onedio
Validebağ Tişörtü Giyen 18 Kişi Gözaltına Alındı
Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde düzenlenen 8’inci Üsküdar Sempozyumu’nda ‘Validebağ’ tişörtleriyle katılmak isteyen 18 kişi darp edilerek gözaltına alındı.Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in de konuşmacı olduğu etkinlikte, zabıta ve özel güvenlik şiddetine maruz kalan 12’si kadın 18 kişi önce Doğanlar Karakolu’na ardından sağlık kontrolü için Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne götürüldü.Gözaltına alınanlara destek için Validebağ gönüllülerinin karakol önüne gelmesi üzerine çok sayıda polis de buraya sevk edildi.ÇHD İstanbul Şubesi’nden yapılan açıklamada, dernek avukatlarının gözaltına alınan 18 kişinin yanında olduğu belirtildi.Gözaltına alınanlar arasında yer alan Hakan Tosun’un ‘kaybolan’ kamerasının ise görüntüler silindikten sonra iade edildiği öğrenildi. 18 kişinin sağlık kontrolü ve ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılacağı kaydedildi.İdari mahkemenin önce yürütmeyi durdurup ardından durdurma kararını iptal etmesiyle yapımına kaldığı yerden devam edilen Validebağ Korusu’nun yanındaki cami inşaatının ilk betonu atıldı. Semt sakinlerinin Validebağ’da yapılaşmanın yolunu açan bu inşaata karşı mücadelesi sürüyor.Diken
2015'te Kamuya Toplam 74 Bin Personel Alınacak
Milli Eğitim Bakanı Avcı, öğretmen atamalarına ilişkin, 2015'te kamuya toplam 74 bin personel alınacağını belirterek, 'Bunun içerisinden ne zaman ve ne kadar bize tahsis edilir o Bakanlar Kurulu'nun kararında' dedi.TBMMMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğretmen atamalarına ilişkin, 2015'te kamuya toplam 74 bin personel alınacağını belirterek, 'Bunun içerisinden ne zaman ve ne kadar bize tahsis edilir o Bakanlar Kurulu'nun kararında' dedi.Avcı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.Bütçede öğretmenlere tahsis edilen kadro sayısı ve Şubat ayında atama yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine Avcı, son atamada 40 bin kadroyu kullandıklarını ifade etti.Bu süreçte engelli öğretmenlerin atamasının da gerçekleştirildiğini aktaran Avcı, yaklaşık 29 bin öğretmenin Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki 23 ile atandıklarını kaydetti. Avcı, bu bölgelerdeki öğretmen norm kadro doluluk oranının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığını ifade etti.Kürtçe öğretmen atamasının niye yapılmadığına ilişkin bir soruya Avcı, 'İlk defa bu yıl yaptık. Sayı yeterli değil. 18 norm verildi, 17 atama yapıldı. 18 norm kadro karşılığında 17 kişi görevlendirildi. Kırmanci ve Zazaki’de' yanıtını verdi.Öğretmen maaşlarının OECD üyeleri ile karşılaştırılmasına ilişkin soru üzerine Avcı, şu ifadeleri kullandı:'OECD'nin 2014 raporuna göre Türkiye'deki öğretmenler uluslararası standartlara göre düşük maaş alıyorlar. Ancak Türkiye standartlarına göre öğretmen ücretlerinin oldukça iyi olduğu değerlendirilmektedir. Aynı rapora göre 15 yıllık deneyimli bir öğretmenin yıllık ücreti OECD ortalamasında 39 bin ABD doları, Türkiye ortalaması 26 bin ABD doları. Türkiye standartlarında 15 yıllık, tecrübeli ve asgari eğitime sahip bir ilkokul öğretmeninin maaşı, tam zamanlı, tam gün çalışan bir yüksek öğretim derecesine sahip 25-64 yaş grubundaki diğer çalışanların ortalama yıllık kazancına göre yüzde 9 daha fazla. Ortaokul öğretmenleri ise yaş grupları içerisinde üniversite eğitimine sahip olanlardan yüzde 13 daha fazla kazanıyorlar.'“2015’te öğretmen ataması olacak mı ve ne zaman yapılacak?” şeklindeki soru üzerine de Bakan Avcı, 2015'te kamuya toplam 74 bin personel alınacağını belirterek, 'Bunun içerisinden ne zaman ve ne kadar bize tahsis edilir o Bakanlar Kurulu'nun kararında' dedi.'Ocakta mı belli olacak?' şeklindeki soruya da Avcı, 'Bilmiyorum artık o Bakanlar Kurulu'nun gündeminde. Dolayısıyla Bakanlar Kurulu'nu bağlayacak bir ifadede de bulunmam yanlış olur. Bakanlar Kurulu gündemini de Başbakanlık belirler' diye karşılık verdi.Ne kadar talep ilettiklerinin sorulması üzerine Avcı, henüz bir talep iletmediklerini kaydetti.Bakan Avcı, '74 bin kadro var. Bize kalsa 105 bin talep ederiz. Bütün şeyimizi kapatırız. Bir daha da burada bu konu konuşulmaz' şeklinde konuştu.Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi'ne dair soruya karşılık da Avcı, belgenin Milli Eğitim Şurası'nda geniş katılımla ele alındıktan sonra sonra açıklanacağını söyledi.Ücretli öğretmen sayısına da değinen Avcı, 'Öğretmen açığı yaklaşık 110 bin, ücretli öğretmen sayısı bugün itibarıyla 47 bin 825' dedi.7AA
