onedio
Angelina Jolie'nin Yeni Filminden İlk Fragman
Angelina Jolie’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından rehin alınan atlet Louis Zamperini’nin hikayesini anlattığı yeni filmi Unbroken‘dan ilk fragman Sochi Olimpiyatlarında gösterilen bir reklamla yayınlandı. Jolie’nin yönetmenliğini üstlendiği üçüncü film olan Unbroken‘a katkıda bulunanlar arasında Coen Kardeşler, William Nicholson ve Richard LaGravenese gibi önemli isimler yer alıyor.Bantmag
Türklerin "Robin Hood'u Köroğlu"
Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halit Karatay, Robin Hood’un sadece İngilizlere ait olduğunu belirterek, “Köroğlu, tüm Türk dünyasına ait ve zulmün ortaya çıktığı her yerde ve zamanda milletimizin kurtarıcısı olmuştur” dedi.Doç. Dr. Halit Karatay, Türk halk şairi Köroğlu karakterinin, ünlü ingiliz halk hikayesi kahramanı Robin Hood ile benzer özellikler gösterdiğini söyledi.Robin Hood’un kral olan babası ile annesinin öldürüldüğünü ve kendisine bir köylünün sahip çıktığını anlatan Karatay, Köroğlu’nun da benzer Hayat hikayesine sahip olduğunu dile getirdi.Karatay, hem Köroğlu’nun hem de Robin Hood’un ailelerinin öcünü almak için otoriteye karşı çıktığını kaydederek, “Köroğlu, gözlerine mil çekilen babasının öcünü almak üzere’Çamlıbel’ dediğimiz, sulak ve ormanlık alan kaçma eğilimi gösterir. Orada 40 yoldaşıyla haksızlığa uğrayan insanların koruyucusu durumuna geçer. Robin Hood’da da aynı şekilde derebeyler köylerini basar, üvey anne ve babasını öldürür. Bu da aynı şekilde üvey anne ve babasının ile gerçek anne babasının öcünü almak üzere mücadele verir” şeklinde konuştu.Ortaçağ’da savaş nedeniyle kral ve hükümdarların sık sık saraydan uzaklaştığına dikkati çeken Karatay, otorite boşluğu nedeniyle derebeylerin halka zulüm ettiğini savundu.Köroğlu veya Robin Hood’un derebeylerin veya kralların zulmüne karşı mücadele eden halkı ve toplumu koruyan insanlar olduğunu dile getiren Karatay, şöyle devam etti:“Köroğlu ve Robin Hood, zalimin karşısında ve mazlumun yanındadır fakat anlatılan klişe vardır. Zenginden alıp fakire verir. Öyle bir şey yok. Zengin, hakkıyla ticaret yapıp kazanmışsa ondan bir şey almıyor. Hem Köroğlu hem de Robin Hood gibi kahramanlar, genellikle haksız kazanç edinen yani başkasının malını zimmetine geçiren kişilerden alıp gerçek ya da ihtiyaç sahiplerine veren, dağıtanlardır. Bu tarz kahramanlar hem batıda hem de doğuda genelikle savaş, göç, afet, gibi zamanlarda haksızlığa uğrayan insanların hakkını korumak veya onları himaye etmek amacıyla ortaya çıktı.YENİ ŞAFAK
Metallica İstanbul'a Geliyor!
