Dünyanın En İyi 24 Konser Salonu
3 Ağustos 1778’de açıldı. Binanın açılış gecesinde Antonio Salieri’nin Europa riconosciuta adlı eseri sahnelendi. 200 Yıldan fazla bir süredir hizmet veriyor.
CHP Parti Sözcüsü Haluk Koç: 'Kendi Adamlarını Rektör Yaptılar'
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı partinin İstanbul İl Başkanlığı'nda yapıldı.CHP Parti Sözcüsü Haluk Koç, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti'nin başına demokratik bir mücadeleyle gelmediğini belirterek, 'Bir demokratik mücadeleyle değil, bir vesayet ışınlamasıyla Başbakanlık fotokopiliğine atanan bir kişidir' dedi.CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı partinin İstanbul İl Başkanlığı'nda yapıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda gündeme ilişkin konular ele alındı.Toplantı sonrası, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç kameraların karşısına çıkarak toplantıyla ilgili açıklama yaptı.'İÇ GÜVENLİK PAKETİ, POLİS DEVLETİ AŞAMASINA TAŞIMAK İSTEYEN TASARI'İç güvenlik paketiyle ilgili yasa tasarısının hükümet tarafından Meclis'e sevk edildiğini hatırlatan Koç, 'Basında yeni yeni tartışılmaya başlandı. Bu, Türkiye'yi jandarmasından, polisin Vazife ve Selayetleri Kanunu'na kadar Toplantı ve Gösteriş Yürüyüşleri Hakkındaki Kanun'dan, Ceza Muhakemesi Kanunu'na kadar, Sahil Güvenlik ile ilgili bir çok kanunda yaptırımlar getiren; Türkiye'yi adeta 'demokratik bir kelepçe' diyebiliriz, almak isteyen, bir polis devletinin aşamasına taşımak isteyen bir yasa tasarısı olduğu konusunda görüşler var. Demin söylediğim, kanunlarda polise aşırı yetkiler veren, gözaltına almadan makul şüpheli kavramında hemen hemen herkesin bu kapsam içerisinde özeline girilmesine imkan tanıyan, yani şu; 'Ben diktatör olmak istiyorum, ben diktatör olacağım, bunun için bana yardımcı olabilecek tüm kanuni ataklarımı, girişimlerimi gerçekleştirmek niyetindeyim' baskısının bir sonucudur. Türkiye şu ana kadar biriktirdiği demokratik olgunluğunu, tepki olarak bu yasa görüşmeleri sırasında mutlaka ya parlamento ya da gerek parlamento dışında, STK'lar boyutunda ve çeşitli gösterilerle bu tepkisini açığa çıkartacaktır' dedi.Başbakan Davutoğlu'nun AK Parti'nin başına demokratik bir mücadeleyle gelmediğini savunan Haluk Koç şunları söyledi:'Sayın Davutoğlu, biliyorsunuz vesayetle, bir demokratik süreçle, bir demokratik mücadeleyle değil, bir vesayet ışınlamasıyla Başbakanlık fotokopiliğine atanan bir kişidir. Üzülerek söylüyorum. Kendisi akademisyen kökenlidir. Söylediklerine bakıyorsunuz, bir akademisyenin bilgi dağarcığından çıkan cümleler değil. Sayın Davutoğlu, sen bir fotokopisin, sen demokratik bir mücadele ile partinin genel başkanlığına gelmedin. Sen Türkiye'de son dönemde çıkartılan en büyük hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk olaylarını soruşturulmamak kaydı ile başbakanlık makamına tepeden atanan bir kişisin. Bir defa konumunu çok iyi bil. Senin siyasi cüzdanında bu yazıyor. 