Londra’daki Britanya Müzesi (British Museum), kullandığı son teknolojiyle mumyalara ve Antik Mısır’da yaşayan insanların yaşamına ışık tutuyor.Biritish Museum’daki Antik Hayatlar, Yeni Keşifler adlı sergi eski Mısır’da yaşamın nasıl olduğuna dair ipuçları veriyor. Serginin küratörleri John H Taylor ile Daniel Antoine sekiz mumya üzerinde kullanılan son teknoloji ile antik dönem Mısır'a ve Nil nehri kıyısında yaşama ve ölüme ışık tutmayı amaçladı. “Bu mumyaları birer birey olarak daha yakından tanımak gerekiyordu,” diyor Taylor.Modern insan için eski Mısırlıların heykel ve tabutları resmi görünebilir. Küratörler bu nedenle maskenin arkasına geçip gerçek Mısırlıların yaşamını keşfetmek istemiş. Fakat tabutun ardını görmek hiç de kolay olmamış.19. yüzyılda Avrupa’yı kasıp kavuran ‘Mısır merakı’ yüzünden mumyaların sargıları özensiz bir şekilde açılmış, bu ise büyük zararlar vermişti. Bu nedenle Britanya Müzesi mumyaları açmama kararı almıştı. Fakat bunu yapmadan içeride ne olduğu konusunda arkeologların fikir edinmesi nasıl mümkün olacaktı?
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından on birinci kez AKBANK sponsorluğunda düzenlenen 34. İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Dünya sinemasının yeni örneklerinden ödüllü filmlere, Türkiye sinemasının en yenilerinden klasiklerine, yeni keşiflerden başyapıtlara, yönetmen ve oyuncuların katılımıyla yapılacak söyleşilerden partilere, şehrin gözü iki hafta boyunca festivalde olacak.Gösterdiği filmlerin çeşitliliği ve niteliğiyle 34 yıldır önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali’ne sayılı günler kaldı. İstanbul Film Festivali bu yıl 4-19 Nisan tarihleri arasında, sinemaseverlere 2014 ve 2015 yıllarının en yenilerinden klasik başyapıtlara, usta yönetmenlerin son filmlerinden yaratıcılığın sınırlarını zorlayan keşiflere yine çok zengin bir program sunacak. Festival, 20’nin üzerinde bölümde 62 ülkeden 222 yönetmenin 204 filminin yanı sıra ücretsiz olarak gerçekleştirilecek usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmalarını, sinema dersleri ile özel etkinlikleri izleyicilerle buluşturacak.
Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı, CEV Kupası çeyrek final rövanş maçında, Rusya temsilcisi Omichka'yı altın sette 15-12 yenerek yarı finale yükseldi.Karşılaşmada Galatasaray Daikin, rakibini dört set sonunda ekibini 3-1 mağlup etti. İlk maçı Rusya temsilcisi 3-0 kazandığı için maç altın sete uzadı. Altın seti 15-12 kazanan Galatasaray kupada yarı finale yükseldi.Burhan Felek Voleybol Salonu'nda oynanan karşılaşmada ilk seti sarı-kırmızılılar 25-13 kazandı. Büyük çekişmeye sahne olan ikinci setten Galatasaray 25-27 mağlup ayrıldı. Üçüncü sette ise yine büyük çekişme vardı.Galatasaray Daikin bu sette rakibine 25-23'lük üstünlük kurarak karşılaşmada 2-1 üstünlüğü yakaladı. Son sette ise oyuna hakim olan Galatasaray 25-15'lik sonuçla maçı altın sete götürdü.Altın setten 15-12 galip ayrılan Galatasaray Daikin, CEV Cup'ta adını son dört takım arasına yazdırdı.Fotomaç
