onedio
Kadıköy Yenilmezi Kanarya
Fenerbahçe Süper Lig’in 15.haftasında konuk ettiği Mersin İdmanyurdu’nu 1-0 yenerek maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Sonradan maça dahil olan Diego Ribas maçın 84.dakikasında penaltı kaçırdı.Kadıköy'de 30 maçlık yenilmezlik unvanını korumak ve ligi şampiyon bitirip dördüncü yıldızı takmak için sahaya çıkan Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 15.haftasında Mersin İdmanyurdu ile karşı karşıya geldi. Şükrü Saracoğlu'nda oynanan karşılaşmada Sarılacivertliler Mersin'i 1-0 yenerek yenilmezlik serisini sürdürmeyi başararak 33 puana ulaşarak maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu.Etkili bir futbol ortaya koyan Fenerbahçe golü 32.dakikada Mehmet Topal'ın ayağından buldu. Ceza sahasının sağ tarafından Raul Meireles'in içeri çevirdiği pası Mersin defansı uzaklaştıramayınca ceza sahası içinde topla buluşan Moussa Sow pasını sol tarafında bulunan Mehmet Topal'a verdi. Topu önünde bulan Topal kalecinin sağından meşin yuvarlığı ağlarla buluşturdu.Büyük umutlarla gelen yedek kalmasıyla tepkilere neden Sarılacivertlilerin 10 numarası Diego Ribas yedek başladığı karşılaşmaya 59.dakikada Raul Meireles'in sakatlanarak çıkmasıyla dâhil oldu. Diego 84.dakikada ceza sahasında kaleciyi geçmeye çalışırken düşürülünce hakem Yıldırım penaltı noktasını gösterdi. Tribünlerinde de 'Diego' seslerinin yükselmesi ve kaleci Volkan'ın Sow'u uyarmasıyla topun başına geçen Diego Ribas topu ağlara gönderemedi. Penaltıyı gole çeviremeyen Ribas'a taraf 'Diego' tezahüratlarıyla sahip çıktı.Karşılaşmada kaleyi en çok yoklayan isim Sow olurken meşin yuvarlağı bir türlü ağlarla buluşturamadı. Mücadelenin son anlarında iki tarafında kalelerde bulduğu etkili pozisyonlar gole dönmeyince maç 1-0 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sona erdi.MAÇTAN NOTLARFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, geçen hafta lig maçındaki 11 kişilik kadrosundan Emenike'nin yerine Alper Potuk değişikliğiyle takımını sahaya sürdü. Kanarya, geçen hafta deplasmanda karşılaştığı Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 yenen kadroda, Emenike'nin cezası nedeniyle sahada yer alamadı. Nijeryalı futbolcunun yokluğunda şans bulan Alper Potuk, ligde 3 maç sonra 11 kişilik kadroya girdiEmenike'nin yanı sıra sakatlığı bulunan Webo'nun yokluğunda Fenerbahçe'nin forvetinde Sow görev yaptı. Sarı-lacivertlilerin maç kadrosunda Serdar Kesimal da yer almadı.Mersin İdman Yurdu takımında ise sakatlığı bulunan; Cem Sultan ve kart cezası bulunan Nihat Şahin karşılaşmada yer alamayan isimlerdi.Tribünlerde büyük boşluklarFenerbahçeli taraftarlar, bu sezon diğer maçlarda da olduğu gibi karşılaşmaya fazla ilgi göstermedi.Kulüp başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin çağrısına rağmen Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı tribünlerinin yine büyük bölümü boş kaldı. En çok boş kalan tribün, bilet satışı yapılmayan okul tarafındaki kale arkası tribünü oldu.Karşılaşmayı az sayıdaki Mersin İdmanyurdu taraftarı da misafir seyirci tribününden takip etti.Bu arada, Fenerbahçe 21 Yaş Altı Takımı Teknik Sorumlusu Şenol Çorlu, okul laboratuvarında meydana gelen patlama sonucu gözünden yaralanan Fenerbahçe taraftarı öğrenci Mert Öztoprak'ı maça getirdi. Öztoprak, ağabeyi ve Çorlu ile karşılaşmayı tribünden izledi.Fotomaç
Teletabiler’in Bebeği Şimdi Bu Halde
Şimdi 19 yaşında olan Jess Smith, 1997 yılında okul öncesi dönem çocuklar için yapılmış dünyanın en popüler TV programlarından Teletabiler’de ‘güneşin içinde kikirdeyen sevimli bebek’ idi. Jess, bu rolü karşılığında sadece 250 sterlin (yaklaşık 900 TL) ve bir kutu da Teletabi oyuncağı almış. Bugüne kadar utandığı için ilk kamera karşısı deneyimini kimseyle paylaşmayan genç kız, yıllardır sakladığı bu sırrı en sonunda okul arkadaşlarına anlatmaya karar vermiş. 19 yaşındaki genç kız, Canterbury Christ Church Üniversitesi’nde dans eğitimine devam ediyor.
