9 Maddede Başbakanlar İçin Ülkeyi Alabildiğine Rahat Yönetme Rehberi
Nicedir dünya siyasetini takip ediyorum, İspanya'sından Amerika'sına, Brezilya'sından Japonya'sına Başbakanların çektiği çileler bir değil bin değil. Memleket dairesinden bakınca insan gerçekten hicrana kapılıyor, kendi ülkelerinin milli iradesiyle seçilmiş bu beşerlerin nasıl güçsüz olduğunu görünce utancından yerle yeksan oluyor. Barack Obama diyorsun, adamcağızın eleştirilmediği, hakarete uğramadığı bir gün yok, David Cameron diyorsun çikolata yese olay oluyor. Bunlar ileri demokrasilere yakışan manzaralar değil. 'Daha önce neden kimsenin aklına gelmemiş ki diyebileceğimiz 10 politik uygulama' esin verdi, belli ki demokrasi nedir, bir memleket nasıl yönetilir hiçbir fikri olmayan bu liderler için bir rehber hazırladık, kullanma klavuzu gibi kullansınlar, biraz rahat etsinler.
HBO'dan Kurt Cobain Belgeseli Geliyor
Brett Morgen’in yönettiği, Kurt Cobain’in kızı Frances Bean’in yapımcısı olduğu Montage of Heck, Cobain’in hayatını konu eden bir belgesel film olacak. 2015 yılı içerisinde HBO’da yayınlanacak olan filmin ismi, Cobain’in 80’lerin sonunda yaptığı bir kayıtttan geliyor.Birçok Nirvana şarkısının kullanılacağı filmde, bugüne kadar duyulmamış bazı Kurt Cobain kayıtlarına da yer verilecek. Filmin hazırlanışında Kurt Cobain’in şarkı sözlerini yazdığı defterlerden, kamera kayıtlarına kadar birçok kaynaktan faydalanılmış. Belgeselde de bu kaynakların büyük kısmını görmek mümkün olacak.Yönetmen Brett Morgen film için çalışmaya sekiz yıl önce başladığını ve Francis Bean’le temasa geçene kadar sınırlı sayıda kaynağa ve materyale ulaşabileceğini düşündüğünü fakat yoldaki filmin bugüne kadar yapılmış en samimi Kurt Cobain belgeseli olacağını söylüyor.Bir yandan Courtney Love’ın yapımcılığında da bir Kurt Cobain filminin hazırlıklarının sürdüğünü hatırlatalım. Love şu sıralar filmde başrolü oynayacak oyuncuyu seçmek üzere. Ama söz konusu filmin, Montage of Heck kadar heyecan verici olmadığı kesin.Bantmag
Son 4 Yılda 150'den Fazla Yayın Yasağı
TBMM'de 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonları çerçevesinde oluşturulan, dört bakanın soruşturulduğu komisyonun çalışmalarına getirilen yayın yasağı, Türkiye'de son dönemde birbiri ardına gelen yayın yasaklarını gündeme taşıdı.Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre, son dört yıl içinde 150'den fazla olayda yayın yasağı getirildi.Yayın yasağına ilişkin en net rakamları Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç verdi.Arınç, Temmuz 2014'te CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye'de son 4 yılda 149 konuda mahkemelerin yayın yasağı getirdiğini açıkladı. Arınç, mahkemelerce 2010’da 4, 2011’de 36, 2012’de 43, 2013’te 42 ve 2014 yılının ilk altı aylık döneminde 24 olmak üzere toplam 149 adet yayın yasağı kararı alındığını bildirdi. Ancak Arınç'ın verdiği bu bilginin ardından da mahkemeler, Bingöl saldırısı, Yüksekova saldırısı gibi çok sayıda konuda yayın yasağı vermeyi sürdürdü.17 Aralık soruşturmasında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklardan Reza Zarrab'ın başvurusu