onedio
Adele, Rekor Teklifle Döndü
Çocuk yapmak için müzik kariyerine ara veren Britanyalı şarkıcı Adele, rekor bir teklifle dönüyor. Sony, ünlü şarkıcıya yeni albümü için 80 milyon sterlinlik teklif götürürken Adele’in menajeri 100 milyon isteyeceklerini söyledi.Önceki iki albümü 19 ve 21 ile satış rekorları kıran Britanyalı şarkıcı Adele, çocuk sahibi olmak için kariyerine bir süre ara vermişti. Yeniden albüm çalışmalarına başlayan şarkıcıya, Sony Music’ten rekor bir teklif geldi. Ancak yeni albümü için Adele’e 80 milyon sterlin teklif eden Sony, şarkıcının menajerlerine takıldı. Menajerler yaptıkları açıklamada, albüm için şirketten 100 milyon sterlin isteyeceklerini dile getirdi. Eğer Adele ve menajerleri Sony’nin ilk teklifi olan 80 milyon’u bile kabul ederse, bu fiyat dünya müzik tarihinin en yüksek albüm anlaşması olarak kayıtlara geçecek. INDEPENDENT
İşsizlik Çift Haneye Yaklaştı
İşsizlik oranı Temmuz ayında yüzde 9,8'le çift haneye dayandı. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik 2010 Aralık'tan bu yana ilk defa çift hanede...
"G.Saray Beni Hep İstiyor'
Uzun süredir Hamburg'ta forma giyen ve kuzey temsilcisinin en önemli oyuncularından biri olan Tolgay Ali Arslan'dan Galatasaray itirafı...Sport Bild dergisine geniş bir röportaj veren Tolgay, Galatasaray'ın geçen sene kendisiyle ilgilendiği ile ilgili bir soruya, 'Galatasaray beni hep istiyor', cevabını verdi. 24 yaşındaki oyuncu sözlerini, 'Avrupa'da kendini kabul ettirmiş çok fazla Türk oyuncu yok, bu yüzden bu oyunculara ilgi bir hayli fazla' diyerek sürdürdü.2009 yılında Borussia Dortmund altyapısından Hamburg'a transfer olan ve bu kulübün değişmez oyuncularından biri haline gelen Tolgay, Türkiye'ye gitmeyi şimdilik düşünmediğini söyledi. 'Bana olan ilgileri de ben onurlandırıyor ama ben geleceğimi ilk etapta Almanya'da görüyorum' diye konuşan Tolgay'ın Hamburg'taki sözleşmesi sezon sonunda sona eriyor.Aynı röportajda çocukluk yıllarından bir anısını anlatan Tolgay, neden dövme ve küpeye uzak durduğunu, '6 yaşındaydım ve küpe istedim. Babam kabul etti, delik deldirdik ve küpeyi taktım. Daha sonra Türkiye'ye tatile gittik ve bir Polis bana bakarak 'sen kız mısın' dedi. Bu olaydan sonra bir daha takmamak üzere küpeyi çıkardım' sözleriyle anlattı.Şampiy10
Mithat Sancar'a Canlı Yayında Sansür mü Geldi?