'Yolsuzluklarla, rüşvetle ilgili konularda adım atmayacağım, benim ustalarımı rahatsız etmeyeceğim.' Ve o şekilde başbakanlık noktasına geldi.'TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ TARTIŞMASIBaşbakan Davutoğlu'nun Tunceli Üniversitesi'nin adının değiştirilmesiyle ilgili sözlerine de değinen Haluk Koç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in daha önceden bu konuda teklif verdiğini hatırlatarak, 'Munzur Üniversitesi olmalıymış. Bunu Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Kamer Genç, Sayın Kılıçdaroğlu grup başkanvekili iken TBMM'ye teklifini de verdiler ve sizin o parmaklarınız yine kalktı; aynı, hırsızlığı, arsızlığı örttüğünüz gibi reddettiniz. Şimdi mi aklın başına geldi?' diye konuştu.TBMM'de 17 Aralık süreciyle bağlantılı olarak dört eski bakan hakkında kurulan soruşturma komisyonunun çalışmaları konusundaki yayın yasağı başvurusunun Komisyon Başkanı Hakkı Köylü tarafından yapıldığını anlatan Koç sözlerini şöyle sürdürdü:'Bir başka çelişki... Biliyorsunuz, TBMM'de yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili kurulan soruşturma komisyonu çalışıyor. Bu soruşturma komisyonunda yapılan görüşmeler bir şekilde basına da yansıyor. Tanıklık yapmak için çağrılanlar, verdikleri ifadeler, burada soruşturulan kişilerin söyledikleriyle ne kadar büyük çelişkiler ortaya koyuyor, sizler de buna tanık oluyorsunuz. Bundan da rahatsız oldular. Biliyorsunuz, basına yayın yasağı getirdiler mahkeme kararıyla. Ve Sayın Cemil Çiçek, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun sabah yaptığı açıklamaya cevap veriyor, saygısızlıkla suçluyor. Sayın Cemil Çiçek, sen ununu eledin, eleğini astın, üçüncü dönemden taca çıkacaksın. Bari son döneminde ilkeli ol. Meclis Araştırma Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü müracaat ediyor, Meclis Başkanlığı da mahkemeye bu müraacatı iletiyor. Ve yayın yasağı öyle çıkıyor. Hangi makamdan geçiyor? TBMM Başkanlığı makamından. O makamı kim işgal ediyor? Cemil Çiçek... Sen nesin orada? Ne başısın orada sen? Bari şurada 5-6 ay sonra kaybolup gideceksin, siyasetten giderken hiç olmazsa son deminde onurlu durdu dedirt insanlara.''BUGÜNÜN SARAYLISI RECEP'Son bir haftada kamuoyunda iki Recep'ten bahsedildiğini ifade eden Haluk Koç, 'Birisi yırtık ayakkabıyla siyasete girip hesabını veremeyeceği kadar çok paranın ve 2 bin odalı sarayın sahibi Recep, yani bugünün saraylısı Recep, diğeri oğlunu iş cinayetine kurban vermiş, yırtık lastik ayakkabısıyla eli öpülesi gariban Recep Amca... Sarayda oturan Recep'in filoları var. Çocuklarının sayıları her gün artan gemileri var, şirketleri var. Recep Amca'nın ise üç kuruş için girdiği madende ölen bir evladı vardı. Resmi açıklamalara göre bugünün saraylısının 4.4 milyon lirası olduğu ortada. Daha buna, şüpheli olan İsviçre bankalarındaki hesaplar dahil değil. 9 liralık lastik ayakkabı giymeye çalışan Recep Amca'nın ise bankada tek kuruş parası yok. Ayrıca para teklif edenlerden de 'İsteyemem' diyebilecek çok büyük bir onuru var' diye konuştu.'KENDİ ADAMLARINI REKTÖR YAPTILAR'10'uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in rektör atamalarıyla ilgili ağır eleştiriler aldığını belirten Koç, 'Bu hafta üniversitelerin olmayan özerkliğine darbe vuruldu. Rektör seçimlerinde öğretim üyeleri oy kullanıyorlar. Ben bu hazretleri çok iyi hatırlıyorum. 