onedio
11 Belgeselci Filmini Altın Portakal'dan Çekti
51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde sansür tartışmasının ardından festivaldeki 11 filmin yönetmeni belgesellerini geri çekti.11 yönetmen Festival Komitesi’nin sansür konusunda eleştiride bulunan, tavır koyan herkesle aynı fikirde olduklarını belirttiği açıklamasını “meselenin özünü çözmeye dair olmadığını büyük bir hayal kırıklığı ile karşıladık” diye cevapladı.11 yönetmen arasında sansür tartışmalarıyla gündeme gelen 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' belgeselinin yönetmeni REhan Tuvi de bulunuyor.Belgeselcilerin açıklamaları şöyle:“51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ön-jürisi tarafından yarışma bölümüne seçilen belgesel filmlerimizin TCK’ ya göre değerlendirilmiş olması ve ardından bir arkadaşımızın filminin sansür mekanizmasına takılarak yarışma dışı bırakılmasıyla başlayan kriz, festival yönetimince son ana dek sorumluluk üstlenmeyen ve polemiklere sebebiyet veren bir tarz ile yönetilmiştir. En başından beri asıl meselenin filmlerimizin TCK maddelerine göre değerlendirilmesi, sansürün meşrulaştırılması sorunu olduğunu söylememize rağmen, sinema dünyasını bölen, spekülasyonların ve manipülasyonların etkin olduğu bir tartışma ortamı yaratılmıştır.“Bizim, festivalin yapılabilmesine dair beklentilerimiz gerçek anlamda festival yönetimince karşılığını bulmamıştır. Yapılan son açıklamanın da meselenin özünü çözmeye dair olmadığını büyük bir hayal kırıklığı ile karşıladık.“Festival yönetiminin TCK uygulamalarına dair net bir özeleştiri vermemesi, bizim açımızdan, gelecekte yapılacak olan festivallerde de filmlerimizin bu maddelere göre müdahale görebileceği anlamına geliyor.“Aşağıda imzası olan, Ulusal Belgesel Yarışma bölümünde yer alan yönetmen ve yapımcılar olarak filmlerimizi festivalden çektiğimizi üzülerek bildiriyoruz.”Cuma günü başlayacak festivalde Rehan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli, ön jürinin kararına rağmen festival yönetimi tarafından TCK’ya aykırı bölümler içerdiği gerekçesiyle programdan çıkarılmıştı.5 Ekim’de filminin yönetmeni Reyan Tuvi, filmin İngilizce altyazısındaki bir küfür çevirisini kaldırmasıyla sorunun çözüldüğünü açıklamıştı.Jüri başkanı Can Candan'ı ardından 10 jüri üyesi daha istifa etmiş 13 yönetmen Festival Komitesi’nden özür ve özeleştiri metni sunulmadığı takdirde yarışmadan çekileceklerini deklare etmişti.Hülya Uçansu, Zeynep Özbatur Atakan, Alin Taşçıyan’dan oluşan Festival Komitesi 'Sansür kabul edilemez' dediği açıklamada “Yanlış bir iletişim zinciri oluştu ve işin bu hale gelmesinde bizim de sorumlu olduğumuzu kabul ediyoruz' dedi'Sayın Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli daha önce festival dahilinde özel gösterim programı yerine ulusal belgesel yarışma bölümüne davet edilmiş ve bu davetimiz kabul görmüştür. Yönetmenin sanatçı iradesine herhangi bir baskı ya da otosansür dayatması yapılmamıştır, yapılması da düşünülemez, bu noktada yönetmenin kendi açıklamaları da ortadadır.'Ne festival tarafından ne de eser sahibi tarafından söz konusu filmin ne mesajına, ne içeriğine, ne kurgusuna, ne de bütünlüğüne dokunulması asla ve hiç bir zaman talep edilmemiş, net bir biçimde adını vererek ve yazılı olarak kişilik haklarına yönelik bir hakarete dair ortak bir hassasiyet sonucu söz konusu küfür kaldırılmıştır. Filmin ilk başta açıklandığı gibi halka açık gösterime çıkartılmaması ile ilgili gerçek bununla sınırlıdır.' Filmleri çeken yönetmenler şöyleAlbina Özden, Ayris Alptekin, Fehime Seven, Nazlı Bulum, Sefa Tokgöz - Ben Bir Slogan Buldum Annem Benim YanımdaDevrim Akkaya, Cem Doruk - DiyarYasin Semiz – Eymir Neden Paylaşılamadı?Zeynel Koç, Cenk Örtülü – Kêl / O İklimde Kalırdı AcılarEmel Çelebi – Külkedisi DeğilizCem Kaya - MotörEnder Yeşildağ – Sessiz ÇığlıkGüliz Sağlam, İlker Berke – Tepecik Hayal OkuluAhmet Yurtkul- UzakReyan Tuvi – Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya DekDeniz Yeşil – Yollara DüştükBianet
Küçük İskender Tarzı Şiir Yazmak İçin Takip Edilmesi Gereken 10 Temel Adım
Önce kısa bir şiir ile Küçük İskender'in tarzını anımsayalım:'İkimizden birinin öleceği İncil'de yazıyorduöpmek, gece yarısı karanlık bir sokakta bıçaklanmaya benzerkaranlığa düşen bir sevdayı esrar eğitirgece yarısı kapınızın yumruklanması gibi oluröpüşürken gözlerinizi yummanız'Şimdi, ne yapmak üzere olduğunuzdan haberdar olduğunuza göre, bu tarz bir şiir yazmak için takip edilmesi gereken adımlara bir göz atalım.
