20 TL’ye İstanbul’da Yapılabilecek 20 Güzel Şey
Hayat pahalı, İstanbul desen daha da pahalı… Cebimde fazla param yoksa kapıdan dışarı çıkmam, oturur evde dizimi seyrederim diyorsan okumaya devam et. Çünkü sana öğrencilik günlerindeki yaratıcılığa taş çıkartacak fikirlerle geliyoruz. Geziko.com blogunda Gizem Telci'nin hazırladığı 40 öneriden seçtiğimiz 20 tanesi sizlerle...
Osman Hamdi Bey'in Sır Tablosu Rekor Fiyatla Satışta
Türk resminin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey'in 1882'den günümüze gizli kalmış bir başyapıtı 10 milyon liraya satışa çıktı. Türk resminin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey’in 1882’den günümüze gizli kalmış bir başyapıtı ortaya çıktı. 2004’te ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ isimli eseri 5.5 milyon liraya satılarak rekor kıran Osman Hamdi’nin ‘Cami Önü’ konulu eserinin bu kez müzeyedeye çıkış fiyatı 10 milyon lira ile satış rekorunun üzerinde. 132 YILDIR GİZLİ KALMIŞ Tam 132 yıldır gizli kalmış bir Osman Hamdi tablosu kalın kadife bir perdenin arkasından gün ışığına çıkmak için gün sayıyor şu günlerde. Antik AŞ’nin 24 Mayıs Cumartesi günü Shangri-La Otel’de gerçekleştireceği müzayedesinde yer alacak tablo bugüne kadar satışa sunulan en önemli Osman Hamdi Bey eserlerinden biri olarak gösteriliyor. ‘Cami Önü’ konulu eser tuval üzerine yağlıboya, imzalı ve 1882 tarihli. Osman Hamdi Bey’in Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’yi, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni kurduğu yıl olan 1882’de tamamladığı eser, eski Gebze Belediye Başkanı Mustafa Zeki Bey koleksiyonundan günümüze gelmiş. Duvarında asılı olduğu köşkte, ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’nin kırdığı fiyat rekorundan sonra genelde üzeri kadife bir perdeyle kapalı olarak saklanmış. Şimdi ilk kez müzayede salonuna gelerek sanatseverlerle buluşacak tablo, 12 ve 24 Mayıs tarihleri arasında Antik AŞ’de sergilenecek. 16 İNSAN FİGÜRÜ ‘Cami Önü’ adlı eserinde Osmanlı mimarisinin ince işçiliği ve süslemelerdeki detaycılığını tuvale yerleştirdiği 16 insan figürü ile zenginleştiren Osman Hamdi Bey, eski Osmanlı günlük yaşamının ruhunu etkileyici bir kompozisyonla anlatmış. Tuval üzerine yağlıboya eser, 185 x 100 cm ebatları ile ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ adlı tablosundan sonra bilinen en büyük Osman Hamdi Bey eserlerinden biri. Antik AŞ müzayedesinde satışa sunulacak eser 10 milyon lira açılış rakamı ile müzayedeye çıkıyor. HER ESER BİR REKOR Pera Müzesi’nin 2004’te o dönemin rakamlarıyla 5.5 trilyon liraya (3.9 milyon dolar) satın aldığından beri Türkiye’nin en değerli eseri olan ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ müzayede sonrasında Türkiye’nin en çok tanınan tablosu olmuştu. 2008’de Londra’da satılan ‘İstanbul Hanımefendisi’ 8 milyon lirayla (6.5 milyon dolar) rekor kırdı. 2012 yılında Sotheby’s ‘Kuran Okuyan Adam’ isimli eseri 3 milyon pounda sattığını açıklarken yine 2012 yılında Antik A.Ş. müzayedesinde ‘Vazo Yerleştiren Kız’ konulu tablo 3.2 milyon liraya satıldı. 