onedio
Hüda Par: 'Çözüm Süreci Yerel Seçimler Öncesinde Bitti'
Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, üyelerine saldırılar karşısında meşru müdafaa yapmaları tavsiye ettiklerini söyledi.Diyarbakır'da Kobanê'ye destek için düzenlenen eylemlerde çıkan çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti. Kentte çatışanların 1990'lı yılların Hizbullah hareketinden doğan Hür Dava Partisi'nin destekçileri ve PKK'lılar arasında çıktığına dair haberlere, Hüda Par tepki gösteriyor. 'Çatışma değil, saldırı oldu' diyen Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu karşılık verenlerin ise 'meşru müdafaa hakkı kullanan, parti ve dernek üyeleri olduğunu' söyledi.Çağıl Kasapoğlu 'nun BBC Türkçe'de yer alan röportajına göre, Şeyhmus Tanrıkulu, çözüm sürecinin yerel seçimler öncesinde bittiğini ifade etti.BBC Türkçe'de yer alan röportaj şöyleDiyarbakır’da Kobanê eylemleri nasıl şiddete dönüştü? Karşı karşıya gelenler kimdi?Olaylar (Halkların Demokratik Partisi) HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Kobanê meselesini bahane ederek halkı, kendi tabanını sokağa çağırmasıyla başladı. Sokağa çıkanlar aklı selim değil, aksine çapulcu, çete, etrafı yağmalayan, talan eden, hak hukuk tanımayan kişiler. Sokak eylemleriyle halkımızın canına malına kast etmeye, talan etmeye başladılar. Öldürdüler, yaktılar, yıktılar. Fakat sokağa çıkanların hiçbir şekilde Kobanê’yle alakaları olmadığı gibi, yapmış oldukları bu eylemler ile tamamen Hüda Par’ı, il ve ilçe teşkilatlarını, İslami sivil toplum kuruluşlarını ve camileri hedef aldılar.Ama karşılıklı bir çatışma olmuş, tek taraflı bir saldırı olmadığı görülüyorÇatışma iki taraf arasında olur. Eğer Hüda Par'ı kastediyorsanız, Hüda Par hiçbir şekilde çatışma içinde olmadı. Hüda Par saldırıya uğrayan taraftır. Burada bir çatışma değil, bir saldırı söz konusudur. Biz bu olayların başladığı andan itibaren il ve ilçe teşkilatlarını korumaya aldık. Gelen saldırıları da kışkırtmak adına taşlı sopalı karşılıklı bir şey oldu. Ama buradan gidip başkasının dükkanına parti il, ilçe teşkilatına saldırı olmadı. Çatışma sözcüğü medyada yer ediniyor ama bu kesinlikle yalan, uydurma, aslı astarı olmayan bir şey.O zaman sokaklara çıkanlara karşılık verenler kimler?Örneğin, 7 Ekim'de bizim il başkanlığımıza altı-yedi sefer taşlı sopalı ve ağır silahların kullanıldığı saldırılar oldu. Bizim üyelerimiz de onlara taş ve sopalarla karşılık verdi. Parti binamıza yaklaşamadılar. Diyarbakır’da Köy Der, Cami Der, Kuran kursu ve İslami sivil toplum kuruluşlarını çok yoğun şekilde kuşatmaya aldılar, kundakladılar, yaktılar. Orada bulunan üyeler kendilerini savunmaya çalıştılar ama savunamadılar. Kardeşlerimizi linç ettiler, boğazları kesildi. Kurban dağıtıyorlardı, simalarından tanıyorlardı. (fotoğrafları gösteriyor) Myanmar'da Müslümanların katledildiği görüntüler var, bunlar onlardan çok daha kötü. Kobanê'deki Kürt halkının hakkını aramak için Kürtlere yaptıkları budur.Bundan sonra yakınlarını kaybeden Hüda Par destekçileri ile saldırıya uğrayan derneklerin (Cami Der, Köy Der) üyeleri ne yapacak? Silahlanacaklar mı?Bu onların bileceği iş. Biz üye ve gönüllülerimize, evlerinde ve il teşkilatlarında oturmalarını söyledik.Peki özellikle 'silahlanmayın' uyarısı, çağrısı yaptınız mı?Biz 'silahlanmalarını' değil, yapılan bu saldırılar karşısında, genç, yaşlı, kadın, erkek ayrım yapmaksızın üyelerimize, meşru müdafaalarını yapmaları tavsiye ettik.Meşru müdafaa silahla mı olur?Silahla demiyorum... Meşru müdafaa meşru savunma araçlarıyla olur. Silah varsa silahla, taş varsa taşla, Twitter kullanıyorsanız Twitter'la, artık o size kalmış. Sonuç olarak bir insanın temel hakkıdır meşru müdafaa. Bunu neden söyledik, çünkü güvenlik güçlerini görevlerini yapmıyorlar. Üyelerimiz burada olmasaydı bu bina da kül olmuştur.Sizce güvenlik güçlerinin geride durmasının sebebi ne?Bu olaylar paralel operasyonlardan önce olsaydı, bazıları 'paralel yapının' bu tür olayların büyümesini isteyen kişiler olabileceğini söylerdi. 17-25 Aralık'tan bu yana 'paralel yapının' etkisi kırıldı. Ama etkinin kırılmasından sonra ya korktuklarından, ya da kendi canlarının güvenliği olmadığından dolayı olabilir. Bu zamana kadar Hür Dava Partisi bir karşılık vermedi, burada bir çatışma çıksın amacında olanlar olabilir. Geçen gün Diyarbakır İl Valisi bir konuşmasında PKK ve Hüda Par arasındaki 'çatışma' ifadesini kullandı. Ama 'çatışma' ifadesi bir yalan ve bir iftiradır.Sokağa çıkılma sebebi Kobanê'ye destek, Türkiye'nin politikasına ve IŞİD'e tepki. Hüda Par da hedef alınıyor diyorsunuz. Bu durumda IŞİD ve Hüda Par arasında bir bağ varmış gibi bir algı doğuyor. Doğru bir algı bu mu?(Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı) Hatip Dicle bile 'Hüda Par'ın IŞİD'le hiçbir alakası olmadığını biliyoruz' diye açıklama yaptı. Biz IŞİD'le herhangi bir bağımız olmadığını yazılı ve görsel basında dile getirdik. Fakat PKK, karşısındaki gücü yok etmek için, günah keçisi olarak seçmiş olduğu, halk tarafından da kötü bilindiği için, muhaliflerini 'IŞİD destekçisi' gibi göstererek meşru olmayan, bu vahşi saldırılarına bir kılıf uydurmaya çalışıyor.Hüda Par'ın IŞİD'e karşı sert bir söylemi olacak mı? IŞİD'e karşı tavrınız nedir?Kimden gelirse gelsin Hristiyanlık, Yahudilik veya İslam fark etmiyor, din adına yapılan her türlü şiddeti, zulmü, terörü ve yine etnik olarak da yapılan her türlü şiddeti kınıyoruz. IŞİD'in yaptığı bazı zulümleri dile getirenler, Kürdistan bölgesinde IŞİD'den daha açık bir şekilde belki de IŞİD'in bugüne kadar yapmadığı katliamları yapmışlardır.Bu ifadeniz, işkenceleri, zulümleri Emrullah İşler'in de eleştirilen mesajları gibi kıyaslamak olmuyor mu? (Eski Başbakan Yardımcısı ve AKP Ankara Milletvekili Emrullah İşler Twitter hesabından eylemlerle ilgili 'Kafası taşla ezilerek öldürülen gencin suçu neydi? Bunu yapanların eline IŞİD su dökemez. IŞİD öldürüyor ama işkence bari yapmıyor' mesajı paylaşmış, daha sonra gelen tepkiler üzerine bu mesajı silmişti.)IŞİD bugüne kadar insanları dördüncü kattan aşağıya atmadı, boğazlarını kesip arabayla üzerlerinden geçip işkence yapmadı. Sözde sen IŞİD’in zulmünü eleştireceksin, ama bu vahşeti uygulayacaksın. Bu kabul edilir bir şey değildir. Bu sizin meşru isteklerinizde haksız olduğunuzu gösteriyor.Peki bu şiddet nasıl son bulacak?Bu şiddeti savuranlar, bu insanları sokağa çıkaranlar, failleri belli. Selahattin Demirtaş, bu yapılan vahşetten dolayı halktan özür dilemelidir, bu çeteleri de sokaktan kendileri çekmelidir.Sizce AKP hükümeti ne yapmalı?Biz yıllardır AKP hükümetinin, bu çözüm süreci adı altında özellikle bu bölgede güvenlik zafiyeti oluşturduğunu, bölgeyi tamamen PKK'ya terk ettiğini görüyoruz. Bu saldırılar üç günlük saldırılar. Biz Hüda Par olarak iki yılı dolduruyoruz, bu süre içinde 100'e yakın saldırıya uğradık. Bunların hiçbir faali yakalanmadı. Yakalanmaması nedeniyle, bu saldırıların birinci suçlusu bu failleri yakalamayan devlet ve AKP'dir. İkincisi de bu saldırıları kınamayan, lanetlemeyen BDP'dir (Barış ve Demokrasi Partisi/Yeni adıyla Demokratik Bölgeler Partisi-DBP), bu saldırıların hiçbirini ne KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği), ne HDP, ne de BDP kınadı. Böyle bir zihniyete sahip insanlar barışın neresinde duruyor?Çözüm süreci bu durumda sonuçsuz mu kalıyor?Çözüm süreci diye bir şey yok. Yerel seçimlerin öncesinde bitti. Kimse detaylarını da bilmiyor, açıklama da yapılmıyor. Kürt halkına yönelik herhangi bir iyileşmeden bahsedilmiyor. Ana dilde eğitimden, Kemalist sistemin Kürt halkına yapmış olduğu zulümden bahsedilmiyor. Anayasadaki ırkçılığa, eşit vatandaşlığa yönelik bir şey yok. PKK silah bıraktı tamam ama Kürt Sorunu ayrı bir sorundur, PKK sorunu ayrı bir sorun. Bugün PKK’nın silah bırakması sorun çözmüyor. Maalesef devlet, AK Parti büyük bir güvenlik boşluğu oluşturdu.T24
Bursa'da Kobanê Eylemlerine 6 Tutuklama
Bursa'da yasadışı gösteri düzenlemek ve MOBESE'lere zarar vermek suçlamalarıyla gözaltına alınan 17 kişiden 6'sı tutuklandı.Bursa’da IŞİD saldırısı altında bulunan Kobanê’ye destek vermek amacıyla izinsiz gösteri düzenledikleri ve MOBESE’lere zarar verdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 17 kişiden 6’sı tutuklandı.Bursa Emniyet Müdürlüğü, 9 ve 10 Ekim'de kentte meydana gelen olaylarla ilgili gerekli önlemlerin alınması sonucu olayların fazla büyümeden önlendiği bildirdi.DHA’da yer alan habere göre, olaylara karışan kişilerin tespit ve yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü ifade edilen açıklamada, Terörle Mücadele ve Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonlarda, yasadışı sokak eylemlerine katılan ve Mobese kameraları ile çevreye zarar verdikleri belirlenen 17 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.Emniyet Müdürlüğü, gözaltına alınan şüpheliler ve şüphe üzerine durdurularak arama yapılan bir araçta, 4 av tüfeği fişeği, 3 molotof kokteyli, 1 eldiven, 4 plastik boru ve ahşap sopa, 5 litrelik boş benzin bidonu bulunduğunu bildirdi.Açıklamada, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6'sının 'Terör örgütü propoandası yapmak ve patlayıcı madde bulundurmak' suçlarından tutuklandığı kaydedildi.T24
Ünlü Aktrist Melanie Griffith ve 1970'li Yıllarda Beslediği Evcil Aslanı 'Neil'
Melanie Griffith ergenliğe yeni girdiği yıllarda, aktrist annesi Tippi Hedren ve yönetmen olan üvey babası Noel Marshall ile birlikte Afrika safarisine katılmış. Safariden çok etkilenen aile dönüşte aslanlarla ilgili bir film yapmaya karar vermiş. Aslanlarla ilgili bilgi almak için danıştıkları bir aslan terbiyecisi, aslanları tanımanın en iyi yolunun 'onlarla birlikte yaşamak' olduğunu söylemiş. Bu tavsiyeden sonra evde yaşamaya başlayan 'Neil' ve tüm ailenin muhteşem fotoğrafları sizlerle...