Kadir İnanır: 'Erdoğan'a Kırgınım'
Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan Kadir İnanır, Abdullah Öcalan için 'O halkının lideri, önderidir' ifadesini kullandı.Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan Kadir İnanır , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın Magazin Gazetecileri Derneği gecesinde  Ahmet Kaya 'ya yönelik saldırılara ilişkin 'Hepiniz oradaydınız' sözlerinden ötürü kırgın olduğunu söyledi.CNN Türk'te Şirin Payzın 'a konuşan Kadir İnanır, çözüm sürecine destek verdiğini bir kez daha vurguladı.Kürtlere karşı yapılan haksızlığa tepki gösteren İnanır, eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını istedi. PKK lideri Abdullah Öcalan için kullanılan, 'Aktör' tanımlamasına da karşı çıkan İnanır, 'Aktör diyorlar. Peki kadın olursa ne diyeceğiz' diye konuştu.İnanır Öcalan'ın rolüne işaret ederek, 'O halkının önderi, lideridir' ifadelerini kullandı.İnanır, sürece destek verdiği için karşılaştığı eleştirileri de, 'birileri bizim sevdiğimiz Kadir abimiz gitti bu işlere bulaştı diyorlar. Açık söyleyelim bu mesele çözülmezse hiçbirimizin hayatı güvencede olmaz' diye konuştu.Sürecin sona ermesinin çok kötü şeylere yol açacağı uyarısında bulunan İnanır, 'Hiç bahsetmek istemiyorum çok kötü şeyler olacak. Ve bu süreçten ilk elini çeken bunun altında kalacak' diye konuştu.Ahmet Kaya'nın çok yakın dostu olduğunu belirten Kadir İnanır Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kırgınlığını şu sözlerle fade etti:'Bana abi diyen bir insan ama bir konuşmasında biraz kırıldım. Bu Ahmet Kaya meselesinde. Asla kullandığı o insanlar içerisine kendimi koymadım. Çünkü Ahmet Kaya sevgisini benim kadar bu ülkede hiç kimse özümseyemez haklarını da kimse savunamaz. O her yaptığı şarkıyı gelir ilk önce bana okurdu. Böylesine sevdiğim bir insandı. Ben o olay olurken orada yoktum görmedim dedim. Oradaydınız diye bir de kaba kelimeyle kullandı. Buna tabi aynı şeyle cevap vermek bana yakışmazdı. O yüzden kırgınım'İnanır daha önce verdiği bir demecinde de çözüm sürecine ve HDP'ye destek vermiş ve HDP'ye yönelik saldırılara tepki göstermişti. İnanır'ın aynı zamanda İzleme Kurulu için de ismi geçiyor.T24
Müthiş Maç Cim Bom'un
THY Euroleague D Grubu'nda Kızılyıldız'ı konuk eden Galatasaray Liv Hospital, sahadan 110 - 103 galip ayrıldı.Lig TV 3'ten ekranlara gelen maçta sarı kırmızılı takım ilk çeyreği 22-16, ilk yarıyı da 45-40 önde bitirdi.Son çeyreğe 63-54 geride giren Galatasaray, maç sonunda müthiş bir direnç gösterdi. Cim Bom, Erceg'in son saniyede orta sahadan attığı üçlükle de skoru 82-82 yaptı ve maçı uzatmaya götürdü.Uzatma periyorudunu çok iyi oynayan Galatasaray Liv Hospital, ilk uzatmayı 92-92 eşitlikle bitirince maç 2. uzatmaya gitti.Nefesleri kesen 2. uzatma sonunda ise gülen taraf, Arroyo'nun müthiş performansı ve 110 - 103 skorla Galatasaray Liv Hospital oldu.Galatasaray Liv Hospital bu sonuçla, gruptaki 6. maçında 3. galibiyetini aldı.1.Periyot: 22-162.Periyot: 23-243.Periyot:  9 -234.Periyot: 28-191.Uzatma: 14-142.Uzatma: 14- 7Lig Tv