Milli Piyango Büyük İkramiyesi Görüntülendi
Milli Piyango İdaresi'nin yılbaşı özel çekilişinde vereceği 50 milyon liralık büyük ikramiye görüntülendi.Büyük ikramiye, 500 bin adet 100 liradan oluşuyor. 1 destenin ağırlığının bin 130 gram olduğu hesaplandığında, 100 liralık 500 deste, 550 kilogram ağırlığa karşılık geliyor.Sözkonusu 100 liralık banknotlar, uç uca eklendiğinde ise 77 kilometre uzunluğa ulaşılıyor.50 MİLYON LİRAYA NELER ALINIR?Büyük ikramiye olan 50 milyon lirayla yaklaşık 90 bin adet Cumhuriyet altını, 178 bin adet yarım altın ve 375 bin adet çeyrek altın alınabiliyor.Söz konusu ikramiye ile dünyanın en pahalı arabası olarak gösterilen ve 7 milyon liralık satış fiyatı olan Lübnan yapımı LykanHyperspot'tan 7, 13 milyon liradan satılan Falcon 2000 uçağından 3 tane alınabiliyor. Ayrıca 250 bin lira değerinde 200 lüks daire, 500 bin lira değerinde 100 villa ya da 10 milyon liradan 5 yalıya sahip olunabiliyor.İkramiye bankaya yatırılmak istendiğinde ise ortalama yüzde 8,7 faiz oranı ile günlük yaklaşık 10 bin lira, aylık 330 bin lira ya da yıllık 4 milyon lira faiz geliri elde edilebiliyor.BÜYÜK İKRAMİYE ÇEYREĞE ÇIKIYORMilli Piyango İdaresi tarafından her yılbaşında düzenlenen ''Özel çekiliş'', son 10 yılda 40 kişiyi zengin etti. Milli Piyango İdaresi verilerine göre, bu yıl 50 milyon lira olan büyük ikramiye, son 10 yılda büyük artış gösterdi. Büyük ikramiye, 2005 ve 2006 yıllarında 20 milyon lira, 2007 ve 2008 yıllarında 25 milyon lira olmuştu. Bu rakam 2009'da 30 milyon lira, 2010'da 35 milyon lira, 2011'de 40 milyon lira, 2012'de 45 milyon lira, geçen yıl 50 milyon lira olarak belirlenmişti. Çekilişlerde büyük ikramiyelerin tamamı çeyrek bilete çıkarken, 10 yılda 40 kişi büyük ikramiye sayesinde zengin oldu.EN ŞANSLI İL İSTANBULSon 10 yıldır yapılan çekilişlerde dörde bölünen büyük ikramiyeyi en çok kazanan il İstanbul oldu. 14 kez büyük ikramiyeye ortak olan İstanbul'u, 4'er kez ikramiye çıkan Ankara ve Adana ile 3 kez ikramiye çıkan İzmir takip etti. Son 10 yılda yılbaşı çekilişlerinde en çok çıkan rakam ise '3' oldu. Toplam 12 kez çıkan '3' rakamını, 10 kez çıkan '2', 9 kez çıkan '1', 7 kez çıkan '7' ve 6 kez çıkan '4', '5' ve '6' takip etti. AA
Cüneyt Çakır 33 Gün Sonra Yeşil Sahalarda
Spor Toto Süper Lig'de İstanbul Başakşehir ile Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor arasında oynanan karşılaşmayı yöneten FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, 33 gün sonra yeşil sahalara çıktı.Süper Lig'in 10. haftasında, 23 Kasım'da Ankara'da oynanan Gençlerbirliği-Kardemir Karabükspor maçında geçirdiği rahatsızlık sonrası hastaneye kaldırılan başarılı hakem, akciğerindeki hava birikmesi nedeniyle cerrahi operasyon geçirmişti.Sonraki 4 lig maçında görev alamayan FIFA kokartlı hakem, rahatsızlığının geçmesiyle 33 gün aradan sonra İstanbul Başakşehir ile Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında düdük çaldı.Karşılaşmada Cüneyt Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yaptı.CNNTürk
Darth Vader'ın 25 Alternatif Hayatı
1977 yapımı Star Wars filmiyle ilk kez hayatımıza giren Darth Vader, aslında oldukça meşgul bir Sith Lordu. Oynadığı filmlerin yanında bir çok farklı etkinliğe de katılıyor. Örneğin, geçtiğimiz aylarda  Ukraynalı politikacılara özel bir ilgi göstermişti. Haber fotoğrafçıları, Darth Vader'ı film galalarında, lansman partilerinde, sportif olaylarda, rallilerde, konferanslarda hatta banka soygunlarında bile görüntülemeyi başardı. İşte karşınızda, Darth Vader'ın daha önce hiç görmediğiniz sahne arkası halleri!
Reklam
İngiltere'de 'Alkol Firmalarına Sponsorluk Yasağı' Çağrısı
İngiltere'de doktor, hemşire ve sağlık sektörü çalışanlarının liderlik ettiği bir grup, alkol firmalarının spor kulüplerine ve spor müsabakalarına sponsor olmalarının yasaklanması çağrısında bulundu.İngiliz The Guardian gazetesine mektup gönderen grup, sporun genç nesile sağlıklı ve pozitif bir yaşam tarzı aşılaması gerektiğini ifade etti. Grup, ülkenin bazı önemli spor kulüplerinin sigara reklamı almasının uygun görülmediği halde bu takımların alkol firmalarının sponsorluğunu kabul etmelerinin anlaşılabilir olmadığını kaydetti.Spor ile alkolün bir arada gösterilmesinin izleyici kitlesi arasında yer alan çocuklar üzerinde yanlış bir algı oluşturduğunu savunan grup, araştırmaların alkol reklamlarının bireyleri genç yaşta içki tüketimine başlattığını, halihazırda içki içen bireylerin ise daha fazla alkol tüketmesine neden olduğunu ortaya çıkardığını aktardı.İngiltere Premier Lig'de 11. sırada yer alan Everton, 2004 yılından bu yana Tayland bira firması Chang ile sponsorluğunu sürdürüyor. Liverpool ekibi, 16 milyon sterlin karşılığında sponsorluk anlaşmasını 3 yıl daha uzattı. İskoçya'nın önde gelen kulüplerinden Celtic'in de İrlandalı bira şirketi Magners ile sponsorluk anlaşması bulunuyor.Fransa, 1991 yılında alkol firmalarının spor kulüplerine ve aktivitelerine sponsor olması yasakladı. Avrupa Ragbi Birliği'nin düzenlediği Heineken Cup'ın adı Fransa'daki yasak nedeniyle 'H Cup' olarak değiştiriliyor.Maraton
Reklam
20 Video İle Yeşilçam'da Şener Şen
Şener Şen (d. 26 Aralık 1941, Adana) Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca - bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rollerde yer aldı. Kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi Hababam Sınıfı'nda ‘'Badi Ekrem'’ tiplemesi ile büyük sükse yaptı. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.Şener Şen, 1984'e kadar yardımcı roller oynadı. O dönemde Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, Arzu Film ve Ertem Eğilmez'e yaptıkları baskı sonucunda artık başrollerde oynaması gündeme gelir. Ancak o güne kadar özellikle Kemal Sunal ve İlyas Salman'la birlikte yaptığı filmlerde oynadığı uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı tiplemleri canlandırmış olan Şen bu kez halkın istediğini yapmamayı seçti. “Onların istediği filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek isyan bayrağını çekti ve Başar Sabuncu'nun Namuslu filminde ilk kez başrole çıktı. Filmde canlandırdığı Ali Rıza Bey karakteri işine son derece bağlı bir mutemettir. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez'in bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” demesine rağmen, Namuslu o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girdi ve Şener Şen'in sinema kariyerindeki ikinci perde açıldı.Namuslu filmiyle üçkağıtçı, sahtekar karakterleri canlandırmaktan sıyrılan Şener Şen artık iyi, insanları kandırmayan, saf, temiz yürekli karakterleri canlandırmaya başladı. Nesli Çölgeçen’in Züğürt Ağa 'sında saf bir köy ağasını, Milyarder 'de piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini, Muhsin Bey 'de şöhret olmak isteyen bir gence yardım eden organizatörü başarı ile oynadı. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözüktü.Ertem Eğilmez'in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı. 1996'da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı. Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak ve 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar'ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray'dı.Yönetmenliğini Yavuz Turgul'un yaptığı Gönül Yarası (2005) filmindeki emekli öğretmen Nazım rolüyle 42. Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu ödülü'nü kazandı. Bu filmi yönetmenliklerini Yavuz Turgul'un yaptığı, 'nesli tükenen bir kabadayıyı' canlandırdığı Kabadayı (2007) ile başrollerini Çetin Tekindor ve Cem Yılmaz'la paylaştığı Av Mevsimi (2010) izledi.
