Gelmiş Geçmiş En İyi Kara Mizah Filmler
Kara mizah ilgili sinemaseverler için ayrı bir tutkudur ve ayrı bir zevktir. Sıradan komedi filmlerinden farklı olarak burada; cinayet, ölüm, savaş, akıl sağlığı veya hastalık gibi çeşitli ciddi durumlar anlatılırken aynı zamanda ince bir mizah sergilenir. Ciddi olunması gereken konularda bu başarıyı gösteremeyen, ancak gülünç etki yaratma konusunda son derece başarılı olan kara mizah film örnekleri arasından bugüne kadar verilen en başarılı örnekleri sizler için sıraladık. Sizler de henüz kara mizah ile tanışmadıysanız, listemizdeki filmlerden birini seçip izlemeye başlayabilirsiniz.The Big LebowskiBeing John MalkowichFargoLast SupperThe Truman ShowIn BrugesHeathersShaun Of The DeadEdward ScissorhandsPulp FictionShallow GraveKiss Kiss Bang BangA Finish Called WandaVery Bad ThingsBeetlejuiceDeath At A FuneralThank You For SmokingHead Above WaterA Serious ManTeaching Mrs. Tingle
Hitler'in Kabusu Dev Makineler!
Yerin kat kat altında bulunan, Hitler'in tüm hayallerini yıkan bu dev makineler, göreni şaşırtıyor!A.B.D.'nin New York şehrinde bulunan ' Grand Central Terminal 'in 10 kat altında , neredeyse terminalin kendi kadar büyük bir gizli yer altı odası bulunuyor. Bu odanın içerisinde ise, Nazilerin İkinci Dünya Savaşı'nda yok etmek istedikleri iddia edilen dev makineler var.Odada 9 adet bulunan bu makinelerden her biri 15 ton ağırlığındaki devir hareketli çeviriciler. Bu makineler, 11.000 volt alternatif akımı, doğru akıma çevirerek üzerlerinde bulunan tüm tren hattı için gerekli enerjiyi elde etmektelerdi. Science Channel'ın açıklamasına göre, bu makineler bir dönem, bütün kuzey doğu A.B.D.'nin tren ve metro hattının kalbi konumundalardı.A.B.D. İkinci Dünya Savaşı'na katılma kararı aldığında, Hitler, gizli tutulan bu odayı öğrendi ve önemini fark ederek, odayı yok etmeleri görevi ile Nazi askerlerini oraya gönderdi. Askerlerin bütün yapması gereken, makinelerin üzerlerine kum atmaktı ve böylelikle kuzey doğu A.B.D.'deki asker ve mühimmat aktarımının %80'i duracaktı. Bu durum karşısında da A.B.D. savaşa katılamayacak veya katılması ertelenecekti. Ancak, bu Nazi askerleri görevlerini yerine getirmeyi başaramadılar.Kim bilir, belki de bu askerler başarılı olsa idi, şu anda çok daha farklı bir dünyada yaşıyor olabilirdik.
Bir Kağıdı 103 Kez Katlarsanız Evrenin Genişliğine Ulaşabilir mi?
