onedio
Hoş Geldin Sultan Lady Gaga!
Bu akşam İTÜ Stadyumu’nda, Avrupa turnesinin ilk konserini vermeye hazırlanan Lady Gaga, İstanbul’da kaldığı otelde “Welcome Sultana Gaga (Hoş geldin Sultan Gaga)” yazılı bir pasta ile karşılandı. Hemen sosyal medyada fotoğraflar paylaşan Gaga, “İstanbul’daki süitim heyecan verici. Buradayken birkaç şarkı yazacağım” dedi.Hürriyet'ten Cenker Tezel'in haberine göre, öğle saatlerinde kaldığı otelden ayrılan dünyaca ünlü Amerikalı şarkıcı, koruma ordusu eşliğinde Arnavutköy’e gitti. Ve orada kendisini bekleyen yata binerek Boğaz’a açıldı. 5 saatlik tur sonrası Den Den isimli motoryat Kuruçeşme’ye demir attı. Amerikalı şarkıcı daha sonra ekibiyle oteline geçti. Lady Gaga, bu akşam İTÜ Stadyumu’nda hayranlarının karşısına çıkacak.Kaynak: Hürriyet
Avrupa Tarihine Yön Veren 18 Hanedan
5. ve 8. yüzyıllar arasında bugünkü Fransa ve Almanya arasında bulunan bölgede hüküm sürmüş Frank hanedanı.Hanedanlığın Magdalalı Meryem'in soyundan geldiğine inanılır. Magdalalı Meryem'in İsa'nın çocuğuyla Kudüs'ten kaçıp Fransa'ya gittiği ve Fransa'da Merovingian Hanedanı'nı kurdukları sanılmaktadır.Rivayete göre omuz arasında veya kalbinin üzerinde ilahi kutsal kan taşıdıklarına işaret eden bir benek vardı ki, bu daha sonra Tapınak Şövalyelerinin arması olarak ortaya çıkacaktır.496 yılında Hükümdar Clovis’in Hristiyanlığı kabul etmesiyle Avrupa’daki Hristiyan krallıkların ilki unvanını almıştır. Paris şehri de bu hanedan mensupları tarafından kurulmuştur. 8. yy’da bir başka Frank hanedanı olan Karolenj tarafından sona erdirilmiştir.
Ortama Aşırı Uyum Sağlamış 19 Eğlenceli Çizim
Fransız sanat yönetmeni ve illüstratör Troqman'ın etkileyici bir mizah anlayışı var. Yanında taşıdığı not defterine o an bulunduğu ortamla uyumlu olabilecek eğlenceli çizimler yaparak bu harika manzaraları yaratıyor. Bu çalışma, sanatçı olmak için çok büyük imkanlara gerek olmadığının bir kez daha gözler önüne seriyor. Sadece kalem, kağıt ve yaratıcılık...İyi eğlenceler dileriz...
Where's Waldo'nun Yetişkin ve Eğlenceli Versiyonu:  '' Where's The Dildo ''
''Where's Waldo''  isimli çocuk oyununu bilenler vardır. Bilmeyenler için anlatalım; ''Waldo'', olması gereken yerde olmayan anlamında kullanılıyor. Çok fazla nesnenin olduğu bir ortamda oraya ait olmayan nesneyi bulma oyunu diyebiliriz kısaca. 1 numaralı fotoğrafta Where's Waldo'nun bir örneğini görebilirsiniz. Bu masum oyundan ilhan alan bir grup (subtledildo) olmadık yerlerde bulunan yapay penisleri (dildo) bulmanızı istiyor. Bazılarını bulmak gerçekten de çok zor :))İyi eğlenceler dileriz...
Teoman'ın Şarkılarında Yaşayan Birbirinden İlginç 30 Karakter ve Nesne
Şüphesiz ki Teoman en iyi şarkı sözlerine sahip olan sanatçılardan biri. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama gerek onun yazdığı, gerekse albümünde okuduğu şarkılarda birbirinden farklı karakterler ve nesneler yaşıyor. Bazılarının hikayesi hüzünlü, bazıları çok mutlu, bazıları ise ne yaptığını bilmez halde. Sizin için birkaç tanesini listeledim, kesinlikle çok daha fazlası var, katkılarınızı bekliyorum.
