Hangi Lobi Size Daha Uygun?
Malum ülkemiz son zamanlarda lobilerin cirit attığı bir yere dönüştü. Gün geçmiyor ki yeni bir lobi ile yüz yüze gelmeyelim. Peki düşündünüz mü acaba siz hangi lobiye daha yakınsınız? İşte testimizi çözerek hangi lobinin size en uygun lobi olduğunu öğrenebilirsiniz.
Aile İşinde Çalışmanın Püf Noktaları
Aile işi kurduysanız bu önerileri dikkatlice dinleyin… Aile işi bir takım işidir. Böyle bir işte çalışmak mesai saatlerini geçirmek açısından güzel olabileceğinin yanı sıra aile ilişkilerini geliştirmek açısından da iyidir. Aile işleri genelde uzun yıllardır süre gelen bir gelenek halinde olurlar, bu işler başarılı olur çünkü ailedeki herkes yanında rahat olabileceği akrabalarıyla eğlenmekten öğrenmekten ve çalışmaktan zevk alır. Bu ayrıca çocuklar ebeveynleri için çalıştığı için vergi açısından da karlı olabilir. Aynı zamanda aile işi ile ilgili bazı zorluklar da vardır. Aile içi uyuşmazlıklar tartışmalar, her çalışana aynı davranmama, gelecek için plan kuramama gibi problemler en yaygınlarıdır. Aile işinin yöneticisi iseniz aile içi ve aile dışı çalışanlar arasındaki ince çizgide yürümeyi bilmelisiniz. Aile işinde başarılı olmak için bazı püf noktalar Aile zamanı ile iş zamanını ayırın Aile işinin avantajlarından biri aile bireylerinin aynı zamanda çalışanlar olmasıdır, bu da işe olan bağlılığın artmasını sağlar. Bu demektir ki çalışanlar fazla mesai yapmaya ve haftasonu çalışmaya istekli olacaklardır, ancak bu ailenin bütünlüğü için sağlıklı değildir. İş her zaman önce gelebilir ama aile hemen arkasında olmalıdır ve ihmal edilmemelidir. İşten uzak biryerlere ailecek gitmek tatillere çıkmak birlikte iş dışı vakit geçirmek her zaman önemlidir ve böyle yerlerde iş kimsenin aklında olmamalı ve iş konuşulmamalıdır. Aile zamanı ve iş zamanını ayırmak aynı zamanda ailevi meseleleri de iş ortamından uzak tutar. İş yerinizi kuzeniniz ve sizin aranızdaki sorun ile ilgili bir dedikodu merkezine çevirmek istemezsiniz. kişisel meseleleri konuşup çözmenin yeri ve zamanı vardır ve bu iş yerinde olamaz. Aile zamanını ve iş zamanını ayırmak işinizin doğru bir şekilde yürümesini ve ailenizin huzur içinde kalmasını sağlayacaktır. Her çalışana eşit davranın Aynı masada yemek yediğiniz aile fertlerinizle çalışıyorsanız onlara kolaylıkla aile dışı çalışanlardan farklı davranabilirsiniz. Kötü bir gün geçirdiğinizde aileniz sizi anlayışla karşılayabilir ama aile dışı insanlar kötü gününüzün bedelini ödemek zorunda değil. Aile fertlerinize de müşterilere davrandığınız gibi saygılı davranmalısınız. Şirin ve yakın olduğunu düşünebilirsiniz ancak profesyonel davranmanız çalışanlar ve aile fertleriniz için daha rahat bir ortam yaratır. Eşit davranma politikası yazılı talimatlarda, çalışanların tavırlarında ve yeni çalışan alımlarında da geçerli olmalıdır. Bunu en baştan yapmanız sizin için en kolayı olur; iş tanımlarını açık şekilde belirlemeli ve işi hakedene vermelisiniz kan bağınız olana değil. Son olarak açık ve net kurallar koyarak çalışanların aile ferti olduğu için yaptıklarının yanlarına kar kalacağını düşünmelerini istemezsiniz; özellikle cinsel taciz ve kar payı konularında. Eğer herkese eşit mesafede olup herkese eşit davranırsanız, tüm çalışanlar kendini rahat ve şirkete bağlı hissedecektir. İnsanların ayrılmasına izin verin Her işte olduğu gibi bazen çalışanlar bir çevre ve kariyer değişikliği arayışında olurlar. Eğer aile işinin başındaysanız böyle durumlara hazırlıklı olmalı ve akrabanızın düşüncesine saygılı olmalısınız. Eğer kişiyi zorla tutarsanız, profesyonel tavrınızı kaybedersiniz ve ilişkiler hasara uğrayabilir; bu da kişinin gitmesine izin verdiğinizde doğacak bir boşluktan daha büyük hasarlara yol açabilir. Herkes iyi çalışanlarını tutmak ister, ama kimseyi zorla tutamazsınız; yapabileceğiniz şey: onların orada kalmak istemesini sağlayacak bir ortam kurmaktır. Aile işinde bu ortamı herkese aileden olsun olmasın yükselmesi için aynı fırsatı vererek sağlayabilirsiniz. Sağlıklı iletişim herşeyin anahtarıdır; çalışanlarınıza onların fikirlerini önemsediğinizi gösterin. Şirket içi önemli kararlarda onların fikirlerini de değerlendirmeye alın. Kısacası çalışanlarınızın ayrılmasına izin vermekten korkmayın, ama onların sizinle çalıştığı sürece mutlu olması için elinizden geleni yapın. Gücünüzü kötüye kullanmayın Ailedeki rollerinden dolayı aynı rollerin iştede geçerli olduğunu düşünebilirsiniz, ama çalışanlar düşünmez. İşteyken çocuklarınız sizi patronları olarak dinlemeli babaları olarak değil, aynı zamanda siz de onlara zorla baskı yapmamalısınız ve onların fikirlerine saygı göstermelisiniz. Eğer aile içindeki roller ile iş ilişkileri birbirine karışırsa ailedeki rolün gücü kötü yönde kullanılabilir. Bir ebeveyn aile içi rolünü kullanarak şirket için kötü kararlar verebilir ve şirketi riske atabilir. Bu nedenle aile içi çalışanlarla olan tüm konuşmalarınızda saygılı pozitif ve yapıcı olmalısınız. Bir aile içi çalışanı kötü yönde eleştirecekseniz bunun tamamen işi ile ilgili olduğuna emin olun; kişisel yaşamı ve aile içindeki yerini karıştırmamaya dikkat edin. Pozitif olun ve zaman bulabildiğiniz her an aile içindeki çalışanlarınıza arkadaşça feedbackler ile sizin için yaptıkları işi takdir ettiğinizi söyleyin. Eğer işleri arkadaşça ve saygı çerçevesinde devam ettiriseniz aile bağları kötüye kullanılmaz aksine sizi daha güçlü yapar. Gelecek planınızı yapın Aile işi zamana ancak bir nesilden diğerine başarılı bir şekilde geçirebilirse dayanabilir. Eğer geleceği düsünmüyorsanız işinizi ve çalışanlarınızın geleceğini de riske atıyorsunuz demektir. Uzun süreli başarının anahtarı iyi uygulanmış bir gelecek planından geçer, şirketteki herşey aynı etkinlikle ilerlerken perde arkasında baştaki isimler rollerini varislerine bırakır. Başarılı bir değişim stratejisi için şirketin herkesin yeni işinde neler yapacağını açıkça belirtin ve böylece karışıklık yaşanmasını önlemiş olursunuz. İyi bir değişim doğru insanları doğru yerlere atamaklta olur. İşten ayrılan büyük patronları da unutmayın; onların da finansal bir rahatlığa ihtiyaçları olacaktır. Aile içinde tutun Herhangi bir iş gibi, aile işinin de pozitif yanları olduğu gibi negatif yanları da vardır. Başarınız sorunları önceden görebilmenize ve onlarla başa çıkabilecek çözümleri üretip üretememenize bağlıdır. Yaratıcı fikirleriniz olduğunda da işinizi büyütebilirsiniz bu da ailenizin saygınlığını arttırır.