Hayvanlar Tarafından Büyütülen 10 İnsan ve İnanması Güç Hikayeleri
İnsanların doğada yalnız başlarına yaşayıp yaşayamayacakları hep merak konusu olmuştur. Doğduğu andan itibaren doğada yalnız başına yaşayan insanların anlatıldığı pek çok roman ve öykü yazılmış, filmler çekilmiştir. Bazıları gerçek bazıları da efsanedir. Hazırladığımız listede her iki türden yaşanmışlıklar bulacaksınız.
Reklam
Yeni Yıla Yepyeni Bir Cilt İle Girin
Yeni yılı karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde hepimizin içi yeni umutlarla doluyor, ancak öte yandan birçoğumuz da geride bıraktığımız yılları hatırlayıp hüzünleniyoruz. Özellikle aynaya baktığımızda yüzümüzde gördüğümüz derin çizgiler varsa, geçmiş yılların bu belirgin izleri bizleri daha da mutsuz ve umutsuz yapabiliyor. Oysa tıbbın ve teknolojinin modern yöntemleri ile her yeni yılı yıpranmamış, bebek tazeliğinde bir yüzle karşılamak mümkün. İşte size Dermatolog Dr. Banu Serbes Kural’dan 2015’i pırıl pırıl karşılamak için kullanabileceğiniz birkaç sihirli yöntemTüm dünyada estetik tıp deyince akla ilk gelen uygulama olan botox’u deneyin: Botox ile yeni yıla bir haftadan az süre kalmışken alnınızdaki endişe veya kaşlarınızın arasındaki öfke izlerini en hızlı şekilde yok edip, içinizdeki mutluluğu ve umudu dışa yansıtın. On dakikadan kısa süren ve neredeyse acısız denebilecek bu yöntem ile derin çizgilerinizden kurtulmanız mümkün.Dolgu malzemeleri uygulamasıyla yüzünüze tazelik katın: Dolgu malzemeleri uygulaması bir saatten az bir zamanda burnunuzun iki yanından ağzınıza doğru uzanan derin olukları silikleştirecek, çökmüş yanaklarınıza canlılık katacaktır. Üstelik aynı teknik dudak cildinize de uygulanabiliyor. Dolgu malzemelerinin temel etken maddesi olan hyalüronik asit, özellikle zaman içinde nemini kaybedip diriliğini yitiren dudak mukozasını canlandırmakta hızlı bir etkiye sahip olduğundan, öğle tatili prosedürlerinin sık tercih edilen bir uygulaması.Mezololift ile aydınlanın, parlayın: Botox ve dolgu malzemeleri uygulamasının ardından cildinizi aydınlatıp parlaklaştıracak mezolift uygulaması ile cildinizin tazelenme operasyonunu tamamlayabilirsiniz. Son dönemde mezolift uygulamasında ilk tercih “ışık dolgusu” yöntemi. Çok ince iğnelerle yüz, boyun, dekolte bölgesi ve ellerin üstüne uygulanan hyalüronik asit ve vitamin kokteylinin bir gün içinde cildinize sağladığı parlaklık ve pürüzsüzlük ile artık yılbaşını karşılamaya hazırsınız.Bütün bu acil önlemlerden sonra sıra geldi yeni yılda cildinizi sağlıklı ve taze tutmak için alacağınız önlemlere. Eğer bir sonraki yılbaşını da aynı pürüzsüz ve parlak cilt ile karşılamak istiyorsanız, dokularınızı içten dışa doğru yapılandıran yöntemlerden faydalanmalısınız. Bunların başında altın iğnelerle fraksiyonel radyofrekans, yüksek yoğunluklu ses dalgaları ve fraksiyonel lazer teknikleri geliyor. Her yöntemin kendine has avantaj ve dezavantajları olsa da hepsinin ortak özelliği derinin orta ve alt tabakalarına ulaştırdıkları ısı enerjisi ile hücreleri uyararak taze kollajen üretimini arttırmaları. Bu sayede cildin gevşeyip sarkmasının önüne geçiliyor ve hatta yüzeydeki sivilce izlerinin, güneş lekelerinin ve çatlamış kılcal damarların da tedavisi sağlanıyor. Ancak bu yöntemlerle alınacak olumlu sonuçların gözle görülür seviyeye ulaşması 3-6 ay arasında bir zaman gerektiriyor. Eğer iş işten geçmeden cildinizin sağlığını ve güzelliğini korumak istiyorsanız, 2015de bu yöntemlerden hangilerinin sizin için uygun olduğunu dermatologunuz ile değerlendirip uygulayabilirsiniz.
