Hayran Kalacağınız Derecede Güzel Bozcaada Fotoğrafları
Bozcaada, nam-ı diğer Tenedos (Türkiye'nin 3. büyük adası ve Çanakkale iline bağlı ilçe) ufaklığından beklenmeyecek sürprizlerle dolu bir yer...Tek yapmanız gereken boz görüntüsünün arkasındaki uçsuz bucaksız bağları, onları bekleyen bağ evlerini, rüya gibi kumsallarını, pırıl pırıl temiz denizini, size özel olacak kadar küçük koylarını, kekik kokulu tepelerini, lezzetli şaraplarını ve yemeklerini keşfetmek...Sonrasında bir ada müdavimi olmanız yüksek olasılık...
Büyük İskender'in 2000 Senelik Sırrı Çözüldü mü!
Makedonya kralıyken kısa sürede Yunanistan 'dan Hindistan 'a kadar büyük bir imparatorluk kuran Büyük İskender 'in Milattan Önce 323 senesindeki ölümünün üzerindeki sırrın çözüldüğü ifade ediliyor. Bazı tarihçiler 32 yaşında ölen imparatorun eceliyle öldüğünü savunurken Yeni Zelanda'da Otago Üniversitesi'nde zehir bilimci Leo Schep, 2.000 sene kadar sonra ölümün üzerindeki sırrı çözdüğünü iddia etti. Schep, Büyük İskender'in zehirli bir şarapla öldürüldüğünü düşünüyor. Prof. Dr. Pat Wheatley ile birlikte yaptığı araştırmayı Clinical Toxicology dergisinde yayımlayan Schep, kullanılan zehrin muhtemelen Veratrum albüm (beyaz çöpleme) bitkisinden elde edildiğini bildirdi. Beyaz çiçekli bitkiden mayalanma suretiyle zehirli şarap yapılabileceği ifade ediliyor. Schep son derece acı bir tadı olan bu şarabın tatlandırıcılarla tatlandırıldığını düşünüyor. Büyük İskender'in zehirli şarabı içerek işkence gibi 12 gün geçirdiği, konuşamaz ve yürüyemez hale geldiği dile getirildi.
Tarihin En Garip Vergileri
Antik Roma'da köleler belli bir süre sonunda veya bedel ödeyerek özgürlüklerine kavuşabiliyordu. Roma devleti, bedel ödeyerek özgür kalan kölelerin özgürlükleri için vergi ödemesini istiyordu.
Türk Sinemasında Teknolojinin Nimetleri - Bölüm 1
Memo, Almanya'dan köyüne geri dönüşte, annesine de bir hediye getirir, ki bu da bir mikserdir. Önce tanıtımını yapar. Parçalarına ayırır. Tam da o sırada anası, 'Gırdın beee' diyerek üzülürken, 'Yok gız, bak, 2 parça' diyerek annesini rahatlatır.Bu mikser, meyve suyundan çorbaya kadar her şeyi yapabilir, ancak sadece Tarhana yapamaz. Çünkü mikserin kapağını kapatmamıştır Memo.1981 yapımı ve Kartal Tibet tarafından yönetilen filmde, Kemal Sunal, Şener Şen, Pembe Mutlu, Adile Naşit ve Ayşen Gruda gibi isimler rol alıyor.
