Günde 6 Sigara Çernobil'den Daha Tehlikeli
Asrın vebası kanserin en önemli sebebi olarak görülen sigara, kanserden ölümlerin yüzde 50'sinin nedeni olarak görülüyor... Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İrfan Çiçin, 'Kanserden ölümlerin yüzde 50'sinin nedeni sigaradır. Yani ölen her iki hastadan biri sigaraya bağlı kanserden ölür' dedi. Yüzde 85'inin ise çevresel... Çiçin, TÜ Balkan Onkoloji Hastanesi'nde '4 Şubat Dünya Kanser Günü' dolayısıyla düzenlenen toplantıda, kanserin yüzde 15'inin genetik, yüzde 85'inin ise çevresel nedenlere bağlı olduğunu söyledi. Yaşam tarzının da kanser olma ihtimalini belirlediğini vurgulayan Çiçin, şöyle konuştu: 'Sigara, beslenme alışkanlığınız ve çevre kirliliği gibi faktörler kanser olma ihtimalinde önemlidir. Kanserin bir halk sağlığı sorunu olduğu açık. Her 2-3 aileden biri, her 10 ölen kişiden 2-3'ü kanserden ölüyor. Her 2-3 ailede bir neredeyse bir kanser hastası var. Her 8-10 kadından biri de meme kanseri oluyor. Kanser, şeker hastalığı ve tansiyon gibi bir halk sağlığı problemidir.' Sömürüye de açık bir hastalık Çiçin, kanserin Türkiye'de ve dünyada yeterli hekim yetiştirilmesi açısından da geç kalınmış bir alan olduğunu, birey, aile ve toplum için son derece yıkıcı bir hastalık olması nedeniyle sömürüye de son derece açık olduğunu vurguladı. Sigarayla olan ilgisi üzerine az yazı var Kanser'in beslenme ve diyetle ilişkisini ortaya koyan pek çok yazı olduğunu ancak sigarayla ilgili bu kadar yaygın bir propaganda bulunmadığını dile getiren Çiçin, şöyle devam etti: 'Bütün kanserlerin üçte bir nedeni sigaradır. Kanserden ölümlerin yüzde ellisinin nedeni sigaradır. Yani ölen her iki hastadan biri sigaraya bağlı kanserden ölür. Beslenmeyle ilgili yüz tane yayın vardır. Yüz tane röportaj vardır. Sigarayla ilgili ise Sağlık Bakanlığı'nın yayınları dışında hiçbir şey bulamazsınız. Sigara Çernobil'den daha tehlikeli. Bütün sindirim sistemi, yemek borusu, baş, boyun, mide, pankreas ve kadınlarda rahim ağzı kanserinin tek kanıtlı nedeni sigara.' Günde 6 sigara Çernobil'den daha tehlikeli Çiçin, günde 6 sigaranın, Trakya ve Karadeniz'de Çernobil'in etkilediği kadar insanın kanser olmasına neden olduğunu belirterek, kanserle ilgili test yaptırmak ve kontrol olmak isteyen kişilerin onkoloji hastanelerine başvurması gerektiğini kaydetti. AA
Dünya 'Kanser Dalgasıyla' Karşı Karşıya
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyanın ‘kanser dalgasıyla karşı karşıya olduğu’ uyarısında bulunup, alkol ve şeker tüketiminin azaltılması gerektiğini söyledi. Kuruluş, kanser vakalarının 2035’e kadar, yılda 24 milyonu bulabileceğini fakat bu vakaların yarısının önlenebileceğini belirtti. WHO, kanserin önlenmesine yönelik çalışmalara yoğunlaşılması ve sigara kullanımı, obezite ve alkol tüketimiyle mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti. Dünya Kanser Araştırma Vakfı da, beslenme şeklinin kansere yakalanma riskinde oynadığı role ilişkin “tedirgin edici seviyelerde bir saflık” olduğunu söyledi. Yılda 14 milyon kişiye kanser teşhisi konuyor fakat bu rakamın 2025’e kadar 19 milyona, 2030’a kadar 22 milyona ve 2035’e kadar da 24 milyona çıkacağı öngörülüyor. Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Bürosu müdürü Dr. Chris Wild, BBC’ye yaptığı açıklamada “Küresel çapta kanserin yükü ağırlaşıyor ve bunun önemli bir bölümü nüfusun yaşlanması ve nüfusun artmasından kaynaklanıyor” dedi. Wild, “Kanser tedavisinin maliyeti, yüksek gelirli ülkelerde bile kontrolden çıkmış durumda. Kanserin önlenmesi kesinlikle kritik öneme sahip fakat bir şekilde ihmal ediliyor” diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014 Kanser Raporu’na göre önlenebilir kansere neden olan maddeler şöyle: Sigara içmek Enfeksiyon, mikrop kapma Alkol Obezite, aşırı şişmanlık ve hareketsizlik Güneş ve tıbbi tarama cihazlarının neden olduğu radyasyon Hava kirliliği ve çevre faktörleri Geç ve az sayıda çocuk sahibi olmak ve yeterince emzirmemeÇoğu ülkede kadınlar arasında en yaygın olan kanser türü meme kanseri. Fakat Afrika’da en sık rastlanan kanser kadınlar arasında rahim ağzı kanseri. Rahim ağzı kanserine genellikle, ‘human papiloma virüs’ (HPV) olarak bilinen virüs neden oluyor. HPV aşısı ve diğer tür aşıların yüz binlerce rahim ağzı kanseri vakasını önleyici olabileceği düşünülüyor. WHO raporunun editörlerinden Avustralya New South Wales Üniversitesi’nden Dr. Bernard Stewart, “kansere karşı önlemlerin dünyanın gelecek yıllarda karşı karşıya kalabileceği kanser dalgasıyla mücadele için kritik öneme sahip olduğunu” söylüyor. Dr. Stewart, çoğu kanserin ‘insan davranışlarından’ kaynaklandığını belirtip kendi memleketi Avustralya’da sıkça görülen bir örnekle “bedenin her iki tarafı kızarana kadar güneşlenmenin” de kansere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Dr. Stewart, ‘ne yapılması gerektiğini söylemenin’ Uluslararası Kanser Araştırma Bürosu’nun görevi olmadığını belirtip ekliyor: “Örneğin alkolün, araba kazaya sebep olmak ya da saldırıya sebebiyet vermek gibi olumsuz etkilerinin hepimiz farkındayız ama bir de, bunun konuşulmayan hastalık bulaştırma yanı var. Özellikle kanser konusunda hiç dikkate alınmıyor.” “Alkole rahat erişimin denetlenmesi, etiketlenmesi, tanıtımı ve fiyatı gibi meseleleri gündeme almalıyız.” Dr. Stewart, kansere yakalanma riskini artıran ve obeziteye neden olan şeker tüketiminin de benzer denetimlere tabi tutulması gerektiğini söylüyor. Dünya Kanser Araştırma Vakfı’nın İngiltere’de 2.046 kişi arasında yaptığı bir araştırma, katılanların yüzde 49’unun beslenme şeklinin kanser gelişimine sebebiyet vereceğinden haberdar olmadığını ortaya koydu. Araştırmaya katılanların üçte biri, kanserin irsi olduğu görüşünde. Fakat araştırmayı yapan vakıf, kalıtımsal yollarla bulaşan kanser oranının yüzde 10’u geçmediğini belirtiyor. Vakfın genel müdürü Amanda McLean, “Kansere yakalanma riskinin düşürülebileceğinden habersiz olanların sayısının bu kadar yüksek olduğunu görmek endişe verici” dedi. “İngiltere’de en sık görülen kanserlerin üçte biri sağlıklı bir kilo, sağlıklı bir