Patates Hırsızlığına Son Veren Uygulama
Masanın üzerinde duran patates kızartmalarına karşı koymak oldukça zor. Hal böyle olunca kendi patateslerinizi başkalarından korumak da bir o kadar zorlu oluyor. McDonald’s’ın patatesleri korumak adına hizmete soktuğu Fry Defender uygulaması, patateslerinizi kötü niyetli kişilerden korumayı sağlıyor.Uygulamanın kullanımı oldukça basit. Patateslerin hemen yanına yerleştirilen telefonda uygulamayı açarak hazır hale getiriyor ve beklemeye koyuluyoruz. Eğer biri patatese erişmeye çalışırsa telefonun ön kamerası sayesinde hemen yakalanıyor ve fotoğrafları telefona kaydediliyor. Ayrıca alarm aktif oluyor ve kullanıcıya da haber veriliyor.McDonald’s’ın patateslerini tanıtmak için kullandığı bu ilginç uygulama, McDonald’s Kanada uygulamasının içine gömülü olarak geliyor ve şimdilik başka ülkelerde kullanılamıyor.
"Fenerbahçe'de Yerli Golcü Olmak Çok Zor"
Semih Şentürk'e göre en büyük hatası Fenerbahçe'den ayrılırken Yıldırım ile görüşememesi. Milli takımdaki en büyük eksik ise birlik ve beraberlik.Semih Şentürk, altyapı dâhil toplam 15 senesini geçirdiği Fenerbahçe'de nöbetçi golcü olarak nam saldı ve ilk 11'in vazgeçilmezi olmamasına rağmen gol krallığı yaşadı. Daha sonra transfer olduğu Antalyaspor'un küme düşmesiyle serbest kalan Semih, artık İstanbul Başakşehir'in başarısı için ter döküyor.'Gekas durursa, çekişmeli gol krallığı yarışı izleriz''Nöbetçi golcü olmaktan rahatsız değildim''Fenerbahçe'de yerli golcü olmak çok zor''Milli takımda birlik beraberlik yok gibi''Milli takıma yeniden çağrılacağımı düşünüyorum''Yabancı sınırının kalkması milli takıma zarar verir''Alex'ten sonra Mossoro büyük şans''Beğendiğim genç golcüler Mustafa Pektemek ve Ömer Şişmanoğlu''Cardozo indirir, Emenike topu getirir, ben de golü atardım'Al Jazeera 'ye konuşan Semih, Fenerbahçe'den ayrılığına, milli takım beklentilerine ve Başakşehir macerasına kadar birçok konuda açıklamalar yaptı. Semih'e göre Fenerbahçe'de yerli golcü olmak çok zor, milli takımda en büyük eksik birlik ve beraberlik, gol krallığı yarışının çekişmeli geçmesi için Gekas'ın frene basması gerekli ve devşirme oyuncular milli takıma katkı verebilir.Başakşehir'in bu sezonki hedefleri neler?İlk 10 hafta itibariyle hedeflerimizi başarmış durumdayız. Lige heyecan veren, pozitif futbol oynayan, takım savunmasını iyi yapan, birlikte hareket eden, inşallah bunu da sezon sonuna kadar devam ettiren bir takım oluruz.Fenerbahçe'de Alex ile çok iyi bir ikili olmuştunuz. Başakşehir'de de Mossoro ile böyle bir ikili görebilir miyiz?Alex çok farklı biri. Kariyerimdeki en önemli oyuncu. Ama Mossoro da Brezilyalı olduğu için ona benzer çok özelliği var. Alex'ten sonra Mossoro benim için büyük bir şans. Onunla oynamaktan büyük zevk alıyorum.Futbol kariyerinizde en çok gurur duyduğunuz şey ne oldu?Tabii bu klasik olacak ama Hırvatistan maçındaki golüm, çocuklarıma, yeğenlerime, aileme herkese anlatabileceğim güzel bir anı. Kariyerimin en önemli anı ve golü oydu.Yaptığınız en büyük hata ne oldu?Fenerbahçe'den ayrılırken başkanla görüşemememdi. Sonuçta bu geride kaldı ama Fenerbahçe'den ayrılırken Sayın Aziz Yıldırım ile görüşememem oldu.Bunun sebebi neydi?Bilmiyorum vallahi. Onun cevabını ben de bilmiyorum.Bu yönde bir talepte bulundunuz mu?Hatam oydu işte. Ben de şey yapmadım, onlardan da görüşme talebi olmadı. Niye gönderildiğimi dahi bilmiyorum. Hatam oydu bence.Alex'i havalimanında uğurladığınız için gönderildiğiniz iddia edildi.Yok hayır. Bununla ilgili çok şey yazıldı. Sonuçta ben Alex ile sekiz yıl beraber oynadım ve son dört yılda da aynı mahallede oturuyorduk, komşuyduk. Oraya gittim diye gönderildiğim aklımın ucundan bile geçmiyor. Bu söz konusu dahi olmamıştır.Alex futbolu bırakacak. Onunla oynamak nasıldı?Kariyerimin en önemli oyuncularından bir tanesi. Fenerbahçe'de bir yerlere gelmemde en büyük etken sahibiydi. Tabii ki kendi yeteneklerim vardı ama onun da üstümde büyük payı vardır. 8 Aralık'ta futbolu bırakıyor. Davet etti son maçına ama bizim o zaman Eskişehir maçı var diye gidemeyeğim. Buradan ona, ailesi ile birlikte mutluluklar dilerim.Alex'i diğer futbolculardan ayıran neydi?Zekası .'Gekas biraz durursa, çekişmeli bir gol krallığı izleyebiliriz'Bu sezon Süper Lig'deki şampiyonluk adayınız kim?İstanbul Başakşehir Spor Kulübü. İyi olan şampiyon olsun ama bizim de hedeflerimiz var tabii ki. Bursaspor üç sezon önce şampiyon oldu, neden bir başka Anadolu takımı şampiyon olmasın?Süper Lig'de gol krallığında sizinle çekişecek isimler kimler olur?Gekas çok iyi gidiyor. Burak her zaman skor yapabilen oyuncu. Fenerbahçe'de Sow iki senedir 15'er gol atıyor. Adem Büyük Kasımpaşa'da bu sene iyi oynuyor. Eğer Gekas biraz durursa, bu sene çekişmeli bir gol krallığı izleyebiliriz.Cardozo mu, Emenike mi? Hangisi ile birlikte oynamak isterdiniz?Çok zor bir soru. İkisi de farklı oyuncular. Cardozo pivot olarak oynuyor, Emenike kuvveti ve hızıyla oynayan bir oyuncu. Ben ikisinin ortasında oynayabilirdim. Üçümüz birlikte oynayabilirdik. Cardozo topu indirirdi, Emenike topu getirirdi, ben de golü atardım.“Fenerbahçe'de yerli golcü olmak çok zor. Alt yapı ile birlikte 15 sene Fenerbahçe'de kaldım. 15 senede benden başka Türk forvetin oynamadığını görürsünüz. Şu an bile Fenerbahçe'nin kadrosunda yerli golcü yok.”'Nöbetçi golcülükten hiç rahatsız olmadım'Semih Şentürk, Fenerbahçe'de 'nöbetçi golcü' olmaktan dolayı mutsuz muydu?Değişik bir duygu oluyordu. Bazı maçlarda oynamamam gerekiyordu, oynuyordum. Bazı maçlarda da oynamam gerekiyordu, oynamıyordum. Nöbetçi golcülükten hiç rahatsız olmadım. Ama tabii ki amatör takımda oynayan bir futbolcu bile her hafta oynamak ister. Sonuçta takıma faydalı olmak için sahaya çıkıyordum. İlk 11'de oynayıp gol atmışım ya da sonradan girip gol atmışım, benim için çok fazla önemli değildi.Sürekli oynayamamanızda kendinizde bir hata görüyor muydunuz?Kendimde bir hata görmedim. Sonuçta oynatıldım gol attım, bir daha oynamadım. Sonradan girdim gol attım, gene ilk 11'de oynamadım. Her zaman verilen şansı iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Sadece son sene, şike sürecinden sonraki sene hariç. Ondan önceki senelerde hep çok çalışıyordum ve formanın hakkını veriyordum. Şike sürecinden sonra bende de düşüş oldu. Camia olarak çok etkilendik. Ondan sonra zaten ayrılmak zorunda kaldım.Fenerbahçe'de yerli golcü olmak zor mu?Çok çok zor. Yabancıdan ziyade, yerli zor. Dikkat edin altyapı ile birlikte 15 sene Fenerbahçe'de kaldım. 