Başbakan Davutoğlu: 'Kılıçdaroğlu'nu İspata Davet Ediyorum'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Irak ziyaretinin ardından İstanbul'a döndü. Başbakan Davutoğlu Atatürk Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, Irak ziyareti hakkında bilgi vererek şunları söyledi:'Abadi ile çok önemli görüşmeler yaptık. Uzun süren baş başa görüşmelerimizle birlikte heyetlerimizle birlikte de bütün konuları ele aldık. Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni dönemin eski eski güzel mirasını da değerlendirerek kararlı bir şekilde yola devam etme konusunda bir mutabakata vardık. Irak bizim en büyük ticaret ortaklarımızdan biri. Ulusal anlamda çok ciddi ekonomik çıkarlarımız var. Geniş yatırımlarımız var. Bundan sonra da olmaya devam edecek.''YENİ GÜVENLİK DURUMUNU BİRLİKTE ELE ALDIK''Mesud Barzani ile 2 saate yakın bir görüşmede özellikle IŞİD'in Erbil'e saldırısı sonrasında ortaya çıkan yeni güvenlik durumunu birlikte ele aldık. Türkiye ile bölge arasındaki ilişkileri nasıl geliştireceğimiz konusunda çok kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Bunları çok geniş bir perspektif ile ele aldık. İnsani durumu ele aldık. 2 milyona yakın Türkiye'ye mülteci geldi. Yine buna yakın bir sayıda Kürt bölgesine ciddi bir mülteci akımı oldu. İnsani yardım konusunda çok ciddi ihtiyaçları var. Ne yapabiliriz, bunu ele aldık.''DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDECEK BİR PERFORMANS SERGİLİYOR''Başbakan olduktan sonra sayın Barzani ile bir araya gelme imkanımız olmamıştı. İnsani durumu, mültecileri ele aldık. İnsani yardım konusunda çok ciddi ihtiyaçları var. Bu konuda ne yapabiliriz onu değerlendirdik. Bölgesel yönetim ime merkezi yönetim arasındaki ilişkilerin sağlam bir zemine oturması yönünde temennilerimizi ilettim. Bu derece aktif olduğumuz bu bölgede Türkiye'nin her gelişmeyi takip etmesi çok önemlidir. Kuzey Irak'ın istikrarı için 90'lı yıllardan itibaren bölgede bulunan güvenlik unsurlarımızla bir araya geldim ve kendilerinden brifing aldık. Duhok civarında iki kamp kurulması kararımız vardı, bu iki kamplar kuruldu. Orada gördüğüm standarttan çok büyük bir memnuniyet duydum. Türkiye artık böyle insani durumlarda dünyaya örnek teşkil edecek bir performans sergiliyor. Gittiğimiz her yerde, bütün bölgelerde Türkiye'ye çok büyük bir muhabbet var. Bundan sonra da bu çalışmaları birlikte sürdüreceğiz. Daha sonra Silopi'deki Özel Kuvvetler karargahımızı ziyaret ettim, orada da bilgiler aldım ve ardından İstanbul'a döndük.''KALICI İSTİKRARI SAĞLAYACAK BİR STRATEJİ GELİŞTİMEYİ İSTİYORUZ''Bölgede meydana gelen her gelişmesi ABD ile istişare ediyoruz. IŞİD saldırıları sonrası bu istişarelerimiz daha da arttı. Bu konuya bakış perspektifimiz sayın Cumhurbaşkanımız ve benim tarafımdan sayın Obama ile paylaşıldı. Bu akşam Sayın Joe Biden akşam yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın yine görüşmelerimiz olacak bu konuları aktaracağız. Biz Ortadoğu bölgesinde kalıcı istikrarı sağlayacak bir strateji geliştirmeyi istiyoruz.''İLK ZİYARET EDENLERDEN BİRİSİ BEN OLDUM''Görmek istediğimiz husus bütün bunların toplamında nasıl bir resim çıkacağı. Yani biz Kobani ile uğraşırken, eğer Halep yerle bir oluyorsa ve oraya ses çıkarılmıyorsa Suriye'de kalıcı istikrarı sağlamak mümkün olmaz. Bizim tek görmek istediğimiz Suriye halkının iradesini temsil edecek, herkesin katıldığı bir siyasi irade. Bağdat'ta seçim sonrasında böyle herkesin katıldığı bir hükümet yapı oluştu. İlk ziyaret edenlerden birisi ben oldum.''SAYIN BİDEN'LE DE KONUŞACAĞIZ, GÖRÜŞECEĞİZ''Bizim meselemiz kişiler değil, yöntem. Irak'ta da böyleydi. Suriye'de kendi halkını yok etmeye ayarlı, insanlık dışı bir rejim Şam'da otururken ülkenin bir tarafında ortaya çıkan bir terör örgütünü yok etmekle ülkeye barış gelmez. Onu yok edin ama Şam'da da Suriye'de de toplumun her kesimin katıldığı bir siyasi yapı oluşsun. Bizim talebimiz Türkiye'ye yönelik yeni bir büyük mülteci akını olmasın. Olacak ise Suriye sınırları içerisinde karşılanacak şekilde, şimdiden güvenli bölgeler inşaa edilsin. Suriye'nin bütününe umut verecek adımlar atılsın ve savaş suçları konusunda adımlar atılsın. Bu konuları tabi Sayın Biden'le de konuşacağız, görüşeceğiz.''GÖREV TANIMLARI VE VERECEKLERİ EĞİTİMLERİN DE DEĞİŞMESİ GEREKİR''90'lı yıllardan bu yana Silahlı Kuvvetlerimizin ve güvenlik birimlerimizin Kuzey Irak'ta birimleri var. Bölgedeki tehdit çeşitlenince bu birimlerimizin görev tanımları ve verecekleri eğitimlerin de değişmesi gerekir. Bizim için önemli olan Irak'ın istikrarıdır. Zaten Kuzey Irak ile yakın temaslarımız vardı. Bunlar sadece bir kesime