Reklam
Reklam
Sezen Aksu: 'Ben Bile Artık Kendimi Dinlemekten Sıkıldım'
Bursa'da Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda konser veren ve ilk 3 parçasından sonra gazetecilerin dışarı çıkartıldığı konserde konuşan Sezen Aksu, önümüzdeki yıl sanat yılının 40'ıncı yılını tamamlayacağını ve böylece aktif sanat hayatını geride bırakacağını söyledi.Aksu 'Çocukluğumdaki kimsenin bilmediği saf yaşantıma döneceğim' dedi.'Minik Serçe' olarak tanınan Sezen Aksu, Bursa Kültürpark'ta geçen Cumartesi günü verdiği 'Sezen Aksu Acoustic Band Projesi konserinde, 40'ıncı sanat yılını tamamlayacağı önümüzdeki yıl aktif sanat hayatından çekileceğini söyledi. Sadece ilk üç parçasının görüntülenmesine izin verilen ve daha sonra basın mensuplarının çıkartıldığı konserinde Sezen Aksu, 'Önümüzdeki sene 40'ıncı Sanat Yılımı tamamlayıp, çocukluğumdaki kimsenin bilmediği saf yaşantıma döneceğim. Artık 40 yıldan sonrası benim. Bundan sonra her manada Seda Sayan gibi yaşayacağım' dedi.Aksu, bu sözlerinden sonra, ayrılmamasını isteyen hayranlarına, 'Ben bile artık kendimi dinlemekten sıkıldım. Hayatta böyle şeyleri olgunlukla karşılamak gerekiyor' diye yanıt verdi.Konserinin ikinci bölümünde, eteğinin sandalyeye takılması sonucu dengesini kaybedip düşen ve daha sonra ekibi tarafından kaldırılırken gülen Sezen Aksu, 'Gecenin başından beri bir olumsuzluk seziyordum' diyerek espri yaptı.DHA
Tek Bir Atomun Sesi Kaydedildi
Bilim insanları, hareket eden tek bir atomun sesini kaydetmeyi başardı. Araştırmacılar, sesi 'fiziksel olarak mümkün olan en yumuşak ses' diye yorumladı.ABD'nin Columbia ve İsveç'in Chalmers Üniversiteleri tarafından yapılan çalışmada, atomun sesi ilk kez duyuldu. Araştırmacılar, tek bir atom hareket halindeyken yaydığı titreşimleri tespit ederek maddenin en küçük yapı taşına ait sesi duymayı başardı. Titreşimlerden ortaya çıkan sesin son derece cılız olduğu belirtildi.Science dergisinde yayınlanan araştırmada, bilim insanları atoma enerji yükledikten sonra özel bir çip kullanarak akustik dalgaları mikrodalgalara dönüştürdü. Bu aşamada, araştırmacılar düşük ısılı mikrodalga amplifikatörler kullandı.Motherboard sitesine açıklama yapan araştırmacılardan Göran Johansson, 'Elde edilen ses büyüklüğü veya gücü çok güçsüz. Teoriye göre, bir atoma enerji yüklediğinizde, her fonon başına bir ses çıkarır. Bu titreşim frekansında elde edilebilecek en düşük sesin kendisi' dedi.Bilim insanları, yapılan deneyle atomların enerjisi arttığı zaman ortaya çıkardıkları titreşimleri temsil eden fonon ile foton (ışığın kuantumu) arasındaki benzerlikleri ortaya çıkarmaya çalışacak. Sesin ışıktan daha yavaş ilerlemesinden yola çıkan araştırmacılar, kuantum sesi inceleyerek kuantum alanında yeni bilgiler elde etmeyi umuyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Daft Punk'ı Konu Alan Filmden İlk Fragman
Mia Hansen-Løve tarafından yönetilen Eden’ın ilk fragmanı yayınlandı.Film sanılanın tersine sadece Daft Punk filmi değil, Fransa’da elektronik müziğin yükselişini konu alıyor. Yani pek çok Fransız DJ ve grubu da barındıracak filmin üzerinde en fazla durduğu isim Guy-Manuel de Homem-Christo ve Thomas Bangalter, yani Daft Punk...devamı: sanattakvimi.info/müzik
Hacettepe Teknokent'te Biyolojik Ajanları Havadan Tespit Eden Cihaz Geliştirildi