Akil İnsanlar Heyeti üyesi, Prof. Dr. Mithat Sancar, Habertürk televizyonunda yayınlanan Balçiçek İlter’in sunduğu ‘Akşam Raporu’ adlı programda ‘teknik arıza’ gerekçesiyle yayından alındı.Sancar, AKP hükümetinin Kobanê eylemlerinden sonra polislerin yetkilerini daha da artırmaya yönelik çalışması ile ilgili soruyu yanıtlarken, İlter, yayını reklam arası verilmesi gerektiğini söyleyerek reklama gitti. Reklam arasının ardından program Sancar olmadan devam etti.‘Mithat Sancar’ın başına gelenler sansür mü?’ sorusuna da yanıt yine Sancar’ın kendisinden geldi. Mithat Sancar “Bu akşam HaberturkTV'de canlı yayındayken program birden kesildi. Gerekçe yok, açıklama yok. Özetle rezillikte ve saygısızlıkta sınır yok” dedi. MİTHAT SANCAR: YAYIN YÖNETMENİNDEN TALİMAT GELMİŞ!Sansür iddiasını Radikal'e değerlendiren Mithat Sancar durumla ilgili olarak kanalın yayın yönetmenininden 'yayını kesin' şeklinde talimat geldiğini dair duyum geldiğini söyledi. Balçıçek İlter'le de konuştuğunu ifade eden Sancar, İlter'e de yayın sonuna kadar bir açıklama yapılmadığını sadece teknik aksaklıkla ilgili bir bilgi verildiğine ama durumun teknik aksaklık olmadığının açık olduğunu söyledi. Kendisine de bir açıklama yapılmadığını kaydeden Mithat Sancar,'Bir süre sonra stüdyoyu terk edeceğini söyleyip oradan ayrıldım dedi. SANCAR  YAYINDA NE DEMİŞTİ?Mithat Sancar yayından alınmadan önce, 'mevcut yasaların polisin hiçbir sorun yaşamadan her türlü olaya müdahale edebilmesine olanak sağladığını, özellikle 2006 yılında çıkarılan 'Polis Vazife ve Salahiyeti Kanunu'ndan sonra gerektiğinde silahını kullandığını, hatta bunun pek çok 'yargısız infaz' olarak adlandırılacak olaylara neden olduğunu' ifade etti; 'Gezi Direnişi'nde polisin pek çok genci direk hedef alarak öldürdüğünü' belirtti. 'Terörle Mücadele Yasası'nın da bu anlamda olumsuz sonuçlar doğurduğuna' dikkat çeken Sancar, 'toplumda 13-14 yaşındaki çocukların 'taş atan çocuklar' olarak tanımlanarak cezaevlerine konulduğunu ve polisin yetkilerinin daha da artırılmasının daha da olumsuz sonuçlara yol açacağını' söylerken, yayından alındı.Evrensel  ve Radikal
Reklam
Dünyanın En İlginç Tutuklaması
Las Vegas'ta bir polis bir cüceyi tutuklamaya çalışıyor fakat tuhaf olaylar birbirini izliyor. Polisin güler misin ağlar mısın durumunu izliyoruz.
Reklam
Dev Derbinin Hakemi Belli Oldu!
Spor Toto Süper Lig'in 6. haftasında 18 Ekim Cumartesi günü Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılacak derbiyi hakem Cüneyt Çakır yönetecek.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre Türk Telekom Arena'da saat 19.00'da başlayacak mücadelede Çakır düdük çalacak.Karşılaşmada Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Dördüncü hakemliği Alpaslan Dedeş'in yapacağı maçın ilave yardımcı hakemleri ise Süleyman Abay ve Hakan Ceylan olarak açıklandı.18 EKİM - CUMARTESİ13:30 Torku Konyaspor – İstanbul Başakşehir (Çağatay Şahan)16:00 Gaziantepspor – Kardemir Karabükspor (Yunus Yıldırım)19:00 Galatasaray – Fenerbahçe (Cüneyt Çakır)19 EKİM - PAZAR13:30 Bursaspor – Eskişehirspor (Fırat Aydınus)16:00 Trabzonspor – Mersin İdmanyurdu (Tolga Özkalfa)19:00 Beşiktaş – Sivasspor (Mete Kalkavan)19:00 Akhisar Belediye Gençlik ve Spor – Kasımpaşa (Bülent Yıldırım)20 EKİM - PAZARTESİ19:00 Gençlerbirliği – Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor (Hüseyin Göçek)20:00 Çaykur Rizespor – Balıkesirspor (Serkan Çınar)AA
