Şimdi hepimiz kabul edelim yılın son gününde içmeyelim de ne zaman içelim dimi? Bol bol içki alıp onlarla enfes kokteyller yapabileceğimiz zaman nihayet geldi!İşte yeni yıl gecesi deliler gibi eğlenirken yudumlayacağınız enfes lezzetler!
21 yaşındaki Cassandra Calin adlı genç bir kadın sanatçı, hemcinslerinin günlük yaşamlarındaki sıkıntılarını ve problemlerini eğlenceli şekilde görselleştirerek güzel bir çalışma yaratmış. Bu harika çalışmayı okudukça insanın yüzünde ister istemez bir gülümseme oluşuyor.
Her gün bir yeni 'Set Aşkı Hikayesi' daha duyan biz yalnızlar, Eros'un aşk oklarını fırlatmak için dizi setlerini mesken tuttuğundan şüphe etmeye başladık. Hatta setin kıyısından köşesinden geçsek de, biz de o özlemini duyduğumuz aşktan biraz nasiplensek diye düşünmüyor da değiliz. Neyse, lafı fazla uzatmayayım.Karşınızda dizi setlerinde, Eros'un aşk okları tarafından kalbinin en derininden vurulmuş oyuncular:
Sinema ve tiyatro oyuncusu Nejat İşler'in aynı zamanda öyküler yazdığını biliyor muydun?Aşağıda yer alan ve giriş kısmını Bavul Dergi yazarı Nejat İşler'in yazdığı öyküyü tamamla, Nejat İşler'le birlikte yazdığın öyküyü arkadaşlarınla paylaş!
İster inanın ister inanmayın, ama göz kamaştırıcı güzellikleriyle bizi büyüleyen o isimler, her zaman bu kadar da kusursuz değillerdi. Rihanna'dan Victoria Beckham'a, Emma Watson'dan Ciara'ya kadar pek çok ünlü, şimdilerde şıklık yarıştırıyor olsalar da, zamanında modayı katletmekte herhangi bir beis görmüyorlardı.İşte tarzlarında yarattıkları dönüşümle, en rüküş kadınlara bile umut ışığı olacak ünlüler:
Şahan Gökbakar'ın Recep İvedik karakterini keşfettiği ve sinema filmlerinden çok önce TV8 ve ATV'de uzun süre kendine hayran kitlesi yarattığı bu dizi eğlence programı unutmak mümkün değil. Programda yer alan bölümlerden özel olarak seçtiğimiz videoları izlerken mutlaka güleceksiniz.
Her yıl yeni beklentilerimiz olur yeni yıldan. Ondan geriye sayarken dileklerimizi de sıralarız içimizden. Dokuz...güzel bir aşk...Dört...güzel bir araba... İki...huzur... Peki bu dileklerin kaçı gerçek olur?
BDSM; bağlama, disiplin, hakimiyet, teslimiyet, sadizm ve mazoşizm öğelerini bir araya getiren cinsel bir disiplindir. BDSM tutkunları bunu itiraf etmekten, yüksek sesle söylemekten çekinirler çünkü bir tür sapkınlık olarak görülme eğilimindedir. Ancak BDSM’de görmek isteyen gözlere nice dersler vardır.
Karşılaştırma ve benzetme içeriklerinin ilgi çektiğini okunma sayılarından görebiliyoruz. Okuması kadar bu içerikleri hazırlamasının da keyifli olduğunu söyleyebiliriz. Bu yıl bu tarz içerikler bakımından dolu dolu geçtiği için en çok okunanları sizler için derlemek istedik...Görsellere veya başlığa tıklayarak içeriklere ulaşabilirsiniz.
Farklı video kesitlerinin ve müziklerin uygun bir şekilde birbirine monte edilmesiyle ortaya çıkan bu mashup videolar internet dünyasında son yılların eğlenceli işlerinin başında geliyor. Bu tarz video çalışmalarının yayınladığı bir platform olan Coubs sitesi de 2015 yılının en çok etkileşim alan mashup videolarını açıkladı. O listeden derlenen 20 video karşınızda. Listenin tamamı için buradan.
Ergen, fotoğrafın altına da uzun bir not düşmüştü:'Bizim , adını ' Sihirli öpücük' koyduğumuz bir sırrımız var... Evlat, benim burnumu öperken, ben onun çenesini öpüyorum, sonra hemen tam tersi, ben evladın çenesini öperken, o benim burnumu öpüyor... İşte sihirli öpücük böyle birşey... İçine gömdüklerini dışarı çıkartabilmesi için, gördüğü şiddetin bedelini ve yükünü bir ömür boyu taşımaması için uzun soluklu bir yol bu...Hani güzel çocuk derler ya, tablo gibi güzel ama, dökme bir biblo kadar güzel burnu, çekik gözleri, aydınlık, nurlu yüzü... o kadar ama o kadar kıyılmaz ve kutsal bir güzelliği var ki... Babaannesinin, babasının, herşeyi en net ve ezbere bilen ablasının - sekiz yaşında- kıymetlisi... İdrar kesesi patlayıp hastaneye zor yetişecek kadar ağır darbeler aldığı günden sonra iki ay hastaneden çıkamamış. Beş ayrı, evet beş ayrı ameliyat geçirmiş... Ayaklarını bana öptürmekte direten, çorabını hiç çıkartmayan, sabah gözünü açıp önce çorabını giyen bu evlat... Saklıyor falakaya uzattığı mis gibi minicik ayaklarını... Kayseri de , bu dünya güzeli çocukların yaşadıkları; bir filimde izlesek ' Böyle de senaryo mu olurmuş, senarist nasıl bir ruh hali içinde yazmış' diye inanmakta zorlanacağımız zor ve ağır bir hikaye... İki yaşında öz annenin gidişi ile başlayan, şimdi babasının kucağından bir dakika bile inmeyen, bir akıl küpü yorgun bilge... Şeytanın insan kılığında canavara dönüşmüş hali o kadının aldığı ya da alacağı cezaya değil bu hüzünlü, minik ailenin yaralarının nasıl sarılacağına gömülmek ve evladın yüzünü 'önemle' sakınmak gerekiyor... Eğitimi için, yaşıtlarıyla parka çıkabilmesi için, sosyalleşebilmesi için...'
Ah o klişeler yok mu o klişeler!.. Bi' bitse de kurtulsak diyorsun, biliyoruz. Peki nasıl bitecek? Belki senin elindedir? Bunu öğrenmenin tek yolu bu test!