Gezi'nin Kayıpları Buluştu
Ressam Haydar Özay, TMMOB Mimarlar Odası Karaköy Şubesi’nde duvara astığı 50 metrekarelik dev tuvale Gezi olaylarını resmetti. Haydar Özay’ın ‘Gezi Resmi’ Ekim ayı boyunca burada görülebilecek.Ressam Haydar Özay Haziran 2013’de başlayan Gezi olaylarını ve daha sonra Türkiye’nin tarihinde yer eden gelişmeleri 5 metre eninde 10 metre boyunda tek parçalık dev tuvaline resmetti. 30 yıl Gezi Parkı’nda başbahçıvanlık yapan babası Cemal Özay’dan ilham aldığını ve çocukluğunun Gezi Parkı’nda geçtiğini belirten Özay, yağlı boya olarak yaptığı dev ‘Gezi Resmi’nde, kırmızılı kadınla başlayan sürecin bütün aşamalarını tuvaline aktardı.Gezi’de hayatını kaybeden Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Medeni Yıldırım’ın yanı sıra Kadıköy’de düzenlenen Kent mitingi sırasında hayatını kaybeden Elif Çermik, Okmeydanı’nda Cemevi bahçesinde polisin silahından çıkan kurşunla ölen Uğur Kurt, Somalı madenciler de dev tuvalde yer aldı.‘SOMALI MADENCİLERİ DE EKLEDİM’Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümünden 1996’da mezun olan Özay, çalışmalarını daha çok büyük boyutlu tuvaller üzerinde yapıyor. Yaz aylarında devam ettiği çalışmasının ardından resmin tamamlanmak üzere olduğunu söyleyen Özay, izleyicilerin talepleri üzerine resme eklemeler yaptığını ifade etti. Özay “Çok karamsar bir hava yaratmadan, resme doğanın ve kentin savunmasında hayatını kaybeden, insani değerleri savunanları koydum” diye konuştu. Resminde Gezi sonrasında yaşanan önemli olayların da yer aldığını belirten Özay, “Somalı madencileri ekledim. İnsanlar ‘Asansör faciasında hayatını kaybeden insanlar da olmalı’ diyorlar. Türkiye’de her gün bir şeyler oluyor ve insanlar bu gelişmeleri resimde görmek istiyorlar” dedi.TMMOB Mimarlar Odası Karaköy Şubesi’nde çalışmalarına devam eden Haydar Özay’ın ‘Gezi Resmi’ Ekim ayı boyunca burada görülebilecek. Özay daha sonra dev tuvalini, uluslararası platformlarda sergilemeyi planlıyor.