Hangi How I Met Your Mother Karakterisin?
9 senedir haftamızı neşelendirme özelliğinde olan How I Met Your Mother ne yazık ki bitti. Diziyi çok özleyeceğiz ilerleyen zamanlarda. Peki How I Met Your Mother'ın bi' acayip karakterlerinden hangisinin özellikleri size benziyor? Bu test, legen... wait for it... dary olacağa benziyor :) Kaynak burası
İyi ki Doğdun Yılmaz Güney!
“Çirkin Kral” lakabıyla da tanınan Türk sinema oyuncusu, yönetmen, senarist ve yazar Yılmaz Güney’in bugün doğum günü. 1937 yılında Adana’da doğan Güney, sevenleri tarafından anılıyor. Güney yaşasaydı 77 yaşında olacaktı. 9 Eylül 1984 yılında hayatını kaybeden Güney, sinemamızda başyapıt kabul edilen birçok filme oyuncu ve yönetmen olarak damgasını vurdu. Güney, 1982′de Cannes Film Festivali’nde yönettiği “Yol” filmiyle Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı. Yılmaz Güney, Adana’da bir tartışma esnasında Yumurtalık İlçe savcısını öldürmekten hapse girmiş, yarı açık cezaevinden izinli çıktığı gün firar ederek Fransa’ya yerleşmişti. “Ülkeye dön” çağrılarına uymadığı için de 1983’te vatandaşlıktan çıkarılmıştı. Güney yıllar sonra bu kararnameye eklenen bir madde ile 1993 yılında tekrar vatandaşlığa alınmıştı.Yılmaz Güney 114 filmde oyunculuk, 26 filmde yönetmenlik, 15 filmde yapımcılık, 64 filmde ise senaristlik yapmıştır. Ayrıca bir filmin yazarı 'Düzen (1978)' olup, bir filmin de 'Yol, (1981)' kurgusunu yapmıştır. Son yıllarını Paris'te geçiren Güney, mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984'te yaşamını yitirdi. Paris'te bulunan Père Lachaise Mezarlığı'na gömüldü.Daha fazla bilgi için buraya tıklayınıznediyor.com ve vikipedi
Sevgililerin En Çok Para Kazandırdığı 10 Sektör
Aşık çiftler olmasaydı ülkemizde ekonomi ne halde olurdu acaba? Durup düşününce sevgililerin aslında ülkenin kalkınmasında ne kadar önemli rol oynadıklarını fark etmek hiç zor değil.. Sevgilisi olanlar ne demek istediğimizi gayet iyi bilirler. :) Bakalım sevgilileri en çok seven sektörler hangileriymiş?
Reklam
Norveç'e Gidip Mutlu Bir Şekilde Yaşamak İçin 14 Sebep
etiket
Norveç'teki insanlar için uzun zaman 'Sert insanların ülkesi, onlar ile arkadaşlık yapılmaz...'gibi söylemler ortalıkta dolaşır oluyor. İklimi biraz sert olabilir, ama ülkenin size bunu avantaja çevirebileceğiniz pek çok yanı da mevcut. Yani diyeceğim o ki, kolayca ayak uydurabilirsiniz. Bir zamanların sert insanları için şimdilerde daha iyi söylemler kullanılır oldu. Belki bunun farkına çoğu kişi varmıştır, ama neden insanlar birden böyle bir dönüş yaptı da Norveç'i ve Norveç'lileri bu şekilde tanımladılar bilemem. Bu liste Norveç ve Norveçliler hakkındaki bu yanlış algıları kırmak için yapıldı.İşte size Norveç'te yaşamak için 14 güzel sebep!
Borsa Tarihi
Borsa piyasası denildiği zaman hemen hepimizin aklına hisse senetleri gelmektedir. Ama borsa tarihi tarım ürünlerinin, değerli madenlerin, sanayi metallerinin alınıp satılmaya başlaması ile gelişim göstermiştir. Emtia dediğimiz bu ticari malların alınıp satılması için pazar ve panayırlar oluşturulmuştur. Bu pazar ve panayırlar borsacılığın başlangıcı olarak kabul edilir.İlk Borsa İşlemleriİlk borsa işlemleri de emtiaların alınıp satıldığı pazar ve panayırlar da gerçekleştirilmiştir. Pazar ve panayırlarda gerçekleştirilen alım – satım, ilerleyen süreçte gelişim göstermiştir ve borsa işlemleri de bununla beraber yaygınlaşmıştır. Bu işten para kazanıldığını gören bazı tüccarlar ise bu pazarları günümüzün emtia borsalarına çevirmiştir.Hisse senetlerinin ticari işlemlerde kullanılmaya başlaması ise çok daha sonra gerçekleşmiştir. Ülkeler arasında ticari işlemler yaygınlaşmış ve para birimlerinin birbirine çevrilmesi gibi sorunlarla karşılaşılmıştır. Bunun üzerine de Bretton Woods anlaşması imzalanmış ve dolar – altın dönüştürülebilirliği kabul edilmiştir. Bu anlaşmaya katılan ülkeler para birimlerini dolar ve altına endeksleyerek ticari işlemlerini gerçekleştirmiştir.İlk olarak emtia borsalarının kurulmasının ardından döviz, altın ve kıymetli evrak borsaları gelişim göstermeye başlamıştır. Kıymetli evrakların alınıp satılmaya başlaması ile borsalar devamlılık kazanmıştır ve borsa binaları kurulmuştur.Birçok kaynak, ticari evrakların borsa işlemlerine dahil olmasının, borsacılığın gelişmesinin en sonunda yer aldığını söylemektedir. Bunun nedeni olarak da; başta Roma Hukuku olmak üzere hukuk alanında görülen geniş çaptaki gelişmeler de yer almayan sınırlı sorumluluk ilkesi nedeniyle kıymetli evrak kurumlarının hukuk sistemlerine yerleşmesi gösterilmektedir.15. yüzyılda denizciliğin ve dünya deniz ticaretinin gelişim göstermesi ile İngiltere, İtalya, Belçika ve Hollanda gibi denizci ülkelerde büyük ticaret merkezleri kurulmuştur. Bu ticaret merkezlerinde yürütülen faaliyetlerin birçoğunu aracılar yapmıştır. Büyük miktardaki aracı yükümlülükleri ticari senetler ile kredi belgelerinin doğmasına ve 15. yüzyılda ilk poliçelerin kullanılmasına başlanmıştır.Ticari senetlerin kullanımının yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte senetlerin el değiştirmesine ilişkin de bazı kurallar ortaya çıkmıştır. Bugünkü Belçika’nın Brugge şehrinde bazı Yahudi ailelerin para ticarini meslek haline getirmesi de borsacılığın ilk faaliyetlerinden sayılmaktadır. “Borsa” kelimesinin de bu şehirde yaşayan Van der Burse ailesinden geldiğine inanılmaktadır.İlk Borsa BinasıDenizcilikle bağlantılı olarak Avrupa’da ilk borsa 1487 yılında Anvers’te kurulmuştur. 16. yüzyılda altın çağını yaşayan Hollanda’nın Amsterdam Borsası ise Anvers’deki borsanın yerini almıştır. 16. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’nın diğer ülkelerinde borsalar belirmeye başlamıştır ve bugünün büyük borsaları haline gelmişlerdir.Tarihi geniş çaplı bir araştırma yapıldığı zaman ise dünyanın ilk borsasının, Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde kurulduğu görülmektedir.Günümüzden tam 1750 yıl önce inşa edildiği bilinen Aizanoi Binası’nda hem borsa işlemleri yapılmış hem de Roma İmparatoru Dioeletianus, enflasyonla mücadele etmek için hazırlamış olduğu mal satış bedelleri hakkındaki duyurular binanın etrafındaki taş bloklarda duyurulmuştur. Yani bu taş bloklar günümüz borsa ekranlarının görevini görmüştür.Çavdarhisar ilçesinde bulunan dünyanın ilk borsası milattan sonra 2. yüzyılın sonlarında ‘macellum’ denilen gıda pazarı olarak kullanılmıştır. Milattan sonra 301 yılında ise Roma İmparatoru Dioeletianus enflasyon ile baş etmek için belirlediği fiyatları Aizanoi’nin taş bloklarında duyurmuştur. Taş bloklar üzerinde bulunan bu fiyatlar üzerinden alım – satım gerçekleştirilmiştir. Enflasyonun önlenmesi için üretilen mallar arasında çapraz fiyatlandırma yapılmış ve gerçeği yansıtmayan fiyatlar engellenmiştir.Haberin Devamı: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsa-tarihi/
