onedio
Sancaktepe'de Afet Toplanma Alanı 'Gizli'
İstanbul’da Sancaktepe Belediyesi'nin herhangi bir afet veya deprem sonrasında toplanılacak alanları ‘gizlilik’ arz ettiği gerekçesiyle açıklamaması halkın tepkisine yol açtı.Sancaktepe’nin en işlek caddelerinden biri olan Demokrasi Caddesi’nde Evrensel gazetesine konuşan vatandaşlar, yapılan kentsel dönüşüm projeleriyle boş arazi kalmadığını ve bir deprem anında nereye gideceklerini bilmediklerini söyledi.Mimarlar Odası Anadolu 1. Büyükkent Bölge Temsilciliği, deprem sonrası toplanma alanlarını öğrenmek için yaptığı başvuya Sancaktepe Kaymakamlığı, konuyla ilgili bilgilerin “gizlilik arz ettiği” için verilemeyeceğini söylemişti.AFET TOPLANMA ALANI NEDEN GİZLİ?Fen işlerinden Emekli Belediye İşçisi Hasan Bektaş, 2006 yılından önce Sancaktepe’de parklar ve geniş alanların olduğunu anlattı. “Sancaktepe Mezarlığının yakınındaki polis karakolu yıkıldıktan sonra, burasının afet toplanma alanı olması için imza toplandı” diyen Bektaş, Belediyenin araziyi satışa çıkardığını ve bir sonuç alınamadığını söyledi. Bektaş “Afet toplanma alanını bizim için yapıyor, bizden gizliyorlar. Benim bildiğim böyle bir alan yok varsa da ihaleye çıkartacaklardır onun için gizliyorlardır” diye konuştu.İNSAN HAYATI MI ÖNEMLİ RANT MI?Evrensel gazetesinin haberine göre “Sancaktepe’de deprem olursa nereye sığınacaksınız?” sorusuna Latif Demir, “Sığınacak yer mi kaldı? Deprem olursa sokağın ortasına çıkıp bekleyeceğiz. Gidecek bir yerimiz yok” dedi. “Samandıra’da kamuya ait 2 önemli yer vardı. Veysel Karani Ormanı’ndaki alan satıldı. Diğer araziye de AVM yapacaklar şimdi” diyen Demir, “Nâzım Hikmet Parkı’nı bile kiraya verdiler. Depremi düşünen yok parayı insandan daha çok seviyorlar” şeklinde tepkisini dile getirdi. “Belediyenin ‘gizli’ toplanma alanı diye kastettiği yer, Ömerli Barajı’nın bulunduğu mevkideki Paşaköy Mahallesi olabilir” tahmininde bulunarak konuşmasını sürdüren Demir, “Burası da büyük bir rant alanı, 3. köprünün yolu geçiyor. Belediye Başkanı İsmail Erdem de buradan büyük bir arazi satın aldı”diye iddia etti.NE TEDBİR VAR NE DE BİLİNÇ“14 yıldır Sancaktepe’de yaşıyorum AFAD yetkililerinin hiçbir çalışmasını görmedim” diyen Kocaeli Üniversitesinde İnşaat Teknolojileri Bölümü Öğrencisi Can Okkay, “İnsanlar evlerine elektrik ve su bağlatabilmek için zorunlu deprem sigortası yaptırıyor. Belediyeler bu konuda bilinçlendirme çalışması yapmıyor. Türkiye’de deprem ve afet bilinci ne yazık ki verilmiyor” diye konuştu. Sancaktepe’de bir festival alanı bulunduğunu ve yılda sadece bir kere kullanıldığını anlatan Okkay, “Arazi özel bir şahsa ait ancak Belediye buraya yatırıp yaparak, deprem sonrası toplanma alanı olarak hazırlayabilir. En azından çadır stoku yapılsa bu bile bir şeydir” dedi.Sancaktepe Merkez Mahallesi Eski Muhtar Adayı Murat Andıç da, Gölcük ve Van’da yaşanan depremlerden ders çıkartılmadığına değindi. “300 binden fazla insanın yaşadığı Sancaktepe’de, deprem olsa insanların gideceği bir yer yok. Neden tedbir alınmıyor?” diyerek Belediyeye tepki gösterdi.BELEDİYE SORUMSUZCA HAREKET EDİYORMarmara Üniversitesi Öğrencisi Sinem Gelen de, “Deprem olduktan sonra Belediye çıkıp ‘Benim gizli yerim burası, hadi sizi toplayıp götüreyim’ diyemez. O kadar insanı da toplayamaz” dedi. İnsanların toplanma alanının neresi olduğunu bilirse oraya gidebileceğini söyleyen Gelen, “19 yıldır burada