"Futbolun Bitişi 3 Temmuz"
Duayen spor yazarı Şansal Büyüka, Türk futbolunun röntgenini çekti, çarpık noktaları açık açık dile getirdi.Usta gazeteci Şansal Büyüka, A Milli Takım’ın dibe vurmasıyla beraber Türk futbolunun röntgenini çekti.İşte Büyüka’nın yazısı:Kabul edelim ki 3 Temmuz süreci futbolu bitirdi. Doğru ya da yanlış, haklı ya da haksız bu süreç Türk futbolunu bitirdi. Herkes kendi renginin, kendi menfaatinin yanında yer aldı, yıllar geçti, halen “Kim haklı, kim haksız” konuşuyor. Başkanlar, camialar düzeyinde birbirimizi yiyoruz. Seyirci, “Kandırılmış” duygusuna kapıldı, güveni, inancı iflas etti. Futboldan soğudu, Passolig, o, bu derken tribünleri terk etti.2. Rahata alıştılarYabancı futbolcu kısıtlamasının milli takımı ve Türk futbolunu kurtaracağını sanmıştık. Kısa sürede fena halde yanıldığımızı anladık. Bu kısıtlama, maalesef Türk futbolcusunu en hafif ifadesi ile “rahata” itti. Az çalıştı, parayı çok istedi. İkisini de kabul ettik, az çalışmasını da, çok para istemesini de... Ne oldu? İkinci yarılarda rakip kalelere gidemedik... Son Letonya maçının 81. dakikasında tek bir hızlı hücum geliştirdik, Arda pas verecek takım arkadaşını bulamadı. Niye; hiçbiri gelemedi, nefesleri yetmedi.3. Taviz üstüne tavizFutbolcuya dayalı düzen son yıllarda çok gelişti. Özellikle bizim yerli hocalar, zor iş buldukları için, o işi mümkün olduğunca kaybetmemek adına, futbolculara taviz vere vere adeta kucaklarına oturdu. Hiçbir hoca, Avrupalı ile aşık atacak, 90 dakikayı tık nefes olmadan tamamlayacak çağdaş antrenman bilimini futbolcusuna uygulatamadı. Çoğu zaten o bilgiye sahip değildi... İşte kalabilmek için Başkan’a taviz verdi, yönetime verdi, medyaya, seyirciye verdi... İşin acı tarafı bu tavizler önce kulüpleri, sonra milli takımı, yani Türk futbolunu batırdı.4. ANTRENMAN ŞİKAYETİSıkı antrenman yaptıran, takımı iyi çalıştıran hocalar, futbolcular tarafından yönetimlere sıkça şikayet edildi. Oyuncular gidemeyeceğine göre, hocalara kapı gösterildi. Ben iddia ediyorum, Ersun Yanal bu ülkede kolay iş bulur ama zor dayanır. Ben Yanal’ın özel hayatından gittiğine inanmıyorum. Kime ne Ersun Hoca’nın özel hayatından... Ama suçu belli: Avrupa ile aşık atabilecek antrenman yöntemlerini uygulamak...5. ŞIMARIK FUTBOLCULARFutbolcular çok şımartıldı. Hangi futbolcu, sahada ya da özel hayatında yaptığı bir yanlışın bedelini ödedi? Hep idare edildi, hep sırtı sıvazlandı, varsa dosyası kapatıldı. Meclisin milletvekilleri gibi bir dokunulmazlık zırhına büründüler. Daha da ileri gideyim, kulüplerini