onedio
Türkiye'nin Yeni Logosundaki 8 Motife Listevari.com Farkıyla Bir Daha Bak..
Türk sanayini yurt dışında üst düzeyde temsil etmek ve 'Türk Malı' algısını yükseltmek amacıyla Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin koordinasyonu ile gerçekleştirilen  'Türkiye Markası'nın lansmanı geçtiğimiz günlerde yapildi.Saffron Danışmanlık tarafından tasarlanan logoda, Türklerin tarihte kilim, halı, el sanatları, mimari gibi alanlarda kullandıkları kültürel motiflerden esinlenildi ve onlara çağdaş anlamlar yüklendi. Buna göre logoyu oluşturan 8 motif; yükselişi, sinerjiyi, dünyayı, buluşmayı, doğu ve batıyı, inovasyonu, birlikteliği ve harmoniyi simgeliyor.İlk bakışta herkes tarafından anlaşılacak ve gerçekten Türkiye'yi temsil edecek, her sektör, ürün ve hizmet için kullanılabilecek bir slogan oluşturulma sürecinde yoğun bir çalışma ortaya koyuldu ve bu çabaların sonucunda yeni logo ve'Turkey, Discover the Potential' sloganı ortaya çıktı.Listevari.com ekibi olarak biz logoyu çok beğendik ve emeğe saygımız sonsuz.Fakat biz de kendi yorumumuzu katmadan edemedik..İşte logonun 8 anlamı;
Ankara'da Her 235 Kişiden Biri Suriyeli
5 milyon nüfuslu Ankara'da, 21 bin 426 Suriyelinin yaşadığı ortaya çıktı. Bu bilgiler ışığında Ankara'daki her 235 kişiden biri Suriyeli.Ankara Valiliği'nde yapılan 'Suriye uyruklu yabancılar' konulu toplantıda Suriye'den Türkiye'ye kaçan mültecilerin durumu değerlendirildi. Ankara Yabancılar Şube Müdürlüğü'nün verilerine göre, son istatistikler dahilinde Ankara'da 11 bin 235'i erkek, 10 bin 227 'si kadın olmak üzere toplam 21 bin 426 Suriyelinin kayıt altına alındığı ve kayıt işlemlerinin büyük bir hızla sürdürülmekte olduğu bilgisi paylaşıldı. Yani bu bilgilere göre 5 milyon nüfuslu Ankara'da her 235 kişiden biri Suriyeli.ANKARA VALİSİ TOPLANTI DÜZENLEDİSuriye'deki iç karışıklık sonrası Türkiye'ye göç eden Suriye uyruklu yabancılar ile ilgili kayıt altına alma iş ve işlemlerinin takibi, denetimi ve ihtiyaçlarını tespiti için Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar başkanlığında toplantı düzenlendi. Ankara Valiliğinde düzenlenen toplantıya vali yardımcıları, büyük şehir belediyesi genel sekreteri, merkez ilçe kaymakamları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri ile STK'ların temsilcileri ve Suriyeli vatandaşları temsilen kanaat önderleri katıldı.Toplantıya tüm katılımcılara 'Hoş geldiniz' diyerek başlayan Vali Kılıçlar, 'Dün gerçekleştirdiğim kayıt merkezi ziyaretinde edindiğim izlenimler ve aldığım bilgiler sonrası böylesi bir toplantıya ihtiyaç duydum. Şüphesiz zor durumda olan bu insanlara, düzenimizi aksatmayacak şekilde yardımcı olabilmek, desteklemek insanlık adına bir sorumluluktur. Kayıt merkezlerinde çalışan personelimizin yaptığı iş, ülkemize gelen bu insanlara belirli hizmetleri verebilmek noktasında önemli olduğu kadar, kayıt altına alınan insanların; barınma, sağlık, eğitim ve benzeri ihtiyaçlarını temin edebilmek anlamında sunulacak hizmetlerin aksamadan yürütülmesi noktasında da çok önemlidir. Ancak verilen hizmetlerin eşit şartlarda tüm Suriyeli vatandaşlara sunulması hususunda yapılacak koordinasyonun da iyi sağlanması gerekir. Bugün burada sizlerle sorunların, ihtiyaçların, tespiti ve çözüm üretilmesi noktasında fikir alışverişi yapmak ve bir vali yardımcımızın başkanlığında oluşturacağımız bir heyetin koordinasyonuyla nasıl daha verimli bir şekilde çalışabileceğiniz konusunda hem fikir olabilmek için toplandık' ifadelerini kullandı.21 BİN 426 SURİYELİİl Emniyet Müdürü Kadri Kartal'ın yaptığı genel değerlendirmenin ardından hazırlanan sunumu katılımcılar huzurunda Vali Kılıçlar'a arz eden Yabancılar Şube Müdürlüğü'nün verilerine göre son istatistikler dahilinde Ankara'da 11 bin 235'i erkek, 10 bin 227'si kadın olmak üzere toplam 21 bin 426 Suriyeli'nin kayıt altına alındığı ve kayıt işlemlerinin büyük bir hızla sürdürülmekte olduğu bilgisi verildi.Bu kayıt işlemlerinin öneminin, genel bir değerlendirmesini yapan şube müdürünün konuyu arzından sonra söz alan diğer katılımcılar, Ankara'daki Suriyelilerin; eğitim, barınma, sağlık ve güvenlikleri hususunda bilgiler verdi.Sondakika
Türkiye AB-ABD Serbest Anlaşması Trenine Yetişir mi?