Hacettepe Teknokent'te şarbon, veba gibi biyolojik ajanları üç dakikada havadan tespit edebilen cihaz geliştirildi .Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB ve TÜBİTAK'ın desteği ve üniversitelerden öğretim üyelerinin katılımıyla geliştirilen 'Biosis' isimli cihaz, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'da gerçek mikroorganizmalarla yapılan testlerden başarıyla geçti. Geliştirilen teknoloji, hastane enfeksiyonları, et, süt ve su yoluyla bulaşan mikropları da havadan aldığı numunelerle anında tespit ediyor.Hacettepe Teknokentinde yerleşik Biosis Ar-Ge Müdürü Engin Kıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada biyoterörizmi, 'kişiler, gruplar veya hükumetler tarafından ideolojik, politik veya finansal kazanç sağlamak amacıyla hastalık yaratıcı mikroorganizmaların açık veya gizli şekilde yayılması' olarak tanımladı.Bu mikroorganizmaların ufak bir miktarının bile öldürücü olabildiğine işaret eden Kıran, geliştirdikleri cihazın bu tür biyolojik ajanlara karşı gereken önlemlerin hızlı bir şekilde alınmasını sağladığını belirtti.Cihazın günümüz dünyasında politik çekişmeler sonucu gündeme gelen biyolojik harp maddeleri listesinde ilk sıralarda yer alan şarbon, tularemi, veba, e-coli, ricin toksini gibi patojenlerin tanısının bu cihazla oldukça hızlı şekilde konulabildiğini anlatan Kıran, 'Oldukça yüksek hassasiyete sahip bir teknoloji olup yanlış tanı oranı çok düşük. Sistem, temel olarak bu ajanların olay yerinde hızlı ve kolay tanısı için geliştirildi' açıklamasını yaptı.'Türkiye'de ilk, dünyada ise çok yeni'Halk sağlığını tehdit eden bu ajanların klasik sınıflandırılmasına göre 40’ın üzerinde mikroorganizma ve toksinin önemli olduğunu belirten Kıran, geliştirilen cihazın 12 farklı patojeni, 100 patojen hassasiyetinde tespit edebilme özelliğinin bulunduğunu aktardı. Kıran, 'Türkiye'de ilk, dünyada da çok yeni' olan bir teknoloji konusunda Ar-Ge yapılarak bir cihaz geliştirildigini belirtti. Kıran, 'Bu teknoloji, sınır bölgelerinde, kamu binalarında, metro, AVM gibi kapalı kamuya açık alanlarda et, süt ve bunlara bağlı gıda endüstrisinde biyolojik ajanlara karşı savunma yeteneklerini arttıracak' dedi.Cihazın geliştirilmesinde tüm dünyanın kullanımına açık akademik ve bilimsel literatürden, üniversitelerden yararlanıldığını, teknokent ve teknoloji geliştirme bölgelerine sağlanan destekler, TÜBİTAK, KOSGEB, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Ar-Ge desteklerinin kullanıldığını dile getiren Kıran, şöyle konuştu:'Geliştirilen cihaz, et, süt veya su yoluyla bulaşan ve gıda zehirlenmelerine, hatta ölümlere yol açan mikroorganizmaların tespit edilmesinde kullanılıyor. Ayrıca hayvancılık ve besicilikte insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen bakterilerden brusella, salmonellanın tespitini yapabiliyor. Ek olarak sağlık kurumlarında, istenmeyen ölümlere neden olan hastane enfeksiyonları ile mücadele ve takibi konularında özellikle yoğun bakım üniteleri, yenidoğan üniteleri veya ameliyathanelerde kullanılabilecek.''Havadan veya su numunelerinden tespit yapıyor'Kıran, Biosis'in dünyada fonksiyonel olarak geliştirilen tüm yenilikleri içerdiğini ve adı geçen ajanları üç dakika gibi oldukça yüksek bir hassasiyetle