İran'a Öpücük Özrü
Bu sene Cannes Film Festivali'nde jüri üyesi olan İranlı aktris Leyla Hatemi, 83 yaşındaki festival başkanını yanağından öptüğü için özür diledi. İranlı aktris Leyla Hatemi, 83 yaşındaki festival başkanı Gilles Jacob’u yanağından öptüğü için özür diledi. İranlı yetkilileri kızdıran hareketi hakkında yazılı açıklama yapan Hatemi, “Bazı insanların duygularını incittiğim için çok üzgünüm. El sıkışarak engel olmaya çalıştım ama sonuç alamadım. Bu açıklamaları yaptığım için utanç duysam da, engel olamadığım bir durumu anlatmak için başka çarem yok. Benim gözümde kendisi yaşlı bir dede.” dedi. Hatemi’nin öpüşme fotoğrafının yayımlanması üzerine İran Kültür Bakan Yardımcısı Hüseyin Nuşabadi, “Uluslararası organizasyonlara katılanlar, İranlıların namusunu ve itibarını temsil ediyor. İran kadınları hakkında kötü bir imaj oluşmamalı. Festivaldeki uygunsuz durum bizim dini inançlarımızla uyuşmuyor” demişti. Bazı İranlı kadın öğrenciler de Hatemi hakkında dava açılmasını ve İranlı aktrisin hapis ve kırbaçla cezalandırılmasını istemişti. Kaynak: AFP
Çocuğunuzun Sanata Yeteneği Olduğunu Anlamanın 15 Yolu
Evde bulduğu garip materyalleri zulalaması sonucu bir süreliğine büyüdüğünde ATOMu falan parçalayacağını düşünerek bilim adamı, mühendis, doktor v.s. olacağını düşünebilirsiniz. Bizce Emin Olmayın, Tiyatrocular daha küçük yaşlardayken DEKOR biriktirmeye başlarlar.
Bu Hafta 8 Film Vizyona Girdi
Türkiye sinemalarında bu hafta 1'i yerli 8 film vizyona girdi.X-Men: Geçmiş Günler Gelecek Bryan Singer'in yönettiği ve Jennifer Lawrence, Michael Fassbender, Evan Peters ile Ellen Page'in oynadığı 'X-Men: Geçmiş Günler Gelecek' izleyiciyle buluşacak. Aksiyon ve macera türündeki filmde, X-Men dünyasının tüm kahramanları, türlerinin hayatta kalabilmesi için iki farklı zaman boyutunda savaş verecek. X-Men üçlemesinin sevilen karakterleri, geleceği kurtarmak için 'geçmişi değiştirmek' zorunda kalacakları bir mücadeleye girişecek. Zayıflığın Esareti Catherine Breillat'ın yönettiği ve Isabelle Huppert, Kool Shen, Laurence Ursino ile Christophe Sermet'in oynadığı 'Zayıflığın Esareti' vizyona girecek. Dram türündeki Fransa-Belçika ortak yapımı film, Breillat'ın hayatının sıkıntılı bir dönemini konu ediniyor. Mavi Adam Haftanın tek yerli yapımı senaristliğini ve yönetmenliğini Utku Çelik'in üstlendiği 'Mavi Adam' adlı film. Tamamen İngilizce çekilen filmin oyuncu kadrosunda Alex Dawe, Derya Aslan, Sarper Semiz ve Aydın Orak yer alıyor. Dram ağırlıklı sahneleriyle dikkat çeken film, Irak işgali sırasında kaçırılan yabancı bir arkeoloğun başına gelenlerle birlikte 1991 yılında öldürülen Müslümanları ele alıyor. Şeker Portakalı Dünyada 16 dile çevrilerek 19 ülkede milyonlar satan, 20. yüzyılın başyapıtlarından biri olarak kabul edilen 'Şeker Portakalı' romanından uyarlanan film, sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Marcos Bernstein'in yönettiği ve Joao Guilherme Avila, Eduardo Dascar, Fernanda Vianna ile Emiliano Queiroz'in oynadığı 'Şeker Portakalı', sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü beyazperdeye aktarıyor. Brezilyalı yazar Jose Mauro De Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan filmin konusu özetle şöyle: 'Çok yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze, hayatın karşısına çıkardığı sarsıntı ve zorlukları hayal gücünün yardımıyla yazarak aşabileceğini keşfeder. Yeni taşındıkları evlerindeki portakal ağacı ise artık en