Korsan Kitapta Elif Şafak Birinci
İstanbul Güvenlik Şubesi ekipleri son yıllarda korsan ürün basarak haksız kazanç elde eden kişilerle mücadele konusunda teknik takip kullanmaya başladı.Bu sistemle adım adım izlenen çetelerin ürettikleri tüm ürünlere el koyma imkânı belirdi. Daha önce sadece korsan Kitapların satıldığı tezgahlara el konulurken, teknik takip ile kitapların basıldığı matbaalar ile depolandığı yerler de tek tek basıldı.171 bin adet kitapSavaş Akın’ın Milliyet’te yer alan haberine göre, bu yöntemle polisin bu yıl düzenlediği operasyonlarda 171 bin adet korsan kitap ele geçirdi. 31 adet matbaa makinesinin el konulduğu operasyonlarda 135 bin de kitap kapağı ve 180 adet kitap kalıbı bulundu.Korsan kitap basıp piyasaya süren çetelerin en çok ikisi yabancı uyruklu 10 yazarın kitaplarını bastıkları ortaya çıktı. Polisin ele geçirdiği kitaplar arasında en çok Elif Şafak kitapları dikkat çekti. Şafak’ı ikinci sırada Ayşe Kulin, üçüncü sırada ise Ahmet Ümit takip etti. Birinci sırada yer alan Elif Şafak’ın en çok “Ustam ve Ben” isimli kitabının korsanın basıldığı ortaya çıktı. Ahmet Ümit’in ise birçok kitabının korsanının basılıp piyasaya sürülmek istenirken, Zülfü Livaneli’nin en çok ‘Kardeşimin Hikâyesi’ adlı kitabının basıldığı belirtildi.  KORSANDA İLK 101- Elif Şafak, 22 bin adet2- Ayşe Kulin, 18 bin adet3- Ahmet Ümit, 13 bin adet4- İskender Pala, 9 bin adet5- John Verdon, 8 bin 300 adet6- Canan Tan, 7 bin 500 adet7- Zülfü Livaneli, 7 bin 200 adet8- Soner Yalçın, 6 bin 800 adet9- Oğuz Atay, 5 bin 900 adet10- Khaled Hosseini, 5 bin 500 adetSavaş Akın | Milliyet
National Geographic Uluslararası Fotoğraf  Yarışması
National Geographic, yerel edisyonların katılımıyla uluslararası fotoğraf yarışmasının dokuzuncusunu düzenliyor.National Geographic Fotoğraf Yarışması bu yıl, Doğa, İnsan, Mekân ve Akmerkez kategorisi olmak üzere dört ayrı kategoride düzenlenecek.Türkiye Ödülleriİnsan, Doğa ve Mekan birincileri arasından seçilecek kişiye Canon EOS 6 fotoğraf makinesi verilecektir. Diğer kategori birincilerine Canon EOS 1200D fotoğraf makinesi verilecektir.Uluslararası ÖdüllerHer kategori birincisine 2.500$ para ödülü verilecektir ve fotoğrafları NG dergisinde basılıp, yaynılanacaktır. Büyük ödül sahibi ise 10.000 $ kazanacaktır ve Ocak ayının 2. haftasında Washington’daki merkezde yapılacak olan fotoğraf sergisi için gidiş-dönüş uçak bileti, 3 gece otel, NG dergi merkezi ziyareti, ve diğer fotoğraf sergilerine katılım ile ödüllendirilecektir.
Altın Portakal Yönetiminden 'Özür ve Uzlaşı' Çağrısı
Cuma günü başlayacak 51’inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden 6 ayrı ödül kategorisinden 11 jüri üyesinin istifası, Belgesel Sinemacılar Birliği’nin festivalden çekilme kararı ve çeşitli sinema platformlarının aldığı boykot kararına, dün akşam saatlerinde yenisi eklendi.BELGESELCİLER ÖZÜR VE ÖZELEŞTİRİ İSTEDİFestivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması kategorisinde yer alan 15 belgeselin 13’ünün yönetmeni, Festival Komitesi’nden özür ve özeleştiri metni sunulmadığı takdirde yarışmadan çekileceklerini deklare etti. Açıklamada belgeselciler, filmlerinin Türk Ceza Kanunu’nun maddelerine göre değerlendirilmesini kabul etmediklerini, festivallerin bağımsızlık ve özgürlükten yana bir anlayışa sahip olması gerektiği belirtildi.FESTİVAL KOMİTESİNDEN YANITBelgeselcilerin, dün saat 20.00 sıralarında ’51’inci Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali Komitesi ve Kamuoyuna’ başlığı altında yaptığı açıklamaya, festival komitesi sabah saatlerinde karşılık verdi. ’Kamuoyuna önemli duyuru’ başlığıyla yapılan açıklama, uzlaşı çağrısıyla başladı. Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeselinin Ulusal Belgesel Film Yarışması’ndan çıkartılmasıyla başlayan sürece ilişkin net ifadelerin yer aldığı açıklamada şu sözler yer aldı:'Günlerdir içinde bulunduğumuz üzücü ve yıpratıcı tartışmalara bir son vermek ve sektörün tüm unsurlarıyla birlikte bir uzlaşma noktası yakalamak ve sinemamızın 100’üncü yılında en köklü festivalimizin sağlıklı bir ortamda yapılmasını sağlamak için bir çağrıdır bu.''BİZ DE SORUMLUYUZ'Sansür konusunda eleştiride bulunan, tavır koyan herkesle aynı fikirde olduklarını açıklayan Festival Komitesi 'Sansür kabul edilemez' diyerek devam ettiği açıklamasında çok kısa sürede büyük bir festival hazırlığı içine girdiklerini ve hiç beklemedikleri bir krizle karşılaştıklarını dile getirdi. 'Yanlış bir iletişim zinciri oluştu ve işin bu hale gelmesinde bizim de sorumlu olduğumuzu kabul ediyoruz' denilerek, beklenen özür bir şekilde dile getirildi. Açıklama şöyle devam etti:'Sayın Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli daha önce festival dahilinde özel gösterim programı yerine ulusal belgesel yarışma bölümüne davet edilmiş ve bu davetimiz kabul görmüştür. Yönetmenin sanatçı iradesine herhangi bir baskı ya da otosansür dayatması yapılmamıştır, yapılması da düşünülemez, bu noktada yönetmenin kendi açıklamaları da ortadadır. Ne festival tarafından ne de eser sahibi tarafından söz konusu filmin ne mesajına, ne içeriğine, ne kurgusuna, ne de bütünlüğüne dokunulması asla ve hiç bir zaman talep edilmemiş, net bir biçimde adını vererek ve yazılı olarak kişilik haklarına yönelik bir hakarete dair ortak bir hassasiyet sonucu söz konusu küfür kaldırılmıştır. Filmin ilk başta açıklandığı gibi halka açık gösterime çıkartılmaması ile ilgili gerçek bununla sınırlıdır.'SİNEMA BAYRAMI OLSUNHülya Uçansu, Zeynep Özbatur Atakan, Alin Taşçıyan’dan oluşan Festival Komitesi adına yapılan açıklama, 'Hepimizin ve sinemamızın ortak çıkarı, bir tartışmaya tüm festivali kurban etmemektir. Karşılıklı suçlamalar ve ithamlar yerine, konuşup tartışarak çözemeyeceğimiz bir konu ve sorun olmadığı inancındayız. Meselenin tüm taraflarını 51. Antalya Altın Portakal Film Festivalimizi bir sinema bayramı biçiminde kutlamaya davet ediyoruz' ifadeleriyle sona erdi.Emre BAYLAN/ ANTALYA, DHA
Dünyada Tanınmalarını Sağlayan Yapımları ile 28 Ünlü Yönetmen
Geleceğe Dönüş Zemeckis ilk kez seksenli yıllarda çektiği Geleceğe Dönüş filmleri ile ismini duyurdu. 1994 yılında yönettiği Forrest Gump filmi ile En İyi Yönetmen Oscarını aldı, film ayrıca en iyi film ve en iyi senaryo da dahil olmak üzere toplam altı oscar ödülünün sahibi oldu.
Tony Bennett ve Lady Gaga 'Yanak Yanağa' Rekor Kırdı
Tony Bennett Duets II albümünde, Lady Gaga ile stüdyoya giren ve müzik dünyasının kült şarkılarını seslendiren ikili, müzik piyasalarını altüst etti. 85 yaşındaki Bennett, son albümünde düet yapmak için Lady Gaga’ya teklif götürmüş ve ardından “ Lady Gaga, bu ülkenin Picassosu’dur. O, Elvis Presley’i bile geçecek” diyerek, birçok kişiyi hayrete düşürmüş, sosyal medyadan Bennett’ın artık bunadığını söyleyenler bile olmuştu. Genç kadın, bu sözlere karşılık “Altı ay önce müziği bırakma noktasına gelmiş, bezmiştim. Tony hayatımı kurtardı” demişti. İkilinin birlikte seslendirdikleri klasik parçalar Cheek to Cheek, Anything Goes ve Let’s Face The Music And Dance’den oluşan albüm, raflara konduğu ilk haftasında 131 bin kopya satarak, bir rekora imza atmış oldu. Bu aynı zamanda Tony Bennett’ın, 63 yıllık müzik kariyeri için de bir rekor oldu. REUTERS&Taraf
Hz. Fatıma’nın Sandukası Kurtuldu!
