Dsö: Kovid-19 Aşısı Aralıktan İtibaren Onaya Sunulmaya Hazır Olabilir
CENEVRE (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının regülatörlerin onayına sunulmak üzere aralık ayı veya 2021'in başında hazır olacağını bildirdi.DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ'nün İsviçre'nin Cenevre kentindeki merkezinde video konferans yöntemiyle DSÖ salgın uzmanlarıyla toplantı düzenledi.AA muhabirinin, Türkiye, ABD, Rusya, Çin ve İngiltere'deki aşı çalışmalarındaki son duruma ilişkin sorusunu, DSÖ bilim heyetinden başuzman Dr. Soumya Swaminathan ve DSÖ Genel Direktör Yardımcısı Dr. Mariangela Simao cevapladı.Dünyadaki aşı çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Swaminathan, 'Tüm dünyada gerçekleşen klinik deneylerdeki ilerlemeyi görmek gerçekten çok cesaret verici. Bildiğiniz gibi şu anda klinik deneylerin bazı aşamalarında yaklaşık 40 aşı adayımız var ve bunların 10'u son aşama olan FAZ-3 denemelerinde. Bunlar (son aşamadaki aşılar) bize aşıların hem etkinliği hem de güvenliği açısından bilgi verecek.' dedi.Dr. Swaminathan, Kovid-19 aşısının regülatörlerin onayına sunulmak üzere aralık ayı veya 2021'in başında hazır olacağını bildirdi.Bilim insanı Swaminathan, Kovid-19 için pek çok adayı olmasının, etkili ve güvenli bir Kovid-19 aşısı bulunma şansını artırdığına dikkati çekti.DSÖ Genel Direktör Yardımcısı ve İlaçlar ve Sağlık Ürünleri Sorumlusu Dr. Simao ise 'Bu aşının, denemenin yapıldığı ülkede, deneye tabi tutulduğu ülkede ruhsatlandırılması gerekecek.' dedi.Simao, DSÖ'nün Kovid-19 aşısı için 'ulusal regülatör makamlarla çok yakın çalıştığını belirterek, FAZ-3 denemelerinin fiilen sona ermesinden sonra yaygın bir aşılama için pek çok adım atılması gerektiğini kaydetti.
İngiltere Başbakanı Johnson Koronavirüs Tedbirleri Kapsamında Yeni Kısıtlamaları Açıkladı
LONDRA (AA) - İngiltere Başbakanı Boris Johnson, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayılarındaki artışının tehlikeli bir noktaya ulaştığını belirterek, 'orta, yüksek ve çok yüksek' olmak üzere 3 yerel uyarı seviyesi oluşturduklarını duyurdu. Johnson, Avam Kamarasında yaptığı açıklamada, virüsün yayılmasına izin verdikleri takdirde 'engellenemez bir ölüm oranıyla' karşılaşacakları ve bu nedenle sağlık çalışanlarının diğer hastalarla ilgilenemeyeceği uyarısında bulundu.Ülke genelinde okulları ve iş yerlerini kapatmanın, insanlara evlerinde kalmalarını söylemenin mümkün olmadığına işaret eden Johnson, ikinci bir ulusal karantinanın doğru bir yöntem olmayacağını söyledi.Johnson, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybeden birçok genç olduğuna dikkati çekerek virüsün yalnızca yaşlıları öldürdüğü düşüncesinin yanlış olduğunu belirtti.3 aşamalı yerel Kovid-19 uyarı seviyesiJohnson, yeni önlemler kapsamında yerel vaka oranlarına bağlı olarak İngiltere genelinde 'orta', 'yüksek' ve 'çok yüksek' olmak üzere üç 'Yerel Kovid-19 Uyarı Seviyesi' oluşturduklarını söyledi.'Orta Uyarı Seviyesinin' ülkenin genelinde uygulanacağını kaydeden Johnson, buna göre 'altı kişi kuralı' ile bar ve restoranların 22.00’den sonra kapalı olmaya devam edeceğini bildirdi.Johnson, 'Yüksek Uyarı Seviyesinin' belirlendiği bölgelerde yaşayanların başka evlerde ve kapalı alanlarda diğer ailelerle sosyalleşmesinin engelleneceğini ve 6 kişi kuralının bu bölgelerdeki hanelerin özel bahçelerinde de geçerli olacağını aktardı.Johnson, Manchester ve Birmingham şehirlerinin yüksek uyarı seviyesinin olduğu bölgeler içerisine alındığını da bildirdi.'Çok Yüksek Uyarı Seviyesinin' vaka sayılarının çok hızlı arttığı ve Ulusal Sağlık Sisteminin (NHS) “dayanılmaz baskı” altında olabileceği bölgelerde geçerli olacağını kaydeden Johnson, bu bölgelerde evde ve dışarda sosyalleşmenin tamamen yasaklanacağını, barlar ve restoranların da kapalı olacağını açıkladı.Johnson, pazartesi gününe kadar ülke genelinde her bölgeye bir uyarı düzeyinin verileceğini sözlerine ekledi.Günlük 50 bin vakadan korkuluyorAvrupa'da Kovid-19'dan en çok ölümün olduğu İngiltere'de vaka sayısı ağustostan itibaren yükselişe geçmişti.İngiltere'de hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance, 20 Eylül'de yaptığı açıklamada, Kovid-19 vakalarının her hafta 2 kat arttığına dikkati çekerek, bu şekilde devam etmesi durumunda ekim ayı ortalarında günlük 50 bin vakanın görülebileceği uyarısında bulunmuştu.TedbirlerÜlkede 24 Eylül'de yürürlüğe giren önlemler kapsamında, tüm bar ve restoranlar sadece masalara hizmet vermeye ve saat 22.00'den sonra kapanmaya başlamıştı.Perakende mağazaları, taksiler ve konaklama sektöründeki mekanlarda da maske takmanın zorunlu hale geldiği ülkede, düğünlere katılacak kişi sayısı da 30'dan 15'e düşürülmüştü.Ülkede artan vakalar karşısında 14 Eylül'den itibaren 6'dan fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklanmış, stadyumların 1 Ekim'de kısmen açılmasına ilişkin plan da rafa kaldırılmıştı.Önlemler kapsamında ayrıca maske takmama veya 6 kişi kuralına uymamanın cezası 2 kat artırılarak 200 sterline çıkarılmıştı.
