İnsanlar Birden Bire Dünyadan Yok Olursa Ne Olur?
İnsanlığın ortadan kalkması bilim kurgu gibi görülebilir. Ama uzmanlar insanların yeryüzünde yürümediği bir günün geldiğinde dünyayı nelerin beklediği planladı. İnsanlar birdenbire ortadan kaybolursa, Dünya nasıl bir yer olur. İşte Alan Weismann 'The World Without Us' (Bizsiz bir Dünya) adlı kitabında bu konuya değinmiş. Arizona Üniversitesi profesörü olan Weismann, kitabı ile ilgili araştırmaları için Türkiye'ye de gelmiş. Weismann'ın Bizsiz bir Dünya adlı kitabı, Türkiye'de Altın Kitaplar Yayınevi tarafından satışa sunuldu. Kurguya göre gezegendeki insanlığın yok oluşundan saatler sonra dünyada ki ışıklar sönmeye başlayacak.
'Başbakan Olacak Davutoğlu'nu Siyasete Kazandıran Benim'
Yeni Başbakan'ın Ahmet Davutoğlu olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'Dışişleri Bakanı Ahmet beyi siyasete de devlet hayatına da kazandıran benim' dedi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, görev süresinin bitimine 9 gün kala Çankaya Köşkü'nde son veda resepsiyonunda iş, sanat, medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ağırladı. Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından olağanüstü kurultaya giden AKP'de Ahmet Davutoğlu'nun Genel Başkan ve yeni Başbakan seçileceğini belirten Abdullah Gül 'Kongrede Genel Başkan seçilecek olan Ahmet Davutoğlu’nu siyasete ben kazandırdım başarılı olacağına inanıyorum' dedi. Abdullah Gül'ün resepsiyonunda Fener Rum PatriğiBartholomeos, TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Yunus Söylet, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, gazetecilerDoğan Hızlan, Vahap Munyar ve Murat Yetkin, akademisyen ve reklamcı Levent Erden gibi isimler yer aldı. Veda resepsiyonunun açılışında bir veda konuşması yapan Gül, bir önceki resepsiyonunda Türkiye'nin siyasi gündemi ile ilgili konuştuğunu belirterek 'Geçen hafta yaptığım bu veda konuşmasında Türkiye'nin siyaseti ile ilgili söyleyeceklerimizi söylemiştim. Dolayısıyla bugün mesajım sadece sizlere. Sanatçılarımızın, bilim ve kültür adamlarımızın, araştırmacılarımızın, yaratıcılıklarına ve aldıkları ödüllerden her zaman gurur duydum. Sporcularımızın yine başarılarını gördükçe onları arayıp ilk kutlayanlardan oldum. Yerel yönetimlerin hizmetlerine bizzat hep şahit oldum. Hepsinden gerçekten çok büyük mutluluk duydum. Basın mensuplarının cesaret ve dikkatini her zaman takdir ettim' dedi. Konuşmasında 'Veda ediyorum' ifadesini kullanan Gül, ayrıca sosyal medyayı kullanan ilk cumhurbaşkanı olduğunu söyleyerek 'Sosyal medyayı da kullanan ilk cumhurbaşkanı oldum. Belki aranızda da epey takipçi vardır' ifadelerini kullandı. ‘Hep sizlerle bir aradayız, sizlere bu vesileyle veda etmek istiyoruz’ Cumhurbaşkanlığı görev süresinin bittiğinin altını çizen Abdullah Gül, şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle şahsım ve eşim adına hepinize hoş geldiniz diyorum. Bildiğiniz gibi Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı olarak görev sürem bitti. Geçen hafta burada yasama, yürütme ve yargı mensuplarına bir veda toplantısı bu şekilde yapmıştık. Bugün de sivil toplumun değerli temsilcileri, arkadaşlarım, dostlarım, sanat, kültür, spor camiasının temsilcileri, iş