2002-2007 arasında yaptığı konuşmaları iyi hatırlıyorum. O zaman grup başkan vekiliydim, TBMM'de hepsini izleme fırsatım oldu. O zamanki Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e dönük çok ağır eleştirilerini hatırlıyorum. Şimdi bakıyorunuz, en yüksek oy verilen rektörler hiçe sayıldılar, kendi adamlarını rektör yaptılar. Susan bir Türkiye'de, teslim alınmak istenen bir Türkiye'de susan üniversiteler' şeklinde konuştu.MİT TARTIŞMASICHP sözcüsü Haluk Koç, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun 'MİT'te CHP'yi izlemek, karıştırmak ve bölmek için özel bir ekip kuruldu' şeklindeki sözleriyle ilgili sorulan soruya ise şöyle cevap verdi:'Zaman zaman Türkiye yakın siyasi tarihinde de rastlanmış bir konudur. Sabah Hüsamettin Cindoruk ile bir telefon görüşmem oldu. 1987 yılı, yasakların kaldırılmasıyla ilgili, bir referandum sürecinde bahsettiğimiz durumla ilgili o dönem yasakların kalkması lehinde olanlar boyutunda yaptıkları tezvirat ya da propaganda ya da sahte raporlar bana aktarıldı. Yani ben MİT'in içinde milli kavramı içerisinde görev yapan şerefli, dürüst MİT çalışanlarını tenzih ederek konuşuyorum. Ama MİT, milli ekini kaldırıp, bir iktidar istihbarat teşkilatı haline getirilmiş ise, bir parti istihbaratı haline dönüştürülmüş ise, o zaman oturup düşünmemiz gerekir. Şimdi burada parti devletinin tüm vesayeti bu milli kuruma aktarılmış ise, demin söylediğim kendi siyasi hedefine gitmek için en önemli siyasi rakibi başta olmak üzere bir takım tertiplerle, bir takım algı operasyonlarıyla, bir takım yapay tartışma konularıyla bu işi kurcalamadıklarının garantisi yoktur. Sayın Başbakan'ın akademik sıfatından bahsetmiştim. Üzülerek söylüyorum, 'Bu iddiayı ortaya koyan, belgesini de ortaya koyar' gibi bir açıklama yaptı. Eğer böyle bir görev tevzi olmuşsa MİT'in içinde, bu yazılı bir emirle, bir genelgeyle MİT içinde görevlendirme yapılır mı? Öyle bir şeyi aklın alabiliyor mu? Bunun belgesi olur mu? Sen Başbakan'san, anamuhalefet partisi böyle bir duyum çerçevesi içerisinde bir iddia ortaya koyduysa, sen Başbakan'sın, senin görevin böyle bir olay olmadığını açıklayan soruşturmayı yapmaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde denetim mekanizmasını biz de çalıştırabiliriz. Ama daha önce yaptıklarımız, biliyorsunuz, iktidar partisinin milletvekillerinin parmaklarıyla reddedildi. Onun için Başbakan'ın burada ciddi olması lazım. Belge sun diyor. Bir zamanlar, Özal zamanında vardı, 'Şeyin belgesi mi olur?' Bu da onun gibi. Yani böyle bir görev verilmiş de MİT'e yazılı bir belge, genelge şeklinde onun belgesini istiyor. Bunlar yakın siyasi tarihimizde sıkça rastlanan olaylar.Şimdiki bugünün saraylısının, dün Başbakan'dı biliyorsunuz, Meclis kürsüsünden grupta konuşma yaparken şu sözleri benim aklımda: 'Ey Kılıçdaroğlu, senin nefes alışını bile izliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin bire bir takip edildiğini günlük gazeteler yazdı. Fişlemeler ortada, dinlemeler ortada, takipler ortada. Ciddi bir Başbakan'ın ülkedeki anamuhalefet partisinin bu söylemi üzerine çok ciddi bir şekilde durup, sudan karşı suçlayıcı açıklamalar yerine, ciddi adımlar atması gerekir. Bunu yapacak basireti yok. Çünkü söylediğim gibi bir vesayet makamında, bir ışınlanan Başbakan konumunda bir fotoğraf sadece, bir silüet.'Murat DELİKLİTAŞ – Özgür EREN / İstanbul (DHA)
Nobel Ödülü'nü Açık Artırmaya Çıkarıyor