yönetmeye niyetlenen futbolcular bile oldu...6. PARALAR ÖDENMEDİKulüpler futbolcuların parasını asla zamanında ödemedi. Hocalar, yönetimle futbolcular arasında kaldı. Öyle ki, sıkı bir antrenman yaptırmak isteseler “Önce paralar” karşılığını aldılar. Bunun aksini kimse iddia edemez. Ne hocalıkları kaldı, ne otoriteleri... Başkanlar ile futbolcular arasında “pastırma” gibi ezildiler.7. OZAN DIŞINDA KİM ÇIKTI?Yabancı sayısını kısıtladık da ne oldu? Kulüpler yeni oyuncular mı buldu? Altyapıdan oyuncu mu çıkardı? Türk futbolu yeni bir yetenekle mi buluştu? Bursasporlu Ozan dışında, Türk futbolu hangi genci, hangi yeteneği kamuoyuna takdim edebildi? Bu alt yapılar konusunda Futbol Federasyonu’nun nasıl bir denetimi var, daha doğrusu var mı?8. ‘DAYISI OLSUN YETER’Altyapı demişken, bakın oralara; kimler sorumlu, kimler antrenörlük yapıyor. İş bulamayan, takımın eski oyuncuları, milletvekilinin akrabası, hatırlı kişinin amcasının oğlu, dayının çocuğu... Eee, hatırla gönülle bu kadar... Futbolu bilmesine gerek yok, yeter ki “Dayısı” olsun... Hollanda, Almanya altyapılarda bilimsel yönü en yüksek hocalarını görevlendiriyor, mantar gibi oyuncu yetiştiriyor, bizde hala oğlu, amca çocuğu... Eee böyle başa, böyle tıraş...9. KİMLER ANTRENÖR?Merak ediyorum, Ümit Milli Takımı’nı kim çalıştırıyor? U 19’un , U 17’nin, diğer milli takımların hocaları kimler? Bu milli takımlarda hangi başarılara imza attılar? Kimleri yetiştirip, kimleri çıkarttılar? Çok uzun yıllar önce Ümit Milli Takımı’nın en az 6-7 oyuncusu A Milli Takım’da oynardı, şimdi niye böyle olmuyor? Niye Ümit takımından A takımına futbolcu gelmiyor?10. ŞAMAR OĞLANI OLMASINLARKulüpler federasyonu değil , federasyon kulüpleri yönetmeli... Federasyon otoritesini daha fazla hissettirmeli, kamu ve camia baskısından çekinmemeli. Daha cesur, daha yürekli, daha radikal kararlar almalı, Futbol Federasyonu’nu “Şamar oğlanına” çevirmek isteyenlere asla izin vermemeli...11. ÇİM UZMANLARI GELMELİAvrupa’nın en kötü zeminlerinde oynuyoruz. Niye? Araştırın bakalım, statların zeminlerinden kimler sorumlu? İddia ediyorum, 3-5 stat zemini dışında çoğu il müdürlüklerinin sıradan görevlileri... Asgari ücretle çalışan sıradan görevlileri... Oysa bu iş, uzmanlık işi... Federasyon, İngiltere’den sürekli Türkiye’de kalacak , zeminleri kontrol edecek, düzeltecek, yerli elemanları yetiştirecek, beş kişilik bir “Uzman çim ekibi” kurmalı. Real Madrid aptal mı, gidip İngiltere’den çim uzmanı transfer ediyor. Zemini bozuk stat varsa, orada maç oynanmamalı... Futbol Federasyonu bu iradeyi mutlaka göstermeli. Kimden korkuyor, neden çekiniyor?12. NE KADAR KÖFTE, O KADAR EKMEK!Türkiye azla yetinmemeli... Özellikle medya ve futbol seyircisi azla yetinmemeli... Gazeteler, Galatasaray’ın ölüp ölüp dirildiği Sivas maçı için “Cim-Bom’un Sivas destanı” diye manşet atmamalı... Kimi yendin kardeşim? Sonuçta ligin normal ekiplerinden birini yendin... Fenerbahçe bir eksikle Konya’yı yeniyor, İsmail Hoca için tefrikalar