onedio
Barış Manço'nun Eşsiz Şarkılarıyla bize öğrettiği 15 Şey
Barış Manço, efsane şarkılarıyla herkesi birleştirmeyi başaran, eşeğinden, ayısına, sebzesinden, bitkisine herkes ve her şey hakkında bir şarkısı olan hepimizin Barış Ağabeyi... Şarkıları ile bir çok şeyi öğretti, öğütler verdi bizlere. Onu asla unutmayacağımızı anlamak için onu kaybetmemizin ardından yetişen neslin bile Barış Manço şarkıları ile büyümeye başladığını, hiç tanımadan Barış Ağabeylerini seviyor olmalarını görmemiz yeterlidir.
Emrah Serbes Hikayeleri Tiyatro Sahnesinde
Emrah Serbes’in öykülerinden oluşan 'Öykülerden Oyunlar' 25 Kasım Salı günü garajistanbul sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacakTiyatro Keyfi, Emrah Serbes’in öykülerini sahneye taşıyor. Emrah Serbes'in yazdığı ve Tayfun Dinçer'in yönettiği 'Öykülerden Oyunlar'da Hakkı Ergök ve Kemal Başar, Savaş Başar anısına sahne alıyor. Oyun, 25 Kasım Salı günü saat 20:30'da garajistanbul sahnesinde izleyiciyle buluşacak.Işık tasarımı Yüksel Aymaz tarafından yapılan oyunun müzikleri Orhan Enes Kuzu'nun imzasını taşıyor. Oyunda yardımcı yönetmen koltuğunda Vedat Vural ve Elif Şahin oturuyor.İlerihaber
Banksy'nin Dünya Gençliğinin Sesi Olduğunu Gösteren Anlam Yüklü 40 Eseri
17 Kasım gecesi yayınlanacak olan Banksy Does New York isimli belgesel ile, sanatçının ekim ayı boyunca New York'ta geçirdiği dönem hayranları ile paylaşılacak. Belgeselin üzerinde durduğu nokta, Banksy'nin estetik anlayışı ve sanatı ile sormak istediği sorular.Bu soruların günümüz gençlerinin birçoğu tarafında da sorulduğu çok aşikar. Bu nedenle, Banksy'nin her geçen gün sayıca artmakta ve belli bir bilinç etrafında toplanmakta olan dünya gençliğinin sesi olduğu söylenebilir. İşte bu yetenekli insanın ellerinden çıkmış, birbirinden şahane 40 sokak sanatı eseri;
Sakarya Nehri'nin Kaynağı Görüntülendi
Sakarya Nehri'nin doğduğu Eskişehir'in Çifteler ilçesindeki su kaynağı, dalgıçlar tarafından görüntülendi.Sualtı Fotoğrafçısı ve Dalış Eğitmeni Recep Şen, 824 kilometre uzunluğundaki nehrin akmaya başladığı Sakaryabaşı mevkisinde bulunan kaynağa tüple daldı. Şen'in kamerayla çektiği görüntüler, seyri doyumsuz güzellikler sunuyor.Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sakarya Nehri'nin doğduğu su kaynaklarını görüntülediklerini, temiz suyun Sakarya’ya ulaşana kadar insan faktörüyle geldiği durumun üzüntü verici olduğunu söyledi.Sakarya Nehri'nin doğduğu kaynaklar hakkında bilgi veren Şen, şunları kaydetti:“Sakarya’da mümkün olduğunca su altı görüntüleme çalışmalarına katılıyorum. Sakarya Nehri’nin doğduğu yer olan Çifteler ilçesinde bulunan kaynaklara birçok dalış gerçekleştirdik. Yaz kış 22 derece olduğunu öğrendiğimiz su, inanılmaz derecede berraktı. Kaynakların bulunduğu alanlar 6-7 metre ortalama derinlikteydi ve çok güzel görsel çalışma gerçekleştirdik ancak Sakarya’ya döndüğümüzde insan faktörüyle nasıl kirlilik yaşadığı ortada. Her taraf pislik, moloz ve çamur. Sakarya Nehri'ni bu hale biz insanlar getiriyoruz.”Sakarya Nehri'ndeki kirlilikSakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve TEMA Vakfı Sakarya Temsilcisi Yrd. Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu da nehrin Türkiye’nin önemli havzalarından biri olduğunu anlattı.Eskişehir’den doğan nehrin denize döküldüğü Karasu ilçesine kadar yoğun şekilde kirlendiğine işaret eden Gümrükçüoğlu, “Doğduğu yerdeki suyun ne kadar temiz olduğunu görüp, denize döküldüğü yerde kirliliği gördüğümüzde, aradaki farkı çok daha net anlayabiliriz. Aslında bunun sebeplerini hepimiz çok iyi biliyoruz çünkü su ortamlarını, kaynaklarını alıcı ortam olarak değerlendirdiğimiz için sanayi atıkları, evsel atıklar, kum ocakları ve nehir kenarlarındaki taş ocakları gibi birçok faktör, nehrin kirlenmesine sebep oluyor” diye konuştu.Nehir güzergahında alınacak önlemlerle kirliliğin önüne geçilebileceğini aktaran Gümrükçüoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:“Atıkların çok iyi arıtılmadan alıcı ortamlara verilmemesi gerekir. Nehirler, suyu bir yerden bir yere taşıdıkları için su döngüsünde çok önemli paya sahip. Bu nedenle diğer su kaynaklarında olduğu gibi nehirlerin de çok iyi korunması gerekiyor. Hidroelektrik santrallerini (HES) de saymamız gerekiyor. Elbette ki enerjiye ihtiyacımız var ancak 'bir nehrin üzerine gereğinden fazla HES yapılması' demek, nehrin ekosistemini alt üst etmek anlamına geliyor.O sebeple bu sayının çok iyi ayarlanması ve en azından nehirleri boruların içine almayan HES türlerinin yapılması kaynakların korunması için çok önemlidir.”AA
Sinema Tarihinin Adrenalini Tavan Yaptıran 20 Unutulmaz Kapışması
Karşı karşıya gelen iki taraf. İkisi de birbirinden iddialı. Asla kolay kazanmak yok ve karşılaşmaları ne kadar uzun süreli olursa seyir zevki de bir o kadar artıyor.En iyisi bunlar diye bir iddiamız yok, elbet çok sayıda sahne daha mevcut ama bu sahnelerin keyifle izlendiği de ortada. Buyrunuz, keyifli seyirler.Esinlenme burası..
Reklam
Geleceği Besleyeceği Düşünülen 7 Yemek Basan 3D Yazıcı
Gelecekte yeme içme alışkanlıklarımızın nasıl değişebileceğini bir çok bilim kurgu filminde görüyoruz. Peki gelecekte gerçekten bizi ne bekliyor? Filmlerdeki gibi tüm yeme içme alışkanlıklarımızı bir kenara bırakıp, küçük bir tabletle mi karnımızı doyuracağız? Yemek yemeyi seven bir ülke olarak bu seçeneğin hayatımıza girmesi pek istenen bişey olmasa gerek. Yeme içme sektöründe ki en son gelişme ise yemek basan 3D yazıcılar. Gelecekte bu teknolojiyle internette bulduğunuz tarifleri anında yapabileceksiniz ya da canınızın çektiği yemeği evde değilken 3d yazıcı ile hazırlayabileceksiniz. Gelecekte bunlar olacak ama şu an bu teknolojide neredeyiz? Ne tür makinalarla ne yapabiliyoruz? İşte size 7 adet yemek basan 3D yazıcı;
Abdullah Biraderler'den II. Abdülhamit Devrine Ait 13 İstanbul Karesi
Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamit dönemlerinde Osmanlı Devleti'ne saray görevlisi olarak hizmet etmiş olan Abdullah Biraderler (Viçen, Hovsep ve Kevork Abdullahyan) fotoğraflarıyla imparatorluk coğrafyasından birçok çehrenin ve eserin bir sonraki yüzyıla taşınmasını sağlayan saygıdeğer sanatçılarımız. Biliyorsunuz, kendileri Ermeni. Eserlerinin çok büyük bir kısmı maalesef devlet arşivlerimizde değil. Bunu bir kültür ayıbımız olarak aklımızda tutalım ve Amerikan Kongre Kütüphenesi'nden (Library of Congress) derlenmiş 19. yüzyıl İstanbulu karelerini seyre koyulalım.(Başlıklar, fotoğraflar üzerindeki Osmanlı Türkçesi açıklamaların Latinize edilmiş şekilleridir.)
