22 yaşında tutuklanarak 'dünyanın en genç tutuklu gazetecisi' olan İleri Haber muhabiri Sami Menteş'in yargılandığı 29 sanıklı Dev-Genç davasının 5. duruşması İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuksuz yargılanan Menteş'e FKF üyeleri, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Kutlu Esendemir ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur destek verdi. İleri Haber muhabiri Sami Menteş, örgüt üyesi olma iddiasıyla 18.5 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanıyor. 29 sanığın bulunduğu davanın 5. duruşması İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Avukatlar, TMK'nun 14. maddesine eklenen geçici maddenin anayasaya aykırı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etti. Mahkeme, talebin değerlendirilmesi için duruşmayı 21 Mayıs 2015 tarihine erteledi. Menteş'in parasız eğitim talebiyle yapılan YÖK karşıtı eylemlere katılması, Yurt Gazetesi'nde yaptığı haberler için bilgisayarında bulunan fotoğraflar, gazetecilik faaliyeti çerçevesinde yaptığı telefon konuşmaları delil olarak sunuluyor. 22 Ocak 2013'te 22'nci yaşına girdiği gün tutuklanan Sami Menteş 9 ay tutuklu kaldıktan sonra 11 Ekim 2013'te tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Duruşmayı sanıkları destek amacıyla Fikir Kulüpleri Federasyonu üyeleri, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu ve Kutlu Esendemir de izledi.Sanık avukatları Güray Dağ, Özgür Urfa, Ebru Timtik'in dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi yönündeki taleplerini değerlendiren mahkeme, '3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 14/4 maddesine eklenilen 'bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere' şeklindeki kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna dair taleplerinin İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyası incelendikten sonra 'talebin ciddi olup olmadığı' hususunda değerlendirilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşmayı 21 Mayıs 2015 tarihine erteledi. Kaynak: İleri - Haber Merkezi
Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali projesiyle adından söz ettiren Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki Güneş Enerjisi Santrali’nin kurulumunu başarıyla tamamladı. Anel Grup, bu proje ile Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ünü karşılayacak.Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp Güneş Enerjisi Santrali Projesi’nin yapımını tamamladı. Proje, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali projesi olmasıyla dikkat çekiyor.Türkiye’de bugüne kadar yapılan en büyük kapasiteli fotovoltaik güneş enerjisi santrali projesi olarak da adlandırılan, çevre ve canlı hayatına son derece duyarlı olan Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp güneş enerjisi santrali ile yılda 4 bin ton karbon salınımının önüne geçilecek ve Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ü karşılanacak. Ayrıca santral, yıllık 8,5 GWh elektrik üretimi sonucunda yıllık yaklaşık 2,25 milyon m3 doğalgaz tüketimini önleyecek.Yılda 8,5 GWh Büyüklüğünde Elektrik EnerjisiTurgut Özal Tıp Merkezi’ne yılda 8,5 GWh büyüklüğünde elektrik enerjisi olarak katkı sağlayan güneş enerjisi santrali, görsel kirliliği de minimize edecek şekilde tasarlandı. Taşıyıcı sistem üzerinde bulunan, yerden sadece 1,8 metre yüksekliğe sahip olan güneş panelleri, bölgede meydana gelen sert rüzgâr yükünü karşılayacak şekilde projelendirildi. Anel Grup, imalat aşamasında 90 yerel saha çalışanına istihdam sağlayan güneş enerjisi santrali projesinin tamamlanmasıyla