onedio
YÖK İstanbul Üniversitesi İçin Raşit Tükel'i İkinci Sıraya Koydu
YÖK İstanbul Üniversitesi rektör adayları listesini Cumhurbaşkanı'na gönderdi.İstanbul Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimini ilk sırada tamamlayan Prof. Dr. Raşit Tükel, YÖK tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderilen listede ikinci sırada gösterildi.İstanbul Üniversitesi’nde seçim sonucunda belirlenen 6 rektör adayın ismini üçe indiren YÖK, seçimden 1202 oyla ilk sırada çıkmasına karşın Prof. Dr. Raşit Tükel'i ikinci sıraya koydu. Listenin ilk sırasında, seçimi 908 oyla ikinci sırada tamamlayan Vekil rektör Prof. Dr. Mahmut Ak var. Üçünsü sıradaki isim ise, seçimi yine üçüncü sırada tamamlayan Prof. Dr. Harun Cansız oldu. Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen listedeki üç isimden biri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından İstanbul Üniversitesi rektörlüğüne atanacak. Tükel: YÖK gerekçesini açıklasınYÖK'ün listeyi açıklamasının ardından Al Jazeera Türk'e konuşan Prof. Dr. Raşit Tükel, 'Rektörlük seçiminde açık farkla birinci olduğum için atanmamın uygun olduğunu ısrarla ifade ettim. Buna karşın, bilim insanlarının iradelerine karşın, YÖK'ten, hangi gerekçeyle, hangi ölçütlerle bu sıralamayı yaptığını, kamuoyuna açıklamasını bekliyorum. Başka da bir şey söylemek istemiyom' ifadelerini kullandı. Yeşildere: Eskiden yapılanı yapıyorlarÜniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere ise, 'Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar' diyerek YÖK'ün kararını eleştirdi:'Bundan önceki YÖK Başkanları da, Cumhurbaşkanları da hep sıralamaları değiştirdi. Bunun ölçütü ne? Tepedeki kurum, akademisyenlerin özgürlüğünü çiğniyor. Akademisyenlerin tercihine izin vermiyor. 28 şubat döneminde bugün atamayı yapanlar şikayetçiydi. Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar. Üniversiteler böyle bir yere gelemez. 28 Şubatın sivil versiyonunu yapıyorlar'Diğer üniversitelerde durumYÖK, İstanbul Üniversitesi dışında dört üniversitede yapılan rektörlük seçimi sonucuna göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a liste gönderdi. Galatasaray, Harran, Yüzüncü Yıl ve Tunceli Üniversiteleri için gönderilen listelerin ilk sırasında, rektörlük seçimini kazanan isimler yer alıyor. Tükel en yüksek oyu almıştıİstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından 12 Mart’ta rektörlük seçimleri yapıldı. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan, sosyal demokratların desteklediği İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile birinci oldu. Yunus Söylet’in ekibinden olan Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız ise 382 oy ile üçüncü oldu.Seçimin ardından Prof. Dr. Tükel, üç sene önceki seçimlerde ikinci olunca adaylıktan çekildiğini hatırlatarak, Ak’a çekilme çağrısında bulunmuştu. Tükel,  Al Jazeera Türk'e yaptığı açıklamada  “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” demişti. Tükel ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunarak en çok oy alan adayı atamasını istemişti. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nden yapılan açıklamada da “Sandığın iradesine saygı duyulmalı” denmişti.Al Jazeera
13. Pera Fest Başlıyor: Şiddete Karşı Sanat
