onedio
Güçlü Beyin Kitabından Beyni İlgilendiren 10 Önemli Alıntı
Beyni etkili kullanma kılavuzu olan Ahmet YILDIZ’ın “Güçlü Beyin”  kitabını sizin için okuduk. İçerisindeki yüzlerce önemli bilgiden size fayda sağlayacak ve merak duygunuzu harekete geçirecek 10 bilgiyi derledik. Ayrıca kitapda cevabını bulacağınız 10 soruyu da buradan sorduk.
Antik Esere Restorasyon Zulmü
Türkiye’de Roma döneminden kalma 206 antik tiyatronun hali içler acısı. Son örnek Kaş’taki Antiphellos. Bu eşsiz yapının zeminine beton döküldü.Türkiye’de çoğu Roma döneminden kalma 206 antik tiyatro var. Bu rakam, dünyanın pek çok ülkesinden kat kat fazla. Roma’nın ve Bizans’ın yayıldığı topraklarda bulunan Türkiye, bu nedenle antik tiyatro zengini sayılıyor. Ancak son zamanlarda antik tiyatrolarda restorasyon adı altında yapılan çalışmalar gören herkesin tepkisini çekiyor. Kaş’ta bulunan Antiphellos antik tiyatrosuna yapılanlar tepki çeken işlerden biri. taraf'tan Murat Erdin'in haberine göre, binlerce yıllık antik tiyatronun zeminine beton dökülmüş. Etkinlikler için kullanılan tiyatronun zeminine kimler hangi otoriteden izin alarak beton dökmüş belli değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konuda sessizliğini koruyor. TOKİ TİYATROYA GÖZ KOYDUMuğla’daki Telmessos Antik Tiyatrosu da “restorasyon nasıl yapılmaz” konusuna bir örnek teşkil ediyor. 2012 eylül ayında başlayan restorasyon çalışmaları halen devam ediyor. Telmessos’a ait fotoğraflarda tiyatronun tarihi dokusunu kaybettiğine dikkat çekiliyor. Yaklaşık 2300 yıllık, Helenistik dönemin en önemli yapıtlarından biri olan Troas Antik Kenti’ndeki Apollon Tapınağı’nın üzerine tonlarca ağırlıktaki kamyon çıkarılmıştı. Geçtiğimiz aylarda da İstanbul’da ilk Hitit izlerinin ortaya çıkarıldığı Küçükçekmece Gölü kenarındaki Bathonea Antik Kenti kazılarının yapıldığı araziye TOKİ’nin konut yapmak istediği ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2013 yılındaki kazı sonuçlarını görünce araziyi kamusallaştırarak ören yeri statüsüne almaya çalışmıştı. NE YAPMALI?Peki ne yapılmalı, restorasyonlar nasıl denetlenmeli? Uzmanlar bu konuda şu husulara dikkat çekiyorlar: Resmi kurumlar restorasyon yapılacak tarihi mekanlar için açtıkları ihalelerde mutlaka yeterlilik belgelerini daha önce yaptıkları restorasyonlar gözönüne alarak kabul etmeliler. Mutlaka bir bilim heyeti oluşturulmalı ve o heyet tarafından restorasyonlar her aşamada denetlenmeli. Restorasyon bittikten sonra hak ediş denetlemesi yapmanın, bir de bu denetimlerin ehli olmayan memurlara bırakılması daha çok restorasyon rezaleti görmemize neden olacak. Koruma Kurulları bir an evvel özerk bir yapıya kavuşmalı, siyasi baskılardan uzak tutulmalı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları Koruma kurulları ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıkları Komisyonları üniversitelere bırakılmalı, kurul üyeleri siyasetten uzak durmalı. Karar alınırken kişisel ilişkilerden çok bilimsellik ön plana çıkmalı MURAT ERDİN | Taraf
İşte Dünyanın En Eski Oyuncağı