Purple Concerts'in kurucularından Cengizhan Yeldan'ın twitter hesabından  açıkladığı konser haberi sosyal medyada heyecan yarattı! Metallica'nın 2014 turnesinde çalacağı şarkıları dinleyicilerin seçmesi ise bu konseri güzel kılan bir başka detay. Manowar ve Megadeth'ten sonra Metallica konserinin de açıklanmasıyla heavy metal sevenler için muhteşem bir yaz olacağa benziyor.  özgünhaber.com
Tezer Özlü Aramızdan Ayrılalı 28 Yıl Oldu
'Ben belli ülkesi olmayan insanlardanım' dedi, 43 yıllık kısa yaşamı boyunca. Aklın ve ölümün peşinden koştu. Toplumun çürümüşlüğünü, insanların ikiyüzlülüğünü, kişinin kendine bile söyleyemeyeceği gerçekleri anlattı yazılarında. İlk kitabı 1963 yılından itibaren dergilerde yayınladığı öykülerden oluşan Eski Bahçe'dir ve ilk kez 1978 te basılmıştır. İlk romanı Çocukluğun Soğuk Geceleri 1980'de basılır. Stevo, Kafka ve Pavese'in izinden giderek yazdığı ikinci romanı Bir İntiharın İzinde adıyla Almanca yayınlandı. 1983 Marburg Yazın Ödülü'nü kazanan kitap, yazar tarafından Yaşamın Ucuna Yolculukadıyla Türkçe olarak tekrar yazıldı ve 1984'te basıldı.  İlk öykü kitabı Eski Bahçe, yazarın ölümünden sonra yazdığı öykülerle Eski Bahçe-Eski Sevgiadıyla tekrar basıldı. Günce ve anlatılarından oluşan bazı parçalar ise Kalanlar adlı küçük bir kitapçıkta bir araya getirildi. Özlü'nün yayımlanmamış senaryosu Zaman Dışı Yaşam da 1993'ten itibaren yazarın tüm yapıtlarını yayımlayan YKY tarafından basıldı. Bu seride, yazarın dostu Leyla Erbil'e yazdığı mektuplardan oluşan Tezer Özlü’den Leyla Erbil’e Mektuplar da bulunmaktadır. Yaşamı ve yazdıklarıyla içimizdeki yerini asla kaybetmeyen Tezer Özlü’yü saygıyla anıyoruz... Onedio
Reklam
Post Mortem (Ölüm Sonrası Fotoğraflar)
Post mortem “ölümden sonra” anlamına gelen bir kelimedir. Post mortem fotoğraflar ise kişi öldükten sonra, ondan hatıra kalması amacıyla onunla ile birlikte çekilen son fotoğraflardır. Tarihte ilk olarak sanırım 15. yüzyılda ölen rahiplerin ressamlar tarafından çizilen resimleri gösterilebilir. Ölüm maskelerini saymayalım tabii, onun bu konuyla ilgilisi yok.  Özellikle 19. yüzyılda fotoğraf çektirmek çok lüks bir olaydı bu nedenle kişilerin genelde yaşarken fotoğrafları olmazdı, aileden bir kişi öldüğünde sadece son bir hatıra olması için post mortem fotoğraflar çekilirdi. Bu fotoğraflarda aile ölen kişiyle birlikte görülür ve ölen kişi sanki yaşıyormuş gibi giydirilerek ve süslenerek poz verdirilirdi.
Film Gibi Adam: Ertem Eğilmez
Geniş izleyici kitlesinin ilgisini çeken kalabalık kadrolu güldürüleriyle Türk sinemasında bir tarz  oluşturan Türkiye'nin efsane ismi Ertem Eğilmez'in 85' inci doğum günü için hayat hikayesi ve eserlerini sizler için derledik.  Onedio
Reklam
Savaş Kalıntıları Arasına Sıkışmış Sanat
Her savaşta olduğu gibi Suriye’deki savaş da arkasında harabeler ve yıkılmış koca bir şehir bıraktı. Fakat sanat işin içine girince ortaya harabeler ve bu korkunç yıkımı bile nispeten güzel gösterebilecek görüntüler ortaya çıkıyor.Sara Roncero-Menendez isimli sanatçı; Munch, Goya, Van Gogh ve Andy Warhol gibi ressamların ünlü eserlerini kullanarak harabelerin aralarını süslemiş. Sanat eserleriyle doldurulmuş Suriye manzaraları, sanatın dokunduğu her yeri güzelleştirebileceğinin mükemmel kanıtlarından biri olmuş.
Mustafa'nın İdamı Gerçeğe Ne Kadar Yakındı?