15 senede benden başka Türk forvetin oynamadığını görürsünüz. Şu an bile Fenerbahçe'nin kadrosunda yerli golcü yok.Türk Milli Takımı'nda Euro 2008'de elde ettiği başarıdan sonra neler kötü gitti?Euro 2008'de güzel günler geçirdik. O zamandan bu yana iyi sonuçlar alamıyoruz, turnuvalara katılamıyoruz. 2010, 2012 ve 2014'ü boş geçtik. Gözle görülür bir düşüşümüz var. Bu durumdan çıkmak için hep birlikte hareket etmeliyiz. Kavga gürültü olmadan, birbirimize sallamadan, sırtımızı birbirimize dayayarak bunu başarabiliriz. Maalesef son zamanlarda futbol kaosa sürüklendi. Futbol olarak çok açız ve birlikte olduğumuz zaman neler başarabileceğimizi gösterdik. İnşallah o günlere tekrar kavuşuruz.Futbolda istikrar önemli, 2008'den sonra o kadrodan bugün üç dört kişi oynuyor. Almanya ile yarı final oynadık, onlarda ise o kadrodan, son Dünya Kupası'nda 8-10 kişi vardı. Tabii ki oyuncuların kendi takımlarında iyi performans sergilemesi ve sürekli oynaması da önemli.“Sonuçta her ülkenin çok sayıda devşirme oyuncusu var. Türk oyuncusundan daha iyiyse, Türkiye için mücadele etmek isteyene bu şans verilmeli.”'Milli takımda birlik beraberlik yok gibi'Türk Milli Takımı 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılabilecek mi?Kötü başladık ama son Kazakistan galibiyeti biraz moral oldu. Önümüzdeki Hollanda maçı çok önemli. O maçtan alınacak üç puan gruptan çıkmamız adına kilit rol oynar.Saha içinde gördüğün eksikler neler?Çok yetenekli oyuncular var. Şu ana kadar o kadronun içinde bulunamadım, dışarıdan gördüğüm, milli takımda birlik beraberlik yok gibi geliyor. Avrupa Şampiyonası'nda öyle değildi. Arkadaşlığın ve ortamın daha iyi olması gerekiyor.Babacan ve sevecen tavrıyla, gerektiği zaman hırsıyla Fatih Hoca'nın her zaman takıma pozitif etkisi olmuştur. Oyuncuların daha çok sorumluluk almaları ve istemeleri gerekiyor. Şu an bence tek sıkıntı bu.'Türkiye'de forvet yetişmiyor' görüşüne katılıyor musunuz?Forvette Burak, Umut, Mevlüt, Adem Büyük olsun iyi oyuncular var. Tek gereken daha çok istememiz. Forvet, top geldiği zaman gol atabilen oyuncudur, oraya da seçilen oyuncular Türkiye'nin en iyi oyuncularıdır. İsim olarak fazla sorun olduğunu düşünmüyorum.Burak Yılmaz ve Umut Bulut'un performansını beğeniyor musunuz?Burak ile Fenerbahçe'de takım arkadaşıydım. Son üç senedir Türkiye'ye damga vurmuş bir oyuncu. İki kez gol kralı oldu, kariyerinde 100'den fazla gol attı. Umut da keza öyle. Genç milli takımlarda bu yana tanıyorum. Sonradan girip de çok gol atmıştır. İkisinin de verilen görevi en iyi şekilde yaptığını düşünüyorum.'Milli takıma yeniden çağrılacağımı düşünüyorum'Türk Milli Takımı'nda yeniden forma giymeyi bekliyor musunuz?İnşallah; niye olmasın? Daha yaşım 31 ve kendimi iyi hissettiğim sürece, ülkeme hizmet vermek isterim. Kendimi çok iyi hissediyorum, inşallah Allah sakatlık vermez ve böyle devam eder.Fatih Terim ile bu yönde bir konuşmanız oldu mu?Yakın zamanda olmadı. Tabii ki her zaman görüşürüm ama kulübümde ne kadar iyi oynarsam, yararlı olursam o kadar dikkat çekerim. Bir gün milli takıma yeniden çağrılacağımı düşünüyorum.Türk Milli Takımı'nda devşirme oyuncu oynaması gündemde. Sizce devşirme oyuncular milli takıma katkı sağlar mı?Olabilir. Sonuçta her ülkenin çok sayıda devşirme oyuncusu var. Türk oyuncusundan daha iyiyse, Türkiye için mücadele etmek isteyene bu şans verilmeli diye düşünüyorum.“Türkiyede, büyük takımlar dışında futbolcular çok fazla para kazanamıyor. Büyük takımlarda da fazla para veriliyor ama yabancılar daha fazla kazanıyor. Onlara kimse bir şey demiyor.”'Mustafa Pektemek ve Ömer Şişmanoğlu'Semih Şentürk'ün beğendiği genç golcü var mı?Benden küçük olduğu için Mustafa Pektemek'i çok beğeniyorum, bir de Ömer Şişmanoğlu var. İnşallah iyi yerlere gelirler.Süper Lig'de yabancı sınırlamasının kalkacağı iddia ediliyor. Sınırlamanın kalkması Türk futbolunu olumlu mu, olumsuz mu etkiler?Sınırlamanın kalkması milli takıma zarar verir.Türk futbolcular neden Avrupa'da fazla gidemiyor?Avrupa'ya gitmek biraz cesaret işi oluyor. 'Orada yapabilir miyim' sorusu hep akılda oluyor. Bana da çok teklif geldi. Aileniz var, çocuklarınız var, yapabilir misiniz? Maalesef Türk mentalitesi böyle. Avrupa'yı denemediğim için çok pişmanım.Bunda Türkiye'de futbolculara fazla verildiği söylenen paraların etkisi var mı?Ben zannetmiyorum. Büyük takımlar dışında futbolcular çok fazla para kazanamıyor. Sonuçta burada neler yaptığımızı, neler çektiğimizi, günlerce kamplarda ailemizden uzak kaldığımızı görüyorsunuz. Yağmurda, karda, idmanda emek harcıyoruz. Herkes verdiği emeğin karşılığın alıyor. Büyük takımlarda da fazla para veriliyor ama yabancılar daha fazla kazanıyor. Onlara kimse bir şey demiyor.Türk futbolunda şiddetin ve küfürün artmasını neye bağlıyorsunuz? Bu ortam düzelebilir mi?Allah'a şükür bizim stadımızda küfür olmuyor ama özellikle son birkaç aydır futbolumuz büyük bir kaos içinde. Bunun saha içi başarılarına bağlı olduğunu düşünüyorum. Milli takımımz ve takımlarımız sahada başarılı olursa gerginlik azalacaktır. İnsanlar da kendilerine bakmalı, açıklamaları ile ortamı germemeliler.Al Jazeera
64 Milyonluk Futbolcu 2. Lige Transfer Oldu
Aston Villa, 2011 yılında 23 milyon Euro bonservis bedeli vererek transfer ettiği Darren Bent'i, İngiltere 2. Ligi ekiplerinden Brighton'a verdiAston Villa'nın en önemli yıldızlarından biri olan ve 2011 yılında 23 milyon Euro'ya (yaklaşık 64 milyon TL) transfer edilen futbolcu eski performansını yakalamayınca gözden düştü. Geçtiğimiz sezonu Fulham'da kiralık olarak geçiren Darren Bent, özellikle teknik direktör Paul Lambert'ın gelişinden sonra Aston Villa'da 11 yüzü göremedi.BİR DÖNEMİN YILDIZ FUTBOLCULARI BAKIN ŞİMDİ NEREDELER...Brighton'dan gelen teklif üzerine 1 aylığına Championship ekibine 'Evet' diyen İngiliz golcü hala büyük işler başarmak ve sürekli oynamak için transfer olduğunu açıkladı.Hürriyet
ABD'de Polis, 12 Yaşındaki Çocuğu 2 Saniye İçinde Vurmuş
ABD'nin Cleveland kentinde gerçek olmadığı sonradan anlaşılan bir silah tuttuğu için polis tarafından vurulan 12 yaşındaki çocuğun vurulma anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü yayınladı.Görüntülerde çocuğun polis aracı yanına yaklaştıktan sonra iki saniye içinde vurulduğu görülüyor.Vurulma anından önce Tamir Rice isimli siyah çocuğun, bir parkta tek başına dolaştığı, elindeki silahı yoldan geçen birine ve zaman zaman etrafa doğrulttuğu, cep telefonu ile konuştuğu, banklarda oturduğu görülüyor.