üzerine, dosyayla ilgili her türlü haber, röportaj, eleştiri ve dosya içerikleriyle ilgili olarak soruşturma tamamlanıncaya kadar yayın yasağı getirdi.BİNGÖL SALDIRISI10 Ekim'de Bingöl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ile Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun şehit oldukları saldırı konusundaki haberlere de yayın yasağı geldi. Yasak kararı Bingöl Sulh Ceza Hakimliği tarafından alındı.ADAPAZARI'NDA KIZ ÇOCUĞUNA TECAVÜZ DAVASIAdapazarı'nda 14 yaşındaki kız çocuğu Ö.C.'ye tecavüz ettikleri gerekçesiyle, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 34 sanığın yargılandığı davada da mahkeme gizlilik kararı verdi.YÜKSEKOVA SALDIRISIHakkari'nin Yüksekova ilçesinde terör örgütü mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırıda 3 asker şehit edilmişti. Yüksekova Sulh Ceza Hakimliği 26 Ekim 2014'te aldığı kararla, saldırıya ilişkin yayın yasağı koydu. Karar gerekçesi şöyle açıklandı; 'Yüksekova Sulh Ceza Hakimliği'nin 26.10.20014 tarih ve 2004/227 D.İş No'lu kararıyla 25.10.2014 tarihinde ilçemiz Yüksekova'da gerçekleşen 3 askerimizin şehit edilmesiyle ilgili olarak; olay yeri ve olay yerinde şehitlerin cenaze görüntülerini her türlü görüntülü, sesli, yazılı ve görsel medyadaki yayınlar ile internet ortamında yayınlanmasının yasaklanmasına karar verilmiştir.'ULUDERE28 Aralık 2011 akşamı Türk Hava Kuvvetleri, Şırnak Uludere ilçesi yakınlarında F-16 savaş uçaklarıyla kaçakçılık yapan sivil vatandaşları bombaladı. Bombardıman sonucu 35 sivil hayatını kaybetti, 1 kişi yaralı olarak kurtuldu.DÜŞEN UÇAK20 Haziran 2012 tarihinde Türkiye-Suriye sınırında keşif görevi yaparken, Suriye tarafından düşürülen TSK'ya ait savaş uçağı konusundaki haberlere de yayın yasağı getirildi.REYHANLI OLAYIHatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde meydana gelen terör saldırısında 52 kişi hayatını kaybetti. 146 kişinin de yaralandığı saldırı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör eylemi olarak kayıtlara geçti. Olayın ardından Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesi, saldırıya ilişkin yayın yasağı getirdi.MİT TIRLARIAdana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulması ile ilgili davaya bakan Adana 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, dosya içerisinde devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin yanı sıra, duruşmalarda devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler konusunda konuşmaların olacağı gerekçesiyle duruşmaların gizli yapılmasına ve yayın yasağı konulmasına karar verdiIŞİD'İN ELİNDEKİ REHİNELERAnkara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Haziran'da Musul Başkonsolosluğu’ndan kaçırdığı 49 Türk vatandaşıyla ilgili haberlere yayın yasağı koydu. Mahkeme yasağa gerekçe olarak 'rehinelerin hayatının riske edilmesini engellemeyi' gösterdi.BÖCEK DAVASIRecep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde çalışma ofisinde ve Keçiören’deki evinde bulunan ve 'böcek' olarak adlandırılan dinleme cihazına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili de yayın yasağı konuldu. Yasağa, 'Basın-yayın