Sağlıklı ve kalıcı zayıflama ile kas geliştirme konusunda yıllardır yapılan araştırmalar ve çeşitli yöntemler olmazsa olmaz şu beş kuralı ön plana çıkarttı:Kas yapısını derinden güçlendirmekGüçlü kas dokusu ile kas dokusu çevresindeki yağ yakımını hızlandırmakKas liflerini artırmakMetobolizmayı hızlandırmakKan dolaşımını hızlandırmakEstetik Plastik Rekonstruktif Cerrah Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu, sağlıklı ve kalıcı zayıflama, güçlü ve estetik vücut yapısı için bu olmazsa olmaz 5 maddenin şart olduğunu belirtiyor ve ekliyor:Klasik fitness antrenmanları tüm kas gruplarını çalıştırmak ve derinlemesine güçlendirmek anlamında maalesef çok yeterli olamıyor. Spor teknolojisinin geldiği son nokta olan ve Avrupa ve Amerika’da kullanımı hızla yaygınlaşan EMS teknolojisi ile vücudumuzdaki 36000 kas lifini aynı anda çalıştırabiliyoruz. Kas aktivitesinin artması çevre dokulardaki yağ yıkımını hızlandırarak kasların gelişmesine ve yağsız bir beden tipine sahip olmayı kolaylaştırıyor.Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu, sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın temelinde güçlü kas yapısı olduğunu vurguluyor ve beş altın kuralın EMS teknolojisinde birleştiğini ve bu teknolojinin Avrupa Amerika gibi gelişmiş ülkelerden sonra Türkiye’ye de geldiğini müjdeliyor. Ancak EMS teknolojisini kullanırken medikal onaylı cihazlar ve sertifikalı kişisel antrenörler eşliğinde ve hijyenik ortamlarda antrenman yapılmasına çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu konuda Türkiye’de ilk defa Amerikan Sağlık Bakanlığı onaylı ileri teknolojik cihazlarla, sertifikalı antrenörler eşliğinde, hijyenik stüdyolarda faaliyet gösteren GOMAX gibi dünya markalarının tercih edilmesinin önemini vurguluyor.Dünya çapında kendini kanıtlamış ve EMS teknolojisinde medikal onaylı cihazlarla faaliyet gösteren GOMAX firmasının (www.gomaxturkiye.com) Alman sahibi Krisztina Burmeister, Nurnberg Üniversitesi’nde ve diğer akademik çalışmalar sonucunda, EMS antrenmanlarının vücut kompozisyonu üzerinde oldukça olumlu etkileri olduğunun kanıtlandığını ve yağ kitlesini azaltırken kas hacmini artırdığı gözlemlendiğini, ayrıca metabolizma hızında ve kan dolaşımının hızında artırıcı bir etkisi olduğunu anlatıyor. Bu teknolojiyi en üst seviyedeki aletlerle Türk halkı ile buluşturmaktan mutlu olduklarını belirtiyor.
Fukuşima nükleer felaketinin üzerinden neredeyse dört yıl geçti. Facia, dünya çapında nükleer enerjiye bakışı önemli ölçüde etkiledi.“Fukuşima faciası nükleer enerji konusunda küresel bir kilometre taşı.” Çevre örgütü Greenpeace tarafından facianın dördüncü yıl dönümü öncesinde açıklanan bir rapora göre, nükleer enerji sektörünün ekonomik ağırlığı ve önemi giderek azalıyor. Dünya çapındaki nükleer santrallerde üretilen elektrik miktarının 2011’de yüzde 4, 2012’de de yüzde 7 gerilediğine dikkat çekilen raporda, özellikle Japonya’daki tüm santrallerin kapatılmasının etkili olduğu, ancak buna ek olarak Almanya, Fransa, Finlandiya, Güney Kore ve ABD’nin de aralarında bulunduğu toplam 16 ülkede söz konusu miktarda azalma kaydedildiği belirtiliyor.Nükleer santrallerin faturası kabarıyorGreenpeace, birçok ülkenin Fukuşima sonrasında nükleer enerjiye geçiş planlarından vazgeçtiğini veya bu planları ertelediğini hatırlatıyor. Raporda ayrıca güvenlik konusundaki yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması nedeniyle, santrallerin işletmesinin de giderek daha pahalı bir hal aldığı vurgulanıyor.'Yenilenebilir enerji ciddi rakip'Her yıl açıklanan Dünya Nükleer Endüstri Durum Raporu'nun hazırlanmasına da öncülük eden bağımsız enerji ve nükleer politika analisti Mycle Schneider ise küresel trendleri şöyle özetliyor: “Nükleer santrallerden gelen elektriğin üretim masrafları son yıllarda önemli ölçüde arttı. Bu önemli bir gelişme, zira başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere tüm diğer