Hitler'den 18 Yağlı Boya Çalışması
Orta okul yıllarında derslerinde çok zorlanan Adolf Hitler, kendisini resime vermişti. İleride ressam olmayı kafasına koydu ve okulu bıraktı.17 yaşındaki Genç Adolf, ilk defa geldiği Viyana'dan çok etkilenir. Viyana sanat ve kültürün kalbidir. Operalar, baleler, konserler, tiyatrolar, resim galerileri...Etrafa hayran hayran bakınırken duvarda bir ilan görür; Viyana Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümü seçmeleri.Kendisine ve sanatına güvenen Adolf hemen seçmelere kayıt olur. 1907 yılının ekim ayında yapılan seçmelerin ilk aşamasında, 110 kişi arasından seçilen 33 adaydan birisi olarak ikinci aşamaya girmeye hak kazanır.Ertesi gün yapılan ikinci aşamada, seçilen 10 öğrenci arasına giremeyince dünyası yıkılır. Büyük hayal kırıklığı ile akademi müdürünün odasına giden Adolf, neden seçilemediğini sorar. Çizgilerinin sert olduğu, resim yeteneğinin kısıtlı olduğu cevabını alır ama yine de pes etmez. Bir sene sonraki seçmelere başvuran Adolf bu sefer sınava dahi kabul edilmez.Bu dönemde maddi olarak da kötü durumda olan Adolf çok zor zamanlar geçirir. Parası bitince bir kilisenin evsizler barınağında yaşamaya başlarken bir taraftan da kar küreyerek, bavul taşıyarak hatta bazen dilenerek para kazanmaya çalışır. Sonrasında çizdiği resimleri turistlere satmayı akıl eden Adolf, bu dönemde resim yeteneğini biraz daha geliştirir.Son kez Sanat Akademisinde şansını denese de yine seçilemez. 5 yılı aşkın bir süre Viyana'da ressam olmak için çabalarken sefil bir yaşam süren Adolf, Viyana'dan ayrılırken ressamlık hayallerini de arkasında bırakmıştır.Adolf Hitler'in çizdiği resimlerine gelecek olursak, pek resimden anlamadığımı söyleyemem ama nacizane yorumum özellikle bina resimleri  ve perspektif algısı başarılı, insan resimleri ve canlı nesneler donuk geldi bana. Tabi bir bilen olsa da danışsak, psikolojik incelemelerini yaptırsak keşke.İşte Adolf Hitler'in çizdiği resimlerden birkaçı...
Reklam
Reklam
Çok Satan Kitapların Sırrı Ortaya Çıktı
ABD'de bir üniversitede bilgisayar uzmanları, 'istatistiksel stilometri' yöntemiyle 'en çok okunanlar'ın sırrını ortaya çıkardı 'Bestseller' kitapların sırrının, klişelerden uzak durmak ve aşırı fiil kullanmamak olduğu ortaya çıktı. 'Association of Computational Linguistics' dergisinde yayımlanan araştırma, bu konudaki yapılan ilk bilimsel çalışma. ABD'nin New York kentindeki Stony Brook Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla 'istatistiksel stilometri' adını verdikleri bir algoritma geliştirdi. Araştırmacılar, geliştirdikleri algoritmayı bilim kurgudan şiire birçok alanda uyguladı. Bir kitabın ticari başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla öngörebilen teknik, sözcüklerin ve dilbilgisinin kullanımını matematiksel olarak irdelemeye dayanıyor. İnternet kütüphanesi olarak da bilinen 'Project Gutenberg' arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim adamları, basılan bir kitabın çok satmasında ilginçlik, orijinallik, yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans faktörünün de etkili olduğuna işaret etti. Bol bağlaç ve sıfat, az fiil ve zarf Çok satan kitaplarda 've', 'ancak', 'fakat' gibi bağlaçların sıkça kullanıldığını belirten araştırmacılar, ticari başarı yakalayan eserlerin aynı zamanda sıfatlar ve isimler açısından da zengin olduğunu belirledi. Raflarda kalan kitaplarda ise aşırı derecede fiil ve zarf kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Okur tarafından ilgi gören kitaplarda düşünce süreci betimlenirken rağbet görmeyen kitaplar, çok fazla duygusallık barındırıyor.T24
Ayten'in Acıklı Akıbetini Anlattılar
