Yeni çıkan sızıntılar ışığında popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a bir sonraki güncellemede sesli görüşme özelliği geleceği tahmin ediliyor. Ancak rakipleri Viber, Skype, Tango, Google Hangouts’un aksine uygulama bu görüşmeleri ‘kaydetme’ imkanı da sunacak. Skype ve Google Voice için üçüncü parti uygulamalar ile elde edilebilen bu özellik bugüne kadar başka herhangi bir uygulamada desteklenmiyordu. Bazı ülkelerde yasadışı sayılabilecek bu özelliğin hukuki zorluklarının nasıl aşıldığı henüz belli değil. Üstelik eğer konuşmalar buluta kaydedilecekse güvenlik ve gizlilik konularında oldukça ses getirebilir.
“Her şey dahil” paket turlar gibi; takvimi ve içeriği ile “önden yüklemeli kanunlar” dönemine girdik.Artık böyle:Çıkarılması planlanan yeni bir kanunu;o çalışmayı yapması gereken hükümetin başbakanı, bakanları veya ilgili kurumları değil; Meclis’te kabul edildikten sonra, imza için önüne gelecek Cumhurbaşkanı anons ediyor.Daha tasarı bile değilken Köşk imzası atılmış bu kanunun, sokaklara sıkıyönetim getirecek olması ise “agorafobi” olarak bilinen açık alan korkusunun, siyasi iktidar versiyonuna işaret ediyor.Benden duymuş olmayın; hep kapalı alanda olun istiyorlar.“Ya benim olursun, ya kara toprağın” misali; evde, okulda ya da işyerinde değilseniz, iki seçenek bırakıyorlar size:Ya cezaevinde olmalısınız ya da AVM’de.
Durağan haldeki 3 boyutlu objelere, arka arkaya çekilen fotoğrafların birleşimi sonucu hareket ediyormuş izlenimi verilen 'Stop Motion' tekniğinin tarihi 1800 yılların sonuna kadar dayanıyor. Bu zamana kadar, kısa ve uzun metrajlı hallerini izlediğimiz 'Stop Motion' animasyonları; Vine, Instagram ve buna benzer saniyelik video paylaşımlarının yapılabildiği sosyal medya araçlarının hayatımıza girmesiyle birlikte daha popüler hale gelmiştir.Vine'daki videolarıyla Türk halkının beğenisini kazanan, diğer sosyal medya hesaplarında da Vine'daki performansını aratmayan Türk fenomen Emre Ayaz'ın, yeteneklerini gözler önüne seren stop motion animasyonlarını sizler için derledik.Kendisinin Twitter'ı: https://twitter.com/emreayazjjVe Vine'ı: https://vine.co/john.oldmanİşte birbirinden yaratıcı 17 'Stop Motion' örneği;
Şöyle, afili bir bukle yapmak, zaman zaman dünyanın en çileli işlerinden biri olabiliyor. Bu hanım kızımız da mükemmel buklelerin yapım aşamasını gösteren bir video yayımlamış. İzliyoruz.
Letonyalı gazeteci, basın toplantısında, kornerden yenilen gol ile ilgili soru sorunca, Fatih Terim’i kızdırdı. Fatih Terim, düzgün sorular sorulması yönünde, gazeteciyi uyardı.