Peki bir kağıdı 103 kez katlayabilsek evrenin tümünden daha büyük olabilir mi? İşte youtube’ de bir dahi bunu hesapladı. Eğer bir kağıdı 103 kez katlayabilseydik gözlenebilir evrenin sınırının dışına çıkabilirdik. Hipotez olarak hesaplandığından üstel(eksponansiyel) hesaplama gereği 93 milyar ışık yılı uzunluğa ulaşılıyor. Aslında bu inanılmaz bir hesap cidden. Bir sayfa kağıdın kalınlığı normalde 0,009906 cm civarında tutuyor. İşte bu sayfayı ikiye katlarsanız kalınlığı iki katına çıkar. Bir sayfayı üç kez katlarsanız bir tırnak kalınlığına, yedi kez katlarsanız 128 sayfalık bir kitabın kalınlığına ulaşır. 10 kez katlarsanız bir el kadar kalın olur. 23 kez katlarsanız 1 km(1000m) kalınlığa ulaşır. 30 kez katlarsanız uzaya ulaşırsınız yani 100 km kalınlığa, 42 katlama Ay’a 51 katlama Güneş’e ulaştırır.81 katlama 127,786 ışık yılı uzaklığa yani, Andromeda Galaksisi’nin genişliğine denktir. 90 katlama ise 130,8 milyon ışık yılı genişliğinde yani Virgo (Başak ) takım yıldızından yani 110 milyon ışık yılı genişlikten daha fazlaya gelir. Başak kümesi Andromeda ve Samanyolu gibi 100 civarı galaksiyi kapsar. İşte 103. katlamadan  sonra gözlenebilir Evren’in dışına yani 93 milyar ışık yılı çapına ulaşırsınız. İşte matematiğin gizemlerinden biridir üstel fonksiyonlar. Çarpıldıkça büyürler, aynı bakterilerin hızla virüslerin hızla üremesi gibi… Daha öncesinde Mythbusters programında futbol sahası büyüklüğünde bir kağıdı 11 kez katladı. Bu arada dünya kağıt katlama rekoru 12 kezdir . (Britney Gallivan)
Aamir Khan Filmlerinden En Güzel 11 Klip
Aamir Khan'ın Osmanlı işi bıyıkları ile cevval bir polis memurunu canlandırdığı Talaash filmi mutlaka izlemeniz gerekenler arasında. Her sahnesini 'hadi canım, yok artık!' şeklinde izliyorsunuz ve harcadığınız vakte değiyor.
Çin'in En Pahalı Filminine Türk Oyuncu
Çin'in en pahalı filmi 'Dragon Blade'de Türk oyuncu sürprizi. Jackie Chan, John Cusack ve Adrien Brody'nin başrolü paylaştığı filmde 'Kroraina' karakterini Emrah Yılmaz canlandırıyor.1200 KİŞİ ARASINDAN SEÇİLDİ Shanghai Tiyatro Akademisi'nden mezun olan Emrah Yılmaz, role 1200 şahıs arasından seçildi. Yılmaz, film için şunları dedi: 'Bağlı olduğum menajerlik şirketi, rol için Daniel Lee'yle irtibata geçti. Ardından görüşmeye gittim. Günlerce cenk, kostüm ve oyunculuk provaları yapıldı. Daniel Lee ve Jackie Chan, bu provaların hepsini devasa titizlikle takip etti. Sonunda rolü aldım. Daniel Lee bir sonraki projesinde gene benimle çalışmak istediğini dedi. Jackie Chan de Hong Kong'daki okulunda kendisi tarafından verilen ileri oyunculuk derslerine ücretsiz olarak katılmamı öneri etti. Filmden sonra bu eğitimi alacağım.' Romalı askerlerin M.Ö. 48 yılında Çin'e girişini konu alan ve çekimleri yaklaşık 6 aydır Çin'de devam eden filmin 19 Şubat 2015'te vizyona girmesi planlanıyor. Filmde Türkçe ve Çince konuşan Emrah Yılmaz, cenk sahnelerinde zorlandığını dedi: 'Sahneler o kadar gerçek çekiliyor ki, vücudumda fazla sayıda morluk mevcut. Birçok kaza atlattım. Ama muhteşem bir ekip mevcut ve herkes güler yüzlü. Bunlar adamı motive ediyor.' 'Piyanist'teki performansıyla Oscar kazanan Adrien Brody, aksiyon filmlerinin meşhur aktörü Jackie Chan ve '2012' ile dünya çapında ün yapan John Cusack, filmde başrolde. aktifmedya