ABD ve Avrupa Birliği (AB), dünyanın en büyük iki ekonomik gücü olarak ekonomik pazarlarını entegre etme adına önemli çalışmalar yapıyorlar.AB - ABD Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) olarak adlandırılan bu serbest pazar kurma girişimlerinin yakın zamanda Washington’da 7'nci tur müzakereleri taraflara göre ‘yapıcı’ geçti.Karşılıklı olarak teklifler incelenmeye başlandı ve bazı alanlarda konsolide edilmiş metinlerin ortaya çıktığı duyuruldu.Konu hakkında Carnegie Endowment for International Peace isimli düşünce kuruluşu için geniş bir inceleme kaleme alan ve aynı zamanda İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi'nin de (EDAM) kurucusu olan Sinan Ülgen'e göre, TTYO’dan her iki tarafın da beklentileri oldukça yüksek.Center for Economic Policy Research'ün 2013 yılı bulguları gerçekleştiği takdirde bu ortaklıktan AB yıllık olarak 164 milyar dolar, ABD’nin ise 131 milyar dolarlık bir kazanç sağlamayacak.'Ekonomik NATO' mu kuruluyor?ABD ve AB ile yoğun ticari ilişkiler içinde bulunan ama TTYO'ya dahil olmadığı için bu ortaklıktan mahrum kalacak Kanada ve Türkiye gibi ülkeler ise, Almanya merkezli Institute for Economic Research’e göre azımayacak derecede bir gelir kaybına uğrayacak.Ülgen’in 'içerde misin dışarıda mı kaldın (Locked in or Left out)' başlıklı raporundaki alıntıya göre, Kanada, TTYO’nun dışında kalmasıyla ulusal gelirinin yüzde 10 büyüklüğündeki bir kısmını kaybederken, Türkiye’nin ise yine ulusal gelirinin yüzde 2,5’i oranında yıllık bir kayıba uğraması sözkonusu.Bu yeni serbest ticaret alanının oluşumu için ‘Ekonomik NATO’ tabirini kullananlar az değil.Bunlardan biri de TUSİAD’in Washington temsilciliğini yapan Barış Ornarlı. Ornarlı, özellikle Washington’da, gerek Amerikalı yetkililerle gerekse de Kongre’deki görüşmelerde, güvenlik odaklı NATO’ya üye olan Türkiye’nin, TTYO için de gözetilmesi savını sıklıkla kullandığını ve bu yönde bir gündem oluşturmak adına çalışıldığını söylüyor.Diğer yandan taraflar arasındaki müzakereler, 2013 yılının ilk yarısında resmi olarak başlamasına rağmen bir tarafta 50 eyalete sahip olan ABD, diğer tarafta ise 28 ülkeli AB’nin temsilcileri, müzakerelerde ayrıntılara indikçe bazı somut engellerle karşılaşmaktalar.Ornarlı’ya göre, şu aşamada iki taraf özellikle mali hizmetler, yatırımcı-devlet tahkim konuları ve tarım gibi alanlarda ortaya çıkan sıkıntıların üstesinden gelmeye çalışıyor.Müzakelerin ne zaman bitebileceği hakkında şimdiye kadar ortaya konmuş bir takvim bulunmuyor. Merkezi Ankara olan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Amerika Araştırmaları Merkezi Başkanı Mehmet Yeğin’e göre, AB ve ABD arasındaki TTYO süreci 'yapısal olarak Türkiye'nin aleyhine işliyor. TTYO’nun bir parçası olmaya çalışmak, Türkiye için nehir akışına ters yüzmeye çalışmaya benziyor. Çünkü tarafların (ABD ve AB) hiçbir şey yapmaması durumunda Türkiye dışarıda kalıyor. ABD'nin aktif bir şekilde Türkiye'yi dahil etmek istemesi gerekiyor ki bu ancak Yeni Kongre ile Türkiye'nin beyaz bir sayfa açmasıyla olur.‘’Cumhuriyetçiler TTYO’ya hız getirebilir mi?Demokratlar, felsefi olarak daha korumacı ve serbest ticaret anlaşmaları karşıtı bir pozisyon takınıyor. Bundan dolayı da, geçtiğimiz dönemde, Başkan Barack Obama ile aynı partiden olmalarına rağmen, TTYO’yu hızlandırıcı bir fonksiyon eda edebilecek 'hızlı yöntem (Trade Promotion Authority)' yetkisini Beyaz Saray’a vermediler.Bu yetki olmadan, Kongre üyeleri, belki de yüzlerce maddeden oluşacak serbest ticaret anlaşmasının her bir fıkrasını Kongre'de oylama ile veto etme imkanına sahip olacak ve bu da süreci adeta ilave bir müzakere katmanı eklemiş olacak.Şimdilerde Kongre’nin tümünün kontrolünü ele alan Cumhuriyetçiler ise, felsefi olarak serbest ticaret anlaşmalarına daha sıcak bakmakta ve bunun daha az bürokrasi ile daha çok ticaret ve büyüme anlamına geldiğini savunmakta.Bundan da yola çıkarak Yeğin, 'ABD-AB arasındaki müzakerele süreci önümüzdeki dönemde hızlanacak' öngörüsünde bulunuyor ve 'hatta Başkan Obama'ya 'hızlı yöntem' yetkisinin verilme olasılığı da artıyor' diye ekliyor.Ne var ki, derinden kutuplaşmış Washington'da, muhalif Cumhuriyetçi kanat üyelerinin, böyle olumlu bir adım atıp, atmayacakları bekleyip görülecek.Ornarlı, Avrupalıların da müzakelerin selameti açısından, TTYO anlaşmasını paket olarak Kongre’nin önüne getirebilecek bu yetkinin Başkan’a verilmesini beklediklerini ekledi. AB Bakanı Volkan Bozkır: Türkiye TTYO'nun dışında kalırsa Gümrük Birliği'ni askıya alabiliriz.Türkiye’nin Resti Ne Demek?Türkiye’nin TTYO ile ilgili gelişmelerde beklentilerin karşılanmadığının en önemli sinyali, AB Bakanı Volkan Bozkır’ın henüz geçen hafta verdiği 'TTYO’ya alınmazsak Gümrük Birliği üyeliğini dondururuz’’ demecinde görüldü. Washington’daki Brookings Enstitü’de çalışmalar yapan ve TTYO ile ilgili incelemeler de kaleme almış olan Kemal Kırışçı’ya göre, bu demeç 'kısmi olarak gövde gösterisi iken diğer taraftan da Türk tarafının derinden yaşadığı kızgınlığı' yansıtması açısından önemli.Bakan Bozkır’ın AB’ye savurduğu bu tehdidi BBC Türkçe’ye