Reklam
Bu Hafta 7 Film Vizyonda
Bu hafta 3'ü yerli 7 film vizyona girdi.  Kızım İçin Yönetmen Hakan Haksun imzası taşıyan 'Kızım İçin', bir baba ile kızının hikayesini beyazperdeye taşıyor. Yetkin Dikinciler, Eda Ece, İnci Türkay, Berke Üzrek, İlayda Çevik, Hakan Altıner, Sefa Zengin, Tayfun Sav ve Yakup Yavru'nun rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Tuncer, karısından boşanıp kendi hayatına yönelmiştir. Babasının varlığından habersiz büyüyen Tuba ise 18 yaşını doldurmasına üç hafta kala, bir anda karşısında Tuncer'i bulur. Onunla birlikte bir yolculuğa çıkar. Tuba, yolculukta, babası olduğunu iddia eden Tuncer'i tanırken, sürprizlerle karşılaşacak. Bir yandan hayatında eksikliğini hissettiği sevgilerle diğer yandan aşkla tanışacak.' Peri Masalı Romantik ve hüzünlü bir hikayeyi seyirci ile buluşturacak yönetmen Biray Dalkıran'ın son filmi 'Peri Masalı', seyirciye modern bir 'Selvi Boylum Al Yazmalım' duygusu yaşatacak. Dalkıran'ın, senaryosunu da yazdığı filmde, Burcu Kıratlı, Emre Kızılırmak, Sedef Şahin, Alp Korkmaz, Çetin Altay, Sema Moritz, Selman Okumuş, Esra Açık, Itır Esen, Orhan Aydın rol aldı. Film, Mert'in evlenmek istediği Peri'nin isteğini yerine getirme çabasını anlatıyor. Meddah Yapımcılığını İklim filmin üstlendiği, yönetmenliğini Batur Emin Akyel'in yaptığı 'Meddah', Bangkok'ta World Film Festivali'nde, Hindistan'ın Kerela eyaletinin başkenti Trivandrum'da düzenlenen 18.Uluslararası Kerela Film Festivali'nde gösterildi. Filmde, meşhur bir tiyatro oyuncusuyken otel odalarında dostlarının yardımlarıyla yaşamaya çalışan Aziz'in hikayesi anlatılıyor. Adalet İçin Yönetmen Arnaud des Pallieres imzalı 'Adalet İçin/Michael Kohlhaas' filminin senaryosunu Christelle Berthevas ve Arnaud des Pallieres yazdı. Fransa ve Almanya ortak yapımı filmin başrollerinde Mads Mikkelsen, David Kross, Denis Lavant, Bruno Ganz rol aldı. 2013 Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' için yarışan film, Kafka'nın 'Ne zaman aklımdan geçse gözyaşlarına boğulurum' dediği, Heinrich von Kleist'in 'Michael Kohlhaas' isimli unutulmaz edebiyat klasiğinden uyarlandı. Filmin konusu şöyle: '16. yüzyılda geçen hikayede Michael Kohlhaas, ailesine bağlı, varlıklı, onuruyla yaşayan bir at taciridir. Bir gün yoluna çıkan bir baron adaletsiz bir şekilde atlarına el koyar. Kohlhaas, kendisine tazminat ödenmesi için yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, açıktan açığa meydan okumaya başlar. Yönetime isyan eden halkın da katılımıyla bir ordu kurar ve tüm ülkeyi ateşe atmak uğruna hakkını arama mücadelesine girişir. Adaleti yalnızca kendi için değil, ülke için de sağlaması gerektiğini anlayınca ailesini de büyük bir tehlikeye atmış olacaktır.' Binlerce Kez İyi Geceler 'Binlerce Kez İyi Geceler/A Thousand Times Good Night', Norveçli yönetmen Erik Poppe imzası taşıyor. Dünyanın sayılı savaş fotoğrafçılarından Rebecca'nın hikayesini anlatan filmin başrolündeki ünlü aktris Juliette Binoche'a, Nikolaj Coster-Waldau ve Maria Doyle Kennedy eşlik etti. Filmde, Lauryn Canny, Adrianna Cramer Curtis, Larry Mullen Jr., Mads Ousdal, Chloe Annett de rol aldı. Senaryosunu yönetmen Erik Poppe'un Harald Rosenlow-Eeg ile birlikte kaleme aldığı filmin müziklerini Armand Amar yaptı. Yves Saint Laurent Fransız moda tasarımcısı ve moda tarihinin önemli isimlerinden Yves Saint Laurent'in ilham veren başarı öyküsünü beyazperdeye taşıyan 'Yves Saint Laurent'i, Fransız yönetmen Jalil Lespert yönetti. Pierre Niney, Guillaume Gallienne, Charlotte Le Bon ile Laura Smet'in oynadığı filmin konusu özetle şöyle: 'Paris 1957. Yves Saint Laurent henüz 21 yaşındadır ve vefat eden Christian Dior'un kurduğu ünlü moda evinin başına getirilir. Dior adına sergilediği ilk defilesinde bütün gözler bu çok genç asistana çevrilmiştir. Son derece başarılı ve çığır aşan bu defile sırasında ileride hayatının ömür boyu iş ortağı olacak Pierre Berge ile tanışır. 3 yıl sonra en ünlü moda markası olacak Yves Saint Laurent şirketini birlikte kurarak, moda dünyasını altüst etmeyi başarırlar.' Güzel ve Çirkin Klasik 'Güzel ve Çirkin' hikayesi, bu sefer bir Fransız uyarlaması olarak sinemaseverlerle buluşacak. Filmin yönetmenliğini vizyona girdiğinde büyük bir başarı yakalayan 'Kurtların Kardeşliği'ni de çeken Christophe Gans yaptı. Yapımcılığını Richard Grandpierre'nin üstlendiği filmin müziklerini, besteci Pierre Adenot imzası taşıyor. Vincent Cassel, Lea Seydoux, Andre Dussollier, Eduardo Noriega ve Audrey Lamy'nin rol aldığı film, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle sinemaseverlerle buluşacak. Star
Seçimler Üzerine Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler
Yarın gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi öyle ya da böyle bir şekilde seçimleri konu alan filmleri hatırlayalım dedik. Seçim süreci, kampanyalar ve siyasi oyunlar üzerine mutlaka izlenmesi gereken filmler. Gece gündüz zihnimizi işgal eden siyasal iklimin nefes alacak bir boşluk bırakmadığı günler geçiriyoruz. Hukukun askıya alındığı akıl almaz uygulamalar, kutuplaştırıcı retorikler bir girdap gibi çekiyor insanı seçim gerginliğine. Sinema üzerine bir kelam edecekken bile seçim ele geçiriyor düşünceleri. Seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz. Dünyanın dört bir yanında, pek çok kez beyazperdedeki hikayeleri de işgal ediyor seçimler. Hal böyle olunca biz de bu gerçekten kaçmayalım dedik ve yarın gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi öyle ya da böyle bir şekilde seçimleri konu alan filmleri hatırlayalım dedik. Seçim süreci, kampanyalar ve siyasi oyunlar üzerine mutlaka izlenmesi gereken filmler. The Candidate (1972)Michael Ritchie'nin yönettiği ve senaryosuyla Oscar ödülü kazanan film, türün hakiki klasiklerinden bir tanesi. Filmde Robert Redford kazanma ihtimali olmadığı için düşündüğü her şeyi dürüstçe söyleyen genç aday Bill McKay'i canlandırıyor. Ancak anketlerde McKay'in kazanma ihtimali belirmeye başlayınca işler değişiyor. Dönemindeki bir stüdyo filmine göre oldukça gerçekçi bir film. The War Room (1993)Chris Hegedus ve D.A. Pennebaker'ın yönettiği bu Oscar adayı belgesel, seçim deyince mutlaka izlenilmesi gereken filmlerin başını çekiyor. 