir grup, etnik ya da dini aidiyeti ötekileştirmiyoruz. Bizim için dostlar ve potansiyel dostlar vardır. Diasporamız ise Anadolu'nun tarihi ve özündeki tüm bileşenleri kapsamaktadır. Önemli olan ortak çıkarlarımız ve Türkiye'nin çıkarları söz konusu olduğu zaman bu ortak paydada birleşebilmektir' dedi.'Ermeni iddiaları Türk tarihini şeytanlaştırma girişimi'Bakan Çavuşoğlu, konuşmasında 1915 olaylarının 100. yılı vesilesiyle Ermeni iddialarının tekrar gündeme getirilmesine de değinerek, Ermenistan ve diasporanın uluslararası bir kampanya yürütmekte olduğunu ve Türk tarihi ve kimliğini 'adeta şeytanlaştırma' girişiminde olduklarını söyledi.2015 yılının Türkiye için bir çatışma yılı olmadığını ve bir propaganda savaşının merkezi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, 'Türkiye gibi özgüveni yüksek çağdaş değerleri benimsemiş bir devlet, böylesi bir savaşın içinde yer almaz. Tabiatıyla bu yaklaşım 100 yıl önce yaşanan ve açıklığa kavuşturulması gereken daha pek çok hususun bulunduğu hadiselerin tek yanlı bir hafızayla dayatılmasının kabul edildiği anlamına da kesinlikle gelmez' dedi.Ermeniler'in Osmanlı'nın son yıllarında ve savaş şartlarında yaşadıkları acıların nesilden nesile aktarılarak büyük bir travmaya dönüştürüldüğünü ifade eden Çavuşoğlu, bu ruh halinin ikinci ve üçüncü nesil Ermeniler'i Türkler'den tamamen kopardığını ve kendilerinin bu durumu yadırgadıklarını kaydetti.Tarihe ilişkin meselelerin 'adil hafıza ve nesnel bilgi' temelinde incelenmesi gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, 2015 yılının Çanakkale Savaşının da 100. yıldönümü olduğunu, ancak bu savaşın şimdi Anzaklar ile dostluk doğurduğunu vurguladı.'İç siyasi malzeme yapılmamalı'Ermeni tezlerinin ABD'de iç siyasi malzeme olarak kullanılmasına tepki gösteren Çavuoğlu, 'Başta ABD ve diğer ülkelerin tekil hafızalı tarihi tezleri tartışmasız gerçek olarak kabullenmesine, bunların kanunlarla belirlenmesine destek vermemelidir. Oysa maalesef görüyoruz ki 1915 olayları iç siyaset hesapları ve oy devşirme arayışları ile suistimal edilmektedir. Bu yanlıştır' dedi.'Soykırım' olarak adlandırılan suçun çerçevesinin uluslararası kanunlarla çizilen bir hukuki kavram olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, 'Bu tarihi ortak acıyı, ülkemize karşı bir kampanyanın merkezine yerleştirerek bundan fayda sağlamak isteyen çevrelere Amerikalı dostlarımızla beraber karşı çıkmalıyız. Sizlerden gerçek demokrasilerin yapı taşı olan ifade özgürlüğü temelinde 1915 meselesine ilişkin insani ve ahlaki tutumumuz ile konunun tarihi ve hukuki gerçeklerine dair bilgi temelli görüşlerimizi Amerikan kamuoyuna ve özellikle Ermeni çevrelere mümkün olabildiğince aktarmanızı rica ediyorum' diye konuştu.Bu konuda her türlü çalışma ve işbirliğine açık olduklarını ifade eden Çavuşoğlu, 'Türk ve Ermeni halklarının, bir grup tahrikçi ile onlara şirin görünmek isteyen siyasetçi ve akademisyenlerin esiri olmayacak kadar sağduyuya sahip olduklarına da inanıyorum' dedi.Muhabir: Mustafa KeleşAA
Reklam
Favori İçkileriniz Hakkında Bilmediğinize Emin Olduğumuz 20 Gerçek