beslenme ve düzenli fiziksel aktivitelerle önlenebilir.” “Bu sonuçlar, hala birçok kişinin yalnızca bir zar atışı gibi kansere yakalanma ihtimalleri olduğunu kabullendiğini gösteriyor. Ama bugün hayat tarzlarımızda değişiklik yaparsak yarın kanseri önleyebiliriz.” Vakıf, sebze, meyve ve çok tahıllı gıdalardan oluşan bir beslenme şeklini tavsiye ediyor ve alkol ile kırmızı et tüketiminin azaltılmasını, işlenmiş et tüketimine ise tamamen son verilmesi önerisinde bulunuyor. İngiltere Kanser Araştırma Merkezi’nin tütün kontrol sorumlusu Jean King de “Bu raporda en şoke edici verilerden biri, yılda görülen 14 milyon kanser vakasının gelecek 20 yılda küresel çapta 22 milyona çıkacak olması ve bu rakamın yarısının da önlenebilir olması” diyor. “İnsanlar, sağlıklı bir yaşam tarzını tercih ederek kansere yakalanma riskini düşürebilirler ama sağlıklı yaşamı destekleyecek bir çevre yaratmanın hem hükümetin hem de toplumun sorumluluğunda olduğunu unutmamak lazım.” “Eğer kansere yakalananların sayısını düşürmek için bugün harekete geçmezsek, gelecek yirmi yılda küresel kanser krizinin tam kalbinde olacağız.” BBC Türkçe
Sanatçı Sasha Unisex Tarafından Yapılmış Olağanüstü Renkli Dövmeler
St. Petersburglu sanatçı Sasha Unisex müşterilerinin vücutlarına hayvanlar, çiçekler ve dalgalı bir deniz gibi renkli sahneler çizmekten hoşlanıyor ve bu işte çok başarılı. Birçok dövme sanatçısının aksine Sasha'nın tasarımları anahat değildir. Sanatçı şekilleri 3 boyutlu aksettirmek için zıt renkler ve gölgelemeye önem veriyor. Dövme yapılmadan önce yapılacak resmi sulu boya ile kağıda çizen sanatçı kalıcı bir sıkıntı yaşanmasının da önüne geçiyor. Aralarında Ed Hardy gibi isimlerin de bulunduğu birçok ünlü vücudunda Sasha'nın imzasını taşıyor. İŞte bu harika Dövmeler...
Reklam
Reklam
Bruce Lee ve İlginç Kahvaltı Hazırlama Yöntemleri
VSE OK olarak bilinen Tumblr kullanıcısı tarafından hazırlanan bu çalışma 'Bruce Lee kahvaltı hazırlasaydı acaba nasıl yapardı?' sorusuna cevap olacak nitelikte.8 fotoğraftan oluşan bu seride herhangi bir açıklamaya gerek duyulmamış zaten fotoğraflar da yeterince açıklayıcı.Bruce Lee kahvaltı hazırlasın sizde keyfinize bakın. Afiyet olsun...
6 İlginç Fotoğrafla Şiddet İçerikli Afişler Tarafından Vurulan Adam
New York'ta yaşayan sanatçı Jon Burgerman, New York metrolarında yer alan şiddet içerikli film afişlerinin önünde pozlar vererek , photoshopla afişlerdeki oyuncular tarafından vurulduğu izlenimini veriyor. Çalışmaları kendi blogunda paylaşan sanatçı, halka açık mekanlarda açıkça şiddeti özendiren film afişlerine tepki olarak bu çalışmaları yaptığını ve farkındalık yaratmak gerektiğini söylüyor. Şimdilik 6 afişin önünde poz veren sanatçının diğer şiddet içerikli film afişlerinin önündeki çalışmalarını da ilerleyen günlerde göreceğiz. Ülkemizdeki şiddet içerikli film afişlerini ya da şiddet içerikli filmleri görünce ülkemiz için de böyle farkındalık yaratan çalışmaların gerekli olduğunu söylemek zor olmasa gerek. İşte Jon Burgerman'dan ilginç ve anlamlı 6 çalışma...