1992 yılında, başlarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın bulunduğu JİTEM ekiplerince kaçırılıp, işkence edilerek öldürülen 27 yaşındaki Ayten Öztürk'ün katledilmesi babası Hıdır Öztürk tarafından kitaplaştırıldı. Ayten'in babası Hıdır Öztürk'ün moderatörlüğünde çok sayıda yazar, aydın gazeteci, bilim adamı ve sanatçının katkılarıyla hazırlanan kitap 'Ayten'in Acıklı Akıbetini Anlattılar' adını taşıyor. “Kızımın kaçırıldığını duyduğumda, bu işin devlet tarafından yapılabileceği ihtimalini aklımın köşesinden bile geçmedi. İlk başta birilerinin evlenmek amacıyla kaçırdığını düşündüm. Onunla aynı iş yerinde çalışan arkadaşlarından şüphelendik, hatta bunlar hakkında şikayetçi olduk” diye anlatıyor 27 Temmuz 1992’de kaçırılan ve 11 gün sonra cesedi Elazığ Asri Mezarlığı’na yakın bir arazide toprağa gömülü halde bulunan kızı Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk… Cesetle karşılaşma anını ise Ayten’in kız kardeşi Makbule Öztürk, şu kan donduran ifadeleri kullanarak anlatıyor: “Paramparçaydı ceset, burnu kopuk, kulakları kesik, gözleri oyuktu. Cesedin hiçbir tarafı ablama benzemiyordu. Donup kalmıştım… Önce annem hareketlendi; yüzünden kızını tanıyamayacağını anlamış olacak ki; ayaklarını incelemeye başladı. Gözleri ayak parmakları arasındaki küçücük bene takılınca yüreğimizi kanatan çığlığı kopardı. Bu arada diş doktoru nişanlım, cesedin ağzındaki dişleri inceledi, ‘Bu benim dolgumdur’ diye mırıldanınca, koroya dönüştü ağlamamız…” Yeşil’le tanıştırılıyor! Ayten Öztürk’ün kaçırılma süreci 1992 baharında başlar. Tunceli Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazgankıran, baba Hıdır Öztürk’e arar ve kızlarını da alarak alaya gelmesini ister. Baba, iki kızı Ayten ve Makbule’yi de alarak alay komutanlığına gider. Görüşmede sakallı ve zayıf, polis olarak tanıtılan bir kişi daha vardır. O da Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’dır. Aile onun Yeşil olduğunu bilmez. (Ta ki 2006 yılında gazetelerde fotoğrafı çıkana kadar) Alay komutanı iki kızın bilgilerini alır, bunları Yeşil’e verir. Hayatının hiç bir döneminde 'Devlet baba'ya karşı gelmemiş olan aynı zamanda Tunceli Özel İdare'de valinin yanında şef olarak çalışan Hıdır Öztürk'e “devlete karşı gelmeme!” konusunda uyarı çekilen baba ve kızları alaydan ayrılır. Baba yıllar sonra o görüşmenin kızlarının “infaz” görüşmesi olduğunu gözyaşlarıyla anlatır. Kaçırılıp, öldürülür Bu görüşmeden iki ay sonra 32 yaşındaki Ayten Öztürk, çalıştığı fabrikanın önünden Toros marka beyaz bir araçla, 4 kişi tarafından 27 Temmuz 1992’de kaçırılır. Ve 11 gün sonra işkence edilmiş haldeki cesedi Elazığ Asri Mezarlığı yakınlarında toprağa yarı gömülü halde bulunur. Aysel Çürükkaya’nın kardeşi Un fabrikasında çalışan bir işçi olan ve legal-illegal siyasetle uzaktan yakından ilgili olmayan Ayten Öztürk’ün tek suçu ise! bir dönem PKK içerisinde yer almış ve sonra eşi Selim Çürükkaya ile örgütten ayrılmış olan Aysel Çürükkaya’nın kız kardeşi olmasıdır. Diyarbakır’daki JİTEM binasında işkence Tunceli Alay Komutanlığı’nda Yeşil’in “imha edilecekler” listesine eklediği Ayten Öztürk, kaçırıldıktan hemen sonra Diyarbakır’daki JİTEM binasına götürülmüş ve burada günlerce işkenceye uğramıştır. Ersever ve Aygan Yeşil’i suçlamıştı Ayten’in vahşi bir şekilde JİTEM tarafından katledilmesi, Cem Ersever’in “Tunceli’de Ayten Öztürk adlı kızı Yeşil ve ekibi kaçırıp öldürdü” ile İsveç’te yaşayan PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan’ın “Tam olarak hatırlamıyorum, yaz ayıydı. Yeşil ve ekibi Ayten Öztürk’ü Diyarbakır şehitlikteki Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nin yanındaki