diziyoruz. İzin verin de, bir eksik bile olsa Fenerbahçe, Konyaspor’u yensin. Ama görüyoruz ki, bu futbol Avrupa’da kısa kalıyor, nefessiz kalıyor, çaresiz kalıyor. Unutmayalım, bu milli takım, bu ligden çıkıyor. Hani ne kadar ekmek, o kadar köfte...13. İKİ AYDIR NEREDESİNİZ?Türk futbolu mutlaka bir barış zemini yakalamalı... Sorunları gizlemek yerine anında çözmeye çalışmalı... Örneğin Gökhan Töre’nin silah olayının üstünden iki ay geçmiş, federasyon olarak, teknik ekip olarak bu sürede işi tatlıya bağlamamışsınız, o zaman medya yazar. Kızmaca, darılmaca yok, medya yazar... Önceleri haklı olarak yalan habere kızılırdı, şimdi doğru habere de kızılıyor... İki aydır neredesiniz, işi tatlıya bağlasaydınız.14. BİR HAKAN DAHA YETİŞTİREMEDİKTürk futbolunda hızlı oynamıyoruz, sürekliliğimiz yok, dikine oyunu beceremiyoruz, yan ve yüksek toplardan gol yiyoruz ama gol atamıyoruz. Nefesimiz yetmiyor, tükeniyoruz. Letonya maçında baktım, sadece Caner en az 20 top kesti. Kim vurdu? Hepsine rakip savunma... Her maçta olduğu gibi rakip savunma.Tam 15 yıl Hakan Şükür kolaycılığına alıştık, ikincisini, üçüncüsünü bulmayı, yetiştirmeyi hiç düşünmedik.15. SABRIN SONU SELAMET OLSA!Her kötü gidişten sonra “Sabır” kelimesini dinlemekten bıktık... 50 senedir “Sabır” dinliyoruz. Sabrın sonu selamet olsa diyeceğim yok da , hep felaket oluyor. İsyanım da buna... Beğenmediğimiz,averaj takımı olarak gördüğümüz Finlandiya’lar, İzlanda’lar bu kadar kısa sürede “Şamar oğlanı” konumundan “Esas oğlan” konumuna geçiyorsa , bunu biz niye yapamıyoruz?16. EL ELDEN ÜSTÜNDÜRDevir laf devri değil , icraat devri... Futbol Federasyonu niye “Akademik” toplantılar yapmaz, başka görüşleri değerli bulmaz? Bu ülke hep “Penaltı, ofsayt” mı tartışacak... Biraz da akademik tartışma yapsın. Beyin fırtınası yapsın. Uzman ekipler kursun ve önemli bulduğu görüşleri uygulamaya koysun. El elden üstündür, bunu unutmayalım.17. LAFI BIRAKIP, İŞE BAKALIM“Aslansın parçalarsın”, “Kartalsın, Kanaryasın kaparsın”, “Ay-yıldızsın çakarsın”... Bu palavraları, bu kendi kendimize böbürlenmeleri bırakalım artık... Biz futbolu ile, futbol anlayışı ile, aldığı sonuçları ile, kulüpleriyle, milli takımıyla “Dibe vurmuş” bir ülkeyiz... Bu palavraları atmaya hakkımız yok. Lafı bırakalım, işe bakalım. Ama o kadar rahata, o kadar laçkalığa, o kadar vurdumduymazlığa alışmışız, o kadar cehalete bulaşmışız ki, yıkıldığımız yerden nasıl kalkacağız merak ediyorum.Skorer
Jet Bisiklet
Colin Furze boş zamanlarında garajında çeşitli icatlar tasarlamaya çalışıyor. bu icatlardan en dikkat çeken ve konuşulanı ise geliştirdiği Jet bisiklet. Bu bisiklet tüple çalışıyor. Gerçekten de bazı arabaların arkasında yazdığı gibi “Gazlı ve öfkeli” cümlesi bu konuyu açıklamaya yetiyor. Ayrıca geliştirdiği icatlar tehlikeli olmasına rağmen kendisi test edip tehlikeyi göze alıyor. Youtube’a koyduğu videolar sayesinde BBC kanalının da dikkatini çekmeyi başarmış biri.
Reklam
Tarihi Avluyu Betona Gömdüler!