1992 seçimlerinde Bill Clinton'ın kampanyalarını ve bunları yaratan ekibi anlatan film, seçim kampanyalarının perde arkasını anlamak için anahtar niteliğinde. Primary Colors / Kirli Yarış (1998)Mike Nichols'un yönettiği, John Travolta ve Emma Thompson'ın başrollerde olduğu yapım Bill Clinton'ın hikayesinden ilham alarak bir valinin Başkanlık yarışındaki yükselişini anlatıyor. Yarışın tüm kirli oyunlarına yer veren film hikayesinin merkezine idealist bir danışmanı yerleştiriyor. Street Fight (2005)Bir adayın seçim ilanlarının kamu görevlileri tarafından indirilmesi mi dediniz? Bu tüyler ürpertici ve cesur belgesel bir seçim yarışının ne kadar çirkinleşebileceğini tüm yönleriyle gözler önüne seriyor. Genç ve aktivist bir avukatın uzun süredir görevde olan güçlü bir valiye seçimde rakip oluşunun ardından başına gelenleri anlatan belgesel yönetmenine haklı bir Oscar adaylığı getirmişti. No (2012)Özgün yönetmenliğiyle dikkat çeken film, Pinochet'nin kaybetmesiyle sonuçlanan Şili tarihinin en önemli referandumunu anlatıyor. Gael García Bernal muhalefetin sıra dışı kampanyalarını yaratan ve imkansız gibi gözüken bir başarının kapısını aralayan Rene Saavedra rolünde. The Best Man (1964)Başrollerinde Henry Fonda ve Cliff Robertson'ın yer aldığı film başkanlık için yarışan iki adayın dönen dolaplarla, kirli bir siyasetle dolu rekabetini anlatıyor. Gore Vidal'in kendi Broadway oyunundan uyarladığı filmde Haskell Wexler'in görüntü yönetmenliği usta işi. Recount (2008)HBO'nun bir sinema filminden hiç aşağı kalır yanı olmayan bu Altın Küre adayı TV filmi Kevin Spacey, Tom Wilkinson, Laura Dern, John Hurt gibi güçlü bir kadroyu bir araya getiriyor. 2000'de Bush'un Al Gore'u Florida oylarının tekrar sayımıyla nasıl az farkla geçtiğini anlatan film tıkır tıkır işleyen gerilimli temposuyla oldukça ilgiye değer. Wag the Dog / Başkan'ın Adamları (1997)Seçim öncesi başkanla ilgili ortaya çıkan bir seks skandalını unutturmak için Arnavutluk'ta sahte bir savaş ve bir kahramanlık hikayesi yaratılmasını konu alan film defalarca izlenmeyi hak eden bir klasik. Başrollerde Dustin Hoffman ve Robert De Niro'nun yer aldığı Barry Levinson imzalı film, olağanüstü senaryosuyla siyasal kültür ve medya üzerine son derece zeki bir taşlama. Election Day (2007)Siyasi oyunları bir kenara bırakıp seçim gününe dair bir film arıyorsanız işte o film 'Election Day'. Seçim tahminlerini, seçim anketlerini, siyasi rekabeti unutun; bu belgesel sizi doğrudan oy verme sürecinin içine bırakıyor. ABD'de 2004 seçimlerinde oy verme gününde çekilen belgesel oy vermeye çalışan vatandaşlardan sandık görevlilerine kadar uzanan 11 hikaye anlatıyor. Le mani sulla città / Kentin Üzerindeki Eller (1963)Francesco Rosi'nin Altın Aslan ödüllü filmi seçim kampanyalarıyla olmasa da seçim öncesi yolsuzluklarla ilgilenen bir film. Napoli'deki yerel seçimler öncesinde geçen hikayede belediye meclisi üyeleriyle iş adamlarının imara açılan arsalar üzerinde yaptığı yolsuzluklar anlatılıyor. Milk (2008)Bir biyografi filmi olsa da seçimlere ve Harvey Milk'in seçim kampanyalarına önemli bir yer ayırıyor. Sean Penn'e Oscar kazandıran filmin yönetmenlik koltuğunda ise Gus Van Sant bulunuyor. The Manchurian Candidate / Mançuryalı Aday (1962)Tipik bir seçim filmi değil ama bir başkan yaratma filmi. Siyasi çıkar gruplarının görünmeyen elleri üzerine bir kabus niteliğindeki film, soğuk savaş döneminin paranoya dolu politik gerilimlerinin en iyilerinden biri. The Ides of March / Zirveye Giden Yol (2011)Bir başkan adayının kazanma şansını yok edecek bir skandalla burun buruna gelen bir basın sözcüsünün hikayesini anlatan film, seçim yarışının arkasındaki mekanizmaları ve kirli siyasi oyunları ortaya döküyor. birgun.net/Alkan Avcıoğlu
Reklam
AKP İktidarı Fahiş Benzin Vergileriyle De Halkı Soydu
AKP döneminde akaryakıta yapılan zamları ve üzerindeki dolaylı vergi yükünü inceleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 'AKP döneminde benzin yüzde 210 pahalandı. Bu dönemde dolardaki yüzde 35'lik artıştan arındırıldığında benzin fiyatındaki net artış yüzde 129'a geliyor. AKP, petrol ürünlerinden alınan fahiş vergiler yoluyla yıllardır halkı soyuyor. Türk halkı, uygulanan fahiş vergiler nedeniyle akaryakıta diğer ülke yurttaşlarının kat kat üzerinde para ödüyor. Bu çarpıklığı ancak halkçı bir iktidar düzeltir, bu soyguna CHP son verecektir' dedi.Yazılı açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran şunları kaydetti:5 TL'yi aşan benzin fiyatıyla dünya rekortmeni olan Türkiye, Fed kararları ve 17 Aralık operasyonları üzerine döviz kurundaki sıçrama nedeniyle dolar cinsinden sıralamada birkaç basamak aşağı kaysa da hala ilk 5'te yer alıyor.Türkiye'de fahiş benzin fiyatının nedeni, tüketiminden alınan insafsız nitelikteki dolaylı vergiler… Vatandaşın 1 litre benzine ödediği paranın sadece üçte biri ana fiyat… B ütçe açıklarının kapamada kolay yöntem olarak başvurulan ve fiyatın içinde tahsil edilen aşırı yüksek miktar ve oranlardaki ÖTV, KDV gibi dolaylı vergilerle birlikte benzinin pompa fiyatı, rafineri çıkış fiyatının 3 katına ulaşıyor.Türkiye'de dolar bazında benzin fiyatı, kişi başına milli gelirin 100 bin doları aştığı Norveç'teki ile neredeyse aynı düzeyde. Bir depo benzinin bedeli Norveç'te asgari ücretin yaklaşık yüzde 2'sine, Türkiye de ise dörtte birine denk geliyor.AKP döneminde; özellikle de serbest fiyat sistemi ne geçilen 2005'ten sonra, akaryakıttan alınan yüklü miktardaki dolaylı vergiler, bütçe açıklarının kapatılmasında önemli bir rol oynadı. EPDK verilerine göre 2005-2012 döneminde akaryakıttan 181 milyarı ÖTV ve 69 milyarı KDV olmak üzere toplam 250 milyar liralık dolaylı vergi tahsil edildi.AB'ye uyum gerekçesiyle ÖTV'de ' kırsal motorin ' uygulaması 2011 başında kaldırıldı, çiftçinin kullandığı motorinle, gemilerde ve diğer alanlarda kullanılan motorinin fiyatı eşitlendi. Yani Çiftçi Mehmet 'in traktöründe kullandığı motorinden de 'gemiciklerin' yaktığı motorinden de aynı ÖTV alınıyor, ikisi de 1 litre motorine aynı parayı ödüyor.AKP hükümeti yıllarca bütçeyi, başta akaryakıt olmak üzere vatandaşın tüketiminden aldığı dolaylı vergilerle finanse edip, sonra da 'mali istikrar'ı sağlamakla övündü, 'cari açık azar' bahanesiyle de vergi oranlarını makul düzeylere çekmekten kaçındı, ancak cari açıkta da Türkiye'yi dünya rekortmeni yaptı.AKP, petrol ürünlerinden alınan fahiş vergiler yoluyla