Reklam
Yalnız Kalmak ve Kafa Dinlemek İçin Zaman Ayırmanızı Sağlayacak 10 Mantıklı Sebep
Bazı şeylere çok fazla alışıp onlara tamamen tepkisiz olmamız gerçekten acayip. Mesela çalışan klima ya da buzdolabı sesine öyle alışığız ki aniden durduklarında ya da ses kesildiğinde  korku ile karışık bir rahatlığa kavuşuyoruz. Aynı şekilde, artık teknolojiyle dolu hayatlarımızın vızıltısına da dikkat vermiyor gibiyiz.Akıllı telefon kullanıcıları her 6,5 dakikada bir telefonlarına bakıyorlar, bu da günde yaklaşık 150 defaya tekabül ediyor. Sessizliğin yerini ahenksiz bir ses uğultusu, yalnız kalabilme lüksümüzü ise sosyal medya ile değiştirmiş durumdayız. Sessizlik ve tenhalık gerçekten de yok olmak üzere olan kavramlar; yine de bünyelerinde çok fazla faydalı ve önemli şeyler barındırıyorlar. İşte sizin için derlediğimiz on örneği:
Bu Yaratıcılığa Şapka Çıkartılır Diyeceğiniz 13 Kartvizit
İnsanların iletişim bilgileri her ne kadar artık dijital dünyaya geçmiş olsa da bu demek değil ki geleneksel kartvizitler artık işe yaramıyor. Konu hatırlanmak ve akılda kalmak olunca firmalar yaratıcılıkta sınır tanımıyorlar ve ortaya bu yaratıcı 'kartvizitler' çıkıyor.
Elvis'in 18 Yaşındaki Ses Kaydı Bulundu
“Rock’n Roll’un Kralı” Elvis Presley’nin 18 yaşındaki ses kaydı ortaya çıktı. Sesinin kayıtta neye benzeyeceğini görmek isteyen ünlü müzisyen, 1953’te My Happiness ve That’s When Your Heartaches Begin parçaları için kayıt yaptı. Efsane müzisyenin yaptığı bu kayıt Presley’nin, 80’inci doğum gününde düzenlenecek olan bir müzayedede açık artırmaya sunulacak. Rock’n Roll tarihinin “kutsal kâsesi” olarak tanımlanan kayıt, açık artırmaya sunulacak 68 üründen sadece biri.BBC
Reklam
Zeugma Mozaik Müzesi Gaziantep'in Simgesi Oldu
Dünyanın en büyük mozaik müzesi unvanını elinde bulunduran ve 3 yılda şehrin simgesi haline gelen Zeugma Mozaik Müzesi, kısa sürede kentin turizm lokomotifi oldu.Sanayisi ve mutfağıyla ünü yurt dışına kadar ulaşan Gaziantep, son yıllarda kültür ve turizmde de öne çıkmayı başladı. Kent merkezinde hizmete açılan çok sayıdaki müzenin yanı sıra ören yerleri ve tarihi yapılar da turistlerin ilgisini çekiyor.Yaklaşık 3 yıl önce ziyarete açılan Zeugma Mozaik Müzesi, tercih edilen mekanlar arasında bulunuyor. Çingene kızıyla ünlenen müzede, Mars heykeli, yaklaşık 150 metrekarelik duvar resmi, Roma dönemine ait çeşmeler ve Fırat Nehri kenarındaki villaları da görmek mümkün.'Dünyanın en büyük mozaik müzesi' unvanını Tunus Bardo Müzesi'nden devralan müze, 25 bini kapalı, 30 bin metrekarelik alanda hizmet veriyor. Açıldığı günden beri Türkiye'nin yanı sıra dünyanın dört bir tarafından ziyaretçi ağırlayan Zeugma Mozaik Müzesi, şehrin simgesi haline geldi.Kente gelen turistlerin üçte ikisi müzeye uğradıGaziantep Kültür ve Turizm Müdürü Ergün Özuslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda şehre gelen turist sayısında artış gözlendiğini söyledi.Kentin sanayi ve ticaretinin ardından kültür ve turizmde de adından bahsettirdiğini vurgulayan Özuslu, ocak-ekim döneminde yerli turist sayısının 300 bin 273, yabancı turist sayısının da 129 bin 91'e ulaştığını belirtti.Geçen yıl toplam turist sayısının 319 bin olduğunu vurgulayan Özuslu, 10 aylık dilimde geçen yılın sayısını geçmeyi başardıklarını ifade etti.Müzenin 9 Eylül 2011'de hizmete girdiğini hatırlatan Özuslu, o günden bu yana 600 bin 874 bin kişinin müzeyi ziyaret ettiğini dile getirdi.Kente gelen turistlerin yaklaşık üçte ikisinin Zeugma Mozaik Müzesini gezdiğine