tespit edebildiğini bildirdi.Engin Kıran, cihazın ilk başta odadaki havayı giriş mazgallarından geçirip makinede bulunan tanımlama modülüne getirdiğini ve ardından havayı dışarı verdiğini, böylece havada hangi biyolojik ajanların var olduğunu ve önlem alınması gerektiğini bildirdiğini kaydetti.'Ebola'nın teşhisinde de tanı konabilir'Son günlerde Orta-Batı Afrika’da binden fazla kişinin ölümüne neden olan ebola virüsünün de biyolojik terör ajanları listesinde yer aldığını belirten Kıran, 'Biosis sistemiyle viral kaynaklı kanamalı ateş etkenleri arasında yer alan Filovirüs’lerinde (Ebola ve Marburg virüs) tanısı konulabilir. Elimizde bu etkenler veya onların saflaştırılmış antijenikyapıları olması durumunda tanımlama modülüne eklenebilir. Biosis; ülkemizde yerli kaynaklar ve uzun bir Ar-Ge süreci sonucunda geliştirilmiş olup sunduğu teknik alt yapı ve uygun maliyetli sarfları ile çok farklı alanlarda kullanılacak' dedi.AA
Türkiye'de Kilo ile Kuantum Üretilecek
Dünyanın en pahalı yüksek teknoloji ürünlerinden olan kuantum noktalarının Türkiye'de de kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde çalışma başlatıldı.Cep telefonundan kanser tanı sistemlerine kadar çok geniş bir alanda kullanımı bulunan ‘kuantum noktaların’ kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) çalışma başlatıldı. Bir günde gram ölçeğinde üretimi başaran laboratuvar, yıl sonunda bir günde kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretmeyi planlıyor. Çalışmanın ana amacı, özel sektörün dikkatini çekmek.LED televizyonlar ve cep telefonlardaki canlı renkleri, saç kılının 20 binde biri boyutundaki yarı iletken nano kristallere borçluyuz. ‘Kuantum nokta’ adı verilen ve farklı işlevler yüklenebilen parçalar, sıvı ya da toz halde üretilebiliyor. Halen tamamı ithal edilen kuantum noktaların yerli imkânlarla üretimi için Kalkınma Bakanlığı desteğiyle kurulan İYTE Fen Fakültesi laboratuvarlarında bir TÜBİTAK projesi başlatıldı.Dekan Prof. Dr. Serdar Özçelik'in liderliğindeki araştırma ekibinin yürüttüğü çalışma kapsamında sıvı ve toz formlarda kuantum noktalar elde edilerek farklı uygulamalarda denenmeye başlandı. Dünyada çok ender olarak üretilen 4 farklı atom bileşeninden oluşan kuantum noktalarını üretmeyi başaran ekip, bu malzemeyi yeni nesil ekran teknolojileri ve kanser tanı kitlerinin geliştirilmesi için kullanmaya başladı. Ekip ayrıca özel bir firma ile ortaklaşa kuantum noktaların endüstriyel kullanımına imkan verecek bir projeye de adım attı.Prof. Dr. Özçelik, kuantum nokta üretiminin dünyada henüz bir iki firma tarafından yapılabildiğini, bu yüksek teknoloji ürününün endüstriyel olarak kullanılabilmesi için bir günde kilogram ölçeğinde üretiminin mümkün olması gerektiğini ifade etti.‘Kilosu 10 milyon dolar’Halen sadece ABD'deki iki yüksek teknoloji şirketinin bir günde kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretebildiğini anlatan Özçelik, uluslararası piyasada bu ürünün miligram fiyatının 10 dolar ile 150 dolar arasında değiştiğine dikkati çekti. Özçelik, şöyle konuştu:'Kilogramı en az 10 milyon dolar olan bir maddeden bahsediyoruz. Bu ürünler gündelik yaşamın merkezinde yer alıyor ve dünyanın önde gelen üniversitelerinde geliştirme ve endüstriyel üretim konusunda projeler yürütülüyor. Biz de özel sektör işbirliğiyle büyük ölçekte kuantum nokta üretimi için çalışmaya başladık. Şu anda bir günde gram ölçeğinde üretim yapar duruma geldik. Hedefimiz yeni aldığımız reaktörlerle yılsonunda günde 1 kilogram kuantum noktası üretebilecek seviyeye gelmektir.'Kuantum noktaların ticarileşmesi için büyük ölçekte üretim yapabilmenin en kritik aşama olduğunu vurgulayan Özçelik, dünyada özellikle yeni nesil ekranlarda kuantum noktaların kullanıldığına işaret etti.