İstanbul'u Anlatan Der Spiegel Dergisi Yok Satıyor
Alman Spiegel dergisi ocak ayı tarih eki Der Spiegel Geschichte'de İstanbul-Bizans dönemine 145 sayfa ayırdı.Büyük ilgi gören tarih eki bayilerde kısa zamanda tükendi. Kapağında “Byzanz Das Kaiserreich am Bosporus-Bizans İmparatorluğu Boğaz'da” başlığıyla İstanbul'un tarihini okuyucularına anlattı. Latin, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu'na ev sahipliği yapan İstanbul, Boğaz'ın New York'u olarak tanıtıldı. Dergi renkli resimlerle haçlı seferleri, ikona sanatı, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Topkapı surları, Fener Rum Patrikhanesi, Bizans mozaik sanatı ile M.Ö. 326 yılından 1461 yılına kadar kentin tarihine ışık tuttu. Zaman
10 Gizemli Fotoğraf Manipülasyonu İle Rachel Baran'ın Dünyası
Bu harika fotoğraflar yetenekli ve güzel sanatçı Rachel Baran tarafından çekilmiş ve manipüle edilmiş. Her  fotoğraf kavramsal bir temele oturtulmuş ve ayrı ayrı hikayeler anlatıyor. Rachel Baran bazı fotoğraflarda kendini de model olarak kullanıyor. Çekilen fotoğraflara uygulanan sürrealleştirme çalışması da oldukça yaratıcı. Sanatçının gizemli ve yaratıcı dünyasına yakından bakalım...
Okyanusun En Derin Yerlerinde Yaşayan Fantastik Hayvanlar
Okyanusun ortalama 1300 metre derinliğinde yaşyan Goblin Köpekbalığı, ilk defa 1898'de keşfedilmiş. Zaman zaman 100 ila 200 metre derinliğe de çıktıklarına rastlanıyor. Ortalama 3 metre uzunluğunda olan bu acayip balıkların nasıl avlandığına bir bakın..
Tüm Zamanların En İyi 10 Romantik Filmi
Romantik filmler bir çok işi için sinemanın vazgeçilmezi, büyülü dünyası ve göz yaşı anlamına gelmektedir. İzlerken yaşadığımız olaylardan da çıkarımlar yaptığımız ve hüzne hüzün katan, bazen mutlu bazen mutsuz sonlar ile boğazığımızda düğümlenen romantik filmler ile ilgili “top 10″ listesi yapmaya çalıştık. Hazır okullar tatil olmuşken bu güzel listeden faydalanacağınızı umuyoruz.1. Not Defteri (The Notebook)Nicholas Sparks’ın aşk hikayesi Rachel McAdams ve Ryan Gosling’in güçlü oyunculuklarıyla filme aktarıldı. İzleyenlere çiftin hayatlarının hemen hemen her bölümünü seyrederken kendi hayatlarının her bölümünü yeniden tattıran, tüm zamanlara hitap eden gerçek bir aşk öyküsü.2. Özel Bir Kadın (Pretty Woman)Bir modern zaman prens ve prenses hikayesi. Milyoner Richard Gere, Julia Roberts’ı sokaktan alır, kelimenin tam anlamıyla. Her ne kadar herşey tam yolunda gitmese de, birbirlerine aşık olurlar ve aşkları ikisini de sonsuza kadar değiştirir.3. Rüzgar Gibi Geçti (Gone With The Wind)Muhtemelen en ikonik romantik film hakkında daha fazla ne denebilir ki? Hepimiz izledik, ve hepimiz çok beğendik.4. Evlilik Öpücüğü (The Wedding Singer)Adam Sandler romantik biri olarak tanınmıyor. Fakat 80′lerde geçen bu romantik komedi sevmek kadar gülmekle de ilgili. Sandler ve Barrymore harika bir ekip oluşturuyorlar ve 80′lere yapılan göndermeler de tam yerli yerinde. Filmde pek çok tatlı anlar var. Ancak hiçbiri içinde Billy Idol, bir uçak ve Sandler’ın kendisinin seslendirdiği dahice bir şarkı bulunduran