2010 yılında Dr. McRae tarafından Pennsylvania’da müze arşivinde bulunan ‘Cami Kapısı’ konulu tablo Pera Müzesi’nde sergilenerek sanatseverlere sunulmuştu. UZMANLARIN YORUMLARI Prof. Edhem Eldem: “Eser 1882 tarihli olması nedeniyle önemlidir. Bursa Yeşil Cami’nin Taç kapısını ve önünü tasvir etmiştir. Benzer eserlerinde olduğu gibi bu tuvalde de Osman Hamdi Bey camin önüne gerçekte bulunmayan basamakları ustalıkla koyarak figürlerine hareketli bir sahne oluşturmuştur. Osmanlı mimarisini kullanarak, ön planda feraceli, yaşmaklı ve şemsiyeli kadınlar, erkekler, satıcılar ve dilenciler gibi ‘tipik’ Osmanlı karakterlerini sahneye koyan bu tablo, sanatçının kendine özgün tarzını yansıtan önemli eserlerindendir.” İhsan Yılmaz | Hürriyet
Dini İnancı En Az Önemseyen 10 Ülke
İnanç konusu tarih boyunca savaşlara, çatışmalara, en olmadı tartışmalara sebep olmuş bir konu. Bir çok insanın benlik tanımında mensubu olduğu din ilk sıralarda yer alıyor. Dinler arası tartışmalar olduğu gibi, bir dinin içerisinde de yapılması ve yapılmaması gerekenler zaman zaman anlaşmazlıklara sebep olabiliyor. Farklı mezhepler, aynı mezhebin farklı yorumları, dini önem atfedilen kültürel objeler (örneğin nazar boncuğu) derken konu iyice dallanıp budaklanıyor. Peki din konusunun hayatımızdaki önemi nedir? ABD merkezli performans yönetimi ve danışmanlık şirketi Gallup, Inc., 155 ülkeyi kapsayan bir istatistik araştırma yapmış. Yöntem oldukça basit, “Din, hayatınızda önemli bir yer tutar mı?” diye soruluyor katılımcılara, “Hayır” cevapları listeleniyor. Ortaya da aşağıdaki sonuç çıkıyor.
31 Fotoğraf İle Sokaktaki Şair
Bursa'da faaliyet gösteren kim olduğu bilinmeyen ama Bursa'daki çoğu duvarı şiirleriyle süsleyen kişidir. Bu kişinin Tumblr ,Twitter ve Facebook hesaplarına yazılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.
İnsan Klonları Yakında Aramızda Olacak Mı?
Bilim adamları, büyük bir adım atarak yetişkin hücrelerden insan embriyosu klonlamayı başardılar!Onsekiz yıl önce Dolly'nin başarı ile klonlandığından beri bilim adamları aynı yöntem ile yetişkin insan hücrelerinden bir klon yaratmaya çalışıyor ve başarısız oluyorlardı. Ancak, yapılan çalışmalar sonunda başarıya ulaşmış gözüküyor ve kişisel organ nakli ve kök hücreye dayanan diğer iyileştirme yöntemleri adına büyük bir adım atılmış oluyor.Geçtiğimiz yıl, farklı bir bilim adamı grubu, insan embriyosu klonlama konusunda büyük bir başarıya ulaşmışlardı. Bahsi geçen bu takım, sekiz aylık bir fetüsten alınan hücreleri kullanmıştı. Cell Stem Cell dergisinde yayınlanan yeni sonuca göre ise, 35 ve 75 yaşlarındaki iki kişiden alınan deri hücrelerinin de aynı amaç ile kullanılabileceğini kanıtlamış durumda.Yetişkin hücrelerden klon insan embriyolarının yaratılabilmesi ise, artık derinizden ufak bir parça ile bir klon embriyo yaratılabileceği ve bu şekilde DNA'nıza sahip kök hücreye ulaşılabileceği anlamına geliyor. Teoride ise bu hücreler herhangi bir dokuya veya organa gelişmek üzerine komutlandırılabiliyorlar.