Öğrenciler arasındaki gerginliğin kavgaya dönüşeceği istihbaratını alan polis, İstanbul Üniversitesi'ne girdi ve 42 öğrenciyi gözaltına aldı. Kavgada kullanılmak üzere okula getirildikleri anlaşılan satır, keser sapı ve sopalar, gözaltına alınan öğrencilerle birlikte okuldan çıkarılıp polis merkezine götürüldü.İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde geçtiğimiz hafta Kobani eylemleri sırasında sol görüşlü öğrenciler ile Müslüman Gençlik adlı öğrenci grubu arasında başlayan kavga bugün de sürdü. Sabah saatlerinde üniversiteye gelen karşıt görüşlü öğrenciler satırlı-sopalı kavga etti.Üniversite yönetimi öğrenci gruplarına müdahalede yetersiz kalınca dışarıda bekleyen polislerden yardım istedi. Çevik kuvvet ekipleri üniversiteye girdi. Kavgaya müdahale eden polis, 42 öğrenciyi gözaltına aldı.Bu sırada kavgada kullanılmak üzere okula getirildikleri anlaşılan sopalar ve 1 satır bulundu. Polisin, bunların bir bölümünü öğrencilerin elinden aldığı öğrenildi..Beyazıt Polis Merkezi’ne götürülen bazı öğrenciler, 'Müslümanız diye bize saldırdılar' diye bağırırken, karşıt görüşlü öğrenciler ise, 'IŞID üniversiteden defol, Üniversiteler IŞID’e mezar olacak' diye slogan attı.Polis, üniversite içinde ve çevresindeki geniş güvenlik önlemleri aldı. Gözaltındaki Müslüman Gençlik grubundan 9 öğrenci ile karşıt görüşlü 33 öğrencinin kimlik tespiti ve sağlık kontrollerinin ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülecekleri belirtildi.DHA
PYD lideri Salih Müslim, 'Kobani için kara harekatına ihtiyaç yok. Kara harekâtı işleri daha da bozar, düzeltmez. Kime karşı yapacaklar kara harekâtını? IŞİD'e karşı mı yapacaklar? IŞİD İstanbul'da. Kara harekâtından önce oradakileri temizlesinler' dedi.IŞİD’in ağır silahlarla saldırarak kuşattığı Kobani'yi savunan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim Kobani’deki mücadelelerine Avrupa başkentlerinde destek arıyor. Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Müslim, Ankara Esad rejimiyle aranıza mesafe koymanızı istiyor sorusuna ' Ankara'nın Şam'la savaşının askeri olmayız. Rejimin bana yaptığı işkenceye eşek bile dayanamaz' diyor. Kobani için kara harekatına ihtiyaç olmadığını belirten Salih Müslim şunları söyledi:ANKARA'NIN ŞAM'LA SAVAŞININ ASKERİ OLMAYIZ2004’ten beri biz bu rejimle mücadele içindeyiz. Siz kalkıp Halep’te, Şam’da, Ankara’da kol kola gezerken, beraber lahmacun kebap yerken biz istihbarat bodrumlarında işkenceye maruz kalıyorduk. Şimdi kalkıp bize ‘Rejime şöyle yap, böyle yap’ diyorlar. Bizim bir siyasetimiz var. Bunları püskürttük, yerlerimizden kovduk. İlla ki gidip Şam’da onlarla savaşmamızı, sizin yerinize asker olmamızı mı istiyorsunuz? Bunu yapmıyoruz. Kürtlerin tarih boyunca yaptığı başkalarının askeri olma sanatını biz bıraktık kardeşim.REJİMİN BANA YAPTIĞI İŞKENCEYE EŞEK BİLE DAYANAMAZDIBu kadar şehidimiz oldu işkence altında. Hâlâ ‘Sen rejime şöyle yap, böyle yap’ demek ayıptır. Kirletmek için, karalamak için söylüyorlar. Buna karşı kendimizi savunacak değiliz. Benim gördüğüm işkenceye maruz kalsaydı -haşa sizin yanınızda söylemek istemem ama- bir eşek bile dayanamaz ölürdü. Bugün bir politika yürütüyoruz. Ama Esad’la ilişkimiz yok.Zaten çatıştık ve yerlerimizden kovduk. Biz zaten rejimle savaşarak onları Kürt bölgelerinden çıkarttık. Ankara’da bunu iyi biliyor. İlla gidip Şam’da mı savaşmamızı istiyorlar? Kardeşim, ben senin için gidip rejimle savaşmayacağım. Kürtlerin kurduğu Halk Savunma Birlikleri (YPG) tek bir kurşun sıkmamıştır kendi yerleri dışında. Başka yerlerde, başkası için savaşmayız.IŞİD’İ REJİM KURDU ŞİMDİ HERKESİN KULLANDIĞI TAŞERONHilafet bilmem ne kuruyorlarmış. 