Fatih Camii’nin avlusunun Akdeniz Medresesi’ne bakan bölümündeki ağaçlar sökülürken tarihi avlu granit döşenerek betonlaştırılıyor. Fatih Belediyesi’nin projesine göre avlunun diğer bölümündeki ağaçlar da sökülecekİstanbul Fatih’te 1475 yılında yaptırılan Fatih Camii’nin avlusundaki ağaçlar camiyi çevreleyen inşaat paravanları ardında sessizce yok edildi. Birgün gazetesinden Olgun Kundakçı'nın haberine göre, Cami avlusunun Fevzi Paşa Caddesi’ne cephe alan Akdeniz Medresesi bölümündeki ağaçlar Fatih Belediyesi’nin çevre düzenleme projesi kapsamında tamamen sökülürken, ağaçların yerini toprak alana döşenen granit taşlar alıyor. Fatih Belediyesi yetkilileri sökümlere ağaçların projede sert zemine denk gelmelerini gerekçe gösterdi. Projeye göre avlunun diğer bölümündeki ağaçlar da sökülecek.Korunması gereken kültür varlığı olarak tescilli Fatih Camii’nin avlusu için Fatih Belediyesi tarafından yürütülen proje, 2012’de 4 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı. Proje kapsamında tarihi avluya oturma ve dinlenme alanları, 3 adet süs havuzu, yeraltı tuvaleti, cenaze alanı ve yaya yürüyüş yolları yapılıyor. Sökülen ağaçların yerini ise yeşil alan olarak “çalı, ağaçcık ve mevsimlik çiçekleri barındıran bitki gösteri alanları” alacak. Proje kapsamında avlunun yaklaşık 20 bin 500 metrekaresi sert zemine dönüştürülecek. Avluda peyzaj bitkileri ve çimden oluşturulacak yeşil alan ise projeye göre 14 bin 500 metrekare olacak.‘PROJEYE GÖRE YANLIŞ YERDE’Tarihi camide ilk ağaç kesimleri 2012’de başlamıştı. Fatih Belediyesi, avludaki ağaçların anıt ağaç niteliğinde olmadığını, ağaç köklerinin caminin tarihi su kanallarına zarar verdiğini gerekçe göstermişti. Ancak alanda sökülen ağaçların tamamı bu nedenle sökülmüyor.Çevre düzenleme projesini yürüten Fatih Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkilileri avludaki ağaçların projeye göre yanlış yerde olmasını gerekçe göstererek yapılan sökümler için BirGün’e şu açıklamayı yaptı: “Projede havuz aksları, yaya yolları gibi sert zemin olan yerlere denk gelen ağaçları söktük. Koruma Kurulu tarafından onaylanmış bir projeyi uyguluyoruz. Söktüğümüz ağaçları avlunun başka yerlerine dikiyoruz. Kesim yapmıyoruz. Zaten projeye göre yeşil alanda bir azalma olmayacak.”Yılmaztürk: Koruma mevzuatına aykırıMimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Sami Yılmaztürk, tarihi caminin avlusunda yapılan uygulamanın 2863 sayılı kanunun koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti. Yılmaztürk, “Fatih Camii’ne ağaçların zarar verdiği tespiti söz konusu ise tedbir alınması kaçınılmazdır. Bu konuda uzmanlar gözetiminde alınabilecek tedbirler vardır. Ağaç kesilmeden de tedbir almak mümkün olabilir. Projeye bakınca birçok ağacın kesildiğini, yeni bir düzenleme yapıldığı görülüyor. Fatih Cami ve külliyesinin bahçesinde her daim ağaç olduğunu arşivlerde yer alan fotoğraflarda, gravürlerde görmek mümkün. Projenin boş arazide düzenleme yaparcasına uygulamaya konulması kabul edilemez. Kültürel değerlerimizin korunması ve restorasyonu park ve bahçeler müdürlüklerine bırakılamayacak kadar ciddi, bilimsel bir iştir. Tarihi cami ve külliyesinin avlusu inşaat alanı olarak değerlendirilmiştir. Son günlerde Fatih’te yeşil alanlara yönelik projelerde rant dışında herhangi bir amaç gözetilmiyor” dedi.Olgun Kundakçı | Birgün
Türk Askeri ile Hollanda Askeri Bilek Güreşi Yaparsa
Hollanda askeri ile bilek güreşine tutuşan Feridun Türkmen'in videosu paylaşım sitelerinde büyük ilgi gördü. Feridun Türkmen isimli Türk askeri ile Hollanda askeri Zico arasında yapılan bilek güreşi paylaşım sitelerinde izlenme rekorları kırıyor.'TÜRKÜM GURURLUYUM'Ferudun Türkmen'in Facebookta paylaştığı videonun açıklama kısmına da 'Adımı duymuş bir Hollanda askeri ve bileğimi bükecekmiş. Sözde onun bileğini büken yokmuş. Adı da Ziko... Tanıttım kendimi ona. Türküm gururluyum' yazmış.