Otel İnşaatında Ortaya Çıkan Tarihi Sarnıcı Gömmek İstediler...
Eski İnci Sineması'nın bulunduğu arazideki hafriyatta çıkan tarihi sarnıç iş makinası ile gömülürken yakalandı.Radikal Gazetesi'nden Ömer Erbil'in haberine göre, Şişli Halaskargazi’deki 15 dönümlük arazi üzerine yapılan otel inşaatının hafriyatında büyük bir tarihi yapının izlerine rastlandı. Ermeni Katolik Mıhitaryan Manastırı ve Mektebi Vakfı’na ait eski İnci Sineması'nın bulunduğu arazinin hafriyatında çıkan tarihi yapı iş makinaları ile yok edilmeye çalışılırken son anda duyarlı bir vatandaşın ihbarı ile kurtarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzesi arkeologları ihbar üzerine alana gittiklerinde Bizans dönemi sarnıç olduğunu tahmin ettikleri yapının yok edilmek üzere olduğunu tespit ettiler. İnşaat durdurularak Koruma Kurulu’na suç duyurusunda bulunuldu.İstanbul’da Pangaltı Ermeni Katolik Mıhitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait olan arazi üzerinde bulunan ve 1946 yılında inşa edilen İnci Pasajı geçtiğimiz Mayıs ayında yıkılmıştı. Vakfa ait yaklaşık 15 dönümlük arazide kültür varlığı olarak onaylanan okul ve kilise dışındaki dükkânlar ile birlikte Yeşilçam filmlerinin tarihi mekânı İnci Sineması da 2 ay önce yıkıldı.Otel inşaatı için başlanan hafriyat bir süredir devam ediyordu. Önceki gün yapılan çalışmalar sırasında büyük bir kemerli tarihi yapının tonozlarına rastlanıldı.Duyarlı vatandaş farkettiBir süre bekleyen iş makinası daha sonra alelacele tonozun üzerini örtmeye, kapatmaya çalıştı. Bu sırada duyarlı bir vatandaş bu çalışmayı kameraya çekti. Kamera görüntülerinde de tarihi kemerin bulunduğu yerin içini hafriyatla doldurmaya çalışıldığı açıkça görülüyor. Daha sonra gece devam edecek çalışmalar sırasında kimse görmeden sarnıç yok edilecekti. Çünkü 2863 sayılı yasa gereğince tarihi bir yapıya rastlanıldığında derhal iş makinasının durdurularak en yakın müzeye haber verilmesi gerekiyor.Bunu her müteahhit bildiği gibi, müzeye haber verilirse orada arkeolojik kazı başlatılacağı ve işin uzayacağı da tahmin ediliyor. Bu nedenle tarihi yapının üzeri 'kimse görmesin' diye kapatılmak istendi. Duyarlı vatandaş İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'ne görüntülerle birlikte ihbarda bulundu.Arkeoloji Müzesi devreye girdiMüze arkeologları inşaat arazisine gitti. İş makinasının tarihi yapıyı tahrip ettiğini, içini hafriyat atıklarıyla doldurduğunu tespit etti. Hafriyatı durdurdu. Tarihi yapının sağa ve sola oldukça derinlemesine büyük olduğunu gördü. Ancak tarihi yapıyı tam olarak tanımlayabilmek için derhal arkeolojik kazı yapılması gerektiğini raporuna yazdı.Bizans dönemi sarnıcı olabileceği tahmini yapıldı. Müze yetkilileri de İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na suç duyurusunda bulunarak inşaatın durdurulup, arkeolojik kazı izni verilmesi istendi. Şimdi Koruma Kurulu’nun vereceği karar bekleniyor.Hafriyat sırasında tarihi yapıya rastlanıldığında derhal koruma kurulu ve en yakın müzeye haber verilmesi gerektiğini belirten müze yetkilileri, arazide tahrip edilen başka yapılar da olabileceğini ve bu durumun 2863 sayılı yasaya göre suç olduğunu ifade ettiler.Arazi, 2013 yılında yapılan plan değişikliğiyle “Turizm Tesis Alanı” olarak kabul edilerek emsal 3, yükseklik serbest bırakıldı. 15 bin metrekarelik arazinin inşaat alanı 45 bin metrekareye ulaştı. Yapılan plan değişikliği Halaskargazi Caddesi üzerinde yapı, nüfus ve trafik yoğunluğunu artırdığı aynı zamanda silüeti etkilediği gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi Planlama Müdürlüğü, Belediye Meclisi’ne olumsuz görüş bildirmişti. Ancak buna rağmen plan değişikliği kabul edilmişti. Değişikliğe CHP’li meclis üyeleri ret oyu vermişti.Ömer Erbil | Radikal
Reklam
"Altın Top'u Arda'ya Verirdim"
Atletico Madrid kulübünün başkanı Enrique Cerezo, İspanyol Cope radyosuna yaptığı açıklamada, Arda Turan'ı övdü.Cerezo, UEFA Başkanı Michel Platini'nin 'Ben Altın Top Ödülü'nü bir Alman futbolcuya veririm' sözünün hatırlatılması üzerine 'Elimde olsa ben, Altın Top Ödülü'nü Atletico Madridli bir futbolcuya veririm. Örneğin Arda veya Godin' şeklinde konuştu.Olympiakos'un İspanyol teknik direktörü Michel'in 'Arda ve Koke'yi Olympiakos'a götürmek için her şeyi yaparım' sözlerine de karşılık veren Cerezo, 'Arda, Koke ve Godin'in bulundukları yerden memnun olduklarına inanıyorum. Atletico Madrid büyük bir takıma sahip ve gerek Kral Kupası ve La Liga gerekse Şampiyonlar Ligi'nde çok iyi bir sezon geçirmeyi umuyoruz' açıklamasında bulundu.Ligtv
Pekünlü Cezaevine Girmeden Son Dersini Verdi
Başörtülü öğrencisi F.N.G.’nin fotoğrafını çekip derse almayarak eğitim hakkını engellediği gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezasına çaptırılan Prof. Dr. Rennan Pekünlü, bugün cezaevine girecek. Prof. Dr. Pekünlü hapse girmeden önce de bu sabah 'Evren ve Evrim' konulu son dersini verdi. Başörtüsü nedeniyle hapis cezası alan ilk kişi Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri eski öğretim üyesi Pekünlü, bugün Foça Açık Cezaevi’ne girmeden önce son dersini verdi. Dava sürecinde YÖK’ün başlattığı soruşturma sonucunda görevden alınan Pekünlü, 'Evren ve Evrim' konulu son dersini İzmir Bornova Büyük Park içinde yer alan Evlendirme Dairesi’nde bu sabah verdi. Prof. Dr. Pekünlü öğleden sonra teslim olacak.'Bu son dersimiz değil'Prof. Dr. Pekünlü'nün dersi için solan hınca hınç doldu. “Rennan Hoca yalnız değildir” ve “AKP diktatörlüğü yıkılacaktır” sloganları eşliğinde kürsüye çıkan Pekünlü, “Bu son dersimiz değil, daha yapacak çok işimiz var” dedi. Pekünlü salonda duygusal anlar da yaşadı ve göz yaşlarına boğuldu.'Devamsızlıkları yok'CNN Türk’te yayınlanan Mirgün Cabas’ın sunduğu Her Şey programına da bağlanan Pekünlü, “Şimdi bugün itibarıyla üniversitelere başörtüsü ile girmek serbest. O günkü koşullar değişti. Bu koşullarda nasıl davranırdınız?” sorusuna “Anayasa Mahkemesi’nin, AİHM’in kararları hâlâ geçerli. Bugün türbanlı öğrenciler üniversilere girebiliyorlarsa bu tamamen fiili bir durumdur. Yasaya aykırı davranıyorlar” yanıtını verdi.'Gökbilimciler, çevresini aydınlatabilmek için kendisini tüketir'Hürriyet’ten Banu Şen’in