Milli Savunma Bakanı Akar, Kara Harp Okulu Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Açılışında Konuştu:
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ege ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin, 'Bizi test etmeyin. Gelin konuşmalarla görüşmelerle yapılması gereken ne varsa diyalogla bunları çözelim.' dedi.Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu'nun yeni eğitim öğretim yılı açılış törenine katıldı.Törende konuşan Akar, ilim ve irfan yuvası Kara Harp Okulu'nda Harbiyelilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başladı.Başarılarla dolu bir eğitim-öğretim yılı temennisinde bulunan Akar, bölge olarak hassas bir dönemden geçildiğini, siyasi kriz, çatışma, terörizm ve mülteci akınları gibi nedenlerle küresel güvenlik ve istikrarın ciddi risk altında olduğunu belirtti.Türkiye'nin etrafındaki risk, tehdit ve tehlikelerin sadece nicelik olarak değil nitelik olarak da çok değişik boyutta artarak devam ettiğini aktaran Akar, şunları söyledi:'TSK'nin vazifesi karada, denizde ve havada tüm hak alaka ve menfaatlerimizi korumak, 83 milyonun güvenliğini sağlamak, egemenliğimiz, bağımsızlığımız çerçevesinde yapmamız gereken ne varsa bunu yapmaktır. Şu anda da gerek yurtiçi gerekse sınırötesinde kahraman ve fedakar TSK mensupları karada, denizde ve havada, gece-gündüz, yaz-kış, dağ-bayır demeden fedakarca çalışmaya, kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye devam ediyor.'Ermenistan tarafından Azerbaycan'a ait sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırılara da değinen Akar, Ermenistan'ın kardeş Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini yaklaşık 30 yıl önce işgal ettiğini anımsattı.Temmuz ve eylüldeki saldırıların ardından Azerbaycan'ın 'artık yeter' diyerek, öz topraklarını geri almaya yönelik mücadeleye girdiğini aktaran Akar, 'şöyle devam etti:'Bu mücadele başladıktan sonra birtakım çevreler diyalogu hatırladı, müzakereden, görüşmeden, barışçıl yol ve yöntemlerden, siyasi çözümlerden bahsediyorlar. Onlara sormak lazım, 30 yıl boyunca Azerbaycanlı kardeşlerimiz diyalog, müzakere, siyasi çözüm için bekledi. Ne yaptınız bugüne kadar? Azerbaycanlı kardeşlerimiz hakkını, hukukunu, öz topraklarını almak, oradan çıkarılmış olan vatandaşlarının kendi topraklarına, evlerine dönebilmelerini sağlamak için mücadelesini sürdürüyor. Bu haklı mücadelede, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri sonuna kadar Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır.'Azerbaycan'ın ateşkes kararına uymasına rağmen Ermenistan'ın ateşkesi bozduğunu dile getiren Akar, 'Gence ve diğer toprakları füzelerle çok acımasız bir şekilde oradaki sivil vatandaşı hedef alarak saldırılarına devam ettiler. Dolayısıyla bunların güçten başka bir şeyden anlamadıklarını da bütün dünya görmeli.' ifadesini kullandı.'Ermenistan, işgal ettiği toprakları boşaltmadan, paralı askerleri ve oradaki teröristleri topraklarından çıkarmadan durmak yok. Azerbaycan hakkını arıyor, hakkını alacak.' diyen Bakan Akar, şunları söyledi:'Burada uluslararası hukuktan, teamüllerden, anlaşmalardan bahsediliyor. Bütün bunları alt alta koyduğunuzda ortaya çıkan durum, Ermenistan'ın işgal attığı toprakları derhal boşaltmasıdır. Getirdiği teröristleri, paralı askerleri derhal topraklarından çıkarmasıdır. Hukuk, akıl, mantık bunu emrediyor ve bunu bekliyoruz. Bunun olmaması halinde de yapılması gerekenler belli, bu konuda da Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri büyük bir özveriyle kahraman ve fedakarca faaliyetlerini yürütüyor.'Akar, saldırılarda şehit olanlara rahmet, yaralılara da acil şifa dileklerini ileterek, 'Tüm Azerbaycan halkına başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.' dedi.'Libyalı kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya devam edeceğiz'Türkiye ve Libya arasında 500 yıllık tarihi kardeşlik bağlarının olduğunu vurgulayan Akar, Türkiye'nin BM tarafından tanınan meşru hükümet ile yapılan anlaşma kapsamında orada olduğunu belirtti.Türkiye'nin faaliyetlerini uluslararası hukuka uygun şekilde gerçekleştirdiğini aktaran Akar, şöyle konuştu:'Diğer ülkeler, bencil bir şekilde sadece ve sadece kendi hak ve hukuklarını düşündükleri için hiçbir şekilde diğer insanlara, ülkelere hak ve hukuk tanımadıkları için bunları çarpıtıyorlar. Dolayısıyla bu konuda çok rahatız, her ortamda bunu savunacak durumdayız. Bu çerçevede oradaki