1500 sene içinde insanın düşüncesi değişmiştir. Şimdi kalkıp o yaşantıyı kimse kabul etmez. Onun için gerçekleşecek bir ideoloji ya da strateji değil. Bunları sadece kandırıp, bazı yerlere sürmek için kullanıyorlar. IŞİD'i başta rejim kurdu ve rejim hâlâ bazı gruplarını kullanıyor. Esad, Suriye devrimi başlar başlamaz kendi hapishanelerindeki tutukları.Herkesin desteği var. IŞİD olmadan önce ÖSO diye bir nesne vardı. Onun içindekiler de bunlardı. Biz ÖSO’nun içinde kimlerin olduğunu, ne düşündüklerini görüyorduk. Türkiye üstünü kapatıyordu. Amerikalılar ‘Esad’ı kim yıkarsa yıksın’ diyordu. E kardeşim şimdi yılan senin düşmanını sokarsa sen kalkıp o yılana tapacak mısın? Yılan yılandır. Peki hepimiz ‘Esad yıkılsın’ diyoruz. Ama daha fenası mı gelsin? Bunlar kalkıp insan kesiyor.TÜRKİYE GÜVENLİ BÖLGE DİYE DEMOGRAFİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORPYD’yi ayırmak ne demek? Kardeşim sınır çizilmiş, köy ikiye bölünmüş, aileler bölünmüş. Yarımız burada, yarımız orada. Bizim dostluktan başka yolumuz yok. Türkiye’de Kürtlerin payı vardır. Türkiye sadece Erdoğan’ın ülkesi değildir. Bizim akrabalarımız var orada. ‘Ben sana yardım ediyorum’ demesinler. Akrabalarım bana yardım ediyor. Bize yardıma gelmek isteyenlerin sınırdan geçmesine izin vermiyorlar bugün. Biz stratejik düşünüyoruz. İster istemez beraber yaşayacağız. Ama sen beni köle gibi yaşatmak istiyorsun. Ben köle olmayacağım. Özgürce beraber yaşayabiliriz. Türkiye’den tek taraflı güvenli bölge olursa işgal sayarız dedik. Çünkü Türkiye’nin başka bir gündemi var. Oraları kendi kafasına göre düzeltmek istiyor. Demografik olarak değiştirme vesaire. Uluslararası güçlerin öncülüğünde bir güvenli bölge oluşturulacak olursa o zaman kendi topraklarımızda uluslararası bir anlaşmaya göre yaşarız. Tamam ona diyeceğimiz bir şey olmaz.TÜRKİYE'DEN NE TALEP ETTİNİZ?Türkiye'den ‘Kobani’nin düşmemesi için elinizden ne geliyorsa yapın’ dedik. Onlar da ‘Yapacağız’ dediler. ‘Yardım edin insanlarımız girsin, buraları savunsun’ dedik. Onlar da söz verdiler, ‘Yaparız’ dediler. Tank mank hiçbir şey istemiyoruz. Sade insanlarımız geçsin. Şimdiye kadar olmadı ve öyle görünüyor ki olmayacak. IŞİD ile Türk hükümetinin arka planda temas içinde olduğuna inanmak istemiyoruz ama oradaki insanlarımız fotoğrafları gösteriyorlar. İMC televizyonu canlı yayında IŞİD’cilerin nasıl sınırı geçip Kobani’ye gittiğini gösterdi. Kimse müdahale etmedi. Türk askerleri de, bayrağı da orada duruyor.KOBANİ İÇİN KARA HAREKATINA İHTİYAÇ VAR MI?Hayır efendim yoktur. Gerçekten dürüstçe yardım etmek istiyorlarsa oradaki insanlarımıza anti-tankları verirlerse başka bir şey yapmalarına gerek yoktur. Kara harekâtı işleri daha da bozar, düzeltmez. Kime karşı yapacaklar kara harekâtını? IŞİD’e karşı mı yapacaklar? IŞİD İstanbul’da. Kara harekâtından önce oradakileri temizlesinler. Kara harekâtının demek ki başka amacı var. Yardım gelirse biz Kobani’yi de tutarız, IŞİD’i de püskürtürüz.Cansu ÇAMLIBEL | Hürriyet
Galatasaray maçı öncesinde Fenerbahçe'de Moussa Sow'un durumu moral bozdu. Afrika Kupası Elemeleri G Grubu mücadelesinde Senegal'in Tunus ile 0-0 berabere kaldığı mücadelede sakatlanan golcü oyuncu oyundan çıkmak zorunda kalmıştı. Yıldız forvetin kesin durumu için çekilecek MR beklenirken, Senegal'den beklenen haber geldi.Tunus ile çarşamba günü bir kez daha, bu sefer deplasmanda karşılaşacak olan Senegal'in kadrosundaki Sow'un MR'ının çekildiği bildirildi. Sol baldırından şikayet eden futbolcunun, bu bölgesinde yırtık tespit edildiği duyuruldu. Milli Takım doktoru Fallou Cisse, Senegal Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada üzücü ifadeler kullandı.Fallou