haberine göre, Pekünlü yaşananlarla ilgili yaptığı açıklamada: “Engizisyon önünde diz çöküp pişmanlığa davet edilen Galileo’dur. Yazgısı yanmak üzerine çizilmiş olan gökbilimciler, bir anlamda üzerinde çalıştıkları cisimlerin yazgısına öykünürler. Ancak bu, bilinçli, kendini tüketici bir öykünmedir. Çevresini aydınlatabilmek için kendisini tüketmesi gerektiğini üzerinde çalıştığı yıldızdan ve kendisine örnek olan ozanından, Nazım Hikmet’ten öğrenmiştir: Ben yanmasam/ Sen yanmasan/ Biz yanmasak/ Nasıl çıkar/ Karanlıklar aydınlığa” dedi.Görülmeye devam edilen 2 davada 12 yıl hapsi isteniyorProf. Pekünlü, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce, başörtülü öğrencisini Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarını hatırlatarak derslere almadığı gerekçesiyle ‘Eğitim öğretimi engelleme’ suçundan 2012’de 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası Yargıtay’ca onaylanan Pekünlü için benzer iki dava daha görülürken, bu davalar kapsamında da 12 yıl hapsi isteniyor.CNN Türk
Reklam
Nevşehir'de Öğretmen Servisi Kaza Yaptı: 2 Ölü
Nevşehir’de yolcu otobüsü ile öğretmenlerin de bulunduğu köy minibüsünün çarpıştığı kazada 2 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.Kaza Nevşehir- Aksaray karayolunun 10’uncu kilometresinde saat 07.30’da meydana geldi. İstanbul- Nevşehir seferini yapan 50 ER 203 plakalı yolcu otobüsünün sürücüsü, akaryakıt istasyonundan kontrolsüz çıkan TIR’a çarpmamak için direksiyon kırdı. Karla kaplı yolda sürücünün kontrolünü yitirmesiyle karşı şeride geçen otobüs, Acıgöl İlçesi’nin Topaç Köyü’ne öğretmenleri ve yolcuları götüren 45 yaşındaki Mustafa Şahin yönetimindeki 50 LE 354 plakalı minibüse çarptı.Kazada minibüs şoförü Mustafa Şahin ile Topaç Köyü İlkokulu ana sınıfı öğretmeni 25 yaşındaki Halime Eryılmaz hayatını kaybederken, aralarında öğretmenlerin de bulunduğu minibüsteki yolcularla otobüsteki yolculardan 20 kişi yaralandı. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulanslarla Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, kapanan karayolu araçların kaldırılmasıyla yeniden ulaşıma açıldı.
Dünya Sıralamasında Düşüş Sürüyor
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği'nin (FIFA) kasım ayı dünya sıralaması açıklandıFIFA'nın internet sitesinden açıklanan kasım ayı dünya sıralamasına göre, 2014 FIFA Dünya Kupası'nın şampiyonu Almanya zirvedeki, Dünya Kupası finalisti Arjantin 2'nci, bir diğer Güney Amerika temsilcisi Kolombiya ise 3. sıradaki yerini korudu.2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerindeki (EURO 2016) 4. maçında galibiyetle tanışan Türkiye, geçen ay 8 sıra birden gerilemesinin ardından bu ay da 2 basamak düşerek 604 puanla 48. sıraya yerleşti.Türkiye Milli Takımı'nın EURO 2016 Elemeleri A Grubu'ndaki rakiplerinden Hollanda 5'inci, Çek Cumhuriyeti 17'nci, İzlanda 33'üncü, Letonya 97'nci ve Kazakistan 139. sırada yer aldı.Listedeki en dikkati çeken sıçramayı Faroe Adaları gerçekleştirdi. EURO 2016 elemeleri F Grubu mücadelesinde Yunanistan'ı 1-0 yenerek 2011'den sonra resmi maçlardaki ilk deplasman ve uluslararası arenadaki 20. galibiyetini elde eden Avrupa ülkesi, 82 sıralık yükselişle 105'inciliğe çıktı.Bir sonraki FIFA dünya sıralaması, 18 Aralık'ta açıklanacak.Haber Türk
Bursa'da Termik Santral Tartışması
Bazı sivil toplum kuruluşları, Bursalıların sağlığını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle şehir içine termik santral kurulmasına karşı. Santrali inşa edecek DOSAB ise 'Karşımızda doğalgaz lobisi var' diyor.'Yeşil Bursa' son yıllarda yeşilinden çok şey kaybederek hızla sanayileşti ve Türkiye'nin dördüncü büyük sanayi kenti oldu.Bu hızlı sanayileşmeyi sürdürebilmek için yeni bir buhar ve elektrik santrali kurulması planlanıyor.Bazı meslek odaları ve çevre örgütleri, kent içine kurulacak Demirtaş Buhar ve Elektrik Üretim Santrali'nin çevre sağlığını bozacağı görüşünde.Kentte kurulan Termik Santrale Hayır Platformu, Bursa’nın yaşanmaz bir yere dönüşeceğini söylüyor. Meslek odaları, çevre örgütleri ve halkın bir bölümü santralin yapılmasına karşı.Termik santrali yaptıracak olan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) yönetimi ise santralin çevreye ve toplum sağlığına zararlı olmayacağını savunuyor. Şu anda Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu bekleniyor.Proje gerçekleşirse, termik santral saatte 390 ton buhar ve 49,9 MW elektrik üretecek. Bu üretim için günlük bin 200 ton kömür ve 150 ton kireç taşı yakılacak.“Çocuklarımızın kanser olmasını istemiyoruz”Santralin kurulması planlanan bölgeye yakın mahallelerde oturanlar tedirgin. 1988’den bu yana Panayır Mahallesi’nde oturan Nurcan Başboğa da onlardan biri. Başboğa, “Evimin yanında santral istemiyorum. Çocuklarım için kaygılanıyorum. Çocuklarımızın kanser olmasını istemiyoruz” diyor.Santralin yapılmasına karşı kadınların oluşturduğu girişimin bilgilendirme toplantısına gelinini ve torunlarını da alarak gelen Dudu Mat, “Otuz yıldır biz buradayız. Evimizin yanına santral kurulmasını ister miyiz?” diyor.“100 bin kişinin sağlığı etkilenebilir”Bursa Tabip Odası bir kitapçık yayınlayarak santralin halk sağlığına tehdit oluşturabileceğini dile getirdi. Bursa Tabip Odası Başkanı ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Toplum Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya kurulması istenen santralin olası etkilerini sorduk.Pala, Bursa'da daha önce kurulan ve halen faaliyette olan Orhaneli Termik Santrali'ni örnek verdi:'2004- 2005 yıllarında Orhaneli Termik Santrali yakınında yaşayan insanların bundan etkilenip etikenmediklerini araştırmak için bir buçuk yıl süren bir araştırma yaptık. Bir de santrale 30 kilometre mesafede bir kontrol grubu aldık. Her iki grubun akciğer solunum fonksiyon testlerini ve diğer bulgularını inceledik. Her iki grubu karşılaştırınca termik santralin yakınındaki insanların akciğer solunum fonksiyonlarında istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğunu kanıtladık ve bunu uluslararası bilimsel bir dergide yayınladık.'Bu durumun DOSAB’taki santral için de geçerli olup olmayacağı sorusuna ise, “DOSAB’da kömür yakılarak enerji üretecek bir santralin bunlara yol açmaması için herhangi bir bilimsel kanıt elimizde yok. DOSAB'ın termik santali en az 100 bin kişinin ciddi şekilde sağlığının olumsuz etkilenmesi potansiyeline sahip bir termik santraldir” yanıtı aldık.