Baba Karabulut İntihardan Sonra İlk Kez Konuştu
17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut'u vahşice öldüren ve Silivri’de kapalı cezaevinde yatan Cem Garipoğlu, tek kişilik odasında kendini asmış halde bulunmuştu.Cem Garipoğlu'nun ölmesinin ardından birçok iddia ortaya atıldı. Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, bu iddialarla ilgili yorumda bulundu.'İLAHİ ADALET YERİNİ BULDU'Show TV ekranlarına çıkan Karabulut, 'Katilin öldüğüne, intihar ettiğine inanmak istiyorum. İlahi adalet diyorum, ben isterdim ki ölmesin cezasını çeksin ama ilahi adalet yerini buldu' dedi.Cem Garipoğlu'nun ölmediği söylentilerinin sorulması üzerine konuşan baba Karabulut, avukata gerekli talimatı verdiklerini, bu konu üzerinde araştırma yaptığını söyledi.haberedikkat.com
Reklam
'Türkiye Polis Devletine Dönmeyecek'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş polisin dinleme yetkilerine genişleten düzenlemenin demokratik haklardan geri gidiş anlamına gelmediğini söyledi. Kurtulmuş, 'Türkiye polis devletine dönmeyecek' dedi.Polisin dinleme yetkilerini artıran yeni yargı paketi 'Türkiye polis devletine dönüyor' eleştirilerine neden oldu. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, 'Hiçbir şekilde ne polis devletine dönüş olacaktır, ne demokratik kazanımlarda Türkiye geriye gidecektir.' dedi.AK Parti Genel Merkezi'nde Karadeniz bölgesi milletvekilleriyle istişare toplantısına gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmelerine başlanan ve ağırlıklı olarak hükümetin 'paralel yapı' olarak tanımladığı devlet içindeki örgütlenmeye dönük tedbirler içeren yargı paketini değerlendirdi. Kurtulmuş tedbirlerin 'polis devletine dönüş' anlamı taşımadığını savundu:'Bütün kamuoyu rahat olsun. Hiçbir şekilde ne polis devletine dönüş olacaktır, ne demokratik kazanımlarda Türkiye geriye gidecektir. Tam tersi. Bu kadar yıldır demokrasi ve bu anlamda atılan adımlar konusunda kararlı duran bir irade, tabii ki Türkiye'nin tekrar polis devleti olması istikametinde bir adım atmayacaktır. Bu arada bir denge kurulacak. Bir tarafta güvenlik, bir tarafta Türkiye'de gerçekten devletin kendisini koruyacak mekanizmalarının kullanılması, ama bunu yaparken de asla terörle, sokaktaki olaylarla ilgisi olan, olmayan vatandaşların, rahatsız edilmemesi. Esas mesele budur. Yani teröre bulaşanların bir türlü geniş kitleye tehdit teşkil etmeyecek hale gelmesi tasarlanmıştır, planlanmıştır.'Üç hâkim izni teke indirildiTasarının içinde 'dinleme' ile ilgili düzenelemeler de var. Dinlemeler için 3 hakim yerine tek hakimden izni yeterli hale getiriyor. AKP kısa süre önce bu konuda tam tersi bir düzenleme yapmıştı. Bunun bir geri adım olup olmadığı sorusuna Kurtulmuş, 'O adli anlamdaki dinlemeydi, bu önleyici dinleme, arasında fark var.' dedi:'Mahkemelerin delil olarak kabul edeceği adli dinleme üç hakimin, ağır ceza mahkemesinin vereceği bir karardı. Bu ise herhangi bir tehlikenin ortaya çıkması ihtimali üzerine önleyici dinlemedir. Burada getirilen tedbirlerin tamamı önlemeye dönük tedbirlerdir. 'Başbakan Yardımcısı, atılan adımlar için 'insanları baskı altına almak, bu olaylarla ilgisi olmayan insanları taciz etmek, hürriyetleri kısıtlamak anlamında atılan adımlar değildir' ifadesini kullandı.'Demokratik protesto' ile 'tehdiş'in ayrılması gerektiğini söyleyen Numan Kurtulmuş, ' Üzerinde durulan konu budur. Demokratik hakların kullanılmasına sonuna kadar evet, ama demokratik hakların kullanılması maskesi altında sokakların tedhiş (yıldırma) ortamına döndürülmesi de herhalde hayır demek gerekir' dedi.Kaynak: Al Jazeera
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Şu Tweet’in İngilizce halini geceyarısını biraz geçe okumuştum:“#Kobani’de son 48 saat içindeki hava saldırıları #IŞİD saldırı birimlerini, saldırıların başlatıldığı alanları, sığınakları; ve #Rakka’daki bir garnizonu imha etti. # Suriye”Tweet’i kaleme alan imza önemli: Brett McGurk. ABD’nin Irak ve İran’dan sorumlu Dışişleri yetkilisi. Bizdeki Müsteşar Yardımcısı’na tekabül ediyor. Kendisini Mart ayında Süleymaniye’deki bir sempozyumda izlemiştim. Iraklı tüm siyasi aktörlerler ve özellikle Kürtlerle yakın ilişkisi dikkatimi çekmişti. Birkaç gün önce de, Emekli General John Allen ile birlikte IŞİD’e karşı işbirliği amacıyla temaslar yürütmeye gelmişti.