Irak Başbakanı: 'Petrol Türkiye'den İhraç Edilsin'
Türkiye'yi ilk kez ziyaret eden Irak Başbakanı Haydar İbadi, Irak petrollerinin Türk topraklarından geçerek dünya pazarına ihraç edilmesini istediklerini söyledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu da Irak ile Türkiye'nin IŞİD ve PKK gibi örgütlere karşı 'ortak tavır' için hareket ettiğini vurguladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Iraklı mevkidaşı Haydar İbadi ile ortak basın toplantısında açıklamalar yaptı. İki lider ortaklık mesajları verirken, Irak Başbakanı Haydar Irak petrollerinin Türk topraklarından geçerek dünya pazarına ihraç edilmesini istediklerini söyledi.'Irak bütçesiyle ilgili anlaşmalar gerçekleşti. Tabii ki bütçe ve petrol Türkiye topraklarından geçmek suretiyle Ceyhan Limanı'na gelerek, oradan da dünya pazarına açılması konusu gündeme gelmiştir. Biz Türkiye üzerinden ihracatımızı yapmak istiyoruz. Ekonomi ve ticaret yönünden de Türkiye açısından önem arz etmekte. Bu Irak’ın da çıkarına.''Irak’a her türlü desteğe hazırız'Başbakan Davutoğlu DEAŞ ve PKK'ya karşı mücadelede iki ülkenin ortak tavır içinde olduğunu vurguladı.'İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirme iradesini en güçlü şekilde vurgulamış olduk. İlk kez Irak’ta kurmuş olduğumuz YDİK toplantısını gerçekleştirmiş olduk. En önemli alanlarda bakanlarımız kendi aralarında kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Yepyeni bir dönem, yepyeni bir sayfa açarak bütünüyle ele aldık. Şu anda her şeyden önce birinci gündem maddemiz güvenlik konusudur. Bir terör örgütü olan DEAŞ’ın yaptığı saldırılarla ortaya çıkan güvenlik riski sadece Irak’ta değil tüm bölgeyi etkilemektedir. Tüm bölge ve Türkiye’ye tehdit, risk mahiyeti taşımaktadır. Irak’ın toprak bütünlüğüne, güvenliğine ve istikrarına Türkiye’nin güvenliği ve istikrarı gibi bakıyoruz. Irak’a bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız. Bölgede var olan bütün terör örgütlerine karşı ortak tavırda mutabıkız. Gerek DEAŞ gibi son dönemde çıkan terör örgütleri, gerekse on yıllardır Irak topraklarından Türkiye’ye saldırılar yürüten PKK’ya karşı ortak tavır içindeyiz.''Enerji büyük bir işbirliği imkânı'Davutoğlu da enerji alanındaki işbirliğinin altını çizdi.' İnşallah Irak’ın güvenlik güçlerinin ve peşmergenin sağladığı başarılardan sonra Irak’ta kalıcı istikrar sağlanır. Türkiye bu noktada her zaman destek vermeye hazırdır ve bu desteği sürdürecektir. Ekonomik ilişkiler bağlamında başta enerji olmak üzere gözden geçirdik. Türkiye-Irak arasında enerji büyük bir işbirliği imkânıdır. Irak’la her türlü işbirliğine hazırız, Irak Anayasası’na dayalı olarak bu işbirliği dönecektir. Irak Anayasası'nın öngördüğü prensipler etrafında işbirliğini sürdürmek için kararlıyız. Irak ve Türkiye birbirinin en önemli dış ticaret ortaklarından biridir. Güvenlik şartları bu ticareti etkilemişti. Güvenlik şartları inşallah iyileştikçe, gittikçe artan bir ivme kazanacaktır. Kasım ayındaki ziyaretten sonra bazı Türk firmalarına bazı bürokratik, teknik engellerle ilgili olarak çok kararlı adımlar attılar. Teşekkürü borç bilirim. Yine suyu işbirliği alanı olarak görerek atılacak ortak adımlar konusunda her türlü işbirliğine hazırdır. Suyun yönetimi ve en az israfla tasarrufunu da öngören bu ortak tutumumuzu ileri götürmeye kararlıyız. 'İbadi: IŞİD’in kontrolü zayıflamaya başladıTürkiye’nin güvenliğine önem verdiklerini belirten Irak Başbakanı İbadi, IŞİD'le mücadelenin seyri konusunda da umutlu konuştu.'YDİK (Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi) anlaşmasını tekrar hayata geçirmek istiyoruz, bu bölgenin ve ülkelerimizin çıkarına olacak şekilde. IŞİD sadece Irak ve bölge için değil global çerçevede tehdit oluşturmaktadır. Irak kuvvetleri ve peşmerge güçleri terörizmle mücadele etmektedir. IŞİD’in kontrol ettiği bölgelerden onları çıkarmaya başlamıştır. Şu anda IŞİD’in kontrolleri zayıflamaya başlamıştır. Irak güvenlik güçlerinin eğitimi, silahlanma alanında Türkiye’nin yardımlarına teşekkür etmek istiyoruz. Ekonomi, güvenlik ortaktır, bize yönelik tehditler ortaktır. Türkiye’nin güvenliğine önem vermekteyiz, halel gelmesini istemeyiz. Irak topraklarından Türkiye’ye herhangi bir müdahaleye izin vermeyiz.'İbadi, 'Bölgede mezhep kutuplaşması vardır. Bu bağlamda da işbirliği yapmak gerekiyor. Mezhepler arasındaki çatışmaları bertaraf etmek için tüm bölge halklarının dokusuna zarar veren bu tehditlere karşı işbirliğine hazırız. Bir iyimserlik içerisindeyiz. İlişkileri gerçek olumlu bir çıtaya çıkarmak için sadece sorunları konuşmak değil yapıcı ilişkiler kurarak tam bir açılım içerisinde olmak istiyoruz' dedi.