PERA FEST, 13. yılında sonbahardan ilkbahara taşındı.21 Mart Dünya Şiir Günü’nde başlayarak 3 Nisan’a dek sürecek 13. PERA FEST’in bu yılki teması “Şiddete Karşı Sanat”.Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği ve PPR ( Pi Prodüksiyon Halkla İlişkiler) işbirliğinde düzenlenen festivalin programı tiyatro ağırlıklı.Festival kapsamında sergilenen oyunlardan “şiddet” temasını işleyen oyunlar arasından bir seçki sunulacak. Toplumsal/SiyasalŞiddet” ve “Kadına yönelik Şiddet” üzerinde odaklanan oyunların ardından yazar, yönetmen ve oyuncuların katılımı ile söyleşiler düzenlenecek. Festivalin son haftasında, Salt Beyoğlu’nda ‘şiddet’ temalı filmler gösterilecek.PERA FEST, bu yılki programıyla “tiyatronun direnen çocuklarına şapka çıkarmak” istediklerini belirtiyor.Festival kapsamındaki etkinliklerin geliri toplulukların olacak. Biletler, oyunların sahneleneceği tiyatrolardan ve internet üzerinden temin edilebilecek.Festival, saat 14.00’da Tiyatro Pera’nın “ Şiirinle Gel ! ” başlıklı Dünya Şiir Günü etkinliği ile başlayacak. Etkinlikte oyuncular seçtikleri şiirleri bir kutuda toplayacaklar ve kutudan çektikleri şiirleri doğaçlama okuyacak.Girişi ücretsiz olan etkinlikte izleyiciler de, seçtikleri bir şiiri kutuya atacaklar ve oyunculardan birinin bu şiiri okumasını bekleyecekler. Dünya Şiir Günü etkinliğinin bir de konuk şairi var; Bejan Matur.Saat 16.30’da ise, Şermola Performans’ta Destar Tiyatro’nun yeni oyunu “ Çenadengızi (Deniz Kızı) ” sergilenecek. Galisyalı yazar Secho Sende’nin oyununu sahneye koyan Aslı Öngören ve oyuncular, oyun sonrası yapılacak söyleşiye katılacak.günü 18.30’da, Kumbaracı yokuşundaki BiSahne’de Bi Tiyatro’nun yeni oyunu, Edward Bond’un “ Kırmızı, Siyah ve Cahil ” sergilenecek. Oyun sonrası gerçekleştirilecek “Şiddet Kültürü ve Edward Bond” konulu tartışmaya Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Işıl Baş, Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Eradam ve BiTiyatro’nun kurucuları, Laçin Ceylan ve Nihat İleri katılacak.20.00’de, Küçük Sahne’de İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun “ Sevgili Hayat ” adlı yeni oyunu, PERA FEST için ücretsiz sergilenecek. Oyun sonrası yapılacak söyleşiye, yazar Funda Özşener, yönetmen Metin Belgin, müzisyen Stelyo Berber ve oyuncular Ebru Aytürk Evren ile Yeşim Gül katılacak.günü saat 18’de Beyoğlu’ndaki Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Yitirilen Külltür Mirasımız: Beyoğlu’nun Tiyatro Yapıları” adlı bir söyleşi var.Konuşmacılar, Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Yücel Erten, İstanbul Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, tasarımcı Metin Deniz ve mimar Prof. Hasan Kuruyazıcı.Aynı akşam, 20.30’da Tiyatyro Pol, Harbiye’de bir apartman dairesinde, aile içi şiddet’i konu alan “ Teklif ” adlı oyunu sergileyecekler.