onedio
Paris'i Karıştıran Heykel...
Paris'te 23-26 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Çağdaş Sanat Sergisi etkinlikleri kapsamında Place Vendome Meydanı'na dikilen 'Ağaç' Paris halkından büyük tepki çekti.ABD'li sanatçı Paul McCarthy tarafından bir Noel ağacı şeklinde tasarlanan şişme eser ağaçtan çok bir seks oyuncağını andırdığı gerekçesiyle tepki gördü.Fransız Le Monde gazetesine konuşan McCarthy de eserini bir soyut sanat örneği olarak düşündüğünü belirtirken bir seks oyuncağından da esinlendiğini itiraf etti.Eserin kimseyi kızdıracağını düşünmediğini ifade eden ABD'li sanatçı amacının biraz da olsa 'şaka yapmak' olduğunu söyledi.Vatan
Reklam
U2'nin Solisti Bono'dan İtiraf
Ünlü yıldızın hiç çıkarmadığı güneş gözlüğünün nedeni glokom hastalığıymış.İrlandalı rock grubu U2'nin solisti Bono, 20 yıldır glokom hastası olduğunu, bu nedenle sürekli güneş gözlüğü taktığını söyledi. Bono, BBC'de yayımlanan 'Graham Norton Show'da yaptığı açıklamada, neredeyse hiç çıkarmadığı güneş gözlüğünü 'imaj' için değil, 20 yıldır çektiği glokom hastalığı nedeniyle taktığını itiraf etti.Ünlü şarkıcı hastalığıyla ilgili tedavi gördüğünü, itirafından sonra insanların kendisine acıyarak bakabileceğini belirtti. Göz içi sıvısının iyi boşalmaması yüzünden göz tansiyonunun yükselmesi olan glokomun, gözleri ışığa karşı duyarlı hale getirebileceği biliniyor.Haberler
Türk Edebiyatının En Büyük Eserlerinden Birisi Kabul Edilen Makber'in 6 Farklı Yorumu
Abdülhak Hamit Tarhan'ın karısı Fatma Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı şiiri. O yıllarda yeni yeni oturan Avrupai Türk Şiiri tarzının en önemli örneklerinden biri olarak yerini almış, yazılmasından onlarca yıl geçtikten sonra bile birçok şairin esin kaynağı olmuştur. Okurun duygularına seslenen eser metafizik ürpertiyi (yani ölüm korkusu) de Türk şiirine getirmiştir.
Reklam
Edebiyatçılardan Kobanê İçin Bir Cümle ve Çağrı: 'Koridoru Aç Türkiye'
Edebiyatçılar Kobanê ile dayanışma için biraraya geldi.Yazar ve şairler Türkiye’nin yaşam koridoru açması taleplerini ilettiği bir metne imza attı. Aralarında PEN Türkiye ve Türkiye Yazarlar Sendikası temcilcilerinin de olduğu 160 kişi imza verdiği metin yeni katkılara açık.Cezayir Toplantı Salonu’ndaki basın toplantısında okunan metnin ardından sanatçılar “Kobane için 1 cümle” katkıda bulundu.İmzacılar arasında yer alan pek çok edebiyatçının katıldığı toplantıda imza metnini Mert Fırat’ın seslendirdiği videonun izlenmesiyle başladı. Kürtçesini Burhan Sönmez’in okuduğu metin şöyle:“Koridoru aç Türkiye...Kobane'deki olası katliamı durdurmak için, Kürd olmak şart değil. Süryani, Ermeni, Ezidi ya da Arap olmak gerekmiyor. Musul, Humus, Keseb, Şengal ve Kobane, dostlarımızın dostları, arkadaşlarımızın akrabasıdır.Hayat için, insanlık için, kadim kültürler için soykırıma seyirci kalma!Koridoru aç...Kobane için dünya ayaklandı.Direnişi ezme, dostluğu horlama, kötülüğü kışkırtma.Bütün hayatlar kutsal, barış hepimizin hakkıdır.Irk, din, dil, cinsiyet farklarını dağlayarak, toplumu yaralama.Koridoru aç...En yakınımızda, göz göre göre soykırım olursa, ağaçlar bile yaprak döker. Gökyüzü utanır bizden.Mezopotamyamız kanarsa, bundan böyle toprağa tutunamayız.Koridoru