İbadi: Bütün aşiretlere elimizi uzatıyoruzSoru-cevap bölümünde ise İbadi'ye Sünni aşiretlerin IŞİD ile mücadele için destek beklentisi olduğu ve Türkiye'nin Irak ordusuna verdiği eğitim hatırlatıldı. Irak Başbakanı buna şöyle yanıt verdi:'Irak özgür demokratik bir ülkedir. Burada birtakım sıkıntılar var siyasi bir dayanışma var ülke içerisinde. Eleştiriler Sünni bölgelerden geliyor, biz bunları saygıyla karşılıyoruz. Şii bölgelerden de var silahlanma, sivillerin korunması konusunda. Uluslararası toplum bile kendisini savunacak durumda değil IŞİD’e karşı. Uluslararası bağlamda bir desteğin olması gerekiyor. Biz bunu talep ettik. Bombardıman, eğitim, silahlanma konusunda talepte bulunduk. IŞİD’i ancak bu şekilde bertaraf edebiliriz. Bu siyasi eleştirileri saygıyla dinliyoruz, olabilir elbette. Siyasi konumumuz buna açıktır. Biz bütün aşiretlere elimizi ulaştırıyoruz. Bu bölgelerdeki savaşçıları, gençleri, cesur gençleri alıyoruz IŞİD’e karşı mücadele etmek için silahlı kuvvetler bağlamında. Ancak herkesi alamayız, bu mümkün değil, şu an askeri yönden mücadele veriyoruz.'Davutoğlu ise, 'İki ülke arasında teröre karşı işleyen mekanizmalar zaten var. Daha da genişleyecek bu ziyaretten sonra. Askeri eğitim manasında destek çalışmalarımız oldu. Bugün savunma bakanlarımız görüşmeler yaptılar. Bu konularda verilecek destek hususunda daha kapsamlı ne yapılacaksa, eğitim ve destek alanında ne yapılacaksa hazırız. Savunma bakanlarımız ve ilgili birimlerimiz daha detaylı çalışmayı yürütecekler' dedi.Davutoğlu: Yabancı savaşçılara kapatılmalıİki lidere, 'Türkiye tarafından Irak’a terörle mücadele konusunda sunulan desteğin türü ve yabancı savaşçıların Irak’a geçişi konusunda verdiğiniz destek nedir? Irak, Türkiye’den ne bekliyor?' soruları da soruldu.Davutoğlu buna şöyle yanıt verdi:'Bu konuda Kuzey Irak’ta DEAŞ’a karşı savaşan peşmerge güçlerine verdiğimiz askeri eğitim faaliyetleri var. Erbil’e gittiğimde orada da görüşmeler yaptık. Bağdat ziyaretinde de vurguladık. Irak merkezi hükümetine bu konularda verilecek destek hususunda her türlü fikre açığız. Gerekli desteği, eğit donat desteği konusunda da Iraklı güvenlik birimleriyle her türlü desteğe hazırız. Gerek Irak gerek Suriye’de hiçbir savaşçı olmaması, hem yabancı savaşçılara hem de DEAŞ gibi dışarıdan gelerek terörist savaşçılara Suriye kapatılmalı. Suriye, Suriye halkına; Irak, Irak halkına aittir. Her iki ülkenin halkı dışında hiçbir yabancı güç bu ülkelerde olmamalıdır. Yabancı savaşçı konusunda Türkiye ilkesel bir tutuma sahiptir, her türlü desteğe hazırdır.'İbadi: İstihbari işbirliğine ihtiyaç duyuyoruzİbadi de istihbaratta işbirliğine daha fazla ihtiyaçları olduğunu söyledi.'IŞİD tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir. Sayın Başbakan bu yardımı sunacağını söyledi. Askeri istihbari eğitim silah konusunda bu konuşmalar geçti. Güçlerimizi seferber ederek bu konuda bütün komşu ülkelerin desteğiyle bertaraf edebiliriz bu örgütü. IŞİD savaşçısı geçişinin kolaylaştırılması söz konusu değildir, uluslararası kanunlar çerçevesinde de bulunmuyor. Türkiye izin vermemektedir ancak bazı kimlikleri belirsiz kişiler geçebilmektedir. Bu konularda istihbari yönden daha fazla işbirliğine ihtiyaç duyuyoruz. Halk içerisindeki oluşumlarda etnik mezhebi çatışmalara karşıyız, Suriye’de de keza. Her ülkede etnik gruplar azınlıklar var, bu konuda işbirliği yapmamız gerekiyor. Bu gibi oluşumları deşifre etmemiz gerekiyor istihbari işbirliği ile.'Kaynak: Al Jazeera
Reklam
CHP'de Taşeron İşçiye Yüzde 70 Zam
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Sevgili taşeron işçileri, CHP'nin iktidarında sizin sendikanız olacak ve siz taşeron işçisi olmayacaksınız. Hepiniz özgür, bağımsız, sendikalı ve kadrolu işçi olacaksınız. Toplu sözleşme hakkınız olacak' dedi. İmzalanan toplu sözleşme ile partide taşeron kalmazken 1.150 lira alan taşeron bir işçinin maaşı 2.400 liraya yükseldi.CHP ile Tez Koop-İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi dolayısıyla, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen törende konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'de 89 siyasi partinin bulunduğunu, ancak sendikası olan tek siyasi partinin CHP olduğunu söyledi. CHP'de işçilerin, yöneticilerin ve siyasetçilerin gönül birliği içinde çalıştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 'Bu vesileyle ben kamuda çalışan bütün taşeron işçisi kardeşlerime sesleniyorum: Sevgili taşeron işçileri, CHP'nin iktidarında sizin sendikanız olacak ve siz taşeron işçisi olmayacaksınız.CHP’DE TAŞERON KALMADICHP Genel Merkezi’nin 137 çalışanının maaşlarına toplu sözleşme ile en düşük yüzde 10, en yüksek yüzde 70 ücret zammı yapıldı. Genel Merkez’de çalışan temizlik işçisi gibi 38 taşeron işçi kadroya alındı. CHP’de yüzde 70 olan en yüksek zam da taşeronluktan kadroya alınan bu işçilere yapıldı. Bu işçilerin bin 150 TL olan maaşları 2 bin 400 TL’ye yükseldi. Yüzde 10 ücret zammı, en az 300 TL’ye karşılık geliyor; yılda bir kere verilen sosyal yardım ise 610 TL’den 700 TL’ye yükseldi. Yılda 4 brüt maaş ikramiye ve bin 300 metreküp doğalgaz yardımı alacak olan çalışanlar, 20 TL’de günlük yemek yardımına kavuştu. CHP Genel Merkezi, çalışanlar için 900 TL evlenme yardımı yapmayı, bin 250 TL de doğum ve birinci derecede yakının vefatında ödemeyi kabul etti. Kaynak: Rıza ÖZEL | Hürriyet