Libyalı kardeşlerimizle beraber onların birliğinin, bütünlüğünün sağlanması, ülkesinin güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Özellikle Libya Silahlı Kuvvetlerinin teşekkülü, düzenli orduya geçişi bakımından bizim tecrübemiz, bilgimiz neyse oradaki kardeşlerimizle de paylaşıyoruz. Burada bizim tek amacımız, darbeci Hafter grubunun bir an önce tasfiye edilmesi ve bunun sonunda da BM tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti çerçevesinde tek Libya olarak, ülkenin birlik ve beraberlik içinde olmasına yönelik desteğimiz, dileğimiz, iş birliğimiz bundan ibaret. Her türlü baskıya rağmen Libyalı kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya devam edeceğiz.'İdlib'deki gelişmelerİdlib'de rejimin binlerce insanı katlettiğini ifade eden Akar, 'Biz buna 'dur' demek, bunu engellemek için oradayız.' diye konuştu.Mehmetçiğin faaliyetlerinin ardından 411 bin Suriyeli'nin evlerine güvenli ve gönüllü şekilde döndüğünü belirten Akar, 'Ruslarla görüşmelerimiz devam ediyor. Barışçıl yol ve yöntemlerle birtakım siyasi çözümlere ulaşmak için de arkadaşlarımız Ankara'da, Moskova'da heyetlerarası görüşmeler yapmak suretiyle bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' ifadelerini kullandı.Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki gelişmelere de değinen Akar, 'Bütün sorunlarımızın çözümünde uluslararası hukuka, teamüllere uygun, ikili anlaşmalara saygılı, iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Bütün söylediklerimizi de her ortamda savunduk, savunmaya devam ediyoruz' dedi. Türkiye'nin karşısındakilerin, konulara böyle yaklaşmadığını vurgulayan Akar, şunları kaydetti:'Tüm bu diyalog, görüşme, sorunların hukuka uygun şekilde çözülmesine yönelik çalışmalarımıza maalesef karşılık bulamıyoruz. Her fırsatta gerilim, saldırı, bir şekilde olayları tırmandırmaya yönelik davranışlar çıkıyor. Neden? Çünkü batılıların zamanında verdiği destek nedeniyle müthiş bir şımarıklık var. Üçüncü taraflar da yeteri kadar objektif, tarafsız, aklıselimle yaklaşmıyorlar problemlerin çözümüne. Bunu da üçüncü taraflarla yaptığımız görüşmelerde her fırsatta dile getiriyor, onları aklıselime davet ediyoruz. Bazıları kapalı kapılar arkasında birçok şeyi itiraf ederken, dışarı çıktıları zamanda çeşitli nedenlerle söyleyemediklerini, söyleyemeyeceklerini de açıkça dile getiriyorlar.'Türkiye'nin hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğinin altını çizen Akar, 'Onun için diyoruz ki 'azimliyiz, kararlılıyız ve muktediriz.' Bizi test etmeyin. Gelin konuşmalarla görüşmelerle yapılması gereken ne varsa diyalogla bunları çözelim.' dedi.Akar, savunma ve güvenlik konularına değinen konuşmasının sonuda öğrencilere sigara içmemeleri, ailelerine önem vermeleri gerektiğini belirterek, koronavirüs ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerin harfiyen uygulanmasının önemine işaret etti.Bu coğrafyada var olmak için etkin, caydırıcı ve saygın ordunun önemine vurgu yapan Akar, sözlerini şöyle tamamladı: 'Asil milletin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, akıl ve bilim ışığında, anayasa ve yasalar çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, milletinin emrinde görevinin başındadır. Peygamber ocağı olarak da bilinen ordumuz, asil milletinin sevgisi, güveni ve duasından aldığı güçle görevini 'ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışıyla ciddiyet ve samimiyetle yerine getirmeye devam edecektir.'
Reklam
Reklam
Ankara "Kardeşlik İçin Futbol" Fotoğraf Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor
ANKARA (AA) - Rusya Bilim ve Kültür Merkezi, başkent Ankara'da 'Kardeşlik İçin Futbol' adlı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği, Rus TASS haber ajansı ve Anadolu Ajansı koordinasyonunda gerçekleştirilen sergide, 2018 UEFA Uluslar Ligi'nde Türkiye ile Rusya arasında oynanan iki futbol maçından 36 fotoğraf karesi yer alıyor.Sergide yer alan fotoğraflar Anadolu Ajansı ve TASS'ın foto muhabirleri tarafından çekildi.Büyükelçi Danışmanı Enver Sheykhov, Türkiye ile Rusya'nın bu yıl diplomatik ilişkilerinin 100. yılını kutlaması nedeniyle serginin zamanlamasının önemli olduğunu vurgulayarak etkinliğin iki ülke vatandaşlarının birbirlerini daha fazla tanımasına olanak sağladığını söyledi. Sheykhov, serginin iki ülke arasındaki kardeşliği ve dostluğu simgelediğini sözlerine ekledi.Fotoğraflar en az bir hafta süreyle sergilenecek.