aç Türkiye... , Hayat kurtarmak varken vahşete katılma. Devlet, insanlık onurumuzu bizden çalmasın.Tereddüt ettiğiniz her an ölüm kokuyor, halklar toprağından sökülüyor, kadınlar tecavüze uğruyor, çocuklarsonsuza kadar çocuk kalıyor.Koridoru aç Türkiye...”Metnin okunmasının ardından açılış konuşmasını Murathan Mungan yaptı. Mungan Kobanê’nin yanında olmanın insan olmanın gereği olduğunu vurguladı.IŞİD saldırılarına karşı sessizliğe tepki gösteren Mungan, Kobanê sorunu çözülmezse Türkiye’nin de istenmeyen durumlarla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.“ ‘Sınırın ötesindeki halk’ yok o halk bizim halkımız. Kürt, Ezidi, Sünni olduğu için değil, insan oldukları için bizim halkımız. “Sanatçılar olarak birer cümle söylediklerini belirten Mungan “soykırım karşısında duyarlılık geliştirmek için herkesin kendi cümlesini söylemesini bekliyorum” dedi.“Ümit ediyorum bizden sonraki kuşağın yazar ve şairleri artık cümlelerini daha güzel şeyler için, barış içinde dünya için kurar, hatta o dünyanın içinde doğar. Gelecekte güzel cümlelerin yazılmasını diliyorum.”Toplantıya katılan edebiyatçılar Kobanê için cümlelerini söylerken, toplantıya katılamayanların gönderdiği cümleleri Ayşegül Tözeren okudu.Sezai Sarıoğlu: De ve da kendi kaderini kendi tayin etsin. Devletler ayrı yazılsın, Kobanê, insan ve isyan hep birlikte yazılsın.Menekşe Toprak: Kadim toprakların çocukları ağıtlar dinleyerek değil de masallar dinleyerek büyüsün diye Kobanê’ye koridor açın.Orhan Alkaya: Koridoru tıkama.Gaye Boralıoğlu: Öteki dünyanın cehenneminden korkanlar bugün yüzyılın cehennemini yarattılar, vebali ağırdır. Bu korkunç savaş bir an önce sonlandırmalıdır.Roni Margulies: Sınırlar sadece haritalarda olur, toprağın üzerinde sınır yoktur. Koban’ede yaşayanlar sınır ötesi değillerdir, akrabalarımızın yaşadığı komşu semttir Kobanê.Seray Şahiner: Seyirci kalıp gaddarın gölgesine sığınmaktansa Kobanê’nin ê’sindeki şapkanın gölgesine sığınıp Pir Sultan’ın ‘Açılın kapılar şaha gidelim’ dediği atla ‘koridoru aç Türkiye’ diyelim.Emrah Serbes : Kobanê’ye açılacak koridorun Türkiye’nin iç barışı ve huzuru için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Direnişçileri selamlıyorum.Necmiye Alpay: Son Cumartesi Anneleri oturumunda Hanım Tosun’un sözlerinde hepsi özetli: “JİTEM’in bize yaptıklarını bugün Kobanê’de IŞİD yapıyor”.Murat Uyurkulak: Kobanê kalesi düşerse bu ülkede zaten zor ayakta duran barışın, kardeşliğin burçları yıkılır. Kobanê’ye koridor aç.Sevinç Koçak: İnsanlar ölüyor canım kardeşim; insanlar, kurşuna diziliyor, başları kesiliyor, kadınlara tecavüz ediliyor, çocuklar katlediliyor ve insanlar direniyor.Ahmet Büke: Doğduğun yer artık yoksa, öleceğin yer de seni kabul etmiyor, bunu belledik.Oya Baydar: Kobanê küçücük bir umut ışığıdır. Işığın sönmesine izin verme.Şeyhmus Diken: Kobanê; insan olmanın kadri kıymetidir. Orada insanlığın geleceği uğruna savaşılıyor. Sahip çık. Sahip çık ki, insanlığa dair değerler kazansın. Beyza Kural | Bianet
Reklam