birlikte toplamda 7 tam zamanlı çalışanı da bünyesine kattı.Diğer üniversitelere ve kurumlara örnek teşkil edecek nitelikte öncü bir projeye imza attıklarını belirten AnelEnerji Proje Yöneticisi Enver Kır, “Lisanssız elektrik üretimine ilişkin yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirilen bu projemiz, üniversite kurumu tarafından yaptırılan Türkiye’deki en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali olma özelliğini taşıyor. Ayrıca ihtiyaç fazlası enerjinin satışı yapılarak kar elde etmek amaçlanmadığından, üniversitelere tanınan haklar gereğince 1 MW üzerinde kurulu güce sahip tek lisanssız santral. AnelEnerji olarak, birçok açıdan örnek teşkil edecek bu projenin önemini benimsedik ve santralde kullanılan tüm ekipmanlar için yüksek verimliliğe sahip ürünleri tercih ederek kurulumun her aşamasını büyük bir titizlikle tamamladık. Ayrıca projemizde, santral sahası içerisinde inşa edilen idari binada bulunan Scada sistemi odası ile kapsamlı veri izleme, kaydetme ve haberleşme yapılıyor. Proje bu özelliği ile de farklılıklarından birini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.TechnoLogic
Thiago Motta'ya kafa atan Bastia'nın golcüsü Brandao'ya 1 ay hapis cezası ve 20 bin euro para cezası verildi.16 Ağustos'ta Paris Saint Germain ile yapılan maçın ardından soyunma odası koridorlarında Thiago Motta'ya kafa atan Bastia'nın tecrübeli golcüsü Brandao'nun cezası belli oldu.Fransız basınında yer alan haberde, bugün konuyla ilgi mahkemeye çıkan ve savcıların hakkında 8 ay hapis cezası istediği Brandao'ya 1 ay hapis cezası ve 20 bin euro para cezası verildiği ifade edildi.Brandao'nun avukatı Olivier Martin'in mahkeme kararına itiraz etmeyeceği belirtilirken, 34 yaşındaki oyuncunun hapis cezasının para veya kamu hizmeti cezasına çevrilmesi bekleniyor.Fransa Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu, rakip takım oyuncusuna şiddetli harekette bulunduğu gerekçesiyle 34 yaşındaki Brandao'nun lisansını askıya almış ve oyuncuyu 6 ay futboldan men etmişti. Brezilyalı futbolcu daha sonra hareketinden dolayı özür dilemişti.Radyospor
'Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi' politika notunda, çocuğa karşı cinsel istismarın önlenebilir olduğuna, ancak Türkiye’de bu konudaki araştırmaların yaygınlık, görünme sıklığı, önleme ve tedavi gibi başlıkları ele almadığına dikkat çekildi.'Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi' başlıklı politika notunda 2013 ceza istatistiklerine göre çocukların cinsel bütünlüğe karşı en az 19 bin 757 suç davası açıldığı bildirildi.Politika notunda toplam cinsel saldırı suçlarının yüzde 46’sının çocuklara yönelik olduğu belirtildi. Bunlardan alınan 14 bin 417 mahkumiyet, toplam mahkumiyetlerin yüzde 61’ini oluşturuyor.'Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi' politika notu Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC), Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemk İçin Ortaklı Ağı, Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı'nın imzalarını taşıyor.Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenebilir olduğuna dikkat çekilen politika notunda yer alan verilerin bazıları şöyle:Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor.UNFPA, Dünya Nüfusunun Durumu 2014 Raporu’na göre, her yıl 91 bin kız çocuğu anne oluyor ve tüm evliliklerin 3’te 1’ini 18 yaş altı kız çocukları oluşturuyor.2009 tarihli Kadına Karşı Şiddet Araştırması’na göre, 15 ile 24 yaşları arasındaki kız çocukları ve genç kadınların yüzde 11’i 15 yaşına gelmeden partnerleri dışında bir kişi tarafından kendi iradeleri dışında cinsel ilişkiye ya da diğer cinsel fiillere zorlandıklarını bildirdi.Araştırmada 15 yaşın üzerinde bu oran yüzde 6 olarak belirlendi. Aynı yaş grubunda eşleri tarafından cinsel şiddete maruz kalmışların oranı ise yüzde 14.ICC Türkiye’deki araştırma, bilgi ve veri eksikliğini de vurguladı.