yıllardır halkı soyuyor. Türk halkı, uygulanan fahiş vergiler nedeniyle akaryakıta diğer ülke yurttaşlarının kat kat üzerinde para ödüyor.Bu çarpıklığı ancak halkçı bir iktidar düzeltir, bu soyguna CHP son verecektir.AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının sonunda 1.64 TL (1 dolar) olan benzinin litre fiyatı, 26 Mart itibariyle 5.08 TL'ye (2.30 dolara) ulaştı. Benzin fiyatında yaklaşık 11 yıllık dönemdeki kümülatif artış yüzde 210'a ulaştı. Buna karşılık 2002 yılının sonunda 1.6345 TL olan dolar kuru, Fed'in başlattığı parasal sıkılaştırma ve 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmaları sonrası ortaya çıkan siyasal istikrarsızlığın etkisiyle sıçrama yaşayarak 2013 sonlarında 2 TL'yi aştı. 26 Mart 2014 itibariyle 2.2121 TL olan dolar kuru baz alınırsa AKP döneminde dolarda TL'ya karşı kümülatif değerlenme yüzde 35 dolayında gerçekleşti. Fiyatı bu dönemde üçe katlanan benzinde dolar cinsinden artış yüzde 129 olarak gerçekleşti. Başka deyişle bu dönemde Türkiye'de benzin kurdan bağımsız olarak yüzde 129 zamlandı.En pahalı benzinde Türkiye hala ilk 5'te…5 TL'yi aşan benzin fiyatıyla dünya rekortmeni olan Türkiye, Fed kararları ve 17 Aralık operasyonları sonrası dolar kurunda yaşanan sıçrama nedeniyle ülkeler sıralamasında birkaç basamak aşağı kaysa da hala ilk 5'te yer alıyor. Mart 2014 itibariyle benzinin en pahalı olduğu ülkeler litrede 2.87 dolarla Norveç, 2.45 dolarla İtalya, 2.44 dolarla Hollanda, 2.36 dolarla Danimarka ve 2.30 dolarla Türkiye ve Yunanistan…Ancak gelirle orantı kurulduğunda Türkiye göreli olarak akaryakıtta en pahalı ülke… 40 litrelik deposu bulunan bir araç Norveç'te 115 dolara, Türkiye'de ise 92 dolara doluyor.  Kişi başına milli gelirin 100 bin doları aştığı Norveç'te bir depo benzin bedeli, 6 bin dolar dolayındaki asgari ücretin yaklaşık yüzde 2'sine denk geliyor. Kişi başına milli gelirin 10 bin dolar dolayında bulunduğu Türkiye de ise arabanın deposunu doldurabilmek için net 382 dolar olan asgari ücretin dörtte birini ödemek gerekiyor. Üst sıralardaki diğer ülkelerle kıyaslandığında da durum aynı…Türk halkı, uygulanan fahiş vergiler nedeniyle akaryakıta dünyadakinin kat kat üzerinde para ödüyor, başka deyişle hükümet halkı soyuyor.Pahalılığın nedeni insafsız vergiler…Türkiye'de akaryakıtın dünyaya göre çok daha yüksek fiyata satılması, tüketiminden alınan dolaylı vergilerden kaynaklanıyor. Yani Türkiye'yi dünyanın en pahalı benzinini tüketen ülkeler arasına sokan, sık sık da dünya şampiyonu yapan faktör, bu ürünlerden alınan yüksek boyutlardaki dolaylı vergiler... Petrol ürünlerinde vergisiz rafineri fiyatı dünya ile paralel, bazen onun da altında seyrederken, bütçe açıklarının kapamada kolay yöntem olarak fahiş ölçülerde tahsil edilen dolaylı vergiler bu ürünlerdeki pahalılığın asıl nedenini oluşturuyor. Dolaylı vergiler; rafineri çıkış fiyatı ile pompa fiyatı arasında yaklaşık 3 katlık bir orantıya yol açıyor. Yani 1 litre benzine pompada ödenen fiyat içinde rafineri çıkış fiyatının payı sadece üçte bir dolayında bulunuyor. Litre fiyatının yaklaşık yüzde 60'ı, Maliye'nin kasasına giden Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi'nden (KDV) meydana geliyor. Pompa fiyatının kalan yüzde 10'luk kısmını ise BDDK payı, dağıtım şirketi ve bayi karları ile nakliye ve benzeri unsurlar oluşturuyor.5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu gereğince 1 Ocak 2005'ten itibaren yeni bir düzenlemeye gidilerek, sektörde serbest piyasa modeline geçildi. Bu dönemde akaryakıt fiyatları dünya ham petrol fiyatları ve kurdaki gelişmeler paralelinde piyasa tarafından belirlenirken, devlet ise akaryakıttan yüksek oranlarda vergi almaya; Türk halkı da pahalı benzin ve motorin kullanmaya devam etti. Devletin akaryakıt fiyatlarını son kez belirlediği 31 Aralık 2004'te 2.3 TL olan 1 litre benzin 26 Mart 2014 itibariyle 5.08 TL oldu. Serbest piyasa döneminde geçilen 1 Ocak 2005'ten bu yana pompada benzinin litre fiyatı yüzde 117 artış kaydetti.Rafineri çıkış fiyatı 1.6 TL dolayında bulunan 1 litre benzin, ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergiler ve ayrıca EPDK payı, dağıtıcı ve bayi payı gibi unsurların üzerine eklenmesiyle pompada 5 TL'yi geçiyor. Tüketicinin 1 litre benzine ödediği paranın 1.6 TL'si rafineriye, yaklaşık 50 kuruşunu da üretim-satış zincirindeki diğer kuruluşlara giderken, KDV ve ÖTV olarak devlete ödenen kısım 3 lirayı buluyor. Benzin tüketenler, rafineri fiyatının iki katı vergi ödemek durumunda kalıyor. Yani 1 litre benzine ödenen paranın 3 lirası sektörün değil Maliye'nin kasasına gidiyor. Akaryakıttan 8 yılda 250 milyar TL dolaylı vergi topladılar…AKP döneminde; özellikle de serbest fiyat sistemi ne geçilen 2005'ten sonra, akaryakıttan alınan yüklü miktardaki dolaylı vergiler, bütçe açıklarının kapatılmasında önemli bir rol oynadı. EPDK'nın en son 2012 sonu itibariyle açıkladığı verilere göre 2005-2012 döneminde akaryakıttan 181.2 milyarı ÖTV ve 69.2 milyarı KDV olmak üzere toplam 250.3 milyar liralık dolaylı vergi tahsil edildi.Satın aldıkları benzin, motorin ve diğer ürünlerin fiyatı içinde tahsil edilen bu vergiler, devletin bu dönemdeki toplam vergi gelirinin yaklaşık yüzde 15'ini, milli gelirin de yüzde 3'ten fazlasını oluşturdu. Oysa gelir düzeyine bakılmaksızın herkesten eşit olarak alınan dolaylı vergiler, ülkede vergi adaletini ve gelir dağılımını bozuyor.Yüksek oranlarda alınan dolaylı vergiler yüzünden benzin, motorin gibi petrol ürünlerinin aşırı pahalanması, bu ürünlerin yolcu ve yük taşımacılığı ve birçok sektörde temel girdi olması dolayısıyla zincirleme biçimde tüm mal ve hizmetlerin fiyatına yansıyor. Bu durum ayrıca, kaçak ve katkılı benzin satışlarını artırıyor, kayıt dışı ekonominin büyümesine de yol açıyor.AKP hükümeti yıllarca bütçeyi, başta akaryakıt olmak üzere vatandaşın tüketiminden alınan dolaylı vergilerle finanse edip, sonra da 'mali istikrar'ı sağlamakla övündü, 'cari açık azar' bahanesiyle de vergi oranlarını makul düzeylere çekmekten kaçındı, ancak cari açıkta da Türkiye'yi dünya rekortmeni yaptı.Çiftçi Mehmet de 'gemicikler' de aynı ÖTV'yi ödüyor…Avrupa Birliği'ne uyum gerekçesiyle kırsal motorin uygulaması 2011 başından itibaren kaldırıldı. Kırsal-euro diesel ayrımı kaldırılarak, motorinden maktu olarak alınan ÖTV miktarları alan ayrımı gözetmeksizin içerdiği kükürt oranına göre belirlendi. Böylece çiftçinin kullandığı motorinle, gemilerde ve diğer alanlarda kullanılan motorinin fiyatı eşitlendi. Motorinden kırsal ayrımı olmaksızın litrede 1.5245 TL ÖTV alınıyor. Yani Çiftçi Mehmet 'in traktöründe kullandığı motorinden de gemicikleri yüzdürmek için kullandıkları motorinden de aynı miktarda ÖTV alınıyor, hepsi de 1 litre motorine aynı parayı ödüyor.Halen 1 litre motorin pompada 4.43 liraya satılıyor. Türkiye, motorin fiyatında da dünyada ilk sıralarda yer alıyor. 