Beyaz Saray'ın Sitesinde YPG'ye Silah Yardımı Kampanyası
Beyaz Saray'ın internet sitesinde, YPG'ye resmi olarak silah yardımı yapılması için imza kampanyası başlatıldı. Kampanyanın ise resmi bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Beyaz Saray resmi internet sitesinin ‘petitions’ (dilekçeler) bölümünde açılan bir başlıkta ABD yönetimine YPG’ye ‘iyi silahlar’ sağlaması talebinde bulunuldu. YPG’nin Suriye ’de Kürtlerin yaşadığı bölgeleri ve Kobani’yi savunan yegane grup olduğunun belirtildiği dilekçede, “Batılı ülkelerce yapılan hava saldırısının IŞİD’i durdurmaya yetmediği biliniyor. IŞİD’in insanlık için bir tehdit olduğu ortada.” ifadesine yer verildi.Dilekçede YPG’nin ağır silahlara sahip IŞİD’i durduramayacağı belirtilerek, “Daha iyi ve modern silahlar ile YPG IŞİD’in Kobani’yi kontrol etme amacını etkili bir şekilde durduracaktır.” ifadesi kullanıldı.İmza kampanyasının başarılı olması için 100 bin barajını aşması gerekiyor. 7 Kasım tarihinde süresi dolacak kampanya şuana dek 13bin 500 kişi tarafından imzalandı. ABD’de dileyen herkes, Beyaz Saray’ın resmi internet adresin üzerinden imza kampanyası başlatabiliyor. Gerekli 100 bin imzanın toplanması halinde konu hakkında Beyaz Saray yönetimince bir cevap yayınlanıyor. İmza kampanyasının resmi bir bağlayıcılığı bulunmuyor. Cihan
AB'den Kobani İçin 3.9 Milyon Euro
Avrupa Komisyonu İnsani Yardımdan Sorumlu Komiseri Kristalina Georgieva, Kobani'den göç etmek zorunda kalanlar için 3.9 milyon Euro yardım yapacaklarını açıkladı.Avrupa Komisyonu, IŞİD saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Kobanililer için insani yardım organizasyonlarına 3.9 milyon euro vereceğini açıkladı.Avrupa Komisyonu İnsani Yardımdan Sorumlu Komiseri Kristalina Georgieva yaptığı yazılı açıklamada, 'Kobani'deki yoğun çatışmalardan dolayı 180 bini aşkın kişi Türkiye 'ye göç etti' dedi.Georgieva, 'Acil bir şekilde ihtiyaç duyulduğu hissedilen bu fonlar, alanda yoğun mülteci akışını idare eden insani organizasyonlara yöneliktir' derken, 3.9 milyon euronun özellikle su, barınma ve sağlık ihtiyaçları ile sağlık ve beslenme tesisleri için kullanılacağını kaydetti.Bu yardımın Avrupa Komisyonu'nun 2014 yılı için Suriye 'deki insani yardıma ayırdığı 150 milyon euro kapsamında olduğu kaydedildi.
Reklam
Adrien Rabiot'u İsteyen Roma Salih'i Kiralayabilir
Corriere dello Sport, Paris Saint-GermainParedes'i başka takıma kiralayabileceğini yazdı.İtalyan spor gazetesi Corriere dello Sport, Paris Saint-Germain'de (PSG), Adrien Rabiot ile ilgilenen Roma'nın, Salih Uçan ya da Leandro Paredes'i başka takıma kiralayabileceğini yazdı.Gazetede yer alan haberde, Roma Sportif Direktörü Walter Sabatini'nin ocak ayı ara transfer döneminde sarı-kırmızılıların kadrosuna 19 yaşındaki Adrien Rabiot'yu katmaya çalıştığı kaydedildi.Roma'nın bu transfer için PSG'ye 10 milyon avronun yanı sıra Boşnak oyuncu Miralem Pjanic ve Hollandalı Kevin Strootman için öncelikli satın alma hakkı önerdiği ifade edildi. Sabatini'nin, mevcut kadroda Daniele De Rossi, Radja Nainggolan, Seidou Keita, Miralem Pjanic ve Kevin Strootman'ın yer aldığı orta alanı Rabiot ile daha da güçlendirmek istediği belirtildi.Haberde ayrıca Rabiot'nun, ocak ayındaki ara transfer döneminde sarı-kırmızılılara gelmesi durumunda, milli futbolcu Salih Uçan ve Arjantinli Leandro Paredes için kiralama seçeneklerinin gündeme gelebileceği yazıldı.'Uçan ya da daha büyük olasılıkla Paredes kiralık gidebilir' denilen haberde, Roma Teknik Direktörü Rudi Garcia'nın, ocak ayından sezon sonuna kadar olan uzun maç maratonunda, orta alan için elindeki 7-8 oyuncuyu kullanmanın bir yolunu bulması gerektiği ifadeleri de yer aldı.Bir diğer spor gazetesi La Gazzetta dello Sport'un dünkü haberinde ise Rabiot'nun gelmesi durumunda Salih Uçan'ın Serie A takımlarından Cagliari'ye kiralanabileceği yazıldı.eurosport
Beşiktaş'tan Kombine Açıklaması
Beşiktaş Kulübü, Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda Sivasspor ile oynanacak Spor Toto Süper Lig 6. hafta maçı için bilet alan kombine, loca ve VIP koltuk sahiplerine ücretlerini iade edecek.