“Seyirci Gözüyle : Tiyatroya Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlıklı söyleşiye, mimar - şair Cengiz Bektaş, hukukçu – psikolog Miyese Kendirci, doktor-yazar-oyuncu Ercan Kesal, tiyatro yönetmeni Yeşim Özsoy Gülan, oyuncu Zeynep Özden ve PERA FEST Sanat Yönetmeni Vecdi Sayar katılıyor.günü 18.00’de Beyoğlu Aznavur pasajındaki Sekizinci Kat adlı tiyayroda düzenlenecek “Kadına Karşı Şiddet ve Tiyatro” başlıklı söyleşi, Ebru Nihan Celkan, Jale Karabekir, Zeynep Özyağcılar, Merve Engin, Tilbe Saran ve Sündüz Haşar’ın katılımı ile gerçekleşecek. Söyleşinin ardından 20.30’da Tiyatro Neki’nin “Kesit” adlı oyunu oynanacak.Dünya Tiyatro Günü’nde saat 17.00’de Orhan Aydın, Metin Boran, Cuma Boynukara, Ayşe Lebriz Berkem, Kemal Oruç, Ragıp Yavuz ve Üstün Akmen Tiyatro Rampa’daki söyleşide “Tiyatroya Yönelen Şiddet: Sansür ve Baskılar”ı tartışacak.Saat 20.30’da ardından, Matei Visniec’in “İlerleme Kelimesi Annemin Ağzında Feci Yanlış Tınlıyordu” oyunu sergilenecek.Festivalin ikinci yarısında da, D 22 “Bent”, Büyülü Sahne “Kadın Oyunları”, İkinci Kat “Üst Kattaki Terörist”, Gaklata Perform “Aşk ve Faşizm”, Altuıdan Sonra Tiyatro “Hak”, Tiyatro Hal “Kırmızı”, Tiyatro Martı “Uçlar” adlı oyunları sergileyecek.PERA FEST kapsamında, 28 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda şiddet temasına ilginç yaklaşımlar içeren “Sivas” ve “Beyaz Tanrı” adlı kurmaca filmler ve Antalya Film Festivali’nde sansür tartışmasının odağındaki “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı belgesel gösterilecek.Katılımın ücretsiz olacağı bu gösterimlerin yanısıra 1 Nisan’da gene Salt Beyoğlu’da Yaşar Kemal’in anısına bir etkinlik düzenlenecek. Arif Keskiner’in “Binbir Renk-Binbir Çiçek – Yar Kemal” balıklı söyleşisinin ardından “Türkan Şoray’ın “Yılanı Öldürseler” adlı filmi gösterilecek. Detaylı Bilgi için tıklayınız
James Franco Edebiyatı Rahat Bırakmıyor
Daha önce Faulkner'ın 'As I Lay Dying'ini uyarlayan ve ne eleştirmenleri ne seyircileri mutlu edebilen Franco, bu kez başka bir Amerikan klasiğini beyazperdeye uyarlayacakABD'li oyuncu James Franco, üstüste çektiği filmlerden aldığı olumsuz eleştirilere rağmen yönetmenlik yapmaya devam ediyor. Franco, şimdi de John Steinbeck'in bir kitabını beyazperdeye uyarlıyor. Oyuncu, John Steinbeck'in 1936 yılında kaleme aldığı ve fazla bilinmeyen romanı 'In Dubious Battle'ı sinemaya uyarlayacak. Büyük bir çiftçi grevini anlatan roman, Kaliforniya’da zor koşullarda çalışan elma toplayıcılarının öyküsünü, grevlerini ve sendikalaşma çabalarını anlatıyor.Başrolü Nat Wolff’a emanet eden Franco, kendisinin de rol aldığı film için pekçok ünlü isimle çalışıyor. Filmde, John Savage’ın yanı sıra Selena Gomez, Vincent D’Onofrio, Robert Duvall, Ed Harris, Bryan Cranston, Sam Shepard ve Danny McBride rol alacaklar.Kaynak: Milliyet Sanat
YGS'de Bir Soru İptal
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) bir soruyu iptal etti. ÖSYM yetkililerinden alınan bilgiye göre, YGS Türkçe testinde bir soru Yönetim Kurulu kararıyla iptal edildi.ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) iptal edilen Türkçe sorusunun, tüm adaylar tarafından doğru yanıtlandığı kabul edilerek, puanların hesaplandığını bildirdi.ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamada, sınavdan hemen sonra yapılan madde analizleri sonucunda hatalı olduğu iddia edilen soruların, ÖSYM Bilim Kuruluna iletildiği belirtildi.Bilim Kurulunun tavsiyesiyle Yönetim Kurulu tarafından puanlar hesaplanmadan önce 2015 YGS Türkçe testinde 1 sorunun iptal edildiği vurgulanan açıklamada, 'Soruyu tüm adayların doğru yaptığı kabul edilmiştir. Adayların puanlarının tekrar hesaplanmasına gerek olmamaktadır' ifadesine yer verildi.