İşlemin temelinde ise Dolly'nin klonlanması ile aynı prensip yatıyor. DNA'yı bulunduran çekirdek, yetişkin hücreden çekiliyor ve bağışlanmış, çekirdeği çıkartılmış bir yumurtanın içine yerleştiriliyor. Bu yöntem yirmi farklı tür üzerinde denenmişti ancak insanlar bu konuda biraz daha sorunlu çıkmışlardı.Ancak bu sonuç, yakın bir zamanda klonlanmış bebeklerle karşılaşacağımız anlamına gelmiyor. Ulaşılan embriyo, bazı hücrelere sahip değil ve bu yüzden bir rahme yerleştirilememekte . Gerçeğe bakılırsa, embriyoların rahim içerisinde büyümesini sağlamanın zorluğu, maymunların hâlâ klonlanamamış olmalarının temel sebepleri arasında yatıyor.Bu insan klonlama sisteminin en fazla gelecek vadeden kullanımı ise, kişisel kök hücrelerin yaratılması. Şu anda, embriyolardan kök hücre çekme yöntemlerimiz, ana rahmi dışında döllenme (IVF) ile oluşan embriyolardan veya yeniden programlanmış yetişkin hücrelerden oluşuyor. Ancak iki yöntemin de dezavantajları yok değil. IVF ile alınan kök hücreler, hastanın DNA yapısına tam olarak sahip olmuyor ve yeniden programlanma tam olarak gerçekleşemeyebiliyor.Bu noktada belirtmek lazım ki, klonlama ile elde edilen hücrelerin herhangi bir tedavi yönteminde kullanılması ile çok yakın bir zamanda karşılaşmayı beklemek yanlış olur. Yapılan bu 'temel' laboratuvar çalışması bile insan klonlama hakkındaki pek çok ahlaki ve etik soruyu tekrar canlandırdı ve yenilerini doğurdu. Tabii bu soruların on sekiz yıl önce Dolly'nin klonlanması ile ilk kez doğduğunu ve o günden beri de asla çözülemeyerek günümüze ve muhtemelen önümüzdeki pek çok yıla doğru uzandığını da unutmamak lazım...
Titanik'ten Son Mektup Satıldı
Titanik gemisinin hayatta kalan bir yolcunun gemi batmadan birkaç saat önce yazdığı mektup, İngiltere’nin “Henry Aldridge & Son” Müzayede Evi’nin düzenlediği açık artırmayla 101 bin pound (yaklaşık 170 bin dolar) karşılığında satıldı.Titanik gemisinin hayatta kalan bir yolcunun gemi batmadan birkaç saat önce yazdığı mektup, İngiltere’nin “Henry Aldridge & Son” Müzayede Evi’nin düzenlediği açık artırmayla 101 bin pound (yaklaşık 170 bin dolar) karşılığında satıldı.BBC’nin verdiği habere göre açık artırma, dün İngiltere’nin güneyindeki Wiltshire’de yapıldı. Açık artırmaya, Titanik’in yolcusu Esther Hart’ın Londra’da yaşayan annesine yazdığı bir mektup sunuldu. Mektup, gemi yolcularına ait bilenen mektupların sonuncusu olarak gösteriliyor. Titanik’in buzdağına çarparak batmadan sekiz saat önce yazıldığı ifade ediliyor.Müzayede Evi, mektubu 80-100 bin pounda satmayı planlıyordu. Mektubun sıra dışı olduğunu belirten müzayedeci Andrew Aldridge, “Bu, geminin Atlantik’te battığı gün yazılan tek mektup” dedi.Birgün
Edebiyat Tarihinin En İyi 25 Giriş Cümlesi
Yazarlar puslu zamanların büyülü namelerini bize söylerken, içimize dokunan kelimeler beğendikleri bir yere geçip oturmaktaydı. Serçelerin şarkısı, ulusların yıkılışı, medeniyetin hançerleri, melankoliye meyilli kahraman veya anti-kahramanlar bize kulaklarımızı dört açmamızı söylüyorlardı. Bulundukları yerlerden... PS: Eğer bu galeriyi okumaya niyetliyseniz devam edin. Birkaç satır okuduktan sonra burada daha fazla olmak isteyeceksiniz. Bu yüzden devam edin. Burada kalmaya devam edin. Kendinize bakın, hala tek parçaysanız o zaman bu haberi okumanız için bir sorun yok demektir.