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, futbol takımının lider olduğu bu ortamda, zemin sorunu nedeniyle puan kaybı yaşamamak için Sivasspor mücadelesinin Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacağı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:'Vodafone Arena'dan kombine, loca ve VIP koltuk alan taraftarlarımızın desteğini takdir ediyoruz, ayrıca yönetim kurulumuz da bu destek sebebiyle, stadımız açılana kadar Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki maçlarımızı ücretsiz olarak kombine, loca ve VIP koltuk sahiplerine açmıştır. Ancak, 2014-15 futbol sezonundaki iç saha maçlarımıza taraftarlarımızın ilgisinin düşük olması da bizleri üzmektedir.'Ankara'daki karşılaşmada stadın taraftarlarca tamamen doldurulmasının arzulandığı belirtilen açıklama, şöyle devam etti:'Birçok kombine, loca ve VIP koltuk sahibinin İstanbul dışındaki bu maça gelemeyeceği ihtimaline karşı, onlar için ayrılacak koltukların boş kalmaması ve takımımızın tribün desteğinden mahrum olmaması için bilet satışlarına karar verilmiştir. Fedakar Beşiktaşlıların bu kararımızı anlayışla karşılayacaklarına inanıyoruz.'Kombine, loca ve VIP koltuk sahiplerine yönelik yapılan açıklamada, 'Vodafone Arena kombine, loca ve VIP koltuk sahibi fedakar Beşiktaşlıların maddi olarak zarar görmemeleri için, Beşiktaş-Sivasspor maçına bilet almaları, biletlerini başka birisine aktarma yapmadan bizzat kendileri maça gelmeleri durumunda ödedikleri bilet ücreti, Passolig kartlarına iade edilecektir' denildi.Bu kararın Ankara ve çevre illerdeki Beşiktaşlıların maç atmosferi yaratması ve güç birliğinin tribüne yansıması amacıyla alındığı, kombine, loca ve VIP koltuk sahibi taraftarların bu durumlu anlayışla karşılayacaklarına inanıldığı ifade edildi.eurosport
Reklam
Kobani'ye Yeni Hava Saldırısı
Halep'e bağlı Kobani'deki (Ayn el Arap) terör örgütü IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında çatışmalar devam ediyor.Kobani'nin doğu kesimindeki bazı mahallerin kontrolünü ele geçiren IŞİD güçleri, ilçenin batı kısmına havan attığı gözlendi. Sokak çatışmalarının yaşandığı bölgede zaman zaman patlama sesleri duyuluyor. Kobani'den yükselen duman Suriye sınırındaki Suruç ilçesinden de görülüyor.Bu arada ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, IŞİD hedeflerine yeni bir hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda, terör örgütüne ait zırhlı araç ve mevzilerin hedef alındığı öğrenildi.Güvenlik güçleri ise vatandaşları sınıra yaklaşmamaları konusunda uyarıyor.Muhabir: Mehmet Akif Parlak-Ömer Ürer | AA
Her Biri Birbirinden İlginç 20 Amerikan Eyalet Yasası
Bildiğiniz gibi kurallar vatandaşları korusun diye konulur.Şimdi sizlere vereceğim örneklerde bu basit beklentiyi bir kenara atıp bu kuralların hangi kafa ile senatodan geçtiğini merak edeceksiniz.O kadar çok abzürt yasa var ki.Sanki memurun birinin canı sıkılmış yapacağınız yasanın içine ederim demiş torba yasalar çıkarken içine benimde bir katkım olsun diyerekten trollenmiş yasalar var.Evet şimdi sizlere vereceğim örneklere ufaktan göz atın bakalım.Hangisi  bizim memlekette olsa işlemez yada hangisi bizim memlekete de lazım diyebileceğimiz yasalardır.
"Üç Beş Sokak Serserisine Boyun Eğecek Devlet Değiliz"
'Bunlar nasıl bir barbar terör örgütü olduklarını dünyaya gösteriyorlar. Bunu bilinçli olarak, Kürtler okumasın cahil kalsın diye yapıyorlar'Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Kobanê eylemlerine ilişkin olararak, 'Üç beş sokak serserisine boyun eğecek devlet değiliz, vandalların yaptığı şımarıklıkların hesabını soracağız' dedi. Erdoğan eylemlerle ilgili PKK'yı eleştirerek, 'Bunlar nasıl bir barbar terör örgütü olduklarını dünyaya gösteriyorlar. Bunu bilinçli olarak, Kürtler okumasın cahil kalsın diye yapıyorlar' diye konuştu.Erdoğan, Bayburt'ta toplu açılış töreninde konuştu.Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle12 yılda Bayburt'a çok önemli hizmetler yaptık. Hizmetin sonu yok. Ölene kadar, son nefesimizi verene kadar devam edeceğiz.2006 yılında Bayburt'u doğal gaz ile tanıştırdık.Bayburt ile daha yakından ilgileneceğim. Projeleri yakından takip edecek projeleri beraber bitireceğiz.Bayburt'u bölgenin parlayan yıldızı yapacağız.Sokakları ateşe veren yakan yıkan yağmalayan vandalların 81 vilayetimizi ve Bayburt'u da özellikle rahatsız ettiğini biliyorum.Türkiye cumhuriyeti devleti üç beş sokak serserisine boyun eğecek bir devlet değildir. Onlar yakarlar ama bedelini ağır öderler. Biz daha güzelini yaparız.Biz hangi ecdadın torunuyuz. Kesilen sakal daha gür biter diyen ecdadın torunuyuz. Ama kesilen kol yerine gelmez diyen ecdadın torunuyuz. Bu yağmacılara yaptıkları şımarıklığın hesabını sorarız.Komşularımız Irak ve Suriye'de son derece hassas gelişmeler yaşanırken içerde huzuru bozacak tahriklere kesinlikle müsade vermeyiz.Demokrasiden taviz vermeyiz hukukun dışına çıkılmasına asla göz yummayız. İnsan haklarına aykırı muameleye de göz yummayız. Ancak güvenliğin zaafiyete uğratılmasına da geçit vermeyiz. Güvenlik ve özgürlük dengesini en hassas şekilde muhafaza ederken şımarıklığa mahal vermeyiz.Devletimiz güvenlik birimlerimiz son derece fedakar biçimde suçlu ile masumu birbirinden ayırırken bu serserilere hesap soruyor ve sormaya da devam edecek.Bu hainlerin nerelere saldırdığına dikkatinizi çekerim. Kürt kardeşlerimize saldırıyorlar. İnançlı kesime yani başörtülü sakallı Kürt kardeşlerimize saldırıyorlar.Alın teriyle ekmeğini kazanan esnafa saldırıyorlar. Okullara saldırıyorlar. Müzelere kütüphanelere kitaplara saldırıyorlar. Diyarbakır'da bir müzeye girdiler. 