değerlendiren ve TTYO’yu yakından izleyen iki diğer uzmana göre ise Bozkır bir taraftan bu tehditle 'iç politikaya yönelik seçim yatırımı yaparken' diğer taraftan ise, 'Gümrük Birliği'nden ayrılma tehdidi aslında içi boş ve daha çok Türk şirketlerini yaralayacak bir sonuç vereceği için, gerçekçi de değil' diyor.Ayrıca hiç şüphe yok ki Türkiye’nin 2014’ü AB yılı olarak ilan ettiği bir dönemde, ‘Gümrük Birliğinden ayrılırız’ çıkışları, AB ile olan ilişkileri daha da zedelemekte.ABD ile zayıflayan ilişkilerDünyanın iki büyük ekonomik bloğu, global yatırım ve ticaret pazarının yüzde 60’ını temsil edecek yeni bir oluşumun köşe taşlarını yavaş ama kararlı adımlarla yerleştirirken, Türkiye’nin aleyhine işleyen bir başka konu da, Türkiye’nin Washington’daki imajının ABD yönetimi ile ilişkilerinin ve özellikle TTYO anlaşmasında önemli bir rol oynayan Kongre ile bağlarının son yılların en kötü seviyelerinde seyretmesi.Türkiye’nin daha hızlı ekonomik reformlar ile hareketlenmiş olan ‘serbest ticaret’ trenini yakalaması gerektiğini savunanlar artarken, TTYO müzakere sürecinin de şimdiden ikinci bir AB üyeliği müzakereleri hayal kırıklığına giderek benzediği algısı yerleşmeye başlıyor.1950’lerde üyesi olunan NATO üyeliği ile Türkiye Batı ittifakının sağlam bir üyesi olmuş, sonraki on yıllarda bu çekirdek ittifakın üstünde ilişkilerini bina etmişti, güvenlik şemsiyesi altına girmişti.‘’Ekonomik NATO’’ üyeliği için ise şimdilik şans pek de Türkiye’nin yanında değil gibi.İlhan TanırBBCTürkçe
'AKP Kaynıyor, Gül Genel Başkanlığı İstiyor'
Yeniçağ gazetesi Ankara temsilcisi Ahmet Takan, AKP'li vekillerin gruplar halinde toplantılar düzenlediğini ileri sürdü.11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 'ün eski danışmanı, Yeniçağ gazetesi Ankara temsilcisi Ahmet Takan, Abdullah Gül'ün Erdoğan'dan seçimler öncesinde AKP genel başkanlığı istediğini iddia etti.Ahmet Takan'ın Yeniçağ gazetesindeki yazısında, söz konusu bölüm şöyle:“ (…) AKP cadı kazanı gibi..Son Afyon kampındaki cılız çözüm süreci isyanının ardından AKP klasiği olan ev toplantıları hız kazandı.Yeni bir istikbal kapısı arayan AKP’li vekiller gruplar halinde toplanıyor. Bu toplantıların hepsi Recep Erdoğan tarafından sıkı bir şekilde takip ediliyor. AKP kulislerine düşen son havadise göre en kalabalık toplantıyı, AKP kurucularından eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat yaptı.Katılan 50 kişinin yarısı milletvekiliydi diğer yarısı da eski milletvekilleri ve bazı önemli bürokratlardı. Ev toplantısının fotoğrafları ve katılanlar anında Recep Erdoğan’a ulaştırıldı. Erdoğan da fotoğrafları Ahmet Davutoğlu ile paylaştı.Hükümete yakın kaynaklardan aldığım bilgilere göre Abdullah Gül ile Recep Erdoğan arasındaki temas trafiği de son zamanlarda yoğunlaştı. Gül, Erdoğan’dan, AKP büyük kongresinin seçim öncesi yapılıp kendisine genel başkanlığın verilmesini istiyormuş. Çankaya kaynakları da ikili arasındaki görüşmeleri doğruluyor ve şunları söylüyor;“Cumhurbaşkanı, Abdullah Gül’ü dinliyor. İsteklerine şu ana kadar ne evet ne de hayır dedi. Ama Abdullah Bey, öyle şeyler istiyor, öyle şeyler öne sürüyor ki zannedersiniz partiyi bana vermeyin diyor.”Sizin oralarda durum nasıl bilemem ama başkent kaynıyor..”T24
Hakan Fidan'ın Oğlu Evlendi, Anadolu Ajansı Gelin ve Damadın İsmini Yazmadı
MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın oğlu evlendi. Nikahta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Akdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Görmez de şahitlik yaptı.Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan 'ın oğlu evlendi. Ankara Ticaret Odası Congresium Salonu'ndaki nikahı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kıydı.Nikahta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Vekili ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan , Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de şahitlik yaptı.Tören sonrası çifte evlilik cüzdanını Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim etti.Anadolu Ajansı'nın geçtiği haberde, Hakan Fidan'ın oğlu ve gelinin isimlerinin yazılmaması dikkat çekti.T24
Emniyet Müdürü Otelde Ölü Bulundu
Bayburt Polis Okulu'nda görev yapan 3'üncü sınıf Emniyet Müdürü Ömer Lütfi Evci, kaldığı otel odasında ölü bulundu. Evci'nin karın ve bileklerinde kesikler olduğu görüldüBayburt Polis Okulu'nda görev yapan 3'üncü sınıf Emniyet Müdürü 42 yaşındaki Ömer Lütfi Evci, kaldığı apart oteldeki odasında ölü olarak bulundu.Olay, akşam saatlerinde Zahit Mahallesi Ayyıldız Caddesi'nde meydana geldi. Bayburt Polis Meslek Yüksek Okulu'nda görevli 3'üncü Sınıf Emniyet Müdürü Ömer Lütfi Evci'den haber alamayan mesai arkadaşları, Evci'nin kaldığı apart otelin yetkililerini aradı. Apart yetkilisinden alınan bilgi sonrası kapıyı kırarak odaya giren polis ve 112 ekipleri Evci'yi kanlar içinde buldu. Evci'nin karnında ve bileklerinde kesikler olduğu görüldü. Olay sonrası geniş çaplı araştırma başlatan polis, otel yetkilileriyle apartta kalanların ifadelerine başvurdu. Emniyet Müdürü Ömer Lütfi Evci'nin cesedi, savcılık tarafından yapılan incelemenin ardından otopsi için Bayburt Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polisin olayın nasıl meydana geldiğini belirlemek için başlattığı soruşturma sürüyor.DHA