organlarında gerçeğe aykırı, belli kişi ve grupları hedef gösterir şekilde, soruşturmanın gizliliğini ihlal eder nitelikte yayınlar yapıldığı, daha ileriki aşamada bu yayınların, soruşturmanın sağlıklı yürümesi yönünde ciddi tehlike teşkil edeceği” gerekçe olarak gösterildi.SURİYE TAPELERİDışişleri Bakanlığı’ndaki güvenlik zirvesine ait ses kayıtlarıyla ilgili haberlere 28 Mart 2014 tarihinde Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yayın yasağı koyuldu. Mahkeme gerekçeyi şöyle açıkladı; ', milli güvenliğin, kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması, devlet sırlarının ifasının önlenmesi amacıyla soruşturma tamamlanıncaya kadar, soruşturma dosyası kapsamı hakkında, yazılı, görsel ve internet medyasında her türlü haber, röportaj, eleştiri v.b. yayın yapılmasının 5187 Sayılı Kanun’un 3/2. Maddesi gereğince yasaklanmasına karar verilmiştir.”2012 KPSS SORULARININ ÇALINMASI2012 yılında KPSS sorularının çalınmasına ilişkin haberler konusunda da yayın yasağı söz konusu oldu. ÖSYM, mahkemeden 2012 KPSS kopya iddiaları konusunda yayın yasağı getirilmesini istedi.AKTÜTÜN SALDIRISIGenelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, Taraf gazetesinin 14 Ekim 2008 tarihli sayısında yayımlanan 'Aktütün'ü itiraf edin demiştik... Biz açıklıyoruz' başlıklı haberine yayın yasağı koydu. Yasağa, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi'nin, 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri açıklamak suçuna vücut verebilme ihtimali' gerekçe olarak gösterildi.ŞİKE DAVASIAralarında Fenerbahçe Başkanı Azil Yıldırım'ın da bulunduğu futbol kulüplerinin çok sayıda aktif yöneticisi ve futbolcunun gözaltına alınmasıyla başlayan Temmuz 2011 tarihli Şike soruşturmasının ardından açılan davada da yayın yasağı uygulandı.. 22 Ağustos 2011'de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, davada yargılanan Eskişehirspor teknik direktörü Bülent Uygun'un talebi üzerine yayın yasağı koyuldu. Yayın yasağı gerekçesini mahkeme şöyle açıkladı;'Soruşturmada gizlilik kararı bulunmasına rağmen, dosyada yer aldığı iddia edilen telefon görüşmeleri ve ifade tutanakları kamuoyuna aktarılmıştır. Haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmamamasına rağmen şüphelilerin şöhret ve hakları, aile düzenleri ve toplum sağlığı tehlikeye düşürülmüştür:'Yurt
Reklam
Atatürk Araştırmacısı Eriş Ülger: 'Çankaya Köşkü'nde Her Şey Atatürk’ündür'
Çankaya Köşkü’nden, bazı objelerin Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Ak- Saray’a taşındığına ilişkin iddialar araştırmacıların da yakın takibinde. “Fikriye’nin mezar yeri” açıklamasıyla bir döneme ışık tutan, Atatürk’le ilgili 10’dan fazla kitabı olan araştırmacı Eriş Ülger, taşınmanın hukuki prosedüre göre yapılması gerektiğinin altını çizdi. Ülger, “Öyle her isteyen, her şeyi istediği yere taşıyamaz. Bunun yasal bir yanı vardır. Taşınma işleminin, objelerin nasıl taşınması gerektiği yasal bir prosedürü dayanır” dedi. Ülger’e göre, objeler, bir jüri heyeti denetiminde, son derece modern usullerle ambalaj edilmeli. “Çankaya Köşkü'nde her şey Atatürk’ündür” İçinde üç ayrı Köşk