Google’ın Robotu Askerlerle Eğitime Başladı
Şimdiye kadar laboratuvar ortamında yön bulmaya çalışan ve denge testi için bilim admaları tarafından hunharca tekmelenen Spot, ABD askerleri ile sahada yeteneklerini gösterdi. Askerler Spot’u laboratuvar ortamından daha zorlu olan doğa, tepeler, ağaçlıklar ve şehirler gibi yüzeylerde test ederek robotun hareket kabiliyetini ölçtüler. 500 metre öteden bir oyun kumandası ile kontrol edilen robotun, 4 yaşındaki bir çocuk tarafından bile kolaylıkla kontrol edilebilecek şekilde tasarlandığı ifade ediliyor.Spot’a şehirde beton köşelerden kafa çıkartarak düşmanları kontrol etmeyi öğreten askerlerin, bu robotu sadece test amaçlı kullandığı ve robotun savaş alanına çıkmaya hazır olmadığı belirtiliyor. Ancak elbette bu test sonucu elde edilen veriler ile gelecekte savaş alanlarında çok daha korkunç makinelerin kullanımının önü açılacak.
TEOG Yaklaşıyor! Kan Tahlilinizi Yaptırdınız mı?
Binlerce öğrencinin hayallerindeki liseye girebilmek için katılacağı TEOG’a sayılı günler kala uzmanlar, velileri çocuklarına destek olmaları konusunda uyarıyor. Bu destekler çocuklarının beslenme ve uyku düzenlerine dikkat etmekle sınırlı değil. Öğrenciye kan tahlili yaptırmak ve bazı kan bileşeni değerlerini inceletmek de oldukça önem taşıyor
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
YSK ve RTÜK'ün A Haber ve 24 Haber'e, seçimlerde AK Parti yanlısı yayınlardan dolayı kestiği ceza bir haddini bilmezlik örneğiydi.Nitekim Cumhurbaşkanı çıkıp ayarı verdi. Verirken de çok doğru şeyler söyledi. “Özel şirket, istediğini çıkartır, istediğini çıkarmaz. Bu cezalar basın özgürlüğüne aykırı, düpedüz sansür.” Haklı mı? Tamamen haklı ve fazlası da var: Aynı yayını gazete yapınca kesmediğiniz cezayı, cam ekrana hangi mantıkla kesiyorsunuz? Cumhurbaşkanı'nın basın özgürlüğü konusundaki bu hassasiyeti hiç olmazsa devletin zirvesinde temel hak ve özgürlüklerle ilgili bilgi ve görgü eksikliği olmadığını gösterdiği için çok önemli. Demek yaşadığımız ağır basın özgürlüğü sorunları ufuk noksanlığının, cehaletin değil siyasî icapların ve şartların, yani bir siyasî hesabın eseri.Serbest piyasa mantığı ile bakınca hür basının yakın durduğu partiye istediği kadar destek vermesi en doğal hakkı olmalı. Ama sorun basın özgürlüğü değil, temsilî demokrasinin vazgeçilmezi olan özgür, adil ve eşit şartlarda seçimin yapılması. Tamam, isteyen istediği partiyi desteklesin; ama iktidar kendisini destekleyen basın kuruluşlarına imtiyazlar tanımasın, kamu kaynaklarından destek sağlamasın. YSK'nın ceza kestiği kanallar aynı zamanda kamu şirketleri ile yöneticisi devlet tarafından atanan özel şirketler vasıtasıyla iktidarın reklâm kıyağı geçtiği, yani kamu kaynaklarıyla finanse edilen kanallar. Gazeteler ise hem reklâm hem de kurumsal aboneliklerle ihya ediliyor. Yine de bu basın kuruluşları sürekli zarar ediyor, kısaca serbest piyasa kurallarına göre bile işletilmiyor. Karşı tarafta ise dehşet veren bir manzara var: Kamudan reklam alamayan, kendi yağıyla kavrulan, buna rağmen el konulan, devlet şirketinin uydusundan düşürülen, ağır baskılara maruz kalan muhalif medya kuruluşları. Sonuçları ise basın özgürlüğü sınırlarını aşıyor, demokrasinin asgari şartlarına dair hayatî bir soruna dönüşüyor. Devlet kaynakları ile beslenen, iktidar himayesinde, üstelik rakipleri susturulmuş bir medya gücü ve nihayetinde aldıkları cezayı verenlere ayar çeken bir cumhurbaşkanı. Devreye muhalefet partilerinin hukuku giriyor. Bu şartlarda yapılan seçimin adil ve eşit şartlarda yapıldığını kim iddia edebilir?