Reklam
Kolin Grubu'na 6 Bin Ağaç İçin 511 Bin TL Para Cezası Kesildi
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Yırca'da kanunsuz yollarla ağaç kesen Kolin Şirketler Grubu'na verilen para cezasını açıkladı.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker , Soma'da kurulması planlanan termik santral alanında kesilen zeytin ağaçlarıyla ilgili olarak firmaya toplamda 511 bin liranın üzerinde ceza kesildiğini belirtti.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun 2015 yılı bütçeleri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşüldü.Toplantıda milletvekillerinin konuşmalarının ardından soruları yanıtlayan Eker, Türkiye'de zeytin yetiştiriciliğine sağlanan destekler ve Soma'da kurulması planlanan termik santral alanında kesilen zeytin ağaçlarına ilişkin bir soruyu yanıtladı.Eker, 2002 yılında Türkiye'de toplam zeytinlik alanın 600 bin hektar, zeytin ağacı sayısının da 99 milyon olduğunu belirterek, 2006 yılından itibaren sertifikalı fidan ile zeytin ağacından oluşan bahçe tesis edenlere destek uygulamasına başladıklarını anlattı.Zeytinlik alan miktarının 2013-2014 yıllarında 825 bin 827 hektar olduğunu, 2014-2015 için yapılan hesaplamalara göre 831 bin hektar alan olarak belirlediklerini kaydeden Eker, ağaç sayısının 99 milyondan 169 milyon 200 bine çıktığını ifade etti.Eker, zeytinciliğin desteklenmesi amacıyla 1998-2013 yılları arasında 259 milyon 500 bin lira prim ödendiğine dikkati çekti.T24
Reklam
ABD'nin Yeni Tartışması: 'Parayı Verenin İnternet Sitesi Daha Hızlı Yüklenir'
ABD'de bazı internet servis sağlayıcıların, ücret karşılığında anlaşmalı sitelere daha hızlı erişim sunması ortalığı karıştırdı.Ülkelere göre başlıklar farklı olsa da internet hemen her ülkede yasal gündemler arasında üst sıralarda kendine yer buluyor. Tıpkı, Euronews'in, ABD'de Başkan Obama'nın da dahil olduğu internet hızıyla ilgili bir tartışmaya dair haberinde olduğu gibi.Ancak bu tartışma, kullanıcıların internete olan erişim hızlarını değil, bazı internet servis sağlayıcıların, kendilerine ücret ödeyen şirketleri (genelde e-ticaret siteleri) kullanıcıların ekranına daha hızlı getirmesini içeriyor.Konuyla ilgili olarak 'sanal alem eşitliğine' vurgu yapan Başkan Obama sözlerini şu şekilde sürdürüyor: 'İnternet sağlayıcı firmalar resmi olarak internet sitelerine girmeyi kısıtlamama ve engellememe yaptırımlarına uymak zorundalar. Bu şirketler, sizin hangi sanal ortamda alışveriş yaptığınıza ya da hangi bağlantı servisini kullanacağınıza karar veremez ve internet sitelerinden para alarak bazı firmalara ayrıcalık tanıyamaz.'Konu aslında yeni değil. Mayıs ayından bu yana tartışılan konuyla ilgili tüketicilerden gelen şikayet sayısı 4 milyona ulaşmış durumda. Habere göre ABD Kamu Bilgisi Başkan Yardımcısı Michael Weinberg, durumun olumsuz yanına dair Facebook ve MySpace örneğini veriyor: 'MySpace'in hızlı bir bağlantısı olsaydı Facebook bunu geçebilir miydi? Kablolu TV firmaları genelde internet de satıyor. Eğer bu şirketler kontrol edemediğimiz hiçbir video yok dese ve internet hızını yavaşlatsa YouTube bu firmalara söz geçirebilir mi?Barack Obama’nın ayrıntılı bir şekilde ele aldığı ‘internet eşitliği’ ilkesi, başkanın aynı zamanda 2008 yılındaki seçim kampanyasında da yer alıyordu. Konu, Beyaz Saray’ın bağımsız bir endüstriye el attığı ender sektörler arasında yer alıyor.Bilgi Çağı
Yunanistan'da Ligler Ertelendi
Yunanistan'da ligler belirsiz bir süreliğine ertelendi.Şok gelişme, bir hakeme sokakta saldırı düzenlenmesi nedeniyle gerkçeleşti. Washington Post'un haberine göre Yunanistan'da görev yapan bir hakem sokakta motorize bir ekip tarafından dövüldü. Yaralanan hakem hastaneye kaldırılırken Yunanistan Futbol Federasyonu maçları sürezi olarak ertelediğini duyurdu.Adının Christoforos Zografos olduğu açıklanan hakemin başına gelen olayın ardından Merkez Hakem Komitesi maçlara hakem göndermeyeceklerini açıkladı.Yunanistan'da daha önce de üçüncü lig maçında bir taraftar hayatını kaybettiği için futbol maçları Eylül ayında 1 hafta ertelenmişti.Sporx
Anadolu Efes'ten Müthiş Zafer
Anadolu Efes sahada yüzde 200'ünü ortaya koydu, bu sezon hiç yenilmeyen Real Madrid'e ilk yenilgisini tattırdı.Genç yıldız Cedi Osman harikalar yarattı, Matt Janning'in son saniye basketi İspanyolları yıktı. Euroleeague'de haftanın flaş sonucuna imza atan mavi beyazlılar, TOP 16 için dev bir adım attı.THY Euroleague A Grubu maçında Anadolu Efes, Real Madrid'i 75-73 mağlup etti.1. Periyot Sonucu: 18-182. Periyot Sonucu: 39-36 (21-18)3. Periyot Sonucu: 60-57 (21-21)4. Periyot Sonucu: 75-73 (15-16) Lig Tv
Reklam
İnsansız Hava Aracı Fenerbahçe Antremanında