Kayseri'de 1948 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdüğü ve Anadolu'nun en eski yazılı belgelerinin bulunduğu Kültepe Kaniş-Karum ticaret kolonisinde, çocuk çıngırağı bulundu. Tarihi kentin yaşam alanlarını gün yüzüne çıkarmaya çalışan Prof.Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden ekip, M.Ö. 4 bin yıllarına ait çocuk çingırağı buldu. Prof.Dr. Fikri Kulakoğlu, Kültepe Kaniş-Karum Bölgesi’ndeki kazı çalışmalarının 69’uncu yılında olduğunu belirterek, şöyle dedi: '1948 yılından itibaren Kültepe’de bilimsel kazılar yapılıyor. Bugün bir evin içerisinde ne var ise, onları bulmak mümkün. Kap kacağı, bardağı, ocağı, bunun yanında oturacağı yerler bunların hepsini 70 yıldır devam eden kazılarda görüyoruz. Çok ilginç ilginç objeler var. Bugün bile Anadolu'daki bir evde Kayseri evinde karşılaşacağımız objeler de var. 4 bin yıl öncesine ait ve dünyanın en eskisi olduğunu düşündüğümüz bir oyuncak bulduk.' Kültepe'de 4 bin yıl önce 50 binden fazla kişinin yaşadığının anlaşıldığını vurgulayan Prof.Dr. Kulakoğlu, şöyle devam etti: 'Büyük bir metropolden kalmış çok güzel objeler var. Zaman zaman 70 bin kişinin üzerine çıktığı düşünülüyor nüfusun. Bir kısmı Asur’dan gelmiş insanlar ama büyük çoğunluğu Anadolulu, yerli insanlar. Tabii bunların hepsi yetişkin değil. Aralarında gençler, çocuklar, bebekler var. Doğal olarak bebeklerin dahi oynayabildiği ya da bebeklerle ilişkilendirebileceğimiz eserler buluyoruz, mesela onlardan biri çıngıraktır. İçinde çakıl tanecikleri olan, kilden yapılmış; bugün bildiğimiz gibi elde sallanınca ses çıkaran ve eminim o dönemdeki bir bebeğin de hoşuna gidebilecek şeyler var. Onlar da diğer eşyaların arasında karşımıza çıkıyor. Bu da çok hoş bir şey. Rahatlıkla söyleyebiliriz daha eskisi de var elimizde ama şu an elimizde somut olarak 4 bin yıl öncesine ait çıngıraklar var, onun tahtaları var.' Faruk ÇUHADAROĞLU/ KAYSERİ, (DHA)
Google'dan 'Yapay Zeka' Hamlesi
Google, iPhone'larda kullanılan şehir kılavuzu uygulaması Jetpac'i geliştiren ekibi transfer etti. Jetpac, gelişmiş derin öğrenme yazılımlarıyla Google'ın dijital hizmetlerine katkıda bulunacak. Google, Instagram'da paylaşılan mekan fotoğraflarından yararlanarak şehir kılavuzu hizmeti sunan Jetpac'in satın alındığını duyurdu. The Next Web'in haberine göre, uygulama birkaç gün içinde App Store'dan kaldırılacak, hizmete sunulan destek ise 15 Eylül'de sona erecek. Jetpac uygulamasının derin öğrenme yazılımı, kullanıcıların Instagram fotoğraflarını analiz ederek şehirlerdeki işyeri ve diğer mekanların tespitini yapabiliyordu. MIT Technology Review'da verilen bilgiye göre, yazılım bir mekana giden insanların turist veya köpek seven insanlar olup olmadığı gibi özellikleri belirleyebiliyor. Ayrıca, mekanın popülerliği de fotoğraf analizlerinden tespit ediliyor. Uygulama, bıyıklı erkek veya kareli gömlek sayısına göre belli mekanların yerlerini bile bulabiliyor. Google araştırmacılarından Geoffrey Hinton'ın da geliştirilmesinde katkıda bulunduğu Jetpac yazılımının, yapılan satın alımla bir nevi doğduğu yere döndüğü kabul ediliyor. Jetpac ile Google Now uygulamanız seçeceğiniz tarzlara sahip bölgelerde girdiğinizde alarm vermeye bile başlayabilir. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Emmy Ödülleri'ne Aday Gösterilen İlk Türk