verilen eğitimler olmayacak. Bölgede bulunan bütün meşru, bölgenin istikrarı için önemli olan gruplara, taraflara bu eğitim çalışması yapılacak. Herkesin bu faaliyet içinde yer aldığı bir dönemde Türkiye'nin de oranın güvenlik ve istikrarı için her türlü tedbiri almasında bir yanlışlık olmaz. Türkiye sınır boylarındaki her gelişmeyi dikkate alır ve her gelişmeye karşı gereken tedbirleri alması ulusal güvenliğinin bir parçasıdır.''ELİNDE BİR DELİL VARSA ÇIKSIN ORTAYA SÖYLESİN''Ana muhalefet lideri konumunda olan birinin bin düşünüp bir konuşması lazım. Türkiye Cumhuriyeti Kurumları böylesine hafife alınacak bir yapı değil. Elinde bir delil varsa çıksın ortaya söylesin. Yoksa Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumlarını yıpratmaya çalışmasın. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Kılıçdaroğlu'nu ispata davet ediyorum. Neden böyle bir zamanlamada bu açıklamayı yaptı? Partisi içinde her gün farklı bir ses çıkıyor. Kılıçdaroğlu'nu ciddiye alan yok. Anadolu'da bir söz vardır; oynamaya niyeti olmayan gelin, yerim dar, yenim kısa dermiş. Bu parçalanmadan dışarıda gizemli bir aktörü sorumlu tutarak kendisini kurtarmaya çalışıyor. Liderlik yapamıyor, partisi 7'ye, 8'e bölünecek halde. Kendi milletvekili cevabını verdi zaten. Rıza Türmen'i 'CHP yeterince karışık, MİT'e ihtiyaç var mı' dedi. Başka yerle ilgilenmek yerine kendi partisine gitsin, arada parti merkezine gitsin, milletvekillerini toplasın. Başkasını suçlayacağına ev ödevini yapsın. Dersin olayında alamadığı ilkesel tutumu bu olayda alsın. Türkiye'nin her yerinde aynı dili konuşsun. Kimsenin böyle siyasi oyunlarla kendi eksiğini, ayıbını örtmek için devlet kurumlarını yıpratacak faaliyet içerisine girmesi kendisine yaramaz. Hele Kılıçdaroğlu'na hiç yaramaz.'Taner YENER - Gülseli KENARLI - Bahar DEMİREL / İSTANBUL, (DHA)
Reklam
Siber Virüs, Android Kullanıcılarını Korkutacak
Yüzlerce Android telefon kullanıcısı, çok etkili bir virüsün kurbanı oldu.Üstelik virüs, mobil cihazların güvenliğinden sorumlu şirketler tarafından yıllardır görülen en 'sofistike' yazılım olarak adlandırılıyor.Çünkü bu kötü amaçlı yazılım, Android telefonlar üzerinden, sizin yerinize istenmeyen e-posta gönderimi yapıyor, etkinlikler için toplu bilet satın alıyor, Wordpress üyesi bloglara saldırıyor.Mobil cihaz güvenlik şirketi Lookout, virüse NotCompatible (Uyumsuz) ismini verdi.Virüsün arkasındaki siber hırsızlar, çekirdek kodu yeniden yazdırarak ve mobil cihazlardaki bilindik virüslerden farklı bir düzlem üzerinden çalışarak, güvenlikçilerin işini zorlaştırdı.Kiralık kurbanlarLookout güvenlik şirketinden analist Jeremy Linden, normalde bu tarz kötü amaçlı mobil yazılımların sadece birkaç hafta sürdüğünü, ancak NotCompatible'ın iki yıldır işler halde olduğunu söyledi.Bu virüs, uzmanlara göre masaüstü bilgisayar virüsleri kadar gelişmiş.Özellikle yenilenmiş versiyonundaki şifreleme sistemi, kullandığı ağlar ve sinsi işlem prosedürleri yüzünden, virüsün yakalanması ve cihazdan silinmesi çok zor.Uygulama indirirken dikkatNotCompatible virüsünün kurbanı olmamak için, istenmeyen e-postalar ve 'bubi tuzağı' niteliğindeki yüklemelere dikkat etmek gerekiyor.Güvenlik uzmanları, uygulamaların bize hatırlatma yaptığı, ancak sıklıkla pas geçtiğimiz güvenlik amaçlı güncellemelerin de uygulamayı açmadan önce tamamlanması gerektiğinin altını çiziyor.'Aynı şifreyi farklı sitelerde kullanmayın' uyarısıAyrıca Apple cihazları hedef almış Wirelurker ve Masque adlı 'kötü amaçlı yazılım ailelerinin' yayılması, uzmanlara göre siber hırsızları cesaretlendiriyor.Tehlikenin büyümesinde en büyük pay, insanların yüzde 70'inin aynı şifreyi farklı hizmet ve sitelerde de kullanması.Wandera mobil güvenlik şirketinden Eldar Tuvey, 'Bu 'kötü adamların' dikkatini mobil cihazlara verdiğini görüyoruz. Bunun sebebi, modern hayatta masaüstü bilgisayarlardan çok telefon uygulamalarında zaman geçirme alışkanlığının artması' diye konuştu.Eldar Tuvey, telefonlara virüs 'sızdıran' uygulamaların kullanıcı adı, e-posta adresleri ve diğer yazılım metinleri üzerinden yayıldığının altını çizdi ve siber suçluların bilgileri kendi aralarında paylaştıklarını ve bu şekilde, saldırılarının etkisini arttırdığını kaydetti.BBC Türkçe