dünyası, sendikalara... Hep sizlerle bir aradayız ve sizlere bu vesileyle veda etmek istiyoruz. Gerçekten talihliyim. Çünkü cumhurbaşkanılığı yaptığım süre içerisinde ülkemiz her bakımdan yükseldi. Yerel yönetimlerden ekonomiye, sanattan bilimden, kültürden, spora kadar her alanda çok başarılı şeyler oldu. Hepimizin kıvanç duyduğu, övündüğümüz ve bunları hep beraber yaşadık geçen 7 yıl içerisinde. Burada bulunanlar, sizler çok geniş bir toplumun temsilcileri olarak buradasınız. Hep sizlerin sayesinde oldu. Ülkemizin artan refahının temelinde işçilerimizin, mühendislerimizin, teknisyenlerimizin, müteşebbis ve iş adamlarımızın sanayici ve tüccarlarımızın, esnafımızın çiftçilerimizin emeklerinin bilinciyle herkese teşekkür etmek istiyorum' ‘Çankaya'nın kapılarını herkese açtım’ Konuşmasında 'Veda ediyorum' diyen Gül, 'Türkiye'nin kalkınmasında herkesin çok büyük emeği oldu. Şüphesiz ki geçen hafta yaptığım bu veda konuşmasında Türkiye'nin siyaseti ile ilgili söyleyeceklerimizi söylemiştim. Dolayısıyla bugün mesajım sadece sizlere. Sanatçılarımızın, bilim ve kültür adamlarımızın, araştırmacılarımızın, yaratıcılıklarına ve aldıkları ödüllerden her zaman gurur duydum. Sporcularımızın yine başarılarını gördükçe onları arayıp ilk kutlayanlardan oldum. Yerel yönetimlerin hizmetlerine bizzat hep şahit oldum. Hepsinden gerçekten çok büyük mutluluk duydum. Basın mensuplarının cesaret ve dikkatini her zaman takdir ettim. Sivil toplum olarak gündelik siyasetin kimi zaman kısır döngüsünün dışında kaldınız ve bütün bu başarıları temin ettiniz. İnançlar, kimlikler arasında çok yakın iş birliği oldu ve huzur içerisinde Türkiye'de herkes beraber yaşadı. Dolayısıyla sizleri bir kez daha bundan dolayı kutluyorum ve tebrik ediyorum. Dediğim gibi veda ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de Çankaya'yı, kapılarımızı herkese açtım. Sizin bu ilginizden karşılıksız bırakmamaya çalıştım.' şeklinde konuştu. ‘Hep beraber seferler yaptık’ Abdullah Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Cumhurbaşkanlığı benim dönemimde sendikaların, hepsini burada görüyorum. Esnaf ve meslek kuruluşlarının, odaların en sık uğradıkları ve dertlerini, meselelerini ilettikleri ve bunlara çare aradıkları makam oldu. Yurt dışına yaptığım seyahatlerde iş adalarımız, ihracatçılarımız, yatırımcılarımız hep beraber gittik. Herhalde binlerce oldu. Sayılarını istatistiki olarak çok çıkarttılar. Hep beraber seferler yaptık adeta. Yeni pazarlar keşfettik. Yeni dostlar keşfettik ve gittiğimiz her yerde ülkemizi gururla hep beraber  temsil ettik. Çok da iyi neticeler aldık. Yurt içi ziyaretlerinde belediyelerimiz arasında hiçbir ayrım yapmadan bütün belediyeleri ziyaret ettik. Bütün siyasi partilerin temsil ettikleri, belediyelerin hepsine gittim ve hepsini teşvik ettim. Çeşitliliğimizi ve zenginliğimizi oluşturan bütün mezhep, inanç, düşünce, din ve kimliklere ve onların temsilcilerine de daima kapılarımızı açık tutuk. Cumhurbaşkanı seçildiğimde yaptığım ilk konuşmada sanat, kültür, bilim faaliyetlerini daima himayeme alacağım ve destekleyeceğim dedim. Cumhurbaşkanlığı kültür ve sanat ödüllerini yeniden vermeye başladık. Dünya kültür miraslarımızın bakım restorasyonlarını hep