Bu Hafta 9 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i yerli, 9 film vizyona girecek.'İncir Reçeli'İlki büyük beğeni toplayan yönetmen Aytaç Ağırlar'ın filmi 'İncir Reçeli', ikinci serisi ile beyaz perdede yerini alacak.Başroldeki müzisyen ve oyuncu Halil Sezai Paracıkoğlu'nun canlandırdığı içine kapanık Metin ile hayata cıvıl cıvıl bakan Duygu'nun hüzünlü aşk hikayesini konu alan ilk filmin ardından üç yıl sonra gelen ikinci yapımda yine Halil Sezai başrolde oynuyor. Filmde Halil Sezai'ye Şafak Pekdemir, Sinan Çalışkanoğlu, Ahmet Uz ve Selim Akgül eşlik ediyor.Halil Sezai'nin hayat verdiği Metin karakteri, bu kez Duygu ile yaşadığı aşkın ardından gelen yoğun yalnızlık dönemi içinde izleyici karşısına çıkacak.Filmde, sevdiği kadını kaybettikten sonra uzun süreli bir yas dönemine giren ve barlarla şarkı söylemeye başlayan Metin'in, Şafak Pakdemir'in canlandırdığı Gizem'le yaşadıkları anlatılıyor.'Balık'Derviş Zaim'in yazıp yönettiği ve Bülent İnal, Sanem Çelik, Gizem Akman ile Myroslava Kostyeva'nın oynadığı 'Balık', insan-doğa ilişkisi üzerine odaklanıyor.Film, çevrenin hor kullanılmasını ve insanın bundan zarar görmesini konu ediniyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen 'Balık', Derviş Zaim’in 'Devir' adlı filminden sonra doğa konusunda yaptığı ikinci filmi olma özelliğini taşıyor.Bursa Gölyazı'da yaşayan balıkçı bir ailenin hayat hikayesini ve doğayla mücadelesini beyaz perdeye aktaran film, 21. Altın Koza Film Festivali'nden 'En İyi Senaryo' ödülünü almasının yanı sıra Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de yarışıyor.'Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları'Nezahat Gündoğan'ın yönettiği belgesel film 'Hay Way Zaman: Dersim'in Kayıp Kızları'nda, bir kadının 74 yıl sonra 83 yaşında kızıyla birlikte çıktığı köklerini arama yolculuğu izlenebilecek.'İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları' belgesel filminden sonra bulunan yüzlerce kayıp kızdan biri olan Emoş Gülver'in yaşadıklarına odaklanılan filmde, 1938'de Dersim'de yaşananlara çocuk yaşlarda tanıklık eden, ailesi yok edilen ve kültüründen koparılan yaşlı kadının köklerini arama yolculuğunu anlatılıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen film, 2013 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Belgesel Jüri Özel Ödülü aldı.'Üç, İki, Bir… Kestik'Mustafa Kılınç, Evren Maral, Nuri Yiğit ile Recep Yener'in oynadığı 'Üç, İki, Bir... Kestik' adlı filmin yönetmenliğini Kerem Sarı yaptı.Komedi türündeki film, küçük bir Ege köyünde yaşayan sinema tutkunu Süleyman Oturak'ın, katıldığı çekilişten çıkan kamera ile ekibini oluşturup bir film yapmaya karar vermesini ve dünyaya derdini anlatmanın peşine düşmesini konu alıyor.'Albatrosun Yolculuğu'Salih Bolat, Ufuk Kaplan, Şenol İpek, Ercan Kesal, Betül Arım, Önder Paker, Kerem Can San, Ebru Doğdu, Barış Alemdar ve Zeynep Solman Kul gibi isimlerin oynadığı 'Albatrosun Yolculuğu' filminde, bir şairin serüven dolu yaşamı anlatılıyor. Bu serüvenin arka planında ise aşkların, sahtekarlıkların, mutsuz aşıkların, kanun kaçaklarının, yaşamın kıyısına tutunmuş kişilerin, yolculuk sevdalısı savruk insanların serüvenleri; şiirsel bir dille aktarılıyor.Toplumun şairlere ve sanatçılara bakışının sorgulandığı filmin yönetmenliğini Cengis Temuçin Asiltürk yaptı.'Yargıç'Robert Downey Jr., Vera Farmiga, Robert Duvall ve Billy Bob Thornton'un oynadığı 'Yargıç' isimli filmin yönetmen koltuğunda