iyi arkadaşı olmuştur.' Aşk, Tutku, Dedikodu Mona Achache'in yönettiği ve Camile Chamoux, Audrey Fleurot, Anne Brochet ile Josephine De Meaux'un oynadığı 'Aşk, Tutku, Dedikodu' izleyiciyle buluşacak. Fransa yapımı film, her yaştan kadının kendisinden bir şeyler bulacağı ve hayatta birçok seçeneğin olduğunu görecekleri bir romantik komedi. Telekinezi Marina De Van'ın yönettiği ve Missy Keating, Marcella Plunkett, Padraic Delaney ile Charlotte Flyvholm'in oynadığı 'Telekinezi', korku severleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Filmde, ailesinin öldürülüşüne tanık olan bir çocuğun başından geçen akıl almaz olaylar anlatılıyor. Cin Haftanın korku ve gerilim türündeki bir başka yapımı, Tobe Hooper'ın yönettiği ve Aiysha Hart, Razane Jammal, Paul Luebke ile Khalid Laith'in oynadığı 'Cin'. Birleşik Arap Emirlikleri'nin ilk fantastik gerilim-korku filmi olma özelliği taşıyan filmin konusu özetle şöyle: 'ABD'de yaşamakta olan Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı bir çift, ülkelerine dönme kararı alır. Al Jazeerah Al Hamra bölgesinde çok lüks bir daireye taşınır. Her şey ilk başta güzel gözükse de bilmedikleri birşey vardır, evlerinin bulunduğu yerde başka yaratıklar da yaşamaktadır.' Tinker Bell ve Korsan Peri Peggy Holmes’un yönettiği ve Mae Whitman, Christina Hendricks, Tom Hiddleston ile Lucy Liu'nun seslendirdiği animasyon film 'Tinker Bell ve Korsan Peri' filminde, Zarina adındaki perinin, Peri Adası'nın çok değerli mavi peri tozunu çalarak kaçması sonrasında yaşanan maceralar izlenebilecek. AA
'Bosna ve Sırbistan'ı Vuran Selin Sorumlusu Conchita Wurst!'
Sırbistan ve Bosna Hersek'te meydana gelen sel felaketinden Eurovision'u kazanan Conchita Wurst'ü sorumlu tutuldu. Balkanlar'da 1000 yılın en büyük felaketi olarak adlandırılan ve Sırbistan ile Bosna Hersek'i vuran sel felaketinde, 50'den fazla kişi hayatını kaybederken çok sayıda kişi evsiz kaldı. Buna bir sorumlu arayan Sırbistan'da Kilise yetkilileri yaptıkları açıklamalarla gündem yarattı. E.Novine.com'da yer alan ve İngiliz basınına da konu olan haberde kilise yetkilileri felakete 'ilahi bir ceza' olarak nitelendirirken sebep olarak da Conchita'nın zaferini gösterdi. Açıklamada 'Bu sel bir rastlantı değil aksine bir uyarı' denilirken Allah'ın yağmurlarını insanları uyarmak için gönderdiği söylendi. Sırbistan ve Karadağ'ın yanı sıra Rusyalı Ortodoks liderler de Conchita'nın zaferine gönderme yaptı.
Shakira’dan Yeni Dünya Kupası Klibi
Ünlü şarkıcı Shakira, yine Dünya Kupası'na özel şarkı yaptı ve bu şarkının klibinde birçok yıldız futbolcu yer aldı.Lionel Messi, Neymar, Agüero, Falcao ve Pique gibi yıldızların Shakira'ya eşlik ettikleri Brezilya 2014 Dünya Kupası'nın şarkısı ve klibi..
Reklam
Gece Bakamayacağınız Korkunç 7 Fotoğraf
Şimdi bakmayın gece gece korkarsınız rüyanıza girer desemde illaki bakıcaksınız bakmayıpta napacanız be yavrummmm ne çektin be oğlumm/kızımmm hayır bakma desem bile sallamıcaksın ki eee hak ettin kardeşim hadi sana rüyanda iyi kabuslarrrr.
Reklam
Kafa Karıştırmakta Sınırları Zorlayan 15 Film
Bazı filmler vardır ki, kafa karıştırmakta sınırları zorlar. Bunu kimi yönetmen; zaman kavramını izleyicinin ayağının altından çekerek; kimisi de bilinçaltının tüm derinliklerini sergileyerek yapar. Biz de izleyiciler olarak, 'ne anlatmaya çalışıyor acaba?' diye, filme bakar dururuz.  İşte o filmler:Not: Filmin özetleri, Sinemalar.com ve Beyazperde'den alıntılanmıştır!