Topkapı Sarayında’ki Kutsal Emanetler arasında yer alan Hz. Fatıma’nın sandukasının Irak’a hediye edileceği haberi asparagas çıktı.Alevilere kırmızı fişleme sorusu yanıtsız!Hz. Muhammed’in kızı ve Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatıma’ya ait Topkapı Sarayı’nda bulunan sandukanın, Kerbela’daki İmam Hüseyin Müzesi’ne gönderileceği bilgisi şubat ayında basına yansımıştı. Ancak CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın önergesine gönderilen gecikmeli yanıtta, Bağdat Büyükelçisi’nin ziyareti sonrasında Kerbela’daki Hazreti Hüseyin Müzesi Müdürlüğünün web sitesinde yanlış anlamaya yol açan mesaj konulduğu, daha sonra özür dilenerek bu mesajın kaldırıldığı bildirildi.Bağdat Büyükelçisi Kerbela’yı ziyaret ettiCHP’li Umut Oran, şubat ayında iddianın gündeme gelmesi üzerine konuyu TBMM’ye taşımış ve dönemin Başbakan Tayyip Erdoğan’a bir soru önergesi yöneltmişti. Oran önergesinde, “Hz. Muhammed’in kızı ve Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatıma’ya ait Topkapı Sarayı’nda bulunan sandukanın, Kerbela’daki İmam Hüseyin Müzesi’ne gönderileceği açıklandı. Topkapı Sarayı’ndaki Has Oda’da bulunan Mukaddes Emanetler Dairesi’nde 16’ncı yüzyıldan 20’nci yüzyılın ilk yarısına kadar toplanan Kutsal Emanetler arasında yer alan sandukanın, Irak’la hükümetiniz döneminde gerilen ilişkilerin yumuşaması amacıyla bu ülkeye göndereceğiniz belirtilmektedir” demişti.Bu önergeye Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler imzasıyla hazırlanan yanıt gecikmeli olarak TBMM’ye gönderilirken konunun Irak’taki müze müdürünün yanlış anlamasından kaynaklandığı belirtildi. Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’nin 12-13 Şubat 2014 tarihlerinde Irak’ın Necef ve Kerbela vilayetlerine gerçekleştirdiği gezi sırasında diğer temaslarını yanı sıra Kerbela’daki Hazreti Hüseyin Müzesi Müdürü ile de görüşüldüğü belirtilen yanıtta, “Görüşme sırasında müzede Hazreti Fatıma’nın sandukasının bir replikasının bulunduğu ve sandukanın aslının geçici bir süre müzede sergilenmesinden memnuniyet duyacaklarını belirten müze yetkililerine, bu talebin ilgili makamlarımıza iletileceği yanıtı verilmiştir” denildi.Hz. Hüseyin Müze Müdürü özür dilediBu görüşme sonrasında müzenin internet sitesinde Bağdat Büyükelçisine atıfla, sandukanın Hazreti Hüseyin Müzesine verileceği yönünde açıklamaya yer verildiği görülmesi üzerine büyükelçiliğin müze yönetiminden açıklama istediği ifade edilen yanıtta, “Müze Müdürü kendi bilgisi dışında gerçekleştiğini ­ileri sürdüğü bu hatadan dolayı Büyükelçiliğimizden özür dilemiş, içeriği basına da aksettirilen söz konusu haber metninin derhal müzenin internet sitesinden kaldırıldığı bilgisini vermiştir” denildi. Yanıtta ayrıca, Hz. Fatıma’nın Sandukasının eserinin kendi ülkelerinde sergilenmesi hakkında Türkiye’ye iletilmiş herhangi bir talebin de olmadığı vurgulandı.Alevilere kırmızı fişleme sorusu yanıtsız!Oran’ın önergesinde yer alan ve kamu personeli alımında kırmızı, mavi, yeşil kodlarla fişleme ayrımcılığı yapıldığı ve kırmızıyla fişlenen Alevilerin işe alınmadığı iddiasına ilişkin şu sorular ise yanıtsız bırakıldı:- İlk aşamada KPSS’ye giren, sonra da sözlü sınava alınan adayların eşitlikçi, adil ve tarafsız bir tutumla değerlendirilmesi gerekirken, kırmızı, mavi, yeşil renklerle işaretlenerek daha sözlü sınav bile yapılmadan memuriyete alınmaması yönündeki uygulama hangi tarihten itibaren uygulanmaktadır?