Göbeklitepe'den Acı Haber
Mısır’daki piramitlerden sonra uygarlık tarihi açısından en önemli arkeolojik bulgu kabul edilen Göbeklitepe’den acı haber geldi. 1995 yılından beri antik çağın yeni harikası olarak anılan Göbeklitepe kazılarının başkanlığını yürüten dünyaca ünlü Alman Arkeolog Prof. Klaus Schmidt, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Şanlıurfa sınırları içerisinde yer alan Göbekli Tepe, genel olarak dünya çapında sürdürülen kazıların arasında en heyecan verici ve tarihi olarak en önemli arkeolojik kazı olarak kabul ediliyor. Milattan 9 bin yıl önce inşa edildiğine dikkat çekilen Göbeklitepe için; “Stonehenge veya Piramitlerden iki kattan fazla eski ve metallerin, seramiğin ve tekerleğin bile keşfinden önce kalma” açıklamasını yapan ve yıllarını bu inanılmaz arkeolojik buluşa veren Prof. Schmidt, 61 kalp krizinden dolayı hayatını kaybetti. Klaus Schmidt kimdir? 1953 yılında Almanya‘ da Feuchtwangen şehrinde doğan Klaus Schmidt, Friedrich-Alexander Erlangen-Nürnberg ve Ruprecht-Karls-Heidelberg Üniversiteleri' nde prehistorya, klasik arkeoloji ve jeoloji-paleontoloji eğitimi aldı. 1983 yılında Heidelberg Üniversite’sinde Prof.Dr. Harald Hauptmann danışmanlığında yaptığı ‚'Die lithischen Kleinfunde vom Norşuntepe' başlıklı doktora tezini bitirdi. 1984-1986 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsü(DAI) seyahat bursunu kazandı. 1986 -1995 yılları arasında Alman Araştırma Vakfı(DFG) araştırma bursunu kazandı ve Heidelberg Üniversitesi‘ nde Prehistorya anabilimdalında araştırmacı olarak çalıştı. 1996-1998 yıllarında Alman Araştırma Vakfı(DFG) doçentlik bursunu kazandı. 1999 yılında ‚ ‚Funktionsanalyse der frühneolithischen Siedlung von Nevalı Çori‘ konulu doçentlik tezini Erlangen-Nürnberg Üniversitesi‘ nde bitirdi ve 2007 yılında aynı Üniversite‘ de Profesor ünvanını aldı. 1998 ve 1999 yıllarında Prof.Dr.Wolfram Schier adına Bamberg Üniversitesi Arkeoloji Bölüm başkanlığı temsilciliği yaptı. 2001 ve 2002 yıllarında Prof.Dr. Hans J. Nissen adına FU Berlin Üniversitesi Arkeoloji Bölüm başkanlığı temsilciliği yaptı. Klaus Schmidt 2001 yılından beri Alman Arkeoloji Enstitüsü‘ nün Berlin‘ de bulunan merkezinde Orient Bölümünde araştırmacı ve Erlangen-Nürnberg Üniversite‘ sinde öğretim görevlisi olarak çalışmaktaydı. Öğrencilik yıllarından itibaren Almanya, Yunanistan, Mısır, Suudi arabistan ve Ürdün‘ de çeşitli arkeoloji projelerinde yer alan Klaus Schmidt, Türkiye‘ deki çalışmalarına 1978 ve 1979 yılında Elazığ Müzesi‘ nde Norşuntepe kazısı malzemesi üzerinde yaptığı ve daha sonra doktora tezi olarak yayınladığı buluntu çalışmaları ile başlamıştı. 1980 yılında Lidar Höyük kazısına, 1983-1991 yılları arasında Nevalı Cori kazısına katılmış, 1992-1994 yıllarında Nevalı Cori buluntuları üzerine çalışmalarını Urfa‘ da gerçekleştirmişti. Klaus Schmidt, 1995 yılında Şanlıurfa Müzesi ve Alman Arkeoloji Enstitüsü ortak projesi olarak başlayan ve 2007 yılından beri Bakanlar Kurulu Kararlı kazı statüsünde gerçekleştirilen Göbekli Tepe kazı ve araştırma projesinin başkanlığını sürdürmekteydi. Schmidt ayrıca, Ürdün‘ de bulunan Aqaba projesinde Ricardo Eichmann ve Lutfi Halil ile birlikte proje başkanlığını yürütüyordu. Tamar Melike Tegün / Milliyet.com.tr
Reklam