“Enerjiye ihtiyaç var ama çevre gözardı edilmemeli”Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) Bursa İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sözcüsü ve Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Remzi Çınar da kent içerisinde kömürle çalışan bir santralin kurulmasının hata olduğu görüşünde.TMMOB olarak projeyi her yönüyle incelediklerini belirten Çınar, “TMMOB olarak bir rapor hazırladık. Raporda açıkça söylüyoruz; bu ülkenin enerji üretimine ihtiyaç var ancak çevresel faktörleri gözardı etmememiz gerekiyor” diyor.Havanın değişmesi ile birlikte Uludağ’a kar yağışının da etkileneceği savunan Çınar, “Bacasız sanayi de önemli. Bu santral turizm kenti olan Bursa’nın turizmini de etkileyecek. Dağda kar istiyor turizmcimiz. Bunun kar için engel olduğunu da düşünüyoruz” diyor.“Bursa’nın havası kirli, daha da kirlenmesin”Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) de santrale karşı. Dernek başkanı Murat Demir “Bursa’nın zaten kirli bir havası var. Bunu düzeltmek varken, kirli havayı daha da kötüye götürecek bir santral yapılıyor” diyor.2 bin ailenin bir kış mevsiminde yaktığı kömürün santralde bir günde yakılacağını söyleyen Demir, DOSAB’ın tüm Bursa’ya rağmen birşeyler yapmak istediği görüşünde. Demir, “DOSAB Termik Santraline Hayır' adlı bir platformumuz var. 100’ün üzerinde bileşenden oluşuyor. Aramızda meslek örgütleri, akademik örgütler, hayvan hakları örgütleri, taraftar örgütleri var. Kentin bütün dinamiklerini kapsayacak bir platformuz. Bu santrali DOSAB yönetiminin dışında kimse savunmuyor ve bu kent de üç beş sanayiciden oluşmuyor” diyor.“Şehrin içerisinde de santral olabilir”Santral projesinin arkasında DOSAB yönetimi var. DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül akademik oda, çevre örgütleri ve bölgedeki tedirgin vatandaşların aksine kömürle çalışan santrallerin şehrin içerisinde de faaliyet gösterebileceğini savunuyor. Şengül, “Şehri zehirleyeceğiz gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu çok yanlış” diyor.Kömürün taşımasından yakılmasına, külün bertarafına kadar tüm planların tesisin şehrin içerisinde olacağı göz önüne alınarak yapıldığını kaydeden Şengül, karşılarındaki grubu ikna etmenin mümkün olmayacağını söylüyor, “Bu santrali dağın tepesinde de yapsak, en ücra yerde de yapsak bu gruplar yine karşı çıkacaklar” diyor.“Kömür santrali için hayal rakamlar”Santralin projesinde görülen olası zararların Avrupa Birliği’ndeki standart değerlerin çok altında olduğunu belirten Şengül, “O kadar yüksek verimlere ulaşıyoruz ki bir kömür santrali için hayal rakamlar” diyor.Sanayi bölgesinin mevcut yapısında ihtiyaç duyulan buharın ayrı ayrı ve kontrollü tesislerde üretildiğini belirten Şengül, “DOSAB'ta 98’i doğal gazlı, 3’ü kömürlü tesis var. Biz bunların hepsini kapıyoruz ve denetlenebilir tek bir tesis yapıyoruz. Sanayi bölgesindeki mevcut fabrikaların oluşturdukları kirlilik ve emisyondan çok daha düşük emisyonlu bir tesis yapıyoruz. Bunun neresi yanlış?” diye soruyor.“Sermaye düşmanlığı yapılıyor”Tepkiler için 'Sermaye düşmanlığı yapılıyor' diyen Şengül buna rağmen herkesin izleyebileceği bir kontrol sistemi önerdiklerini anlatıyor:“Bunlar 7/24 izleme yönetmeliğine tabi. İzlenmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Kamuoyuna ikinci bir şey teklif ettik. Devlet yasal olarak izlesin, ayrıca bir heyet kurulsun ve bir danışman şirket seçilsin ve ikinci bir izleme sistemi de oluşturulsun. Bedelini de biz verelim.”Şengül, bölgede yaşayan insanların kaygılarını gidermek için çok sayıda bilgilendirme toplantısı yaptıklarını ve santral için hazırladıkları web sitesinde santrale karşı çıkanların iddialarına yanıt verdiklerini de belirtiyor.“Arkalarında doğalgaz lobisi var”Şengül, 'Bu proje ile Türkiye’nin doğalgaza bağımlılığı azalacak ve Türkiye’nin cari açığı benzer projelerle birlikte azaltılacak' diyor ve Enerji Bakanı ile yaptıkları toplantıda kendilerine “Sizinki gibi 10 tane daha tesis olsun başka bir şey istemiyoruz” denildiğini belirtiyor.Şengül’e göre karşılarındaki grup Türkiye’nin doğalgaza bağımlılığının azalmasını istemiyor.Şengül, “Karşımızdaki grubu hafife almayalım. Bu, uluslararası bir problem. Bunun ardında doğalgaz lobisi var” diyor.Al Jazeera Turk, Okan Yüksel
Reklam
Çanakkale'de Bir Termik Santrala Daha İptal
Çanakkale’nin Karabiga beldesinde Akdeniz foklarının yaşam alanına Cengiz Holding tarafından kurulmak istenen termik santralın bir projesine daha yargıdan iptal kararı geldi.BirGün gazetesinden Doğu Eroğlu’nun haberine göre, Akdeniz fokları (Monachus monachus) ve caretta caretta’ların yaşam alanı olan Çanakkale Karabiga’da kurulmak istenen Cenal Enerji Termik Santralının, 4 parçaya ayrılarak Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde öngörülen kıstaslardan kaçırılmak istenmesine tepki gösteren Çanakkale İdare Mahkemesi, daha önce yürütmesini durdurduğu Cenal Enerji Santralı ve Derin Deniz Deşarjı projesi hakkındaki ÇED olumlu kararını iptal etti.İptal talebini görüşen Çanakkale İdare Mahkemesi, 4 parçaya bölünerek çevresel etkileri gizlenen proje hakkında, “Termik santral entegre projesinin çevresel etkilerinin bütüncül olarak değerlendirilmesine imkân tanınmamasına sebebiyet verecek şekilde parçalara ayrılarak ayrı ayrı projeler olarak öngörüldüğü anlaşıldı” değerlendirmesini yaptı. 9 Karabigalı yurttaş, Karabiga Temiz Doğa Derneği, Biga Çevre Derneği, Madra Dağı ve Kaz Dağı Belediyeler Birliği ile TMMOB’ye bağlı Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi, Peyzaj Mimarları ve Çevre Mühendisleri Odalarının açtığı davayı görüşen Çanakkale İdare Mahkemesi, 4’e bölünen projenin bir parçası hakkındaki ÇED olumlu kararını daha iptal etti.‘YOK’ DENİLEN FOKLARI ODTÜ BULMUŞTUDavanın müdahili Cenal Elektrik Üretim A.Ş. savunmasında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün deniz kaplumbağaları ve Akdeniz foklarının varlığı hakkında herhangi bir görüş bildirmediğini ifade etmiş, santralın soğutmasında kullanılıp denize boşaltılacak suyun denizi ısıtmayacağını iddia etmişti. Cenal Elektrik Üretim A.