teknolojilerin masrafları azalıyor. Yenilenebilir enerji ciddi bir rakip, ayrıca Avrupa’da elektrik tüketimi de geriliyor.”Finansmanı zor1997'de 'alternatif Nobel' olarak bilinen Doğru Yaşam Ödülü'ne layık görülen enerji analisti Mycle Schneider, 1970’li yıllarda altın bir geleceği olduğuna inanılan nükleer santrallerin, günümüzde finansmanının bile zorlaştığına dikkat çekiyor. “Bugün nükleer santrallerin finansmanını üstlenen tek bir büyük ticari banka bile kalmadı. Tüm kredi derecelendirme kuruluşları yeni bir nükleer santrale yatırıma olumsuz not veriyor.” diyen Schneider, buna karşılık, Siemens örneğinde olduğu gibi nükleer enerjiye vedanın da, bu kuruluşlardan olumlu not kazandırdığını hatırlatıyor. Nükleer santral inşaatlarının sayısının ise çok az olduğunu ve sadece belli sayıda inşaat şirketinin ayakta kalmayı başarabildiğini belirten enerji analisti, son olarak, kendini dünyanın bir numarası olarak lanse eden Fransız Areva şirketinin kredi notunun 2014 sonunda ıskarta seviyesine indirildiğine dikkat çekiyor. Rus Atomenergoprom şirketinin notunun da, birkaç gün önce aynı şekilde ıskarta seviyesine çekildiğini kaydeden Schneider, “Yani özetle finans dünyası, hangi ülkeden olursa olsun, nükleer enerji şirketlerine kötü not veriyor.” tespitinde bulunuyor.“ Tam bir devrimin ortasındayız”30 yılı aşkın süredir nükleer enerji alanındaki gelişmeleri izleyen Schneider, gelecek yılların enerji sektöründe ne gibi değişikliklere gebe olduğu sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “Tam bir devrimin ortasındayız. Deutsche Bank ya da İsviçre'nin en büyük bankası olan UBS'in en yeni analizleri gayet ilginç. UBS, binanın çatısına konacak bir güneş enerjisi sisteminin ve elektrikli bir taşıtın 2020 yılında birçok insan için karlı olacağını hesaplamış. Bu tür gelişmeler tüm enerji sistemini baştan aşağı değiştirecektir. Deutsche Bank'ın tahminlerine göre ise, tüketicilerin güneş enerjisi ile kendi ürettikleri elektrik birçok ülkede şimdiden şebekeden gelen elektrikten daha hesaplı. Bu da, geleceğin enerji piyasasında geçerli olacak kuralların günümüzdekiler ile yakından uzaktan alakası olmayacağı anlamına geliyor.”Nükleer enerji sektörünün geleceğiBağımsız enerji ve nükleer politika analisti Mycle Schneider, tüm bu gelişmelerin nükleer enerji sektörü için ne anlama geleceğini tek bir kelimeyle özetliyor, 'felaket!”.Deutsche Welle Türkçe | Gero Rueter
Arjantin'de, Fransa yapımı reality show 'Dropped'un ekibini taşıyan iki helikopterin çekim esnasında çarpışması sonucu 10 kişi hayatını kaybetti. Paris, ölenler arasında 3 ünlü sporcu olduğunu doğruladı.Yerel yetkililerin açıklamalarına göre, Buenos Aires'in bin 170 kilometre kuzeybatısında Villa Castelli bölgesinde meydana gelen kazada helikopterlerde bulunan 10 kişiden kurtulan olmadı.
2003 yılının Eylül ayında iki ezeli rakip, Olimpiyat Stadı'nda karşı karşıya.Galatasaray, Kemal ve van Hoojdonk'un gollerine sadece birer dakika sonra Arif ve Hakan Şükür ile cevap veriyordu.Karşılaşmanın 90.dakikasına 2-2'lik eşitlik ile girilirken sarı-kırmızılı ekip korner kullanıyor, Hakan Şükür ile birlikte topa yükselen Fenerbahçe'li Luciano topa eliyle müdahale ediyordu.O an Hakem Muhittin Boşat dışında stattaki herkesten 'penaltı' sesi yükseliyordu.
Her yıl birçok toplumsal olay meydana geliyor ve bir o kadarı da unutuluyor. Ancak bazı olaylar ve kişiler var ki, isimleri, yaptıkları yıllarca hatırlanıp örnek olacak. İşte 2014'e damga vuran kadınlar.