Bursaspor ile oynayacağı 10. hafta maçının hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe'nin dünkü idmanı öncekilerden farklıydı. Teknik direktör İsmail Kartal’ın yönetiminde çalışan Sarı-Lacivertliler’in antrenmanında yeni bir sistem uygulandı. Çalışma, quadcopter (4 pervaneli helikopter) adı verilen kameralı sistemle havadan görüntülendi. Teknik heyet gerekli verileri aldıktan sonra toplanan verilerin arşivleneceği, uzmanlar  eşliğinde hazırlanarak antrenman bilimine yardımcı olabilmesi amacıyla akademik bir sunum haline getirileceği ifade edildi. Milli takımlarda bulunan futbolcuların yer almadığı idmanda; Kuyt, Meireles, Diego, Webo, Hasan Ali, Selçuk, Hakan ve Muhammed yaklaşık 1.5 saat süren antrenman yaptı. Sakatlığı bulunan Emre takımdan ayrı koşarken, Egemen, Serdar, kaleci Mert ve Mehmet Topuz salonda kuvvet çalıştı. Fanatik
Gökhan Töre'nin Vurulma Anı Yayınlandı
Geçtiğimiz Nisan ayında derbi sonrası gittiği bir gece kulübünde vurulan Gökhan Töre'nin görüntüleri ortaya çıktı.Beşiktaş'ın milli futbolcusu Gökhan Töre, geçtiğimiz Nisan ayında eğlenmek için gittiği bir gece kulübünde omzuna isabet eden kurşunla yaralanmıştı. Barda gerçekleşen bu anın kamera görüntüleri ortaya çıktı.Star'ın yayınladığı görüntülerde Töre'nin eğlenmeye gittiği barda bir kişinin 3-4 el ateş ettiği görülüyor. Silah sesinin duyulmasının ardından önce Beşiktaş Eski İletişim Komitesi Sorumlusu Can İpekçi'nin bardan çıktığı görülüyor. İpekçi'nin ardından Gökhan Töre de senledeyerek mekandan çıkıyor.Şampiy10
Beş Yaşında Microsoft Uzmanı Oldu
İngiltere'de bir çocuk dünyanın en genç bilgisayar uzmanı oldu.Beş yaşındayken teknolojik deha sınavını geçen Ayan Kureyşi, Microsoft sertifikalı profesyonel bir bilgisayar uzmanı olma hakkı kazandı.Babası da bilgisayar uzmanı olan Ayan, şu an altı yaşında ve evden kurduğu bir bilişim ağı var.BBC’ye konuşan Ayan Kureyşi, sınavı zor ama eğlenceli bulduğunu ve günün birinde İngiltere'de teknoloji merkezi kurmak istediğini söyledi.Ayan, 'Sınavda çoktan seçmeli sorularla birlikte, kablosuz erişim alanı ile çeşitli senaryolara dayalı sorular vardı' dediAyan'ın babası Asım Kureyşi , 'İşin en zor kısmı, sınav dilini beş yaşında bir çocuğun anlayabileceği şekilde açıklamaktı. Ama oğlum kavramış görünüyordu ve çok iyi bir hafızası olduğunu kanıtladı' dedi.Baba Kureyşi, oğlunu bilgisayarla ilk kez üç yaşındayken tanıştırdığın anlatıyor.Çocuğun sabit diskleri ve ana kartları anlayabilmesi için, eski bilgisayarlarıyla oynamasına izin vermiş.Asım Kureyşi 'Çocuğun, anlattığım her şeyi ertesi gün hatırladığını fark ettim. Ben de ona daha fazla bilgi vermeye başladım' diye açıklıyor.Kureyşi, 'Küçük yaşta bilgisayarlarla bu kadar çok uğraşmak çocukları olumsuz etkileyebilir.Ama Ayan'ın durumu biraz farklıydı. Bu fırsatı iyi değerlendirdi' dedi.Ayan'ın evinde kendi kurduğu bilişim ağının bulunduğu bir bilgisayar laboratuvarı var.Çocuk günde iki saat işletim sistemleri üzerine çalışıyor ve programları nasıl yükleyeceğini öğreniyor.Ayan Kureyşi Microsoft sınavına girmek için gittiğinde, gözetmenler çocuğu çok küçük buldukları için endişelenmişler.Ayan'ın babası çocuğun tek başına idare edebileceğini söyleyerek görevlileri rahatlatmış.Sınava genellikle, Bilgisayar Teknisyeni olmak isteyenler giriyor.Kureyşi ailesi beş yıl önce Pakistan'dan İngiltere'ye taşınmış.Annesi, 'Çok mutlu ve gururluyum. Onun her gün dünya rekoru kırmasını beklemiyorum tabi ki, ama hayatı boyunca her zaman elinden gelenin en iyisini yapmasını isterim' dedi.Ayan bir gün Amerika'daki Silikon Vadisi'ne benzer bir teknoloji merkezi kurmak istediğini söylüyor.İngiltere'de kuracağı merkeze E-Valley adını vermeyi düşünüyor. Ayrıca kendi şirketini de kurmak istiyor.BBC Türkçe
Reklam
Apple'dan Türkçe iPhone TV Reklamları ve Dev Reklam Panoları
Apple’ın televizyonlarda yayınlanan Türkçe iPhone reklamlarını izlediniz mi? Peki ya dışarıdaki dev reklam panolarını gördünüz mü? Apple son 1 haftada Türkiye’deki reklam faaliyetlerini hiç olmadığı kadar hızlandırdı. Gelin hem bu Türkçe reklamlara bir göz atalım, hem de reklam metinleri ve açık hava reklamlarına biraz değinelim… :)Apple’dan ilk defa Türkçe iPhone reklamlarıÖnceki dönemlerde de televizyonda iPhone reklamlarını görüyorduk. Ancak bu reklamlar direkt olarak ABD’den alınan görüntüler üzerine Apple’ın reklam metinlerinin birebir olarak Türkçe’ye çevrilmesiyle oluşuyordu.Şimdi ise hem iPhone ekran görüntüleri Türkçeleştirilmiş, hem de metinlerde de ufak tefek bize özel değişiklikler de olmuş. Örneğin İngilizce metinde geçen kek yerine “dürüm” kullanılmış. :)ABD’deki reklam seslendirmelerini Justin Timberlake ve Jimmy Fallon gerçekleştirirken, ülkemizdeki iPhone reklamlarını ise Gülse Birsel ve Engin Günaydın seslendirmiş.SihirliElma
Google Bangladeşli Öğrencilere İnterneti Öğretecek
Google müthiş bir otobüs yolculuğu planı açıkladı: Şirket 3G’li bir otobüsü Bangladeş’i baştan başa gezmek üzere 1 sene sürecek bir yolculuğa çıkartacak. Basitçe “Google Bus Bangladesh” olarak adlandırılan program 500.000 öğrenciyi yeni araçlarla ve yeni işler kurabilecekleri web uygulamalarıyla tanıştırmayı hedefliyor. Otobüs 12 ayda 35 farklı lokasyondaki 500 kampüsü ziyaret edecek ve Android platformu hakkında kısa seminerlere liderlik edecek. Yerel halk da program hakkında oldukça heyecanlı gözüküyor.