Ş.’nin bu iddialarına karşın, yeniden ÇED raporu düzenlenen ve hakkında ÇED Olumlu kararı alınan termik santral için kurumların bir kez daha itirazda bulunduğu anlaşılmıştı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü “Bakanlığımız uzmanlarınca yapılan çalışmada proje sahasının yakınında Akdeniz Foku yaşama alanı olan deniz mağarasının olduğu belirlenmiştir” uyarısında bulunmuş, Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanlığı ise santralın denizde ısınma yaratacağını söylemişti. Akdeniz fokları, bölgede çalışma yapan ODTÜ’lü deniz biyologları tarafından da tespit edilmiş ve kayıt altına alınmıştı.FOKLAR HALÂ TEHLİKEDEYargı kararlarına ve kurumların uyarılarına karşın Cenal Entegre Enerji Santralı adını alan termik santral için yeniden ÇED Olumlu kararı verildi. Yetkililerin onay verdiği raporda şirketin bir uzmana yaptırdığı incelemede Akdeniz fokları ve caretta caretta’lar hakkında “Her iki tür de oldukça geniş sıcaklık farklarını tolere edebilir” denmiş ve türlerin kaderini bekleyen tehlike bir anlamda kabul edilmişti. Türlere verilecek zarar görmezden gelinerek alınan ÇED Olumlu kararı hakkında yurttaşlar ile örgütlerin açtığı yürütmeyi durdurma talepli iptal davasından da, termik santral aleyhinde sonuç çıkması bekleniyor.Zete
"Agüero'dan Sadece Ronaldo İyi"
Samir Nasri, takım arkadaşı Sergio Agüero’ya övgüler yağdırdı.Manchester City-Bayern Münih maçında üç gol atarak Devler Ligi’ne damgasını vuran Arjantinli forvet Sergio Agüero’ya, takım arkadaşı Samir Nasri’den övgü geldi.Nasri, “Agüero hakkında konuşmaya gerek yok. İstatistikler ortada. Müthiş bir oyuncu ve durdurulması çok zor. Bana göre Lionel Messi ile şu an aynı seviyede. Agüero’dan iyi olan sadece Cristiano Ronaldo” dedi.Eurosport
Reklam
Fıtrat Değil Anayasa: 'Kadınlar ve Erkekler Eşit Haklara Sahiptir'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz. Çünkü fıtratları farklıdır” demesine 57 kadın ve LGBTİ örgütü, vakıf ve kurum, 'Fıtrat değil Anayasa' başlıklı ortak bir metinle karşılık verdi.Açıklamada Erdoğan’ın Temmuz 2010’da ilk defa dile getirdiği kadınla erkeğin hiçbir şekilde eşit olamayacağı söylemini bir kez daha tekrar ettiği hatırlatılırken, “Erdoğan’ın bu söylemi, Türkiye’nin de imza attığı birçok uluslararası sözleşmede yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine karşı çıkmaktadır” denildi.Erdoğan, Anayasa’yı ihlal etmektedirTürkiye’nin Dünya Ekonomik Forumu’nun Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre 142 ülke arasında 125’inci sırada olduğunun da altı çizilirken, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu söylemiyle cinsiyet eşitliğini sağlamak konusunda bir politika uygulamayacağını Cumhurbaşkanı’nın ağzından beyan etmiş oldu. Türkiye Anayasası’nın 10. Maddesi diyor ki, ‘Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.’ Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan bu söylemiyle Türkiye Anayasası’nı da ihlal etmektedir” ifadeleri kullanıldı.Açıklamanın tam metniFıtrat Değil Anayasa: “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temmuz 2010’da ilk defa dile getirdiği kadınla erkeğin hiçbir şekilde eşit olamayacağı söylemini bir kez daha tekrar etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu söylemi, Türkiye’nin de imza attığı birçok uluslararası sözleşmede yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine karşı çıkmaktadır.Zaten Dünya Ekonomik Forumu’nun Cinsiyet Eşitsizliği Raporuna göre 142 ülke arasında en sonlarda, 125. sırada olan Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu söylemiyle cinsiyet eşitliğini sağlamak konusunda bir politika uygulamayacağını Cumhurbaşkanı’nın ağzından beyan etmiş oldu. Türkiye Anayasası’nın 10. Maddesi diyor ki, “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan bu söylemiyle Türkiye Anayasası’nı da ihlal etmektedir.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beyanı Türkiye’de on yıllardır toplumsal cinsiyet eşitliği için çaba gösteren kadın hareketinin tüm kazanımlarını yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu söylem ayrıca uluslararası insan hakları rejimleri çerçevesinde oluşturulmuş, Türkiye’nin de imzacısı olduğu ve Türkiye Anayasası’nın 90. Maddesi uyarınca kanun hükmünde olan, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve İstanbul Sözleşme’ne aykırıdır. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın bu beyanı Türkiye’nin de taraf olduğu 1995 Pekin Deklarasyonu, Pekin +5, Pekin +10, Pekin +15 ve bunlara ilişkin tüm BM Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) kararlarına da aykırı bir beyandır.25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün haftasında, günde üç kadın öldürülürken eşitlik olmadan adaletin mümkün olmadığını hatırlatıyoruz. Son yıllarda %1400 artan kadına yönelik şiddetin önemli bir nedeninin evrensel eşitlik anlayışının bu şekilde reddedilmesi olduğuna tanığız.Aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak, eşitlikten ödün vermeyeceğimizi ve eşitliğin bir pazarlık malzemesi değil, demokratik ve evrensel bir hak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor ve kadınların neredeyse 100 yıl önce kazandıkları haklarını geri alma hamlesi olarak gördüğümüz bu yaklaşımı kabul etmediğimizi belirtiyoruz.KatılımcılarAdana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği (AKDAM)Adıyaman Kadın PlatformuAltınokta Kibele Kadın DergisiAnkara Feminist KolektifAntalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma DerneğiAvrupa Kadin Lobisi – 80 ÖrgütAyvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifiCinsel Şiddetle Mücadele DerneğiCinsiyet Eşitliği İzleme DerneğiÇanakkale Kadın El Emeğini Değerlendirme Derneği – Kadın Danışma Merkezi (ELDER)Diyarbakır Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİKASUM)Engelli Kadın DerneğiEşit Yaşam DerneğiEŞİTİZ – Eşitlik İzleme Kadın GrubuEv Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma GrubuEv Kadınları Derneği (EVKAD) – AdanaFemin & Art Genel Merkezi ve 12 ŞubesiFeminist AtölyeFilmmor Kadın KooperatifiHaklı Kadın PlatformuHalkevci KadınlarHDK