Milli Eğitim’in “değerler eğitimi”ne göre; Alaaddin’in Sihirli Lambası, Pamuk Prenses, Robin Hood, Külkedisi, Sherlock Holmes gibi kitaplar “hırsızları kutsadığı için” sakıncalı.İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün şubat ayında 9. sayısı çıkan İstanbul Eğitim ve Kültür Dergisi’nde, 'Değerler Eğitimi Özel Sayısı'nda Batı’da ortaya çıkan masal ve romanların çocukları edilgenliğe ve hırsızlığa yönelttiği iddia edildi.Türkiye’nin yeni değerlerinin Kuran ve din olduğunun vurgulandığı dergide ‘Batı Edebiyatının Olumsuz Etkileri’ başlıklı bir yazı kaleme alan Tuncel Altınköprü, “Kendi yazınımızla birlikte Batı’nın kimi edebiyat ürünlerini hiç incelemeyip irdelemeden çocuklarımıza sunarken, ne yazık ki onları birtakım tehlikelerin içine atıyoruz” diyor.'KATİLLER KUTSANIYOR'Altınköprü, kült haline gelmiş ve dünyanın her tarafında okutulması için devletlerce teşvik edilen klasikleşen kitaplar için şu ifadeleri kullanıyor: 'Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaeddin’in Sihirli Lambası, Çizmeli Kedi, Sihirli Fasülyeler, Bremen Mızıkacıları, Oduncunun Çocukları, Külkedisi, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses, Kibritçi Kız gibi masallarsa fena! Bu masalların aslında hırsızlığı, kapkaççılığı, dolandırıcılığı övdüğünü; kötüleri, hırsızları, katilleri kutsadığını, giyim kuşam düşkünlüğünü körüklediğini; tembelliği, acizliği teşvik ettiğini; onları pasifliğe sürüklediğini, çocuklarımızı bu tür davranışlara özendirdiğini söylersem bana inanır mısınız? …Bütün bu saydığım masalların konuları aslında ortaktır ve hırsızlık masallarıdır. Masal kahramanları, bu serüvenlerde Kırk Haramilerin zenginliklerini, büyücünün sihirli lambasını, devin altın yumurtlayan tavuğunu, sihirbazın ve hırsızların hazinesini çalarlar. Sahipleri peşlerine düştüğünde de, onları acımasızca öldürürler. Sonra da elde ettikleri bu zenginliklerle ömürlerinin sonuna kadar rahat ve mutlu yaşarlar.'ORMANDA BİR SOYGUNCU YAŞANIYORDergide Tuncel Altınköprü imzasıyla yer alan yazıda sadece masallar değil romanlar da akıl almaz ifadelerle itham ediliyor. “Yabancı kökenli masallardaki olumsuz öğeler masallarla sınırlı değil ne yazık ki! Bazı çeviri romanlarla ilgili şu kısa bilgiler sözlerime tercüman olmaya yeter” ifadelerine yer veren yazar, ünlü edebi romanlar için şu ifadeleri kullanıyor:Robin Hood Ormanda yaşayan bir soyguncu ve çetesi… (Televizyonda gördüm, Hırsızlar Prensi diye yüceltilerek isimlendirilmişti.)Arsen Lüpen Kibar hırsız, salon adamı… Polislere asla yakalanmayan gözü pek ve çapkın maceracı…Fantoma Bir türlü başa çıkılmayan suç makinesi… Fantoma ve Müdürü Juve…Killing Ele geçirilemeyen cani…Sherlock Holmes Nikotin ve esrar bağımlısı, anti sosyal efsanevi özel dedektif….'BOMBADAN DAHA TEHLİKELİDİR' ZİHNİYETİn Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Barış Uluocak ‘Değerler Eğitimi’ diye cilalanarak okullara yerleştirilmeye çalışılan modelin nasıl ürkütücü bir edebiyat ve sanat düşmanlığı içerdiğini dergi sayesinde tespit ettiklerini söyledi. Uluocak, “Çocuk edebiyatı klasiklerinin ve masalların bile suça teşvik eden unsurlar gibi gösterilmesi nasıl derin bir cehalet taarruzuyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Masalları ve hikâyeleri akıl almaz bir saldırganlıkla itham edenler sanırım ‘bazı kitaplar bombadan daha tehlikelidir’ diyen Erdoğan’ın izinden gidiyorlar” değerlendirmesi yaptı.Serbay Mansuroğlu / BirGün