2002 sonunda kırsal motorinin litre fiyatı 1.28 lira düzeyinde bulunuyordu. Buna göre çiftçinin kullandığı motorinin fiyatı on bir yıllık dönemde tam yüzde 246 zamlandı. Soyguna son vereceğiz… Benzin, motorin gibi petrol ürünlerinden nispi ve maktu olarak alınan ÖTV, KDV gibi dolaylı vergiler, aşırı yüksektir. Dolaylı vergiler nedeniyle rafineri çıkış fiyatı ile pompa fiyatı arasında oluşan yaklaşık 3 katlık fark izah edilir olmaktan uzaktır. Akaryakıttaki yüksek vergi oranları, kişi başında milli gelirde dünya 63'üncüsü olan Türkiye'yi, birinci sıradaki Norveç'le birlikte ' dünyanın en pahalı benzini tüketen ülkesi ' haline getirmiştir. Yüksek dolaylı vergiler, zaten dışa bağımlı olunması nedeniyle petrolün varil fiyatı ve kur hareketlerinden kaynaklanan artışlar yaşandığında, pompaya katlamalı olarak yansımıştır.Birçok sektörde temel girdi olan akaryakıtın aşırı pahalanması, ekonomi genelinde zincirleme bir etkiyle maliyetleri yükseltiyor. Fahiş vergiler yüzünden akaryakıtın aşırı pahalanması, tüketicileri 'katkılı benzin', '10 numara yağ' gibi toplum sağlığını tehdit eden yasa dışı ürünlerin kullanımına itiyor, sektörde kayıt dışılığı büyütüyor .Gelir düzeyine bakılmaksızın herkese aynı biçimde uygulanan fahiş dolaylı vergiler AKP döneminde, dar gelirli milyonlar aleyhine vergi adaletini bozmuştur .Vergi pastasında, kar ve servet üzerinden alınan doğrudan vergilerin payı yükseltilmeli, adaleti bozan ve sosyo ekonomik açıdan birçok olumsuzluğa yol açan dolaylı vergilerin payı düşürülmelidir .CHP iktidarında bu çarpık yapı düzeltilecektir. Bu soyguna CHP son verecektir…
50 Madde ile Edebiyat Dünyasından Magazin
Klasikleri okudunuz, çok satanlar listelerini incelediniz, yazarların hayat hikayelerine gözattınız. Ama tüm bunları yapmanız, edebiyat dünyasının magazin haberlerine aşina olduğunuzu göstermez. 1- Vladimir Nabokov, Lolita ’yı Amerika’da kelebek toplamak üzere seyahat ederken kartların üzerine not alarak yazmıştı. 2- Karısı Vera Nabokov, yazarı Lolita ’nın tamamlanmamış taslaklarını yakmaktan vazgeçirmişti. 3- Gri’nin Elli Tonu , İngiltere’de tüm zamanların en çok satan kitabı. 4- Üstsüz bir kadın illüstrasyonuna yer verdiği için Waldo Nerede bir dönem ABD’de yasaklıydı. 5- Dan Brown, Da Vinci’nin Şifresi ’ni yazmadan önce pop şarkıcılığı ve söz yazarlığı yapıyordu. 6- Margaret ve H.A. Rey, topladıkları yedek parçalarla bir bisiklet yapıp, Nazi işgali altındaki Paris’ten kaçarken yanlarında Meraklı Maymun (Curious George) ’un taslağını da götürmüşlerdi. 7- Herman Melville’in Moby Dick ’in ilk baskısı matbaa hatası yüzünden sonsözü olmadan yayımlandı. 8- Fareler ve İnsanlar ’a verilen ilk isim Something that Happened idi. 9- Ayrıca Steinbeck’in köpeği eserin orijinal taslağını yemişti. 10- Alexandre Dumas, Üç Silahşörler ’i yazarken yardımcı olması için kendisine gölge bir yazar tutmuştu. 11- Franz Kafka bir arkadaşından bütün eserlerini yakmasını istemişti. Dava , Şato ve Amerika yazarın vasiyeti çiğnenerek yayınlandı. 12- İddiaya göre, Peter Pan, büyüdüklerinde Kayıp Çocuklar’ı öldürdü. 13- Adolf Hitler’in Kavgam eserinin telif ücretleri Bavyera Hükümeti’ne gidiyor. 14- Harry Potter kitapları ABD’de en çok yasaklanan seri. 15- Alice Harikalar Diyarında , eserdeki konuşan hayvanlar nedeniyle Çin’de yasaklanmıştı. 16- Binbir Gece Masalları ’ndaki Alaaddin aslında Çinli. 17- Zil Çalınca dizisindeki Lisa karakteri (Lark Voorhies) gramer hatalarıyla dolu bir roman yazmıştı. 18- Teeny Ted from Turnip Town dünyanın en küçük kitabı. 19- Noah Webster, ilk sözlüğünü 25 yılda yazdı. 20- Joseph Heller’ın Madde 22 kitabının ilk ismi Madde 18’di. 21- Muhteşem Gatsby ’nin ismi Altın Şapkalı Gatsby ile Kırmızı, Beyaz ve Mavinin Altında olarak düşünülmüştü. 22- 80 Günde Devri Alem , George Francis Train’den esinlenilmişti fakat adı hiçbir zaman anılmadı. 23- Sherlock Holmes bütün edebi karakterler arasında filmlerde ve dizilerde en çok yer alan isim oldu. 24- Tom Sawyer , daktiloda yazılan ilk kitap. 25- Wicked, cool, daiquiri ve T-shirt kelimeleri ilk kez Cennetin Bu Yanı’ nda kullanılmıştır. 26- Mars uydularının büyüklüğü ve dönüş hızları gökbilimcilerden yüz yıl önce Gulliver’in Gezileri ’nde tasvir edilmişti. 27- J.R.R. Toliken, Yüzüklerin Efendisi üçlemesini iki parmağıyla yazdı. 28- Harvard Üniversitesi Kütüphanesi’nde insan derisine yazılmış dört hukuk kitabı bulunuyor. 29- Charlotte’un Sevgi Ağı ilk çıktığında Kansas’ta yasaklandı. 30- Ayrıca Winnie-the-Pooh da Birleşik Devletler, Türkiye ve Birleşik Krallık’ta bir dönem yasaklıydı. 31- The Bay Psalm Book , Amerika’da yazılan ilk eser ve dünyanın en pahalı kitabı. 32- Annie Allen , yazarı Afro Amerikan olan ve Pulitzer kazanan ilk kitap. 33- Dorothy Straight, How the World Began ’ı yazdığında dört yaşındaydı ve dünyanın en geç yazarı olarak anılıyordu. 34- Charles Dickens, Bir Noel Şarkısı ’nı altı haftada yazdı. 35- Aşk ve Gurur’ un ilk adı İlk İzlenimler’di. 36- Robinson Crusoe , İngilizce yazılan ilk roman olarak kabul edilir. 37- This The Prophet Mohamed dünyanın en büyük kitabı. 38- Snooki, New York Times’ın en çok satan yazarları arasında yer alıyor. 39- Ayrıca Jessica Alba da bu listede. 40- Rapçi Common da. 41- Justin Bieber da çok satanlar listelerinde yer alıyor. 42- Nathanael West’in 1939 tarihli romanı The Day of the Locust ’ta Homer Simpson isimli bir karakter vardı. 43- Süpermen aslında kel ve megaloman. 44- Amazement, bedroom, advertising, blanket, bump, gloomy, puking, drugged, champion, accused ve addiction kelimelerini ilk kez William Shakespeare kullandı. 45- Joker karakteri aslında Batman ’in ilk sayısında öldürüldü. 46- Venom ilk olarak kadın bir karakter gibi tasarlandı. 47- Barbara Cartland, iki haftada bir roman bitirirdi. 48- Genji’nin Hikayesi yazılan ilk romandır ve tahminen 1007 yılında yazılmıştır. 49- Gabriel García Márquez, Yüzyıllık Yalnızlık ’ın filme çekilmesine izin vermedi. 50- Elle yazılmış ilk İncil 8 milyon dolar değerinde ve tamamlanması 12 yıl sürmüştü. Sabitfikir | Çeviri Sevgi Demir Kaynak BuzzFeed
İstanbul'un Hangi Semtinde Yaşamalısınız?