yaşıyorum, deprem olursa nereye gideceğimi bilmiyorum. Bir vatandaş olarak Belediyeden bu yeri açıklamasını istiyorum” dedi.SİNPAŞ DEPREM ALANINA AVM YAPACAKİstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Sözcüsü Özgen Nama, Sancaktepe’de deprem için sahra hastanesi yapılması belirlenen alanın 2 ay önce konut ve AVM yapılmak üzere SİNPAŞ’a satılması üzerine Sancaktepe Belediyesine dava açtı. SİNPAŞ’ın Aydos Ormanı’nın hemen yanında Aydos Konakları gibi bir projesi olduğunu söyleyen Nama, “Belediye’nin ‘gizlilik’ gibi bir gerekçesi olamaz. Tam tersi bu alanları tabela ve işaretlerle insanlara göstermesi gerek, dünyada gizlenmesi gereken en son şey deprem toplanma alanlarıdır” dedi.Tolga Alp TURGUT - Canan DEDE | Evrensel 
Bekir Bozdağ 'Öcalan Öldü' İddialarını Yalanladı
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İmralı cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan'ın öldüğüne ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı.'PROVAKATİF BİR HABERDİR'Bozdağ, 'Sosyal medyadaki 'Abdullah Öcalan'ın öldüğü' haberleri; asılsız, uydurulmuş, provakatif bir haberdir' açıklamasında bulundu.Bakan Bozdağ'ın Başdanışmanı Adnan Boynukara da Twitter hesabından, 'Öcalan'ın öldüğüne ilişkin haberler asılsızdır, yalandır. Bu haberlerin tümü provakasyon amaçlıdır!' mesajını paylaştı.BİR AÇIKLAMA DA HDP'DEN Yapılan yazılı açıklama şöyle; 'Sosyal medyada Öcalan’ın yaşamını yitirdiğine dair haberler dolaşıma sokulmuştur. Bu haberler gerçek dışıdır, provokasyon amaçlıdır. Heyet olarak Adalet Bakanlığı’yla yaptığımız görüşmede de provokasyon amaçlı bir bilgi olduğunu teyit ettiler. Halkımız ve demokratik kamuoyu bu tür gerçek dışı haberlere itibar etmemelidir.'
Flipboard'un Tasarımı Yenilendi, Haberler Ön Plana Çıkarıldı
Haberleri dergi tarzında okuma imkanı sunan Flipboard uygulaması kapsamlı bir değişiklikten geçiyor. Yepyeni bir tasarım ve 30 binin üzerinde yeni başlıkla birlikte kullanıma sunulan 3.0 versiyon numaralı yeni Flipboard aynı zamanda The Daily Edition olarak adlandırılan yeni bir günlük haber dergisini de kullanıcılara sunacak. Bu dergi içinde farklı kategorilerden derlenen haberler bulunacak.iTunes App Store’da yer alan açıklamaya göre Flipboard 3.0 aşağıdaki yeniliklerle geliyor:Flipboard’un 3. nesil sürümü çok daha kişisel bir deneyim ve telefon için yepyeni bir tasarım sunuyor.Dergilerine ne ekledikleri ile ilgili en son haberler için kişileri takip et. Elbette, yayıncıları, web sitelerini ve diğer kaynakları takip etmeye devam edebilirsin.– Capcanlı dergi kapakları, yeni sayfa düzeni ile daha kolay erişilebilir yorum ve bilgi görüntüleme dahil tamamen yenilenen tasarımın keyfini çıkar.Sadece telefonda:– Yepyeni bir görünüm ve his: Yeni üst sekme çubuğunu kullanarak Flipboard’un ile takip ettiğin şeyler, arama, bildirim ve profilin arasında hızlıca gezin.– Kolay erişim butonlarıyla favori haberlerini daha hızlı paylaş, beğen veya dergilerine ekle.Yeni tasarım ile özellikle akıllı telefonlarda, Flipboard kullanıcı kitlesinin yüzde 70’inin bağlandığı ortamlarda içeriklerin bulunabilirliğinin artırılması hedefleniyor. Başlık odaklı kullanıcı arayüzü sayesinde kullanıcılar ilgi alanlarına yönelik içerikleri daha hızlı bulabilecek. Yeni başlıklar bölümünün arkasındaki teknoloji Flipboard’un bu yılın başlarında satın aldığı, mobilde haber tavsiye servisi sunan Zite tarafından sağlanıyor.