"Bizim Çöplüğümüz Diyebileceğimiz Bir Stadımız Yok"
Beşiktaş Kulübü teknik direktörü Slaven Bilic, TRTSPOR'da yayınlanan Spor Akşamı programından Şeyda İpek Baykal'a önemli açıklamalarda bulundu.Çok iyi bir form yakaladık eksik oyuncularımız var ama Kasımpaşa maçını kazanacağımıza inanıyorum. Cezalı oyuncularımız var Sivok sakat döndü milli takımdan bu maçta oynayamayacak. Tolga'yı da kullanamayacağız. Ama Beşiktaş büyük bir kulüp ne kadar eksik oyuncularımız da olsa güçlü bir kadro ile bu maça çıkacağız. Kasımpaşa maçında Şota hoca gerginlik olmasın diye Donk'u oynatmayacağını söyledi. Donk iyi bir oyuncu Kasımpaşa onun eksikliğini tabi ki hissedecektir. Ancak Donk 'tan ibaret değil oldukça yetenekli oyuncuları var. Top onların ayağındayken oldukça tehlikeli bir takım.Biz kirli bir takım değiliz bunu herkes biliyorBu sezon çok kırmızı kart gördük. Son maçlarda 4 tane kırmızı kar gördük. Bazı kırmızı kartlar bizim oyuncularımızın hatalarından ortaya çıktı. Bazı kararlar da adil kararlar değildi. Biz kirli bir takım değiliz bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor. Hakemler bize karşı bazen çok kolay kartlar gösteriyorlar. Başakşehir maçında biz 10 tane faul yapmışız. 5 sarı kart görmüşüz. Rakip 20 faul yapmış ama 1 ya da 2 sarı kart görmüş. Böyle olunca ortada bir çifte standart olduğunu düşünmeye başlıyorum. Hakemler bu kararlarını meşru gösterebilirler. Ancak hakemler Beşiktaş'ı cezalandırma noktasında çok aceleci davranıyorlar. Hakemler hakkında konuşarak vakit kaybetmek istemiyorum. Ama yeni alınan kararla hakemler yönettikleri maçlar hakkında pozisyonları konuşacaklar basın toplantısında. Bu karar onların performansını olumlu etkileyebilir.Sağ bek ve stoper transferinde çaresiz değilizTransferden konuşmaktansa modadan ya da mücevherden konuşmayı tercih ederim. Serdar çok büyük bir gelişim gösterdi. Onun gelişiminden çok memnunuz. Onun özgüven eksiliği sorunu var. Sağ bek pozisyonuna Necip ve Atiba'yı da oynatabiliriz. Ama onları orada kullandığımızda ana pozisyonları olan orta saha mevkiinde kullanamayız. Bu da dezavantaj yaratıyor. Listemizde olan oyuncular var ama o kadar kolay değil. Oyuncuyu beğenmeniz gerekiyor onun Beşiktaş'a gelmeyi kabul etmesi gerekiyor ve mali koşulların da uyması çok önemli. Medyaya yansıyan isimlerin bazıları doğru. ama transfer konusunda o kadar çaresiz bir durumda değiliz. İlgimizi çekebilecek bir Türk oyuncuyu da takıma katabiliriz.Kısıtlı kadromuz motivasyon sağlıyorBazı oyuncular üzgün ve özgüvenleri düşüyor sezon boyunca takım ruhunu hep yukarda tutmak mümkün olmuyor. Kadro yapısı olarak oyuncu kadrosu olarak riskli bir takımız. Yoğun maç temposuna girdiğinizde cezalı ve sakat oyuncular olduğunda bu bir tehlike arz ediyor. Ama bu bize büyük hedefler koymamız için artı motivasyon sağlıyor.Türkiye'de rakip futbol oynatmamak için sahaya çıkıyorBeşiktaş'ın ligde ve Avrupa da farklı oynadığını düşünmüyorum. Avrupa'daki maçlarımız iyi stadyum ve iyi atmosferlerde oynandı. Ortaya iyi yüksek tempolu bir maç çıkabilmesi için bu koşullara ihtiyacımız var. Hem de futbol oynamaya çalışan 2 takıma ihtiyacımız var. Bazen Türkiye liginde bu koşulları yakalayamıyoruz. Taraftar sayısı çok düşük kalıyor. Rakiplerde futbolu oynatmamak üzerine oyun stratejilerini kurguluyor. Bunların üzerinden gelmeye çalışıyoruz. bazıları enerimizi Avrupa'daki maçlara sakladığımızı düşünebilir böyle değil. Ama koşullar Türkiye'de o yüksek tempoyu yakalamanıza engel oluyor.'Bizim çöplüğümüz diyebileceğimiz bir stadımız yok'Stadyum meselesi ile ilgili yönetimle toplantılar yapıyoruz tartışıyoruz. Ben hep şunun söyledim. Biz İstanbul kulübüyüz zaten çok yoğun bir takvimde maçları oynuyoruz. Hal böyleyken bu yoğun tempoyu daha da yorucu bir hale getirmek pek mantıklı değil. Umarım İstanbul içinde uygun bir yeri bularak orada istediğimiz atmosferi yaratarak kendimizi evde hissedebiliriz. Sosa'nı 'bu yıl şampiyon takım görüntüsü vermiyoruz' sözleri için şunu söyleyebilirim haklı oluğu nokta daha karalı olmamız gerekiyor. Oyuncularımızın çok büyük bir kısmı henüz büyük şampiyonluklar yaşamış büyük zaferler elde etmiş oyuncular değil. Özellikle ligde yarış halinde olduğumuz rakiplerle kıyaslandığımızda. Dış saha maçlarında iyi performans gösterebiliyoruz. İç saha maçlarında bu konuda biraz eksik kalıyoruz. Daha kararlı davranmamız gerekiyor. Stadyum bizim için çok ciddi bir dezavantaj. Çünkü rakiplere 'burası bizim çöplüğümüz. Buradan puan almanızın imkanı yok. Burada biz ne dersek o olur hissini veremiyoruz.'