DNA alanında yaptığı çalışmalarla 1962 yılında Nobel Ödülü'nü kazanan James Watson, ödülünü açık artırmaya çıkaracağını açıkladı.Cambridge Üniversitesi'nde 1950'li yıllarda DNA'nın yapısı üzerinde yaptığı araştırmalarla 1962 yılında Nobel Ödülü'ne layık görülen James Watson, ödülünü 4 Aralık'ta açık artırmaya çıkarıyor. Francis Crick ve Maurice Wilkins ile Nobel Tıp ve Psikoloji ödüllerini paylaşan Watson, açık artırmadan elde edilecek geliri hayatı boyunca ilgilendiği alanlarda yapılacak bilimsel çalışmalara adayacağını belirtti.85 yaşında olan Watson, New York'taki Christie's açık artırma evinde yapılacak satışta ödül ile takdim edilen el yazısı konuşma metnini ve kabul yazısını da satacağını duyurdu. DNA araştırmalarının öncülerinden biri olarak tarihte yer edinen Watson, CNN'e 2013'te yaptığı açıklamada Crick için 'gerçekten konuşabildiğim ilk insandı' ifadesini kullandı. Watson, DNA'nın ne kadar önemli olduğu konusunda kendisini sadece Crick'in anlayabildiğini söylemişti.Watson ve Crick, 1953 yılında DNA'nın birbirine dolanmış iki zinciri temsil eden moleküllerden oluştuğu sonucuna varmış ve sarmal yapıyı keşfetmişti. DNA'nın bilgi sakladığı ve nasıl kopyalandığı alanında elde edilen bilgiler, biyoloji alanındaki kırılma noktalarından biri olmuştu.DNA mektubu rekor fiyata satılmıştıWatson, elde edeceği geliri başta Cold Spring Harbor Laboratvuarı, Chicago Üniversitesi ve Clare College Cambridge için harcamak istediğini belirtti. Bilim insanı, akademik dünyayı fikir ve anlayışın güçleneceği bir ortam olarak korumak adına açık artırmanın kendisine yardımcı olacağını söyledi.Francis Crick'in oğluna yazdığı, DNA'nın yapısını anlatan mektup 'Secret of Life', geçtiğimiz yıl 6.06 milyon dolara alıcı bulmuştu. Crick, mektubu Watson ile yaptıkları keşiften haftalar önce yazmıştı. İkilinin elde ettiği tarihi bilgiler, Nature dergisinin Nisan 1953 sayısında yayımlanmıştı.Kaynak: Al Jazeera
'Irklar Değil, Sınıflar Çatışıyor'
ABD'nin Ferguson kentinde geçen ağustos siyah bir genci 12 kurşun sıkarak öldüren polis memuru hakkındaki dava talebinin jüri tarafından reddedilmesinin ardından başlayan olaylar bütün ülkeye yayıldı. Yaşanan şiddet olayları ABD'de ırkçılık tartışmasını gündeme getirdi.'İnsan doğuştan ırkçı olmaz'Missouri – St. Louis Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Joyce Mushaben, 'Jürinin dava talebini reddetmesi ABD'deki iki farklı adalet sistemi olduğunu göstermiyor mu?' şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı:“İki sınıflı sistem olduğu kesin. Ama bu ırkçılık suçlarının değerlendirilmesinde değil, kimin iyi avukata verebilecek parası olduğu ve kimin daha nezih muhitlerde oturabilecek mali durumda olduğuyla ilişkili. Varlıklı zümre daha iyi eğitim alma ve daha kazançlı iş bulma imkânına sahip. Bütün bunlar mali kaynağın eşit dağılmamasının, sorunun temelini oluşturan eğitim sistemimizde yol açtığı farklılıklardan doğuyor. Kentin kuzeyindeki okulların akreditasyonu iptal edildiğinden 2000'li yıllardan itibaren beyaz nüfus Ferguson'u terk etmeye başladı. Örneğin Almanya gibi bir ülkenin bazı yerlerinde orta dereceli okul açılmasına izin verilmediğini tasavvur edebilir misiniz?”Medyanın rolüProfesör Joyce Mushaben, 'polis tarafından öldürülen Michael Brown'un sorununun tenin renginden değil, fakir bir muhitte yaşamasından mı kaynaklandığı' şeklindeki soruyu yanıtlarken de şunları söyledi:“Evet, ten rengi dar gelirlilerin çoğunlukla azınlıklardan oluşması bakımından rol oynuyor. Maddi imkanları sınırlı olduğundan kirada oturmak zorundalar. Kiracı olduklarından daha az emlak vergisi tahsil ediliyor ve okulların masrafını