Reklam
Ricardo Martinez'den Küresel Siyaset Anlayışına İlişkin 15 Eleştirel İllüstrasyon
İspanyalı sanatçı Ricardo Martinez'in politik çalışmalarıyla tanınan bir illüstratör. Sanatçının çalışmaları 25 yıldır El Mundo gazetesinde yayınlanıyor. Sanatçının önemli bir bölümü, İspanyol politikacıları konu alan çalışmaları; aslında tüm dünyada politikanın ve politikacıların ne denli benzer olduğunu gösteriyor. Burada üstünde durulması gereken nokta, Martinez'in politik görüşlerini yansıttığı eserlerini özgürce yapabiliyor olması. Tabii ki, sanatçının eleştiri özgürlüğüne saygı gösteren politikacıların da hakkını vermek gerekir. Nihayetinde kimse onu hakim karşısına çıkarmayı düşürmemiş.Bu da, İspanyanın demokrasi kültürünü içselleştirmiş bir ülke olduğunu gösteriyor. Darısı başımıza..
Bir Babanın Fotoğraflar Aracılığıyla Çocuklarına Verdiği 10 Hayat Dersi
Amerikalı fotoğraf sanatçısı  Brandon Kidwell, çocuklarına çok düşkün bir baba. Kidwell, çocuk yetiştirmenin yaşamındaki en önemli şey olduğunu söylüyor. Öyle ki, çocukları için hayatındaki tüm öncelikleri yeniden sıralamış. Ancak Kidwell, bu sıralamayı yaparken fotoğrafçılığa olan tutkusundan vazgeçmediği gibi, onu çocuklarını yetiştirmek için kullanacağı yararlı bir araca dönüştürmeyi de başarmış. Sanatçı, kendisiyle yapılan bir röportajda 'Çocuklarım için yapabileceğim en akıllıca şey, çektiğim fotoğrafları onların hayatı tanımaları için kullanmaktı' diyor. Ve öyle de yapmış.  Kidwell artık çok sevdiği  çift pozlama tekniği ile çektiği fotoğraflar aracılığıyla çocuklarına hayata dair bilgece tavsiyeler veriyor. Biz de galerimizde o fotoğraflardan ve tavsiyelerden bazılarını sizler için derledik.
Reklam
Sinema 120. Yaşını Kutluyor
Fransız Louis ve Auguste Lumiere Kardeşler, bundan 120 yıl önce bugün, beyaz perdede gösterilen ilk filmi çekmeye başladı...‘Lyon’daki Lumiere Fabrikası’ndan Çıkış’ adlı sadece 46 saniye süren bu filmin ilk özel beyaz perde gösterimi 22 Mart 1895’de, ilk bilet kesilen halka açık gösterimi ise aynı yılın 28 Aralık’ında gerçekleştirildi. Bugün, doğdukları Lyon’da adlarını taşıyan bir müzeyle anılan ve eserleri görülebilen Lumiere Kardeşler, bu buluşlarıyla insanlığa büyülü bir dünyanın kapılarını açtı.