Mehmet Kızılay, 'Silicon Valley' adlı dizi için hazırladığı jenerik tasarımıyla Emmy Ödülleri'ne aday gösterilen ilk Türk oldu.Televizyon dünyasının Oscar’ı kabul edilen Emmy Ödülleri’nde bu yıl Türkiye’den de bir isim yarışıyor. Dirty Cheap Creative adlı şirketin ortaklarından Mehmet Kızılay , HBO kanalında yayınlanan “Silicon Valley” adlı dizi için hazırladığı jenerik tasarımıyla ödüle aday gösterildi. Sinem Vural’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre, “Silicon Valley”, jenerik tasarımı kategorisinde “Black Sails”, “Cosmos: a Space-Time Odyssey”, “Master of Sex” ve “True Detective” dizilerine karşı yarışacak. Kazananlar, 25 Ağustos’ta düzenlenecek törenle açıklanacak.T24
Reklam
Yeni Red Hot Chili Peppers Albümü Geliyor
Grubun gitaristi Josh Klinghoffer, 11. albüm için şu ana kadar 30 civarında şarkı yazdıklarını belirtti Son olarak 2011’de ‘I’m With You’ isimli albümü yayınlayan Red Hot Chili Peppers, geniş repertuvarlı bir albümle geri dönmeye hazırlanıyor. Grubun gitaristi Josh Klinghoffer, 11. Red Hot Chili Peppers albümü için şimdiye kadar 30 civarında şarkı yazdıklarını söyledi. Yeni RHCP albümü, grubun 23 yıl aranın ardından efsane prodüktör Rick Rubin’le çalışmadığı ilk albüm olacak. Klinghoffer yaptığı açıklamada grubun her zamankinden farklı bir şarkı yazım süreci geçirdiğini belirtirken, grubun basçısı Flea’nin yeni stüdyosunda her gün şarkılar yazdıklarını ve yeni albüm için epey heyecanlı olduklarını vurguladı. Önceki albüm için 50 şarkı kaydettiklerini hatırlatan Klinghoffer, albüme giremeyen şarkılardan 17 tanesini sonradan yayınladıklarını bu sebeple yeni albüme giremeyecek şarkıların da bir noktada dinleyicilerin huzuruna çıkacağını düşündüğünü söyledi. İnternet üzerindeki yorumlar, grubun Rubin ile yolları ayırmasının artık gerekli olduğunu vurguluyor. Milliyet Sanat
Süpergüçlü İşçiler Devrine
Uzakdoğu’da işçileri süpergüçlere ulaştıran ilginç bir robot iskelet geliştirildi. İşçilerin 100 kilo ve üstündeki parçaları kaldırması için Güney Kore’li Daewoo firmasının ürettiği icat fabrikalarda çığır açacak bir buluş gibi görünüyor. Yazının devamı için tıklayın
Reklam
35 Bin Çekirdekli Süper Bilgisayar İklim Araştırmalarında
NASA’nın iklim araştırmaları, CSC tarafından geliştirilen 35 bin çekirdekli süper bilgisayar ile yapılıyor. Dünyanın iklimin değişiklilerini analiz etmek ve küresel iklim modelleri oluşturmaya yönelik ihtiyaçlar, süper bilgisayarlar geliştirilmesinde teknolojinin sınırlarını zorluyor. CSC, NASA İklim Simülasyon Merkezi’nin süper bilgisayarlarının operasyon, bakım ve geliştirilme hizmetlerinde 2000 yılından bu yana NASA ile işbirliği yapıyor. NASA tarafından kullanılan “Discover” adlı süper bilgisayar, bugün dünyanın en iyi 100 süper bilgisayarı arasında bulunuyor. Discover, iklim ve hava durumu araştırmalarına odaklanan sistemler arasında ise lider konumda yer alıyor. NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde bulunan merkez, süper bilgisayar yeteneklerini görselleştirme ve veri etkileşimi teknolojileri ile entegre ediyor. Merkezin sunduğu hizmetlerden NASA’da görev yapan 500’ü aşkın bilim insanının yanı sıra dünya genelindeki laboratuvar ve üniversitelerdeki araştırmacılar da yararlanıyor. CSC, geçtiğimiz beş yıl içinde, Discover’ın performansının 130 kat artırılmasında önemli bir rol oynadı. Bugün 35 bin işlemci çekirdeğine sahip bulunan NASA’nın süper bilgisayarı, saniyede 400 trilyondan fazla kayan nokta operasyonu gerçekleştirebiliyor. Büyük veriyi yönetmek Merkezin gerçekleştirdiği çalışmalar, büyük veri yönetimini de zorunlu kılıyor. Bilim insanları, her biri büyük miktarda veri üreten, günlük olarak toplanan milyonlarca gözlemin entegre edilmesi, geçmiş gözlemlerin tekrar analiz edilmesi ve iklim modeli simülasyonları oluşturulmasında merkezi kullanıyor. CSC ayrıca, 37 petabayt kapasitesi bulunan ve şu an 28 petabaytlık kısmı kullanılmakta olan Discover’ın arşiv sisteminin yönetiminde de NASA’ya yardımcı oluyor. CSC’de NASA İklim Simülasyon Merkezi Destek Programı Yöneticisi olarak görev yapan Scott Wallace, büyük veri problemini samanlıkta iğne aramaya benzetiyor. 