karşılamak zorlaşıyor. Konunun teorik analizine girmeden şunu söyleyebilirim: Eğitim, meslek öğrenme ve çalışma eşitliğini sağlamak için yeni yollara başvurmak zorundayız. Medyada, televizyonda ve sinema filmlerinde hep bu tür basmakalıp ırkçı konular işlenmesi bakımından ten rengi önem kazanıyor. Buna, isteyen herkesin silah taşıyabilmesini de eklemek gerekir. Bu durumda polisin refleks halinde tepki göstermesi anlaşılır bir davranış. Zenci genci vuran Wilson'un yanında tabancasından başka hiçbir silah yoktu.”Amerikalı polis ırkçı mı?Profesör Mushaben, Deutschlandfunk radyosuna verdiği mülakatta 'Amerikan polisinin ırkçılık sorunu olup olmadığı' şeklindeki soruyu yanıtlarken de insanın doğuştan ırkçı olabileceğine inanmadığını ve bunun nasıl yetiştirildiğiyle ve farklı ırklardan kişilerle ne kadar tanışma imkânı bulmuş olmasıyla açıklanabileceğini söyledi. Joyce Mushaben sözlerini şöyle sürdürdü:“Temel sorun bölgemizdeki polislerin çoğunlukla beyaz olmasından ve diğerlerinin görevlendirilememesinden kaynaklanıyor. Polisten görev bölgesinde oturması isteniyor. Çoğu, öncelikle şehir merkezindeki okulların kötü olması yüzünden buna yanaşmıyor. Irkçılık, 1940 ve 50'li yıllardaki gettolaşmayla başlayan ve ırkların birbirini tanımasını zorlaştıran kentleşmeden kaynaklanıyor. Polis yaya dolaşsa ve komşu mahalledeki insanlarla tanışıp konuşsa, karşılıklı güven ortamı oluşturulabilir. Ama sadece aracında oturur ve yanından geçen herkesin silah taşıdığından kuşku duyarsa, sonu iyi olmaz.”Deutsche Welle Türkçe
CHP Yayın Yasağının İptali İçin Harekete Geçti
TBMM Soruşturma Komisyonu'nun CHP'li üyeleri, 4 eski bakan hakkındaki yayın yasağı kararının iptali için başvuruda bulunacaklarTBMM'de 17 Aralık süreciyle bağlantılı olarak dört eski bakan hakkında kurulan Soruşturma Komisyonu'nun çalışmaları konusundaki yayın yasağının iptali için CHP'li üyeler harekete geçti. Soruşturma Komisyonu'nun CHP'li 4 üyesi, kararın kadük sayılması için resmi başvuru yapacaklar.TBMM Soruşturma Komisyonu'nda bulunan CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger , komisyon başkanı AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün kişisel başvuru yapma hakkı bulunmandığını ve kararın iptali için bugün resmi başvuru yapacağını söyledi.CHP'li komisyon üyesi Erdal Aksünger, 'Eğer Komisyon Başkanı olarak, komisyona hiç danışmadan yayın yasağı başvurusu yapmışsa, suç işlemiştir' dedi.TBMM Soruşturma Komisyonu'nda CHP'den İzmir Milletvekilleri Rıza Türmen ve Erdal Aksünger, İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan ile Balıkesir Milletvekili Namık Havutça bulunuyor.T24
Banvit'ten Örnek Olacak Hareketler
Eurocup maçında Balıkesir'de Sırp ekibi Partizan'ı ağırlayan Banvit'in konuk ekibe gösterdiği misafirperverlik büyük beğeni topladı.Geçen hafta oynanan Galatasaray Liv Hospital - Kızılyıldız maçı öncesinde yaşanan olaylar ve MArko Ivkovic isimli genç taraftarın bıçaklanarak hayatını kaybetmesi sonrası gerilen sinirleri Banvit'in yaptığı jestler yumuşattı. Partizan'ı İstanbul'a indiğinde çiçeklerle karşılayan Türkiye Basketbol Federasyonu yetkililerinin bu güzel davranışlarını Banvit kulübü de devam ettirdi.Partizan'ın maç öncesi antrenmanına baklava ve meyve gönderen ev sahibi ekip, maç öncesinde tribünlerde açılan pankartlarla da yapıcı mesajlar verildi. Banvit'in efsane kaptanı Miroslav Radosevic'e olan saygının gösterildiği Banvit tribünlerinde hayatını kaybeden Marko Ivkovic için de bir mesaj verildi.Banvit takımı da takımların tanıtılmasının ardından Mark Ivkovic için üzüntü içerisinde olduklarını belirten bir pankartla sahaya çıktılar.Sporx