JİTEM’in kullandığı binaya getirdiler” açıklamaları ile vahşetin itirafıydı. Ajanlığı kabul etmeyince öldürdü Aygan’ın anlatımına göre Yeşil, Ayten’i Diyarbakır’a getirmiş ve “Çürükkayaların akrabası onunla işim var biraz” demişti. Aygan’a göre ajan olmayı kabul etmeyen Ayten’e Yeşil tarafından vahşi bir şekilde işkence uygulanmış ve sonunda öldürülüp gömülmüştü. Devletin kadrolu celladı, PKK içindeki ablasının intikamını Ayten’i öldürerek almıştı! Tunceli Alay Komutanlığı, Tunceli Valisi ve Yeşil ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı; ve Öztürk’ün acılı babası 22 yıldır kızı için yürüttüğü adalet savaşını ise hiçbir zaman bırakmadı. Ve acılı anne, kızının parçalanmış cesedini pazardan aldığı gelinlikle mezara verdi... Babanın sözleri Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesindeki Terör ve Şiddet Olaylarına ilişkin alt komisyonda konuşmuş ve “Cesedi parçalanmış, gözleri çıkarılmış, kulakları kesilmiş bir evladın babası olarak buradayım’’ sözleriyle yankı uyandırmıştı. Acılı baba dönemin Tunceli Jandarma Alay komutanı ile görüşmesinin ardından kızının ortadan kaybolduğunu ve görüşmede ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da bulunduğunu söylemişti. Murat Aydın / Cnnturk.com ****
Reklam
11 Fotoğrafla Aynı Pozu Veren Sevimli Çocuk ve Dadısının Maceraları
Kanadalı fotoğrafçı Alex Neary ve bakıcılığını yaptığı sevimli Henry'nin fotoğraf serisi görenleri şaşırtıyor. Fotoğrafçı, direktör ya da model olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Henry'nin ileride hangisini daha çok seveceğini zaman gösterecek. Fotoğrafların hikayesine gelirsek; Dadısı bir gün kendi cep telefonuyla Henry'nin fotoğraflarını çekmiş. Sonrasında Henry de dadısından aynı pozları vermesini istemiş ve bu fotoğraf serisi başlamış. Fotoğraf serisinin ismi ise Henry'nin konsepti...Not: Aslında 22 fotoğraf var:)
Engelli Mankenler ile Güzellik Algımıza Gönderme
İsveçli Pro Infirms engelli insanlar için kurulmuş bir yardım vakfı. Vakıf insanların aklındaki güzellik anlayışını tersine çevirmek  ve engelli insanların da farkındalığına dikkat çekmek için bir reklam kampanyası oluşturmuş. Kampanyanın sloganı “ Kim Mükemmel Ki? Yaklaş.” olarak belirlenmiş ve engelli birçok kişinin mankeni yapılmış. Sonra bu mankenler Zürih’teki bir alışveriş sokağındaki ünlü mağazaların vitrinlerine koyulmuş. Gerçekten dikkat çekici ve başarılı bir çalışma. Bu sayede engelli insanlarında aramızda olduğu ve duyarsız kalmamamız gerektiğini tekrar bizlere hatırlatmıştır. Özellikle projenin yapılış aşamalarını anlatan videoyu mutlaka izleyin.
Reklam
"Farklı" Olduğunu Nasıl Anlarsın?
Farklılık her zaman ilgi çekmiş bir olgudur. Ama tabiki etkisi kadar yan etkisi de fazladır. Ne kadar farklı olduğunu merak mı ediyorsun ? O zaman aşağıdaki maddeleri oku ve farklılığını kendin belirle :)
Reklam
Boyalarla Oluşturulmuş Karadelik Fotoğrafları
    Fotoğrafçı Fabian Oefner Kara Delik adını verdiği bu seride metal çubuk üzerinden saniyenin  1/40000  hızında ayrılan akrilik boyaları flaş aracılığı ile fotoğraflayarak karadeliği anımsatan rengarenk ve farklı kareler yakalamış. Serinin devamına ve sanatçının diğer işlerine kendi sitesinden ulaşabilirsiniz.
İnternetin Yeni Trendi Kedi Bıyığı
İnsanlar sürekli kendilerini farklı şekillerde ifade etmeyi ve yeni şeyleri seviyorlar sanırım. Bu yüzden internette sürekli ilginç şeylerle karşılaşabiliyoruz. Şimdi de yeni internet akımı kedi bıyığı.. Kedi sahipleri kedileriyle çekildikleri fotoğrafları instagramdaki #CatBeard adresine  yüklüyor. Çoğu komik bu fotoğraflar hoşunuza gidebilir ve bir kediniz varsa sizde bu gruba katılabilirsiniz.