Erkekler 3 bin metrede 7:38.42 ile şampiyona rekoru kıran Ali Kaya, Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.Daha önce gençlerde de iki Avrupa şampiyonluğu bulunan Kenya asıllı Ali Kaya, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da gelen altınla, Türkiye'ye şampiyona tarihinde altın madalya kazandıran üçüncü sporcu oldu.Erkekler 3 bin metrede ikincilik, 7:44.48'lik derecesiyle Britanyalı Lee Emanuel'e gitti.Norveçli Henrik Ingebrigsten ise 7:45.54 ile bronz madalya kazandı.Al Jazeera
Biz Bursalıların kullandığı bir deyim. heykel'e gitmek bursa halkı arasında heykel'e çıkmak olarak adlandırılır. Kafkasın önünde buluşmadan önce heykele çıkılır.Altıparmak Burçta sinema izledikten sonra, altıparmak'tan hareketle sıra dükkanlar önünden geçerek itfaiyeye varılır, oradan da heykel bölgesine çıkılırdı bir zamanlar. hey gidi günler hey!Sonuç olarak; Bursalı olmayan bilmez,heykele gidilmez heykele çıkılır :)
Hayao Miyazaki Japonya'nın en büyük animasyon yönetmenlerinden biridir. 50 yılı aşkın bir süredir animasyon dünyasının içindedir ve en yakın çalışma arkadaşı Isao Takahata ile birlikte Studio Ghibli adlı animasyon stüdyosunun kurucusudur. Onun filmlerinde eğlenceli araziler, zorlayıcı karakterler, nefes kesen animasyonlar olağan üstü bir kurgu vardır. Uluslararası bir üne sahiptir.Hayao Miyazaki'nin başarısını kanıtlayacak örnekler(Çeşitli film festivalleri ve ödül törenlerinden yaklaşık 70 ödülü vardır);En iyi animasyon film Oscar'ı 2003Akademi onur ödülü 2014Yılın animasyonu dalında Japon Akademi Ödülü 2014 Wind Rises, 2009 PonyoEn iyi film dalında Japon Akademi Ödülü 2002 Spirited Away. 1998 Princess MononokeNebula en iyi senaryo ödülü 20007 Howl's Moving CastleVenedik Film Festivali Mimmo Rotella Vakfı Ödülü 2008 PonyoAltın Ayı 2002 Spirited AwayDaha fazlası için: http://www.imdb.com/name/nm0594503/awards
Eski zamanlarda Fatih ve Bayezid Camilerinin avlusunda sergi kurulur ve bu avlular yiyecek v.s. satan küçük dükkanlarlar dolardı.Topkapı Sarayı bu ismini Eski Sarayın sahilindeki toplu kapısından almıştır. Bu sarayın, Fatih zamanındaki adı Yeni Saray idi.Çadıri Osmanlıların ilk hanesi, ilk sarayı, ilk taht evidir. Osmanlı sarayı, pek muhteşem ve çok odalı idi. Hele havaya dayanıklılığı ve ihtişamı pek meşhurdu.II. Süleyman kadınlarla meşgul olmazdı. Saraylılar harem ağalarıyla rezalete başladılar. Bu yüzden hizmeti olmayan ağaların içeri girmesi men edildi.Sultan Orhan zamanında Bizans’ta taht kavgaları oluyordu. Kantakuzinus’un yardımına giden Türkler, Bizans’ta büyük bir itibar kazanmışlardı. Saraya serbestçe girip çıkabiliyor, Bizanslılara hakim sıfatını takınıyorlardı.Osmanlı şehzadeleri babaları ile beraber harbe giderlerse ihtiyat kuvvetlerini kumanda ederlerdi.