dikkati çeken Özuslu, 'Müze, şehrin tanıtımına önemli katkı sağlıyor' dedi.Müzeleri görünce fikri değiştiİstanbul'dan iş gezisi için Gaziantep'e gelen Aylin Taşdelen, kenti daha çok mutfağıyla tanıdığını, müzeleri görünce fikrinin değiştiğini söyledi.Müzede birbirinden güzel mozaikleri görme imkanı bulduğunu belirten Taşdelen, 'Gaziantep'e geniş bir zaman diliminde gelip gezmek istiyorum. Mozaikler beni gerçekten etkiledi, özellikle Mars heykeli dikkatimi çekti. Burayı arkadaşlarıma da tavsiye edeceğim' diye konuştu.Samet Güzelyurt da kentin mutfağının yanı sıra kültür sanatta da isim yapmaya başladığını dile getirdi.Arkadaşlarıyla Güneydoğu turuna çıktıklarını anlatan Güzelyurt, ilk uğradıkları yerin de Zeugma Mozaik Müzesi olduğunu, daha önce fotoğraflarından bildiği Çingene Kızı'nın gerçeğini gördüğünü kaydetti.AA
Meltem Ünal Erzen Anadolu Partisi’ne Katıldı
Eski Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in eşi Meltem Ünal Erzen de ANA – PARTİ’nin kurucuları arasında yer aldı.Yrd.Doç.Dr. Meltem Ünal Erzen halen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak görev alıyor.
Reklam
5 Bin Yıl Öncesine Ait Ayak İzleri
Danimarkalı arkeologlar Baltık Denizi'nde balık tutan ilk insanlara delil sunan en eski ayak izlerine ulaştı. Ayak izleri ilk insanların Kuzey Avrupa'daki günlük yaşamları hakkında yeni bulgular sundu.Bilim insanları Baltık Denizi'nin güneyinde yapılan araştırmalarda 3 bin yıl öncesine uzanan ayak izleri ve balık yakalamak için kullanılan bir düzenek ortaya çıkardı.Araştırmada yer alan arkeolog Terje Stafseth, bugüne kadar yapılan kazılarda eski insanlara ait çanak çömlek ve el araçları bulduklarını, ancak ayak izlerinin bir ilk olduğunu belirtti.Arkeologlar, Danimarka'nın Lolland Adası'nı Almanya ile birleştirecek sualtı tünelinin inşası öncesinde bölgedeki antik kalıntıları kurtarmak için zamanla yarışıyor. İnşa edilecek tünel, ayak izlerinin bulunduğu suları çekilmiş birçok fiyortla beraber muhtemelen binlerce yıldır gün yüzü görmeyen kalıntıları da ortadan kaldıracak.Livescience sitesine konuşan arkeolog Lars Ewald Jensen, kurumuş olan fiyortların tarihi eser aramak için çok ideal olduğunu, Taç Çağı'nda insanların günlük faaliyetlerini gerçekleştirmek için fiyortları sıkça kullandığını söyledi.Ağı kurtarmak için suya atladılarArkeologlar, Taş Çağı'nda yaşamış iki balıkçıya ait ayak izinin M.Ö 5000 ile 2000 yılları arasında oluştuğuna inanıyor. Söz konusu zamanda, Baltık Denizi'nin suları Arktik'te eriyen buzullar nedeniyle yükseliyordu ve insanlar fiyortları balık tutmak için kullanıyordu.Balıkçılar, ağaçlardan yonttukları kafes benzeri bir düzeneği sığ sularda balık yakalamak için kullanıyor ve gerektiğinde fiyortların kaygan yüzeyinde bu düzeneği kaydırıyorlardı. Ayak izlerinin de, yaklaşan bir fırtına öncesi av düzeneğini kaldırmak isterken geride kaldığı düşünülüyor.Arkeologlar, insanlara ait kalıntıların yanı sıra bir zamanlar suların kapladığı bölgede birçok hayvana ait kafatası ve kemik buldu. Hayvanların, 4 bin yıl öncesine uzanan dönemde bölgede yaşamış insanlar tarafından suya kurban edildiği tahmin ediliyor.Kaynak: Al Jazeera
Film Müziği Olan 8 Efsane Rammstein Şarkısı
Matrix'ten sonra büyük-küçük herkesin ağzına takılan 'Du... Du Hast!' sözlerini hatırladınız mı? Bu sözler bildiğiniz gibi Rammstein'a ait ve bu adamların film müziği olarak kullanılan tek şarkısı bu değil.Rammstein'ın 1997'den günümüze kadar film müziği olan 8 efsane şarkısı sizler için derlendi.