Cisse, 'Konuyla ilgili gerekli ultrasona başvurduk ve küçük bir yırtık tespit ettik' dedi. Bu yüzden yıldız golcünün çarşamba günkü maçta oynayamayacağını belirten milli takım doktoru oyuncunun kulübüne geri gönderildiğini ve tedavisine orada devam edileceğini sözlerine ekledi.Bileğinden bir sıkıntısı olan Beşiktaşlı Demba Ba'nın son durumunu da açıklayan proseför doktor, 'Demba Ba bugün herhangi bir anormal durum olmaksızın idmanını gerçekleştirdi' diye konuştu.Fenerbahçe'den açıklama geldiFenerbahçe Kulübü resmi internet sitesinden 'Moussa Sow'un Sağlık Durumu Hakkında Bilgilendirme' başlıklı bir açıklama yaptı.Açıklama şöyle:'Senegalli golcü oyuncumuz Moussa Sow'un ülkesinin Tunus ile yaptığı karşılaşmada yaşadığı sakatlık sonrasında, Senegal milli takım doktorunun Fenerbahçe sağlık heyetine gönderdiği rapor şu şekilde:Moussa Sow'un bugün yapılan tetkiklerinde alt arka bacak adele grubunda kas tendon bileşkesinde ödem ve zorlanma tespit edilmiştir. CNN Türk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gümüşhane gezisinde görevli polisleri taşıyan otobüs, Sivas'ın İmranlı ilçesi Kızıldağ mevkiinde devrildi. Kazada ilk belirlemelere göre 3 polis şehit oldu 30'un üzerinde polis de yaralandı.CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın Gümüşhane programında görevlendirilen Malatya Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Çevik Kuvet polislerinin bulunduğu otobüs, dönüş yolunda Sivas yakınlarında kaza yaptı. Yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak devrilen otobüste bulunan 3 polis şehit oldu, 33 kişi de yaralandı.Kaza saat 01.30 sıralarında Sivas-Erzincan Karayolu üzerinde İmranlı ilçe merkezine 25 kilometre mesafedeki Kızıldağ geçidi inişinde meydana geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü Gümüşhane programında güvenlik önlemlerine destek olmak amacıyla Malatya Emniyeti'nden takviye çevik Kuvvet ekibi gönderildi. Program sonunda çevik kuvvet ekibi görev yeri olan Malatya'ya dönmek üzere yola çıktı. Polis memurlarının bulunduğu Mehmet Oluk yönetimindeki 44 PP 260 plakalı otobüs, Sivas İmranlı ilçesi yakınlarında yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıktı. Direksiyon hakimiyetinin kaybolduğu otobüs yan yatarak devrildikten sonra bir süre sürüklendi.Can pazarının yaşandığı kazada polis memurları Beşir Kurt ve Emrah Horoz ile kimliği henüz belirlenemeyen bir polis memuru daha şehit oldu. Çoğu polis memuru 33 kişi ise yaralandı. Yaralılar İmranlı, Zara ve Sivas'ta bulunan çeşitli hastanelere sevk edilerek tedaviye altına alındı. Hastanelerin tümü alarm durumuna geçilirken, ilk müdahalesi İmranlı İlçesinde yapılan yaralıların çoğu Sivas kent merkezindeki hastanelere sevk edildi. Kazanın hemen ardından Sivas Emniyet Müdürü Turgay Çalışkan da olay yerine gelerek inceleme yaptı.VALİLİK: 3 ŞEHİT 33 YARALISivas Valiliği kazada 3 polisin şehit olduğunu açıkladı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından hayatını kaybedenlerin cenazeleri İmranlı Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.OTOBÜS KALDIRILDI DAĞILAN SİLAHLAR TOPLANDIOlay yerinde bulunan polislere ait cenazelerin kaldırılmasının ardından yan yatar vaziyetteki otobüs vinç yardımı ile kaldırılarak düzeltildi. Daha sonra jandarma ekipleri otobüsün içerisinde ve çevresinde incelemelerde bulundu. Polislere ait olan ve kaza ile birlikte çevreye dağılan silahlar da toplandı.Bu arada hastanelerde tedavi altına alınan yaralılardan 2'sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.KAZADA YARALANANLARIN İSİMLERİKazada yaralanan 33 kişinin isimleri şöyle:'Şoför Mehmet Oluk. Polis memurları Osman Kuçur, Muammer Kılıç, Erkin Doğan, Ahmet Yiğit, Kemal Uludoğan, Nuh Akdağ, Osman Demir, Arif Altaş, Tarkan Latifeci, Ferhat Murat Temurtaş, Sinan Çetin, Habib Erdem, Murat Güneş, Kadir Çetin, Hakan Menteş, Ömür Çoban, Ali İhsan Özgül, Turan Evin, Kamber Kızılbal, Hikmet Kurt, Ahmet Taştan, Serkan Üçel, Bilal Gündoğdu, Mehmet Özdin, Aydın Salcıoğlu, Sebahattin Öztürk, Kerim Çubuk, Mete Demirci, Zülkif Altuğ, Serdar Zeybal, Mehmet Gürler ve Memet GüvenEraydın AYTEKİN- Halife YALÇINKAYA- Gökhan CEYLAN- Lokman SEVİNDİK/İMRANLI (Sivas), (DHA)