Misler Gibi Kahve Kokulu 20 Sulu Boya Çalışması
Kıbrıs Rum Kesimi'nde yaşayan sanatçı Maria A. Aristidou, 2 ay önce yapmaya başladığı sulu boya çalışmalarında tam bir tutkunu olduğu çeşitli kahve ve çikolataları kullanıyor. Aynı zamanda pasta tasarımcısı olan Maria resimlerine film ve dizi karakterlerinin yanında ünlü kişilikleri konu ediyor.Instagram Hesabı
Reklam
NASA, Satürn'ün Uydusuna Denizaltı Gönderecek
Bir kuyruklu yıldızın yüzeyine uzay aracı indirmek, muhtemelen son dönemlerdeki uzay çalışmalarında ulaşılan en büyük kazanımlardan biriydi.Ancak ABD'de NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından üzerinde çalışılan yeni proje bunu dahi geride bırakabilir.Bilim insanları, Satürn gezegeninin uydusu Titan'ın 'yağlı' denizlerine bir robot denizaltı göndermeyi öneriyorlar.Denizlerde su değil, metan ve etan gibi hidrokarbonlar var.Bu bileşimler Titan'ın sıcaklığın ortalama -180 derece olduğu sıvı bölümünde yer alıyor.Plan, NASA'nın Gelişkin Yenilikçi Kavramlar (NIAC) merkezi tarafından finanse ediliyor.Projenin arkasındaki isim Dr. Ralph Lorenz.Lorenz, Teksas'ta düzenlenen Ay ve Gezegenlere Dair Bilim Konferansı'nda henüz araştırma aşamasında olan projeyi ana hatlarıyla anlattı.O bu iddialı projenin doğru kaynaklar, zamanlama ve teknolojiyle hayata geçirilebilir olduğuna inanıyor.İnsansız sualtı araçları şu anda askeri amaçlarla, petrol aramaları ve bilimsel araştırmalarda kullanılıyor.Tabii mevcut teknolojinin başka bir gezegende kullanılmaya uyarlanması gerekiyor.Titan'a nasıl gidecek?Projenin en çarpıcı önerilerinden biri, denizaltıyı ABD ordusunun sır gibi sakladığı mini uzay mekiği X-37 B içinde taşıma fikri.Buna göre denizaltı, insansız bir uzay aracının içindeki taşıma haznesine konulacak.Bu uzay aracı bir roketle birlikte uzaya fırlatılacak.Titan'a vardığında uzay aracı ayın yoğun atmosferinde kayıyormuş gibi yol alacak.Denizaltının denize indirilmesi içinse iki yol var.Birinci yöntemde X-37 B taşıma hazne bölümünün kapaklarını havadayken açacak ve denizaltıyı bırakacak.Denizaltında bir paraşüt açılacak ve araç denizin yüzeyine düşecek.Bu yöntem daha önce de denenmişti.Alternatif yol ise uzay aracının denize dalması ve batmadan önce kapaklarını açıp, denizaltını salıvermesi.Deniz tabanında keşifGeçtiğimiz yıllarda Lorenz'in parçası olduğu TiME adlı proje, Nasa'nın düşük bütçeli Keşif yolculuğu seçimindeki üç finalistten biriydi ancak InSight adlı bir Mars projesi birinci oldu.Bu projede bir uzay aracının Titan'daki deniz yüzeyine inmesi ve yüzeyden bilgi toplayarak dönmesi hedefleniyordu.Yeni Titan projesi eski projeye ek olarak denizaltı kullanımını geliştirdi.Lorenz yeni projeden şöyle bahsediyor:'Bununla, TİME'ın yapabileceği her şeyi yapabilirsiniz, özellikle de kıyı şeridinde. Hava durumunu, deniz yüzeyindeki bileşimi ölçebilirsiniz. Dalgaları da ölçebilirsiniz.''Ama aynı zamanda size, deniz tabanının detaylı haritasını çıkarabilir. Deniz tabanında, Titan'ın iklim tarihine dair zengin kayıtlar var.'Titan'ın kendine özgü koşulları, bu tür bir denizaltı için özel zorluklar çıkarıyor.Ancak Lorenz bunların hepsinin çözümünün bulunduğu kanısında.BBC Türkçe