“Araştırmalar genelde tıp alanında, sosyal bilimler bu konuda yeterince çalışma yapmıyor.“Türkiye’deki araştırmalar çocuğa karşı cinsel istismar bağlamındaki farkındalık, teşhis ve bildirim konusunda temel betimleyici veriler sunarken yaygınlık, görünme sıklığı, önleme ve tedavi gibi başlıkları ele almamaktadır.”Notta vurgulanan bilgilere göre, çocuğa karşı cinsel sömürü (fuhuş, pornografi, internette sömürü, cinsel amaçlı çocuk ticareti, seks turizmi) konuları neredeyse hiç araştırılmıyor.“Yaygınlıkla ilgili araştırmalarının sınırlı kalması bir yana; olayları, zaman içindesergilediği eğilimleri (yıllar içerisinde tekrarlanan) coğrafi dağılımı ve ilgili risk faktörleri hakkında herhangi bir araştırma yok.” Bianet
Meclis'te 4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu haberlerine gelen yayın yasağı Türkiye gündemindeki başlıca konulardan biri olmaya devam ediyor. 'Yayın yasağı' tartışmalarının sürerken HDP, 4 eski bakanla ilgili soruştuma komisyonundan çekildiğini duyurdu.HDP'nin Komisyon'dan çekilme gerekçesi bizzat HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan tarafından açıklandı. Buldan, 'Bu aklama içinde yer almamak için komisyondan çekildik. Komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmaların sağlıklı olmadığını gördük. Komisyon başkanının tavrı nedeniyle, muhalefet üyelerinin artık orada kalmasının bir anlamı kalmadı. Bu nedenle komisyondan çekiliyoruz.' dedi. Öte yandan komisyonun CHP’li dört üyesi Erdal Aksünger, Rıza Türmen, Emre Köprülü ve Osman Korutürk komisyon başkanı Hakkı Köylü’nün komisyon çalışmalarını fiilen engellediği, tarafsızlığını yitirdiğini ve ihsası rey noktasına ulaşan eylemleri nedeniyle Meclis Soruşturma Komisyonu başkanlığından çekilmesini istedi.Ajanslar ve Zete
12 tutuklunun öldüğü 'Hayata Dönüş Operasyonu' savcısı hakkında görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle hapis cezası istendi.Bayrampaşa Cezaevi'nde 12 tutuklunun ölümüyle sonuçlanan ‘Hayata Dönüş Operasyonu’na yönelik soruşturmada rütbelileri ve asıl failleri değil, erleri içine alacak şekilde işlem yapması nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde yargılanan Savcı Ali İhsan Demirel hakkında, ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan üç yıla kadar hapis cezası istendi.Hazırlanan mütalaada, Savcı Demirel’in on yıl boyunca elinde tuttuğu soruşturma kapsamında müzekkerelerine yanıt vermeyen askeri yetkililer hakkında işlem yapmadığı, önündeki engellerle ilgili yasaların emrettiği gerekleri yerine getirmediği belirtilerek, “Soruşturmayı adalete güven duyulmasını sağlayacak makul bir sürede sonuçlandırmadığı ve böylece özelikle mağdur taraf bakımından uzayan soruşturma sürecinin ayrı bir mağduriyete yol açtığı” ifade edildi.