Üretilen 100 ekranlık bir televizyonda yaklaşık 10 miligram kuantum nokta kullanıldığını, bunun 100 dolara tekabül ettiğini ifade eden Özçelik, bu televizyonun fiyatının zaten 100 dolar olduğunu, dolayısıyla fiyatların düşebilmesi için yüksek ölçekte üretimin zorunlu olduğunu kaydetti.‘Şirketler yatırım yaparsa 10-20 kat para kazanacak’Yüksek teknoloji ve katma değere sahip üretim yapısına geçmeye çalışan Türkiye için kuantum nokta üretiminin önemli bir fırsat olduğunu savunan Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:'Çok değerli bir ürün olan kuantum nokta üretimi, oldukça karlı bir alan. Çünkü miligramı 10 dolar dediğimiz malın maliyeti aslında bunun binde biri kadar. Bu ürün sadece bilgi ile üretiliyor. Yüksek teknolojiye dayanan tüm ürünler böyle. 100 dolara mal olan bir cep telefonuna bin dolar veriyoruz. Aradaki fark şirketin geliştirdiği bilgi. Nanoteknolojiyle ilgili pek çok pazar araştırması ve öngörü var. Bilimsel analizlere göre şirketler bu alana yatırım yaptıkları zaman 2-3 kat değil 10 - 20 kat para kazanacaklar. Bu konuda bazı firmalarla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Nihai hedefimiz İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi içinde kuantum nokta üretiminin yapıldığı bir endüstri tesisi yaratmak. Öncelikle bu işin fizibilitesini yaparak yatırımcıları cesaretlendirmek istiyoruz.Kuantum nokta üretimi konusunda özel sektörün ilgisini çekmeyi ve onların girişimiyle Türkiye'yi bu teknolojide öncü bir konuma getirmek istiyoruz.'Türk sanayisinde genel eğilimin know-how yani teknoloji ithalatı yapmak yönünde olduğunu, teknoloji satan kuruluşların bir ürünün nasıl yapıldığı bilgisini verdiğini ancak 'neden öyle yapıldığı' bilgisini sakladığına dikkati çeken Özçelik, Türkiye'nin nano teknolojiler konusunda teknoloji ithalatçısı olmak yerine teknoloji tasarımcısı olması için çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi.Kaynak: AA
Reklam
Yeni Eğitim Öğretim Yılında MEB'in Bazı Uygulamaları Tarihe Karışıyor
16 milyon 400 bin öğrenci yarın ders başı yapıyor. Yeni eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın bazı uygulamaları da tarihe karışıyor. Bakanlığın ele alacağı konuların başında, öğretmenlerin niteliği, müfredat ve okulların fiziki güvenliği var.2014-2015 eğitim- öğretim yılı tarihe karışacak uygulamalar ve ilk kez hayata geçirilecek projelerle başlıyor. 