Diane Keaton'dan Sevgilerle
Oscarlı oyuncu Diane Keaton’ın kaleme aldığı Let’s Just Say It Wasn’t Pretty adlı kitap, Salı günü Random House etiketiyle ABD’de satışa sunulacak. Keaton, “güzellik takıntısı olan bir endüstride” ayakta kalmanın zorluklarını ve yaşlanmayla mücadelesini anlattığı kitapta, özel hayatına dair de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Oyuncu, hayatında kimse olmadığını ve “evlilik fikrinden iyiden iyiye vazgeçtiğini” söylüyor. Sadece duvarındaki fotoğraflarda erkeklere yer olduğunu vurguluyor Keaton. Fotoğrafların arasında Elvis Presley, John Wayne, Gary Cooper, James Dean ve bir dönem âşık olduğu Sam Shepard da bulunuyor. “Sadece hayallerimde gerçekleşebilecek bir ev fikri için bana umut veriyor bu fotoğraflar” yazıyor Keaton. Keaton, bir dönem birlikte olduğu Warren Beatty için “müstesna bir parça” dese de, oyuncuyu sadece “sağ profilden yakışıklı bulduğunu” söylüyor. Jack Nicholson içinse “Onun arkadaşı olmak istemedim. Beni öpmesini istiyordum, o da olmadı” yazıyor Keaton. Diane Keaton, The Godfather/ Baba filminde tanıştığı Al Pacino ile “evlenmeyi takıntı hâline getirdiğini” yazıyor. “O, asla benim olamadı” yazıyor Keaton, “Sonraki 20 yıl boyunca, hiç sahip olamadığım bir adamı kaybetmeye devam ettim. Al’den sonra, kırılganlığımın üzerine bir duvar ördüm. Daha çok şapka takmaya başladım, uzun kollu kıyafetler giymeye başladım.” Döneminin en büyük oyuncularından biri olarak kabul edilen Keaton, Woody Allen’a “çok çektirdiğini” de yazıyor. Büyük bir filmde rol alıp alamayacağı gibi kaygılar, “eğri burnu”nun neden olduğu güvensizlik yüzünden Allen’ın “başının etini yediğini” söylüyor Keaton: “Şimdi dönüp bakınca, bana nasıl katlandı bilemiyorum.” AŞKIN HAYALİ BİLE YETİYOR 68 yaşındaki oyuncu, özgüven eksikliğinin çocukluk yaşlarında başladığını ve “bugüne dek” kalıcı bir çözüm bulamadığını ifade ediyor kitabında. Diane Keaton, son zamanlarda akupunktur hocasının tavsiyesi üzerine demans tehlikesini en aza indirgemek için geri geri yürüyor, boş zamanlarını Pinterest’e bakarak geçiriyor. “Bir daha âşık olamayacağından korksa da”, aşkın hayali bile onu ayakta tutmaya yetiyor. Taraf
Chris Hondros'ın Objektifinden 10 Çarpıcı Savaş Fotoğrafı
Nisan 2011'de Libya'da öldürülünceye kadar Hondros yerküredeki en tehlikeli yerlerde fotoğraf çekti. Onun hayatını riske atarak çektiği fotoğrafları New York Times, LA Times, Washington Post gibi gazetelerde,veya The Economist, Newsweek, veParis Match gibi dergilerde gözlerin önüne serildi. Bu fotoğraflar bize yakın veya uzak olan ülkelerde, kisacası dünyada neler oluyor sorusuna cevap olması ve ilgimizi o bölgelere kaydırması açısından çok önemli.
Gökbilimciler İki Dev Kara Delik Keşfetti
Çin, Almanya ve ABD bilim insanları, birbirine bağlı iki dev kara delik keşfetti. The Astrophysical Journal’da yayınlanan buluşa ilişkin özet bilgi Avrupa Uzay Ajansının internet sitesinde de yer alıyor. SDSS J120136.02+300305,5 galaksisinde tespit edilen söz konusu kara delikler, Dünya’dan iki milyar ışık yılı uzakta bulunuyor. İki uzay cisminin arasındaki mesafe Güneş Sisteminin boyutu ile ölçülebilir. İkisi de ortak kitle merkezinin etrafında dönüyor. Ana cismin kütlesi yaklaşık bir milyon güneş kütlesine eşdeğer. veteknoloji