Onedio Nostalji Kuşağı Gururla Sunar: 90'ların Çocuklarının Hatırlayacağı Yabancı Aşk Şarkıları
Belki o dönemler sözlerini hiç anlamıyorduk, hatta belki henüz aşk denen şeyi zerre tatmamış vaziyetteydik fakat yine de sevdiğinden düğün günü ayrılmış bahtsızlar gibi hüzünlenerek dinlediğimiz, hepimizi tek tek örseleyen şarkılardı bunlar. En büyük maceramızın, andımız sırasına girerken beğendiğimiz kişiye dönüp ikinci kez bakmak olduğu dönemlerde uydurarak söylediğimiz bu şarkıları şimdi tekrar dinlemenin vakti geldi;
Reklam
'Dersim'in Kayıp Kızları'nı Üniversite 'Uygun Bulmadı'
İstanbul Üniversitesi İletişim Sanatları Kulübü tarafından bir etkinlikte gösterilmek istenen 'İki Tutam Saç-Dersim'in Kayıp Kızları' adlı belgesel, 'içeriğinin uygun olmadığı' gerekçesiyle İletişim Fakültesi Dekanlığı tarafından engelledi.Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan üniversite öğrencileri, dekanlığın, 'Böyle bir film İletişim Fakültesi'nde gösterilemez' yanıtını verdiğini belirtti.DAHA ÖNCE DE 'ALAN YETERSİZ' DİYE ENGELLENMİŞBelgeselin bizzat Kültür Bakanlığı tarafından destek aldığını vurgulayan öğrenciler, projenin önce de fiziksel alan yetersizliği nedeniyle sansüre uğradığını hatırlattı.Açıklamada, 'İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri olarak yaşadığımız skandal ilk değildir. Kulüp kurulurken karşılaştığımız çeşitli bürokratik engellemeler kulüp isminin ve tüzüğünün dekan tarafından değiştirilmesine kadar gitmiştir. Meşru taleplerimiz demokratik olmayan uygulamalarla sabote edilmektedir' denildi.Kaynak: Birgün
Reklam
Her Yönüyle Bir Müzeyi Andıran Moskova Metrosu'ndan 19 Çarpıcı Fotoğraf
Moskova Metrosu dünyanın en eski ve büyük metrolarından biridir. Metronun yapımı, devrin komünist işçileri ve gençlik kolları tarafından gerçekleştirilmiştir. İnşaatı Josef Stalin tarafından 1931 yılında başlatılmıştır. 1935 yılında kullanıma açıldığında, metronun uzunluğu 11 kilometredir. Ve 13 istasyonu bulunur. Bugün ise metro 325 kilometre uzunluğa ulaşmıştır. Ve 195 istasyona sahiptir. Her gün yaklaşık 10 milyon kişiye hizmet verir. Moskova Metrosu, günümüzde büyüklük bakımından New York, Paris veya Londra metroları ile karşılaştırılabilir. Ancak, iç mimari ve dekorasyon bakımından dünyanın en güzel metrosu olduğu şüphe götürmez. Bu yönüyle turistlerin ilgi odağıdır. Tüm okuyucularımızın, bir gün gidip görmesi dileğimizle...