Reklam
Diego'dan Mutlusu Yok
Fenerbahçe'nin bu sezon kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolcu Diego Ribas, ülkesinin ünlü spor sitelerinden Lance'e verdiği röportajda önemli açıklamalarda bulundu.Kariyerini İstanbul'da sürdürmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Diego, ' İstanbul'un daha önce yaşadığım şehirlerden biraz daha farklı bir yapısı var. Adaptasyon sürecini diğer takımlardakinden biraz farklı yaşıyorum. Buradaki felsefeye alışmamda kulüp ve takım arkadaşlarım bana fazlasıyla yardımcı oluyor. Burada oldukça mutluyum. Şuan lideriz ve ilerleyen zamanlarda da güzel günlerimiz devam eder' İfadelerini kullandı.Avrupa'da futbol oynayan bir çok Brezilyalı'nın son dönemlerinde ülkesine döndüğünün hatırlatılması üzerine Brezilya'ya dönmeyi düşünmediğini söyleyen Diego ' Avrupa'ya ilk defa giderken geri dönmekte oldukça kararlıydım. Ancak Avrupa'da oynamaya başladıktan sonra bu fikrim değişti. Bu yönde tercih yapan oyuncuların kararlarına saygı duyuyorum. Avrupa seviyesinde futbol oynamak çok zor. Bu yüzden bir yaştan sonra dönenler oluyor, bunu anlayabiliyorum. Ben bu seviyede oynamayı tercih ediyorum. Umarım bu devam eder' diye konuştuFenerbahçe ile 3 yıllık sözleşme imzaladığını hatırlatan Diego 'Burada kendimi mutlu hissediyorum. 3 yıllık kontratımı tamamlamak istiyorum. Bunun parayla hiçbir ilgisi yok. Keyif alarak oynuyorum. Bir gün dönüp dönmeyeceğimin garantisini veremem. Bunu zaman gösterecek.' dedi.Galatasaray - Fenerbahçe rekabetine de değinen Diego Rİbas ' Portekiz'de Porto'da forma giyerken Porto - Benfica rekabetine tanıklık etmiştim. Antrenmana kırmızı bir giysi ile gidemezdim. Büyük tepkiler olurdu. Keza Brezilya'da Santos-Corinthians, İtalya'da Juventus-Inter, İspanya'da Atletico-Real Madrid derbilerine şahit oldum. Ancak Türkiye'deki durum çok farklı. Buradaki taraftarlar için bu karşılaşmalar hayati önem taşıyor. Benim için de ilginç bir tecrübe oluyor.' İfadelerini kullandı.Lig Tv
'Kutuyu Cami Tamamen Boşaldıktan Sonra Gördüm'
Aralarında Dolmabahçe Bezm-i Alem Camii'ne sığınan göstericilerin de bulunduğu 255 sanıklı Gezi Davası'nın ikinci duruşması bugün görüldü.MÜŞTEKİ POLİSLER İLE TANIK DİNLENDİMüşteki sıfatıyla dinlenen iki polis memurundan biri Dolmabahçe Başbakanlık Çalışma Ofisi etrafında görev aldığını belirterek, ' Görev yaptığım süre içerisinde kişisel manevi değerler açısından bir fiille karşılaşmadım.' şeklinde konuştu ve sanıklardan şikayetçi olmadığını belirtti.Tanık olarak dinlenen Bezm-i Alem Valide sultan Camisi'nin güvenlik görevlisi de camiye ilk olarak girenlerin ayakkabılarını çıkararak girdiklerini, yaralılar gelmeye başlayınca ayakkabılarını çıkarmamaya başladıklarını söyledi. Tanık güvenlik görevlisi , hakim'in 'İçeride bira kutusu gördün mü?' şeklindeki sorusunu '..Kutuyu cami tamamen boşaldıktan sonra gördüm...Hafiften doluydu, kutu büzülmüştü. Kutuyu kullanan şahsı görmedim' diye yanıtladı.39 ŞÜPHELİ HAZIR BULUNDU. CHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİ İZLEDİİstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen ve tamamı tutuksuz yargılanan 255 sanıklı 'Gezi Davasının' ikinci duruşmasına 39 şüpheli ile avukatları katıldı. Duruşmada daha önce ifadesi alınmayan 7 kişinin sorgusu yapıldı. Ayrıca 2 polis memuru 'müşteki' ; caminin güvenlik görevlisi de 'tanık' sıfatı ile dinlendi. Duruşmanın bir bölümünü CHP İstanbul milletvekilleri Umut Oran ve Mahmut Tanal da izledi.GÖZALTINA İŞKENCE GÖRDÜĞÜNÜ İLERİ SÜRDÜİfadesi alınan 7 isimden Celal Akgün, gözaltına alındığı sırada işkence gördüğünü öne sürerek, “Haseki Hastanesi'nin raporunda var. Karakolda ifade verdim. Dolayısı ile bu ifade bir bakıma zorla alınmıştır. Suçsuzum, beraatimi istiyorum' dedi. Dinlenen diğer 6 sanık da olaylarla ilgileri olmadığını söyleyerek beraatlerini istediler.'KİŞİSEL MANEVİ DEĞERLER AÇISINDAN BİR FİİLLE KARŞILAŞMADIM. ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM'Sanıkların sorgularının ardından müşteki sıfatı ile dinlenen polis memuru Fuat Yıldız, Gezi olayları sırasında Dolmabahçe Başbakanlık Çalışma Ofisi etrafında görev aldığını belirterek, “Orada tedbir amaçlı görev aldım. Görev yaptığım süre içerisinde kişisel manevi değerler açısından bir fiille karşılaşmadım. Bana yönelik salonda bulunan şahıslardan suç unsuru teşkil eden bir olay olmamıştır. Bu nedenle ben şikayetçi değilim' dedi.'