Yeni Skype Yayınlandı
Ekim ayı başında önizlemesi kullanıma sunulan yeni tasarımlı Skype'ın final sürümü yayınlandı. Görsel değişimler içeren uygulamanın Windows ve OS X sürümleri indirilebilir durumda.Ekim ayı başında önizleme sürümü kullanıma sunulan yeni Skype'ın final sürümü yayınlandı. Önizleme sürümünde mobil uygulamaya yakınlaşmasıyla dikkat çeken Skype, en büyük değişimi görsel arayüz tarafında yaşamıştı.Yeni tasarım yeni arayüzArayüzü yeniden tasarlanan uygulama Microsoft 'un modern tasarım dilini yansıtacak şekilde elden geçirildi. Final sürümü yayınlanan yeni uygulama geçirdiği görsel değişimler dışında kullanıcılara daha kolay sohbet, paylaşım ve fotoğraf görme olanağı da sağlıyor.Yeni özelliklerKullanıcılar artık video çağrılarını yazışmalarıyla yan yana sürdürebiliyor. Grup video görüşmeleri yeni sürümde ücretsiz olarak yapılabilirken, anlık mesajlaşma için kullanılan emotions'lar da büytülmüş olarak sunuluyor. Yeni Skype sürümünü Windows için buradan Mac için buradan indirebilirsiniz.ShiftDelete.Net
Reklam
Van'da 4 Yaşındaki Nehir Evinin Önünde Oynarken Kayboldu
Gürpınar ilçesinde evlerinin önünde oynarken kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan'ı arama çalışmaları devam ediyor. Aslan ailesine ait eve yaklaşık 300 metre mesafede küçük Nehir'in ayakkabıları bulunduGürpınar ilçesinde evlerinin önünde oynarken kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan'ın ayakkabıları, evlerine yaklaşık 300 metre mesafede bulundu.Kırkgeçit Mahallesi'nde yaşayan ve dün saat 14.00'ten itibaren haber alınamayan Nehir Aslan için yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen ve havanın soğumasıyla ara verilen çalışmalar, sabahın ilk ışıklarıyla yeniden başladı.İl Jandarma Komutanlığı, İl Afet ve Acil Durum Müdürülüğü arama kurtarma ekipleri ile UMKE, köy korucuları ve mahalle halkının katılımıyla gerçekleşen arama çalışmalarına, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına ait helikopter de havadan destek veriyor.Çevre yerleşimlerden traktör ve atlarla bölgeye gelen vatandaşların da çalışmalara katıldığı Kırkgeçit'te, yaşanan olay nedeniyle eğitime bir gün süreyle ara verilirken, öğrenciler de küçük Nehir'in bulunması için çaba sarf ediyor.Yürütülen çalışmalarda Aslan ailesine ait eve yaklaşık 300 metre mesafede küçük Nehir'in ayakkabıları bulundu. Ayakkabıların bulunmasıyla umutlanan ekipler, çalışmalarını söz konusu bölgede yoğunlaştırdı.Aynı zamanda gece baktıkları noktaları sabah saatlerinden itibaren tekrar kontrol eden ekipler, hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği bölgede küçük kızın bir an önce bulunması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.Muhabir: Özkan Bilgin, Tuncay Avcı | AA
Mahkeme: Uğur Kurt 'Olası Kastla' Öldürüldü
Asliye Ceza Mahkemesi Uğur Kurt'u öldüren polis hakkındaki 'taksirle adam öldürme' suçlamasını yetersiz buldu. Suçun 20 ila 25 yıl arası hapis cezası öngören 'Olası kastla adam öldürme' olduğunu belirtip dosyayı Ağır Ceza mahkemesine gönderdi. Ne olmuştu? Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcısı Hasan Yılmaz tarafından 5 aydır yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede, tek şüpheli olarak Uğur Kurt'u vuran silahı kullanan polis memuru S. K. yer almıştı.Savcılık, olayda kasıt olmadığını belirtirken polis memuru S.K. hakkında TCK'nın 85. maddesi Taksirle öldürme 'Taksirle bir insanın ölümüne neden olmak' suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti. Hazırlanan iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylanarak İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Mahkeme iddianamede yer alan 'taksirle adam öldürme' suçlamasını yetersiz buldu. Suçun 20 ila 25 yıl arası hapis cezası öngören 'Olası kasıtla adam öldürme' olduğunu belirten mahkeme dosyayı Ağır Ceza mahkemesine gönderdi.DHA 
Reklam
İnternet 45 Yaşında!