David Dobkin oturuyor.Dram türündeki filmde Robert Downey Jr., Hank Palmer adlı büyük şehirde yaşayan ve çalışan başarılı bir avukatı canlandırıyor.Filmin konusu özetle şöyle:'Hank, çocukluğunu geçirdiği kasabaya, kasabanın yargıcı olan babası cinayetle suçlandığında geri döner. Araları pek iyi olmasa da babasının davasının ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan Hank, yıllar önce koptuğu ailesi ile de tekrar bir araya gelmenin yollarını bulacaktır.''Unutulmaz Aşk'Michael Hoffman'ın yönettiği ve Michelle Monaghan, James Marsden, Luke Bracey ile Liana Liberato'nun oynadığı 'Unutulmaz Aşk' adlı filmde, iki eski lise aşkı olan ve 20 yılın ardından sevdikleri bir arkadaşlarının cenazesi için geldikleri küçük kasabalarında yeniden bir araya gelen Dawson ve Amanda'nın hikayesi izlenebilecek.'Şeytan Tepesi'Peter Facinelli, Sophia Myles ve Nathalia Ramos başrolünde oynadığı korku ve gerilim türündeki Hollanda yapımı 'Şeytan Tepesi' filminin yönetmenliğini daha önce görsel efekt konusunda çalışmalar yapan Victor Garcia üstlendi.Kolombiya'da araba yolculuğu yapan bir ailenin etrafında dönen filmin konusu şöyle:'Bir adam, asi kızı, eski karısı, karısının sevgilisi ve kendi nişanlısı araba yolculuğuna çıkmak zorunda kalır. Kolombiya'nın Medellin kentinde girdikleri ıssız bir yolda sel sularından ciddi bir kaza geçirirler. Kuytu bir yerde sıkışıp kaldıklarını anladıklarında, tek yaşam belirtisi gösteren yöne doğru ilerlerler. Buldukları yer, yaşlı bir adam tarafından işletilen eski bir moteldir. Yaşlı adam fark etmeden evi gezdikleri sırada, bodrum katında kilitlerin arkasına atılmış küçük bir kızla karşılaşırlar ve onu oradan çıkarırlar. Ancak özgürlüğüne kavuşturdukları kız düşündükleri gibi yardıma muhtaç birisi değildir hatta oldukça tehlikelidir.''Kikoriki: Yenilmez Takım'Haftanın tek animasyon filmi 'Kikoriki: Yenilmez Takım'da; Kikoriki adasının sevimli sakinlerinin, teknoloji tarafından bozulmamış cennetlerinden ayrılıp gittikleri büyük şehirde giriştikleri maceralar anlatılıyor.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Michael Jackson ‘En Çok Kazanan Ölü Ünlüler' Listesinin Zirvesinde
Beş yıl önce hayatını kaybeden Michael Jackson, Forbes dergisinin ‘en çok kazanan ölü ünlüler listesi’ne 140 milyon dolarlık gelirle yine ilk sıradan girdi. Snoopy’nin yaratıcısı Charles Schulz ise Elvis Presley’in ardından 40 milyon dolarlık gelirle 3. sırada yer aldı.Forbes dergisinin yaptığı araştırmaya göre, beş yıl önce hayatını kaybeden müzisyen Michael Jackson, 140 milyon dolar gelirle, En Çok Kazanan Ölüler listesinde birinci sırada yer aldı. Bu kazançla, listenin yıllardır zirvesinde oturan, Elvis Presley’i de tahtından etmiş oldu. Presley’nin 55 milyonluk gelirini ikiye katlamayı başaran Jackson’ın, ölümünden sonra çıkan Xscape albümü, pop müzik listelerinin ikinci sırasına oturmayı başarmış, Billboard Müzik Ödülleri töreninde, Jackson’ın sahnede hologramı gösterilmişti. En Çok Kazanan Ölüler listesinin üçüncü sırasında, çizgi karakter Snoopy’nin yaratıcısı, karikatürist Charles Schulz, 40 milyon kazançla yer alıyor. Oscar’lı oyuncu, Elizabeth Taylor, 2011’de hayatını kaybettikten sonra, 25 milyon gelirle listenin dördüncü sırasına otururken, 36 yaşında yaşamını yitiren reggea şarkıcısı Bob Marley, 20 milyon kazanç elde etmiş oldu.TARAF