20 kitabı çalıp çok sayıda kitabı yaktılar. Siirt Halk Kütüphanesi'ne saldırıp kitapalrı yakıyorlar. Bunu daha önce Barbarlar yaptılar. Bağdat'ın İsfahan'ın İskenderiye'nin kitaplarını yaktılar. Bunu yapanlar aradan 1000 yıl da geçse Barbar diye anılıyorlar.Bunlar da nasıl bir barbar olduklarını dünyaya gösteriyorlar. Bunu çok bilinçli yapıyorlar. Kürtler okumasın cahil kalsın diye yapıyorlar.Yazıklar olsun diyorum. Bu barbar terör örgütüne yazıklar olsun diyorum. Bu barbar örgütün gölgesinde siyaset yapanlara da yazıklar olsun diyorum.Bedelini ağır ödeyecekler. Böyle bir hareketin benim Kürt kardeşlerimi götüreceği hiçbir huzurlu liman yoktur. Kürt kardeşlerimizi de bu barbarların elinden biz kurtaracağız.Neymiş Türkiye Kobani'ye yardım etsinmiş... Tezkereye hayır diyeceksin zalim Esed'e destek vereceksin Halep Hama Humus Musul yanarken susacaksın. 250 bin Suriye'deki kardeşimiz öldürülürken o zalim Esed'in bombalarıyla susacaksın, Kobani'den kaçanlara sahip çıkan Mehmetçik'e taş atacaksın. Sonra utanmadan sıkılmadan Türkiye Kobani'ye yardım etsin diyeceksin.200 bin Kobanili Kürtü misafir eden kim? Türkiye değil mi? Nasıl bunu söylersin. Böyle bir şımarıklık bakarkörlük olabilir mi? Sizin karşınızda Bakkal dükkanı değil Türkiye Cumhuriyeti var.T24
Reklam
Hakan Şükür'ün O Rekoru Kırıldı
Cebelitarık karşısında hat-trick yapan İrlandalı Robbie Keane, Hakan Şükür'ü geçerek, Avrupa Şampiyonası elemeleri tarihinin en golcü futbolcusu oldu.UEFA EURO 2016 elemelerinde İrlanda Cumhuriyeti, Cebelitarık'ı 7-0 mağlup etti. D Grubu mücadelesinde İlk 18 dakika içinde üç gol birden atarak hat-trick yapan Robbie Keane geceye damga vuran isim oldu. Tecrübeli santrfor bu gollerle yalnızca galibiyeti getirmedi, aynı zamanda bir rekorun altına da imzasını attı.Avrupa Şampiyonası elemelerinin en golcü ismi dün geceye kadar Hakan Şükür'dü. Türk futbolcu 1994-2007 arasındaki dönemde çıktığı 31 maçta 19 gol kaydetmişti. Aynı dönemin oyuncusu olan Danimarkalı Tomasson da attığı 19 golle, ilk sırayı Hakan ile paylaşıyordu. Ancak Keane toplamda gol sayısını 21'e yükselterek iki ismi de geride bırakmayı başardı.eurosport
'Türkiye'nin Parçalanmayacağını Size Öğreteceğiz'
BİNGÖL'de perşembe akşamı Emniyet Müdürü Atalay Ürker'e yönelik silahlı saldırıyı gerçekleştirip 2 polisi şehit ettikten sonra kaçarken güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen PKK'lılardan 22 yaşındaki 'Bahoz Amed ' kod adlı Ramazan Özmaskan'ın cenazesinin Diyarbakır'a getirilişi sırasında polis yoğun güvenlik önlemleri aldı. Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Lütfü Çiçek, DBP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt'e olay çıkması halinde anında müdahale edeceklerini belirterek, 'Serhildanı (başkaldırı) siz bize öğrettiniz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin parçalanmayacağını, yıkılmayacağını biz de size öğreteceğiz' dedi.Bingöl'de önceki akşam Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ile Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu'nun şehit olduğu İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve polis memuru Uğur Atlı'nın yaralandığı saldırıyı gerçekleştirdikten sonra kaçarken güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen 4 PKK'lının otopsi işlemleri tamamlandı. Elazığ'da yapılan işlemlerden sonra 'Bahoz Amed ' kod adlı Ramazan Özmaskan'ın cenazesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ait cenaze aracıyla, Diyarbakır'a getirildi.Diyarbakır girişinde güvenlik önlemi alan çelik yelekli Çevik Kuvvet ekipleri, cenazeyi getiren ve yaklaşık 100 aracın bulunduğu konvoyu durdurdu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Lütfü Çiçek, konvoyda bulunan DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt ile görüşerek olay çıkmasını istemediklerini söyledi. Cenazenin kent içine girmeden, Diclekent'deki çevreyolundan götürülmesini söyleyen Lütfü Çiçek, slogan atılmasını ve örgütü simgeleyen bir şey görmek istemediğini söyledi.Zübeyde Zümrüt'ün konuşmaya müdahale etmek istemesi üzerine buna izin vermeyen Şube Müdürü Lütfü Çiçek, şimdi kendilerinin konuşma zamanı olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:'İlk önce doğrusu bu kadar kalabalık olmasına şaşırdık ve yadırgadık. Sizinle her zaman karşı karşıyayız. BDP'lilerin, yani siyasilerin bu işi sahiplenmesine şaşırdık ve yadırgadık. Bizim konuşma zamanımız. Şehit bizim, bizim konuşma zamanımız. Lütfen susun. 