En Çok Kazanan Beyonce
Forbes dergisi'nin açıkladığı 'yılın en çok kazanan kadın müzisyenleri' listesinde ABD'li şarkıcı Beyonce, 115 milyon dolarlık geliriyle ilk sırada yer aldı.Dünyanın en önemli ekonomi dergilerinden Forbes, 'yılın en çok kazanan kadın müzisyenleri' listesini açıkladı. ABD'li şarkıcı Beyonce, 115 milyon dolarlık geliriyle 2014 yılında en çok kazanan kadın müzisyen oldu.33 yaşındaki şarkıcının Aralık 2013'te çıkardığı 'Beyonce' adlı albüm yılın en çok satanları arasında yer aldı. Ünlü şarkıcının 2014 yılı dünya turu, 95 konserden oluşuyor.Beyonce'yi 64 milyon dolarla country sanatçısı Taylor Swift izledi. 24 yaşındaki Swift'in '1989' adlı albümü, sadece bir haftada 1 milyondan fazla sattı. Genç şarkıcının, gelecek yıl dünya turnesine çıkması bekleniyor.Listenin üçüncü sırasında ise 52 milyon dolarla Pink geliyor. Pink'i 48 milyon dolarla, sosyal medyada milyonlarca takipçisi bulunan R&B şarkıcısı Rihanna izledi.Yaklaşık 125 milyon dolarlık geliriyle geçen yılın en çok kazanan kadın müzisyeni olan Madonna, bu yıl ilk ona giremedi.Forbes dergisine göre yılın en çok kazanan kadın müzisyenleri şöyle:1 - Beyonce - 115 milyon dolar2 - Taylor Swift - 64 milyon dolar3 - Pink - 52 milyon dolar4 - Rihanna - 48 milyon dolar5- Katy Perry - 40 milyon dolar6- Jennifer Lopez - 37 milyon dolar7 - Miley Cyrus - 36 milyon dolar8 - Celine Dion - 36 milyon dolar9 - Lady Gaga - 33 milyon dolar10 - Britney Spears 20 milyon dolarKaynak: AA
Dijital Dünyanın V’den Öğrenebileceği 8 Şey
“Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var ve fikirler kurşun geçirmezdir!” diyor V.İyi bir fikirle yola çıkmak, inanmak ve vazgeçmemek başarının ilk adımı kabul edilebilir. Dijital dünyada kendinize bir hedef koymayı asla ihmal etmeyin. Bu ister girişimcilik üzerine bir konu olsun, isterse kişisel gelişim. V’nin filmde bir 5 Kasım gecesi ortaya çıkıp, bir sonraki sene 5 Kasımda toplumsal düzende çok büyük değişmeler olacağını söylemesini örnek gösterebiliriz. Kimsenin ilk etapta inanmaması, ama bir sene içerisinde V’nin istediklerine ulaşabilmek için maksimum çabayı sarf etmesi ve başarması hedeflerine emin adımlarla ilerlemenin bir sonucuydu.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Kendisini tarihe nakşetmenin başka başka yollarını düşünüyorsa da Recep Tayyip Erdoğan, başbakan olduğu dönemde yaşanan Soma katliamının ardından madenciliğin fıtratına dair yaptığı konuşmayla planladıklarının birçoğundan daha uzun hatırlanacak. Yıllarca birikmesine açıkça izin verilmiş suda mahsur kalan madencilerden hâlâ ulaşamadığımız varken, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı'nın önraporu kolektif bir ihmali işaret ediyorken, inatla hükümetin mesuliyetini üstlenmesini isteyenler o suda boşa mı kürek çekiyor acaba?Muhtelif açıdan hükümeti temsiliyetini tartışamayacağımız Burhan Kuzu geçen hafta, kimi zaman başkaları adına açılmış bir parodi hesabını andıran ama gayet şahsi Twitter hesabından şöyle yazdı: 'İş kazalarında Avrupa'da birinci, dünyada altıncı sıradaymışız. Diyelim ki doğru; bu vahim tablodan sadece Hükümeti sorumlu tutmak adil olurmu?' Diyelim ki doğru... Görünen o ki istatistiklere ikna etmek için dahi gayret gerekiyor.
League Of Legends 4.19 Yaması Yayınlandı
League of Legends, 2014 sezonu öncesi gelen son güncelleme ile birlikte karakter düzenlemeleri, yeni görseller ve bazı ufak değişiklikler sunuyor.League of Legends 2014 sezonunun son güncellemesi ile karşımıza çıkıyor. Şampiyonların bazı yeteneklerinde yapılan düzenlemeler dışında, Sion ve Singed şampiyonlarında geniş çaplı değişiklikler ve yeni şampiyon açılış görselleri görülüyor.Karakterlerin baştan sona yenilenmesi sürecinde sıradaki isim olan Singed , hem görsel olarak güncelleniyor hem de yeteneklerinde bir kaç değişiklik oluyor. Temel şampiyon ve tüm kostümlerinin modeli ve dokuları yenilenen Singed ‘ın artık yeni yetenek simgeleri de var. Artık fırlattığınız bir şampiyon yere düştüğünde sersemlemek yerine, aynı süreyi havada geçiriyor. “ Tut Savur” isimli yeteneğine “ Vallahi Bırakmam ” isimli yeni bir pasif bir özellik alıyor. Bu sayede fırlatılan şampiyon “ Kuvvetli Zamk ” bölgesine düştüğünde 1 saniyeliğine kıstırılmış sayılıyor. Ayrıca bazı durumlarda alakasız yerlere fırlatılan şampiyonlar problemi de kalkıyor. Ultimate yeteneği “ Delilik İksiri” ise eskisine göre daha fazla nitelik artışı sağlıyor.Yakın zamanda geniş çaplı bir güncelleme ile geri dönüş yapan Sion , güncelleme sonrası hatalarından arındırılıyor ve biraz daha güçleniyor. Eskiden azami can değerine göre can değeri kaybetmesine sebep olan pasif özelliği “ Ölümün Görkemi “, artık şampiyon seviyesine göre artış gösterecek. Böylece daha güçlü karakterin daha kısa pasif yeteneği kullanması durumu ortadan kalkıyor. Ayrıca pasif aktif hale geldiğinde çalışmayan eşyalar ve Yorick ‘in yeteneği sonrası iptal olan pasif yetenek hataları düzeltildi.Bu iki şampiyona yapılan büyük değişikliklerin haricinde, bazı şampiyonların oyun içerisinde daha dengeli hale gelmesini sağlayacak değişiklikler yapıldı. Ayrıca tam 18 şampiyonun açılış görselleri yenilendi.Güncelleme ile birlikte oyuna iki yeni kostüm daha ekleniyor. İlki, 11 Kasım 2014 tarihinde sona erecek olan 2014 sezonunun ardından, dereceli oyunlard a Altın ve üzerindeki aşamalarda olan oyunculara hediye edilecek olan Şanlı Morgana kostümü. İkinci kostüm Ölüm Meleği Soraka ise mağazada satışa sunulmuş durumda.4.19 güncellemesi ile birlikte gelen tüm şampiyon değişikliklerine ve daha fazlasına League of Legends Resmi Sitesi’nden ulaşabilirsiniz.