Şampiyon olmak için Gökhan'a ihtiyacımız varGökhan'ın kırmızı kart pozisyonunda başkaları da eleştirlmeliGökhan çok güçlü bir karakter ve geçen sezondan bu yana ciddi bir gelişim sağladı. Çok genç bir oyuncu ve 4-5 yıldır üst düzey bir oyun oynuyor.22 yaşında olasına rağmen çok olgun biri. Psikolojisi de çok gelişti. Bu sezon antrenmanlarda maçlarda çok iyi bir performans ortaya koyuyor. Onun bu katkısına bizim de çok ihtiyacımız var. Takım içinde önemli bir oyuncu. Bu sezon K.Erciyes maçında gördüğü kırmızı kart haricinde tavrı tutumu yaklaşımı da oldukça iyi. Kırmızı kart konusunda onu eleştiriyorum ama ne olursa olsun garip bir karardı. Bence onunla ilgili eleştirilmesi gereken başka kişiler var. Gökhan bazı hatalar yaptı ama o hatalarla ilgili gerekli sorumluluğu aldı ve özür diledi. Geçen sezon yeteneğini bazen zaman zaman gösteriyordu. Bunu sürekli olarak tekrarlayamıyordu. Bu sezon her maçta ortaya koyuyor. Onun iyi bir performans göstermesi Beşiktaş'ın şampiyonluk yolunda ilerleyebilmesi için çok önemli.Fanatik
Reklam
Fenerbahçe'ye İki Güzel Haber
Fenerbahçe, Bursaspor maçının hazırlıklarını akşam saatlerinde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde saat 17.00'de başlayan çalışma 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu, ısınma ve koordinasyon hareketlerinin ardından 3 gruba ayrılan oyuncular, 5'e 2 top kapma ve pas çalışması yaptı. Antrenman taktik ağırlıklı çift kale maçla tamamlandı. Maçı kazanan takımın oyuncuları objektiflere galibiyet pozu verdi.Fenerbahçe, Bursaspor maçının hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla sürdürecek.Şampiy10
Potanın Perileri 1. Torbadan Katılacak
FIBA Europe'un internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, şampiyonanın kura çekimine katılacak 20 takımın başarı puanına göre sıralandığı liste ve torbaları belli oldu.Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de, 29 Kasım'da yapılacak kura çekiminde, şampiyonaya 1. torbadan katılacak ilk dört sırada yer alan takımlar arasında Türkiye de yer aldı.Kura çekimi öncesinde torbalar şu şekilde oluştu: 1. Torba: İspanya, Fransa, Türkiye, Sırbistan2. Torba: Belarus, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Slovakya3. Torba: Litvanya, Ukrayna, Polonya, Letonya4. Torba: Karadağ, Rusya, İsveç, İtalya5. Torba: Büyük Britanya, Yunanistan, Macaristan, Romanyaİnternet Haber
Reklam
Harry Kewell'a Büyük Onur
Asya Futbolu'nun unutulmaz 10 ismi onurlandırıldı, eski Galatasaraylı Kewell da yerini aldı.Galatasaray'ın efsane futbolcuları arasında bulunan Harry Kewell, önemli bir onura layık görüldü. Asya Futbol Federasyonu (AFC) kıtanın önde gelen futbolcularıyla oluşturacağı Hall of Fame (şöhretler kürsüsü) için isimleri belirledi.Sekiz ülkeden 10 efsane oyuncu belirleyen federasyon, Avustralya'dan Harry Kewell'ı da listeye dahil etti. Kariyerinde Leeds United, Liverpool gibi takımlar bulunan ve son olarak Melbourne Victory'de forma giymesinin ardından futbola veda eden yıldız futbolcu, 2008-11 döneminde sarı-kırmızılılarda forma giymiş, adına şarkılar yazılmıştı.Asya kıtasının şöhretler kürsüsü şu isimlerden oluştuHomayoun Behzadi (İran)Dato’ Soh Chin Aun (Malezya)Yasuhiko Okudera (Japonya)Sun Wen (Çin)Hong Myung-bo (Güney Kore)   Ali Daei (İran)Sami Al Jaber (Suudi Arabistan)Baichung Bhutia (Hindistan)Harry Kewell (Avustralya)Homare Sawa (Japonya)Ülke Haber
Reklam
Terim: "Hatalarım, Pişmanlıklarım Oldu"