Daha Önce Görmediğiniz Kalitede ve Etkileyicilikte 48 HD Doğa Fotoğrafı
Bu harika fotoğraflarla hayvanlara daha önce bakmadığınız bir pencereden bakacaksınız. Her fotoğraf bize dünyamızı bu muhteşem canlılarla paylaştığımızı hatırlatmalı. İyi eğlenceler dileriz...Not: Fotoğrafları indirmek için imajın üzerine mouse ile geldiğinizde imajın sol tarafında çıkan menüyü kullanabilirsiniz
Reklam
Meşhur 27 Tabloda Yer Alan Gizli Alt Metinler
Meşhur tablolara hiç alıcı gözüyle baktınız mı? Kompozisyonuna, yerleşimine, yan karakter olarak bulunan tiplere? Eğer baktıysanız burada yazacaklarımızın çoğunu zaten siz de hissetmişsinizdir. Eğer bakmadık diyorsanız buyurun birlikte bakalım.Kolaylık olsun diye ressamın alt metni kim üzerinden verdiğini işaretledik.
Albert Einstein Hakkında Bilmeniz Gereken 9 İlginç Gerçek
etiket
E=MC2 formülü ile zihinlerimize kazınan, fizik alanındaki icatları ile tarihteki önemli bilim adamları arasında başlarda yer alan Albert Einstein’ın hayatı (14 Mart 1879 - 18 Nisan 1955) hakkında oldukça ilginç bilgileri öğrenmek ister misiniz?Öyleyse bu yazıyı mutlaka okumalısınız:
Reklam
Reklam
Orhan Pamuk: 'Dürüst Olanın Hükümeti Eleştirmemesi Olanaksız'
Orhan Pamuk, Soma'da yaşanan maden faciasıyla ilgili olarak 'Soma madeninde 300 hatta belki de 400 kişi öldü. Hükümetin ağır ihmali yüzünden. Çünkü Türkiye’de insan hayatı çok ucuz. Özelleştirme ideolojisi, bütün kötü çalışma koşullarını eleştirmek için ifade özgürlüğü yok' dedi. İlk romanı “Cevdet Bey ve Oğulları” Fransa’nın en büyük yayınevi Gallimard’dan Fransızca yayımlanan Orhan Pamuk, Paris’te katıldığı bir radyo programında hükümeti eleştiri yağmuruna tuttu. Soma’daki maden kazasının hükümetin ağır ihmalinden kaynaklandığını dile getiren Pamuk, “Türkiye’de insan hayatı çok ucuz. İfade özgürlüğünün önüne perde çektiler. Medya kontrol altında. Otoriter bir yönetim iktidarda. Dürüst olup bu hükümeti eleştirmemek mümkün değil” dedi. Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen Uluslararası Roman Buluşması’na da katılacak olan Orhan Pamuk, kültür kanalı France İnter Radyosu’na verdiği söyleşide Türkiye’yi sarsan Soma maden kazası hakkındaki soruları yanıtladı. Pamuk, 'Neden Soma kazasında halk maden yönetimine değil hükümete karşı öfkeli?' sorusuna şöyle yanıt verdi: 'Soma madeninde 300 hatta belki de 400 kişi öldü. Hükümetin ağır ihmali yüzünden. Çünkü Türkiye’de insan hayatı çok ucuz. Özelleştirme ideolojisi, bütün kötü çalışma koşullarını eleştirmek için ifade özgürlüğü yok.' 'Halk ve politik temsilcileri arasında bir boşanmadan söz edebilir miyiz?' sorusuna ise 'Hayır. İfade özgürlüğünü sınırlayan, aşırı derecede otoriter bir hükümet söz konusu. Başbakan son derece sert bir konuşma tarzı kullanıyor. İfade özgürlüğü sınırlı. Ama bütün bunlara rağmen son seçimlerde hala yüzde 45 oranında seçmen bu iktidara oy verdi. Bu da politik durumu daha da zorlaştırıyor. Muhalefet milliyetçiler ve laikler arasında bölünmüş' diye cevap verdi. Pamuk, Madenciler ve tekstil işçileri konusunda Türkiye'nin Avrupa’da işçi hakları ve çalışma koşulları açısından korkunç ve üzücü bir rekora sahip olmasıyla ilgili olarak 'Bu sadece para kazanmanın kolay yolu. İnsan hayatı önemli değil, kapitalizmin ilk etaplarında olduğu gibi sadece çok para kazanmak istiyorlar ve insan hayatlarını dikkate almıyorlar. İfade özgürlüğünün önüne perde çektiler. Umurlarında değil ifade özgürlüğü. İnsanların içinde bulunduğu koşulları dile getirmelerine izin vermiyorlar. Sadece daha çok kazanmak derdindeler' dedi. 