Murathan Mungan ile Sinemada Gerçeğin Kapıları
Bu yıl 20’ncisi düzenlenen Gezici Festival, Murathan Mungan’ı ağırlıyor.28 Kasım - 8 Aralık 2014 arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkarak Eskişehir ve Sinop’a uğrayacak. Bu yıl festival, Murathan Mungan’ın özel seçkisini “Gerçeğe Açılan Üç Kapı” bölümünde gösteriyor. Sinema üzerine yazarak da düşünen Mungan, bu bölümde gerçekle olan ilişkiyi sinema aracılığıyla sorguluyor.ÜÇ USTADAN GERÇEKLİKMungan’ın seçtiği filmlerden ilki, Michelangelo Antonioni’nin imzalı Blow Up/ Cinayeti Gördüm, varlıklı ve ünlü bir moda fotoğrafçısı olan Thomas’ın, meçhul bir cinayetle olan ilişkisini konu alıyor. 1960’ların özgün yapıtlarından kabul edilen filmde, gerçeklik algısı sorgulanıyor.İkinci filmi Francis Ford Coppola’ya 1974’te Altın Palmiyeli The Conversation/ Konuşma. Film, ünlü yönetmenin en çarpıcı filmlerinden biri olarak öne çıkıyor. Üçüncü film ise, insanoğlunun zaafları üzerine kurulu örgüsüyle ‘gerçek’ denen şeyin göreceliğine vurgu yapan Akira Kurosawa’nın Rashomon’ı. Film, bir cinayet ve tecavüz olayıyla ilgili farklı insanların anlattığı, birbiriyle çelişen hikâyeler üzerinden gerçekliği sorguluyor.TARAF
Sosyal Medyada Entelektüel Görünmek İçin 7 Altın Kural
Gerçek hayatta yeteri kadar insan sizin entelektüel olduğunuzu düşünmüyor mu? Sizdeki müthiş cevherin farkına varmıyorlar mı? Hiç dert etmeyin. Aşağıda verdiğimiz kuralları uyguladığınız takdirde herkes sizin hakkınızda 'vaayy ne kadar entel birisi bu' diyecek.
Reklam
Bursa'da SGK'ya Operasyon
Polis, Bursa SGK İl Müdürlüğü'ne operasyon düzenlendi. İl müdürlük binasında arama yapılıyor.Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, SGK'da operasyon başlattı. Hürriyet'in haberine göre bu sabah Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü’ne gelen ekipler binada arama yapıyor. Osmangazi ilçesi İnönü Caddesi'nde bulunan SGK binasına personelden önce gelen onlarca polis, müdürlüğün ikinci katında bulunan bilgi işlem odasındaki arama ve incelemelerine devam ediyor. Operasyon hakkında SGK kurum yetkililerinin de detaylı bilgiye sahip olmadığı belirtildi. Operasyonun kurumdaki telefonlara böcek yerleştirilen T.Y isimli personel nedeniyle başlatıldığı, polisinin kurumda varolduğu öne sürülen böcekleri aradığı iddia edildi.IMC
Apple Watch – Microsoft Band Karşılaştırması
Apple Watch ve Microsoft Band akıllı saatlerini, çeşitli yönlerden sizin için karşılaştırıp inceliyoruz.Donanım yönünden karşılaştırmaBildiğiniz üzere kalp ritmi ölçme özelliği neredeyse tüm akıllı saatlere var fakat Microsoft Band ve Apple Watch’da bu özelliğin ilginç biçimde sunulması dikkat çekiyor. Öte yandan Microsoft Band’a daha çok sensör sıkıştırıldığı için toplayacağı veriler Apple Watch’a göre daha çok olacağı yönünde görülüyor.Apple Watch kalp ritmi özelliğinde özel üretim sensörden yararlanıyor ve indrared/görünür LED’lerden faydalanıyor. Microsoft Band ise bunu 7/24 isabetli kalp ritmi izleyebilen gelenek haline gelmiş optik sensör ile sağlıyor. Bunlar ne demek oluyor? Apple’ın saatinde bu işlevi elle etkinleştirmek gerekiyor ancak diğer Apple tarafından kalp ritminizi canlı olarak paylaşabilmek de güzel bir jest.Uyumluluk yönünden karşılaştırmaCihazlar kendi ilgilileriyle şu şekilde uyumlu olacak; Apple Watch sadece iPhone 5 ve üzeri cihazlarda çalışacak.Microsoft Band ise Android ve Windows’un Windows Phone’lu cihazlarında çalışacağı garantisi veriyor. Yapmanız gereken sadece ilgili uygulama mağazasından Health uygulamasını indirmek.Ekran yönünden karşılaştırmaMicrosoft Band, 1.4 inçlik TFT dokunmatik ekran(320×106) kullanırken Apple Watch Sport ve 18 ayar altın modelleri sunarak iki farklı ekran boyutuyla sunulacak ancak şu an sadece ekran yükseklikleri biliniyor: 38mm ve 42mm.Pil Ömrü yönünden karşılaştırmaMicrosoft normal bir kullanımda 48 saat pil ömrü olacağını söylerken saatin 1.5 saatte tamamen şarj olduğunu belirtmekte.Apple’ın saatinin MagSafe teknolojisi ile şarj olacağı söylenirken pil ömrünün bir güne yetmesi şu anlık zorlanıyor fakat 2015’te çıkacak olan Apple Watch için bu durumun iyileştirilmesi hedefleniyor.Uygulamalar Yönünden KarşılaştırmaMicrosoft Band RunKeeper, Gold’s Gym, My FitnessPal ve Sturbucks gibi üçüncü parti uygulamlarla uyumlu olacak ve bunun yanında en önemli etkileşim aracı olarak Android, iOS ve Windows Phone’da kullanılabilen Microsoft Health uygulaması olacak. Ayrıca kullanıcılar verilerini HealthVault uygulaması ile paylaşabilecekler.Apple Watch ise onunla beraber gelen Activity Monitor uygulamasını kullanacak. Workout uygulaması mesafe, hız ve yaktığınız kalorileri gerçek zamanlı olarak gösterirken Activity Monitor’de üç tane grafiksel halka bulunacak. Move halkası yaktığınız kalori sayısını, Exercise halkası kaç dakika etkin olduğunuzu ve Stand halkası kaç dakika ayakta durduğunuzu gösterecek.Çıkış tarihi ve fiyat yönünden karşılaştırma2015’te piyasaya sürülecek olan Apple Watch’ın fiyatları 349 dolardan başlayacak iken Microsoft Band şu an sadece ABD’deki Microsoft Store’da 199 dolara satılıyor.Etiketler: apple, apple watch, apple watch fiyatı, apple watch microsoft band incelemesi, apple watch microsoft band karşılaştırması, apple watch özellikleri, microsoft, microsoft band, microsoft band apple watch incelemesi, microsoft band apple watch karşılaştırması, microsoft band fiyatı, microsoft band özellikleriÇakma diplomat, asi elektro gitarist ve sıkı bir teknoloji tutkunu. Bazen sadece oyunlar ve hayallerde yaşamak isteyen kişi.iPhone 6 Plus, iPhone 6'ya oranla neredeyse yok satıyor.Teknoloji devi LG, dünyanın en ince çerçeveli telefon ekranı ile adeta büyülüyor.Samsung'un resmi olarak tanıttığı bu iki modelde metal tasarım oldukça dikkat çekiyor.