Savaş Önemli Yazio: Neden Multitasking Olamayız?
etiket
Multitasking kavramını eminim bir yerlerden duymuşsunuzdur. Özellikle işe alım süreçlerinde şirketlerin insan kaynakları müdürlerinin en sık kullandığı terimlerden biri multitasking. Basitçe dikkat gerektiren birden fazla işi aynı anda yapabilmek demek. Bu ifadeyi çoklu görev olarak çevirip kullananlar da var. Genellikle çoğumuzda da pozitif bir algısı vardır multitasking’in. Hatta özellikle ofis sohbetlerinde; “Ben çok multitasking bir insanımdır” diye övünenleriniz vardır içinizde. Multitasking olmanın bizi daha hızlı, iş bitirici, pratik yaptığını düşünürüz. Aynı anda telefonumuzu kurcalarken ofiste katıldığımız toplantıyı takip ettiğimizi zannederiz. Bunların hepsinin külliyen yanlış olduğunu zaten anlatım tarzımdan da anlamış olmalısınız.
Reklam
Çocuklara El Yıkama Alışkanlığı Kazandırmak İçin İl İl Geziyorlar
SAKARYA (AA) - İstanbul'da kendi imkanlarıyla bitkisel sabun üreten 5 üniversite öğrencisi, Kovid-19 salgını sürecinde hijyenin önemini çocuklara anlatmak için, içine oyuncak koydukları ürünleri il il gezerek dağıtıyor. Duru, temiz ve saf kelimelerinin kısaltması olan 'DUTESA Platformu'nu kuran genç gönüllüler Emirhan Belli, Kübra Beler ve Zerda Tatar, şehirleri dolaşarak oyuncaklı sabunları çocuklara dağıtıp el hijyeninin önemini anlatıyor. Şu ana kadar 12 il gezen, imkanları yetmediği için 6 ile sabunları gönderen ve gittikleri illerde üniversitelerin laboratuvarlarında üretim gerçekleştiren gençler, Sakarya kent merkezinde aileleriyle dolaşan çocuklara oyuncaklı sabunları hediye etti. 'Hem çocuklar oyuncak sahibi oluyor hem de el hijyenini sağlıyoruz' Platformun kurucularından Uluslararası Balkan Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi Emirhan Belli (18), AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarda el yıkama alışkanlığını ön plana çıkarmak amacıyla 5 arkadaşıyla kendi imkanlarıyla sabun üretimine başladıklarını söyledi. Ürünleri endemik bitkilerin özütleriyle imal ettiklerini anlatan Belli, 'Malatya'da bulunan bir bitkinin içeriğinde el antiseptiği içeren maddeye rastladık ve bunu Ar-Ge laboratuvarlarında solüsyon olarak geliştirdik. 25. denemeden sonra el hijyenine uygun bir sabun ürettik.' diye konuştu. Belli, çalışmayı 81 ile yaymak hedefiyle çeşitli şehirleri gezdiklerini aktararak, gerekli nakdi kaynağı; oto kokuları, kolonya ve dezenfektan satarak elde ettiklerini anlattı. Sabunların içine oyuncak koyma fikrini geliştirdiklerini dile getiren Belli, 'İçine oyuncak koymamızın nedeni ise çocuklar bu sayede hem oyuncak sahibi oluyorlar hem de el hijyenini sağlıyoruz.' şeklinde konuştu. Belli, salgın sürecinde içinde kolonya, dezenfektan ve sabun bulunan çantalar ile askıda hijyen projesine de başladıklarını aktararak, şu ana kadar bunları 30 ihtiyaç sahibi aileye ulaştırdıklarını kaydetti. Daha çok kırsal kesimlere giderek çocuklara sabunları ilettiklerini vurgulayan Belli, 'Dağıtımın yanında bilim atölyeleri ve gösterileri yapıyoruz. Çünkü pandemi sürecinde evde kalan çocukların canları sıkılıyor. Hem onları eğlendirmiş oluyoruz hem de ailelerden çok olumlu tepkiler alıyoruz, bizleri tebrik ediyorlar.' dedi.Belli, yetkililerden destek beklediklerini, böylece daha çok çocuğa ulaşma imkanı bulacaklarını sözlerine ekledi.
3 veya 5 Gün Değilmiş: Koronavirüs Para ve Telefon Ekranı Üzerinde Tam 28 Gün Bulaşıcılığını Koruyor...
Küresel çapta etkisini gösteren koronavirüs için bilim insanlarının araştırmaları da sürüyor. Sık sık basına yansıyan virüsün yüzeylerdeki yaşam sürelerine ilişkin haberler ne kadar gerçeği yansıtıyor? Avustralya'da yapılan araştırma daha önce yayınlanan tüm haberleri de yalanlar nitelikte. Çünkü virüsün yüzeylerde 28 güne kadar bulaşıcılığını koruyabildiği tespit edildi. Detaylara birlikte bakalım.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Çankırı'da Konuştu:
ÇANKIRI (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıflarda yüz yüze eğitime geçilmesiyle ilgili 'Gidişatı bakıp salgının seyrini dikkate alıp her ne tedbir gerekiyorsa bu konularda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.' dedi.Selçuk, Çankırı'da Tüney Şehit Mehmet Demir İlkokulu'nda eğitim öğretim sürecinin ikinci aşamasının başlaması nedeniyle düzenlenen törene katıldı.Başta Hatay olmak üzere yurdun çeşitli bölgelerinde meydana gelen orman yangınlarına işaret eden Selçuk, mağdur olan tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.Sembolik olarak bütün öğretmenlere okul bahçelerine geleceğe nefes olsun diye fidan bağışı çağrısı yaptıklarını söyleyen Selçuk, 'Görüyorum ki bu okulumuzda da Türkiye'nin her yerinde de bu çağırımıza güzel bir uyum söz konusu.' diye konuştu.Eğitim öğretimin ikinci aşamasına 21 Eylül’den sonra gelindiğini hatırlatan Selçuk, şöyle devam etti:'Bu aşamada da bildiğiniz gibi ilkokul 1 ve okul öncesi zaten açıktı. 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıflarımızla, özel eğitim gereksinimi olan çocuklarımızın tüm kademelerindeki okulları ve tüm kademelerdeki köy okulları, ilkokul ve ortaokul olmak üzere bugün açılmış bulunuyor. Bu açılış nedeniyle de bugün Çankırı'nın bir köy okulundayız. Hep birlikte okulumuzdaki çocuklarımız ve öğretmenlerimizle beraber bugünü yorumlayıp, 'Bugün için neler yapabiliriz?' sorusunun cevabını arıyoruz.''Bütün köy okullarımızın açılıyor olmasının sevinci içindeyiz'Köy okullarıyla ilgili geçen yıldın itibaren yoğun bir çalışma olduğunu ifade eden Bakan Selçuk, şunları kaydetti:'Köy okullarımızın geliştirilmesiyle ilgili. Son derece yoğun çalışmalar sürüyor. Bu çalışmalar çerçevesinde başka bir güzel çalışma daha söz konusu. Biliyorsunuz köy okullarında öğrenci sayısına bakılmaksızın bütün köy okullarının açık kalması için bir mevzuat tedbiri aldık. Bu bağlamda da bütün köy okullarımızın ilkokul ve ortaokullarının açılıyor olmasının sevinci içindeyiz. Valiliklerimiz bünyesinde il hıfzıssıhha kurulları, il ve ilçe milli eğitim kurulları okullarımızın açılışı, kapanması ihtiyaçları konusunda bir gayret içindeler. Bu konularda alınacak tedbirlerle de yapılması gereken husus açık.'Öğrenciler için her ihtiyacın dikkate alındığının altını çizen Selçuk, 'Bu ihtiyaçlardan bir tanesi de tablet ihtiyacı. Çocuklarımızın elbette ana mecrası EBA televizyonu. EBA televizyonu çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu müfredatın tamamını kapsıyor. Çocuklarımız televizyondan ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilirler. Eğer kaçırırlarsa izleyemezlerse elbette tekrarını izleyebilirler.' ifadesinde bulundu.'Tabletlerin dağıtımı bu haftadan itibaren başlıyor'Tabletlerin dağıtımıyla ilgili kriterleri daha önce açıkladıklarını anımsatan Selçuk, 'Kriterler doğrultusunda illerde okullar marifetiyle tabletlerin dağıtımı bu haftadan itibaren başlıyor ve peyderpey devam edecek. Elbette sadece bununla kalmıyoruz biliyorsunuz 13 bine yakın EBA destek merkezi kurduk. EBA destek merkezlerinde her birinde 8, 10 bilgisayarın olduğu bir eğitim ortamı var. Çocuklar kendi okullarına değil istediği EBA Destek Merkezi olan evine en yakın okula başvurup gidip bu merkezde istediği kadar çalışabilir, destek alabilir. Burada öğretmenlerimiz de var. Onlar da yardımcı olurlar.' dedi.Bakan Selçuk, evinde çeşitli nedenlerden ötürü çalışma olanağı sınırlı olan çocuklar için ekip arkadaşları ile Türkiye'de bir ayda 13 bine yakın EBA Destek Merkezi oluşturulduklarını da vurguladı.'Salgının seyrini dikkate alıp çalışmalarımızı sürdüreceğiz'Selçuk, 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıflarda yüz yüze eğitime geçilmesiyle ilgili ise şunları söyledi:'Bundan sonraki süreçte her türlü sağlık kuralına uyarak, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun ortaya koymuş olduğu ölçütlere dayalı olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gidişata bakıp, salgının seyrini dikkate alıp her ne tedbir gerekiyorsa bu konularda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugün burada da çocuklarımızın sosyal mesafeye uygun şekilde dezenfektan, temizlik, mesafe, maske ve benzeri bütün ihtiyaç ve kurallara riayet ettiklerini görmüş olmaktan da büyük mutluluk duydum. Onlarla sohbet etme imkanımız oldu. Bu ikinci aşamayı bu köy okulundan açıyor olmanın ayrı bir mutluluğu var.'Bundan sonraki sürecin nitelikli bir eğitime dönüşmesi için her türlü tedbiri aldıklarını vurgulayan Selçuk, 'Bu tedbirlerimizi alırken de hem dünyayı izliyoruz hem de Türkiye'nin farklı bölgelerindeki ihtiyaçları dikkate alıyoruz. Ben buradan hayırlı uğurlu olsun diyorum.' diye konuştu.Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Tüney Şehit Mehmet Demir İlkokulundaki programın ardından Çankırı TOBB Fen Lisesine geçti.Tüney Şehit Mehmet Demir İlkokulundaki programa, Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu, Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk ile diğer yetkililer katıldı.