Reklam
Sırbistan-Arnavutluk Maçında Bayrak Krizi
Belgrad'da Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri grup maçında karşı karşıya gelen Sırbistan ve Arnavutluk maçına bayrak krizi damga vurdu.Maç 0 - 0 devam ederken 42'nci dakikada sahanın üzerinde uzaktan kumandalı bir helikopter dolaşmaya başladı.Uzaktan kumandalı aracın arkasında iple bağlanmış olan ve içine Sırbistan topraklarının bir kısmını da alan 'Büyük Arnavutluk' bayrağı asılmıştı.Sırp Milli Takımı oyuncusu Aleksandar Mitroviç bayrağı çekip aldı ve saha kenarına götürmeye çalıştı.Bu sırada Arnavut Milkli Takımı oyuncuları Mitroviç'e müdahale etti. Sahada oyuncular arasında başlayan itişmeler kısa sürede yumruklu kavgaya dönüştü.Sahadaki kavgaya Sırp Milli Takımı taraftarlarının da katılmasıyla birlikte olaylar büyüdü.Maçın İngiliz hakemi Michael Atkinson, çıkan olaylar üzerine maçı tatil etti.İki ülkenin milli takımları 1967'den bu yana ilk kez Belgrad'da karşı karşıya geliyordu. Taraftarlar arasında çıkabilecek olaylar nedeniyle Sırbistan Futbol Federasyonu sahaya rakip takım taraftarlarını sokmama kararı almıştı.Maça ne zaman devam edileceği henüz bilinmiyor. Maçın yeniden mi oynanacağı yoksa kaldığı dakikadan mı devam edeceği de henüz kararlaştırılmadı.Maç esnasında yaşanan olayın Arnavutluk ve Sırbistan arasındaki ilişkiler açısından yeni bir gerilim olabileceği ifade ediliyor.Arnavutluk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, '68 yıl sonra ilk kez bir Arnavutluk Başbakanı Sırbistan ziyareti gerçekleştirecek' demişti.Ziyaret ile birlikte yürütülecek görüşmelerle birlikte Sırbistan'dan ayrılarak 2008'de bağımsızlığını ilan eden Kosova ile Belgrad arasındaki ilişkilerin geliştirileceği ifade edilmişti.Sırbistan Kosova'yı hâlâ bağımsız bir devlet olarak tanımıyor.Sırbistan ve Arnavutluk arasında oynana ve olayların çıktığı maçta da sahada birçok Kosova asıllı Arnavut futbolcu bulunuyordu.BBC Türkçe
Nur Yerlitaş'ın İyi Bir Sevgili Olacağını Gösteren 15 İşaret
Bu zamana kadar gerek programındaki yorumlarına, gerek mimiklerine ve gerekse de onun için hazırlanmış caps'lere hep güldük. Peki hiç düşündünüz mü Nur Yerlitaş nasıl bir sevgili olurdu? Zahmet etmeyin bizler sizin için düşündük ve sevgili Nur Yerlitaş'ı masaya yatırdık.
Reklam