Reklam
Game of Thrones’tan Yeni Tanıtım
Game of Thrones’un beşinci sezonunun başlamasına halen aylar olsa da, sezon içinde izleyicileri nelerin beklediğine dair ipuçları şimdiden paylaşılıyor. Bu ipuçlarından birisi de Arya Stark’ın göründüğü kısa bir videoda gizli. Söz konusu videoda Arya Stark kılıcını gölgeler içinde sallarken ağzından ”İçinde bir karanlık görüyorum” cümlesi çıkıyor.İzleyenlerin içini karartma gücü bir hayli yüksek olan video, serinin kitaplarını okumayanlar için de belirsizliği beraberinde getiriyor. Game of Thrones’un beşinci sezonuna ilişkin kısa videoların ise devamı gelecek. Dizinin hayranları bu kısa videolara yeni açılan Three Eyed Raven isimli internet sitesi üzerinden erişebilecek. Siteye giriş için gereken işaret ise DM yoluyla Twitter üzerinden veya SMS aracılığıyla alınabiliyor.Teknoblog
Reklam
Beşiktaş-Trabzonspor Maçı Konya'da
Beşiktaş Kulübü, Süper Lig'in 12. haftasındaki Trabzonspor derbisini oynayacağı yeri açıkladı.Spor Toto Süper Lig'de Beşiktaş'ın, Trabzonspor'la oynacağı derbi karşılaşmasına ev sahipliği yapacak stat belli oldu.Siyah-Beyazlı kulübün açıklaması şu şekilde;' 'Futbol Takımımızın Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu’nun 12. haftasında 7 Aralık Pazar günü Trabzonspor ile karşılaşacağı maç, Konya Büyükşehir Stadı’nda oynanacaktır. Kulübümüze bu konuyla ilgili yardımlarda bulunan Trabzonspor Kulübü'ne, Konya Valisi Sayın Muammer Erol'a, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek'e ve Torku Konyaspor Kulübü Başkanı Sayın Ahmet Şan’a teşekkür ederiz.'Eurosport
Marko Ivkovic'in Katil Zanlısı Yakalandı
Kızılyıldız taraftarı Marko İvkovic'in katili yakalandı.THY Avrupa Ligi'nde geçtiğimiz cuma günü oynanan Galatasaray Liv Hospital - Kızılyıldız maçı öncesi yaşanan olaylarda kalbinden bıçaklanarak yaşamını yitiren Sırp taraftar Marko Ivkovic'in katili bulundu.Katil zanlısının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve Galatasaray taraftarı olduğu bildirildi.HaberTürk
Reklam
Mimarlar Odası Ankara Şubesi: 'Ak Saray'da Havuz, Spa, Hamam ve Jakuzilerin Metrekare Maliyeti 3 Bin Euro'
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ak Saray'da sinema salonu, şömine, SPA ve buhar banyolarının olduğunu belirttilerMimarlar Odası Ankara Şube yöneticileri, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın 'Lüks' olduğunu söyleyerek, 'Kapitalizmin fıtratı kaçak sarayı gizleyemedi' ifadelerini kullandılar.Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın 'Lüks' olduğunu söyleyen Mimarlar, 'Cumhurbaşkanlığı konutu, sinema salonundan, şöminelerden, buhar banyoları, SPA'lar ve havuza kadar lüks bir mimari yapı' dedi.'OĞLUNUN GEMİSİ İÇİN DE GEMİCİK DENİLMİŞTİ BU DA SARAYCIK ANLAŞILAN'Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan , 'Cumhurbaşkanlığı konutun 15-20 odalı olduğunu söylüyor. Bu gerçek değil. Saraycığın toplam inşaat alanı 15 bin metrekare civarında. Oğlunun gemisi içinde gemicik denilmişti. Bu da saraycık anlaşılan. Kaçak saray konutunun metrekaresi 250 odaya denk. Metrekare açısından