Reklam
Türk Eğitim-Sen Yüz Yüze Eğitimde Öğretmenlere Düzenli Kovid-19 Testi Yapılmasını Önerdi
ANKARA (AA) - Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle verilen aranın ardından, yüz yüze eğitimde bugün yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, sınıflarda öğrencilerle saatlerce birlikte olacak öğretmenlere Bilim Kurulunun belirleyeceği periyotlarda Kovid-19 testi yapılmasını, testi pozitif çıkanların 14 gün karantinaya alınmasını istedi. Geylan, yaptığı yazılı açıklamada, Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında ara verilen yüz yüze eğitimde, bugün kapsamın genişletildiğini hatırlatarak, bu süreçte tüm öğrencilere ve meslektaşlarına sağlık ve başarılar diledi.Salgının seyrini takip etmek ve süreci kontrol edebilmek için, milyonlarca öğrenci ile her gün muhatap olacak öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının düzenli olarak Kovid-19 testlerinin yapılmasını talep eden Geylan, 'Özellikle sınıf içerisinde öğrencilerle saatlerce birlikte olacak öğretmenlerimizin, Bilim Kurulunun belirleyeceği periyotlarda testlerinin düzenli yapılması, testi pozitif çıkan öğretmenlerimizin 14 gün karantinaya alınması sağlanmalıdır.' değerlendirmesinde bulundu. Her eğitim bölgesine bir mobil sağlık ekibi görevlendirilerek o bölgedeki okulların takibinin ve Kovid-19 testlerinin profesyonelce yapılabileceğini ifade eden Geylan, öğrencilere ve eğitim çalışanlarına eksiksiz olarak maske dağıtılmasını da istedi.Tüm öğrenci ve çalışanlara maske dağıtımı ve okulların ihtiyaç duyduğu dezenfektan ürünlerinin temini hususunda aksama yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Geylan, 'Maalesef geride bıraktığımız haftalarda bu konuda eksiklerin olduğuna şahit olduk. Benzer bir durumun önümüzdeki süreçte de yaşanması muhtemeldir. Bunun için tedbirler alınmalıdır.' ifadelerini kullandı.
Öğrenciler Özlemle Kavuşmayı Bekledikleri Okullarında Yeniden Dersbaşı Yaptı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele kapsamında uzun süredir uzaktan eğitim gören ilkokul, köy okulları, 8. ve 12. sınıf öğrencileri, lise hazırlık sınıfı öğrencileri ve özel gereksinimli çocuklar, hasret kaldıkları okullarında yeniden dersbaşı yaptı. Kovid-19 salgını nedeniyle TRT EBA, EBA ve canlı sınıf uygulamalarıyla yürütülen uzaktan eğitim sürecinde, yüz yüze eğitime aşamalı geçiş planlamasının ilk basamağı, 21 Eylül Pazartesi itibarıyla hayata geçirildi, 21 Eylül'de, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencileriyle yüz yüze eğitim başladı.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yüz yüze eğitime geçişte ikinci aşamayı ise bugünden itibaren uygulamaya koydu. Bu kapsamda, ilkokullar, köy okulları, 8. ve 12. sınıflar, lise hazırlık sınıfları ile özel gereksinimli çocukların okullarında yüz yüze eğitim başladı. Oyun kitapçıkları ve aktivitelerle salgına karşı bilinçlendirme çalışmaları Bahçeşehir Koleji Okul Öncesi ve İlkokuldan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hale Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüz yüze eğitimin 3 hafta önce okul öncesi ve birinci sınıflar için başladığını, bugün itibarıyla da 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıfların okula döndüğünü hatırlattı. Güneş, özellikle küçük yaş grubunun yüz yüze eğitime başlama kararını olumlu karşıladıklarını çünkü öğretmenin öğrencisinin gözünün içine bakarak ders anlatmasının bambaşka olduğunu ifade etti. Hale Güneş, yüz yüze eğitim öncesinde öğrenci ve velileri bilgilendirmek amacıyla Bilim ve Danışma Kurulunun liderliğinde pandemi kitapçığı ve bilgilendirme metni hazırladıklarını, ayrıca oyun kitapçıkları ve aktivitelerle de çocukların okulda sosyal mesafeyi nasıl koruyacakları, mesafeli oyunları nasıl oynayacakları, yemekten önce, gün içerisinde ve tuvalete gittikten sonra el hijyenlerini nasıl sağlayacaklarına dair bilinçlendirme çalışmaları yürüttüklerini anlattı. Sabah girişten itibaren öğrencilerin gün içerisinde birkaç kez ateşlerinin ölçüldüğünü aktaran Güneş, okulda alınan tedbirlere ilişkin şöyle konuştu. 'Öğrenciler maske takma konusunda yönlendiriliyorlar. Özellikle küçük yaş öğrencilerimiz asla maskelerini çıkarmıyorlar. Bu konuda çok dikkatliler. Günde birkaç kez maske değişimi yapılıyor. Okulun her noktasında, özellikle okul koridorları, tuvaletler, sınıfların içleri gibi tüm ortak alanlar da dahil olmak üzere sosyal mesafeye dikkati çekecek, öğrencilerin el hijyenlerini sürekli yapmalarıyla ilgili uyarıcı nitelikte görseller hazırlandı. Öğrencilerin bahçede oyun alanları belli mesafelerde ayarlandı, çizgilerle belirlendi. Okul ve sınıf girişlerine el dezenfektanları yerleştirildi. Öğretmenlerimiz malzeme alışverişi yapmamaları konusunda onlara rehberlik ediyorlar. Maske değiştirmeleri gerektiğinde de kontrol ediyorlar. Her öğrencinin sırası belirlendi. O sırayı değiştirmiyorlar. Sıralar arası mesafeler de belirlendi.'Güneş, Kovid-19 salgınıyla ilgili özellikle psikososyal destek noktasında rehber öğretmenlerin öğrencilere bilgi verdiğini, bu konuda tedirginlik yaşamadan önlemleri alarak sürecin yürütülmesi gerektiğini öğrencilere anlattıklarını dile getirdi. Bakanlığın yönlendirmesi doğrultusunda öğrencilerin velilerinin isteğine bağlı olarak haftada 2 gün okula geldiklerini, haftada 3 gün de uzaktan eğitim sürecinin devam ettiğini hatırlatan Güneş, 'Ancak veliler istemezse tamamen evden online sürece devam edebiliyorlar. Online olarak devam ettiklerinde de herhangi bir yoklama alınmıyor, öğrenciler devamsız yazılmıyor.' dedi. Hale Güneş, yüz yüze eğitim esnasında, öğrencinin herhangi bir sağlık problemi yaşaması, ateşinin yükselmesi ya da kendini halsiz hissetmesi halinde hemen ailesine haber verildiğini de sözlerine ekledi.
