Savaş Kurbanları Anısına Eriyen Heykeller
İngiltere'nin Birmingham kentinde, 1. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybedenler buzdan yapılmış 5 bin heykelle anıldı.Savaşın başlangıcının 100. yılı kapsamındaki etkinlikte, merdivene yerleştirilen her bir buzdan heykel, savaşta hayatını kaybetmiş bir kişiyi temsil etti. Brezilyalı sanatçı Nele Azevedo'nun yaptığı heykeller, iki saat içinde tamamen eriyerek, savaş kurbanları gibi yok oldular. Azevedo'nun 'mini heykelleri' daha önce İtalya'nın Floransa ve Almanya'nın Berlin kentlerinde de sergilenmişti. BBC Türkçe
The SpongeBob Movie'nin İlk Fragmanı Yayınlandı
Joe Murray ismi telafuz edildiğinde akla hemen çocukluğumuz gelir. O dönemin ve belki de çizgi film tarihinin en önemli işlerinden Rocko’s Modern Life, SpongeBob SquarePants ve CatDog gibi yapımlara imzasını atan Murray, muhtemelen hafızamızda hep çok iyi bir yer tutacak.Yarattığı işlerden biri olan SpongeBob SquarePants’in sinema filminin çekiliyor olması da hafızalarımızı taze tutmamıza yardımcı oluyor denebilir. The SpongeBob Movie adıyla vizyona girecek olan yapım, 13 Şubat 2015 tarihinde sinema salonlarındaki yerini alacak.Filmin ilk fragmanı geçtiğimiz hafta Comic-Con 2014′te yayımlanmıştı fakat şu anda izleyeceğiniz fragmanın o gün yayımlanandan biraz farklı olduğunun söylendiğini de belirtelim. Zira Comic-Con 2014′te yayımlanan video biraz daha karanlık bir havaya sahipmiş (izleme fırsatımız olamadı maalesef). Az sonra izleyeceğiniz video ise çizgi filmin havasının tamamen korunduğunu gözler önüne seriyor.Çünkü içerisinde çocukların ve tabii ki malum kişilerin sevdiği her şeyi barındırıyor diyelim ve sizleri fragmanla başbaşa bırakalım.Süper Karga
Yayınlanmamış Queen Şarkıları Albüm Oluyor
Bu yıl yeni Pink Floyd albümünün dışında bir de yeni Queen albümünün hazırlanıyor olması ilginç bir tesadüf gibi gözüküyor. İngiliz prodüktör William Orbit, Queen’in arşivindeki kayıtlardan yepyeni bir albüm hazırlıyor. Albümün ismi Queen Forever olacak. Konuyla ilgili Twitter’dan bir açıklama yapan Orbit, ”Şu an resmi olarak Queen’le çalışıyorum! Şarkılar harika. Şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar, takipte kalın” diyerek Queen hayranlarını iyice heyecanlandırdı. Noel’den önce yayınlanması planlanan albümde, grubun Michael Jackson’la yaptığı bir düetin de yer alması gündemde. Söz konusu albüm Queen arşivlerinden bu tür çalışmanın ikinci kez ortaya çıkacak olması anlamına geliyor. Grubun yayınlanmamış kayıtlarının bir kısmı 1995′te Made In Heaven adıyla derlenmişti.Bantmag
Kış Uykusu Oscar Yolcusu!
Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes Film Festivali'nde Altın Palimiye ödülünü kazanan 'Kış Uykusu' filmi Oscar'da ülkemizi temsil edecek. 87. Oscar Akademi Ödülleri’nde Türkiye’yi, 67. Cannes Film Festivali’nde “Altın Palmiye” ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi temsil edecek.