Şu an İstanbul'un neresinde yaşadığınız önemli değil, sizin ruhunuza, yaşan tarzınıza uygun İstanbul semtlerini sizin için buluyoruz. İstanbul'da yaşıyorsanız veya İstanbul'a gelme planlarınız varsa bakın bakalım size en uygun İstanbul semtleri hangileriymiş.
Reklam
500 Startups'ın İş Modeli ve Gelir Rakamları
Özellikle internet girişimciliği denildiğinde ilk akla gelen bilgi kaynaklarından olan Quora‘da, kullanıcıların sorduğu sorulara direkt olarak konunun birinci dereceden muhatabının yanıt vermesi oldukça sık yaşanan bir durum. Şu an okuyor olduğunuz yazının konusu da 500 Startup’ın iş modelinin sorulduğu soruya bizzat Dave McClure’un verdiği yanıt.Bir erken aşama yatırım ve inkübasyon kuruluşu olarak değerlendirebileceğimiz 500 Startups, bunların yanında sahip olduğu iş ortaklıkları ve düzenlediği ya da parçası olduğu etkinliklerle öne çıkıyor. 2010 yılının Mart ayında, yani bundan yaklaşık 4 sene önce, kurulan 500 Startups, bizzat Dave McClure‘un paylaştığı rakamlara göre 2013 yılında 6 milyon dolar ciro elde etmiş. Diğer yandan oluşumun 2014 yılındaki harcamalarının ise 8-9 milyon doları bulması bekleniyor.500 Startups’ın 2014 yılındaki gelirleri ise birbirine eşit olarak şu üç kanaldan gelecek: yatırım fonu için yönetim bedeli, girişimlerden alınan ofis alanıyla diğer ücretler ve 500 Startups’ın düzenlediği ya da parçası olduğu organizasyonlar.Kuşkusuz oluşumun ana hedefi yatırım yaptığı girişimlerden karlı çıkışlar yapmak. Ancak bu konuda Dave zamana ihtiyacı olduklarının altını özellikle çiziyor. 500 Startups’ın 2014 yılı içindeki tahmini ciro rakamlarına da değinen Dave, aşağı yukarı 3 milyon dolar gibi bir rakamı fon yönetim bedeli olarak alacaklarını paylaşıyor. Yine yaklaşık olarak 3 milyon doları girişimlerden çeşitli hizmetler sonucu kazanacak olan 500 Startups, 2-3 milyon dolar civarında bir parayı da organizasyon ve sponsorluk anlaşmalarından dolayı kasasına koyacak.Ayrıca 500 Startups’ın yatırım haricindeki aktivitelerine bakacak olursak şirketin 2011 yazından bu yana karlı durumda olduğunu görüyoruz. Tüm bunların yanında 500 Startups’ın mentörlerinin çok büyük bir kısmına herhangi bir hisse vermediğini de ekleyelim.
Türkiye'de Petrol Var mı?
Türkiye'de petrol var mı diye sorarsak cevabı evet, var. Ama ne kadar? Halk arasında dolaşan birçok efsane mevcut. Amerikalılar geldi petrol buldular ama betonla kapatıp gittiler, komşu ülkelerde heryerde petrol var bizde neden çıkmıyor? Arkadaşlarınızla, akrabalarınızla bu tarz sohbetlere girmişsiniz veya duymuşsunuzdur. Gerçek nasıl? Gelin hep beraber inceleyelim.
Reklam
HTC, Amiral Gemisi Yenilenen HTC One'ı Tanıttı
HTC’nin bugün New York ve Londra’da eşzamanlı olarak yaptığı etkinlikle amiral gemisi HTC One’ın yeni versiyonunun lansmanını yaptı. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen HTC One’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, bir önceki versiyonda olduğu gibi plastik yerine yüksek kaliteli metalden yapılmış olması. HTC CEO’su Peter Chou’nun kaliteli bir kol saatine benzettiği akıllı telefon oval hatlara sahip. Yeni HTC One’da gümüş, koyu gri ve altın olmak üzere üç renk seçeneği bulunuyor. HTC One, 4.7 inçlik bir önceki versiyonuna göre biraz daha büyütülen 5 inçlik ekranla geliyor. Ekstra derinlik hissi veren çift arka kamerası ise öne çıkan bir başka özelliği. Çözünürlüğü (1080p) değişmeyen HTC One, halefine göre daha büyük ve biraz daha ağır. Telefon, rakibi Samsung Galaxy S5′ten biraz daha büyük. HTC One lansmanında telefon kadar dikkat çeken bir diğer ürünse, HTC’nin Dot View kılııfı. Kılıf, telefonu çıkarmadan, uyarıları görmenize izin veriyor. İşletim sistemi olarak, Android’in son versiyonu KitKat’ı kullanan HTC One, Google Now gibi Android uygulamaları kullanmaya izin veriyor. 16 ve 32 GB depolama alanlarıyla gelen HTC One’a kapasitesini 128 GB kadar yükseltmeye izin veren microSD card yuvası eklenmiş. HTC yeni One için, kullanıcı arayüzünü yeniden tasarlamış. Kişiselleştirilebilen yeni arayüzün yanında HTC’nin Blinkfeed uygulaması da yenilenmiş. Özelleştirilebilir haber akışının yanında Foursquare entegrasyonu bulunan Blinkfeed, FitBit aktivite izleyicisiyle de senkronize edilebiliyor.HTC One’ın TV uygulaması ise, kullanıcının televizyonu kontrol etmesine izin veriyor ve izlenen programla ilgili atılan tweet’leri eş zamanlı olarak görüntüleyebiliyor. Yeni HTC One’ın iyileştirilen hoparlörleri sesin daha yüksek ve net verilmesini sağlıyor, pil ömrü ise bir önceki versiyonuna göre yüzde 40 oranında daha uzun. HTC One, önümüzdeki dönemde 100 ülkede piyasaya sürülecek.Webrazzi
Kimsenin İstemediği Ödül: Altın Bamya
Türkiye sinemasındaki erkek egemen bakışa ve cinsiyetçiliğe tepki olarak verilen Altın Bamya Ödülleri dağıtıldı. Altın Bamya Film Ödülü, Osman Sınav'ın yönettiği Aşk Kırmızı filminin oldu. Jüri filmin Zeynep karakterini de kadın karakter dalında ödüllendirdi. Erkekler adlı film isminin yarattığı beklentiyi boşa çıkarmadı, hem Adam ve Nazım karakterleriyle erkek karakter hem de homofobi dalında ödüle layık görüldü. Üstüne bir de senaryo ödülünü aldı. İzleyici Bamyası’nı ise Celal ile Ceren filmi kazandı. Jüri özel ödülü de dört filme birden verildi. Kedi Özledi, Düğün Dernek (Tek taşlı Bamya), Sabit Kanca (Eşekarısı Bamyası), Testesteron (Hormonlu Bamya).Adayları hatırlayalım Ödülü kaptırdılar ama Celal ile Ceren tüm dallarda; film, kadın karakter, erkek karakter ve senaryo dallarında da adaydı. Üç Altın Bamya’lı Erkekler sadece film dalında ödülü kazanamadı. Film dalının kazananı Aşk Kırmızı’nın erkek karakter ve senaryo dalında da aday olduğunu unutmamak lazım. Senin Hikayen’in Meral ve Esra’sı kadın karakter dalında diğer adaylardı. Senaryo ödülünü Erkekler aldıysa da Aşk Kırmızı ve Celal ile Ceren’i bu alanda yabana atmamak gerek.Bianet
İyi Bir Çevre Oluşturmak İçin Ne Yapmalı?