4 aydır her gün sizinle karşı karşı karşıya geldik. Çok nazik kibar bir şekilde, çözüm süreci nedeniyle beni hiç bir zaman bu şekilde görmediniz. Çelik yelekli, kasklı, silaha hazır vaziyette. Lütfen konuşmama müsaade edin. 4 ay boyunca siz konuştunuz. Şimdi bizim konuşma zamanımız çünkü şehit bizim şehidimiz. Bingöl'de katledilen abilerimiz, meslektaşlarımız, kardeşlerimiz. 250 bin kişi şuan da benim konuşmamı dinliyor ve benim arkamda. Burayı Diyarbakır, şimdi size söyleyeceklerim, cenazeyi 75 Metre Çevreyolu'ndan alarak, bizim eşliğimizde kesinlikle konvoyda siren sesi, her hangi bir işaret, terör örgütünü simgeleyen hiç bir şey görmek istemiyorum. Olduğu anda durdurulacak ve müdahale olacak. Serhildanı siz bize öğrettiniz. Biz de size Türkiye cumhuriyeti devletinin parçalanmayacağını, yıkılmayacağını biz de size öğreteceğiz.'Güvenlik Şube Müdürü Lütfü Çiçek'in konuşmasını tamamlaması üzerine DBP İl Başkanı Zümrüt de 'Kimse parçalamaya çalışmıyor' dedi. Bunun üzerine bir başka polis şefi de 'Cenaze üzerinden prim, şov yapmayın. Konvoyu alıp gidin buradan. Biran önce gidin buradan, bu işin tahammülü kalmadı artık. Tahammül yok, sabır da yok' dedi.Konuşmaların ardından PKK'lı Ramazan Özmaskan'ın cenazesini getiren konvoy, polislerin gösterdiği yoldan, geniş güvenlik önlemleri altında merkez Yenişehir İlçesi'ndeki Yeniköy Mezarlığı'na getirildi. Bu sırada örgüt flamalarının taşınmadığı ve sloganların atılmadığı görüldü.Mezarlıkta DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt ile bazı ilçe belediye başkanları ile yaklaşık 300 kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından Ramazan Özmaskan defnedildi.Canan ALTINTAŞ- Serdar SUNAR - DHA
Leman Sam: 'Hâlâ Sözlerimin Arkasındayım'
Kurban Bayramı'nda attığı bir tweetle, kurban kesenler ile kafa kesen IŞİD'çileri aynı kefeye koyan ünlü sanatçı Leman Sam , tartışmaya yol açan açıklamalarına ilişkin olarak, 'Hâlâ sözlerimin arkasındayım. Onu bir görüntünün üzerine yazmıştım, yazdığım tweetin Kurban Bayramı’yla alakası yoktu ama Kurban Bayramı’ndaki görüntülerden sonra da yazardım muhtemelen' diye konuştu.'Et yiyen bir insan değilim' diyen Sam, 'Çocukken de zorla yerdim, ölü yiyorum fikri bana hep çok ters geldi. Ama et yiyenlerden de bana ne, onlar da yesin, kimseyi kınamıyorum' ifadelerini kullandı.Milliyet Gazetesi'nden Asu Maro 'ya konuşan Leman Sam, yanlış anlaşıldığını söyledi. Sam'ın o açıklamaları şöyle:Hangi ruh hali içinde yazdınız o tweeti?Bir kere şunu söylemek istiyorum, kendimi savunmak için herhangi bir şey söylemeyeceğim çünkü savunulacak hiçbir şey yok. Hâlâ sözlerimin arkasındayım. Onu bir görüntünün üzerine yazmıştım, yazdığım tweet’in Kurban Bayramı’yla alakası yoktu ama Kurban Bayramı’ndaki görüntülerden sonra da yazardım muhtemelen.Hangi görüntü üzerine yazmıştınız?Kesilmiş, asılmış bir hayvanın içine çocuğu koyup resim çektirmişlerdi. Bir diğerinde de kesilmiş bir hayvanın kafasını çocuğun eline vermişlerdi... Şimdi herkesin inanç özgürlüğü vardır, herkes neye istiyorsa ona inansın, bu beni ilgilendirmez. Ama benim çocukluğumda da Kurban Bayramı vardı ve o gün Kurban Bayramı bu şekilde kutlanmazdı. Benim bildiğim kadarıyla o alınan hayvancağızlar güzel bakılır, o gün geldiği zaman gülsulu tülbentlerle gözleri bağlanır, işini bilen insanlar tarafından kesilir. Kimse kimseye gösteriş yapmak için kurban kesmez. Ben o zaman da çok onaylamıyordum ortalık yerde yapılmasını ama gün geçtikçe artık öyle bir abartı haline geldi ki Boğaz kırmızı akıyor, ortalık kıyamet gibi, kaçan hayvana işkenceler ediliyor, elektrikli testerelerle hayvanlara saldırılıyor, benim ruh sağlığım bozuluyor. Dediğim gibi, yazdığım tweet’in aslında Kurban Bayramı’yla ilgisi yoktu.Neyle ilgiliydi peki?Şunu yazdım: Masum bir hayvanın boğazına bıçağı dayayan bir insanın duygusuyla bir insanın boğazına bıçağı dayayan insanın duygusu aynıdır. Bizim ülkemizde sıklıkla adamlar karılarını kesiyor, terör örgütleri kafa kesiyor. Hani şöyle bir söylem vardır: Ben o kadar duyarlıyım ki tavuk bile kesemem. Çünkü bir canlıyı kesip, boğazından kan akıtıp can çekişmesini seyretmek öyle her babayiğidin harcı değildir. Her insanım diyen insan buna katlanamayabilir. Katlanamayanı da katlananı da kınamak bence çok gereksiz. Onun karakteri öyle, bunun karakteri böyle. Ben sadece eylemi yazdım; onu yapabilen, bunu da yapabilir. Çünkü farklı değil. Kan, can aynı şey. Benim attığım o tweet belki zamanlama açısından öyle anlaşılmış olabilir ama oradaki satanist de kedi kesiyor, buradaki sapık da köpek kesiyor, boğaz kesme eyleminden bahsettim. Onu yapabilen bunu da yapabilir, ona bakabilen buna da bakabilir. bugün yavru kediyi öldüren bir adam yarın çocuğunu öldürürse ben buna şaşırmıyorum. Budur mesele. Fakat bunun üzerine atılan tweet’lerden belli bir kesimin düzeyini fark ettim.Fakat bunu bekliyordunuz herhalde...Yoo. Ben bazen çok sert tweet’ler atıyorum, birkaç kişi ilgileniyor. Ama bunun hangi maksatla yapıldığını bilmiyorum, muhtemelen bunu fark eden birileri Bülent Arınç’a söylemiş olabilir, öyle alevlendirilmiş olabilir bu mevzu.