- Ulusal basında yer alan bir listeye göre bir şahıs “Kürt asıllı Muşlu olması”, bir başkası “Gaziosmanpaşa’da oturan bir Alevi vatandaşımız olması”, bir diğeri “babasının adının Ali Haydar olması”, bir başkası ise “ulusalcı olması” gerekçesiyle kırmızı listeye alınmış ve memuriyetten men edilmiştir. Vatandaşları etnik tabiyetlerine ve siyasal inanışlarına göre ayrımcılığa maruz bırakan bu uygulamaya karşı Başbakanlık tarafından adli veya idari soruşturma başlatılmış mıdır, bu soruşturmanın sonucu ne olmuştur?- Kırmızı fişlerde yer aldığı biçimiyle “Kürt asıllı”, “Alevi” “babasının adı Ali Haydar” veya “ulusalcı” olmak kamu çalışanı olmaya engel midir?- Söz konusu fişleri kim düzenledi, isim ve görevleri nedir? Bu fişleri düzenleyen kamu görevlilerine herhangi bir idari ceza verildi mi?- Kamu memuriyetine alımlarında etnik köken, dini veya siyasal inanışa bağlı ayrımcılık yapılmasının önüne geçmek için hükümetiniz tarafından alınan önlemler nelerdir?- Bu fişleme uygulaması, tam da kurulması düşünülen Ayrımcılıkla Mücadele Kurulu’nun görev alanına girmiyor mu? 11 yıllık iktidarınız döneminde kamu bürokrasisinde bu tür ayrımcılığa niçin halen son verilebilmiş değil?
Yüz Sanatına Farklı Bir Açıdan Baktıran 11 Muhteşem Eser
Alexander Khokhlov ve Veronica Ershova yaratıcı projeler için bir araya gelmiş iki sanatçı yapmış oldukları çalışmalar ile her kesimin ilgi odağı olmayı başarmış ve dikkat çekmişlerdir.Sıradışı fikirlerini ortak çalışmalarıyla cesur bir biçimde ele almayı başarmaları belkide başarılarının en önemli sıralarından biri.Garip Güzellik üzerinde duran sanatçılar çalışmalarında modellerin yüzlerine 2D makyaj yaparak çalışıyor ve çok ilginç görüntüler elde ediyorlar.2013 yılında yeni bir çalışmaya başlayan ikili fotoğrafçılık ve filoloji bir araya getirerek bu tabloları tamamlamışlardır. Bu Tablo Hikayeler serisinde minimalist bir yaklaşım izlemişlerdir aynı zamanda.İşte çalışmalarından bir kaç örnek;
Altın Portakal'da Sansür ve Otosansür Tartışması Sürüyor
Altın Portakal’daki belgesel yarışmasından çıkarılan “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı film küfürlü bir İngilizce altyazının çıkarılmasıyla yeniden yarışmaya alındı. Belgesel Sinemacılar Birliği “Sansür kadar sansür baskısıyla oluşan otosansüre karşı da daha güçlü kararlılık” gerektiğini açıkladı. Birlik, benzer uygulamalara davetiye çıkarmamak adına festivalden çekildi.Reyan Tuvi’nin yönettiği ve Gezi Direnişi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in yarışma seçkisinden çıkarılmasıyla büyük bir kriz yaşayan 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali, filmin yeniden yarışmaya alınmasıyla çöküşün eşiğinden döndü.Ancak, Altın Portakal yönetiminden yapılan açıklamada, belgeselin “yeniden gönderilen versiyonunun yapılan değerlendirmesi sonucunda” yarışmaya davet edildiğinin belirtilmesi, kafalarda soru işaretleri uyandırdı.Tuvi’nin filminin, “bir İngilizce altyazının kaldırılması” sonucunda festivalde yarışabileceği öğrenildi.Yönetmen Reyan Tuvi ise, twitter hesabından yaptığı açıklamada konuya açıklık getirdi:“Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması’nda yarışacak. Bir haftaya yakın süredir devam etmekte olan ve sinema sektöründe topyekûn çok önemsediğim bir tartışma başlatan bu durum, filmin İngilizce altyazısındaki bir küfür çevirisini kaldırmamla sora erdi. Belgeselimiz, İstanbul Film Festivali ve diğer festivallerde izleyici ile buluştuğu haliyle, kurgusuna dokunulmadan Antalya izleyicisi ile buluşacak. Sokaklarda, duvarlardan küfürleri boyayarak silen ve “küfürle değil, inatla diren” diyen kadınları selamlıyorum. Bana destek veren, yanımda duran herkese, içtenlikle teşekkür ederim.”Ceren Çıplak/Cumhuriyet