İş hayatında başarının, sahip olunan çevreyle de ilişkili olduğu söylenir. Güçlü bir çevre, terfi ederken, daha iyi bir iş ararken, bir soruna çözüm bulmaya çalışırken ve daha birçok konuda faydalı olabilir. Farklı meslek gruplarından kişiler tanımak, onlarla düzenli iletişim kurmanın, sosyal hayata da zenginlik kattığı bir gerçek. İletişim kurma ve çevre oluşturma (networking) konusunda yanlış algılardan biri, bu işin sadece başkalarından fayda sağladığı yönünde. Oysa işin püf noktası, almaktan önce vermeye odaklanmak ya da yardım beklemektense yardım teklif etmek. “İş hayatı sadece finansal sermaye ile dönmez. Güçlü bir sosyal sermaye de gerekir” diyen yönetim konularında uzman Çiler Yıldız, sosyal sermayenin kurulan bağlantılarla ölçüldüğünü söylüyor. İşte çevrenizi genişletmenin incelikleri: 1-Hemen başlayın Bu iş zaman ister. Çevrenizdekilerle uzun sürecek sağlıklı bağlantılar kurun. İşe, en yakınlardan başlayın. (Aile, yakın arkadaş, akrabalar). 2-Tanışmak istediğiniz kişileri belirleyin Onlarla nerede, nasıl tanışabileceğinizi araştırın ve planlı bir şekilde orada olun. 3-Kaliteli sohbet etmeyi öğrenin Kendinizle ilgili hikaye anlatın. Dijital gazete yöntemini kullanın. Tıklanacak kadar ilgi çekici misiniz? Gündem hakkında da bilginiz var mı? 4-Mutlaka kartınız olsun Bir işe başlamadıysanız bile tanıştıktan sonra bırakacak kartvizitiniz olmalı. Mesleğiniz veya bitirdiğiniz bölümü yazıp bastırabilirsiniz. 5-Toplantılara hazırlanın Nerede, kimler katılıyor, kim davet etti, ne giymeli, kimlerle tanışmak istiyorsunuz, tanıdıklardan kim var, öğrenin. Konu açıcı espri ve hikaye toplayın. 6-İlkyardım çantanızı hazırlayın İki kartvizitlik (Alacağınız kartları sizinkilerden farklı yerde saklayın), kalem, not defteri, nefesiniz için nane şekeri, toplantı yerinin adres-park bilgisi, gülüşünüz, merakınız, espri yeteneğiniz. 7-Karşınızdakini dinleyin Sürekli konuşan siz olmayın. 8-Sürekli aynı kişi ve grupla olmayın Bir toplantıda mutlaka yeni birileriyle tanışmak için çaba harcayın. 9-Bağlantılarınızdan kopmayın Mesela öğretim görevlileriyle, sınıf arkadaşlarınızla iletişimi kaybetmeyin. Yıllar sonra onların, hayatınıza zenginlik katacağını göreceksiniz. 10-Sürdürmenin bir yolunu bulun Sadece tanışmış olmak, ilişkide olduğunuz anlamına gelmez. Onu takip edin, teşekkür notu gönderin, onun için yapabileceğiniz herhangi bir şey varsa yapmaktan çekinmeyin. 11-Aktif olun Profesyonel organizasyonlarda görev alın. 12-Kişisel web sitenizi kurun İlgi duyduğunuz alanlarda fikirlerinizi paylaşın. 13-Kişisel markanızı oluşturun Başkalarının sizi tavsiye etmesini hedefleyin. İyi olduğunuz alanı nasıl faydaya dönüştürürsünüz? Bunu doğru kişilerin bilmesini nasıl sağlarsınız? 14-Ayda en az (listenizde yer alan) 2 kişiyle tanışın Ve onlar için neler yapabileceğinizi sorun. 15-Çeşitliliğe önem verin Kişi sayısından çok, farklı kişilerin olmasına dikkat edin.
Evde Yapılabilecek İşler
Evde Yapılabilecek İşler Bir ev hanımı için evde yapabileceği sayısız iş imkanı bulunmaktadır. Bu iş imkanlarını değerlendirmek tamamen kişinin kendisine kalmıştır. Editörlük Yapmak Eğer kaleminize güveniyorsanız ve uzman olduğunuz yada araştırmayı sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz konular bulunuyorsa yazı yazabileceğiniz konularla ilgili sitelere editörlük yapabilirsiniz. İkinci El Ürünler Satmak İnternet çok geniş bir mecra ve etkili kullanabilmek tamamen sizin elinizde. Uygun fiyata ikinci el eşyalar satın alıp, tekrar satabilirsiniz. Ancak bunun için bir internet canavarı olmanız gerekiyor. Anket Doldurarak Para Kazanmak Mailinize belirli aralıklarla belirli firmalardan anketler gelmektedir. Bu anketleri düzgün bir şekilde doldurarak ek gelir elde edebilirsiniz. E-Kitap Yazarak Para Kazanmak Eğer uzman olduğunuz bir konu bulunuyorsa bu konu hakkında bir elektronik kitap hazırlayarak satabilirsiniz. Örneğin; güzellik üzerine ipuçları ve püf noktaları hakkında bir e-kitap hazırlayabilirsiniz. Kazanç Platformları Gittigidiyor ve sahibinden gibi internet sitelerinden ürün satışı yaparak ciddi bir ek gelir kazanabilirsiniz. Örneğin; resim çizme ve tasarım yeteneğiniz bulunuyorsa sıradışı t-shirtler tasarlayıp, satabilirsiniz. Evde para kazanmak ve bu işlerden birini yaparak ek gelir elde etmek için makale yazımızın altında yer alan yorum bölümüne adınızı, soyadınızı ve mail adresinizi yazarak firmaların size ulaşmasını sağlayabilir ve Evden para kazanmaya başlaya bilirsiniz. Ancak kötü amaçlı kullanımlara yol açmamak için telefon numarası bırakmamanız rica olunur. İşveren firmalar sizinle bu bilgiler doğrultusunda iletişime geçecektir.
Reklam