himayeme aldım. Cumhurbaşkanlığımda bulunan kültür ve sanat eserlerinin bakım restorasyon ve korunması konusunda eşim Hayrünnisa Hanım, öncülüğünde gerçekten çok çalışmalar yapıldı ve birçok şeyler ortaya çıkartıldı. Bilimsel, teknolojik çalışmaların ülkemiz için önemine daima dikkat çekmek amacıyla TÜBİTAK tarafından verilen bütün ödüller, bilim adalarımıza ödülleri Çankaya'da, burada, vererek ilginin alakanın takdirin nerede yoğunlaşması gerektiğini özellikle gösterdim ve bilim adamlarımızla daima gurur duydum. Üniversiteler ve düşünce kuruluşlarıyla çok yakın diyalog içerisinde oldum. Gittiğim bütün illerde üniversiteleri ziyaret ederek onları daima teşvik ettim.' ‘Sosyal medyayı kullanan ilk Cumhurbaşkanı oldum’ Sosyal medyayı kullanan ilk cumhurbaşkanı olduğuna dikkat çeken Gül, katılımcılar arasından da takipçisi olabileceğini söyleyerek 'Değerli basın mensuplarına da her zaman açık davrandım. Yeri geldiğinde de yapılan yanlışlıkları açıkça zikretmekten hiç çekinmedim. Sosyal medyayı da kullanan ilk cumhurbaşkanı oldum. Belki aranızda da epey takipçi vardır. Yine birçok alanda sosyal sorumluluk projelerinde eşimle birlikte öncülük ettik. Başarlı sporcularımızı daima tebrik ettik. Onlarla da hep gurur duyduk. Zaman zaman değerleri, kültür, bilim insanları ve gençlerle burada Çankaya sofraları düzenledim ve o geleneği tekrar başlatıp burada birçok meseleyi konuştuk. Hem öğrendiklerimizle onların çözümü sağladım. Önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin bütün bu alanlarda daha ileri gideceğinden eminim ve Türkiye'nin geleceğinin çok daha parlak olduğundan, her alanda Türkiye'nin çok daha yükseleceğinden de hiçbir şüphem yoktur. Bu duygularla bir kez daha hepinize hoş geldiniz diyorum ve aynı zamanda eşimle birlikte veda ediyorum. Hepinize başarılar diliyorum. Sağ olun, var olun...' dedi.  T24
İznik İçin Muhteşem Bir Videoya İmza Atıyorlar
İTSO’dan Yine İznik Tanıtımına Muhteşem Katkıİznik İçin Muhteşem Bir Videoya İmza Atıyorlarİznik Ticaret ve Sanayi Odası İznik’in tanıtımı için dev bir katkı daha gerçekleştirdi. İTSO Başkanı Mahmut Dede, İznik’in tanıtım filmi ile yurt dışında ve değişik platformlarda İznik’in tanıtımı için destek oldu.İTSO Başkanı Mahmut Dede “ Değişik platformlarda İznik’in tanıtımı amaçlı olan projede Boğaziçi Üniversitesinden gelen arkadaşlar ile Tarihi eserlerimizi müzik ve beraberindeki ekip ile İznik’i tanıtmak düşüncesindeyiz. İnşallah kısa zamanda gösterime girer ve başarılı olur, ekipteki tüm arkadaşlara ve bu projesini bizim ile paylaşan İznikli olan Uğur kardeşime teşekkür ediyoruz.” Dedi. Boğaziçi Üniversitesi dans kulubu ve 9 kisilik orkestra ile birlikte İznik’in değişik yerlerinde çekimler yaparak müzik eşliğinde bir İznik Tanıtım Video projesine İTSO Başkanı Mahmut Dede’nin desteği ile başladığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi 2.sınıf öğrencisi İznikli Uğur Evin “ Projemiz İTSO sponsorluğunda gerçekleşiyor. Amacımız İznik’i, tarihi eserlerimizi, Türkiye’ye, dünyaya duyurmak ve tanıtmak, yurt dışında eğitim alırken  projelendirdiğim ve kendi bestemin olduğu bir müzik ile hayata geçirmeye başladığımız bu fikrimi desteklediği için başkanımız Mahmut Dede’ye teşekkür ederim.” Dedi.