İsmail Saymaz'ın radikal.com.tr'de yer alan haberine göre, ‘Hayata Dönüş Operasyonu’yla ilgili soruşturmayı on yıl boyunca yürüten eski Eyüp Savcısı Ali İhsan Demirel’e, Çağdaş Hukukçular Derneği’nin şikayeti üzerine, “görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek” ve “görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek” suçlarından Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde dava açılmıştı. İddianamede, Savcı Demirel’in, “Görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısı uyandırdığı” belirtilmişti. Savcı Demirel’in operasyona katılan askerlerin ifadesini talimatla aldırdığı, operasyon tutanağını imzalayan eski İstanbul Başsavcısı ve cezaevi savcısını dinlemediği, müzekkerelerine yıllarca cevap vermeyen askeri yetkililer hakkında takibat yapmadığı, 13 yıl boyunca ‘Tufan’ adlı operasyon planını temin etmediği, ölümlerin meydan geldiği blokta görev yapan Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı'na ait personelin kimlik bilgilerini elde etmek için hassasiyet göstermediği ve beyanlarına istinaden takipsizlik kararı verdiği, emir verenleri soruşturmayıp erlere dava açtığı vurgulanmıştı.MAĞDURİYET YARATTI5. Ceza Dairesi’nde dün görülen duruşmada Savcı Muharrem Zeki Özcan, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı Demirel’e Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi gereğince “görevini kötüye kullanmak” iddiasıyla ceza verilmesini istedi. Mütalaada şöyle denildi:“Sanık Demirel’in, hayli uzun bir süre kendisinde kalan soruşturmada, sonuç alamadığı işlemlerle ilgili zamanında hukuki gereklerine tevessül etmediği, yazdığı müzekkerelere cevap alamadığında ilgili kişiler veya kurum temsilcileri bir girişimde bulunmadığı, soruşturmayı sonuçlandırmasının önündeki engellerle ilgili yasaların emrettiği gerekleri zamanında ve yeterince yerine getirmediği, soruşturmanın konusu olan çok sayıda kişi hakkında yeterli ve sonuca ulaştırır işlemlere tevessül etmediği, soruşturmayı adalete güven duyulmasını sağlayacak makul bir sürede sonuçlandırmadığı ve böylece özelikle mağdur taraf bakımından uzayan soruşturma sürecinin ayrı bir mağduriyete yol açtığı, sanığın eyleminin ihmali davranışın ötesine geçtiği, görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle davaların taraflarına zarar vererek ve adalete ve yargıya duyulan güvenin sarsılmasına yol açtığı...”İsmail Saymaz | Radikal
Kedinizi evde tek başına bırakıp işe, okula gittiniz de, acaba evde o şimdi ne yapıyor olabilir hiç düşündünüz mü? Uslu uslu oturuyordur değil mi? Kesinlikle canım.
Galatasaray'ın 3-0'lık Trabzonspor yenilgisinin ardından Anderlecht'e karşı da kötü bir futbolla sahadan mağlup ayrılarak Şampiyonlar Ligi'ne veda etmesi taraftarı kızdırdı.Bugün Türk Hava Yolları'ndan kiralanan özel bir uçakla Brüksel'den İstanbul'a gelen Sarı-kırmızılı takımın oyuncularına Atatürk Havalimanı'nda bazı taraftarlar tepki gösterdi.Bu arada Galatasaray Yönetim Kurulu'nun bu akşam teknik direktör Cesare Prandelli ile yolları ayırma kararı alacağına dair çıkan haberler, yöneticiler Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'a soruldu. Dürüst,' Yok hayır' derken Albayrak da, 'Biraz beklemek lazım arkadaşlar' diye yanıtladı. Prandelli ise soruları yanıtlamaktan kaçındı.Öte yandan kafilenin bulunduğu Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde taraftarlar, Selçuk ve Hamit Altıntop'a tepki gösterdi. Gümrüklü salondan çıkarken yuhalanırken Prandelli, sesi duyunca arkasına baktı ve bir kişi de İtalyanca seslendi.DHA
Adalet istiyorum!” diye sesini yükseltti dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan.Ankara’da Esnaf ve Zanaatkarlar Kurultayı’na hitap ediyordu.Adaletsiz bulduğu, Galataport ihalesinde verilen yürütmeyi durdurma kararıydı.“Cumhurbaşkanı vatana ihanetten yargılanabilir” dedi. Peki, hakim neyle yargılanacaktı?Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargıtay Başkanı Ali Alkan’ın yargı reformuna dair endişelerine sert tepki vermişti daha bir akşam önce.