Reklam
Türkiye Kişisel Özgürlüklerde Dünyada Sondan 8′inci
Londra bazlı bir düşünce kuruluşu olan Legatum Institute tarafından 2008’den bu yana her yıl yayınlanan Dünya Refah Endeksi’nin 2014 verileri açıklandı.Dünya nüfusunun yüzde 96’sını temsil eden 142 ülke hakkındaki, 8 ana başlıktan oluşan 89 farklı değişken incelenerek yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye genel sıralamada 86′ıncı sırayı alırken, Kişisel Özgürlükler alt başlığında 142 ülke arasında 134’üncü sırada bulunuyor. 2010 yılında aynı kategoride Türkiye 95’inci sıradaydı.Rapor hazırlanırken incelenen verilerin diğer ana başlıkları arasında Ekonomi, Girişimcilik & Fırsatlar, Devlet Yönetimi, Eğitim, Sağlık, Güvenlik ve Toplumsal Sermaye kategorileri bulunuyor. Araştırma kapsamında, 8 kategori için belirlenen toplam 89 alt başlık hakkındaki resmi veriler bilimsel yöntemlerle analiz edilip, elde edilen sonuçların sıralandırılması sonrası, tüm kategoriler bir araya getirilerek varılan neticeye göre genel sıralama yapılıyor. Türkiye bu başlıklardan Ekonomi’de 86, Girişimcilik ve Fırsatlar’da 66, Devlet Yönetimi’nde 48, Eğitim’de 81, Sağlık’ta 55, Güvenlik’te 95 ve Toplumsal Sermaye’de 114’üncü sırada. Aynı endeksin genel sıralamasında 2011 yılında 75’inci sırayı alan Türkiye, 2013 raporunda 87’inci sıraya gerilemişti.Türkiye’nin 134’üncü sırayı elde ederek tüm dünyada son 10 arasında yer aldığı Kişisel Özgürlükler kategorisinin alt başlıkları arasındaysa göçmenlere tolerans, azınlıklara tolerans, sivil özgürlükler ve tercih özgürlüğünden duyulan tatmin olmak üzere 4 konu ölçülmüş. Bu kategoride Suudi Arabistan 136, Malezya 112, Birleşik Arap Emirlikleri 55 ve ABD 21’inci sırada.Ekonomi ve Devlet Yönetimi ana başlıklarının 1′incisi İsviçre olurken, Girişimcilik ve Fırsatlar kategorisinin ilk sırasında İsveç var. Eğitim kategorisinin zirvesinde Avustralya bulunurken, sağlık sistemi uzun süre ciddi şekilde eleştirilen fakat Obamacare ismi verilen reform pakediyle bir dizi değişikliğe giden ABD sağlık kategorisinde 1′inci sırada yer alıyor. Güvenlik kategorisinin ilk sırasını Hong Kong elde ederken son ana başlık olan Toplumsal Sermaye konusunda ilk sırada genel sıralamanın da zirvesinde bulunan Norveç var. Türkiye’nin 134′üncü olduğu Kişisel Özgürlükler kategorisinde zirvede bulunan Yeni Zelanda, genel sıralamada da 3′üncü sırada.Araştırmanın genel sıralamasına göre refah düzeyi en yüksek 10 ülke şu şekilde:1. Norveç2. İsviçre3. Yeni Zelanda4. Danimarka5. Kanada6. İsveç7. Avustralya8. Finlandiya9. Hollanda10. ABDÖte yandan refah konusunda en kötü durumdaki 10 ülke de şu şekilde sıralanıyor:142. Orta Afrika Cumhuriyeti141. Çad140. Kongo Demokratik Cumhuriyeti139. Burundi138. Yemen137. Afganistan136. Togo135. Haiti134. Sierra Leone133. GineMerkezi Dubai’de bulunan uluslararası yatırım fonu Legatum bünyesindeki Londra merkezli Legatum Institute, kendi internet sitesinde amacını “insanlığın daha ileriye gidebilmesine katkıda bulunabilmek” olarak açıklayan bir ‘Think Tank’ yani düşünce kuruluşu. 2008’den bu yana yayınladığı Dünya Refah Endeksi haricinde bir çok çalışma yapan kuruluşun çalışanları arasında dünyanın önde gelen üniversitelerinden çok sayıda bilim insanı ve iş insanları bulunuyor.Araştırma sonuçlarını İngilizce detaylı biçimde incelemek için prosperity.com ziyaret edilebilir. Aras ZARAKOL | ZETE
13 Maddede Kafası Karışanlar için Hükümet - İmralı Görüşmeleri
Elbette haşmetli devletimizi yöneten zat-ı alilerin her istediğini söyleme hakkı saklıdır. Lakin biz faniler de merak ediyor, ne oluyor ne bitiyor öğrenmek istiyoruz. Görüşmeler yapıldı mı, yapılmadı mı, yapıldıysa kim görüştü ve ne görüştü memleket ahvalinin merakını celbediyor. İçerikle ilgili bir şey söyleyemesek de, görüşme yapılıp yapılmadığına ilişkin tüm beyanları derledik. Artık Allah kerim, karar sizin.
Reklam
Nasıl Bir Patron Olurdun?
Dur bakayım... Sende kesinlikle patron olma potansiyeli var! Peki patron olsan senden nasıl bir patron olurdu? Çalışanlarına nasıl davranırdın?
'Ak Saray' 1 Milyar 370 Milyon TL
Maliye Bakanı, yeni cumhurbaşkanlığı sarayının bütçesinin 1 milyar 370 milyon TL olduğunu açıkladı.Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, milletvekillerinin 2015 yılı bütçesinin geneli üzerindeki soru ve eleştirilerine cevap verdi.Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın toplam maliyeti ve maliyetin hangi bütçeden karşılanacağı sorusunu da yanıtlayan Şimşek, yeni hizmet binasının proje bedelinin toplam 1 milyar 370 milyon lira olduğunu, bu zamana kadar tümü Başbakanlık bütçesinden olmak üzere 963,4 milyon lirasının harcandığını, 2015 yılında tamamlanmasının planlanması nedeniyle söz konusu yıla ilişkin bütçeye 300 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.Cumhurbaşkanlığı uçağıTürkiye'nin yeni aldığı TC-TUR kuyruk tescilli uçağın maliyetinin sorulması üzerine Şimşek, şu bilgileri verdi:'Söz konusu uçak geniş gövdeli, uzun menzilli Airbus A330-200 tipi TC-TUR tescilli uçak olup halihazırda devlet erkanı tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Uçak, Türk Hava Yolları aracılığıyla satın alınmış olması ve henüz devrinin yapılmamış olması nedeniyle şimdiye kadar bütçeden herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu yıl içinde Başbakanlık bütçesinden ödeme yapılması planlanmaktadır. Uçağın sözleşmede yer alan satın alma bedeli ile uçak içinde yapılan bazı düzenlemelerle birlikte toplam maliyeti 185 milyon dolardır.'‘Suriyelilere 4,5 milyar dolar harcandı’Suriye’den gelen göçmenlerin maliyetinin sorulması üzerine de Şimşek, 'Bugüne kadar bütçeden 2 milyar 315 milyon 629 bin 152 lira harcanmış. Şimdi diyeceksiniz ki, 'Bazı rakamlar zikrediliyor, buradaki fark ne?’ Birleşmiş Milletler’in bir standardı var. Çünkü bu konudaki harcamayı sadece bütçeden yapmıyoruz. Mahalli idarelerin çabaları var, başka ayni yardımlar var. Bizdeki rakam en son 4,5 milyar dolar' ifadesini kullandı.Yeni Gelir Kanunu TasarısıYeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı hazırlanırken ilgili kesimlerle görüşülmediği eleştirisinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Şimşek, konuyla ilgili tüm kesimlerle görüşme yapıldığını ifade etti.'Bu yapı iyi mi? Değil. OECD tanımına göre baktığınız zaman dolaysız vergide durum yine iyi değil' diyen Şimşek, bunun için Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nı hazırladıklarını bildirdi. Bu tasarıyla önemli düzenlemeler yapmak istediklerini anlatan Şimşek, 'Maliye’nin sıkıntısı şu; mükellefin vergi kaçırdığını ispat yükümlülüğü bizdedir, bu çok zordur. Halbuki anglosakson ülkelerinde, hatta kıta Avrupası’nın bazı ülkelerinde bu yükümlülük mükellefe aittir. Ben her serbest meslek erbabına, ofise denetim elemanı 24 saat boyunca koyamam ki. Koysam bile tespit edemem ki. İşin bu boyutu var' diye konuştu.Türkiye’nin asıl sorununun dolaysız vergilerde olduğunu belirten Şimşek, bunun için de dört gözle Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nın yasalaşmasını beklediklerini söyledi. Şimşek, dolaysız vergilerdeki sorunların çözümü halinde rekabet gücünü etkileyen dolaylı vergilerde indirime dahi gidilebileceğini kaydetti.'Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor'Şimşek, memur maaşlarına 2015 yılında enflasyon farkının verilip verilmeyeceğiyle ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:'Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor. Neden? Çünkü toplu sözleşme yapıyorsunuz. Toplu sözleşmede, sadece 175 liralık brüte bakarsanız o çok kısmi olur. Öğretmenlerimize ayrıca 75+75 lira seyyanen artış sağlandı. Sadece bunun etkisi yanlış hatırlamıyorsam 1 milyarın üzerindeydi. Bu hususu hiç dikkate almıyorsunuz. 4C’ye ilişkin, geçici personel ücretlerinde brüt ilave 350 lira artış, artı bir de aile yardımı getirildi. Bunların hepsini dikkate aldığınız zaman, olay göründüğü gibi değil. 2014 yılında en düşük memur maaşı bu haliyle yüzde 8,3 artmış olacak, ortalama memur maaşı artışı yüzde 8,5. Yeni göreve başlayan öğretmen maaşı ise yüzde 14,4 artacak. En düşük memur emekli aylığı yüzde 12,8. 5’inci dereceden emekli olan bir memurun ikramiyesi yüzde 12,4 oranında artmış olacak.''Vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısı 260'Vergi muafiyeti tanınan arazilere ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısının 260 olduğunu bildirdi. Söz konusu rakamın yıllara göre dağılımını da veren Şimşek, 1991 yılına kadar 115, 1992-2001 yılları arasında 77, 2002-2014 yılları arasında da 68 vakfa muafiyet tanındığını kaydetti.Kamuoyunda 2B olarak bilinen arazilerin satış gelirlerine ilişkin son rakamları da paylaşan Şimşek, söz konusu satıştan bugüne kadar 3,2 milyar lira gelir elde edildiğini bildirdi.Güvenlik harcamalarıGüvenlik harcamaları için bütçeden ayrılan paya ilişkin bir soru üzerine Şimşek, bu yıl için yaklaşık 45 milyar lira ayrılan ödeneğin, 2015 yılında 47,4 milyar liraya çıkacağını ifade etti.Şimşek, bu artış oranının neredeyse deflatörün altında olduğunu belirterek, 'Öyle bir hava estiriliyor ki sanki Türkiye savaşa girecekmiş gibi. Yok öyle bir şey. Biz tam aksine bölgemizde huzur, barış... Bu bölge çok çekti, Ortadoğu'da çok gözyaşı döküldü' dedi.Güvenlikle ilgili kurumların bütçesinin milli gelir içindeki payının 2002 yılında yüzde 3,5 olduğunu anımsatan Şimşek, bu oranın gelecek yıl 2,44'e inmesinin beklendiğini kaydetti. Şimşek, TOKİ'nin inşa ettiği kalekollar için bu yıl harcanacak paranın 300-500 milyon lirayı geçmeyeceğini bildirdi.Örtülü ödenekKamuoyunda 'örtülü ödenek' olarak bilinen gizli hizmet giderleri hakkında da konuşan Şimşek, bunun genel bütçe başlangıç ödeneklerinin toplamının binde 5'ini geçemeyeceğini söyledi.Şimşek, bu kapsamda geçen yıl 990,3 milyon lira, 2014 yılının başından bu yana da 874,9 milyon lira harcandığını dile getirerek, bütün harcamaların kanunlar çerçevesinde gerçekleştirildiğinin altını çizdi.'Cari açıkta Enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazla var'Cari açığa ilişkin bazı milletvekillerinin, 'Enerji hariç bile açık var' iddialarına da cevap veren Şimşek, 12 aylık bazda bakıldığı zaman enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazlanın olduğunu söyledi. Şimşek, bütçeye ilişkin tahminlerin de tutturulacağını vurguladı.Bunlara karşın, enflasyonda önemli bir sapmanın olduğunu dile getiren Şimşek, bunda da kuraklığın büyük etkisi olduğunu ifade etti.'2017 yılına kadar tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz'Orta Vadeli Programın (OVP), yapısal problemlere çözüm üretmediğine ilişkin eleştirilere de cevap veren Şimşek, 2013 yılında cari açığı azaltacaklarını, tasarruf oranlarını artıracaklarını söylediklerini hatırlattı.Şimşek, şunları belirtti:'Tasarruf oranı 2013’te yüzde 13,4’tü. 2014 yılını muhtemelen yüzde 15 civarında bir tasarruf oranıyla kapatacağız. Yeterli mi? Değil ama hedefe yönelik bir süreç var. 2017 yılına kadar da tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz. Aynı şekilde, yüzde 8 civarında bir cari açık vardı, şimdi yüzde 5,7. Tabi cari açık ciddi bir yapısal sorun. Cari açık önemli ölçüde katma değer zincirindeki yerimizle ilgilidir ama önemli ölçüde de son 10 yılda, özellikle de emtia fiyatlarında bazılarına göre süper döngü dedikleri bir dönem söz konusu. Şimdi bunu göz ardı edemeyiz. Önümüzdeki 10 yıl içinde muhtemelen emtia fiyatlarının etkisi zayıflayacak ve bizim OVP’de öngördüğümüzden daha güçlü bir iyileşme söz konusu olabilir.'Tarım arazilerinin çiftçilere satışı için genelgenin ne zaman çıkacağına yönelik soruyu da yanıtlayan Şimşek, buna ilişkin söz aldığını ve genelgenin 1 ay içinde çıkacağını söyledi.Kaynak: AA
Bir Tencere Aşure Yüzde 57 Zamlandı
Kuraklık ve don nedeniyle başta kuruyemiş ve bakliyata gelen zamlar bir tencere aşurenin de maliyetini artırdı. Geçtiğimiz yıl ekim ayında 10 kişilik aşure 19 TL'ye mal olurken, bu yıl fiyat 30 TL’ye yaklaştı. Aşure bir yılda yüzde 57 zamlanmış oldu.Bu sezon tarımsal üretimi hem don hem de kuraklık vurdu. Özellikle kuruyemiş ve bazı bakliyatlarda fiyat, beklentilerin üzerinde arttı. Bu durum, aşure için alışveriş yapan bir ailenin de masraflarını artırdı.Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin her ay hazırladığı market fiyatları verileri üzerinden hesaplandığında bir tencerede 10 kişilik aşure hazırlamak için gereken malzemeler geçtiğimiz yıl 19 TL iken bu yıl 29,9 TL’ye yükseldi, zam yüzde 57 oldu.En fazla zam yüzde 132 ile kuru kayısıda, bunu yüzde 110 zam ile fındık ve yüzde 46 zam ile pirinç izliyor. Fiyatı düşen ise yüzde 19 ile kuru üzüm.Türkiye’de kayısının başkenti Malatya’nın Ticaret Odası Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç’a göre, yaşanan don 100 yılda bir gelen bir afetti, fiyatlar yeni hasad dönemine yani eylüle kadar yüksek kalır. Al Jazeera’ye konuşan Erkoç, fiyatların dondan önce de üretici açısından çok çok düşük olduğunu belirtiyor, şu andaki fiyatları da tüketici açısından yüksek buluyor. Erkoç’a göre orta yolun bulunması lazım:“ Dondan önce üretici ciddi maliyet sorunları yaşıyordu. Üretici yıllardır mağdurdu, emeğinin karşılığını alamıyordu. Kayısı fiyatı ortalama kilo 14 TL olmalı. Kuru üzümde ise geçen yıl hiç ürün yoktu. Bu yıl üretim bol olunca fiyat düştü.”Sağlıklı yaşam trendi kuruyemişe talebi artırıyorTüm Kuruyemiş Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜKSİAD)’dan Proje Yöneticisi Ceren Topçu da