16 milyon 400 bin öğrenci ve 873 bin öğretmenin ders başı yapacağı yeni eğitim yılında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ele alacağı konuların başında öğretmenlerin niteliği, müfredat ve okulların fiziki güvenliği var.Dört yıl önce yapılan Milli Eğitim Şurası, bu yıl 19. Milli Eğitim Şurası adıyla toplanacak. Şuranın gündem maddeleri bu yıl ele alınacak konuların da ipucunu veriyor. Aralık ayında toplanacak şuranın öncelikli gündem maddelerinden biri ‘öğretmen niteliği’ olacak.Eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, akademisyenler öğretmen niteliğini artırmanın yollarını konuşacak.Milli Eğitim Bakanlığı'nın yol haritasının çıktığı şurada bu yıl öncelikli gündem maddeleri şöyle olacak:Avcı'nın beğenmediği müfredat da tartışılacakMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da 'Bizim müfredatlarımız, ders programlarımız maalesef bilgi yüklemeye yönelik. Biz hala pek çok dersimizde, ilkokulda da, ortaokulda da, lisede de hâlâ çocuklara bilgi yüklemeye çalışıyoruz' diye eleştirdiği müfredat, eğitim şurasının gündeminde.Çocuklara bilgi yüklemekten öte ‘öğrenmenin öğretileceği’ bir müfredat ve ders programının içerikleri konuşulacak.Okullara iş güvenliği uzmanıOkullardaki fiziki güvenlik eksikleri nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar, özellikle son bir yıldır MEB’in daha yoğun gündeminde. Gündem Çocuk Derneği ve MEB, ‘Okullarda Fiziki Güvenlik Standartları’ için yaklaşık bir yıl önce protokol imzalamıştı. Bu protokolden ayrı olarak da MEB, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği, okullarda iş güvenliği uzmanı bulundurulması için illere genelge gönderdi.Bu sayede öğretmen ve diğer çalışanların sağlık ve güvenli için binaların uygun fiziki koşulları olup olmadığı denetlenmesi amaçlanıyor. Bakan Avcı, okullarda engellilere yönelik düzenlemeleri ve çevre güvenliğinin de değerlendirileceğini vurguluyor.Okul öncesinde ikili eğitimYeni eğitim yılında tarihe karışacak uygulamaların yanı sıra ilk kez hayata geçirilecek uygulamalar da var. Bakanlık, daha fazla sayıda çocuğun okul öncesi eğitimden faydalanabilmesi için tüm okul öncesi eğitim kurumlarında sabahçı, öğlenci olmak üzere ikili eğitim uygulaması yapılmasına karar verdi.Performans ödevleri tarih olduMüfredattaki kazanımların öğrenciler tarafından daha iyi öğrenilmesi çini verilen performans ödevleri tarihe karıştı. Yıllardır ödevlerin veliler tarafından yapıldığı eleştirileri yapılıyordu. Artık performans görevi puanı yerine ders etkinliklerine katılım puanı uygulanacak.Seçmeli dersler notla değerlendirilecekSeçmeli dersler, puanla değerlendirilecek. Böylece derslerin daha ciddiye alınması ve nitelikli bir eğitimin gerçekleşmesi için, uygulanan seçmeli derslerin öğrencilerde bıraktığı etkinin objektif olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor.Çocuk kulüpleriBakanlık, okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokullarda eğitim ve öğretim saatleri dışında açılacak kulüplerde, öğrencilerin bilim olimpiyatları ve proje, güzel sanatlar, beden eğitimi ve spor, halk oyunları, geleneksel çocuk oyunları, yabancı dil gibi konularda yeteneklerinin desteklenmesi için çocuk kulüpleri açacak.Kulübe günde 2 saat katılan çocuğun aileye maliyeti aylık 43 TL ile 86 TL arasında olacak.