Şaşırdınız mı Arınç’ın sizin hakkınızda konuşmasına?Yo, o ya ağlar ya birilerini hoplatır. Fakat şöyle bir şey var, ben bugüne kadar parlamentodan herhangi birine hakaretamiz bir şey yazmayı düşünmedim. Hatta geçen yıl yazdığım bir yazıda başbakan için “Sizi sevmeyi çok isterdim” demiştim. Hakikaten insan idarecilerini sevmek ve onlara saygı duymak istiyor. Ama Bülent Arınç çıkmış, edep, haya, iffet diyor, bu sözcükler kolay kolay kullanılabilir sözcükler değil. Bir dakika, nasıl bir hayasızlığımı, edepsizliğimi ya da iffetsizliğimi görmüş? Bu bir devlet adamına yakışmayacak bir tarzdır ve de çifte standartlı olduğu da açıktır. Sen “Bakara makaraya” bir şey deme, sonra bana edepten bahset. Üzgünüm ama hiç saygı duymuyorum ve kınıyorum, hatta kınamakla da kalmayacağım, hukuki yollara başvuracağım.Tepkinizi İslamofobiye bağlayanlara ne diyeceksiniz?Benim kimsenin dinine, inancına karışmak gibi ne bir hakkım var ne de bir isteğim... Sadece din kaynaklı savaşlara çok üzülüyorum, insanlar barış içinde yaşasın isterdim. Ama olmuyor. Dinler eğer savaşa neden oluyorsa bu çok üzücü. Ben İslam’ı böyle öğrenmedim. Benim büyükannem namaz kılan, dinine bağlı bir kadındı ve bana İslam’ın son derece barışçı, temizlik, yardımlaşma, dayanışma gerektiren bir din olduğunu öğretmişti. Bugün bu kadar şiddet içeren ve seksist yazılar yazabilen insanları gördüğümde bunun dinle ilgisi olduğunu düşünmek istemiyorum.Yani sizin yazdığınız Müslümanlığa dair bir cümle değil...Müslümanlıkla ilgili bir laf yok zaten yazdığımda. Ne İslam lafı geçiyor ne kurban ne de bayram. Benim kızgınlığım insanoğluna, Müslüman’a değil. Zaten diğer yazdıklarımı da insanlar incelerlerse esas hırsımın kime olduğunu anlarlar. Benimki insanoğluna. Bu kadar şiddeti içinde nasıl barındırdığına inanamamaktan.Ne zamandır et yemiyorsunuz?30 yıldır falan. Ona da çok güldüm, büyük bir mitoman grubu var ortada. Beni et lokantasında görmüşler, yanağımdan yağlar akıyormuş, elimde şarapla et yiyormuşum. Acıtmak için yazdıkları hiçbir şey beni acıtan bir şey değil ki. Ben yaşlılıktan korkan bir insan değilim. Çok güzelim diye iddia eden bir insan değilim, et yiyen bir insan değilim, onun için bana yazdıklarına gülüyorum ancak. Çocukken de zorla yerdim, ölü yiyorum fikri bana hep çok ters geldi. Ama et yiyenlerden de bana ne, onlar da yesin, kimseyi kınamıyorum.Kızınız Şevval, “Anne ne yapıyorsun?” diyor mu?Yok demiyor, ben üzülüyorum onun için. Biz iki ayrı yetişkin insanız. Benim için Şevval’in de hakaret görmesi beni tabii üzüyor. Bu bana ait bir şey. Kızımdan ne istiyorsunuz?Anneler “Aman çocuğum başını derde sokma der”, siz anne olarak tam tersi önde gidiyorsunuz...Şevval’e dikkatli olmasını söylüyorum ama dediğimi yap, yaptığımı yapma gibi oluyor biraz. Bu kadar çok cehalet varken korkmalı mıyım? Aslında korkmalıyım. Benim Susurluk zamanında da eyleme katıldım diye sekiz konserim iptal olmuştu. Yeni projeler var mı? Ülkenin şu durumunda proje düşünecek halim yok. Biraz durulursa ortalık konserler devam edecek, albüme bakılacak ama moralin düzgün olması lazım. Ben üretemiyorum şu anda. Bugünlerde içimden şarkı söylemek gelmiyor. Hayal kırıklığı içerisindeyim, ben toplumu böyle bilmiyordum. Şiddete alışmak çok fena bir hastalık.Yakın zamanda bir de “Arap turist görmek istemiyorum” tweet’inizle gündeme geldiniz, o yazdığınızın ırkçı olduğunu düşünüyor musunuz?Asla. O nedendi biliyor musun? Suriyelilerin geldiği bir dönemdi, ben bir aile gördüm. Dilenmiyorlardı. Öyle oturuyorlardı. Oturup ağladım, belli çok fakirler ve zor durumdalar ama istemiyorlar bir şey. O kadar canım yandı ki. Aynı gün ne duydum biliyor musun? O gelip de burada iş açan, saç ektiren Suriyeliler valiye şikayet ettiler. Bu dilencileri buradan toplatın diye. Ben bu haberin üzerine yazdım bunları. Ben sadece hayvana Merhamet eden bir insan değilim ki. Benim kendinden kötü durumdaki herkese hassasiyet duyan ve ona kötü davranana da düşman olan bir karakterim var, ne yapayım?Bir konseriniz iptal olmuş...Evet. Gaziantep’te bir ticari firmaydı, beni istediler fakat şöyle bir haber geldi: Yeşil sermayeden birileri davetliymiş, onlar “Leman Sam gelirse biz gelmeyiz” demişler. Ben de memnuniyetle kabul ettim, hiç önemli değil. Kadıköy Sahne’de de bu akşam vardı, onu da çok hasta olduğum için ve ortalık çok karışık olduğu için iptal ettik. İnsanlar ölürken ben nasıl şarkı söyleyeyim? Bu gibi şeylerde hep iptal etmedik mi, Soma’da da, Gezi’de de? Ölümler üzerine neşe bana ters geliyor.T24
Reklam
İngiltere Peşmerge Güçlerini Eğitiyor