ŞİKAYET HAKKIMI KULLANACAĞIM'Yine müşteki sıfatı ile dinlenen polis memuru Muammer Kayaoğlu, barodan kendisine avukat atanmasını isteyerek, “Barodan avukat tahsisi ile şikayet hakkımı kullanacağım' dedi.CAMİNİN GÜVENLİK GÖREVLİSİ TANIKLIK YAPTIGöstericilerin sığındığı Dolmabahçe'deki Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'nin güvenlik görevlisi Naif Uçar tanık olarak dinlendi. Olay günü akşam saat 18.30 sıralarında işbaşı yaptığını belirten Uçar ifadesinde şunları söyledi:“Akşam namazından sonra caddede kalabalık toplandı. Caminin imamı Halil Necipoğlu kalabalık olunca 'camiyi kapat' dedi. Camide bulunan birkaç kişiyi dışarıya çıkararak camiyi kapattım. Sonra kalabalık gittikçe çoğaldı. Kalabalık camiye ait demirleri söktü. Levazım kapısındaki brandaları aldıklarını gördüm. Ancak alanı tanımam. Camiden aldıkları malzemelerle polis gelmesin diye set kurdular. 2-3 bin kişi vardılar, belki de fazlaydı. Daha sonra 15-20 kişilik beyaz gömlekli bir grup geldi. Bunlar caminin kapısını zorladılar. Kapı hafif açılınca imam Halil Necipoğlu 'kapıyı aç' dedi, açtım. Ondan sonra camiye girildi. İçeriye girenler ilk önce ayakkabılarını çıkardılar, yaralılar gelmeye başlayınca ayakkabılarını çıkarmamaya başladılar. Camiyi bölümlere ayırmaya başladılar; eczane, cerrahi gibi. Ayakkabı raflarını ters çevirip içine ilaç koydular. Motosiklet kullanan kuryeler ilaç getiriyordu. İçeride bir kişinin sigara içtiğini gördüm çıkarmak istedim ama çıkmadı. Gidip doktora söyledim, doktor bu kişiyi dışarıya çıkardı. İçeride bin kişi vardı. Bunların yüzde 10'u sarhoştu.'HAKİM 'O SORUYU' SORDU TANIK YANITLADI : KUTUYU CAMİ TAMAMEN BOŞALDIKTAN SONRA GÖRDÜMNaif Uçar, Hakim'in “İçeride bira kutusu gördün mü? İçeride bira, alkol kullanan oldu mu?' şeklindeki sorusu üzerine, “Caminin tümüne hakim değildim ama bir tane bira kutusu gördüm. Caminin kadınların ibadet ettiği yerde pencerenin kenarında bira kutusu gördüm. Hafiften doluydu, kutu büzülmüştü. Kutuyu kullanan şahsı görmedim. Kutuyu cami tamamen boşaldıktan sonra gördüm. Cami boşaldıktan sonra yaptığımız kontrolde çok sayıda plastik su şişeleri, ilaç kutuları, gazete gibi şeyler çıktı. Cami kullanılmaz haldeydi, dış kameraları kırılmıştı' şeklinde ifade verdi.İDDİANAMEDENİstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İddianamede, 31 Mayıs 2013 günü Gezi Olayları'nın devamında eylemcilerin Dolmabahçe Bezmialem Valide Sultan Camii'ne girmek istedikleri, Cami müezzini Fuat Yıldırım'ın grubun içeri girmesine engel olmaya çalıştığı, Yıldırım ve caminin güvenlik görevlisinin kırılan kapının arkasına kalaslar koyarak eylemcilerin içeriye girmesini engelledikleri ifade edildi. Ertesi gün 1 Haziran 2013 tarihinde ise eylemcilerin, cami kapısının açık olmasından faydalanarak içeri girdikleri , camideki ayakkabılıkları ters çevirerek tezgah gibi kullanmaya çalıştıkları, motosikletli kişilerin camiye sürekli ilaç taşıdıkları, tıbbi atık ve içeride yiyecek içecek artıkları ile içerinin kirletildiği, cami içine zarar verildiği, cami içindeki güvenlik kameraları ile minber kısmında Arapça yazılar bulunan perdelerden bir kısmını çaldıkları, daha sonra polisin yaptığı incelemede, pencere önünde içi boş ezilmiş halde bira kutusu ile müezzin bölümünde boş sigara kutusu, söndürülmüş sigara izmaritleri bulunduğu, eylemcilerin camininin dışına da zarar verdikleri kaydedildi. İddianamede ayrıca cami içindeki kamera görüntülerinin çözünürlüğünün düşük olduğu, Foto Film Şubesindeki iyileştirme çabalarına rağmen Bezmi Alem Valide Sultan Cami'nde bulunan sanıklardan E.Ö.'nün elindeki kutudan ne içtiğine yönelik bir tespitin yapılamadığı beliritildi.İŞLENDİĞİ İDDİA EDİLEN SUÇLAR VE İSTENEN CEZALARİstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Dolmabahçe'deki Bezmialem Valide Sultan Camisi'ne girilmesi olayı ve Taksim çevresinde 31 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde yaşanan eylemler yer alıyor. İddianamede, 7'si yabancı uyruklu 255 sanığın, '2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet', 'görevi yaptırmamak için direnme', 'kamu görevini usulsüz üstlenme', 'kamu malına zarar verme', 'özel kıyafetleri usulsüz kullanma', 'suçluyu kayırma', 'ibadethaneyi kirletmek suretiyle zarar verme' ve 'hırsızlık' gibi suçlardan 1 yıldan 11 buçuk yıla kadar değişen hapis cezasıyla cezalandırılmaları isteniyor.3 SANIK HAKKINDA DAHA YAKALAMA KARARI ÇIKARILDIAralarında 2 doktor ile Dolmabahçe Bezm-i Alem Camii'ne sığınan göstericilerin de bulunduğu 255 sanıklı Gezi Davası'nın ikinci duruşması sona erdi. Duruşmaya katılmayan 3 sanık hakkında daha 'yakalama kararı' çıkarıldı.İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmanın sonunda, mahkeme heyeti, duruşmalara katılmadığı için haklarında daha önce 'yakalama kararı' verilen 11 sanık hakkındaki kararın devamına hükmetti.Mahkeme ayrıca, kendilerine tebligat yapıldığı halde duruşmaya katılmayan Fırat Kahyaoğlu, Mert Kaan Kuyumcuoğlu ve Seza Karaca hakkında da yakalama kararı çıkardı.İfadesi alınan sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına karar veren mahkeme, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 6 Mrat 2015 tarihine erteledi.Yüksel KOÇ / Cem TURSUN, İstanbul DHA
'Türkiye'nin Yardım Elini Unutmayacağız'
Kobani'deki çatışmalar nedeniyle Türkiye'ye sığınan Suriyeli Kürtler, geçici barınma merkezinde hayata tutunmaya çalışırken, 'Türkiye'nin yardımlarını unutmayacağız' mesajını veriyorlar.Suruç ilçesindeki geçici barınma merkezinde barınan Suriyeli Kürtler, zor günlerinde kapılarını açan Türkiye'ye minnet duyuyor.Terör örgütü IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında Halep'e bağlı Kobani'deki (Ayn el Arap) çatışmalar devam ediyor. Çatışmalardan kaçan çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 200 bin Suriyeli Kürt, 'güvenli liman'' olarak gördükleri Türkiye'ye sığındı.Suriye sınırındaki Suruç ilçesinden giriş yapan misafirler için başta Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılayı olmak üzere birçok yardım kuruluşu seferber oldu. Suruç halkı ise sığınmacılara yardım için ilçeye gelen sivil toplum kuruluşlarına destek oldu.Sığınmacıların bir bölümü akrabalarının yanına, çoğunluğu ise AFAD ve bazı belediyeler tarafından oluşturulan kamplara yerleştirildi. Yeni yaşam alanlarında hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler ise ülkelerine dönebilmek için dua ediyor. Tüm ihtiyaçları karşılanan misafirler, zor günlerinde kendilerine kapılarını açan Türk halkını unutmayacaklarını dile getiriyor.'İyi durumdayız'Suriyeli Adile Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, desteklerinden dolayı Türkiye'ye teşekkür etti.Türkiye'nin, başta barınma olmak üzere gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını giderilmesi noktasında yoğun çaba harcadığını ifade eden Yaşar, her şeye rağmen ülkelerine dönmek istediklerini aktardı.Merkezdeki yaşam şartlarından memnun olduklarını aktaran Yaşar, şunları kaydetti:'Türkiye'ye geleli 2 ay oldu. Bir süre cami bahçesinde kaldıktan sonra sonra kampa yerleştik. Şimdi iyi durumdayız, yetkililer bizlere yardımcı oluyor ancak ülkemize huzur gelmesini istiyoruz. Türkiye'nin yardım elinini hiçbir zaman unutmayacağız, buradaki herkes Türk halkına minnet duygularını dile getiriyor.'Kobani'den tek başına gelen 87 yaşındaki Zeynep Mustafa ise Türkiye'de mutlu olduğunu ancak ülkesine dönmek istediğini dile getirdi.Hayatta kimsesinin olmadığını anlatan Mustafa, 'Türk halkı bizim kardeşimiz, bundan önce böyleydi inşallah bundan sonra da böyle olacak. Allah Türkiye'den razı olsun burada hiçbir sorunumuz yok' diye konuştu.AA
Kenan Işık'tan Haber Var: Bilinci Hala Kapalı
Almanya'da tedavisini tamamlayan Kenan Işık'ın bilinci hala kapalı.Almanya’da tedavisi tamamlanan ünlü tiyatrocu Kenan Işık, ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi. Işık, uçak altından alındıktan sonra ambulansla havalimanından çıkarıldı.Beyin travması sonucu 8.5 aydır bilinci kapalı olan ve Almanya’da tedavi gören tiyatrocu Kenan Işık, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. Işık'ın tedavisi, evinde sürecek.IŞIK'IN BİLİNCİ HALA KAPALIEşi Beril Işık, yaptığı son açıklamada 'Almanya'da tedavinin sonuna geldik. Dönüş tarihini merkez belirleyecek. Kenan'ın bilinci hâlâ açılmadı. Fakat gözle görülür gelişmeler sağlandı. Uzun süredir yatıyor. Yoğun fizik tedavisi ve özel tedaviler sonunda fiziksel gelişme sağladı. Uyanıklığa yakın durumda olan Kenan'ın bilincinin açılması için Almanya'daki özel merkezde özel bir tedavi ve program uygulanıyor. Tedavi başarılı şekilde devam ediyor. Sürekli yanında konuşarak ve sohbet ederek kendine gelmesini bekliyoruz. Umudumuzu kaybetmiyoruz.' demişti.BEYİN TRAVMASI GEÇİRDİIşık, Beşiktaş'ta bir otelde 21 Mart'ta spor yaptıktan sonra beyin travması geçirmişti. Beynindeki kanama nedeniyle özel bir hastanede 4 saat ameliyat edildi. Uzun süre uyutuldu ve yoğun bakımda tutuldu. Işık, uzun süredir Almanya'daydı.İnternethaber
Reklam