HIV/AIDS Tedavisinde Kötü Haber
ABD'de maymunlar üzerinde yapılan yeni bir bir araştırma, erken teşhisin HIV virüsü taşıyan hastaların tedavisinde olumlu sonuç verebileceğine dair umutları azalttı. Araştırmaya göre, bağışıklık sistemini etkileyen bir virüs olarak AIDS hastalığına yol açan HIV vücutta hızla 'düşürülemez kaleler' oluşturabiliyor. Bu bulgu virüsün erken tedavi ile altedilebileceği yönündeki umutlara darbe vurdu. Maymunlar üzerinde yapılan ve sonuçları Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, HIV kanda tespit edilmeden önce bile dokunulmaz 'viral rezervuarlar' oluşturmakta. Uzmanlar bunu 'zihin açıcı' ve 'çarpıcı' bir bulgu olarak nitelendirdi. Bağırsak ve beyin dokusundaki HIV rezervuarları tedavi önündeki en büyük engeller. Antiretroviral ilaçların geliştirilmesinde sağlanan kayda değer ilerlemeler sayesinde, kan dolaşımındaki HIV kontrol edilebiliyor. Bu da hastanın normale yakın bir yaşam beklentisinin olması demek. Ama ilaçlar durdurulursa virüs yeniden ortaya çıkıyor. Son araştırmada ise hedef virüsü rezervuarların dışına çıkarmaktı. Erken tedavinin de, rezervuarların en başta oluşmasını önleyebileceği umuluyordu. Maymunlara, HIV'in eşdeğeri olan SIV yani Simian bağışıklık sistemi bozucu virüs, enjekte edildi. Maymunlara, daha sonra üç günden iki haftaya kadar değişen sürelerde antiretroviral ilaçlar verildi. Tedavi altı ay sonra durduruldu. Ancak virüs, antiretroviral tedaviye rağmen hızlı bir şekilde yeniden ortaya çıktı. Viral rezervuarların enfeksiyonun çok erken bir aşamasında meydana geldiği belirlendi. HIV ile doğan bir bebeğin de çok erken teşhis sonrası tedavi olduğuna inanılıyordu. 'Mississippi bebeğine' ilk 18 ay boyunca HIV ilaçları verildi ama sonra ilaçlar durduruldu. Başlangıçta tedavinin etkili olduğu umudu doğdu. Ama geçen hafta, şimdi dört yaşında olan kızda, ilaçların kesilmesinden yaklaşık iki yıl sonra yeniden virüsün görüldüğü açıklandı.BBC Türkçe
Dünyanın İlk Aile Robotu Jibo
Jibo, sosyal bir robot ve ailenizin yeni üyesi olmaya aday. Yapımcısı MIT Media Laboratuvarı Kişisel Robot Grubu Direktörü Dr. Cynthia Breazeal, onu arkadaş canlısı, yardım sever ve zeki diye nitelemiş. Öyle de görünüyor. Yapımcısı Jibo’yu Yıldız Savaşları ve NASA’nın Mars’taki robotlarından esinlenmiş. Ancak bize sorarsanız Jibo, Pixar’ın animasyon lambası ve fenomen robotu Wall-E’nin melez hali ve biraz da IQ’su yüksek bir Siri’nin “ete kemiğe bürünmüş” versiyonu olabilir. Zira Jibo, etrafından öğrenebilme, farklı sesleri tanıyabilme ve farklı yüzleri birbirinden ayırt edebilme iddiasında. Jibo’nun sosyal bir robot olarak tanımlanmasının nedeni, insanlarla etkileşime geçebilmesi. Birçok akıllı asistan gibi Jibo proaktif olarak size hatırlatmalar yapabiliyor, e-posta’nızı gönderiyor, sesli mesajlarınızı bildiriyor, fotoğraf çekebiliyor ve çocuklarınız için interaktif hikayeler anlatabiliyor.Jibo’nun bu özellikleri ve başarılı tanıtımı birçok insanı etkilemiş gibi görünüyor. 100 bin dolar fon hedefiyle bir Indiegogo kampanyası olarak başlayan Jibo projesi, hedefinden 26 gün önce yaklaşık 883 bin dolar toplamayı başardı. Jibo, ev versiyonu için Indiegogo üzerinden 499 dolara ön siparişleri şimdiden alıyor. Girişimin bir hedefi de Jibo’yu Nest termostatı gibi evdeki bağlantılı cihazlarla eşleştirmek. Burada amaç, termostatınız her zamanki gibi çalışmasına devam ederken, sizin telefonunuz yerine, kontrolü Jibo’ya bırakmanız. Jibo ile çalışmak isteyecek geliştiriciler için geliştirici versiyonu 599 dolardan, Indiegogo üzerinden ön siparişe sunulmuş. Girişim Jibo’nun sevkiyatına 2015 yılında başlamayı planlıyor. Jibo’yu incelemek isterseniz burada.Webrazzi