Bu elbise ne renk tartışması bütün dünyayı sardı elbise inanılmaz bir şöhrete sahip oldu 'Mavi-siyah' mı yoksa 'beyaz-altın' mı tartışmaları günlerdir kesilmedi Elbise hakkındaki 'renk illüzyonu' tartışmaları sürerken, Güney Afrika'da elbise inanılmaz bir projeye konu oldu.Güney Afrika'da Kurtuluş Ordusu tarafından sosyal bir proje olarak başlatılan kampanyada, sözkonusu elbise, vücudunda moruklar ve çürükler bulunan bir kadına giydirilerek, 'aile içi şiddet' konusunda güçlü bir mesajın yer aldı bir sosyal mesajın yayılması için vasıta oldu.'MAVİYİ VE SİYAHI GÖRMEK BU KADAR ZOR MU?'Fotoğrafın sağ üst kısmında 'Mavi ve iyahı görmek neden bu kadar zor' sloganıyla elbiseyi taşıyan kadının vücudundaki 'morluk ve siyahlıklara' dönüşen şiddet izlerine dikkat çekildi.Kurtuluş Ordusu sözcüsü kampanyaya ilişkin şunları söyledi : 'SUÇUN GERÇEK ETKİSİNİ İNSANLARA GÖSTERMEK İÇİN...'Kadın-erkek herkes, çocuklar her gün aile içi şiddetin yıkıcı etkilerini görüyor... Dört kadından birinin aile içi şiddet mağduru olduğunu biliyoruz. Bu kampanyayı yaymak, birden bire inanılmaz bir üne kavuşan bu elbiseyi kullanarak dikkat çekmek için kullandık. Bu resim bu suçun gerçek etkisini görmek için insanlara yardımcı olur umarım...'BU ELBİSE NASIL YAYILMIŞTI?'Swiked' adlı 21 yaşındaki İskoç şarkıcı Caitlin McNeill tarafından Tumblr'da yayınlanan ve sosyal medyada kıyameti koparan elbise fotoğrafı dünyayı 'hangi renk olduğu konusunda' resmen ikiye bölmüştü. İnternethaberSözkonusu kampanyanın afişi:
Bugün, sokakta motosiklet kullanan bir kadın görme sıklığımız oldukça düşük. Fakat eski zamanlarda bu oranın daha yüksek olduğunu söyleseler de inanmamız güç olurdu. ama gerçekten de öyleymiş, değil motosikleti düz yolda süren; plajda, ilginç pistlerde hatta ayakta bile motosiklet süren kadınlar için 1940'lara 50'lere gidiyoruz.
Hangimiz genç olmadık da eve çıkmayı hayal etmedik! Kafa dengi kankalarımız varsa ne âla; yoksa da olur, nasıl olsa öğrenci evi boş kalmaz. Ancak ev kiralamadan tut, yerleşmeye varıncaya kadar pek çok can yakıcı duruma da hazırlıklı olman gerekebilir. Hazırsan başlıyoruz!
Musul'daki tarihi heykelleri matkapla kırıp parçalayan IŞİD, kentin simgelerinden 3 bin yıllık Süryani antik kenti Nimrud'u da dozerlerle yıkmaya başladı.Al Jazeera'ye konuşan Musullu kaynaklar, IŞİD üyelerinin öğleden sonra Musul'un 20 kilometre güneydoğusunda bulunan Asur döneminden kalma 3 bin yıllık antik yerleşkeyi dozerle yıkmaya başladığını söyledi.1980'lerin sonunda Iraklı arkeologlar Nimrud'un altındaki bir mezarlarda altın ve mücevher bulmuştu. Bu kazıda bulunan altın ve mücevherler tarihte bir kazıda bulunan en büyük hazine.Nimrud'da kanatlı boğa figürleriyle lamaşsu olarak bilinen heykeller bulunuyor. Mezopotamya'daki Süryani kenti Nimrud, Kalah ve Kalhu olarak da biliniyor. Antik yerleşke 1800'lerin ortasındaki antik kazılarda ortaya çıkarılmıştı.