Reklam
Reklam
Reklam
Uzak Mesafe İlişkisini Yürütebilmek İçin Harika Bir Projeye İmza Atan Çiftten 20 Muazzam Çalışma
etiket
Koreli çift Danbi Shin ve Seok Li bir bütünün iki yarısı. Hem de aralarında 11,000 kilometre mesafe olmasına rağmen. Danbi'nin New York'a taşınması ve Seok'un Seul'de kalmasıyla birlikte çift, mesafe sorunlarını aşmak için ortak bir fotoğraf projesi gerçekleştirmeye karar veriyor. Half&Half ismini verdikleri bu projede Danbi ve Seok, günlük yaşamlarındaki deneyimleri fotoğraflıyor ve ikili bu fotoğrafları birleştirerek aslında yaşamlarının ne kadar da birbirine benzer olduğunu ve mesafelerin birliktelik hissini asla etkileyemeyeceğini gözler önüne seriyor. İşte bu harika projeden 20 muazzam fotoğraf:
Tamamen Kendine Özgü Tekniğiyle Resim Sanatına Yeni Bir Soluk Getiren Sanatçıdan 19 Çalışma
Sanatçı Russell Powell kendi eli üzerine resim yapıp sonra elini kağıda bastırarak eşsiz eserler üretiyor. Sanat eseri genellikle sanatçısından kişisel bir damga bulundurur fakat sanatçı Russell Powell'ın durumunda bu damgalama işi gerçek anlamıyla yaşanıyor. Californialı sanatçı siyah beyaz portrelerini yaparken elinin ayasını tuval olarak kullanıyor ve elini kağıt üzerine bastırarak eşsiz eserlerini oluşturuyor. Powell'ın 'el baskısı' işleri kolay bir süreçte oluşmuyor. Boyanın kurumaması için hızlı çalışması gerekiyor. Ama bu hızlı çalışma bile onu en ufak ayrıntıları  gölgelemeleri ile 3 boyutlu etki yaratan John Lennon, Dalai Lama, Kurt Cobain gibi ünlülerin portrelerini resmetmekten alıkoymuyor. Sanatçının diğer tüm işlerini incelemek için instagram hesabını takip edebilirsiniz.
Reklam
Günümüz Yaşantısına Felsefi Göndermeler Yapan 13 Dramatik Sahne
Sanatçı ikili Muntean/Rosenblum, 21. yüzyıla ait nükleer bitkiler ya da biber gazlı gösterilerinden sahneleri bir belgesel gibi hazırlıyorlar. Eserlerdeki dramatik etki, asıl konuları acı ve rahatsızlık hissi olsa da bu sahneler etrafında bir mistik duygu uyandırıyor.Onların işlerindeki en belirgin özellik ise tüm çizim ya da resimlerin altındaki beyaz boşlukta yer alan büyük harflerle yazılmış cümleler, dergilerden ya da felsefi metinlerden alınmış sözüm ona derin psikolojik saptamalar.
Reklam
Sinema ve Oyun Dünyasına Efsane Müzikler Armağan Eden Hans Zimmer'ın 20 Eseri
etiket
Hans Zimmer müzikleri dediğimizde aklımıza bangır bangır gerilimli müzikler geliyor. Birbirinden güzel filmlerin sahnelerine apayrı bir hava katıyor. Genelde sinemaya yaptığı müziklerle bilinse de oyun dünyasında da iyi işleri bulunuyor. 7 kez Oscar'a aday olan ve kazandığı 1 heykelcikle gerçek bir yaşayan efsane.
Aşkları, Özlemleri, Ayrılıkları, Hayatla ve Kendisiyle Kavgalı Olan İnsanları Anlatan 13 Şiir
Bir biz varız güzel öbürleri hep çirkinBir de bu terli karanlıkSonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorumNereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorumYarı çıplak utanmaz bir kadın resmini aydınlatıyorAkşam oluyor ya bir türlü inanamıyorumOturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlarDaha bir aydınlık olsun diye içtikleri suSarı topraktan testileri güneşte pişiriyorlarBir korkuyorum yalnız kalmaktan bir korkuyorumGündüzleri delice çalışıyorum geceleri kadınlarla yatıyorumSonra birden büyümüş görüyorum ağaçlarıKısrakları birden yavrulamışHavaları birden güneşliKadınlarla yattığım yetse yaBir de kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyorHoşlanmıyorum
Oktav Oktav Ses: Güçlü Sesleri ile Tüylerimizi Diken Diken Eden 26 Kadın Sanatçı
Onlar bağırsın biz dinleyelim... Tüylerimizi diken diken etmeye devam etsinler. Güçlü sesleri ile bizleri mest etsinler, saatlerce hayranlık ve kıskançlık ile dinleyelim. Beğendiğiniz sanatçının mutlaka başka performanslarını da dinlemenizi tavsiye ediyoruz. Tabi ki bu şarkılar kadar iyi olan başka şarkılar da vardır. Sizler de yorumlarda böyle güçlü sesli kadın şarkıcıları paylaşabilirsiniz. Keyifli dinlemeler.
Reklam