Reklam
Reklam
Aslında Gerçek Bir Fotoğraf Zannettiğiniz 10 Kare
Bu fotoğraflara bakınca kapalı bir havuz bu kadar alanda olur mu diyorsunuz… Biraz daha yakından ve dikkatlice bakınca detayda göreceksiniz… Venezüella asıllı resim sanatçısı Gustavo Silva Nuñez gerçeğine yakın havuz ve yüzen insan resimleri yapıyor. Haberin ve fotoğrafların devamını görmek için tıklayın
Reklam
İstanbul'da 9 İlçede Elektrik Kesintisi
Avrupa yakasında 9 ilçenin bazı bölgelerine bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle yarın elektrik verilemeyecek.Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ'den yapılan açıklamaya göre, elektrik kesintisi uygulanacak ilçeler ve saatleri şöyle: 'Zeytinburnu'nda saat 09.00-12.00 arasında, Seyitnizam, Telsiz ve Baş Telsiz mahalleleri, Mevlana, Seyitnizam ve Prof. Dr. Muammer Aksoy caddaleri ve çevresi, saat 13.00-17.00 arasında, Prof. Dr. Muammer Aksoy, Semiha Şakir ve Asım Kazancıgil caddaleri ve çevresi ile Stad Parkı. Silivri'de, 09.00-17.00 saatleri arasında, Kavaklı Mahallesi, Fulya Caddesi, Hayati, Siyahgül, Özkan, Güzel, Akik, Yunus Emre, Regaip, Yiğit, Olgun, Tunca ve Güleryüz sokaklar. Bahçelievler'de 09.00-13.00 saatleri arasında Kocasinan Merkez Mahallesi, Hürriyet Caddesi ve civarı, 12.00-16.00 saatleri arası, Soğanlı Mahallesi, Çağatay Sokak ve civarı, 15.00-19.00 saatleri arası Mimar Sinan Caddesi, Bilim Sokak İçi ve civarı. Sarıyer'de 09.00-17.00 saatleri arasında, Çamlı Tepe Mahallesi, Ata Caddesi, Şen Cadde, Bayram Sokak, Ulu Caddesi, Birlik, Taş, Elmalı, Özgürlük ve Konak sokaklar ve civarı. Esenler'de 09.00-13.00 saatleri arasında, Havaalanı Mahallesi, Taş Ocağı Caddesi, Gülyüzlü, Güçlü, Gözde ve Göztepe sokaklar, Dijital Jeans, Creaw Jeans, Öğrenci Yurdu, okul. Büyükçekmece'de, 08.00-17.00 saatleri arasında, Batıköy Mahallesi, Uğur Mumcu ve Ünlüsoy caddeleri, Hanımeli Sokak, Güzelce Mahallesi, Balıkçı ve Yoğurthane caddeleri, Türkoba Mahallesi, İnönü Caddesi. Gaziosmanpaşa'da 09.00-13.00 saatleri arasında, Esentepe Mahallesi, 2396, 2421, 2425, 2416 ve 2858 sokaklar, 12.00-16.00 saatleri arasında 50. Yıl Mahallesi, 2316, 2315, 2317, 2309, 2310, 2278, 2313 ve 2312 sokaklar ve civarı, 15.00-19.00 saatleri arasında, 50. Yıl Mahallesi, 2114, 2148, 2133, 2116, 2141, 2142, 2144 ve 21456 sokaklar ve civarı. Şişli'de 03.00-07.00 saatleri arasında, Fulya Florence Nightangale Hastanesi, Okmeydanı Perpa, Okmeydanı Perpa Altı, Memorial Hastanesi. Beşiktaş'ta 23.00-03.00 saatleri arasında Gayrettepe Halkbank Genel Müdürlük Binası, TMT Otel, 03.00-07.00 arasında Gayrettepe Akabe İş Merkezi, Dikilitaş Bayındır Holding, Gayrettepe Mahallesi, Girne, Füsun, Ömer sokaklar ve civarı, Dikilitaş Mahallesi, Dikilitaş, Cami Meydanı ve Set Üstü sokaklar ve civarı.CNNTürk
Reklam
Dünyanın Çeşitli Yerlerinde Yasaklanmış 5 Film
Usta yönetmen Stanley Kubrick'in filmi Otomatik Portakal'ın yasaklandığı ülkeler: İrlanda, İngiltere, Singapur, Malezya, Güney Kore, İspanya.İlaç bağımlısı, adam dövüp, hırsızlık yapıp insanlara tecavüz etmekte olan çetenin başı Alex hapse girer. Alex'in cezasını hafifletmesi için önünde bir seçenek vardır: Bir deneye tabi tutulmak. Sonrasında Alex'in hayatı tümüyle değişecektir.