Reklam
Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı, Kaza Yapan Araç Sahiplerini Sevindirecek
ANKARA (AA) - MUHAMMED BOZTEPE - Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve Ticaret Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rauf Karasu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla, trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde 'Genel Şartlar'ın belirleyici olmayacağına işaret ederek, 'Bu karar sigortalıların ve trafik kazalarında zarar görenlerin lehine bir karardır.' dedi.Prof. Dr. Karasu, trafik kazalarında zarar görenler ile araç sahiplerini sevindiren Anayasa Mahkemesinin iptal kararını AA muhabirine değerlendirdi.Mahkemenin, Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, 'Trafik Sigortası Genel Şartları' ifadelerini iptal ettiğini belirten Karasu, şöyle konuştu:'Bu maddelerde, sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre belirleneceği, bu kanun ve 'Genel Şartlar'da düzenlenmeyen hususlar hakkında ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu şekilde 'Genel Şartlar'ı düzenleyen idareye çok geniş yetkiler verilmişti. Anayasa Mahkemesi, 90 ve 92. maddelerde geçen 'Genel Şartlar' ifadelerini iptal etti. Dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar' kural olarak belirleyici olmayacaktır.'Tazminatların öncelikle Karayolları Trafik Kanunu'na göre belirleneceğini ve hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu'nun haksız fillere (tazminat) ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirten Karasu, 'Genel Şartlar'ın ise sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceğini dile getirdi.Karasu, 'Dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmü uygulanamaz hale geldi. Bu karar sigorta şirketlerinin aleyhine, sigortalıların ve trafik kazalarında zarar gören kişilerin ise lehine bir karardır.' dedi.Daha önceden trafik kazasında zarar görenlerin, uğradıkları geçici iş göremezlik tazminatlarını ve geçici bakıcı giderlerini sigorta şirketlerinden talep edemediğine değinen Karasu, AYM kararıyla bu hükmün geçersiz hale geldiğini, artık sigorta şirketlerinin zarar görenlerin geçici iş göremezlik tazminatları ile geçici bakıcı giderlerini de ödemek zorunda kalacağını vurguladı.Karasu, trafik kazası sonucu araç değer kaybı miktarının Trafik Sigortası Genel Şartları'nın ekinde yer alan bir formüle göre belirlendiğini anlatarak, şu bilgileri verdi:'Bu formül uygulandığında değer kaybı miktarı aracın piyasada gördüğü gerçek değer kaybı miktarından daha az çıkıyordu. Hatta kaza yapan bir aracın kilometresi 165 binden yüksek ise aracın hasar miktarı ne kadar yüksek olursa olsun değer kaybı '0' çıkıyordu. Anayasa Mahkemesi kararıyla gerçek değer kaybını tespit etmeyen ve denetime açık olmayan bu hesaplama formülü artık uygulanamayacak. Gerçek değer kaybı, pazar koşulları nazara alındığında hasar gören aracın, hasara uğramayan emsaliyle arasında oluşan farktır. AYM kararıyla araç sahipleri artık sigorta şirketlerinden daha fazla değer kaybı bedeli alabilecek. Ayrıca 165 bin kilometreden yüksek araç sahipleri de değer kaybı talep edebilecek. Bir başka örnek de trafik kazasında ölen kişilerin desteğinden yoksun kalanların tazminat hakları konusunda verilebilir. Kararla artık destekten yoksun kalan kişiler sigorta şirketlerinden daha fazla tazminat talep edebilecek.''Karar, devam eden davarlarda da uygulanabilecek'AYM'nin verdiği iptal kararlarının, bundan önce açılmış ve devam eden davalarda da uygulanabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Karasu, 'Aksi halde anayasaya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuç ortaya çıkar ki bu durum anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olur.' diye konuştu.Karasu, Anayasa Mahkemesi kararından sonra Trafik Sigortası Genel Şartları'nın hangi hükümlerinin geçerli hangi hükümlerinin geçersiz olduğu konusunda sigorta şirketleri ve kazalarda zarar görenlerde tereddüt oluştuğundan, Hazine ve Maliye Bakanlığının en kısa süre içinde 'Genel Şartlar'ı yeniden ele alarak AYM'nin kararına uygun değişiklikler yapması gerektiğine işaret etti.Prof. Dr. Karasu, 'Ayrıca 'Genel Şartlar'da karara uygun değişiklik yapılana kadar, trafik kazasından zarar görenler sigorta şirketlerine başvuru yaparken, mutlaka Anayasa Mahkemesi kararını da eklesinler ve bu karara göre tazminat talebinde bulunsunlar.' uyarısında bulundu.
Bilim Kurulu Üyesi Açıkladı: Sınıflarda Koronavirüs Pozitif Çıkarsa Ne Yapılacak?
