Günlük objelerden yaptığı yaratıcı çalışmalarla defalarca Onedio'da galeri olan Victor Nunes değişik şeyler yapmaya devam ediyor. Aslında belki de hepimizin hayal ettiği şeyleri somutlaştırmış.
Duru hayaller blogunun sahibesi Hikmet ve sevimli Kızı Duru yani nam-ı diğer balyanak'ın maceralarını getiriyoruz karşınıza. Blogu oluştururken Adele Enerson dan ilham alan yaratıcı anne 'Bir gün babası saçını tatarken ben küçük bir kumaş parçasından bıyık yapınca tıpkı Hitler'e benzedi. Oldukça sevimli ve şaşkın görünüyordu. İlk buradan ve bu fotoğrafla başladık.' işte karşınızda Türk işi uykucu bebek fotoğrafları .
Luxton kardeşler çocukluk dönemlerinde verdikleri şirin pozları, günümüzde tekrar canlandırmışlar. Oldukça gerçekçi olan fotoğraf çekimleri, imkanlar el verdiği kadarıyla çocukluk dönemindeki bazı materyaller kullanılarak yapılmış. Hatta çocukluk dönemleri ile günümüzdeki hallerini karıştırmanız bile olasılık dahilinde diyebiliriz. Sevimli köpeklerini de seriye dahil eden kardeşlerin, yeni canlandırmalarını merakla bekliyoruz. :) Bu tarz projeleri çokça gördük fakat kardeşlerin mizah duygularının gelişmiş olması pozlarına yansıyınca ortaya benzerlerinden biraz daha komik bir şey çıkmış.
Bakırköy ‘ de pek çok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim Kursu, Bakırköy İşadamları Derneği Konser Salonunda Türk Sanat Müziği Korosu konseri verecektir. Konsere tüm Bakırköy Halkı davetlidir. Şef Mert ERAĞAN yönetiminde 4 yılı aşkın bir süredir çalışmalarına devam eden koro her geçen gün daha da büyümektedir. Gerek koro olarak gerekse solo olarak söylenecek eserler ile izleyiciler her zaman olduğu gibi yine coşacaklar. Görev alacak korist adları şu şekilde: Şef Mert ERAĞAN Sesler Perihan GÜRSES Sevim DEMİRCİ Nuran URAL Hatice DÜNDARALP Yüksel ÇOLAK Güner GÜLBAĞÇALAR Sermin ERKOL Özgür DEMİRALP Meral MANDACI Serap ATAKAY Funda ÜNVER Haldun SADIK Mustafa KURT Cem BUBA Ali ATAŞ Tarkan SUBAKAN Nuray GÜLER Melek KURHAN Serpil OKURLU Arzu AÇIKGÖZ Sazlar Şenol KARAGÖZ – Klarnet Onur GÜPGÜP – Kanun Kamuran TERZİOĞLU – Akordeon Eda GÜLER – Ud Erdinç ŞEN – Ritm Saz
Geçtiğimiz dönem dünyaca ünlü festivallerin ana sahne isimleri Shermanology, Yves V, Quintino ve Swanky Tunes’un performans sergilediği ve toplamda 10.000'den fazla katılımcıyı ağırlayan FriRave, bu dönem de İstanbul'a unutulmaz 4 gece yaşatmaya hazırlanıyor. 4 büyük DJ FriRave ile İstanbul'a geliyor! Herkesin merakla beklediği line-up açıklandı! İstanbul'un enerjisinin dünyaya kanıtı FriRave, 28 Şubat Cuma günü, DJ Mag Top 100’e adını altın harflerle yazdıran, son 6 ayda çıkardığı parçalar ile 3 kere listelerde 1.sıraya yerleşen Blasterjaxx’i konuk ediyor. Daha sonra 21 Mart, 11 Nisan ve 09 Mayıs’ta devam edecek olan etkinlik sırasıyla Michael Calfan, Danny Avila ve Makj ile İstanbul festival havasını yaşamaya devam ediyor.