Reklam
"Dünya Dışı Yaşam Bulmaya Çok Yakınız"
Türk astrofizikçi Bülent Kızıltan, dünya dışı yaşam keşfetmenin astronomi dünyasını şaşırtmayacağını belirtti. Kızıltan, Türkiye'nin uzay keşfinde başarı elde etmek için yeni bir strateji belirlemesi gerektiğini ifade etti. Eisntein’ın görecelik kuramında önemli bir yer tutan nötron yıldızlarından gelen sesleri 1 milyon kat daha net dinlemeyi sağlayan yöntemi geliştirerek astronomide büyük bir başarıya imza atan Dr. Bülent Kızıltan, Al Jazeera Türk’e konuştu. Yeni nesil uzay uydulardan elde edilen bilgiler sayesinde Güneş Sistemi dışındaki uzayın yeniden tanınmaya başladığını belirten Kızıltan, çeşitli yaşam formlarındaki dünya dışı canlıları yakın gelecekte mutlaka bulacaklarını belirtti. Kızıltan, insanlığın geleceği için kritik olan kolonileşme sürecinin de 2050’den önce başlayabileceğini söyledi. Türkiye’deki bilimsel araştırmalar hakkında görüşlerini anlatan Kızıltan, Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda yapılması gereken planların bilim insanlarına devredilmesi gerektiğini vurguladı. Başkanlığını yaptığı uluslararası astronomi konsorsiyumunda birçok alandan insanlar bir araya gelen Kızıltan’a göre, Türkiye’nin orta ve uzun vadeli programlarda başarı elde edebilmesi için disiplinlerarası çalışma yapması şart. Dünya dışı yaşamın bulunması insanlık üzerinde nasıl bir etki yapabilir? Bu keşfin insanlar üzerinde yaratacağı etki, nasıl bir canlı bulacağımıza bağlı. Uzak mesafelerden bakteriyel ve bitkisel canlıların keşfedilmesi belki de algımızı çok değiştirmeyecektir. Ancak Jüpiter'in uydusu Europa dahil Güneş Sistemi'ndeki uydularda canlı bulma olasılığımız oldukça yüksek. Çünkü bu uydularda sıvı olduğunu düşünüyoruz. Diğer gezegen ve uydularında koloni kurabilmek, insanlık için bir umut olacak. Çünkü bir asteroit çarpma tehdidinin çok yakın olduğunu düşünüyoruz. Güneş Sistemi'nde başlayacak koloni çalışmaları, canlı barındırdığı düşünülen yerlerin lojistik avantajıyla da insanlık için bir ön hazırlık olacak. Uzaylılarla temas haline geçmemiz ne kadar mümkün? Burada en büyük sorun, iletişim kurmak olacak. Bize en yakın yıldız (Proxima Centauri) 4.2 ışık yılı mesafede. Oradan bize bir sinyalin gelmesi ve bizim cevap vermemiz için 8 yıl gerekiyor. Mevcut fizik anlayışımız kapsamında uzaylıların bizi ziyaret etmesi, bizim onlara ulaşabilmemiz çok mümkün görünmüyor. Bunların dışına bakteri ve bitki düzeyindeki 'uzaylıların' keşfedilmesi, özellikle astrofizikçiler açısından pek bir şey değiştirmeyecektir. Biz zaten böyle bir keşif bekliyoruz. Böyle bir keşif bizi çok daha özel veya sıradan kılmayacak. Güneş Sistemi’nde kolonileşmeye yönelik birçok plan çiziliyor. 2050’de Mars’a veya birçok uyduya adım atmış olacak mıyız? Bunun olabilirliği, maalesef dünyadaki ekonomik dengelerle birebir bağlantılı. Dolayısıyla ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkenin desteğiyle belli projelere fonlama yapılması gerekiyor. Bir ekonomik kriz yaşanmadığı sürece gereken bütçenin oluşturulması mümkün. Böylece 2050'de Mars veya Güneş Sistemi'ndeki uydulara uzay araçları gönderilmemesi, canlı (sera tabanlı) veya cansız bir ön koloni kurulmaması için bir sebep göremiyorum. Uzun vadede koloni kurulması da gerekli bir durum. Çünkü 100 bin yılda bir beklenen büyük asteroit çarpmasının yaklaştığını düşünüyoruz. Ancak bu olasılık birkaç yüzyıl değil, birkaç bin yıllık zaman aralığı kapsıyor. Teknolojik ve ekonomik imkanlarla dış gezegen ve uydulara koloni kurulması mümkün. Benim kolonileşmesi adına en ideal gördüğüm yer Europa uydusu. Orada canlıların keşfedilmesi de büyük bir olasılık. Mars, yakınlığı açısında avantajlı olsa da, kutup bölgelerindeki donmuş haldeki su kullanılabilir. 