Ankara Kadın MeclisiHürriyet Aile İçi Şiddete Son! KampanyasıİHD Ankara Şubesi Kadın Komisyonuİnşaat ve Kadın DerneğiİRİS Eşitlik Gözlem Grubuİstanbul Feminist Kolektifİşçi Kardeşliği Partili (İKP) Kadınlarİzmir Bağımsız Kadın İnisiyatifiİzmir Kadın Dayanışma Derneğiİstanbul Kadın Kuruluşları BirliğiKadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) Genel Merkez Şube ve TemsilcilikleriKadın Çalışmaları DerneğiKadın Dayanışma VakfıKadın Eğitim ve İstihdam DerneğiKadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV)Kadın Haklarını Koruma DerneğiKadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler DerneğiKadının Sosyal Hayatını Araştırma DerneğiKadın PartisiKadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)Kapadokya Kadın Dayanışma DerneğiKaradeniz Kadın Dayanışma DerneğiKARYA Kadın DerneğiKAOS GL DerneğiKEİG PlatformuKESK’li kadınlarKırmızı Biber DerneğiMarmara Grubu VakfıMersin Bağımsız Kadın DerneğiMor Çatı Kadın Sığınağı VakfıMuğla Kadın Dayanışma GrubuMuş Kadın Çatısı DerneğiMuş Kadın Derneği (MUKADDER)Nilüfer Belediyesi Kadın Dayanışma MerkeziNilüfer Belediyesi Eşitlik BirimiNilüfer Kent Konseyi Kadın MeclisiOrdu Kadını Güçlendirme DerneğiPembe Hayat LGBTT Dayanışma DerneğiPetrol-İş Sendikası Kadın DergisiSendikal Güçbirliği Platformu Kadın KoordinasyonuSmyrna İş ve Meslek Sahibi Kadınlar DerneğiSosyalist Feminist KolektifSosyalist Kadın MeclisleriSosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)Türk Kadınlar Birliği Genel Merkezi ve 81 ŞubesiTürk Üniversiteli Kadınlar Derneği ve 20 ŞubesiTürkiye Kadın Dernekleri FederasyonuUçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma DerneğiVan Kadın DerneğiYaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP)Yaşamevi Kadın Dayanışma DerneğiYeşil Sol KadınlarCNN Türk
Reklam
Türksat, 4K Yayın Testlerine Başladıklarını Açıkladı
Türkiye'de uydu yayıncılığı yapan kuruluşlardan Türksat, 4K yani Ultra HD yayın testlerine başladıklarını açıkladı. Uyumlu televizyonu olanlar yayınları izleyebilecek. Full HD'den 4 kat daha yüksek çözünürlük sunan 4K yani Ultra HD yayınların testleri Türkiye'de de yapılmaya başlandı. Geçtiğimiz günlerde Digiturk'un yaptığı deneme yayınının ardından uydu üzerinden yayın hizmetleri sunan Türksat da 4K testlerine başladığını açıkladı.Test yayınları 26-30 Kasım tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirilen MÜSİAD High-Tech Port Fuarı'ndaki Türksat standında seyredilebilecek. Şimdilik test aşamasında olan 4K Ultra HD test yayınlarının HEVC (H265) destekleyen, uydu alıcılı 4K Ultra HD televizyonlarda, 12123 MHz frekans, Yatay (Horizontal) polarizasyon, 15.000 Sembol Oranı, FEC:3/4 parametreleriyle izlenebileceği de açıklandı.Televizyonun da uyumlu olması gerekiyor4K yayınları izleyebilmek için uyumlu bir televizyona ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde 4K destekleyen akıllı televizyonların fiyatları 1800 TL'den başlıyor. Giderek yaygınlaşan bir yayın türü olan 4K'yı destekleyen kameraların sayısı da artıyor. Bazı telefonların yanısıra fotoğraf makinesi ve video kameralar da 4K video kayıt desteği vermeye başladı. UEFA Euro 2016’da maç yayınlarının 4K olarak yayınlanması hedefleniyor.Al Jazeera Turk
'Yayın Yasağı Lekelenmeme Hakkını Korumak İçin'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dört eski bakanla ilgili kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nun çalışmalarına yönelik yayın yasağını, 'Soruşturmaların, insanların lekelenmeme hakkına da riayet edilerek yürütülmesi gerekir. Gizliliğin en önemli nedenlerinden bir tanesi bu, lekelenmeme hakkını korumak, öte yandan da delillerin sağlıklı toplanmasına yardımcı olmak içindir' diye değerlendirdi.Bakan Bozdağ, Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde, 16. Dönem 478 Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile 9. Dönem 7 İdari Yargı Hakimleri'nin kura töreni öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Bozdağ, 'Meclis'teki araştırmaları yürüten komisyonunun çalışmalarına yayın yasağı getirildiği şeklindeki haberleri nasıl değerlendiriyorsunuz' sorusu üzerine, bunun araştırma değil, soruşturma komisyonu olduğunu hatırlattı. Anayasa, iç tüzük ve diğer ilgili yasal düzenlemelere göre Meclis Soruşturma Komisyonu'nun adli bir komisyon olduğunu dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:'Bunun anlamı şu; Meclis Soruşturma Komisyonu, görev yaparken cumhuriyet savcısının sahip olduğu bütün yetki ve görevle donatılmış olarak soruşturma yapmaktadır. Esasında cumhuriyet savcısının yaptığı bir soruşturmayı eski bakanlar hakkında Meclis Soruşturma Komisyonu yapmaktadır. Dolayısıyla soruşturma sırasında savcıların sahip olduğu bütün hak, yetki ve görevlere sahiptir. Soruşturma gizlidir. Bizim ceza muhakemesi yasamız buna amirdir. Aynı şekilde Türk Ceza Kanunu'nu da soruşturmanın gizliliğinin ihlalini cezai müeyyideye bağlamıştır.'Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü'nün, gizli yürütülmesi gereken soruşturma komisyonu çalışmalarının her gün gazetelerde yer almasının soruşturmanın gizliliğini ortadan kaldırdığını söylediğini belirten Bozdağ, Köylü'nün bu gizliliğe riayet edilmemesi nedeniyle hakimden soruşturmanın gizliliği konusunda talepte bulunduğunu aktardı. Bozdağ, 'Sayın komisyon başkanının yaptığında usule, yasaya, iç tüzüğe, anayasaya aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir. Soruşturmaların, insanların lekelenmeme hakkına da riayet edilerek yürütülmesi gerekir. Gizliliğin en önemli nedenlerinden bir tanesi bu, lekelenmeme hakkını korumak öte yandan da delillerin sağlıklı toplanmasına yardımcı olmak içindir' diye konuştu.İMRALI GÖRÜŞMELERİHDP heyetinden İmralı Adası'na hangi isimlerin gideceğine ilişkin soru üzerine Bozdağ, HDP'lilerin henüz Bakanlığa müracaatlarının bulunmadığını, müracaat olduğunda değerlendireceklerini söyledi. Adaya gidecek isimlerin Adalet Bakanlığına iletildiği yönündeki değerlendirme üzerine Bozdağ, başvurunun Bakanlığa yapılmış olabileceğini ancak imza için kendisine henüz gelmediğini kaydetti.Milletvekilleriyle ilgili yasa gereği izin verme yetkisinin Adalet Bakanlığına ait olduğunu anımsatan Bozdağ, 'Milletvekillerinin bu hafta sonu adaya gitme konusunda talepleri olduğunu biliyorum. Biz olumlu bakıyoruz taleplerine' dedi.CEZAEVLERİNDEKİ DOLULUKCezaevlerindeki doluluk oranının yüzde 98'e ulaştığı yönünde haberler yapıldığı belirtilerek bu konuda yeni çözüm arayışları olup olmadığı sorusuna karşılık Bozdağ, şöyle konuştu:'Cezaevlerinde bulunanlar devletimize ailelerinin emanetidir. Onların her türlü hizmetini yapmak da bizim vazifemizdir. Güvenliği dahil bütün ihtiyaçlarını gidermek de bizim vazifemizdir. Şu anda cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin sayısı bütçe komisyonunda verdiğim rakam 155 bin civarındadır. Tabii bunun bir kısmı tutuklu, bir kısmı hükümlüden oluşuyor. Tutuklu sayısı çok az önemli bir kısmı hükümlülerden oluşuyor. Şu anda herhangi bir sorun yok cezaevlerinde. Bununla ilgili zaten bakanlığımız gerekli çalışmaları yapıyor.'AA