Reklam
Pink Floyd 20 Yıl Sonra Yeniden Bir Numarada
Efsanevi İngiliz rock grubu Pink Floyd yeni albümleri ‘The Endless River’la 20 yıl sonra yeniden liste başı olmayı başardı.20 yılın ardından çıkardıkları ilk ve son albüm olma özelliği taşıyan stüdyo kaydında daha önce kaydedilip yayınlanmamış şarkılarına yer veren Pink Floyd, satış listelerinde ilk sıraya yerleşti.The Endless River, Coldplay’in Ghost Stories ve Ed Sheeran’ın X albümlerinden sonra senenin en hızlı satılan albümü olmayı da başardı.Grubun sözcüsü albüme gösterilen uluslararası ilgi karşısında Pink Floyd üyelerinin hem şaşırdıklarını hem de mutlu olduklarını belirtip tüm hayranlarına teşekkür ettiklerini duyurdu.Diken
Hareketi ‘Hatırlayabilen’ Yapay Kas Geliştirildi
“Aşırı güçlü yapay kaslardan” sonra yapay kas teknolojisinde bir adım daha ileriye gidildi. University of Cambridge’den bir grup araştırmacı kaygan plastikten hareketleri öğrenebilen ve hatırlayabilen kaslar yaptı. Nasıl ki insanlar karmaşık piyano vuruşlarını bir süre sonra fazladan düşünmeden yapabiliyor, bu teknoloji de doğadaki aynı taktiği kullanıyor. “Polymeric electromechanical memory” olarak adlandırılan yeni materyal hareketleri hatırlamak için uyarılmaya gerek duymuyor. Çalışmak için düşük miktarda voltaja ihtiyaç duyan yapay kaslar gelecekte insan vücudunda da kullanılabilecek. Teknolojinin biyomedikal alanda daha gerçekçi kas yapımına, robot teknolojilerine ve pek çok farklı alana yardımcı olabileceği belirtiliyor.