Şehzade Mustafa’nın boğulması olayının ardından konuyla ilgili nerdeyse konuşmayan kalmadı. Tarihciler olayı farklı yorumlarken bambaşka bir yorum da Zaman yazarı Mustafa Armağan’dan geldi. Armağan, köşesinde Mahvidevran Sultan’ın hayat öyküsüne değindi.. İşte o yazı Tam tersi de olabilirdi ve Şehzade Mustafa Türbesi’nin önüne şiş gözlerle gelenler Mahıdevran yerine Hürrem’e, Mustafa yerine Bayezid ve erkek kardeşlerine ağlıyor olabilirlerdi. Bu bir iktidar mücadelesiydi ve bir cihan devletinde yaşanıyordu. Geçtiğimiz perşembe günü Bursa’daydım. Muradiye’de gencinden yaşlısına Şehzade Mustafa’nın türbesine tuhaf bir akın vardı. Akşam seyrettikleri idam sahnesinden gözleri şişmiş hanımlar ve kızlar, asırlar sonra olsun bu bahtsız şehzadeye bir Fatiha okumaya koşuyorlardı. Türbe restorasyona alınmıştı. Kapısı kontrplakla kapalıydı. Lakin kimin umurunda? Önünde cep telefonuyla bir hatıra resmi çektirmek yetiyor da artıyordu bile insanımıza. Tabii şişirile pişirile çekilmiş bol hırıltılı idam sahnesinin etkisi gözleriyle türbe arasında asılı kalıyordu. Türbeye bakarken onu görüyorlardı. Peki Mustafa’nın idamı sırasındaki olaylar dizideki gibi mi cereyan etmişti? Batılı kaynaklar ile tarihçi Müneccimbaşı, Kanuni’yi o çadırda gösterseler de, güvenlik bakımından ve faciaya şahit olmamak için Kanuni’nin diğer oğullarıyla birlikte uzaktaki bir çadıra geçtiğini düşünmek daha doğru olur. Belki Mustafa’nın babasının otağın 4. bölümünde olduğunu düşünüp oraya iltica etmeye kalkmasından kaynaklanmış olabilir bu algı. Fakat içeriye girebilseydi de babasını orada bulamayacaktı. (bkz. Danişmend, II, 284.) 1- Kaynaklarımızın verdiği bilgilere göre Şehzade Mustafa içeriye girdiğinde çadır boştu ve bu yüzden telaşlanmış ve tuzağa düşürüldüğünü anlamıştı. Babasıyla da asla bir görüşmesi olmamıştı. Fakat dizide babası “tefhim”de bile bulunuyor, yani kararı yüzüne okuyor. 2- Malum dizide Kanuni, oğlu Mustafa’nın işini göremeyen cellatları güya içerideki çadırından dışarıya çıkarak uyarıyor, onlara bağırarak emir veriyor! İyi de bu cellatlar sağır ve dilsiz değiller miydi? Onu nasıl duyacaklardı? Dahası Kanuni de bunu bilmeyecek kadar saf mıydı? Temel hata Dizinin en başından beri işlenen –ama bu diziye mahsus olmayan- hata, senaryonun Hürrem-Rüstem-Mihrimah üçlüsünün bütün bu melanetleri işlediği kabulüne dayanmasıdır. Bu, olayın bir yorumudur ve kesinlikle tek yorumu değildir. Gelibolulu Mustafa Âli’den kaynaklanan bu hikâye, Batılı kaynaklar ve Topkapı Sarayı’ndaki bazı belgelerle desteklenerek modern zamanlara ulaştı ve 1916’da basılan Ahmed Refik’in “Kadınlar Saltanatı” gibi popüler tarih kitaplarıyla bildiğimiz kıvamına erişmiş oldu. Böylece bir tarafta ‘masum’ ve ‘bahtsız’ Şehzade Mustafa (iyi adam) ile onun baş düşmanları Hürrem-Rüstem-Mihrimah troikası (kötü adamlar) “cast”ı kurulmuş oluyordu. Bundan sonra gelsin senaryolar…
Reklam
Kumdan Kalelere Modern ve Minimalist Yaklaşım
New Yorklu sanatçı Calvin Seibert'in 10 günlük Hawaii tatili sırasında yaptığı bu ilginç kumdan kaleler sanatın sadece uygun şartlar altında icra edilebilen bir şey olmadığını bizlere kanıtlıyor. İlhamın nerede geleceği belli olmaz. Ne demişler, 'let it go'...İşte harika görselleriyle 'Hawaii'ye Tatile Giden Heykeltıraşın Yaptığı Modern Kumdan Kaleler' galerisi...