barındıran Çankaya Köşkü’nde ne olursa olsun her şeyin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait olduğuna dikkat çeken Ülger, “ Hangi köşkten olursa olsun, yani birinci, ikinci, üçüncü hiç fark etmez. Bütün objeler, fotoğraf, resim, kristal, porselen, vazolar vs. hepsi tek kelime ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir ve hiçbir yere taşınmaması gerekir. Bu durumun kişilerle veya saraylarla, köşklerle de bir ilişkisi yoktur ve de olamaz” dedi. AOÇ’deki saraya taşıdığı iddia edilen objelerin Atatürk dönemine ait olmadığını da vurgulayan Ülger, “ Bu objelerin hiç birisi satın alınmış, Gazi devrine ait değildir. Bunların hepsi hediyedir ve kime aittir biliyor musun? Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’e ve O’nun aramızdan ayrılmasından sonrada bütün bu taşınmaz objeler Çankaya Köşk’üne aittir” diye konuştu. “Ambalajın malzemesi  bile çok önemli”Çankaya Köşkü’ne ait objelerin  bir jüri heyetinin denetiminde  en modern usullerle ambalajlanması gerektiğine  dikkat çeken  Ülger, “Ambalaj edilirken, ambalajın malzemesi, deneyimli ve bu konuda bilgi sahibi ve tecrübe sahibi kimselerin denetiminde yapılır. Ambalaj yapılırken kokucu, yapışkan, hırpalayıcı, kolay yanan malzemeler kullanılamaz. Ambalaj sırasında çivi, çekiç ve benzeri aletler kullanılamaz. Ambalajları yapılacak kimselerin konu hakkında tecrübeli olmaları vasfı aranır”. “ Zürih Devlet arşivi  dişimi  fırçaladığım için  araştırma izni vermedi”Eriş Ülger, bu gibi işlerin Avrupa’da ne kadar sıkı kurallara  bağlı olduğunu  başından  geçen  bir olayla  anlattı. 1970’li yıllarda İsviçre’de Zürich şehrinde Atatürk araştırması yapmak için kapısını çaldığı  Devler arşivinden ‘dişini fırçaladığı  için’ araştırma izni çıkmayan  Eriş Ülger olayı şöyle anlattı : “Atatürk  ile ilgili konuları araştırmak gayesi ile, Devlet arşivine gireceğim. Gerekli evraklar hazırlanmış,  bütün izinler alınmış. Arşiv binasından içeri girdim. Yetkiliyi buldum. Kendimi tanıttım ve konuyu kısaca özetledim. İlgili “Tamam” dedi. Yalnız bir sorum var dedi ve sordu:  Bu sabah dişinizi fırçaladınız mı?- Elbette, dedim.- O zaman lütfen yarın dişinizi fırçalamadan gelin. Çünkü diş macunları araştırma yapacağınız gazetelere zarar veriyor. Her nefes alışınızda ve verişinizde gazeteler eski olduğu için tahrip oluyor. Lütfen yarın dişinizi fırçalamadan gelin dedi.Gayet tabi ertesi sabah dişlerimi fırçalamadan Arşivin yolunu tuttum.Demem o ki, eski bir gazete için bunca titizlenen Avrupa ve Avrupalı, cihana ait olmuş Atatürk’ün arkada bıraktığı maddi varlıklar için ne gibi bir titizlik gösterirdi, takdiri sizlere bırakıyorum'.A. Ural KARABAĞLI
Sibirya'da Donan Uçağı Yolcular İtti
Sibirya’da frenleri donduğu için hareket edemeyen bir uçağı aşağı inen yolcuları itti. Sıfırın altında 52 derecede itilen uçak pistte yerini aldıktan sonra havalandı.Yolcuların hareket ettirmesinin ardından çekicinin devreye girdiği uçak pistteki yerini aldı. 74 yolcuyla beraber Igarka’dan güneydeki Krasnoyarsk kentine sorunsuz bir uçuş gerçekleştirildi.
Reklam
Medyada İsyan: Kimler Yayın Yasağına Uymayacağını Açıkladı?