IFA'nın haftalık dergisi 'FIFA Weekly'e konuşan Terim, Türk futbolunda istikrarlı kalmanın en önemli sorun olduğunu vurgulayarak, 'Bu sorunun üzerinde çalışıyoruz. Yaklaşık 80 milyon nüfusu bulunan bir ülkenin yüksek potansiyeli vardır ama hakla eksik olduğumuz birçok şey var' dediTürkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 'Kalan tüm maçlarımız kazanabiliriz ama elemelerden geçemesek de bu dünyanın sonu değil' dedi.FIFA'nın haftalık dergisi 'FIFA Weekly'e konuşan Terim, Türk futbolunda istikrarlı kalmanın en önemli sorun olduğunu vurgulayarak, 'Bu sorunun üzerinde çalışıyoruz. Yaklaşık 80 milyon nüfusu bulunan bir ülkenin yüksek potansiyeli vardır ama hakla eksik olduğumuz birçok şey var' ifadelerini kullandı.Türk futbolundaki sorunların çözülmesi için görevinin başında olduğunu vurgulayan Terim, 'Kulüplerin finansal sorunlarını halletmesi, statlara daha fazla seyircinin gelmesi gerekiyor. Aynı zamanda yetenekli genç oyuncular bulmamız lazım. Bunun için buradayım. Milli takım teknik direktörü olarak bu sorunlara çözüm bulmak için kendimi sorumlu görüyorum. Teknik direktörlük, görevimin sadece bir parçası. Bu nedenle milli takıma yeniden imza attım çünkü TFF bunları yapmamı istiyor' diye konuştu.2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri A Grubu'ndaki 4 karşılaşmanın ardından 4 puanla 4'üncü sırada bulunan Türkiye'nin gruptan çıkma şansıyla ilgili de Fatih Terim, 'Hiç belli olmaz. Kalan tüm maçlarımız kazanabiliriz ama elemelerden geçemesek de bu dünyanın sonu değil. Bununla başa çıkabiliriz. Amacım katıldığım her turnuvada final oynayabilecek düzeyde bir milli takım oluşturmak. Bunun için de zamana ihtiyaç var' değerlendirmesinde bulundu.Terim, kendisiyle ilgili yaptığı değerlendirmede ise 'Duygusal bir yapıya sahip olmasaydım hiçbir şey başaramazdım. Duygusallık benim karakterimde çok önemli bir yer tutuyor. Duyguların insanı güçsüz yaptığını düşünebilirsiniz ama bence ondan daha da önemlisi, onları kontrol altına alabilmek. Bir bakarsınız taraftarlar siz alkışlıyor, 30 saniye sonra ise aşağılıyor. Teknik adam ve oyuncuların bununla başa çıkabilmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.Bir dönem Fiorentina ve Milan kulüplerini çalıştırdığı İtalya'ya ilişkin de Terim, 'Sanırım eşim ve çocuklarımla birlikte yaşadığım için orayı ikinci evim gibi görüyorum. Belki bir gün geri dönerim, kim bilir?' dedi.Terim, teknik direktörlük kariyerinde birçok hata yaptığını da belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:'Önemli olan bunlardan dersler çıkarmanız. Kendime karşı her zaman dürüst oldum. Bu yüzden kişiliğimle teknik direktörlüğüm aynı pencereden algılanıyor. geçmişte pişmanlıklar yaşadığım olaylar da oldu ama artık bunlar geride kaldı. Bugün herkes, herşeyi kendisinin bildiğini sanıyor.'Fotomaç
Reklam
Binlerce Yıllık Tarih Suda Boğulacak
Erzincan Kemah’ta yapımına başlanan Kemah Baraj ve HES projesiyle Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarına ait onlarca arkeolojik mirasın sular altında kalacağı ortaya çıktı. Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapan bölgede acilen arkeolojik çalışma yapılmazsa, koca bir tarih baraj ve HES projesiyle, öğrenilmeden tarih olacak.Erzincan Kemah’ta yapımına başlanan Kemah Baraj ve HES projesiyle Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarına ait onlarca arkeolojik mirasın sular altında kalacağı ortaya çıktı. Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapan bölgede acilen arkeolojik çalışma yapılmazsa, koca bir tarih baraj ve HES projesiyle, öğrenilmeden tarih olacak.Erzincan ve Kemah arasında Fırat Nehri’nin ana kolu olan Karasu Nehri üzerinde AK-EL Kemah Elektrik Üretim AŞ tarafından yapımına başlanan ve sondaj çalışmaları bitirilen Kemah Barajı ve 2 HES projesi yaklaşık 20 kilometrelik bir alanı su altında bırakacak ya da etkileyecek. Şirketin Çevre ve şehircilik Bakanlığı’ndan 2013’te olur almayı başardığı ÇED raporunda, bölgedeki 3 tarihi yapı (Alp Tren İstasyonu, Ardos Mezarlığı ve Acemoğlu Köprüsü) dışında hiçbir korunması gereken kültürel varlıktan söz edilmiyor.