Düğün Fotoğrafı Geleneğinde Ezber Bozan 14 Yaratıcı Çift
Evlendiğiniz gün muhtemelen hayatınızın en mutlu günü olarak aklınızda kalacaktır. Bazı çiftler bu günü daha anlamlı hale getirmek için düğün fotoğrafı geleneğini biraz fantastikleştirmişler. İşte bu ilginç çiftlerin fantastik düğün fotoğrafları...
Reklam
The Punisher: Dirty Laundry
İlki beklenen ilgiyi göremeyen 'The Punisher' filminin baş rol oyuncusu Thomas Jane, serinin ikinci filminde oynamayı reddettikten sonra 'Sons of Anarchy' dizisinin ağır topu Clay Morrow ile birlikte 'The Punisher: Dirty Laundry' kısa filminde boy gösteriyor. Yapım: 2012 / AmerikaYönetmen: Phil Joanou Oyuncular:  Thomas Jane, Ron Perlman, Shannon Collis, Sammi Rotibi, Brandee Tucker, Karlin Walker
Reklam
19 Yıllık Haliç Metro Köprüsü Rüyası Gerçek Oldu
19 yıllık hasret sona erdi ve Haliç Metro Köprüsü Başbakan Erdoğan ile Başkan Topbaş’ın katılımıyla düzenlenen törenle hizmete açıldı. Türkiye'nin ilk metro geçiş köprüsü olan eser, bir mühendislik harikası olarak en son teknolojiyle inşa edildi.Taksim-Yenikapı metroyla sadece 7.5 dakika…Türkiye’nin ilk metro geçiş köprüsü olan Haliç Metro Köprüsü’nün açılış töreninde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açılışı yapılacak Haliç Metro Köprüsü ile İstanbul’un ulaşımında tarihi bir adımı daha atıldığını belirterek, “Haliç’in üzerinden Şişhane’yi Yenikapı’ya bağlıyoruz. 3,5 kilometre uzunluğundaki bu hat, sadece Şişhaneyi Yenikapı’ya bağlamakla kalmıyor, İstanbul Metrosu da Marmaray ile bağlanıyor. Hacıosman, 4. Levent, Taksim ve diğer birçok istasyonları da Yenikapı aktarma istasyonu ve Marmaray üzerinden bugün Göztepe’ye, Maltepe’ye Üsküdar’a Kozyatağı’na Kartal’a bağlıyoruz. Hacıosman’dan metroya binen bir vatandaşımız Haliç Köprüsü’nden geçerek Yenikapı’ya ulaşacak. Buradan Marmaray’la karşıya geçecek, oradan da Kartal’a kadar gidebilecek” diye konuştu.Taksim-Yenikapı arasının metroyla artık sadece 7.5 dakikaya indiğine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, Taksim’den Kadıköy’ün 24.5 dakikaya, Taksim’den Kartal’ın 69.5 dakikaya düştüğüne söyledi. 3.5 kilometrelik 3 istasyondan oluşan yeni hatta dünyanın en zor metro inşaatının gerçekleştiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu;Yenikapı metrosuyla İstanbul’un tarihi de değişti“İstanbul’un binlerce yıllık tarihini barındıran bir bölgede, tarihi eserlere zarar vermeden, tam tersine tarihi ortaya çıkararak bu hattı inşa ettik. Bu hattı inşa ederken İstanbul’un bilinen tarihi de değişti. 23 antik ahşap gemi ortaya çıktı, 50 binden fazla tarihi eser çıkarıldı. İstanbul’un tarihinin 8 bin 500 yıl öncesine dayandığı da ortaya çıktı. Hattın gecikmesini göze alarak, 77 milyon harcama yaparak tarihi dokuyu da ortaya çıkardık. Aslında bu açılış 4-4.5 yıl önce yapılacaktı. Bu hassasiyetimiz sebebiyle gecikti. Tarihi eserlere zara vermemesi için, dikkatinizi çekiyorum ray bağlantılarında en son teknolojiyi tercih ettik. Gürültü ve titreşimi en aza indirdik. Yine bu hat üzerinde, İstanbul’un