Doğar doğmaz “lo” diyen internet, 45 yıl önce bugün Los Angeles’teki University of California’da (UCLA) ilk iletinin gönderilmesiyle dünyaya gözlerini açtı; gerisi çorap söküğü gibi geldi.Aslında bakılırsa olay meydana gelirken abartılacak bir durum yoktu. Los Angeles’taki UCLA profesörlerinden Leonard Kleinrock ‘un danışmanlığını yaptığı UCLA öğrencisi Charley Kline bilgisayarıyla deneyler yapıyordu.Yalnızca “login” sözcüğünü içeren bir iletiyi UCLA’daki SDS Sigma 7 sunucusundan SAE’deki SDS 940 sunucusuna göndermeyi deniyordu. İlk iki harf olan “l” ve “o” sorunsuz biçimde iletildi; ancak sistem bundan hemen sonra durdu.Böylece ARPANET* üzerindeki ilk başarılı ileti “lo” oldu. “login” sözcüğünün tamamının gönderilmesi için bir saate yakın bir çalışma gerekti.Ama durum çok açıktı, ARPANET üzerinden gerçekleşen ilk ileti gönderimi tarihinde saat 22:30′da iki sunucu arasında gerçekleşmiş ve internet doğmuştu.ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı), Birleşik Devletler Savunma Bakanlığı bünyesinde bağlı ARPA (Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi) tarafından geliştirilen dünyanın ilk paket dağıtımı ağı ve evrensel İnternet’in öncülüdür.Günümüzde veri ve ses iletişiminin dünya çapındaki baskın temeli olarak görülen paket dağıtımı veri iletişiminde yeni ve önemli bir kavram işlevi görüyordu. Daha önceleri veri iletişimi devre dağıtımı yöntemine dayanıyordu. Eski telefon devrelerini andıran bu yöntemde telefonun bir ucundaki kişinin konuşma süresinin sonuna dek hattın diğer ucundaki kişiden başkasıyla iletişim kurması olanaksızdı.Paket dağıtma yönteminde bir sistemin tek bir iletişim hattı kullanarak birden çok makineyle haberleşebilmesi için verinin küçük parçalara ayrılıp bu parçaların daha sonra paketler halinde düzenlenmesi gerekiyordu. Bu sayede bağlantı hattı paylaşılabiliyor (Tek bir posta merkezinden farklı varış noktalarına birçok mektubun gönderilmesinde olduğu gibi) ve her paket diğer paketlerden bağımsız olarak gönderilebiliyordu.Lincoln Laboratuvarı biliminsanlarından Larry Roberts tarafından geliştirilen bir paket dağıtım yöntemi ARPANET’in tasarımının temelini oluşturmuştur.Cut-Online
Finlandiyalı Fotoğrafçıdan Akıllara Zarar 15 Otoportre
Bir çoğumuz çektiğimiz selfie'lerde kendimizi daha zengin, daha havalı, daha güzel, daha mutlu göstermek için çabalarız. Finlandiyalı fotoğrafçı Iiu Susiraja genel kabul görmüş bu konsepti çektiği otoportrelerle yerle bir ediyor. İşte Iiu'nun akıllara zarar 15 saykedelik otoportresi;Iiu'nun web sitesi: http://www.iiususiraja.com/
Bakan Çelik'ten Acı İtiraf: 'Bu Madene Ruhsat Verilmemeliydi'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'ten acı itiraf: 'Benim gördüğüm, bu madene ruhsat verilmemeliydi.'Çalışma Bakanı Çelik, VATAN'dan Murat Çelik'e konuştu: Türkiye'de Karaman'daki gibi çok sayıda küçük maden var. Bunlar efektif değil. İşveren, daha fazla kar için yatırım yapmıyor. İşte bu tür madenler kapatılmalı...Sizin Ermenek’teki ilk temaslarınızın ardından, CHP milletvekillerinin de bulunduğu ortamda bu madenin kapatılması gerektiğini söylediğinize dair haberler var internette. Bu mu düşünceniz?Bakın benim söylediğim şudur. Açıkça söylüyorum. Kim alınıyorsa, sözlerim kime gidiyorsa gitsin. İçim yanıyor benim. Gerçekleri konuşmayacak mıyız? Şunu söylüyorum... Soma’da 301 kişi öldü. Daha birkaç gün sonra ‘İlla ki maden tekrar açılsın’ dendi. Bunu oradaki işçi de istedi, işveren de istedi, esnaf, yöre halkı, herkes istedi. Bölge halkından gelen bu talep doğrultusunda, yaşanan sosyal sorunlar üzerine, yetkililer, mülki amirler, bölge milletvekillerine kadar herkes açılması için talepte bulundu, baskılar yaptı.Bakan arkadaşlarınızdan da geldi mi ‘açılsın’ talebi?Yok canım, bakanlar biziz zaten. Ama dediğim gibi herkesten geldi. Hatta bizlere, eş, dost, tanıdıklarımızı araya sokup ulaşmaya çalışanlar bile oldu. Biz bu duruma rağmen önce açmadık. Ne zaman ki bir galeri sağlıklı hale getirildi, yalnız o galeriyi açtık. Işıklar Ocağı... Onu da her gün başına müfettiş koyarak açtık. 2 gün sonra o galeride yangın çıktı. 