Beyaz Perde Tüm Zamanların Rekorunu Kırdı
Seyirci ilgisinin her geçen gün arttığı sinema sektörü, yerli yapımların da etkisiyle 2014'ü tüm zamanların rekoruyla kapatıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AA muhabirine sinemanın 100. yılında elde edilen büyük başarıları ve geride bırakılan 1 yılı değerlendirdi.Erkul, bir asrın geride bırakıldığı bu yılın başında, sinemada 2. yüzyıla iyi bir başlangıç yapmayı hedeflediklerini belirterek, 'Beyaz perdedeki 50 haftayı aşan vizyon yolculuğunda sinema gişelerinde, 58 milyona yakın bilet kesildi. Hem yerli hem de yabancı yapımların görücüye çıktığı bu sürede, bilet satışlarından yaklaşık 618 milyon lira hasılat elde edildi. Türk filmleri ise sektöre 345 milyon hasılat getirdi. Toplam film hasılatında yerli filmlerin payı yüzde 56'ya ulaştı' diye konuştu.Yerli filmleri 35 milyon kişi izlediErkul, seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşan yerli yapımlar için bu yıl 35 milyondan fazla bilet satıldığını bildirdi. Erkul, şunları söyledi:'3 Ocak-18 Aralık tarihleri arasında 103'ü yerli olmak üzere 341 yeni film gösterime girdi. Beyaz perdeye gelen tüm filmlerin içinde yerli film izleme oranı yüzde 59 oldu. Ayrıca yerli film seyirci sayısı geçen seneye göre yüzde 30 arttı. Yine bu yıl en çok izlenen 10 film listesinin tamamı yerli filmlerden oluştu. Şahan Gökbakar'ın yönetmenliğini üstlendiği Recep İvedik, 4 ilk sırada gelirken onu sırasıyla Ata Demirer ile Demet Akbağ'ın başrollerini paylaştığı Eyvah Eyvah 3, geçtiğimiz yıl vizyona giren Düğün Dernek, Cem Yılmaz imzalı Pek Yakında, Unutursam Fısılda, Birleşen Gönüller, Deliha, İncir Reçeli 2, Patron Mutlu Son İstiyor, Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı takip etti. En çok izlenen yabancı filmler ise başrolünde Russell Crowe'un yer aldığı Nuh: Büyük Tufan ile Karlar Ülkesi oldu.'13 film 1 milyon sınırın aştıCem Erkul, bu yıl gösterime giren yapımlardan 11'i yerli olmak üzere 13 filmin 1 milyon izleyici sınırını aşmayı başardığını da belirtti.En çok izlenen ilk 10 filmin, Türk filmi olduğunu dile getiren Erkul, 1 milyon sınırını aşan yerli yapımların bir kısmının da yılın bitmesine az süre kala 'seyirci kaygısıyla' vizyona geldiğini kaydetti.Sinema Genel Müdürü Erkul, 'Bizim sinema seyircimiz hala kışın film izlemeyi, yazın izlemeye tercih ediyor. Biz renkli bir ülkeyiz, hem iklim hem de yaşam olarak. Yazın daha az izlenmesini çok da yadırgamıyorum ama muhakkak bu kadar çok vizyon baskısı altında bir sektörün de vizyon tarihlerini biraz daha genişletmesi izleyicinin de buna inşallah adapte olmasını gerekir. Böyle olsaydı rakamlar en az yüzde 20 daha fazla olabilir.''Bütün hedeflerimizi tutturduk'Temel hedeflerinde şu ana kadar sektör olarak başarılı olduklarını anlatan Erkul, 'Temel hedefimiz ilk olarak sinema seyirci sayımızı 60 milyona çıkarabilmekti. Bu rakamın en az yüzde 60'ının yerli olmasını sağlamaktı. Vizyona giren yerli filmler içinde bakanlık destekli filmlerin en az yüzde 30 pay almasını sağlamak ve en çok izlenen ilk 10 filmin de yerli filmler olmasını sağlamaktı. Bütün hedeflerimizi tutturduk' değerlendirmesinde bulundu.Bakanlık sektörden desteğini esirgemediYıl sonunda vizyona giren film sayısının toplamda 348 olacağını anlatan Cem Erkul, bunlardan 32'sin Bakanlık destekli olduğunu dile getirdi.Erkul, bunlar arasında 'Kusursuzlar, Ferahfeza, Yunus Emre: Aşkın Sesi, Daire, Şarkı Söyleyen Kadınlar, Mavi Dalga, Köksüz, Soğuk, Mavi Ring, Peri Masalı, Mandıra Filozofu, Lal, Cennetten Kovulmak, Bensiz, İksir, Kış Uykusu, Göl Zamanı, Toprağa Uzanan Eller, Biz Babasız Büyüdük, Ben O Değilim, Balık, Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları, Sivas, Unutma Beni İstanbul, Deniz Seviyesi, Annemin Şarkısı, Kumun Tadı, Asfalt Çiçekleri, Seni Seviyorum Adamım, Fakat Müzeyyen Bir Derin Tutku, Yağmur Kıyamet Çiçeği, Evliya Çelebi' gibi yapımların bulunduğunu bildirdi.'Türk sineması 100. yılında mührünü bastı'' Türk sineması 100. yılın sonunda mührünü sinema sanatına bastı' diyen Erkul, sektörle belirledikleri hedefleri gerçekleştirmekten son derece mutlu olduklarını söyledi.Satılan bilet sayılarının gerçekten bir rekor olduğuna dikkat çeken Erkul, şöyle devam etti:'Yeşilçam'ın 'altın çağında' bile böyle bir şey yok. İnsanlar her gün değişik bir film izleme şansına sahip oldu. Sinemalarda dünya kültürünün örneklerini gördü vatandaşlar ama kendi duygularımızın, kendi kültürümüzün beyaz perdeye yansımasını da görme imkanı bulduk bu yıl. 109 yerli filme baktığınızda da neredeyse 2,7 güne 1 yerli film düşüyor. Bizim seyircilerimizin alışkanlığının senede 1,4 kere sinemaya gitmek olduğunu düşünürseniz, sinemaya gitme potansiyeli sunan anormal bir sunum var. Bu kendi arzını üretecek inşallah. Beklentimiz de bu