Geçen yıl 228 kadının öldürüldüğü Türkiye’de bu yıl tablo daha da kara. İlk 9 ayda geçen yılın rakamlarına ulaşılırken, erkek vahşetinden Suriyeli mülteci kadınlar da nasibini aldı...Erkek şiddetinin hız kesmediği Türkiye’de, 2014’ün ilk 9 ayında 207 kadın cinayeti işlendi. Geçen seneye göre artan erkek şiddeti, yalnızca geçtiğimiz ay “namus” bahanesiyle 23 kadının canını aldı. Tablo oldukça vahim; Bu yılın henüz ilk 9 ayında geçtiğimiz yılın ölüm sayısına ulaşıldı. Uzmanlar, yürürlüğe giren yasa ve sözleşmelere rağmen cinayetlerin önüne geçilememesini uygulamada yaşanan eksikliklere ve yetkililerin üzerine düşeni yapmamasına bağlıyor.Türkiye, yürürlükteki yasalara rağmen hemen her gün en az bir kadın cinayeti ile karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Son olarak, şiddete maruz kalan kadınlar hakkında devletin ölüm riski ve durumun aciliyeti göz önüne alınarak her türlü önlemi almasını öngören “Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi”, 1 Ağustos’ta yürürlüğe girdi. Ancak, gerek İstanbul Sözleşmesi’ne gerekse Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a rağmen, uygulamada yaşanan sıkıntılar nedeniyle erkek şiddetinin hızı kesilemiyor.Bir ayda 23 cinayetResmi olmayan rakamlara göre, 2013 yılında 214 kadın, çevresindeki ya da tanımadığı erkekler tarafından öldürüldü. 2014’e dair tablo ise durumun geçen seneye göre daha vahim olduğunu ortaya koydu. Buna göre, yalnızca 2014 yılının ilk 9 ayında 207 kadın, erkek şiddetine maruz kalarak yaşamını yitirdi. Sadece eylül ayı içinde ise 23 kadın erkek şiddetinin kurbanı oldu. Geçen seneye kıyasla artış gösteren kadın cinayetleri tablosuna, bu yıl ülkelerindeki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteci kadınlar da eklendi. 18 Eylül’de Şanlıurfa’da 30 yaşlarında bir kadın sokakta ölü bulunurken, 20 Eylül’de Diyarbakır’da bir başka Suriyeli kadın eşiyle tartıştıktan kısa bir süre sonra tabancayla vurulmuş halde bulundu. Eylül ayındaki kadın cinayetlerinin failleri olan erkekler, en çok bıçak ya da tabanca ve tüfek gibi ateşli silahlar kullandı. Bianet’in erkek şiddeti çetelesine göre, geçtiğimiz ay kadınların yüzde 8.7’si tedbir kararlarına rağmen cinayete kurban gitti. Yüzde 13’ü ise boşanmak istediği ya da boşandığı kocasıyla barışmak istemediği için “namus” bahanesiyle, yüzde 8,7’si ise “birliktelik teklifini reddettikleri” için öldürüldü.‘Ölümler uygulama kaynaklı’Milliyet’ten Burcu Karakaç ve Esengül Demirbaş’ın haberine göre, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Aydeniz Alisbah Tuskan ise kadını şiddetten korumaya yönelik yasal düzenlemelerin uygulamada hayata geçmediği görüşünde:“Kadınlar mücadelelerinde hukuku yanında göremiyor. İstanbul Sözleşmesi yürürlüğe girdi ancak sözleşme hükümleri hayata geçirilemiyor. Ölümlerin çoğu uygulama sorunu kaynaklı. Tedbirler sadece kağıtta kalıyor. Sigaraya karşı oluşturulan eylem planları gibi planlar ne yazık ki konu kadınlar olunca geri planda bırakılıyor. Şiddetle ve ölümlerle mücadelede siyasilerden samimi bir çaba göremiyoruz.”