yıllar içinde kuruyemiş tüketiminde artış olduğunu, bu yıl üretim daralınca fiyatların yükseldiğini anlatıyor:“Sağlıklı yaşamın öne çıkması, diyetler... Pazarda son beş yılda ortalama yüzde 10 büyüme gördük. İhracat da sürekli artıyor. Fiyatlar, arz talep dengesinden kaynaklanıyor. Tüketim artarken, üretim iklim şartlarının etkisiyle geriliyor. Bu yıl üretimde azalma oldu ama şirket cirolarında azalma yaşanmadı.”Tüketici farklı ürünlere yöneliyorAl Jazeera'ye konuşan Papağan Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi'a göreyse kuraklık, don, sel gibi rekolteyi etkileyecek olumsuz gelişmeler olmaz ve ürünlerde iyi bir rekolte elde edilirse, fiyatlar geriler, aksi takdirde fiyatlar yükselir:'Meteorolojik olayların etkisiyle; geçen yıldan kalan stokların azalması ve bu yıl da rekoltenin düşmesi nedeniyle kuruyemiş hammadde fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldi. Fiyat artışları, bazı ürünlerde yüzde 100’e varan oranda gerçekleşti. Son tüketici nezdinde baktığımızda da ürünlerde yüzde 20 ile yüzde 100 arasındaki oranlarda fiyat artışı gerçekleşti. Kayısı, fındık ve antep fıstığında yüzde 100’ü buldu. Kuruyemişte tüketim düşmedi ama farklı mahsullere yönelim söz konusu. Antep fıstığı veya fındık gibi ürünlere ilgi azalırken, örneğin yer fıstığında yüzde 25’e varan tüketim artışı meydana geldi. Yer fıstığında nispeten iyi bir rekolte gerçekleşti, fiyatı da diğer mahsuller kadar yükselmedi. Yine örneğin fiyatı daha makul sayılabilecek ay çekirdeğinde de tüketim artışı meydana geldi.'“Kuru fasulye fiyatı düşüyor, bakliyat-buğday düşmez”Hububat-Bakliyat Yağlı Tohumlar Birliği Başkanı Mahmut Aslan’ da bakliyat ve buğdayda bu yıl kuraklığın fiyatlarını yukarı çektiğini ifade ediyor. Al Jazeera’ye konuşan Aslan, bu yıl kuru fasulyede fiyatların düşmesini bekliyor amncak buğday ve bakliyatta ise mevsim etkilerinin fiyatları yükselteceğini düşünüyor.Enflasyonu gıda fiyatları yukarı çekiyorReis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis’e göreyse geçen yıl fiyatşar daha yüksek olabilir ancak son dört ayda fiyatlar düşmeye başladı. Reis, özellikle kuru fasulyede fiyatın yüzde 20 indiğini söylüyor;“Bu sene olumsuz hava şartlarıyla tarladaki bereket az oldu. Üretim az olunca da üreim maliyetleri arttı ama şu anda artışlar fazla değil. Örneğin nohut ve aşurelik buğdayda son dört aydaki artış sadece yüzde 5.”Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in enflasyon verilerinde ana harcama gruplarında gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 24.45'lik ağırlığa sahip. Ekimde ise bu grupta yıllık bazda artış yüzde 12.56 oldu, yıllık enflasyon oranı 96'yı aştı. TUİK hesaplamalarında kullanılan temel gıda maddeleri bir yılda yüzde 109 arttı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Kobanê'de İlaçları, Cephede Yaralananlar Kullansın Diye Halk Hastaneye Gitmiyor
Dayanışmanın hakim olduğu Kobanê’de yaşayanların temel talebi insani yardım koridorunun açılması.IŞİD ile Kürt güçlerinin çatışmalarının sürdüğü Kobanê'de yaşayan insanlar, zorunlu olmadıkça geceleri dışarı çıkamıyor. Zaten birçok insan yıkıntılar içindeki kentten göç etmiş veya burada hayatını kaybetmiş. Karasinek ve koku istilasındaki kentte yaşayan hayvanlar da aç ve susuz. Özgür Gündem muhabiri Ersin Çaksu , Kobanê'deki gözlemlerini anlattı.Ersin Çaksu’nun BBC Türkçe’deki “Kobanê'deki 50 günüm: Ölülerine ağlamayan kent” başlıklı haberi şöyle:Daha önce de gelmiştim buralara. Ama o zamanlar gördüğüm sivillerden birçoğunu artık göremiyorum. Kimi göç etmiş, kimi çatışmalarda hayatlarını kaybetmiş.Kentin doğu tarafı çatışmalar, havanlar, IŞİD militanlarının bomba yüklü araçlarla yaptığı saldırılar ve hava operasyonlarından dolayı enkaz görüntüsünde. Buralar bir zamanlar kentin varlıklı muhitlerindenmiş. Kentin güney tarafında ise yıkıntılar doğuya nazaran az olsa da, orası da viraneden farksız.Şehir savaşının verildiği Kobanê'nin doğu ve güney kesimindeki evlerin hepsi de açılan deliklerle birbirine bağlanmış. Artık hiçbir evin tek bir kapısı yok. Bu boş evlere girdiğinizde, hiç dışarı çıkmadan deliklerden ilerleyerek; bir evin salonundan öteki evin banyosuna, üçüncüsünün avlusundan komşu evin mutfağına geçerek, 4-5 sokak sonra kentin başka bir yerinden çıkıyorsunuz.Her sokağın başında delik deşik olmuş veya ters yatmış araçlar var. Uzunca bir zamandır temizliğin yapılmadığı kentte havaların soğumasıyla birlikte kokular biraz azalmışsa da, kent karasinek istilası altında.Kentteki sokak köpekleri ve kimi evcil hayvanlar açlık ve susuzluktan sefil haldeler. Artık silah seslerini kanıksamışa benziyorlar. Tavuklar ise silah seslerinden kulak zarları delinmiş olsa gerek, artık hiçbir sese tepki vermiyorlar.67 yaşında cephedePeki kentteki siviller ne yapıyor? Kentte bulunan sivillerin çoğu çocuklar, yaşlılar ve anneler. Yani çatışmaya gidemeyenler ya da gitmelerine izin verilmeyenler...Tabii bazı yaşlıların bu kuralı deldiğini de belirtelim. Mesela 67 yaşındaki Xelîl Osman . İki oğlu ile birlikte cephede direnen Osman, 'Gençler ölürken benim ölümden korkmamı mı bekliyorsunuz?' diye soruyor.Siviller, geceleri çok zorunlu olmadıkça dışarı çıkamıyorlar. Çıkmaları gerekiyorsa da genelde YPG'ye haber veriyorlar; YPG gönderdiği bir araç ve iki savaşçısıyla onları gidecekleri yerlere götürüp getiriyor veya işlerini görüyor. Bu da genellikle hastalık ve acil durumlarda gerçekleşiyor.Bir de sivillerin yaşadığı bölgelerde havan saldırıları veya başka tehditler olduğunda kısa süreli bir olağanüstü hal ile onların oradan tahliyesi ve yeni yerleşecekleri yerlere yerleştirilmeleri sağlanıyor. Bunun dışında geceleri pek hareket olmuyor.Evlerin içinde de geceleri hareketli bir hayat olduğu söylenemez. Havan topu saldırısı olur da toplu kayıp verilir endişesiyle, fazla toplantı olmuyor evlerde.Şu anda kentin güvenli bölgelerinde 4 bine yakın kişi yaşıyor. Oysa bir zamanlar 360 köy ve Kobanê merkezinde 400 bin kişi vardı.Kentte seyahat kolay. Yola çıktığınızda karşınıza çıkan ilk araç hemen yanınıza yaklaşarak 'İstediğin yere bırakayım' diyor ve istediğiniz yere götürüveriyor.Müthiş bir dayanışma ruhu var. Belki de bütün ağır saldırılara karşı 50 gündür Kobanê'nin düşmemesinin sırrı bu dayanışmada gizli.Dayanışma ruhuKentte artık her ev herkesin evi... Şu anda kimsenin kendi evinde yaşamadığını söylersek abartı olmaz. Daha önce köylerde yaşayan ve sadece ihtiyaçları için kente gelen birçok kimse şu anda artık 'şehirli'... Orada akrabalarının evlerinde yaşıyorlar. Daha önce şehirli olanların bir kısmı da büyük ihtimalle şu anda Til Şeîr, Suruç veya başka bir yerde kendi topraklarında göçmen hayatı yaşıyorlardır.Ev sahipleri, kış için stokladıkları peynir, konserve, reçel ve kurutulmuş sebzeleri ihtiyaç sahiplerine veriyor.Paranın değeri yokKentteki bazı evlerin kapıları açılıyor ve insanlar buralara yerleştiriliyor. Aynı zamanda kimsenin şahsi hiçbir şeyinin olmadığını ama herkesin de ihtiyaç duyabileceği birçok şeye ulaşma imkanının olduğunu söyleyebiliriz.