Reklam
'Sihirbaz' Dizi Oluyor
Edward Norton'ın başrolünde oynadığı 'The Illusionist', CW kanalı tarafından televizyona aktarılacakSürekli orijinal fikir arayışında olan televizyon sektörü, sinema salonlarını doldurmuş filmleri küçük ekrana uyarlamaya devam ediyor. Bu halkaya ABD'li The CW kanalı da katıldı ve Neil Burger’ın 2006 yapımı 'Sihirbaz' (The Illusionist) filminin dizi formatıyla yeniden çekileceği açıklandı. Dizinin senaryosunu 'True Blood', 'Nurse Jackie' ve 'That '70s Show' gibi yapımlarda çalışmış Mark Hudis kaleme alacak; orijinal filmin yapımcısı Bob Yari ile 'The Office', 'The Tudors', 'Ugly Betty' dizilerinden hatırlanabilecek Benjamin Silverman ise yapımcı koltuğuna oturacak.Edward Norton, Jessica Biel ve Paul Giamatti gibi isimlerin başrolde yer aldığı 'The Illusionist'; Steven Millhauser’ın “Eisenheim the Illusionist” isimli kısa öyküsünden uyarlanmıştı. Film, aristokrat bir ailenin kızı olan Sophia ile marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim’ın imkansız aşkını konu ediniyordu.Milliyet Sanat
Meme Kanseri Nedir?
Çağımızda birçok kadının korkulu rüyası haline gelen meme kanseri, her 8 kadından birinde görülüyor. Birçok kadın meme kanseri olduğunu artık her şey çok geç olunca fark ediyor.Meme kanseri birçok kadını tehtit eden bir kanser türüdür. Günümüzde yoğun ve tempolu yaşam, hormonlu gıdalar, sağlıksız beslenme ve artan alkol tüketimi yüzünden meme kanserine yakalanma oranı artmış ve yaygınlaşmıştır. Maalesef birçok kadın meme kanseri olduğunu artık hastalık çok ilerlediğinde ya da tedavi edilemez bir hale geldiğinde fark ediyor. Halbuki erken teşhisle meme kanseri tedavisinde kesin bir sonuç alınabiliyor.Meme kanserinin ortaya çıkmasına sebep olan etkenler nelerdir?Erken adet görmek (10 yaş ve altı),Geç menapoza girmek (50 yaş ve üstü),Cinsiyet,Irk,Aşırı yağlı beslenme ve kilo,Geç doğum yapmak ya da hiç doğum yapmamış olmak,Emzirmemek,Normalden iri meme dokusu,Hormonal değişiklikler (hormonaterapi),Ailede meme kanseri geçmişi bulunması,Kadının yaşı,Kadının kendisinde meme kanseri olması,İyi huylu meme hastalıkları (fibroadenom),Alkol tüketimi, (iki kadeh şarap ve üstü),SigaraBu etkenler neden meme kanserinin oluşmasına sebep olurCinsiyet Şüphesiz ki meme kanserine yakalanmak için en önemli etkeni cinsiyet oluşturur. Erkeklerde meme kanseri görülme riski kadınlara göre 146 kat daha azdır.Yaş Meme kanseri, ergenlik döneminden önce ortaya çıkmaz. Yirmi yaşından önce ortaya çıkma ihtimali oldukça azdır, kırk yaşın üzerindeki kadınlarda %90-95’lik bir oranında meydana gelir.Irk Beyaz ırka mensup kadınlarda siyahi kadınlara göre 1-2 kat daha yaygın şekilde ortaya çıkmaktadır.Aile geçmişi Bir ailede meme kanserinin daha çok ortaya çıkmasının sebebi, ortak genetik veya çevre etkenleridir. Bu etkenleri birbirinden ayırmak oldukça güçtür.Genetik Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastanın bu hastalığa yakalanma potansiyeli genel ortalamadan 2-3 misli fazladır ancak bu durum kişinin kesin bir şekilde hasta olacağını anlamına gelmez, sadece yakalanma ihtimali biraz daha yüksek olmaktadır.Daha önce meme