‘Kadın Bakanlığı’na ihtiyaç var’Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Nazan Moroğlu da şunları söyledi:“Taraf devletlerin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri ne derece yerine getirdiklerinin denetlenmesi amacıyla ‘Kadına Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Gurubu’ kurulacak. Sözleşme, hukuki düzenlemeler açısından etkili oldu ancak uygulamada kadına yönelik şiddeti önlemek mümkün olamadı. Aradan 2 yıl geçtiği halde uygulama yönetmeliği dahi çıkarılmadı. Kadın sorunlarına duyarlı kararlı bir devlet politikasına bunun için de 2011 yılında kaldırılmış olan Kadın Bakanlığının yeniden kurulmasına ihtiyaç var.” Avukat Hülya Gülbahar, yasalara rağmen uygulamada yaşanan eksikliklere dikkati çekti. Gülbahar, “Türkiye maalesef yürülükte olan yasaları uygulamıyor. Devlet kadınları korumak konusunda üzerine düşenleri yerine getirmiyor” diye konuştu.Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Başkanı avukat Habibe Yılmaz Kayar ise kadına şiddetin ulusal eylem planı kapsamında ele alınması gerektiğini vurgulayarak, şunları dile getirdi: “Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi için yasa ve sözleşmeler yetmez, ulusal eylem planı kapsamında kararlılık, süreklilik ve sorumluluk da gerekir.”Sözleşme çözüm olmadı!Yürürlüğe 2012 yılında giren Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un getirdiği Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri(ŞÖNİM), panik butonu, sorlama hapsi ve sosyal yardım gibi iyileştirmelere rağmen kadına yönelik şiddeti önleyemeyen Türkiye, Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olmuştu.1 Ağustos’ta yürürlüğe giren sözleşme imzacı devletlerin şu şartların yerine getirilmesini öngörüyor:Sözleşmeye taraf devletler, şiddet gören kadınlara mülteci olma hakkı verebilecek.Devlet, ölüm riski ve durumun aciliyeti göz önüne alınarak her türlü önlem alınacak. Kolluk kuvvetlerinin, mağdurlara yönelik her türlü şiddete acil ve yerinde müdahale etmesi için çok daha etkin önlem almaları sağlanacak.İhbar mekanizmasının işleyişi hızlandırılacak. Yargı, polis ve sağlık birimlerinin eğitimine bütçe ve zaman ayrılacak.Şiddet mağduruna ikametini değiştirmesi için destek verilecek. Mağdur korunacak ve psikolojik destek alacak, devlet tarafından geçici maddi destek verilecek.Kadına yönelik şiddete yataklık edenler de cezalandırılacak.Devlet radyo ve televizyonlarında her ay en az 90 dakika toplumsal cinsiyet eşitliğine dair yayın yapılacak.İlk ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda dersler konulacak.Zorla evlendirmelerin suç sayılması için gereken hukuki, idari ve cezai önlemler alınacak.Mağdurların faillerden tazminat talep etmesi konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılacak.Burcu KARAKAŞ - Esengül DEMİRBAŞ / MİLLİYET
Nobel Edebiyat Ödülü'nün bu seneki seçimi, son birkaç senedir görülmeyen bir sorgulamaya tabi tutuluyorFransız yazarın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması, Avrupa basınında şaşkınlıkla karşılandı. İngiliz yazar ve gazeteci Emma Brockes, ödülün açıklanmasının hemen ardından İngiliz Guardian gazetesinin web sitesinde yayınlanan ve sosyal medyada yoğun biçimde yazısında, Modiano'dan ziyade yıllardır Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen Amerikalı yazar Philip Roth'a odaklandı. Brockes, mizahi bir dille 'Modiano'nun Nobel'iyle ilgili gerçek skandal, Roth'un gerçek bir kaybeden olması' başlığını attığı yazısında, Nobel Edebiyat komitesinin seçimleriyle ilgili önemli noktalara odaklandı. Komite üyelerinin ödülü 'Amerikan kültürel hegemonyasını kırmak için bir fırsat' olarak gördüğünü ifade eden Brockes, Nobel Edebiyat Ödülü'nün popüler olmayanı öne çıkarmaya çalışan bir kurum olduğunu yazdı. Yazar ayrıca