'Ne içersiniz?' sorusuna verilebilecek sayısız cevap varken, tercihini hiç düşünmeden alkolden yana kullananlar için geliyor bu galeri.Jack Sparrow'un elinden hiç düşürmediği rom gibi eminiz ki sizin de favori bir içeceğiniz var, peki bu içki hakkında tam olarak neler biliyorsunuz?İşte içki masasında arkadaşlarınızla paylaşıp onların da ilgisini çekebileceğiniz, favori içkiler hakkında bilinmeyen 20 gerçek;
Milliler Letonya'ya Hazırlanıyor
A Milli Futbol Takımı, 2016 Avrupa Şampiyonası elemeleri A Grubu'nda 13 Ekim Pazartesi günü deplasmanda Letonya ile yapacağı maçın hazırlıklarına başladı.Teknik direktör Fatih Terim yönetiminde Daugava Stadı'nda basına kapalı gerçekleştirilen antrenman 1 saat 10 dakika sürdü.Çek Cumhuriyeti ile dün oynanan maça ilk 11'de başlayan futbolcular, fitness, sauna ve masajdan oluşan program dahilinde kamp otelinde çalışırken, diğer futbolcular ise ısınma hareketleri, koşu, dar alanda pas, taktiksel oyun ve orta-şut çalışmaları yaptı.A Milli Takım, Letonya maçının hazırlıklarını, yarın saat 18.30'da müsabakanın oynanacağı Skonto Stadı'nda yapacağı antrenmanla tamamlayacak. Fatih Terim ve bir futbolcunun katılacağı basın toplantısı ise saat 18.00'de başlayacak.Şampiy10
Reklam
Bahis Oyunlarına 'Kimlik' Ayarı
Sayıştay, Spor Toto Teşkilatı ile ilgili raporunda, bahis oynayan kişilere 'oyun oynama kimliği' verilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kimlik sayesinde; 18 yaşın altındakiler bahis oynayamayacak. 18 yaşın üstündekiler, hesaplarındaki peşin para kadar bahis oynayabilecek. Şike tespit edilecek.Sayıştay ‘Spor Toto Teşkilat Başkanlığı 2013 Yılı Denetim Raporu'nu açıkladı. Hürriyet'in haberine göre raporda, 18 yaş altı gençleri bahis oyunlarından korumak için, internet ortamında olduğu gibi gezici bayilerde bahis oynayacak kişilere de 'oyun oynama kimliği' verilmesi gerektiğini vurguladı.Bu kimliğin verilmesinin mevzuata aykırı davranışları önleyici olacağını belirten Sayıştay raporunda, 'Önleyici tedbirlerinin hiçbirisi oyun oynama kimliği verilmesi kadar etkili olmayacaktır. Zira 18 yaşından küçükler kendilerine oyun oynama kimliği verilmeyeceği için oynayamayacak; 18 yaşından büyükler ise oyun oynama kimliğine önceden peşin parayla tanımlanmış para kadar oynayabilecekleri için, kredi kartında olduğu gibi kontrolsüz oynamayacak ve aşırı borçlanmanın sebep olduğu olumsuz durumlarla karşılaşılmayacak' denildi.OYUN OYNAMA KİMLİĞİ SAYESİNDE ŞİKE YAPILIP YAPILMADIĞI TESPİT EDİLEBİLECEKOyun oynama kimliğinin bulunmamasının aynı zamanda kupon ve biletlerde yer alan spor müsabakalarında şike yapılıp yapılmadığının tespitini olanaksız kıldığı hatırlatılan raporda şu ifadeler yer aldı: 'Zira kimlerin yüksek ikramiye kazandığının ve oynadıkları kupon ve biletlerde yer alan spor müsabakalarının sonucuna etki edip etmediklerinin tespitini imkansız kılmakta. Yine bahse konu kimliğin olmaması veraset ve intikal vergisinin tahsil edilmesini imkansız hale getirmekte. Vergiden kaçınmak amacıyla bir kuponun birden fazla seri bilet olarak kullanılması halinde kazanılan ikramiyelerin kimler tarafından kazanıldığının tespiti imkansız hale gelmekte ve veraset intikal vergisinin tahsili mümkün olmamakta.'