'Türkiye sizi hâlâ büyük bir protestocu olarak görüyor mu?' sorusuna Pamuk, 'Hükümeti eleştirmemek olanaksız. Otoriterler. Davranış biçimi otoriter, YouTube ve Facebook’u yasaklama biçimleri otoriter. Dürüst biri olup bu hükümeti eleştirmemek olanaksız. İnsan hakları, medyanın kontrolü ve ifade özgürlüğü alanlarında yaptıkları nedeniyle' diye yanıt verdi. Pamuk, sosyal güvenlik ve çalışma yasaları açısından AB düzenleyici bir rol oynayamaz mı? sorusuna ise şöyle cevap verdi: '2004-2009 yılları arasında Türkiye’nin AB’ye girmesinin avukatlığını yapıyordum. Bunun her iki taraf için de iyi olacağını düşündüm. Ama AB içine kapandı, fikir yok oldu, Türkiye fikri artık güçlü değil. Dürüst olmak gerekirse Türkiye’nin AB üyeliği uzaklaştığı için ağlamıyorum. Ama bu fikrin buharlaştığını düşünüyorum. Ama benim ‘Cevdet Bey ve Oğulları’ kitabıma bakın. Daha 1905’te, o zaman bile laik orta ve orta üst sınıflar Avrupa ya da Fransız kültürü üzerine kuruluyor. Büyük bir gelenek var. AB ve Türkiye arasında müzakereler sürerken Türkiye’de ağırlığı vardı. Türkiye de AB’ye yaklaşıyordu. Ama maalesef Avrupa içine kapandı. Avrupa milliyetçiliği, Türk laiklerini ve AB yanlılarını tek başına bıraktı.' Cumhuriyet
Satılığa Çıkarılan "Drakula"nın Şatosunun Oldukça Etkileyici 22 Fotoğrafı
Transilvanya Bran Kalesi nam-ı diğer 'Drakula'nın Şatosu' satılığa çıkarıldı.  Bram Stoker'ın Kont Drakula karakterinin ikamet yeri olarak seçtiği kalede 57 oda, müzik odaları, lüks yemek odaları, kuleler ve zindanlar bulunuyor. Ancak bu kalede herhangi bir banyo veya tuvalet bulunmamakta. Hatta su tesisatı bile yok.  Satılığa çıkarılan kalenin fiyatı şuan açıklanmadı fakat 135 milyon doların üzerinde bir fiyata satılması bekleniyor. Bu gizemli kalenin içeriden ve dışarıdan çekilen bazı fotoğrafları sizlerle...
Pirinç Tanesinden Küçük Elektronik Kalp Pili Üretildi
Ürettikleri pirinç tanesinden küçük kalp pilini, yeni geliştirilen sistemle vücut dışından kredi kartı büyüklüğündeki güç kaynağıyla şarj etmeyi başaran Amerikalı bilim adamları tıpta çığır açabilecek buluşa imza attı.Başarılı olduğunun kanıtlanması durumunda, büyük boyutlu pilleri ve hantal şarj sistemlerini ortadan kaldıracak buluş sayesinde artık hastalıklar ve ağrılar, ilaç yerine elektronik cihazlar kullanılarak tedavi edilebilecek. Şarj sistemini domuz denek üzerinde deneyen bilim adamları, daha sonra bu şarj sistemiyle bir tavşana yerleştirdikleri kalp pilini şarj etmeyi başardı. Bilim adamları buluşlarını insanlar üzerinde denemeye hazırlanıyor. Ancak buluşun testleri geçmesi ve başarılı olduğunun kanıtlanması durumunda bile ticari tıbbi cihazlarda kullanılır hale gelmesi için gerekli güvenlik ve fayda kriterlerinin karşılanması 5-6 yılı bulabilecek. Elektrik Mühendisliği Doçenti Ada Poon başkanlığındaki Stanford Üniversitesi mühendislerinden oluşan ekip tarafından geliştirilen yeni kalp pili, üniversitenin internet sitesinde tanıtıldı. Buluşun ana unsuru olan kablosuz şarj sistemini, geliştirdiği 'orta saha elektromanyetik dalga' adını verdiği sistemle mümkün halen getiren Poon, vücudun iç kısmına daha kolay yerleştirilebilmeleri ve hastalıkların ve ağrıların tedavisinde kullanılabilmeleri için bu tip cihazların mümkün olduğunca küçük yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Stanford Nörobilim Enstitüsünden Nörobiyoloji Profesörü William Newsome, 'beyne yerleştirilebilen bu elektonik cihazların, belirli beyin devrelerindeki faaliyetleri doğrudan düzenleyebilme yeteneğine sahip olamaları