güzelliğine güzellik katacak bir köprüyü de Haliç üzerinde inşa ettik. Haliç üzerindeki istasyon sayesinde, İstanbullular Haliç’in İstanbul’un güzelliği temaşa edecek. Köprü üzerindeki dinlenme ve eğlence imkanlarından istifade edecekler. Laf üretmiyoruz icraat üretiyoruz, farkımız bu.”Bu hatla birlikte İstanbul’da raylı sistem uzunluğunu 141,5 kilometreye çıktığını, 110 kilometre raylı sistem inşaatının da devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “Hacıosman-Yenikapı Metro Hattı’nda 124 adet modern teknolojik, donanımlı, sürücüsüz vagonların hizmet verecek. 2019 yılında hedefimiz 420 km metro uzunluğuna ulaşmak. 2019 sonrasında da 776 km metro hattına da inşallah İstanbul kavuşmuş olmuş olacak. Bu önemli hattımızın İstanbul’a hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyemizi, değerli kardeşim Kadir Topbaş’ı, tüm ekibini, bu hattın inşasında emeği olan tüm kardeşlerimi; mimar, mühendis, işçi, yüklenici firmalar, bilim insanlarını, arkeologları, herkesi tebrik ediyor, teşekkür ediyorum. Bu hattı kullanan tüm İstanbullu kardeşlerime güvenli konforlu yolculuklar diliyorum” şeklinde konuştu.Marmaray ve Haliç Metro Köprüsü’nü mutlaka test edin…İstanbul’da yaşayıp da hala Marmaray’a binmemiş, hala bu yeni metro hatlarında yolculuk etmemiş vatandaşlarımızın olduğunu, oysa Türkiye’nin hatta dünyanın birçok yerinden turistler gelip Marmaray’ı test ettiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti; “Geçenlerde biliyorsunuz Japonya’daydım orada da Marmaray’ı konuştuk. Malezya’daydım orada da Marmaray’ı konuştuk. İnşallah şimdi de Haliç’deki bu köprü konuşulacak. Her şeyi ile İstanbullu kardeşlerim bu büyük tecrübelerden uzak kalmasınlar. Herkesin bir kere Marmaray’ı tecrübe etmesini özellikle temenni ediyorum. Şimdi bu açtığımız hattı da, Haliç üzerinden geçişi de tecrübe etmek, o emsalsiz duyguyu yaşamak, Haliç üzerinde inip, İstanbul’u Haliç’ten seyretmek için tüm İstanbullu kardeşlerimin tecrübe etmesini istiyorum.”Son teknolojiyle inşa edilen köprü bir mühendislik harikasıİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş da     İstanbul’un tarihi bir gün yaşadığını belirterek, “Haliç Metro Köprüsü uzun bir hikaye ama hamdolsun bugün mutlu sona ulaştık. Bugün tarihe tanıklık ediyoruz. İstanbul Metrosu’nun Marmaray ile birleşmesi çok önemli bir yatırım. Bu raylı sistemlerimizin doğu batı aksının kuzey güney aksıyla buluşmasıdır” diye konuştu.Kaybedilen 19 yıl ekonomik zaman kayıpları ortaya koyulduğunda belki birkaç köprü bedelinde kayıp ortaya çıktığına dikkat çeken Başkan Kadir Topbaş, şöyle konuştu; “Uzun bir süreç yaşadık. Bizi UNESCO’ya şikayet edenlerle mücadele ettik. Bugün geldik. Bu köprü bir teknoloji harikası ve dünyada ilk olan uygulamalara sahip. En zarif ve narin tabyalarıyla bir mühendislik harikası. 90 derece açılabilen bu köprü bu özellikleriyle dünyada bir ilk.”'Hizmet mühendisliği yapıyoruz!...'