son sahne kadar muhteşem değil.5. İlk Aşk İlk Dans (Dirty Dancing)Bugünlerde başrol oyuncusunun söylediği şarkılar içeren filmlerin nadir olması üzücü. Çünkü Patrick Swayze’nin söylediği “She’s Like The Wind” şarkısı bu filmin en iyi yanlarından biri. Herkesin ayrı tutmaya çalıştığı iki kişinin arasında geçen ateşli aşkı konu alan film, 80′lerin hem moda hem de danslar yönünden simgesi.6. Titanik (Titanic)Celine Dion’un efsanevi Titanik şarkısı En Romantik Şarkılar listemize girmişti. Dolayısıyla filmin kendisinin de bu listeye dahil olması son derece doğal. Titanik filminin yaratıcıları iyi bilinen batık gemi hikayesini alıp güzel bir aşk hikayesi haline getirmişler. Her ne kadar sonu acı-tatlı da olsa, bütün olarak film gördüğümüz en harika aşk hikayelerinden biri.7. Mesajınız Var (You’ve Got Mail)Ah, internet aşkı.. Şimdilerde çok popüler ancak 1998′de yeniydi ve Mesajınız Var bu konuyu gündeme taşıyan film oldu. AOL’in başarısı, ve Tom Hanks ve Meg Ryan’ın tekrar bir araya gelmesi, bu filmi hemen gözyaşı döktüren acıklı bir film haline getirdi. Aynı zamanda bu film bizi internet aşkımızın gerçekte en sevmediğimizi düşündüğümüz kişi çıkabileceği konusunda uyardı.8. Aşk Her Yerde (Love, Actually)İngiliz mizahı, süperstar oyuncu listesi, ve çok sayıda anlamlı aşk hikayeleri ile bu film listemizdekilerin arasında en ilginç olanlarından. Bir iyi yanı daha var – Noel. Bu film listemizdeki diğer filmlere kıyasla aşka daha komik – ve daha ciddi – bir yönden bakıyor ve bunu çok iyi becerdiği için de listemizdeki yerini hakediyor.9. Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (10 Things I Hate About You)Listede bir tane de lise aşk hikayesi olması gerekiyordu ve Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi işte o film. Cazibeli, komik, ve lise hayatını çok güzel yansıtan bu film gösteriyor ki bazen en kötü durumlar bile iyi şekilde sonuçlanabilir.10. Harry Sally ile Tanışınca (When Harry Met Sally)Meg Ryan ve Billy Crystal gerçek hayatta oldukça kötü bir çift gibi görünüyorlar, ve bu klasik filmin büyük bir bölümünde de öyleler. Yine de ikili sonunda farklılıklarına rağmen bir ilişki kurup tüm zamanların en sembolik romantik sahneleri içinde aşkı buluyorlar.
Reklam
Otomobil Kullanırken Dinlememeniz Gereken 7 Parça
Artık trafik sıkışıklığı sıradan bir olay haline geldi. Bu yüzden de evde/ofiste dinleyeceğimiz parçalardan ziyade 'bugün işe giderken ne dinlesem?' şeklinde soruları kendimize sorarken buluyoruz.Müzik seçimi çok önemli. Malum, radyo kanalları her zaman sevdiğimiz şarkıları çalmıyorlar. En sağlamı, kendi müziklerimizi kendimiz seçip gerek USB, gerek Bluetooth ile direksiyon başında dinlemek oluyor.Ancak bazı parçalar var ki, insanda yarattığı etki, direksiyon başında çok uygun olmuyor.
Reklam
Şu An Lost'a Başlamak İçin 7 Sebep
Anlayan vardır, anlamayan vardır. Final bölümü biraz anlaşılmamış bu yüzden de 'bozdu' denilmiştir. Ama Lost dediğin dizi zaten bilim-kurgu ögeleri olan bi' dizidir dolayısıyla bozduğu filan da yoktur. Yazı spoiler içerebilir, içerlemeyiniz.