bırakın 15-20 odayı oldukça farklı işlevlerde mekanların bulunduğu gelen bilgiler arasında. İçinde havuz, sinema salonu, spalar, buhar odaları, hamamlar, jakuzi gibi özel banyoları bulunmakta.Yine tarafımıza iletilen bilgilere göre duvarları, tavanları varaklı süslemeli ve pirinç kaplama. Varak süsleme Osmanlı saraylarında sıkça kullanılmıştı. Kaçak saraycığın varakları altın olabilir mi? Bilemiyoruz. Odalarda şömineler olduğu söyleniyor. Halkın yoksul olduğu emeklilere ve memurlara yüzde 3 zammın yapıldığı ortamda böyle bir lüks millete ait değil. Millet böyle bir lüks içinde yaşamıyor. Bu durum dönemin yöneticilerinin lüks düşkünü olduğunun tescillenmesi, kamu kaynaklarının israf edilmesidir' ifadelerini kullandı.Candan, konutta bulunan havuzun mekanik aksamının maliyetinin 75 bin Euro civarında olduğunu söyleyerek, 'Gelen bilgiler arasında, konutta bulunan havuz birimi 400 metrekare. Yani 100 metrekarelik bir havuzdan bahsediliyor, Havuzun sadece mekanik aksamının 75 bin Euro olduğunu söyleyebiliriz. Hamam, spa ve buhar odaları ve jakuzilerin birim metrekare maliyeti 3000 Euro' dedi.Candan, 'Saraycık'ın toplam inşaat alanı yaklaşık 15 bin metrekaredir. 15-20 Odacık değil, bir saraycık var karşımızda. 15 bin metrekarenin proje maketleri ve görsellerden hesapladığınızda 2 bin metrekaresinin açık teras olduğunu görüyoruz. 2 bin metrekare terastan Atatürk Orman Çiftliği'ne ve Atatürk'ün evine yukardan bakacak konutun toplam maliyeti 1,5 trilyondur. Tamamen lüks bir israfla karşı karşıyayız. Madem milletin sarayı, o zaman açıklayın projeleri görelim lüks mü değil mi, 15 20 odamı 15 bin metrekare lüks yapımı? Bu kadar da olmaz el insaf' diye konuştu.T24
Reklam
İnsan Bedeninin Ulaşabileceği Sınırları Gösteren 10 Bilgi
100 TerabyteNorthwestern Üniversitesi'den psikolog Paul Reber 'İnsan beyninde yaklaşık 100 milyar nöron bulunuyor. Bu nöronların her biri ortalama 1000 bağlantı kuruyor ve bu da yaklaşık 1000 potansiyel sinaps anlamına geliyor. Verilerin depolandığı bu sinapsların toplam sayısına baktığımızda 100 trilyon veri noktasına yani kusursuz işlenen bu bağlantılar beyinde 100 TB’lık bir depolama alanına ulaştırıyor.'
THY Hostesi Verdiği Pozlardan Sonra İşinden Oldu
Türk Hava Yolları’nda 5 yıldan bu yana görev yapan kabin memuru Z.Ş, fotomodellik yaptı. Verdiği pozlar nedeniyle de THY’deki işinden oldu.2009 yılından bu yana Türk Hava Yolları’nda kabin memuru olarak görev yapan Z.Ş, fotomodellik yapınca işini kaybetti.AirportHaber'in edindiği bilgiye göre kabin memurluğunun yanı sıra profesyonel olarak modellik yapan Z.Ş., verdiği birbirinden cüretkar pozları sebebiyle, THY yönetiminin tepkisini çekti. Son olarak İtalya'da bir dergiye kapak olan Z.Ş., kabin memurluğu ile birlikte modellik de yapmak isteyince THY tarafından işten çıkarıldı.THY bir süre önce sosyal medyada yapılan paylaşımlarla ilgili olarak çalışanların dikkatli olması ve uygunsuz içerikli paylaşımlarda bulunanlar hakkında idari soruşturma başlatacağını duyurmuştu.Kaynak: Airporthaber
Reklam
Sesini Karadeniz'den Alan 10 Harika Albüm!
Durmadan esen bir rüzgârdır Karadeniz! Bazen içinizi titreten bir sevdaluk hikayesi anlatır, bazen yerinizde duramayacağınız bir neşeye sürükler...İçinde türlü türlü hikâyeler, türlü türlü duygular barındıran bu güzel müziği sevenler için mini bir seçki hazırladık!