AKP'li eski dört bakan hakkında Meclis'te kurulan soruşturma komisyonu haberlerine dün getirilen yayın yasağına medyadan ve gazeteci örgütlerinden gelen tepkiler artarak sürüyor. Bu sabah saatlerinde yayın yasağına uymayacağını duyuran Cumhuriyet, Evrensel, BirGün'ün ardından T24, soL portal, İleri Haber, Rotahaber, Diken ve Grihat yayın yasağına uymayacağını açıkladı. Son olarak yasağı tanımayacağını açıklayan Bianet ayrıca yasağı yargıya taşıyacaklarını belirtti. Bağımsız gazetecilik platformu P24 de yasak kararını mahkemeye taşıyacaklarını açıklayanlar arasında. TGB, TGS ve Basın Konseyi'nden ise yayın yasağına kınama geldi. Eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, eski içişleri bakanı Muammer Güler, eski AB bakanı Egemen Bağış ve eski çevre ve şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ifade vereceği komisyonla ilgili haberlere dün Ankara 7’nci Sulh Ceza Hakimliği’nce soruşturmanın sona erdiği 27 Aralık 2014’e kadar yayın yasağı getirilmişti.Yasağa gerekçe olarak Basın Kanunu’nun 3’üncü maddesi gösterilmişti.'Yasağa uymayacağız' açıklamasında bulunan Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, T24, İleri Haber, Grihat, Diken ve soL Portal'ın konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ise şöyle:
Fenerbahçe Ülker'de Sürpriz Ayrılık
Fenerbahçe Ülker, geçtiğimiz sezon büyük umutlarla transfer ettiği İzzet Türkyılmaz'la yollarını ayırdı.Sarı lacivertli takımdan konuya ilişkin olarak yapılan açıklama şu şekilde;'Takımımız Fenerbahçe Ülker, 2013-2014 sezonundan bu yana kadromuzda bulunan İzzet Türkyılmaz ile karşılıklı olarak anlaşarak yollarını ayırmıştır. Formamızı bugüne dek başarıyla terleten İzzet’e emekleri için teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde kendisine başarılar dileriz'Eurosport 
Reklam
Sokakta Kadınların Göğüslerine Nasıl İltifat Edilir?
NelkFilmz ekibi Amerikan sokaklarında karşılarından gelen kızların göğüslerinin ne kadar güzel olduğuna dair iltifatta bulunurlar, büyük bir alçak gönüllülükle iltifata teşekkür eden hanımlar bir kaç saniye sonra şok olurlar. Çünkü ekip bir şaka peşindedir ve iltifatı kızların arkasından gelen ekip arkadaşlarının elinde tuttukları eşyalara yapmaktadırlar. İzliyoruz...
Londra Metrosunda Hayali Masa Tenisi Oynayan İki Kafadar
Efenim dillerini çok iyi kullandıklarını düşünen iki kafadar arkadaş, metro bekleme yerinin de ekosundan faydalanarak ağızları ile çıkardıkları ses ile masa tenisi oynama hareketleri ile eğleniyorlar. İzliyoruz..
Reklam
Hamaney: 'IŞİD Karşıtı Koalisyon Bir Yalan'
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, dün Tahran’da düzenlenen “İslam Uleması Açısından Radikal ve Tekfiri Akımlar Kongresi” sonrasında yerli ve yabancı konukları kabul etti.Kabulde konuklara hitaben bir konuşma yapan Ayetullah Hamaney “'Nükleer konuda Amerika ve sömürgeci Avrupa ülkeleri İran’'a diz çöktürmek için var güçleriyle çalıştılar, ama başaramadılar ve başaramayacaklardır'” dedi.Son dönemlerde hortlatılan tekfiri hareketlerin sömürü peşinde olan emperyalistlerin projesi olduğunu belirten Ayetullah Hamaney, İslam âlimlerinin tekfiri hareketler ve bu hareketin Siyonistlerle bağlantısı konusunda ilmi çalışmalar yaparak halkı aydınlatmaları gerektiğini söyledi.Ayetullah Hamaney tekfirci akım ve grupların tamamen Emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini belirterek “'Bu akım İslami Uyanış Hareketi’ni yolundan saptırmayı başardı ve Amerika ve emperyalizme karşı başlatılan hareketi Müslümanlar arasında kardeş savaşına dönüştürdü”' ifadelerini kullandı.İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, İran halkının Siyonistlerle mücadeleyi aşk ve şevkle benimsediğini belirterek “'İran halkı Siyonistlerle mücadeleye aşıktır. İran halkı ve hükümeti bu konuda tek yürek hareket etmektedir, ama biz mezhepsel ihtilafların esiri değiliz ve bunun en belirgin göstergesi Lübnan Hizbullah hareketine yaptığımız yardımların bir benzerini Filistin’'deki Hamas ve İslami Cihat'’a da yapmamızdır ve bu yardımlara yine aynı şekilde devam edeceğiz'” diye konuştu.İslam ümmetinin ilk vazifesinin Filistin konusu olması gerekirken şu anda tekfircilerin bunu değiştirdiğini ve sorunu Irak, Suriye, Pakistan ve Libya gibi İslam ülkelerinin sokaklarına taşıdığını belirten Ayetullah Hamaney sözlerinin devamında İran'ın Filistinli kardeşlerini himaye ettiğini ve her zaman bunu yapacaklarını ve ayrıca artık Gazze'de olduğu gibi Batı Şeria'nın da silahlandırılması gerektiğini söyledi. Ayetullah Hamaney “Şu anda Müslümanların İsrail üzerinde odaklanmaları yerine 'Tekfirci grupların yarattığı terör üzerinde odaklanmaları planlanmış bir şeydir, Müslümanların asıl meselesi olan Filistin meselesinden uzaklaştırılmak için bu yapılmaktadır'” diye konuştu.Konuşmasında IŞİD için oluşturulan koalisyona da değinen Ayetullah Hameney, “'Amerikalıların terörizmle savaşları tam bir yalandır. Amerikan uçaklarının mükerrer olarak IŞİD’'e Irak’ta savaş malzemelerini atmaları bunun açık delilidir. Amerikalıların IŞİD karşıtı koalisyonları bir yalandır. Bunların asıl hedefi Müslümanlar arasında savaş fitnesini körüklemektir, ama hedeflerine ulaşamayacaklardır' dedi.Hamaney, nükleer müzakereler konusunda ise “'Tüm dünya bizi dize getirmek istiyordu, ama başaramadılar, gelecekte de başaramayacaklar' dedi.DHA
Reklam
Bir Erkek Bir Kadın Dizisinden En İyi 19 Replik
İlk önce adı 1 Kadın 1 Erkek olan dizi yayın hayatına Türkmax ile başladı. Sonra Star Tv de 1 Erkek 1 kadın adıyla yayın hayatına devam etti. 138. bölümü ile ekranlara veda eden dizi hayranların isteği üzerine tekrar Fox Tv'de Bir Erkek Bir Kadın Bir Çocuk adıyla tekrar başladı. Bebeklerin ikiz olduğu öğrenilmesi üzerine dizi isimini tekrar değişirdi ve Bir Kadın İki Çocuk isminin aldı. Şuan hala devam etmekte olan dizi cuma ve pazar günleri 23:30 da ekranlarda.
Un Üzerinde Dans Etmek
Fransız CG artist (computer graphics artist) Emily Merpillat, dansçı Alexandra Poupin ile From isimli nefis bir video hazırlamış. From, Emily Merpillat’ın ilk kısa filmi. Filmin yönetmenliğini yaptığı gibi kareografileri de Alexandra Poupin’le birlikte hazırlamışlar.
Afgan Anne İntikam İçin 25 Militan Öldürdü
Afganistan’ın Farah kentinde bir Afgan kadını, oğlunun Taliban tarafından öldürülmesinin ardından militanlarla çatışmaya girdi.AA'nın yerel medyaya dayandırdığı habere göre, Reze Gül isimli kadın, Farah kentinin ilçelerinde, küçük bir polis grubunun komutanı olarak görev yapan ve Taliban saldırısında öldürülen oğlunun intikamını almak için militanlarla çatıştı.Bölgenin güvenliğinin sağlanması için başka bir şansı olmadığını belirten Gül, “Sabah erken oğlumun görevli olduğu kontrol noktasına saldırdılar ve onu gözlerimin onunda öldürdüler. Ben de elime silah alıp Taliban’la çatışmaya girdim” dedi. Gül, “Sonra eşim, kızım, oğlum ve gelinim de silah alıp çatışmaya girdi, yaklaşık yedi saat devam eden çatışmada 25 militan öldü, 5’i de yaralandı” ifadelerini kullandı.Afganistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Sedik Sediki, AA’ya yaptığı açıklamada, bir süre önce Taliban ile çatışmaya giren Reze Gül’ün, Afgan kadınının gayret simgesi olduğunu belirterek, polisin Farah kentinde tüm imkanları ile Gül’e destek vereceğini vurguladı.AA
Reklam