Örneğin bir arabaya ihtiyaç duyulduğunda bir garajın kapısı açılıyor ve arabanın kime ait olduğu, plakası kanton yönetimi ve YPG tarafından daha sonra bedeli ödenmek üzere kayıt altına alındıktan sonra kullanılıyor.Kobanê'de geçim kaynağı tarım ve hayvancılığın yanı sıra kuyu kazıcılığıydı. Zira Fırat Nehri'ne 35 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, Baas rejimi Kobanêlilerin kentlerine ve köylerine su götürmesine izin vermeyince halk da çareyi kuyu kazıcılığında bulmuştu.Bugün kentte hiçbir ticari aktivite yok. Para, altın ve değerli eşyalar da artık o kadar değerli değil.Kentte çalışan tek bir işyeri var; o da fırın. Buradan çıkan ekmekler de herkese dağıtılıyor. Diğer gıda malzemeleri de -ki bunların çoğu stoklarlardaki konserveler ve Kobanê'ye gönderilen yardımlardan oluşuyor- haftanın belli günleri herkese eşit bir şekilde şekilde dağıtılmaya çalışıyor. Tam bir komünal yaşam var.Kentteki aileler daha çok cephe arkası lojistik işleriyle uğraşıyor. Yakıt temini, araç ve jeneratörlerin tamiri (Bu arada kentte son bir buçuk yıldır elektriğin olmadığını hatırlatalım), yaralıların bakımı, cephedeki savaşçılara yemek yapmak, elbise dikimi, silah tamiratı, cephanelerin taşınması vs.'Ağlamayacağız'Gönüllülük temelinde herkes her işi yapıyor. Kentin mezarlığı şimdi çatışma bölgesi. Çatışmalarda yaşamlarını yitiren savaşçılar veya siviller kentte belirlenen bir yerde, fazla bir merasim yapılmadan gömülüyor.Mezarlıkta konuştuğum Xatûn isimli kadın, çatışmada yaşamını yitiren bir YPJ savaşçısını gömdükten sonra gözyaşlarını silerek, 'Şimdi ağlamayacağız. Gün ağlama günü değil. Kobanê özgürleşince iki defa ağlayacağım. Biri toprağa verdiğimiz evlatlarımız için, biri de onların mücadeleleri boşa gitmediği ve Kobanê özgürleştiği için sevinç gözyaşları olacak' dedi.Til Şeîr'deki durum daha kötü. Kobanê'nin doğusunda bulunan bu köyde sınır telleri ile tren hattı arasındaki mayınlı bölgede 5 bine yakın sivil var.IŞİD saldırıları başlayınca halk kurtarabildikleri üç-beş parça eşyayı alıp bu mayınlı bölgeye gelmiş. İlk geldiklerinde mayın yüzünden yaralananlar olduysa da, sonradan mayınsız bölgeye çekilerek yaşamayı öğrenmişler.Bazı ailelerin bütün üyeleri bir arada, bazıları ise ailenin bir bölümünü Suruç'a göndermiş. Kobanê ile Suruç arasındaki tek bağlantı telefonlar. Buradakiler oradakileri, oradakiler de buradakileri merak ediyor. Çünkü Suruçtakiler mülteci olarak hayatta kalmaya çalışırken, Kobanê'dekiler de IŞİD'e karşı savaşıyor.Kamyonet kasasında hayatTil Şeir'deki mayınlı arazide arabaların içinde, kamyonet kasalarında yaşayanlar var. Bulabilen çok az sayıdaki kişi de çadırlarda yaşıyor.Burada barınma imkanlarının olmamasının yanında su, yemek, temizlik, tedavi imkanları, temizlik ve tuvalet gibi ihtiyaçlar çok kıt. Burada görüştüğüm insanların çoğu 35-40 gündür banyo yapmadıklarını ve sıcak yemek yemediklerini dile getiriyor.Havaların soğumasıyla birlikte artık hastalıklar da başladı. Su ihtiyacı tankerlerle sağlanıyor. Ekmek ve gıdayı da Kobanê Kantonu hükümeti ve YPG karşılamaya çalışıyor.Mesela üç günde bir buradaki yurttaşlara un dağıtılıyor. Elli kilogramlık bir çuval un 5 aile arasında bölüştürülüyor. Diğer az sayıdaki konserve ve gıda malzemeleri de belirli aralıklarla dağıtılmaya çalışılıyor. Burada kime mikrofon uzatsanız, Türkiye'den yakınmalar işitiyorsunuz:'Suruç'ta bazı hayırsever insanlarımız bize ekmek ve eşya getiriyor, ama Türk askeri geçişlerine izin vermiyor. Bize burada kalmamamızı ve eşyalarımızı burada bıraktıktan sonra sınırı geçmemizi dayatıyorlar. Burada ölürüz ama toprağımızdan vazgeçmeyiz. Bize kendi topraklarımızda bir çare bulunsun.'Temel talepleri ise insani yardım koridorunun açılması. Konuştuğum birçok kimse köylerinden kaçarken sadece üstlerindeki kıyafetleriyle kaçtıklarını ve hiçbir şeylerini almadıklarını dile getiriyorlar.Daha önceki Kobanê ziyaretimde bazılarının evlerine de konuk olduğum bu insanların birçoğu köylerinde hali vakti yerine insanlardı.Ancak hepsi bir gece ya da bir sabaha karşı her şeylerini arkalarında bırakarak göç yollarına düştüler ve şimdi yardıma muhtaç durumdalar.Hemûdê Bekir isimli Kobanêli'ye daha önce Fırat Nehri'nin yanında küçük bir cenneti andıran Degirman köyündeki evinde konuk olmuştum.Bahçesinde birçok meyve ağacının bulunduğu o güzelim ev yerine şimdi Til Şeîr'de evi haline gelen traktör römorkunda ziyaret ediyorum. Gözleri yaşlı bir şekilde, 'Halimizi görüyorsun. Daha önce de gördün, şimdi de görüyorsun' diyebiliyor ancak.Doktora neden gitmiyorlar?Havada susuzluktan ya da çatışmalar nedeniyle telef olan hayvanların yaydığı koku var. Kentte beş hekim var, onlar da imkansızlıklar nedeniyle ancak pansuman yapabiliyor. Kentin üç hastanesi bombalandığından, bu beş doktor iki gözlü bir evde sağlık hizmeti veriyor.Til Şeîr'de hastalanan birçok kimseye 'Neden doktora gitmiyorsunuz?' diye sorduğumda verdikleri cevap, mücadelenin ortaklığını gözler önüne seriyor:'Bize bir şey olmaz. Zaten hastanede bir şey yok; olanları da biz harcamayalım. Çocuklarımız cephede savaşıyor, yaralanıyorlar. Ne varsa onlar için kullanılsın.'T24
Ideas Island: Girişimcilerin Fikirlerini Geliştirmesi İçin Ücretsiz Konaklamalı Adalar
Ideas Island; yaratıcı yazar ve profesyonel konuşmacı Fredrik Härén tarafından yaratılmış bir fikir olarak doğmuş. Fredrik Härén; insanların yalnız başına ve dış dünyadan bağımsız bir alanda daha yaratıcı olduklarını düşünerek 3 küçük adayı (Filipinler’deki Palawan Adası ile İsveç’te yer alan Vifarnaholme ve Svanholmen Adası) bu fikrini uygulamak için uygulama alanı olarak belirlemiş.Normal konaklamarda, ziyaretçilerden 1 haftalığına 1000 dolar konaklama ücreti alınmasına rağmen, ücret konusunda girişimcilerden herhangi bir talepte bulunulmadığını belirtelim.Konaklama süresi olarak genelde 1 haftalık bir zaman dilimi belirlenmiş. Bu süreden uzun konaklamak istemeniz halinde uygunluk durumuna göre sürenin uzatılabiliyor. Adaya 4-6 kişilik bir arkadaş grubuyla gelmeniz mümkün. Siz ve konaklamak istediğiniz arkadaşlarınız dışında adada başka kimse bulunmuyor. Yeme/içmenin ücretli olduğu adalarda, konaklama için bağış yapmak isteyen girişimcilerden alınan ücretler ise İsveç’teki evsizler için harcanıyormuş.Konaklamalar başvuru ile kabul ediliyor. Başvuruda bulunurken sizden bazı bilgiler isteniyor. Hangi fikir üzerinde çalıştığınız, neden bu adalarda kalmak istediğiniz gibi sorular soruluyor ve adalarda konaklamak isteyen girişimciler, bu başvurular arasından seçilerek belirleniyor.Amaçlarının iyi fikirlerin yaratılmasına yardım etmek olduğunu söyleyen Fredrik Härén; yalnız, rahat bir ortamda ve doğayla iç içe olunduğunda iyi fikirlerin daha kolay üretilebildiğine inanıyor.Türkiye’den bu adalarda konaklamak isteyen olur mu bilinmez ama bu adalara çok uzak olmayan girişimcilerden çokça başvuru alacağını tahmin edebiliriz. Giderek büyüyen şehirlerde, gürültü ve kargaşanın yarattığı yoğun yorgunluk hissinden uzak, bu gibi alanlarda yeni fikirler bulmak ve var olan fikirleri geliştirmek eminiz daha kolay olacaktır.Fredrik Härén’in inandığı gibi bu adalarda büyük fikirler filizlenir mi bilinmez ama günümüz girişimcilerinin istediği özel bir fikir alanının oluşmuş ve düşünülmüş olması ilerisi için umut verici.Webrazzi