Bozuk Paraları Boyayarak Yeni Bir Kimlik Veren Proje: Tales You Lose
Instagram'da kendi konseptini yaratıp zamanının konsept bloglarında olduğu gibi hızla takipçi sayısı artan kullanıcılardan zaman zaman bahsediyoruz. Bu projenin de çıktığı yer esasında Andre Levy'nin bu Instagram hesabı. Brezilyalı sanatçı eğlenceli ve farklı bir tema yaratarak bozuk paraları boyuyor. Yarattığı serinin ismi Tales You Lose. Bozuk paraların üzerindeki yüzleri renkli renkli boyuyarak yeni bir karakter yaratan Levy devlet adamlarından birer süperkahraman ya da pop kültür ikonu çıkarıyor.
Mozart Neden Türk Marşı Besteledi?
etiket
Hiç düşündünüz mü Mozart neden Türk marşı besteledi? Sizler için araştırdık ve bulduk Türklerin Avrupa'da hayranlık uyandırdığı yıllarda, Mehter Marşı'ndaki ritimden esinlenmiş  Mozart, 1783 yılında 11 numaralı la majör piyano sonatı'nın (K. 311) 3'üncü bölümünde 'Ronda alla Turca' (Türk Marşı)'nı besteler. Bu beste halen, Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm özel davetlerinin yanı sıra, ülke tanıtımında kullanılmaktadır. Ludwig Van Beethoven'ın da Türk Marşı olarak eseri vardır. Turkish March Beethoven (part of Op. 113 No. 4): Die Ruinen von Athen (The Ruins of Athens) Türk rap sanatçısı Ceza, sonatın üçüncü bölümüne 2012 yılında Türkçe söz yazdı ve parçaya bir klip çekildi.
Reklam
Balat'ın Fotoğrafçılardan ‘Çektiği’
ZEYNEP KILIÇ HABERLER PazarBalat karelerinin olmazsa olmazı ‘top oynayan çocuk’, ‘camdan bakan teyze’ ve ‘halı yıkayan kadın’a sorduk: Neden sizi çekiyorlar? Cevap: “Biz de bilmiyoruz.”“10-15 kişiden oluşan amatör fotoğraf gruplarının akınıyla bahara girildiğini anlayan Balat halkı, sokakta halı yıkama seanslarına start verdi.”Son dakika gelişmesi gibi duran bu cümle, tahmin edeceğiniz üzere ironik haberlere imza atan mizah sitesi Zaytung’dan. Ve her Zaytung haberi gibi gerçeklerden tamamen kopuk değil. Nitekim amatöründen profesyoneline fotoğraf meraklıları için bir nevi laboratuvar işlevi gören Fener ve Balat semtleri bu konuda Tarlabaşı’nın bile pabucunu dama atmış durumda. Şimdilerde fotoğraf makinesini eline alan, bu iki semtin yolunu tutuyor ve tabiri caizse; ‘camdan bakan yaşlı teyze’, ‘saçı başı dağılmış çocuk’, ‘kapı önünde laflayan kadın’ avına çıkıyor. Dizi ve film çekimlerine gelen ekipleri hiç saymıyoruz bile.Durumu ‘eskiye duyulan özlem’, ‘tarihi yapılara duyulan merak’ gibi sebeplerle açıklamak kolaycılık olacağından bizzat sakinleriyle görüşmek üzere Fener-Balat’a doğru yola koyuluyoruz. Bir elimde ses kayıt cihazı, diğerinde not tutmak üzere defterimle ara sokaklarda gezindikçe kimse dönüp bakmıyor bile. Bir şekilde semtlerini incelemeye gelenlere o kadar alışkınlar ki. Niyetimi açıkladığım kişiler de ağız birliği etmişçesine aynı tepkiyi veriyor: “Evet geliyorlar fotoğraf çekmeye. Hafta sonları bu sokaklardan geçilmiyor bazen. Bilmiyoruz ki neden çekiyorlar. Eski binaları seviyorlar herhalde.”‘Renkli çamaşır asar mısınız?’ diye soruyorlarDışarıdan oldukça koyu olduğu belli olan pencere önü muhabbetlerden birini bozmak zorunda kalıyorum. Kur’an kursuna giderken komşusuyla iki lafın belini kırmak üzere duran kadına yaklaşıyor ve soruyorum: “Buralarda sürekli fotoğraf çekilmesinden sıkılıyor musunuz?” “Kızım ben pek anlamam o işlerden” deyip, pencereden bize bakan komşusunu çağırıyor. Fatma Korkmaz bizi kırmayıp aşağıya geliyor. 19 yaşındaki Korkmaz, Balat’a beş yıl önce gelin gelmiş. Fotoğrafçılardan sıkılıyor musunuz, sorusuna “Yoo niye sıkılalım, alıştık biz.” diye cevap veriyor. “Türkler de çok var ama daha çok yabancılar geliyor. Bir gün AB’ye girersek hiç yabancılık çekmem.” diye de espri yapıyor. Ona göre fotoğrafçıların en çok ilgisini çeken, binalar ve çamaşırlar. Fotoğrafçıların ve film ekiplerinin bazen kendilerinden ‘renkli çamaşırınız varsa asar mısınız?’ diye ricada bulunduklarını anlatan kadınlar, “Bazen de kendileri çamaşır getiriyor.” diyor. Korkmaz, bir gün de ‘ne kadar güzel evlerde oturuyorsunuz bir bilseniz’ diyen bir kadına evin durumunu anlatıp ‘isterseniz değiştirelim evleri’ diye karşılık verdiğini anlatıyor. Fotoğrafçıların ilgisinden genel olarak rahatsız olmadıklarını belirtirken eklemeden de geçemiyor genç kadın: “Geçende halı yıkarken çekmeye çalıştılar, rahatsız olduk. Sonuçta üstümüz başımız ıslak oluyor. Ben nereden bileyim o fotoğrafı nerede kullanacağını. Çekmeyin deyince çekmiyorlar sağ olsunlar. Ama haberimiz olmadan çekip koyuyorlarsa bir yerlere ona bir şey yapamıyoruz.”‘Para verdiklerinde seviniyoruz’Korkmaz’ın yanından ayrılıp bir başka ara sokağa giriyorum. Karşıdan, bu zamana kadar belki yüzlerce kez fotoğrafı çekilen Balatlı üç çocuk geliyor. Buz gibi havaya rağmen ve daha da önemlisi internet kafeye gitmek üzereyken yollarından ediyorum Aziz ve Bünyamin kardeşler ile Burak’ı. Geri çevirmiyorlar beni ve hep bir ağızdan başlıyorlar anlatmaya: “Abla bizim ev tarihi. 1970’te yanmış sonra tekrar yapılmış. Bizim evin önünde çok fotoğraf çekiyorlar. Geçen de benim fotoğrafımı çekti turist. Facebook’a da eklemiş. Bazen de biz onların fotoğrafını çekiyoruz. Kenan İmirzalıoğlu ile geçende fotoğraf çektirdik. Bazen para veriyorlar. Bana 5 lira verdi bir tanesi. O da bir şey mi bana 20 TL verdi...”‘Hiç sıkılmıyor musunuz peki?’ diye araya giriyorum. “Bazen sıkılıyoruz. Gözlerimiz ağrıyor.” diyor biri. “Para verince hoşumuza gidiyor.” diyor bir diğeri. “En çok maç yaparken çekiyorlar. En heyecanlı yerinde oyunu bozuyorlar.” diyor nihayetinde en küçükleri. Kimin, ne dediğine ben de şaşırıyorum ve ‘Eee bir fotoğraf da ben çekeyim bari’ diyorum. Dedik ya belki yüzlerce kez fotoğrafları çekildiğinden inanılmaz antrenmanlılar ve daha fotoğraf lafını duyar duymaz pozisyon alıyorlar. Kollarını birbirlerinin omuzuna attıkları o klasik pozu bir kez de bana verip internet kafenin yolunu tutuyorlar.