Okullarda yüz yüze eğitimin ikinci aşaması bu sabah  yeni önlemler kapsamında başladı. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, sınıfta pozitif öğrenci çıkarsa temaslı risk derecesine göre karar verileceğini söyledi. Yavuz, asemptomatik de olsa pozitif olan her vakanın kesinlikle bulaştırma riski olduğunu ve izole edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
İstanbul Valiliğinden Yüz Yüze Eğitimin Başlamasına İlişkin Açıklama:
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valiliği, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında liselerin hazırlık ve 12. sınıfları, ortaokul ve İmam-Hatip ortaokullarının 8. sınıfları ile okul öncesi ve ilkokulların tüm sınıflarında yüz yüze eğitim-öğretime başlandığını bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, Kovid-19 salgını sonrasında Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı önerileri doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı kararıyla Türkiye'de yüz yüze eğitimin başladığı, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında İstanbul'da okul öncesi ve ilkokul 1. sınıfların 21 Eylül'de ders başı yaptığı hatırlatı.Bugün de liselerin hazırlık ve 12. sınıfları, ortaokul ve İmam-Hatip ortaokullarının 8. sınıfları ile okul öncesi ve ilkokulların tüm sınıflarında yüz yüze eğitim-öğretime başlandığı belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi.'İstanbul'da 815 resmi 794 özel olmak üzere 1609 lisemizin hazırlık ve 12. sınıflarında eğitim gören 176 bin 734 öğrencimiz, haftada 2 gün ve günde 8 saat olmak üzere haftada toplam 16 saat yüz yüze eğitim göreceklerdir.İlimizdeki 1087 resmi, 574 özel olmak üzere toplam 1661 ortaokulumuzun 8. sınıfındaki 209 bin 750 öğrencimiz haftada 2 gün ve günde 6 saat olmak üzere toplam 12 saat eğitim görecekler.İmam-Hatip ortaokullarımızın 8. sınıfları 2 gün ve günde 7 saat olmak üzere haftada 14 saat eğitim göreceklerdir.'Açıklamada, İstanbul'daki 994 resmi, 518 özel olmak üzere toplam 1512 okulda 114 bin 605 anasınıfı, 920 bin 559 ilkokul olmak üzere 1 milyon 35 bin 164 öğrencinin bulunduğu ifade edildi. 'Çocuğunu okula göndermek istemeyen velinin yazılı onayı alınacak'Anaokulları ve anasınıflarının haftada 5 gün, günde 6 etkinlik saati olmak üzere haftada toplam 30 saat yüz yüze eğitim alacağı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'1, 2, 3 ve 4. sınıflarda okuyan ilkokul öğrencilerimiz ise haftada 2 gün, günde 6 saat olmak üzere haftada toplam 12 saat yüz yüze eğitim alacakladır. Yüz yüze eğitime başlayacak 87 okulumuzdaki 3 bin 775 özel eğitim öğrencilerine; okul öncesi özel eğitim okullarında 5 gün, günde 6 etkinlik saati olmak üzere haftada 30 saat,bağımsız özel eğitim okullarındaki tüm kademe ve sınıflarda eğitim gören öğrencilerimiz haftada 2 gün, günlük 6 olmak üzere haftada 12 saat, diğer okul türlerindeki özel eğitim sınıflarında 1,2,3,4 ve 8. sınıflardaki öğrencilerimiz haftada 2 gün, günlük 6 saat olmak üzere haftada toplam12 saat, okul yönetiminin yapacağı planlamaya göre yüz yüze eğitim verilecektir.Yüz yüze eğitimde dersler 30 dakika, teneffüsler ise 10 dakika olacaktır. Çocuğunu okula göndermek istemeyen velinin yazılı onayı alınacak ve okula gelmeyen öğrenciler devamsız sayılmayacaktır. Yüz yüze işlenemeyen dersler uzaktan eğitim yoluyla işlenecektir. Okul kantinleri kapalı olacaktır.'Vali Yerlikaya'dan yüz yüze eğitim paylaşımıİstanbul Valisi Ali Yerlikaya, yüz yüze eğitimde ikinci aşamanın başlamasına ilişkin twitter hesabından paylaşımda bulundu. Vali Yerlikaya yaptığı paylaşımda, 'Okul öncesi ve ilkokullarda tüm sınıflar, ortaokulların 8, liselerin hazırlık ve 12. sınıfları ile özel eğitim öğrencilerimiz yüz yüze eğitime bugün başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve eğitim camiamıza hayırlı olsun.' ifadelerini kullandı.
Google, Oğuz Atay'ın Doğum Gününü Kutladı
İSTANBUL (AA) - Google, yazar Oğuz Atay'ın 86. doğum gününü özel logo ile kutluyor.İnternet kullanıcıları, Google ana sayfasında Atay'ın doğum günü için hazırlanan 'doodle' ile karşılaşıyor.Doodle uygulamaları, dünya ülkeleri için önemli gün ve tatillere, kültürel olaylara ve tarihte yer alan önemli kişilere yer vererek, dikkati çekmeyi amaçlıyor. Özel tasarımlı logonun üstüne tıklanarak, o güne, kişiye, konuya özel daha ayrıntılı bilgilere erişiliyor.Oğuz AtayRoman, öykü ve oyun yazarı Oğuz Atay, 12 Ekim 1934'te dünyaya geldi. Atay, TED Ankara Kolejinin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini bitirdi.Oğuz Atay, 1960 sonrası toplumsal değişim ve aydınların tu­tumuna eleştiriler getirdiği 'Tutunamayanlar' romanıyla 1970'te TRT tarafından verilen 1970 Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülünü kazandı. Atay, 13 Aralık 1977'de İstanbul'da yaşama veda etti.Atay'ın eserleri şöyle:'Roman: Tutunamayanlar (1971, 1972), Tehlikeli Oyunlar (1973), Bir Bilim Adamının Romanı (1973), Eylembilim (tamamlanma­mış,1998) Öykü: Korkuyu Beklerken (1975) Oyun: Oyunlarla Yaşayanlar (1979-1980) Günlük (1987) Anı: Efendi Kaptan Kurtar Bizi (2005). Topografya (1970)'
Reklam