kanseri geçirmiş olmak Meme kanseri sebebi ile tedavi olmuş bir kadın hastada diğer memenin de kanser olma riski her sene için yaklaşık olarak %0,5-1 yükselmektedir. Bu risk grubuna dahil kişiler yaşam boyu risk altındadır. Bu sebeple de sürekli kontrol altında olmalıdırlar.Hormonlar Kimi hormonların ve özellikle de “östrojen” hormonunun meme kanseri üzerindeki etkisi oldukça tartışılan bir husustur. Östrojenin özel olarak kansere yol açtığı söylenemez. Fakat hali hazırda mevcut olan bir meme kanseri, östrojen etkisiyle çok hızlanmaktadır.Erken görülen adet Özellikle 12-13 yaş öncesi adet görmeye başlayan kadınlarda, hayat boyu meme kanseri riski, daha geç adet olan kişilere nazaran iki kat fazla olmaktadır.Doğum İlk doğum yaşı meme kanseri riski bakımından önem teşkil eder. İlk doğumunu 18 yaşında ya da daha erken yaşlarda gerçekleştiren kadınlarda meme kanseri ihtimali, hiç doğum yapmayanların neredeyse yarısından daha az olmaktadır. Hiç doğum yapmamak kanser riskini artıran etkenlerdendir. İlerleyen yaşlarda çocuk doğurmak da yaşa göre riski artıran nedenlerdendir.Doğum kontrol hapları Doğum kontrolü amacı ile ilaç kullanımının riski ihtimalini yükselttiğini kanıtlayan epidemiyolojik olarak bugüne dek gösterilememiştir. Fakat teorik şekilde riskten söz edilir.Beslenme düzeni ve şişmanlık Özellikle aşırı kalorili beslenme düzeninin meme kanseri ile bağlantısı üzerinde oldukça fazla durulmuştur. Meme kanserine yakalanmış hastaların çoğunlukla kilolu ve iri yapılı oldukları gözlenmektedirAlkol ve sigara kullanımı Uzun süre alkol ya da sigara kullanımı doza bağlı olarak riski yükseltiğini gösteren çalışmalar yapılmıştır. Alkol alışkanlığı, şayet 30 yaş altında başlanmış ise risk artmaktadır. Sigaranın ise riski hem arttırdığı hem de azalttığı yönünde araştırmalar mevcuttur. Azalttığını öne süren bilim insanları, sigara tüketenlerde serum ve idrar östrojen düzeylerinin düşük olduğunu belirterek, bu görüşlerini desteklerler.İyonizasyon yapan ışınlar Bu ışınlar çok uzun bir süre uyuma (latent) evresinden sonra meme kanseri riskini arttırmaktadır. Atom bombasından sağ kalanlarda yaklaşık 10-15 yıl sonra meme kanserinin ortaya çıkma oranı artmıştır.Pegarose
Reklam
Kocasının Spor Arabasını Sanat Eserine Dönüştüren Yaratıcı Sanatçı
Collen Kelton, Japonya'da bulunan ABD birliklerinde çalışıyor ve tam bir spor arana hastası diyebiliriz. 1995 model bir R33 Nissan Skyline GTR'ı var. Aracın performansının harika olmasına karşın Kelton'un araçta sevmediği bir şey vardı. O da aracın gri rengi...  O dönemde kız arkadaşı, şimdilerde ise eşi olan sanatçı Allison bu duruma harika bir çözüm önerisi getirdi. İlk önce Collen'i ikna etmek için tamponun minik bir kısmına girdap deseni yaptı. Collen beğenince de tüm arabayı bu desenlerle donattı ve ortaya sanat eseri gibi duran bir sürat makinesi çıktı. Eşlerimizin ve kız arkadaşlarımızın bu kadını örnek alarak arabalarımızı kıskanmak yerine, onlarla iyi geçinmesi dileğiyle...
Türkiye'nin En Muhalif 18 Rap Şarkısı
Protest sert ve muhalif kimliğiyle Türkçe sözlü rap müzik üretenlerin listesi. Sanırım bu şarkılar sayesinde bu müziği sevmeye başladım ahali. Atladığım sanatçılar muhakkak vardır. Bildiklerim karşınızda.
Reklam