Samsun'da 2 Milyon Yıllık Mamut Fosili
Samsun Kültür ve Turizm Müdürü Yüksel Ünal, ilçede özel bir firma tarafından uzun yıllar işletilen ancak son 10 yıldır atıl bekleyen linyit kömürü madeninde 4 yıl önce bazı fosillerin çıkarıldığını söyledi. Bulunan parçaların neye ait olduğunun bulunması için Maden Tetkik Arama (MTA) Tabiat Tarihi Müzesi ile irtibata geçtiklerini belirten Ünal, şöyle konuştu: 'Bilim adamları ilk gözlemlerinde fosillerin Akdeniz Mamutu'na ait olduğunu tespit etti. Bunu da fosiller arasında bulunan ve bu hayvanların karakteristik özelliklerinden birisi olan sağ üst çenedeki son azı dişinden anlamışlardı. Söz konusu fosillerin yaşının tespit edilmesi, yakından incelenmesi gerektiği bize bildirildi. Biz de MTA'yla irtibata geçtik ve fosiller yaklaşık 1 yıl incelendi.' Fosiller Samsun'da sergilenecek Fosilleri MTA Tabiat Tarihi Müzesi Paleontoloji Birim Yöneticisi Ebru Albayrak'ın incelediğini belirten Ünal, şunları kaydetti: 'Ladik ilçesinde bulunan fosillerin 2 milyon yıl önce yaşamış mamut, mamut dişi ve at dişleri olduğu belirlendi. Ladik'in geçmişte erken pleistosen döneminde yaklaşık 2 milyon yıl önce mamut ve atlar için uygun bir iklim ve bitki örtüsüne sahip olduğu tespit edildi. Ayrıca bu fosiller ile gelecekte bu bölgede daha ayrıntılı çalışma yapılması durumunda önemli fosillerin elde edilebileceği belirtildi.' Ünal, fosillerin Samsun'da müzede sergileneceğini sözlerine ekledi.AA
Stoner Dünyasına Sokan 10 Mükemmel Parça
Neredeyse herkesin içersinde bir redneck ve stoner olduğunu biliyoruz. Hemen hemen hayallerimizi süsleyen ufak yapboz parçalarından bazılarıda bir köy ve kasaba hayatı. Bahçeli evin önünde sallanan sandalye. Yanında bir iki kasa bira ve tabiki doğa . Bide küçük kasabamızda ufak bi cafe de iş buldukmu .. bulduk mu ? ohh tamam.
İnsanlık Testosteronun Azalmasıyla İlerledi
ABD'li araştırmacılar tarafından yapılan araştırma, insanların testosteron hormonunun azalması sayesinde gelişime yöneldiğini ve uygarlıkların bu sayede ortaya çıktığını savundu. İnsanları medeniyete götüren yol, testosteron hormonunun azalmasıyla ortaya çıkmış olabilir. Duke, Utah ve Iowa üniversiteleri tarafından yapılan araştırmada, insan vücudundaki testosteron seviyesinin azalması, medeniyetin kalkınmasını sağlayan önemli gelişmelere ve işbirliğine yol açtı. Current Anthropology dergisinde yayımlanan araştırmada, antik ve modern zamanlara ait 1400 kafatası incelendi. Duke Üniversitesi'nden Brian Hare ve Jingzhi Tan; Utah Üniversitesi'nden Robert Cieri ve Iowa Üniversitesi'nden Robert Franciscus'un yer aldığı araştırmada, zamanla testosteron seviyesinin azaldığı ve insan kafatasının 'daha yuvarlak ve yumuşak hale geldiği' ifade edildi. Yaşanan değişim, insanların birbirlerine davranışlarını da yumuşatırken, el aletleri yapma becerisi arttı, sanat ilerledi ve teknoloji alanında gelişmeler başladı. Modern insanın atalarının 200 bin yıl önce, el aletleri yapımının ise sadece 50 bin yıl önce başladığına dikkat çeken araştırmacılar, bu zamanlanın testosteron hormonunun azalmasıyla uyuştuğunu belirtti. Araştırmada, toplu halde yaşamaya başlamak ve işbirliği yapmak uzlaşma yeteneğini artırırken saldırganlığı azalttı. Yaşanan zihinsel ve davranışsal değişimler, vücuda da yansıdı. Özellikle yüz hatları değişti, çıkık kaşlar ortadan kalktı. Birbirimizden öğrenmeye başladık Biyolog Robert Cieri, 'insanların daha işbirlikçi davranış sergilemeye başladıkları dönemlerde teknolojik yeniliğin, sanat ve kültür gelişimlerinin de arttığını' ifade etti. Cieri, 'Eğer tarih öncesi insanlar daha yakın yaşamaya ve teknoloji transferi yapmaya başlamışlarsa, bu birbirlerine anlayışlı olmaları sayesinde gerçekleşti. İnsanlığın başarısı birbirimizden öğrenmemiz ve işbirliği yapabilmemiz' dedi. İncelenen kemiklerde testosteron seviyesinin nasıl değiştiğini anlamanın çok zor olduğunu ifade eden Brian Hare ise şempanze ve cüce şempanze sayesinde bir fikir elde ettiklerini belirtti. Şempanzeler stresli oldukları zaman testosteron salgılarken, cüce şempanzeler kortizol salgılıyor. Hare, 'Cüce şempanzelerde çıkık kaş görmek imkansız' ifadesini kullandı. Al Jazeera