50 olması gereken gaz seviyesi 150’ye çıktı. Hemen tahliye edildi, duvar örüldü ve oksijensiz bırakılıp yangın söndürüldü. Allah’tan böyle tedbirli davranmışız ve hemen yine kapatmışız.Bu kaza değil aslındaErmenek’teki durum nedir peki? Yine ihmal mi var?Bakın buradaki kazada... Gerçi bilemiyorum kaza demek ne kadar doğru. Bu kaza değil aslında. Yer altından buraya bir su patlaması var. Altını çizerek söylüyorum, kesin değil ama ilk incelemelere ve tespitlere göre, daha önce kullanılan ama şu anda metruk halde duran galeriler var, oralarda su birikintileri var. Belli ki çok su birikti o terk edilmiş olan, kullanılmayan galerilerde. Tekrar ediyorum kesin değil, ilk tahminler bu yönde, buralarda biriken suyun aşağıya deşarj olması gibi bir durum var. Böyle görünüyor.Siz de indiniz madene. Nedir izlenimleriniz?Murat bey bakın, çok açık söylüyorum. Benim gördüğüm, bu madene ruhsat verilmemeliydi. Madene Sayın Başbakan ile indik. Ondan önce, 3 bakan indik. Çıkarken hepimizin ceketleri sırılsıklam oldu. Düşünün içerideki durumu. Yüzde 35 eğimli, 350 - 400 metre aşağı iniyor işçi. Raylı sistem yok, asansör yok. Yaya olarak... ‘Geri çıkmamız 45 dakika alıyor’ diyor işçiler. Biz 200 metre indik, çıkıncaya kadar hiç birimizde takat kalmadı. Bu işçi nasıl çalışacak? Herkesle konuşmaya varımSiz böyle söyleyince, insanlar da haklı olarak, “İyi ama icra makamında olan sizlersiniz, neden gereği yapılmıyor” diyor.Tamam, tabii ki biz yapacağız. Sorunların bir çoğunu çözüyoruz ama çözülemeyenleri de konuşmamız gerekiyor. Bakın bu madencilik işinde, biliyorsunuz, önce yer projelendiriliyor ve arama ruhsatı veriliyor. Ara kardeşim burada. Ne kadar bir rezerv var bak. Bölgenin 3 boyutlu görüntülerine kadar çekiliyor. Sonra da, 3 yıllık dönem içinde işletme ruhsatı veriliyor. Bizim görevimiz bu aşamadan sonra başlıyor. Yani aslında tali görev bizimki. Denetimleri yapmak bizim görevimiz. Ama bakın açıkça söylüyorum, Türk madenciliğinin yapısal sorunları var. Hodri meydan, bunları her yerde, herkesle konuşmaya varım ben. Bakın mesela Zonguldak’taki düzen... Orada basıyorsunuz asansörün düğmesine, iniyorsunuz yüzlerce metre aşağıya. Keza raylı sistem... Yatırım ortada. Burada ise yatırım yok. Burası ve burası gibi küçük işletmelerde, adam para harcamıyor, yatırım yapmıyor. Bu küçük işletmeler, güvenlik açısından yatırıma engel işletmeler.Ve bu yüzden, bu tür küçük madenlerin kapatılmasından yanasınız öyle mi?Aynen öyle. Türkiye’de yüksek rezervli büyük madenlerin yanı sıra çok sayıda küçük maden var. Bunlar efektif değil. Buradaki, Karaman’daki maden gibi... İş sağlığı güvenliği hükümlerine uygun olmayan... İşveren, böyle küçük madenler olunca, az sayıda işçinin çalıştığı, rezervi tükenmek üzere olan bu tip ocaklara gereken yatırımı yapmıyor. Daha fazla kar elde etmek için maliyeti minimumda tutmaya çalışıyor ve bu sebeple mevzuatın gereği olan tedbirlerin yarattığı masraftan kaçınıyor. Ben işte bu tür madenlerin kapatılması gerekir diyorum. Bunların kapatılması ve bunların yerine, daha büyük ve iş sağlığı güvenliği koşullarının sağlanabileceği madenlere ağırlık verilmesi gerekir. Söylediğim budur.Bakan’dan acı itirafSayın Bakan, tüm bu anlattıklarınız, en yetkili ağızdan gelen bir ‘acı itiraf’ değil mi? İtiraf tabii ki. Bakın ben geçenlerde İstanbul’daki asansör olayında da söyledim bunu. Acı gerçekler var. İmar rantı yok mu bu memlekette? Ben bunları söyleyince bazıları tepki gösteriyor ama kimse kusura bakmasın. Sözlerim nereye gidiyorsa gitsin. Belediyeye ise belediyeye, bakanlığa ise bakanlığa, kendi bakanlığıma ise kendi bakanlığıma. Bu kadar da açık konuşuyorum. İnsanlar ölüyor, içimiz yanıyor. Bazı şeylerin açık açık konuşulması gerekmiyor mu?Murat Çelik | Vatan
Reklam
Gökçek'e Göre Gazi Şoförü Darp Etmiş