2050'ye kadar her iki gök cismine de koloni kurmuş olabiliriz. Başında yer aldığınız konsorsiyum Türkiye’ye neler sunabilir? Konsorsiyuma Multidisciplinary Project (Multidisipline Proje) adını veriyoruz. Normal araştırma konsorsiyumlarından farklı olarak birçok akademik alandan insanın bir araya gelerek araştırma yapması amaçlanıyor. Müzisyenlerle, sanatçılarla, doktorlar, astrofizikçiler hatta teologları bir araya getiriyoruz. Öncelikli projelerimiz arasında mühendislik, temel bilimler ve astrofizikle oluşturulan projenin piyasaya uygulanması ve bu teknolojinin bir şekilde ticarileştirilmesi de var. Sırf bu açıdan Türkiye'nin bu çalışmalarla ilgilenebileceğini düşünüyorum ki bu ilgi kendini göstermeye başladı. Türkiye'nin böyle bir projeye entegre olması birkaç şekilde mümkün olabilir. Öncelikle kritik insan kaynağı ihtiyacı, mühendislik alanında karşılanabilir diye düşünüyorum. İkinci aşamada, bürokrasinin böyle bir önceliğinin olması gerekiyor. Üçüncü aşamada ise Türkiye'nin finansal olarak bu tür bir projenin arkasında durmayı kabul etmesi lazım. Gerekli şartlar yerine getirilirse, ortaya uzun vadeli, günlük siyasetten uzak olması gereken bir yatırım konması gerekiyor. Türkiye’deki bilimsel çalışmaların potansiyeli hakkındaki görüşünüz nedir? Şahsen Türkiye'nin orta ve uzun vadeli bir bilim projesi olup olmadığı konusunda net bir bilgim yok. Milli Eğitim Bakanlığı ve sınavlar ile ilgili değişimleri sürekli görüyoruz, sürekli bir değişim yaşanıyor. Bahsettiğimiz yatırımların siyasetten arınmış bir politikayla ortaya çıkarılması gerekiyor. Türkiye büyük projelerde varım diyebilir ancak uzun vadeli olmadığı sürece uluslararası alanda işbirliği sağlanması mümkün olmaz.Türkiye'nin gerçekliğini yaşayan ve takdirlerimi sunmak istediğim birçok insan var. Bu insanların fikirlerinin öncelikle alınmasını ve bir proje oluşturulacaksa, bu insanların içinde yer alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye'nin dünyadan farklı öncelikleri var ve bunları gerçekçi olarak değerlendirmek gerekiyor. Türkiye'de bir James Webb Teleskobu yapmayı arz talep açısından düşünmek gerçekçi değil. Uzay istasyonu yapmayı da buna örnek gösterebiliriz. Türkiye ne yapabilir diye baktığımız zaman, haberleşme ve askeri uydulara ihtiyacımız olduğunu görüyoruz. Bu uydular için gerekli teknolojilere ihtiyacımız var. Bu teknolojileri temin ve gerekli teknik bilgiyi de transfer edebiliriz veya kendimiz oluşturabiliriz. Facebook ve Google gibi firmaların uzay keşfine faydası olacak mı? Google, Facebook ve diğer şirketlerin ortaya koyduğu teknik bilgi gerçekten çok büyük. NASA bu bigiyi tek başına kendi kullanabilir ve bilgiden yararlanma aşamasında bu firmalarla temas halinde. Projelerinin detayları hakkında çok bilgim yok ama özellikle yazılım alanında NASA'nın teknoloji devlerinden yardım almayı istediğini biliyorum. Türkiye'de henüz tam olarka aklımıza yerleşmeyen oldu, birçok disiplinden gelen insanın ortak bir proje üretebilmesi. Farklı alanlarda uzmanlaşmış insanların bilgi birikimine ihtiyacınız oluyor. Bu teknik bilgiyi tek başınıza oluşturmanızın maliyeti de çok yüksek. Ama Google'ın belli alanlarda elde ettiği bilgiyi projelerinize entegre etmek için transfer etmeniz çok daha ucuz. Büyük projeler artık bu yöne doğru gidiyor ancak Türkiye'de halen teknoloji tüketiyor ama üretmiyoruz. Hedefe ulaşmak adına disiplinlerarası çalışma şart. Kaynak: Al Jazeera
Reklam