'Harry Potter'ın Yazarından İtiraf
Beyazperdeye de uyarlanan Harry Potter serisinin yazarı J.K Rowling, hikayenin sonunda verdiği kararlardan pişman olduğunu itiraf etti. Wonderland adlı dergiye bir röportaj veren Rowling, kitabın sonunda Hermione adlı karakterin Ron yerine Harry ile evlenmeliydi açıklamasını yaptı.Rowling, hayranlarını şaşırtacak bu açıklama için, “Hermione ve Ron ilişkisini kendi arzumu gidermek için yazdım. Çok üzgünüm. Bu açıklamamın bazı hayranları sinirlendireceğini biliyorum. Ancak yaptığım seçim edebiyatla ilgili değil, kişiseldi. Umarım bunları söyleyerek kimsenin kalbini kırmıyorumdur” ifadelerini kullandı. Serinin birçok takipçisi Hermione ve Harry’nin kitabın sonunda birlikte olmasını bekliyordu. Beyazperdede sevilen karakterleri Emma Watson ve Daniel Radcliffe canlandırıyordu.Posta
Reklam
Dünyanın En Ucuz Oteli
Otel olarak hizmet verirken şimdilerde müzeye dönüştürülen ve dünyanın gerçekten en ucuz oteli ünvanına sahip NULL STERN’i (Almanca’da 'sıfır yıldız' anlamına geliyor) gezmeye ne dersiniz?..İsviçre'nin Zürih şehri yakınındaki Null Stern, otel olarak hizmet verdiği 2008-2012 yılları arasında çok sayıda ünlü ve ihtişamlı otel ile birlikte Geo dergisinin 'top 100' listesinde kendine yer buldu. Yıldızsız otelin geceliği 9.53 dolardı. Müşterilere, bir çift kulak tıkacı veriliyordu zira otelin gürültülü havalandırma sistemine başka türlü tahammül etmek zordu. Ayrıca konuklar sabah sıcak bir banyo yapma lüksünü de tamamen unutmak zorundaydı. Soğuk Savaş sırasında inşa edilen bir sığınaktan dönüştürülmüş olan Sevelen'deki otelde kişiye özel 'antika' yatakların yer aldığı 'lüks' odalar da kalmak da mümkündü ama bu durumda fiyat 27 dolara çıkıyordu. Müşteriler boyasız beton duvarlara da katlanmak zorundaydı. Otelin ısıtması yoktu. Konuklara gece üşümemeleri için sıcak su torbaları veriliyordu bir de buz gibi yerlere basmamaları için bir çift terlik... Üstelik soğuk duş sırasını belirlemek için eski bir bisiklet lastiğinden yapılmış şans tekerleği bile var…Otel tüm bu olumsuzluklara rağmen yılda 29 farklı ülkeden gelen ziyaretçileri ağırlamayı ve memnun etmeyi başardı. Uluslararası seyahatlere çıkmak için ille de zengin olmanın gerekmediğinin ispatı olan otelin sloganı da oldukça realist: “Buradaki tek ‘yıldız’ sizsiniz”Müzeyi bir rehber eşliğinde gezebilir ve sanki otelde konaklıyormuşçasına deneyimleyebilirsiniz… İşte Null Stern’den kareler…
Yabancı Gözüyle Osmanlı İmparatorluğu
Osmanlı İmparatorluğu birçok kişinin bildiği üzere miladi 1299 yılında Söğüt'te kurulan, başlarda küçük bir beylik iken devletin en geniş sınırlarına ulaştığı Kanunî Sultan Süleyman devri ve sonrası için tüm Dünyaya 'bir devlet nasıl İmparatorluk olur?' ekolünü benimsetmiştir. Yaptığım araştırmada bazı yabancı şahsiyetlerin Osmanlı İmparatorluğu ve o zamanın tebaası hakkında düşüncelerini sizlerle de paylaşmak için bir kaç örnek sunmak istiyorum. Kullanılan kaynaklar: http://belgelerlegercektarih.wordpress.com  ,  http://osmanlikulturunuyasatmadernegi.com/
Reklam
Geleceğe Dönüş 2 Filminin Geleceği Gördüğünü İspatlayan 9 Teknolojik Gelişme