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programı ve Altın Bamya adayları yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı. Bu yıl “Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması” temasıyla düzenlenecek olan gezici festival 13 Mart’ta, İstanbul’da başlayacak. 27 Nisan’a kadar, altı ayrı şehirde sürecek olan gezici festival 13-22 Mart’ta İstanbul’da, 28-29 Mart’ta Denizli’de, 4-5 Nisan’da Muğla-Bodrum’da, 11-12 Nisan’da Diyarbakır’da, 18-19 Nisan’da Adana’da, 25-26 Nisan’da İzmir’de olacak.5 ÜLKEDEN, 61 FİLM13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 13 Mart Cuma günü, saat 19:00’da Galatasaray Meydanı’ndan Pera Müzesi’ne yapılacak Festival Yürüyüşü ile başlayacak. Festivalde bu yıl 25 ülkeden, 61 filmin gösterileceği festivalde, bu yıl Hindistan’dan Meksika’ya çeşitli ülkelerden filmler yer alacak. Filmlerin 17’si Türkiye’den. Festivalden elde edilecek gelirse Şengal ve Kobani kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktarılacak.FESTİVAL YÜRÜYÜŞLE BAŞLAYACAKPera Müzesi’nde Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü’nün de verileceği açılışta Arkadaşımı Merak Ediyorum filmi gösterilecek. Festival filmleri İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Rampa salonlarında gösterilecek. Filmler ‘Kadınların Sineması’, ‘Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi’, ‘Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi’, ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’, ‘Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler’ ve ‘Bedenimiz Bizimdir’ adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşacak. Festival bu yıl önemli konukları da ağırlayacak. 1975’ten bu yana çektiği filmlerde güçlü kadın karakterler yaratan Margarethe von Trotta ile buluşma 17 Mart Salı günü İstanbul Modern’de.VE ALTIN BAMYALAR…Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin kapanışı Altın Bamya Ödül Töreni ile son bulacak. Yedinci kez düzenlenecek törende Türkiye Sineması’nın 100’üncü Yılı dolayısıyla 100 yıla bakılacak. “100 Yılın Bamyası Ödülleri’nin bu yılki adayları erkek karakter kategorisinde Tecavüzcü Coşkun, Tarkan ve Recep İvedik, kadın karakter kategorisinde ise Kezban, Afrodit ve Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karakterler. Taraf
Doların yükselişi sürüyor, 1 dolar 2.62 TL'yi geçerek tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.6211'i gördü . Altının gramı da 101 TL'yi geçti. Borsa İstanbul ise 17 Aralık 2014'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi.Güne 2.5630 seviyelerinde başlayan dolar,öğle saatlerinde ise kur 2,5997'ye ulaştı, sonrasında da 2.60'ı aşarak rekor tazeledi. Dolar, akşam saatlerinde ise 2.62'yi geçerek tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.6211'i gördü.Doların aralıksız yükselişi üzerine Merkez Bankası döviz satış ihalesinde miktarı artırdı. Merkez Bankası 'minimum 40 milyon dolar' olarak ilan ettiği döviz satış ihalesini '60 milyon dolar' seviyesine çıkardı.Borsa hızla düşüyorBorsa İstanbul'da güne ciddi kayıplarla başladı. 81.010 puandan açılan endeks 80.183'e kadar düştü. Bu, 17 Aralık 2014'ten bu yana Borsa İstanbul'un gördüğü en düşük seviye. Öğlen saatlerinin verilerine göre borsada 47 hisse senedinin değeri arttı, 75'inin değeri değişmedi, 335'inin ise değeri düştü.Gram altın 101 TL'yi geçtiDolar'daki yükselişe bağlı olarak altın fiyatları da yükseliyor. Sabah saatlerinde 99,54 kuruş olan bir gram altın 101,15 Türk Lirasına kadar çıktı. Çeyrek altın ise 163,92 TL'den satılıyor.Dolar endeksi zirvedeDolar bu hafta altı önemli para biriminden oluşan sepet karşısında 95,636 ile 11 yılın zirvesini gördü.Yılın başından bu yana yüzde 6 yükselen dolar endeksini, diğer gelişen ülke ekonomilere kıyasla ABD ekonomisinin daha hızlı büyümesi ve ABD'de görece daha yüksek olan faizler destekliyor. ABD'de Cuma günkü tarım dışı istihdam verisi de doların yönünde etkili olacak.ABD ne zaman faiz artıracak?Chicago Fed Başkanı Charles Evans, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 2016'nın ilk yarısından önce gitmemesi gerektiğini söyledi. Fed'in para politikasını belirleyen Açık Piyasa Kurulu'nda bu yıl oy hakkı olan Evans, yapacağı bir konuşma için hazırlanan metinde, 'Rahatsız edici düzeyde düşük enflasyon ve küresel ortamdaki belirsizlik göz önüne alındığında faizleri zamanından önce artırmanın getireceği risklerin büyük, faydanın ise az (olduğu görülür)' dedi.Evans, Fed'in, faizleri bulunduğu sıfıra yakın seviyede gelecek yıla kadar tutsa bile enflasyonun büyük ihtimalle yüzde 2 hedefine 2018 sonundan önce ulaşmayacağını belirtti. Evans, Fed Açık Piyasa Kurulu'nda faizlerin sıfıra yakın düzeyde bir yıl daha kalmasını savunan ender üyelerden biri.Kaynak: Reuters