‘Camdan bakan kadın’ın nesi ilginç?Fotoğrafçıların ilgisinden çok rahatsız olanlar da var. Az önce kırdığı odundan kalanları süpürürken karşılaşıyoruz onlardan biriyle. İsmini vermek istemeyen kadın “Çoğu insan sıkılmıyor olabilir ama ben istemiyorum hem kendimin hem çocuklarımın fotoğrafının çekilmesini.” diyor. 30 yıldır burada yaşadığını ve hâlâ ‘neden fotoğraflarının çekildiğini’ anlamadığını söylerken kendi kendine çıkarımda bulunuyor: “Çamaşır asan, camdan bakan kadın niye ilginç geliyor ben bilmiyorum. Kim bilir hâlâ bu devirde sokakta odun kıran kadın görmek ilginç geliyor onlara. Belki de küçümsüyorlardır.” Çocuklara para verildiğini öğrendiğinde ise fotoğraf çekilmesini istememesinin haklılığı kanıtlanmışçasına ekliyor: “Öyle bir şey varsa, çok kötü. Yani çocuklarımızı öyle bir şeye alıştırıyorlarsa bu hiç iyi bir şey değil.”‘Oryantalizmin bize de sirayet etmiş hali’Gezgin Dergisi Fotoğrafçısı ve Yazarı Hayrettin Oğuz, Balat’ta gelinen noktayı oryantalizmle ilişkilendiriyor: “National Geographic bakış biçimi adını verdiğimiz oryantalizmin bizim insanımıza da sirayet etmesiyle ilgili bir durum. Çünkü modernite ve oryantalizm ‘öteki’nin varlığıyla ayakta durur. Bugün bu tür mahallelere giderken fotoğraf makinesi elinde olan insan, karşısındaki insana selam bile vermez. Çünkü o bir insan değil sadece fotoğrafın malzemesidir. Tüketilmesi gereken bir unsurdur.”O insanlardan çok farklı değil hayatımızFotoğrafçılık bölümü mezunu Gökçe Öktem’in ders kapsamında semtte defalarca çekim yapan biri olarak söyledikleri dikkat çekici: “Fotoğraf öğrencisi olarak Balat’ta fotoğraf çekmek gibi bir deneyim yaşamak kaçınılmazdır. Oraya gidip toprakla oynayan çocuk, örgü ören yaşlı kadın, pencereden bakan genç kız vs. fotoğrafı çekilir. Sokaklarında gezerken sanki dünyanın en medeni ülkesinden inmiş şaşkın turistler gibi hayretlere düşmek, oradaki halka samimi görünmeye çalışarak yapmacık olmak da yanında hediyesidir. Neden oraya götürülüp sanki o insanlardan çok farklı bir dünyada yaşıyormuşuz gibi o hayatı belgelemek zorunda bırakıldığımızı asla anlayamadım.”Rahatsız olanların sayısı artacaktırFener-Balat-Ayvansaray kitabının Yazarı Ahmet Özbilge, fotoğrafçıları oryantalist bir bakış sahibi olarak nitelemek biraz haksızlık olacağını düşünmekle birlikte, bölge turistleştikçe fotoğraflarının çekilmesinden gına gelenlerin sayısının artacağını düşünüyor. Ancak Özbilge’ya göre bunun sebebini oluşturanlar bölgeye fotoğraf çekmeye gelenlerden ziyade, bölgedeki değerlerin ranta dönüşebileceğini fark edip bu yönde çalışmalar yapanlar.
Ünlülerin En Çok Beğendiği Filmler Listesi
Ünlülerin de tıpkı bizim gibi birer insan olduklarını düşünürsek elbette onlarında beğendikleri filmler, müzikler vb. şeyler vardır. Gerek hayranlıkla filmlerini izlediğiniz oyuncuların, eserlerini hayranlıkla dinlediğiniz şarkıcıların ve bir çok tanınmış ismin en beğendikleri filmlerden seçmeler yaptık ve karşınıza sunduk. Eğer içlerinden birisini seçip izlemeye karar verirseniz, şimdiden iyi seyirler.