28 trilyon saman parçası içinde iğneyi bulmanın, 1 trilyon saman parçası içinde bulmaktan zor olmadığını söyleyen Wallace, “Eğer iğnenin konumunu belirlemek için bir yöntem geliştirmediyseniz, ikisi de neredeyse olanaksızdır” diyor. Merkezin ürettiği veri miktarı arttıkça, bilim insanlarına araştırmalarında yardımcı olacak görselleştirme teknolojileri geliştirildi. Merkeze yakın dönemde eklenen “Görselleştirme Duvarı”, Linux tabanlı 16 sunucu tarafından yönetiliyor. Bu sunucular, Discover’daki veriden üretilen ve ayrı olarak saklanan durağan imajlar, video ve animasyonların, 5×2 metre boyutlarındaki duvar üzerinde yüksek çözünürlüklü tek bir medya olarak görüntülenmesini sağlıyor. Daha keskin odak Merkezin yapabildikleri günden güne geliştirilse de, iklim değişikliği üzerine gerçekleştirilen güncel projeler, bilim insanlarının iş yükünün iki kat artmasına ve süper bilgisayardan beklentilerinin de yükselmesine neden oluyor. Discover bugün, dünyadaki yaşamın simüle edilmiş üç gününü, ulaşılmış en yüksek çözünürlük olan 3,5 kilometre küresel çözünürlükte bir gün içinde hesaplayabiliyor. Merkezin hedefi, 1 kilometre küresel çözünürlükte, 365 günü kapsayacak bir hesaplamayı bir gün içinde gerçekleştirebilmek. CSC-NASA işbirliği ile ilgili kısa video, http://bit.ly/1sMSs0h adresinden izlenebiliyor. Merkez geçtiğimiz günlerde, 2 yıllık dünya iklimini küresel olarak 10 kilometrede modelledi ve en yüksek çözünürlüklü atmosferik simülasyonu çalıştırma başarısını elde etti. NASA, bu gibi başarılar için CSC ile ortak çalışmalar yürütmeye devam ediyor.Stuff
Sezen Aksu'dan 7 Rakı Masası Şarkısı
Sezen Aksu’nun en ünlü albümlerinden Sen Ağlama’nın içinde yer alan ve Onno Tunç’un muhteşem aranjesiyle kalplerde yer edinen şarkı her dinleyişte aynı etkiyle titretmiyor mu içimizi? Haydi bir kadeh daha…
İstanbul'dan Motor ile Günübirlik Gidilebilecek 16 Cennet
İstanbul, yoğun şehir hayatı, işimiz ve koşturmacalı günlerimiz ile bizi zaman zaman bunaltıyor. Motorunuz ile birlikte, en fazla iki saat uzaklıkta olan cennet parçalarını merak edenler için harika bir liste hazırladık. Trafiğe takılmadan ve gündoğumuna doğru rüzgar eşliğinde gidebileceğiniz bu yerleri görmeden bu dünyadan gitmeyin. :)
Reklam
Batman'i Sevmek İçin 10 Neden
Ne Superman gibi başka bir gezegenden ne Spider-man gibi böcek ısırmasıyla ne de Hulk ve Captain America gibi deneyle oluşan bir kahraman değil. Yeteneklerini tamamen kendi kazanan kendini eğitmiş bir kahraman.
Reklam
Alzheimer Olan Ressamın 5 Yılda Hatırladığı Kadarıyla Kendini Çizmesi
1995 yılında, İngiltere merkezli bir sanatçı olan William Utermohlen'a Alzheimer hastalığı teşhisi kondu. Bu herkes için zor bir tanı ve hastalık, ancak 2007 yılında ölümüne kadar,  5 yıllık bir dönemde hatırladığı kadarıyla çizmiş olduğu portrelerini içeren yürek burkan bir çalışma ortaya koydu.
Reklam