1918 yılından bu yana ilk kez yeni bir nehir yunusu türü keşfedildi. Brezilya'da keşfedilen ve dünyanın bilinen beşinci nehir yunusu türüne, bulunduğu nehre ithafen Araguaia adı verildi. Plos One adlı dergide keşfedilen türü anlatan uzmanlar, Araguaia'nın diğer Güney Amerika nehir yunuslarından iki milyon yıl önce ayrıldığını anlattılar. Araguaia nehri havzasında 1000 kadar farklı hayvan türünün yaşadığı tahmin ediliyor. Nehir yunusları dünyanın en nadir hayvan türlerinden. Uluslararası Doğadaki Türleri Koruma Birliği'ne (IUCN) göre bu son keşfe kadar dünyada dört nehir yunusu türü vardı ve bunlardan üçü 'kırmızı liste'de yani yokolmak üzere olan türlerdi. Yeni bulunan tür deniz yunuslarının çok uzaktan akrabası. Nehir yatağındaki çamurların içinde balık avlamalarına olanak sağlayan gagaya benzer ağızları var. Dünyada en çok bilinen nehir yunusu türü 2006 yılı civarında yokolduğu düşünülen Yangtze (Uzun Nehir) yunusuydu. 'Bu yunuslar her gün insanların görebileceği yerlerde yüzüyor, büyük memeliler. Fakat kimse dikkat etmemiş.' Güney Amerika'da pembe yunus ya da boto adlarıyla da bilinen Amazon nehir yunusu ise, nehirde yaşayan tüm hayvan türlerinin en zekisi olarak biliniyor. Yeni keşfedilen yunusun Amazon yunusuyla akraba olduğu ancak türlerin iki milyon yılı aşkın bir süre önce ayrıldıkları düşünülüyor. Amazonlar Federal Üniversitesi'nden Doktor Tomas Hrbek 'Amazon yunusuna çok benziyor. Çok şaşırtıcı oldu bu keşif. Aslında insanlar sürekli görüyor bu yunusları, büyük memeliler bunlar. Fakat kimse dikkat etmemiş' diyor. Uzmanlar iki türün diş sayısının farklı olduğunu ve Araguaia'nın muhtemelen biraz daha küçük olduğunu düşünüyorlar. Fakat farklılıkların net olarak ortaya çıkması için genetik bir inceleme gerekti. Amazon ve Araguaia nehirlerinden onlarca yunusun DNA'larını inceleyen uzmanlar Araguaia'nın gerçekten farklı bir tür olduğu sonucuna vardılar. Ama iki tür arasındaki farkın çok küçük olduğunu söyleyenlerin de çıkabileceğini biliyorlar. Doktor Hrbek 'Bilim böyle bir şey. Hiç bir şeyden tam olarak emin olamazsınız' diyor. 'Biz, hayvanın soyunun nereden devam ettiğini ortaya koyan mitokondriyal DNA'lara baktık. Soyağaçları aynı değil. Ayrıca gözlemlediğimiz farklılıklar diğer bilinen yunus türleri arasındaki farklardan daha büyük. Ama bu iki tür birbirine başka yerlerdeki yunuslara olduklarından daha yakın. Bu da, birbirlerinden çok uzun bir süre önce ayrılmış olduklarına işaret ediyor' diye açıklıyor. Uzmanlar yeni türe Araguia Boto'su denmesini öneriyorlar. Amazon ile birleşmeden önce 2 bin 600 kilometrelik uzunluğu olan Araguia nehrinde bu yunuslardan 1000 kadarının yaşadığı tahmin ediliyor. Fakat uzmanlar yeni keşfettikleri türün geleceğinden endişeli. Genetik çeşitliliğin çok dar olması, ayrıca nehir çevresindeki insan yerleşimleri ve faaliyetlerinin artması onları kaygılandırıyor. Doktor Hrbek tarım ve besicilik faaliyetlerindeki artış ve hidro elektrik baraj inşaatlarına işaret ediyor. Balıkçılıkla geçinen insanların yunusların rekabetinden hoşlanmadığını ve onları yok etmeye çalıştığına da dikkat çekiyor. Uzmanlar bu yüzden Araguaia yunusunun da soyu tükenme tehlikesiyle yüzyüze hayvanlar listesine alınması gerektiği kanısında.
1952'de Kırım'da çekilen Nazım Hikmet görüntülerinde usta şair, ilkokul ve lise öğrencileri için oluşturulan yaz kamplarından birinde çocuklarla Rusça konuşuyor. Görüntüler ilk kez Artı Bir TV ekranlarında yayınlanan ve Can Dündar'ın sunduğu Canlı Gaste programında ekranlara geldi. RUS ÇOCUKLARA TÜRKİYE'Yİ ANLATIYOR Nazım Hikmet, o yıllardaki Türkiye'yi şu sözlerle çocuklara anlatıyor: 'Bakın çocuklar, deniz orada. Denizin öbür tarafında benim ülkem Türkiye var. Orada ARTEK yok, piyoner kampı yok. Orada Türk halkının çocukları çok kötü yaşıyor. Çok küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlıyorlar. Mesela, senin yaşındaki çocuklar fabrikada çalışmaya başlıyor. Günde 12 saat. Sizin gibi kız çocukları da çalışıyor. Fabrikalarda, tarlalarda...Çoğu okuma yazma bilmiyor. Hatta, ömürlerinde defter, alfabe kitabı nedir görmemişler. Çocuklarımız, Türk çocukları açlık çekiyor. Hatta çok erken yaşlarda çeşitli hastalıklardan ölüyorlar. Doğru dürüst hastane yok. Peki neden böyle? Neden çocuklarımız bu kadar kötü yaşıyor?Çünkü bizde Amerikan emperyalizmi hüküm sürüyor. Ve onların yerli işbirlikçileri..Ama sadece Türkiye'de böyle değil. Pek çok başka ülkede de ; Afrika'da, Avrupa'da, Asya'da.. Kapitalistlerin ve Amerikan emperyalizmin hüküm sürdüğü kapitalist ülkelerde Oralarda da çocuklar çok kötü yaşıyor.' Vatan
Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Şaşmaz’ın 2008’de hazırladığı bir rapor Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde tedirginlik yarattı. Şaşmaz’ın TÜBİTAK’a sunduğu rapora göre, 1970’lerde MTA’nın uranyum işletmesi yaptığı Kasar Köyü’nde canlı sağlığını tehdit edecek seviyede radyoaktive bulunuyor. Rapor, kaymakamlığa da sunulmasına rağmen aradan geçen 6 yılda bölgede önlem alınmadı. Konu üç milletvekilinin verdiği önergelerle Meclis’e taşındı. 1970-1980 yılları arasında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Köybaşı ilçesinin Kasar Köyü’nde uranyum üretimi yaptı. Ancak MTA, işletme yaptığı ocakları açık bıraktı. Bölgedeki tehlikeyi ölçen Prof. Şaşmaz’ın çalışmasına göre, uranyum insan ve hayvan sağlığını tehdit edecek seviyede. Şaşmaz, Radikal’e şunları anlattı: “Ortada bir risk var. Bölgedekiler eski maden sahasının tozundan, radyasyonundan, içme suyundan, etkileniyor. Uranyum doğal bir risk ancak madenlerin açık bırakılması bu riski arttırmış. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, uranyumun 10 ppb (milyarda bir) olması gerekiyor. Örnek aldığımız bir kuyudaki suda bu oran 87 çıktı. Hemen yanındaki kuyuda ise sıfır çıktı. 180-200 ppb çıkan yerler de vardı. Örnek aldığımız sular oralet gibi sapsarıydı. Bölgede daha detaylı analizler yapılmalı. ” Serkan Ocak | Radikal
Oscar ödüllü yönetmen Quentin Tarantino, çekmeyi planladığı son filminin senaryosu dışarı sızınca filmi çekmekten vazgeçti. Tarantino, 'The Hateful Eight' (Nefret Dolu Sekizli) isimli bir Western çekmeyi planlıyordu. Yönetmen, menajerlerin temsil ettikleri oyuncular için rol kapma amacıyla ofisini art arda aramaları üzerine senaryonun dışarı sızdığından haberdar olmuş. Sinema sitesi Deadline'a konuşan Tarantino, senaryoyu yalnızca altı kişiye verdiğini söylüyor. Tarantino, bu duruma 'canının çok sıkıldığını' da belirtiyor. Django Unchained (Zincirsiz) filmiyle en iyi senaryo dalında Oscar alan Quentin Tarantino, 'İlk senaryo taslağımı yazmıştım. Gelecek kışa kadar filmi çekmeyi planlamıyordum.' diyor. 50 yaşındaki yönetmen senaryoyu şimdi kitap olarak basmayı planlıyor.BBC Türkçe
Grup Vitamin, 90'ların başında kurulmuş bir gruptur. Dönemin çok tutan şarkılarını kullanarak gündemi eleştiriyorlardı. Ayrıca grubun ilk üyeleri arasında; Gökhan Semiz, Ufuk Yıldırım, Ercan Saatçi de vardı.Herhangi bir sıralama içermez en sevdiğim şarkılarını koydum. Bütün şarkıları güzel, bakmanızı şiddetle tavsiye ederim.
Kedilerin ne matrak hayvanlar olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz. O kadar çok rahatlarına düşkünler ki alakasız yerlerde uyuyakalıp çok komik kareler ortaya koyuyorlar. İşte bunlardan bir kaçı.
Rusya'da günümüzde yükselen ırkçılık ve ayrımcılık trendine karşılık Sovyet Rusya doğası gereği eşitlik, hümanizm ve antiemperyalizm üzerine yoğun derecede propoganda yapıyordu. New York'da yaşayan Rus sanatçı Yevgeniy Fiks, New York'daki en son sergisinde Sovyet Rusya döneminden kalma propoganda afişlerini derlemiş. Özellikle Amerika'da ırkçılığın en üst seviyede olduğu zamanlarda basılan afişler oldukça ilgi çekici
Eğer gerekli algıya sahipseniz dünya, zekice tasarımlar yapmak için birçok materyal ve fikirle doludur diyor Ekvatorlu tasarımcı Javier Perez. Yaptığı ilginç tasarımları görünce ona hak vermemek elde değil. 5 yaşındaki bir çocuğun bile kolayca çizebileceği çizimler ve her gün gördüğümüz nesneleri birleştirerek sanat yapmak aslında kolay bir şey fakat gerekli algıya sahipseniz...İşte bu algıya fazlasıyla sahip Javier Perez' in mükemmel çalışmalarından 20 harika örnek...
Dijital video sanatçısı Richard Trammel, Adobe After Effects programı kullanarak, klasik Fight Club sahnesini tekrar üretmiş. Fight Club İzlemeyenler İçin Spoiler İçerir* Tyler Durden aslında yoktu.. Peki Edward Norton'ın canlandırdığı karakter dışarıdan nasıl gözüküyordu.. (Bu arada Edward Norton'un canladırdığı karakterin isminin filmde hiç geçmediğini de yeni farkettim, IMDB'de de Anlatıcı olarak geçiyor)