'El Oğlu Kuyruklu Yıldıza Uzay Aracı Gönderiyor, Biz Saray Yapıyoruz'
Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada, 'Bakın elin oğlunun ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderiyor, biz ise bin odalı saray inşa ediyoruz.' dedi.CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun danışmanı Etyen Mahçupyan'ın 'İslami kesim yolsuzlukların farkında' yönündeki açıklamasını Eskişehir'de değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, 'O İslami kesimden hesap sormam lazım. Müslümanlık harama ortak olmak değildir. İslam yolsuzluk dini değildir. Müslümanlığı bu alana taşıdığınız zaman sizin Müslümanlığınız sorgulanır. Bakın elin oğlunun ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderiyor. Bilimi, aklın zenginliğini, özgürlüğünü ortaya çıkarıyorlar. Biz ise Beyefendi'ye bin odalı saray inşa ediyoruz.' dedi.Kılıçdaroğlu, 'Geleceğe birlikte kuruyoruz' isimli bölge etkinliklerinin Eskişehir buluşmasına katıldı. Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki programa Afyonkarahisar, Kütahya, Bilecik, Bursa, Eskişehir il teşkilatlarından partililer iştirak etti.'DEMOKRASİ HALKIN VERGİSİNİN HESABINI VERMEKLE OLUR'CHP'nin halkına hesap vermek gibi bir temel felsefesinin olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, demokrasinin çıkışının halka hesap vermekle olduğunu kaydetti. 'Halkına hesap vermek nedir?' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 'İktidar halktan topladıkları vergileri harcar. Vergileri topluyorlarsa asli unsur olan halka hesap vermek zorundalar. Halka buradan sesleniyorum; sizi 12 yıldır yönetenlerin hesap verdiğini gördünüz mü? Görmediyseniz işte şimdi görün. Demokrasi halkın vergisinin hesabını vermekle olur. 17 ve 25 Aralık yolsuzluk oylarını unutmayacağız.''BİZE KUL HAKKI YEMENİN HARAM, YİYENİN TOPLUMDAN DIŞLANMASI GEREKTİĞİNİ ANLATTILAR'Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun danışmanı Etyan Mahçupyan'ın dün yaptığı, 'İslami kesin yarısı yolsuzluğun farkında' açıklamasına da değinen Kılıçdaroğlu, 'Benim anlamadığım bir soru var. Çocukluğumdan beri kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu, kul hakkı yiyenin toplumdan dışlanması gerektiğini anlattılar hep. Bu İslami hareketten kastedilen halkımızdan şunu soruyum. Bu hakkı yiyenlere niye oy verdiniz, niye sahip çıktınız. Çıkın bunu söyleyin.' diye konuştu.CHP olarak her şeyden haberdar edeceklerini, her kuruşun hesabını vereceklerini aktaran Kılıçdaroğlu, 'Yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik yapmayacağız. Her kuruşu halk için harcayacağız, hesabını vereceğiz. Bu memlekette hiçbir çocuk bizim dönemimizde aç yatağa girmeyecek. Kendi oyunu İslami yandan yana sayıyorsan o zaman ahlaktan, dürüstlükten yana olmalısınız. İşte onun yanında kim var? CHP var.' dedi.'ÇOCUKLARINA EN KÖTÜ MİRAS OLARAK O DOSYALARI TAKİPSİZLİK VERMEN KALACAK'Kılıçdaroğlu, Reza Zarrab ile 17 ve 25 Aralık yolsuzluk dosyasına takipsizlik kararı veren savcı ile hükümet ilişkisine de değindi. 'Bakın Reza Zarrab'ın kuryesi diyor ki, 'Ankara'ya çok para harcadık, gönderdik. Şimdi 17 ve 25 Aralık yolsuzluk dosyasını kapatan yandaş AKP savcısına soruyorum.' diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Ankara'ya çok para taşıdığını söyleyen kişi, bu paraları kime, niye ve ne için taşıdı? Sen kapatsan da biz bu dosyası kapatmayacağız. Senin çocukların, senin adını anmayacak, utanacaklar. Çünkü çocukların 'babam yolsuzluğu örttü' diyecekler. Utanacaksın, çocuklarına en ağır miras olarak bunu bırakacaksın. O paralarla kimler beslendi, kime verildi?''MÜSLÜMANLIK HARAMA ORTAM OLMAK, İSLAM DİNİ DE YOLSUZLUK DİNİ DEĞİLDİR'Kılıçdaroğlu, konuşmasında Ak Parti'ye oy veren seçmenlere de seslendi. 