ÇED raporunun aksine bölgede, 20’yi aşkın noktada onlarca kültürel ve arkeolojik eser olduğu ortaya çıktı. Hangi döneme ait olduğu ancak araştırmalar sonucunda bilinebilecek olan bu eserler, Kemah Barajı ve 2 HES projesinin hayata geçmesi durumunda sular altında kalacak ve koca bir tarih, ortaya çıkarılmadan tarih olacak.DAHA KAZMADAN TARİH BULDULARArkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Üyeleri Hasan Binay ve Mertcan Hepgoncalı, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Üyeleri Aynur Işık ve Gizem Demirci’den oluşan bir heyet, su altında kalacak olan köylerde hiç kazı yapmadan, sadece fotoğraflama çalışması yaparak 4 günlük bir gezi gerçekleştirdi. Bu gezide, prehistorik (tarih öncesi) dönemden başlayarak, Demir Çağ uygarlıklarından Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait su altında kalacak ya da etkilenecek olan mimari yapı kalıntıları, çanak çömlek parçaları, su değirmenleri, tarihi yol kalıntısı bulundu. Ayrıca, heyetin araştırmasına göre, cumhuriyetin erken dönemlerinin endüstriyel mirasına ait tren yolu işletmesi, istasyon binaları, köprüleri ve onlarca tüneli de yok olacak endüstriyel miraslar arasında.‘BİR ZEUGMA OLABİLİR’Daha önce Marmaray gibi çeşitli kurtarma kazılarında da çalışan ve heyette yer alan Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesinden Hasan Binay, bölgede mutlaka arkeolojik çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Bölgede yapılacak arkeolojik çalışmalarla, Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait hiç bilinmeyen verilere ulaşabileceğini söyleyen Binay, “Zeugma gibi bir mozaik de ortaya çıkabilir. Marmaray kazılarının İstanbul’un bilinen tarihini değiştirmesi gibi, bölgenin tarihini değiştirecek şeyler de çıkabilir. Araştırma yapılmazsa, bunları bilemeyebiliriz” diye konuştu.ERDOĞAN ‘ÇANAK ÇÖMLEK’ DEMİŞTİDönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan Marmaray için, “Çanak çömlek yüzünden Marmaray gecikti” açıklamasında bulunmuş, ancak kurtarma kazılarıyla birlikte Neolitik Çağ (Cilalı Taş Devri) buluntularına kadar, nemli eserler gün yüzüne çıkmıştı.Ortaya çıkan bu önemli bilgilerin ardından gözler bilirkişi aşamasında olan mahkemenin vereceği karar çevrildi.
İngiliz Eleştirmenlerden Kış Uykusu'na Tam Not
Nuri Bilge Ceylan'ın 2014 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan filmini, İngiliz sinema eleştirmenleri övgü yağmuruna tuttu.Nuri Bilge Ceylan’ın İngiltere sinemalarında bugün gösterime giren “Kış Uykusu” filmi, İngiliz sinema eleştirmenleri tarafından övgü yağmuruna tutuluyor.Financial Times gazetesi, “Kış Uykusu gösterildiği her şehir ve ülkede görülebilecek en iyi şey” derken, The Guardian, “Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu, muazzam, hüzünlü ve inandırıcı bir trajikomedi” yorumunu yaptı.Financial Times gazetesinin sinema eleştirmeni Nigel Andrews tarafından kaleme alınan eleştiride, “Nuri Bilge Ceylan’ın muhteşem filminde hiçbir şey olmuyor, ama yine de her şey oluyor” ifadesine yer verildi.Gazete, Nuri Bilge Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmiyle Cannes Büyük Jüri ödülüne layık görüldüğünü hatırlatarak, “Kış Uykusu” için “Bir kez daha olağanüstü; bir kez daha konuşkan, bir kez daha içinizi dağlayan; bir kez daha uzunluğu acımasız” ifadelerine yer verdi.Filmin senaryosunun Ceylan ve eşi Ebru tarafından “muhteşem” bir şekilde kaleme alındığını belirten Financial Times, şöyle devam etti:“Bu film kendi kendini aldatmanın gerçekle yüzleşmesi. Bu gerçek birinin kendisine kendisi hakkında gerçekçi olması. Hikayenin saçaklarından kıyamet asılıyor. Herkes ruhen kendi varlığını yeniden biçimlendirmek için teşvik ediliyor.”The Guardian gazetesi ise fimin açıkça Anton Çehov’dan ilham aldığını, bu yıl Cannes film festivalinde görücüye çıkmasından bu yana eleştirmenler tarafından Çehov’un “Mükemmel İnsanlar” (1886) ve “Eczacının Karısı” (1892) hikayeleri ile özdeşleştirildiğini, ancak Ceylan’ın böyle bir uyarlama yapmadığını söylediğini belirtiyor.The Telegraph gazetesi ise film için “şeytanca zeki” ifadesini kullandı.CNN Türk
Reklam