Reklam
'20 Yıl İçinde Uzaylıları Bulacağız'
NASA, yakın gelecekte hizmete girecek yeni nesil uzay teleskoplarının yardımı sayesinde, yaşam saklayan dış gezegenleri 20 yıl içinde keşfedebileceklerini belirtti. NASA gökbilimcileri, Washington D.C'de düzenlenen bir açık oturumda 'Dünya dışı yaşamı keşfetmeye giderek yaklaştıklarını' belirtti. Gökbilimci Kevin Hand, '20 yıl içinde evrende yalnız olmadığımızı göreceğimizi tahmin ediyoruz' ifadesini kullandı. Baltimore Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü'nden Matt Mountain, beş binden fazla dış gezegen tespit eden Kepler Uzay Teleskobu'nun Dünya dışı yaşam arayışında çok büyük katkısı olduğunu belirterek, James Webb Teleskobu ile bekledikleri sonucu alabileceklerini söyledi. Webb teleskobu ekibinde de yer alan Mountain, 'Etrafımızdaki yıldızların yüzde 10 ila 20'si, yaşanabilir bölgelerinde Dünya benzeri gezegenler barındırıyor. Bu, beş yıl önce sahip olmadığımız bir bilgiydi. Dünyayı sonsuza kadar değiştirecek bir keşif bize sandığımızdan daha yakın' ifadesini kullandı. Gökbilimciler sadece Güneş Sistemi'nin yer aldığı Samanyolu Galaksisi'nde 100 ila 400 milyar yıldız olduğunu tahmin ediyor. İki teleskop göreve hazırlanıyor NASA, 2017 ve 2018 yıllarında sırasıyla TESS ve James Webb Uzay Teleskobu'nu ateşleyecek. TESS'in taşıdığı dört teleskop, Samanyolu'ndaki en az 500 bin yıldız sistemini inceleyecek ve Dünya benzeri gezegenlere sahip olup olmadıklarını tespit edecek. Yıldızların yaşanabilir bölgesinde gezegen tespit edilirse, bu gezegenleri gözlemleme görevi JSWT'a ait olacak. JSWT, 1990'dan bu yana gözlemler yapan Hubble Uzay Teleskobu'ndan 15 kat daha fazla alanı tarama kapasitesine sahip olacak. NASA dev teleskopların ateşlenmesi için 130 ton taşıma yükü olan SLS (Space Launch System) roketini geliştirmeye çalışıyor. Mountain, 'Sadece ilk yaşam sinyallerini aldığımız anı düşünün. İnsanlığın uzaydaki yalnızlığının sona erdiğini, evrende daha fazla yalnız olmadığımızı gördüğü anı hayal edin' ifadesini kullandı. Kaynak: Al Jazeera
Elektrik Yiyen Bakteri Türleri Keşfedildi
Bilim insanları, saf enerjiyle beslenen ve atık olarak yine saf enerji salgılayan yeni bakteri türleri keşfetti. New Scientist dergisinde yayınlanan habere göre, bilim insanları elektrik yiyen ve dışkı olarak yine elektrik salgılayan sekiz yeni bakteri türü keşfetti. Pil elektrotları üzerinde yetiştirilen bakterilerle kanıtlanan keşif, mikrobiyal dünyanın sandığımızdan daha büyük ve farklı olduğunun göstergesi niteliğinde. Bu alanda çalışmalar gerçekleştiren ABD’li bilim insanı Kenneth Nealson, meslektaşlarının keşfinin çok önemli olduğunu söylüyor ve elektrik bakterilerinin, insanlığın daha önce farkına bile varamadığı yepyeni bir mikrobiyal dünyanın varlığını kanıtladığını belirtiyor.stuff
Reklam
3 Bin Yıllık Tarihe Dinamitli Soygun