Mustafa Koç: 'Daha Ne Vergi Vereyim; Bir Gömleğim Kaldı'
Mustafa Koç, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu ve Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü Oya Ünlü Kızıl, Arçelik A.Ş’nin Güney Afrika’daki markası Defy’ın ziyareti sırasında ekonomi gazetecileriyle bir sohbet toplantısı düzenledi.Sohbette, Arçelik’in küresel marka algısından yeni küresel yatırımlara, ülkedeki işsizlik ve cari açık sorununda yapılacak seçimlerin ekonomiye etkisine, kutuplaşmadan futbolun durumuna pek çok soru ve konu gündüme geldi.'21. Yüzyılda Kapital' kitabıyla ünlenen iktisatçı Thomas Piketty’nin birkaç gün önce Türkiye’de verdiği konferansta da dile getirdiği, “Gelir eşitsizliğini ortadan kaldırmak için servet vergisi alınmalı” önerisini, “Daha ne vereceğiz? Bir gömleğimiz kaldı. Kayıtsız ekonomiyi kayıt altına aldıktan sonra bunu tekrar konuşmak lazım” şeklinde değerlendiren Koç, ülkede kayıtlı ekonomiden dolaylı, dolaysız pek çok vergi alındığını dile getirdi.Cumhuriyet gazetesinde Olcay Büyüktaş imzasıyla yer alan habere göre, Mustafa Koç’un gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle oldu:“Küresel oyunda topluluk olarak henüz istediğimiz yerde değiliz. Ülker’in yaptığı muazzam bir iş. Bunu bir fon ile ortak alıp sonra devralmak… Açıkçası bu kadar dışarıyla ilintiliyiz. Her şeyi takip ediyoruz. Ama ben sonradan baktım. United Biscuits’in bu kadar yaygın olduğunu bilmiyordum. Ülker Grubu nokta atışı yapmış. Zaten Murat (Ülker) Bey’e mektup yazıp tebrik ettim.Kendi ‘know how’ına sahip olduğumuz veya yabancı ortağımızın olmadığı yepyeni bir işe girmemiz lazım. Paradigmaları değiştirmek açısından bizim de bu tip girişimlere açık olmamız lazım, bununla ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Otomotiv olması mümkün değil. Beyaz eşya, bankacılık, enerji mümkün olmayabilir ana iş dallarımız dışında başka iş dallarına da odaklanabilecek o yaklaşıma açığız.Olmak istediğimiz yere; çıtayı yüksek yere koyuyoruz. Uzakdoğu’nun müjdesini daha sonra vereceğiz.Önümüzdek yıl bir sürpriz olabilir ama adı üstünde sürpriz. Şimdi söylersek sürpriz olmaz, büyüsü bozulur. Nispi olarak söylemek biraz zor ama daha fazla ağırlığımızı koyabiliriz. İçerideki yatırımlara yaptığımız yatırımları biliyorsunuz, otomotivde çok ciddi yatırım, açıkladık; Tüpraş’ın yatırımı Türk sanayisindeki en büyük yatırım. Ama biraz daha ağırlığımızı global şirket olmak yönünde dışarıya doğru kaydıracağız.“YAPI KREDİ’DEN ÇOK MEMNUNUM”Çok ciddi bir varlık bizim için. Marka, kredi kartları pazarı, çalışma sistemi, verimlilik, getiri ve piyasası değeri açısından çok iyi bir yerde. İtalyan ortağımız (Unicredit) ile de fevkalade iyi gidiyoruz. İtalyanlar da Türkiye’nin ne kadar önemli bir pazar olduğunun çok iyi farkındalar, azami önem gösteriyorlar.Garanti Bankası’nın satışı zaten belliydi, tam zamanında yaptılar. Kendilerini candan kutluyorum, çok iyi. Adım adım gayet iyi planlanmış, programlanmış bir süreçti. Bence de çok iyi şekilde finalize ettiler.“İŞSİZLİK SOSYAL BARIŞ İÇİN TEHDİT”İşsizliğin yükselmesi sosyal açıdan da tehdit. Öbür taraftan anlamda sanayinin yeniden şekillendirilmesi lazım. Mesleki eğitim çok önemli. Katma değer, bizim özellikle bu cari açık belasıyla başa çıkabilmemiz için enerjiye bağımlı olduğumuz müddetçe daha fazla katma değerli ürünler yaratmak zorundayız. Sanayi evrimini, dönüşümünü gerçekleştirmemiz lazım. Bu işe ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi. Düğmeye şimdi basılsa en erken 10-15 yıl sonra işler rayına girer.Diğer yandan Koç Holding’in sosyal sorumluluk projesi olan Meslek Lisesi Memleket Meselesi (MLMM) Projesi gibi projeler önemli. İş dünyası ve okul arasındaki modeli geliştirdik. Bunu TÜSİAD ve Ticaret Sanayi Odaları aracılığıyla tüm iş dünyasına yaymayı çalıştık. Çok önemli reformlar yapıldı mesleki eğitimde ancak fikrin değişmesi zaman alabiliyor.”Zete
Rosetta Kuyrukluyıldızın Dumanını Görüntüledi
Philae göreviyle bir ilki başaran Rosetta uzay aracı, yörüngesinde yer aldığı 67P/Churyumov–Gerasimenko kuyrukluyıldızından yükselen toz ve ısıyı görüntüledi.Rosetta uzay aracı, Güneş'e yaklaşmasıyla beraber yüzeyindeki hareketlilik de artan 67P kuyrukluyıldızından uzaya saçılan toz ve ısıyı gözlemlemeyi başardı. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), 67P'nin Güneş'e yaklaştıkça etrafında bir 'atmosfer' gelişiyor olabileceğini belirtti.ESA, 26 Kasım'da elde edilen fotoğraf hakkında yaptığı açıklamada, 'fotoğrafın alt kısmının üstteki yayılımın görüldüğü yere kıyasla silüet gibi kaldığı, çekirdekten yayılan gaz ve tozların gök cisminin parlak köşelerinde atmosfer oluşumuna benzerlik gösterdiği' ifade edildi. Öte yandan, NAVCAM cihazının optiklerinden kaynaklanıyor ve beyaz parçacıkların toz ve diğer küçük kozmik materyali temsil ediyor olabileceği belirtildi.Gökbilimciler, birkaç ay içinde Güneş'ten daha fazla ısıya maruz kalacak 67P'de yaşanacak değişimleri çok daha net bir şekilde gözlemleyebilecek. Mart 2015'te Güneş'e en yakın noktasına erişmesi beklenen 67P, Rosetta tarafından sürekli takip edilecek.67P yüzeyine 12 Kasım'da inen ancak gölge bir yere sürüklendiği için uyku moduna geçen Philae'nin ise uyanıp uyanmayacağı belli değil. Philae, 67P'nin Güneş'e giderek yaklaştığı günlerde eriyip yok olabilir.Al Jazeera
Reklam