Bir Memleket Meselesi Haline Gelen Eurovision Maceramızdan 18 Şarkı
Şimdiye kadar çok konuşuldu, üzerinde çeşitli yorumlar yapıldı , kah hor görüldü , kah el üstünde tutuldu. ABBA , Celine Dion gibi isimler Eurovision sayesinde Dünya'ya açıldı. Patricia Kaas , Dolly Parton gibi büyük isimler hala Eurovison'da yarışıyor. Kimisi Eurovision'un popülerliğini yitirdiğini düşünse de benim gibi bir çok kişi de şarkıların her sene kalite oranının arttığı bir platform olarak görüyor bu yarışmayı. Fakat hepimizin içten içe kabul edebileceği bir durum var ki o da Eurovision'un olumlu veya olumsuz Türkiye gündemini belirli aralıklarla kurcaladığı. Seneye tekrar Eurovision'a katılacağımızın da haberini almışken ve şimdiden temsil edecek isimler üzerinde yorumlar yapılıyorken sizlerle Türkiye Eurovision tarihine bir bakalım istedim. Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nilüfer, Candan Erçetin, Nükhet Duru, Sertab Erener gibi divalar, İlhan İrem, Barış Manço, Kayahan, Kurtalan Express, Fatih Erkoç gibi Türk Müziği'ne yön vermiş isimler bu sahneden geçti. Son dönemde Kenan Doğulu, Can Bonomo, Yüksek Sadakat, Hadise, Athena gibi isimlerle çoğu kez başarılı olan isimleri de unutmamak gerekir. İşte sizlere 18 maddede Türkiye'nin Eurovision tarihine kısa bir bakış.Bilgilerden bazıları Naim Dilmener - Hafif Türk Pop Tarihi kitabından alınmıştır.
Ginkgo Bioworks, Yeni Nesil Bakteri Tasarım Teknolojisi İçin 9 Milyon Dolar Daha Yatırım Aldı
Mayadan gül kokusu üretmek ya da karbondioksit emisyonunu yakıta çevirmek gibi sıra dışı projelerle bugüne kadar adından söz ettiren Ginkgo Bioworks , Felicis Ventures, OS Fund, Data Collective, iGlobe Partners ve Vast Ventures’dan 9 milyon dolarlık birinci tur yatırım aldığını duyurdu. Y Combinator programına kabul edilen ilk biyoteknoloji girişimi olan Ginkgo Bioworks, yararlı bakterilerin tasarım ve üretimini değiştirecek iddialı teknolojiler üzerinde çalışıyor.2008 yılında kurulan sentetik biyolojinin “Baba”sı olarak tanınan Tom Knight tarafından kurulan Ginkgo Bioworks, yatırımla birlikte “ dünyanın ilk otomatik organizma mühendislik dökümhanesi ” olarak niteliği 18 bin metrekarelik yeni nesil bakteri tasarım ve üretim tesisi Bioworks1’ı da açtığını duyurdu. Boston’daki tesis, bakteri üretiminde kullanılan günümüz teknolojilerinin hız ve verimlilik gibi öncelik sorunlarını adresliyor.Başta ilaç ve gıda olmak üzere birçok endüstriyi yakından ilgilendiren bu gelişme, Ginkgo’nun gördüğü yakın ilgiyi de açıklıyor. Zira, tesisin operasyona başlamasıyla birlikte halihazırda Fortune 500 şirketlerinden 20 farklı bakteri tasarım siparişi alan Ginkgo, “ürünlerinin” dağıtımına başlayacak. Bununla birlikte yeni bir üretim tesisi Bioworks2 üzerinde çalışan Ginkgo, tesisin inşaatına 2017 yılında başlayacağını söylüyor.Bugüne kadar aralarında Webrazzi kurucusu Arda Kutsal ve Ininal kurucusu Bülent Tekmen gibi yakından tanıdığımız isimlerin de olduğu bir grup melek yatırımcı tarafından desteklenen Ginkgo, biyoloji robotik ve ileri yazılım teknolojileriyle değiştiriyor. Felicis Ventures Yönetici Ortağı Aydın Şenkut da açıklamasında, Ginkgo’nun geliştirdiği araçların, biyoloji tasarımını kod yazmak kadar kolay hale getirmeye başladığını söylüyor.Daha önce DARPA ve diğer devlet destekli araştırma fonlarından 15 milyon dolarlık destek alan Ginkgo, DNA kod yazımını otomatize etmek gibi görevleri başarıyla yerine getiren teknolojisiyle biyoteknoloji alanında gelecek vaat eden önemli girişimlerden biri. Girişimin önündeki en önemli sınavsa bu teknolojinin ciddi bir ölçekte kullanılabileceğini göstermek.Webrazzi
Reklam