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Şırnak’ta 2007’de teröristlerle girdiği çatışmada iki kolunu, sağ ayağını ve bir gözünü kaybeden gazi Yılmaz Yiğit ile yaşadığı tartışma ile gündeme gelen belediye otobüsü şoförü Vahit Çatal’ı olayda ajitasyon yapıldığı gerekçesiyle göreve iade etti.Şırnak Özel Harekât Birliği’nde görev yaptığı sırada gazi olan Yiğit’in belediye otobüsü şoförü Çatal ile yaşadığı tartışma şoke etmişti.Olayla ilgili kamera kayıtlarını inceleten Gökçek, Twitter’dan yaptığı açıklamada şoförün çocuğuyla otobüse binen gaziye yardım ettiğini belirterek şunları kaydetti:“Şoför, gazinin bir elinin protez olduğunu bilmiyor ve otobüsten inerken kartını soruyor. Gazi, ‘cebimden al’ deyince protez olduğunu farkediyor ve ‘buyrun inin’ diyor. Gazi, bundan sonra illa cebinden kartın alınmasını istiyor ve bağırmaya başlıyor. Şoföre ‘şerefsiz’ diyerek hakaret ediyor. Bu kez şoför, ‘sensin şerefsiz’ diyor. Bu arada gazi, protez koluyla şoförün yüzüne vuruyor. Şoförün vurması falan kesinlikle yok. Gazi iniyor ve cama proteziyle vurmaya başlıyor. Gazi, dışarıdan yeniden küfredince şoför kesinlikle tasvip etmediğim ‘Allah görmüş de elini almış işte’ ifadesini kullanıyor.”‘Bilinçli bir organizasyon’Yiğit’in nikâh şahitliğini yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte çekilen fotoğraflarını paylaşan Gökçek, “Gazi, çok hızlı bir CHP’li. Olayın bilinçli bir organizasyon olduğu ve belediyeyi karalama amacı taşıdığı çok net” dedi.Evin Demirtaş | Milliyet
Stephen Hawking Facebook'ta
Ünlü fizikçi Stephen Hawking, Facebook’a kayıt oldu ve ilk olarak da meraklı biri olmanın bugünün dünyasında çok önemli olduğunu yazan bir mesaj paylaştı.Stephen Hawking, artık kendi Facebook sayfasında paylaşımlarda bulunacağını ve neden hepimizin burada olduğu ile ilgili düşüncelerini yazmaya başladı.Yazdığı ilk mesajda; “Evreni oluşturan şeyi her zaman merak ettim. Zaman ve uzay belki sonsuza kadar gizemini koruyabilir ama benim bu konu hakkındaki arayışımı durdurmadı. Birinden diğerine olan bağlantılarımız fazlasıyla gelişti ve şimdi benim de bir şansım olduğuna göre bunu sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Meraklı olun, ben sonsuza kadar meraklı olacağımı biliyorum.”Bu kadar heyecanla cevap arayan birinin hızlı bir şekilde takipçileri olmasını bekleyebilirsiniz. Hawking, 1.6 milyondan fazla like aldı bile.Geçen gün kendisini takip edenlere yolladığı ALS’ye destek Ice Bucket Challenge videosuyla sevindirdi. Üç çocuğunun da yanında durup onun adına bunu kabul edip destek olmaları ayrıca sevindiriciydi. Çünkü Hawking geçen yıl zatürre geçirdiği için, başından aşağı buzlu su boca etmesi, kendi sağlığı açısından pekiyi bir şey değil.Hawking daha sonraki mesajında; “STARMUS festivalinden büyük ölçüde zevk aldım. Bu bir bilim ve rock müzik kombinasyonudur ve ikisini de seviyorum. Astronotların konuşmaları ve neden Sovyetler Birliğinin Neil Armstrong’u ayda yenemedikleri ilgimi çekti. Dokümanı okumam gerekecek çünkü çeviriden hiçbir şey anlamadım.”Daha sonrasından Richard Dawkins’in uzaylılar hakkındaki konuşmalarından zevk aldığını ve “bazı insanlar benim de robot gibi çıkan sesimden dolayı uzaylı olduğumu düşünüyor” diye bir yaptığı bir espriyle devam etti.Hawking’i bir uzaylıdan çok karanlıkta yol gösteren bir ışık olarak gören müritleri onu Facebook’ta görmekten son derece memnunlar.Takipçilerinden Pamela Hughes’un yaptığı yorum en eğlencelilerden biri: “Dikkat, Facebook size zaman genişlemesini öğretebilir. Bir saatinizi sayfaları inceleyerek, makaleleri okuyarak geçirebilirsiniz ama bir bakmışsınız ki gerçek dünyada sekiz saatiniz geçmiş.”Stephen Hawking’in Facebook karadeliğine ne kadar çekileceği şu anda merak konusu.Cumhuriyet
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini...AKP ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki çatışma, bu sözü de düşündürüyor bana.Soruşturması Haziran 2007 yılında başlayan Ergenekon davaları sürecinde en yakın düzeyde tanık olduğumuz bir akrabalıktan sonra, şimdi cemaati yaylım ateşine tutan bir AKP taarruzuna tanık oluyoruz. Öyle bir taarruz ki, bir devlet, ilk kez kendi ülkesindeki bir bankayı da batırmaya çalışıyor.Ne diyelim, tarihin tiksindiren tekerrürü.Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı 'nın birkaç hafta önceki yazısı ile yine Zaman'ın önceki günkü manşeti, işte o akrabalık esnasında neler yapıldığını da hafızalarda yürürlüğe sokuyor.