İşte Dünya'nın Kalp Atışı
Bilim insanlarının, Dünya’nın ‘kalp atışını’ dinlemek için 1990’da başlattığı proje başarıya ulaştı. Almanya’da açılan 9101 metre derinliğindeki teleskop, Dünya’nın en derin noktasındaki sesi kaydetti. Dünya’nın çekirdeğine inecek en derin sondajı yapmak ve gezegenimizin derinliğindeki sesi dinlemek için 20 yılı aşkın bir süredir çalışan bilim insanları, amaçlarına ulaştı. Almanya’nın güneyinde, 300 milyon yıl önce süper kıta Pangea’yı oluşturan iki kara parçasının birleştiği noktada sondaja başlayan araştırmacılar, on yıllar süren çalışma sonunda yerkabuğunu 9101 metre delmeyi başardı. İŞTE O SES Yapılan çalışma, kayaların ısı haritasından, sismik basınca ve kaya katmanlarının yapılarına kadar bilim insanlarına birçok yeni bilgi sundu.Ancak araştırmacıların en çok merak ettiği sorulardan bazıları, en derin noktada nasıl bir ses olduğu, hatta nasıl bir kokuya sahip olduğuydu. Hollandalı sanatçı Lotte Geeven, Almanya Yerbilimi Araştırma Merkezi’ndeki bilim insanlarının yardımıyla gerçekleştirdiği çalışmada, sondaj çalışması sona eren delikteki sesi yakalamayı başardı. DERİNLİKTE YATAN GİZEM Dünya’nın en derin noktasına inme çabası, ilk olarak 1970 yılında Sovyet Rusya’da, Kola Yarımadası’nda başlatılan sondaj çalışmasıyla hayata geçti. Kola Superdeep Borehole adı verilen ve olabildiğince derine inmeye çalışan sondaj projesini temsil eden çalışmada, 12 bin metrenin ötesine geçen Ruslar, 180 dereceye varan sıcaklıklar nedeniyle 15 bin metre hedefine ulaşamadı. Bavyera eyaletinde 1990 yılında başlayan KTB Borehole projesi ise 9101 metrede durdu. Geeven, ses mühendislerinin yardımıyla bu derinlikteki sismik aktiviteyi okumayı başardı ve ‘Dünya’nın kalp atışı’ ilk kez duyurdu. Günümüzde, Katar’dan ABD’ye kadar dünyanın birçok noktasında derinlikleri 9 bin metrenin ötesine geçen sondaj delikleri bulunuyor. Milliyet
Selçuk Uluergüven Hayata Veda Etti
Aydın'da, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması sonucu kaldırıldığı hastanede yaklaşık 3 aydır tedavi gören ünlü tiyatro sanatçısı Selçuk Uluergüven, 72 yaşında yaşamını yitirdi.Ünlü oyuncunun eşi Türkan Uluergüven (64), 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmekti. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. Türk Tiyatrosu'nun usta isimlerinden Selçuk Uluergüven, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması nedeniyle 3 aydır tedavi gördüğü Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde, dün (salı) saat 23.45 sıralarında hayatını kaybetti. Oynadığı tiyatro, dizi ve sinema filmlerindeki rolleriyle Türk Halkı'nın gönlünde taht kuran ünlü oyuncunun 2012 yılında Aydın'a yerleştiğini söyleyen acılı eşi Türkan Uluergüven, '2012 yılında kısmi bir felç geçirdi, çabuk toparladı. Daha sonra bir düşme sonucu kalça kemiği kırıldı. Üniversite Hastanesi'nde ameliyat oldu. Yaşına rağmen yine iyi toparladı. Ancak yaklaşık 3 ay önce protez yerinden çıkmış ve iltihap kapmış. Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi görüyordu, üzgünüz' dedi. Ünlü oyuncunun son isteğinin İstanbul'a gitmek olduğunu söylediğini belirten Türkan Uluergüven, 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmek oldu. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. 