nedeniyle bazı bozukluklarda ilaçlardan daha faydalı olabileceğinin' altını çizdi. Buluşun ana unsuru kablosuz şarj sistemi Buluş, güvenli şekilde vücudun iç tarafına ulaşabilen yeni tip kablosuz eletrik iletimi sistemi sayesinde mümkün olabildi. Elektronikte çığır açan nitelikteki yeni sistem aşağı yukarı bir cep telefonunun çalıştırmaya yetecek kadar elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sistemi geliştiren Poon, cep telefonlarını test eden bağımısız bir laboratuvarda yapılan deneme çalışmalarının bu sistemin oluşturduğu elektriğin insan sağlığı için tehlike olarak kabul edilen sınırın epey altında kaldığını belirtti. Poon’un buluşu, radyo dalgaları gibi büyük mesafeleri kateden uzak saha eletromanyetik dalgalarla tıpta işitme cihazları gibi kullanım alanı bulan ancak sadece çok kısa mesafelerde eletrik iletimi yapabilen yakın saha elektromanyetik dalgaların birleştirilmesi sayesinde mümkün oldu. Dalgaların, hava, su veya biyoloik dokular gibi temas ettikleri materyallere göre farklı şekilde hareket etme özelliğinden faydalanan Poon, uzak mesafelere ulaşabilmesine karşın insan sağlığı için zararlı olabilecek uzak saha dalgaları, sağlık için tehlike oluşturmamalarına karşın yakın mesafelere gidebilen yakın saha dalgalarla birleştirmeyi başardı. Poon’un orta saha elektromanyetik dalgalar adını verdiği, elektromanyetik dalgaları vücutta kontrol etmeye olanak sağlayan sistem Proceedings of the National Academy of Science adlı bilimsel dergide yayımlandı. Muhabir: Alp Ertunga Karaca AA
42 Bin Yıllık Mamut Yavrusu Londra'da Sergileniyor
Karnında halen anne sütü bulunan ve bir aylık yavruyken ölen mamut 'Lyuba', İngiltere'nin başkenti Londra'da sergileniyor.'Buzul çağı devleri: Mamutlar' adlı serginin basına tanıtımı başkent Londra'daki Doğal Tarih Müzesi'nde yapıldı. Soyları tükenen mamutlara ilişkin bilgilerin yer aldığı sergide, 42 bin yıl önce sadece bir aylıkken öldüğü düşünülen dişi bir mamut yavrusu dikkati çekiyor. Sergi yetkililerinin Anadolu Ajansı muhabirine verdiği bilgiye göre, 2007 yılında Rusya'nın Sibirya bölgesinde yaşayan ren geyiği çobanı Yuri Khudi tarafından bulunan mamut, 85 santimetre boyunda ve 50 kilogram ağırlında. 'Lyuba' ismi ise, yavru mamutu bulan çobanın eşinin adı ve Rusça'da 'sevgi' anlamına geliyor. Lyuba'nın bulunmasından sonra yapılan incelemelerde karnında halen anne sütü kalıntılarının tespit edildiğini belirten araştırmacılar, yavru mamutun bütün halde bulunan cansız bedeninin günümüze kadar mükemmel bir şekilde korunarak gelmesini ise hava ve toprak koşullarına bağlıyor. Araştırmacılar, mamutun annesinin peşinde ilerlerken, eriyen buzul sularını geçmeye çalışırken öldüğünü, hortumunda toprak parçaları bulunması sebebiyle yavrunun boğulduğunu tahmin ediyor. Lyuba'nın kuyruğunun ise başka canlılar tarafından yendiği düşünülüyor. Doğal Tarih Müzesi mamut araştırmacısı Profesör Adrian Lister sergiye ilişkin yaptığı açıklamada, 40 bin yıldan eski bir hayvanı görmenin hayatta birkez yakalanacak bir fırsat olduğunu söyledi. Lister ayrıca, buzul çağı hayvanlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olması için Lyuba'nın büyük önem taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, avcılar ve doğada yaşanan değişikler mamutların neslinin tükenmesine neden olan etkenler arasında sayılıyor. Lyuba ile mamutlara ait fildişi, fosil, kemikler ve gerçek boyutlarda yapılmış mamutlardan oluşan sergi, 23 Mayıs-7 Eylül tarihleri arasında Doğal Tarih Müzesi'nde ziyaretçilere açık olacak.AA
Reklam