Gündelik Kıyafetlerle Doğa Fotoğraflarını Zekice Tamamlamak
Brighton merkezli fotoğrafçı Joseph Ford, sanat yönetmeni Stephanie Buisseret, stilist Mario Faunez ve ilerleyen günlerde ekibe katılan bir diğer stilist Almut Vogel ile birlikte gündelik kıyafetlerin yakın çekim fotoğraflarıyla doğa fotoğrafları zekice birleştirilmiş. Kazağın kıvrımları bir çölü, kot pantolondaki görüntü bulutu, fermuarlar ise yolları tamamlamış. İşte oldukça yaratıcı çalışma sizlerle...
Reklam
İnsanlardan Sonra Yaşam Nasıl Olurdu?
İnsanlardan sonra yaşam nasıl olurdu hiç düşündünüz mü? Hesaplı Reyonum sosyal medya ekibi sizler için araştırdı. Gezegenimiz sadece bize ait değil unutmayalım. Yerleşim yerlerimiz bir gün asıl sahiplerine geri dönecek.
Reklam
Erasmus Programına Nasıl Başvurulur?
Gençler, üniversiteyi okurken yurt dışına çıkma hayali kuranlardansanız bunun en kestirme ve görece daha güvenli yolunun Erasmus Programı olduğunu da biliyorsunuz demektir. Peki, Erasmus Programını tam anlamıyla biliyor musunuz? Bilmiyorsanız cevabı haberimizde! İşte Yurt dışında eğitim fırsatını elde edebileceğiniz programlardan biri olan: Erasmus Programı hakkında! Avrupa’daki üniversitelerin kendi aralarında farklı alanlarda ortaklık yapmayı desteklemek için oluşturdukları bir AB programı. Bu programının adını ise Avrupa’nın değişik ülkelerinde bulunmuş, Hümanizmin temsilcilerinden biri olan Hollandalı bilim insanı Erasmus’tan geliyor. Erasmus Programı sayesinde üniversiteler birbirleri ile ortak projeler gerçekleştiriyor, dönemsel ya da yıllık öğrenci ve akademik personel değişimi yapabiliyor. Programın öğrenciler için en güzel yanlarından biri ise hibe niteliğinde karşılıksız mali desteğin verilmesi. Erasmus Programına Nasıl Başvurulur? Her üniversite için tarihler değişebilmekte. Zaten okuduğunuz bölümde böyle bir öğrenci hareketliliği varsa bunu mutlaka duyarsınız. Öncelikle üniversitenizin yapacağı dil sınavına giriyorsunuz bu da okuldan okula değişiklik gösterdiği için herkesin okuduğu üniversitenin ilgili Erasmus ofisinden bilgi alması daha yararlı olacaktır. Dil sınavı, not ortalamanız ve mülakat. Evet, bu sınavlardan geçip kendinize uygun bir ülke bulduğunuzda başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz. Eğer Erasmus yapacak şanslılardan olursanız işin bürokratik kısımlarına gelmiş bulunuyorsunuz. Genel anlamda Erasmus yapan tüm öğrencilerin şikayet ettiği bir durum olsa da artık yurt dışı yollarını garantilemenin verdiği mutlulukla halledilebilir bir şey emin olun! Eğer bu yazı sizi yeterince tatmin etmediyse; Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde başlatılan Erasmus+ Okul Eğitimi Bilgilendirme Toplantıları yapılıyor. Toplantılara katılmak isteye okul eğitimi profesyonelleri kurumlarıyla ve bağlı oldukları il/ilçe milli eğitim müdürlükleri ile irtibata geçmelerini öneriyoruz. Bu toplantılara katılarak yurt dışında eğitim fırsatları konusunda daha detaylı bilgiler elde edebilirsiniz. Erasmus + Okul Eğitimi Bilgilendirme Toplantıları hakkında daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz.
Polonyalı Fotoğrafçı Tarafından Hazırlanan 11 Yaratıcı İllüstrasyon
Polonyalı fotoğrafçı Dariusz Klimczak tarafından hazırlanan bu çalışma eşsiz manzaralarla süper yaratıcı fikirlerin birleşmesi sonucu oluşturulmuş. Yetenekli fotoğrafçının koleksiyonu günden güne büyüyor. Hiçliğin ortasında tek başına duran bir kız ya da orantısız şekilde büyük bavulu çekiştiren adam...İşte harika fotoğraflar...
Reklam