Filmde geleceğe gidilen tarih olan 21 Ekim 2015'e vardık ve uçan kaykay ile uçan arabalar neden hala yok diye hayıflanıyor, duygularımızla oynadığı için bu güzelim filme yükleniyoruz. Evet bunlar henüz çıkmamış olabilir, fakat bu demek değil ki film geleceği görememiş? İşte herkesin gözüne takılabilecek 30 yıl öncesinin öngörüleri:
Reklam
Erdoğan'dan Zaman Muhabirine Fırça
Başbakan Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla ilgili soru soran, Zaman gazetesi muhabirine çok sert çıktı. Erdoğan partisinin oy oranının da yüzde 47.7'ye düştüğünü açıkladı.Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerle ilgili AK Parti’nin oylarının düştüğü yönündeki bir anketle ilgili soru soran gazeteciye cebinden çıkardığı anketle yanıt verdi. Erdoğan’ın açıkladığı ankete göre; AK Parti yüzde 47.7, CHP yüzde 28.5, MHP yüzde 14.4, BDP ise 5.9. Resmi temaslarda bulunmak için Almanya'ya hareket eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, havaalanında açıklama yaptı. Erdoğan, tutukluluk süreleriyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tutukluluk süresini 5 yıla indirme kararı aldık” diye konuştu. Başbakan Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla ilgili soru soran, Zaman gazetesi muhabirine de çok sert çıktı. İşte Erdoğan'ın açıklamasından satır başları: BÜYÜK SALON TOPLANTISI YAPACAĞIZ Biraz sonra bildiğiniz gibi sayın Merkel’in davetine icabetle Almanya’ya hareket edeceğiz. Merkel ile bir çalışma yemeğimiz olacak. Bunun ardından yine sosyal demokrat partinin lideri Gabriel ile bir görüşmemiz olacak. Ayrıca Almanya dışişleri Bakanı ile yine bir görüşmemiz olacak. Bunların dışında Almanya’daki vatandaşlarımızla yarın akşam şöyle geniş kapsamlı bir büyük salon toplantısı gerçekleştireceğiz. Bu akşam da yine Hollanda’dan gelecek bir grup değişik siyasi partilere mensup milletvekilleriyle görüşmelerimiz söz konusu. ÖNEMLİ GELİŞME Tabi Almanya ile köklü bir dostluğumuz tarihimiz var. bir çok alanda yakın işbirliği içindeyiz. Üç milyonu aşkın soydaşımız Almanya’da yaşıyor. Bunların da yaklaşık 1 milyona yakını Alman vatandaşı. Geçtiğimiz yıl iki ülke dışişleri bakanları eş başkanlığında, 2014 yılı Türk Alman bilim yılı ilan edildi. Bu ziyaretim ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin, çok yönlü ve kapsamlı ilişkilerin her alanda ileriye götürülmesine yönelik büyük bir önem arz ediyor. Şu anda Almanya federal parlamentosunda 11 Türk bulunuyor. Bu tabi önemli bir gelişme. Kabinede ise ilk kez Türkiye kökenli bir devlet bakanı yer alıyor. Almanya’daki yerleşik Türklerin sahip olduğu firmaların sayısı 80 bine yaklaşmıştır. Yıllık cirosu 40 milyar avrodur. Çalıştırdıkları personel sayısı 400 bine ulaşmıştır. Merkel ile Türk toplumunun sorunları ve beklentileri konusunda görüş alışverişinde bulunmayı düşünüyorum. Ortak projeler üretmelerine, Türk ve alman gençlerinin bilim adamlarıyla sanatçılar arasındaki etkileşimin artmasına önem veriyoruz. TİCARET HACMİMİZ ARTIYOR Son yıllardaki bu kriz ortamına rağmen Türkiye ile Almanya arasındaki iktisadi istikrar bozulmamıştır. Ticaret hacmimiz artıyor. İş adamlarımız arasında gün geçtikçe yeni ticari ortaklıklar kuruluyor. Vize muafiyeti meselesini de en kısa zamanda aşmayı arzuluyoruz. Bölgesel ve uluslararası konularda da görüş alışverişinde bulunacağım. İran ziyaretinizin dönüşünde ekonomide ABC paketinin olabileceğini söylemiştiniz. Bunu biraz