Bilindiği üzere cep telefonu veya tablet gibi elektronik cihazların üretim bilgileri, söz konusu cihazın üzerinde yer almak zorunda. Ancak cihazların tasarımını kötü yönde etkileyen bu etiketler artık tarih olmak üzere.Teknoloji firmaları ürettikleri ürünün IMEI numarası, seri numarası gibi bilgileri bir etiket şeklinde cihazın herhangi bir yerine koymak durumundalar. Bu etiket, kapağı çıkarılamayan yekpare cihazlarda dış kısımda, kapaklı cihazlarda ise pil üzerinde veya kapağın iç kısmında görünür bir şekilde yer almak zorunda. Amerika’da artık bu can sıkıcı durum, Obama’nın geçtiğimiz gün imzaladığı “Elektronik Etiket Yasası” ile birlikte tarihe karışıyor.Yasaya göre bundan sonra söz konusu bilgiler, elektronik cihazların içinde yazılım şeklinde yer alacak. Böylece akıllı telefon ve tabletler artık daha “temiz” bir görünüme kavuşmuş olacak. Elektronik etiket uygulamasının diğer ülkeler tarafından da örnek alınması bekleniyor.LOG
Hayatındaki her şey tamam, bir tek “o” yok diye düşünüyor; gencim, güzelim, işim var, param var ama beraber uzaklara gidebileceğim bir sevgilim yok diye yakınıyor, her haftasonu farklı ortamda sosyalleşip “o”nu arıyor ama hep çirkinkurbağa prenslere rastlıyor olabilirsin. Biliyorum; asıl mutluluğun içimizde, evrenin mesajlarımızın ucunda olduğunu söyleyen kitaplardan da, filmlerden de, arkadaşlardan da, uzmanlardan da gına geldi. Bir de olaya şöyle bak, hayatta başarabileceğin en zor şey kendine aşık olmak, neden mi? Marilyn Monroe, Adolf Hitler (olumlu bir örnek değil ama sonuca değil sürece odaklan) Coco Chanel, Alfred Hitchcock, Madonna gibi kitleleri peşinden sürükleyen ünlülerin ilk yaptığı şey kendilerini çok sevmekti.Hayalindeki erkek sen gerçekten onu sevmeye hazır olduğunda karşına çıkacak, işte o zamana kadar elde etmen gerekenler:
Biraz işsiz bir uğraş gibi gözükse de emeğiniz sonunda ortaya çıkacak ürün size eski savaşlarda şövalyelerin kullandıklarını andıracaktır. Küçük olması ile birlikte çokça kullanım alanı bulabilecek bu ürün bakalım nasıl yapılıyormuş.
Tam olarak tırmandığı baca bu. Adı da CET Piteşti, Romanya'da bulunuyor. Tırmanışı yapan arkadaşın videonun başında verdiği bilgilere göre, ilk 0-20 metre arasında sadece elektrik kablolarının olduğu ve bunlara eldiven kullanmadan tırmandığı yönünde. Buradan sonra işler zorlaşıyor, 21-55 metre arasında merdivene ulaşılıyor ancak koruyucu kafes yok. En zor kısım ise 55-275 metre arasıdır ki yaklaşık 225 metre tırmanan adamın dinlenmesini sağlayacak bir bölme yoktur. Sadece merdivene tutunup dinlenmektedir. 275-280 arasında da artık zirveye ulaşan tırmanıcının kaydettiği o anları izliyoruz..
Haydarpaşa Dayanışması, Haydarpaşa Garı’nın çatısının aslına uygun onarılması ve gar olarak kalması taleplerini yineliyor. Yangının dördüncü yıldönümü olan 28 Kasım akşamı ise Haydarpaşa Garı'na meşaleli yürüyüş var. Toplum Kent ve Çevre için Haydarpaşa Dayanışması, Mimarlar Odası’nın Karaköy’deki şubesinde Haydarpaşa Garı’na ilişkin basın toplantısı düzenledi.Toplantının konuşmacıları Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası 1 Nolu Şube Başkanı Mithat Ercan, Haydarpaşa Dayanışması'ndan Tugay Kartal ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı'ydı.Toplantıda tarihi kültür varlığı yapı olan Gar'ın çatısında dört yıl önce çıkan yangınla ilgili soruşturma dosyasının kapatılarak hukuk yangını başlatıldığı söylendi. Katılımcılar Haydarpaşa Garı’nın gar olarak kalması amacıyla 2004’ten bu yana sürdürülen mücadeleyi anlattı. Gar'ın trenlere kapatılmasına, aslına uygun olmayan projelere itirazlarını dile getirdi. Dört yıl önce yaşanan yangının ardından hala restore edilmeyen çatının aslına uygun olarak restore edilmesi talebi yineledi. Haydarpaşa Dayanışması, yangının dördüncü yıldönümü olan 28 Kasım Cuma günü saat 19.00’da “Haydarpaşa gardır, gar kalacak” şiarıyla Kadıköy İskele Meydanı’ndan Haydarpaşa Garı’na meşaleli yürüyüş gerçekleştirecek.