yönde. Bizim koyduğumuz 2023 hedefleri arasında 100 nitelikli film. Bunu söylerken gişe filmlerinin hepsini dahil etmiyoruz. Bunlar 'Hababam Sınıfı' gibi olsun, insanların gönlüne dokunabilmiş, yüreğinde yer edinebilmiş, uzun yıllar sonra da tekrar tekrar izlenebilecek nitelikte filmler olsun. Bunun yanında gişeye de yönelik olarak yapılabilmiş insanların eğlence ihtiyacını da karşılayabilecek bir eser, bunun yanında 100 milyon seyirci hedefimiz var. Sektörle birlikte çalışmayı sürdürebilirsek bu hedeflere daha erken ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.'Yerli yapımların gişedeki başarısının yanı sıra yurt dışında önemli festivallerde ödüller aldığına değinen Erkul, Türk filmlerinin özgün senaryolarının Anadolu dışında bulunmasının mümkün olmadığını söyledi.Erkul, 'Türkiye'nin jeopolitik konumundan, siyasi duruşundan, 2023 hedeflerinden, büyük ülke hedeflerinden bahsedilen bir dönemde sinemanın da bu hedeflere kendisini yerleştirmiş olması ve bunu da kendi dili, etiği ve kaygılarıyla gerçekleştiriyor olması bence son derece anlamlı' ifadelerini kullandı.Şenay Ünal, AA
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Doğum kontrolü ya da aile planlaması kavramları Türkiye'de en çok 1960'lar ve 70'lerde konuşuldu; devlet bu yolda politikalar geliştirdi.Bunu yapanlar neslimizi kurutmak isteyen hainler miydi?Tarih laboratuvarına bir bakalım. Cumhuriyet 'ıssız Anadolu'da kuruldu. 11-12 milyon nüfus... 1912'den beri devam eden savaş yüzünden bu nüfusun 1 milyonu sakattı. Sıtma gibi hastalıklar yaygındı. Toprağı işleyecek nüfus yoktu. Atatürk ve İnönü nüfus artışını bütün güçleriyle teşvik ettiler; Müslüman olmaları şartıyla göç taleplerinin hepsine kapılarımızı açtılar. Elbette doğruydu bu politikalar.
İthal Teknoloji Ürünlerine Ek Vergi Uygulaması Geliyor
Bakan Zeybekci, ithal ürünlere ek vergi uygulamasıyla ilgili olarak kategori listesini açıkladı. Buna göre iki ay içinde ithal telefon, laptop ve elektronik aletlere anti-damping uygulanacakÖnder YılmazEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’ye gelen cep telefonu, bilgisayar (PC) ve elektronik aletlere anti-damping vergisi getireceklerini açıkladı.Böylesine bir ek vergi uygulaması yerli üreticilerin pazar payını ciddi oranda artırabilir.Cep telefonu, PC, TV ve ev elektroniği işi yapan ithal markalar ise yerli ürüne karşı artacak fiyat hareketi sonrası pazar kaybı yaşayabilir.“Türkiye çok başarılı bir şekilde mobil telefon üretebiliyor, tablet üretebiliyor, laptop üretebiliyor” diyen Bakan Nihat Zeybekci, şöyle devam etti:“Yaptığımız çalışmalarda Türkiye’ye gönderilen bir telefon üzerinde, ‘5 dolar veya 2.5 dolarlık iki kişilik montaj ve diğer maliyetler’ diyor. İnandırıcı bulmuyorum. Bunun üzerinde başka damping destek var. Gizli teşvik ve destekler var. Bunları araştırıyoruz. İçeride sanayicimizi korumak üzere yakında cep telefonuna tablet ve bilgisayarlara anti damping vergisi gelecek gibi görünüyor. Şu anda soruşturmalarda öyle bir gelişme var. Biz koyacağız. Soruşturmalarda somut verilere ulaşıldı. Dünya Ticaret Örgütüne tabi olan bir ülke olarak el aletlerinde ev aletlerine, elektronik ev aletleri cihazlarında inanılmaz haksız rekabet yaratıcı başka ülkelerin teşvikler var, destekleri var. Bunlarla ilgili bize düşen görev sektörlerimizi korumak.”‘2 ay içinde gelir’Bakan Zeybekci, “Anti-damping vergisinin ne kadar olacağı soruşturmalar ile çıkıyor. Soruşturma açıldı, maksimum 2 ay içinde olur. Sorduğumuz sorulara cevaplar geliyor. Fiili araştırma yapıyoruz” dedi.Misilleme değil Çin’e söyledik!“İthal ürünlere anti-damping vergisi misilleme mi?” sorusunu “Misilleme değil bu” diye yanıtlayan Bakan Zeybekci, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz sadece bize gelen şikayetleri değerlendiriyoruz. Yoğun olarak şu üründü, şu üründe diye şikayetler gelmeye başlıyor. Biz bunları Çin’e de söylüyoruz. Aynı şekilde en son Filipinlere söyledik. Türk unu üzerinde öyle bir şey koyunca bütün sektörlerden Filipin ürünleri deyip başka bakıyorlar. Herkes, Tayvan da aynı şekilde.”Bakan Zeybekci, “Anti-damping vergisi konurken içeride vatandaşımızın tüketimde aşırı fiyatlara maruz kalmasını istemiyoruz, ters etki haksız rekabet şeklinde bir durum oluşturmadan bunu yapmaya çalışıyoruz” dedi.ABD’ye ‘düğün masrafı’ çıkışıŞu anda Amerikan pamuğuyla ilgili de anti damping vergisi çalışmalarının sürdüğünü bildiren Zeybekci, şöyle devam etti: “Türkiye, Amerikan pamuğunun en büyük ithalatçısı. Çünkü Amerikan pamuğunun üzerinde gerek pazarlamada gerek Eximbank, gerek çiftçiye verdiği destekle, vadeli satışlarla bir haksız rekabet yaratma var. ABD’den Teksas senatörü özel mektup yazdılar. Pamukla ilgili, ‘Teksas çiftçilerinin rahatsız olacağını’ söylüyor. Cevap yazıyoruz. Biz bunu zaten Amerikan Ticaret Bakanı’na söylemiştik. ABD stratejik ortak, müttefik ama ekonomik ortak olmamız lazSadece askeri stratejik ortak olalım ama ekonomik ortaklığı başkalarıyla olalım, olmaz. Düğün masrafları senden olsun ama düğün mutluluğunu başkasıyla yaşayalım, olmaz.”Zeybekci ayrıca, “ABD, Türk çeliğine haksız şekilde anti-damping vergisi koydu. Dünya Ticaret Örgütü’ne şikayet ettik. Uluslararası mahkemeler götürdük” dedi.milliyet