netleştirebilir misiniz? Ne zaman göreceğiz bu önlemleri? İçişleri bakanlığının paralel devlet soruşturması başlattığına yönelik haberler var. bu soruşturma hangi kurumlarda, hangi iddialar üzerinde başlatıldı? Bu soruşturmanın, 17 Aralık soruşturmasına gölge düşürebilir mi? Türkiye İran arasındaki süreçte biliyorsunuz önlemler diye bir şey söz konusu değil. sadece İran’a yönelik yaptırımlar söz konusu. Bunlar içerisinde tabi BM Güvenlik Konseyi mensubu ülkelerin, bazılarının bunu rahatlıkla aştığını görüyoruz. Ama bazı ülkeler için ise bu yaptırımlar engellenebiliyor. Bizim 2012 dış ticaret hacmine baktığınız zaman, 21,5 milyar dolara ulaşmıştı. Fakat 2013 yüzde 35 gerilemeyle, bu yaptırımlar sebebiyle çok ciddi bir düşüş ve 13,5 milyar dolar gibi bir seviyeye geriledi. Bizim Türk-İran olarak 2015 itibariyle bu rakamı 30 milyar dolara çıkarmaktı. Doğalgaz ve petroldeki yeni fiyat ayarlamaları hususunda, enerji bakanlarımız görüşmelerini yapacaklar. Burada eğer bir anlaşmaya varabilirsek, varmamız halinde bu ticaret hacmi bizim süratle artabilecektir. Bunun yanında çok farklı bizim onlara verebileceğimiz ürünler var. Bunlarla ilgili vergiler noktasında arkadaşlarımız karşılıklı olarak çalışmalarını yaptılar. Bazı indirimlere gitmek suretiyle, yani kazan kazan esasına dayalı olarak, o zaman bizim ihracatımız da ithalatımız da bu kalemlerin sayısı artacaktır. ALIŞILMADIK ÖNLEMLER DEMİŞTİNİZ? Bunlar yanlış anlaşıldı, benden böyle ifadeler olmadı. Paralel yapılanmaya yönelik soruşturmaya gelince, sadece içişleri bakanlığımızın değil, tüm istihbari çalışanlarımzıın, bu yöne çok daha farklı şekilde eğilmek, çünkü devletin içerisindeki böyle bir yapılanma bizim bir beka meselemiz haline gelmiştir. Buna da bizim fırsat vermemiz mümkün değildir. Gereği neyse bunlar da yapılacaktır. Siyasetin yeniden dizayn edilmesiyle ilgili söylemleriniz var. bugün de Zamn gazetesinde bir anket yayınlandı. Ak Parti’nin oyu yüzde 34,6, cumhurbaşkanı olarak şahsınızın oyu yüzde 16. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün göreve davet edilmesiyle ilgili söylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz? SEN İNANIYOR MUSUN BUNA? Bunu değerlendirmeme gerek yok da, sen inanıyor musun buna? Senin mensubu olduğun gazete başka bir anket yayınlamıştı. Seninkine mi inanalım, buna mı inanalım? Ben de diyorum ki senin mensubu olduğun gazete de bir anket yayınladı. İşte bu anketin adı paralel yapı firmasının anketidir. Tamam? Bunlar duymaz uydururlar, dert başka. Bunlar kendilerine göre bu ülkede bir irade oluşturabileceklerini zannediyorlar. Bunu oluşturamayacaklar. KONDA benim şirketim. KONDA'nın Ocak ayı anketini söylüyorum. AK PARTİ 47,7, CHP 28,5, MHP 14,4, BDP 5,9 İşte bu anketin adı paralel yapı firmasının anketidir. Bunlar duymaz uydururlar. Bunlar kendilerine göre bu ülkede bir irade oluşturabileceklerini sanıyorlar, bunu oluşturamayacaklar. Dünyanın değişik bir ucundan durup da Türkiye yönetilmez, çıkar gelirsin ne yapmak istiyorsan yaparsın. TUTUKLULUK SÜRESİ Tutukluluk süresi daha önce 10 yıldan 7,5 yıla indirilmişti. Biz dün yaptığmızı çalışma ile bunu 5 yıla indiriyoruz. Meclisten bunun da çıkmasıyla yüzlerce binlerce insan istifade edecek. Öyle o tür palavradan anketleri bu millet yutmuyor. Her ay dört anketi var bizim partimizin. Bu anketlerde biz hemen karşılıklı olarak çaprazlama yaparız. Adımlarımızı da atarız. Bugünlere de biz böyle geldik. Nerede eksiğimzi var, ne yapmamız gerekir? Biz hayali projelerle de konuşmuyoruz. Eser ortadadır, bütün bu eser Türkiye’dir. Bugüne kadar yaptıklarımızla da milletimiz bize istikamet vermiş. SORU YANIT BÖLÜMÜ Bugün bir yandan da gözler Kayseri’de. Ali İsmail Korkmaz davası. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yargı süreci, yargı süreciyle ilgili söyleyecek herhangi bir şeyim yok. Geçen hafta sayın Erdoğan Bayraktar ile görüştüğünüz, onu ikna ettiğiniz konusunda bilgiler var. öyle bir görüşme gerçekleşti mi? Görüşme yaptım. Ama benim ikna etme gibi gayretim söz konusu değil. çünkü Erdoğan bey ikna edilecek bir kardeşimiz değil ki. benimle 20-25 yıllık geçmişi olan bir arkadaşımız. Bu geçmişte, nereden nereye birlikte nasıl yürüdüğümüz belli. Oradaki kullanmış olduğu yanlış ifadeyi düzeltmek onun görevidir. Onun için de ikna gayreti içine girmem gerekmez. Onun buradan pişman olması lazım. Dolmabahçe’de demokratikleşme paketi konusunda toplantı vardı. İçeriğine ilişkin değerlendirme alabilir miyiz sizden? Dün demokratikleşme paketiyle ilgili yaptığımız çalışmayı ele aldık. Daha önce idari boyutuyla çözüldü halledildi. Ama yasal sürece yönelik bunu da parlamentoya gönderdik. Bunun yanında bizim üç paketimiz daha var. biri adalet bakanlığı, bir diğeri içişleriyle alakalı bir diğeri de şeffaflaşmayla alakalı. Biliyorsunuz özel yetkili mahkemeleri süratle kaldırma çalışması içerisindeyiz. İki TMK ile alakalı olarak orada bir düzenlemeye gidiyoruz. Bunları ceza kanunu içerisinde alacağız. Burada en önemli olan, tutukluluk süresi daha önce 10 yıldan 7,5 yıla indirilmişti. Biz dün yaptığımız çalışmayla bunu 5 yıla indirme kararı verdik. Meclis’ten de bunun çıkmasıyla, öyle zannediyorum ki yüzlerce binlerce insan bundan istifade edecek. Önemli olan bir adımda şu. Adli kolluk meselesi. Adli kollukta artık herhangi bir savcı, istediği gibi, ki yaptıkları zaten kanunsuzdu. Ben, sen sen sen bazı polisleri toplayıp, hadi git şurayı bas, şunları topla gel. Böyle bir şey olamaz. Hiçbir üstün, aslından haberi yok. Ne emniyet müdürünün, ne valinin haberi var. kalkıp bu tür adımların atılması ortadan kaldırılıyor. Bu geçiş sürecinde, bir defa valinin bu iş emir komutasında olacak veya emniyet müdürünün emir komutasında olacak. Valinin emniyet müdürünün haberi olmadan asla adli kolluk emri verilemez. Kaldı ki dünyanın bir çok yerinde zaten adli kolluk müessesi de yok. Oluşturulur, şimdi biz AB’nin de böyle bir talebi sebebiyle, dedik ki biz adli kolluk gerekirse kurumu oluştururuz. Başbakanlık teftiş kurulunun raporuyla ilgili ayrıntılar yer aldı. Şöyle söyleniyor, başbakanlık korumalarından alt kademelerde bir yöneticinin sızdırdığıyla ilgili… Sevgili kardeşim sen ayrıntıları öğrenmişsin. Ben bu ayrıntıları bilmiyor. Beni de bir bilgilendirirsen çok daha mutlu olurum. Başbakanlık teftiş kurulu çok gizlilik kaydıyla, ankara başsavcılığına bunu gönderiyor. E şimdi bundan sizin haberiniz oluyor. İşte paralel devlet bu, paralel yapılanma bu. Paralel devlet yok diyenler başını iki elinin arasına alsın da bir düşünsün. Çok gizlilik kaydıyla