İngiltere Savunma Bakanlığı, terör örgütü IŞİD ile mücadeleye destek kapsamında Irak'ın kuzeyindeki Kürt güçlere askeri eğitim verdiğini duyurdu.İngiltere Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Yorkshire birliğinden 12 kişilik 'uzman ekibinin' peşmergelere İngiltere'nin sağladığı makineli ağır silahları kullanmayı öğrettiği kaydedildi. Askeri ekibin eğitim için Erbil'de bir hafta kalmalarının beklendiği ifade edildi.Bakanlık açıklamasında, İngiliz hükümetinin Irak'taki Kürt güçlere sağladığı eğitimin IŞİD'e karşı verilen mücadele çabaları kapsamında olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:'Savunma Bakanı Michael Fallon, savaşmayan, eğitim veren ve Erbil'e gönderilen küçük uzman bir ekibin konuşlandırılmasını onayladı. Ekip, geçen ay İngiltere tarafından sağlanan makineli ağır silahların kullanımı ve korunması gibi konularda eğitim veriyor.'İngiltere, geçen ay Iraklı Kürtlere 40 makineli ağır silah ile askeri mühimmat sağlayacağını açıklamıştı.IŞİD'e karşı yürütülen hava operasyonunun sadece Irak ayağında yer alan İngiltere, geçen aydan bu yana özellikle Irak'ın kuzeyinde Kürtleri tehdit eden IŞİD hedeflerini bombalıyor.Muhabir: İnci Gündağ | AA
Reklam
Yoga Yaparken Kemiklerimiz Böyle Görünüyor
X-ray görüntüleme teknolojisinin gerçekçi bir temsilini oluşturmayı amaçlayan Hybrid Medical, yoga yapan bir kişinin kemiklerinin nasıl gözüktüğünü gösteren bir 3 boyutlu animasyon hazırladı.
7 Maddede HSYK Seçimleri
Kobani'de IŞİD saldırıları sürüp, Ukrayna Putin yüzünden çatırdar, Hong Kong'da demokrasi ayaklanmaları devam eder ve Hindistan Mars'a araç gönderme başarısını gösterirken, Türkiye'nin en önemli gündemi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimleri. Bunun da son derece mantıklı bir sebebi var, HSYK'nın yapısı nasıl mahkemelerde, nasıl bir yargı düzeni içerisinde ne tipte bir yargılamaya maruz kalacağımızı belirleyecek. Bu yüzden Türkiye'deki bütün siyasal aktörler seçimlere karışmış durumda. Hükümet 'kendisinin daha uyumlu çalışacağı bir yargı' talebinde bulunurken, muhalefet de hükümetten bağımsız, iktidarın icraatlarını da denetleyebilecek bir yargı düzeni talep ediyor. Böyle bir portreden uluslararası hukukun evrensel standartlarına uygun, bağımsız, tarafsız bir yargı çıkar mı bilinmez ama HSYK seçimlerine dikkatli bir şekilde bakmak, nedir, ne değildir incelemek gerektiği kuşkusuz. Karşınızda 7 maddede HSYK seçimleri.
Kışanak: 'Diyarbakır'da Sulara Zehir Katıldı İddiası Provokasyondur'
Diyarbakır'da bu gece şehir şebeke suyunu zehir katıldığı ve çok sayıda vatandaşın hastanelere kaldırıldığı yönünde çıkan söylentiler üzerine açıklama yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, iddiayı yalanlarken, dedikoduların provokasyon olduğunu söyledi.Diyarbakır'da bu gece halk arasında kentin şebeke suyuna zehir karıştırıldığı ve çok sayıda kişinin hastanelere gidederek tedavi gördüğü yönünde iddialar yayıldı. Kentte tedirginlik yapan iddialar üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, belediyenin internet sitesinden gece yarısı açıklama yaparak iddiların asılsılsız olduğunu açıkladı. Kışanak, bu tür asılsız dedikodularla halkta korku ve panik yaratılmak istendiğini, son zamanlarda yaşanan olaylar nedeniyle her türlü provakasyonun yaşanabileceğine belirterek, 'Halkımız müsterih olsun. Bu tür zamanlarda ortaya çıkan felaket tellallarına kulak asmasın. Provakosyona geçit vermesin. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne ve DİSKİ Genel Müdürlüğümüze güvensin, yeter' ifadelerini kullandı. Diyarbakır’ın sadece Türkiye’nin değil dünyanın suyunu musluğundan içen ender kentlerinden biri olduğunu hatılatan Kışanak, “Kentimiz Diyarbakır, DİSKİ Genel Müdürlüğümüzün başarılı çalışmaları sayesinde modern içme suyu arıtma tesisine ve Avrupa Birliği’nden akredite olmuş donanımlı Su Kontrol Laboratuvarı’na sahiptir. Günlük, haftalık ve aylık su analizlerinin yapıldığı laboratuvarımız çalışmalarını İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ekipleri ile paralel yürütmektedir. Dolayısıyla içme suyumuzda bırakın zehri, insan sağlığını tehdit edecek hiçbir zararlı maddeye rastlayamazsınız. Kaldı ki şebeke suyunda zehir olabilmesi için şu an için hastanelerimizde yüzlerce hatta binlerce vakanın olması gerekmektedir. Ancak gördüğümüz kadarıyla böyle bir vakda da söz konusu değildir. Bugüne dek kentimizde benzeri bir olay yaşanmadığı gibi bundan sonra da yaşanması mümkün değildir. Her zaman ki gibi sularınızı, musluklarınızdan, gönül rahatlığı ile içiniz' dedi.Kışanak,Diyarbakır'da fısıltı gazetesi şeklinde hızla yayılan bu türden dedikodulara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, 'Her zaman ki gibi sularınızı, musluklarınızdan, gönül rahatlığı ile içiniz' ifadesini kullandı.DHA
Reklam