Dünya Bankası Raporu: Türkiye Ekonomisinin Performansı Kaygı Verici
Dünya Bankası’nın aralık ayı raporuna göre Türkiye’nin 2014 yılındaki performansı kaygı verici. Uzmanlar 2015 yılında da kaygı verici durumun devam edeceğini düşünürken, Dünya Bankası göreli düzelme bekliyor.Dünya Bankası'nın düzenli olarak yayınladığı “Ekonomi Notu” raporunun Aralık ayı notlarına göre 2014 yılında Türkiye’nin ekonomik performansı zayıf bir çizgi izledi. Uluslararası sermaye kurumlarının “düşük büyüme dönemine geçildi” tezine uyumlu bir rapor yazan Dünya Bankası, 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 3.5’ten 3.1’e çekti.“EKONOMİK BÜYÜME HAYAL KIRIKLIĞI”Ekonominin ayrıntılı durumunun incelendiği raporda stok birikiminden stokların eridiği bir döneme geçildiği belirtilirken, Türkiye’nin üçüncü çeyrekteki performansının zayıf olduğu ifade edildi. Büyüme oranlarının “hayal kırıklığı” yaratıldığı bildirilirken, buna karşın büyümenin “dengeli bir çizgide” olduğu ifade edildi. İşgücünün artmasıyla beraber işsizliğin arttığına işaret eden rapor, tarım dışı işsizlik oranının Eylül ayında yüzde 12.8’e yükseldiği belirtildi. Öte yandan bu durumun orta vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı ifade edildi.Dünya Bankası raporu petrol fiyatlarındaki düşüş ile birlikte enflasyon ve dış açığın azaldığına dikkat çekerken, döviz kurundaki yaşanan zayıflamanın ise para politikalarında Türkiye’nin sınırlı bir hareket alanına sahip olduğu belirtildi. Bununla birlikte Dünya Bankası AB’nin zayıf büyüme trendi ile jeopolitik risklerden ötürü Türkiye’nin ihracat performansının azalacağını belirtti. Bununla birlikte cari açığın yüzde 4.5 olacağı tahmin ediliyor.DÜŞÜK BÜYÜME BEKLENTİSİ SÜRÜYOR2015 yılında büyüme oranını yüzde 3.5 olacağını tahmin eden Dünya Bankası özel sektörün yatırımlarının büyümedeana belirleyen olacağını belirtti. Rapor 2012 yılından itibaren zayıflayan özel sektör yatırımlarının Türkiye’nin büyüme performansına olumsuz etkilediğini, açıklanan yapısal dönüşümlerin orta vadede olumlu etkide bulunabileceğine dikkat çekti.UZMANLAR KÖTÜMSERÖte yandan İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği’nin “Hocaların Gözüyle 2015 yılında Türkiye Ekonomisi” raporuna göre ekonomi uzmanları  Türkiye’nin 2015 yılı performansının olumsuz olacağını belirtiyor. Raporda araştırmaya katılan uzmanların yüzde 56.5’i ekonomik performansın zayıf olacağını düşünüyor. Bununla birlikte araştırmaya katılanların önemli bir çoğunluğu yüzde 2 ile yüzde 4 arasında büyüme bekleniyor.Dünya Bankası 2015 yılında yapılacak seçimlerin olumlu etki yaratacağını düşünürken, ekonomi uzmanları ise bunun tersini düşünüyor. Her iki araştırmada işsizlik ve durgunluğun ekonominin zayıf karnı olacağı belirtilirken, özellikle uluslararası sermaye çevrelerinin “yatırımlarda bağımsızlık” istemi ile “istikrar” taleplerinde örtüştüğü, hükümetin de bu yönde adımlar atacağı bekleniyor. İleri haber
Zarrab'dan Hakkında Takipsizlik Kararı Veren Savcıya Şikayet: 'Takip Ediliyorum'
17 Aralık soruşturmasında 53 kişi ile birlikte hakkında verilen takipsizlik kararı geçtiğimiz hafta kesinleşen işadamı Reza Zarrab'ın takip edildiği gerekçesiyle şikayetçi olduğu ortaya çıktı. Avukatı ile birlikte bugün adliyeye gelen Zarrab, kendisi hakkında takipsizlik kararı veren savcıya ifade verdi.KENDİSİNİ TAKİP EDENLERİ TANIMADIĞINI SÖYLEDİAvukatı Şeyda Yıldırım ile birlikte bugün İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Reza Zarrab, soruşturmayı yürüten Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Ekrem Aydıner'e ifade verdi. 17 Aralık soruşturması kapsamında yaklaşık 2 ay cezaevinde tutuklu kalan Zarrab'ın cezaevinden çıktıktan sonra bazı kişiler tarafından takip edildiği yönündeki şikayetini yenilediği öğrenildi.KİMLİK TESPİTİ İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDIZarrab'ın kendisini takip eden kişilerin kimlikleri konusunda bir bilgiye sahip olmadığını ifade ettiği belirtildi. Soruşturmayı yürüten Savcı Ekrem Aydıner, Zarrab'ı takip eden kişilerin kimliklerinin tespiti için çalışma başlattı.BAKAN ÇOCUKLARIYLA BİRLİKTE TUTUKLANMIŞTIİşadamı Reza Zarrab, 17 Aralık soruşturması kapsamında eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kağan Çağlayan ile tutuklanmıştı. 17 Aralık'ta tutuklanan Zarrab, 28 Şubat 2014 tarihinde cezaevinden çıkmıştı.TAKİPSİZLİK KARARI VEREN SAVCI17 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Ekrem Aydıner, 53 şüpheli hakkında takipsizlik kararı vermiş, bu dosyanın tek şüphelisi Orhan İnce tarafından yapılan itiraz geçtiğimiz hafta reddedilerek takipsizlik kararı kesinleşmişti.Yüksel KOÇ/İSTANBUL (DHA)
Reklam