başbakanlık teftiş kurulu ankara başsavcılığına aylardır en ufak bir şey çıkmıyor, bu şimdi ortaya çıkıyor. Benim haberim yok, senin haberin var. Hadi sen açıkla. ERDOĞAN'DAN GAZETECİYE FIRÇA 17 Aralık’ta başlatılan operasyonla ilgili bir sorum olacak. Operasyondan 8 ay önce MİT tarafından , Reza Zarrab’ın söz konusu bakanlarla ilişkide olduğu MİT’in de sizi uyardığı yönünde bir rapor yansıdı. Böyle bir rapor sunuldu mu? MİT bir defa uyarı yapmaz. Tespit yapar. Bir diğeri de burayla ilgili olarak da bakın MİT’in bu tür raporlarına paralel yapının temsilcisi durumuna düşüyorsunuz. Gazeteci: Taraf Gazetesi yayınladı. Bak MİT’in raporunu bilecek kadar ona nüfuz edecek kadar paralel yapı. Müşterek çalışıyorsunuz. Söylemediğinizi söylettiriyorsunuz. Sen değil, patronlarınız. Bu şekilde de bu işlere nüfuz etme yollarına gidiyorsunuz. MİT’in bu tür belgelerine nasıl ele geçiriliyor? MİT sürekli gizlilik kaydıyla çalışır. Bu halde sizlerin, yada oraların eline geçiyor? Burası çok tehlikeli bir gidiş. Bakın bu ülkeyi sevmek değildir. İsmi geçen zat ile ilgili bana bugüne kadar hiçbir suç duyurusu gelmemiştir. Dolayısıyla patronlarınız da duymuştur herhalde.Gazeteport
SuperBowl Finalinde Bruno Mars ve RHCP Şovu
ABD’nin merakla her yıl deli gibi beklediği NFL Super Bowl 2014′e Bruno Mars ve Red Hot Chili Peppers’ın sahne şovu damga vurdu. Seattle Seahawks ve Denver Broncos arasında geçen Amerikan futbolu final maçını Seahawks takımı kazanarak Superbowl’un sahibi oldu. Reklamlarına kadar olay yaratan Superbowl gecesine ise ilkyarının sonunda Bruno Mars ve RHCP tarafından sergilenen sahne şovu tam anlamıyla damgasını vurdu. Bruno Mars’ın seyircileri adeta Mars’a uçurduğu dans ve bateri şovu eşliğinde Red Hot Chili Peppers ise sonradan dahil olduğu düetiyle sahneye renk kattı.
'Çok Tatlısın Ama Filistin ile Pek Alakalı Değilsin'
FİLİSTİN'i işgal ettiklerini söyleyerek daha önce İsrail'e boykot çağrısı yapan efsanevi Pink Floyd grubunun solisti Roger Waters, reklamını yaptığı, işgal altında üretim yapan Soda Stream fabrikasıyla ilgili 'İki topluluk arasında barış köprüsü kurmak için eşsiz bir fırsat' diyen ABD'li aktris Scarlett Johansson'ı sert dille eleştirdi. Johansson, İsrailli markaya reklam yüzü olduktan sonra kendisini eleştiren Oxfam yardım kuruluşundaki elçilik görevini geçen hafta bırakmıştı. Walters, önceki gün Facebook'ta yayınladığı yazısında, İsrail'de konser verecek şarkıcı Neil Young'a ve Scarlett Johansson'a mektup yazdığını ama cevap almadığını söyleyerek ikiliyi eleştirdi. Walters şu ifadeleri kullandı: Genç Scarlett'e bir-iki soru sormak istiyorum. Scarlett örneğin İsrail hükümetinin kuzeydeki Necef çölündeki bir Bedevi köyünü tamamen yok ettiğinin farkında mısın?.. Scarlett, Filistinli işçilerin reklamını yaptığın fabrikada eşit şartlarda, eşit kazançlarda, eşit haklarda çalıştığını iddia etmişsin. Gerçekten eşit haklara sahipler mi. Oy hakları var mı mesela. Yolları kullanabiliyorlar mı? Temiz içme suları var mı? Hayır bu haklara sahip değiller. Eee, senin bahsettiğin eşit haklar neler o zaman... Scarlett, kesinlikle çok tatlısın. Ama eğer Soda Stream'ın barış köprüsünü kurduğunu düşünüyorsan kesinlikle meseleyle pek alakalı değilsin demektir' dedi. Hürriyet  | Gerçek Gündem
Reklam