Reklam
Skolkovo City: Rusya Tamamen Girişimcilere Ayrılmış Bir Şehir Kuruyor
Silikon Vadisi her ayrıntısı, yapısı ve konumuyla büyük bir ilgi kaynağı. Teknolojinin, internet tabanlı girişimlerin artması, milyar dolarlık bir pazar oluşturmaları ile Silikon Vadisi oluşturmak isteyen ülkelerin sayısı ise her geçen gün artıyor. Ancak henüz tam anlamıyla başarılı olmuş bir tanesini bile görebilmiş değiliz. İşin özünde Amerika bile kendi içerisinde birçok deneme yapmasına rağmen ikinci bir Silikon Vadisi oluşturabilmiş değil.Rusya yine başka alanlarda yaptığı gibi konuya hakim bir giriş yaparak daha öncesinde Xerox ve SAP’de üst düzey yöneticilik yapan Igor Bogachev öncülüğünde tamamen girişimcilere ve yüksek teknolojiye odaklanacak bir şehir olan Skolkovo City’yi hayata geçirdiğini duyurdu.Skolkovo City projesi aslında yeni değil ilk temelleri 2010 yılında 3 milyar dolar yatırımla atılmış. Ancak şehirde girişimcilerin ve yeni şirketlerin kullanabilecekleri paylaşımlı ofislerin yapımı, MIT ile partnerlik anlaşması bulunan araştırma üniversitesi Skoltech University’nin geliştirilmesi ve diğer alt ve üst yapıların çalışmalarının tamamlanma hedefi olarak 2017 belirlenmiş. Ancak şehrin başkan yardımcısı  ve projenin başındaki isim Igor Bogachev geçtiğimiz hafta Silikon Vadisini ziyaret ederek birçok girişimciye ve şirkete resmi olarak Skolkovo City’e taşınmalarını teklif etmiş.Şehir 2020 yılında 1060 tane teknolojisti toplamda ise 20.000 nüfusa erişmeyi hedefliyor. Şehire gelip kendi girişimlerini kurmak isteyen şirketlere %75 oranında araştırma ve geliştirme desteği ile tohum yatırım imkanı sunuluyor.Igor Bogachev ise projeyi şöyle özetliyor: “Bilim adamları ve programcılardan oluşan bir ordu kurmak istiyoruz. En iyilerin olduğu ve bu en iyiler içerisinden yeni farklı projelerin çıktığı bir ekosistem kurmayı hedefliyoruz.”. Burada Bogachev’in de aktardığı konuya değinmek istiyorum, girişimden kastettiğimiz “e-ticaret” değil. Bogachev yeni bir sosyal ağ, e-ticaret sitesi gibi projelerle ilgilenmediklerini 5 alana odaklarını bunların bilgi teknolojiler, biyoteknoloji, uzay, nükleer ve enerji verimliliği üzerine olan projeler olduğunu aktarmış.Şehrin ve projenin temel taşlarından biri ise Skolkovo University. Kural olarak üniversitede Rus profesörler çalışmıyor ve okul araştırma üzerine yoğunlaşmakla birlikte MIT ile işbirliği yapıyor. Üniversite ücretsiz, bununla birlikte kabul ettiği öğrencilere burs yardımı yapıyor ve onları projelerde çalışmaya teşvik ederek şehirde kurulan girişimlere çalışan gücü takviyesi yapmayı hedefliyor.Bogachev, birebir Silikon Vadisi benzeri bir yapı kurmanın mümkün olmadığını her şehrin ve ortamın içinde farklı dinamikler barındırdığını ancak Sovyetlerden bu yana gelen çok sayıda bilim adamına sahip olduklarını ve bu kişilere inovasyonu aşılayarak bir ekosistem oluşturma hedefinde olduklarını aktarıyor.Skolkovo City’nin en beğendiğim yanı bizde internet girişimi denilince ilk akla gelen ve yaklaşık 10 projeden 6’sını oluşturan e-ticaret ve türevlerini odaklandığı alana almaması. E-ticaret, mobil teknolojilerin önemi ve ekonomisi tabi ki yadsınamaz ama diğer tarafta enerji verimliliği, biyoteknoloji ve bilgi teknolojileri neden ısrarla görmezden gelinir? Donanım ve yazılım bütünleşik uygulamalar neden yeterince teşvik edilmez veya özendirilmez? soruları bizim ülkemiz için aklıma geliyor.Tabi ki meselenin özü bir bina yapmaktan çok oraya nitelikli insanlar yetiştirebilmek, yerleştirebilmek ve sonuç alabilmek. Skolkovo City projesinin başına getirilen kişinin geçmişine baktığımızda bile projeye karşı bir güven oluşuyor.Ülkemizde de yapımı uzun süredir konuşulan ve artık belli bir noktaya geldiği söylenen Bilişim Vadisi projesi de aslına bakarsanız Skolkovo City ile benzer bir amacı taşıyor. Ancak geniş çerçeveden baktığımızda ülkemizdeki kuluçka merkezlerine ve girişim hızlandırıcıların çıkar(ama)dıkları şirketlere baktığımızda, vizyon olarak ve bütünlük olarak ciddi eksiklerimiz olduğunu ve bu işin içindeki bizlerin bile bu çeşit projelere inanmakta güçlük çektiğini söyleyebiliriz.Webrazzi
En Kapsamlı İklim Raporu Açıklandı: 'B Planı Diye Bir Şey Yok'
'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel' 30 bin sayfalık değerlendirme raporunu açıkladı. Panelin başkanı; 'İklim değişikliği insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye bir şey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.Yeryüzünde uzun ve kısa vadedeki iklim değişikliğinin nabzını ölçen ve Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panel'in (IPCC), 2007 yılında sunduğu raporun ardından 5. Değerlendirme Raporu, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.Tivoli Kongre Merkezi'ndeki basın toplantısında konuşan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, bir süre önce Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile Grönland'a gittiğinde buzulların erimesini ve iklim değişikliği sonuçlarını burada bizzat gözlemlediğini söyledi.Ban, 'Bilim adamı değilim ama dünya genelinde seyahat ediyorum. Gittiğim yerlerde, Amazon havzasında da Grönland'da da iklim değişikliğinin etkilerini görebildim. Eğer hemen ve kararlı şekilde harekete geçersek yaşanılabilir bir dünya imkânımız var' dedi.'B Planı yok çünkü başka gezegenimiz yok'Nobel ödüllü IPCC Başkanı Pachauri ise sera gazlarının düşürülmesi konusunda politika yapıcıların bu raporun sonuçlarından faydalanacağını umduklarını söyledi. Pachauri, 'Küresel ısınma çok açık, refah seviyesi korunarak alınabilecek önlemler var. İklim değişikliği gıda üretimini etkileyecek ve insanları yaşadıkları yerlerden edecek. B planı diye birşey yok çünkü yaşayacağımız başka bir gezegen yok' dedi.'