Bu Kitabı Okuyan 500 Bin Dolar Kazanabilir
500 bin dolar ödüllü kitap 'Endgame', dünyayla aynı anda yarın Türkiye'de satışa çıkıyor.Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Pena Yayınları'ndan çıkacak kitabın okuyucuları, bulmacayı çözüp 500 bin dolar değerindeki altını kazanmak için yarışacak.Sinema, bilgisayar oyunu, sosyal ağlar, bir dizi hikaye ve sayısız interaktif uygulamayı kapsayan yapısıyla dünyada şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı kitap projesi olduğu belirtilen Endgame'in oyun platformu Google tarafından hayata geçilirken, filmin çekimini ise 20th Century Fox üstlenecek.ABD'li yazar James Frey'in üç kitaplık dizisinin ilk romanı olan Endgame, 38 ülkeyle aynı anda yayımlanacak.Genç yetişkinleri hedefleyen dizi, dünyanın sonunu getirecek felaketlerin başlamasıyla 12 kadim uygarlığın temsilcisi olan 12 özel gencin, dünyanın ve kendi ırklarının kurtuluşu olan 3 anahtarı arama mücadelesini anlatıyor.Türkiye'deki ismiyle 'Endgame: Çağrı', bir maç sırasında Fenerbahçe Stadı'na düşen bir meteorla başlıyor ve bu, dünyanın sonunu getirecek felaketlerin ilki oluyor. Doğduklarından beri dünyayı kurtarmak için yetiştirilen, farklı niteliklere ve güçlere sahip 13-20 yaş arası gençler, bu işaretin ardından 3 anahtarı bulmak için amansız bir mücadeleye girişiyor.Romanın satırlarında gizli ipuçlarını bulan ve şifreleri çözen okuyucular, dünyanın herhangi bir yerinde saklanan anahtarla, Las Vegas'taki bir otelin lobisinde duran ve içinde 500 bin dolar değerinde altın bulunan kasayı açma şansına sahip olacak. İkinci kitap 1 milyon dolar, üçüncü kitap 1,5 milyon dolar, toplamda ise 3 milyon dolar değerinde altın kazanma fırsatı sunulacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen James Frey, birçok platformda var olacak bir proje şeklinde tasarlanan kitabın, roman ve hikaye kitabının yanı sıra bilgisayar oyunları, sinema filmi, sosyal ağlar ve e-kitapları kapsayacağını ifade etti.Kitap, Uğur Mehter tarafından Türkçe'ye çevrildi.AA
Leman Sam'dan Eleştirilere Yanıt
Kurban kesmeyi, IŞİD’in kafa kesme eylemlerine benzetmesi nedeniyle tepkilerin odağına yerleşen sanatçı Leman Sam, yapılan eleştiri ve suçlamalara, ‘Ülkemin daha ciddi sorunları olduğunu zannediyordum’ sözleriyle yanıt verdi.Doğal hayatın korunması ve hayvan hakları konularında duyarlı olan Sam, söz konusu alanlarda toplumu bilinçlendirici faaliyetler yürütüyor.Tepkilerin odağındaki isim Leman Sam, yapılan eleştirilere yanıt verdi.Twitter hesabından saat 02.25 itibarıyla yaptığı paylaşımlarda Sam, şunları yazdı:“Ben ülkemin çok daha ciddi sorunları olduğunu zannediyordum, yanılmışım, bir cümle ile ayağa kalkmış çoğunluk, garip. Her meslekten tanınmış insanların bir kısmı çeşitli nedenlerle susuyor, çoğunluğu ise tribünlere oynuyor,bu yüzden ben topun ağzındayım. Bazılarınızın attığı, gözüme çarpan tweetler, içinizdeki şiddet ve düzey konusunda beni haklı çıkardı, okumuyorum ama yazın özgürsünüz ya!”nediyor.com