Çatalca Dağyenice Köyü’nde bulunan 3 bin 200 yıllık kült alanı talan edildi. Frigler döneminden kalma olduğu belirlenen dini mabet yeri defineciler tarafından dinamitle patlatıldı. Daha önce Bizans döneminden kalma mezarları kazma ve küreklerle oyan defineciler, taşların içerisinde bulunduğuna inandıkları defineyi almak için bu kez dinamit kullandı. Taşın içinde define aramışlar Çatalca Kültür ve Turizm Dernek Başkanı Ahmet Rasim Yücel, “Define avcılarının kültürel anlarda farklı yöntemler uyduladıklarını görmüştük. Böylesine ilk defa şahit olduk. İçinde define bulmak için taşları dinamitle patlatmışlar. Gördüğümüz manzara karşısında şok olduk. Bu kişilerle ilgili defalarca şikayetlerde bulunduk ama maalesef herhangi bir sonuç elde edemedik. Herkes burada define olduğuna inanıyor. Bunun için belediye ve kaymakamlık üzerine büyük görevler düşüyor” şeklinde konuştu. Türkiye'deki tek örnekti ‘Erken Demirçağ’da İstanbul Boğazı Üzerinden Trak / Frig Kavimlerinin Anadolu’ya Geçişine Ait İlk Bulgular’ çalışmasında kült alanı şu şekilde anlatılıyor: “Çatalca’nın Dağyenive Köyü’de tespit edilen kült alanı Trak / Frig yapısal özelliği taşıyor. Kör ya da kapalı kapı nişi uygulaması Türkiye Trakya’sı ve Avrupa’nın en doğu noktasında böylesi bir alan ilk defa görülmekte. Bulgaristan’daki kült alanları da çok benziyor.” Oyuncak tabancayla yapmış Ercan ÖZTÜRK | Akşam
Savaş Erkeklerini Anlatan 22 Fotoğraf
Bu zamana kadar, savaşların vurduğu bölgelerin kadınları ve çocukları analiz edildi çoğunlukla. Erkekler ise genellikle tetiğin arkasında olduklarından savaş karelerinin o kadar 'doğal' unsurları oldular ki, çoğu zaman fark edemediler bile. Oysa onların da; gerek baba, gerek oğul, gerekse bir eş olarak amatör ve profesyonel fotoğraflara takılan etkileyici kareleri mevcut.
Reklam
Kıbrıs Harekatı'nın 40. Yılında, Daha Önce Hiç Görmediğiniz Fotoğraflar
‘AYŞE tatile çıktı’ parolasıyla başlatılan ve Kıbrıs’taki Türklerin uğradığı baskı ve zulmü ortadan kaldırmak için Türk Silahlı Kuvvetleri’nce gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı 40’ıncı yılında TSK Foto Film Merkezi Komutanlığı, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın bilinmeyen fotoğraflarını Anadolu Ajansı ile paylaştı.  İşte o kareler...
Reklam
Tarantino'yu Diğer Yönetmenlerden Farklı Kılan Nitelikler
Tarantino'nun filmleri; diyaloglarıyla, parçalanmış kronolojik akışlarıyla ve pop kültür takıntılarıyla ünlüdür. Sıklıkla şiddet sahneleri içerir ve Reservoir Dogs, Pulp Fiction ile Kill Bill gibi ana filmlerinde bol bol etrafa sıçrayan ve oluk oluk akan kan görüntüleri bulunur. Yine de insanları etkileyen, bu sahnelerin yarattığı gerilim ve rahatsızlık değil, şiddetin günlük hayat içinde yer alması ve şiddet üzerine yapılan kara mizahtır. Tarantino'nun estetik anlayışının dışında filmlerinde sıkça kullandığı ve onu diğer yönetmenlerden ayıran farklılıklardan bazıları:
Tarantino Filmlerinden Unutulmaz Replikler
-Jambon ister misin?+Yo yo yo ben domuz yemiyorum.-Yahudi misin?+Hayır yahudi değilim, sadece domuza takılmıyorum hepsi bu.-Nedenmiş o?+Domuz boklu bi hayvandır, pis hayvanları sevmem.-Sosisine doyum olmaz, jambonu damağa hitab eder.+Hey, lağım faresinin tadı da bal kabağı tatlısı gibi olabilir ama bunu bilemicem, çünkü o pis orospu çocuğunu yemem.
Reklam