Dikkat! Bu Çizgi Roman Aşırı Kolesterol İçerir
Başınıza nahoş bir şey gelmesin istiyorsanız Tony Chu gibi pancardan başka bir şey yemeyin… Chew, modern toplumları gittikçe daha fazla pençesine alan yiyecek paranoyasıyla dalgasını geçiyor. Yemek yapan birinin parmağını kesmesi irkiltici bir şey. Zaten ben kan gördüm mü küçük çaplı baygınlık geçiririm. Chew’un giriş sayfasında ilk iki kareden sonra ne olacağını hissettim. Yemek yapan birinin elleri vardı ilk karelerde; soğan, sebze filan hazırlamış, kesme tahtasında doğramaya hazırlanıyordu. “Tamam” dedim, “birazdan parmağını kesecek yanlışlıkla” ve Chew’un kapağını kapadım. Zorlu bir yolculuk olacaktı anlaşılan… Derin bir nefes alıp sakinleştim ve okumaya devam ettim. Hayret, hem güldüm hem şaşırdım, zaman zaman yüzümü buruşturdum. Kitabı okuduğum kafede yan masalarda oturanlar beni okurken seyretmişlerse kesin Chew’u merak etmişlerdir. Arka kapağında ign.com’dan yapılan tanıtım alıntısındaki cümle çok doğru: “Chew harika bir çizgi roman. Sizi kulaklarınızdan tutup burnunuzdan bir parça ısıracak, yüzünüze tükürecek ama yine de gülerek daha fazlasını isteyeceksiniz…” Adından da anlaşılacağı üzere konu yemekle ilgili. “Chew” yani “Çiğnemek”. Aslına bakarsanız eylemin sözlükvari açıklaması kitabın konusu açısından daha aydınlatıcı olur: “Yiyecekten bir parça ısırıp dişlerinin arasında ezmek.” Olayların merkezinde bir polis dedektifi olan Tony Chu var. Soyadına dikkat. Chew ve Chu arasında ses benzerliği önemli. Sadece hikâye açısından bir ipucu değil bu; yazarının kafa yapısı hakkında bir fikir veriyor. John Layman yazmış Chew’un öyküsünü. Kitabın arkasında yazdığı kısa özyaşam öyküsü çok eğlenceli. Şöyle diyor: “John Layman korkunç derecede yaşlıdır (araştırdım, 44’ünde daha) ve bütün hayatı boyunca son derece feci acılar çekmiştir. Her yeni gün, attığı her adım, aldığı her nefes ona yepyeni türde bir acı vermektedir fakat buna rağmen halen azmetmektedir. Hem de sadece senin için sevgili okur, sadece senin için.” Çizerimiz Roy Guillroy da eğlenceli bir tip. O da kendisini şöyle tanıtmış: “Boş zamanı yoktur ama bir mucize olur da boş zaman bulursa kıçının üzerine oturup çimlerin uzamasını izlemeye bayılır.” Evet, karşımızda böyle iki tip ve elimizde onların yazıp çizdiği bir Chew var. Sonuç absürt, farklı, tekinsiz, biraz rahatsız edici ama komik-eğlenceli bir çizgi roman. Kuşgribi sonrası dünya Türüne fantastik-polisiye diyebiliriz rahatlıkla. Olaylar kuşgribi salgınının 23 milyon Amerikalıyı öldürmesinden sonraki bir zaman diliminde geçiyor. Dedektifimiz Tony Chu, Philadelphia polis teşkilatında çalışıyor. FDA yani Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tavuk ve benzeri kuş türünün, kısaca beyaz etin diyelim, yiyecek olarak tüketilmesini yasaklamış. Tabii devlet neyi yasaklarsa el altından satışının devam edeceği doğa kanunu gibi bir şey. Beyaz et karaborsası ve mafyası oluşmuş. FDA da (Türkçe çeviride GİD – Gıda İşleri Dairesi denmiş) beyaz et mafyasına karşı özel suçlar birimi kurmuş ve tavuk kaçakçılarına aman vermiyor. Chu