'BABAM HEP TİYATROYU DÜŞÜNDÜ' Babası ile son olarak Gülhane Parkı oyunu ile turneye çıktıklarını söyleyen 39 yaşındaki oğlu Emre Uluergüven, 'Aydın'da yaşamayı kendisi istedi. Buraları bildiği yerlerdi. Burada da tiyatro yapmayı çok istedi ancak rahatsızlıkları müsaade etmedi. Kalçası kırıldığında bile bana birkaç oyun çıkarttı. Hep yine sahneye çıkmak istedi. Hep tiyatro düşündü. Bir sanatçı için en zoru sahneye çıkamamak. Özellikle oynadığı dizilerle tüm Türkiye tanıdı. Türk Tiyatrosu'nun başı sağolsun' dedi. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Oğurlu, ünlü oyuncunun hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntülü olduğunu belirterek, '2012 yılından bu yana hastanemizde tedavi görüyordu. En son 2013 Ekim ayında tekrar hastanemize yatışı yapıldı. Yoğun bakım servisinde solunum cihazına bağlı tedavi görüyordu. Maalesef çabalarımız sonuçsuz kaldı' dedi. OĞLUNUN YANINA GÖMÜLECEK Ünlü sanatçı Selçuk Uluergüven'in cenazesinin kendisi gibi oyuncu olan ve 2004 yılında 21 yaşındayken tiyatroda geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren oğlu Eren Uluergüven'in Zincilikuyu Mezarlığı'ndaki kabrinin yanına gömüleceği öğrenildi. SELÇUK ULUERGÜVEN KİMDİR? 1962 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatroya başlayan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu Dormen Tiyatrosu Tiyatro TÖS Halk Oyuncuları Tiyatro Sanatevi gibi topluluklarda çalıştı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı. Bahariye Sanat Merkezi'nin Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan ünlü oyuncu, Bizimkiler dizisindeki Davut Usta rolüyle izleyicilerin beğenisini kazandı. 1998-2002 yıllarında Kadıköy Belediyesi'nde Meclis Üyeliği yaptı. Kendisi gibi sanatçı olma yolunu seçen oğlu Eren Uluergüven, mesleğini icra ederken, 21 yaşında bir sahne kazası sonucu vefat etti. ROL ALDIĞI BAZI TİYATRO OYUNLARI El Kapısı - Bilgesu Erenus, 403. Kilometre - İsmet Küntay, Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti - Bertolt Brecht, Karaağaçlar Altında Arzu, Devri Süleyman, Hamdi Ortadirek, Her şey İşporta, Hangisi Karısı, Sevgilime Göz Kulak Ol, Macbeth, Gülhane Parkı, Tek Perdelik Şaka, Zafer Madalyası, OYNADIĞI BAZI DİZİLER Hayat Devam Ediyor (2011), Adanalı (2010) Sadullah Baba, Ezel (2009) Konuk oyuncu (2010), Yusuf Yüzlü (2004), Melekler Adası (2004), Asmalı Konak (2002), Dedem Gofret ve Ben (2001), Eltiler (1997), Yazlıkçılar (1993), Bizimkiler (1989-2002), Davut Usta Erikçigiller (1984-1986), Evdekiler (1996) OYNADIĞI FİLMLER İstanbul - 2011, Devrimden Sonra - 2011, Harbi Define - 2010, Aloya - 2006, Çarpışma - 2005, Beş Kollu Avize 2004, Fişgittin Bey - 2003, Gönlümdeki Köşk Olmasa - 2002, Hiçbiryerde - 2001, Duruşma - 1999, Sırtımdan Vuruldum - 1997, Kurtuluş - 1996, Türk Tutkusu - 1994, İz - 1994, Babam Askerde - 1994, Kıvılcım - 1993, Gölge Oyunu - 1992, Düttürü Dünya - 1988, Ateş Gibi - 1988, Deniz - 1987, Suçumuz İnsan Olmak - 1986, Uzun Bir Gece - 1986, Bir Avuç Cennet - 1985, Mine - 1982, Öğretmen Kemal - 1981, At - 1981, Unutulmayanlar - 1981, Bereketli Topraklar Üzerinde - 1979 (aynı zamanda filmin yapımcılarından), Aslan Bacanak - 1977, Caniko - 1976, 2X2=5 - 1974, Güllü Geliyor Güllü - 1973)DHA
Reklam