İklim değişikliği geri döndürülemez şekilde devam ediyor'Raporda, yaşanan iklim değişikliğinin artarak ve geri döndürülemez şekilde devam ettiği belirtilerek, etkiler ve değişimin yavaşlaması için yapılması gerekenler irdelendi.Raporda, gözlenen değişiklikler, nedenleri, gelecekteki iklim değişiklikleri ve etkileri, uyum için izlenecek yol ve sürdürülebilir kalkınma gibi konulara yer verilirken küresel ısınmadaki insan etkisinin açık ve net olduğu, insan kaynaklı sera gazları emisyonlarının tarihteki en yüksek seviyede olduğu vurgulandı.1950'den beri gözlenenlerin daha önce olmamış değişimler olduğu kaydedilen raporda, atmosfer ve okyanusların ısınmakta olduğu, kar yağışı ve buzul miktarının düştüğü ve deniz seviyesinin kayda değer şekilde yükseldiği belirtildi.İnsan kaynaklı sera gazları salımını, ekonomi ve nüfus yoğunluğundan kaynaklı olarak endüstri çağı öncesinden artmakta olduğu ancak şimdi hepsinden daha yüksek olduğu vurgulanan raporda, atmosferdeki karbondioksit, metan ve nitrikoksid birleşiminin 800 bin yılda yaşanmamış düzeyde olduğu kaydedildi.Gelecekteki risklerRaporda, süren sera gazları salımının iklimin tüm bileşenlerinde daha ileri düzeyde ısınma ve uzun süreli değişikliklere neden olacağı, geri dönüşü olmayan etkileri olacağı, iklim değişikliğini yavaşlatmak için gaz salınımlarının sürekli ve sağlam bir şekilde düşürülmesini gerektiğinin altı çizildi.900 bilimadamı çalıştıIPCC raporu dünyanın her tarafından 900 bilimadamının katılımıyla hazırlandığını kaydetti.Birleşmiş Milletler ile Dünya Meteoroloji Örgütü'ne üye ülkelerden oluşan 'İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) beş ila yedi yılda bir dünyanın iklim sisteminin geldiği durum ile ilgili değerlendirme raporları hazırlayarak duyuruyor. Bu raporlardan ilki 1990, ikincisi 1996, üçüncüsü 2001 ve dördüncüsü 2007 yılında yayınlandı.Kaynak: Anadolu Ajansı
Bütün Vergi ve Harçlara Yüzde 10 Zam
Ekim ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla vatandaşın 2015 yılında ödeyeceği vergi ve cezalardaki artış oranı da belli oldu. Trafikten çöpe, emlaktan taşıta, fiş almamadan iletişim vergisine kadar onlarca kalem vergi ve cezası yüzde 10,11 oranında artacak. Yeni artışlarla birlikte kırmız ışıkta geçmenin cezası 189 liraya, motorlu taşıtlar vergisi 537 liradan 591 liraya yükselecek.Vergi Usul Kanunu’na göre her yıl vergi artışları, Ekim ayında açıklanan 12 aylık Üretici Fiyat Endeksindeki artış oranında yapılıyor. TÜİK'in az önce açıkladığı rakamlara göre Eylül 2013 ile Eylül 2014 yılı ortalama 12 aylık ÜFE artışı yüzde 10.11 olduğu için 1 Ocak 2015’ten itibaren vergi ve cezalar bu oranda artacak. Ancak Bakanlar Kurulu'nun bu oranı yüzde 50 artırma yetkisi bulunuyor. Eğer hükümet bu yetkiyi kullanırsa vergi ve ceza artış oranları yüzde 10 değil, yüzde 15 olacak.Hürriyet’ten Aysel Alp , hükümetin artışı yüzde 10.11'de tuttuğu varsayımı altında 2015'in yeni vergi ve cezalarını hesapladı. İşte 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girecek yeni vergi, cezalar ve harçlar şöyle oldu:MTV'lere zam1-3 yaş, motor hacmi 1300 cm3 ve aşağısı arabalar için ödenecek MTV, 54 liralık artışla 537 liradan 591 liraya;  aynı yaş grubunda motor hacmi 1301-1600 cm3 arası olanların MTV'si 859 liradan 945.8 liraya; 1601-1800 cm3 arası olanlar 1.514 liradan 1.667 liraya; 2000-2500 motor hacmine sahip olanların ise 3578 liradan 3.939 liraya çıkacak.7-11 yaş aralığında motor hacmi 1300 ve altında olanların MTV'si 210 liradan 231 liraya; motor hacmi 1600-1800 aralığında olanların vergisi 698 liradan 769 liraya; 2000-2500 motor aralığındakilerin ise 1623 liradan 1787 liraya ulaşacak.Lüksün vergisi 21 bin 516 lira olacakEn yüksek MTV'yi ise 1-3 yaş aralığında ve motor hacmi 4000 m3 ve üzeri olan lüks araçlar ödemeye devam edecek. Onların vergisi 19 bin 541 liradan  21 bin 516 liraya yükselecek.Bu gruptaki en eski araçların vergisi, 16 yaş ve üzeri,  ise 1514 liradan 1667 liraya çıkacak.Pasaportlar da arttıPasaport harçları 6 aya kadar olanlar  için 96 liradan 105.82 liraya, 1 yıl için 140,5 liradan 154.7 liraya 2 yıl için olanlar 229.30 liradan 252.48 liraya çıkarıldı. 3 yıldan fazla süreliler için de 458.70 liradan 505 liraya yükseldi.    Kırmızı ışıkta geçene yanında ehliyeti olmayana 189 lira- Kırmızı ışıkta geçmenin; tescili yapılmadan trafiğe çıkmanın; sürücü belgesi yanında olmadan araç kullanmanın, resmi plaka şeklinde plaka taktırmanın, diğer sürücüleri rahatsız edecek far taktırmanın cezası 172 liradan 189 liraya çıkacak.Alkollü araç kullanan 1609 lira- 0.5 promilin üzerinde alkollü olarak özel araç kullanan sürücülere ilk yakalanmalarında 727 lira olarak kesilen cezanın miktarı 800 liraya; 2.defada kesilen 911 liralık ceza 1003 liraya; 3 ve üçten sonrası için 1462 lira olan ceza 1609 liraya yükselecek.Muayeneyi geçiren, tepede hızını düşürmeyen- Muayene süresini geçiren; 11 yaşını doldurmadan bisiklet, 13 yaşını bitirmeden motorsuz taşıt kullanan; trafik levhalarına uymayan; kavşağa, dönemece, tepe üstüne yaklaşırken hızını düşürmeyenlere; konvoy halinde araç kullanırken takip mesafesine uymayanlar kesilen ceza 80 liradan 88 liraya yükselecek.Engellinin yerine park edenler- Taşıt yolu üzerinde engelli araçları için ayrılan yerlere park eden sürücülere kesilen ceza tutarı 160 liradan 176 liraya yükselecek.- Uyuşturucu veya uyarıcı madde alarak araç kullanmanın cezası 3.741 liradan 4.119 liraya çıkacak.- Hız sınırlarını yüzde 10 ila yüzde 30 aşmanın cezası 172 liradan 189 liraya; yüzde 30'dan fazla aşmanın cezası 356 liradan 392 liraya yükselecek.Bacadan çıkan dumana dikkat!- Egzoz ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine 875 lira yerine 963 lira; egzozu bozuk olduğu için emisyonu fazla olanlara 1755 lira yerine 1932 lira ceza kesilecek.- Isıtılan konutların bacasından, yönetmelikte belirtilen dışında emisyon çıkması halinde, her bir konut için kesilen ceza 523 liradan 576 liraya yükselecek.Komşusunu rahatsız edene 771 lira, dolmuşta sesi fazla açana 2 bin 321 lira- Standartlara aykırı şekilde gürültü yapan komşunun 700 lira olan cezası 771 liraya; eğlence yerleri başta olmak üzere fabrika ve şantiyelerde gürültünün cezası 21.115 liradan 23 bin 250 liraya çıkacak.- Ulaşım araçlarında gürültü yapan, yüksek sesle müzik açanlara kesilen 2108 liralık ceza 2.321 liraya yükselecek.Vatandaşa 9 milyar ceza kesilecekHükümetin hazırladığı 2015 Bütçe Tasarısına göre, önümüzdeki yıl vatandaşa kesilecek toplam ceza tutarı yüzde 13 artarak 8.9 milyar liraya çıkacak. Bu cezanın 3,7 milyar lirasını vergi cezaları, 2,7 milyar lirasını trafik cezaları, 1,8 milyar lirasını çevre ve karayolu taşımacılığı gibi idari para cezaları, 520 milyon lirasını yargı cezaları ve 202 milyon lirasını da diğer cezalar oluşturacak.Aysel Alp | Hürriyet
Reklam