mizahın farklı kültürler arasında çevirilmesi en zor olan yazım biçimi olduğunu ve bu yüzden Nobel favorisi birçok ismin şansını kaybettiğini öne sürdü.Norveç'in önde gelen gazetelerinden Dagbladet de Modiano'nun ödülünü 'Çok garip bir Nobel seçimi' başlığıyla vererek, yazarın eserlerinin 1988'den beri Norveççeye çevrilmediğini vurguladı. Gazetenin edebiyat muhabiri Fredrik Wandrup, 2008'de ödülün yine aynı nesilden Fransız bir yazar olan Jean-Marie Gustave Le Clezio'ya verildiğini hatırlatarak, akademinin başka seçilecek birçok aday arasında oyunu Modiano'dan yana kullanmasını 'hayalgücü eksikliği' olarak yorumladı.İtalya'nın en güçlü gazetelerinden La Stampa ise Patrick Modiano'nun başka yayınlar tarafından vurgulanmayan bir yönüne odaklandı: Gazete yazarla ilgili profilinde, Modiano'nun İtalyan asıllı bir Yahudi olan babası, Nazi İşgali esnasında Nazi yanlısı Fransız Vichy hükümeti ve Nazilerle işbirliği yaptığını, Modiano'nun da romanlarında babasının bu hatırasıyla savaştığını öne sürdü.Milliyet Sanat
Birikmiş borçlara faizde kısmi af getiren ve 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlayan bir yasa olarak sunulan torba yasada, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu vergisinin sessizce artırıldığı ortaya çıktı. Hürriyet’ten Şükrü Kızılot’un bugünkü köşesine taşıdığı üzere, bu cihazların ithalatındaki ÖTV ve KDV matrahına bandrol ücreti de dahil edilecek. Bunun sonucunda ithal maliyeti yüzde 16 oranında artacak.Bandrol ücreti KDV ve ÖTV’ye eklenecek11 Eylül 2014’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürülüğe giren 6552 sayılı Torba Yasa, ‘ af yasası ‘ olarak biliniyordu. Zira öne çıkarılan maddeler, birikmiş vergi, SGK prim borçları ve diğer borçlara faizde kısmi af getirilmesi, 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlanması, hayali paraya ve şirketten çekilen paralara af getirilmesi olmuştu.Ancak Torba Yasa’yla 67 yasada değişiklik yapıldı; bu değişikliklerden biri de, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu gibi bandrole tabi ithal ürünlerin vergilerinin artırılması yönünde. Yeni düzenlemeyle, bugüne dek ithal sonrası alınan bandrol ücretleri ithalat aşamasında alınacak. Dolayısıyla, bandrol ücreti ithalattaki KDV ve ÖTV matrahına dahil olacak.Kızılot, ” Dolayısıyla ithal maliyetinde 21 birim, oran olarak da %16’lık bir artış olacak. Bandrol ücreti yüzde 6, ÖTV oranı %20 olan radyo ve/veya TV yayınları almaya yarayan cep telefonlarında yüzde 6 olan bandrol ücreti, ÖTV ve KDV matrahına eklenince ithal maliyeti de yaklaşık artacak ” diye yazdı.Hürriyet yazarı, bandrol ücretinin navigasyonlu araçlara da yansıyacağına dikkat çekti.Diken
İbrahim Tatlıses’e ait olduğu iddia edilen bir ilkokul diploması, dün sosyal medyaya ve magazin basınının gündemine bomba gibi düşmüştü. Tatlıses’in o diplomayı, o dönemde Kilis’te çalıştığı ve Kartalbey İlkokulu’ndan 1976 yılında gece kurslarına giderek aldığı iddia edilmişti...Şarkıcı İbrahim Tatlıses, magazin basınında ve sosyal medyada çok konuşulan, üzerinde bıyıklı bir fotoğrafının olduğu ilkokul diplomasını nasıl aldığını instagram hesabından açıkladı...Tatlıses, Kartalbey İlkokulu’ndan 370 okul numarasıyla 3 Haziran 1976 tarihinde mezun olduğunu gösteren ve üzerinde okul müdürü Mehmet Gürbüz, öğretmen Ayten Gündinç ve öğretmen Hasan Kıdeyş ile Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Recep Çetinkaya’nın imzası bulunan diplomanın gerçek hikayesini anlattı.İddia edilenin aksine okula hiç devam etmediğini söyleyen Tatlıses, diplomayı bir türkü karşılığında aldığını açıkladı...