E-Posta Inbox ile Akıllanıyor
Televizyon, saat ve telefon derken e-postalar da akıllandı. Google'ın yeni servisi Inbox, kullanıcının yerine düşünüyor, gelen mesajları grupluyor ve önerilerde bulunuyor. İşte Gmail'in yerine gelecek olan yeni e-posta deneyimi Inbox.Google'ın artık arayüzü eskiyen ve özellikleri demode kalmaya başlayan Gmail e-posta servisinin yerine geçecek olan Inbox bir süre önce duyuruldu. Firmanın 'sizin için çalışan gelen kutusu' mottosu ile duyurduğu servis gerçekten de bizim için çalışıyor. Henüz emekleme döneminde olsa da Inbox ilerde yapabilecekleri konusunda ipuçları da veriyor.Sosyal ağları günlük hayatla entegre eden, yapay zekası ile kullanıcıya akıl veren ve yeni bir boyuta taşıma iddiasında olan Inbox temelde bir e-posta servisi. Yeni servis aynı anda hem mobil uygulama hem de tarayıcı üzerinden kullanılabiliyor. Bazı özellikleri Türkiye'de kullanılamıyor olsa da Inbox ilk bakışta vaad ettiklerini yerine getiriyor. Yine de alması gereken çok yol var. Servisin hem mobil hem de tarayıcı bazlı kullanımı birbirine çok benziyor. Hatta neredeyse her iki arayüz de aynı şekilde tasarlanmış ve aynı deneyimi sunuyor diyebiliriz. Yeni servisi birkaç gün kullanıp belli başlı özelliklerini sizler için araştırdık.Sadece davetiye ile kullanılabiliyorInbox şimdilik sadece davetiye mantığı ile kullanılabiliyor. Gmail adresi olanlar Google'a e-posta gönderip sıraya giriyorlar. Yeni servisi kullanmak için inbox@google.com adresine (yine bir Gmail adresi kullanarak) boş bir e-posta göndermek gerekiyor. Ardından Google'ın davetiye göndermesi için beklemek gerekiyor. Inbox'ı kullanmanın bir diğer yolu ise davetiye almış birinden davetiye talep etmek. Google, yeni servisi kullanan kişilere üç adet davetiye hakkı veriyor. Böyle birini bulabilirseniz Inbox'ı kullanmaya anında başlayabiliyorsunuz.Sadece yeni bir arayüz değilInbox'a sadece Gmail'in yeni arayüzü olarak bakmamak gerekiyor. Bir kere Inbox etiket mantığını bir üst seviyeye taşıyor. Gmail'de de var olan bu mantık yapay zeka ile işbirliği içinde çalışıyordu. Bu etiket mantığı Inbox'ta bir adım öteye taşınmış. Hazır gelen bu etiketler arasında Travel, Finans ve Social gibi seçenekler bulunuyor.Etiket mantığı gelen e-postaları otomatik olarak içeriğiyle ilgili kelimenin etiketiyle eşleştirme sistemiyle çalışıyor. Genelde başarılı olan bu sistem Inbox'ta daha da iyi çalışıyor. Etiketleri Ayarlar bölümünden istediğiniz gibi değiştirebiliyorsunuz. Yeniden tanımlamak ya da tanımlanmış etiketleri değiştirmek kullanıcının elinde.İşaretleme mantığıNormalde Gmail'de bulunmayan işaretleme (Pin) mantığı Inbox'ta önemli bir yer tutuyor. Üst menüde bulunan bu özellik yardımı ile bir hatırlatıcı tanımlayarak bunu işaretleyebiliyorsunuz. İsterseniz sadece işaretlerinizi görecek şekilde gösterim de ayarlayabiliyorsunuz. Bu hatırlatıcı 'Ahmet'i ara' ya da 'Ayşe ile görüş' gibi bir metin olabiliyor.Yeni e-posta gönderme tuşuEkranın sağ altında bulunan kırmızı + işaretine tıklayarak e-posta oluşturabiliyorsunuz. Yine buradan Hatırlatıcı da ekleyebiliyorsunuz. Burada sıklıkla e-posta gönderdiğiniz kişiler otomatik olarak çıkıyor.TemizlemeInbox'ta ister tek tek isterseniz bütün mesajları temizleyebiliyorsunuz. Sweep