'Davutoğlu'nun danışmanı bile 'İslami kesim yolsuzlukların farkında' diyor. Benim o İslami kesimden hesap sormam lazım. Müslümanlık harama ortak olmak değildir. İslam yolsuzluk dini değildir.' ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: 'Müslümanlığı bu alana taşıdığınız zaman sizin Müslümanlığınız sorgulanır. Siyaseti ahlaklı, dürüst yapmalısınız. Yine AKP'ye oy verenlere sesleniyorum. Bakın elin oğlunun Avrupa'da, dünyada ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderiyorlar. Bilimi, aklın zenginliğini, özgürlüğünü ortaya çıkarıyorlar. Biz ne yapıyoruz? Biz Beyefendi'ye bin odalı saray inşa ediyoruz. 'Kendi paranla yaptıysan israftır. Milletin parasıyla yaptıysan haramdır' diyor Ebu Zer. Bu ülkede huzur, barış içinde, ortak paydaşlarla yaşayacaksa, benimde senin de sorumluğun var. Vicdanını dinleyeceksin, adaletten ve vicdandan yana oy vereceksin.''TOPLUMU KANDIRMAK İÇİN ETNİK, İNANÇ VE YAŞAM TARZINI KULLANIYORLAR'Demokrasiyi içselleştirmeyenlerin, toplumu kandırmak, aldatmak için üç alanı kullandıklarını belirten Kılıçdaroğlu, bu konuda hükümeti sert bir dille eleştirdi. Kılıçdaroğlu, 'Bunlar etnik kimlik üzerinden, inanç üzerinden ve yaşam tarzları üzerinden siyaset yaparlar. Üçü de sağlıklı demokrasilerde yasaktır. Ama bu bizde yasak değildir. Dördüncüsü de yalan söylemektir.' şeklinde konuştu.'HALKA YALAN SÖYLEYEREK YAPILAN SİYASET SİYASET DEĞİLDİR'Kılıçdaroğlu, Beşir Atalay'ı da yalancılıkla suçladı. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 'Bakın Beşir Atalay var biliyorsunuz. Bir ara çıktı dedi ki, 'G20'yi biz oluşturduk ve girdik.' Yahu yapmayın, AKP yokken G20 oluşturuldu. Atalay oysa bir bilim insanı, bilgili olması, yalan söylememesi lazım. Halka yalan söyleyerek yapılan siyaset değildir. Yine Atalay, bu kez de Deniz Feneri davasında evleri aranacak kişileri telefonla önceden arayarak evlerinin aranacağını haber vermiştir. Biz ona 'köstebek bakan' demiştik. Beni mahkemeye verdi. Mahkemede ben haklı çıktım. Onun köstebekliği yargı kararıyla tescil edildi.''SEN ÖNCE KENDİ 3 MİLYON İŞSSİZ VATANDAŞINA İŞ BUL'SGK Bakanı'nın 2 milyon Suriyeli'ye çalışmak için belge verileceğini açıkladığını ancak Türkiye'de 3 milyon işsiz olmasına rağmen bu insanlara bir iş imkanı sağlanmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, 'Bakın Türkiye'de 3 milyon kardeşimiz işsiz. Ama bizim çocuklarımıza iş bulmuyorsunuz. Gidip Suriyeli'ye iş buluyorsunuz. Siz niye önce kendi çocuklarınızı iş bulmuyorsunuz? Bu nasıl bir durum? Bu Suriyeliler buraya niçin ve ne amaçla getirildi? Türkiye'nin huzura, barışa ve yeni yönetime ihtiyacı var.' ifadelerini kullandı.'BİZİM PROJELERİMİZİ ALIYORSUNUZ, BIRAKIN BU KOPYACILIĞI'Ak Parti hükümetini CHP'nin projelerini alıp hayata geçirmekle suçlayan Kılıçdaroğlu, 'Ali Babacan açıklama yaptı. 'Türkiye üretecek, ihracat yapacak, kazanacak.' 12 yıl sonra mı aklınıza geldi? Biz zaten diyoruz. Önce üreteceğiz, sonra ihraç edeceğiz. Bunlar bizim projelerimizi örnek alıyorlar, uyguluyorlar. Yahu bırakın bu kopyaları. 12 yıl bunlara yetki verdiniz.' dedi.'ONLAR SİYASETİ KENDİLERİ İÇİN YAPTI, KÖŞEYİ DÖNDÜ''Sizden bir 4 yılda CHP'ye imkan verilmesini istiyoruz. Bize sadece 4 yıl için yetki verin.' diyerek seçmenlere seslenen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: '4 yıl sonra göreceksiniz. Demokrasiyi, birlikte yaşamayı, Ab üyeliği konusunda büyük adım atmış olduğumuz, işsizliği bitmiş, huzur içinde bir Türkiye göreceksiniz. Biz halktan yetki istiyoruz. 4 yıl sonra Türkiye'nin gelişmişliğini göreceksiniz. Biz siyaseti halk için yapıyoruz, zenginleşmek için değil. Onlar köşeyi döndü. Siyaseti kendileri için yaptı. Biz dönemimizde halkın tenceresi kaynayacak.'Haberler.com
Reklam