İşte İbrahim Tatlıses’in o sözleri:' E ben size yıllarca ilkokul diplomamı Kilis'ten aldım dedim ya sizler inanmıyordunuz, Şimdi ne oldu'da DEFİNE bulmuş gibi ibo'nun bıyıklı diplom'lı resmini bulduk, Çok büyük iş başarmışsınız gibi, Vallahi tebrik ederim; Arkadaşlar bizde inkar yok, Yalan'da yok.! Ne dediysek o.!Oyle dışarıdan falanda bitirmedim kiliste dostlarım vardı ehliyet alacaktım ilkokul diploması gerekir dediler bende gittim kiliste kartalbey ilkokulu'na bana bir türkü söyle dediler peki dedim ve diplomayı aldım dışarı çıktığımda sıradakiler sordu noldu ağe lan ne yaptın bişe yapmadım bi türkü söyledim ehliyeti aldım.! ALLAH ordaki hocalardan ve okul müdüründen RAZI OLSUN..!! Hiç olmazsa diplomalı bir türkücü olmamı sağladılar şükranlarım kilislilere...'Ensonhaber
Beyaz TV'de yayınlanan Beyaz Futbol adlı programın yorumcusu Ahmet Çakar, Fatih Terim'in belirli kulisler ile A Milli Takım'ın başına geldiğini ve bu durumu Rıdvan Dilmen'in de bildiğini iddia etti.Terim'den başarı beklenmesinin gayet normal olduğunu ifade eden Çakar, 'Fatih Terim oraya belirli kulisler ile geldi. Abdullah Avcı'nın nasıl ayağı kaydırıldı, çıkıp açıklasınlar. Rıdvan Dilmen'in de bilgisi var, çünkü o bana söyledi' dedi.Fatih Terim'in Letonya maçı öncesindeki basın toplantısında söylediği, 'Gidersek gideriz, gidemezsek gidemeyiz' sözlerine de tepki gösteren Çakar, şöyle konuştu:'Fatih Terim'in 'Gidersek gideriz, gidemezsek gidemeyiz' sözlerini kabullenemiyorum. Fatih hocanın aldığı para helal olsun ama yılda 4 milyon Euro kazanıyorsan ben senden başarı beklerim.'CNN Türk
HSYK seçim sonuçları sonrası Savcı Zekeriya Öz, kişisel Twitter hesabından açıklamalar yaptı. Sonuçlar açıklandıktan sonra hakkındaki 'HSYK seçimleri sonrası kendisini zor günlerin beklediği' yönündeki iddialara cevap veren Öz, 'Hırsız olarak anılmaktansa sürülmek şereftir' diye yazdı.Öz, 'Çalanlar, bahşiş alanlar, makara yapanlar, iftira atanlar ve milletini yalanlarla kandıran münafıklar: Mutlaka kaybedeceklerdir' ifadelerini kullandı.
Google üzerinden hastalık ve rahatsızlıkla ilgili çokça arama yapılıyor. Görülen bazı semptomlar, hastalar ya da yakın çevreleri aracılığıyla internet üzerinde aratılıyor. Bilinçli yapıldığında, kimi zaman belli bir rehber niteliği taşırken, kimi zaman da yorum farkı sebebiyle pek çok insan için tehlikeli hale gelebiliyor. Etkisi fiziksel olmasa bile, hastalıkla ilgili yapılan aramalarda insanlar psikolojik olarak arama sonuçlarından etkilenebiliyor.Reddit’e sızan bir ekran görüntüsüne göre, Google arama sonuçlarında bir doktora danışma özelliğini yakında devreye alacak. Google Helpouts gibi çalışacak olan özelliğin, arama sonuçlarında belirli arama kelimeleri üstünden çalışması bekleniyor. Böylece bir hastalıkla veya belirti ile ilgili arama yaptığınızda, “doktora danışma” butonu da aktif oluyor.İlgili aramayı yaptıran hastalar, bir doktorla yüz yüze konuşabiliyor. Video chat aracılığıyla o aramayla ilgili alanda bilgi sahibi bir doktora danışabileceğiz konu hakkında, uzman bir kişiden bilgi alabiliyorsunuz. Özellikle sağlıkla ilgili konularda forum, blog ve benzeri ortamlarda sağlıkla ilgili bilgi paylaşımı, tavsiye ve bilgisiz kişilerce yapılan teşhisler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor.
Hürriyet: Koalisyon vurdu Suruç sallandıMilliyet: Kadına şiddet katlanarak artıyor -Sabah: Paralel Yapı'ya HSYK darbesi Vatan: HSYK'da yeni dönemTaraf: Seçim öncesi AKP'nin zor seçimi Akşam: Paralel yapı yine hüsrana uğradı Birgün: O kadar hayırsever ki kaçak okul yaptırmışStar. Yargı şantajı yendi Cumhuriyet: Yargı AKP’nin elindeZaman: Yüksekova'nın tek kız yurdunu yakıp yağmaladılarYeni Şafak: Paralel'e HSYK darbesi Evrensel: ‘Kobanê’ye saldırı Alevilere de saldırıdır’