adı verilen bu işlem anasayfanın üst kısmında bulunan bir işarete tıklayarak yapılıyor. Ayrıca tek tek gelen e-postaları da anasayfada görünmeyecek şekilde temizlemek mümkün oluyor.ErtelemeInbox'ın bir diğer ilginç özelliği ise 'Erteleme' fonksiyonu. Kullanıcı isterse bir e-postayı belli bir tarihe ve saate kadar erteleyebiliyor. Bu sayede o an uygun değilseniz daha sonra hatırlatma sağlayabiliyorsunuz.Aslında Inbox'ın kabiliyetleri bu kadarla sınırlı değil. Ancak Inbox ile entegre çalışan Google Now uygulaması resmi olarak Türkiye'de desteklenmediği için tavsiyelerde bulunmak, en yakın restoranı önermek ya da uçak bileti için alternatif siteleri getirmek gibi işlemler şimdilik yapılamıyor.Bazı eksiklikler varInbox her ne kadar Gmail'e göre daha modern bir arayüze sahip olsa da birçok anlamda ondan eksik yanları var. Örneğin e-postalardaki ekli dosyalar toplu olarak indirilemiyor. Ayrıca yeni e-posta tanımlama, filtreleme ve benzeri özellikler, Inbox üzerinden kullanılamıyor.Yapay zekanın kullanıcı yerine karar veriyor olması ve e-postaları otomatik olarak etiketlemesi bazı kullanıcıların hoşuna gitmeyebilir. Her ne kadar bu düzenlemeleri yaparken kullanıcı algoritmayı yönlendirebiliyor olsa da bu yönlendirmenin işe yaramadığı durumlar can sıkabilir.Neden Inbox?Uzun vadede Gmail'in yerini almasına kesin gözle bakılan Inbox'un geliştirme amaçlarından biri Google'ın diğer servislerine entegrasyonu sağlamak. Mevcut Gmail ile bunu yapmak çok kolay olmadığı gibi eski tasarım ve anlayışla da yapmak mümkün görünmüyor. Ayrıca her firma gibi gelirlerini artırmak isteyen Google, Inbox ile yeni gelir kapıları açmayı hedefliyor. Bunlar arasında sunulacak tavsiyelere reklam almak ya da reklam alınan şirketlere yönlendirmek gibi seçenekler de bulunabilir.Şimdilik kısıtlı bir kitle tarafından dünya çapında (içinde Türkiye de var) kullanılan Inbox, toplanan geri bildirimlerle önümüzdeki yıllarda gelişimini tamamlayıp Gmail'in yerini alarak farklı bir e-posta deneyimi sunmaya çalışacak.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Buffon, Juventus Tarihine Geçti
Juventus'un tecrübeli kalecisi Gianluigi Buffon, İtalyan ekibinde 500. maçına çıktı.2001 yılından beri Juventus forması giyen başarılı kaleci, kulüp tarihine geçti. Takımının dün deplasmanda Genoa'ya 1-0 mağlup olduğu karşılaşmada 90 dakika görev alan tecrübeli eldiven, Juventus ile 500. maçına çıkmış oldu. İtalyan kaleci üzerinde '500' yazan özel bir kaptanlık pazubandı ile sahadaki yerini aldı. Uzun yıllar İtalya Milli Takımı'nın da kalesini koruyan yıldız kaleci, 2001 yılında Parma'dan 55 milyon Euro karşılığında Juventus'a transfer olarak dünyanın en pahalı kalecisi unvanını almıştı.Efsane kalecinin Serie A'da Juventus forması ile 7 şampiyonluğu bulunuyor. 4 kez İtalya Süper Kupası kazanan Buffon, 145 kere ile İtalya Milli Takımı formasını en çok giyen oyuncu konumunda bulunuyor. Başarılı eldiven İtalya ile 2006 Dünya Kupası'nda da zafere ulaşmıştı.Buffon, 500. maçına çıkarak Juventus tarihinde en çok forma giyen isimler arasında 4. sırayı aldı. İtalyan ekibinin tarihinde en çok forma giyen ilk 3 isim ise şu şekilde:1. Alessandro Del Piero (705)2. Gaetano Scirea (552)3. Giuseppe Furino'nun (528)İHA
Reklam