Yayın Yasağını İsteyen Belli Oldu
TBMM'de 17 Aralık süreciyle bağlantılı olarak AKP'li dört eski bakan hakkında kurulan soruşturma komisyonunun çalışmaları konusundaki yayın yasağı başvurusunun, bizzat komisyonun başkanı Hakkı Köylü tarafından yapıldığı ortaya çıktı.hurriyet.com.tr’den Zeynep Gürcanlı ve Aysel Alp’in haberine göre Soruşturma Komisyonu Başkanı AKP Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, 'bunun gizlisi saklısı yok. Başvuruyu biz yaptık. Sorumluluk bize aittir' dedi.Köylü, mahkemeden yayın yasağı talep ettiklerini, mahkemenin de bu talebi yerinde görerek, yayın yasağı kararı aldığını söyledi.ÇİÇEK 'BEN BAŞVURMADIM' DEMİŞTİCHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yayın yasağı konusundaki başvurunun mahkemeye bizzat TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından yapıldığını söylemiş, ancak Çiçek bir yazılı açıklama ile bunu yalanlamıştı.Çiçek yazılı açıklamasında, 'Soruşturma komisyonu çalışmalarına yayın yasağı getirilmesi için mahkemeye yaptığım herhangi bir başvuru yoktur. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ifadesi son derece yakışıksız ve yalandır. CHP içerisinde çok değerli hukukçular bulunmaktadır' ifadesini kullanmıştı.YAYIN YASAĞI MECLİS'İ KARIŞTIRDI17 Aralık soruşturması ile bağlantılı olarak dört eski bakan hakkında kurulan soruşturma komisyonu çalışmalarına getirilen yayın yasağı, bizzat komisyonu karıştırdı.CHP'li komisyon üyesi Erdal Aksünger, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, Komisyon Başkanı AK Partili Hakkı Köylü'nün, komisyona danışmadan yaptığı yayın yasağı başvurusunun 'suç olduğunu' söyledi. Aksünger, Köylü'nün komisyonda hiç müzakereye açmadan, komisyondan 'olur almadan' başvuru yapmaya hakkı olmadığını söyledi.'KADÜK' BAŞVURUSU YAPACAKAksünger, 'eğer Komisyon Başkanı olarak, komisyonu hiç danışmadan yayın yasağı başvurusu yapmışsa, suç işlemiştir' dedi.Hakkı Köylü'nün 'kişisel' olarak başvuru yapma yetkisinin de bulunmadığını söyleyen Aksünger, 'şimdi başvurunun detaylarına bakacağım. Hemen yarın da, yayın yasağı başvurusunun, dolayısıyla da yasak kararının 'kadük' sayılması için resmi başvuruyu yapacağım' diye konuştu.MHP: 'RÜŞVET VE YOLSUZLUK DOSYALARINI KAPATMAK İSTİYORLAR'MHP Kahramanmaraş Milletvekili ve Soruşturma Komisyonu Üyesi Mesut Dedeoğlu da Komisyon Başkanının kendilerinden habersiz 'yayın yasağı' başvurusu yapmasını kabul etmediklerini söyledi.Dedeoğlu, 'Bizim hiçbir bilgimiz yoktu. Böyle bir kararı, yayın yasağını kabul etmemiz mümkün değildir. AKP başından beri bu komisyonun kurulmasını istemedi. Komisyon lütfen kuruldu bu kez de dosyaların gelmemesi için her şeyi yaptılar. Rüşvet ve yolsuzluk dosyalarını kapatmak, örtbas etmek istiyorlar. MHP olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Hukuksal çerçeve içinde dosyaların açığa çıkması için her türlü çalışmayı yapacağız.Yayın yasağını kabul etmiyoruz. Meclis'in işi ile mahkemenin ne ilgisi vardır. Bu mahkemeler 53 kişi hakkında takipsizlik verdi. Komisyon çalışmalarını bitirmeden buna da müsaade edilmemeliydi. Zaten komisyon toplantılarının içeriği ile ilgili basına bilgi vermiyorduk. Bu yayın yasağına ne gerek duyuldu; çünkü dosyaları kapatmak istiyorlar' diye konuştu.Kaynak: Taraf
Hurda Arabaların Öncesi ve Sonrası
Hurdalıkta gördüğünüz bir çok aracın hikayesi olabileceği gibi, yollarda gördüğünüz o klasik efsane görünümlü otomobillerinde bir serüveni var. Bir çoğu araba hurdalıklarından alınan bu otomobiller , meraklı kişilerce restore edilip inanılmaz bir hale kavuşturuluyor. Sizler için derlediğimiz bu fotoğraflar hayret uyandıracak kadar iyi.
Julien Douvier'den Günlük Rutini Resmeden 10 Sinemagraf
Julien Douvier dört sene boyunca aynı saatte uyanıp, aynı rota üzerinden, aynı binaların önünden geçerek her gün bir önceki günü tekrar ettiğini farkedince bu rutini resmetmenin yolunu bulmaya karar vermiş ve ortaya bu enfes sinemagraflar çıkmış.Julien Douvier gif formatında olan bu sinemagrafların, Ólafur Arnalds’ın Happiness Does Not Wait şarkısı eşliğinde daha anlamlı olduğu kanaatinde.Julien Douvier’in kişisel internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz.
Reklam