Fenerbahçe Ülker Gönülleri Kazandı
Fenerbahçe Ülker, San Antonio Spurs ile oynadığı maçı 6 sayı farkla kaybetti.NBA Global Games kapsamında Fenerbahçe Ülker ile San Antonio Spurs karşı karşıya geldi. Ülker Sports Arena'da oynanan maç 96-90 San Antonio Spurs üstünlüğüyle sona erdi.1.Periyot Sonucu: F.Bahçe Ülker 21 - 29 SA Spurs2.Periyot Sonucu: F.Bahçe Ülker 40 - 47 SA Spurs3.Periyot Sonucu: F.Bahçe Ülker 70 - 75 SA SpursSporx
Taksim ve Kadıköy'de 'Kobanê'ye Koridor Açılsın' Eylemi
İstanbul Kobani Dayanışması, İstiklal Caddesi ve Kadıköy’de yürüyüş yaptı, Kobanê’ye insani yardım için koridor açılmasını istediHalkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipler Birliği (TTB), Halkevleri, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) gibi birçok siyasi parti, sendika ve platform tarafından oluşturulan İstanbul Kobani Dayanışması, Taksim Tünel Meydanı’ndan Galatasaray Lisesi’ne yürüyüş düzenleyerek, Kobanê’ye koridor açılmasını istedi.“IŞİD’e desteğe son Kobanê’ye yardım koridoru açılsın” yazılı pankartın taşındığı yürüyüşte, HDP Ağrı Milletvekilli Halil Aksoy, DBP İstanbul İl Eşbaşkanı Emrullah Bingül, Sanatçı Ferhat Tunç, Barış Anneleri İnisiyatifi, 78’liler Vakfı Sözcüsü Celalettin Can da katıldı.İmctv.com.tr’de yer alan habere göre, yürüyüş sonrası açıklamayı İstanbul Kobani Dayanışması adına açıklamayı KESK Şubeler Platformu Sözcüsü Hıdır Doğan okudu. Doğan, “Kobani’de 26 gündür halk, tüm kuşatma ve ambargoya rağmen, YPG/YPJ saflarında destansı direnişe devam ediyor” dedi. 6 Ekim günü, Suruç’ta, askerlerin halka saldırarak boşalttığı iki köyden IŞİD’in Kobani şehir merkezine sızmasıyla çatışmaların şehir içine taşındığını belirtti.“Bir tarafta, İslam adı altına çoluk çocuk demeden katliamlar gerçekleştiren, kadınlara tecavüz edip, köle pazarları kuran IŞİD çeteleri, diğer bir yanda, yetişebildiği her yerde dinini, kimliğine bakmadan halkları IŞİD ‘in vahşetinden kurtarmaya çalışan, kendi yurdunu, namusunu korumaya çalışan bir halk var. İşte gerçekler bunlardır.“Durmadan açıklamalar yaparak insanların gördüğü gerçekleri yokmuş gibi gösteremeye çalışmaktadırlar. Kobani’den yaralı olarak sınıra getirilen yaralıların içeri alınmasında zorluklar çıkarılmakta, sınır kapısında ölüme terk edilmektedir. Son 3 günde 5’ten fazla insan bu nedenle yaşamını yitirdi.“Suriye’de ve Irak’ta diğer halklar katledilirken ses çıkarılmadığı, sadece Kobani’ye ilişkin eylemler açıklamaları yapılıyor. Oysa, Gazze’de, Filistin halkı katliama uğrarken de bizler sokakta, hükümetin boş laf üretmek yerine İsrail ile tüm ilişkileri kesmesini istedik.“IŞİD’e yapılan her türlü destek kesilsin, Kobani halkının kendini savunabilmesi için yardım koridoru açılsın, Rojava’nın statüsü tanınsın, savaş ve işgal tezkeresi geri çekilsin.“Bizlerden istenen, Kobani’deki katliam tehdidi karşısında susmamız ve sıramızın gelmesini beklememiz ise, bilinsin ki; susmayacağız, seyretmeyeceğiz, sıranın bize gelmesini beklemeyeceğiz.”Kadıköy’de ise İstanbul Kobani Dayanışma’nın çağrısıyla bir araya gelenler “Türk, Kürt, Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Alevi, Sünni, Ezidi, Sadece ölen insanlık” yazılı temsili cenazeleri taşıdılar.Boğa Heykeli önünde bir süre bekleyenler cenazelerin üzerine karanfil bırakarak Kadıköy İskelesi’ne doğru yürüyüşe geçti.Burada açıklama yapan Gözde Kalyoncu,”Bu ülkeyi yönetenler, gerçek dışı söylemlerle algı operasyonları yapacaklarına burada ve tüm dünyada Kobani için ayağa kalkan milyonların taleplerine yanıt vermelidir. Taleplerimiz çok nettir, IŞİD’e yapılan her türlü destek kesilsin. Kobani halkının kendini savunabilmesi için yardım koridoru açılsın. Rojava’nın statüsü tanınsın. Savaş ve işgal tezkeresi geri çekilsin” dedi.Zafer Ülker ise, “Bugün Kobani halkı Türkiye’yi kendisiyle beraber bir çatışmanın içerisine çağırmıyor. Onlar AKP’nin IŞİD’e olan desteğinin kesilmesini ve koridor açılmasını istiyor” dedi.T24
Reklam