“Biz toplum mühendisliği değil, hizmet mühendisliği yapıyoruz” diyen Başkan Topbaş, “Biz Marmaray, metro, havaray dedikçe bazıları fren fren diyorlar. Devamlı frene basarak bizi engellemeye çalışanlar, artık frenin tutmadığının farkında değiller. Bu haftaki meclisimizde 4 yeni metro hattı, 4 metro, 6 havaray, 5 teleferik ve 1 finikülerin projeleri onaylandı, planlara işlendi. Ayrıca trafik sorunun çözümüne büyük katkı sunacak 100 bin araç kapasiteli otopark planları da onaylandı. İstanbul’a ve İstanbullulara hizmet etmenin gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.Görevde oldukları 10 yılda İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak 60 milyar lira yatırım yaptıklarını, ulaşıma 32 milyar lira, raylı sisteme 15 milyar lira harcadıklarını aktaran Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü;“İstanbul nerelerden nerelere geldi. Dünyanın parlayan yıldızı oldu. Daha bir hafta önce sayın başbakanımızla temel attık. Önemli bir metro hattına daha start verdik. Mecidiyeköy-Mahmutbey metrosu. 840 milyan liralık bu yatırımı tamamen belediyemizin kendi öz kaynaklarıyla yapıyoruz. Hepsi şehrimize, vatanımıza, milletimize hayırlı olsun. Bu eserler hepimizin. Hizmet bizim işimiz. Daha yapacak çok işimiz var.”İlk sürüşü Başbakan Erdoğan ve Başkan Topbaş gerçekleştirdiTörende konuşmaların ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 1997 yılında kendi belediye başkanlığı döneminde Haliç Metro Köprüsü’nün yapımına onay veren belgenin de içinde yer aldığı bir tablo hediye etti.Recep Tayyip Erdoğan ve Kadir Topbaş, Yenikapı İstasyonu’ndan metroya binerek ilk sürüşü gerçekleştirdi. Haliç Metro Köprüsü'nün üstüne kadar yolculuk yapan Erdoğan ve Topbaş, köprünün üstünde trenden inerek buradaki seyir terasından Hailç manzarasanı seyretti ve köprü hakkında bilgiler aldı. Erdoğan, köprünün inşaatında çalışan ekibin de elini sıkarak tebrik etti. Erdoğan ve Topbaş, tekrar metroya binerek deneme sürüşünü Şişhane İstasyonu'nda tamamladı.
Erkeklerde Cinsel Yönelim 'Genetik'
Illinois kentindeki Kuzeybatı Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırmanın sonuçlarına göre erkeklerde cinsel yönelimin belirlenmesine neden olan iki DNA keşfedildi. Tartışma yaratacak araştırmada bulunan genler, eşcinselliğin bir seçim değil biyolojik bir sonuç olduğu iddiasını taşıyor. 400 eşcinsel erkek üzerinde yapılan araştırmaya göre X kromozomundaki Xq28 adı verilen bölgede bulunan genler erkeklerin cinselliğinde etkili oluyor. Ancak araştırmacılar tam olarak hangi genin etkili olduğunu veya başka kromozomlarda bu anlamda etkili gen olup olmadığını tespit edemedi. 8 kromozomundaki bir başka bölgenin de cinsel yönelimde etkili olduğu belirtiliyor. Uzmanlar erkek eşcinselliğinde rol oynayan bu genlerin aynı zamanda kadınları daha doğurgan hale getirmesi sayesinde evrim sürecinde hayatta kalabildiklerini söylüyor. Bu tezlerini de, X kromozomundaki Xq28 geninin erkeklere anneden geçmesiyle açıklıyorlar. Bu çalışmanın 1993'te yapılan benzer ama daha küçük ölçekli bir araştırmanın sonuçlarını doğruladığı da vurgulanıyor.veteknoloji
Reklam