Öğretmen liseleri kalktıMEB, 299 anadolu öğretmen lisesini kademeli olarak fen, sosyal bilimler ve anadolu liselerine dönüştürdü. Öte yandan artık tüm liseler ‘Anadolu lisesi’. Lise türleri 6 temel başlıkta toplandı; Sosyal bilimler liseleri, fen liseleri, Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, Anadolu meslek liseleri ve çok programlı Anadolu liseleri.Temel liseler başlıyorİlk kez dershaneden okula dönüşen okullar ders başı yapacak. Türkiye genelinde 117, İstanbul’da da 13 lise kendilerine verilen ‘temel lise’ adıyla eğitime başlayacak. Henüz dönüşmeyen dershanelerin ise son eğitim yılı olacak. Dershaneler 1 Eylül 2015’e kadar faaliyetlerini sürdürebilecek.Okul müdürleri değiştiDershanelerin dönüşümü için hazırlanan yasada Milli Eğitim Bakanlığı yönetim kadrosuna ve okul yöneticilerine dair ilişkin de maddeler vardı. Türkiye’de 4 yıl ve üzerinde okul müdürü olarak çalışan eğitimcilerin görev süresi doldu. Türkiye’de bu durumda tam 16 bin okul müdürü vardı. Bu müdürlerin, yapılacak değerlendirme sonrası alınacak puanlara göre 2014-2015 eğitim yılında görevlerine devam edip etmeyeceklerine karar verildi. 16 bin öğretmenden 7 bini 75’in altında puan aldıkları gerekçesiyle başarısız sayıldı ve görevlerine son verildi. Yani bu eğitimciler okul müdürü olarak değil öğretmen olarak meslek hayatlarına devam edecek. Uygulama hükümete yakın sendikanın kadrolarının atandığı iddialarını da beraberinde getirdi.Umay Aktaş SalmanAljazeera
Destiny'den 500 Milyon Dolarlık Tarihi Çıkış!
PlayStation ve Xbox'un en çok beklenen oyunlarından biri, müthiş çıkışıyla tarihe geçti!Yeni bilim-kurgu aksiyon oyunu Destiny , Activision Publishing'in yaptığı açıklamaya göre çıktığı gibi 500 milyon dolar değerinde satış yapmayı başardı. Böylece oyun, tarihe geçecek bir çıkışa imza attı.Yayımcının ana firması Activision Blizzard'ın CEO'su Bobby Kotick , yaptığı açıklamada Destiny için yapılan dünya çapındaki perakende ve toplu siparişlerin değerinin 500 milyon doları aştığını söyledi. Oyunun geliştiricisi Bungie , yaklaşık 7 sene önce Microsoft'tan ayrılmış ve Activison Blizzard ile bir araya gelerek Call of Duty gibi popüler oyun serilerini devam ettirmişti.Activision Publishing yöneticisi Eric Hirshberg ise yaptığı açıklamada ' Destiny'ye yaptığımız yatırımların ve ona olan inancımızın bize geri döneceğinden emindik ' dedi ve ekledi: ' Ancak bunu ilk gün yapacağımıza çoğu kişi inanmamıştı .' Hirshberg, ' en önemlisi Destiny, oynamaktan vazgeçemeyeceğiniz bir oyun ' diyor.Activision, bu tarihe geçen çıkış birlikte oyunun ' bir sonraki milyar dolarlık marka 'ya dönüşeceğine olan inancını güçlendirdi.
Reklam
Efsane Soundtrack Albümü İle Unutulamayan Film: Mr Nobody
2009 yapımı Mr Nobody, soundtrack albümündeki birbirinden güzel eserlerle akıllardan silinmeyecek bir yapım. Bu albümden unutulamayan şarkılar ektedir. Bu arada, filmi izlemeyenler için tavsiyede bulunmaya gerek dahi duymuyorum, şarkıları dinledikten sonra kendinizi muhtemelen filmin başında bulursunuz!
Vahşi Hayvanların Güzelliklerini Gözler Önüne Seren 16 Etkileyici Fotoğraf
Vahşi hayvanları fotoğraflamak için girdiği büyük macerada  Afrika ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerini gezmiş.Vahşi hayvan fotoğrafları çekerken portre fotoğraf çeker gibi düşünmek gerek.Hayvanların da bu perspektifle çekilen resimleri göze daha çok hitap etmekte.çektiği fotoğraflar stüdyo fotoğrafı olmadığı için fotoğrafları çekmek hem zor hemde bir o kadar tehlikeli bir duruma dönüşebiliyor.Buna rağmen doğanın içerisinde  çekilen bu fotoğraflar daha çarpıcı ve göz alıcı oluyor.Kaynak : http://antikkafa.com/vahsi-hayvan/
Reklam