rutin görev sırasında özel güçlerini kullanarak yamyam bir seri katili yakalıyor. Ancak bunu yaparken kullandığı güçleri biraz sıradışı ve irkiltici. Chu bir “sibopatik”; yani bir yiyeceği tattığında onun üretiminin nasıl yapıldığı, ona kimler dokundu, hangi kimyasallarla temas etti, nasıl taşındı gibi bilgiler kafasında bir imgelem olarak oluşuyor. Seri katil hapse girmemek için Chu’ya öldürdüğü insanların ismini vermeden kendisini öldürüyor. Chu’nun isimlere ulaşması için yapacak tek şeyi kalıyor, katilin etinden birkaç ısırık alıp etini çiğneyip yutmak. Adalete ve kurbanların böyle huzura kavuşacağına inancı tam olduğu için Chu da tam bunu yapıyor. Katilin bir kısmını yiyor ve isimleri öğreniyor. Ama onu bulduklarında yüzünün çoğu yenmiş bir katille orada ne yaptığını açıklamak kolay değil. İçişleri dedektiflerinin kendisini sorgulayıp büyük ihtimalle meslekten ihraç edecekleri sırada odaya bir GİD ajanı olan Mason Savoy giriyor ve Chu’yu ajan olarak kendi bölümlerine aldıklarını soruşturmanın kapandığını söylüyor. Makarnadan gitar sesi çıkartmak Ve asıl hikâye bundan sonra başlıyor. Chu, yeni ortağı Savoy’un da kendisi gibi sibopatik olduğunu ve kendisinin de bu güce sahip dünyada bilinen üç kişiden biri olduğunu öğreniyor. Ardından “saboskrivner’lerin (yani yazdıkları yazılarla okuyanlara o tatları gerçekten hissettirenler), “voresoflar” (yani yedikçe zekileşenler), “siboyinvaleskorlar” (yani yedikçe fiziki gücü artanlar), “bromaformutareler” (yani yediği yemeğin biçimini alabilenler), “lagamüzisyenler” (yani çubuk makarnadan gitar sesi çıkartabilenler), “hortamagnatroflar” (yani yetiştirdiği sebzeleri istedikleri boyuta kadar büyütebilenler) gibi birçoğu absürt, bir kısmı tehlikeli ama illa ki yiyecekle ilgili özel güçleri olan insanların dünyasına giriyor. Bu arada Tony Chu’nun güçlerinin işlemediği tek yiyecek pancar. Dolayısıyla gönül rahatlığıyla bir tek pancar yiyebiliyor. Çünkü başka ne yese iç bulandırıcı şeylerin görüntüleri beliriyor kafasında; çoğunlukla da bir suç oluyor geçmişte bir yerlerde. ABD’de Chew yayına 2009 Haziranı’nda başladı. Bugüne kadar 42 macera yayımlandı. Türkçe basımını yapan Marmara Çizgi ilk beş macerayı toplu bastı. Sağlıklı yaşa “terörü” Yazar John Layman son yıllarda “modern refah” toplumlarını gittikçe daha fazla pençesine alan yiyecek paranoyasıyla bir güzel dalga geçiyor. “Yumurta yeme kolesterol yapar”; “bitkisel yağ damarlarını tıkar”; “kalbini seviyorsan kırmızı et yeme”; “sen bu tavukların nasıl yetiştirildiğini biliyor musun”, “tuz yeme”, “sigara içme”, “kepekli ekmek ye” diye uzayıp giden bir “doğrular”, “uyulması elzem” sağlıklı beslenme listesi var. Bu listeden kaçmak mümkün değil. Lafı uzatmak gibi olacak ama son bir not: Başbakan Erdoğan 2007’de “sigaraya savaş açtım” açıklaması sonrası etrafındaki vekillerin ceplerinden ve ağızlarından sigaraları alıp bırakma sözü almaya başlamıştı. Değil mi ki sağlığınızı sizden daha fazla düşünen yöneticileriniz olunca tüm iradenizi teslim etmenizde sakınca yoktur; hah işte Chew idarenizin yanı sıra iradenizi de teslim ettiğinizde olacakları anlatıyor. Buyurun olası geleceğinizi okuyun. CHEW 1- Cilt: Lezzetçilerin Tercihi Yazan: John Layman Çizen: Rob Guillroy Çevirmen: İlke Keskin Marmara Çizgi 2014, 128 sayfainsanokur.org
Harry Potter Serisi Hakkında Bilmeniz Gereken 50 Bilgi
Harry Potter dünyada en çok takipçisi olan serilerden biri. Kitapları, filmleri bitmesine rağmen popülerliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Bu galeride seriyle ilgili pek bilinmeyenleri okuyacaksınız. Fakat tabi ki biliyor olabilirsiniz!